<?xml version="1.0" encoding="windows-1254"?><rss version="2.0"><channel><title>veribaz.com - Enerji - Türkiye'nin veri bankasý</title><copyright>Copyright (C) 2008 veribaz.com Tüm Haklarý saklýdýr.</copyright><link>http://www.veribaz.com/rss.html</link><description>veribaz.com: Türkiye'nin veri bankasý - Enerji</description> <language>tr</language><lastBuildDate>9/7/2010</lastBuildDate><ttl>5</ttl><image><url>http://www.veribaz.com/img/veribaz.gif</url><title>veribaz.com Logo</title><link>http://www.veribaz.com</link><width>353</width><height>69</height></image><item><title>DEHÞET DENGESÝNDE YENÝ BÝR YÜZ MÜ</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?dehset-dengesinde-yeni-bir-yuz-mu-369107.html</link><description>DEHÞET DENGESÝNDE YENÝ BÝR YÜZ MÜ?&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Yýllardýr Ortadoðu&quot;nun sözde barýþ ve istikrarý için çalýþan bir takým güçlerin her seferinde kalýcý düzenin bir þekilde sarsýldýðýný belirtmeleri artýk alýþýldýk bir durum halini aldý.Hiç þüphesiz düzenin kendi kontrolleri altýnda devam etmesini isteyen güçlerin karþýlarýna çýkan bu tür engelleri genellikle kýlýflanmýþ bir þiddet yoluyla çözmeleri de ayný derecede alýþýldýk bir durum.Baþka bir açýdan bakarsak bu düzensizliðin baþýný ABD&quot;nin çektiði kuvvetlere Orta Doðu&quot;ya müdahale etme hakkýný doðurmasý aslýnda bu kadar þiddet kullanýlmasýna ve rekor bütçe açýklarýna göz yumulmasýna raðmen halledilememesinin bu sayede yapýlan gövde gösterisinin çekirdeðini oluþturmakta...&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Bugünlerde Irak harekatýna raðmen unutulmamaya/unutturulmamaya çalýþýlan yeni çýban ise Orta Doðu&quot;da birçok kesimin hazýmsýzlýk duymasýna sebebiyet veren Ýran&quot;ýn nükleer silahlanma hýrsýdýr.Özellikle ABD&quot;nin konudan duyduðu rahatsýzlýðýn boyutlarý gün geçtikçe artan bir gidiþat halini almýþ ve insanlarýn kafalarý &quot;bir sonraki hedef Ýran mý?&quot; sorularýna yanýt aramaya baþlamýþtýr. ABD&quot;nin Ortadoðu&quot;daki çocuðu olarak nitelendirilen Ýsrail&quot;in de ABD&quot;nin politikasýna paralel bir siyaset izlediðini görüyoruz. Ýran Ýsrail&quot;in toprak bütünlüðüne saygýlý olduðunu belirtmesine ve Ýsrail&quot;in bu konudaki hamlesini kýsýtlamaya çalýþmasýna raðmen Ýsrail&quot;in önlem maskeli tehditkar tutumu halen geçerliliðini korumakta.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;ABD&quot;NÝN ÝRAN POLÝTÝKASI&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Aslýnda, Ýran&quot;ýn nükleer çalýþmalarý 1990&quot;lar boyunca Amerika&quot;nýn Ýran politikasýnýn ana hattýný oluþturmaktadýr. Ýran ve ABD iliþkileri Ýran Devriminden sonra hiç düzelmedi. Ýran&quot;da pragmatist politikalar benimseyen H. Rafsanjani&quot;nin iktidara gelmesi ve daha sonra reformcu Hatemi&quot;nin iþbaþýna gelmelerinden sonra zaman zaman Ýran-ABD iliþkilerinin düzelmesi beklentisi yükselmiþse de bir sonuç çýkmamýþtý. Son olarak Ýran&quot;ýn ABD&quot;nin Afganistan&quot;a yönelik operasyonunda iþbirlikçi tutumu sayesinde yeþeren &quot;Ýran-ABD iliþkilerinin düzelmesi beklentisi&quot; 2002&quot;de ABD Baþkaný George W. Bush&quot;un Ýran&quot;ý Kuzey Kore ve Irak ile birlikte þer ekseni þeklinde nitelemesi ile sona ermiþtir. Dahasý, ABD&quot;nin Irak&quot;a askeri müdahalesinden sonra acaba sýranýn Ýran&quot;a mý geldiði tartýþmasý uluslararasý çevrelerde, hatta Ýran kamuoyunda açýkça tartýþýlmaya baþlanmýþtý.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;ÝRAN&quot;IN TUTUMU&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Ýran her zaman nükleer silah peþinde koþtuðunu yalanlasa ve &quot;nükleer enerjinin barýþçýl&quot; kullanýmýný hedeflediðini ve bunun uluslararasý anlaþmalarla tanýnmýþ hakký olduðunu açýklasa da ABD (ve Ýsrail) Ýran&quot;ýn nükleer silah elde etmeye çalýþtýðý yönündeki iddialardan hiç vazgeçmedi.Bu iddialar uluslararasý platformlarda çeliþki olarak algýlanmýþ ve Ýran&quot;ýn rahatlatýcý amacý bir yerde ters teperek diðer devletler için tedirginlik yaratan bir hal almýþtýr.Think-Tanklarýn saptamalarýna göre gerçekten de Ýran&quot;ýn nükleer amaçlarý ile ilgili kuþkularý pekiþtiren baþka makul nedenler de vardýr. Bir kere nükleer güç olmak Ýran&quot;a uluslararasý alanda, özellikle liderliðine heveslendiði Ýslam Dünyasýnda büyük bir prestij saðlayacaktýr. Dahasý Ýran bir kere nükleer silah elde edince ABD ile iliþkilerinin seyri deðiþecektir. Zira, ABD&quot;nin &quot;kimyasal silahlar elde etmeye çalýþan&quot; Irak&quot;a yaptýðý muamele ile nükleer silahlara sahip olan Kuzey Kore ile iliþkileri arasýnda büyük bir fark vardýr. Ayrýca, Ýran&quot;ýn etrafýnda çok sayýda nükleer silaha sahip ama NPT&quot;ye taraf dahi olmayan çok sayýda devlet -Hindistan, Pakistan, Ýsrail- vardýr ve Ýran bunlara karþý &quot;mevzi kaybetmek&quot; istememektedir. Ýran&quot;ýn etrafýndaki nükleer devletlere ek olarak yakýn çevresindeki istikrarsýzlýk ve bölgede &quot;düþman&quot; ABD&quot;nin varlýðý Ýran&quot;ý nükleer silahlarýn &quot;caydýrýcý&quot; cazibesine itmektedir. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;NÜKLEER GÜÇ MÜ, NÜKLEER YANILTMA MI?&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Ýran, tüm bu çabalarýnýn 20 yýllýk planlarýna dahil olan 6000 megawatt elektriðin nükleer güçlerden elde edilmek için olduðunu ve az-zenginleþtirilmiþ uranyumu nükleer güç reaktöründe kullanacaðýný iddia etmektedir.(bu elektrik miktarý 6 hafif su nükleer güç santralinin kapasitesine eþittir) Kendi geliriyle geçinen bir nükleer güç yakýtýnýn üretimi, Ýran&quot;ýn yabancý nükleer güç yardýmý almasýna engel olan Birleþik Devletler&quot;in çabalarýný alt etmeye yönelik olduðu düþünülebilinir. Nükleer Yayýlmanýn Önlenmesi Sözleþmesi çerçevesinde, yasal olarak Ýran&quot;ýn Natanz&quot;daki zenginleþtirme tesisi gibi yakýt çevrim tesislerini geliþtirmesine, bu tesisler ve nükleer materyallerin sivil kullanýmda olup olmadýðýnýn UAEK teftiþleriyle s</description></item><item><title>RÜZGAR ÇÝFTLÝÐÝ TASARIMI ÝÇÝN GEREKLÝ PARAMETRELERÝN ÝNCELENMESÝ</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?ruzgar-ciftligi-tasarimi-icin-gerekli-parametrelerin-incelenmesi-438509.html</link><description>RÜZGAR ÇÝFTLÝÐÝ TASARIMI ÝÇÝN GEREKLÝ PARAMETRELERÝN ÝNCELENMESÝ&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;ÝÇÝNDEKÝLER&lt;br/&gt;KONULAR                                                                                                               SAYFA NO:&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;RÜZGAR ÇÝFTLÝÐÝ TASARIMI ÝÇÝN GEREKLÝ PARAMETRELERÝN ÝNCELENMESÝ.........3&lt;br/&gt;Çiftlik bölgesindeki rüzgar hýzý deðerlerinin incelenmesi.................................................................4&lt;br/&gt;Enerji Üretiminin Ýncelenmesi...........................................................................................................4&lt;br/&gt;Gürültü deðerlerinin incelenmesi.......................................................................................................5&lt;br/&gt;Elektriksel altyapý tasarýmý.................................................................................................................5&lt;br/&gt;Çiftlik arazisi incelemesi ön alt yapý çalýþmalarý................................................................................6&lt;br/&gt;Ekonomik analiz.................................................................................................................................7&lt;br/&gt;Teknik fizibilite ve mühendislik tasarýmlarý.......................................................................................7&lt;br/&gt;Rüzgar Þarjörleri.................................................................................................................................8&lt;br/&gt;Elektrik Þirketleri Ýçin Elektrik Üretimi.............................................................................................8&lt;br/&gt;RÜZGAR ÖZELLÝKLERÝ.................................................................................................................9&lt;br/&gt;ENERJÝ VE GÜÇ...............................................................................................................................9&lt;br/&gt;Rüzgar  Güç Deðerlerini  Etkileyen  Faktörler..................................................................................11&lt;br/&gt;RÜZGAR ENERJISI ÇEVRIM SISTEMLERI................................................................................12&lt;br/&gt;Sürükleme cihazý...............................................................................................................................13&lt;br/&gt;Kaldýrma cihazý.................................................................................................................................13&lt;br/&gt;Rotor eksenin konumu......................................................................................................................14&lt;br/&gt;Sistemin tanýmý.................................................................................................................................14&lt;br/&gt;Çalýþtýrma..........................................................................................................................................15&lt;br/&gt;Kontrol..............................................................................................................................................15&lt;br/&gt;RÜZGAR ENERJÝSÝNÝN ELEKTRÝK ENERJÝSÝNE DÖNÜÞTÜRÜLMESÝ...............................17&lt;br/&gt;RÜZGAR ENERJÝSÝ SÝSTEMLERÝNÝN SINIFLANDIRILMASI.................................................17&lt;br/&gt;Rüzgar türbinlerinin sýnýflandýrýlmasý...............................................................................................18&lt;br/&gt;Yatay eksenli rüzgar türbinleri..........................................................................................................19&lt;br/&gt;Düþey eksenli rüzgar türbinleri..........................................................................................................19&lt;br/&gt;Eðik eksenli türbinler.........................................................................................................................20&lt;br/&gt;Rüzgar enerjisi ile enerji üretiminin öngörümü.................................................................................20&lt;br/&gt;Jeneratör büyüklüðü...........................................................................................................................20&lt;br/&gt;Rotor alaný ve rüzgar haritasý.......................</description></item><item><title>BÝYODÝZEL MOTORLARDA YAKIT OLARAK BÝTKÝSEL YAÐ KULLANIMININ TARÝHÝ GELÝÞÝMÝ</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?biyodizel-motorlarda-yakit-olarak-bitkisel-yag-kullaniminin-tarihi-gelisimi-393652.html</link><description>ÝÇÝNDEKÝLERi&lt;br/&gt;TEÞEKKÜRiii&lt;br/&gt;ÖZETiv&lt;br/&gt;SUMMARY&amp;#8230;&amp;#8230;&amp;#8230;&amp;#8230;&amp;#8230;&amp;#8230;&amp;#8230;&amp;#8230;&amp;#8230;&amp;#8230;&amp;#8230;&amp;#8230;&amp;#8230;&amp;#8230;&amp;#8230;&amp;#8230;&amp;#8230;&amp;#8230;&amp;#8230;&amp;#8230;...&amp;#8230;&amp;#8230;&amp;#8230;&amp;#8230;&amp;#8230;&amp;#8230;&amp;#8230;&amp;#8230;&amp;#8230;&amp;#8230;&amp;#8230;.v&lt;br/&gt;ÞEKÝLLER&amp;#8230;&amp;#8230;&amp;#8230;&amp;#8230;&amp;#8230;&amp;#8230;&amp;#8230;&amp;#8230;&amp;#8230;&amp;#8230;&amp;#8230;&amp;#8230;&amp;#8230;&amp;#8230;&amp;#8230;&amp;#8230;&amp;#8230;&amp;#8230;&amp;#8230;&amp;#8230;&amp;#8230;&amp;#8230;&amp;#8230;&amp;#8230;&amp;#8230;&amp;#8230;&amp;#8230;&amp;#8230;&amp;#8230;&amp;#8230;&amp;#8230;&amp;#8230;vi&lt;br/&gt;ÇÝZELGELER&amp;#8230;&amp;#8230;&amp;#8230;&amp;#8230;&amp;#8230;&amp;#8230;&amp;#8230;&amp;#8230;&amp;#8230;&amp;#8230;&amp;#8230;&amp;#8230;&amp;#8230;&amp;#8230;&amp;#8230;&amp;#8230;&amp;#8230;&amp;#8230;&amp;#8230;&amp;#8230;&amp;#8230;&amp;#8230;&amp;#8230;&amp;#8230;&amp;#8230;&amp;#8230;&amp;#8230;&amp;#8230;&amp;#8230;&amp;#8230;..vii&lt;br/&gt;SÝMGELER VE KISALTMALAR DÝZÝNÝ&amp;#8230;&amp;#8230;&amp;#8230;&amp;#8230;&amp;#8230;&amp;#8230;&amp;#8230;&amp;#8230;&amp;#8230;&amp;#8230;&amp;#8230;&amp;#8230;&amp;#8230;&amp;#8230;&amp;#8230;&amp;#8230;&amp;#8230;&amp;#8230;&amp;#8230;viii&lt;br/&gt;GÝRÝÞ&amp;#8230;&amp;#8230;&amp;#8230;&amp;#8230;&amp;#8230;&amp;#8230;&amp;#8230;&amp;#8230;&amp;#8230;&amp;#8230;&amp;#8230;&amp;#8230;&amp;#8230;&amp;#8230;&amp;#8230;&amp;#8230;&amp;#8230;&amp;#8230;&amp;#8230;&amp;#8230;&amp;#8230;&amp;#8230;&amp;#8230;&amp;#8230;&amp;#8230;&amp;#8230;&amp;#8230;&amp;#8230;&amp;#8230;&amp;#8230;&amp;#8230;&amp;#8230;&amp;#8230;&amp;#8230;..1&lt;br/&gt;1.BÝYODÝZEL MOTORLARDA YAKIT OLARAK BÝTKÝSEL YAÐ KULLANIMININ TARÝHÝ GELÝÞÝMÝ3&lt;br/&gt;3. MOTOR YAKITI OLARAK BÝYODÝZEL4&lt;br/&gt;3.1.Biyodizel Nedir?4&lt;br/&gt;3.2.Sýk Sorulan Sorular5&lt;br/&gt;3.3.Biyodizelin Sakýncalarý5&lt;br/&gt;4.BÝYODÝZEL7&lt;br/&gt;4.1.ÜRETÝM9&lt;br/&gt;4.2.Biyodizel Üretim Sistemi15&lt;br/&gt;4.2. 1.Alkol ve Katalizörün Karýþtýrýlmasý15&lt;br/&gt;4.2.2.Reaksiyon15&lt;br/&gt;4.2.3.Ayýrma15&lt;br/&gt;4.2.4.Alkolün Uzaklaþtýrýlmasý16&lt;br/&gt;4.2.5.Gliserin Nötralizasyonu16&lt;br/&gt;4.2.6.Metil Ester Yýkama Ýþlemi16&lt;br/&gt;4.3.Üretimde Kullanýlan Katalizörler19&lt;br/&gt;4.3.1.Ýnorganik Katalizörler19&lt;br/&gt;4.3.1.1.Baz Katalizörler19&lt;br/&gt;4.3.1.2.Asit Katalizörler20&lt;br/&gt;4.3.2Enzim Katalizörleri20&lt;br/&gt;5. BÝODÝZEL ÜRETÝM MALÝYETLERÝ21&lt;br/&gt;6.BÝYODÝZELÝN TEKNÝK ÖZELLÝKLERÝ22&lt;br/&gt;6.1.1Yoðunluk22&lt;br/&gt;6.1.2.Parlama Noktasý23&lt;br/&gt;6.1.3.Kalori Deðeri23&lt;br/&gt;6.1.4 Kinematik Viskozite23&lt;br/&gt;6.1.5. Soðukta Akýþ Özelliði23&lt;br/&gt;6.1.6.Setan Sayýsý23&lt;br/&gt;6.1.7 Karbon Artýðý24&lt;br/&gt;6.1.8. Ýyot Sayýsý24&lt;br/&gt;6.1.9.Kükürt Ýçeriði24&lt;br/&gt;6.1.10.Su Ýçeriði24&lt;br/&gt;6.1.11.Soðukta Filtre Týkanmasý24&lt;br/&gt;6.2. Biyodizelin Emisyon Deðerleri25&lt;br/&gt;6.3. Biyodizel Malzemelerle Uyuþabilirliði26&lt;br/&gt;6.4.Biyodizelin Biyolojik Ayrýþabilirliði26&lt;br/&gt;6.5.Enerji Bilançosu27&lt;br/&gt;6.6. Biyodizelin Depolanmasý ve Taþýnmasý27&lt;br/&gt;6.7. Biyodizelin Diðer Kullaným Alanlarý28&lt;br/&gt;7. BÝYODÝZEL ÇEVRE VE SAÐLIK29&lt;br/&gt;8.TÜRKÝYE&quot;DE BÝYODÝZEL ÜRETÝMÝNÝN MEVCUT DURUMU30&lt;br/&gt;SONUÇ31&lt;br/&gt;&lt;br/&gt; &lt;br/&gt;TEÞEKKÜR&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Üniversite hayatýmýz boyunca sürekli yanýmýzda olan ve bizi aydýnlatan Dumlupýnar Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Kimya Bölüm Baþkaný Sayýn Prof.Dr.Yunus ERDOÐAN&quot;a;&lt;br/&gt;Bu tez çalýþmasýnda desteðini benden esirgemeyen,bilgi ve deneyimleriyle bana yol gösteren danýþman hocam sayýn Yrd. Doç. Dr. Bülent BÜYÜKKIDDAN&quot;a;&lt;br/&gt;Ve bugünlere gelmemi saðlayan,beni hiçbirzaman yalnýz býrakmayan aileme sosuz te</description></item><item><title>RÜZGAR ENERJÝSÝ</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?ruzgar-enerjisi-376344.html</link><description>1 ) GÝRÝÞ&lt;br/&gt;Günümüzde kullanýlan mevcut fosil kökenli enerji kaynaklarýnýn büyük bir kýsmýnýn tükenebilir nitelikte olmasý ve tükenmeye yüz tutmasý dünyayý oldukça etkilemektedir.Bu nedenle insanlýk alternatif ve daha kullanýþlý enerji kaynaklarýnýn arayýþýna girmiþtir.Bu alternatif enerji kaynaklarýnýn en önemlilerinden biri de rüzgar enerjisidir.&lt;br/&gt;Rüzgar enerjisi, diðer yenilenebilir enerji kaynaklan gibi, insanlýðýn gelecekte büyük ölçekte kullanmayý tasarladýðý çevre dostu bir enerji kaynaðýdýr. Yeni enerji kaynaklarý arayýþý çalýþmalarýnda öncelik kazanmasýnýn baþlýca nedeni, tükenmez ve temiz olmasýnýn yaný sýra, ekonomik kriterlere dayanmaktadýr.&lt;br/&gt;Rüzgar enerjisinin kaynaðý güneþtir.Rüzgar denilen hava akýmlarý,güneþin yer yüzünü ve atmosferi homojen ýsýtmamasýndan kaynaklanan basýnç ve sýcaklýk farklarýndan dolmaktadýrlar. Rüzgar; hýzý, yönü ve esme saat sayýsý gibi özellikleriyle etkili olan bir iklim elemanýdýr. Rüzgarýn özellikleri, yerel coðrafi farklýlýklar ve yer yüzünün homojen olmayan ýsýnmasýna baglý olarak, zamansal ve yöresel deðiþiklikler gösterir.&lt;br/&gt;Rüzgar konusunda yapýlan çalýþmalarýn belirgin amaçlarýndan birisi rüzgardan enerji elde edilmesidir. Rüzgar enerjisini ortaya koyan en önemli faktör, yükseklikle orantýlý olarak deðiþen hýzýdýr. Rüzgardan yararlanmayý saðlayan kinetik enerjisi ise; rüzgarýn hýzýnýn,havanýn özgül kütlesinin, rüzgarýn tutulacaðý rotor alanýnýn, rotorun bulunduðu yüksekliðin fonksiyonu olmakta ve hýzýnýn üçüncü dereceden kuvvetiyle doðru orantýlý olarak -deðiþmektedir.&lt;br/&gt;Rüzgar ölçüm istasyonlarý , ana hatlarý ile genelde 30 metre yüksekliði olan gergi halatlarýile zemine çok sýký bir þekilde sabitlenmiþ bir direk üzerine monte edilen rüzgar ölceri ( anemometre ) ve ölcüm verilerinin kayýt edileceði bilgisayar isteminden ( datalogger )  oluþmaktadýr. Günlük verilerin uzaktan gözlenmesi için bilgisayar sistemi ile gözlenmenin yapýlacaðý bilgisayar arasýndaki komünikasyon  kurmak amacýyla günlük hayatýmýzdan da  yakýndan ta</description></item><item><title>ELEKTRÝK ENERJÝSÝNDE YENÝ DÖNEM</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?elektrik-enerjisinde-yeni-donem-446092.html</link><description>ELEKTRÝK ENERJÝSÝNDE YENÝ DÖNEM&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Özet: Türkiye&amp;#146;nin stratejik kalkÃµnma&lt;br/&gt;ve güvenlik konularÃµnÃµn baþÃµnda enerji&lt;br/&gt;gelmektedir. Elektrik enerjisi açÃµðÃµnÃµn giderilmesine&lt;br/&gt;destek saðlayÃµcÃµ çözüm ve kaynak&lt;br/&gt;arayÃµþlarÃµ, son 20 yÃµlda hizmetlerin&lt;br/&gt;özelleþtirilmesinden baþlayan bir çizgide&lt;br/&gt;sektörün piyasaya ve tamamen dÃµþarÃµya&lt;br/&gt;açÃµlmasÃµ yönünde seyretmiþtir. Makale,&lt;br/&gt;kalkÃµnma ihtiyacÃµ ile piyasa talebi arasÃµndaki&lt;br/&gt;farkÃµ tartÃµþarak, uzun vadeli kalkÃµnmay&lt;br/&gt;Ãµ ülkenin elinden kaçÃµrmamasÃµ için dü-&lt;br/&gt;zenleme yapÃµlmasÃµ gereðini dikkatlere getirmekte,&lt;br/&gt;yeni Enerji PiyasasÃµ Kanunu&amp;#146;na&lt;br/&gt;saðlÃµklÃµ bir iþlerlik kazandÃµrÃµlmasÃµ için yapÃµlmas&lt;br/&gt;Ãµ gerekli iþleri belirtmekte ve Kanun&amp;#146;la&lt;br/&gt;düzenlenmemiþ olan geçiþ döneminin dü-&lt;br/&gt;zenli geçiþi saðlayacak þekilde yönetilmesi&lt;br/&gt;için tedbirler önermektedir.&lt;br/&gt;Türkiye enerji talebi, artan nüfus, þehirleþme,&lt;br/&gt;sanayileþme, teknolojinin yayg&lt;br/&gt;ÃµnlaþmasÃµ ve refah artÃµþÃµna paralel olarak&lt;br/&gt;yükselmesini sürdürmektedir.&lt;br/&gt;Türkiye&amp;#146;de elektrik tüketimi, geçmiþ&lt;br/&gt;kÃµrk yÃµlda, yÃµllÃµk ortalama % 10 gibi bir hÃµzla&lt;br/&gt;büyümüþtür. Bu artÃµþ hÃµzÃµ son yirmi yÃµlda %&lt;br/&gt;8,5 düzeyine gerilemiþtir. Azalan artÃµþ hÃµ-&lt;br/&gt;zÃµna raðmen ülke elektrik talebinin, tüketimde&lt;br/&gt;doyuma ulaþÃµlÃµncaya kadar daha&lt;br/&gt;uzun bir süre yüksek oranlarda artmaya&lt;br/&gt;devam etmesi beklenmektedir. YapÃµlan&lt;br/&gt;tahmin hesaplamalarÃµnda bu durum açÃµkl&lt;br/&gt;Ãµkla ortaya çÃµkmaktadÃµr.&lt;br/&gt;Türkiye&amp;#146;nin 100. YÃµl Stratejisi ve VIII.&lt;br/&gt;Beþ YÃµllÃµk KalkÃµnma PlanÃµ için yapÃµlan&lt;br/&gt;elektrik sektörü arz-talep çalÃµþmalarÃµnda,&lt;br/&gt;2000 yÃµlÃµnda 128,3 milyar olan kW saat&lt;br/&gt;elektrik talebinin, ortalama % 1,5 nüfus&lt;br/&gt;artÃµþ hÃµzÃµ ve % 6 ekonomik büyüme senaryosu&lt;br/&gt;ile 2005 yÃµlÃµnda 195 milyar kW saate&lt;br/&gt;ve 2010 yÃµlÃµnda 285 milyar kW saate ulaþmas&lt;br/&gt;Ãµ beklenmektedir. Ancak, bu projeksiyon&lt;br/&gt;Plan döneminin daha ilk yÃµlÃµnda, yaþanan&lt;br/&gt;kriz dolayÃµsÃµyla, büyük ölçüde sapma&lt;br/&gt;göstermiþtir. Bununla beraber, uzun dö-&lt;br/&gt;nemde ortalama talebin seyrini ileriye yö-&lt;br/&gt;nelik bu hesaplamalara uygun þekilde sürd&lt;br/&gt;üreceði kabul edilmektedir. Sözkonusu&lt;br/&gt;tahminlerin, gerçekçi veri ve varsayÃµmlarla&lt;br/&gt;abartÃµlmadan yapÃµlmasÃµnÃµn, Türkiye&amp;#146;nin&lt;br/&gt;gereksiz külfetler altÃµna sokulmamasÃµ açÃµ-&lt;br/&gt;sÃµndan hayati önemi bulunmaktadÃµr.&lt;br/&gt;Enerji Sektöründe&lt;br/&gt;Özelleþtirmenin Geçmiþi&lt;br/&gt;Elektrik talebini karþÃµlamak amacÃµyla&lt;br/&gt;kurulmasÃµ gerekli üretim tesislerinin, iletim&lt;br/&gt;ve daðÃµtÃµm þebekeleri ile birlikte finanse&lt;br/&gt;edilmesi, kamu finansman imkanlarÃµnÃµn&lt;br/&gt;üzerinde bir yatÃµrÃµm zorunluluðu getirmektedir.&lt;br/&gt;Gerekli yatÃµrÃµmlar zamanÃµnda yap&lt;br/&gt;ÃµlmadÃµðÃµ takdirde enerji açÃµðÃµ oluþmasÃµ&lt;br/&gt;tehlikesi uzun süredir bulunmaktadÃµr.&lt;br/&gt;Devlet Planlama TeþkilatÃµnca alÃµnmasÃµ gerekli&lt;br/&gt;tedbirler Yüksek Planlama Kurulu&lt;br/&gt;gündemine sürekli getirilmektedir. Bu kapsamda,&lt;br/&gt;son yirmi yÃµldÃµr yerli ve yabancÃµ&lt;br/&gt;özel sermayenin elektrik sektörüne çekilmesi&lt;br/&gt;ihtiyacÃµ önemini artÃµrarak sürdürmektedir.&lt;br/&gt;Elektrik sektöründe, 1984 yÃµlÃµndan&lt;br/&gt;baþlayarak bugüne kadar 3096 sayÃµlÃµ Kanun&lt;br/&gt;çerçevesinde sürdürülen özelleþtirme (*) DPT, AltyapÃµ ve Hizmetler Dairesi BaþkanÃµ&lt;br/&gt;Planlama Dergisi Özel SayÃµ &amp;#150; DPT&amp;#146;nin Kuruluþunun 42. YÃµlÃµ&lt;br/&gt;http://ekutup.dpt.gov.tr/planlama/42nciyil/gunegioo.pdf 256&lt;br/&gt;çalÃµþmalarÃµ, deðiþik nedenlerle istenen sonu&lt;br/&gt;çlara ulaþamamÃµþtÃµr. DaðÃµtÃµm ve yatÃµrÃµm&lt;br/&gt;konularÃµnda bazÃµ bölgesel özelleþtirme anlaþmalar&lt;br/&gt;Ãµ yapÃµlmÃµþtÃµr. Yap-Ýþlet (YÝ) ve YapÝþlet-&lt;br/&gt;Devret (YÝD) gibi farklÃµ modellerle&lt;br/&gt;gündeme getirilen yeni enerji santralÃµ&lt;br/&gt;kurma projeleri tasarlandÃµðÃµ þekilde yürü-&lt;br/&gt;tülememiþtir.&lt;br/&gt;Sektörde özel kesim için istikrarlÃµ ve&lt;br/&gt;güven verici bir ortam oluþturulamamÃµþ,&lt;br/&gt;uygulamada Plan ilke ve politikalarÃµndan&lt;br/&gt;sapÃµlarak özel þirketleri sektöre çekmek&lt;br/&gt;amacÃµyla aþÃµrÃµ yüksek tarifelerle elektrik&lt;br/&gt;alÃµm-ödeme garantileri, yakÃµt temin güvencesi,&lt;br/&gt;Hazine garantisi, uluslararasÃµ tahkim&lt;br/&gt;gibi aþÃµrÃµ güvenceler verilmek yoluna gidilmiþtir.&lt;br/&gt;VII. Plan metninde gündeme getirilen,&lt;br/&gt;sektörde uzun vadede rekabete açÃµk&lt;br/&gt;bir serbest piyasa oluþturulmasÃµ amacÃµ,&lt;br/&gt;yürütülen uzun vadeli, yüksek tarifeli ve&lt;br/&gt;alÃµm-ödeme güvenceli proje uygulamalar&lt;br/&gt;Ãµyla çeliþir duruma düþmüþtür. Bunun yanÃµ&lt;br/&gt;sÃµra, tarife oluþumunda rekabet olmamasÃµ&lt;br/&gt;nedeniyle, uzun dönemde sanayiyi ve genel&lt;br/&gt;ekonomiyi olumsuz þekil</description></item><item><title>BUHAR ENERJÝSÝNÝN KORUNUMU</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?buhar-enerjisinin-korunumu-374623.html</link><description>BUHAR DAÐITIMI&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;*Buhar Kullanýmý&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;*Buhar Hatlarýnda Çap Tayini&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;*Buhar Hattý Dizayný&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;BUHAR TESÝSATLARI&lt;br/&gt;Bir Prosesin veya bir alanýn ýsýtýlmasý için gerekli olan enerjiyi taþýyan BUHARýn özellikleri ve kullanma þeklini kapsayan bilgiler önemlidir. Verilen bilgiler, buhar tesisatlarýnýn dizayný, kullanýmý ve bakýmý ile ilgili temel fiziki prensiplerdir.&lt;br/&gt;BUHAR NEDÝR&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Diðer baþka maddelerde de olduðu gibi su, katý halinde buz, sývý halinde su ve gaz halinde BUHAR olarak adlandýrýlýr. Burada, özellikle sývý ve gaz halin ve bu iki halin birbirlerine dönüþmesinden bahsedilecektir. Su, ýsýtýldýðý ve belli bir sýcaklýða eriþtiði zaman artýk sývý halinde olamayacaðý bir duruma gelir. Buna &quot;Doyma&quot; noktasý denir ve ilave bir ýsý enerjisi gerekmeden suyun bir kýsmý buhar olarak kaynamaya baþlar. Bu buharlaþma için oldukça büyük bir miktarda enerjiye ihtiyaç vardýr ve bu enerji verildiði taktirde su ve buhar serbest halde ayný sýcaklýktadýr. Eðer buhar, buharlaþtýrýlmasý için verilen enerjisini býrakmasýna izin verilirse, buhar yoðuþur ve ayný sýcaklýkta suya dönüþür.&lt;br/&gt; &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;NEDEN BUHAR KULLANILIR&lt;br/&gt;Buhar, sanayi devriminden beri enerji taþýyýcýsý olarak kullanýlýr. Besinlerin piþirilmesiyle kullanýlmaya baþlanan buhar, sanayide, ýsýtmanýn gerektirdiði her yerde kullanýlmaktadýr.&lt;br/&gt;Isý Kayýplarý Azdýr&lt;br/&gt;Buhar ideal bir ýsý taþýyýcýsýdýr. Küçük çaplý borular ile iletilmesi nedeniyle ýsý kayýplarý diðer sistemlerden daha azdýr.&lt;br/&gt;Geri Kazaným Ýle Enerji Tasarrufu Saðlanýr&lt;br/&gt;Geliþmiþ ýsý geri kazanma sistemleri ile. kazan blöf ve flaþ buhar dýþarý atýlmaz, kazan besleme tankýna verilerek, kazan besi suyunun sýcaklýðý yükseltilir. Böylece sistemin verimliliði en yüksek deðere çýkar. Ayrýca, geri kazanýlan flaþ buhar, düþük basýnç ve düþük sýcaklýktaki ýsýtma ihtiyacý için kullanýlýr.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Yatýrým Giderleri Azdýr&lt;br/&gt;Buhar, ayný ýsý kapasitesi için sýcak su ve ýsý transfer yaðý sistemlerinden daha küçük boru çaplan gerektirir. Bunun sonucunda daha az yatýrým, ucuz montaj gideri ve daha az yalýtým malzemesi kullanýlýr.Buhar sistemlerinde, sýcak su ve ýsý transfer yaðý sistemlerinde kullanýlan sirkülasyon pompalarýna gerek yoktur.&lt;br/&gt;Buhar Emniyetlidir&lt;br/&gt;Buhar; yanmaz, alev almaz özelliði nedeniyle patlayýcý ortamlar için çok emniyetlidir. Etkili ve kaliteli sýzdýrmazlýk ürünleri ile bütün ortamlarda buhar emniyetle kullanýlýr. Buhar, steril bir akýþkandýr. Piþirme ve sterilizasyon proseslerinde direk olarak püskürtülebilir.&lt;br/&gt;Buhar Çevre Dostudur&lt;br/&gt;Enerjinin verimli olarak kullanýlmasý ve çevre koruma açýsýndan buhar, tartýþmasýz tek enerji kaynaðýdýr. Buhar, sadece temiz ve saf sudur ve daha iyi bir çevre dostu düþünülemez.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;BUHARIN YOÐUÞMASI&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Buhar, kazandan çýkar çýkmaz, düþük sýcaklýktaki herhangi bir yüzeyden entalpisinin bir kýsmýný vermeye baþlar. Bunu yaparken de bir miktar buhar ayný sýcaklýkta su olarak yoðuþur. Bu olay kazanda ýsý ilavesiyle suyun buhara dönüþme olayýnýn tam tersidir. Buhar yoðuþtuðu zaman ortaya çýkan enerji buharlaþmanýn entalpisidir.&lt;br/&gt;Þimdi de buharýn bir proseste veya bir ýsýtma cihazýnda kullanýldýðý zamanki durumunu inceleyelim. Þekil 1 de buhar kullanan herhangi bir tesiste, serpantin ile ýsýtýlan bir tank gösterilmektedir. Tank, ýsýtýlmasý istenilen sývý ile doldurulmuþtur ve buhar serpantin içerisinden geçecektir. Buhar, &quot;Buharlaþma entalpisini&quot; serpantinin metal yüzeyinden ýsýtýlacak sývýya iletir. Yoðuþma neticesinde sýcak su oluþur ve serpantinin aþaðý kýsmýna doðru akmaya baþlar. Bu &quot;kondens&quot; (su) bilindiði gibi tahliye edilmesi gerekmektedir.Eðer kondensin tahliyesi, oluþma miktarýndan daha yavaþ ise serpantin þekil 2de görüldüðü gibi su ile dolmaya baþlar. Biz bu olaya SU TIKACI diyoruz. Baþlangýçta kondensin sýcaklýðý yoðuþan buharýn sýcaklýðý ile aynýdýr.Bu durum su týkacýnýn mevcudiyeti hususunda bizi yanýltabilir ve su týkacý neticesinde serpantinin ýsý verimi önemli ölçüde azalýr. Hernekadar buhar sýcaklýðý ve taze kondens sýcaklýðý ayný ise de, serpantin yüzeyinden ýsýtýlan maddeye herhangi bir entalpi miktarý iletildiðinde kondens sýcaklýðý düþecektir. Bunun neticesi olarak da kondens sýcaklýðý ile senpatin yüzeyinin arasýndaki sýcaklýk farký ile ýsý akýþ oraný düþecektir. Daha sonra da su ile serpantin yüzeyi arasýndaki ýsý iletim katsayýsýnýn, yoðuþan buhar ile serpantin arasýndaki ýsý iletim katsayýsýndan daha düþük olduðu görülecektir. Bu iki olayýn neticesinde de, kondens ihtiva eden serpantin tarafýndaki ýsý a</description></item><item><title>EVLERDE ENERJÝ YÖNETÝMÝ</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?evlerde-enerji-yonetimi-449222.html</link><description>1. ÖNSÖZ&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Evlerimizde elektrik ve suyu verimli olarak kullanmamýz mümkündür. Elektrik ve sularýmýzý israf etmeden verimli olarak kullanmak için öncelikle alýþkanlýklarýmýzý deðiþtirmemiz gerekmektedir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Elektrikli ev aletleri (fýrýn, ocak, buz dolabý, derin dondurucu, çamaþýr ve bulaþýk makinesi ve aydýnlatma lambalarý) satýn alýrken sadece ucuz olmasýna bakarak karar vermek doðru deðildir. Ayný zamanda evimizde kullandýðýmýz ev aletlerinin iþletme maliyetini de (elektrik enerjisi ve su v.b.) düþünmemiz gereklidir. Mesela bir çamaþýr makinesi satýn alýrken her bir yüklemede yýkayacaðý çamaþýr miktarý yanýnda tüketeceði su ve elektrik enerjisi miktarýna da dikkat edilmelidir. Bazen bu aletlerin iþletme maliyetlerinin çok yüksek olduðu unutulmamalýdýr. Hesaplarýmýzý yaparken iþletme maliyeti verimli olan ev aletleri satýn almalýyýz. Ayrýca fazla elektrik enerjisi tüketen ev aletlerinin kullanýlmasý ile atmosfere fazla sera gazý karbon dioksitin atýlarak yeryüzü sýcaklýðýnýn yükselmesine, sel felaketlerine, buzullarýn erimesine ve meteorolojik yapýsýnýn deðiþmesine neden olunduðu unutulmamalýdýr.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Evlerimize satýn alacaðýmýz/aldýðýmýz su tüketen ev aletlerinin (çamaþýr ve bulaþýk makinesi, musluklar, rezervuarlar) verimli su tüketmelerine dikkat etmeliyiz. Mesela tuvalet rezervuarý satýn alýrken sadece ucuz olmasýna bakmamalýyýz. Ayný zamanda her boþaltmada ne kadar su tükettiðine de dikkat etmeliyiz. Türkiye&quot;de üreticiler verimli su tüketen rezervuarlar üretmeliler. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Banyo yaparken, yüzümüzü yýkarken, traþ olurken, diþinizi fýrçalarken, sebze ve meyveleri yýkarken su tüketimindeki alýþkanlýklarýmýzý deðiþtirmemiz gerekir. Temiz su boþa akýtýldýðý zaman atýksuya dönüþtüðü unutulmamalýdýr. Ýçme suyu ve atýk su arýtma maliyetinin yüksek olduðu unutulmamalýdýr.  &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Yeryüzünün üçte ikisi su olduðu halde sadece %0.3 içilebilir su olduðu unutulmamalýdýr. Yeryüzünde içilebilir suyun çok kýsýtlý olduðunu unutmamalýyýz. Geliþmiþ ülkelerin çoðunda bugün günlük su tüketimi kiþi baþýna 75-125 litre iken Ýstanbul&quot;da bu deðer 150-200 litredir. Ýçme suyu olarak hizmete sunulan suyun arýtýlmasý için binlerce kWh elektrik enerjisi, arýtma bedeli ve  emek güçü harcandýðý unutulmamalýdýr.  Arýtýlmýþ sular israf edilmemelidir. Ýstanbul&quot;da günlük su tüketimi 1.750.000-2.000.000 m3 dýr.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Suyu verimli olarak kullanarak hem daha hijyenik ve temiz ortamlar saðlanabilir hem de daha ekonomik iþletme yapýlabilir. Burada verilen bilgiler evlerde günlük temizlik ve diðer iþlemler yapýlýrken suyun ve enerjinin (aydýnlatma ve ýsýtma enerjisi) nasýl verimli kullanýlabileceði ile ilgilidir. Bu çalýþmada kesinlikle suyun ve enerjinin tasarruf edilmesi söz konusu deðildir.&lt;br/&gt; &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;2. FIRINLAR VE OCAKLAR&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;1.Yiyecekleri (yemeklerinizi) düz tabanlý tencerelerde ve tepsilerde piþiriniz. Tepsiler fýrýna uygun olmalý. Yiyecekler çok küçük ve eðik tabanlý tepsilerde kýsa sürede piþmez.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;2. Mümkünse yiyecekleri mikro dalga fýrýnlarda ýsýtýnýz. Ayný miktar yiyeceði ýsýtmak için mikro dalga fýrýn, klasik fýrýna göre %66 daha az  enerji tüketir. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;3.Yemek piþirirken tencerenizin veya tepsinizin kapaklarý sýkýca kapalý ise piþirme tamamlanmadan iki-üç dakika önce fýrýnýnýzý veya ocaðýnýzý kapatabilirsiniz. Mevcut ýsý yemeðin piþmesi için yeterlidir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;4.Fýrýný ön ýsýtýcýda çalýþtýrmayýnýz. Yani yemeði fýrýna koyduktan sonra ýsýtýcýyý çalýþtýrýnýz.  Yüksek sýcaklýk gerektiren yiyecekler hariç fýrýnda ön ýsýtýcý programýný kullanmayýnýz.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;5.Yemek  piþerken  fýrýn kapaðýný  gerekmediði sürece açmayýnýz. Her kapak açýlýþýnda sýcaklýk     25 0C ile 30 0C birden düþer.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;6.Yemek piþtikten sonra fýrýnýn atýk ýsýsýný kullanabilirsiniz. Fýrýn ýsýyý 15-30 dakika tutabilir. Bu esnada tatlýlarý, yemiþleri, küçük ekmek parçalarýný ýsýtabilirsiniz. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;7.Cam ve seramik kaplar, metal kaplardan daha uzun süre ýsýyý tutar. Cam veya seramik kaplar kullanýldýðýnda kýzartma ve piþirme sýcaklýðýný 15 0C düþürebilirsiniz.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;8.Kapaksýz kapta yemek piþirmeyiniz. Kapaksýz kapla yemek piþirirken 3 kat</description></item><item><title>GÜNEÞ ENERJÝLÝ SICAK SU SÝSTEMLERÝ</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?gunes-enerjili-sicak-su-sistemleri-456484.html</link><description>ÝÇÝNDEKÝLER&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;                                                                                                                                    Sayfa&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;      1-) AMAÇâ€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦  3&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;2-) GÝRÝÞâ€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦.  3&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;3-) TEORÝâ€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦  3&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;                                    3.1.    Genel Bilgiler&lt;br/&gt;                                    3.2.    Temel Kavramlar                                  &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;      4-) DENEY TESÝSATI.............................................................................................6&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;      5-) SÝSTEMÝN ÇALIÞMASI VE DENEYÝN YAPILIÞI......................................6&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;      6-) ÖLÇÜM DEÐERLERÝ......................................................................................7&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;                                  6.1. Temel Veriler&lt;br/&gt;                                  6.2. Ölçülen Deðerler&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;      7-) BULUNACAK DEÐERLER.............................................................................7&lt;br/&gt;&lt;br/&gt; &lt;br/&gt;      8-) HESAPLAMALAR............................................................................................7&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;      9-) ARAÞTIRMA KONUSU................................................................................... 9&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;    10-) KAYNAKLAR...................................................................................................14&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;1. AMAÇ&lt;br/&gt;&lt;br/&gt; Güneþ enerjili sýcak su sistemlerinin incelenmesi ve tabii(doðal) dolaþýmlý güneþli su ýsýtýcýlarýnýn temel özelliklerinin belirlenmesidir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;2. GÝRÝÞ&lt;br/&gt;&lt;br/&gt; Günümüzde artan enerji kullanýmý insanlarý yeni enerji kaynaklarý aramaya itmiþtir. Son yýllarda ucuzluðu ve bol miktarda bulunmasý sebebiyle kullanýmý hýzla artan bir enerji türü de güneþ enerjisidir. Özellikle güneþ enerjisi potansiyeli büyük olan ülkeler bu enerjiden birçok alanda (ýsýnma, su ýsýtma, kurutma, damýtma, soðutma, elektrik üretimi(güneþ pilleri) v.b.) yararlanmaktadýr.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;3.TEORÝ&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;3.1. Genel Bilgiler&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Güneþ enerjili sýcak su sistemleri devre þekline göre; açýk devreli veya kapalý devreli olarak iki kýsýmda incelenebilir. Toplayýcýda dolaþtýrýlan ýsý taþýyýcý akýþkan (su, antifrizli su, donmayan sývý veya hava) tesisatta sýcak su gereksinimi için kullanýlýyorsa açýk devreli sistem, bir ýsý deðiþtiricisi ve depodaki akýþkan ýsýtýlýyorsa yani toplayýcýda hep ayný akýþkan dolaþtýrýlýyorsa kapalý devreli sistem olarak adlandýrýlmaktadýr.&lt;br/&gt;Güneþ enerjili sýcak su sistemleri, akýþkanýn akýþ þekline göre de; doðal taþýnýmlý ve zorlanmýþ taþýnýmlý sýcak su sistemleri olarak iki grupta incelenebilir.&lt;br/&gt;Doðal taþýnýmlý sistemlerde devredeki akýþkanýn akýþý yoðunluk farkýndan dolayý doðal taþýnýmlý olurken, zorlanmýþ taþýnýmlý sistemlerde akýþ bir pompa vasýtasýyla saðlanmaktadýr.</description></item><item><title>GÜNEÞ ENERJÝSÝ</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?gunes-enerjisi-449192.html</link><description>GÜNEÞ ENERJÝSÝ&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Güneþ ýþýðý ve yarý iletken silikonun etkileþimi ile artý ve eksi yükler dolayýsýyla bir voltaj farký ortaya çýkar. Metal baðlantýlarla iletilen, doðru akým özelliðine sahip, çok sayýda güneþ hücresinin tek ünite altýnda bir araya getirilmesi ile %13-17 verimle 130Wa kadar enerji saðlayabilen güneþ panelleri üretilir. &lt;br/&gt;Bu paneller, ilk kez uzay araçlarýna elektrik saðlanmasý amacýyla kullanýlmýþ, zaman içinde kapasiteleri arttýkça kullaným alanlarý yaygýnlaþmýþtýr. Güneþ panelleri, güneþ ýþýðýný direk olarak elektriðe çevirir. PV (Fotovoltaik) hücreleri, daha önce saat ve hesap makinelerinde kullanýlmýþtý. &lt;br/&gt;Güneþ ýþýðý, bu maddeler tarafýndan emildiðinde, elektronlar bulunduðu atomlardan ayrýlarak madde içinde serbest kalýr ve böylece elektrik akýmý oluþur. Iþýðýn (foton), elektriðe (voltaj) dönüþümüne fotovoltaik efekt adý verilmiþtir. Yeni paneller, gölgeli havalarda bile önemli miktarda elektrik enerjisi üretebilmektedir. Güneþ enerjisi mekan ýsýtma, su ýsýtma, arýtma amaçlý kullanýlabilir. &lt;br/&gt;Bir evin tüm elektrik ihtiyacýnýn güneþ enerjisi ile karþýlanabilmesi, temel olarak iki parametreye baðlýdýr: o bölgenin güneþ durumu ve evin günlük elektrik tüketimi. Teorik olarak, evin sadece güneþ enerjisi ile enerji ihtiyacýný saðlamasý mümkün olsa bile kalorifer, þofben, air-condition gibi yüksek miktarda akým çeken cihazlar sistem maliyetini 2-3 kat arttýrýrlar. Bu nedenle, yazýn güneþ, kýþýn doðalgaz kullanýmý en çok önerilen alternatiftir. Böyle bir sistemin ortalama maliyeti 5.000-22.000 USD arasýnda deðiþmektedir. &lt;br/&gt;Fotovoltaik sistemlerin bakým maliyeti yoktur. Yazýn uzun süre yaðmur yaðmamasý halinde yapýlmasý gereken tek bakým iþlemi, 15-20 günde bir güneþ panellerinin üzerini silmek olabilir. Sýcak su elde etmek için güneþ kolektörleri kullanýlýr. Kolektörün yapýsýnda, ince güneþ ýþýnlarýný soðuran bir tabaka bulunur. Soðurulan güneþ plakayý ýsýtýr, plakaya baðlý borulardan geçen su ýsýnýr.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;1. GÜNEÞ KOLLEKTÖRLERÝ PROJELERÝ &lt;br/&gt;Güneþ Kollektörleri Test Standý &lt;br/&gt;Ülkemizde kollektör üretimini daha iyiye kanalize etmek ve standard bilincinin oluþmasýna yardýmcý olmak amacýna yönelik olarak EÝE Yenilenebilir Enerji Kaynaklarý Araþtýrma Parkýna bilgisayar destekli bir güneþ kollektörü test standý tesis edilmiþtir. Türk Standartlarý Enstitüsü ile yapýlan protokol çerçevesinde TS - 3680 standardýnýn ýsýl performans deneyleri bu standda gerçekleþtirilmektedir. Ayrýca üreticilerin geliþtirdikleri ürünler de bu standda ücretsiz olarak test edilmektedir. &lt;br/&gt;Vakumlu Güneþ Kollektörlerinin Isýtma ve Soðutmada Kullanýlmasýnýn Araþtýrýlmasý &lt;br/&gt;Vakumlu güneþ kollektörleri düzlemsel kollektörlerden farklý bir teknolojiye sahiptir. Bu tip kollektörlerde ýþýk enerjisinin ýsý enerjisine dönüþtürüldüðü absorban plaka, cam tüp içine alýnmýþ ve vakumlanmýþtýr. Bu nedenle bu kollektörlerin toplam ýsý kayýp katsayýlarý daha düþük olduðundan ulaþtýklarý sýcaklýk ve verimleri daha yüksektir. Yurtdýþýndan satýn alýnan 20 adet vakumlu tüp güneþ kollektörüyle 2 m2 absorber alaný ve 200 litre deposu olan bir su ýsýtma sistemi kurulmuþ ve verimi incelenmektedir. &lt;br/&gt;2. GÜNEÞ PÝLÝ PROJELERÝ &lt;br/&gt;Güneþ Pili Aydýnlatma Birimleri &lt;br/&gt;Gün boyunca güneþ enerjisinden üretilen elektrik ile akü þarj edilerek, geceleri lamba çalýþtýrýlmaktadýr. Güneþ pili aydýnlatma birimi, 48 Wlýk 2 adet güneþ pili modülü, 65 Ah-12 V kuru akü ve 20 Wlýk PLC lamba, 100 VA gücünde, 12VDC / 220VAC sinüs dalga invertör ve þarj regülatörü birimlerinden oluþmaktadýr. Bu birimlerden 2 tanesi Ankara AOÇ Atatürk Evi önünde, 2 tanesi ise Aydýn Yenihisar Güneþ ve Rüzgar Enerjisi Araþtýrma Merkezinde bulunmaktadýr. &lt;br/&gt;Güneþ Pili Su Pompaj Sistemi &lt;br/&gt;Küçük çaplý sulamada kullanýlabilecek olan bu sistemde 616 Wp gücünde güneþ pili, 1400 Watt gücünde invertör ve dalgýç pompa bulunmaktadýr. 7 m derinlikteki bir kuyudan yýlda yaklaþýk 11000 m3 su pompalayabilen bu sistem þebekeden uzak yerlerde dizel motopomplarla rekabet edebilmektedir. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Mobil PV Sistemi &lt;br/&gt;Mobil PV sistemi, güneþ enerjisinden yararlan</description></item><item><title>TERMODÝNAMÝK</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?termodinamik-451388.html</link><description>Termodinamik enerji ve enerji dönüþümlerini inceleyen bilim dalýdýr.&lt;br/&gt;19.yüzyýlda fizik den ayrýlarak kendi baþýna geliþmiþtir.&lt;br/&gt;Çalýþma alanlarýna örnekler:&lt;br/&gt;* Yanmalý motorlar; otomobil motorlarý, uçak motorlarý&lt;br/&gt;* Soðutma sistemleri; klima sistemleri&lt;br/&gt;* Isýtma sistemleri; kalorifer tesisat&lt;br/&gt;* Yanma tekniði&lt;br/&gt;* Isý ve kuvvet santralleri; buhar ve gaz türbinleri&lt;br/&gt;* Termodinamik yasalarý, enerji dönüþümlerinin sýnýrlarýný veya olabilirliklerinin belirler.&lt;br/&gt;* Enerji dönüþümleri madde üzerinden ve maddenin yapýsýna baðlý gerçekleþir.&lt;br/&gt;* Termodinamik dolayýsýyla maddenin hal durumlarýný ve deðiþimlerini inceler.&lt;br/&gt;* Hal durumlarý maddenin fiziksel özellikleri ile ele alýnýr.&lt;br/&gt;* Buna göre madde, atom veya moleküllerden meydana geliyor, elektriksel olarak etkilenir ve mekaniðin yasalarýna göre davranýþ gösterir.&lt;br/&gt;Termodinamiðin saptamalarý:&lt;br/&gt;Termodinamiðin inceleme modeli:&lt;br/&gt;* Enerji dönüþümleri maddenin mikroskobik yapýsýndan baðýmsýz olarak maddenin hal deðiþimlerinin ölçülmesi veya hesaplanmasý ile bulunabilir.&lt;br/&gt;* Bunun için az sayýda termodinamik yasalar kullanýlýr.&lt;br/&gt;* Termodinamik yasalar maddenin hal deðiþimlerinin önceki ve sonraki denge hal durumlarý arasýnda uygulanýr.&lt;br/&gt;* Bu denge durumlarýndan hal deðiþimleri hesaplanýr.&lt;br/&gt;* Hal durumlarýný belirten hal büyüklüklerinin mutlak deðerlerinin bilinmesine gerek yoktur. Çünkü hal büyüklükleri arasýndaki fark kullanýlýr.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;* Dolayýsýyla hal büyüklüklerinin ortak seçilen bir referans noktasýna göre deðerinin bilinmesi veya kullanýlmasý yeterli olmaktadýr.&lt;br/&gt; &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Termodinamik , aþaðýda ayrýntýlý olarak ele alýnacak bir çok yeni kavramlarý ortaya koyar.&lt;br/&gt;2.1. Termodinamik Sistem&lt;br/&gt;Ýncelenecek bir makine veya sistem termodinamik sistem olarak tanýmlanýr.&lt;br/&gt;Sistemin çevresiyle kendini ayýran bir sýnýrý vardýr ve sýnýr çizgileriyle ifade edilir (þekil 2.1).&lt;br/&gt; &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Þekil 2.1 Termodinamik Sistem&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Sistem sýnýrý üzerinden Enerji, E ve Kütle, m alýþveriþi olur.&lt;br/&gt;Enerji ;a) kütleye baðlý&lt;br/&gt;b) kütleden baðýmsýz olabilir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt; &lt;br/&gt; Örnek: &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Þekil 2.2 Termodinamik sistemin Kütle ve Enerji alýþveriþi&lt;br/&gt; &lt;br/&gt;Termodinamik Sistem üç bölümde incelenebilir.&lt;br/&gt;Tam Kapalý Sistem : Sistem sýnýrý üzerinden enerji ve kütle alýþveriþi hiçbir surette olmaz. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Kapalý Sistem : Sistem sýnýrý üzerinden sadece Enerji alýþveriþi olur. Kütle alýþveriþi olmaz. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Açýk Sistem: Enerji ve kütle alýþveriþinin her ikisinin olduðu sistemlerdir. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt; &lt;br/&gt; &lt;br/&gt;                           Telif Hakký Â©2002 (SAÜ Prof.Dr.Mesut GÜR) Ders içeriði ticari amaçlarla çoðaltýlamaz kopyalanamaz.&lt;br/&gt;  &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Denge konumundaki bir termodinamik sistemin özellikleri arasýnda matematiksel bir baðýntý vardýr.&lt;br/&gt;Termik hal denklemi, sistemin termik özellikleri arasýndaki baðýntýyý verir.&lt;br/&gt;          f(P,T,V) = 0&lt;br/&gt;Kalorik hal denklemleri ise yine ayný sistemin kalorik özellikleri arasýndaki iliþkiyi açýklar.&lt;br/&gt;          f(h,u,s) = 0&lt;br/&gt;Termik ve kalorik özellikler termodinamik sistemin özellikleri olduðuna göre sistemi oluþturan maddenin özelliðine (maddenin yapýsýna) baðlý olarak farklý þekilde hal denklemleri ile birbirine baðýmlýdýrlar.&lt;br/&gt;Ýdeal gazlarýn , termik özellikleri için termik hal denklemleri olarak Ýdeal Gaz Denklemi verilmiþtir.&lt;br/&gt;P.V=m.R.TP : Basýnç&lt;br/&gt;V : Hacim</description></item><item><title>GÜNEÞ ENERJÝ SÝSTEMÝNÝN TASARIMI</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?gunes-enerji-sisteminin-tasarimi-349050.html</link><description>GÜNEÞ ENERJÝ SÝSTEMÝNÝN TASARIMI&lt;br/&gt;Ticari ve endüstriyel güneþ enerjili sistemler, kullanýlan ýsý transferi akýþkanýn cinsine göre, genellikle havalý ve sývýlý ýsýtma sistemleri olarak iki sýnýfta incelenebilir. Havalý ýsýtma sistemlerinin uygulama alanlarý için, zorlanmýþ taþýnýmlý hacim ýsýtma, endüstriyel ve tarýmsal kurutma prosesleri örnek verilebilir. Sývýlarýn ýsýtma sistemleri uygulama alanlarý içinse, sývýlý hacim ýsýtma, endüstriyel proses su ýsýtma, yüzme havuzu ýsýtma örnekleri verilebilir. Güneþ enerjili sistemlerin en ekonomik ve en yaygýn olanlarýnýn baþýnda sývýlý ýsýtma sistemleri gelir. Enerji ihtiyacýnýn az, gerekli sýcaklýðýn düþük ve sýcak kullaným suyu ihtiyacýnýn aylara göre deðiþimi küçük olduðundan, güneþ enerjisi kullaným potansiyeli büyük olan bölgelerde yaygýn olarak güneþ enerjili sývýlý ýsýtma sistemleri kullanýlmaktadýr.&lt;br/&gt;Güneþ enerjisi kullanýmý kimyasal, elektriksel, ýsýl iþlemler olarak gerçekleþtirilebilir. Kimyasal iþlem fotosentez yoluyla, karbondioksit ( CO2 ) oksijen, bitki ve yiyeceðe dönüþümü þeklinde gerçekleþir. Elektriksel iþlemler ise, fotovoltaik dönüþtürücülerin kullanýmýyla ilk olarak uzay araçlarýna güç temin edilmiþtir ve günümüzde de bir çok uygulamasý mevcuttur. Isýl iþlem biçiminde kullaným örnekleri ise hacimlerin ýsýtma ve soðutulmasýnda ýsýl enerjinin saðlanmasý kullaným sýcak suyunun hazýrlanmasý, güç üretimi damýtma ve proses ýsýsý için ýsýl enerji saðlanmasýnda kullanýlýr. Ticari ve endüstriyel güneþ enerji sistemleri genellikle kolektör devresinde kullanýlan ýsý transfer akýþkanýna göre sýnýflanmaktadýr. Bunlar havalý veya sývýlý sistemlerdir. Her iki sistemde güneþ ýþýným enerjisinin dönüþümüyle ilgili temel yapýlarý kullanmakla birlikte her bir sistemde kullanýlan cihazlar tamamýyla farklýdýr. Ayrýca, havalý sistemlerin kullanýmý zorlanmýþ dolaþýmlý havalý hacim ýsýtma ve serinletme ve endüstriyel  ve zirai kurutma prosesleriyle sýnýrlýdýr. Sývýlý sistemler ise, çok geniþ bir uygulama alanýna sahiptir. Hacim ýsýtma, kullaným suyu ýsýtma, endüstriyel proses suyu ýsýtma absorbsiyonlu iklimlendirme sistemini enerji temini, havuz ýsýtma, ýsý pompalarýna ýsý kaynaðý olarak kullaným gibi örnekler sýralanabilir. Sývýlý sistemlerin  geniþ kullanýmýn nedeni büyük kolaylýkla bulunabilmesidir. &lt;br/&gt;SIVILI ISITMA SÝSTEMLERÝ&lt;br/&gt;Donma, sývýlý sistemlerin ana problemidir. Bu nedenle cihazlarýn seçimi ve tasarýmýný etkiler. Güneþ enerjisi toplayýcýsý soðuk gökyüzü koþullarýnda radyasyonla ýsý yayar. Hava sýcaklýðýnýn sýfýr derecenin hayli üzerinde olmasý durumda bile dayanýr.  Her hangi bir yörede don koþullarý sýkça görülüyorsa küçük güneþli ýsýtma sistemleri düþük güvenirlikli koruyucu cihazlarla donatýlýr. Bu cihazlar elektriksel ve mekanik yapýda olabilirler. Örneðin elektronik kontrol ediciler ve otomatik valfler gibi. Özellikle büyük sistemlerde güneþ enerji sistemleri tasarýcýlarý daha güvenilir tasarýmlara yönelirler. Bunun nedeni ise bu uygulamalardaki yatýrýmýn büyüklüðündendir. Hatta ýlýman iklimlerde bile güvenilir don önleyici sistemler gereklidir. Güneþli su ýsýtma sisteminde bir güneþ enerjisi toplayýcýsý dizisi bulunur ve güneþ ýþýnýný absorbe edip ýsýya dönüþtürür. Bu absorbe edilen ýsý daha sonra toplayýcýdan geçen ýsý transfer akýþkaný tarafýndan absorbe edilir. Bu ýsý depolanýr veya direk olarak kullanýlýr. Güneþ enerjisi sisteminin dýþ hava ile temas eden kýsýmlarý donmaya karþý korunduðu gibi ayrýca yüksek ýþýným düzeylerinde ve düþük enerji kullaným periyotlarýnda aþýrý ýsýnmaya karþý korunmalýdýr. Güneþli su ýsýtma sistemlerinde içme suyu direk olarak toplayýcýda ýsýtýlabilir, veya indirekt olarak kollektör içinde ayrý bir ýsý transfer akýþkaný dolaþtýrýlýr. Bu dolaþtýrýlan akýþkan bir ýsý deðiþtiriciden geçerek ýsýsýný kullaným suyuna verir. Isý transfer akýþkaný toplayýcý içinde veya doðal veya zorlanmýþ taþýnýlma taþýnabilir. Doðal taþýma doðal konreksiyon sonucu olur. ( termosifon sistem ) Zorlanmýþ dolaþýmda ise pompalar veya fanlar kullanýlýr. Termosifon sis</description></item><item><title>GÜNEÞ PÝLLERÝNÝN ÇALIÞMASI</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?gunes-pillerinin-calismasi-346331.html</link><description>Güneþ Pillerinin Çalýþmasý&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;GENEL BÝLGÝ:&lt;br/&gt;Güneþ pillerinin çalýþmasýnýn daha iyi anlaþýlabilmesi için bazý temel teorik bilgilerin hatýrlanmasýnda fayda vardýr.&lt;br/&gt;l-FOTON ENERJÝSÝ: &lt;br/&gt;bir fotonun enerjisi E = h.f ile verilir. Formülde; h = 6,625.10- 34 j.s olmak üzere plank sabiti, (f) de frekanstýr. (f  = c / l ýþýk hýzýnýn dalga boyuna oraný.) güneþ veya herhangi bir ýþýk kaynaðýmdan yayýlan ýsýnlar, her biri (h.f) kadar enerji taþýyan fotonlarýn tekil ettiði enerji akýmýdýr. Foton akýsý, ýþýk demetine birim yüzeyden, birim zamanda geçen fotun sayýsý olarak tanýmlanýr. &lt;br/&gt;2-MADDENÝN YAPISI VE YARI ÝLETKENLÝÐÝ&lt;br/&gt;Bilindiði gibi madde, pozitif yüklü çok aðýr bir çekirdekle, onun etrafýnda belirli yörüngelerle dolanan elektronlardan meydana gelmiþtir. Bu yükler, dýþ tesiri yoksa birbirini dengeler elektronlar, yörüngelerinin bulunduðu yarýçapa orantýlý olarak potansiyel ve kinetik enerji taþýrlar. En dýþ yük yörüngede maksimum 2, sonrakinde 8 ve 3.de 18 elektron bulunabilir. Elektronlar, ard arda gelen ve her biri belli sayýda elektron bulunduran enerji bandlarýn da bulunurlar. Dýþardan enerji alan bir elektron bir üst seviyedeki banda çýkabilir. Daha düþük banda geçen elektronda dýþarý enerji yayar. Son tabaka elektronlarýna valans elektronlarý denir ve cisimlerin kimyasal bileþik yapmalarýný temin eder. Son tabakasý dolmamýþ bir atomun, bir baþka cisme ait komþu atomdan elektron kapmaya yatkýnlýðý vardýr. Ýçi tabaka elektronlarý ise çekirdeðe çok sýký baðlýdýrlar. Termik enerji verilirse, elektronun yörüngesi etrafýnda titreþimi artýrýr. Genellile atomlarda, ilk tabak hariç, her yörünge iki alt guruptan oluþur ve bunlardan altta olaný iki elektronla doludur.&lt;br/&gt;Elektron, yörüngesini muhafaza ettiði müddetçe ne enerji yayar, nede absorblar. Bir elektron uyarýmla, atom terk edecek enerji kazanýp ayrýlabilir. Atom (+) iyon þekline geçer.&lt;br/&gt;Ýzoleli Atomda (gazlarda) Elektronlar; belirli bir enerji bandýný iþgal ederler. Bir kristalin atomlarý, kristal içinde muntazam diziler halinde yer alýrlar. Atomlar, birbirlerine çok yakýndýrlar ve elektronlar, birbirine yakýn enerjileri temsil eden enerji bandlarý üzerinde bulunurlar. &lt;br/&gt;Örneðin; bir germanyum atomunda, tek bir atom ele alýnýrsa atom temel haldedir. Mutlak O sýcaklýkta, elektron minimum enerji seviyesine sahiptir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Germanyum kristalinde ise, mutlak O sýcaklýkta, temel seviyenin yerini balans banda alýr. Bundan sonra, hiçbir elektronun bulunmadýðý yasak bölge ve sonra da yüksek enerjili iletkenlik bandý bulunur. Bu sýcaklýkta Ge kristalinde iletkenlik bandýnda hiçbir elektron bulunmaz, yani kristal ideal bir yalýtkandýr.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Ge kristallerinin iletkenlik kazanabilmesi için, iletkenlik seviyesine elektron temin edilmektedir. Bunu için gerekli  enerji 0,7 ev civarýndadýr. Fotoelektrik olay için Eg, kristalin soðurabileceði minimum enerjisini gösterir. &lt;br/&gt;Buna karþýn, bir metalik kristalde yasak band yoktur, iletkenliði temin edecek, iletkenlik bandýnda çok sayýda elektron bulunur.&lt;br/&gt;Elmas için E=7 evluk enerji ile elektron yasak bandý geçilebilir. Bunu için malzemeye büyük elektrik voltajý uygulanmasý gerekir. Bu ise malzemeyi tahrip eder.&lt;br/&gt;Yarýiletkenlerde, yasak bandý geçmek için( l ev) yeterlidir. Oda sýcaklýðýnda kristal atomlarýndan birkaç tanesinin atomlarý, iletkenlik bandýna geçer ve iletkenliði saðlar. Geride býraktýðý boþluða da baþka bir elektron gelir oda iletkenliðe katýlmýþ olur. Bir kristal, ortak elektronla birbirine baðlý atomlarýn düzgün olarak yerleþimi ile meydana gelmiþtir. Ýyonik baðdan farklý olan bu birleþmeye kovalet bað denir. Valans elektronlar, kovalet içinde, bir atomdakinden daha düþük enerji seviyesindedir. Kristali bozmak için,bu enerji farký kadar enerji gerekir. Bu kristalin kararlýlýðýný gösterir. &lt;br/&gt;a) N TÝPÝ YARI ÝLETKEN:&lt;br/&gt;Ýletkenlik tipini deðiþtirmek için Si ve Ge içine, periyodik cetvelin 3 ve 5. grup elementleri ilave edilir. Bunlar boþ valans elektronu bulundururlar ergimiþ halde bulunan germenyuma arsenik ilave edilirse, her arsenik atomu, bir Ge atomu</description></item><item><title>HEAT PUMP EXPERIMENT REPORT</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?heat-pump-experiment-report-367170.html</link><description>HEAT PUMP EXPERÝMENT&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;            The aim of experiment is to determine heatin/cooling capacity and the efficiency of heating and cooling.&lt;br/&gt;             The work of heat pump transfers heat from a low temperature to high temperature consuming mechanical energy.&lt;br/&gt;             It has 4 main components:&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;*Compressor&lt;br/&gt;*Evaporator&lt;br/&gt;*Condenser&lt;br/&gt;*Expansion valve&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;              The cycle of heat pump is reversible carnot cycle.The refrigerant that is vapour enters the compressor and compressed to the condenser.It leaves from compressor at  high temperature,then enters condenser as superheated vapour.In the condenser the superheated vapour becomes satureted vapour and then gives heat to surronding.The refrigerirant leaves from condenser as saturated liquid and then enters the expansion valve .Then the pressure is reduced there.Then from expansion valve enters the refrigerant to the evaporater and absorbed heat from the surrounding,and the cycle returns compresor.&lt;br/&gt;               In these experiment we calculate heating/cooling capacity and efficiency of heat pump in two methods.Theoratical and Experimental methods.&lt;br/&gt;               In theoratical experiment ,heat is transferred from condenser to the hot region is called heating capacity and it is calculated from this equation.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Qh=mr(h2-h3)&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;        h2:entalpy of superheated refrigerant at exit of compressor&lt;br/&gt;        h3:entalpy of liquid refrigerant at exit of condenser&lt;br/&gt;        mr:mass flow rate of refrigerant within the system&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;               Cooling capacity is called heat absorbed from low-temperature to the evaporater.It is calculated from equation.&lt;br/&gt;   &lt;br/&gt;Qc=mr(h1-h4)&lt;br/&gt;h1:entalpy of refrigerant at exit evaporator&lt;br/&gt;h2:entalpy of refrigerant at inlet evaporator&lt;br/&gt;mr:mass flow rate of refrigerabt within the system&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;      Power of compressor is calculated by&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Wcom=mr(h1-h2)&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;      The heating efficiency,&lt;br/&gt;        &lt;br/&gt;COPh=Qh/Wcom&lt;br/&gt;               &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;       The cooling efficiency,&lt;br/&gt;         &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;COPc=Qc/Wcom&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;              If we want to use experimental calculation,we have to know temperature of water at the inlet and exit of evaporator and condenser.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;               The heating capacity is calculated from equation,&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Qh=mc.Cp.(T9-T7)&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;T9:The temperature of outer of condenser &lt;br/&gt;T7:The temperature of inlet of condenser&lt;br/&gt;mc:mass flow rate of water in condenser&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;        Similarly the cooling capacity is calculated from equation,&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Qc=mc.Cp.(T5-T6)&lt;br/&gt;T6:outlet temperature of evaporator&lt;br/&gt;T5:inlet temperature of  evaporator&lt;br/&gt;mc:mass flow rate around evaporator&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;           Power of compressor is calculated from,&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Wcom=21600/x&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;DÝSCUSSION:&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;A)The experimental and theoretical calculations results have a bit difference between each other. One of the reasons for this difference is reading mistakes on Log P-h diagram of refrigerant (Freon 12), and then the theoretical calculations are based on idealized cycle. In actual case there are many factors effects the differences such as heat loss, friction etc. E.g. the power supplied to the compressor is higher in actual (experimental) case than theoretical considerations.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;B)Experimental errors may be take place because of;&lt;br/&gt;    * Change in flow rate of system&lt;br/&gt;    * The personal mistakes on reading the values from experimental rig.&lt;br/&gt;    * The sensitivity of measuring equipments and experimental rig.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;C)A cooling system can also be used for heating. A heat pumps uses the some equipments as a ref. system but operates for the purpose of delivering heat at a high level of temperature. Even though the equipment is used in a ref. cycle and in a heat pump may be identical the objectives are different. The purpose of ref. cycle is to absorb heat at low temperature and purpose of a heat pump is to reject heat a high temperature.</description></item><item><title>REAKTÝF GÜÇ ÜRETEN SÝSTEMLER</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?reaktif-guc-ureten-sistemler-438144.html</link><description>REAKTÝF GÜÇ ÜRETEN SÝSTEMLER&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Tüketicilerin reaktif güç ihtiyaçlarýný karþýlamak için iki tip araçtan yararlanýlýr:&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;- Dinamik faz kaydýrýcýlar, aþýrý ikaz edilmiþ senkron makinalardýr. (Senkron kompansatörler)&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;- Statik faz kaydýrýcýlar, kondansatörlerdir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Kondansatörlerin kayýplarý çok düþük olup nominal güçlerinin % 0,5 inin altýndadýr. Bakým masraftarý da düþüktür. Tüketicilerin hemen yanýna ve istenilen büyüklükte tesis edilebilme kolaylýklarý da vardýr. Bu nedenle tercih edilirler.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;3.1DÝNAMÝK FAZ KAYDIRICILAR&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;3.1.1GÝRÝÞ&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Reaktif güç üretiminde kullanýlan dinamik faz kaydýrýcýlarýn baþýnda , aþýrý uyarýlmýþ senkron makinalar gelir. Genel olarak santrallerden gelen enerji nakil hatlarýnýn sonunda ve tüketim merkezlerinin baþýnda þebekeye bir senkron makina paralel baðlanýr ve bölgenin reaktif güç ihtiyacý bu makina tarafýndan saðlanýr. Þebekeye baðlanan senkron makina þebekeden boþta çalýþma kayýplarýný karþýlýyacak kadar az bir aktif güç ve þebekeye istenen reaktif gücü vererek, bir reaktif güç üreticisi olarak çalýþýr. Bu esnada bunlarýn ayrýca tahsir edilmesine de gerek yoktur. Senkron faz kaydýrýcýlarýn kayýplarý kondansatörlere göre daha yüksek olduðu gibi bunlarýn devamlý bir bakýma ihtiyaçlarý vardýr. Ayrýca güçleri çok yüksek olduðu halde, ekonomik olarak yapýmý ve temini mümkün olur. Bundan baþka bu gibi üreticiler, bir tüketim merkezinin civarýna yerleþtirildiðinden sadece generatörler ve yüksek gerilim enerji iletim hatlarý ve buna ait transformatörler kurtarýldýklarý halde tüketim merkezine bir veya iki kademeli orta gerilim þebekeleri ile alçak gerilimli daðýtým þebekesi reaktif güç nakletmek zorunda kalýrlar. Onun için dinamik faz kaydýrýcýlar bugün ancak, özel hallerde ve ekonomik þartlarýn gerçekleþtiði yerler de kullanýlýrlar.&lt;br/&gt;3.1.2SENKRON MOTORLAR ÝLE GÜÇ KOMPANZASYONU&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Güç katsayýsýnýn düzeltilerek aktif gücün (gerçek güç) artmasýný saðlamak için senkron motorlar kullanýlýr. Bu amaçla kullanýlan senkron motorlara SENKRON KOMPANSATÖR veya SENKRON KONDANSATÖR adý verilir. Þekil.3.1.a de üç fazlý bir þebekeye baðlanmýþ geri güç katsayýlý (endüktif) bir alýcý ile ayný þebekeye baðlanmýþ 3 fazlý bir senkron motor görülüyor. Senkron motorun boþta fazla uyartýmlý çalýþtðýný ve kayýplarýnýn olmadýðýný düþünelim. Bu durumda senkron motorun akýmý gerilimden 90  ilerdedir. Þekil.3.2.b&quot; de yük akýmý Iy , Þebeke gerilimi Uy den   den geride gösterilmiþtir. Senkron motorun akýmý Is ise, gerilimden 9Oo ilerdedir. Devreye senkron motor baðlanmadan önce þebekeden çekilen akým Iy kadar iken,senkron motor baðlandýktan sonraçekilen akým I kadar olmaktadýr&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Þekil 3.1 (a)  Senkron motor ile  güç katsayýsýnýn düzeltilmesi&lt;br/&gt;    (b)  Senkron  kompansatör&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Iy akýmýnýn iki bileþeni Iya aktif Iyf ise reaktif bileþen olarak tanýmlanýr. I akýmýnýn aktif bileþeni I,  reaktif bileþeni ise Ir dir. Ia=Iya olduðuna göre, senkron motor baðlandýktan sonra da çekilen güç ayný kalmýþtýr. Çünkü sekron motorun gerçek gücü sýfýrdýr.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Iya=Iy.Cos                         Ia=I.Cos                   Iya=Ia&lt;br/&gt;olduðundan,&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Iy.Cos = I.Cos dir.      Iy  I olmasý bize senkron motor baðlandýðýndan sonra þebekeden çekilen akýmýn azaldýðýný gösterir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;             ÖRNEK1:&lt;br/&gt;100 KVA, Cos =0,6 geri güç katsayýlý ve 2300 V&quot;luk 3fazlý bir yüke kayýplarý olmayan fazla uyartýmlý 35kVAlýk bir senkron motor boþta paralel baðlandýðýnda sistemin güç katsayýsý ne olur?&lt;br/&gt;Yükün çektiði akým I &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Senkron motorun akýmý I &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;I =25.0,6=15A&lt;br/&gt;I =25.0,8=20A&lt;br/&gt; =20-8,8=11,2A&lt;br/&gt;                                              I= &lt;br/&gt;                                            Cos &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Görüldüðü gibi senkron motor baðlanmadan önce þebekeden 25 A, çekilirken senkron motor baðlandýktan sonra ayný güç için çekilen akým 18,72 Ampere düþmektedir. Böylece hatlarda düþen gerilim ve güç kaybý azalmaktadýr. Sistemin daha önceden 0,6 olan güç katsayýsý, senkron motor baðlandýktan sonra 0,8e yükselmektedir.&lt;br/&gt;Sistemin güç katsayýsýnin 1 olmasý için reaktif akýmýn sýfýr olmasý gerekir. Bunun için yük akýmý</description></item><item><title>GÜNEÞ KOLLEKTÖRLERÝ</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?gunes-kollektorleri-353619.html</link><description>GÜNEÞ ENERJÝSÝNÝN TANIMI&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Güneþ enerjisi, güneþin çekirdeðinde yer alan füzyon süreci ile açýða çýkan ýþýma enerjisidir, güneþteki hidrojen gazýnýn helyuma dönüþmesi þeklindeki füzyon sürecinden kaynaklanýr. Bu enerjinin dünyaya gelen küçük bir bölümü dahi, insanlýðýn mevcut enerji tüketiminden kat kat fazladýr. Güneþ enerjisinden yararlanma konusundaki çalýþmalar özellikle 1970lerden sonra hýz kazanmýþ, güneþ enerjisi sistemleri teknolojik olarak ilerleme ve maliyet bakýmýndan düþme göstermiþ, güneþ enerjisi çevresel olarak temiz bir enerji kaynaðý olarak kendini kabul ettirmiþtir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt; &lt;br/&gt;Figür 1 - Güneþten Gelen Iþýnýmýn Daðýlýmý&lt;br/&gt;*Dünya ile Güneþ arasýndaki mesafe 150 milyon km&quot; dir.&lt;br/&gt;*Dünya&quot;ya güneþten gelen enerji, Dünya&quot;da bir yýlda kullanýlan enerjinin 20 bin katýdýr.&lt;br/&gt;*Güneþ, 5 milyar yýl sonra tükenecektir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt; &lt;br/&gt;Figür 2&lt;br/&gt;Güneþ ýþýnýmýnýn tamamý yeryüzüne ulaþmaz, %30 kadarý dünya atmosferi tarafýndan geriye yansýtýlýr.&lt;br/&gt; &lt;br/&gt; &lt;br/&gt;Figür 3&lt;br/&gt;Güneþ ýþýnýmýnýn %50&quot;si atmosferi geçerek dünya yüzeyine ulaþýr. Bu enerji ile Dünya&quot;nýn sýcaklýðý yükselir ve yeryüzünde yaþam mümkün olur. Rüzgar hareketlerine ve okyanus dalgalanmalarýna da bu ýsýnma neden olur.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt; &lt;br/&gt;Figür 4&lt;br/&gt;Güneþten gelen ýþýnýmýnýn %20&quot;si atmosfer ve bulutlarda tutulur.&lt;br/&gt; &lt;br/&gt;Figür 5&lt;br/&gt;Yeryüzeyine gelen güneþ ýþýnýmýnýn %1&quot;den azý bitkiler tarafýndan fotosentez olayýnda kullanýlýr. Bitkiler, fotosentez sýrasýnda güneþ ýþýðýyla birlikte karbondioksit ve su kullanarak, oksijen ve þeker üretirler. Fotosentez, yeryüzünde bitkisel yaþamýn kaynaðýdýr.&lt;br/&gt; &lt;br/&gt;&lt;br/&gt; &lt;br/&gt;Figür 6&lt;br/&gt;Dünya&quot;ya gelen bütün güneþ ýþýnýmý, sonunda ýsýya dönüþür ve uzaya geri verilir.&lt;br/&gt;Güneþ enerjisi teknolojileri yöntem, malzeme ve teknolojik düzey açýsýndan çok çeþitlilik göstermekle birlikte iki ana gruba ayrýlabilir:&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;*A-) Isýl Güneþ Teknolojileri : Bu sistemlerde öncelikle güneþ enerjisinden ýsý elde edilir. Bu ýsý doðrudan kullanýlabileceði gibi elektrik üretiminde de kullanýlabilir. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;*B-) Güneþ Pilleri: Fotovoltaik piller de denen bu yarý-iletken malzemeler güneþ ýþýðýný doðrudan elektriðe çevirirler.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;A-) Isýl Güneþ Teknolojileri:&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Bu teknoloji 2 genel gruba ayrýlýr:&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;1-) Düþük Sýcaklýk Sistemleri&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Bu sistemler de uygulama tiplerine göre birkaç gruba ayrýlmýþtýr:&lt;br/&gt;Düzlemsel Güneþ Kolektörleri: Düzlemsel güneþ kollektörleri, güneþ enerjisinin toplandýðý ve herhangi bir akýþkana aktarýldýðý çeþitli tür ve biçimlerdeki aygýtlardýr. &lt;br/&gt;Düzlemsel güneþ kollektörleri, üstten alta doðru, camdan yapýlan üst örtü, cam ile absorban plaka arasýnda yeterince boþluk, kolektörün en önemli parçasý olan absorban plaka, arka ve yan yalýtým ve yukarýdaki bölümleri içine alan bir kasadan oluþmuþtur.&lt;br/&gt; &lt;br/&gt;Figür 7&lt;br/&gt;&lt;br/&gt; &lt;br/&gt; &lt;br/&gt;Figür 8 - Düzlemsel Güneþ Kolektörü&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Üst örtü: Kollektörlerin üstten olan ýsý kayýplarýný en aza indirgeyen ve güneþ ýþýnlarýnýn geçiþini engellemeyen bir maddeden olmalýdýr. Cam, güneþ ýþýnlarýný geçirmesi ve ayrýca absorban plakadan yayýnlanan uzun dalga boylu ýþýnlarý geri yansýtmasý nedeni ile örtü maddesi olarak son derece uygun bir maddedir. Bilinen pencere camýnýn geçirme katsayýsý 0.88&quot;dir. Son zamanlarda özel olarak üretilen düþük demir oksitli camlarda bu deðer 0.95 seviyesine ulaþmýþtýr. Bu tür cam kullanýlmasý verimi % 5 mertebesinde arttýrýr.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Absorban Plaka: Absorban plaka kollektörün en önemli bölümüdür. Güneþ ýþýnlarý, absorban plaka tarafýndan yutularak ýsýya dönüþtürülür ve sistemde dolaþan sývýya aktarýlýr.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Absorban plaka tabanda ve üstte birer manifold ile bunlarýn arasýna yerleþtirilmiþ akýþkan borularý ve yutucu plakadan oluþur. Yutucu plaka ýþýnlarý yutmasý için koyu bir renge genellikle siyaha boyanmýþtýr. Kullanýlan boyanýn yutma katsayýsýnýn (absorptivite) yüksek uzun dalga boylu radyasyonu yayma katsayýsýnýn (emissivite) düþük olmasý gerekmektedir. Bu nedenle de bu özelliklere sahip seçici yüzeyler kullanýlmaktadýr. Mat siyah boyanýn yutuculuðu 0. 95 gibi yüksek bir rakam iken yayýcýlýðý da 0.92 gibi istenmeyen bir deðerdedir. Yapýlan seçici yüzeylerde yayma katsayýsý 0.1&quot;in altýna inmiþtir. Seçici y</description></item><item><title>GÜNEÞ ENERJÝSÝ</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?gunes-enerjisi-384814.html</link><description>Güneþ Enerjisi&lt;br/&gt;Güneþ enerjisi, güneþin çekirdeðinde yer alan füzyon süreci ile açýða çýkan ýþýma enerjisidir, güneþteki hidrojen gazýnýn helyuma dönüþmesi þeklindeki füzyon sürecinden kaynaklanýr. Dünya atmosferinin dýþýnda güneþ enerjisinin þiddeti, aþaðý yukarý sabit ve 1370 W/m² deðerindedir, ancak yeryüzünde 0-1100 W/m2 deðerleri arasýnda deðiþim gösterir. Bu enerjinin dünyaya gelen küçük bir bölümü dahi, insanlýðýn mevcut enerji tüketiminden kat kat fazladýr. Güneþ enerjisinden yararlanma konusundaki çalýþmalar özellikle 1970lerden sonra hýz kazanmýþ, güneþ enerjisi sistemleri teknolojik olarak ilerleme ve maliyet bakýmýndan düþme göstermiþ, çevresel olarak temiz bir enerji kaynaðý olarak kendini kabul ettirmiþtir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;   Güneþ enerjisi teknolojileri yöntem, malzeme ve teknolojik düzey açýsýndan çok çeþitlilik göstermekle birlikte iki ana gruba ayrýlabilir: &lt;br/&gt;*Isýl Güneþ Teknolojileri : Bu sistemlerde öncelikle güneþ enerjisinden ýsý elde edilir. Bu ýsý doðrudan kullanýlabileceði gibi elektrik üretiminde de kullanýlabilir. &lt;br/&gt;*Güneþ Pilleri: Fotovoltaik piller de denen bu yarý-iletken malzemeler güneþ ýþýðýný doðrudan elektriðe çevirirler. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Güneþ Pilleri&lt;br/&gt; Güneþ pilleri (fotovoltaik piller), yüzeylerine gelen güneþ ýþýðýný doðrudan elektrik enerjisine dönüþtüren yarýiletken maddelerdir. Yüzeyleri kare, dikdörtgen, daire þeklinde biçimlendirilen güneþ pillerinin alanlarý genellikle 100 cm² civarýnda, kalýnlýklarý ise 0,2-0,4 mm arasýndadýr. &lt;br/&gt; Güneþ pilleri fotovoltaik ilkeye dayalý olarak çalýþýrlar, yani üzerlerine ýþýk düþtüðü zaman uçlarýnda elektrik gerilimi oluþur. Pilin verdiði elektrik enerjisinin kaynaðý, yüzeyine gelen güneþ enerjisidir. &lt;br/&gt; Güneþ enerjisi, güneþ pilinin yapýsýna baðlý olarak % 5 ile % 20 arasýnda bir verimle elektrik enerjisine çevrilebilir. &lt;br/&gt; Güç çýkýþýný artýrmak amacýyla çok sayýda güneþ pili birbirine paralel ya da seri baðlanarak bir yüzey üzerine monte edilir, bu yapýya güneþ pili modülü ya da fotovoltaik modül adý verilir.</description></item><item><title>JEOTERMAL ENERJÝ</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?jeotermal-enerji-373736.html</link><description>Jeotermal Enerji &lt;br/&gt;Jeotermal Enerji ülkemiz için önemli bir yenilenebilir kaynaktýr. Türkiye jeotermal enerji potansiyeli açýsýndan dünyanýn yedinci ülkesidir. Muhtemel jeotermal enerji potansiyelinin kullanýmýnýn getirebileceði ekonomik kazaným yýlda 9 milyon $&quot;dýr. Yüzey sýcaklýðý 40oCnin üzerinde 140 jeotermal saha mevcuttur. Ancak, bunlardan sadece dört tanesi elektrik üretimine uygundur. Bu sahalardan Denizli-Sarayköyde 20.4 MW kurulu elektrik gücünde bir santral mevcuttur. Diðer üç sahada da elektrik santralleri kurulmalýdýr. Ayrýca, bu sahalarda elektrik üretimine entegre olarak, merkezi ýsýtma vb. jeotermal uygulamalar gerçekleþtirilmelidir. &lt;br/&gt;Geri kalan sahalarýn ýsýtma amaçlý olarak ve düþük sýcaklýkta ýsý enerjisi gerektiren uygulamalarda deðerlendirilmesi teþvik edilmelidir. Türkiye&quot;nin teorik jeotermal toplam kapasitesi 31500 MWt dir ve bunun eþdeðeri de 5 milyon konuttur. Ancak, bu muhtemel bir deðer olup, hedef olarak bir milyon konut öngörülebilir. &lt;br/&gt;Jeotermal enerjinin çevre dostu karakterde kullanýlmasý için tüm dünyada yasalarla zorunlu hale getirilmiþ olan  re enjeksiyon (akýþkaný yeraltýna geri verme) tekniðinin uygulanmasý, hem rezervuar parametrelerinin korunmasý hem de jeotermal suyun çevreye zarar vermemesi için þarttýr. &lt;br/&gt;Jeotermal kaynaklarýn geliþmiþ teknoloji ile yüksek verimli ve entegre kullanýlmalarýna yönelik Araþtýrma-geliþtirme çalýþmalarý artýrýlmalýdýr. Özellikle, jeotermal enerjinin elektrik enerjisine dönüþüm verimini artýran (çift buharlaþtýrmalý sistemler) ve düþük sýcaklýktaki jeotermal akýþkanlardan elektrik üretimine imkan saðlayan yeni teknolojiler (ikili çevrim teknolojileri) üzerinde durulmalýdýr. Bugün dünyada yaygýn olarak kullanýlan bu teknolojiler ülkemiz santrallarýnda da mutlaka uygulanmalýdýr. Ayrýca, sýcak kuru kaya (hot dry rock) jeotermal olanaklarý da araþtýrýlmalýdýr. &lt;br/&gt;Jeotermal projeler, ÇED raporu alýndýktan sonra, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlýðýndan izin alýnmak suretiyle uygulamaya sokulmalý, sektör standart altýna alýnarak disipline edilmeli ve kötü projelerin uygulanmasýna engel olunmalýdýr. Bu konuda &quot;Enerji Teknolojileri Politikasý Çalýþma Grubu&quot; tarafýndan geliþtirilen diðer bir öneri de, jeotermal projelere uygulanma izni verilmesi yetkisinin, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlýðý, Çevre Bakanlýðý ve üniversite temsilcilerinden oluþturulacak bir &quot;Jeotermal Deðerlendirme Komisyonu&quot; tarafýndan yürütülmesidir.                                       Etkileyici deðiþken olarak enerji tüketimi ile etkilenen deðiþken gayrisafi milli hasýla arasý nda güçlü bir korrelasyonla geçerli regresyon iliþkisi vardýr. Bir diðer deyiþle, enerji tüketiminin artmasý gayrisafi milli hasýlayý büyütmekte ve ekonomiyi geliþtirmektedir. Bu nedenle ülkelerin geliþmiþlik düzeylerinin belirlenmesinde kullanýlan kriterlerden biri kiþi baþýna düþen yýllýk birincil enerji (genel enerji) tüketimidir. Kiþi baþýna düþen yýllýk elektrik tüketimi de bu amaçla kullanýlabilmekte olup, ayrýca yaþam düzeyinin bir göstergesidir.&lt;br/&gt;Dünya Enerji Konseyi&quot;nin yayýnladýðý en son istatistiklere göre (1994 verileri ile) sanayileþmiþ yedi büyük ülkenin (ABD, Almanya, Fransa, Ýngiltere, Ýtalya, Japonya ve Kanada) kiþi baþýna yýllýk birincil ticari enerji tüketimleri ortalamasý 4721 kEP (207.9 GJ) düzeyinde iken, geliþmiþ ve geliþmekte olan ülkeler ayrýmýndan ötürü dünya ortalamasý 1395 kEP/kiþi.yýl (61.4 GJ/kiþi.yýl) olmuþtur. Yani dünya ortalamasý yedi geliþmiþ ülke ortalamasýnýn % 30&quot;u kadardýr. Türkiye&quot;nin düzeyine gelince, kiþi baþýna düþen yýllýk birincil enerji (ticari olan ve olmayan) tüketimi dünya ortalamasýnýn % 58&quot;i ile 809 kEP (35.6 GJ/kiþi.yýl) kadardýr. Elektrik tüketimi açýsýndan da benzer bir durum görülmektedir. Dünya ortalamasý olarak kiþi baþýna yýllýk elektrik net tüketimi 2245 kWh iken, G7 lerin ortalamasý 8885 kWh/kiþi.yýl ve Türkiye ortalamasý 1173 kWh/kiþi yýl düzeylerindedir. Avrupa Ekonomik topluluðu&quot;nun bazý ülkelerinin enerji tüketimleri ile Türkiye&quot;deki enerji tüketimleri karþýlaþtýrmalý biçimde Tablo 1 de gösterilmiþtir.&lt;br/&gt;Tablo 1. Bazý AET ülkeleri ve Türkiye&quot;de enerji tüketim düzeyleri (1994)&lt;br/&gt; &lt;br/&gt; ÝTALYAÝSPANYAPORTEKÝZYUNANÝSTANTÜRKÝYE&lt;br/&gt;Birincil enerji, kEP/kiþi.yýl2764210914942257855&lt;br/&gt;Elektrik, kWh/kiþi.yýl47114129328339371280&lt;br/&gt;Kaynak: Dünya Enerji Konseyi Türk Milli Komitesi 1996 Enerji Raporu, 1997. &lt;br/&gt;Türkiye henüz tarým toplumu olmaktan kurtulamamýþ, endüstrileþmesini tamamlayamamýþ bir geliþme s</description></item><item><title>KOJENERASYON</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?kojenerasyon-449862.html</link><description>ITME VE MOMENTUM&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Newton, hareken kanunlarýný açýklarken, &quot;kuvvet-ivme&quot; iliþkisi yerine &quot;kuvvetin itmesi&quot; ve &quot;hareketlilik miktarý&quot; yani momentum arasýndaki iliþkiyi kullanmýþtýr. Aslýnda bu iki yöntem arasýnda matematiksen olarak bir faklýlýk söz konusu deðildir. Fakat farklý bir bakýþ açýsýyla yapýlan kullanýþlý tanýmlar yardýmýyla kazanýlan bilgiler çoðu zaman gizli kalmýþ bazý noktalarý aydýnlatýr. Ýki topun veya iki atom altý parçacýðýn çarpýþmasý ve bir meteorun yeryüzüne çarpmasý sýrasýndaki etkileþim kuvvetlerine ait çok az bilgimiz vardýr. Buna raðmen ihtiyacýmýz olan fiziksel büyüklüklerin deðerlerini tahmin etmemiz momentum ve enerji yöntemlerini kullanarak mümkün olmaktadýr. Bu nedenle belkide en önemli yasalarýn ikisi enerjinin momentumun korunumu yasalarýdýr. &lt;br/&gt;DedeKorkutun anlattýðý Boðaç Han hikayesini okumuþsunuzdur. Bu hikayede bir boða ile güreþerek gerçekleþtirdiði zorlu mücadele sonucunda kahraman bir gence isim verilmesi anlatýlýr. Boðaç Han olaðan üstü  hýzla gelen bir boðayý durdurmak için büyük bir çaba gösterir. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;                 ITME(IMPULS) NEDÝR?&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Þekilde görülen kamyon bir saman yýðýnýna girdiðinde küçük bir kuvvetle fakat, uzun sürede durabilmektedir. Þekil 2 de ise ayný kamyon bir duvara çarptýðýnda büyün bir kuvvetle fakat kýsa bir sürede durmaktadýr. Bu gözlemlerimizden cisimlerin hareketliliðini artýrmak veya azaltmak için gerekli olan kuvvetin; &lt;br/&gt;* cismin kütlesi ve hýz deðiþimi ile  doðru&lt;br/&gt;*Uygulama süresi ile ters orantýlý olduðu anlaþýlýr&lt;br/&gt;Kýsaca bir cisme etkiyen kuvvet ile kuvvetin etki süresinin çarpýmýndan oluþan vektörel deðere itme(impuls) denir.&lt;br/&gt; &quot;I&quot; ile gösterilir.&lt;br/&gt;                   s&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;                                       Ns         N &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;MOMENTUM NEDÝR?&lt;br/&gt;M kütleli bir cisim V hýzýna sahip ise bu cismin mV büyüklüðünde bir momentumu vardýr. Momentum vektörel bir büyüklüktür ve &quot;P&quot; harfi ile gösterilir. Bir cismin momentumu anlýk hýzýyla ayný yöndedir. Çünkü momentumu oluþturan kütle skaler bir niceliktir. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;    m/s&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;                                                            kgm/s       kg&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;ITME-MOMENTUM DEÐÝÞÝMÝ&lt;br/&gt;Ýki cisim arasýnda bir etkileþme kuvveti bulunduðu halde bunlardan birisinin diðerine etkittiði kuvvet sebebiyle her birisinin momentumunda deðiþiklik olur. (Kuvvet çekim, elektrik, magnetik veya baþka bir menþeli olabilir.) Bundan baþka Newtonun üçüncü kanununa göre cisimlerden birisine etkiyen kuvvet daima etkiyen kuvvete zýt yönde eþit olcaðý için bu kuvvetlerin impulslarýda zýt yönde ve deðerce birbirlerine eþit olurlar. &lt;br/&gt;Kütlesi m olan bir cisme   süresince etkiyen kuvvetlerin bileþkesi sabit  olsun. Dinamiðin temel ilkesine göre cismin kazanacaðý ivme : &lt;br/&gt;                          olacaktýr.          Ývme için:   baðýntýsý ile&lt;br/&gt;                                            &lt;br/&gt;Buna göre yukarda belirtilen   büyüklüðünde, cismin momentum deðiþimi olduðu anlaþýlýr. Bir cismin momentum deðiþimi  ile gösterilir. Her zaman o cisme uygulanan itme miktarý o cismin momentum deðiþimine eþit olmaktadýr. &lt;br/&gt;   bu ifadeye itme-momentum teoremi denir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;GRAFÝKLERÝN ÝNCELENMESÝ&lt;br/&gt;Kuvvet-zaman ve Momentum-zaman grafikleri Ýþ hesaplamalarýnda olduðu gibi itmeyi de pratikte sýkça rastlanan deðiþken kuvvetler durumunda hesaplamak istersen grafik metodu kullanýrýz. Biz cisme ait kuvvet-zaman grafiðinde, eðrinin altýnda kalan itmeyi dolayýsýyla momentum deðiþimini verir.Yani kuvvet-zaman &lt;br/&gt;(F-t) grafiklerinde &lt;br/&gt;                                  olur.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;F-t grafiðinde zaman ekseni üzerindeki alan pozitif (+) yönde itme veya momentum deðiþimini zaman ekseninin altýndaki alan ise negatif (-) yöndeki itmeyi veya momentum deðiþimini verir. &lt;br/&gt;                                                                   &lt;br/&gt;&amp;#61669;Alan = &amp;#61669;I = &amp;#61669; =  &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Þekil &quot;b&quot; de görüldüðü gibi momentum-zaman grafikleri altýndaki alan ise herhangi bir fiziksel anlam taþýmamaktadýr. Dikkat edilirse grafikteki eðim    dir. Buda   momentum zaman grafiðinde, grafiðin eðimi, o cisme hareket doðrultusunda etki eden kuvveti vermektedir. Yani momentum-zaman grafiklerinde &lt;br/&gt;                                   eðim &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;                  MOMENTUMUN KORUNUMU &lt;br/&gt;Gözlemlerimiz sonucu bir cismin hareketliliðinin hýz ve kütlesi ile orantýlý olduðunu çýkarmýþtýk. Hareketlilik deðiþiminde büyük bir kuvvetle az bir zaman içersinde veya küçük bir kuvvetle uzun bir zamanda gerçekleþebileceðinden söz etmiþtik. Bu gözlemler sonucunda   þeklinde söz etmiþtik.</description></item><item><title>BÝR ELÝMÝZDE FOSÝL YAKIT,  BÝR ELÝMÝZDE AYNA, UMURUMUZDA MI DÜNYA VEA BÝYOKÜTLE ÝLE ENERJÝSÝ</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?bir-elimizde-fosil-yakit,--bir-elimizde-ayna,-umurumuzda-mi-dunya-vea-biyokutle-ile-enerjisi-439222.html</link><description>BÝR ELÝMÝZDE FOSÝL YAKIT,  BÝR ELÝMÝZDE AYNA, UMURUMUZDA MI DÜNYA veya BÝYOKÜTLE ile ENERJÝSÝ ?&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Sürdürülebilir Kalkýnma için Enerji Güvenliði, Çevre Kirliliði, Küresel Ýklim Deðiþikliði ve Kuraklaþma ile Erozyon ve Çölleþme Kýsýrdöngüsü ile Yaban Hayatý ve Biyoçeþitliliðin Korunmasý, Kýrsal Kalkýnma ve Ýstihdam konularý bizi ilgilendiriyor mu?&lt;br/&gt;Bu konularda BM, DB, GEF, WEC, IEA, AB ve Aday ülkeler, ABD, Kanada ve Avusturalya, Kýrgýzistan, Kore, Çin, Hindistan ve diðer birçok Asya ülkesi Brezilya ile diðer G.Amerika ve Karayipler ülkeleri Güney Afrika ülkeleri Neleri, Niçin araþtýrýyor, planlýyor ve uyguluyor? &lt;br/&gt;Tüm bu konularda T. C. ne yapýyor?&lt;br/&gt;Gündelik dilimize yerleþen ama deðerlendirmeler, tartýþmalar  dýþýndaki etkinliði  eksi veya artý büyüme hýzýna sahip ulusal plan ve stratejilerimize yansýyamayan, küresel ve ulusal sorunlarýn çözümü konusundaki uluslararasý çabalar ve araçlarý ile  yararlarý konularýný ne kadar izleyebiliyoruz? &lt;br/&gt;Ön tarama sürecine girmiþ 12 aday ülkeden biri olarak AVRUPA BÝRLÝÐÝnin Sürdürülebilir Kalkýnma - Ýklim Deðiþikliði - Enerji - Çevre kirliliði - Erozyon - Çölleþme - Kýrsal Kalkýnma  ile ilgili araþtýrma, plan ve uygulamalarý ile T.C.ine yansýmalarý neler ve bu baðlamda  rakip 11 ADAY ÜLKE neler yapýyor?&lt;br/&gt;&quot;Türkiye Çöl Olmasýn&quot;, &quot; Erozyonu Önleyelim&quot; sloganlarýný benimsedik ama T.C. nin 1998 yýlýndan bu yana tarafý olduðu BM Çölleþme Ýle Mücadele Sözleþmesi, GEF tarafýndan desteklenen Biyoçeþitliliðin korunmasý projesi çerçevesinde bilimsel ve teknik yöntemlerin yurdumuzdaki uygulamalarý, tüm bu yerel ve küresel sorunlar, elde edilen sonuçlarý deðerlendirebiliyor muyuz?&lt;br/&gt;Kýrsal  iþsizlik ve fakirleþme, kentlere göç, kendini besleyemeyen ülke olma sorunlarý, nedenleri tartýþýlýyor  ama çözüm alternatifleri konusunda ne kadar bilgimiz var?&lt;br/&gt;Kullandýðýmýz ithal enerji kaynaklarýnýn fiyatlarý ve emisyonlarý dýþýnda kalan özellikleri nelerdir,  hangi oranda ikame edebilir ve yerli potansiyelimizi deðerlendirebiliriz?&lt;br/&gt;Bu konular ABD baþta olmak üzere petrol ve doðalgaz zengini ülkeler dýþýnda her yerde politik, bilimsel ve teknik platformlarda tartýþýlýr, etkin çözümler aranýr, geliþtirilir ve uygulanýrken Türkiye&quot;de niçin gündemde deðil? &lt;br/&gt;Örnek:  Sayfa baþlarýnda anahtar sözcüklerle ilgili olarak bulunan web site sayýsýný veren Google gibi bir arama motoru ile &quot;renewable energy&quot;,  &quot;biomass energy&quot;  ve ilk sýrada çýkan web sitesi olan ABD Enerji Bakanlýðý içinde bu konularla ilgili site taramasý konunun günümüzdeki önem ve kapsamý hakkýnda fikir vermeye yeterli.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;ENDÜSTRÝLEÞMEYLE BÜYÜYEN KÜRESEL SORUNLAR  YUMAÐI &lt;br/&gt;OPEC örgütlenmesiyle petrolde %70-100 fiyatlanma, Ýran Ýslam Cumhuriyetiyle sorunlar sonucu doðal gaz ve kömürün yýlda %20 deðerlenmesi, A.B.D. Three Miles adasýnda  Çin Sendromu ve Çernobil Kazalarýndan sonra Körfez krizi geliþmiþlerin enerji planlarýný deðiþtiren olaylardýr. Kirleticiliði nedeniyle yaygýn yataklardan elde edilen kömürün tahtýný kaptýrdýðý petrolün üretici tekelleþmesine açýk, temin sürekliliðiyle fiyat istikrarý þüpheli kaynak oluþu,  nükleer atýk sorununa karþýn büyük ümitler baðlanan nükleer santrallarýn Kanada&quot;da %30 oranýnda, ABDde 5inin güvenlik nedeniyle kapatýlmasý ve kalanlarýn iþletme ve yatýrým    maliyetinin güvenlik önlemleri nedeniyle ortalama 4 kat yükselmesi popülaritesini düþürmüþtür. 1980li yýllara kadar ortalama 1,100 MW lýk 131 yeni santral sipariþinin iptali ve 1980 sonrasý da  63 santral sipariþinin iptali ve  yeni sipariþlerin büyük ölçüde durmasý enerji konusunda yeni arayýþlarýn gündeme getirilmesine önemli katkýda bulunmuþtur. T.C. inin nükleer santrala talip olduðu dönemde de güvenlik sorunu hala tam çözülebilmiþ deðildir ve 16 Mayýs 2001 günü A.B.D. Enerji Bakanlýðý  ile Güney Kore Bilim ve Teknoloji Bakanlýðý arasýnda kýrsal bölgelerin enerji gereksinimi için modüler ve güvenliði tam küçük kapasiteli nükleer santral teknolojisi için iþbirliði andlaþmasý imzalamýþtýr (1).&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;ULUSLAR ARASI DÜZEYDE ALTERNATÝF ENERJÝ KAYNAKLARI ARAYIÞLARI&lt;br/&gt;Enerji sorunl</description></item><item><title>YÝNELENEBÝLÝR ENERJÝ</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?yinelenebilir-enerji-364787.html</link><description>YENÝLENEBÝLÝR ENERJÝ&lt;br/&gt;Rüzgar Enerjisi ve Hidro Enerji ile ilgili ABD ve Ýngiltere Örnekleri&lt;br/&gt;Rüzgar Enerjisi&lt;br/&gt;Rüzgar enerjisi binlerce yýldan beri tahýl öðütmek, su pompalamak amacýyla ve diðer&lt;br/&gt;mekanik enerji uygulamalarýnda kullanýlmaktadýr. Küresel olarak, günümüzde bir&lt;br/&gt;milyondan fazla yel deðirmeni bulunmaktadýr ve bunlar genel olarak su pompalamak&lt;br/&gt;amaçlý yapýlmýþtýr. Rüzgar bu amaçlara yönelik kullanýlmaya devam edecektir ve ayný&lt;br/&gt;zamanda rüzgar enerjisi geleneksel elektrik üretim formlarýnýn sebep olduðu kirlenme&lt;br/&gt;problemi oluþturmadan küçümsenmeyecek miktarlarda elektrik enerjisi üretebilecek bir&lt;br/&gt;araç olarak da kullanýlacaktýr1.&lt;br/&gt;Rüzgardan elektrik enerjisi üretme çabalarý 19. yüzyýlýn sonlarýnda baþlamýþtýr. Rüzgarýn&lt;br/&gt;bir enerji kaynaðý olarak kullanýmý kütle halindeki hareketli havanýn içerisindeki gücün&lt;br/&gt;þaft enerjisine dönmesi ile gerçekleþir. Deðiþim süreci, þaft üzerinde bir kuvvet yaratmak&lt;br/&gt;için havanýn aerodinamik direncini kullanmaktadýr. Bunun sonucunda da daha sonra&lt;br/&gt;elektrik enerjisine çevrilen mekanik enerji oluþmaktadýr.&lt;br/&gt;Rüzgar enerjisinin ekonomisi&lt;br/&gt;Rüzgardan elektrik enerjisi üretip satmanýn diðer iþlerden pek farklý bir yaný yoktur.&lt;br/&gt;Ekonomik olarak geçerli olabilmesi için, diðer iþlerde de olduðu gibi elektrik üretim&lt;br/&gt;maliyeti satýþ fiyatýný aþmamalýdýr2.&lt;br/&gt;Genel olarak, rüzgar enerjisi projelerinin ekonomik anlamda onaylanabilmesi için iki&lt;br/&gt;önemli faktörü göz önünde bulundurmasý gerekmektedir. Bunlardan birincisi teknik&lt;br/&gt;faktörler, ikincisi ise finansal maliyetidir.&lt;br/&gt;Teknik Faktörler&lt;br/&gt;Rüzgar türbinleri ne kadar verimli olursa kWh baþýna maliyet o kadar düþük olur3.&lt;br/&gt;Verimlilik: (a) bölgenin rüzgar durumuna, (b) bölgenin büyüklüðüne (c) rüzgar türbinlerinin&lt;br/&gt;hazýr bulunmasýna ve (d) rüzgar türbinlerinin düzenlenme biçimine baðlýdýr.&lt;br/&gt;1 Eskiden Deðirmen amaçlý kullanýldýðý için Yel Deðirmeni olarak adlandýrýlan Rüzgar Deðirmenleri, fonksiyonel olarak&lt;br/&gt;buhar ve gaz türbinlerine benzediði için günümüzde rüzgar türbinleri olarak, adlandýrýlmaktadýr. Bunlar ayný zamanda&lt;br/&gt;rüzgar enerjisi dönüþtürme sistemi, rüzgar jeneratörleri ya da hava jeneratörleri olarak da adlandýrýlýr.&lt;br/&gt;2 Elektrik fiyatýna sadece üretim maliyeti dahil olmayýp, buna enerji sübvansiyonlarý ve vergiler de dahildir.Rüzgarýn arada bir kesilme ihtimali bulunmaktadýr ve rüzgarýn esme durumu coðrafya ve&lt;br/&gt;topografyadan oldukça fazla etkilenmektedir. Bir anlýk rüzgar hýzý ile mevcut enerji&lt;br/&gt;arasýnda zýt bir iliþki bulunmaktadýr. Ancak, enerji türbinlerinden çýkan enerji miktarý,&lt;br/&gt;saniyede 7-10 metre civarýnda olan yýllýk ortalama rüzgar hýzý (AMWS) ile paralel olarak&lt;br/&gt;artmamaktadýr. Ortalama rüzgar hýzý arttýkça, türbindeki kontrol sistemi enerji üretimini&lt;br/&gt;kýsýtladýðý için rüzgardaki enerjinin büyük bir kýsmý daðýlmaktadýr. Tipik olarak, saniyede&lt;br/&gt;AMWS&quot;si 8 metre olan bir sitede, ayný türbinlerle AMWS&quot;si saniyede 6 metre olan bir&lt;br/&gt;siteden % 80 oranýnda daha fazla enerji üretmesi beklenir. Bu durumda yatýrým masraflarý&lt;br/&gt;yakýn ölçülerde ise, yüksek üretim genel</description></item><item><title>BÝLGÝSAYARLA BÜTÜNLEÞÝK ÜRETÝM II</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?bilgisayarla-butunlesik-uretim-ii-354208.html</link><description>Bilgisayarla Bütünleþik Üretim II&lt;br/&gt;CAD-CAM Bütünleþmesi&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Bütünleþme boyutundaki CAD tasarýmlarýnýn düzenlenmesinde bazý sýkýntýlarla karþýlaþýlmaktadýr.&lt;br/&gt;a.Ýþlerdeki farklýlaþmalar&lt;br/&gt;b.Ýþ performanslarýndaki farklýlaþmalar&lt;br/&gt;c.Kaybolan ya da görünmeyen sistem arayüzleri&lt;br/&gt;d.Aþýrý miktardaki veritabanlarý&lt;br/&gt;e.Bilgi düzeyindeki farklýlýklar&lt;br/&gt;f.CAD sistemlerinin bilgisayar baðýmlýlýðý&lt;br/&gt;g.Farklý giriþ ve çýkýþ cihazlarý gereksinimleri&lt;br/&gt;h.Bölümler arasý sýnýrlarý aþabilecek uygulamalar&lt;br/&gt;Bütünleþik Ýþlem Bilgisi&lt;br/&gt;Þirketin fonksiyonel alanlarý bilgi akýþý yardýmýyla diðerleri ile iletiþim halindendir. Üretim planlama doðrultusunda üretim dokümantasyonundan elde edilen bilginin kullanýmý, bu bilginin çok amaçlý kullanýmýný mümkün kýlar.&lt;br/&gt;Bütünleþik CAD Sistemlerinin Yazýlým Yapýlarý&lt;br/&gt;CAD sistemlerinin yapýsý gereði veri depolama modülündeki veri dosyalarýnýn ve iletiþim modüllerinin sayýsý mümkün olduðunca azaltýlmýþtýr.&lt;br/&gt;Veri bankasý uzun dönemli olarak kaydedilen veri kayýtlarýný ve veri yönetim fonksiyonlarýný kapsar. CAD sistemlerinin fonksiyonel modülleri arasýndaki veri transferi, arayüzler yardýmýyla yerine getirilir.&lt;br/&gt;Fonksiyonel modüller ve arayüzler kullanarak CAD sistemleri iki farklý metoda göre tasarlanabilirler. CAD sistemlerinin merkezi elemaný, ortak veri dosyasýna eriþim saðlayan standardize tekniklere sahip olan baðlantýlý bir merkezi sistem, ya da farklý yapýdaki sistem bilgisinin ortak bir yapýda dosyalanmasý için baðlantýlý bir veri dosyalama sistemi olabilir.&lt;br/&gt;Bütünleþik CAD Sistemlerinin Donaným Yapýlarý&lt;br/&gt;Bir merkezden idare edilemeyen veri ihtiyaçlarý ve artan CAD sistemleri ile ilgili program ve veri hacimleri, iþlemleri birden fazla bilgisayara paylaþtýrýlmasý zorunluluðunu ortaya çýkarmýþtýr. Bu paylaþým, optimum noktayý yakalayabilmek için bilgisayarlarýn kapasitelerine göre yapýlýr. Bu paylaþým;&lt;br/&gt;1.Merkezi bilgisayarlar: üretim verisi yönetimi, zaman alýcý hesaplamalar vb. karmaþýk iþlemleri üstlenir.&lt;br/&gt;2.Uydu bilgisayarlar: Geometrik veri iþleme, proses planlama vb. iþleri üstlenir.&lt;br/&gt;3.Ýþ istasyonu bilgisayarlarý: Grafik oluþturma ve etkileþim gibi iþleri üstlenir.&lt;br/&gt;Merkezi bilgisayar ile uydu bilgisayar arasýnda yüksek miktarda veri transferine ihtiyaç duyulabilir.&lt;br/&gt;Bütünleþik Sistemlerle Çalýþma Teknikleri&lt;br/&gt;Bütünleþik sistemlerin uygulanmasýyla, tasarýmcý ve proses planlayýcý için çalýþma þartlarý deðiþecektir. Otomatik bilgi formuyla, iþler arasýndaki etkileþim arttýrýlarak, daha iyi iletiþim kurulmasý saðlanacaktýr.&lt;br/&gt;Bütünleþik sistemlerle, elle yapýlan iþlerin yüzdesi oldukça azalýr. &lt;br/&gt;Bütünleþik CADCAM sistemlerinde insan-makina iletiþimi çeþitli teknikler yardýmýyla yerine getirilebilir.&lt;br/&gt;Bütünleþme Gereksinimleri&lt;br/&gt;Kimi zamanlar bir çizim, CAD bakýþ açýsýyla kusursuz görülürken, NC yazýlým paketine transfer edildiðinde bazý eksiklikler ortaya çýkabilir. CAD ile NC yazýlýmlarý arasýnda daha iyi iletiþim için tasarýmcýlarýn, CAD verisini oluþtururken aþaðýdaki hususlarý dikkate almalarý gereklidir;&lt;br/&gt;1.Parça nümerik verisi doðru olmalýdýr&lt;br/&gt;2.Parça verisi uygun þekilde toleranslanmýþ olmalýdýr&lt;br/&gt;3.Çizim toleranslarý, pratikteki üretim deðerleri ile uyuþmalýdýr&lt;br/&gt;4.Parça çizimlerinde profil elemanlarý birbirleriyle kesinlikle baðlanmamalýdýr.&lt;br/&gt;5.Çizim elemanlarýnýn üst üste gelmesinden kaçýnýlmalýdýr&lt;br/&gt;6.Boyut oluþumu özenle yapýlmalýdýr.&lt;br/&gt;7.Üretim emrine parça geometrisi girilmelidir.&lt;br/&gt;CAD Sistemlerinin Konfigürasyonu, Deðerlendirilmesi ve Seçimi&lt;br/&gt;Kullanýcýlarýn CAD alanýna ne zaman ve nasýl girmeleri konusunda karþýlaþtýklarý sýkýntýlar þunlardýr;&lt;br/&gt;*Artan yazýlým ve donaným teklifleri&lt;br/&gt;*Ýlgili standartlardaki belirsizlikler&lt;br/&gt;*Baþlangýç maliyetlerinin yüksekliði&lt;br/&gt;*Karar verme eksikliði&lt;br/&gt;*Kalifiye personel eksikliði&lt;br/&gt;*Bir CAD sisteminin planlanmasý, seçimi ve alýnmasý arasýndaki süre.&lt;br/&gt;CAD Deðerlendirme Modeli&lt;br/&gt;1.Yönetim: Maliyetlerin ve tasarruflarýn analizi ve planlanmasýdýr.&lt;br/&gt;2.Çevre: Bir CAD sisteminin seçimi, alýnmasý ve çalýþmasýný direkt olarak etkileyecek çevresel yapýdýr.&lt;br/&gt;3.Uygulama: Amaçlarý ve gereksinimleri þekillend</description></item><item><title>ENERJÝ KAYNAKLARINDAN EKONOMÝK OLARAK YARARLANMAYI KAVRAYABÝLME</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?enerji-kaynaklarindan-ekonomik-olarak-yararlanmayi-kavrayabilme-382963.html</link><description>Enerji Kaynaklarýndan Ekonomik Olarak Yararlanmayý Kavrayabilme&lt;br/&gt;Yazar: Esra Yýldýz&lt;br/&gt;Kurum: Pamukkale Üniversitesi Sýnýf Öðr.&lt;br/&gt;Yýl: 2002&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Hedef 1: Katý, sývý ve gaz yakacaklardan ekonomik olarak yararlanmayý kavrayabilme&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Davranýþlar: 1. Katý yakacaklarýn isimlerini söyleme, yazma&lt;br/&gt;2. Katý yakacaklarý ýsý deðeri yönünden karþýlaþtýrma&lt;br/&gt;3. Katý yakacaklarýn kullanýldýðý yerleri söyleme&lt;br/&gt;4. Sývý yakacaklarýn isimlerini söyleme, yazma&lt;br/&gt;5. Sývý yakacaklarýn kullanýldýðý yerleri söyleme, yazma&lt;br/&gt;6. Gaz yakacaklarýn isimlerini söyleme, yazma&lt;br/&gt;7. Gaz yakacaklarýn kullanýldýðý yerleri söyleme, yazma&lt;br/&gt;8. Katý, sývý, gaz yakacaklarýn kullanýmýnda dikkat edilmesi gereken hususlarý söyleme, yazma&lt;br/&gt;9. Katý, sývý gaz yakacaklarý ekonomik olarak kullanmak için alýnacak önlemleri açýklama&lt;br/&gt;10. Yakacaklarýn kullanýmýnda çevrenin kirletilmemesi gerektiðini söyleme ve uygulama&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Hedef 2: Güneþ enerjisinden yararlanmak&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Davranýþlar: 1. Güneþin ýsý ve ýþýk kaynaðý olduðunu söyleme, yazma&lt;br/&gt;2. Dünyamýzýn Güneþten gelen ýsý enerjisi ile ýsýndýðýný söyleme, yazma&lt;br/&gt;3. Suyun tabii dolanýmýna Güneþ enerjisinin etkisini açýklama&lt;br/&gt;4. Yeþil yapraklý bitkilerin Güneþ enerjisinden yararlanarak besin yaptýklarýný söyleme, yazma&lt;br/&gt;5. Güneþ enerjisinden yararlanma yollarýna örnekler verme&lt;br/&gt;6. Ülkemizin Güneþ enerjisi bakýmýndan zenginliðini açýklama&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Hedef 3: Yenilenebilir enerjiyi kavrayabilme &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Davranýþlar: 1. Yenilenebilir enerjinin ne olduðunu açýklama&lt;br/&gt;2. Yenilenebilir enerji kaynaklarýný söyleme, yazma&lt;br/&gt;3. Yenilenebilir enerjinin gereði ve önemini açýklama&lt;br/&gt;4. Yenilenebilir enerji ile çevre kirliliði arasýndaki iliþkiyi açýklama&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Araç ve Gereçler: 4. Sýnýf Fen Bilgisi ders kitabý, 4. Sýnýf ünite dergileri, asetat, tepegöz, yazý tahtasý&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Yöntem- Etkinlik- Stratejiler: Aktarma yöntemi- düz anlatým, tartýþma, soru-cevap etkinlikleri&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Ýþleniþ: Derse &quot;Yakacak denince ne anlýyorsunuz?&quot; , &quot;Evinizde ýsýnmak için hangi yakacaklarý kullanýyorsunuz?&quot; gibi sorularla baþlanarak, öðrencilerin derse motivasyonlarý saðlanacak. Öðrencilerden alýnan cevaplar doðrultusunda katý, sývý, gaz yakacaklarýn neler olduklarý tarafýmdan söylenecek. Bu yakacaklardan ekonomik olarak nasýl yararlanmamýz gerektiði açýklanacak. Güneþ enerjisinden nasýl faydalanacaklarý kavratýlacak. Yenilenebilir enerji hakkýnda bilgi verilecek. Yenilenebilir enerjinin önemi ve çevreye olan etkileri tartýþýlacak. &lt;br/&gt;Öðrencilerin somut yaþantýlar kazanarak öðrenmelerinin daha etkili olmasýndan dolayý; derse aktif katýlýmlarý saðlanacak. Tartýþma ve soru-cevap etkinlikleri sayesinde dikkatlerinin daðýlmamasý saðlanacak. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Deðerlendirme: 1.Katý, sývý ve gaz yakacaklara örnek veriniz.&lt;br/&gt;2. Katý, sývý, gaz yakacaklarý ekonomik olarak nasýl kullanýrýz?&lt;br/&gt;3.Ülkemizin hangi bölgeleri Güneþ enerjisi bakýmýndan daha zengindir? &lt;br/&gt;4.Yenilenebilir enerji nedir?&lt;br/&gt;5.Yenilenebilir enerjilere örnek veriniz.&lt;br/&gt;Enerji Kaynaklarýndan Ekonomik Olarak Yararlanmayý Kavrayabilme&lt;br/&gt;Yazar: Esra Yýldýz&lt;br/&gt;Kurum: Pamukkale Üniversites</description></item><item><title>YENÝLENEBÝLÝR ENERJÝ KAYNAKALARI</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?yenilenebilir-enerji-kaynakalari-452404.html</link><description>YENÝLENEBÝLÝR ENERJÝ KAYNAKLARI &lt;br/&gt;21. Yüzyýla girerken, artan nüfus ve sanayileþmeden kaynaklanan enerji gereksinimi ülkemizin kýsýtlý kaynaklarýyla karþýlanamamakta, enerji üretimi ve tüketimi arasýndaki açýk hýzla büyümektedir. Bu durumda, kendi öz kaynaklarýmýzdan daha etkin biçimde yararlanmak giderek artan bir önem kazanmaktadýr. Enerji talebindeki hýzlý artýþýn karþýlanmasýnda, yenilenebilir enerji kaynaklarýndan en etkin ve rasyonel biçimde yararlanýlmasý amacýyla kamu yatýrýmlarýnýn artýrýlmasýnýn yaný sýra özel sektör yatýrýmlarýnýn bu alana kanalize edilmesinin teþviki de yararlý olacaktýr. &lt;br/&gt;Diðer taraftan, geleneksel enerji üretim yöntemleri bugün çevre kirliliðinin önemli nedenlerinden biridir ve bu yöntemlerde kullanýlan fosil yakýtlarýn tüketiminin, çevre konusundaki uluslararasý taahhütler nedeni ile azaltýlmasý gündemde olan bir konudur. Ayrýca, fosil yakýtlarýn bir süre sonra tükeneceði gerçeði de bilinmektedir. Bütün geliþmiþ ülkeler çevre-dostu, yenilenebilir enerji kaynaklarýndan yararlanmaya olaðanüstü bir önem vermektedir. Bu yönüyle gelecek yüzyýl, güneþ ve onun türevleri ile diðer tükenmez ve temiz enerji kaynaklarý kullanýmýnda atýlým yapýlacak bir yüzyýl olma görünümündedir. &lt;br/&gt;Ancak, yeni ve yenilenebilir enerji kaynaklarý olarak isimlendirilen bu alternatif kaynaklardan yararlanýlmasý, hidrolik enerji dýþýnda, teknolojik geliþimlerinin yeniliði ve geleneksel kaynaklarla ekonomik açýdan rekabet edebilme güçlükleri nedeniyle, bugüne kadar arzulanan düzeye ulaþamamýþtýr. Bununla birlikte, jeotermal, pasif güneþ, rüzgar ve modern biyokütle enerjisi teknolojileri, bugün dünya enerji pazarlarýnda yer almaya baþlamýþtýr. Enerji bitkileri, foto-voltaik ve denizde rüzgar enerjisi teknolojilerindeki Ar-Ge çalýþmalarý devam etmektedir. Yeraltýnda ýsýl enerji depolamasý, özellikle geliþmiþ ülkelerde hýzlý bir yaygýnlaþma sürecine girerken, hidrojen enerjisi teknolojisinde yoðun araþtýrmalarýn sürdürüldüðü gözlenmektedir. &lt;br/&gt;Shell Uluslararasý Petrol Þirketi, 2025 yýlýnda yenilenebilir enerji&lt;br/&gt;kaynaklarýnýn dünya enerjisine katkýsýnýn, fosil yakýtlarýn bugünkü katkýsýnýn&lt;br/&gt;yarýsý ve hatta üçte ikisi kadar olacaðýnýn beklendiðini açýklamýþtýr.&lt;br/&gt;Intergovernmental Panel of Climate Change (IPCC), iklim deðiþikliði üzerindeki&lt;br/&gt;etkileri azaltýcý nitelikte enerji temin imkanlarý konusundaki 1995 yýlý&lt;br/&gt;deðerlendirmesinde, bu oraný beþte iki olarak öngörmektedir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Avrupa Birliði, 2010 yýlý için yenilenebilir enerji alanýndaki stratejik&lt;br/&gt;hedeflerini þöyle belirlemiþtir:&lt;br/&gt;1,000,000 fotovoltaik çatý (1000 MWp)&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;10,000 MW ilave rüzgar enerjisi kapasitesi&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;10,000 MWth  ilave biyokütle enerjisi kapasitesi&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;enerji ihtiyacýnýn tamamýný yenilenebilir kaynaklardan saðlayacak pilot&lt;br/&gt;bölgelerin oluþturulmasý (1500 MW&quot;lýk bir artýþ)&lt;br/&gt;Bu hedeflerin gerçekleþmesi ile, CO2 emisyonlarýnda yýllýk toplam 402&lt;br/&gt;milyon tonluk bir düþüþ saðlanacaðý belirtilmektedir.&lt;br/&gt;Enzimatik hidroliz teknolojilerinin kullanýlmasý ile, içten yanmalý motorlar ve yakýt hücrelerinde kullanýlmak üzere etanol eldesinin 2010-2015 yýllarýnda benzinle rekabet edebilecek düzeye gelmesi beklenmektedir. Böylece biyokütlenin karbonhidrat (selüloz) fraksiyonlarýndan etanol, lignin fraksiyonlarýndan ise ileri biyokütle teknolojisi ile elektrik enerjisi elde edilecektir. &lt;br/&gt;Proton deðiþtirici membranlý yakýt hücreleri ile çalýþan araçlar 2020li yýllarýn gündemindedir ve benzinli araçlara göre %70 daha temiz olacaklardýr. &lt;br/&gt;Ülkemizde ise bu konulara ilk olarak 1960-1970 döneminde el atýlmýþ, ancak fazla bir geliþme saðlanamamýþtýr. Yenilenebilir kaynak oluþlarý, en az düzeyde çevresel etki yaratmalarý, iþletme ve bakým masraflarýnýn az olmasý ve en önemlisi ulusal nitelikleri ile güvenilir enerji arzý saðlamalarý, bu kaynaklarýn ülkemiz için önemini büyük ölçüde artýrmaktadýr. &lt;br/&gt;Bu kapsamda, öncelikli olarak, yeni ve yenilenebilir enerji kaynaklarýna yönelik Ar-Ge ve yatýrým olanaklarýnýn belirlenmesinde, ulusal bazda koordinasyon ve yetki daðýlýmýnýn net bir biçimde gerçekleþtirilmesine ihtiyaç duyulmaktadýr. Bu çerçevede, TÜBÝTAK inisyatifinde ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlýðý, üniversiteler ve diðer araþtýrma kuruluþlarý ile iþbirliði içerisinde; &lt;br/&gt;*yenilenebilir enerji alanýnda dünyadaki teknolojik geliþmelerin statüsünün analiz edilmesi ve ülkemiz þartlarýnda teknik ve ekonomik açýdan uygulanabilir olarak belirlenen teknoloji alternatifleri bazýnda, orta ve uzun dönem ulusal teknoloji araþtýrma stratejilerinin düzenli olarak belirlenmesi; &lt;br/&gt;*uygula</description></item><item><title>NÜKLEER GÜÇTEN ELEKTRÝK ENERJÝSÝ ÜRETÝMÝNÝN EVRÝMÝ</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?nukleer-gucten-elektrik-enerjisi-uretiminin-evrimi-375896.html</link><description>NÜKLEER GÜÇTEN ELEKTRÝK ENERJÝSÝ ÜRETÝMÝNÝN EVRÝMÝ&lt;br/&gt;  &lt;br/&gt;Teknoloji, atom çekirdeðinin partiküllerini bir arada tutan kuvvetlerin yarattýðý enerji türünü ilk olarak II. Dünya Savaþýnda silah endüstrisinde kullandý. Yaratýlan ürün atom bombasýydý. Bu silahýn nasýl bir kitle yok etme aracý olduðu ve doðurduðu dehþet verici sonuçlar  II. Dünya Savaþý uygulamalarýyla ortaya konmuþtur. Bu tür bilgi ve deneyim birikimine sahip ülkeler daha sonraki devirde atom silahlarýný gitgide artan kapasiteyle üretmeye ve atom enerjisini de bilhassa savaþ gemilerinin yakýtý yönünde kullanmaya devam ettiler. Bunun yanýnda nükleer güçten insanlýk yararýna sonuçlar da elde edebilmenin çabasýna girdiler. Gerek týp alanýnda, gerek elektrik enerjisi üretiminde bu teknolojiye yer vermeye baþladýlar. 1950-55 döneminde elektrik üretmeye yönelik ilk reaktörler endüstri sahnesinde gözüktü. &lt;br/&gt;  Elektrik enerjisinin uygarlýða yararlý formu doðada hazýr bulunmaz. Kullanýlmaya hazýr þekli doðadaki birincil enerji kaynaklarýnýn, dönüþtürme süreçleri uyarýnca baþka enerji formuna çevrilmesiyle üretilir. Doðada bulunan ve bugünün koþullarýnda teknoekonomik önemi olan birincil kaynaklar: &lt;br/&gt;  1-Kömür (tükenir kaynak) &lt;br/&gt;2-Petrol (tükenir kaynak) &lt;br/&gt;3-Doðal gaz (tükenir kaynak) &lt;br/&gt;4-Radyoaktif elementler (tükenir kaynak) &lt;br/&gt;5-Hidrolik potansiyel (yenilenebilir baþ kaynak) &lt;br/&gt;6-Diðer yenilenebilir kaynaklar; güneþ, gel-git hareketleri, biyokütle, rüzgar, sýcak yeraltý sularýâ€¦.vb. &lt;br/&gt;  þeklinde sýnýflanýr. Ýþte bazý radyoaktif elementlerin (U233, U235 ve Pu239 gibi)  nötronlarla zorlamalý parçalanmasýyla açýða çýkan ýsýl enerjinin uygun dönüþüm yöntemleriyle elektrik enerjine çevrilmesi Nükleer Güç Santrallerinin ana çalýþma ilkesini oluþturmaktadýr. &lt;br/&gt;  1970&quot;li yýllarýn baþýnda dünya elektrik üretiminin % 0.1&quot;nin bu yolla elde edilmeye baþlanmasý bu teknolojinin çok verimli ve insanlýðýn geleceðini deðiþtirebilecek ölçüde heyecan verici olarak deðerlendirilmesine yol açmýþtý. Hele 1973 dünya petrol krizinin  yarattýðý ekonomik þartlar altýnda sadece ham karlýlýk çerçevesindeki parlak düzeyi, nükleer kaynaklý elektrik enerjisini çok çekici kýlmýþtý. O yýllarda 2020 yýlý için dünyanýn toplam elektrik enerjisi gereksiniminin 275000 TW.h (Terawatt.saat) olacaðý (1) ve bu miktarýn en az yarýsýnýn sadece nükleer enerjiyle rahatlýkla karþýlanacaðý kestirilmekteydi. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Tablo I.  En Yaygýn Þekilde Kullanýlan Teknoekonomik Enerji Birimleri.&lt;br/&gt;J1 watt gücündeki bir sistemin bir saniyede ürettiði veya tükettiði enerji miktarý &lt;br/&gt;toebir ton petrole eþdeðer enerji miktarý &lt;br/&gt;MtoeBir milyon ton petrole eþdeðer enerji miktarý &lt;br/&gt;tcebir ton kömüre eþdeðer enerji miktarý &lt;br/&gt;W.h1 watt gücündeki bir sistemin bir saatte ürettiði veya tükettiði enerji miktarý &lt;br/&gt;W.h baðýl olarak küçük  bir miktar olduðu için katlarý kullanýlýr. &lt;br/&gt;  kilo (k) Mega (M)Giga (G)Tera (T)Peta (P)Egza (E)&lt;br/&gt;   x103 x106x109x1012x1015x1018&lt;br/&gt;              &lt;br/&gt;1 toe = 44.8 GJ = 1.5 tce = 1100 m3 Doðal gaz (n.þ.a.) = 12200 kWh = 10</description></item><item><title>BARAJ</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?baraj-382537.html</link><description>BARAJ YERÝNÝN SEÇÝMÝ&lt;br/&gt;Topoðrafya &lt;br/&gt;Baraj yeri seçimi harita üzerinde vadinin daralaþtýðý yerlerin tespiti ve bu yerlerin arazide darlaþarak görülmesiyle baþlar. Arazi için en uygun yerler arkalarýnda büyük kapasiteli hazneleri teþkilinde imkan verecek darboðazlardýr. Bunun yanýnda dolusavak maliyeti de önemlidir. Çünkü dolusavak maliyeti baraj maliyetine yakýn hatta daha fazla tutabilir.Bu iki unsur karþýlaþtýrýlarak baraj yeri tespit edilmelidir. Dolusavak tip ve yeri ile baraj yer ve tipi doðrudan doðruya ilgilidir. Dolusavak  için müsait yerin bulunmasý baraj yeri seçimine tesir eder. &lt;br/&gt;Barajýn aktif depolama kapasitesi buharlaþma kayýplarýna baðlý olarak deðiþir. Göl alaný ne kadar geniþ olursa buharlaþma miktarý o kadar fazla olur. Bu bakýmdan tabaný düz derin vadiler daha uygundur.&lt;br/&gt;Ýstimlak ve Altyapý&lt;br/&gt;Su altýnda kalan meskenlerin ve arazilerin istimlak bedelleri ve sanayi tesislerinin, yol, demiryolu, köprü ,yüksek gerilim hatlarý, telekominikasyon hatlarý gibi altyapý tesislerin su altýnda kalmasý halinde bunlarýn baþka yerlere taþýnmasý önemli masraflara yol açarlar. Baraj yeri seçilirken maliyet hesaplarýnda bütün masraflarýn dikkate alýnmasý gerekir. &lt;br/&gt;Jeolojik Yapý &lt;br/&gt;Baraj ve hazne yerinin jeolojik yapýsý emniyete ve fonksiyona tesir eden en önemli faktörlerdir. Zemin üzerindeki aðýr yapýyý taþýyacak saðlamlýkta ve az geçirimli olmasý gereklidir. Çünkü zeminlerin temel maliyetleri geçirimli zeminlerin sýzma problemleri baraj maliyetini çok arttýrabilir. Karstik arazilerde yapýlan pek çok baraj su tutmamýþ ve geçirimsizliði zemini için aþýrý yatýrým gerektirdiðinde iþ görmez hale gelmiþtir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Malzeme Ocaklarýnýn Uzaklýðý&lt;br/&gt;Mevcut yollardan faydalanýlarak taþýnacak olsa bile malzeme nakliye masraflarý baraj maliyetini çok arttýrabilir. Yer seçiminde istenilen özelliklere sahip yeterli miktarlarda malzemenin yakýn çevrelerde bulunmasýna dikkat edilir. &lt;br/&gt;Ulaþým ve Personel Ýmkaný&lt;br/&gt;Baraj yerinin mevcut yollarýn yakýnýnda bulunmasý yeni yol yapýmý için gerekl</description></item><item><title>ENERJÝ</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?enerji-442671.html</link><description>ENERJÝ&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Enerji, iþ yapabilme yeteneðidir. Enerjinin boyutlarý iþin boyutlarý ile aynýdýr. Klasik mekanikte iþ, kütle (m) ile uzunluðun (l) karesinin çarpýmýnýn, zamanýn (t) karesine oraný (ml²/t²) olarak tanýmlanýr. Bu, kütle büyüdükçe ya da devinimin uzunluk arttýkça ya da devinimin süresi kýsaldýkça, yapýlan iþin ya da harcanan enerjinin artacaðý anlamýna gelir. Enerji çoðunlukla kilogram metre, joule, erg, BTU, kilovat saat gibi iþ birimleriyle ifade edilir.  &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Enerjinin Korunumu Yasasý, doðadaki tüm olgular için geçerlidir; buna göre, doðada gerçekleþen deðiþimler sýrasýnda, toplam enerji miktarý deðiþmez. Enerji, belirli bir sistemde, birçok deðiþik þekilde bulunabilir ve enerjinin korunumu yasasý çerçevesinde, bir biçimden ötekine dönüþtürülebilir. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Türkiye&quot;de enerjinin durumu, ne çok iyi ne de çok kötüdür. Günümüzde bir çok Avrupa Devleti, yenilenebilir enerji kaynaklarýný kullanmaya geçmiþken, Türkiye hala enerji elde etmek için termik ve hidroelektrik santrallerden yararlanmakta ve nükleer santrallere geçme çabasý göstermektedir. Ülkemizde bulunan kömür rezervleri, Türkiye&quot;nin ortalama 250-300 yýlýný garantilemiþ durumdadýr. Kurulan hidroelektrik santrallerinin de erozyon tehlikesi þimdilik yoktur. Ama 300 sene sonrasý pek parlak deðildir. Bu yüzden þimdiden yenilenebilir enerji kaynaklarýný kullanmaya baþlamalýyýz. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Aþaðýda Türkiye&quot;nin ortalama yýllýk enerji üretimi görülmektedir.&lt;br/&gt; &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt; &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Kinetik Enerji&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Bir cismin ya da parçacýðýn hareket etmekte olmasý nedeniyle sahip olduðu enerji türüdür. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Bir cisme kuvvet uygulanarak iþ yapýlýr ve böylece cisme enerji aktarýlýrsa cisim hýzlanýr ve kinetik enerji kazanýr. Kinetik enerji hareketli cisimlere özgü bir özelliktir ve yalnýzca cismin hareketine deðil, kütlesine de baðlýdýr. Hareket, ötelenme (bir yol üzerinde bir yerden baþka bir yere gitme), bir eksen çevresinde dönme, titreþim ya da bunlarýn bileþimi biçiminde olabilir. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Ötelenme hareketi yapan bir cismin kinetik enerjisi, cismin kütlesi (m) ile hýzýnýn (v) karesinin çarpýmýnýn yarýsýna (Â½mv²) eþittir. Bu eþitlik fazla yüksek olmayan hýzla için geçerlidir, çok yüksek hýzlar söz konusu olduðunda gerçek deðerden küçük deðerler verir. Cismin hýzý ýþýk hýzýna yaklaþtýðýnda kütlesi de artar. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Dönme hareketi yapan cisimlerde kütleye karþýlýk gelen büyüklük, eylemsizlik, momentidir; ötelenme hýzýna ise açýsal hýz karþýlýk gelir. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Bir cismin ya da sistemin toplam kinetik enerjisi, çeþitli hareket türlerinden ileri gelen kinetik enerjilerinin toplamýna eþittir.   &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Potansiyel Enerji &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Bir sistemi oluþturan bölümlerin birbirine göre konumlarýna baðlý olan, depolanmýþ durumdaki enerjidir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Bir sarmal yay sýkýþtýrýlmýþ ya da çekilip uzatýlmýþ durumdayken daha büyük bir potansiyel enerjiye sahiptirler. Bir top yer yüzeyinden yükseldiðinde potansiyel enerjisi artar, yüksekteyken daha çok iþ yapabilme yeteneðine sahiptir. Potansiyel enerji tek bir cisme ya da parçacýða deðil, bir sisteme özgü bir niteliktir. Örneðin; top ile Dünya&quot;dan oluþan bir sistemin potansiyel enerjisi bu iki cisim birbirlerinden uzaklaþtýkça artar. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Potansiyel enerji, yerçekimi ivmesi (g), cismin kütlesi (m) ile referans noktasýna göre yüksekliði çarpýlarak (mgh) hesaplanýr. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Potansiyel enerji kinetik enerjiye, kinetik enerji de elektrik enerjisine dönüþtürülebilir. Örneðin barajlarda biriken su, aþaðýya doðru akarken türbinleri döndürür, bunlar da elektrik üreteçleri aracýlýðýyla elektrik enerjisi üretir; bu süreçte burgaçlar ve sürtünme nedeniyle bir miktar ýsý enerjisi de ortaya çýkar.  &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Geçmiþte potansiyel enerji, kinetik enerji ile birlikte, bir mekanik enerji biçimi olarak ele alýnýyordu; böylece de kütleçekimsel sistemlerde toplam enerji sabit bir deðer olarak hesaplanabiliyordu. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;  &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Jeotermal Enerji&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Dünya&quot;nýn iç kesimlerinde ýsýnan sýcak su ya da buhardan elde edilen enerjidir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Kaynarcalar, gayzerler, kaynar çamur banyolarý ve fümeroller en yaygýn jeotermal enerji kaynaklarýdýr. Eski Romalýlar hamamlarýný ve evlerini ýsýtmak</description></item><item><title>BOR MADENÝNÝN ENERJÝ ALANINDAKÝ ÖNEMÝ</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?bor-madeninin-enerji-alanindaki-onemi-382596.html</link><description>Bor Madeninin Enerji Alanýndaki Önemi&lt;br/&gt;Yazar: Nuri Enes ÖLÇEN&lt;br/&gt;Tarih: 2001&lt;br/&gt;Tür: Tez&lt;br/&gt;Kurum: Uludað Üniversitesi Makine Müh.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;BOR&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;AMAÇ&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Bor, Türkiyenin coðrafi konumu kadar büyük bir öneme sahip, stratejik bir kaynaktýr. Arap ülkelerinin petrolü, Rusyanýn doðalgazý onlar için ne ifade ediyorsa, bor da Türkiye için ayný anlama gelmektedir. Bor madeni nedir? Türkiye için neden bu kadar önemlidir?Bu yazýmýzda bu konular üzerinde duracaðýz.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;GÝRÝÞ&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;BOR madeni ilk bakýþta beyaz bir kayayý andýrýyor. Çok sert ve ýsýya dayanýklý. Doðada serbest bir element olarak deðil, tuz þeklinde bulunuyor. Ülkemizde bulunan borun kalitesi de diðerlerine oranla daha yüksek. Topraðýn 40 metre altýnda bulunan borun iþlenmesi de, diðer elementlerle az karýþtýðý için kolay. Bor, periyodik sistemin üçüncü grubunun baþýnda yer alan bir elementtir. Bu gurubun diðer üyeleri metal olmasýna karþýn Bor ametal sayýlmaktadýr. &lt;br/&gt;Ancak, diðer elementlere olan yüksek kimyasal ilgisi nedeniyle doðada serbest halde bulunmayan borun meydana getirdiði minerallerin, çok eski tarihlerden beri tanýndýðý ve kullanýldýðý bilinmektedir. En yaygýn bor bileþikleri; borik asit ve borun sodyum, kalsiyum ve magnezyum ile meydana getirdiði bileþiklerdir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;BORUN TARÝHÇESÝ &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Borun en çok kullanýlan türü olan Boraks binlerce yýldan beri bilinmektedir Mýsýrlýlar ve Mezopotamya Uygarlýklarýnýn, bazý hastalýklarýn tedavisi ve ölülerin mumyalanmasýnda, Çinlilerin porselenlerinin cilalanmasýnda, Babillilerin kýymetli metallerinin ergitilmesinde boraks kullandýklarý bilinmektedir. &lt;br/&gt;Modern bor endüstrisi ise 13. yy.da boraksýn Marco polo tarafýndan Tibetden Avrupaya getirilmesiyle baþlamýþtýr. 1771 yýlýnda, Ýtalyanýn Tuscani bölgesindeki sýcak su kaynaklarýnda Sassolit bulunduðu anlaþýlmýþ, 1852 de Þilide endüstriyel anlamda ilk boraks madenciliði baþlamýþtýr. Nevada, California, Caliko Mountain ve Kramer yöresindeki yataklarýn bulunarak iþletilmeye alýnmasýyla ABD Dünya bor gereksinimini karþýlayan birinci ülke haline gelmiþtir. Türkiye de ilk iþletmenin, 1861 yýlýnda çýkartýlan &quot;Maadin Nizannamesi&quot; uyarýnca 1865 yýlýnda bir Fransýz þirketine Ýþletme imtiyazý verilmesiyle, baþladýðý bilinmektedir. &lt;br/&gt;1950 yýlýnda Bigadiç ve 1952 yýlýnda Mustafa Kemal Paþa yöresindeki kolemanit yataklarý bulunmuþtur. 1956 yýlýnda Kütahya Emet Kolemanit. 1961 yýlýnda Eskiþehir Kýrka Boraks yataklarýnýn bulunmasý ve iþletilmeye baþlatýlmasýyla Türkiye, dünya bor üretimi içinde 1955 yýllarýnda %3 olan payýný 1962 de %15 , 1977 de %39 düzeyine yükselmiþ ve giderek artan üretimi nedeniyle de günümüzde ABDnin en önemli rakibi haline gelmiþtir. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;BORUN KULLANIM ALANLARI &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Roket yakýtýndan, diþ macununa kadar her alanda kullanýlan bor, sanayinin tuzu olarak adlandýrýlabilir. Ýþte 400den fazla üründe &quot;olmazsa olmaz&quot; denilen borun hayatýmýzdaki yeri: &lt;br/&gt;Borcamlarda kulanýlan bor, motor yaðlarýnda ve çelik jantlarda da kullanýlýyor. Ayrýca araba boyalarýnýn içine katýlan bor, parlaklýðý ve kolay çizilmemeyi saðlýyor. Lastiklerin içindeki çelik teller de borla güçlendiriliyor. Bilgisayarlar, cep telefonlarý, walkmenler bugün bu kadar küçükse, bunu bora borçlu. Çünkü bilginin akýþýný saðlayan ince optik lifler, bor almadan saðlam olamýyor. Tarým ilaçlarýnda da bor var. Yalnýz, çok kullanýlýrsa öldürüyor, dozunda olursa verimi artýran gübre oluþuyor. Bisküvi, pasta gibi gýda ürünlerinin yapýldýðý kalýplarda da bor kullanýlýyor. Eðer bor olmasaydý, kalýplar yüksek ýsýya dayanmayacaktý. Ahþap ürünler, uzun ömürlü ve bozulmadan kalabilmeleri için, bor bulunan bir madde ile iþleme tabi tutuluyor. Seramik sanayiinde; fayanslarýn parlaklýðý ve sertliði bor sayesinde oluyor. Porselen tabaklar da bor sayesinde var. Çamaþýrlarý beyaz yapan aslýnda bor. Ateþe dayanýklý olduðu için yanmaz kumaþ üretiminde de kullanýlýyor. Týp ve ilaç sanayiinde; diþ macunlarýnda, yanýk ve yara kremlerinde de bor var. Losyonlarda ve kremlerde de bor olduðunu unutmayýn. Y Yakýt sanayii; borun en deðerli olduðu sektör bu. Çünkü borlu yakýtlar itme güçlerinin fazlalýðýndan dolayý, roket, füze ve savaþ uçaklarýnda kullanýlýyor. Çok yakýn bir gelecekte borlu yakýtlarýn, diðer motorlarda da kullanýlacaðý söyleniyor. Bu durumda borun önemi bir kat daha artýyor. Amerikalýlarýn havada infilak eden uzay mekiði Challengerin saðlam kalan tek parçasý, Türk borundan yapýlan baþ kýsmý. Bu bile, Türkiyenin elindeki gücün kanýtý. &lt;br/&gt;Bor o kadar deðerli ki, yakýn gelecekte zenginliðin simgesi olacaðý söyleniyor. Türk</description></item><item><title>TÜRKÝYENÝN ENERJÝ SORUNLARI</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?turkiyenin-enerji-sorunlari-436112.html</link><description>21. Yüzyila Girerken Türkiyenin Enerji Durumuna Genel Bakis &lt;br/&gt;&lt;br/&gt; Bu bölümde Türkiyenin genel enerji durumu, kullanilan enerji kaynaklari ve enerji disalimi, elektrik enerjisi durumu etüt edilmekte ve sorunlari ortaya konulmaktadir. Özellikle enerji üretim ve tüketim dengeleri sergilenmektedir. Bu bölümdeki degerlendirmede Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanligi verilerine dayanan Dünya Enerji Konseyi Türk Milli Komitesi istatistikleri temel alinmistir. &lt;br/&gt; 3.1. Türkiyenin Genel Enerji Durumu   &lt;br/&gt;1970-1997 yillari arasinda yerli birincil enerji kaynaklari üretimi 14 493 Btepden 1.9 kat artarak 27 687 Btepe ulasmistir. Bu dönemde linyit üretimi 6.8 kat artarak, en büyük katkiyi saglamistir. 1997 yili linyit üretimi 11 759 Btep olup, toplam üretimin % 42.5ini kapsamaktadir. Üretim büyüklügü siralamasinda linyitten sonra gelen kaynaklar, üretimdeki paylari ile birlikte; odun % 19.9, petrol % 13.1 ve hidrolik enerji % 12.4 biçiminde yer almaktadir.  1970 yilina göre 1997 yilinda petrol üretiminin azalmis olmasi bir sorundur. 1997 yili petrol üretimi, 1970 yili üretiminin % 97.6si kadardir. Yerli petrol üretimi 1971den 1990 yilina kadar, 1970 düzeyinin altinda kalmis ve 1976-1984 arasinda önemli azalma görülmüs, ancak 1990 yilinda 1970 yili üretimi asilmistir. Petrol üretimi 1995 yilindan sonra yine 1970 düzeyinin altinda kalmaya baslamistir.  Ticari olmayan enerji grubunda yer alan, özde tezege dayali hayvan ve bitki artiklarindan saglanan enerji üretimi 1970den 1982 yilina kadar artis göstermis, daha sonra düsme trendine girmistir. Hayvan ve bitki artiklarindan saglanan enerji üretiminin, 1970 yilina göre 1997 yilinda % 29 oraninda azalmis olmasi olumlu bir gelismedir. 1970-1997 arasinda yerli üretim kaynaklarina, 1976 yilindan baslayarak dogal gaz, 1984 yilindan baslayarak jeotermal enerji ve 1986 yilindan baslayarak günes enerjisi eklenmistir. Eklenen bu üç kaynaktan 1997 yilinda yapilan yerli üretim toplam birincil enerji üretiminin % 1.8i kadardir.  1970-1997 yillari arasinda birincil enerji tüketimi 3.8 kat artis göstermis ve 18 849 Btepden 71 367 Btepe yükselmistir. 1997 yilinda tüketimde yillik artis hizi % 2.8 olmustur. Ancak, 1990-1997 dönemindeki yillik artis hizinin en yüksek degeri % 9.8 ile 1996 yilinda görülmüstür. 1994 yilindaki % -2.2lik azalmadan sonra, 1995 yilinda % 7.7lik artisla yeni bir trend baslamisti. Son yillarin artis hizi, gelismis ülkelerin % 1-2yi geçmeyen artis hizlarina göre büyük olmakla birlikte, dünya ortalamasinin altinda enerji tüketen ve sanayileserek kalkinmayi amaç edinen Türkiye için zorunlu oldugu bir gerçektir. Ancak, 1997 yilinda artis hizinin frenlendigi gözlenmistir.  Türkiyede enerji üretim ve tüketim gelisme trendlerinin farkli olusu nedeniyle, 1970 yilinda % 76.9 olan üretimin tüketimi karsilama orani, 1997 yilinda % 38.8e düsmüstür. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanligi tarafindan yapilan gelecege yönelik projeksiyonlarda bu oran düsme trendi içinde kalmaktadir. 1980-1997 döneminde yerli enerji üretimi ve toplam tüketim Sekil 3.1deki grafikle gösterilmistir. &lt;br/&gt;  sec51c.html    sec51c.html Türkiyede yillara göre birincil enerji üretim ve tüketimi.&lt;br/&gt;  Petrol tüketiminin % 9.1i, dogal gaz tüketiminin % 2.3ü, taskömürü tüketiminin %15.8i yerli üretimle karsilanmistir. Linyit tüketimin tamami yerli üretime dayanmaktadir. Türkiyenin bilinen sinirli kaynaklarinin yanisira, yatirim ve teknoloji kisitlarindan da yerli enerji üretimi sinirlanmaktadir.  Türkiyede 1997 yilinda üretim ve tüketimi birbirine esit olmak üzere, bir önceki yila göre yenilenebilir kaynaklardan hidrolik enerjide % 1.7 azalma, jeotermal enerjide % 10.5 artis, günes enerjisinde ayni durumu koruma, hayvan ve bitki artiklarinda % 1.4 azalma görülmüstür. Odun üretim ve tüketimi de ayni düzeyini korumustur. 1997 yilinda rüzgar enerjisi üretim ve tüketimi yoktur. Siralanan yenilenebilir kaynaklardan saglanan enerji, toplam enerji arzi içinde % 38.7lik pay kapsamaktadir. Özellikle tezege dayali hayvan ve bitki artik</description></item><item><title>ELEKTRÝK SANTRALLERÝ</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?elektrik-santralleri-369796.html</link><description>ELEKTRÝK SANTRALLERÝ&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Kamuya açýk enerji gereksinmesi ve endüstriyel amaçlar için üç fazlý alternatör olarak senkron jeneratörler kullanýlýr. Ancak küçük güçlerin saðlanmasý için yöresel asenkron jeneratörlerden ve bazý elektrikli trenlerin akým beslemesi için tek fazlý senkron jeneratörlerden de yararlanýlmaktadýr. Bugün elektrik enerjisini üreten jeneratör sistemleri çalýþtýrma türüne göre Hidroelektrik santraller ve Termik santraller olmak üzere iki ana gruba ayrýlýr.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;1.Hidroelektrik santralleri&lt;br/&gt;Hidroelektrik santrallerinde türbinleri çevirmek için suyun düþü-kuvvetinden yararlanýlýr. Suyun düþme yüksekliðine göre hidroelektrik santralleri Alçak basýnç-sistemleri (Düþü yüksekliði: 25 metreye kadar ), Orta basýnç-sistemleri (Düþü yüksekliði: 25- 100 metre arasýnda ) ve Yüksek basýnç-sistemleri (Düþü yüksekliði: 100 metrenin üstünde)olmak üzere kendi aralarýnda gruplara ayrýlýrlar. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Akarsu tipi hidroelektrik santraller su-düþü ve akýþýnýn yeterli olduðu akarsular üzerine kurulur. Bu tür santrallerden genellikle Ana-yüklemeyi karþýlamak amacýyla yararlanýlýr.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Depo tipi hidroelektrik santrallerde yaðmur ya da kar suyu bir yýðýnak arkasýndaki çukurlukta toplanýr ve santral, akým yüklemesinin yüksek olduðu saatlerde devreye sokularak Tepe-yüklenmeyi karþýlar.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Pompa- hidroelektrik santrallerinde enterkonnekte akým þebekesinden beslenen büyük pompalar bulunur. Bu pompalar elektrik gereksinmesinin çok az olduðu gece saatlerinde çalýþtýrýlarak, örneðin: bir vadideki akarsu yukarýlarda bulunan özel depolara basýlýr. Enerji gereksinmesinin yüksek olduðu saatlerde depolarda bulunan su býrakýlarak santral devreye sokulur.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Gelgit-ile çalýþan hidroelektrik santralleri deniz kýyýlarýna kurulur ve gelgit (med-cezir) hareketinden enerji üretilir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Su türbinlerinin devir sayýlarý oldukça düþüktür ve bunlar jeneratörlere ya doðrudan doðruya ya da bir diþli takýmý üzerinden baðlanýr. Doðrudan doðruya su türbinine baðlanan jeneratörlerde en az 2 en fazla 110 kutup bulunmaktadýr. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;2.Termik santraller  &lt;br/&gt;Termik santrallerde yakýtlarýn içinde bulunan kimyasal enerji elektrik enerjisine dönüþtürülür. Önce yakýtýn yanmasýyla açýða çýkan ýsý enerjisi ile bir kazanda yüksek basýnçlý kýzgýn buhar elde edilir ve sonra bu buharýn yardýmýyla bir buhar türbini harekete geçirilir. Buhar türbinin miline bir jeneratörün baðlanmasý sonucu, elektrik enerjisi kazanýlmýþ olur. Buhar türbinlerinin devir sayýlarý yüksek olup dakikada 3000 devir yapacak bir biçimde yapýlýr ve çift kutuplu elektrik jeneratörleri ile doðrudan doðruya kavramaya getirilir. Bu tür bir makine grubu bazý kesimlerde Turbo jeneratör olarak anýlmaktadýr.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Buhar türbinli jeneratörlerin ekonomik nedenlere baðlý olarak tüm sene boyunca düzenli çalýþtýrýlmasý gerekmektedir. Bunlar, enerji þebekesinde akarsu tipi hidroelektrik santrallerinde olduðu gibi Ana yüklenmeyi karþýlar, ancak çoðu kez tepe yüklenmeleri de saðlamak zorunluluðuna düþer.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Termik santrallerde yakýt olarak genellikle taþ kömürü, linyit kömürü, fuel-oil ya da doðal gaz kullanýlýr. Atom reaktörlerinde ise gerekli ýsý enerjisi Uranyum-atom çekirdeðinin parçalanmasý sonucu elde edilir. Çok yakýn bir gelecekte, kömür ve petrol gibi doðal enerji kaynaklarýnýn tükeneceði kuþkusuz olduðundan, çok büyük güçler üreten atom reaktörlerinin önemi çaðýmýzda giderek artmaktadýr.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;3. Yüklenme grafiði&lt;br/&gt;Elektrik üreten santrallerden tüketim merkezlerine saðlanan elektriksel güçler, günün belirli saatlerine göre farklýlýklar gösterir. Tüketim merkezlerinin özellikle kýþýn, sabah ve akþam saatlerinde çektiði güçler çok büyük olur. Büyük güç çekiþi gece saatlerine doðru azalýr ve sabaha doðru en küçük deðerini alýr.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Sabah ve akþam saatlerinde endüstri, sanayi ve tarým kesimindeki iþletmelerin tüketimine aydýnlatma ve konutlardaki ýsýtma tüketimleri de eklendiðinden, bu zamanlarda daha büyük güçlerin karþýlanmasý gerekir. Bu nedenle ana yüklenmenin dýþýnda ayrýca bir tepe yüklenmenin saðlanmasý zorunludur. Tepe yüklenme deyiminden: ana yüklenmenin üstüne çýkan bir yüklenme hali anlaþýlmalýdýr.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Uygar batýda tepe yüklenmeyi karþýlayacak, birçok yedek sistem mevcut iken, maalesef ülkemizde enerji üretimi ile tüketimi arasýndaki dengesizlik aþýrý bir düzeye varmakta ve özellikle akþam saatlerinde büyük ölçüde gerilim düþmeleri baþ göstermektedir. Bütün bunlarýn nedeni saatli enerji gereksinmesinin, mevcut santraller tarafýndan yeterince karþýlanamamasýdýr.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Buna bir önlem olarak, ülkemizde bir süreden beri e</description></item><item><title>DÝE SOZÝALE DYNAMÝK DER REGENERATÝVEN ENERGÝEN</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?die-soziale-dynamik-der-regenerativen-energien-457470.html</link><description>Die soziale Dynamik der regenerativen Energien -&lt;br/&gt;am Beispiel der Fotovoltaik, der Biogasverstromung&lt;br/&gt;und der Windenergie&lt;br/&gt;Zwischenbericht&lt;br/&gt;DFG-Projekt RO 465/8-1: Soziale Dynamik der Energiewende&lt;br/&gt;Antragsteller: Prof. Dr. Wolf Rosenbaum&lt;br/&gt;Projektbearbeiter: Dr. Rüdiger Mautz; Dipl. Sozialwirt Andreas Byzio&lt;br/&gt;Göttingen, im November 2005&lt;br/&gt;I&lt;br/&gt;Inhalt&lt;br/&gt;I. Einleitung 1&lt;br/&gt;1. Regenerative Energien als radikale Innovation 1&lt;br/&gt;2. Die Verbreitung regenerativer Energien - ein Phasenkonzept 8&lt;br/&gt;3. Untersuchungsfeld und Erhebungsmethode 11&lt;br/&gt;II. Die soziale Dynamik der regenerativen Energien - Phasen der Diffusion 14&lt;br/&gt;1. Phase der Adoption- bzw. Re-Invention: Der â€žsanfte Energiepfad&quot; als&lt;br/&gt;praktische Utopie (Mitte der 70er bis Mitte der 80er Jahre) 14&lt;br/&gt;1.1. Die sozialkulturelle Umdeutung der regenerativen Energien 15&lt;br/&gt;1.2. Erstes Grundprinzip: Dezentralisierung 17&lt;br/&gt;1.3. Zweites Grundprinzip: Alternative Akteure der (Energie-)Produktion 19&lt;br/&gt;1.4. Drittes Grundprinzip: Ökologie als Leitnorm 21&lt;br/&gt;1.5. Erste Schritte von der Utopie zur Praxis 24&lt;br/&gt;2. Phase der frühen Verbreitung: Die Entfaltung und Institutionalisierung&lt;br/&gt;dezentraler Diffusionssysteme für regenerative Energietechniken (Mitte&lt;br/&gt;der 80er bis Mitte der 90er Jahre) 30&lt;br/&gt;2.1. Die â€žkonstruktive Wende&quot;: neue Aufgaben- und Problemstellungen 31&lt;br/&gt;2.2. Finanzielle Risikoabsicherung 35&lt;br/&gt;2.2.1. Das Bürgerkraftwerk 35&lt;br/&gt;2.2.2. Prinzip der Selbstorganisation und der ehrenamtlichen&lt;br/&gt;AufgabenbewÃ¤ltigung 36&lt;br/&gt;2.2.3. Rückgriff auf staatliche Fördergelder 37&lt;br/&gt;2.3. Organisationsformen 41&lt;br/&gt;2.3.1. GmbH u. Co. KG: stabilisierende organisatorische Hülle der&lt;br/&gt;Bürgerwindprojekte und Sprungbrett zur Kommerzialisierung 41&lt;br/&gt;2.3.2. Der Privathaushalt 42&lt;br/&gt;2.3.3. Der landwirtschaftliche Betrieb 44&lt;br/&gt;2.4. Diffusionswege und -mechanismen 47&lt;br/&gt;2.4.1. Verbreitung von Innovationen als Reduktion von Ungewissheit 47&lt;br/&gt;2.4.2. Die Verbreitung regenerativer Energien in dezentralisierten&lt;br/&gt;Diffusionssystemen 50&lt;br/&gt;2.4.3. Der â€ždezentrale Change Agent&quot; 53&lt;br/&gt;2.4.4. Die Institutionalisierung innovativer â€žSzenen&quot; 56&lt;br/&gt;2.5. Die regenerativen Energien auf beginnendem Expansionskurs: Ein&lt;br/&gt;Zwischenstand 62&lt;br/&gt;II&lt;br/&gt;3. Phase der beschleunigten Verbreitung: Die institutionell geförderte&lt;br/&gt;Energieproduktionswende als Triebkraft von Branchenwachstum,&lt;br/&gt;technologischer Entwicklung und sozialer Öffnung der Technikanwender&lt;br/&gt;(Mitte der 90er Jahre bis heute) 64&lt;br/&gt;3.1. Die kostendeckende Vergütung für regenerativ erzeugten Strom als&lt;br/&gt;umweltpolitische Strategie und Innovationsmotor 64&lt;br/&gt;3.2. Vergütungsmodus als treibende Kraft von Marktwachstum und&lt;br/&gt;ProduktivitÃ¤tsentwicklung: der Windenergiesektor 67&lt;br/&gt;3.3. Einspeisevergütung als landwirtschaftliche Strukturförderung und&lt;br/&gt;anwenderorientierter Innovationsanreiz: der Biogassektor 71&lt;br/&gt;3.4. Der lange, aber erfolgreiche Weg zur kostendeckenden Vergütung:&lt;br/&gt;der Fotovoltaiksektor 75&lt;br/&gt;III. Siegeszug der regenerativen Energien? 82&lt;br/&gt;1. Die Erfolgsbilanz 82&lt;br/&gt;2. Die sich wandelnde Vielfalt der Akteure 85&lt;br/&gt;2.1. Vielfalt der Motivallianzen 85&lt;br/&gt;2.2. Vielfalt der Multiplikatoren 88&lt;br/&gt;3. Hemmnisse und WiderstÃ¤nde 94&lt;br/&gt;3.1. Grenzen der Diffusion 94&lt;br/&gt;3.2. Geringe Energiedichte und Versuche, sie zu kompensieren 100&lt;br/&gt;3.3. WiderstÃ¤nde gegen dezentrale Energieanlagen 104&lt;br/&gt;3.4. Die innerökologische Kontroverse um die regenerativen Energien 113&lt;br/&gt;4. Energieproduktionswende heute: neue Herausforderungen 122&lt;br/&gt;IV. Innovation als rekursiver Prozess 127&lt;br/&gt;V. Literaturverzeichnis 136&lt;br/&gt;1&lt;br/&gt;I. Einleitung&lt;br/&gt;1. Regenerative Energien als radikale Innovation&lt;br/&gt;Der deutsche Stromsektor zeigt ein janusköpfiges Gesicht: Auf der einen Seite wird das&lt;br/&gt;Bild von der KontinuitÃ¤t des traditionellen Pfades in der deutschen ElektrizitÃ¤tswirtschaft&lt;br/&gt;bestimmt, deren technische und ökonomische Grundstrukturen sich bereits zu Beginn&lt;br/&gt;des 20. Jahrhunderts herausgebildet haben und bis heute im wesentlichen erhalten&lt;br/&gt;geblieben sind. Mit dem Übergang zur Wechselstromtechnik kam ein strukturbildender&lt;br/&gt;Innovationsprozess in Gang, in dessen Folge sich auf technischer, ökonomischer und&lt;br/&gt;politischer Ebene das Paradigma der verbrauchsfernen und in einem Verbundsystem&lt;br/&gt;zentralisierten Stromerzeugung durchsetzte. Typisch dafür ist vor allem der Bau immer&lt;br/&gt;gröÃŸerer Kraftwerke und die Herausbildung von groÃŸen Stromversorgungsunternehmen,&lt;br/&gt;die diese Kraftwerke - zunÃ¤chst vor allem Steinkohle- und Braunkohlekraftwerke, ab&lt;br/&gt;den 60er Jahren auch Kernkraftwerke - und die Netzinfrastruktur betreiben. Neben&lt;br/&gt;zentralisierten technischen Strukturen gehört eine erhebliche Marktkonzentration zu den&lt;br/&gt;bestimmenden Merkmalen des deutschen Stromsektors. Ein Oligopol aus einigen wen</description></item><item><title>NÜKLEER ENERJÝ</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?nukleer-enerji-449518.html</link><description>NUKLEER ENERJÝ&lt;br/&gt;1. ENERJÝ&lt;br/&gt; &lt;br/&gt;Enerji, ekonomik ve sosyal kalkýnma için temel girdilerden birisi durumundadýr. Artan nüfus, þehirleþme, sanayileþme, teknolojinin yaygýnlaþmasý ve refah artýþýna paralel olarak enerji tüketimi kaçýnýlmaz bir þekilde büyümektedir. Günümüzde, kiþi baþýna enerji tüketimi veya daha doðru olarak, bir birim enerji tüketimi ile saðlanan üretim ve refah seviyesi, ülkelerin ve milletlerin bir geliþmiþlik göstergesi olarak kullanýlmaktadýr.&lt;br/&gt; &lt;br/&gt;2. ATOM, MOLEKÜL, TEPKÝME&lt;br/&gt; &lt;br/&gt;Atom: Bir elementin kimyasal özelliklerini taþýyan en küçük parçasýna atom denilmektedir. Evrende bilinen bütün maddeler (kozmik madde, yüksek enerjili madde ve anti madde hariç), pozitif yüklü bir çekirdek ve etrafýnda dönen negatif yüklü elektronlardan oluþan yaklaþýk 100 farklý atomdan meydana gelmektedirler. &lt;br/&gt;Atomun çekirdeði ise nükleon olarak adlandýrýlan ve yaklaþýk elektronlara göre 2000 kat daha aðýr olan, artý yüklü proton ve yüksüz nötronlardan oluþmaktadýr. Dolayýsýyla bu üç parçacýk, etrafýmýzdaki sonsuz çeþitlilikteki maddenin temel yapý taþlarýdýr. Þu andaki bilgilerimize göre elektronlar, kendilerini oluþturan alt parçacýklar olmadýðýndan temel parçacýk olarak kabul &lt;br/&gt;edilirler, nükleonlar ise, elektronun &quot;-1&quot; yüklü olduðu varsayýldýðýnda, &quot;+2/3&quot; veya &quot;-1/3&quot; elektrik yükünde olan quark adý verilen üç alt parçacýktan oluþmuþlardýr. &lt;br/&gt; &lt;br/&gt;Molekül: Doðada atomlar genellikle elektronlarýný paylaþarak daha kararlý enerji seviyelerinde bulunmak amacýyla baþka atomlarla molekülleri oluþtururlar. Bir elementte ayný cins atomlar tek olarak veya moleküller halinde bir aradadýr. &lt;br/&gt; &lt;br/&gt;Kimyasal Tepkime: Ýki veya daha fazla sayýda madde bir araya geldiðinde, moleküllerdeki atomlarýn aralarýnda yeniden düzenlenmesine kimyasal tepkime denir. Bu sýrada elektronlarýn paylaþýlmasý da deðiþir. Kimyasal tepkimelerin bir özelliði, ilgili atomlarýn çekirdeklerinde bulunan parçacýk sayýsýnýn tepkime sýrasýnda deðiþmemesidir. &lt;br/&gt; &lt;br/&gt;Çekirdek Tepkimesi: Kimyasal reaksiyonlarýn aksine, atomlarýn çekirdeklerinde bulunan parçacýlarýn kendi aralarýnda oluþan veya dýþardan gelen bir etkiyle deðiþimleri sonucunda çekirdek tepkimeleri oluþur. Çekirdek tepkimesi sonucunda eðer proton sayýsý deðiþiyorsa farklý bir elemente ait bir atom oluþmuþ olur. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;3. NÜKLEER ENERJÝ&lt;br/&gt; &lt;br/&gt;Nükleer enerji bir atomun çekirdeðinde gerçekleþen reaksiyonlar sonucu oluþan enerjidir. Çekirdek reaksiyonlarý genel olarak bir kütle kaybý ile gerçekleþir ve bu kütle kaybý da, 1905 yýlýnda Einstein tarafýndan önerilen meþhur E=mc2 eþitliðine göre(E:enerji, m:kütle, c:ýþýk hýzý) enerjiye dönüþür. Bu enerji olaðanüstü büyüklükte bir enerjidir. Mesela 1 g kütle enerjiye dönüþürse, 22x109 kcal&quot;ye eþdeðer bir enerji açýða çýkar ki, bu enerji yaklaþýk olarak 2500 ton iyi kaliteli kömürün (ýsý deðeri 8 000 kcal/kg) verebileceði enerjiye veya 20 ton TNT&quot;nin patlamasýyla açýða çýkan enerjiye eþittir.&lt;br/&gt; &lt;br/&gt;Ýlk Nükleer Gücü Kim Keþfetti?&lt;br/&gt; &lt;br/&gt;1905 yýlýnda Einstein meþhur E=mc2 formülü ile fisyon sonucu açýða çýkabilecek enerji konusunda öngörüde bulunmuþtu. Daha sonra 1930 yýlýnda bu öngörü deneysel olarak Otto Hahn, Lise Meitner ve diðerleri tarafýndan doðrulandý. Dünyanýn ilk insan yapýsý nükleer reaktörü 1942 yýlýnda Enrico Fermi&quot;nin yürüttüðü bir proje sonucunda Amerika Birleþik Devletleri&quot;nin Chicago, Illinois kentinde kuruldu.&lt;br/&gt; Elektrik üreten ilk ticari nükleer güç sanralý Shippingport, Pennsylvania&quot;da (ABD) kurulmuþ ve 1957&quot;de iþletmeye girmiþtir. Fisyon kullanýlarak üretilen ilk elektrik ise, Aralýk 1951&quot;de Arco, Idaho&quot;daki Deneysel Üretken Reaktöründe elde edilmiþtir.&lt;br/&gt; &lt;br/&gt;Kütle Kaybý Ýle Oluþan Ýki Tür Temel Çekirdek Reaksiyonu Vardýr:&lt;br/&gt; a. Çekirdek Füzyonu (çekirdek birleþmesi)&lt;br/&gt;Füzyon, hidrojen(1H) gibi hafif çekirdeklerin birleþerek daha aðýr çekirdeklere(2He) dönüþmesidir. Bu sýrada % 0,7 kadar fark kütle enerjiye dönüþür. Füzyonu henüz kontrollü ve sürekli olarak gerçekleþtirmek mümkün olamamýþtýr. Güneþ enerjisi füzyon ile üretilir ve hidrojen bombasý da kontrolsüz füzyon olayýna dayanýr.&lt;br/&gt; &lt;br/&gt;b. Çekirdek Fisyonu (çekirdek parçalanmasý)&lt;br/&gt;Fisyon, toryum(90Th), uranyum(92U) gibi aðýr çekirdeklerin, daha hafif çekirdeklere bölünmesidir. Fisyon ile elde edilen enerji, kontrollü olarak reaktörlerde yani nükleer santrallerde, kontrolsüz olarak da atom bombasýnda kullanýlmaktadýr.&lt;br/&gt;Çekirdeðinde 92 proton ve 143 nötron bulunan bir uranyum-235 çekirdeðine bir nötron girdiðinde, aslýnda çok kararsýz ve her an patlamaya hazýr durumda olan radyoaktif çekirdek iki parçaya bölünür:</description></item><item><title>BATARALAR</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?bataralar-452086.html</link><description>BATARYALAR&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Elektriðin elde edilmesi ve kullanýmýndan itibaren depolanmasý daima düþünülmüþtür. Günümüzde üretilen elektrik enerjisinin istenildiðinde kullanýlmasý için batarya ve piller kullanýlmaktadýr. Temel prensip olarak pil ve bataryalar ayný grup içindedirler. Ancak genel olarak pillerdeki reaksiyon dönüþümlü olmadýðýndan bir defa kullanýlabilir. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Bataryalar ilk olarak altý voltluk yapýlmýþlardýr. Daha sonra otomobil hýzlý geliþimiyle ateþleme sistemleri de geliþmiþtir. Altý voltluk bataryalar bu güçlü ateþleme sistemlerinin ihtiyaçlarýný karþýlayamaz hale gelmiþtir. Halen günümüzde on iki voltluk bataryalar kullanýlmaktadýr.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Her batarya elemanýnda kullanýlan malzeme göre verdikleri voltajlar deðiþir. Bu sebeple batarya elemanýnda kullanýlan malzeme göre çeþitli bataryalar vardýr. Genel olarak otomobil motorlarýnda kurþun asit bataryalar kullanýlmaktadýr. Bu bataryalarýn iki temel maddesi kurþun ve sülfürik asittir( H2SO4). Bu bataryalar kullanýldýklarý ve çalýþma þekillerine göre otomotiv traksiyoner ve stasyoner bataryalar olarak üç guruba ayrýlýr.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;1.Otomotiv Bataryalarý: Bu bataryalar motorlu araçlarda kullanýlan bataryalardýr. Bunlarýn temel çalýþma özellikleri marþ sýrasýnda kýsa bir süre için büyük bir akým vermeleridir. Bunun dýþýndaki zamanlarda küçük akýmlarla þarj ve deþarj olurlar. Marþ sýrasýndaki yüksek akýmý verebilmelerini saðlamak için plakalarý ince yapýlarak aktif maddenin elektrolitle daha kolay temas etmesi saðlanmýþtýr. Plakalarý ince olduðunda kýsa ömürlüdürler. Ayrýca hem iç direnci azaltmak hem de hacmini küçük olmasýný saðlamak için plakalarý birbirine iyice yaklaþtýrýlmýþ ve aralarýna seperatörler konulmuþtur.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;2.Traksiyoner Bataryalar: Bu bataryalar vinç, yük taþýyýcý ve özellikle denizaltý gibi elektrik motoruyla çalýþan araçlarda kullanýlýrlar ve orta büyüklükte ki bir akýmý sürekli olarak verirler. Yapýlarý otomotiv bataryalardan çok daha saðlamdýr ve bu nedenle çok uzun ömürlüdürler.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;3.Stasyoner Bataryalar: Bu bataryalar telefon santrallerinde kullanýlýrlar. Küçük bir akýmla þarj ve deþarj olurlar. En önemli özellikleri uzun ömürlü olmalarýdýr. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Kurþun-asit esaslý bataryalar dan baþka demir-nikel(Edison bataryasý), nikel-kadmiyum ve gümüþ oksit- çinko elektrolitli bataryalardan vardýr. Bunlarýn hepsinde elektrolit olarak potasyum hidroksit ve su karýþýmý kullanýlýr. Bu yüzden bunlara alkali(baz) elektrolitli bataryalarda denir. Verebildikleri akým ve gerilime göre hacimleri çok büyük olduðundan otomotiv batarya olarak kullanýlamazlar. Gümüþ oksit- çinko bataryalar ilk ikisinin tersine hacimlerine göre büyük bir enerji depolayabilirler fakat gümüþ çok pahalý bir madendir. Buna raðmen belirli alanlarda (portatif film makinesi, televizyon, model uçaklar, test cihazlarý ve askeri telsizler, vb.) kullanýlmaktadýrlar. Daha baþka cins bataryalar üzerindeki araþtýrmalarda sürmektedir. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;BATARYALARIN YAPISI VE ÇALIÞMASI&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Basit olarak bir batarya elemaný, içinde sulandýrýlmýþ sülfürik asit bulunan bir kaba iki kurþun levha daldýrýlmasý ile elde edilir. Bu iki plakanýn uçlarý bir doðru akým kaynaðýna baðlanýp bir süre doðru akým geçirilirse + uca baðlý olan plakanýn yüzeyi kurþun peroksit (PbO2) tabakasý ile kaplanýr. Sonra plakalarýn uçlarý bir lambaya baðlanýrsa akým verdikleri görünür. Böyle bir batarya elemanýn baþlýca iki kusuru vardýr. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Birincisi, levha halindeki kurþun plakada kimyasal olay yalnýz yüzeyde çok ince bir tabakada meydana gelir, çünkü elektrolit (sülfürik asit ve su karýþýmý) gözeneksiz olan kurþun levhanýn iç kýsýmlarý ile temas edemez. Bu yüzden, þarj sýrasýnda depolanan enerji çok az olur.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Ýkincisi, plakalar birbirinden uzak olduklarýndan bataryalar gerçekte de böyle yapýlsalardý hacimleri çok büyük olurdu. Gerçekte, bataryalarýn küçük olmalarý için plakalar birbirine iyice yaklaþtýrýlýrlar ve birbirlerine deðmelerini önlemek için de aralarýna seperatör (ayýracý) denen yalýtkan fakat iyonlarýn geçebilmeleri için ince gözenekli levhalar konur.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Böyle bir elemanda þarj ve deþarj sýrasýnda meydana gelen olaylar þöyle bir formülle gösterilebilir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;ÞarjPbSO4 + 2H2O + PbSO4 &amp;#61614; PbO2 + 2H2SO4 + Pb&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;DeþarjPbO2 + 2H2SO4 + Pb &amp;#61614; PbSO4 + 2H2O + PbSO4&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Bu olayýn en önemli özelliði tersinir olmasýdýr, yani batarya boþaldýðýnda bir doðru akým kaynaðýna baðlanýp yeniden þarj edilebilir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Bataryanýn deþarjý: Elektrolit içindeki asit sülfat (SO4) ve hidrojen (H2) iyonlarý verir. Sülfat iyonlarý eksi (-) ve hidrojen iyonlarý ise</description></item><item><title>ELEKTRÝK ENERJÝSÝ TÜKETÝMÝNDE TUTUMLU OLMANIN YOLLARI VE ÖNEMÝNÝN ARAÞTIRILMASI</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?elektrik-enerjisi-tuketiminde-tutumlu-olmanin-yollari-ve-oneminin-arastirilmasi-448652.html</link><description>ELEKTRÝK ENERJÝSÝ TÜKETÝMÝNDE TUTUMLU OLMANIN YOLLARI VE ÖNEMÝNÝN ARAÞTIRILMASI&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;ENERJÝ TASARRUFU ÇALIÞMALARI&lt;br/&gt;AYDINLATMADA ve EV ALETLERÝNDE YAPILAN ENERJÝ TASARRUFU&lt;br/&gt;Evlerimizde kullandýðýmýz elektrikli ev aletleri istenilen hizmet ve konfor seviyesini etkilemeksizin daha az enerji ile kullanýlabilir. Verimli aydýnlatma sistemleri ve ev aletlerini kullanarak elektrik faturalarýnda azalma saðlanabilir. Verimli aletlerin fiyatlarý benzer modellerinden pahalý olabilir. Bununla birlikte verimli aletlerin satýn alýnmasý esnasýnda ödenen fiyat farký daha sonra elektrik faturalarýndaki düþüþ ile kullanýcýya geri ödenir. &lt;br/&gt;1999 verilerine göre, ülkemizde elektriðin % 47 gibi önemli oraný bina ve hizmetler sektöründe tüketilmiþtir.&lt;br/&gt;Enerji türleri içerisinde elektrik enerjisinin maliyeti oldukça yüksektir. Bu nedenle elektriðin tüketimi konusuna önem vermek gerekir. Enerji maliyetlerinin ve enerjiye olan talebin artmasý, enerji tasarrufunu zorunlu hale getirmiþtir.&lt;br/&gt;Enerji ihtiyacýnýn % 62sini ithal etmek zorunda olan ve fosil yakýt kullanarak elektrik enerjisine dönüþüm saðlayan santrallarýn toplam veriminin % 30 olduðu ülkemizde enerjinin verimli kullanýmýnýn önemi açýkça görülmektedir. &lt;br/&gt;Çoðumuz çevresel olaylara duyarlý olmakla birlikte, artan enerji kullanýmý ile orantýlý olarak artýþ gösteren çevresel zararlarý azaltma konusunda ne yapabileceðimizden emin deðilizdir. Eðer elektriði daha verimli kullanmayý seçersek Türkiyede çevresel sorunlarýn çözümüne önemli bir katký saðlarýz. &lt;br/&gt;STANDARTLARIN TÜKETÝCÝYE SAÐLADIÐI YARARLAR&lt;br/&gt;Standartlar, kalite, güven ve deðiþebilirlik açýsýndan kesin garantiler ifade eder. ýhtiyacý en iyi þekilde karþýlayabilecek bir ürün seçimi, bazen çok uzun zaman ve çaba harcanmasýný gerektirebilir. Bunun sonucunda hatalý seçim yapmak ve memnun olmamak da mümkündür. Oysa bu karþýlaþtýrma, tercih ve seçim iþlemleri, standartlar sayesinde çok kolay ve kýsa bir süre içinde baþarý ile sonuçlandýrýlabilir. &lt;br/&gt;Gelecekte bütün elektrikli ev aletleri, enerji tüketimlerini gösteren etiketleri bulundurmak zorunda olacaklardýr. Avrupa Birliði ülkelerinde, ilk aþamada buzdolaplarý ve derin dondurucular için bu sýnýflandýrma yapýlmýþtýr. ülkemizde de, Avrupa Birliði mevzuatlarýna parelel olarak enerji etiketlemesi ile ilgili yasal düzenleme çalýþmalarý tamamlanmak üzeredir.&lt;br/&gt;Elektrikli ev aletlerinde enerji etiketlemesi ile&lt;br/&gt;*Tüketiciye alacaðý ürünün yýlda ne kadar enerji tüketeceði bilgisinin satýnalma sýrasýnda saðlanmasý,&lt;br/&gt;*Ýmalatçýlarýn ürettikleri cihazlarýn enerji tüketimlerini azaltmak için önlem almaya teþvik edilmesi,&lt;br/&gt;Dolayýsýyla enerjinin akýlcý ve verimli kullanýlmasýnýn saðlanmasý amaçlanmýþtýr. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Enerji Etiketi Örneði&lt;br/&gt; &lt;br/&gt;Etikette yer alacak bilgiler aþaðýdaki þekilde olmalýdýr. &lt;br/&gt;I.    Ýmalatçýnýn adý veya ticari markasý,&lt;br/&gt;II.   Ýmalatçýnýn model tanýmý,&lt;br/&gt;III.  Cihazýn enerji verim sýnýfý EK- V&quot; e uygun olarak belirlenecektir. Uygun harf ilgili ok iþareti ile       ayný hizaya yazýlacaktýr.&lt;br/&gt;IV.  Bir ürüne Avrupa Topluluðu Konseyi&quot;nin 880/92/EEC sayýlý Direkife istinaden &quot;Topluluk çevre       etiketi ödülü&quot; verilmesi halinde,&lt;br/&gt;      çevre ödülü iþareti sözkonusu direktifte belirtilen kurallara uymak kaydýyla ürüne iliþtirilebilir.&lt;br/&gt;V.   Enerji Tüketimi, 5 inci maddenin üçüncü fýkrasýnýn (d) bendinde belirtilen standarda uygun       olarak     ve kWh /yýl cinsinden açýklanabilir. (24 saatteki tüketim x 365) belirtilecektir.&lt;br/&gt;VI.  Yýldýz vererek belirtilmesi gerekmeyen (çalýþma sýcaklýðý   -6Â°C olan) tüm gýda saklama       bölümlerinin net depolama hacmi toplamý.&lt;br/&gt;VII. Yýldýz vererek belirtilmesi gereken (çalýþma sýcaklýðý Â£ -6Â°C olan) tüm dondurulmuþ gýda       saklama bölümlerinin net depolama hacmi toplamý.&lt;br/&gt;VIII. Belirtilen standartlara göre dondurulmuþ gýda saklama bölmesinin yýldýz sayýsý. Bu bölme için        yýldýz verilmesi gerekmiyorsa bu satýr boþ býrakýlacaktýr.&lt;br/&gt;IX. Gürültü seviyesi (desibel cinsinden) &lt;br/&gt;AB Enerji Verimliliði Etiketi sýnýflandýrmasý bir aletin yýllýk enerji tüketimi bazýnda yedi gruptan oluþmaktadý</description></item><item><title>YAKIT SÝSTEMÝ</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?yakit-sistemi-365639.html</link><description>YAKIT SÝSTEMÝ&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Yakýt sisteminin amacý; yakýtý depolamak, motorlara ve APU&quot;ya göndermektir. Yakýt sistemi üç tank, yakýt hatlarý, fitingler, ve çalýþan komponentlerde oluþup, motor ve APU&quot;nun ihtiyacý olan uygun özellikteki yakýtý muhafaza eder.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Yakýt sistemi komponentleri, tanklarýn içine, dýþýna ve uçuþ kompartýmanýna yerleþtirilmiþtir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Yakýt sistemi; ikmal, daðýtým, ve indikasyon gibi yardýmcý parçalara ayrýlmýþlardýr.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Yakýt, tanklardan motorlara bir daðýtým sistemi vasýtasýyla gönderilir. Bu sistem ayný zamanda yakýtýn transferi ve defuelling&quot;i içinde kullanýlýr.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Yakýt sistemi, alçak ve yüksek basýnç yakýt sistemi olarak 2 baþlýkta incelenir. Alçak basýnç yakýt sistemi, motor dýþýndaki yakýt iþlemlerini (Yakýt ikmal, transfer, indikasyon) yürüten sistem; yüksek basýnç yakýt sistemi ise; motor ile ilgili yakýt sistemini ihtiva eder.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Yakýtýn Depolanmasý:&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Yakýt depolama sisteminin amacý, motor ve APU &quot;nun kullanýlmasý için gerekli yakýtý depolamaktýr. Sistem yakýtý depolamak için 3 tank ve yakýtn geçici olarak depolanmasý için 2 Vent Surge tanktan teþkil edilmiþtir. 2 adet Vent Surge tank, ana tanklarýn dýþ kýsmýna yerleþtirilmiþtir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Her bir tankýn kapasitesi, tam dolu yakýt kapasitesinden daha büyüktür. Yani tanklar dolu konumda iken aslýnda tam dolu deðidir, bunun sebebi yakýtýn genleþmesi ve havalandýrma aralýðýna müsaade etmektir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Geçici yakýt deposu olarak kullanýla Vent Surge tanklar, normalde boþtur ve 91kg. Yakýt kapasitesine sahiptirler.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Yakýt Sisteminin Komponentleri&lt;br/&gt;a)Yakýt Depolama Sistemi Komponentleri&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;1.Tanklar: Yakýt tanklarý, motorlarý ve APU&quot;yu çalýþtýrmak için gerekli olan yakýtý depo eder. 1 ve 2 nolu tanklar, kanat tanklarý olarak adlandýrýlýp kanat spar içi kýsýmlarýnda bulunur. Merkez tank ise, tamamen gövde içidedir.Surge Tanklar, ana tanklarýn uzantýsýdýr.Yakýt tanklarýnýn yapýsý, adedi, hacmi ve uçaktaki yeri; uçaðýn tipine göre deðiþiklik gösterebilir. Tanklar içine konulan yakýt ile kimyevi bir reaksiyon getirmeyecek maddelerden imal edilirler.Büyük tip uçaklarda, uçaðýn dalýþ, týrmanýþ veya yatýþlarýnda depo içineki yakýtýn çalkalanarak erezyona sebep olmamasý için depolar bölmelere ayrýlmýþtýr, bu bölmelere rib denir. Tanklarýn havalandýrmalarýný saðlamak için kanat uç kýsýmlarýndan Vent Box&quot;lar yerleþtirilmiþtir. Tank tabaný en alt dip kýsýmlarýna sulu yakýtý almak için Sump Drain Valve&quot;ler monte edilmiþtir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;2.Eriþim Panelleri: Yakýt tanklarýnýn iç tarafýndaki elemanlara eriþmek için Eriþim Panelleri, tanklar için kanat alt kaplamasý üzerine yerleþtirilmiþlerdir.Merkez tank panelinden Sol Air Condition Pack&quot;e eriþilebilir.Center (merkez tank) bir eriþim paneline sahip iken, Surge tanklar ise 2&quot;þer eriþim paneline sahiptir; buna raðmen  1 ve 2 nolu nolu kanat tanklarý 12&quot;þer eriþim paneline sahiptir.Ýlave olarak her bir kanat alt yüzeyinde 2&quot;þer adet küçük kapaklar fuel boost pump eriþim paneli olarak kullanýlýr.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;3.Baffle Check Valve: Yakýtýn kanat dýþ tarafýna akmasýna mani olurlar. Sadece yakýtýn kanat iç kýsmýna akmasýna müsaad ederler. Bu check valfler ayný zamanda giriþ aðýzlarýnýn yakýtsýz kalmasýný saðlarlar. Kanat alt kýsmýnda bulunurlar, serbest sallanan ve akýþla çalýþan valfler olup; bunlara ykýt tanký eriþme panellerinden eriþilebilir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;4.Main Tank Drain Valve: Yakýt sump drain valve&quot;ler, ana tankta birikmiþ olan nemi boþaltmada ve defuelling&quot;den sonra arta kalan yakýtý boþaltmada kullanýlýr.Main Tank&quot;ýn alt kaplamasýnda bulunan valve&quot;ler, bir popet valve ve unit&quot;lerin dri çýkýþlarýný kirlerden koruyarak týkanmasýný önleyen bir tel filtreden teþkil edilmiþtir. Normalde yað yüklü ve kapalýdýr.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;5.Surge Tank Drain Valve:Surge tanklardan biriken nemi boþaltmada kullanýlan bu valfler, bir popet valve ve drain geçiþlerinin týkanmasýný önleyen koruyucu bir tel filtre ünitesinden teþkil edilmiþtir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;b)Ýkmal sistemi&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Uçaðýn yakýt tanklarýna yeterli yakýtýndoldurulmasýný temin eder. Ýkmal, tek basýnçlý ikmal istasyonundan yapýlýr, tüm tanklar kýsmi olarak veya tamamen doldurulabilir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;1)Basýnçlý Ýkmal Paneli: Tanklarý doldurma, boþaltma, tanklar arasý transferde basýnçlý ikmal paneli kullanýlýr. Basýnçlý ikmal paneli, fuelling station içerisine yerleþtirilmiþtir.&lt;br/&gt;Ýkmal paneli, üç adet fuel quantity indicatör&quot;ler, üç adet fuelling valve switch&quot;ler, üç adet mavi pozisyon ýþýklarý, indikatör testi için veya auxlilary power control için bir switch&quot;den oluþur.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;2)Ýkmal Manifoldu: Ýkmal manifoldu, basýnçlý ikmal defuelli</description></item><item><title>E N E R J Ý</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?e-n-e-r-j-i-437183.html</link><description>E N E R J Ý &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Ýþ yapabilme yeteneðine enerji denir. Bir cisim veya sistem iþ yapabiliyorsa enerjisi var demektir. &lt;br/&gt;Hareket eden bir cisim, sýkýþtýrýlmýþ bir yay, barajda  toplanan  su  enerjiye sahiptir. Bir cismin  veya sistemin  iþ  yapabilmesi  için  enerjiye  ihtiyacý vardýr. Bu nedenle  iþ  ve enerji  birimleri  aynýdýr. Enerji, iþ gibi sayýsal bir büyüklük olup, vektörel deðildir.&lt;br/&gt;Birimleri  c.g.s  de  erg,  S.I. de  joule,  M.K.S de  kgm  dir. &lt;br/&gt;Enerji çeþitlerinin çoðu  birbirine dönüþebilirler.  Isý,  ýþýk, mekanik, kimyasal, elektrik ve nükleer enerjiler gibi...&lt;br/&gt;Mekanik enerji de iki bölümde incelenir. &lt;br/&gt;   1 -   Kinetik Enerji &lt;br/&gt;   2 -   Potansiyel Enerji&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;   Kinetik  Enerji&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Hareket halindeki cisimlerin sahip olduklarý enerjiye  kinetik enerji  denir.&lt;br/&gt;   &lt;br/&gt;   Yapýlan Ýþ ve Kinetik Enerji Deðiþimi: &lt;br/&gt;   &lt;br/&gt;Duran bir cisme yatay düzlemde  bir F kuvveti etki ederek  x  kadar yol  aldýrýyorsa, bir iþ yapýlmýþ olur. Bu iþi yapmak için  harcanan enerji cisme bir  v hýzý  kazandýrarak kinetik enerjiye dönüþür.&lt;br/&gt;                  Ýþ  = Kinetik Enerji&lt;br/&gt;                  W  =  Ek&lt;br/&gt;                  W  = F . Dx&lt;br/&gt;                  W  = m. a . ( vor .t )&lt;br/&gt;       &lt;br/&gt;         a = v / t                 &lt;br/&gt;       vor = ( 0 + v ). t / 2 = v . t / 2              &lt;br/&gt;              &lt;br/&gt;                  W = m . ( v / t ) . ( v. t / 2 )&lt;br/&gt;                  W = ( 1/ 2 ). m v 2 &lt;br/&gt;                  W = Ek&lt;br/&gt;                         &lt;br/&gt;                  Ek = ( 1/ 2 ). m v 2 &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;    Cismin  hýzýndaki  bir deðiþim  cismin kinetik enerjinin de deðiþmesine neden olur. &lt;br/&gt;     v1  cismin ilk hýzý,  v2  son hýzý olsun. Kinetik enerjideki deðiþim ise:&lt;br/&gt;          DEk = Ek2 - Ek1&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;            DEk = (1/ 2). m. v22-  (1/ 2). m. v12 &lt;br/&gt;            DEk = (1/ 2). m . ( v22- v12 )&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Cismin  hýzý  artarsa, kinetik enerjisi de artar, hýzý azalýrsa kinetik enerjisi de azalýr. Bir cisme karþý yapýlan iþ ( W ), cismin kinetik enerjisindeki deðiþime  ( DEk ) eþdeðerdir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;                           W = DEk&lt;br/&gt;      Bir sisteme veya cisme bir iþ aktarýlýrsa, sistemin enerjisi artar. Sistem veya cisim iþ yapýyorsa yapýlan iþ kadar sistemin enerjisi azalýr.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;    Esnek Çarpýþmalarda Kinetik Enerjinin Korunumu  &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;     Bütün çarpýþmalarda momentumun korunumu olmasýna raðmen kinetik enerjinin korunumu sadece tam esnek çarpýþmalarda vardýr.    &lt;br/&gt;Örneðin: Merkezi esnek çarpýþma yapan iki bilyeden biri duruyorken diðeri gelip çarpýyor. Duran bilyenin hýzý sýfýr olduðu için kinetik enerjisi yoktur. Çarpan  bilyeninse hýzýndan dolayý kinetik enerjisi vardýr. Çarpýþmadan sonra her iki bilyede deðiþik  hýzlarla  hareket ederken,çarpan bilyenin kaybettiði kinetik enerji miktarýný  duran bilye kazanýr. &lt;br/&gt;                      DEk1  = DEk2&lt;br/&gt;                      DEk1 + DEk2  = 0&lt;br/&gt;                              DEk (top) = 0&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;     Tam  esnek çarpýþmalarda  kinetik enerjilerdeki  toplam deðiþim sýfýrdýr.&lt;br/&gt;   &lt;br/&gt;     Kinetik enerjinin korunumu:&lt;br/&gt;              Ek1 +Ek2  = Ek1 + Ek2  &lt;br/&gt;    &lt;br/&gt; Momentumun korunumu:&lt;br/&gt;                P1  + P2  = P1  + P2 &lt;br/&gt;   Momentumun ve kinetik enerjinin korunumundan gidilerek, cisimlerin  çarpýþmadan  önce ve sonraki  hýzlarýnýn vektörel toplamlarýnýn birbirine eþitliði yazýlabilir. &lt;br/&gt;              v1 + v1  = v2 + v2 &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Sürtünmeli Yüzeylerde Kinetik Enerji  Kaybý&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Sürtünmeli  yüzeyde  hareket  eden m kütleli  bir  cisim v  hýzýndan  dolayý sahip  olduðu kinetik enerjisini  tamamen  kaybedinceye  kadar  hareketini sürdürür.&lt;br/&gt;Sürtünmeli yüzeyde sürtünme kuvveti  harekete zýt yöndedir.  Hareketli bir cisim, hareketin baþlangýcýnda sahip olduðu  kinetik  enejisini, bir  süre yol aldýktan sonra  sürtünmeye  karþý harcayarak kaybeder. Cismin kaybettiði  kinetik enerji sürtünme sýrasýnda ýsý enerjisine dönüþür. &lt;br/&gt;Cismin  baþlangýçta sahip olduðu enerji:&lt;br/&gt;                Ek   = (1/ 2 ) m .v02 &lt;br/&gt;     &lt;br/&gt;Cisim ile yüzey arasýnda oluþan sürtünme kuvvetinin  Dx  yolu alýnmasýyla yaptýrdýðý iþ:&lt;br/&gt;                    Wsür =  Fsür .  Dx &lt;br/&gt;                    &lt;br/&gt;                      Ek  = Wsür&lt;br/&gt;     &lt;br/&gt;                      Ek  =</description></item><item><title>ENERJÝ TASARRUFU</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?enerji-tasarrufu-390103.html</link><description>ENERJÝ TASARRUFU &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Enerjinin insan hareketinde, insanýn günlük yaþantýsýnda çok büyük bir yer tuttuðu muhakkaktýr. Bu önemli ihtiyacýn bilinçsiz kullanýlmasý, insan geleceðine bir çok olumsuz etkiyi de beraberinde getirecektir. Enerjinin gereði kadar ve bilinçli olarak kullanýlmasýný saðlamak için her yýl  11 - 18 Ocak tarihleri arasýnda Enerji Tasarrufu Haftasý kutlanýr.&lt;br/&gt;Hafta içinde, bütün yurtta enerji tasarrufu ile ilgili toplantý ve açýk oturumlar düzenlenir. Radyo ve televizyonda enerji tasarrufunu iþleyen programlar yayýnlanýr. Okullarýmýzda enerjide tutumlu olmanýn önemi anlatýlýr. Alýnmasý gereken önlemler belirtilir. Öðrenciler arasýnda enerji tutumu ile ilgili afiþ, karikatür, resim ve kompozisyon yarýþmalarý düzenlenir. Bu yarýþmalarda derece alanlara ödülleri daðýtýlýr. Bu çalýþmalarýn amacý, enerjinin iyi kullanýmýný saðlamaktýr.&lt;br/&gt;Günümüzde enerjinin önemi gittikçe artýyor. Enerji iþ görebilme, iþ yapabilme gücüdür. Ýki tür enerji vardýr. Durum enerjisi ve Hareket Enerjisi. Durum enerjisi cisimlerin durumu nedeniyle sahip olduðu enerjidir. Cismin hareketi sýrasýnda oluþan enerjiye de hareket enerjisi denir.&lt;br/&gt;Evde, iþyerinde, toplum yaþamýnýn her alanýnda makineler kullanýlýr. Makineler insanlarýn iþlerini kolaylaþtýrýr. Az emekle kýsa sürede büyük iþler görülmesini saðlar. Evimizdeki buzdolabý, elektrik süpürgesi, çamaþýr makinesi annemizin iþlerini kolaylaþtýrýr. Traktör çiftçilerin az zamanda çok iþ yapmalarýný saðlar. Kullandýðýmýz araç ve gereçlerin, giyeceklerimizin çoðu fabrikalarda, makinelerle üretilir. Bütün makineler enerji ile çalýþýr. Makinelerden düzenli ve sürekli olarak yararlanabilmek için enerjiyi tutumlu kullanmak zorundayýz.&lt;br/&gt;Baþlýca enerji kaynaklarýmýz ; elektrik, su, güneþ, kömür ve petroldür. Bu enerji kaynaklarýndan elektriði kendimiz üretiyoruz. Güneþ ýþýðýndan ve sularýmýzdan doðal enerji olarak yararlanýyoruz. Yalnýz petrol ülkemizde yeterince çýkmadýðý için petrolün yarýsýný dýþarýdan alýyoruz. Son yýllarda kömür rezervlerimizin azalmasý sebebi ile onu da dýþarýdan ithal etmeye baþladýk. Bütün bu enerji alýmlarý, ekonomimiz için aðýr bir yüktür. Dýþ satým gelirimizin büyük bir bölümü petrol alýmýna harcanýyor. Ulusal ekonomimizin düzelmesi için enerjiyi tutumlu kullanmak zorundayýz. Enerjinin yetersizliði, üretimin düþmesini, yurt ekonomisini ve günlük yaþantýmýzý etkilemektedir.&lt;br/&gt;Enerjide tutum, sýnýrlý enerji kaynaðýnýn en verimli biçimde kullanýmýdýr. Gereksiz enerji tüketiminin ve kayýplarýnýn azaltýlmasýdýr. Enerjide tutum ayný iþi daha az enerji ile yapmaktýr. Enerji Tutum Haftasý içinde öðrendiklerimizi yaþam boyu uygulayalým. Evimizde boþa yanan lambalarý söndürmeyi unutmayalým. Bozuk musluklarýmýzý onaralým. Suyumuzun boþa akmasýný önleyelim, izlemediðimiz program süresince televizyonu ve radyoyu kapatalým. Kýþýn pencere yalýtýmlarýna daha çok özen gösterelim. Enerji tasarrufu konusunda öðrendiklerimizi, dinlediklerimizi ömür boyu uygulayalým.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;UZUN MEHMET&lt;br/&gt;Aþaðýda, Uzun Mehmet&quot;in enerji kaynak-&lt;br/&gt;larýmýzdan maden kömürünü buluþunu&lt;br/&gt;okuyacaksýnýz.&lt;br/&gt;Maden kömürü, maden kömürü, derler. Nedir bu maden kömürü ? kara bir taþ. Evet kara bir taþ. Fakat bu kara taþ, bir memlekete yiyecek kadar gerekli. Buðday kadar, et kadar gerekli. Maden kömürü ile tren iþler, vapur iþler, fabrika iþler.&lt;br/&gt;Bundan uzun yýllar önce Türkiye&quot;de maden kömürü var mý yok mu bunu bilen yoktu. Bizde maden kömürünü ilk defa Uzun Mehmet adýnda bir genç buldu. Böylece memlekete büyük hizmet etti.&lt;br/&gt;Uzun Mehmet bir köylü çocuðuydu. Zonguldak&quot;ta bir köyde doðdu. Büyüdü, asker oldu. Ýstanbul&quot;a gitti. Orada deniz eri olarak askerlik yaptý. Maden kömürünü ilk defa askerlikte gördü. Onun memlekete ne kadar gerekli bir þey olduðunu askerlikte öðrendi.&lt;br/&gt;Günler geçti. Askerlik bitti. Son gün erler toplandýlar. Uzun Mehmet de onlarýn içindeydi. Bölük komutaný geldi. Elinde bir parça maden kömürü vardý. Dedi ki:&lt;br/&gt;&amp;#8213;Arkadaþlar, bunun maden kömürü olduðunu öðrendiniz. Þimdi biz bunu para ile alýyoruz. Türkiye&quot;de maden kömürü var mý yok mu bilen yok. Varsa bulmak lazým. Onu bulmak memlekete çok büyük bir hizmet olacak. Gittiðiniz köyde, daðda, derede, her yerde bu kömürü arayýn arkadaþlar.&lt;br/&gt;Bölük komutaný her ere bir parça maden kömürü verdi. uzun Mehmet de bir parça aldý, torbasýna koydu, yola çýktý. Birkaç gün sonra köye vardý.&lt;br/&gt;Uzun Mehmet, köyde nereye gitse maden kömürü parçasýný da yanýna alýyordu. Her yerde maden kömürü arýyordu.&lt;br/&gt;Bir sabah, erkenden evden çýktý. Bütün gün yürüdü. Akþam üzeri bir uçu</description></item><item><title>GÜNEÞ KOLLEKTÖRLERÝ</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?gunes-kollektorleri-368335.html</link><description>GÜNEÞ ENERJÝSÝ&lt;br/&gt;Tanýmý ve Uygulama Alanlarý&lt;br/&gt;Güneþ enerjisi yeni ve yenilenebilir bir enerji kaynaðý oluþu yanýnda, insanlýk için önemli bir sorun olan çevreyi kirletici artýklarýn bulunmayýþý, yerel olarak uygulanabilmesi ve karmaþýk bir teknoloji gerektirmemesi gibi üstünlükleri sebebiyle son yýllarda üzerinde yoðun çalýþmalarýn yapýldýðý bir konu olmuþtur. Binalarin ýsýtýlmasý, soðutulmasý, endüstriyel, bitkilerin kurutulmasý ve elektrik üretimi güneþ enerjisinin yaygýn olarak kullanýldýðý alanlardýr.&lt;br/&gt;Güneþin ýþýným enerjisi, yer ve atmosfer sistemindeki fiziksel oluþumlarý etkileyen baþlýca enerji kaynaðýdýr. Dünyadan ortalama 1.496x108 km. uzaklýkta, 1.392x108 km. çapýnda ve 1.99x1030 kg. kütlesinde sýcak bir gaz küresi olan güneþin yüzey sýcaklýðý yaklaþýk 6.000 Â°K olup, iç bölgesindeki sýcaklýðýn 8x106 Â°K ile 40x106 Â°K arasýnda deðiþtiði tahmin edilmektedir.&lt;br/&gt;Sürekli bir füzyon reaktörü olan güneþin enerji kaynaðý, hidrojenin helyuma dönüþmesi esnasýnda, saniyede 4 milyon ton kütle enerjiye dönüþerek, yaklaþýk 3.5x1026 deðerindeki enerjinin ýþýným þeklinde uzaya yayýlmasýdýr. Güneþ daha milyonlarca yýl ýþýmasýný sürdüreceðinden, dünyamýz için sonsuz bir enerji kaynaðýdýr. Güneþten gelen güç insanlýðýn yýllýk ticari gereksiniminin 16.000 katýndan çoktur. Dünyadaki tüm elektrik santrallerinin toplam gücü; güneþten gelen gücün 61.000de birinden azdýr. Güneþten gelen güç dünyadaki tüm nükleer santrallerin ürettiði toplam gücün 527.000 katýdýr.&lt;br/&gt;Güneþ enerjisi geniþ bir coðrafi daðýlýma sahip bir enerji kaynaðýdýr. Coðrafi olarak 36-42Â° kuzey enlemleri arasýnda bulunan Türkiye, güneþ kuþaðý içindedir. Þu an için güneþ enerjisinin kullanýmý oldukça azdýr, ancak geleceðin dünyasýnýn enerji gereksiniminin karþýlanmasýnda, geleneksel enerji kaynaklarýnýn yanýnda en önemli seçeneklerden biri olacaðý düþünülmektedir.&lt;br/&gt;Baþlýca Güneþ Enerji Sistemleri ve Kullanýmlarý&lt;br/&gt;Farklý geliþme aþamalarýnda, çeþitli güneþ enerjisi elde etme teknikleri mevcuttur. Bunlardan bazýlarý, araþtýrmalarýnýn ilk aþamalarýnda, bazýlarý ise daha ilerlemiþ seviyelere ulaþmýþtýr. Fakat henüz bitkiler üzerinde test edilmektedirler ve son olarak da bir grup, tam olarak geliþmiþ bir seviyededir.&lt;br/&gt;Her teknolojinin kullaným ve uygulamalarýna baðlý olarak avantaj ve dezavantajlarý vardýr. Güneþ enerjisi sistemlerinin baþlýca tipleri þunlardýr :&lt;br/&gt;a- Termodinamik sistemler&lt;br/&gt;b- Fotovoltaik sistemler&lt;br/&gt;A-TERMODÝNAMÝK SÝSTEMLER&lt;br/&gt;1. Pasif güneþ sistemleri&lt;br/&gt;- Direk toplama&lt;br/&gt;- Termal depolama duvarý&lt;br/&gt;- Güneþ uzayý (sun space)&lt;br/&gt;2. Aktif güneþ sistemleri&lt;br/&gt;- Termal stasyoner (duragan) sistemler&lt;br/&gt;- Termal güneþ tarayýcý sistemler&lt;br/&gt;1. Pasif günes sistemleri&lt;br/&gt;Pasif güneþ sistemleri, güneþ enerjisi kullanýmý için geliþtirilen en eski sistemlerden biridir. Baþlýca, binalarýn ýsýtma ve soðutmasý için dizayn ve mimarisinde kullanýlmaktadýr.&lt;br/&gt;Güneþ mimarisinde, güneþ enerjisi yoðunluk ve süresinin ýsý, ýþýk ve saðlýða yararlý, istenilen etkilerini elde edebilmek, buna karþýn yüksek sýcaklýk, aþýrý ayd</description></item><item><title>ENERJÝ</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?enerji-344795.html</link><description>ENERJÝ&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Kinetik enerji veya hareket enerjisi. Kütlesi M olan hareketsiz maddesel bir noktaya sabit bir F kuvvetinin uygulandýðýný kabul edelim. F kuvvetinin doðrultu ve yönünde bir l uzaklýðý kadar gittikten sonra, noktanýn hýzý belli bir v deðerine ulaþacaktýr. Böylece yapýlan Fl iþinin Â½ Mv² &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;*Mekanik enerjinin korunumu veya sakýnýmý. Kütlesi M,aðýrlýðý P olan bir bilye ile Yer yuvarlaðýndan meydana gelen bir sistem düþünülsün. Bunlar arasýnda etkiyen kuvvet yalnýz yerçekimidir. Bilyenin potansiyel enerjisi, bilyeyi Yer&quot;in merkezine götürmek için yerçekiminin yapacaðý iþe eþittir. Bu bilye, bir h yüksekliðinden düþerken bir v hýzý kazanýr ve kinetik enerjisi &lt;br/&gt;Â½Mv²=Â½M(&amp;#8730;2gh)²=Mgh =ph olur. Ancak, Yer&quot;in merkezine ulaþmak için kat edeceði yol h&quot;den daha kýsa bir mesafeye düþtüðü için bilye, ph potansiyel enerjisinden kaybeder. Demek ki: kazanýlan kinetik enerji = harcanan potansiyel enerji. Mekanik enerjinin korunumu denilen prensip budur ve bu prensibe göre hiç aralýksýz hareket imkansýzdýr.&lt;br/&gt;Görülüyor ki mekanikte, hareket halindeki bir cisim için, kinetik enerji (veya hareket enerjisi) ve potansiyel enerji olmak üzere iki çeþit enerji ayýrt edilir ve cisim dýþ ortamla bir enerji alýþ-veriþi yapmadýkça bu enerjilerin toplamý sabit kalýr. &lt;br/&gt;Bu  sadece bir özel haldir; kinetik enerji, cisimlerin veya moleküllerine kadar bu cismin çeþitli bölümlerinin hareketine tekabül eder; mesela ýsý enerjisi moleküllerin hareketinden doðar. Yine potansiyel enerji, bir cismin veya bunun çeþitli bölümlerinin konumuna baðlýdýr: Bir patlayýcý maddenin kimyasal enerjisi, moleküllerinin dengesinden ileri gelir ve bu denge bazý etkenler altýnda bozularak hareket enerjisi verir.&lt;br/&gt;Enerjinin korunmasý prensibi geneldir ve bütün enerjilerden uzakta bir sistemin toplam enerji miktarý, bu enerjinin sistem içindeki dönüþümü ne olursa olsun sabittir, denilebilir. Enerji, birbirine dönüþebilen çeþitli þekillerde bulunabilir: Mekanik, kimyasal, termik, elektrik, ýþýk vb. Mesela kimyasal enerji, pillerde elektrik enerjisine dönüþür. Akümülatörlerde bu dönüþüm tersinirdir; ýsý enerjisi buhar makinelerinde mekanik enerjiye, mekanik enerjide dinamolarda elektrik enerjisine dönüþür.&lt;br/&gt;Ne var ki bu dönüþümler; baðýmsýz sistemin toplam miktarýný deðiþtirmese de, bazý þekillerden diðerlerine tam dönüþüm olmaz ve ir miktar kayýp meydana gelir. Nitekim, korunma prensibine konu olan toplam enerjiden kullanýlabilen enerjiyi ayýrt etmek gerekir. Mesela, kömürün kimyasal enerjisi ýsý enerjisine, o da mekanik enerjiye dönüþtürülünce, elde edilen enerji miktarý baþlangýçtaki enerjinin ancak çok küçük bir kýsmýný teþkil eder. Aradaki farký yok olmamýþ, ýsý enerjisine dönüþerek makinenin kondansöründe harcanmýþtýr. Böylece bütün dönüþümlerde genellikle sýcaklýk derecesi düþük ve iþ yapma yeteneði daha az olan bir ýsý enerjisi görülür, buna enerjinin   deðersizlenme  si denir; baðýmsýz bir sistem enerjisini korur, fakat bu enerji deðersizlenme eðilimindedir.&lt;br/&gt;Enerji þekillerinden birçoðunda iki etken bulunur: Nitelik ve nicelik etkeni. Mesela, bir çaðlayanda birinci etken suyun döküldüðü yükseklik, ikincisi ise suyun debisidir; bir elektrik akýmýnda birinci etken gerilim, ikincisi akým þiddetidir; ýsý enerjisinde birinci etken sýcaklýk farký, ikincisi de ýsýtma gücüdür.&lt;br/&gt;Yararlandýðýmýz enerjinin hemen hepsi Güneþ&quot;ten gelir. Rüzgarlar, yüzey sularýnýn buharlaþmasý, bulutlarýn, yaðmurlarýn ve dolayýsýyla çaðlayanlarýn meydana geliþi hep Güneþ&quot;in etkisiyledir. Eski olsun yeni olsun birçok kimyasal tepkimenin temeli güneþ ýþýðýna ve ýsýsýna dayanýr; taþ kömürünün oluþmasý da Güneþ&quot;in eseridir. Nitekim bu kömürü meydana getiren bitkilerin geliþmesi için güneþ enerjisi þarttýr.&lt;br/&gt;*Ýç enerji: Bir dönüþüm sýrasýnda, bir sistem dýþarýdan Q miktarda ýsý ve pozitif veya negatif bir W mekanik enerji alýyorsa ve bu arada baþka hiçbir enerji çeþidi yoksa, J kalorinin mekanik eþdeðerini göstermek üzere,  &amp;#916;U = J + W  miktarý sistemin iç enerji artýþýný gösterir. Bu miktar, sistemin ara du</description></item><item><title>SANAYÝDE ENERJÝ TASARRUF POTANSÝYELÝ</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?sanayide-enerji-tasarruf-potansiyeli-446649.html</link><description>SANAYÝDE ENERJÝ TASARRUF POTANSÝYELÝ-II&lt;br/&gt; &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Bir önceki çalýþmada sanayi tesislerinde tasarruf edilebilecek enerji miktarý ile bunun mali deðerinin hesabý için gerekli prosedürlerden; yüksek verimli motor kullanýlmasý, basýnçlý hava sistemlerinde düþük basýnçlý hava kullanýlmasý, basýnçlý hava sistemindeki kaçaklarýn önlenmesi ve kompresör emiþ havasýnýn dýþ ortamdan alýnmasý durumlarýnda  elde edilebilecek tasarruf imkanlarý araþtýrýlmýþtý. Çalýþmanýn bu bölümünde ele alýnan baþlýca tasarruf imkanlarý ise: (1) yakma havasýnýn ýsýtýlmasý, (2) kirlenmiþ akýþkandan ýsý geri kazanýmý, (3) sýcak ve soðuk yüzeylerin izolasyonu, (4) boþta çalýþma süresinin azaltýlmasý, (5) standart V-kayýþlarý yüksek verimli olanlar ile deðiþtirilmesidir. Her bir tasarruf potansiyeli için; Türkiye&quot;nin deðiþik illerinde ve ABD&quot;nin Arizona ve Nevada eyaletlerindeki  farklý sanayi tesislerinde gerçekleþtirilmiþ enerji tasarrufu çalýþmalarýndan örnekler verilmiþtir. Bu örneklerde tasarruf miktarý, tasarrufun mali karþýlýðý, yatýrým tutarý ve geri ödeme süreleri hesaplanmýþtýr. &lt;br/&gt;Anahtar sözcükler : Enerji tasarrufu; enerji etüdü; yakma havasýnýn ýsýtýlmasý,  izolasyon, yüksek verimli kayýþ, boþta çalýþma, ýsý geri  kazanýmý.&lt;br/&gt;The energy saving methods that we investigated in the previous study were: installing high efficiency motors, repairing air leaks, using low pressure air for the compressed air systems and providing the compressor inlet air from outside. These methods are used to evaluate the energy amount that can be saved in the industrial plants and its financial value. In this study, the energy saving methods that we investigate are: (1) preheating the combustion air, (2) recovering the heat from the waste fluid, (3) insulating hot and cold surfaces, (4) reducing the unload time, (5) changing the standard V-type belts with high efficiency belts. For each method, examples are given from different cities of Turkey and from Arizona and Nevada in USA. In these examples, the amount of the saved energy, financial evaluation of this energy, investment cost and pay back period are calculated.&lt;br/&gt; &lt;br/&gt;Keywords: Energy saving; energy audit; preheating the combustion air, insulation, high efficiency belt, unload work, recovery the heat&lt;br/&gt;*     Dr. TÜBÝTAK - MAM Enerji Sistemleri ve Çevre Arþ. Ens.&lt;br/&gt;**    Mak. Yük. Müh., MAM Enerji Sistemleri ve Çevre Araþtýrma Enstitüsü&lt;br/&gt; &lt;br/&gt;GÝRÝÞ&lt;br/&gt;Türkiye, kalkýnmakta olan ve nüfusu artan bir ülke olmasý nedeniyle enerji tüketimi hýzla artmaktadýr. Üretilen enerjinin ise yaklaþýk üçte biri sanayide tüketilmektedir. Bu enerjinin önemli bir miktarý pratik bazý enerji tasarruf önlemleriyle geri kazanýlabilir. Enerji tasarrufu sayesinde hem ülkemiz enerji darboðazýndan kurtulacak, hem de sanayici ayný ürünü daha düþük bir maliyetle elde ederek rekabet gücünü arttýrmýþ olacaktýr. Enerji tasarrufu, enerji arz hizmetlerinin azaltýlmasý veya kýsýtlanmasý þeklinde de düþünülmemelidir. Enerji tasarrufu, kullanýlan enerji miktarýnýn deðil ürün baþýna tüketilen enerjinin azaltýlmasýdýr. Enerjinin gereksiz kullaným sahalarýný belirlemek ve israfý asgari düzeye indirmek veya tamamen ortadan kaldýrmak için alýnan önlemleri içerir. Bu þekilde, üretici ayný miktardaki mal veya hizmetleri daha az enerji veya ayný miktar enerji ile daha çok mal ve hizmet üreterek, ulusal ve uluslararasý alanda rekabet gücünü arttýrabilir.&lt;br/&gt;Bu çalýþmalardaki hesaplamalarda da görüleceði üzere; Türkiye&quot;deki sanayici kullandýðý elektriðe kW baþýna yaklaþýk 7 cent USD ödemektedir. Oysa baþta A.B.D ve Brezilya olmak üzere birçok ülkede bu deðer ortalama 4 cent USD civarýndadýr. Enerji fiyatlarýndaki yüksek girdi sanayicimizin rekabet gücünü olumsuz etkilemektedir. Bu  durum sanayicinin enerjiyi olabildiðince verimli kullanmasýný gerektirmektedir. &lt;br/&gt;Bu çalýþmanýn amacý bilinmeyen bir þeyi ortaya koymak deðil, literatürde var olan ancak iþ yoðunluðu, önemsememe, eðitimsizlik veya bilinçsizlik gibi nedenlerle kaybolan milyarlarca dolarlýk tasarruf potansiyelini nerelerde aramamýz ge</description></item><item><title>TÜRKÝYE&quot;NÝN ENERJÝ SORUNLARI</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?turkiye-nin-enerji-sorunlari-383737.html</link><description>TÜRKÝYE&quot;NÝN ENERJÝ SORUNLARI&lt;br/&gt;&lt;br/&gt; Etkileyici deðiþken olarak enerji tüketimi ile etkilenen deðiþken gayrisafi milli hasýla arasýnda güçlü bir korrelasyonla geçerli regresyon iliþkisi vardýr. Bir diðer deyiþle, enerji tüketiminin artmasý gayrisafi milli hasýlayý büyütmekte ve ekonomiyi geliþtirmektedir. Bu nedenle ülkelerin geliþmiþlik düzeylerinin belirlenmesinde kullanýlan kriterlerden biri kiþi baþýna düþen yýllýk birincil enerji (genel enerji) tüketimidir. Kiþi baþýna düþen yýllýk elektrik tüketimi de bu amaçla kullanýlabilmekte olup, ayrýca yaþam düzeyinin bir göstergesidir. &lt;br/&gt; Dünya Enerji Konseyi&quot;nin yayýnladýðý en son istatistiklere göre (1994 verileri ile) sanayileþmiþ yedi büyük ülkenin (ABD, Almanya, Fransa, Ýngiltere, Ýtalya, Japonya ve Kanada) kiþi baþýna yýllýk birincil ticari enerji tüketimleri ortalamasý 4721 kEP (207.9 GJ) düzeyinde iken, geliþmiþ ve geliþmekte olan ülkeler ayrýmýndan ötürü dünya ortalamasý 1395 kEP/kiþi.yýl (61.4 GJ/kiþi.yýl) olmuþtur. Yani dünya ortalamasý yedi geliþmiþ ülke ortalamasýnýn % 30&quot;u kadardýr. Türkiye&quot;nin düzeyine gelince, kiþi baþýna düþen yýllýk birincil enerji (ticari olan ve olmayan) tüketimi dünya ortalamasýnýn % 58&quot;i ile 809 kEP (35.6 GJ/kiþi.yýl) kadardýr. Elektrik tüketimi açýsýndan da benzer bir durum görülmektedir. Dünya ortalamasý olarak kiþi baþýna yýllýk elektrik net tüketimi 2245 kWh iken, G7 lerin ortalamasý 8885 kWh/kiþi.yýl ve Türkiye ortalamasý 1173 kWh/kiþi.yýl düzeylerindedir. Avrupa Ekonomik topluluðu&quot;nun bazý ülkelerinin enerji tüketimleri ile Türkiye&quot;deki enerji tüketimleri karþýlaþtýrmalý biçimde Tablo 1 de gösterilmiþtir.&lt;br/&gt;Tablo 1. Bazý AET ülkeleri ve Türkiye&quot;de enerji tüketim düzeyleri (1994)&lt;br/&gt; &lt;br/&gt; ÝTALYAÝSPANYAPORTEKÝZYUNANÝSTANTÜRKÝYE&lt;br/&gt;Birincil enerji, kEP/kiþi.yýl2764210914942257855&lt;br/&gt;Elektrik, kWh/kiþi.yýl47114129328339371280&lt;br/&gt;Kaynak: Dünya Enerji Konseyi Türk Milli Komitesi 1996 Enerji Raporu, 1997. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt; Türkiye henüz tarým toplumu olmaktan kurtulamamýþ, endüstrileþmesini tamamlayamamýþ bir geliþme sürecindeki ülke konumundadýr ve kalkýnma için enerji açlýðý çekmektedir. Türkiye&quot;nin geliþmiþlik çizgisini yakalayabilmesi, endüstrileþmiþ ülke konumuna geçebilmesi için birincil enerji ve elektrik tüketimlerinin, kiþi baþýna yýllýk baz ile en az bugünkü düzeyin 3 katýna çýkarýlmasý gerekmektedir. &lt;br/&gt; Türkiye&quot;nin taþkömürü, linyit, asfaltit, petrol, doðal gaz, hidrolik, jeotermal, güneþ, odun ve tezek ile karþýlanan birincil enerji tüketimi 68 035 x 103 TEP (3.00 EJ) kadardýr. Bu tüketimin 26 887 x 103 TEP (1.18 EJ) kadarý yerli kaynaklardan saðlannmýþtýr. Tüketimin yerli kaynaklarla karþýlanma oraný % 39.5&quot;dur. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlýðý (ETKB) nýn planlamalarýna göre brincil enerji talebi 2000 yýlýnda 91 014 x 103 TEP (4.01 EJ), 2010 yýlýnda 167 457 x 103 TEP (7.38 EJ) ve 2020 yýlýnda da 307 612 x 103 TEP (13.55 EJ) olmasý beklenmektedir. Resmi olarak 2020 yýlýndan öte projeksiyon bulunmamaktadýr. &lt;br/&gt;Ankara Üniversitesi&quot;nde uzun dönem için bir simül</description></item><item><title>ENERJÝ</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?enerji-350746.html</link><description>E N E R J Ý &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Ýþ yapabilme yeteneðine enerji denir. Bir cisim veya sistem iþ yapabiliyorsa enerjisi var demektir. &lt;br/&gt;Hareket eden bir cisim, sýkýþtýrýlmýþ bir yay, barajda  toplanan  su  enerjiye sahiptir. Bir cismin  veya sistemin  iþ  yapabilmesi  için  enerjiye  ihtiyacý vardýr. Bu nedenle  iþ  ve enerji  birimleri  aynýdýr. Enerji, iþ gibi sayýsal bir büyüklük olup, vektörel deðildir.&lt;br/&gt;Birimleri  c.g.s  de  erg,  S.I. de  joule,  M.K.S de  kgm  dir. &lt;br/&gt;Enerji çeþitlerinin çoðu  birbirine dönüþebilirler.  Isý,  ýþýk, mekanik, kimyasal, elektrik ve nükleer enerjiler gibi...&lt;br/&gt;Mekanik enerji de iki bölümde incelenir. &lt;br/&gt;   1 -   Kinetik Enerji &lt;br/&gt;   2 -   Potansiyel Enerji&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;   Kinetik  Enerji&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Hareket halindeki cisimlerin sahip olduklarý enerjiye  kinetik enerji  denir.&lt;br/&gt;   &lt;br/&gt;   Yapýlan Ýþ ve Kinetik Enerji Deðiþimi: &lt;br/&gt;   &lt;br/&gt;Duran bir cisme yatay düzlemde  bir F kuvveti etki ederek  x  kadar yol  aldýrýyorsa, bir iþ yapýlmýþ olur. Bu iþi yapmak için  harcanan enerji cisme bir  v hýzý  kazandýrarak kinetik enerjiye dönüþür.&lt;br/&gt;                  Ýþ  = Kinetik Enerji&lt;br/&gt;                  W  =  Ek&lt;br/&gt;                  W  = F . &amp;#61508;x&lt;br/&gt;                  W  = m. a . ( vor .t )&lt;br/&gt;       &lt;br/&gt;         a = v / t                 &lt;br/&gt;       vor = ( 0 + v ). t / 2 = v . t / 2              &lt;br/&gt;              &lt;br/&gt;                  W = m . ( v / t ) . ( v. t / 2 )&lt;br/&gt;                  W = ( 1/ 2 ). m v 2 &lt;br/&gt;                  W = Ek&lt;br/&gt;                         &lt;br/&gt;                  Ek = ( 1/ 2 ). m v 2 &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;    Cismin  hýzýndaki  bir deðiþim  cismin kinetik enerjinin de deðiþmesine neden olur. &lt;br/&gt;     v1  cismin ilk hýzý,  v2  son hýzý olsun. Kinetik enerjideki deðiþim ise:&lt;br/&gt;          &amp;#61508;Ek = Ek2 - Ek1&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;            &amp;#61508;Ek = (1/ 2). m. v22-  (1/ 2). m. v12 &lt;br/&gt;            &amp;#61508;Ek = (1/ 2). m . ( v22- v12 )&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Cismin  hýzý  artarsa, kinetik enerjisi de artar, hýzý azalýrsa kinetik enerjisi de azalýr. Bir cisme karþý yapýlan iþ ( W ), cismin kinetik enerjisindeki deðiþime  ( &amp;#61508;Ek ) eþdeðerdir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;                           W = &amp;#61508;Ek&lt;br/&gt;      Bir sisteme veya cisme bir iþ aktarýlýrsa, sistemin enerjisi artar. Sistem veya cisim iþ yapýyorsa yapýlan iþ kadar sistemin enerjisi azalýr.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;    Esnek Çarpýþmalarda Kinetik Enerjinin Korunumu  &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;     Bütün çarpýþmalarda momentumun korunumu olmasýna raðmen kinetik enerjinin korunumu sadece tam esnek çarpýþmalarda vardýr.    &lt;br/&gt;Örneðin: Merkezi esnek çarpýþma yapan iki bilyeden biri duruyorken diðeri gelip çarpýyor. Duran bilyenin hýzý sýfýr olduðu için kinetik enerjisi yoktur. Çarpan  bilyeninse hýzýndan dolayý kinetik enerjisi vardýr. Çarpýþmadan sonra her iki bilyede deðiþik  hýzlarla  hareket ederken,çarpan bilyenin kaybettiði kinetik enerji miktarýný  duran bilye kazanýr. &lt;br/&gt;                      &amp;#61508;&amp;#61509;k1  = &amp;#61508;&amp;#61509;k2&lt;br/&gt;                      &amp;#61508;&amp;#61509;k1 + &amp;#61508;&amp;#61509;k2  = 0&lt;br/&gt;                              &amp;#61508;&amp;#61509;k (top) = 0&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;     Tam  esnek çarpýþmalarda  kinetik enerjilerdeki  toplam deðiþim sýfýrdýr.&lt;br/&gt;   &lt;br/&gt;     Kinetik enerjinin korunumu:&lt;br/&gt;              &amp;#61509;k1 &amp;#61483;&amp;#61509;k2  &amp;#61501;&amp;#61472;&amp;#61509;k1 &amp;#61483;&amp;#61472;&amp;#61509;k2  &lt;br/&gt;    &lt;br/&gt; Momentumun korunumu:&lt;br/&gt;                P1  + P2  = P1  + P2 &lt;br/&gt;   Momentumun ve kinetik enerjinin korunumundan gidilerek, cisimlerin  çarpýþmadan  önce ve sonraki  hýzlarýnýn vektörel toplamlarýnýn birbirine eþitliði yazýlabilir. &lt;br/&gt;              v1 + v1  = v2 + v2 &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Sürtünmeli Yüzeylerde Kinetik Enerji  Kaybý&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Sürtünmeli  yüzeyde  hareket  eden m kütleli  bir  cisim v  hýzýndan  dolayý sahip  olduðu kinetik enerjisini  tamamen  kaybedinceye  kadar  hareketini sürdürür.&lt;br/&gt;Sürtünmeli yüzeyde sürtünme kuvveti  harekete zýt yöndedir.  Hareketli bir cisim, hareketin baþlangýcýnda sahip olduðu  kinetik  enejisini, bir  süre yol aldýktan sonra  sürtünmeye  karþý harcayarak kaybeder. Cismin kaybettiði  kinetik enerji sürtünme sýrasýnda ýsý enerjisine dönüþür. &lt;br/&gt;Cismin  baþlangýçta sahip olduðu enerji:&lt;br/&gt;                &amp;#61509;k   = (1/ 2 ) m .v02 &lt;br/&gt;     &lt;br/&gt;Cisim ile yüzey arasýnda oluþan sür</description></item><item><title>RÜZGAR ENERJÝSÝ</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?ruzgar-enerjisi-367448.html</link><description>ÝÇÝNDEKÝLER&lt;br/&gt;1.Teknoloji Perspektifi &lt;br/&gt;1.Rüzgar teknolojisinin güçlüðü &lt;br/&gt;2.Modern bir rüzgar türbininin özellikleri &lt;br/&gt;3.Rüzgarýn deðiþkenliði &lt;br/&gt;4.Tasarým araçlarýnýn geliþtirilmesi &lt;br/&gt;5.Rüzgar teknolojisinin özgün yönleri &lt;br/&gt;6.Önemli bir baþarý&lt;br/&gt;2.Yakýn Tarih &lt;br/&gt;1.1970&quot;den önce &lt;br/&gt;2.1970 - 1978 &lt;br/&gt;3.1987 sonrasý&lt;br/&gt;3.Tasarým Stilleri &lt;br/&gt;1.Yatay ve dikey eksen &lt;br/&gt;2.Kanat sayýsý &lt;br/&gt;3.Adým veya yavaþlama kontrolü &lt;br/&gt;1.Küçük rüzgar türbinleri (&lt;30 kW) &lt;br/&gt;2.Büyük rüzgar türbinleri&lt;br/&gt;4.Deðiþken hýzlý tasarým &lt;br/&gt;1.Deðiþken hýzlý çalýþmayý teþvik eden faktörler &lt;br/&gt;2.Deðiþken hýzlý sistemlerin niteliði&lt;br/&gt;5.Çok hafif/esnek tasarýmlarýn durumu&lt;br/&gt;4.Mevcut Teknolojiler &lt;br/&gt;1.Küçük rüzgar türbinleri (&lt;1 kW - 30 kW) &lt;br/&gt;2.Orta boy rüzgar türbinleri (30 - 600 kW) &lt;br/&gt;3.Megawatt ölçeðinde tasarýmlar &lt;br/&gt;4.Deniz &lt;br/&gt;5.Pervane kanat teknolojisi &lt;br/&gt;6.Mevcut teknolojide ölçek eðilimlerinin deðerlendirilmesi&lt;br/&gt;5.Rüzgar çiftliði teknoloji sorunlarý &lt;br/&gt;1.Rüzgar çiftliklerinde rüzgardan istifade &lt;br/&gt;2.Tesis dengesi &lt;br/&gt;3.Enerji tahminleri ve optimizasyon&lt;br/&gt;6.Elektriksel Entegrasyon &lt;br/&gt;1.Zayýf Ulusal Sistemler &lt;br/&gt;1.Sabit durum voltajý &lt;br/&gt;2.Voltaj aþamasý deðiþmeleri &lt;br/&gt;3.Titreme &lt;br/&gt;4.Harmonikler &lt;br/&gt;5.Voltaj dengesizliði&lt;br/&gt;2.Güç Kalitesi &lt;br/&gt;3.Þebeke Maliyetleri ve Yararlarý &lt;br/&gt;1.Kayýplar &lt;br/&gt;2.Ýletim sistemi yararlarý &lt;br/&gt;3.Daðýtým sistemi takviyesi &lt;br/&gt;4.Ýyileþtirilmiþ arz güvenilirliði &lt;br/&gt;5.Çevresel Maliyetler ve Yararlar&lt;br/&gt;7.Standartlar ve Belgeleme &lt;br/&gt;1.Rüzgar türbini belgelemesi &lt;br/&gt;2.Uluslararasý standartlar&lt;br/&gt; &lt;br/&gt;1.TEKNOLOJÝ PERSPEKTÝFÝ &lt;br/&gt;1.Rüzgar Teknolojisinin Güçlüðü&lt;br/&gt;Rüzgar tahrikli pervanenin mekanik güç saðlamak üzere kullanýlmasý çok eskidir, rüzgar deðirmenlerinden ilk bahsedilmesi MÖ 5. yüzyýla kadar gider. Rüzgardan elektrik üretimi için böyle bir pervanenin bir elektrik jeneratörüne baðlanmasý gerekir. 20 yýl öncesinde bile ABD&quot;de ortalama aile baþýna 40 kadar elektrik motoru mevcuttu. Dolayýsýyla elektrik motoru/jeneratörü çok eski olmasa da 40 - 50 yýldýr kütlesel üretimde bulunmuþtur. Bir rüzgar türbininin kilit unsurlarýna bu aþinalýk (sektör dýþýnda) bu teknolojinin zahmetsiz olduðu yanýlgýsýný yaratabilir ve bu, 1980&quot;li yýllarýn baþýnda roket üreticileri için pahalýya mal olan yanlýþ bir varsayýmdýr. Ancak modern rüzgar teknolojisinin güçlüðü;&lt;br/&gt;*elektrik üreten rüzgar türbininin özelliklerini saðlayacak, &lt;br/&gt;*rüzgarýn muazzam deðiþkenliði ile baþa çýkacak düþük maliyetli bir teknoloji üretilmesinde yatar. &lt;br/&gt;1.2. Modern Bir Rüzgar Türbininin Özellikleri&lt;br/&gt;Geleneksel &quot;Danimarka&quot; rüzgar deðirmenleri azami kullanýmda Avrupa&quot;da 100.000 sayýsýna kadar artmýþtý. Bunlara daima nezaret ediliyor ve genellikle elle kontrol ediliyorlardý. Toplum ile bütünleþmiþlerdi, bazý parçalarýn sýk sýk deðiþtirilmesine göre tasarýmlýydýlar ve verimlilik pek önemli deðildi.&lt;br/&gt;Aksine, modern elektrik üreten rüzgar türbininin özellikleri yüksek kaliteli, þebeke frekansýnda elektrik üretmektir. Ekonomik hedeflere ulaþmak için her rüzgar türbininin otomatik kontrollü baðýmýz mini santral gibi çalýþmasý gerekir. Modern bir rüzgar türbinine daima nezaret edilmesi düþünülmez, çok bakým görmesi kabul edilemez. Mikroiþlemci geliþimi bu durumun gerçekleþmesinde, dolayýsýyla düþük maliyetli bir rüzgar teknolojisi üretilmesinde kritik rol oynamýþtýr. Dolayýsýyla modern rüzgar türbininin nezaret edilmeden 20 yýldan fazla sürekli çalýþmasý, az bakým görmesi gerekir.&lt;br/&gt;1.3. Rüzgarýn Deðiþkenliði&lt;br/&gt;Rüzgarýn deðiþkenliði rüzgar enerjisinden istifade ve rüzgar türbini tasarýmý açýsýndan kritik bir faktördür. Tipik kuzey Avrupa sahilindeki bir yer 10 metrede ortalama 5 m/sn. rüzgar hýzýna sahiptir ve 45 m/sn.&quot;lik aþýrý rüzgar hýzlarý beklenebilir. Ne Apalaþ daðlarýnda Washington daðýnda kaydedilen 103 m/sn.&quot;lik en büyük fýrtýna ne de Antartika&quot;nýn Doðu Adelie Arazisinde bir dað kenarýnda yýllýk 18 m/sn.&quot;lik azami ortalama rüzgar hýzý istifade edilebilecek rüzgar kaynaðý alanlarýnda bulunmasa da, karþýlaþýlabilecek rüzgar þartlarýnýn deðiþkenliðini gösterirler. Rüzgarýn deðiþkenliði ticari rüzgar türbinleri tasarým aralýklarýnda kabul edilir. Yere özgü þartlara uyum için belirli bir temel tasarým etrafýnda kule yüksekliði ve pervane çap deðiþiklikleri sunmak yaygýndýr.&lt;br/&gt;1.4. Tasarým Araçlarýnýn Geliþtirilmesi&lt;br/&gt;Rüzgar endüstrisinde özellikle 1980&quot;li yýllarda büyük, yukarýdaki rüzgarýn deðiþkenliði bahsi ile doðrudan ilgili geliþme yük tahmininde rüzgarýn niteliðini ve özellikle atmosfer çalkantýsý tipini yeterince dikkate alan tasarým yöntemlerinin geliþtirilmesidir. Ulusal</description></item><item><title>NÜKLEER ENERJÝ VE ÇEVRE</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?nukleer-enerji-ve-cevre-374845.html</link><description>NÜKLEER ENERJÝ VE ÇEVRE&lt;br/&gt;*Fosil yakýtlarýn, özellikle kömürün yakýlmasýyla ortaya çýkan karbondioksit gazýnýn atmosferde birikmesinin neden olduðu sera etkisi, Dünya&quot;da genel sýcaklýk artýþýna yol açar ve bugün insanlýðýn karþý karþýya kaldýðý en büyük çevresel sorunlarýn baþýnda gelir. &lt;br/&gt;Nükleer enerji sera etkisine yol açmaz. &lt;br/&gt;*Kömürün yanmasý ile ortaya çýkan sülfürdioksit ve asitli gazlar asit yaðmurlarý halinde bitki örtüsünün ve canlýlarýn zarar görmesine neden olur. &lt;br/&gt;Nükleer enerji asit yaðmurlarýna neden olmaz. &lt;br/&gt;*Hidrolik, güneþ ve rüzgar enerjisi gibi geniþ alanlara gereksinim duyan enerji kaynaklarý; büyük orman alanlarýnýn yok edilmesi, verimli topraklarýn kaybolmasý ve burada yaþayan halkýn yer deðiþtirmesi gibi bir çok çevresel ve sosyal sorunlara yol açar. &lt;br/&gt;Nükleer enerji üretimi geniþ alan kullanýmý gerektirmez. &lt;br/&gt;*Ayný güçteki bir kömür santralýnýn yýllýk yakýt gereksinimi 100 000 defa daha fazladýr. Bu husus yakýtýn taþýnmasý, depolanmasý gibi güçlüklere neden olur. &lt;br/&gt;Nükleer enerji üretimi daha az miktarda yakýt gerektirir. &lt;br/&gt;*Nükleer santrallarýn normal çalýþma koþullarýnda yaymýþ olduðu radyasyon doðal radyasyondan ve kömür santrallarýnýn yaydýðý radyasyondan daha azdýr. &lt;br/&gt;Nükleer santrallar, beklenebilen en büyük kazanýn meydana gelmesi halinde bile çevreye zarar vermeyecek þekilde tasarlanýrlar. &lt;br/&gt;Bu tasarýmda en önemli güvenlik tedbirlerinden biri de, reaktörün içinde bulunduðu ve en aðýr kaza koþullarýnda bile radyasyon etkisine yol açacak radyoaktif maddelerin çevreye yayýlmasýný önleyecek koruyucu bir güvenlik kabuðunun olmasýdýr. &lt;br/&gt;Nükleer santrallarýn radyasyasyon etkisi. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Nükleer Atýk Yönetimi&lt;br/&gt;Nükleer atýklar, madencilik, yakýt üretimi, reaktörde kullanýlmasý, yeniden iþlenmesi, depolanmasý gibi nükleer yakýt çevrimi sýrasýnda ortaya çýkar. Nükleer atýklar, aktivite seviyelerine göre düþük, orta ve yüksek seviyeli atýklar olarak sýnýflandýrýlýr. &lt;br/&gt;Bu atýklarýn kýsa dönemde radyoaktiflikleri uzun dönemde ise toksit olmalarý çevre açýsýndan tehlike oluþturmaktadýr. Bu nedenle nükleer atýklara, çevre ve insan saðlýðýna yönelik zararlý etkilerini en az seviyeye indirecek çeþitli iþlemler uygulanýr. Atýklar, geçici olarak depolanmalarý, taþýnmalarý ve son depolanmalarý sýrasýnda uzun seneler kontrol altýnda tutulurlar. &lt;br/&gt;Karþýlaþtýrmalar &lt;br/&gt;1 000 Mwe gücünde, % 75 yük faktörü ile çalýþan ve yýlda 6.6 milyar kWh enerji üreten bir nükleer güç santralý için yýllýk radyoaktif atýk miktarlarý aþaðýda verilmiþtir. &lt;br/&gt;Yüksek seviyeli radyoaktif atýk (kullanýlmýþ yakýt)*27 ton&lt;br/&gt;Orta seviyeli radyoaktif atýk310 ton&lt;br/&gt;Düþük seviyeli radyoaktif atýk**460 ton&lt;br/&gt;* Kullanýlmýþ yakýt iþlenip camlaþtýrýlýrsa yaklaþýk 3 mÂ³ hacim olur. &lt;br/&gt;** Uranyum madenciliðinden çýkan atýk miktarý kömür madenciliðine göre daha azdýr. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Ayný Güçteki Bir Kömür Santralýnýn Yýllýk Atýk Miktarlarý&lt;br/&gt;CO26 500 000 ton&lt;br/&gt;SO244 000 ton&lt;br/&gt;NOx22 000 ton&lt;br/&gt;Kül*320 000 ton&lt;br/&gt;* Kül içindeki arsenik, cýva, kurþun gibi aðýr metaller yaklaþýk 400 ton&quot;dur.</description></item><item><title>AYDINLATMA ARAÇLARI</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?aydinlatma-araclari-367061.html</link><description>ATDINLATMA ENSTRÜMANLARI&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;A-STÜDYO AYDINLATMA ENSTRÜMANLARI&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Bütün stüdyo aydýnlatma görevlerinde toplayýcý ýþýldaklar (spotlight) ve  yaygýn                        ýþýldaklar (floodlight) kullanýlýr.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;1-TOPLAYICI IÞILDAKLAR&lt;br/&gt;&lt;br/&gt; Toplayýcý ýþýldaklar     yönelmeli olarak ve  sýnýrlarý iyi belirlenmiþ  ýþýk üretirler. Çoðu  stüdyo aydýnlatma iþlemleri iki temel tip toplayýcý ýþýldakla saðlanýr, 1-Fresnel toplayýcý ýþýldak 2-Söbemsi (elipsoidal)  toplayýcý ýþýldak.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;a-Fresnel Toplayýcý Iþýldak: &lt;br/&gt;&quot;Adýný , 19 yy.&quot;ýn baþlarýnda fizikçi Augustin Fresnel&quot;den almýþtýr.Fresnel , ýþýldaklarýn üstüne takýlmak üzere  mercek keþfetmiþtir.&quot;(Zettl,1992,s.152). Fresnel ýþýldaklar dengeli, esnek ve yüksek ýþýk çýkýþýna sahiptir.Bu tip ýþýldaðýn ýþýk demeti dar veya geniþ olarak ayarlanabilir, bunu toplayýcý-odaklayýcý araçlar sayesinde gerçekleþtirir.&lt;br/&gt;Ampul ve mercek arasýndaki uzaklýk deðiþtirilerek  , ýþýk demetini yumuþak veya sert olmasý ayarlanabilir.Birçok fresnel toplayýcý ýþýldaklar  bu deðiþikliði sahip olduðu ampul reflektörüyle gerçekleþtirir.Bazýlarý ise döndürme çubuðu , döndürme halkasý veya tokmaðý (knob) kullanýr.&lt;br/&gt;Toplayýcý ýþýldak pozisyonunda ýþýk demeti yaygýn pozisyondakine göre daha yönelmeli ve keskindir.Yaygýn pozisyon ýþýk demetini yumuþatýr   ve ayný zamanda objenin üzerine düþen ýþýk miktarýný azaltýr..&lt;br/&gt;           Aydýnlatma  aracý kapalýyken ýþýk demetinin ayarý çok iyi yapýlamaz, fakat açýkken ise sýcak olan elektrik teli þoklara çok fazla duyarlýdýr.Küçük toplayýcý ýþýldaklarýn  bazý çeþitlerinde sahip olduklarý basit  kaldýraçlar sayesinde yatay ve dikey olarak hareket ettirilerek yaygýn pozisyondan toplayýcý pozisyona hýzlý bir þekilde geçilebilir.&lt;br/&gt;           Fresnel toplayýcý ýþýldaklar gerekli aydýnlatma derecesine göre ayarlanabilir. Büyük olanlarý küçüklerine göre daha fazla ýþýk üretirler.Fresnel ýþýldaklar ampullerin watt gücüne göre ölçülendirilir. &quot;Örneðin , yapýmda 1K fresnel kullanýlýrken, ampul deðiþtirilerek 2K fresnel elde edilebilir&quot;(Jackman,2002,s.57). Bu deðiþikliði gerçekleþtirmek için her zaman ýþýldak soðuyana kadar beklenmelidir.&lt;br/&gt;Kullanýlacak aydýnlatma araçlarýnýn büyüklüðünü belirleyen bazý faktörler vardýr:1-Kamera çeþidi ve görüntü yaratýcý aletlerin hassaslýðý, 2-aydýnlatma aracýnýn nesneye göre uzaklýðý,3- giysinin , nesnenin vb. yansýtma derecesi.&lt;br/&gt;Birçok büyük televizyon stüdyolarýnda ,en büyük fresnel ýþýldak 5K olanýdýr.En çok kullanýlan ýþýldaklar ise 1K ve 2K olanlarýdýr.&lt;br/&gt; &lt;br/&gt; b-Söbemsi (Ellipsoidal) Toplayýcý Iþýldak:&lt;br/&gt;Toplayýcý ýþýldaklarýn bu çeþidi keskin sýnýrlarý  iyi belirlenmiþ ýþýk demeti saðlarlar. &quot;Örneðin:Stüdyoda yansýmasýz bir ýþýk havuzu yaratýlmak istenirse , kullanýlmasý gereken  araç , söbemsi toplayýcý ýþýldaktýr.&lt;br/&gt;Fresnel ýþýldaklarda olduðu gibi söbemsi toplayýcý ýþýldakla da  toplu veya yaygýn ýþýk demeti elde edilebilir.Aracýn içindeki ýþýðý kaydýrmak yerine söbemsi ýþýldakta mercek yakýnlaþtýrýlýp uzaklaþtýrýlýr.Bazý söbemsi toplayýcý ýþýldaklar ayný zamanda biçim-projektörü olarak kullanýlabilir&quot;(Zettl,1992,s154).Söbemsi toplayýcý ýþýldaklar  oymalý örtüyle (cookie) iyi bir ekip oluþturur.Bu örtü ýþýk kaynaðýnýn önüne yerleþtirildiðinde  istenen noktaya göre aðaç, yaprak , ev vb. cisimlerin gölgeleri düþürülmüþ olur.Söbemsi toplayýcý ýþýldaklar 500 WATT&quot;tan  2KW&quot; a kadardýr.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;  Ýzleyici Iþýldak:&lt;br/&gt;Bazý zamanlar televizyon þovlarýnda   izleyici ýþýldaklara  tanýk oluruz,bu ýþýldaklar kullanýldýðýnda güçlü ve özel etki yaratýrlar.Ýzleyici ýþýldak genellikle hareketi izler .Örneðin: dansçýlarý.Küçük stüdyolarda ayrýca söbemsi ýþýldakla izleyici ýþýldaðýn verdiði etki yaratýlmak istenebilir.&lt;br/&gt; &lt;br/&gt; 2-YAYGIN IÞILDAKLAR (FLOODLIGHTS)&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Yaygýn ýþýldaklar büyük miktarda ve yüksek yaygýnlýkta ýþýk üretirler .Yaygýn ýþýldaklar þýk ve gölge alanlarý arasýnda dengeyi ayarlar .Ayný zamanda yaygýn ýþýldaklarla toplayýcý ýþýldaklarýn ýþýk demeti ayarlanabilir bu sayede kazara diðer çekim alanlarýna ýþýðýn sýzma oraný minimize edilir.Dört  tip yaygýn ýþýldak vardýr.1-kepçe(scoop),2-yaygýn-küme ýþýldak(Floodlight bank),3-daðýnýk ve yumuþak ýþýldak,4-sýra ýþýldak(strip).&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;a-Kepçe Iþýldak:&lt;br/&gt;Kepçe ýþýldaklar  geçmiþ zamanda en çok kullanýlan  yaygýn  ýþýldaklardý.Hala birçok stüdyoda kullanýlmaktadýr (Zettl,1992,s.156). Kepçe herhangi bir merceðe sahip deðildir. Buna raðmen dengeli ve yönelmeli ýþýk demeti üretirler.&lt;br/&gt;Ýki çeþit kepçe ýþýldak vardýr:1-Sabit odaklý,2- ayarlanabilir odaklý kepçe ýþýldaklar. Sabit odaklý kepçe ýþýldaklar ýþ</description></item><item><title>TÜRKÝYEDE JEOTERMAL ENERJÝ</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?turkiyede-jeotermal-enerji-368649.html</link><description>TÜRKÝYEDE JEOTERMAL ENERJÝ&lt;br/&gt;.  &lt;br/&gt; &lt;br/&gt; &lt;br/&gt; &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Türkiyenin Önemli Volkanlarý - Jeotermal Alanlarý ve Maden Sularý&lt;br/&gt;  &lt;br/&gt; KAYNAK VARLIÐI&lt;br/&gt;        Türkiye&quot;de sýcaklýklarý 102 &quot;ye varan, 600&quot;ün (bazý kaynaklara göre ise 1000 kadar) üzerinde sýcak su (jeotermal enerji) kaynaðý mevcuttur. Ülkemiz, Avrupada bulunan ülkeler arasýnda,  Ýtalya&quot;dan sonra jeotermal kaynaklar açýsýndan en önemli ülke konumundadýr.&lt;br/&gt;        Bu kaynaklar, ülkenin jeolojik yapýsý nedeniyle Batý Anadolu&quot;da (Ege Bölgesinde) hem sýcaklýk hem de sayýca diðer bölgelere göre daha yüksektir. Bunu, sýrasý ile  Marmara, Ýç Anadolu, Doðu Anadolu, Karadeniz, Güneydoðu Anadolu ve Akdeniz Bölgeleri izlemektedirler.&lt;br/&gt;Jeotermal enerji açýsýndan zengin ülkeler arasýnda yer alan ülkemizde 1962 yýlýndan bu yana MTA Genel Müdürlüðü&quot;nce sürdürülen sistematik  ve programlý araþtýrmalar sýcaksu kaynaklarýnýn envanter çalýþmalarý ile baþlamýþtýr. Daha sonra uygun sahalarda gerçekleþtirilen ayrýntýlý etütlerle sýcaklýðý 35  üzerinde jeotermal akýþkan içeren 170 adet sahanýn varlýðý ortaya konmuþtur.&lt;br/&gt;        Yüzey sýcaklýðý 35  nin üzerinde olan 170 adet jeotermal  sahanýn 161 tanesi merkezi ýsýtmaya, sera ýsýtmasýna, endüstriyel proses ýsý kullanýmýna ve kaplýca kullanýmýna uygundur. Diðer 9 jeotermal sahanýn 2 sinde konvansiyonel yöntemlerle, 7 sinde ise teknik olarak, yeni teknolojilerinde kullanýlmasý ile elektrik üretimine uygun olduðu tesbit edilmiþtir. Bu sahalarda elektrik üretimine entegre olarak, merkezi ýsýtma vb. jeotermal uygulamalarda gerçekleþtirilebilir.&lt;br/&gt;        Sonyýllarda artan ýsýtma uygulamalarý nedeniyle arama çalýþmalarýnda da bir artýþ olmuþ ve aðýrlýklý olarak önceleri Batý Anadoluda yapýlan aramalar ülkenin her tarafýnda yaygýnlaþmýþtýr. Son 5 yýlda yapýlan çalýþmalarla, ülkenin enerji bütçesine 552 MWt katký saðlanmýþtýr. Bu dönemde bulunan ve varolanlardan geliþtirilen sahalara birkaç örnek olarak Ýzmir-Aliaða; Þ.Urfa-Karaali, Aðrý-Diyadin, Kýrþehir, Nevþehir-Kozaklý ve Van-Erciþ gibi sahalarý verebiliriz..&lt;br/&gt;.&lt;br/&gt;TÜRKÝYE&quot;NÝN JEOTERMAL ENERJÝ POTANSÝYELÝ&lt;br/&gt;        Ülkemiz jeotermal enerji potansiyeli açýsýndan dünyadaki zengin ülkeler arasýnda yer almaktadýr. Türkiye de toplam 1000 dolayýnda sýcak ve mineralli su kaynaðý ve jeotermal akýþkan çýkan kuyu noktasý vardýr. Bilinen jeotermal alanlarýn %95&quot;i ýsýtmaya uygundur. Türkiyede az sayýda da olsa yüksek entalpili jeotermal alanlar da keþfedilmiþtir. Ancak ülkemizde jeotermale dayalý elektrik üretimi düþük seviyede kalmýþtýr. Halen 20.4 MWe brüt kurulu güce sahip (242  rezervuar sýcaklýðý olan) Denizli-Kýzýldere santralý günümüzde zaman zaman 15 MWe çýkmasýna raðmen net ortalama 12 MWe elektrik üretmektedir. Aydýn-Germencikte (232  rezervuar sýcaklýðýna sahip) ise aþamalý olarak yaklaþýk 100 MWe gücüne ulaþacak taþýnabilir üniteler için Yap-Ýþlet modeline göre iþlemler sürdürülmektedir. Balneolojik amaçlý kullanýmlar için sýcaklýk alt sýnýrý 20  olarak kabul edilmekte olup 600 kaynak grubuyla (1000 adet kaynak) ülkemiz Avrupada birinci sýrayý almaktadýr. Isý enerjisi olarak yararlanmak için 35  sýnýrý kabul edildiðinde ise karþýmýza 170 adet jeotermal alan çýkmaktadýr. Sadece kaynaklarýn boþalýmlarý deðerlendirildiðinde potansiyel 600 MWt cývarýndadýr. MTA Genel Müdürlüðünün 35 yýlýk süre içerisinde açtýðý toplam 134.850 m. derinliðindeki 337 kadar jeotermal amaçlý sondaj ile bu potansiyele yaklaþýk 2324 MWt (Ekim 2001) katký saðlanmýþtýr. Türkiyenin sýcak su kaynaklarýnýn da dahil olduðu görünür termal kapasitesi ise 2924 MWt cývarýndadýr. Yukarýda verilen deðerler, ülkede bulunan 600 den fazla kaynak çýkýþýnýn, sadece 124&quot;ünün yeraldýðý alanlarda yapýlan sondajlardan  ve kaynaklardan elde edilen deðer olup, potansiyel oluþturan diðer alanlarda da sondajlar yapýlmasý halinde, bu potansiyelin önemli ölçüde artacaðý beklenmektedir. Ayrýca son yýllarda özel firmalar tarafýndan yapýlmýþ sondajlý çalýþmalar bilinmediði için bu deðere dahil edilmemiþtir.&lt;br/&gt;.&lt;br/&gt;Elektrik üretimi&lt;br/&gt;Elektrik üretimine uygun sahalar&lt;br/&gt;1 KIZILDERE (Denizli)&lt;br/&gt;2 GERMENCÝK-ÖMERBEYLÝ (Aydýn)&lt;br/&gt;3 TUZLA (Çanakkale)&lt;br/&gt;4 SALAVATLI (Aydýn)&lt;br/&gt;5 SÝMAV (Kütahya)&lt;br/&gt;6 SEFERÝHÝSAR (Ýzmir)&lt;br/&gt;7 DÝKÝLÝ (Ýzmir)&lt;br/&gt;8 CAFERBEYLÝ (Manisa-Salihli)&lt;br/&gt;.&lt;br/&gt;Isýtma Uygulamalarý&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Ülkemizde yaygýn bir þekilde kullanýlan merkezi ýsýtma amaçlý jeotermal kaynak alanlarýnda kurulmuþ olan ýsýtma tesislerinin kapasiteleri aþaðýda verilmiþtir.&lt;br/&gt;Türkiye&quot;de merkezi olarak jeotermal enerji ile ýsýtýlan yerler:&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;  &lt;br/&gt;Þehi</description></item><item><title>KOJENERASYON</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?kojenerasyon-349756.html</link><description>KOJENERASYON&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Primer yakýt rezervlerinin azaldýðý ve global rekabetin arttýðý günümüz ortamýnda enerji girdilerinde süreklilik, kalite ve asgari maliyetleri saðlamak, kaçýnýlmaz olmuþtur. Bu anlamda kojenerasyon günümüz çaðdaþ enerji yönetimi teknikleri içinde ön sýralarda yeralmaktadýr. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Kojenerasyon kýsaca, enerjinin hem elektrik hem de ýsý formlarýnda ayný sistemden beraberce üretilmesidir. Bu birliktelik, iki enerji formunun da tek tek kendi baþlarýna ayrý yerlerde üretilmesinden daha ekonomik neticeler oluþturmaktadýr. Basit çevrimde çalýþan, yani sadece elektrik üreten bir gaz türbini ya da motoru kullandýðý enerjinin %30-40 kadarýný elektriðe çevirebilir. Bu sistemin kojenerasyon þeklinde kullanýlmasý halinde sistemden dýþarýya atýlacak olan ýsý enerjisinin büyük bir &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;bölümü de kullanýlabilir enerjiye dönüþtürülerek toplam enerji giriþinin % 70-90 arasýnda deðerlendirilmesi saðlanabilir. Bu tekniðe birleþik ýsý-güç sistemleri ya da kýsaca kojenerasyon diyoruz. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Her iki enerji formumun ayrý ayrý ayný nihai miktarlarda üretilmesi için gerekli birincil enerji miktarýnýn bunlarýn kojenerasyonla üretilmesi durumunda ne oranda azalacaðý aþaðýdaki grafikte görülmektedir. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Yandaki grafiðe göre kojenerasyon tekniði ile kullanýlan birincil enerjiden tasarruf %42 seviyesinde gerçekleþmektedir. dolayýsý ile kojenerasyon sisteminin çevreye en önemli katkýlarýndan biri de burada ortaya çýkmakta, büyük eneji tasarrufu yanýnda atýk emisyonlarý da ayný oranda azalmaktadýr. ülkemizde henüz üzerinde çok durulmayan bu husus, sistemin özellikle avrupa ülkelerinde yaygýn teþvik görmesinin ana sebeplerinden biridir. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Birleþik ýsý-güç üretiminin yararlarý: &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Makro düzeyde : &lt;br/&gt;1. Yüksek birincil enerji kullaným verimliliðinin saðladýðý yerel veya ithal enerji kaynaklarýnýn tasarrufu &lt;br/&gt;2. Enerji çevriminin tüketim yerinde gerçekleþtirilmesi sonucunda elektrik enerjisi iletim ve daðýtým kayýplarýnýn yok edilmesi &lt;br/&gt;3. Merkezi santrallara göre daha kýsa inþaat ve devreye alma sürelerinin saðladýðý hýzlý elektrik enerjisi arz satýþý &lt;br/&gt;4. Üretilen yararlý ýsý güç birimi baþýna çevreye atýlan katý, sývý ve gaz madde miktarýnýn, yalnýz elektrik üreten merkezi enerji santrali veya yalnýz buhar üreten bir endüstri kazanýna göre daha az olmasý &lt;br/&gt;5. Sanayi tarafýndan tüketilen elektrik enerjisinin az sayýda merkezi santral yerine, daðýlmýþ bir þekilde endüstriyel tüketim yerlerinde üretilmesinin ulusal güvenliðe saðlayacaðý katký &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Ýþletme bazýnda: &lt;br/&gt;1. Ýþletmenin azalan toplam enerji giderleri, nihai ürün kalitesini düþürmeden maliyetini azaltacak, þirketin rekabet gücü artacaktýr. &lt;br/&gt;2. Ýþletmenin enerji temin güvencesi olacak, üretim kesintilerinin yol açtýðý ziyanlar ortadan kalkacaktýr. &lt;br/&gt;Kojenerasyonda üretim teknikleri &lt;br/&gt;Kojenerasyon iki çeþit ana tahrik ünitesi vasýtasýyla uygulanmaktadýr. &lt;br/&gt;&amp;#61623;  gaz türbini &lt;br/&gt;&amp;#61623;  gaz motoru ya da dizel motor &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt; &lt;br/&gt; &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Gaz türbinleri kojenerasyon uygulamalarý için yaygýn olarak 4,5 - 20 mw güç aralýðýnda kullaným bulmaktadýr. Buna karþýlýk gaz motorlarý da daha küçük güçlerde, yurdumuzda da özellikle 1 mw seviyelerinde uygulanmaktadýr. Ancak gaz motor kojenerasyon uygulamalarýný bu boyutta sýnýrlamak doðru deðildir. Tek modülde 100 kw seviyelerinden 3 mw seviyelerine kadar motorlar mevcut olup, bunlarýn çoklu modülleri ile yapýlan santrallarda 10 mw seviyelerine ulaþýlmasý avrupada yaygýn uygulamalardýr. Kojenerasyonda kullanýlacak ana tahrik ünitesinin seçim kriterlerine daha sonra deðineceðiz. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Resimlerde gördüðünüz bu üniteler kendi baþlarýna sadece elektrik üretebilecek durumdadýrlar. Bu üniteleri kojenerasyon sistemi haline getirmek için dýþarý atýlan ýsýnýn kullanýlýr ýsý haline dönüþtürülmesi gerekmektedir. Gaz türbininde bu ýsý egzos gazý ýsýsý þeklinde olup, bir atýk ýsý kazaný marifetiyle bu ýsý proses ihtiyacýna göre buhar, sýcak su, kýzgýn su ya da kýzgýn yað üretmek için kullanýlabilmektedir. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt; &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Diðer bir yaygýn kullaným alaný da egzos gazýnýn hava ile karýþtýrýlarak direkt kurutma aplikas</description></item><item><title>NÜKLEER ENERJÝ</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?nukleer-enerji-453202.html</link><description>.: NUKLEER ENERJÝ :.&lt;br/&gt;1. ENERJÝ&lt;br/&gt; &lt;br/&gt;Enerji, ekonomik ve sosyal kalkýnma için temel girdilerden birisi durumundadýr. Artan nüfus, þehirleþme, sanayileþme, teknolojinin yaygýnlaþmasý ve refah artýþýna paralel olarak enerji tüketimi kaçýnýlmaz bir þekilde büyümektedir. Günümüzde, kiþi baþýna enerji tüketimi veya daha doðru olarak, bir birim enerji tüketimi ile saðlanan üretim ve refah seviyesi, ülkelerin ve milletlerin bir geliþmiþlik göstergesi olarak kullanýlmaktadýr.&lt;br/&gt; &lt;br/&gt;2. ATOM, MOLEKÜL, TEPKÝME&lt;br/&gt; &lt;br/&gt;Atom: Bir elementin kimyasal özelliklerini taþýyan en küçük parçasýna atom denilmektedir. Evrende bilinen bütün maddeler (kozmik madde, yüksek enerjili madde ve anti madde hariç), pozitif yüklü bir çekirdek ve etrafýnda dönen negatif yüklü elektronlardan oluþan yaklaþýk 100 farklý atomdan meydana gelmektedirler. &lt;br/&gt;Atomun çekirdeði ise nükleon olarak adlandýrýlan ve yaklaþýk elektronlara göre 2000 kat daha aðýr olan, artý yüklü proton ve yüksüz nötronlardan oluþmaktadýr. Dolayýsýyla bu üç parçacýk, etrafýmýzdaki sonsuz çeþitlilikteki maddenin temel yapý taþlarýdýr. Þu andaki bilgilerimize göre elektronlar, kendilerini oluþturan alt parçacýklar olmadýðýndan temel parçacýk olarak kabul &lt;br/&gt;edilirler, nükleonlar ise, elektronun &quot;-1&quot; yüklü olduðu varsayýldýðýnda, &quot;+2/3&quot; veya &quot;-1/3&quot; elektrik yükünde olan quark adý verilen üç alt parçacýktan oluþmuþlardýr. &lt;br/&gt; &lt;br/&gt;Molekül: Doðada atomlar genellikle elektronlarýný paylaþarak daha kararlý enerji seviyelerinde bulunmak amacýyla baþka atomlarla molekülleri oluþtururlar. Bir elementte ayný cins atomlar tek olarak veya moleküller halinde bir aradadýr. &lt;br/&gt; &lt;br/&gt;Kimyasal Tepkime: Ýki veya daha fazla sayýda madde bir araya geldiðinde, moleküllerdeki atomlarýn aralarýnda yeniden düzenlenmesine kimyasal tepkime denir. Bu sýrada elektronlarýn paylaþýlmasý da deðiþir. Kimyasal tepkimelerin bir özelliði, ilgili atomlarýn çekirdeklerinde bulunan parçacýk sayýsýnýn tepkime sýrasýnda deðiþmemesidir. &lt;br/&gt; &lt;br/&gt;Çekirdek Tepkimesi: Kimyasal reaksiyonlarýn aksine, atomlarýn çekirdeklerinde bulunan parçacýlarýn kendi aralarýnda oluþan veya dýþardan gelen bir etkiyle deðiþimleri sonucunda çekirdek tepkimeleri oluþur. Çekirdek tepkimesi sonucunda eðer proton sayýsý deðiþiyorsa farklý bir elemente ait bir atom oluþmuþ olur. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;3. NÜKLEER ENERJÝ&lt;br/&gt; &lt;br/&gt;Nükleer enerji bir atomun çekirdeðinde gerçekleþen reaksiyonlar sonucu oluþan enerjidir. Çekirdek reaksiyonlarý genel olarak bir kütle kaybý ile gerçekleþir ve bu kütle kaybý da, 1905 yýlýnda Einstein tarafýndan önerilen meþhur E=mc2 eþitliðine göre(E:enerji, m:kütle, c:ýþýk hýzý) enerjiye dönüþür. Bu enerji olaðanüstü büyüklükte bir enerjidir. Mesela 1 g kütle enerjiye dönüþürse, 22x109 kcal&quot;ye eþdeðer bir enerji açýða çýkar ki, bu enerji yaklaþýk olarak 2500 ton iyi kaliteli kömürün (ýsý deðeri 8 000 kcal/kg) verebileceði enerjiye veya 20 ton TNT&quot;nin patlamasýyla açýða çýkan enerjiye eþittir.&lt;br/&gt; &lt;br/&gt;Ýlk Nükleer Gücü Kim Keþfetti?&lt;br/&gt; &lt;br/&gt;1905 yýlýnda Einstein meþhur E=mc2 formülü ile fisyon sonucu açýða çýkabilecek enerji konusunda öngörüde bulunmuþtu. Daha sonra 1930 yýlýnda bu öngörü deneysel olarak Otto Hahn, Lise Meitner ve diðerleri tarafýndan doðrulandý. Dünyanýn ilk insan yapýsý nükleer reaktörü 1942 yýlýnda Enrico Fermi&quot;nin yürüttüðü bir proje sonucunda Amerika Birleþik Devletleri&quot;nin Chicago, Illinois kentinde kuruldu.&lt;br/&gt; Elektrik üreten ilk ticari nükleer güç sanralý Shippingport, Pennsylvania&quot;da (ABD) kurulmuþ ve 1957&quot;de iþletmeye girmiþtir. Fisyon kullanýlarak üretilen ilk elektrik ise, Aralýk 1951&quot;de Arco, Idaho&quot;daki Deneysel Üretken Reaktöründe elde edilmiþtir.&lt;br/&gt; &lt;br/&gt;Kütle Kaybý Ýle Oluþan Ýki Tür Temel Çekirdek Reaksiyonu Vardýr:&lt;br/&gt; a. Çekirdek Füzyonu (çekirdek birleþmesi)&lt;br/&gt;Füzyon, hidrojen(1H) gibi hafif çekirdeklerin birleþerek daha aðýr çekirdeklere(2He) dönüþmesidir. Bu sýrada % 0,7 kadar fark kütle enerjiye dönüþür. Füzyonu henüz kontrollü ve sürekli olarak gerçekleþtirmek mümkün olamamýþtýr. Güneþ enerjisi füzyon ile üretilir ve hidrojen bombasý da kontrolsüz füzyon olayýna dayanýr.&lt;br/&gt; &lt;br/&gt;b. Çekirdek Fisyonu (çekirdek parçalanmasý)&lt;br/&gt;Fisyon, toryum(90Th), uranyum(92U) gibi aðýr çekirdeklerin, daha hafif çekirdeklere bölünmesidir. Fisyon ile elde edilen enerji, kontrollü olarak reaktörlerde yani nükleer santrallerde, kontrolsüz olarak da atom bombasýnda kullanýlmaktadýr.&lt;br/&gt;Çekirdeðinde 92 proton ve 143 nötron bulunan bir uranyum-235 çekirdeðine bir nötron girdiðinde, aslýnda çok kararsýz ve her an patlamaya hazýr durumda olan radyoaktif çekirdek iki parçaya bölün</description></item><item><title>YAKIT PÝLLERÝ</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?yakit-pilleri-390903.html</link><description>YAKIT PÝLLERÝ&lt;br/&gt; &lt;br/&gt;ÝÇÝNDEKÝLER &lt;br/&gt;  &lt;br/&gt;1. YAKIT PÝLÝ NEREDEN GELMÝÞTÝR &lt;br/&gt;2. YAKIT PÝLÝNÝN ÖNEMÝ  &lt;br/&gt;3. YAKIT PÝLÝNÝN ÇEÞÝTLERÝ  &lt;br/&gt;4. YAKIT PÝLÝ NASIL ÇALIÞIR  &lt;br/&gt;5. YAKIT PÝLÝNDE NE TÜR YAKITLAR KULLANILABÝLÝR  &lt;br/&gt;6. YAKIT PÝLÝNÝN UYGULAMA ALANLARINI NEDÝR  &lt;br/&gt;7. YAKIT PÝLÝNÝN MALÝYETÝ NEDÝR &lt;br/&gt;8. KAYNAKLAR&lt;br/&gt; &lt;br/&gt;  &lt;br/&gt;1. YAKIT PÝLLERÝ NEREDEN GELMÝÞTÝR &lt;br/&gt;  &lt;br/&gt;Ýlk yakýt pili 1839&quot; da Galli bir hakim ve bilim adamý olan sir William Grove tarafýndan üretildi. 1960&quot; larda ABD uzay programýnda geliþtirilmiþ olup atmosfere sadece saf su býrakan ve patlamalý olmayan bir kimyasal elektriksel enerji çevirimi saðlayan ve hiç bir hareketli parçasý olmayan solar enerjiden ucuz ve  nükleer güçten daha az riskli olan yakýt pillerini seçene kadar pratik bir batarya türü olarak yakýt pilleri hiç önemsenmedi. &lt;br/&gt;Yakýt pilleri &quot;Gemini&quot; ve &quot;Apollo&quot; mekiklerinde kullanýlmýþ olup, þu anda bile uzay istasyonlarý için elektrik ve su saðlamaktadýr. &lt;br/&gt;  &lt;br/&gt;2. YAKIT PÝLÝNÝN ÖNEMÝ   &lt;br/&gt;  &lt;br/&gt;Yeni bir bin yýla girerken yakýt pilinin dünya çapýnda araçlarýn kullanýmýnda inanýlmaz þekilde artacaðý ve enerji için dünya çapýnda raðbet göreceði tahmin ediliyor. Enerji stoklarýmýzý korumak, çevremizi korumak ve yaþam kalitesini düzeltmek için dünyanýn enerji ihtiyaçlarý için teknolojiden yeterince yararlanmak gereklidir. Arabalar, evler ve enerji santralleri için yeterli çok yönlü bir teknolojiye ihtiyaç vardýr. Çevremize verilen zararlarý tersine döndürmeye yardým edebilecek yeterince temiz bir teknoloji gereklidir. O teknoloji yakýt pilleridir. &lt;br/&gt;Yakýt hücreleri, konvansiyonel güç üretim sistemlerine göre aþaðýdaki üstünlüklere sahiptir. &lt;br/&gt;  &lt;br/&gt;-         Çevresel kirlilik oraný düþüktür. &lt;br/&gt;-         Enerji üretim verimi oldukça yüksektir. &lt;br/&gt;-         Farklý yakýtlarla çalýþabilir. (Doðal gaz, LPG, Metanol ve Nafta) &lt;br/&gt;-         Egzoz ýsýsý yeniden kazanýlabilir. &lt;br/&gt;-         Modüler yapýdadýr. &lt;br/&gt;-         Montaj süresi kýsadýr. &lt;br/&gt;-         Çok yüksek miktarda soðutma suyu ( deniz suyu gibi ) gerektirmez. &lt;br/&gt;-</description></item><item><title>SIVI YAKITLAR</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?sivi-yakitlar-450923.html</link><description>MICROSOFT&quot;U SEÇTÝÐÝNÝZ ÝÇÝN TEÞEKKÜR EDERÝZ!&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;1.HÝZMET SÖZLEÞMESÝ.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Ýþbu belge, sizinle Microsoft arasýnda Microsoft .NET Messenger Service hizmetinin kullanýmýna iliþkin bir sözleþmedir.  Biz, (One Microsoft Way, Redmond, WA 98052-6399 adresinde bulunan) Microsoft Corporation i veya sizin bulunduðunuz yere baðlý olarak, Microsoft&quot;un bir baðlý kuruluþuyuz.  Bu sözleþmede biz &quot;Microsoft&quot;, &quot;biz&quot; veya &quot;bizim&quot; sözcükleri ile anýlacaðýz.  Siz ise bu sözleþmenin diðer tarafýsýnýz.  Siz, 18 yaþýnýzý doldurmuþ olduðunuzu ve yaþadýðýnýz eyalet, þehir veya ülke kanunlarý uyarýnca  reþit olduðunuzu  beyan etmektesiniz.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Microsoft .NET Messenger Service, çeþitli hizmetler, yazýlým, makine, destek, içerik ve diðer ortamlar, güncelleþtirme ve yükseltmeleri içerir.  Bu sözleþmede bunlarýn tümü &quot;Hizmet&quot; olarak anýlacaktýr.    &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;ÖNEMLÝ NOT: BU SÖZLEÞME SORUMLULUKLARIMIZI KISITLAMAKTA OLUP  BÝZ HÝZMETLE ÝLGÝLÝ OLARAK GARANTÝ SAÐLAMAMAKTAYIZ.   SÖZLEÞME, AYRICA  TELAFÝLERÝNÝZÝ DE SINIRLAR.   Bu hükümler  Bölüm 9, 10 ve 11&quot;deyer almaktadýr ve biz size bu hükümleri dikkatlice incelemenizi öneririz.      &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;2.BU SÖZLEÞME ÜZERÝNDE NASIL DEÐÝÞÝKLÝK YAPABÝLÝRÝZ?&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Bu sözleþme üzerinde, herhangi bir zamanda deðiþiklik yapabiliriz.  Sözleþmeyi düzenli olarak incelemelisiniz.  Sözleþmenin en son halini http://messenger.msn.com/?mkt=tr/Help/Terms.aspx adresinde bulabilirsiniz.  Sözleþme deðiþtirildiði zaman derhal yürürlüðe girer.  Sözleþmede yapýlan deðiþiklikleri kabul etmezseniz Hizmeti kullanmaya devam etmeyin.  Hizmeti kullanmayý býrakmazsanýz, Hizmeti kullanýmýnýz deðiþtirilmiþ sözleþme uyarýnca devam edecektir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;3.HÝZMETE NASIL ERÝÞEBÝLÝR VE ONU NASIL KULLANABÝLÝRSÝNÝZ?&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Hizmeti sizin kiþisel kullanýmýnýz için sunuyoruz.  Hizmeti iþteyken kullanabilirsiniz; ancak Hizmeti Microsoft&quot;la ayrý bir sözleþme yapmadan ticari amaçlar doðrultusunda kullanamazsýnýz.   &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Hizmet hesabýnýz ve parolanýzla ilgili tüm etkinliklerin sorumluluðu size aittir.  Hizmet hesabýnýzýn sizin yetki vermediðiniz bir þekilde kullanýlmasý durumunda veya Hizmetle ilgili bildiðiniz herhangi bir güvenlik ihlali olmasý halinde bu durumlarý derhal Microsoft&quot;a bildirmelisiniz.  &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Hizmet hesabýnýzý ve parolanýzý üçüncü taraflara vermeyin.  Herhangi bir üçüncü tarafý Hizmeti sizin adýnýza kullanmasý ve/veya ona eriþmesi için yetkilendiremezsiniz.  BOT veya Microsoft&quot;un depoladýðý bilgilerin düzenli olarak ön belleðe alýnmasý gibi herhangi bir otomatik iþlemi veya hizmeti, Hizmeti kullanmasý ve/veya ona eriþmesi için kullanamazsýnýz.  Hizmeti deðiþtiren, yeniden yönlendiren veya deðiþtirmeye veya yeniden yönlendirmeye çalýþan herhangi bir yazýlýmý veya hizmetleri Microsoft yazýlýmýyla veya yetkili üçüncü taraf yazýlýmýyla birlikte kullanamazsýnýz.  Ayrýca, Hizmete doðrudan eriþen veya Hizmeti doðrudan kullanan kullanýcý sayýsýný azaltan hiçbir yazýlým veya donanýmý (bazen &quot;çoklama&quot; veya &quot;havuz&quot; yazýlýmý veya donanýmý olarak adlandýrýlýrlar).da kullanamazsýnýz &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Hizmette oturum açmak ve Hizmeti kullanmak için yalnýzca Microsoft yazýlýmýný veya yetkili üçüncü taraf yazýlýmýný kullanabilirsiniz. Yetkili üçüncü taraf yazýlýmý listesini http://messenger.msn.com/ /Help/Authorized.aspx adresinde bulabilirsiniz.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;4.HÝZMETLE NELER YAPAMAZSINIZ?&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Hizmetimizin ve Hizmetimizin kullanýcýlarýnýn gizliliði, güvenliði ve emniyeti bizim için son derece önemlidir.  Hizmeti, herhangi bir þekilde Hizmete, diðer Hizmet kullanýcýlarýna, Microsofta veya baðlý kuruluþlarýmýzaa zarar verecek biçimde kullanamazsýnýz.   Ýzin vermediðimiz zararlý etkinliklere aþaðýdakileri örnek olarak gösterebiliriz:&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;*Hizmetle ilgili herhangi bir hesaba, bilgisayara veya aða yetkisiz eriþim saðlamaya çalýþma.  &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;*Hizmetle ilgili hesaplar, bilgisayarlar veya aðlarýn akýþýný bozma. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;*Sizin için kullanýlabilir duruma getirdiðimiz veya getirmeyi amaçladýðýmýz dýþýnda Hizmetten herhangi bir þekilde veri alma veya almaya çalýþma.  &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;*Hizmete eriþmek veya Hizmeti kullanmak için kullandýðýnýz veya diðerlerinin kullanýmýna sunduðunuz yetkisiz bir yazýlýmý tasarlamak, geliþtirmek veya güncelleþtirmek için veri edinmek üzere Hizmete olan eriþiminizi kullanma.  &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;*Diðerlerinden Hizmeti kullanmalarý için doðrudan veya dolaylý ücret almak.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Hizmeti yasalara uygun olmayan bir þekilde kullanamazsýnýz.  Hizmeti, uygun olmayan veya Microsoftunveya diðerlerinin fikri mülkiyeti haklarýný ihlal eden ileti veya malzemeleri göndermek veya almak için kullanamazsýnýz.  Ýzin vermediðimiz malzeme ve</description></item><item><title>NÜKLEER ENERJÝ VE ÖNEMÝ</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?nukleer-enerji-ve-onemi-448363.html</link><description>NÜKLEER ENERJÝ VE ÖNEMÝ &lt;br/&gt;         Halkýmýz her zaman nükleer enerji denilirken radyasyonu düþünmüþ ve bilinçsizliðin etkisiyle haklý olarak Akkuyu projesine karþý çýkmýþtýr. Geliþmiþ Avrupa ülkelerinin hiçbir zaman vazgeçemediði nükleer enerji bize hala çok uzaktýr. Fransa, Almanya, Ýtalya, Ýngiltere, ABD, bazý Ýskandinav ülkeleri, Bulgaristan, Rusya, Ermenistan ve daha bir çok ülkenin vazgeçilmez enerji kaynaðý olan nükleer enerjinin fayda ve zararlarýndan bahsedelim; Nükleer enerjinin üretimiyle bilindiði gibi radyasyon açýða çýkar. Bu olay gayet doðal karþýlanmalýdýr. Þu konu açýkça belirtilmelidir ki; insan ömrünün her saniyesinde 15000 radyasyon parçacýðý, insan vücuduna çarpar. Böylelikle insana yýlda 500 milyar radyasyonik parçacýk çarpar. Tüm ömür boyunca 40 trilyon partikül çarpmasý meydana gelir. Bir röntgen çekilmesi halinde insan vücuduna trilyonlarca partikül geçer. Ancak þu sonuç açýkça belirtilmiþtir ki, 50 katrilyonda bir parçacýk (1/50.000.000.000.000.000) insan hücresine zarar vermektedir. Tabi ki her radyasyon ýþýný bu rakamlar eþiðinde güvenlidir anlamýna gelmez. Ancak biraz önceki oranlar denetiminde radyasyon þiddeti (sayýsý) deðil de, radyasyon cinsi önemlidir sonucuna varabiliriz. Yapýlan araþtýrmalarda, oluþan kanserin %0,5 i, insanlara ömürleri boyunca çarpan radyasyonik parçacýklardan oluþmuþtur.  Þüphesiz ki radyasyon kanser riskini artýrýr. Ancak her insan mutlaka radyasyona maruz kalmaktadýr. Eðer insan radyasyondan korunmak istiyorsa; topraktan kendini izole etmelidir çünkü toprak uranyum kaynaðýdýr. Beton ve tuðla evler yerine ahþap evlerde oturmalýdýr çünkü beton ve tuðla uranyum ve potas barýndýrýr. Böyle durumda insan kurþun zýrhtan elbiseler giymelidir. Bunun gibi daha bir çok önlem alýnmalýdýr. Bu önlemler oluþan radyasyonun ancak %20 sini engeller. Ancak bunlarýn hiç biri mümkün olmadýðýna göre þu kabullenmeyi tekrar hatýrlayalým; sýradan bir insana çarpan 50 katrilyon radyasyon parçacýðýndan sadece biri kansere yol açabilir.  Radyasyonun en kullanýþlý birimlerinden biri olan mrem 7.000.000 parçacýða verilen isimdir. Öyle ki 1 mrem radyasyon, televizyon izleyerek, fosforlu saatlerden vb. önemsiz kaynaklardan kolaylýkla alýnabilir. 10.000 mrem in altýndaki radyasyonlar düþük seviyeli radyasyonlardýr. Þu ana kadar olan bütün reaktör kazalarýnýn çoðunda da  10.000 mrem sýnýrý  aþýlmamýþtýr. ABD Bilimler Akademisi, Ýyonlaþtýrýcý Radyasyonun Biyolojik Etkileri Komitesi nin vardýðý baðýmsýz sonuca göre &quot;&quot;1 mrem radyasyon, kanserden ölme riskini sekiz milyonda bir (1/8.000.000) oranýnda artýrýr&quot;&quot;. Uluslar arasý Radyolojik Korunma Kurulu (ICRP) ise bu oraný on milyonda bir (1/10.000.000) olarak açýklamýþtýr.  Radyoaktif serpinti ekstentif bir deðiþimdir. Örneðin bir nükleer serpinti olduðunda o çevrede yaþayan nüfus ne kadar ise kiþi baþýna düþen parçacýk sayýsý da yaklaþýk olarak onun oraný kadar olur. Her parçacýk insanlara çarpmak zorunda deðildir. Topraða adsorplanabilir. Bir reaktör kazasýnýn olmasý günümüzde zor bir ihtimaldir. Çünkü önceki kazalar teknolojik yetersizlikten ileri gelmiþtir. Günümüzde ileri teknoloji kullanýlmaktadýr. Fransa ve Ýtalya da reaktörler sebze ve meyve tarlalarýyla bitiþik inþa edilmiþtir. Hiçbir tehlikeli durum olmamaktadýr.  ABD de reaktör kazalarý olmuþtur. Bu kazalar da çevreye radyasyon saçýlmýþtýr ancak bir röntgen filminde alýnan radyasyon 80 kat daha fazladýr yani 80 mrem dir.  Japonya ya atýlan atom bombasý sonrasýnda çok yüksek seviyeli (100.000 mrem in üzerinde) radyasyon açýða çýkmýþtýr. Atom bombasýnýn atýlmasýnýn ardýndan 80.000 kiþilik bir japon grubu üzerinde yapýlan testlerde; 8500 Japon toplam 100 bin ile 600 bin mrem lik radyasyona maruz kalmýþ ve 1974 yýlýna kadar aralarýnda beklenenden 200 kiþi fazlasýnda kanserden ölüm vakasý görülmüþtür. 1935-1954 yýllarýnda Ýngiltere de &quot;&quot;ankylosing spondylitis&quot;&quot; denilen omurga hastalýðý tedavisinde 300.000 mrem civarýnda aðýr dozlarda radyasyon uygulanýlýrdý. 1970 e kadar, tedavi gören 14.000 hastada, bekle</description></item><item><title>AYDINLANMA</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?aydinlanma-358623.html</link><description>Aydýnlanma: AvruÂ¬pa&quot;da 17. yüzyýlýn ikinci yarýsýyla, 19. yüzyýlýn ilk çeyreðini kapsayan ve önde gelen birtakým filozoflarýn aklý insan yaþamýndaki mutlak yönetici ve yol gösterici yapma ve insan zihniyle bireyin bilincini, bilginin ýþýðýyla aydýnlatma yönündeki çabalarýyla seçkinleþen kültürel dönem, bilimsel keþif ve felsefi eleþtiri çaðý, felsefi ve toplumsal hareket.&lt;br/&gt;Aydýnlanma hareketi içinde yer alan düþünürler., düþünce ve ifade özgürlüðü, dini eleþtiri, akýl ve bilimin deðerine duyulan inanç, sosyal ilerlemeyle bireyciliðe önem verme baþta olmak üzere, bir dizi ilerici fikrin geliþimine katkýda bulunmuþlardýr. öyle ki söz konusu temel ve laik fikirlerin modern toplumlarýn ortaya çýkýþýnda büyük bir rolü olmuþtur.&lt;br/&gt;Aydýnlanma hareketi Bacon, Hobbes ve Locke&quot;un empirizmiyle, ilk olarak Ýngiltere&quot;de baþlamýþ ve daha sonra J. Toland ve M. Tindal&quot;ýn doðalcýlýðýyla dinsel bir renk almýþtýr. Aydýnlanma Fransa&quot;da, baþÂ¬langýçta çok fazla yapýcý olmamýþ, daha çok geçmiþe, siyasi yapý ve dinsel düzene yönelik radikal eleþtirilerle geliþmiþtir. Nitekim, Fransýz filozoflarý felsefelerinin hareket noktasýnýn, saraydaki ahlaki çürümeden ve kralýn iktidarýnýn kötüye kullanýlmasýndan aldýðýný belirtmiþlerdir. Burada, Descartes&quot;ýn &quot;açýk ve seçik düþünceler&quot; öðretisi, Spinoza&quot;nýn dine karþý takýndýðý eleþtirel tavýr, akýlcý düþünce, Bayle, Montesquieu, Voltaire ve Rousseau&quot;yu hazýrlamýþtýr. Fransýzlarýn Aydýnlanmaya yaptýklarý baþka önemli bir katký da, Ansiklopedinin yayýnlanmasý olmuþtur.&lt;br/&gt;Almanya&quot;da ise, Aydýnlanma hareketi Leibniz tarafýndan baþlatýlmýþ ve burada &quot;doðal hukuk&quot;u savunan Grotius ve Thomasius gibi düþünürlerle, &quot;doðal din&quot; düþüncesine katký yapmýþ olan Wolff, Lessing ve Herder gibi filozoflar, Peztalozzi ve Francke gibi eðitimciler ve nihayet aklý her alanda ön plana çýkartan Kant gibi büyük düþüÂ¬nürler tarafýndan geliþtirilmiþtir.&lt;br/&gt;Genel olarak deðerlendirildiðinde, Aydýnlanmayý belirleyen birtakým tavýr ya da eðilimden söz edilebilir. Bunlar sýrasýyla hümaÂ¬nizm, deizm veya tateizm, akýlcýlýk, ilerlemecilik, iyimserlik ve evrenselciliktir. Bunlardan hümanizm, Aydýnlanmada, her þeyden önce dünyanýn, sýnýrlarý doða tarafýndan deðil de, ulusal sýnýrlar tarafýndan çizilen, insan! bir dünya olduðu, anlamýna gelir. Dünya Tanrý tarafýndan yaratýlmýþtýr, fakat o artýk insanlarýn elindedir. Buna göre, dünya, insanýn deðerleri, tutkularý, umut ve korkularýyla belirlenen insani bir evrede bulunmaktadýr. Bu evrede, insanýn evrensel olan doðasýna büyük bir inanç beslenmiþtir. Temel duygularýn, fikirlerin her yerde ayný olup, ulusal, kültürel ve ýrk bakýmýndan olan farklýÂ¬lýklarýn yapay olduðu savunulur. Aydýnlanma boyunca, bir yandan farklýlýklara hoþgörüyle bakýlýrken, bir yandan da insanýn doðasý ve gerçek anlamý gün ýþýðýna çýkartýlmaya çalýþýlýr. &quot;Ýnsani olan hiçbir þey bana yabancý deðildir&quot; sözü, Aydýnlanmanýn en önde gelen sloganlarýndan biridir.&lt;br/&gt;Aydýnlanmada hümanizmi tamamlayan tavýr ise ateizm veya deizmdir. Baþka bir deyiþle, Aydýnlanmanýn hemen tüm düþünürleri çoðunluk ateist ya da deist idiler. Hýristiyanlýktan nefret eden bu düþünürler, batýl inançlarla, baðnazlýk ve dini insanlýðýn ilerlemesi önündeki en büyük engel olarak görmüþlerdir. Ýnanç ve dine karþý çýkarken akýl ve bilime sarýlan Aydýnlanma düþüncesi, Tanrý&quot;nýn evrene müdahalesine kesinlikle karþý çýkmýþ ve bilimin gerektirdiði kendi içinde kapalý ve düzenli bir sistem olarak evren görüþünü beÂ¬nimserken, Tanrý&quot;yý en iyi durumda bir seyirci durumuna indirgemiþtir.&lt;br/&gt;Akýlcýlýk ise, Aydýnlanmada insanýn</description></item><item><title>SOLAR COLLECTORS</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?solar-collectors-342885.html</link><description>SOLAR COLLECTORS&lt;br/&gt;Cemal Yýlmaz&lt;br/&gt;060000073&lt;br/&gt;Heat Transfer 321E&lt;br/&gt;23.12.2002&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;SUMMARY&lt;br/&gt;           This fact sheet describes the different types of solar collectors used for residences. It also briefly covers the solar heating systems for which they are best suited. &lt;br/&gt;              Solar collectors are the heart of most solar energy systems. The collector absorbs the suns light energy and changes it into heat energy. Solar collectors heat a fluid, either air or liquid. This fluid then is used to heatâ€”directly or indirectlyâ€”the following. &lt;br/&gt;*  Water for household use &lt;br/&gt;*  Indoor spaces &lt;br/&gt;*  Water for swimming pools &lt;br/&gt;*  Water or air for commercial use &lt;br/&gt;*  Air to regenerate desiccant (drying) material in a desiccant cooling system. &lt;br/&gt;There are several types of solar collectors used for residences. These are flat-plate, evacuated-tube, and concentrating collectors. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;CONTENTS&lt;br/&gt;1- FLAT-PLATE COLLECTORS                                                4&lt;br/&gt;   1-a)Liquid Collectors                                                         4&lt;br/&gt;   1-b)Air Collectors                                                                      5&lt;br/&gt;2-EVACUATED-TUBE COLLECTORS                                     5&lt;br/&gt;3-CONCENTRATING COLLECTORS                                       6&lt;br/&gt;4-TECHNOLOGICAL IMPROVEMENTS                                  6&lt;br/&gt;5-REFERENCES                                                              7&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;1-FLAT-PLATE COLLECTORS&lt;br/&gt; &lt;br/&gt;Flat-plate collectors are the most common collector for residential water-heating and space-heating installations. A typical flat-plate collector is an insulated metal box with a glass or plastic coverâ€”called the glazingâ€”and a dark-colored absorber plate. The glazing can be transparent or translucent. Translucent (transmitting light only), low-iron glass is a common glazing material for flat-plate collectors because low-iron glass transmits a high percentage of the total available solar energy. The glazing allows the light to strike the absorber plate but reduces the amount of heat that can escape. The sides and bottom of the collector are usually insulated, further minimizing heat loss. &lt;br/&gt;The absorber plate is usually black because dark colors absorb more solar energy than light colors. Sunlight passes through the glazing and strikes the absorber plate, which heats up, changing solar radiation into heat energy. The heat is transferred to the air or liquid passing through the collector. Absorber plates are commonly covered with selective coatings, which retain the absorbed sunlight better and are more durable than ordinary black paint. &lt;br/&gt;Absorber plates are often made of metal- usually copper or aluminumâ€”because they are both good heat conductors. Copper is more expensive, but is a better conductor and is less prone to corrosion than aluminum. &lt;br/&gt;Flat-plate collectors fall into two basic categories: liquid and air. And both types can be either glazed or unglazed. &lt;br/&gt;1-a) Liquid Collectors&lt;br/&gt;In a liquid collector, solar energy heats a liquid as it flows through tubes in or adjacent to the absorber plate. For this type of collector, the flow tubes are attached to the absorber plate so the heat absorbed by the absorber plate is readily conducted to the liquid. &lt;br/&gt;The flow tubes can be routed in parallel, using inlet and outlet headers, or in a serpentine pattern. A serpentine pattern eliminates the possibility of header leaks and ensures uniform flow. A serpentine pattern is not appropriate, however, for systems that must drain for freeze protection because the curved flow passages will not drain completely. &lt;br/&gt;The simplest liquid systems use potable household water, which is heated as it passes directly through the collector and then flows to the house to be used for bathing, laundry, etc. This design is known as an open-loop (or direct) system. In areas where freezing temperatures are common, however, liquid collectors must either drain the water when the temperature drops or</description></item><item><title>ATOM ENERJÝSÝ VE ALTERNATÝF ENERJÝ KAYNAKLARI</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?atom-enerjisi-ve-alternatif-enerji-kaynaklari-454529.html</link><description>ATOM ENERJÝSÝ ve ALTERNATÝF ENERJÝ KAYNAKLARI&lt;br/&gt;Giriþ&lt;br/&gt;Yirmi yýl önce ham petrolde yaþanan kriz, geliþmiþ ülkeleri alternatif enerji kaynaklarýný araþtýrmaya yöneltmiþtir. Gerek güneþ ve gereksede rüzgar enerjisinden elektrik elde edilmesi üzerine yapýlan araþtýrma ve geliþtirme  çalýþmalarý her iki teknolojiyide günümüzde nükleer santraller ile boy ölçüþebilir duruma getirmiþtir. Nükleer enerjide araþtýrma veya geliþtirme aðýrlýklý olarak atýklarýnýn depolanmasý konusunda devam ederken, güneþ ve rüzgardan elektrik enerjisinin elde edilmesi hýzla geliþmekte, gerek çevre saðlýðýný ve gerek insan saðlýðýný  olumsuz etkilemediðinden dolayýda tüm dünyada hýzla yayýlmaya ve uygulama alanlarý bulmaya baþlamýþtýr. En büyük avantajýda ekolojik dengeyi herhangi bir þekilde etkilelemeleridir. Gerçek bir çevre dasotudurlar. Güneþ ve rüzgar vede akarsu enerji kaynaðý olarak yenilenebilir enerji kaynaklardýr. Yani, bu kaynaklarýn zaman içerisinde herhangi bir þekilde tükenmeleri ve azalmalarý söz konusu deðildir. Ancak, kömür, petrol ve doðal gaz gibi kaynaklar tükenmeye mahkum enerji kaynaklarýdýr. Her geçen gün bu kaynaklar azalmaktadýr. Tüm dünyanýn bildiði bir gerçek, en geç yirmi yýl sonra dünyada ham petrol  kaynaklarýnýn tükenme noktasýna geleceðidir. Ayný þekilde nükleer santrallerin temel enerji kaynaðý olan uranyum ve thoryum da belirli zaman sonra tükenmeye mahkumdur. Bu kaynaklarýn ömrü 100 yýl olarak tahmin edilmektedir. Gerek uranyum ve gereksede thoryum stratejik birer madde olmalarý bakýmýndan, savaþ veya siyasi menfaatler söz konusu olduðu taktirde bu maddelere ambargo veya sýnýrlama getirilebilir. Kýsaca, nükleer enerji ayný zamanda bir baðýmlýlýktýr. Böyle bir durum güneþ ve rüzgar vede akarsu için söz konusu olamaz. Bir baþka önemli nokta þudur; Nükleer santraller 1986 yýlýndan beri hiçbir geliþmiþ ülkede kurulmamýþtýr. Nükleer Santralleri tüm dünyada kurabilicek birkaç tane firma vardýr. Türk sanayicisi nükleer santral teknolojisine yatýrým yapamaz ve bu konuda know-how elde etmesi çok zordur. Ancak, güneþ ve rüzgar enerjisinden elektrik eldesi ile ilgili olarak hem yatýrým yapabilir, hem geliþtirebilir hemde insan gücüne dönük geniþ iþ sahalarý açarkende bu teknolojinin ihracatýnýda yapabilir.&lt;br/&gt;Nükleer santrallerin güvenliði birinci sýrayý almaktadýr. Bu noktada göz ardý edilmemesi gereken bir noktada þudur; Ne kadar güvenli yapýlýrlarsa yapýlsýnlar, bu santrallerde çalýþan insan hatasý önemli bir noktadýr. Çünki, nükleer santrallerde meydana gelen kazalarýn çoðunda insan faktörü etken olmaktadýr. Örneðin, 1979 da Harrisburg, 1986 da Tschernobyl nükleer santral kazalarý insan hatasýna baðlý kazalardýr. Nükleer santrallerde radyoaktif ýþýmanýn neden olduðu malzeme yorgunluðunun kesin olarak hesaplanamamasý veya belirlenememesi ayrý bir risk faktörüdür (Fellenberg G.). Tschernobyl kazasý, malzeme erimesine karþý emniyet payý büyük tutulmasýna raðmen, ergimenin oluþmuþ olmasý, nükleer santrallerde büyük tutulan emniyet payýnýn ne kadar güvenilir olduðunuda tartýþmaya açmýþtýr.   &lt;br/&gt;Türkiyenin %90 nýnýn deprem bölgesinde olduðunu göz ardý etmememiz gerekir. Böyle bir nükleer santralin depremden zarar görmesi demek, Türkiye ve komþu ülkeleri için gerçek bir tabiat felaketini oluþturur. Savaþ veya terör durumundada hedefler genelde bellidir. Yurt dýþýndan gelen turistler tatillerini güvenli ve saðlýklýklarý açýsýndan riziko taþýmayan bölge ve ülkeleri seçmektedirler. Hatta, çevreye önem veren ülkeleri tercih etmeleride rol oynamakta. Günümüzde halen nükleer santral atýklarý ile ilgili depolama problemi çözülememiþtir. Yakýn bir gelecektede çözülme ihtimalide yok gözüküyor. &lt;br/&gt;1200 MW gücündeki bir nükleer santralin tamamlanmasý için geçen zamanda önemli bir kriterdir. Ortalama 6-7 yýldýr. Ayný güçte rüzgar veya solar-termal bir tesis en geç 2,5 yýlda devreye alýnabilir.  &lt;br/&gt; &lt;br/&gt; Nükleer Santrallerin Maliyeti&lt;br/&gt;Türkiye, 1200 MW gücünde ilk nükleer santralýný kurma hazýrlýðýndadýr. Yurt dýþýnda kamuoyunun bilinçlenmesi  ve siyasi iktidarlarýn yerinde aldýðý kararlar sayesinde 1986 yýlýndan beri hiçbir geliþmiþ ülkede nükleer santral kurulmamýþ ve gündemede gelmemiþtir.&lt;br/&gt;Günümüzde Nükleer Santrallerin ürettiði elektriðin kilowatt-saati 4 ile 8,5 cent arasýnda deðiþmektedir. Bu fiyat ortalamasýna iþletme ve reel faiz masraflarý dahildir. Ancak, bu fiyata dýþsal masraflar, örneðin sigorta primleri dahil deðildir. Fosil kökenli enerji kaynaklarýnýn  kullanýlmasý (kömür, petrol veya doðal gaz gibi) halinde kilowatt saati 4 cen</description></item><item><title>ENERJÝ KAYNAKLARI</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?enerji-kaynaklari-344740.html</link><description>ENERJÝ KAYNAKLARI&lt;br/&gt; &lt;br/&gt;Gerek sanayileþme gerekse bireylerin daha iyi yaþam istekleri günümüzde enerji tüketimini önemli ölçüde arttýrmaktadýr. Enerji ihtiyacýnýn karþýlanmasýnda kömür, petrol, doðalgaz gibi yakýtlar öncelikli olarak kullanýlmaktadýr. Ancak bu yakýtlarýn kullanýmýnda karþýmýza iki sorun çýkmaktadýr. Birinci sorun bu yakýtlarýn yakýn bir gelecekte tükenme olasýlýðý, diðeri ise sanayileþmenin belli yörelerde yoðunlaþmasý sonucu büyük oranda fosil yakýtlarýn kullanýmýndan kaynaklanan çevre kirliliðinin artmasýdýr. Fosil yakýtlarýn yanmasý sonucu CO2, NOx ve SOx  emisyonlarý önemli deðerlere ulaþmýþtýr. Özellikle CO2&quot;in neden olduðu sera etkisi sonucu dünya sýcaklýðýndaki artýþýn önümüzdeki 40 yýl içinde 1.5Â°C ila 4.5Â°C arasýnda olacaðý tahmin edilmektedir. Ayrýca SOx atmosferik olaylarla asit  yaðmuru olarak yeryüzüne geri dönerek ekolojik dengeleri tümüyle etkilemektedir.&lt;br/&gt; &lt;br/&gt;Dünya genelindeki bu iki soruna ek olarak ülkemiz için bir diðer sorunda enerji tüketiminin yaklaþýk %60&quot;nýn yurtdýþýndan karþýlanmaktadýr. Enerji tasarrufu konusunda ciddi önlemler alýnmasý halinde genel enerji talebinin %20-30 oranýnda düþürülmesi mümkün olabilecektir. Ancak alýnabilecek tüm önlemler artýþ eðilimini ancak frenliyebilecektir. &lt;br/&gt; &lt;br/&gt;Bu sorunlarýn aþýlmasý yeni enerji kaynaklarýnýn araþtýrýlmasýný ve mümkün olan sektörde kullanýmýný gündeme getirmektedir. Bu amaçla güneþ, rüzgar, jeotermal, biyokütle gibi yenilenebilir enerji kaynaklarýnýn deðiþik sektörlerde uygulanabilmesi için araþtýrmalar sürdürülmektedir. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;GÜNEÞ ENERJÝSÝ&lt;br/&gt;Güneþin ýþýným enerjisi, yer ve atmosfer sistemindeki fiziksel oluþumlarý etkileyen baþlýca enerji kaynaðýdýr. Dünyadan ortalama 1.496x108 km. uzaklýkta, 1.392x108 km. çapýnda ve 1.99x1030 kg. kütlesinde sýcak bir gaz küresi olan güneþin yüzey sýcaklýðý yaklaþýk 6.000 Â°K olup, iç bölgesindeki sýcaklýðýn 8x106 Â°K ile 40x106 Â°K arasýnda deðiþtiði tahmin edilmektedir.&lt;br/&gt;Sürekli bir füzyon reaktörü olan güneþin enerji kaynaðý, hidrojenin helyuma dönüþmesi esnasýnda, saniyede 4 milyon ton kütle enerjiye dönüþerek, yaklaþýk 3.5x1026 deðerindeki enerjinin ýþýným þeklinde uzaya yayýlmasýdýr. Güneþ daha milyonlarca yýl ýþýmasýný sürdüreceðinden, dünyamýz için sonsuz bir enerji kaynaðýdýr. Güneþten gelen güç insanlýðýn yýllýk ticari gereksiniminin 16.000 katýndan çoktur. Dünyadaki tüm elektrik santrallerinin toplam gücü; güneþten gelen gücün 61.000de birinden azdýr. Güneþten gelen güç dünyadaki tüm nükleer santrallerin ürettiði toplam gücün 527.000 katýdýr.&lt;br/&gt;Güneþ enerjisi geniþ bir coðrafi daðýlýma sahip bir enerji kaynaðýdýr. Coðrafi olarak 36-42Â° kuzey enlemleri arasýnda bulunan Türkiye, güneþ kuþaðý içindedir. Þu an için güneþ enerjisinin kullanýmý oldukça azdýr, ancak geleceðin dünyasýnýn enerji gereksiniminin karþýlanmasýnda, geleneksel enerji kaynaklarýnýn yanýnda en önemli seçeneklerden biri olacaðý düþünülmektedir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;GÜNEÞ ENERJÝSÝ UYGULAMA ALANLARI&lt;br/&gt;Baþlýca Güneþ Enerji Sistemleri ve Kullanýmlarý&lt;br/&gt;Farklý geliþme aþamalarýnda, çeþitli güneþ enerjisi elde etme teknikleri mevcuttur. Bunlardan bazýlarý, araþtýrmalarýnýn ilk aþamalarýnda, bazýlarý ise daha ilerlemiþ seviyelere ulaþmýþtýr. Fakat henüz bitkiler üzerinde test edilmektedirler ve son olarak da bir grup, tam olarak geliþmiþ bir seviyededir.&lt;br/&gt;Her teknolojinin kullaným ve uygulamalarýna baðlý olarak avantaj ve dezavantajlarý vardýr. Güneþ enerjisi sistemlerinin baþlýca tipleri þunlardýr :&lt;br/&gt;a- Termodinamik sistemler&lt;br/&gt;b- Fotovoltaik sistemler&lt;br/&gt;A-TERMODÝNAMÝK SÝSTEMLER&lt;br/&gt;1. Pasif güneþ sistemleri&lt;br/&gt;    - Direk toplama&lt;br/&gt;    - Termal depolama duvarý&lt;br/&gt;    - Güneþ uzayý (sun space)&lt;br/&gt;2. Aktif güneþ sistemleri&lt;br/&gt;    - Termal stasyoner (duragan) sistemler&lt;br/&gt;    - Termal güneþ tarayýcý sistemler&lt;br/&gt;1. Pasif günes sistemleri&lt;br/&gt;Pasif güneþ sistemleri, güneþ enerjisi kullanýmý için geliþtirilen en eski sistemlerden biridir. Baþlýca, binalarýn ýsýtma ve soðutmasý için dizayn ve mimarisinde kullanýlmaktadýr.&lt;br/&gt;Güneþ mimarisinde, güneþ enerjisi yoðunluk ve süresinin ýsý, ýþýk ve saðlýða yararlý, ist</description></item><item><title>NÜKLEER ENERJÝ</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?nukleer-enerji-387441.html</link><description>NÜKLEER ENERJÝ&lt;br/&gt;________________________________________&lt;br/&gt;*Nükleer Fisyon &lt;br/&gt;*Nükleer Enerji ile Elektrik Üretimi &lt;br/&gt;*Enerji ve Çevre &lt;br/&gt;*Nükleer Güç Santrallerinin Genel Tanýtýmý &lt;br/&gt;*Ekonomik Açýdan Nükleer Santraller &lt;br/&gt;*Nükleer Teknolojinin Riskleri &lt;br/&gt;*Nükleer Atýklarýn Tasfiyesi &lt;br/&gt;________________________________________&lt;br/&gt;NÜKLEER FÝSYON&lt;br/&gt;Ýnsanlýðýn enerji sorununa kalýcý çözümün nükleer enerji olduðu bir çok teknisyen ve bilim adamý tarafýndan dile getirilmektedir. Nükleer enerjinin iki üretim türü vardýr. Bunlardan biri, gerçekten çok uzun dönemde insanlýðýn enerji açýsýndan kurtarýcýsý olduðuna inanýlan füzyon enerjisidir. Kanýmca, füzyon enerjisinden yararlanýlarak elektrik enerjisi elde etmenin ticari boyuta ulaþmasýnýn yaklaþýk daha bir asýrlýk geliþtirmeye ihtiyacý vardýr. Ama sonunda bu tür enerjiden yararlanma yollarý bulunacak ve insanlýðýn hizmetine sunulacaktýr. Diðer tür ise, halen insanlýðýn hizmetinde bulunan ve en temiz elektrik enerjisi üretim santrallerinin yapýmýnda kullanýlan, fisyon enerjisidir. Bu enerji türünün geçmiþi çok kýsa olmakla birlikte, ticari kullaným alanlarý vardýr ve bir çok ülkenin elektrik enerjisi üretiminde önemli bir pay almaktadýr. &lt;br/&gt;________________________________________&lt;br/&gt;NÜKLEER ENERJÝ ÝLE ELEKTRÝK ÜRETÝMÝ&lt;br/&gt;Prof. Dr. Osman K. Kadiroðlu&lt;br/&gt;Doç. Dr. Cemal Niyazi Sökmen &lt;br/&gt;( Bilim ve Teknik Dergisi Haziran-1994 Sayý: 319 )&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Günümüzde geliþmiþ ve geliþmekte olan ülkelerin en önemli gereksinimi enerjidir. Her ne kadar tam bir ölçüt olmasa da ülkelerin geliþmiþlik düzeyleri, üretip tükettikleri enerji ile ölçülür. Bazý ülkeler ürettikleri enerjiyi çok verimli bir þekilde kullanýrlarken, bazýlarý bu konuda o denli baþarýlý olamazlar. Bazý ülkeler de kendileri kullanmadýklarý halde çok miktarda enerji hammaddesi üretirler. Enerji üretim ve tüketiminin çok farklý yöntemleri olsa da, tüm ülkelerin ucuz, bol ve temiz enerji kaynaklarýna gereksinimleri vardýr. &lt;br/&gt;Endüstrileþme ile baþ gösteren buhar gücü gereksinimi dolayýsýyla, kömür kullanýmý büyük bir hýzla artmýþtýr. Daha sonralarý elektrik enerjisinin kullanýlmaya baþlanmasý ve içten yanmalý motorlarýn kullaným alanýnýn geniþlemesi ile elektrik üretiminde kömür ve petrol, çok büyük bir hýzla artmýþtýr. Sonunda endüstri ve çaðdaþ yaþam için en önemli hammadde, fosil yakýtlar olmuþtur. &lt;br/&gt;Fosil yakýtlarýn kullanýmý, çözümü çok zor sorunlarý da beraberinde getirmiþtir. Bu sorunlarýn ilki, tükenen hammadde kaynaklarýdýr. Fosil yakýtlar milyonlarca yýlda oluþmuþ, doðanýn bizlere, daha doðrusu bizden sonraki nesillere bir armaðanýdýr ve sentetik olarak yapýlanmalarý son derece zordur. Çok sayýdaki petrokimya ürünleri spektrumunu inceleyerek petrol ve bazen de kömürün ne denli vazgeçilemez birer doða harikasý olduklarýný rahatlýkla algýlayabiliriz. Kömür petrol kadar bir kimyasal deðere sahip deðildir. Kalitesiz kömürlerin yakýlmasýnýn neden olacaðý sorunlar ortadadýr. &lt;br/&gt;Fosil yakýtlarýn içerdiði maddelerin büyük bir yüzdesini karbon ve hidrojen oluþturur. Ýçlerinde az da olsa kükürt, yanmayan maddeler ve radyoaktif maddeler de bulunur. Petrol, kömüre kýyasla daha az kirliliðe yol açar. Fosil yakýtlar yakýldýðýnda ortaya doðal olarak CO2 ve SO2 gazlarýnýn yaný sýra, radyoaktif maddeler ve kül çýkar. Ortaya çýkan CO2 gazý sera etkisine, SO2 gazý ise asit yaðmurlarýna neden olur. Sera etkisinin neden olduðu atmosfer sýcaklýðý artýþý yýllardýr gözlenmektedir. Asit yaðmurlarý bitki örtüsüne ve canlýlara zarar verir. Ýngilterede yakýlan kömür yüzünden Finlandiyanýn göllerindeki balýklar asit yaðmuru nedeni ile ölmektedirler. Radyoaktif maddeler, linyit yataklarý ikincil uranyum madenleri olarak kabul edilir. &lt;br/&gt;Geçtiðimiz günlerde Yataðanda baþ gösteren radyasyon alarmýnýn nedenlerini kömürün içerdiði radyoaktif maddelerde aramak gerekir. Yakýlan kömürün beþ veya onda birlik kýsmý, kullaným alanlarý çok sýnýrlý olan ve çevreyi kirleten kül olarak atýlýr. Bu küller, Elbistan linyitlerinde olduðu gibi çok uçucu olabilirler. Yanma sýcaklýðýna baðlý olarak kullanýlan havanýn içinde bulunan azot gazýnýn yanmasý ile oluþan NOx gazý, atmosferde ozon ile etkileþime girip ozon miktarýný azaltýr. Ýçten yanmalý motorlar ve doðal gaz santralleri, ozon tabakasýnýn delinmesine istemeden katkýda bulunmaktadýrlar. &lt;br/&gt;Kömür dýþýndaki fosil yakýtlarýn, stratejik önemleri de vardýr. Son petrol ambargolarýnýn dünya ekonomisine yaptýðý etki ve doðal gaz boru hattýnýn geçtiði ülkelerin politik þantajlarý, bilinen birer g</description></item><item><title>TÜRKÝYE VE DÜNYADA NÜKLEER ENERJÝ</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?turkiye-ve-dunyada-nukleer-enerji-381660.html</link><description>TÜRKÝYE VE DÜNYADA NÜKLEER ENERJÝ&lt;br/&gt; Bilindiði gibi, dünyada olduðu kadar ülkemizde de elektrik enerjisi talebi, hýzlý ve yüksek artýþýný sürdürmektedir. Bu geliþme, nüfus büyümesi, ekonomik geliþme ve çaðdaþlaþmanýn doðal sonucudur. Önümüzdeki yýllarda da artarak sürmesi beklenir. 1996 yýlý içinde birçok sýkýntýya raðmen, elektrik tüketimindeki artýþýn yüzde 10,8 gibi yüksek bir düzeyde gerçekleþmesi bunu doðrulamaktadýr. Yükselen elektrik enerjisi talebinin kesintisiz ve güvenli biçimde karþýlanabilmesi, yatýrýmlarda sürekliliðin saðlanmasýna baðlýdýr. Oysa, 1990 yýlýndan sonra yatýrýmlar, artan ihtiyaca karþý çok yetersiz kalmýþ, özel kesimden beklenen katýlýmlar saðlanamamýþ, sonuçta elektrik yetersizliði ile karþý karþýya kalýnmýþtýr. Türkiye&quot;nin, küreselleþmenin avantajlarýndan en üst düzeyde yararlanarak çaðý yakalamasý ve geliþmiþ dünya ülkeleri arasýnda seçkin yerini almasý için, elektrik sektörünün gelecek yüzyýlda uygun bir kapasite ve yapýya kavuþturulmasý gerekmektedir. &lt;br/&gt;Bugün ulusal elektrik sistemimizin içinde bulunduðu yetersizliðin kýsa sürede çözülmesi, ülkenin en öncelikli sorunu olarak ele alýnmalýdýr. Enerji sektöründe özelleþtirme gereklidir ve bununla ilgili modellere yasal iþlerlik kazandýrýlarak yerli ve yabancý sermayenin bu sahada yatýrým yapmasýnýn saðlanmasý gerekir.&lt;br/&gt;1950&quot;li yýllarda Türkiye&quot;de kiþi baþýna 38 kwh olan elektrik enerjisi, bugün 1550 kwh düzeyine ulaþmasýna karþýn; 2250 kwh olan dünya ortalamasýnýn altýnda bulunmaktadýr. Sonuç olarak ülkemiz elektrik sýkýntýsý içindedir. Bunun en kýsa zamanda giderilmesi için tedbirler alýndýðý söylenmesine karþýn; maalesef gerekli tedbirleri almakta geç kaldýðýmýz doðrudur. Bunun yetkililerin aðzýndan da duyuyoruz. Elektrik sýkýntýsýnýn ölçüsü, &quot;Günde kaç defa elektrik kesiliyor?. Bilgisayarla donatýlmýþ fabrikalarýn elektrik kesilmesine, hastanelerdeki ve araþtýrma merkezlerindeki, hatta evlerdeki cihazlarýn elektrik kesilmesine tahammülü var mýdýr?&quot; sorularýnýn cevabýndadýr. Türkiyenin orta dönem elektrik ihtiyacý Tablo 1 de görülmektedir.&lt;br/&gt; Tablo 1. Türkiye&quot;nin orta dönemde elektrik ihtiyacý&lt;br/&gt;Orta Dönem Elektrik Dengesi (Ýnþaatý Süren Projelere Göre)&lt;br/&gt; 199619971998199920002001&lt;br/&gt;Kurulu Güç (MW)212472171521717247772546826372&lt;br/&gt;Üretim (TWh)100,6103,2105,0127,2130,7133,3&lt;br/&gt;Talep (TWh)94,9105,3113,8123,7134,3146,2&lt;br/&gt;Açýk/Fazla (TWh) +5,7-2,0-8,7+3,5-3,6-12,9&lt;br/&gt;Enerjinin etkin kullanýmýnda büyük geliþmeler saðlansa bile gelecek yýllarda dünya ve Türkiye daha fazla enerji tüketecektir. Yakýn gelecekteki ihtiyacýn büyük bir bölümünü karþýlayacak kadar yeterli derecede petrol, gaz ve kömür bulunmasý muhtemeldir.&lt;br/&gt;Diðer yandan artan enerji kullanýmý ile çevre koruma arasýnda bir uzlaþmanýn saðlanmasý büyük çabalarý gerektirir. Fosil yakýtlarýn sebep olduðu çevre kirlenmelerini en aza indirmesi için, diðer enerji kaynaklarýna yönelmek gerekir. Enerji temininde, hidroelektrik kaynaklarýn yanýnda, nükleer santrallerin de saðlayacaðý katkýnýn göz ardý edilmemesi gerekir. &lt;br/&gt;Geliþmiþ ülkeler, toplam elektrik üretimlerinin önemli sayýlacak bir bölümünü nükleer enerji santrallerýndan karþýlamaktadýr. Fransa, Belçika, Tayvan gibi ülkeler ürettikleri elektriðin %50&quot;den fazlasýný Ýsveç, Ýsviçre, Finlandiya, Bulgaristan ve Almanya ise ürettikleri enerjinin takriben 1/3 ünü nükleer santrallerden saðlamaktadýr. Tablo 2. de bazý ülkelerin bir yýllýk toplam elektrik üretimlerinin ne kadarlýk bölümünün nükleer santrallerden saðlandýðý yüzde olarak görülmektedir. &lt;br/&gt;Tablo2. Bazý ülkelerde üretilen toplam elektrik içersinde nükleer enerjinin payý&lt;br/&gt;Ülke Adý%Ülke Adý%Ülke Adý%Ülke Adý%&lt;br/&gt;Fransa64,8Finlandiya38,2Macaristan23,6Kanada12,7&lt;br/&gt;Belçika59,8Bulgaristan31,6Kore22,1Arjantin11,3&lt;br/&gt;Ýsveç42,3Almanya31,2Ýngiltere19,3Rusya10,3&lt;br/&gt;Ýsviçre39,8Ýspanya24A.B.D15,5  &lt;br/&gt; Tablo 3. Dünyadaki nükleer enerji santrallerý (Yapýmý devam edenlerle birlikte)&lt;br/&gt;ÜLKEADETÜLKEADETÜLKEADETÜLKEADET&lt;br/&gt;Arjantin3Güney Afrika2Japonya44Rusya85&lt;br/&gt;Belçika8Hindýþtan10Kanada32Tayvan5&lt;br/&gt;Brezilya2Hollanda2Kore Cum.9ABD (USA)119&lt;br/&gt;Bulgaristan6Ýngiltere42Küba2Yugoslavya1&lt;br/&gt;Çin22Ýspanya10Macaristan4  &lt;br/&gt;Almanya36Ýsveç12Pakistan1  &lt;br/&gt;Finlandiya4Ýsviçre5Polonya2  &lt;br/&gt;Fransa63Ýtalya6Romanya3  &lt;br/&gt;         &lt;br/&gt; Nükleer santraller aleyhine ileri sürülen çoðu uydurma veya abartýlmýþ veriler ayýklanarak gerçek veriler ortaya konduktan sonra bir zarar-yarar a</description></item><item><title>NÜKLEER ENERJÝ</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?nukleer-enerji-373177.html</link><description>Nükleer Enerji&lt;br/&gt; &lt;br/&gt;Eski teknoloji nükleer enerji, geliþmiþ ülkelerde yavaþ yavaþ terk edilmekte: 1997&quot;den beri dünya çapýnda 2 nükleer santral sipariþi verilmiþ, Kanada 1975&quot;ten, ABD 1978&quot;den , Almanya 1982&quot;den beri sipariþ vermiyor. ABD son 17 senedir santral yapmadý, enerjisinin %75&quot;ini nükleerden elde eden Fransa 2010&quot;a kadar nükleer programýný askýya aldý.%60 nükleer enerji kullanana Ýsveç 12 santralini 2010&quot;a kadar kapama kararý aldý ve uyguluyor. Ýtalya 87&quot;de referandum la mevcut 3 santralini da kapattý. Almanya nükleer enerjiden vazgeçmiþ, 20 yýl içerisinde nükleer santrallerini teker teker kapatacak. Örnekler arttýrýlabilir&amp;#8230; &lt;br/&gt;Bu ülkeler geliþmiþ olup, enerji taleplerinde ciddi bir artýþ söz konusu deðildir. Ancak ekonomik ömrü 30 sene olan nükleer santrallerin yerine yenilerini yapmalarý ve hatta kimi santralleri ekonomik ömürleri dolmadan kapatmaya baþlamalarý orta ve kýsa vadede nükleer enerjinin bugünkü halinden vazgeçtiklerini gösterir.Bunun nedenlerini Kocaeli Üniversitesi&quot;nden Dr. Tanay Sýtký Uyar&quot; dan dinleyelim: &amp;#8230; geçmiþin teknolojileri (fosil,nükleer) tüm dünyada enerji verimliliði ve doðal çevrede enerji üretimi teknolojilerine (rüzgar, güneþ pilleri, jeotermal, biyokütle enerji santralleri ) terk etmektedir&amp;#8230;1980 yýlýndan baþlayarak ABD dahil pek çok ülkede ekonomik bulunmayýp yenileri sipariþ verilmeyen, mevcutlarý ekonomik bulunmadýðý için kapatýlan ve sökümü ABD&quot;deki Maine Yankee Santralý&quot; nda olduðu gibi farklý hesaplamalara göre 500 milyon-2 milyar dolar arasýnda ek maliyet getiren nükleer santralleri bu konunun uzmaný olarak kabul etmem mümkün deðil. &lt;br/&gt;Her ne kadar termik santrallerden daha az gaz emisyonu yaratsa da bugünün nükleer enerjisinde olasý insan hatalarý ya da reaktör çekirdek erimesi gibi riskler vardýr ve bunlarýn sonucunu Çernobil&quot; de gördük. Bu nükleer kazalar geliþmiþ ülkelerde de oldu: 1979 ABD Three Mile Island&quot;da kaza , 1980 &quot;de Fransa Saint Lauieut des Eauz Santrali&quot;nde radyoaktif sýzýntý, 1997&quot;de Ýngiltere&quot; de gaz soðutmalý reaktörde türbin bölümü gaz patlamasý, 1999&quot;da Japonya. Sizce, çöplüðün patladýðý güzelim ülkemizde bir nükleer santral!!! Bir baþka nokta nükleer atýk sorunu. Uzmanlar hiçbir ülkenin bu sorunu çözemediðini belirtmektedir. Ýsveç&quot;te atýklarýn yalýtýldýðý camlar radyoaktif izotoplarca çatlatýlarak doðaya karýþmýþ, ABD &quot;deki 4 bin nükleer çöplükteki 3.5 milyon metreküplük atik 4.2 milyar kurilik radyasyon taþýmakta, bunlarýn temizlenmesi için 600-900 milyar dolar gerekmektedir &lt;br/&gt;Enerji taleplerinde ciddi bir artýþ söz konusu olamayan geliþmiþ ülkelerin nükleer enerjiden vazgeçmeleri ve yenilebilir enerjiye yönelmeleri ekonomik ve çevresel anlamda akilcidir. Clinton hükümeti 1 milyon çatýnýn güneþ pili ile donatýlmasý kararý almýþtýr. Alman hükümeti rüzgardan üretilmiþ elektrik alama yasasý ile 8000 rüzgar tribünü kurdurmuþtur.  Fakat geliþmekte olan ve enerji talebinde ciddi artýþlar beklenen Türkiye&quot;nin orta ve kýsa vadede enerji sorunu vardýr ve henüz tam geliþmemiþ yenilebilir enerjiyle bu sorununu aþamaz. Türkiye bir güneþ ülkesi olmasýna raðmen bugün güneþ enerjisinin verimliliði %10&quot;dur. Türkiye&quot;de su potansiyeli daha çok kullanýlabilir ancak tek baþýna bile bu yeterli olmayabilir. &lt;br/&gt;Türkiye&quot;de daðýtýmda %15-20 oranýnda kayýplar ve buna ek olarak kaçak kullanýmla var. Daðýtýmda OECD ülkelerinde kayýp ortalama %7&quot;dir. Öte yandan kimi santrallerin düþük verimle (Avrupa&quot;da %60 Türkiye&quot;de %40)  çalýþtýðý iddia ediliyor. Çok önemli bir baþka nokta ise 1998&quot;de Avrupa&quot;nýn en savurgan ülkesi olan Türkiye&quot;de , ayni ürün veya hizmetin ortalama bir Avrupa ülkesine göre 2 kat enerji harcanarak üretilmesi. Önceki yatýrým alanýnýn verimlilik ve az  kayýp olmasý gereði açýktýr. Türkiye bugün iki-üç enerji pazarýndan en önemlisi konumunda, çevresi doðal gazini satmak isteyen ülkelerle dolu(Kafkaslar, Ortadoðu&gt; olduðu için görece ucuza doðal gaz alabilir ve olasý enerji açýklarýný kýsa ve orta vadede nükleersiz kapatabilir. &lt;br/&gt;Kimi çevreler nükleer enerjinin dýþa baðýmlý olmayacaðýný sanýyorlar. Türkiye&quot;nin nükleer yakýt üretecek teknolojisi yok, yakýt dýþarýdan alýnacak. Doðal uranyum kaynaklarý ise ancak 3 santrali besleyebilir &lt;br/&gt;Nükleer Enerjiyi Tanýyalým&lt;br/&gt;&lt;br/&gt; &lt;br/&gt;1974 Rasmussen raporuna göre reaktör kalbi erime olasýlýðý 1/10 .NRC (ABD Nükleer Düzenleme Komisy</description></item><item><title>IÞIK KAYNAKLARI</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?isik-kaynaklari-360750.html</link><description>ÖZETÝ&lt;br/&gt;TEÞEKKÜRÝÝ&lt;br/&gt;ÖZGEÇMÝÞÝÝÝ&lt;br/&gt;A- IÞIK KAYNAKLARI1&lt;br/&gt;1- Iþýk Yayan Diyotlar1&lt;br/&gt;     a- Burrus Oyuklu Yüzey Emisyonlu LED3&lt;br/&gt;     b- Kenar Emisyonlu LED4&lt;br/&gt;2- Enjeksiyon Lazerli Diyot (ILD)4&lt;br/&gt;     a- ILD&quot; lerin Avantajlarý7&lt;br/&gt;     b- ILD&quot; lerin Dezavantajlarý8&lt;br/&gt;B- IÞIK DEDEKTÖRLERÝ 8&lt;br/&gt;1-PIN Diyotlar 8&lt;br/&gt;2- Fotoelektriksel Etki9&lt;br/&gt;3- Çýð Fotodiyotlar11&lt;br/&gt;4- Iþýk Dedektörlerinin Özellikleri 11&lt;br/&gt;    a- Yanýt Verme Faktörü11&lt;br/&gt;    b- Karanlýk Akýmý11&lt;br/&gt;    c- Geçiþ Süresi11&lt;br/&gt;    d- Tayf Yanýtý12&lt;br/&gt;KAYNAKLAR13&lt;br/&gt;ÖZET&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Bu kitapta fiber optik iletiþim sistemlerinde ýþýk üretiminde kullanýlan ýþýk yayan diyotlar (LED) ve enjeksiyon lazerli diyotlar (ILD) anlatýlmýþtýr.  LED&quot;lerin çeþitleri olan Burrus oyuklu yüzey emisyonlu LED ve Kenar Emisyonlu LED&quot;lerin þekilleri ile çalýþma sistemleri ve kullanýldýklarý yerler hakkýnda bilgi verilmiþtir. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Ayrýca enjeksiyon lazerli diyotlarýn þeklini ,avantajlarýný ve  dezavantajlarý konusunda da bilgi mevcuttur.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Bunlarýn yanýnda fiber optik iletiþim alýcýlarýnda ýþýk algýlamada kullanýlan PIN diyotlar ve çýð diyotlar ve bunlarýn özellikleri konusu da bulunmaktadýr.  &lt;br/&gt;IÞIK KAYNAKLARI &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Temel olarak, fiber optik iletiþim sistemlerinde ýþýk üretmede yaygýn olarak kullanýlan iki aygýt vardýr: Iþýk yayan diyotlar (LED&quot;ler) ve enjeksiyon lazerli diyotlar (ILD&quot;ler). Her iki aygýtýn da avantajlarý ve dezavantajlarý vardýr ve birine oranla öteki aygýtýn seçilmesi, sistem gerekliliklerine baðlý olarak yapýlýr. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Iþýk Yayan Diyotlar &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Temel olarak ýþýk yayan diyot (LED) yalnýzca bir P-N diyodudur. Çoðunlukla , alüminyum galyum arsenit (AlGaAs) veya galyum arsenit fosfit (GaAsp) gibi yarýiletken bir malzemeden yapýlýr.  LED&quot;ler ýþýðý doðal emisyonla yayarlar;  ýþýk, elektronlar ile deliklerin yeniden birleþiminin bir sonucu olarak yayýlýr.  Diyot ileri öngerilimli olduðunda, p-n eklemi üzerinde azýnlýk taþýyýcýlarý meydana gelir. Azýnlýk taþýyýcýlarý eklemde, çoðunluk taþýyýcýlarý ile yeniden birleþip, enerjiyi ýþýk þeklinde verirler.&lt;br/&gt; &lt;br/&gt;Þekil 1-1 Sade eklemli LED yapýlarý : (a) silisyum katkýlanmýþ galsum arsenit ; (b) düzlemsel daðýlmýþ.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Bu süreç , temel olarak klasik bir diyottaki süreç ile aynýdýr; aradaki fark þudur : LED&quot;lerde belli yarýiletken malzemeler ve katkýlama maddeleri, süreç ýþýma yapacak (foton üretecek) þekilde seçilir. Foton, elektromanyetik dalga enerjisinin  bir nicemidir. Fotonlar ýþýk hýzýnda ilerleyen parçalardýr, ancak duraðan halde iken kütleleri yoktur. Klasik yarýiletken diyotlarda (sözgelimi, germanyum ve silisyum), süreç temel olarak ýþýma yapamaz ve foton üretimi olmaz. Bir LED imal etmek için kullanýlan malzemenin enerji aralýðý, LED&quot;den yayýlan ýþýðýn görünür ýþýk olup olmadýðýný ve ýþýðýn rengini belirler.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;En basit LED yapýlarý, sade eklemli, epitaksiyel olarak büyütülmüþ veya tek daðýlmýþ aygýtlardýr; bu yapýlar þekil 1-1 de gösterilmiþtir. Epitaksiyel olarak büyütülmüþ LED&quot;ler , genellikle silisyum katkýlý galyum arsenitle yapýlýrlar (þekil 1-1a).  Bu tür LED&quot; den yayýlan tipik bir dalga boyu 940 nm&quot;dir; 100mA lýk ileri yönde akýmda tipik çýkýþ gücü ise 3mW týr.  Düzlemsel daðýlmýþ (sade eklemli) LED&quot;ler (þekil 1-1b), 900 nm lik bir dalga boyunda yaklaþýk 500 uW çýkýþ yaparlar.  Sade eklemli LED&quot;lerin önde gelen dezavantajý, ýþýk emisyonlarýnýn yönlü olmayýþýdýr; bu da bu tür diyotlarý fiber optik sistemler açýsýndan kötü bir seçenek haline getirir. &lt;br/&gt; &lt;br/&gt; &lt;br/&gt;Þekil 1-2 düzlemsel  karýþýk eklemli LED&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Düzlemsel karýþýk eklemli LED (þekil 1-2), epitaksiyel olarak büyütülmüþ LED e oldukça benzer, aradaki fark, düzlemsel karýþýk eklemli LED&quot; de geometrik tasarýmýn, ileri yönde akýmý aktif katmanýn çok küçük bir alanýna yoðunlaþtýracak þekilde yapýlmýþ olmasýdýr. Bu yüzden, düzlemsel karýþýk eklemli LED&quot; lerin sade eklemli LED lere oranla çeþitli avantajlarý vardýr. Bu avantajlar þunlardýr; &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;1-Akým yoðunluðundaki artýþ, daha parlak bir ýþýk spotu oluþturur. &lt;br/&gt;2-Emisyon yapan alanýn daha küçük olmasý, yayýlan ýþýðý bir fibere baðlamayý kolaylaþtýrýr. &lt;br/&gt;3-Etkili küçük alanýn kapa</description></item><item><title>NÜKLEER FIRTINA,METZAMOR NÜKLEER SANTRALÝ</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?nukleer-firtina,metzamor-nukleer-santrali-451717.html</link><description>NÜKLEER FIRTINA: METZAMOR   &lt;br/&gt;    Ermenistan, baþkenti Erivan yakýnlarýndaki dünyanýn en tehlikeli 5 nükleer santralinden biri olarak gösterilen Metzamor Nükleer Santrali&quot;ni,  komþu ülke enerji ihtiyacý için kapatmaya yanaþmýyor. Köhne santral, Türkiye ve diðer bölge ülkeleri için bir tehdit oluþturuyor. Ancak Ermenistan, Metzamor Nükleer Santralinin 14 yýl daha sorunsuz çalýþacaðýný iddia ediyor.  Ancak çevre örgütleri Ermenistan hükümeti ile ayni fikirde deðil. Baþýný Dünyanýn Dostlarý (FOE) adli cevre örgütünün çektiði bir grup kuruluþ, Metzamor Nükleer Santralinin kapatýlmasýný istiyor. Cevre örgütleri bölgede yaþanabilecek þiddetli bir depremin Metzamor Santrali ni yerle bir edebileceðini belirterek bu durumda Kars Iðdýr Aðrý gibi illerde yasayan insanlarýn kurtulma þansýnýn olmayacaðýný ifade ediyor   &lt;br/&gt;          Greenpeace Rusya Baþkaný Ývan Blokov, Metzamor santralinde yaþanan küçük kazalarýn sayýsýnda ciddi artýþlar yaþanmaya baþladýðýný, bunun santralin güvenli olmadýðýnýn göstergesi olduðunu bildirmiþtir. Blokov, santralin büyük kaza geçirme riskinin oldukça yüksek olduðunu belirterek Metzamor&quot;da kullanýlan eskimiþ VVER-440 teknolojisinin Lituanya&quot;daki Ýgnalinski santralinde de kullanýldýðýný bu sebeple de Lituanya&quot;nýn kaza riski yüksek bu santrali zamanýndan önce kapatmaya karar verdiðini bildirmiþtir &lt;br/&gt;   Karsa 100, Iðdýra ise en fazla 10 kilometre uzaklýkta bulunan ve 1970li yýllarýn teknolojisiyle yapýlan Metzamor Nükleer Santrali, ayný zamanda Doðu Anadolu Fay Hattý üzerinde. Ermenistanýn Spitak Bölgesinde 1988 yýlýnda yaþanan depremde hasar görünce &quot;&quot;potansiyel tehlike&quot;&quot; olarak durdurulan santral, Sovyetler Birliðinin daðýlmasýndan sonra Ermenistandaki enerji krizi gerekçesiyle 1995te yeniden çalýþtýrýldý. Iðdýrdan görülebilecek kadar sýnýra yakýn mesafede bulunan santral halen faaliyette bulunuyor. &lt;br/&gt;  &lt;br/&gt;       &lt;br/&gt;         Birinci ünitesi 1977 yýlýnda inþa edilen VVER-440/230 tipi Metzamor Nükleer Santrali, Iðdýra sadece 10 kilometre uzaklýkta. Dünyadaki benzeri santraller içerisinde en güvensiz santral olma özelliðini halen koruyan Metzamorun ikinci reaktörü, 1980de inþa edilerek devreye sokulmuþ ve 1988 Ermenistan depreminde aðýr bir yara almýþtý. Üretim gücü 880 KW/saat olan santral, Aðrý Daðý fay hattý üzerinde ve 1. derece deprem bölgesi üzerine inþa edilmiþtir. Bunu Rus yetkililer de söylüyor. Rus bilim adamlarý, santralin bölgedeki yeraltý su kaynaklarýna radyasyon sýzdýrmasý ihtimali üzerinde duruyor. 1988 yýlýnda yaþanan depremde nükleer santral ciddi derecede zarar görmüþ ve 1989 yýlýnda kapatýlmýþtý. Ancak Ermenistanýn enerji ihtiyacý yüzünden 1995 yýlýnda yeniden kullanýma açýlan Metzamor, irili ufaklý yaklaþýk 150 civarýnda kaza geçirdi.  &lt;br/&gt;Öte yandan Ermenistan daki Santrale ait nükleer atýklarýn, Azerbaycan&quot;ýn Ermeniler tarafýndan iþgal altýnda tutulan Yukarý Karabað/Almalý, Seyit beyli ve Çoladað yakýnlarýnda yeraltýnda saklandýðý belirtiliyor. &lt;br/&gt;Azerbaycan&quot;da &quot;Sivil Toplum Kuruluþlarý Forumu&quot; tarafýndan düzenlenen &quot;Azerbaycan&quot;ýn Ýþgal Altýndaki Topraklarýnda Çevre Sorunu&quot; konulu toplantýda da dile getirilen bu soruna ilaveten, Ermenistan&quot;ýn, Türkiye&quot;den gelen Aras ve Kur nehirlerini kasýtlý olarak sanayi atýklarýyla kirlettiði, iþgal altýndaki bölgelerde doðal zenginlikleri yok etmeye çalýþtýðý anlatýldý. &lt;br/&gt;     Bu bölgede halen 5 altýn, 5 civa ve 2 gümüþ yataðýnýn da bulunduðu, madenlerin Ermenistan tarafýndan sömürülmekte olduðunu ifade eden konuþmacýlar, ormanlýk arazilerin de yok edildiðini kaydettiler. &lt;br/&gt;       &lt;br/&gt;                                                                             Metzamor Nükleer Santralýndaki Armenia-1 ve Armenia-2 adlý üniteler tehlike sinyalleri vermeye baþladý.  &lt;br/&gt;           METZAMOR NÜKLEER SANTRALÝNÝN ERMENÝSTAN ÝÇÝN ÖNEMÝ NEDÝR? &lt;br/&gt;Sinan Ogan, Avrasya Stratejik Araþtýrmalar Merkezi (ASAM) Rusya Masasý Þefi:&lt;br/&gt;      &quot;Metzamor Nükleer Santrali Ermenistan&quot;ýn enerji ihtiyacýnýn yüzde 40&quot;ýný karþýlamaktadýr. Metzamor&quot;a Ermenistan açýsýnda iki þekilde yaklaþmak gerekir. Birincisi, enerji açsýndan, diðer ise stratejik açýdan. &lt;br/&gt;      Santral Ermenistan&quot;ýn en büyük enerji saðlayýcýsý durumundadýr. Ermenistan buradan elde ettiðin elektriði hem ülke kullanýmýna sunmakta ve hem de yurt dýþýna satmaktadýr. Dolayýsýyla bu santral ekonomik açýdan Ermenistan için son derece önemlidir. &lt;br/&gt;       Ancak Metzamor Nükleer Santrali&quot;nin Ermenistan için asýl önemli yaný ürettiði elektrikten çok onun stratejik özelliðidir. Ermenistan&quot;da görüþtüðümüz Ermeni yetkililer açýk</description></item><item><title>ENERJÝ VE ÇEVRE</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?enerji-ve-cevre-380741.html</link><description>ENERJÝ ve ÇEVRE&lt;br/&gt;Doç. Dr. Üner Çolak&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Enerji üretiminin çevre etkileri deðiþik biçimlerde deðerlendirilebilir. Bu deðerlendirmeler, her bir kaynak için birim enerji üretimine karþýlýk gelen kirletici madde tip ve miktarlarý, bunlarýn çevre ve atmosfer içerisinde daðýlýmlarý, çalýþanlarýn ve halkýn saðlýðý üzerine etkileri, atýðýn miktarý ve zehirliliði, uzun dönemde çevre ve ekolojik sistemler üzerindeki etkileri açýlarýndan yapýlabilir.&lt;br/&gt;Dünya elektrik üretim rakamlarý incelendiðinde %60 ile en büyük payý fosil yakýtlar almaktadýr. Fosil yakýtlar (kömür, petrol ve doðalgaz), hemen hemen bütün ülkelerde temel enerji üretim kaynaðý olarak karþýmýza çýkarlar. Fosil yakýtlarýn çevre etkileri göz önüne alýndýðýnda karþýmýza sera etkisi asit yaðmurlarý ve hava kirliliði çýkar. Bu tür yakýtlardan yanma sonucu enerji elde edildiðinde yanma ürünleri (CO2,NOx ve SO2 gibi gazlar), baca gazý olarak atmosfer içinde daðýlýrlar. Baca gazlarý ayrýca uçucu kül ve hidrokarbonlarý içerirler. Nikel, kadmiyum, kurþun, arsenik gibi zehirli metaller de fosil yakýtlarýn yanmasý sonucu atmosfere atýlan diðer maddelerdir. CO2, sera etkisi oluþumunda etkin rol oynamaktadýr. Dünyadaki endüstriyel geliþme öncesi atmosferdeki CO2 konsantrasyonu 280 ppm (milyonda bir ) dolaylarýnda idi. Bu konsantrasyon, 1958de 315 ppm ve 1986da 350 ppm düzeyine kadar yükselmiþtir. Artan CO2 miktarý, yerkürenin sýcaklýðýnýn artmasýna neden olmakta, bu da iklim dengelerinin bozulmasýna yol açmaktadýr. SO2 ve NOx ise esas olarak asit yaðmurlarýna yol açmaktadýr. Atmosferdeki su buharý ile birleþen SO2 ve NOx ise esas olarak asit yaðmurlarýna yol açmaktadýr. Atmosferdeki su buharý ile birleþen SO2 ve NOx sülfürik ve nitrik asit oluþturmakta ve bu da dünyanýn ekolojik dengesinin bozulmasýna neden olmaktadýr. Bütün fosil yakýt artýklarý kýþ aylarýnda pek çok þehrimizi etkisi altýna alan hava kirliliðine yol açtýðýný da unutmamalýyýz. Fosil yakýtlarýn çevre etkileri bunlarla da sýnýrlý deðildir. Örneðin kömür madenciliði hem çalýþanlara saðlýk riski getirmekte, hem de ülkemiz için pek yabancý olamayan metan gazý patlamalarý nedeni ile ölümlere yol açabilmektedir. Diðer bir sorunla da fosil yakýt taþýmacýlýðýnda karþýlaþýlmaktadýr. Petrol taþýyan tankerlerin neden olduðu kazalar yüz binlerce ton petrolün denize yayýlmasýna neden olmuþtur. Bunun canlý bir örneðini geçtiðimiz aylarda Ýstanbul Boðazýnda yaþadýk.&lt;br/&gt;Hidroelektrik santraller ile elektrik üretimi, dünyada toplam elektrik üretimine yaklaþýk %23 oranýnda katkýda bulunmaktadýr. Hidroelektrik santralleri ile enerji üretimi için uygun coðrafi koþullarýn saðlanmasý gerekmektedir. Günümüz koþullarýnda kullanýlabilir hidroelektrik kapasitenin büyük bir bölümü halihazýrda kullanýlmaktadýr. Hidroelektrik santrallerin çevre ile etkileþimlerine gelince, büyük su rezervuarlarýnýn oluþmasý nedeni ile ortaya çýkan toprak kaybý sonucu doðal ve jeolojik dengenin bozulabilmesi olasýdýr. Bu rezervuarlarda oluþan bataklýklar da, metan gazý oluþumu için uygun bir ortam teþkil ederler. Yakýn geçmiþte barajlarýn yýkýlmasý sonucu meydana gelen kazalar, pek çok kiþinin ölümüne neden olmuþtur.&lt;br/&gt;Dünyada elektrik üretimi içinde %17 gibi önemli bir pay, nükleer reaktörler tarafýndan saðlanmaktadýr. Bu oran geliþmiþ ülkelerde çok daha yüksek rakamlara ulaþmaktadýr. Örneðin fosil yataklarý kýsýtlý olan Fransa, elektriðin %70ini nükleer enerji ile saðlamaktadýr. Nükleer enerjinin çevreye etkisi fisyon ürünü radyoaktif izotoplarýn yayýlmasý durumunda söz konusu olur. Bunun kötü bir örneðini 1986da Çernobil reaktöründeki kaza ile yaþadýk. Bu kazanýn nedeni türbin kontrolü sýrasýnda reaktör güvenlik sistemlerinin devre dýþý býrakýlmýþ olmasýdýr. Çevreye yüksek miktarda radyoaktivitenin salýnmasý ise, reaktörün koruma kabýnýn olmamasýndan kaynaklanmaktadýr. Bu reaktörün yetersiz tasarýmýný, günümüzde çalýþan 400 ün üzerindeki reaktör için genellemek doðru deðildir. Bu reaktörler uzun süredir güvenli olarak çalýþmaktadýrlar. Bütün mühendislik sistemleri gibi nükleer reaktörler de kaza riski taþýmakta, ancak alýnan önlemler ile bu risk milyonda bir çok düþük bir olasýlýða indirilmektedir. Öncelikle þunu söylemek gerekir ki nükleer reaktörler fosil yakýtlar gibi atmosferik kirlenmeye yol açan atýk üretmezler. Normal günlük yaþantýmýzda karþýlaþtýðýmýz radyoaktivitenin ancak çok küçük bir kýsmý nükleer reaktörlerden kaynaklanmaktadýr. Bunu kiþi tarafýndan alýnan radyasyon dozu için kullanýlan &quot;rem&quot; ile ifade ettiðimizde ilginç sonuçlar ile ka</description></item><item><title>ENERJÝ KABLOLARI</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?enerji-kablolari-363698.html</link><description>Enerji naklen kablolarda           oraný genellikle                veya        oranýnda seçilir. Bu durumda kablo için max. çekme kuvveti yaklaþýk olarak &lt;br/&gt;                                        olur. binam serisine açýlýr. Karakök olmaz.&lt;br/&gt;Asma köprülerde       oraný küçük olursa yani f sehimi (sarkýsý), &amp;#8467; açýklýðýna göre küçük olursa H =          ifadesine göre H yatay kuvveti büyük olur. buna baðlý olarak da &lt;br/&gt;Smax da büyük çýkar. Dolayýsýyla F kablo çeþit alaný büyük olur ve ekonomik olmaz. Ayný zamanda aðýr olur. bu nedenle        oranýnýn büyük olmasý gerekir, yani f sehimi &amp;#8467;&quot;ye göre büyük olmalýdýr. yine           ifadesine göre bu kez H küçük çýkar. SMax küçük olur. kablo ekonomik olur. fakat dingildek bir kablo elde edilir. yani ufacýk bir etkiye sallanýverir. Bu nedenle en uygun         deðeri 1/10 ile 1/8 arasýnda seçilir.&lt;br/&gt;NOT: kablo dif denkleminin çýkartýlmasý sýrasýnda mukayese eksen takýmý (koordinat eksenleri) þekilde görüldüðü gibi seçilecek olursa, kablo dif denklemi;&lt;br/&gt;                    Þeklindedir.&lt;br/&gt;Böyle bir  ?? yÂ´ türevi azalýrken yÂ´Â´ 3. türevi de azalýr. eðer eksen takýmý þekilde görüldüðü gibi alýnacak olursa;&lt;br/&gt;                  Þeklinde olur. çünkü x arttýkça yÂ´ türevi mutlak deðer olarak artar. YÂ´ nün artan bir fonk. Olmasý + olmasýný gerektirir. Bazen kablo problemleri þekilde gösterildiði gibi verilebilir.&lt;br/&gt;Böyle bir problemde q, L ve t verilmiþtir. Y=f(x) kablo denklemiyle H ????? bulunmasý istenir.&lt;br/&gt;Eksen takýmý þekildeki gibi   ?????&lt;br/&gt;Denklemi                 dir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;                                   Ýfadesi elde edilir.&lt;br/&gt;Eksen takýmýnýn þekildeki gibi seçilmesi sonucunda sýnýr  ???&lt;br/&gt;x=0 için                        dýr.&lt;br/&gt;Birinci türevde yerine konulursa bulunur.&lt;br/&gt;????????????y=0 dýr. Denklemde yerine konulursa,&lt;br/&gt;        bulunur.&lt;br/&gt;Sonuç olarak kablo denklemi;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;         Olarak çýkar.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Öte yandan þekle göre 0&quot;dan L/2&quot;ye kadar                  yazýlabilir. Dif büyüklükler buna göre düþünülecek olursa;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;                                Yazýlabilir. Eðer kablo yatýksa yÂ´ türevi küçük olacaðýndan BÝNOM ????? yani serisine açýlabilir. Baþka bir ifadeyle yÂ´ türevi 1&quot;e göre küçük bir deðer ise Binom serisine açýlabilir. Bu durumda;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;                                çýkar.&lt;br/&gt;Bu denklemden                            deðeri yerine konulacak olursa;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt; Ýfadesine varýlýr. Bunun entegrali alýnýrsa;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;                  Bulunur. Her iki tarafý 2 ile çarpýlýp türevi ??&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;        Ýfadesi çýkar.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Bu deðer kablo denkleminde yerine konularak y&quot;nin deðeri;&lt;br/&gt;      deðeri bulunmuþ olur.&lt;br/&gt;Kabloda H ile gösterilen S geçme kuvvetinin yatay izdüþümü, doðrudan doðruya kuvvetlerin denge koþulundan da ???? bulunabilir. bu amaçla kablo ??? iki kablo teðetin yatay olduðu noktadan kesilecek olursa þekilde görülen durum ortaya çýkar. &lt;br/&gt;Bu sistemin doðru olabilmesi için kuvvet  ????? olmasý gerekir.&lt;br/&gt;Buradan Smax kuvveti;&lt;br/&gt;      Bulunur.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;              Bulunur.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Eðer                            ise binom serisine açýlmakla    formülüne ???&lt;br/&gt;Örnek: Þekilde görüldüðü gibi uçlarý ayný yatay üzerinde bulunmayan bir kablo q uniform yayýlý yükünü taþýmaktadýr. bu kabloda A ve B uçlarý arasýndaki yatay mesafe &amp;#8467; ve düþey mesafe h olarak verilmiþ bulunmaktadýr. Kablonun en sarkýk noktasýnýn A ve B uçlarýna göre sehimleri f1 ve f2 dir. Bu kabloda Smax çekme kuvvetini bulunuz.&lt;br/&gt;Teðetin yatay olduðu nokta koordinat baþlangýç olarak seçildiðinden kablo baþlangýç noktasýndan kesilir ve dengesi incelenir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Bu durumda kablo dif denklemi                 olup buradan                       dir.&lt;br/&gt;Sehimler göz önüne alýnýrsa;</description></item><item><title>ENERJÝ</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?enerji-378589.html</link><description>GÝRÝÞ&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;1.1 ENERJÝ&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Enerji kaynaklarý üretildiði miktarlar göz önüne alýnarak alýþýlmýþ enerji kaynaklarý ve alýþýlmamýþ enerji kaynaklarý olarak iki grupta incelenmektedir. Ayrýca, potansiyeli mevcut olan ve teknolojik güçlükler sebebiyle yeni faydalanýlabilen enerji kaynaklarýna &quot;yeni&quot; ve eksilmeyen kaynaklara da &quot;yenilenebilir&quot; enerji kaynaklarý denilmektedir. Alýþýlmýþ enerji kaynaklarý, fosil kaynaklar(kömür, petrol vs) hidrolik enerji ve nükleer enerji, alýþýlmamýþ enerji kaynaklarý ise güneþ enerjisi, jeotermal enerji, gel-git enerjisi, dalga enerjisi, rüzgar enerjisi, füzyon enerjisi vs&quot; dýr.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Son yýllarda nüfusun hýzla artýþý, hýzlý sanayileþme ve artan yatýrýmlar, geliþmiþ ve geliþmekte olan ülkelerde enerjiye olan ihtiyacý ve çevre kirliliðini arttýrýrken alýþýlmýþ enerji kaynaklarý potansiyelinin hýzla azalmasý, yeni ve yenilenebilir enerji kaynaklarý ile ilgili çalýþmalarý yoðunlaþtýrmýþtýr. Ýnsanoðlu fosil yakýt rezervlerinin bitmesini beklemeden temiz enerji kaynaklarýna yönelmek zorundadýr. Yenilenebilir enerji kaynaklarýnýn önemi ülkelerdeki potansiyeline göre deðiþir. Ülkeler, enerji politikalarýnda kendi kaynaklarýný dikkate alarak güneþ, rüzgar, jeotermal, biyokütle, hidrolik ve okyanus enerjisi gibi enerjilerden daha fazla yararlanmayý amaçlamaktadýrlar. Enerji kaynaðý tükenmeyecek bir kaynaksa, hiç yada çok az çevre kirlenmesine yol açacaksa bu enerjinin üretimi ideal bir çözüm olacaktýr. Kuþkusuz yenilenebilir enerji kaynaklarý içerisinde en güncel olaný ve en çok uygulama alaný bulaný güneþ enerjisidir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;1.2 ENERJÝ KAYNAKLARI&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;1.2.1 Yenilemeyen Enerji Kaynaklarý&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;1.2.1.1 Fosil Yakýtlar&lt;br/&gt;Sanayileþme atýlýmlarýnýn daha baþlarýnda, insanoðlu enerji gereksinimini karþýlamak için araþtýrmalar yaparken, çok zengin bir define, bir hazineyi keþfetmiþtir. Bu hazine güneþ enerjisinin milyonlarca yýl yeryüzünde birikimi sonucu oluþmuþ olan fosil yakýtlardýr.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Bu sonucu ortaya çýkan atýklarýn deðerlendirilememesi  yüzünden, 20.yüzyýlýn son yarýsýnda insanoðlunun en ciddi problemi haline gelmiþtir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Özellikle yüzyýlýmýzýn son çeyreðinde atmosfere salýnan milyarlarca megajul enerji ve bunun üretiminde kullanýlan milyarlarca ton fosil yakýt atýklarýndan dolayý dünyada hayatýn yeþermesinin tek nedeni olan atmosfer kütlesi etkilenmiþ ve tepkisini de son yýllarda sonuçlarý açýsýndan oldukça yýpratýcý olan iklim  deðiþikliklerine yol açarak göstermiþtir.&lt;br/&gt;Bugün hayretle gördüðümüz, milyonlarca insanýn yaþamýný etkileyen büyük&lt;br/&gt;miktarda mal ve can kaybýna yol açan birbirini takip eden fýrtýnalar, tayfunlar seller ve aþýrý kuraklýk doðanýn aþýrý kirlenmeye karþý gösterdiði tepkiler olarak ortaya çýkmýþtýr.l&lt;br/&gt;*&lt;br/&gt;Fosil yakýtlarýn  giderek daha fazla tüketilmesi sonucu doðanýn kendi kendisini   temizleyebilme  çevrimi   giderek  küçülmekte  ve  daha  çok  kirlilik havaküreye yayýlmakta ve buna paralel olarak da fosil yakýtlarýn yanmasý sonucu açýða çýkan C02 emisyonu artarak, C02 emisyonunu dengeleyen yeþil alanlarýn hýzla a</description></item><item><title>KATIHAL FÝZÝÐÝ 2</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?katihal-fizigi-2-392892.html</link><description></description></item><item><title>BÝOKÜTLEDEN ENERJÝ ELDESÝ</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?biokutleden-enerji-eldesi-366237.html</link><description>ÝÇÝNDEKÝLER&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Giriþ.............................................................................................................................................1&lt;br/&gt;1.Biyokütle Enerji Teknolojisi ...................................................................................................2&lt;br/&gt;     1.1Endüstriyel Biyokütlenin Yanmasýâ€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦.......2&lt;br/&gt;     1.2 Kojenerasyonâ€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦.......4&lt;br/&gt;     1.3 Doðrudan Yanmalý Gaz Türbin Teknolojisi â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦.......4&lt;br/&gt;     1.4 Birlikte Yanma (Co-firing)â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦......5                &lt;br/&gt;     1.5 Gazlaþtýrmaâ€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦......5&lt;br/&gt;     1.6 Gazlaþtýrýcý Çeþitleri â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦....6&lt;br/&gt;     1.7 Hýzlý Piroliz â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦.....7&lt;br/&gt;2.Biyodizel â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦.....8&lt;br/&gt;      2.1 Biyodizel Üretim Yöntemleri â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦.....8&lt;br/&gt;      2.2 Biyodizelin Çevresel Özellikleri â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦..10&lt;br/&gt;      2.3 EÝE Biyodizel Üretim Tesisi â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦....11&lt;br/&gt;      2.4 EÝE Biyodizel Üretim Tesisinde Ýzlenen Yöntem â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦....14&lt;br/&gt;      2.5 Biyodizelin Yakýt Olarak Teknik Özellikleri â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦...16&lt;br/&gt;      2.6 Biyodizel Pazarýnýn Üretim, Tüketim Alanlarý â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦18&lt;br/&gt;3.Biyogaz â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦.22&lt;br/&gt;      3.1 Biyogaz Üretiminde Kullanýlan Organik Atýk/Artýk Hammaddeler â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦24&lt;br/&gt;      3.2 Biyogaz Üretiminin Mikrobiyolojisi â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦26&lt;br/&gt;      3.3 Biyogaz Tesislerinin Tasarýmý ve Tasarýmda Dikkate Alýnmasý Gerekli Parametreler29&lt;br/&gt;      3.4 Biyogaz Üretimi Akýþ Þemasý â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦..34&lt;br/&gt;      3.5 Biyogaz Üretiminde Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦. ..34&lt;br/&gt;      3.6 Biyogaz Üretiminin Yararlarý â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦. ....35&lt;br/&gt;      3.7 Biyogaz ve Biyogaz Üretimi Yan Ürünlerinin Kullaným Alanlarý â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦..36&lt;br/&gt;      3.8 Hayvansal Kaynaklardan Elde Edilebilecek Ortalama Gübre ve Biyogaz Miktarlarý..37&lt;br/&gt;4.Biyoyað â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦.39&lt;br/&gt;      4.1 Özellikler â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦..39&lt;br/&gt;      4.2 Uygulamalar â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦.41&lt;br/&gt;      4.3 Isý Üretimi â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦41&lt;br/&gt;      4.4 Elektrik Üretimi â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦...42&lt;br/&gt;      4.5 Sentez Gazý â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦..42&lt;br/&gt;    4.6 Biyoyaðdan Kimyasallar â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦....43&lt;br/&gt;        4.6.1 Kimyasal Bileþikler â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦.43&lt;br/&gt;    4.7 Derecelendirilmemiþ Biyoyaðâ€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦.44&lt;br/&gt;5.Etanol â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦45&lt;br/&gt;     5.1 Tahýldan Etanole â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦...45&lt;br/&gt;     5.2 Tahýldan Etanol (Yaþ Deðirmen Prosesi) â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦.47&lt;br/&gt;     5.3 Lignoselülozik Biyokütleden Etanol Üretimi â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦...48&lt;br/&gt;     5.4 Enerji Dengesi - Etanol Üretimi â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦...50&lt;br/&gt;     5.5 Mýsýrdan Üretilen Etanolün Enerji Verimi â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦....51&lt;br/&gt;     5.6 Lignoselülozik Biyokütleden Üretilen Etanolün Enerji Verimi â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦....52&lt;br/&gt;     5.7 Sera Gazý Emisyonlarý - Etanol Kullanýmý â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦...53&lt;br/&gt;6.Biyohidrojenâ€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦...53&lt;br/&gt;     6.1 Mikroorganizmalar ve Hidrojen Üretimi â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦..53&lt;br/&gt;     6.2 Fotosentetik Bakterilerde Hidrojen Üretimi â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦.54&lt;br/&gt;     6.3 Hidrojen Üretim Hýzýný Etkileyen Faktörler â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦.55&lt;br/&gt;     6.4 Biyolojik Yolla Hidrojen Üretiminin Avantajlarý â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦.55&lt;br/&gt;7.Türkiye&quot;de Biyokütle Enerjisi Kullanýmý â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦.56&lt;br/&gt;8.Dünyada Biyokütle Enerjisi Kullanýmý â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦.57&lt;br/&gt;9.Sonuç â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦.59&lt;br/&gt;10.Kaynaklar â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦61&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;ÞEKÝL LÝSTESÝ&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Þekil 2.1: Türkiyenin 2001 Yýlý Dizel Yakýt Tüketiminin Sektörlere Göre Daðýlýmýâ€¦.19&lt;br/&gt;Þekil 2.2: Ulaþtýrma Sektöründeki Kara Taþýtlarýnýn Daðýlýmý â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦19&lt;br/&gt;Þekil 2.3: Konutlarda tüketilen fuel oilin bölgelere göre daðýlýmý â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦..21&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;TABLO LÝSTESÝ&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Tablo 2.1: Biyodizel ve dizel emisyonlarýnýn karþýlaþtýrýlmasýâ€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦..11&lt;br/&gt;Tablo 2.2: Dizel Yakýtý ve Biyodizelin Yakýt Özellikleriâ€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦17&lt;br/&gt;Tablo 2.3: Türkiye Genelindeki Otobüs, Minibüs, Kamyonet, Kamyon ve Traktör Sayýlarý.20&lt;br/&gt;Tablo 2.4: Türkiyedeki Deniz Taþýtlarýnýn Sayýsý (1993-2002) â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦20 Tablo 2.5: Þekil 3de verilen bölgelerin kapsadýðý iller â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦.22&lt;br/&gt;Tablo2.6: 1998 Yýlý Sanayi Sektörü ve Konutlarda Fuel Oil ve Dizel Yakýt Tüketimi â€¦â€¦23</description></item><item><title>NUKLEER ENERJI</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?nukleer-enerji-343820.html</link><description>NUCLEAR ENERGY&lt;br/&gt;       &lt;br/&gt;Energy is an absolutely necessary input for the primary needs of human beings for mechanical work, food, communication, transportation and the others. Although it is essential for many purposes, in these years many developing countries face the lack of energy resources. Therefore, many of the developing countries are searching for new energy resources, especially renewable primary energy resources. These renewable energy resources like wind energy, solar energy, geothermal energy and nuclear energy have low impacts on the environment. It is my contention that, nuclear energy is the most useful and powerful energy resource of the renewable energy resources, if it is used properly and its wastes are stored.&lt;br/&gt;Admittedly, it is considered as the most dangerous energy source. Every year nuclear plants are shut down and old fuels are removed from the plant. These fuels have huge amount of radiation and radiation of these fuels make living things dead where they are put. However its wastes are stored in steel containers which preserve nature from radiation. Moreover, nuclear wastes are so compact that they require the smallest area of other energy resources. This compactness of nuclear fuels of working plants can cause big explosions when the plant is old. Nuclear power plant explosions like Chernobyll and Three Mile Island resulted in death of many people around the world. However nuclear power plants do not have any explosions if the old plants are removed and shut down.&lt;br/&gt;Firstly, nuclear energy has the lowest impact on the environment of any energy resources. It does not have any significant effects to water land, air and wildlife. According to a research by Nuclear Energy Institute , nuclear power plants do not emit harmful gases like carbon dioxide, sulphur dioxide and nitrogen oxides. In USA, nuclear power plants reduced carbon dioxide emissions by more than 90 percent. The harmful gases, which are emitted by other power plants, cause greenhouse effect and acid rains. Greenhouse effect, that is known as global temperature warming, is the most dangerous impact of coal plants and oil plants. It changes the average temperature of atmosphere and this causes an imbalance in the environment. In this way acid rains which do sulphur oxides form and carbon oxides have great effects on the environment. They destroy all living things on the earth. Nuclear energy does not have any effects like those.&lt;br/&gt;Secondly, nuclear power plants output extremely highly energy with low input. Nuclear energy is the most concentrated source of energy &quot;One uranium nuclear fuel pellet the size of the tip of your little finger is equivalent to the energy provided by 1,780 pounds of coal; or 149 galloons of oil; or 17000 cubic feet of natural gas.&quot; Is said by Nuclear Energy Institute . Nuclear power plants output high energy by the splitting of uranium atoms in a chain reaction. Nuclear energy has some dangerous sides but it is the proper solution for the energy problem of developing countries. It guarantees a long-term resolution for the energy problem.&lt;br/&gt;In addition to these, nuclear energy&quot;s fuel is common and economical. Nuclear power plants&quot; fuel, uranium and its compounds, is abundant in nature. The nuclear fuel occurs naturally in the earth&quot;s crust uranium and its compounds are as common as tin. Rich deposits were discovered having ores with up to 3% of uranium and 80% of uranium compounds. Uranium compounds are prepared for the reactions in nuclear power plants by physically. In other words, the technology and equipment for mining and milling of uranium is very easy to acquire. Moreover, the fuel of the nuclear power plants is inexpensive and efficient. &quot;It is relatively low in cost and less sensitive to fuel price increases&quot; according to Nuclear Energy Institute. &lt;br/&gt;In conclusion, nuclear energy is the most powerful energy resource for the needs of human beings for many different purposes. It doesn&quot;t have any adverse effects to nature</description></item><item><title>YENÝLEBÝLÝR ENERJÝ KAYNAKLARI VE TÜRKÝYE</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?yenilebilir-enerji-kaynaklari-ve-turkiye-439450.html</link><description>YENÝLEBÝLÝR ENERJÝ KAYNAKLARI VE TÜRKÝYE&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Günümüzün ve geleceðimizin ekmek kadar su kadar önemli bir gereði; enerji. Son yýllarda artan dünya nüfusu, modern hayatýn getirdiði yenilikler, teknolojinin geliþimi ile birlikte üretilen enerjinin kullanýlacaðý yeni alanlarýn ortaya çýkmasý, enerjiye olan baðýmlýlýðýmýzý ve ihtiyacýmýzý arttýrýrken, bizleri yeni, temiz enerji kaynaklarý bulmaya itmektedir. &lt;br/&gt;Bugün kullandýðýmýz enerjinin pek çoðu fosil yakýtlardan saðlanmaktadýr. Kömür, petrol ve doðal gaz fosil yakýtlardýr. Milyonlarca yýl boyunca, bitkilerin, dinazorlarýn ve diðer hayvanlarýn çürümesi ile fosil yakýtlar oluþmuþtur. Bu fosil yakýtlarý yeryüzüne çýkarabilmenin yolu da, ya delmek (sondaj) yada kazmaktýr. Þu anda da yeraltýnda ýsý ve basýnçla bu yakýtlar oluþmaktadýr, ancak bu oluþumdan daha hýzlý olarak da tüketilmektedir. Bu sebeple fosil yakýtlar kýsa süreçte yenilenemeyen olarak düþünülürler, yani kullandýðýmýzdan daha az bir bölümü yeniden oluþmaktadýr. Özellikle de artan nüfus, þehirleþme ve endüstrileþme pek çok yýldýr bu yakýtlarla karþýlanan enerji gereksiniminin daha da fazlalaþmasýna neden olmaktadýr. Bu yakýtlarýn tükenmesi ve fiyatlarýnýn devamlý artmasýnýn yaný sýra, yanmalarý sonucu çevreye verdikleri zararlar ve insan saðlýðý üzerindeki etkileri de büyüktür.&lt;br/&gt;Günümüzün baþlýca enerji kaynaklarýndan olan fosil yakýtlarýn 1996 yýlý rakamlarýna göre rezerv durumlarý incelendiðinde, kömür 235 yýl, petrol 43 yýl, doðal gaz 66 yýl sonra tükenecektir. Yýllar geçtikçe yeni rezervler bulunmakta veya teknolojinin geliþmesiyle eskiden ekonomik olmayan kaynaklar da buna katýlmaktadýr. Fakat þu anda tüketim hýzý Dünya&quot;da doðal fosil oluþum hýzýnýn 300 000 katýdýr. Diðer bir deyiþle bir günde bin yýllýk oluþumu tüketiyoruz. Bu gidiþle rezervlerin tükenmesi kaçýnýlmazdýr. Bu durumda aklýmýza gelen yeni enerji kaynaklarý; yenilenebilir olanlar ve nükleer enerjidir.Yenilenebilir enerji kaynaklarý dendiðinde ilk düþünülenler: Güneþ, rüzgar, dalga ve joetermal enerjidir.&lt;br/&gt;Güneþ enerjisi yeni ve yenilenebilir bir enerji kaynaðý oluþu yanýnda, insanlýk için önemli bir sorun olan çevreyi kirletici artýklarýn bulunmayýþý, yerel olarak uygulanabilmesi ve karmaþýk bir teknoloji gerektirmemesi gibi üstünlükleri sebebiyle son yýllarda üzerinde yoðun çalýþmalarýn yapýldýðý bir konu olmuþtur. Binalarýn ýsýtýlmasý, soðutulmasý, endüstriyel, bitkilerin kurutulmasý ve elektrik üretimi güneþ enerjisinin yaygýn olarak kullanýldýðý alanlardýr.&lt;br/&gt;Rüzgar enerjisi indirekt yani çevrime uðramýþ bir güneþ enerjisi olarak tanýmlanabilir.&lt;br/&gt;Dalga enerjisi Dalgalarýn hidro-mekanik gücü, Arþimet prensipleri ve günümüz teknolojisi hidrolik teçhizatlarla, hidrolik pompa, valfler, akim ve basýnç düzenleyici teçhizatlar ile röleler kullanýlarak alýnýr, hidrolik akümülatör ile lineer güç ünitesi teþkil edilir, devamlý olarak alýnan enerji devreye sokulan hidrolik akümülatör ile kontrol edilir, hidro-motorlar ve redüktör ile akuple baðlanan alternatör döndürülerek elektrik enerjisi elde edilir.&lt;br/&gt;Jeotermal enerji bu enerji direkt olarak yerin kendi ýsýsýndan elde edilebilir. Bu enerji yer kabuðunun kilometrelerce derinliðindeki erimiþ kayalardan oluþan magmanýn ýsýsýndan oluþur. Magmadan yükselen ýsý ile, jeotermal rezarvuarlar olarak bilinen yeraltý su havuzlarý ýsýnýr. Hatta bazen su kaynayarak buhar oluþturabilir. Bunlar yeryüzüne çýkacak bir yer bulduðunda su veya kaynar bir þekilde gayzerlerden dýþarýya çýkarlar. Bunlar kaplýcalar olarak bilinirler.&lt;br/&gt;Güneþ                &lt;br/&gt;Kaynaklý&lt;br/&gt;Enerji TürüGüneþ Enerjisi   Rüzgar        Enerjisi    Deniz Kaynaklý EnerjilerHidrolik EnerjiBiyomas Enerjisi&lt;br/&gt;Dünya &lt;br/&gt;Potansiyeli&lt;br/&gt;(milyar kWh)1 524 240 00030 844 0007 621 00046 0001 524 000&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Yenilenebilir Enerji Türü Kullaným enerji TürüDoðal Pot.Teknik Pot.Ekonomik Pot.&lt;br/&gt;Güneþ EnerjisiElektrik E.(milyar kWh)977 0006105305&lt;br/&gt;Isý(mtep)80 000500 25&lt;br/&gt;Hidrolik EnerjiElektrik E.(milyar kWh)430 215 124,5&lt;br/&gt;Rüzgar EnerjisiDirekt Rüzgar E. KarasalElektrik E.(milya</description></item><item><title>YARI ÝLETKENLER</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?yari-iletkenler-391585.html</link><description>1.  YARI  ÝLETKENLER&lt;br/&gt;1.1.   Katýlarda Bant Teorisi&lt;br/&gt;Tek bir serbest atom için verilmiþ olan enerji seviyeleri diyagramlarý bir kristal içindeki ayný cinsten bir atoma uygulanamaz. Ýç veya öz elektronlarýn enerji seviyeleri, atomun yakýnýndan baþka atomlarýn bulunmasý sebebiyle pek fazla deðiþmez. Fakat dýþ (deðerlik) elektronlarýnýn düzeyleri bu elektronlar kimyasal baðlarýn oluþumunda rol aldýklarý için fazlaca deðiþecektir. Klasik teori baðlanma iþini açýklayamadýðý için yeni enerji seviyelerinin belirtilmesinde bir kere daha kuantum mekaniðe baþ vurmak gerekir.&lt;br/&gt;Bir yörünge elektronunun enerjisi ile bir LC rezonans devresinin frekansý arasýnda basit bir benzeþim kurulabilir. Komþularýndan uzakta bulunan bir atoma ait bir elektronun belirli ve kesin bir enerji seviyesinde bulunabileceði gösterilmiþtir. Benzer þekilde tek baþýna bulunan bir rezonans devrenin, devre direnci ihmal edildiðinde; &lt;br/&gt;Fo  =   &lt;br/&gt;Baðlantýsý ile belirli tek bir rezonans frekansý vardýr. Elektronun enerjisi ile belirli tek bir rezonans devresinin frekansý arasýndaki benzeþim, her iki durumda, baðlaþma mevcut olmasý hali için geliþtirilebilir. Þekil 1.1de birbirinin eþi olan rezonans devrelerinin baðlaþmalarý halinde elde edilecek sonuçlar gösterilmiþtir. Þekil 1.1 (a) da ki tek rezonans devresi için keskin bir rezonans eðrisi elde edilir. Benzer 2 devrenin baðlaþmasý, Þek. 1.1 (b) deki 2 tepeli rezonans eðrisini verir. Baðlaþtýrýlan devrelerin sayýsýnýn arttýrýlmasý Þek. 1.1 (c) de görüldüðü gibi rezonans eðrisinin geniþlemesi ile sonuçlanýr.&lt;br/&gt;Rezonans eðrisinin geniþliði sadece devreler arasýndaki baðlaþma derecesine baðlý olup baðlaþmýþ olan devrelerin sayýsýndan baðýmsýzdýr. &lt;br/&gt;Bir kristalde komþu atomlarýn elektronlarý arasýndaki baðlaþma, baðlaþmýþ devrelerde rezonans eðrisinin geniþlemesine benzer þekilde elektron enerji seviyeleri üzerine tesir eder. Bu durumda tek bir atom halindeki belirli ve tek bir enerji seviyesinden farklý olarak bir &quot;enerji bandýnýn&quot; bahis konusu olacaðý bulunmu</description></item><item><title>AVRUPA BÝRLÝÐÝ NÝN ENERJÝ KAYNAKLARI</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?avrupa-birligi-nin-enerji-kaynaklari-348350.html</link><description>AVRUPA BÝRLÝÐÝ&quot; NÝN ENERJÝ KAYNAKLARI&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Avrupa Birliðinin altý kurucu atasý enerjinin önemini kabul ederek enerji kaynaklarýný en iyi þekilde yönetmek için bir çerçeve oluþturma gereksinimini hissettiler. Böylece 1951&quot;de Avrupa Kömür ve Çelik Topluluðu kurularak günümüze dek sürmüþ olan Avrupa politik bütünleþmesi baþlatýldý. 1958&quot;de ise Avrupa Atom Enerjisi Topluluðu&quot;nu (AAET) ve Avrupa Ekonomik Topluluðu&quot;nu (AET) kuran anlaþmalar imzalandý. O dönemden beri enerji politikasý da ekonomik bütünleþmeye paralel olarak geliþmiþtir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;1973teki ilk petrol bunalýmýndan önce, AB Üyesi Devletler, geliþmiþ ülkelerin çoðu gibi, enerji tüketimlerinde tutumsuz davranýyorlardý ve ithalata aþýrý baðýmlýydýlar. Petrol bunalýmý, enerji arzýný dýþ þoklardan koruyacak bir stratejiye ihtiyaç olduðunu gösterdi.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;1980lerde bir baþka ilgi konusu ortaya çýktý: çevre. Çýkarýmdan kullanýma kadar, mevcut enerji sisteminin küresel çevreye çok zararlý olduðu genel olarak kabul edildi. Çevreyi tehlikeye atmadan enerji sistemlerinin nasýl yeniden yönlendirileceði konusu, önemli bir soru haline geldi ve bugün de halen öyledir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;1980lerin sonunda, Avrupa Birliði yeni bir eðilimle karþý karþýya geldi: enerji piyasalarý serbestleþme yönünde ilerliyordu. Bu baðlamda, ülkeler arasýnda parçalanmýþ mevcut piyasalarýn bütünleþtirilmeleri gerekliydi. Enerji iç pazarý, artan rekabetin odaðý haline geldi.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Bütün bu düþünceler, 1995 yýlýnda kabul edilmiþ olan ve AB enerji iç pazarý için genel ilkeleri ve hedefleri ortaya koyan Avrupa Birliði için bir enerji politikasý baþlýklý niyet bildirgesi (White Paper / Beyaz Kitap?) tarafýndan yansýtýlýyordu. Enerji arzýnýn güvenliði, çevrenin korunmasý ve genel rekabet gücü, AB enerji politikasýnýn en önemli hedefleridir. Buna paralel, sosyal ve ekonomik kaynaþma, yaþam kalitesi, istihdam yaratýlmasý ve bölgeler arasýnda dayanýþmanýn geliþtirilmesi de dikkate alýndý. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Beyaz Kitap, üç kurucu antlaþmada ve Avrupa Birliði Antlaþmasýnda yer alan enerji konusunda ABnin bütün mevcut yetkilerini birleþtiriyordu. Yetki ikamesi ilkesine göre, ancak ulusal politikalar ticaret önünde engeller yaratabildikleri veya AB amaçlarýna eriþilmesini önleyebildikleri durumlarda AB eylemleri söz konusu olacaktýr.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Toplam 170 milyon euro tutarýnda bir bütçeyle mevcut AB programlarý ve eylemlerini yeniden gruplandýran, 1998-2002 dönemine ait Enerji Çerçeve Programý gibi, AB enerji politikasýyla ilgili son geliþmeler, temel hedeflerle uyumludur.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;AB enerji kaynaklarý bakýmýndan fakir deðildir. 1992 Körfez savaþý gibi bazý olaylar, Toplulukun enerji sisteminin saðlam olduðunu ve küçük krizler ve dýþ etkenlere baðlý sorunlar ile baþa çýkabildiðini göstermiþtir. Bununla beraber, tüketilen enerjinin yarýsý üçüncü ülkelerden ithal edilmektedir. AB enerji politikasýnýn hedeflerinden biri, arzýn kesintiye uðramasýný önlemektir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;En çok ithal edilen enerji kaynaðý petroldür. ABde tüketilen petrolün %78i ithalat yoluyla karþýlanýr. Bunu, %36 ile doðal gaz ve %32 ile diðer yakýtlar takip eder. Avrupanýn enerji tüketimi arttýkça bu baðýmlýlýk da artacaktýr. AB enerji sunumu güvenliðini nasýl saðlayacaktýr?&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Bir yaklaþým, enerji kaynaklarýný çeþitlendirmek olmuþtur. Kullanýlan enerji kaynaklarý ne kadar çeþitli olursa, AB o kadar daha az baðýmlý olacaktýr. Þimdi, AB yeni enerji kaynaklarý geliþtirmekte, hidroelektrik enerji, güneþ ve rüzgar enerjileri gibi yenilenebilir enerji kaynaklarýnýn kullanýmýný teþvik etmektedir. Yine arz güvenliðini saðlamak amacýyla, Topluluk, Avrupa Enerji Þartý gibi bazý anlaþmalar yaparak üçüncü ülkeler ile uluslararasý enerji iþbirliðini güçlendirmiþtir. Dýþ baðlantýlar geliþtirilmesi ve sürdürülmesi, sunum güvenliðinde bir baþka temel unsurdur. Trans-Avrupa Þebekeleri bu amaçla kurulmuþtur. Ancak, enerji taleplerini azaltmak hala önemlidir. AB, rasyonel enerji kullanýmýný ve bir enerji tasarrufu kültürünün geliþmesini teþvik etmiþtir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;AB-Türkiye Enerji Ýþbirliði&lt;br/&gt;Benzersiz coðrafi konumu nedeniyle, Türkiye enerji konusunda kilit bir ro</description></item><item><title>DALGA ENERJÝSÝ</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?dalga-enerjisi-372110.html</link><description>ÖZET&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Dünya nüfusundaki artýþ , insanlarýn enerjiye olan ihtiyaçlarýnýn artmasý, enerji fiyatlarýnýn pahalý olmasý ve çevre sorunlarýnýn hýzla büyümesi  insanlarýn daha temiz ve yenilenebilir  enerji kaynaklarýna yönelmesine neden olmuþtur.Bu durum  insanlarý , insanlýk kadar eski olan ve çeþitli þekillerde faydalandýðý deniz dalgalarýndan enerji elde etme yöntemlerini de  araþtýrmaya sevk etmiþtir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Bu çalýþmada , enerjisinden yararlanýlan dalgalarýn oluþumu , dalga enerjisi dönüþüm sistemleri , dünyada bu konuda  çalýþma yapan ülkeler , ülkemizin bu enerji pazarýndaki yeri, sistemin  avantaj ve dezavantajlarý , dalga enerjisinin ekonomik boyutu ile ekolojik dengedeki önemi incelenmiþtir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;1.GÝRÝÞ&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Günümüzde en önemli sorunlarýn baþýnda enerji problemi gelmektedir. Enerji üretiminde kullanýlan kaynaklarýn hýzla tükenmesi , bu kaynaklar üzerindeki politik kaygýlar , fiyatlardaki  yüksek artýþ ve en önemlisi ekolojik denge üzerindeki olumsuz yanlarý nedeniyle insanlar daha temiz ve yenilenebilir enerji kaynaklarýndan faydalanma yöntemlerini araþtýrmaya yönelmiþlerdir.&lt;br/&gt;Yýllardýr insanlar okyanus dalgalarýný izlemiþler ve bu sürekli hareket halindeki sývýnýn  kullanýlabilir potansiyel enerjisi üzerine düþünmüþlerdir.Okyanus dalgalarýnýn sahip olduðu sessiz güç özellikle fýrtýnalar esnasýnda  yüksek bir enerji olarak ortaya çýkmaktadýr.(2,5)&lt;br/&gt;Deniz dalgalarý güneþ ve rüzgar gibi tükenmeyen ve yenilenebilir enerji kaynaklarýndandýr. Bu kaynaðýn yenilenebilir olmasý ve büyüklüðü yanýnda ,çevre dostu olmasý , bölgesel enerji ihtiyaçlarýný karþýlayabilmesi ,geleceðe yönelik yapýlan uzun ve kýsa  vadeli çalýþmalarýn üzerindeki önemi artýrmýþtýr.(6)&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;2.DALGA OLUÞUMU&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Denizlerdeki dalga oluþumuna bakýldýðýnda , dalgalar temelde  3 etki sonucu oluþmaktadýr. Bunlar;&lt;br/&gt;a)Denizlerde oluþan depremlerin ve deniz dibi çökmelerin yol açtýðý dalgalar.&lt;br/&gt;b)Gelgit olayýndan kaynaklanan dalgalar.&lt;br/&gt;c)Rüzgarlarýn ve fýrtýnalarýn oluþturduðu dalgalar&lt;br/&gt; &lt;br/&gt;Deprem dalgalarý &quot;tsunami&quot; olarak tanýmlanýr. Bu dalgalarýn yýkýcý olmasý&lt;br/&gt; nedeni ile enerji dönüþümü olanaðý, bu günkü teknoloji ile mümkün deðildir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Gelgit dalgalarý ; Dünya , Ay ve Güneþ arasýndaki etkileþimden kaynaklanan  periyodik bir olaydýr. Gelgit dalgalarýndan enerji elde etme sistemleri , dalga enerjisi&lt;br/&gt;üretim sistemlerinden farklýdýr.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Dalga enerjisinde üzerinde durulan dalgalar , rüzgarlarýn oluþturduðu okyanus dalgalarýdýr. Deniz yüzeyindeki havanýn  rüzgarýn etkisi ile  bir yönde yol almaya baþlamasýyla ,su yüzeyinde oluþan sürtünme kuvveti su moleküllerini hareketlendirir. Bu þekilde deniz yüzeyinde oluþan dalgalara kýlcal  dalgalar denir . Kýlcal dalgalarýn oluþumunda , hava moleküllerinin su moleküllerine uyguladýðý dengeden ayýrýcý kuvvete karþýlýk, suyun yüzey gerilimi ile su moleküllerinin aðýrlýk kuvveti dengeye getirici kuvvet etkilidir. Bu iki zýt kuvvetin devinimi dalga oluþumuna yol açar ki bunun en sade þekli bir sinüs dalgasýdýr.   Þekil 1 (5,16)&lt;br/&gt; &lt;br/&gt;Þekil 1: Dalga</description></item><item><title>KOJENERASYON</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?kojenerasyon-384790.html</link><description>KOJENERASYON&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Primer yakýt rezervlerinin azaldýðý ve global rekabetin arttýðý günümüz ortamýnda enerji girdilerinde süreklilik, kalite ve asgari maliyetleri saðlamak, kaçýnýlmaz olmuþtur. Bu anlamda kojenerasyon günümüz çaðdaþ &quot;enerji yönetimi&quot; teknikleri içinde ön sýralarda yeralmaktadýr. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Kojenerasyon kýsaca, enerjinin hem elektrik hem de ýsý formlarýnda ayný sistemden beraberce üretilmesidir. Bu birliktelik, iki enerji formunun da tek tek kendi baþlarýna ayrý yerlerde üretilmesinden daha ekonomik neticeler oluþturmaktadýr. Basit çevrimde çalýþan, yani sadece elektrik üreten bir gaz türbini ya da motoru kullandýðý enerjinin %30-40 kadarýný elektriðe çevirebilir. Bu sistemin kojenerasyon þeklinde kullanýlmasý halinde sistemden dýþarýya atýlacak olan ýsý enerjisinin büyük bir &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;bölümü de kullanýlabilir enerjiye dönüþtürülerek toplam enerji giriþinin % 70-90 arasýnda deðerlendirilmesi saðlanabilir. Bu tekniðe &quot;birleþik ýsý-güç sistemleri&quot; ya da kýsaca &quot;kojenerasyon&quot; diyoruz. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Her iki enerji formumun ayrý ayrý ayný nihai miktarlarda üretilmesi için gerekli birincil enerji miktarýnýn bunlarýn kojenerasyonla üretilmesi durumunda ne oranda azalacaðý aþaðýdaki grafikte görülmektedir. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Yandaki grafiðe göre kojenerasyon tekniði ile kullanýlan birincil enerjiden tasarruf %42 seviyesinde gerçekleþmektedir. dolayýsý ile kojenerasyon sisteminin çevreye en önemli katkýlarýndan biri de burada ortaya çýkmakta, büyük eneji tasarrufu yanýnda atýk emisyonlarý da ayný oranda azalmaktadýr. ülkemizde henüz üzerinde çok durulmayan bu husus, sistemin özellikle avrupa ülkelerinde yaygýn teþvik görmesinin ana sebeplerinden biridir. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Birleþik ýsý-güç üretiminin yararlarý: &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Makro düzeyde : &lt;br/&gt;1.Yüksek birincil enerji kullaným verimliliðinin saðladýðý yerel veya ithal enerji kaynaklarýnýn tasarrufu &lt;br/&gt;2.Enerji çevriminin tüketim yerinde gerçekleþtirilmesi sonucunda elektrik enerjisi iletim ve daðýtým kayýplarýnýn yok edilmesi &lt;br/&gt;3.Merkezi santrallara göre daha kýsa inþaa</description></item><item><title>ENÝLENEBÝLÝR ENERJÝ KAYNAKLARIN ELEKTRÝK ENERJÝSÝ ÜRETÝMÝNDE KULLANIMI</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?enilenebilir-enerji-kaynaklarin-elektrik-enerjisi-uretiminde-kullanimi-368344.html</link><description>ÝÇÝNDEKÝLER&lt;br/&gt;                                                                                                                              Sayfa&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;ÖZETâ€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦.â€¦â€¦â€¦.â€¦â€¦â€¦i&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;SUMMARYâ€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦........â€¦â€¦â€¦ii&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;TEÞEKKÜRâ€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦.â€¦.......................iii&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;ÞEKÝLLER DÝZÝNÝâ€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦.â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦....iv&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;TABLOLAR DÝZÝNÝâ€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦...vi&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;1.GÝRÝÞâ€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦.â€¦â€¦â€¦â€¦...1&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;2.YENÝLENEBÝLÝR ENERJÝ KAYNAKLARIâ€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦.â€¦â€¦.2&lt;br/&gt;  &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;    2.1. Rüzgar Enerjisiâ€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦.â€¦â€¦â€¦....4&lt;br/&gt;    2.2. Jeotermal Enerjiâ€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦5&lt;br/&gt;    2.3. Güneþ Enerjisiâ€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦...7&lt;br/&gt;    2.4. Biomas Enerjisiâ€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦.7&lt;br/&gt;    2.5  Hidrojen Enerjisi â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦..8&lt;br/&gt;    2.6. Dalga ve Gel-Git Enerjisiâ€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦. 9&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;3. TÜRKÝYE&quot;DE ELEKTRÝK ENERJÝSÝ KULLANIMIâ€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦..10&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;     3.1  Elektrik Enerjisi sektörünün yapýsýâ€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦.10&lt;br/&gt;     3.2- Elektrik Enerjisi  Kurulu Gücüâ€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦..11&lt;br/&gt;     3.3-  Elektrik Enerjisi Üretim ve Tüketimiâ€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦12&lt;br/&gt;     3.4. Enerji Alanýnda Türkiye - AB Ýliþkileriâ€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦.16&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;ÝÇÝNDEKÝLER (devam)&lt;br/&gt;sayfa&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;4. YENÝLENEBÝLÝR ENERJÝ KAYNAKLARININ ELEKTRÝK ENERJÝSÝ 20&lt;br/&gt;   ÜRETÝMÝNDE KULLANIMIâ€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦&lt;br/&gt;   &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;    4.1. Rüzgar Enerjisinin Güç Üretiminde Kullanýmýâ€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦.â€¦â€¦â€¦20&lt;br/&gt;    4.2. Jeotermal Enerjinin Güç Üretiminde Kullanýmýâ€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦..â€¦ 32&lt;br/&gt;    4.3 Güneþ Enerjisinin Güç Üretiminde Kullanýmý â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦.  41&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;5. YENÝLENEBÝLÝR ENERJÝ KAYNAKLARININ KULLANIMINDA ÜLKENÝN        49&lt;br/&gt;    DURUMUâ€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦.........&lt;br/&gt;  &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;    5.1. Türkiye&quot;de Rüzgar Enerjisinin Mevcut Durumu ve  Potansiyelâ€¦.â€¦â€¦.â€¦â€¦â€¦... 49&lt;br/&gt;    5.2. Türkiye&quot;de Jeotermal Enerjinin Mevcut Durumu ve  Potansiyel â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦54&lt;br/&gt;    5.3. Türkiye&quot;de Güneþ Enerjisinin Mevcut Durumu ve  Potansiyeliâ€¦â€¦â€¦..................57&lt;br/&gt;    5.4. Türkiye&quot;de  Biomas Enerjisinin Mevcut Durumu ve Potansiyeliâ€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦60&lt;br/&gt;    5.5. Türkiye&quot;de  Deniz Enerjilerinin Mevcut Durumu ve Potansiyeliâ€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦62&lt;br/&gt;    5.6. Türkiye&quot;de  Hidrojen  Enerjisinin Mevcut Durumu ve Potansiyeliâ€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦.63&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;6.SONUÇ VE ÖNERÝLERâ€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦...â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦..65&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;7. KAYNAKLARâ€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦........69&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;1. GÝRÝÞ &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Ülkelerin ekonomik, kültürel ve bilimsel seviyeleri onlarýn ürettikleri ve kullandýklarý enerji miktarý ile ölçülürler. Yaklaþýk 6 milyar nüfusa sahip dünyamýzda sanayileþmiþ ülkelerde yaþayan 1 milyar nüfus kullanýlan toplam enerjinin yaklaþýk %60&quot;ýný tüketirken, geliþmekte olan ülkelerde yaþayan 5 milyar nüfus sadece %40&quot;ýný tüketmektedir. Ýleri uygarlýk düzeyinde olan memleketlerde  üretim ve hizmetlerin kalitesi yüksek, miktarý ve çeþidi çoktur. Bu memleketler&lt;br/&gt;zengin, mamur ve çevre sorunlarýný büyük oranda çözmüþlerdir. Buna göre de teknoloji ve sanat da ileri olmalarýyla bu memleketlerin insanlarýnýn refah seviyesi, hayat seviyesi yüksektir. Tabiatýyla da, geri kalan memleketlerin arzusu, ileri memleketlerin seviyesine eriþmektir [1].&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Elektrik enerjisi uygarlýðýn temel taþlarýndan biridir. Elektrik enerjisi üretiminde ufak aksamalar bile, temel endüstri ile ticari geliþmeler ve baðlantýlarda karmaþaya yol açmakta , hatta günlük hayatý olumsuz þekilde etkilemektedir. Bugün, Dünya ticari elektrik enerji  üretiminin %80&quot;i yenilenemeyen kaynaklardan (kömür, doðalgaz, petrol, uranyum) saðlanmaktadýr[2]. Ancak, bu kaynaklardan elde edilen yakýtlarýn çevreye olan zararlarý her geçen gün artmaktadýr. Sonuçta yeni alternatif enerji kaynaklarý arayýþý hýzlanmaktadýr.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Türkiye&quot;de hemen her türlü enerji kaynaðý mevcut olmakla birlikte, linyit ve hidrolik enerji kaynaklarýnýn dýþýndaki enerji kaynaklarý ihtiyaca cevap verebilecek düzeyde olmayýp enerji ihtiyacýnýn yarýsýndan fazlasý ithalat yoluyla karþýlanmaktadýr.Bu nedenle, enerji politikalarý çerçevesinde mümkün olduðu kadar yerli enerji kaynaklarýnýn kullanýlmasýný ve henüz gerektiði gibi deðerlendirilmeyen yeni ve yenilenebilir enerji kaynaklarýný (rüzgar, jeotermal, güneþ vb.) en kýsa zamanda enerji arzýnda katkýsýnýn saðlanmasýna öncelik verilmelidir. Aksi taktirde dýþa baðýmlýlýk oraný ve kaynak ithalatý için ödenmesi gereken döviz miktarý hýzla artmaya devam edecektir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;2.YENÝLENEBÝLÝR ENERJÝ KAYNAKLARI&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Rüzgar, güneþ, jeotermal, su (hidrolik), biyokütle, gel-git olayý gibi kaynaklardan elde edilen enerji türleri ki bu tür yeni</description></item><item><title>ENERJÝ TASARRUFU</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?enerji-tasarrufu-385566.html</link><description>ENERJÝ TASARRUFU&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;     Sanayi devriminden sonra enerji büyük bir önem kazanmýþtýr.Buhar enerjisi ile baþlayan enerjinin önem kazanma süreci ; nükleer enerjinin bulunmasýna kadar sürmüþtür ve hala yeni enerji bulma çalýþmalarý devam etmektedir.Enerji önem kazandýkça deðeri artmýþ ve pahalý bir hale gelmiþtir.Ayrýca enerji yaygýnlaþtýkça azalmýþtýr.Dünya enerji rezervleri bitme noktasýna gelmiþtir.Bu nedenle bilinçsiz enerji tüketimi hem ülke ekonomisine hem de dünya enerji rezervlerine zarar vermektedir.Okullarda giderek yaygýnlaþan enerji tasarrufu konularýyla küçük yaþtaki çocuklara enerji tasarrufunun zorunlu olduðu aþýlanmýþtýr.Pek çok küçük ayrýntý enerji kaybýna yol açmaktadýr.Bu gibi konulara dikkat edilmemesi büyük miktarlarda enerjiyi ziyan etmektedir.Enerjinin azalmasý saðlýðýmýz açýsýndanda tehlike teþkil etmektedir.Aþýrý derecede kullanýlan su ve elektrik gibi çevreyi kirletmeyen enerji çeþitlerinin azalmasý ; kömür ve petrol gibi çevreye zarar veren ve insan saðlýðýný tehdit eden enerji çeþitlerinin artmasýna yol açar.Ayrýca petrol ve kömür gibi enerji çeþitleri insanlarda astým gibi kalýcý nefes alma sorunlarýnýda beraberinde getirir.Petrol ; çevreye zararlý bir enerji çeþidi olmasýna raðmen ihtiyaç duyulan bir enerji çeþididir.Birçok konuda kullanýlýr.Petrol rezervlerinin de bilinçsizce tüketilmesi petrol fiyatlarýnýn artmasýna yol açar.Türkiyeden , Türkiyenin ihtiyacýný karþýlayacak kadar fazla petrol çýkmýyor.Dýþarýdan ithal edilen petrol fiyatýnýn artmasý ülkemizin ekonomisine zarar vermektedir.&lt;br/&gt;     Örneðin diþ fýrçalarken suyun açýk býrakýlmasý.Milyonlarca insanýn dikkat etmediði bir israf çeþididir. Yapýlan hesaplamalara göre diþ fýrçalarken açýk býrakýlan musluktan akan suyun azami miktarý 2 litredir. Bu oran ; insanlarýn diþ fýrçalama süresi , musluðun fazla açýlmasý , aile bireylerinin fazlalýðý ve günde birden çok diþ fýrçalanmasý gibi &quot;önemsiz&quot; olarak görülen etkenler ile daha fazla artabilir.Mesela iki bireyli bir ailenin bir bireyinin</description></item><item><title>BÝNA DÜÞEY KABUÐUNDA FOTOVOLTAÝK PANELLERÝN</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?bina-dusey-kabugunda-fotovoltaik-panellerin-457469.html</link><description>BÝNA DÜÞEY KABUÐUNDA FOTOVOLTAÝK PANELLERÝN&lt;br/&gt;KULLANIM ÝLKELERÝ&lt;br/&gt;Gülser ÇELEBÝ&lt;br/&gt;Mimarlýk Bölümü, Mühendislik-Mimarlýk Fakültesi, Gazi Üniversitesi&lt;br/&gt;06570 Maltepe Ankara, gulser@mmf.gazi.edu.tr&lt;br/&gt;ÖZET&lt;br/&gt;Enerji etkin binalar konusunda son yirmi yýlda büyük ilerlemeler olmasýna raðmen,&lt;br/&gt;pasif ve aktif yaklaþýmlar geliþme sürecinin henüz baþlangýcý olarak görülmektedir.&lt;br/&gt;Enerji etkinliðini arttýrýrken ayný zamanda elektrik üreten fotovoltaik (PV) panellerin&lt;br/&gt;yapýlara entegre edilmesi, yapý teknolojisini bir ileri aþamaya götürmektedir.&lt;br/&gt;PV&quot;lerde ve yapý teknolojilerinde son yýllarda görülen eðilim PV&quot;lerin yapý ürünü&lt;br/&gt;olacaðýný göstermektedir. Bu yaklaþýmla yapý kabuðu enerji tüketen bir yapý elemaný&lt;br/&gt;olmaktan çýkarak, enerji üreten yapý bileþenine dönüþmektedir. Düþey yapý&lt;br/&gt;kabuðunun, gerek mimari biçimin oluþturulmasýnda, gerekse iç-dýþ ortam arasýnda&lt;br/&gt;denetim yapýlmasýnda önemli bir rolü vardýr. Bu nedenle, gereksinilen konfor&lt;br/&gt;koþullarýnýn saðlanabilmesi için kabuðun tasarýmý, masif kýsýmlarýn oranlarý ile yapý&lt;br/&gt;kabuðunun detaylandýrýlmasý özel bir önem taþýr. Özellikle PV entegre edilmiþ&lt;br/&gt;konstrüksiyonda bu özellikler daha fazla öneme sahip olmaktadýr. Çünkü entegre&lt;br/&gt;sistemlerde sözkonusu özelliklerin saðlanmasýnýn yaný sýra, sistem opsiyonlarýný ve&lt;br/&gt;kabuk tasarýmýný etkileyen PV&quot;lerin kendi özelliklerinin de dikkate alýnmasý söz&lt;br/&gt;konusudur. Örneðin, optimum bir sonuç için, PV sistemin yalnýzca uygun eðimde&lt;br/&gt;deðil, ayný zamanda en iyi güneþ açýsýný da saðlayacak biçimde monte edilmesi&lt;br/&gt;gereklidir. Sonuç olarak, yapý kabuðunun olasý biçimleri doðrudan doðruya PV&lt;br/&gt;panellerin etkin kullanýmýna baðlý olarak ortaya çýkar. Bu baðlamda, bu araþtýrmada&lt;br/&gt;PV panelli düþey yapý kabuðunun biçimlenme olanaklarý, bir bina cephesinin temel&lt;br/&gt;tasarým ilkeleri doðrultusunda tanýtýlacaktýr.&lt;br/&gt;Anahtar Kelimeler: Düþey bina kabuðu, bina-fotovoltaik bütünleþmesi&lt;br/&gt;USING PRINCIPLES OF PHOTOVOLTAIC PANELS&lt;br/&gt;ON VERTICAL BUILDING ENVELOPE&lt;br/&gt;ABSTRACT&lt;br/&gt;From both energy, and ecology policy points of view, buildings need to promote a&lt;br/&gt;trend toward the development of energy conservation, cost-effective way to reduce&lt;br/&gt;G. Çelebi Bina Düþey Kabuðunda Fotovoltaik Panellerin Kullaným Ýlkeleri&lt;br/&gt;18 Gazi Üniv. Müh. Mim. Fak. Der. Cilt 17, No 3, 2002&lt;br/&gt;energy use, environmentally safe facilities, and sustainable architecture. In the last&lt;br/&gt;twenty years, great improvements have been made in the energy efficiency of&lt;br/&gt;buildings. However, the gains, in passive and active approaches, already made are&lt;br/&gt;seemed to be just a start to the process. Photovoltaics integrated into buildings can&lt;br/&gt;help to take building technology to the next step, by generating electricity while&lt;br/&gt;enhancing efficiency. Recent trends in PV and building technologies imply that&lt;br/&gt;PV&quot;s make sense as a building product. The integration of PV&quot;s into buildings could&lt;br/&gt;effectively decrease the cost of the PV system while transforming building envelope&lt;br/&gt;  energy consumers to energy producers. The vertical</description></item><item><title>ENERJÝ TASARRUFU YÖNÜNDEN STANDARTLARIN YETERSÝZLÝÐÝ</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?enerji-tasarrufu-yonunden-standartlarin-yetersizligi-446840.html</link><description>ENERJÝ TASARRUFU YÖNÜNDEN STANDARTLARIN YETERSÝZLÝÐÝ&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Ülkemizde enerji tüketiminin %35&quot;i konutlarda olup sanayideki idare ve sosyal binalarla üretim yapýlan binalarýn ýsýtma kayýplarý da gözönüne alýndýðýnda bu oran %40&quot;a ulaþýr. Konutlarýn ýsýtýlmalarý yanýnda özellikle turistik bölgelerde yaz mevsiminde yaygýnlaþan soðutma yönünden de enerji tüketimi söz konusudur. &lt;br/&gt;Binalarýn ýsýtýlmasýyla ilgili;&lt;br/&gt;1. TS 825 No&quot;lu &quot;Binalarda Isý Yalýtým Kurallarý&quot;&lt;br/&gt;2. TS 2164 No&quot;lu &quot;Kalorifer Tesisatý Projelendirme Kurallarý&quot;&lt;br/&gt;isimli standartlarýn yetersiz olduklarý görülmektedir.&lt;br/&gt;Bu çalýþmada yukarýdaki iki standardýn enerji tasarrufu yönünden eksik taraflarý iþlenmiþtir.&lt;br/&gt; In our country, % 35 of the energy consumption orcurs in residence if we notice energy comsuption of plant and social buildings this reaches to % 40. Also we have to take into consideration, energy consumption which depends on air conditioning in to uristical place, at summer time. &lt;br/&gt;Below mentioned Standards about heating of the building have been examined in terms of energy saving;&lt;br/&gt;1) No : TS 825 &quot;Regulation of te Building Heat Insulation&quot;&lt;br/&gt;2) No : TS 21 64 &quot;Regulation of the Rediator Installation Project&quot;.&lt;br/&gt; &lt;br/&gt;Anahtar sözcükler: Standard, enerji, enerji tasarrufuKeywords: Standard, energy, energy saving&lt;br/&gt;GÝRÝÞ&lt;br/&gt;Ülkemizde ýsýtma ve enerji tasarrufu ile ilgili çok sayýda standart ve yönetmelikler yürürlüktedir. Çoðu eski tarihli olan bu standart ve yönetmelikler teknolojik geliþmelerin çok gerisinde kalmalarý bir yana içerik olarak da ilgili olduklarý bazý konularý kapsamamaktadýr. Hele yalýtým, ýsýtma ve kazan ile radyatörlerle ilgili olan standartlarýn enerji tasarrufu yönünden yeterli olduklarý söylenemez.&lt;br/&gt;Aþaðýdaki iki bölümde &lt;br/&gt;*      TS 825 No&quot;lu &quot;Binalarda Isý Yalýtýmý Kurallarý&quot;&lt;br/&gt;*      TS 2164 No&quot;lu &quot;Kalorifer Tesisatý Projelendirme Kurallarý&quot;&lt;br/&gt;isimli standartlarýn hem yeni teknolojiler ýþýðýnda hem de Avrupa Birliði&quot;ne giriþ hazýrlýklarý kapsamýnda iyileþtirme ve yenileþtirilmeleri gereði üzerinde durulmuþtur.&lt;br/&gt;TS 825-BÝNALARDA ISI YALITIM KURALLARI STANDARDI:&lt;br/&gt;Ýlki 1979 tarihli olan TS 825-&quot;Binalarda Isý Yalýtým Kurallarý&quot; isimli standart yenileþtirilerek 29 Nisan 1998 tarihinde yürürlüðe girmiþ ve Bayýndýrlýk ve Ýskan Bakanlýðý tarafýndan da 14 Haziran 1999 tarih ve 23725 sayýlý Resmi Gazete&quot;de mecburi standart tebliði olarak yayýnlanmýþtýr. Bu standart için 14 Haziran 2000 tarihinden itibaren de zorunlu uygulama baþlanmýþtýr. Ayný bakanlýðýn 8 Mayýs 2000 tarih ve 24043 sayýlý Resmi Gazete&quot;de yayýnlanan &quot;Isý Yalýtým Yönetmeliði&quot; TS 825&quot;i tamamlayýcý nitelikte görülmektedir.&lt;br/&gt;TS 825&quot;deki Yenilikler&lt;br/&gt;Yenileþtirilen TS 825&quot;de aþaðýdaki yenilikler getirilmiþtir.&lt;br/&gt;1-   Türkiye DG (Derece-Gün) sayýlarýna göre il merkezleri için 4 yalýtým bölgesine ayrýlmýþtýr.&lt;br/&gt;2-   Binanýn senelik ýsý ihtiyacý A/V (dýþ yüzey/hacim) oraný esas alýnarak, m² döþeme alaný (veya mÂ³ hacmi) baþýna 4 yalýtým bölgesine göre belirlenmiþtir.&lt;br/&gt;Þekil 1&quot;de Derece-Gün sayýlarýna göre belirlenen 4 ýsý yalýtým bölgesi için A/V ye göre kWh/m²a (kWh/m²yýl) cinsinden senelik ýsý kaybý deðiþimleri verilmiþtir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;3-  Isý yalýtým bölgelerine göre tavsiye edilen toplam ýsý geçiþ katsayýlarý  -U deðerleri-  Tablo l&quot;de verilmiþtir.&lt;br/&gt; &lt;br/&gt;Þekil 1.  Yalýtým Bölgeleri Ýçin Senelik Isý Kaybý Deðerlerinin A/V Oranýna Göre Deðiþimleri&lt;br/&gt;Tablo 1. Isý Yalýtým Bölgelerine Göre Tavsiye Edilen Toplam Isý Geçiþ Katsayýlarý (U = K Deðerleri)&lt;br/&gt; &lt;br/&gt;4-  Aylýk ortalama dýþ sýcaklýk ile yönlere göre aylýk ortalama güneþ ýsýnýmý þiddeti deðerleri ve illere göre Derece-Gün bölgeleri verilmiþtir.&lt;br/&gt;Ancak bu deðerlerin hangi yýllar aralýðý için bulunduklarý, Derece-Gün sayýlarýnýn hangi esasa göre ve Derece-Gün sayýlarýnýn da hangi aralýklarýna göre ýsý yalýtým bölgelerini belirlendikleri belirtilmemiþtir.&lt;br/&gt;5- Binalarda yapý elemanlarýnýn buhar geçiþinin tahkiki ile sýnýflandýrýlmasý ve hesaplama metotlarý etraflýca verilmiþ örnek hesap yapýlmýþtýr.&lt;br/&gt;Yenileþtirilen &quot;TS-825 Binalarda Isý Yalýtým Kurallarý&quot; Standardýnýn Yetersizliði&lt;br/&gt;Konunun iyi anlaþýlmasý yön</description></item><item><title>E N E R J Ý TEST</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?e-n-e-r-j-i-test-397418.html</link><description>E N E R J Ý &lt;br/&gt;Ýþ yapabilme yeteneðine enerji denir. Bir cisim veya sistem iþ yapabiliyorsa enerjisi var demektir. &lt;br/&gt;Hareket eden bir cisim, sýkýþtýrýlmýþ bir yay, barajda  toplanan  su  enerjiye sahiptir. Bir cismin  veya sistemin  iþ  yapabilmesi  için  enerjiye  ihtiyacý vardýr. Bu nedenle  iþ  ve enerji  birimleri  aynýdýr. Enerji, iþ gibi sayýsal bir büyüklük olup, vektörel deðildir.&lt;br/&gt;Birimleri  c.g.s  de  erg,  S.I. de  joule,  M.K.S de  kgm  dir. &lt;br/&gt;Enerji çeþitlerinin çoðu  birbirine dönüþebilirler.  Isý,  ýþýk, mekanik, kimyasal, elektrik ve nükleer enerjiler gibi...&lt;br/&gt;Mekanik enerji de iki bölümde incelenir. &lt;br/&gt;   1 -   Kinetik Enerji &lt;br/&gt;   2 -   Potansiyel Enerji&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;   Kinetik  Enerji&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Hareket halindeki cisimlerin sahip olduklarý enerjiye  kinetik enerji  denir.&lt;br/&gt;   &lt;br/&gt;   Yapýlan Ýþ ve Kinetik Enerji Deðiþimi: &lt;br/&gt;   &lt;br/&gt;Duran bir cisme yatay düzlemde  bir F kuvveti etki ederek  x  kadar yol  aldýrýyorsa, bir iþ yapýlmýþ olur. Bu iþi yapmak için  harcanan enerji cisme bir  v hýzý  kazandýrarak kinetik enerjiye dönüþür.&lt;br/&gt;                  Ýþ  = Kinetik Enerji&lt;br/&gt;                  W  =  Ek&lt;br/&gt;                  W  = F . &amp;#61508;x&lt;br/&gt;                  W  = m. a . ( vor .t )&lt;br/&gt;       &lt;br/&gt;         a = v / t                 &lt;br/&gt;       vor = ( 0 + v ). t / 2 = v . t / 2              &lt;br/&gt;              &lt;br/&gt;                  W = m . ( v / t ) . ( v. t / 2 )&lt;br/&gt;                  W = ( 1/ 2 ). m v 2 &lt;br/&gt;                  W = Ek&lt;br/&gt;                         &lt;br/&gt;                  Ek = ( 1/ 2 ). m v 2 &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;    Cismin  hýzýndaki  bir deðiþim  cismin kinetik enerjinin de deðiþmesine neden olur. &lt;br/&gt;     v1  cismin ilk hýzý,  v2  son hýzý olsun. Kinetik enerjideki deðiþim ise:&lt;br/&gt;          &amp;#61508;Ek = Ek2 - Ek1&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;            &amp;#61508;Ek = (1/ 2). m. v22-  (1/ 2). m. v12 &lt;br/&gt;            &amp;#61508;Ek = (1/ 2). m . ( v22- v12 )&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Cismin  hýzý  artarsa, kinetik enerjisi de artar, hýzý azalýrsa kinetik enerjisi de azalýr. Bir cisme karþý yapýlan iþ ( W ), cismin kinetik enerjisindeki deðiþime  ( &amp;#61508;Ek ) eþdeðerdir.</description></item><item><title>ENERJÝ</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?enerji-372893.html</link><description>ENERJÝ&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Enerji, iþ yapabilme yeteneðidir. Enerjinin boyutlarý iþin boyutlarý ile aynýdýr. Klasik mekanikte iþ, kütle (m) ile uzunluðun (l) karesinin çarpýmýnýn, zamanýn (t) karesine oraný (ml²/t²) olarak tanýmlanýr. Bu, kütle büyüdükçe ya da devinimin uzunluk arttýkça ya da devinimin süresi kýsaldýkça, yapýlan iþin ya da harcanan enerjinin artacaðý anlamýna gelir. Enerji çoðunlukla kilogram metre, joule, erg, BTU, kilovat saat gibi iþ birimleriyle ifade edilir.  &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Enerjinin Korunumu Yasasý, doðadaki tüm olgular için geçerlidir; buna göre, doðada gerçekleþen deðiþimler sýrasýnda, toplam enerji miktarý deðiþmez. Enerji, belirli bir sistemde, birçok deðiþik þekilde bulunabilir ve enerjinin korunumu yasasý çerçevesinde, bir biçimden ötekine dönüþtürülebilir. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Türkiye&quot;de enerjinin durumu, ne çok iyi ne de çok kötüdür. Günümüzde bir çok Avrupa Devleti, yenilenebilir enerji kaynaklarýný kullanmaya geçmiþken, Türkiye hala enerji elde etmek için termik ve hidroelektrik santrallerden yararlanmakta ve nükleer santrallere geçme çabasý göstermektedir. Ülkemizde bulunan kömür rezervleri, Türkiye&quot;nin ortalama 250-300 yýlýný garantilemiþ durumdadýr. Kurulan hidroelektrik santrallerinin de erozyon tehlikesi þimdilik yoktur. Ama 300 sene sonrasý pek parlak deðildir. Bu yüzden þimdiden yenilenebilir enerji kaynaklarýný kullanmaya baþlamalýyýz. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Aþaðýda Türkiye&quot;nin ortalama yýllýk enerji üretimi görülmektedir.&lt;br/&gt; &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt; &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Kinetik Enerji&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Bir cismin ya da parçacýðýn hareket etmekte olmasý nedeniyle sahip olduðu enerji türüdür. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Bir cisme kuvvet uygulanarak iþ yapýlýr ve böylece cisme enerji aktarýlýrsa cisim hýzlanýr ve kinetik enerji kazanýr. Kinetik enerji hareketli cisimlere özgü bir özelliktir ve yalnýzca cismin hareketine deðil, kütlesine de baðlýdýr. Hareket, ötelenme (bir yol üzerinde bir yerden baþka bir yere gitme), bir eksen çevresinde dönme, titreþim ya da bunlarýn bileþimi biçiminde olabilir. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Ötelenme hareketi yapan bir cismin kinetik enerjisi, cismin kütlesi (m) ile hýzýnýn (v) karesinin çarpýmýnýn yarýsýna (Â½mv²) eþittir. Bu eþitlik fazla yüksek olmayan hýzla için geçerlidir, çok yüksek hýzlar söz konusu olduðunda gerçek deðerden küçük deðerler verir. Cismin hýzý ýþýk hýzýna yaklaþtýðýnda kütlesi de artar. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Dönme hareketi yapan cisimlerde kütleye karþýlýk gelen büyüklük, eylemsizlik, momentidir; ötelenme hýzýna ise açýsal hýz karþýlýk gelir. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Bir cismin ya da sistemin toplam kinetik enerjisi, çeþitli hareket türlerinden ileri gelen kinetik enerjilerinin toplamýna eþittir.   &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Potansiyel Enerji &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Bir sistemi oluþturan bölümlerin birbirine göre konumlarýna baðlý olan, depolanmýþ durumdaki enerjidir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Bir sarmal yay sýkýþtýrýlmýþ ya da çekilip uzatýlmýþ durumdayken daha büyük bir potansiyel enerjiye sahiptirler. Bir top yer yüzeyinden yükseldiðinde potansiyel enerjisi artar, yüksekteyken daha çok iþ yapabilme yeteneðine sahiptir. Potansiyel enerji tek bir cisme ya da parçacýða deðil, bir sisteme özgü bir niteliktir. Örneðin; top ile Dünya&quot;dan oluþan bir sistemin potansiyel enerjisi bu iki cisim birbirlerinden uzaklaþtýkça artar. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Potansiyel enerji, yerçekimi ivmesi (g), cismin kütlesi (m) ile referans noktasýna göre yüksekliði çarpýlarak (mgh) hesaplanýr. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Potansiyel enerji kinetik enerjiye, kinetik enerji de elektrik enerjisine dönüþtürülebilir. Örneðin barajlarda biriken su, aþaðýya doðru akarken türbinleri döndürür, bunlar da elektrik üreteçleri aracýlýðýyla elektrik enerjisi üretir; bu süreçte burgaçlar ve sürtünme nedeniyle bir miktar ýsý enerjisi de ortaya çýkar.  &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Geçmiþte potansiyel enerji, kinetik enerji ile birlikte, bir mekanik enerji biçimi olarak ele alýnýyordu; böylece de kütleçekimsel sistemlerde toplam enerji sabit bir deðer olarak hesaplanabiliyordu. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;  &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Jeotermal Enerji&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Dünya&quot;nýn iç kesimlerinde ýsýnan sýcak su ya da buhardan elde edilen enerjidir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Kaynarcalar, gayzerler, kaynar çamur banyolarý ve fümeroller en yaygýn jeotermal enerji kaynaklarýdýr. Eski Romalýlar hamamlarýný ve evlerini ýsýtmak için jeotermal enerjiden yararlanmýþlardý. En zengin jeotermal kaynaklarýna sahip ülkeler Türkiye, Ýzlanda ve Japonya&quot;dýr.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Aþýrý ýsýnmýþ buhar, sýcak su ve buhar karýþýmý, sýcak kuru kayaç, basýnçlý sýcak su ve sýcak magma olmak üzere beþ çeþit jeotermal enerji kaynaðý vardýr. Elektrik enerjisi en kolay aþýrý ýsýnmýþ buhardan elde edilir. Jeotermal kaynaklara daha çok etkin yanardaðlarýn bulunduðu bölgelerde</description></item><item><title>DÜNYA DOÐAL GAZ REZERVLERÝ, TÜKETÝMÝ VE MUHTEMEL GELÝÞMELER</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?dunya-dogal-gaz-rezervleri,-tuketimi-ve-muhtemel-gelismeler-446589.html</link><description>DÜNYA DOÐAL GAZ REZERVLERÝ, TÜKETÝMÝ VE MUHTEMEL GELÝÞMELER&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Tüketimi hýzla artýþ göstermekte olan doðal gazýn dünya enerji kaynaklarý tüketimi içerisindeki payý da yükselmektedir. 2020 yýlýna kadar doðal gaz tüketiminin 167 trilyon kübik feet&quot;e (tcf) (1 kübik feet = 28,317 cm3 1m3=35,314 kübik feet) (4.72 trilyon m3) ulaþmasý beklenmektedir. 1980 yýlýnda 53 tcf, 1990 yýlýnda 73 tcf olan tüketim, 1997 yýlý itibarýyla 82 tcf (2.3 trilyon m3) seviyesindedir.&lt;br/&gt; &lt;br/&gt;Dünyada doðal gaz talebi Ortadoðu ve Afrika dýþýnda hýzla artma eðilimindedir. Asya&quot;daki geliþmekte olan ülkeler ile Güney ve Orta Amerika&quot;da yüksek oranlý doðal gaz talep artýþý beklenmektedir. Ayrýca, önümüzdeki dönemde geliþmekte olan ülkelerde de hýzlý bir talep artýþý öngörülmektedir.&lt;br/&gt; &lt;br/&gt;Doðal gaz elektrik üretiminde giderek artan oranda kullanýlmaktadýr. 2020 yýlýna kadar, elektrik enerjisi üretimi için kullanýlan doðal gaz miktarýnýn toplam doðal gaz tüketiminin %33&quot;üne ulaþmasý beklenilmektedir. Doðal gaz, santrallerde ekonomik olarak türbünlerin etkinliðini saðlamasýnýn yanýsýra çevre etkileri nedeniyle de tercih edilmektedir. Doðal gaz yakýldýðýnda, kömür ve petrole göre daha az sülfür dioksit, karbon dioksit ve atýk açýða çýkmaktadýr.&lt;br/&gt; &lt;br/&gt;Geliþmiþ ülkelerde doðal gaz yýllýk tüketim artýþýnýn diðer yakýtlara göre yüksek olduðu görülmektedir. 2020 yýlýna kadar yýllýk artýþýn %2,1 oranýnda olmasý beklenmektedir. Geliþmekte olan ülkelerde de benzeri geliþim izlenmektedir. 1997 yýlý itibarýyla geliþmekte olan ülkelerde doðal gaz tüketiminin toplam enerji kullanýmýndaki payý dünya ortalamasý olan %22 oranýnýn altýnda %14 oranýnda bulunmaktadýr. Ancak önümüzdeki dönemde bu ülkelerdeki yýllýk gaz tüketiminin %5,6 oranýnda artacaðý tahmin edilmektedir. Bu ülkelerde doðal gaz enerji üretiminin yanýsýra ýsýtma ve endüstri yakýtý olarak kullanýlmaktadýr.&lt;br/&gt; &lt;br/&gt;Dünya doðal gaz rezervleri son yirmi yýlda %100 oranýnda artýþ göstermiþtir. 2000 yýlý Ocak ayý itibarýyla dünya doðal gaz rezervlerinin 5.146 tcf (145.7 trilyon m3) olduðu tahmin edilmektedir. Son yirmi yýlda rezerv artýþlarý Eski Sovyet Cumhuriyetlerinde, Ortadoðu, Güney ve Orta Amerika ile Asya Pasifik bölgelerindeki ülkelerde görülmüþtür. En önemli artýþlar 33 tcf (934 milyar m3) ile Afrika kýtasýnda Cezayir ve Mýsýr&quot;da ve 4 tcf (113 milyar m3) ile Asya Pasifik bölgesinde görülmüþtür.&lt;br/&gt; &lt;br/&gt;Dünyada doðal gaz kaynaklarýnýn bölgesel daðýlýmýna bakýldýðýnda rezervlerin petrole göre daha geniþ bir alanda daðýldýðý görülmektedir. Ortadoðu Bölgesi petrol rezervlerinin %65&quot;ine sahip olduðu halde doðal gaz rezervlerinin %34&quot;üne sahip bulunmaktadýr. Sýnýrlý petrol rezervlerine sahip bazý bölgeler doðal gaz kaynaklarýnýn daha büyük bir kýsmýna sahiptirler.&lt;br/&gt; &lt;br/&gt;Bölgeler itibarýyla Rezerv/Üretim Oranýna iliþkin bilgiler ise aþaðýda yer almaktadýr. Sözkonusu oran rezervlerin kullaným süresini göstermektedir.&lt;br/&gt; &lt;br/&gt; &lt;br/&gt;Ortadoðu ve Afrika 100.0 yýl&lt;br/&gt;Eski Sovyet Cumhuriyetleri 83.4 yýl&lt;br/&gt;Güney ve Orta Amerika 71.5 yýl&lt;br/&gt;Kuzey Amerika 11.4 yýl&lt;br/&gt;Avrupa 18.3 yýl&lt;br/&gt;Dünya için sözkonusu oran ortalama 63.4 yýldýr. Bu oran petrol için ise 41 yýl seviyesindedir. Doðal gaz kaynaklarýnýn ülkeler itibarýyla daðýlýmý aþaðýdaki gösterilmektedir.&lt;br/&gt; &lt;br/&gt;ÜLKELER ÝTÝBARIYLA DOÐAL GAZ REZERVLERÝ&lt;br/&gt;  &lt;br/&gt; &lt;br/&gt;ÜlkeRezerv&lt;br/&gt;(Trilyon kübik feet)Trilyon&lt;br/&gt;m3Toplam Rezerv Ýçi Payý %&lt;br/&gt;Dünya5.146145.7100.0&lt;br/&gt;Üretici 20 Ülke4.571129.488.8&lt;br/&gt;Rusya Federasyonu1.70048.133.0&lt;br/&gt;Ýran81222.915.8&lt;br/&gt;Katar3008.55.8&lt;br/&gt;B.A.E2126.04.1&lt;br/&gt;Suudi Arabistan2045.74.0&lt;br/&gt;ABD1644.63.2&lt;br/&gt;Cezayir1604.53.1&lt;br/&gt;Venezüella1434.02.8&lt;br/&gt;Nijerya1243.52.4&lt;br/&gt;Irak1103.12.1&lt;br/&gt;Türkmenistan1012.82.0</description></item><item><title>NÜKLEER ENERJÝ HAMMADDELERÝ</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?nukleer-enerji-hammaddeleri-446384.html</link><description>NÜKLEER ENERJÝ HAMMADDELERÝ&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;ÖZET&lt;br/&gt;Bugün için nükleer enerji hammaddeleri kapsamÃµna uranyum ve toryum girmektedir. Ancak&lt;br/&gt;toryuma dayalÃµ nükleer santrallarÃµn henüz ekonomik boyutta devreye girmemeleri nedeniyle,&lt;br/&gt;toryum halen sÃµrasÃµnÃµ bekleyen bir nükleer yakÃµt hammaddesi durumundadÃµr. Bu nedenle,&lt;br/&gt;raporda esas olarak uranyum incelenmiþ, toryum konusunda ise kÃµsa bir not verilmekle&lt;br/&gt;yetinilmiþtir.&lt;br/&gt;Dünya uranyum kaynaklarÃµ çeþitli üretim maliyetlerine göre, görünür ve muhtemel olarak&lt;br/&gt;sÃµnÃµflandÃµrÃµlÃµrlar. Günümüzde Kg&quot;Ãµ 80 ABD dolarÃµna maledilen görünür rezervlerden uranyum&lt;br/&gt;üretilmektedir. Dünyada 1991 yÃµlÃµ itibariyle Kg&quot;Ãµ 80 ABD dolarÃµna maledilebilen 1.449.140 Ton&lt;br/&gt;görünür uranyum rezervi vardÃµr. Bunun bir bölümü iþletilebilir rezerv, bir bölümü ise yerinde&lt;br/&gt;rezervdir. Yani iþletme kayÃµplarÃµ hesaba katÃµlmamÃµþtÃµr. Gerçek iþletilebilir miktarlarÃµn, verilen&lt;br/&gt;deðerlerin %5 ile %50 altÃµnda olduðu tahmin edilmektedir.&lt;br/&gt;Nükleer enerji hammaddeleri esas olarak nükleer reaktörde elektrik enerjisi elde etmek için&lt;br/&gt;yakÃµt olarak kullanÃµlmaktadÃµr. DolayÃµsÃµyla tüketimi, kurulu nükleer enerji kapasiteleri&lt;br/&gt;belirlemektedir. Dünyada mevcut reaktörlerin uranyum tüketimi, 1991 yÃµlÃµnda toplam&lt;br/&gt;54.378 ton olmuþtur. KÃµsa dönem için yapÃµlan tahminler, uranyum tüketiminin 2000 yÃµlÃµnda&lt;br/&gt;66.349 Ton, 2010 yÃµlÃµnda 75.759 Tona yükseleceðini göstermektedir.&lt;br/&gt;Dünya uranyum üretiminin yaklaþÃµk %70&quot;ini üç þirket elinde bulundurmaktadÃµr. Bunlar;&lt;br/&gt;COMECO (Canadian Mining Energy Co.) adlÃµ Kanada þirketi, COGEMA (Compagnie&lt;br/&gt;Generale des Matieres Nucleaires) adlÃµ FransÃµz þirketi ve RTZ (Rio Tinto Zinc Co.) adlÃµ Ýngiliz&lt;br/&gt;þirketidir. Uranyum üreticisi ülkeler, 1991 yÃµlÃµnda, BDT hariç, 27.000 Ton civarÃµnda uranyum&lt;br/&gt;üretmiþlerdir. Buna aynÃµ yÃµl 13.500 ton civarÃµnda olan BDT&quot;nin üretimi de dahil edildiðinde,&lt;br/&gt;dünyada toplam 40.500 Ton uranyum üretildiði ortaya çÃµkmaktadÃµr.&lt;br/&gt;Uranyum piyasasÃµndaki fiyat geliþmeleri yÃµllara göre büyük farklÃµlÃµklar göstermiþtir. 1970&lt;br/&gt;yÃµlÃµnda 15$/Kg olan uranyum fiyatÃµ, 1978 yÃµlÃµnda 113$/Kg&quot;a kadar çÃµkmÃµþ, 1990 yÃµlÃµnda ise&lt;br/&gt;70$/Kg U seviyesine inmiþtir.&lt;br/&gt;Türkiye&quot;de uranyum aramalarÃµna 1990 yÃµlÃµ sonuna kadar devam edilmiþ ve 5 yatakta toplam&lt;br/&gt;9.129 Ton görünür uranyum rezervi ortaya konulmuþtur. Bu yataklarÃµn ortalama tenör ve&lt;br/&gt;rezervleri, aranÃµp, bulunduklarÃµ yÃµllarda dünyaca kabul edilen ekonomik sÃµnÃµrlarda olmalarÃµna&lt;br/&gt;raðmen, bugün için, bu deðerler söz konusu sÃµnÃµrlarÃµn oldukça altÃµnda kalmÃµþtÃµr. Bunun&lt;br/&gt;nedeni, son yÃµllarda nükleer santral planlamalarÃµndaki önemli deðiþmeler ve özellikle Kanada&lt;br/&gt;Yedinci Beþ YÃµllÃµk KalkÃµnma PlanÃµ Madencilik ÖÝK Enerji Hammaddeleri Alt Komisyonu (Nükleer Enerji Hammeddeleri Uranyu-Toryum)&lt;br/&gt;http://ekutup.dpt.gov.tr/madencil/oik487.pdf 2&lt;br/&gt;ve Avustralya&quot;da yüksek tenörlü, üretim maliyetleri çok düþük uranyum yataklarÃµnÃµn&lt;br/&gt;bulunmasÃµdÃµr.&lt;br/&gt;Türkiye&quot;de geçmiþ dönemlerde laboratuvar çapta olsa da önemli teknolojik çalÃµþmalar&lt;br/&gt;yapÃµlmÃµþtÃµr. Uranyum cevherinden sarÃµ pasta üretilmesi ve sarÃµ pastanÃµn nükleer yakÃµt haline&lt;br/&gt;getirilmesindeki bütün aþamalar gerçekleþtirilmiþtir.&lt;br/&gt;YakÃµn geçmiþte, dünya uranyum üretimi, sürekli olarak tüketimin altÃµnda kalmÃµþtÃµr. Öte&lt;br/&gt;yandan, ileriye dönük tahminler, aynÃµ trendin devam edeceðini ortaya koymaktadÃµr.&lt;br/&gt;Önümüzdeki bir kaç yÃµl içinde aradaki açÃµðÃµn eldeki stoklardan karþÃµlanabileceði düþünülse&lt;br/&gt;dahi, 2010 yÃµlÃµna gelindiðinde üretim kapasitesi 24.200 Ton uranyum düþecek, tüketim ise,&lt;br/&gt;75.759 Ton uranyuma yükselecektir. Bu durumda, 1970&quot;li yÃµllardaki petrol krizlerinde olduðu&lt;br/&gt;gibi, 2000&quot;li yÃµllarda bir uranyum krizine girilerek, uranyum fiyatlarÃµnÃµn yüksemesi büyük bir&lt;br/&gt;olasÃµlÃµk olarak görülmektedir.&lt;br/&gt;Ülkemizin durumuna bakÃµldÃµðÃµnda, elektrik üretiminde kullanÃµlabilecek yüksek kalorili büyük&lt;br/&gt;kömür rezervlerimiz ve de zengin petrol ya da doðal gaz kaynaklarÃµmÃµz yoktur. AyrÃµca&lt;br/&gt;hidroelektrik potansiyel kullanÃµmÃµ da doyum noktasÃµna gelmek üzeredir. 2000&quot;li yÃµllarda&lt;br/&gt;karþÃµlaþÃµlabilecek enerji sÃµkÃµntÃµsÃµnÃµ aþabilmek için nükleer enerji kullanÃµmÃµna geçiþ kaçÃµnÃµlmaz&lt;br/&gt;olacaktÃµr. Daha önce de deðinildiði gibi, 2000&quot;li yÃµllarda uranyum</description></item><item><title>NUCLEAR ENERG</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?nuclear-energ-452743.html</link><description>Nuclear Power Plants and Other Energy Sources&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Thesis: Nuclear power plants, despite the risk of radioactive leakage, are valid energy sources &lt;br/&gt; because of environmental, economical and resource conservation arguments.&lt;br/&gt;I.  The risk of radioactive leakage&lt;br/&gt;            A.  Involvement of people&lt;br/&gt;            B.  Absolute and adequate safety &lt;br/&gt;      II.  Enviromental arguments&lt;br/&gt;A.Precautions&lt;br/&gt;1.  Multi-barrier concept&lt;br/&gt;2.  Reactor vessels, fuel assemblies and buildings&lt;br/&gt;            B.  Radiation from other sources&lt;br/&gt;1.  Flying&lt;br/&gt;2.  Natural sources&lt;br/&gt;            C.  Atmosphere effects&lt;br/&gt;            1.  Nuclear power plants&lt;br/&gt;            2.  Fossil fuels&lt;br/&gt;      D.  Waste&lt;br/&gt;     III.  Economical arguments&lt;br/&gt;A.  Energy production cost &lt;br/&gt;      1.  Raw fuel usage&lt;br/&gt;2.  Uranium fuel pellet&lt;br/&gt;3.  Cents per kilowatt-hour&lt;br/&gt;4.  100 watt light bulb&lt;br/&gt;B.Operating cost&lt;br/&gt;C.  Low fuel cost&lt;br/&gt;    IV.  Resource conservation arguments&lt;br/&gt;A.  Being plentiful and obtainable&lt;br/&gt;B.  Transportation&lt;br/&gt;C.Density&lt;br/&gt;D. Highly concentrated source&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;In today&quot;s world, the most important necessity of people is electricity. It is obvious that, in the future the need of electricity will be greater than today&quot;s need, because no one would be happy to use oil lamps and candles in those regions where elecricity is available for lighting. In addition, no one could stop to use the labour saving devices like television, washing machine, dishwasher, telephone and the computer. Also, people need electicity for industry that means of  development. In short, electricity has become so essential as to have almost joined in the classical list of food, shelter and clothing as one of the necesssities of the modern life. People have used electricity just over a hundred years of their modern history. In 1882, Edison started up the first central station electricity generating plant, the Pearl Street Station in New York, to power street lights in a small part of the city. Like using Bronze Age, Iron Age and Industrial Age to name the peiods of civilization, it is clear that now human being live in the Age of  Electricity. After understanding the importance of electicity, the main problem appears. Should people produce electricity from coal, wind, sun, water or nuclear materials? Nuclear power plants, despite the risk of radioactive leakage, are valid energy sources because of environmental, economical and resource conservation arguments.&lt;br/&gt;Many people believes there is a risk of radioactive leakage in nuclear power plants. According to F. J. Remick, who is a spokesman of U.S. Nuclear Regulatory Commission, all works in which people involve have some risks. The works can be nuclear power plants or other developments (1990, p. 80). In the same book Remick adds that people have problems in understanding probability and risk concepts. In all technologies zero risk is utopia. In nuclear power plants adequate safety is enough rather than absolute safety for Atomic Energy Act (p. 81).&lt;br/&gt;First of all, nuclear power plants are reasonable energy sources because of environmental arguments. Engineers take many precautions against a radioactive leakage during building a nuclear power plant. According to Clarke &amp; Bikhofer, there is a multi- barrier concept to protect environment form radioactive materials in nuclear power plants; therefore, the effect of radiation decreases below an unimportant level that has similar radiation with natural or artificial sources (1990, p. 24). Nuclear power plants have many barriers like reactor vessels, fuel assemblies and the plants are built very carefully to prevent people from radiation that also coming from natural sources (Tennessee Valley Authority, n.d., p. 3). In addition, except nuclear power plants there are many radiation sources in the world. The web article &quot;Industrial Safety&quot; informs its readers that living next to a nuclear power plant would make people get less radiation than flying from New York to Los Angeles makes (Nuclear Energy Institute, 2003c, p. 3). Besides, air, water, food and sunshine are some of the natural radiation sources (&quot;What is Radiation&quot;, n.d., p. 3). Furthermore, nuclear power plants do not pollute the atmosphere. Kouts asserts that atmospheric pollution, acid rain and greenhouse warming of the Earth are the disadvantages of using fossil fuels for energy sources. In addition, burning of coal releases some materials, that have bad effects on people like carcinogens and heavy metals. He adds that</description></item><item><title>HALK DÝLÝNDE PETROPL NEDÝR</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?halk-dilinde-petropl-nedir-362584.html</link><description></description></item><item><title>WÝND ENERGY TECHNOLOGY</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?wind-energy-technology-437481.html</link><description>Wind energy technology  &lt;br/&gt;Text and figures from a factsheet produced by the European Wind Energy Association&lt;br/&gt;Improvements in technology continue to make turbines cheaper and more efficient.&lt;br/&gt;Wind energy technology is developing fast. Wind turbines are becoming cheaper and more efficient, bringing the cost of electricity down. Europe is at the hub of this high-tech industry.&lt;br/&gt;Wind turbines produce electricity by using the natural power of the wind to drive a generator. The wind is a clean and sustainable fuel source, it does not create pollution and it will never run out.&lt;br/&gt;The need for clean energy&lt;br/&gt;Conventional methods of generating electricity burn fuel to provide the energy to drive a generator, usually by using the heat to provide steam to drive a turbine. These technologies may use fossil fuels, - coal, oil or gas - or nuclear fuel. Using fossil fuels creates pollution, such as oxides of sulphur and nitrogen which contribute to acid rain, and carbon dioxide which contributes to global climate change.&lt;br/&gt;Although conventional sources of power dominate the energy needs of European countries, wind energy is growing rapidly. Renewable energy sources currently provide nearly 5.4% of the European Unions primary energy needs*1 and have the potential to provide much more.&lt;br/&gt;How wind turbines work&lt;br/&gt;Almost all wind turbines producing electricity for the national grid consist of rotor blades which rotate around a horizontal hub. The hub is connected to a gearbox and generator, which are located inside the nacelle. The nacelle houses the electrical components and is mounted at the top of the tower. This type of turbine is referred to as a horizontal axis machine.&lt;br/&gt; &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Figure 1 Diagram of a typical wind turbine&lt;br/&gt;Rotor diameters range up to 65 metres, smaller machines (around 30 meters) are typical in developing countries&lt;br/&gt;Wind turbines can have three, two or just one rotor blades. Most have three.&lt;br/&gt;Blades are made of fibreglass-reinforced polyester or wood-epoxy.&lt;br/&gt;The blades rotate at 50 - 15 revolutions per minute at constant speed, although an increasing number of machines operate at a variable speed.&lt;br/&gt;Power is controlled automatically as wind speed varies and machines are stopped at very high wind speeds to protect them from damage.&lt;br/&gt;Most have gearboxes although there are increasing numbers with direct drives.&lt;br/&gt;The yaw mechanism turns the turbine so that it faces the wind. Sensors are used to monitor wind direction and the tower head is turned to line up with the wind.&lt;br/&gt;Towers are mostly cylindrical (or polygonal) and made of steel, generally painted light grey. Lattice towers are used in some locations. Towers range from 25 to 75 meters in height.&lt;br/&gt;Turbines range in capacity from several kilowatts to three megawatts. The crucial parameter is the diameter of the rotor blades - the longer the blades, the larger the area swept by the rotor and the greater the energy output. At present the average size of new machines being installed is 600 kilowatts rated capacity, although there are 1.5 and 2 megawatt machines on the market. The trend is towards moving to these larger machines.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;There are many different turbine designs, with plenty of scope for innovation and technological development. The dominant wind turbine design is the up-wind, three bladed, stall controlled, constant speed machine. The next most common design is similar, but is pitch controlled. Gearless and variable speed machines follow, again with three blades. A smaller number of turbines have 2 blades, or use other concepts, such as a vertical axis.&lt;br/&gt;Most turbines are upwind of the tower - they face into the wind with the nacelle and tower behind. However, there are also downwind designs, where the wind passes the tower before reaching the blades.&lt;br/&gt;Stall and pitch control&lt;br/&gt;There are two main methods of controlling the power output from the rotor blades. The angle of the rotor blades can be actively adjusted by the machine control system. This is known as pitch control. This system has built-in br</description></item><item><title>HÝDROELEKTRÝK SANTRALLARIN PRENSÝBÝ</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?hidroelektrik-santrallarin-prensibi-439997.html</link><description>HÝDROELEKTRÝK SANTRALLARIN PRENSÝBÝ&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Hidroelektrik Santrallarýn Prensibi&lt;br/&gt;Türbin konulacak yerde her zaman mekanik enerji kullanmak mümkün olmaz. Bu mekanik enerji alternatör aracýlýðý ile elektrik enerjisine dönüþtürmek ve enerjinin havai hatlarla kullanýlacak yere iletilmesi tercih edilir. Su tutulmasý boru, türbin, alternatör, transformatör ve transformatörlerden oluþan grup Hidroelektrik santralý meydana getirir.&lt;br/&gt;Santral tarafýndan saðlanan güç su debisiyle su düþümünün yüksekliði veya seviye farký ile orantýlýdýr. Pahalýya çýkan tesislerin rontabl olabilmesi için önemli debisi olan sular kullanýlmalý, su düþümü de mümkün olduðunca yüksek tutulmalýdýr.(þekil-1)&lt;br/&gt; &lt;br/&gt; &lt;br/&gt;Þekil-1&lt;br/&gt; &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;2.0 BÝR HÝDROELEKRÝK SANTRALIN ORGANLARI VE BU ORGANLARIN ÇALIÞMASI&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Bir hidroelektrik santralý meydana getiren çeþitli organlarýn fonksiyonlarý þunlardýr.&lt;br/&gt;Alternatör : Elektrik enerjisi üretir.&lt;br/&gt;Türbin : Mekanik enerji üretir.&lt;br/&gt;Baraj Kýsmý : Bir düþü bazen de rezervuar meydana getirir.&lt;br/&gt;Su Ýsale Kanallarý: : Su yönlendirme organlarýdýr.&lt;br/&gt;Daðýtýcý ve Saptýrýcýlar : Daðýtma ve saptýrma , Ayarlama organlarýdýr. &lt;br/&gt;Regülatör : Ayarlanan seviyede tutan organ&lt;br/&gt;Boþaltýcý, Dolu savak : Güvenlik organlarýdýr.&lt;br/&gt;Izgaralar : Temizleme organlarýdýr.&lt;br/&gt;Batardo : Bakým organýdýr.&lt;br/&gt;Transformatör Postasý : Üretilen elektrik enerjisine yol verir.&lt;br/&gt;Tablolar : Uzaktan kumanda ve kontrol organlarýdýr.&lt;br/&gt; &lt;br/&gt;2.1 TÜRBÝNLER&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Türbin: Yüksek bir yerden düþen su kütlesi, dönebilecek þekilde yapýlmýþ bir çark veya türbin sistemine gönderilecek olursa suyun taþýdýðý enerji mekanik enerjiye dönüþtürülmüþ olur. Eskiden beri kullanýlan hidrolik çarklar yýllarca uðraþýlarak yeniden düzenlenip geliþtirilmiþtir. Bunlara Hidrolik Türbin denir. Verimleri uygun boyutlarda çarklara kýyasen daha iyidir ve her debiye yükseklikte su düþülerine uygundurlar.&lt;br/&gt;Alternatörler, düþü yüksekliklerine göre; Kaplan, Francis veya Pelton tipi Hidrolik türbinlerle çalýþýrlar.Aþaðýda çarklarý þemalandýrýlmýþ türbinler dikey veya yatay eksenlidir. (Þekil -3)&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;2.1.1 Kaplan Tipi Türbinler:&lt;br/&gt; &lt;br/&gt;Þekil-2&lt;br/&gt;Aþaðýda Kaplan Türbin, Komple Bir Grubun Kesiti verilmiþtir.(Þekil-3)&lt;br/&gt; &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Þekil-3&lt;br/&gt;Çark: Kaplan tipi türbinin çarký týpký bir gemi uskuru biçimindedir, fakat kanat hatvelerine ayarlanabilme olanaðý saðlamak için yönleri deðiþtirilebilir niteliktedir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Türbin Kanatlarý: Kanat açýlarýnýn ayarlanabilir olmalarý sayesinde zayýf yüklerde bile türbin verimini iyi korur. Kanatlar, türbin eksenlerine yerleþtirilen ve regülatörlerle harekete geçirilen kumanda kolu ile yönetilir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Salyangoz: Suya dönen çarkýn bütün dairesi boyunca eþit hýz ve eþit debi vermek için su alma aðzý salyangoz kabuðu þeklinde yapýlmýþtýr. Spiral hazne denilen bu salyangoz kabuðunun suyu daðýttýkça kesitinin küçüldüðü görülür.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Ayar Kanatlarý (Distribütör): Alternatör tarafýndan verilen akýmýn frekansý sabit olmalýdýr. Bundan dolayý türbinin devir hýzýda sabit olmalýdýr. Ýstenen güç ihtiyaca göre deðiþken olacaðýndan türbin hýzýnýn ayrlanmasý, ayar donanýmý denilen özel bir tertibat ile su debisi deðiþtirilerek saðlanýr.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Þaft ve Taþýyýcý Yatak: Türbo alternatör gurubun þaftta büyük bir aðýrlýk taþýmalýdýr. Bunun içinde Yatak lama ciddi ve hassas tekniði gerektirir. Bugünün tekniðinde bu iþ taþýyýcý yataklarda iyi ibr yaðlama ile saðlanýr.&lt;br/&gt; &lt;br/&gt;2.1.2 Francis Tipi Türbinler:&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Francis türbinleri genellikle 20 - 200 m  lik su düþülerinde kullanýlýr. Nadiren 200m düþüler için de imal edilmiþ Francis türbinleri vardýr.&lt;br/&gt; &lt;br/&gt;Þekil-4&lt;br/&gt; &lt;br/&gt;Asagidaki sekilde Fancis Türbin, Komple Bir Grubun Kesiti verilmistir&lt;br/&gt; &lt;br/&gt;Þekil-5&lt;br/&gt; &lt;br/&gt;2.1.3 Pelton Tipi Türbinler&lt;br/&gt; &lt;br/&gt;Þekil-6&lt;br/&gt; &lt;br/&gt; &lt;br/&gt;A. Yatay Eksenli Pelton Türbinler:&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Yatay Eksenli Pelton Türbini: Yatay eksenli Pelton türbinin yapýsý þu þekildedir; Alternatörle türbin ayný mil üzerine kamalanmýþtýr. Ekseriya alternatörü iki türbin harekete geçirir. Çarklarda rotorun aðýna ve soluna yerleþtirilmiþtir. Pelton türbinleri dakikada 500-750 devir hýzýna dayanabildiklerinden, bunlar 4-6 adet çift kutuplu alternatörlere baðlanýrlar.&lt;br/&gt; &lt;br/&gt;Þekil-7&lt;br/&gt;Yatay Eksenli Pe</description></item><item><title>21. YUZYILA DOGRU DOGAL KAYNAKLAR UZERINE YENI PERSPEKTIFLER</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?21.-yuzyila-dogru-dogal-kaynaklar-uzerine-yeni-perspektifler-445237.html</link><description>21. YUZYILA DOGRU DOGAL KAYNAKLAR UZERINE YENI PERSPEKTIFLER&lt;br/&gt;   &lt;br/&gt;Enerji artik giderek sanayilesen dunya toplumunun vazgecemedigi bir dogal kaynak haline &lt;br/&gt;gelmistir. Artik sanayi otesi ve bilgi toplumu asamasini yasadigimiz su gunlerde teknolojinin &lt;br/&gt;amaci, verimli, kolay bulunabilir, ucuz, yenilebilen ve cevreye en az zararli olan enerji &lt;br/&gt;kaynaklari yaratmaktir. Yeni enerji kaynaklarinin gelecegi parlak gorunuyor. Unutulmamalidir &lt;br/&gt;ki bugun en cok tuketilen enerji kaynagi olan petrol bile komuru ikinci siraya ancak &lt;br/&gt;kullanilmaya baslamasindan 75 yil sonra dusurmustur. &lt;br/&gt;Ulkemizin enerji ihtiyacinin buyuk kismi fosil yakitlar ve yenilenemeyen enerji kaynaklari &lt;br/&gt;(petrol % 47, komur % 28) tarafindan karsilanmaktadir. % 16&quot;si ticari olmayan kaynaklar &lt;br/&gt;olarak adlandirilan odun, tezek ve bitki atiklari ile su kaynaklari (hidro) % 9 karsilanmaktadir. &lt;br/&gt;(Cepel, 1992, s.181). Petrol tuketiminin ise yaklasik % 85&quot;i ithal edilmektedir. &lt;br/&gt;Bugun kullanilan birincil enerji kaynaklarindan yenilenemeyen olanlar gaz, petrol, komur ve &lt;br/&gt;nukleer fuzyon yolu ile elde edilen nukleer enerjidir. Yenilenebilir kaynaklar ise odun, bitkiler, &lt;br/&gt;gubre, caglayan, jeotermal kaynaklar ile gunes, gel-git ve ruzgardan elde edilmektedir. &lt;br/&gt;Bugun dunyadaki belli basli cevre sorunlarinin temelinde enerji kaynaklarinin kullanimindan &lt;br/&gt;dogan sorunlar yatmaktadir. Cevreyi koruyan kalkinma politikalari ve yenilebilen enerji &lt;br/&gt;kaynaklari cevreye verilen zararlar en alt duzeye indirilebilir. Bugunku kalkinma hizimizi ve &lt;br/&gt;yasam duzeyimizi surdurebiliriz. Artik insanoglu sadece kullanabilecegi enerjinin miktarini &lt;br/&gt;arttirmayi degil, cevre ile uyumlu enerjiler uretmenin yolunu ariyor. Bunun icin yapilanlar ve &lt;br/&gt;yapilabilecekler soyle siralanabilir: &lt;br/&gt;     Enerji verimini ve tasarrufunu saglayacak tedbirler alinarak enerji kaynak kaybini en aza &lt;br/&gt;     indirebiliriz. &lt;br/&gt;     Enerji kaynaklarinin cesitliligi arttirilmalidir. Boylece hem azalan kaynaklar (petrol gibi) &lt;br/&gt;     uzerindeki baski azalacak, hem de fosil yakitlarin yol actigi biyosfer zararlari ve hava, &lt;br/&gt;     toprak ve su kirliligi yok edilecektir. &lt;br/&gt;     Daha cok birincil (primer) kaynak yaratmaktansa daha yuksek randimanli, yakit &lt;br/&gt;     tasarrufu saglayan ve nihai kullanima donuk techizatin gelistirilmesi gerekir. &lt;br/&gt;     Turkiye&quot;deki yenilebilen enerji kaynagi potansiyeline bakarsak, teknoloji yardimiyla &lt;br/&gt;     Turkiye&quot;nin enerji sorununu uzun vadeli ve cevreyi kirletmeyecek sekilde cozebilecegini &lt;br/&gt;     gorebiliriz. Fosil yakitlari ve nukleer santralleri artik gecmis donemin enerji kaynaklari &lt;br/&gt;     saymak gerekir. Buna karsilik gunes enerjisi ve turevleri gelecegin enerji kaynaklari &lt;br/&gt;     olacaktir. Iste bunlardan en onemlileri: &lt;br/&gt;Biyomas enerjisi: 1930&quot;dan beri Hindistan&quot;da kullaniliyor. Tezek dedigimiz gubre ve &lt;br/&gt;atiklardan elde edilen bu enerji ile kirsal kesimin enerji ihtiyaci odun yerine cevreye en zarar &lt;br/&gt;veren ve hatta atigindan yararlanilabilen bu enerji ile karsiliyor. Cin&quot;de bugun 7 milyon biyogaz &lt;br/&gt;uretim unitesi var. OECD&quot;nin bir arastirmasina gore, ulkemizdeki tarim artiklarindan her yil &lt;br/&gt;elde edilebilecek enerji potansiyeli 5.4 milyon ton petrole es deger. Bundan baska ulkemizde &lt;br/&gt;agac, orman ve sanayi (atiklarinin) 5.9 milyon ton, hayvan atiklari olarak da 1.5 milyon ton &lt;br/&gt;petrol es degerine tekabul eden bir potansiyel var. Toplam 12.8 milyon ton petrole esdeger &lt;br/&gt;enerji ile ulke enerji kullaniminin %40&quot;i karsilanabilecektir (Berkes &amp; Berkes; 1993, s.217). Bu &lt;br/&gt;enerji pisirme, isitma ve ulasimda kullanilabilir. &lt;br/&gt;Kucuk hidroelektrik santralleri kurarak yerel olarak uretilebilen ve kucuk akarsularda &lt;br/&gt;kurulabilen tribunler ile enerji elde edilebilir. &lt;br/&gt;Brezilya 1970&quot;de petrol ve enerji krizinden sonra alkolu (seker ve nisastali bitkilerden elde &lt;br/&gt;ederek) yakit olarak kullanmaya baslamistir. 1970&quot;de 170 milyon litreden 1985&quot;de 9,000 milyon &lt;br/&gt;litreye uretimini cikarmis ve 1983&quot;den beri de alkollu benzin kullanacak tasitlar yapmaktadir. &lt;br/&gt;Kisa vadede petrol fiyatlarindaki dusus egilimi Brezilya&quot;ya umdugu yarari getirmemistir. Fakat &lt;br/&gt;uz</description></item><item><title>SÝSMÝKTE KULLANILAN ENERJÝ KAYNAKLARI</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?sismikte-kullanilan-enerji-kaynaklari-381104.html</link><description>Sismik prospeksiyon yöntemleriyle, yeraltýnýn yapýsýnýn incelenebilmesi için yapay olarak elde edilen ve de depreme benzeyen sarsýntýlara ihtiyaç vardýr. Bu nedenle yeryüzünde ya da yerin içinde belirli bir iþlem sonucu elastik dalganýn üretilmesinde, sismik yöntemin baþlangýcýndan itibaren dinamit en yaygýn olarak kullanýlan enerji kaynaðý olmuþtur. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Sismik kaynaklar iki türlüdür; ani veya etkisel kaynaklar ve titreþimli kaynaklar. Vibroseis adý verilen sismik kaynak dýþýnda kullanýlan kaynaklarýn hepsi etkisel kaynaklardýr ve etkisel kaynaklarda enerjinin ortaya çýkmasý ve yakýn civarýna aktarýlmasý çok ani olmaktadýr. Titreþimli kaynaklar ise yeryüzünde büyük ve aðýr bir kütleyi belli bir süre (6-21 sn) için belirlenmiþ frekanslarda titreþtirerek yer altýna enerji gönderir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Sismikte kullanýlan enerji kaynaklarýný karada ve denizde olmak üzere iki baþlýk altýnda inceleyebiliriz. Genel olarak karada vibratör, aðýrlýk düþürülmesi, hava tabancalarý vb. kaynak olarak kullanýlmaktadýr. Denizde ise hava tabancalarý, gaz tabancalarý, su tabancalarý, buhar tabancalarý, sýkýþtýrýlmýþ kaynaklar vb. kullanýlmaktadýr. Kara ve denizde kullanýlan enerji kaynaklarý % olarak þöyle sýralanabilir. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;KARA%DENÝZ%&lt;br/&gt;Dinamit56Air Gun 65&lt;br/&gt;Vibratör37Gas Exploder19&lt;br/&gt;Air Gun3Vaporchoc9&lt;br/&gt;Thumper2Patlayýcýlar5&lt;br/&gt;Gas Gun1Diðerleri2&lt;br/&gt;Diðerleri1&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Karada kullanýlan enerji kaynaklarýnda istenilen sinyal/gürültü (S/N) oranýnýn yüksek olmasýdýr. Denizde kullanýlan enerji kaynaklarýnda ise ilk kabarcýk oraný esas alýnmaktadýr. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;2. KARADA KULLANILAN ENERJÝ KAYNAKLARI &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Karada, çeþitli temellere dayanan enerji kaynaklarý geliþtirilmiþ ve karakteristikleri bakýmýndan sýnýrlandýrýlmýþtýr. Bir kaynakta aranan özellikler þunlardýr:&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;1.Ýstenilen derinliðe nüfuz kabiliyetinin olmasý,&lt;br/&gt;2.Sinyal/Gürültü oranýnýn yüksek olmasý,&lt;br/&gt;3.Ayrým kabiliyetinin olmasý,&lt;br/&gt;4.Çevresel etkenleri azaltmasý,&lt;br/&gt;5.Güvenilir ve ekonomik olmasý gerekmektedir. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Karada kullanýlan enerji kaynaklarý, patlayýcý ve patlayýcý olmayan enerji kaynaklarý olarak iki kýsma ayrýlýr.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;2.1.Patlayýcý Enerji Kaynaklarý&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Patlayýcý kaynaklar, uzak arazilere nakledilmesi, yüksek enerji seviyesine sahip olmasý ve derinlerde yapýlan patlamalarda günlenmiþ tabakanýn etkisi söz konusu olmadýðý için tercih edilmektedir. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;2.1.1.Dinamit&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Mc Collum (1953) tarafýndan temel prensipleri geliþtirilen dinamit, kara sismik araþtýrmalarýnda ilk enerji kaynaðý olarak kullanýlmýþtýr. Dinamit, gerek büyüklüðü gerekse fiyatý göz önüne alýndýðýnda en büyük enerjiyi meydana getirir. Sismik uygulamalarda kullanýlan dinamit 30-40 cm. boyunda 3-5 cm. çapýnda plastik muhafazalar içinde, 1kg&quot;lýk dinamit çubuklarý þeklindedir ve özellikle çok yüksek patlama hýzýna (7000-8000 m/s) sahiptir. Kýsa zamanda sürekli sinyallerle yüksek ampitüdlü enerji meydana getirir. Dinamit çubuklarý birbirine vidalanarak birleþtirilebilir ve istenilen miktarda (birkaç kg) dinamitin ayný anda patlamasý saðlanýr. Patlayýn</description></item><item><title>GÜNEÞ ENERJÝSÝ ÝLE SICAK SU TEMÝNÝ</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?gunes-enerjisi-ile-sicak-su-temini-346457.html</link><description>GÜNEÞ ENERJÝSÝ ÝLE SICAK SU TEMÝNÝ&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;ÝÇÝNDEKÝLER&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;GÜNEÞ ENERJÝSÝNÝN ÝLK UYGULANMASI&lt;br/&gt;GÜNÜMÜZÜN VE GELECEÐÝN &quot;SOLAR&quot; CAMLARI&lt;br/&gt;I. BÖLÜM NEDEN GÜNEÞ?&lt;br/&gt;I.1. GÜNEÞ ENERJÝSÝ&lt;br/&gt;I.2. GÜNEÞ ENERSÝNÝN ISIYA DÖNÜÞTÜRÜLMESÝ&lt;br/&gt;I.3. GÜNEÞ ENERJÝSÝ POTANSÝYELÝ&lt;br/&gt;I.4. ÜLKEMÝZDE GÜNEÞ ENERJÝSÝ UYGULAMALARI&lt;br/&gt;I.5. GÜNEÞ RADYASYONU&lt;br/&gt;I.6. GÜNEÞ ENERJÝSÝ UYGULAMALARI&lt;br/&gt;I.7. GÜNEÞ ENERJÝLÝ SICAK SU HAZIRLAMA SÝSTEMLERÝ&lt;br/&gt;I.8. SICAK SU KULLANIMINI AZALTMANIN YOLLARI&lt;br/&gt;II. BÖLÜM  GÜNEÞ AÇILARI&lt;br/&gt;II.1. ESAS GÜNEÞ AÇILARI&lt;br/&gt;II.2. TÜRETÝLEN GÜNEÞ AÇILARI&lt;br/&gt;III. BÖLÜM GÜNEÞ KOLLEKTÖRLERÝ&lt;br/&gt;III.1. GENEL&lt;br/&gt;III.2. DÜZ YÜZEYLÝ KOLLEKTÖRLER&lt;br/&gt;III.3. KOLLEKTÖR KASETÝ VE YALITIMI&lt;br/&gt;III.4. KOLLEKTÖR ÖRTÜSÜ&lt;br/&gt;III.5. EMÝCÝ PLAKA VE ISI TAÞIYICI AKIÞKAN&lt;br/&gt;A.HAVA KOLLEKTÖRÜ EMÝCÝ PLAKASI&lt;br/&gt;B.SIVI KOLLEKTÖRÜ EMÝCÝ PLAKASI&lt;br/&gt;III.6. GÜNEÞ ÝZLEYÝCÝLER VE VERÝM&lt;br/&gt;III.7. ISI KAYBI ÖLÇÜSÜ&lt;br/&gt;III.8. SEÇÝCÝ YÜZEY&lt;br/&gt;III.9. BASINÇ KAYIPLARI&lt;br/&gt;III.10. BAÐLANTI ÞEKÝLLERÝ&lt;br/&gt;III.11. TOPLAYICI YÜZEY ALANI-DEPO HACMÝ ÝLÝÞKÝSÝ&lt;br/&gt;IV. BÖLÜM GÜNEÞ ENERJÝSÝ ÝLE SU ISITMA YÖNTEMLERÝ&lt;br/&gt;IV.1. YÖNTEMLER&lt;br/&gt;a) Tabii Dolaþýmlý Sistemler&lt;br/&gt;b) Pompalý (Zorlanmýþ Dolaþýmlý) Sistemler&lt;br/&gt;c) Direkt Isýtmalý Sistem&lt;br/&gt;d) Endirekt Isýtmalý Sistem&lt;br/&gt;e) Güneþli Isýtma Sistemi Pompasý&lt;br/&gt;f) Ana Borularýn Çaplarý&lt;br/&gt;BELLÝ BAÞLI GÜNEÞ ENERJÝSÝ ÝLE SU ISITMA SÝSTEMLERÝNÝ MUKAYESE TABLOSU (TS 3817 EK-3)&lt;br/&gt;IV.2. GÜNEÞLE ISITMA SÝSTEMLERÝ&lt;br/&gt;IV.3. GÜNEÞ ENERJÝSÝNÝN AVANTAJLARI&lt;br/&gt;IV.4. GÜNEÞ ENERJÝSÝNÝN DEZAVANTAJLARI&lt;br/&gt;IV.5. BOYLERDE ARANILAN ÖZELLÝKLER&lt;br/&gt;IV.6. KONTROL PANELÝNDE ARANILAN ÖZELLÝKLER&lt;br/&gt;IV.7. GÜNEÞ ENERJÝ SÝSTEMLERÝNDE ARANILAN ÖZELLÝKLER&lt;br/&gt;a) Kapalý Devreli Sistem&lt;br/&gt;b) Pompalý (Zorlanmýþ Dolaþýmlý) Sistem&lt;br/&gt;c) Sýcak Su Deposu (Boyler) Ayrýk Sistem&lt;br/&gt;d) Kapalý Devrede Þebeke Suyu Kullanýmý  &lt;br/&gt;e) Otomatik Kontrol Özelliði&lt;br/&gt;IV.8. OTOMATÝK KONTROL&lt;br/&gt;IV.9. GENLEÞME DEPOSU&lt;br/&gt;IV.10. DEPONUN YERÝ&lt;br/&gt;a) Bina Ýçine Yerleþtirme Kriterleri&lt;br/&gt;b) Bina Dýþýna Yerleþtirme Kriterleri&lt;br/&gt;IV.11. YALITIM&lt;br/&gt;IV.12. DONMA &lt;br/&gt;V. BÖLÜM SÝSTEM&lt;br/&gt;V.1. SU ÝLE ISIL ENERJÝ DEPOLANMASI&lt;br/&gt;V.2. ISI TAÞIYICI AKIÞKAN&lt;br/&gt;TÝPÝK ISI TAÞIYICI AKIÞKANLARIN BELLÝ BAÞLI ÖZELLÝKLERÝ (TS 3817 ÇÝZELGE 7)&lt;br/&gt;TÝPÝK ISI TAÞIYICI AKIÞKANLARIN GENEL MUKAYESESÝ (TS 3817 ÇÝZELGE 8)&lt;br/&gt;V.3. GÜNEÞ ENERJÝSÝ SÝSTEMLERÝNDE RASTLANILAN KOROZYON TÝPLERÝ&lt;br/&gt;V.4. ISI TAÞIYICI AKIÞKAN SEVÝYESÝNÝN KONTROLÜ&lt;br/&gt;V.5. ÝÞLETMEDE AKIÞKAN DEBÝSÝ&lt;br/&gt;V.6. MONTAJ&lt;br/&gt;V.7. SÝSTEMÝN DEVREYE ALINMASINDA DÝKKAT EDÝLECEK HUSUSLAR&lt;br/&gt;V.8. KOLLEKTÖR SEÇÝMÝ&lt;br/&gt;V.9. ÖZELLÝKLER&lt;br/&gt;V.10. MONTAJ ÞEMASI&lt;br/&gt;VI. BÖLÜM GÜNEÞLÝ SU ISITICILARININ TASARIMI&lt;br/&gt;TABLOLAR&lt;br/&gt;KAYNAKLAR&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;GÜNEÞ ENERJÝSÝNÝN ÝLK UYGULANMASI&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;        Güneþ ýþýnýmý asýrlardan beri yeryüzüne geldiði halde bilinçli faydalanmaya baþlanmasý oldukça yenidir. Kaynaklara göre, ilk defa Sokrat (M.Ö.400), evlerin güney yönüne fazla pencere koyarak güneþ ýþýðýnýn içeri girmesini ve kuzey tarafýný yüksek yaparak rüzgarýn önlenmesi gerektiðini belirtmiþtir. Arschimed&quot;in (M.Ö.250) iç bükey aynalarla güneþ ýþýðýný odaklayarak Sirakuzayý kuþatan gemileri yaktýðý iddia edilmektedir. Güneþ enerjisi konusundaki çalýþmalar 1600 yýlýnda Galile&quot;nin merceði bulmasýyla artmýþtýr. Ýlk defa Fransa&quot;da 1725&quot;de Belidor tarafýndan güneþ enerjisiyle çalýþan bir pompa yapýlmýþtýr.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;        Fransýz bilim adamý Mouchot 1860&quot;da parabolik aynalar yardýmýyla güneþ ýþýnýmýný odaklamýþ ve küçük bir buhar makinesi yapmýþ, güneþ pompalarý ve güneþ ocaklarý üzerinde deneyler yapmýþtýr. Güneþ enerjisi ile ilgili ilk kitapta 1869&quot;da &quot;La Chaleur Solaire et Aplication Industrielles&quot; ismiyle Nouchot tarafýndan hazýrlanmýþtýr. Mouchot 1878 yýlýnda ilk defa güneþ enerjisi ile çalýþan bir soðutucuda bir blok buz üretmeyi baþarmýþtýr. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;        Güneþ enerjisi ile ilk çalýþan, iþ yapan akýþkanýn hava olduðu bir makine 1868&quot;de Ericsson tarafýndan geliþtirilmiþtir. Bu yýllarda güneþ enerjisi konusundaki çalýþmalar yoðunlaþmýþ tatlý su elde edilmesi ve güneþ ocaklarý konusundaki çok sayýda çalýþma yapýlmýþtýr. Adams, Hindistan&quot;da yedi askerin yemeðini soðuk ay sayýlan ocak ayýnda konik yansýtýcýlý güneþ ocaðý ile 2 saatte piþirmiþtir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;        Schuman ve Boys, 1913&quot;te parabolik aynalar yardým</description></item><item><title>HÝDROJEN ENERJÝSÝ VE KULLANIMI ALANLARI</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?hidrojen-enerjisi-ve-kullanimi-alanlari-373592.html</link><description>Enerji insanoðlunun temel girdilerinin karþýlanmasýnda, ülkelerin sosyal ve ekonomik olarak kalkýnmasýnda en önemli gereksinimlerden biridir. &lt;br/&gt;Ülkelerin ekonomik, kültürel ve bilimsel seviyeleri onlarýn ürettikleri ve kullandýklarý enerji miktarý ile ölçülür.</description></item><item><title>GÜNEDOÐU ANADOLU PROJESÝ</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?gunedogu-anadolu-projesi-362329.html</link><description>GÜNEY DOÐU ANADOLU PROJESÝ&lt;br/&gt;                            (GAP)&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Dicle ve Fýrat ýrmaklarýnýn aþaðý kesimleriyle bunlar arasýnda kalan alaný kapsayan ve barajlar, hidroelektirik santrallarý, sulama tesisleri, her çeþit altyapý, tarýmsal tesisler, ulaþtýrma, eðitim, saðlýk vb. alanlardaki hizmetleri içeren projeler demeti.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;       Güneydoðu  Anadolu Projesi, 1960&quot;larýn baþýnda baþlayan Fýrat Havzasý çalýþmalarýnýn tamamlanmasýyla hazýrlanan Fýrat Havzasý Ýstikraz Raporuna, 1971&quot;de, Dicle havzasý projelerinin de etkilenmesiyle bölgesel bir nitelik kazandýrýlarak oluþturuldu.Bölgedeki ekonomik yaþamý büyük ölçüde etkileyici bir özellik taþýyan ve uygulamaya geçildiðinde bütün kesimler için itici bir güç oluþturucak olan GAP, yedisi Fýrat havzasýnda,altýsý Dicle havzasýnda olmak üzere toplam on üç projeden oluþmaktadýr.Fýrat havzasý için hazýrlanan projeler þunlardýr:&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;    Aþaðý Fýrat Projesi 7 ayrý birimden oluþmaktadýr:&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;        Atatürk barajý ve hidroelektirik santrali, GAP&quot; ýn en önemli ve kilit tesisidir.Türkiyenin en büyük barajýdýr.Baraj 1990 sonunda tamamlanarak 1991 yýlýndan itibaren su tutmaya baþladý.Yýlda 8,9 milyar kWh elektirik enerjisi üretecek olan 8 ünitelik türbin-jenaratör grubunun 2 ünitesi, temmuz 1992 yýlýnda barajýn açýlýþýyla birlikte üretime geçti.Dev su ulaþtýrma tünelleri tamamlandýðýnda 880 000 ha&quot;lýk alan sunabilecektir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;    Þanlýurfa tünelleri Atatürk barajýndan alacaðý sularý sulama alanlarýna aktaracak olan bu tünel sistemi,yan yana iki ana tünel ile baðlantý tünellerinden oluþmaktadýr.Toplam uzunluðu 57,8 km olacak; 327 bin 725 ha&quot;ý cazibeyle, 148 649 ha&quot;ý da pompajla olmak üzere toplam 476 374 ha alaný sulayacaktýr.Þanlýurfa tünelleri çalýþmaya baþladýktan sonra saniyede akýtacaðý 328 m3 suyla Türkiye&quot;nin Dicle ve Fýrat&quot;tan sonra üçüncü büyük ýrmaðý olacaktýr. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;   Þanlýurfa Hidroelektrik Santali: Þanlýurfa tüneli çýkýþýndan sonra akan suyu deðerlendirecek olan bu santralde yýlda 124 milyon kWh elektrik enerjisi üretilecektir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;   Þanlýurfa-Harran Sulamasý: Bu proje kanal sistemiyle Þanlýurfa ve Harran ovalarýnda 147866 ha alanýn sulanmasýný saðlayacaktýr.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;   Mardin-Ceylanpýnar Sulamasý: Mardin ve Ceylanpýnar ovalarýnýn yeraltý   kaynaklarýndan yararlanarak sulanmasýný içeren bu projede, 328 608 ha alanýn sulu tarýma açýlacaðý öngörülmektedir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;   Bozova Pompaj sulamasý: bu proje kapsamýnda da Atatürk barajýndan saðlanacak suyla 55 300 ha alanýn sulanmasý yer almaktadýr.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;   Fýrat Havzasý için hazýrlanan bu projenin uygulamaya konmasýyla, Fýrat Irmaðý&quot;ndan  akan su, sýrasýyla Keban, Karakaya ve Atatürk baraj ve hidroelektrik santrallerini çalýþtýracak ve buradan Urfa tünelleri ile Þanlýurfa hidroelektrik santraline de enerji saðladýktan sonra sulama alanlarýna akýtýlacaktýr.&lt;br/&gt;   &lt;br/&gt;   Bunlarýn dýþýnda GAP kapsamýnda &lt;br/&gt;        &lt;br/&gt;*Siverek-Hilvan pompaj sulamasý, &lt;br/&gt;*Dicle Havzasý projesi&lt;br/&gt;*Kralkýzý-Dicle projesi&lt;br/&gt;*Batman projesi&lt;br/&gt;*Batman-Silvan projesi&lt;br/&gt;*Garzan projesi&lt;br/&gt;*Ilýsu projesi&lt;br/&gt;*Cizre projesi&lt;br/&gt;*Sýnýr Fýrat projesi&lt;br/&gt;gibi projeler yer almaktadýr. Karakaya barajý ve HES, atatürk barajýndan sonra Türkiye&quot;nin üretim açýsýndan en büyük barajýdýr(7,354 milyon kWh).1997 yýlýnda hizmete girmiþtir. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;74 000 km2&quot;lik bir alaný kapsayan GAP sýnýrlarý içinde, Þanlýurfa, Mardin, Gaziantep, Adýyaman, Diyarbakýr, Batman ve Siirt illeri tümüyle ya da bir bölümüyle yer almaktadýr. 1976&quot;da uygulanmasýna baþlanan proje 30 yýlda tamamlanabilecektir. Projede yer alan tesislerden Atatürk, Karakaya, Kralkýzý barajý ve HES gibi yapýmý süren tesislerin yanýnda, henüz proje aþamasýnda olan tesisler de bulunmaktadýr.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Gap&quot;ýn tamamlanmasýyla yýlda 23 milyar kWh hidroeletrik enerjisi elde edilecektir. Bu enerji Türkiye&quot;de üretilen toplam elektrik enerjisinin %80&quot;ine eþittir. Bunun yanýnda günümüzde devlet eliyle sulanmasý gerçekleþtirilen tarým alanlarý miktarý kadar bir alan(1 milyon 800 bin ha) sulu tarýma açýlacak, nadas tümüyle ortadan ve bölgenin ürün deseni deðiþecektir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Yýlda 600 bin ton pamuk, 66 bin 458 ton antepfýstý</description></item><item><title>ENERJÝ VE ÇEVRE</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?enerji-ve-cevre-442301.html</link><description>ENERJÝ ve ÇEVRE&lt;br/&gt; &lt;br/&gt;Enerji üretiminin çevre etkileri deðiþik biçimlerde deðerlendirilebilir. Bu deðerlendirmeler, her bir kaynak için birim enerji üretimine karþýlýk gelen kirletici madde tip ve miktarlarý, bunlarýn çevre ve atmosfer içerisinde daðýlýmlarý, çalýþanlarýn ve halkýn saðlýðý üzerine etkileri, atýðýn miktarý ve zehirliliði, uzun dönemde çevre ve ekolojik sistemler üzerindeki etkileri açýlarýndan yapýlabilir.&lt;br/&gt;Dünya elektrik üretim rakamlarý incelendiðinde %60 ile en büyük payý fosil yakýtlar almaktadýr. Fosil yakýtlar (kömür, petrol ve doðalgaz), hemen hemen bütün ülkelerde temel enerji üretim kaynaðý olarak karþýmýza çýkarlar. Fosil yakýtlarýn çevre etkileri göz önüne alýndýðýnda karþýmýza sera etkisi asit yaðmurlarý ve hava kirliliði çýkar. Bu tür yakýtlardan yanma sonucu enerji elde edildiðinde yanma ürünleri (CO2,NOx ve SO2 gibi gazlar), baca gazý olarak atmosfer içinde daðýlýrlar. Baca gazlarý ayrýca uçucu kül ve hidrokarbonlarý içerirler. Nikel, kadmiyum, kurþun, arsenik gibi zehirli metaller de fosil yakýtlarýn yanmasý sonucu atmosfere atýlan diðer maddelerdir. CO2, sera etkisi oluþumunda etkin rol oynamaktadýr. Dünyadaki endüstriyel geliþme öncesi atmosferdeki CO2 konsantrasyonu 280 ppm (milyonda bir ) dolaylarýnda idi. Bu konsantrasyon, 1958de 315 ppm ve 1986da 350 ppm düzeyine kadar yükselmiþtir. Artan CO2 miktarý, yerkürenin sýcaklýðýnýn artmasýna neden olmakta, bu da iklim dengelerinin bozulmasýna yol açmaktadýr. SO2 ve NOx ise esas olarak asit yaðmurlarýna yol açmaktadýr. Atmosferdeki su buharý ile birleþen SO2 ve NOx ise esas olarak asit yaðmurlarýna yol açmaktadýr. Atmosferdeki su buharý ile birleþen SO2 ve NOx sülfürik ve nitrik asit oluþturmakta ve bu da dünyanýn ekolojik dengesinin bozulmasýna neden olmaktadýr. Bütün fosil yakýt artýklarý kýþ aylarýnda pek çok þehrimizi etkisi altýna alan hava kirliliðine yol açtýðýný da unutmamalýyýz. Fosil yakýtlarýn çevre etkileri bunlarla da sýnýrlý deðildir. Örneðin kömür madenciliði hem çalýþanlara saðlýk riski getirmekte, hem de ülkemiz için pek yabancý olamayan metan gazý patlamalarý nedeni ile ölümlere yol açabilmektedir. Diðer bir sorunla da fosil yakýt taþýmacýlýðýnda karþýlaþýlmaktadýr. Petrol taþýyan tankerlerin neden olduðu kazalar yüz binlerce ton petrolün denize yayýlmasýna neden olmuþtur. Bunun canlý bir örneðini geçtiðimiz aylarda Ýstanbul Boðazýnda yaþadýk.&lt;br/&gt;Hidroelektrik santraller ile elektrik üretimi, dünyada toplam elektrik üretimine yaklaþýk %23 oranýnda katkýda bulunmaktadýr. Hidroelektrik santralleri ile enerji üretimi için uygun coðrafi koþullarýn saðlanmasý gerekmektedir. Günümüz koþullarýnda kullanýlabilir hidroelektrik kapasitenin büyük bir bölümü halihazýrda kullanýlmaktadýr. Hidroelektrik santrallerin çevre ile etkileþimlerine gelince, büyük su rezervuarlarýnýn oluþmasý nedeni ile ortaya çýkan toprak kaybý sonucu doðal ve jeolojik dengenin bozulabilmesi olasýdýr. Bu rezervuarlarda oluþan bataklýklar da, metan gazý oluþumu için uygun bir ortam teþkil ederler. Yakýn geçmiþte barajlarýn yýkýlmasý sonucu meydana gelen kazalar, pek çok kiþinin ölümüne neden olmuþtur.&lt;br/&gt;Dünyada elektrik üretimi içinde %17 gibi önemli bir pay, nükleer reaktörler tarafýndan saðlanmaktadýr. Bu oran geliþmiþ ülkelerde çok daha yüksek rakamlara ulaþmaktadýr. Örneðin fosil yataklarý kýsýtlý olan Fransa, elektriðin %70ini nükleer enerji ile saðlamaktadýr. Nükleer enerjinin çevreye etkisi fisyon ürünü radyoaktif izotoplarýn yayýlmasý durumunda söz konusu olur. Bunun kötü bir örneðini 1986da Çernobil reaktöründeki kaza ile yaþadýk. Bu kazanýn nedeni türbin kontrolü sýrasýnda reaktör güvenlik sistemlerinin devre dýþý býrakýlmýþ olmasýdýr. Çevreye yüksek miktarda radyoaktivitenin salýnmasý ise, reaktörün koruma kabýnýn olmamasýndan kaynaklanmaktadýr. Bu reaktörün yetersiz tasarýmýný, günümüzde çalýþan 400 ün üzerindeki reaktör için genellemek doðru deðildir. Bu reaktörler uzun süredir güvenli olarak çalýþmaktadýrlar. Bütün mühendislik sistemleri gibi nükleer reaktörler de</description></item><item><title>YENÝLEBÝLEN ENERJÝ KAYNAKLARININ ÇEVRESEL ETKÝSÝ</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?yenilebilen-enerji-kaynaklarinin-cevresel-etkisi-382591.html</link><description>YENÝLEBÝLEN ENERJÝ KAYNAKLARININ ÇEVRESEL ETKÝSÝ&lt;br/&gt;Bugün tüm dünyanýn enerji tüketiminde büyük ölçüde baðýmlý olduðu enerji kaynaklarý yenilemez nitelikte olan fosil kaynaklardýr. Bu fosil kaynaklarýn çevreye verdikleri zararlarda özellikle þehirlerdeki hava kirliliði olmak üzere tüm doðal ortam üzerinde kendini hissettirmekte ve bu olumsuzluklarýn en aza indirilebilmesi içinde çareler aramaktadýr. Ancak henüz yoðun þekilde kullanýmý olmayan ve çevre üzerindeki etkileri yeterince deðerlendirilmemiþ olan yenilebilen enerji kaynaklarýnýn çevresel etkileri üzerinde ayrý ayrý durulmaktadýr. &lt;br/&gt;Rüzgar Enerjisi&lt;br/&gt;Rüzgar tribünleri görünüm olarak 20 km lik bir alanda negatif etki yapmaktadýr. Kuþlarýn takip ettiði göç yollarý güzergahýnda çýkardýklarý ses ile bu görüþ yollarýný deðiþtirmesi sebep olurlar. Diðer enerji kaynaklarýna göre rüzgar enerjisi çevreye çok zarar vermediði için vatandaþlar tarafýndan çevreye verdikleri görüntü bozukluðu gibi þeyleri görmezlikten gelirler. Fanatik çevreciler yine de buna karþý tepkilidirler. (hoþ görülü yaklaþmazlar.)&lt;br/&gt;Rüzgar enerjisi üretimi için geniþ bir arazi devreye sokulmaktadýr. 1000 NWp&quot;lik bir enerji üretimi için 100 km2 lik bir alanýn kullanýlmasý gerekir. Ve burada iþgal edilen yüzey % 01&quot;dir. Diðer kalan arazilerde zirai açýdan kullanýlabilir. Buradaki en önemli dezavantaj gürültü rahatsýzlýðýdýr. Bu jenaratörlerin 200-300 m kadar ötesine kadar gürültü rahatsýzlýðý  söz konusudur. Bunlar estetik açýdan çok arzu edilmeyen tesislerdir. &lt;br/&gt;Rüzgar Enerjisi, atmosfer ve sularý kirletmemekte, çevreye zararlý olabilecek herhangi bir toksit madde vermemekte birlikte, rüzgar türbinlerinin çýkardýðý ses, gürültü rahatsýzlýðýna neden olmakta ve arazi kullanýmý açýsýndan da bazý olumsuzluklarý beraberinde getirmektedir. Özellikle ormanlýk alanlarda rüzgar türbinlerinin inþasý için aðaç kesilmekte, yeþil alanlara zararlar verilmektedir. Yine bu türbinlerin inþasý için yollar yapýlmakta ve bu yollarýn yapýmý sýrasýnda, ormandaki aðaçlar kesilmekte, bu yollarla orman ve çevre önemli ölçüde zarar görmektedir. Rüzgar türbinleri yerleþim alanlarýna yakýn inþa edilmiþse bu alanlarda yol açtýðý gürültü rahatsýzlýðý nedeniyle taþýnmazlarýn deðerini büyük ölçüde azaltmaktadýr. &lt;br/&gt;Rüzgar türbinlerinin diðer bir çevresel olumsuzluðu da kartal ve doðan türü kuþlarýn, bunlara çarparak ölmesidir. Bu konuda türbini üreten firmalar bir takým önlemler almak için araþtýrmalarýný yoðunlaþtýrmaktadýr. &lt;br/&gt;Güneþ Enerjisi&lt;br/&gt;Güneþ enerjisinde 1000 MWp lik bir enerji için 7-8 km2 güneþ panellerine ihtiyaç vardýr. Bu tür paneller genellikle binalarýn çatý ve duvarlarýna yerleþtirilir.&lt;br/&gt;Güneþ enerjisi üreten sistemler, hava kirliliðine yol açmamakta, saðlýðýmýz üzerinde de her hangi bir olumsuzluk ortaya koymamaktadýr. Bilindiði gibi, güneþ enerjisinin verimi, teknolojisine ve iklim þartlarýna baðlý olarak deðiþmektedir. Güneþ enerjisi ile ýsýnan suyun özelliðinde de saðlýðýmýzý olumsuz yönde etkileyecek herhangi bir deðiþiklik söz konusu deðildir. &lt;br/&gt;Güneþ enerjisi için üretilen malzemelerin bazýlarý, bunlarýn üretiminde çalýþan iþçiler ve bunlara dokunan kimseler üzerinde olumsuz etkiler yapmaktadýr. Özellikle foto voltaik pillerde kullanýlan kadmiyum ve arsenik, söz konusu zararlý maddeler arasýndadýr. Yine bazý sistemlerde kullanýlan silikon maddesi solunum yollarý ile alýndýðýnda, burada çalýþan iþçiler üzerinde kanserojen etki de bulunmaktadýr. Diðer taraftan, bu foto voltaik pillerden sýzan ve çevreye yayýlan gazlar yangýn olaylarýnda itfaiyeciler üzerinde de telafisi mümkün olmayan zararlar meydana getirmektedir. &lt;br/&gt;Güneþ enerjisi üretimi için büyük ölçekte arazi kullanýmý gerekmektedir. 20-60 mega wattlýk bir enerji üretimi için, en azýndan, bir kilometrekarelik alana ihtiyaç vardýr. Bu durum sadece güneþ enerjisi üretimi için deðil, termik santralarda da en az o kadarlýk bir alana ihtiyaç duyulmaktadýr. Nüfusun yoðun olduðu, arazinin kýymetli olduðu yörelerde, bu durum önemli bir olumsuzluktur. Diðer taraftan, güneþ enerjisinde su kullanýlmadýðý için suyun olmadýðý veya kýymetli olduðu yörelerde, özellikle çöllerde önemli bir avantajsýzlýktýr.&lt;br/&gt;Jeotermal Enerji &lt;br/&gt;Jeotermal enerji bilindiði gibi yerin içinden elde edilen bir enerjidir. Meteorik sularýn yerin içinde dolaþým yaparken, sýcak magma tarafýndan ýsýtýlmasý ve konveksiyon akýmlarý ile yeryüzüne yükselmesi sonucu ortaya çýkan, sýcak akýþkanlar, yenilebilen enerji kaynaklarýný oluþturmaktadýr. Bu konuda sýcak kaya sistemleri de son zamanlarda d</description></item><item><title>YENÝLENEBÝLÝR ENERJÝ UYGULAMALARINA DÜNYADAN ÖRNEKLER</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?yenilenebilir-enerji-uygulamalarina-dunyadan-ornekler-353757.html</link><description>YENÝLENEBÝLÝR ENERJÝ UYGULAMALARINA DÜNYADAN ÖRNEKLER&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Danimarka&quot;da Geniþ Bir Rüzgar Çiftliði&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;24  MW&quot;lik  Rsjsby  Moor rüzgar çiftliði, Danimarka standartlarýna göre bile büyük olarak kabul  edilmektedir.  Çiftlik 40 rüzgar türbininden oluþmaktadýr. Türbinler, rüzgar hýzýna uyum saðlamak için iki deðiþik hýzda çalýþan bir jenaratör kullanmakta olup,  çift  etkilidir. Rüzgar  çiftliðinin,  ayrýca  bir  otomatik  kontrol  sitemi  bulunmaktadýr  ve  yýlda  60  GWh elektrik  üreteceði  tahmin  edilmektedir.  Çiftliðin  yerleþimi,  bir  kýyý  bölgesinde  bulunan büyük bir rüzgar çiftliðinin görsel etkisinden faydalanmýþtýr.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Projenin Geçmiþi&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&quot;Enerji 2000&quot; adlý önceki Danimarka enerji planýna göre, Danimarka&quot;da elektrik üreten firmalar,  rüzgar  türbinlerinin  kurulma  çalýþmalarýna katýlmak zorunda býrakýldý ve 2005 yýlýna   kadar   rüzgar   türbinlerinin  toplam  üretiminin  1500  MW&quot;e  yükseleceði  tahmin edilmektedir. Bu planýn bir parçasý olarak, toplam kapasitesi 24 MW olan Rejsby  Moor rüzgar  çiftliði,  Jutland&quot;ýn  güney  bölgelerine  yerel  bir  enerji  üretim  firmasý  tarafýndan kurulmuþtur.   Projenin  finansmaný  da,  yerel  enerji  kaynaðý  olan  ELSAM  tarafýndan saðlanmýþtýr.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Rüzgar çiftliði, Jutland&quot;ýn batý kýyýlarýna rüzgarýn yüksek bir hýzla ve yatay olarak estiði bir bölgede kurulmuþtur. Rüzgar hýzýnýn artmasýna baðlý olarak,  üreteceði  enerji  miktarý  da artacaðýndan   dolayý,   rüzgar   türbinlerinin   dikkatli   bir   þekilde   yerleþtirilmesi,   rüzgar enerjisinden  en  ekonomik  biçimde yararlanýlabilmesi açýsýndan oldukça önemlidir. Uzun bir yerel planlama sürecinin ardýndan, 1995 yýlýnda Rejsby  Moor  tarafýndan  40  rüzgar türbini kullanýma açýlmýþtýr.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Proje&lt;br/&gt;Rüzgar  türbini,  600 KW&quot;lik 40 mikondan oluþmaktadýr. Türbinler, 46 metre yükseklikte boru biçimindeki kulelere yerleþtirilen rüzgara dik ve eðri karþýlayan bölmeli makinalardýr. Saniyede 7-8 metre rüzgar hýzýna kadar, her türbin, 150 kW&quot;lik üretim yaparak  çift  hýzla çalýþan  endüksüyon  jenaratörünü  yönetir. Rüzgar hýzý daha yüksek olduðunda jenaratör otomatik olarak 600 kW&quot;ye yükselir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Her türbininin kurulmasýnda, 70 metreküp beton, 8 tonluk güçlendirme amaçlý çelik ve 100&lt;br/&gt;metrekarelik bir alan kullanýlýr.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Her  türbini  özel  olarak  geliþtirilmiþ  bir  makina  kontrol  etmektedir  ve  bütün  rüzgar türbinlerinin yerel firmanýn kontrol merkezi ile baðlantýsý bulunmaktadýr. Sistem, türbinlerin bütün fonksiyonlarýnýn tam bir kontrolünü saðlar, hata ve üretim detaylarýný kaydeder ve durum raporu sunar.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Performans&lt;br/&gt;Ýlk rüzgar türbini 1995 yýlýnýn Mayýs ayýnda, sonuncusu da Temmuz ayýnda kurulmuþtur. Temmuz ile Ekim arasýndaki dönem üretimi test etmek amaçlý deðerlendirilmiþtir ve  bu süre içerisinde üretim figürleri, türbinin tam kapasite çalýþmasýndan  beklenen  miktardan düþük  çýkmýþtýr.  1995  yýlýnýn  Ekim  ve  Kasým  figürleri   normal   bir   çalýþmayý   temsil etmektedir. 1995 yýlýnýn Eylül ayýndan þu ana kadar edindiðimiz ticari iþletim tecrübemize dayalý olarak, rüzgar çiftliðinin yýlda 60 GWh üretim yapacaðý tahmin edilmektedir.&lt;br/&gt; &lt;br/&gt;Rüzgar   çiftliðinden   þu   anda   üretilen  enerji,  Danimarka&quot;da  her  birisinde  birer  ailenin yaþadýðý 16.000 adet yeni yapýlmýþ konuta enerji saðlayabilecek  kapasitededir.  Ancak, Güney Jutland&quot;da yine ayný miktarda enerji  üreten  fakat  geleneksel  yöntemler  kullanýlan bir tesis, yýlda, 150 ton SO2, 45.000 ton CO2, 130 ton NOx, 6 ton toz, 600 ton atýk, 2.800 ton cüruf üretmektedir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Projenin Ekonomisi&lt;br/&gt;Rüzgar çiftliðinin toplam maliyeti 150 milyon Danimarka kronu tutarýndadýr. Yýllýk  toplam üretimin 60 GWh olmasýna; ana sermayeye, % 5.3 faiz; 20 yýllýk aþýnma payý ve bakým ve hizmet  maliyetlerine  göre  üretim  fiyatýnýn  kWh  baþýna  0.25  Danimarka  kronu  olmasý beklenmektedir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Ýçme Suyu Pompalayan Su Akýmlý Türbinler&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Özet&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Dünyada,   hiçbir   baraj   veya  bent  gerektirmeyen  &quot;sýfýr  yüklü&quot;  kanal  ve  nehirlerden merkezileþtirilmemiþ enerji üretim potansiyeli bulunmaktadýr. K</description></item><item><title>PETROL</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?petrol-451915.html</link><description>PETROL&lt;br/&gt;PETROL sözcügü, Latincede kaya anlamina gelen petra ve yag anlamina gelen oleum sözcüklerinden türetilmistir. Günümüzde petrol ve petrol ürünleri büyük önem tasir. Benzin, gazyagi, mazot, fueloil (yagyakit), makine yagi, bitüm ve parafin mumu çok bilinen petrol ürünleridir. Benzin otomobillerde; gazyagi gaz lambalarinda, bazi isitma aygitlarinda ve jet uçaklarinin motorlarinda; mazot (dizel yakiti da denir) otobüs, kamyon ve gemilerdeki dizel motorlarinda kullanilir. Buharli gemilerin kazanlarinda buhar üretilmesinde; çelik, cam, seramik gibi maddelerin üretiminde kullanilan bazi sanayi firinlarinda ve bazi binalarin isitma sistemlerinde fueloil yakilir. Makinelerin düzgün ve rahat çalisabilmesi için ince ya da kalin makine yaglarina (en kalinlarina gres denir) gereksinim vardir. Bitümden, asfalt ve yalitim malzemesi üretiminde yararlanilir.&lt;br/&gt;Petrol binlerce yil boyunca basit bir biçimde kullanildi. Babilliler yol döserken ve baglayici madde olarak bitümden, Romalilar yollari için Sicilyadan getirttikleri asfalttan yararlanirlardi. Eski Çinliler, tuz üretmek için tuzlu suyun isitilmasinda dogal gaz kullandilar. Italya, Almanya, Kuzey Amerika ve Birmanyada ham petrolün tedavi edici özellikleri olduguna inanilirdi.&lt;br/&gt;Gazyagi ve Parafin&lt;br/&gt;1850de Iskoçyali bilim adami James Young, seyl denen bir kayaçtan gazyagi elde etmenin yöntemini buldu. Young, gazyaginin lambalarda bitkisel yag ya da balina yagi yerine kullanilabilecegini gösterdi. Kimyadaki adi kerozen olan gazyaginin baslica iki türü vardir. Bunlardan birincisi gaz lambalarinda, gaz sobalarinda ve isiticilarda; daha uçucu olan ikinci türü ise, bazi traktörlerin ve küçük balikçi teknelerinin motorlarinda yakit olarak kullanilir. Jet uçaklarinin motorlarinda kullanilan gazyagi ikinci türdendir.&lt;br/&gt;Gazyagina Ingilterede parafin denir. Ama parafin aslinda petrolden elde edilen, mum, cila, su geçirmez karton ve kagit yapiminda kullanilan yari saydam, sert bir mumdur. Açik renkli, kalin bir yag olan ve ilaç olarak kullanilan vazelin (kimyadaki adi petrolatum) de bir baska petrol ürünüdür.&lt;br/&gt;Ham Petrolün Kesfi&lt;br/&gt;19. yüzyilin ortalarina kadar ham petrol, dogal olarak yüzeye sizdigi yerlerde olusturdugu birikintilerden toplanirdi. Hayvanlarin su içtigi kaynaklara ya da tuzlu su çikarmak için açilan kuyulara sizdigi için de çogu zaman can sikici, istenmeyen bir madde olarak görülürdü. 1850 dolaylarinda ABDde A.C.Ferris ve onun ardindan S.M.Kier, petrolün lamba yagi olarak kullanilmasina yönelik ilk çalismalari baslattilar. Daha sonra New Yorklu iki avukat, George Bissell ve Jonathan Eveleth, Pennsylvaniada bir petrol arama sirketi kurdular ve emekli bir demiryolu müteahhiti olan Edwin L. Drakei, Pennsylvaniadaki küçük Titusville kasabasi yakinlarinda petrol kuyusu açmakla görevlendirdiler.&lt;br/&gt;Drake 27 Agustos 1859da 21 metre derinde petrole rastladi. Çok geçmeden günde sekiz varil, sonra da 20 varil petrol çikarmaya basladi. Petrol, balina avlamak gibi riskli bir isten daha güvenilir ve daha ucuz bir lamba yagi kaynagi oldugu için hazir bir pazar buldu. Artik petrole hücum ve petrol çagi baslamisti.&lt;br/&gt;Petrolün Olusumu ve Bulunmasi&lt;br/&gt;Petrol denizlerdeki bitki ve hayvanlarin öldükten sonraki kalintilardan olusmustur. Bu kalintilar deniz yataginda milyonlarca yil boyunca çürümüs ve geriye yalnizca yagli maddeler kalmistir. Yagli maddeler çamur altinda kalmis ve zamanla çamur sikisip kayaç katmanlarina, alttaki yagli maddelerde de petrol ve gaza dönüsmüstür. Yerkabugundaki altüst oluslar bazen denizlerin kara parçalari haline gelmesine ve petrol içeren kayaçlarin da binlerce metre derine gömülmesine yol açmistir.&lt;br/&gt;Çogunlukla petrol olustugu yerden baska yerlere tasinmistir. Bazen kayaçlardaki gözeneklerden sizip kilometrelerce derinden yüzeye çikmis ve burada buharlasmis (gaz haline dönüsmüs), geriye bir bitüm ya da zift birikintisi kalmistir. Çogu kez de gözeneksiz, sert kayaçlarla karsilasmis ve buralarda toplanmistir. Bulunan petrol yataklari bu tür kayaçlarin petrolü tutmasiyla olusmustur. Bu yataklarda, süngerin su emmesi gibi, gözenekli kayaçlarin emdigi petrolün üstü kubbe biçimli, sert ve gözeneksiz kayaçlarla örtülmüstür. Ama bu kayaçlar ile petrol arasinda genellikle bir dogal gaz katmani, petrolün altinda da çogu kez eski denizden arta kalan tuzlu su bulunur.&lt;br/&gt;Belirli bir yerde petrol bulunup bulunmadigi ancak sondajla (delmeyle) anlasilabilir; ama jeologlar yerkabuguna iliskin bilgilerden yararlanarak petrol bulunma olasiligi olan yerleri önceden belirleyebilirler. Ço</description></item><item><title>WIND ENERG AND TECHNOLOGICAL DIFFUSION PROCESS IN TURKE</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?wind-energ-and-technological-diffusion-process-in-turke-442418.html</link><description>Wind Energy and Technological Diffusion Process in Turkey&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;TopicPage&lt;br/&gt;1. Introduction3&lt;br/&gt;2. Section 1 - Energy Supply in the World5&lt;br/&gt;3. Section 2 - General Overview: Energy in Turkey12&lt;br/&gt;4. Section 3 - Wind Energy and Its Potential in Turkey18&lt;br/&gt;5. Section 4 - Technological Diffusion Process21&lt;br/&gt;6. Conclusion30&lt;br/&gt; &lt;br/&gt;Introduction&lt;br/&gt;Two subsequent oil crises diverted attention from fossil fuels to alternative energy sources for energy generation. Furthermore, fostering the course is the challenge that the whole world has been encountered: It is the environmental sustainability. Energy generation related CO2 (carbon dioxide) emissions play a significant role in environmental degradation. There are several technical and policy-based choices that can ensure the sustainability to a certain extent. One of them is the application of renewable energy technologies in energy - electricity - generation. In this regard, we will concentrate on wind energy technology from the perspective of Turkish energy policy, and technological change in theoretical approach.  &lt;br/&gt;Basically, country-based energy policy encompasses several issues, which are multi-dimensional, and specific to the country analyzed. Within this paper, only two of them are taken into account: Sustainability and dependency on foreign sources. &lt;br/&gt;There is a social cost in energy consumption: Consumption of fossil fuels causes degradation in the environment. In addition to the adverse effects resulted in the environment, being dependent on fossil fuel producing countries is another disadvantage of utilizing imported fossil fuels. &lt;br/&gt;Both dimensions are pertinent for Turkey&quot;s current and future energy policy. Turkey would definitely be better of exploiting its natural and renewable energy resources; such as wind, solar, geothermal, biomass, and others. Besides, Turkey would become somewhat independent from its energy imports by benefiting large amount of internal natural resources that could help accelerate technological development capability.&lt;br/&gt;On the other hand, the need  for  sustainable energy sources should not be seen just as a concern at country level. As climate change, loss of biodiversity and ozone layer depletion, fossil fuel energy sources substantially harms the globe, and risk the sustainable development&quot;s future, therefore, the issue should be addressed at global level.&lt;br/&gt;In the content of this paper, energy use and its main environmental effects are discussed at the global level in the first section. Following the global level, the focus is given to the case of Turkey regarding increasing energy consumption and energy related greenhouse gas emissions. As the environmental degradation issue is inevitable to be tackled, the importance of alternative energy sources, namely new renewables, and particularly wind energy is analyzed in the following section. Eventual section deals with the issue of technological diffusion process, highlighting blocking mechanisms and policy issues applicable to the Turkish wind energy market. &lt;br/&gt; &lt;br/&gt;Section 1&lt;br/&gt;1.1. Energy Supply in the World&lt;br/&gt;Energy is used for varying purposes, such as for transportation fuel, heating, electricity generation and for many other needs. Besides its significance in modern life, energy is one of the most essential keys to become a welfare society. In addition to the several economic indicators, the ratio of per capita energy use has been used for several decades as a socioeconomic development indicator. &lt;br/&gt;On the other hand, according to several researches, projections indicate that the worldwide demand will continue to use fossil fuels to meet the expected surge until the year 2025. Nevertheless, parallel to the issue in the overall awareness of global warming and other side effects of environmental degradation, the need to utilize non-fossil energy sources will gain momentum in the coming years. One of the most important points, in this regard, worth raising is the extent to which current energy sou</description></item><item><title>TERMÝK SANTRAL TANIMI VE ÇALIÞMASI</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?termik-santral-tanimi-ve-calismasi-375772.html</link><description>TERMÝK SANTRAL TANIMI VE ÇALIÞMASI:&lt;br/&gt;Yanmayla ortaya çýkan ýsý enerjisinden elektrik enerjisi üreten merkez.Yanma,bir kazan yada buhar ürecinde gerçekleþtirilir ve suyun buhara dönüþtürülmesini,daha sonrada bunun yüksek basýnç altýnda (160 bar),yüksek sýcaklýkta(550&quot;C)çok ýsýtýlmasýný saðlar.Buhar önce türbinin yüksek basýnçlý bölümünde ve daha sonra yeniden çok ýsýtýldýktan sonra orta ve alçak basýnçlý bölümlerde geniþler.Birbirini izleyen bu geniþlemeler sýrasýnda ýsý enerjisi mekanik enerjiye dönüþür.Kondansatörde soðutulunca su yeniden eski haline geçer;türbinden çektiði buharla çalýþan bir yeniden ýsýtma bölümüyse suyun ýsýsýný yükseltip kazana gönderir.Buhar ve su bir kapalý devre halinde dolaþtýklarý için,bu çevrim sonsuza kadar yenilenir. Duman kazan çýkýþýnda büyük oranda ýsý yitirir ve havaya verilir;Böylece yanma olayý gerçekleþir.Kömürle çalýþan santrallerde dumanýn daha sonra elektrostatik düzenekler yardýmýyla tozu alýnýr ve bacadan dýþarý atýlýr.Bu arada türbinde yaratýlan mekanik enerji bir alternatöre iletilir ve burada elektrik enerjisine dönüþtürülür.Türbo-alternatör gurubunun uzunluðu 600 mega voltluk bir güç için bazen 50m&quot;aþar; verilen elektrik akýmýysa 20 000 voltluk bir gerilim altýnda 19 200 ampere ulaþýr.Modern bir termik santralýn verimi %40 dolayýndadýr. Bir termik santralýn kurulacaðý yerin seçimi birçok etkene baðlýdýr.Bunlardan baþlýcalarý, enerji kaynaðýnýn yakýnlýðý (maden ocaklarý,limanlar,rafineriler,vb.),yakýtýn santrale getirilme yöntemleri (demiryolu,denizyolu,vb.) ve özellikle soðuk bir kaynaðýn varlýðýdýr.Bir termik santralýn bilançosu incelendiðinde, üretilen bir kilowatt için 4000 kilojoule&quot;dan fazla bir enerjinin soðutma suyuna harcandýðý anlaþýlmýþtýr.Su bir akarsudan alýnýrsa,bu suyun günümüzde en çok 7-10&quot;C arasýnda ýsýtýlmasýna izin verilmektedir;bu da büyük bir debi gerektirir.Sözgelimi, 600 megawattlýk bir enerji grubunda soðutma için saniyede 22 metreküp su gerekir.Bu nedenlerden ötürü,büyük santraller ancak büyük akarsularýn üzerinde ya da deniz kýyýsýnda kurulur.Bununla birlikte,termik santrallerin yol açtýðý ýsý artýþý,su bitkileri ve hayvanlarý için ciddi sorunlar yaratýr.Suyun az, santrallerin çok sayýda bulunduðu bölgelerde, genellikle hiperbol biçiminde büyük kulelerden oluþan havalý (atmosferik) soðutma sistemlerinden yararlanýlýr. Termik santrallerde kullanýlan yakýtlar mazot, gaz ve kömürdür. Mazot içi gerekli olan tesisler basit tesislerdir; mazot 30000-40000mküp hacimli,silindir biçiminde metalik depolarda saklanýr.Depolardan alýnýp ýsýtýlan mazot püskürtülerek brülörlere aktarýlýr.Gaz kullanýmý için gerekli olan donanýmlar çok az sayýdadýr; Gaz brülörlere gönderilmeden önce yalnýzca geniþletilir,filtreden geçirilir ve ýsýtýlýr. Termik santrallerde kömür kullanýmý;için gerekli olan tesisler gaz ya da mazota oranla çok daha önemli ve büyüktür.Burada özellikle kömürün demiryolu,akarsu ya da deniz yoluyla santrale getirilmesi, boþaltýlmasý, depolanmasý, santral alaný içinde dolaþtýrýlmasý ve kazana verilmesi için gerekli tesisler yapýlmalýdýr.Kömür önce toz haline getirildikten sonra,önceden mazotla 500&quot;C&quot;a kadar ýsýtýlmýþ olan yanma odalarýnýn brülörlerine kuvvetli bir hava akýmýyla gönderilir.Bu odalarýn birkaç yüz m küp&quot;ü bulan bir hacmi ve birkaç bin m kare büyüklüðünde bir ýsýtma alaný vardýr.Büyük bir termik santralin kömür tüketimi günde 3 000 t&quot;u aþar. Bir termik santral,kapalý devre halinde dolaþan suyu buharlaþtýran bir kazan ve bir türboalternatör(bir türbinle harekete geçirilen alternatör) grubu içine girer.Bu tür klasik santrallerde buhar, kömür, fuel-oil ve nadiren doðalgaz veya yüksek fýrýn gazý yakýlarak üretilir.Nükleer santrallerdeyse, suyu buharlaþtýrmak için gereken ýsý, uranyumun zincirleme bölünmesi tepkimesiyle üretilir. Termik santralleri büyük debili akarsu yakýnýnda veya deniz kýyýsýna kurmak gerekiyor;böylece santralde üretilen ýsýnýn yarýsýný boþaltan kondansatörün suyla beslenmesi saðlanýr.Sýcak su ýrmaða doðrudan boþaltýldýðý gibi (açýk devre soðutma) büyük soðutma kulelerine yollanabilir; burada havayla temas ederek kýsmen</description></item><item><title>HÝDROELEKTRÝK ENERJÝ</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?hidroelektrik-enerji-362493.html</link><description>HÝDROELEKTRÝK ENERJÝ&lt;br/&gt;Enerji , Hidroelektrik Enerji Tanýmý Ve Çevreye Etkisi&lt;br/&gt;Enerji deyince akla çok fazla þey geliyor. Çünkü, enerji çok fazla çeþitten oluþuyor. Konuþmak, hareket etmek ve aklýmýza gelen ne varsa bütün bunlarý yapabilmek için enerjinin gerekli olduðunu biliyoruz. &lt;br/&gt;Bütün bu ihtiyaçlarý karþýlayabilmek için de daha fazla enerjiye ihtiyacý var. Enerji elde etmek için, bir dizi santraller kuruyor. Hidroelektrik santralleri, termik santraller, hatta nükleer santraller. Hidroelektrik santraller ile elektrik üretimi, dünyada toplam elektrik üretimine yaklaþýk %23 oranýnda katkýda bulunmaktadýr. Hidroelektrik santralleri ile enerji üretimi için uygun coðrafi koþullarýn saðlanmasý gerekmektedir. Günümüz koþullarýnda kullanýlabilir hidroelektrik kapasitenin büyük bir bölümü hali hazýrda kullanýlmaktadýr. Türkiye açýsýndan enerjinin durumu ele alýndýðýnda, bazý kaynaklar açýsýndan þanslý bir ülke olduðumuz ortaya çýkmaktadýr. Özellikle Güney ve Doðu Anadolu bölgelerimizde hidroelektrik santraller sayesinde üretilen elektrik enerjisi küçümsenemez. Kurulmasý planlanan veya inþaatý süren birçok hidroelektrik santralleri, Türkiye&quot;nin geleceðine damga vuracaktýr. Hidroelektrik santraller, temiz enerji kaynaklarý arasýnda deðerlendirmek gerekir. &lt;br/&gt;Santrallerin kurulmasý için, Ýlk önce santralin kurulacaðý alanda bulunan bitki örtüsü tamamen ortadan kaldýrýlýyor. Çünkü, baþka türlü bu mümkün olmamaktadýr. Ýçlerinde en zararsýzý olan, hidroelektrik santralleri için bile bu þart geçerlidir. Hidroelektrik santralý kurulacaksa, bir de baraj sorunu oluþuyor. Yani suyun biriktirileceði devasa havuzlarýn bulunmasý, binlerce hatta milyonlarca metre küp suyun biriktirilmesi gerekiyor. Hidroelektrik santrallerin çevre ile etkileþimlerine gelince, büyük su rezervuarlarýnýn oluþmasý nedeni ile ortaya çýkan toprak kaybý sonucu doðal ve jeolojik dengenin bozulabilmesi olasýdýr. Bu rezervuarlarda oluþan bataklýklar da, metan gazý oluþumu için uygun bir ortam teþkil ederler. Bir de dere yataklarýnýn bozulmasý ve buna baðlý olarak bir dizi deformasyon meydana geliyor.. Ancak hidroelektrik santrallerin toplam getirisi yanýnda, küçük dezavantajlarýndan söz etmemek gerekir. Sonuçta, Bir þeylere sahip olurken, baþka  þeylerden vazgeçmemiz gerekiyor.&lt;br/&gt;Hidroelektrik Enerji&lt;br/&gt;M.Ö. 3000-2000 yýllarýndan itibaren Mezopotamya ve Çinde, Mýsýr ve Anadolu da suyun potansiyel ve kinetik enerjisinden faydalanýlmýþtýr. Buhar makinasýnýn icadýna kadar bir cismi hareket ettirmek için kuvvet kaynaðý olarak sadece su ve rüzgardan yararlanýlýyordu. Rüzgarýn süreksiz olmasý nedeniyle daha çok su kullanýlmýþtýr. &lt;br/&gt;Suyun Potansiyel ve kinetik enerjisinden faydalanýlarak çeþitli tipte hidroelektrik tesisler yapýlabilir. Çöllerde ve sýcak ülkelerde suyun buharlaþmasýndan faydalanmak suretiyle yapýlan depresyon tesisleri, gel-git olayýndan ve dalga enerjisinden faydalanýlarak yapýlanlarla akarsular üzerinde kurulan sistemler buna örnek verilebilir.&lt;br/&gt;Ülkemizdeki akarsularýn hidroelektrik potansiyelinin geliþtirilmesi amacý ile 485 adet hidroelektrik santral (HES) projesinin geliþtirilmesi planlanmýþ bulunmaktadýr. Bu çalýþmalar sonucunda ülkemizin akarsularýnýn toplam kurulu gücü 34592 MW, hidroelektrik enerji potansiyeli ise 122332 GWh olarak hesaplanmýþtýr. 1999 yýlý sonu itibariyle geliþtirilerek iþletmeye açýlan 113 adet HES projesinin toplam kurulu gücü 10631 MW olup, enerji üretim kapasitesi yýlda ortalama 38493 GWh&quot;dýr. Bu ise toplam hidroelektrik potansiyelin ancak %31&quot;inin geliþtirildiðini göstermektedir. Bu oran halen inþaatý devam etmekte olan toplam 4246 MW kurulu gücünde ve 14020 GWh enerji üretecek olan 38 adet HES projesinin tamamlanarak iþletmeye alýnmasý ile %43&quot;e ulaþacaktýr. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;DSÝ Türkiye&quot;de su kaynaklarýný geliþtirme projelerini, gerçekleþtirmekten sorumlu kurumdur. Hidroelektrik enerji üretecek projeleri geliþtirmektedir. Türkiye&quot;de bugüne kadar 125 hidroelektrik santral iþletmeye alýnmýþtýr. Türkiye&quot;de bugüne kadar iþletmeye alýnan  11643 megawatt kurulu güçteki hidroelektrik santrallerde yýlda ortalama 42.2 milyar kilowatt saat enerji üretmektedir. DSÝ tarafýndan inþa edilen hidroelektrik santrallerin  toplam kurulu gücü 9912 megawatt&quot;dýr.  DSÝ tarafýndan inþa edilen hidroelektrik santrallerde yýlda ortalama 35,7 milyar kilowatt saat enerji üretilmektedir. 40,5 milyar kilowatt saat enerji üretecek 102 hidroelektrik santralýn inþaatý DSÝ yatýrým  programýnda bulunmaktadýr. DSÝ dünyanýn en büyük su p</description></item><item><title>PARK TERMÝK ÇAYIRHAN TERMÝK SANTRALI</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?park-termik-cayirhan-termik-santrali-454443.html</link><description>PARK TERMÝK ÇAYIRHAN TERMÝK SANTRALI&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Çayýrhan Termik Santralý&quot;nýn Yeri : &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Ankara&quot;ya 120 km, Beypazarý&quot;na 22 km ve Nallýhan&quot;a 37 km mesafededir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Garanti Edilen Devamlý Kapasite ( Normal Kapasite ) : &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;2 x 150 MW ( 1-2. üniteler )&lt;br/&gt;2 x 160 MW ( 3-4. üniteler )&lt;br/&gt;Toplam Kapasite : 620 MW&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Yýllýk Üretim :&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;1-2. üniteler:2.000.000.000 kW-sa / yýl&lt;br/&gt;3-4. üniteler:2.200.000.000 kW-sa / yýl&lt;br/&gt;Toplam:4.200.000.000 kW-sa / yýl&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Ana Yakýt : &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Linyit kömürü ( kalori deðeri düþük, yüksek kükürt ve kül içerir )&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;1-2. Üniteler3-4. Üniteler&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Kalori deðeri:2.200 kkal/kg &amp;#61617; % 102.000 kkal/kg &amp;#61617; % 10&lt;br/&gt;Kül:% 29,9% ( 30-45 )&lt;br/&gt;Nem:% 27,5% ( 20-30 )&lt;br/&gt;Kükürt:% 4.65Maksimum % 4&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Gerekli olan ana yakýt ( linyit kömürü ) miktarý yýllýk 5.000.000 ton&quot;dur ( Çayýrhan Termik Santralý yer altýndan çýkardýðý linyit kömürünü ana yakýt olarak kullanan tek santraldýr ).&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Yardýmcý Yakýtlar :&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Fuel-oil ve motorin&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Termik santralýn kapladýðý alan :&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;5.032.000 m2&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Ünitelerin iþletmeye alýndýklarý tarihler :&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;1. Ünite:01/06/1987&lt;br/&gt;2. Ünite:21/12/1987&lt;br/&gt;3. Ünite:29/10/1998&lt;br/&gt;4. Ünite:15/03/1999&lt;br/&gt;    &lt;br/&gt;Ýþletme haklarýnýn Park Termik A.Þ.&quot;ye devredildiði tarihler :&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;1-2. üniteler:01/07/2000&lt;br/&gt;3-4. üniteler:05/10/2001&lt;br/&gt;         &lt;br/&gt;Üniteler Park Termik A.Þ.&quot;ye devredildikten sonraki performans kriterleri :&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Birinci yýl ;Kapasite kullaným faktörü:78.74&lt;br/&gt;Kullanýlabilirlik faktörü:83.06&lt;br/&gt;Ýkinci Yýl  ;Kapasite kullaným faktörü:79.49&lt;br/&gt;Kullanýlabilirlik faktörü:85.80&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Yapýmcý Firmalar :&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Çayýrhan Termik Santralý&quot;nýn 1-2-3-4. üniteleri ve yardýmcý elemanlarý aþaðýdaki firmalar tarafýndan inþa edilmiþtir :&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;AUSTRIAN ENERGY ENVIRONMENT, SPG - WAAGNER BIRO GMBH&lt;br/&gt;/AVUSTURYA( Konsorsiyum Lideri ), Buhar üretim Tesisi ve Yardýmcýlarý, Kül Atma Sistemi, Kömür Hazýrlama Ünitesi, Trafolar, Þalt Sahasý, Saf Su Hazýrlama Ünitesi&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;GÜRÝÞ ÝNÞAAT VE MÜHENDÝSLÝK A.Þ. /TÜRKÝYE&lt;br/&gt;Ýnþaat iþleri ve mekanik montaj, yerli imalat&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;MITSUBISHI CORPORATION &lt;br/&gt;MITSUBISHI HEAVYINDUSTRIES&lt;br/&gt;/JAPONYA&lt;br/&gt;Türbin, jeneratör ve yardýmcý sistemler&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;GOTTFRIED BISCHOFF GMBH CD.KG /ALMANYABaca Gazý ( Kükürt ) Arýtma Ünitesi&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;SIEMENS AKTIEN GESELLSCHAFT /GERMANYKontrol Sistemleri&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;SANTRAL ALT BÝRÝMLERÝ :&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Çayýrhan Termik Santralý 6 ana birimden oluþmaktadýr :&lt;br/&gt;1.Kömür Hazýrlama Ünitesi&lt;br/&gt;2.Saf Su Hazýrlama Ünitesi&lt;br/&gt;3.Kazan ve Yardýmcýlarý&lt;br/&gt;4.Türbin ve Yardýmcýlarý&lt;br/&gt;5.Elektrik Sistemleri&lt;br/&gt;6.Baca Gazý (Kükürt) Arýtma Ünitesi &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;1.KÖMÜR HAZIRLAMA ÜNÝTESÝ&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Santralda ana yakýt olarak kullanýlan linyit, Park Teknik Kömür Ýþletmesi&quot;nden temin edilmektedir. Yeraltýndan çýkarýlan kömür elekten geçirilerek içindeki taþ ve yabancý maddelerden ayrýlýr.&lt;br/&gt;Çýkarýlan kömür lavvarda yýkandýktan sonra 800 t/sa taþýma kapasiteli TK1 ve TK2 taþýma bantlarýyla CB1 binasýna taþýnýr.&lt;br/&gt;3-4. üniteler için kömür NP4 binasýndan (veya direkt olarak CB2 binasýnda kýrýlmak üzere hat vardýr) T3 kulesine oradan da 10 veya 50 park makinasýna gönderilir.&lt;br/&gt;CB</description></item><item><title>RÜZGAR ENERJÝSÝ</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?ruzgar-enerjisi-366875.html</link><description>RÜZGAR ENERJÝSÝ&lt;br/&gt;1. GÝRÝÞ&lt;br/&gt;Enerjiye olan büyük gereksinim, yeni ve yenilenebilir enerji kaynaklarýnýn sürekli gündemde olmasýnýn nedenidir. Alternatif kaynaklar olarak da adlandýrýlan bu enerji kaynaklarýndan biriside rüzgar enerjisidir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Rüzgar enerjisi, fosil yakýtlarýn tükeneceðinin anlaþýldýðý son yýllarda, enerji sorununa çözüm olarak görülen kaynaklardan birisidir. Ýlk kullaným örneklerinin bundan 3000 yýl öncesinde rastlanýlmasýna raðmen , rüzgar enerjisi son on yýl öncesine kadar yeterince irdelenmemiþ ve deðerlendirilmemiþtir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Enerji, dünyanýn varolma süresinin referans olarak alýndýðý bir sýnýflandýrmaya göre; tükenebilen ve kendisini dünya varoldukça yenileyebilen, yani tükenmeyen enerji olarak Ýki grupta incelenebilmektedir (Tablo 1.1). Yenilenebilir enerji kaynaklan da enerjinin ana kaynaðýna göre; güneþ kaynaklý, dünya kaynaklý ve ay kaynaklý olarak üç gurupta incelenebilmektedir. Tablo 1.2 nin incelenmesinden de anlaþýldýðý gibi güneþ kaynaklý olan rüzgar enerjisi, doðal enerji dönüþümü sonucunda kendisini atmosferde hava hareketi ve denizlerde dalga hareketi olarak hissettirmektedir. Bu kinetik enerjide, rüzgar enerjisi ve dalga enerjisi tesislerinde elektrik enerjisine, su pompalama tesislerinde mekanik enerjiye dönüþtürülebilmektedir.&lt;br/&gt;Dünya enerji gereksiniminin karþýlanmasýnda aðýrlýklý olarak kullanýlan fosil yakýtlar ve atom enerjisi, kendine özgü ve tüm insanlarý doðrudan ilgilendiren sorunlara neden olurlar.&lt;br/&gt;Bu sorunlarýn baþýnda, 2001 yýlý kaynaklarýna göre; atom enerjisinin kaynaðý olan uranyumun 50 yýl, petrolün 44 yýl, doðalgazýn 64 yýl ve kömürün 185 yýl sonra, bugüne kadar bulunmuþ rezervlerinin tükenecek olmasýdýr Fosil yakýtlar ile ilgili diðer bir sorunda, çevreye verdikleri zararlardýr. Örneðin l kwh lik elektrik enerjisi elde etmek için fosil yakýtlar yerine rüzgar santrali kullanýldýðýnda, ortalama olarak 750-1250 gr karbondioksit, 40-70 gr kül, 5-8 gr kükürt dioksit, 3-6 gr azot oksitin atmosfere þahniþi engellenmiþ olunacaktýr.&lt;br/&gt;Bu nedenlerden dolayý son yýllarda büyük dünya ülkeleri, enerji gereksinimlerinin karþýlanabilmesi için rüzgar, güneþ, jeotermal, biomas, gelgit ve hidrolik enerjiden oluþan yenilenebilir enerji kaynaklarýna yönetmiþlerdir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Tablo 1.1 Tükenebilirliðine göre enerji türleri, avantaj ve dezavantajlarý&lt;br/&gt;TÜKENEBÝLEN ENERJÝTÜKENMEYEN (YENÝLENEBÝLÝR) ENERJÝ&lt;br/&gt;Kömür, Linyit, Petrol, Doðalgaz,Su (Hidrolik), Güneþ, Rüzgar, Dalga,&lt;br/&gt;        Atom (Uranyum) gibi kaynaklardan              Jeotermal, biomas, gelgit olayý gibi &lt;br/&gt;elde edilen enerjikaynaklardan elde edilen enerji&lt;br/&gt;Çevreyi kirletirler ve dünyanýnÇevre dostudurlar ve dünya&lt;br/&gt;varolma sürecinde tükenirlervaroldukça tükenmezler.&lt;br/&gt;(Yenilenebilir enerji kaynaklan sempozyumu, ÝZMÝR, 2001)&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Tablo 1.2 Yenilenebilir enerji kaynaklarýnýn sýnýflandýrýlmasý&lt;br/&gt;YENÝLENEBÝLÝR ENERJÝ KAYNAKLARI &lt;br/&gt;Ana Kaynak Birincil Enerji KaynaklanDoðal Enerji DönüþümüTeknik Enerji DönüþümüKullaným Enerjisi &lt;br/&gt;GÜNEÞSuBuharlaþma, Yað</description></item><item><title>RÜZGARIN ENERJÝ ÜRETÝMÝNE ETKÝLERÝ</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?ruzgarin-enerji-uretimine-etkileri-452082.html</link><description>Rüzgarýn Enerji Üretimine Yararlarý&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;     Rüzgar enerjisi Betz teoremine göre max. %59,3 etkinlikle mekanik enerjiye çevrilebilir. Bu çevirim, rüzgar türbini tarafýndan yapýlýr. Böyle bir türbin; çevredeki engellerin rüzgarý kesemeyecek kadar yükseklikte bir kule üzerinde bulunmasý gerekir. ayrýca yüksek verim için geniþ düzlükler bu enerji kaynaklarý için daha elveriþlidir. Türbinin rüzgara göre yönlendirilmesi, rotor ekseni ile rüzgar doðrultusu arasýndaki yay açýsýný kontrol eden mekanizmayla saðlanýr. Elektrik üretimini saðlayan bu makineye rüzgar jeneratörü adý verilir. &lt;br/&gt;     2000 yýlý için kurulu kapasite hedefi ABDde 2800 MW, Avrupada 6340 MW, Asyada 3817 MW civarýnda olmasý tahmin edilmektedir. Avrupada en büyük kapasite Almanyada 2000 MW olacak ve onu 1000 MWla Danimarka takip edecektir. Gelecek 10 yýl sonunda ABD elektrik üretiminin %20 sini rüzgar enerjisinden saðlamayý hedeflemiþtir. Avrupa Birliði ise 2005 yýlýnda elektrik enerjisinin %20 sini yenilenebilir kaynaklardan saðlamayý hedeflemektedir. Bu projede ise rüzgar enerjisine %2lik bir pay ayrýlmýþtýr.&lt;br/&gt;.     Elektrik; çaðdaþ yaþamýn en yaygýn enerji kaynaklarýndan birisidir. Kullanýldýðý alanlar neredeyse sayýlamayacak kadar çoktur. Evlerimizi aydýnlatmak, elektrikli süpürge, çamaþýr makinesi gibi ev aletlerini çalýþtýrmak, hatta yemek piþirmek ve odalarýmýzý ýsýtmak için elektrik enerjisinden yararlanýrýz&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;   &lt;br/&gt;RÜZGAR  JENERATÖRLERÝ  KULLANIM  ALANLARI&lt;br/&gt;*Çiftlikler, Villalar, Dað evleri &lt;br/&gt;*Sanayi tesisleri &lt;br/&gt;*Tarým sulama/pompalama sistemleri &lt;br/&gt;*GSM santralleri &lt;br/&gt;*Telekomünikasyon, radyo ve tv istasyonlarý &lt;br/&gt;*Yatlar ve deniz fenerleri &lt;br/&gt;*Tüm turistik iþletmeler &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;RÜZGAR  ENERJÝSÝ  POTANSÝYEL  BELÝRLEME  ÇALIÞMALARI&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;     Rüzgar enerjisinden yararlanmak amacýyla sürdürülen çalýþmalarýn ilkini potansiyel belirleme çalýþmalarý oluþturmaktadýr. Türkiyede genel amaçlý rüzgar ölçümleri, diðer meteorolojik ölçümlerle birlikte Devlet Meteoroloji Ýþleri Genel Müdürlüðü (DMÝ) tarafýndan yapýlmaktadýr. Ülke genelinde rüzgar enerjisi kaynaðýna dayalý plan ve programlarýn yapýlabilmesi, bu kaynaðýn potansiyelinin belirlenmesi ile mümkündür. Bu amaçla, DMÝ ne ait istasyonlarýn 1970-1980 yýllarý arasýndaki kayýtlarý deðerlendirilmiþ ve ülke genelindeki doðal rüzgar enerjisi daðýlýmý genel olarak belirlenmiþtir. Ancak, rüzgardan elektrik enerjisi üretimine yönelik çalýþmalarda ayrýntýlý rüzgar potansiyel deðerlendirme çalýþmalarý gerekli olmaktadýr. Bu amaç doðrultusunda ülkemizde, ilk aþamada belirlenmiþ olan ve rüzgar enerjisi yönünden umut verici yerlerde yapýlan etütler ile rüzgardan enerji üretimine elveriþli olabilecek bölgelere rüzgar enerjisi gözlem istasyonlarý kurulup veri toplanmaya baþlanmýþtýr. Bu istasyonlarda düþük güçlü mikro iþlemci kontrollü veri toplama sistemleri kullanýlmaktadýr. Ölçümler çoðunlukla 10 metre yükseklikte alýnmakla birlikte 30 metre yükseklikte alýnan ölçümler de mevcuttur. Veriler birer saatlik ve 10 dakikalýk periyotlarla toplanmakta, yazýlým programý kullanýlarak iþlenmekte ve arþivlenmektedir.    &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;RÜZGAR  ENERJÝSÝNÝN  AVANTAJLARI     &lt;br/&gt;*Fosil yakýtlarýn yarattýðý problem rüzgar türbinleri için yoktur. Bu türbinler yakýt olarak rüzgarý kullandýklarýndan atmosfere zehirli gazlar vermezler. &lt;br/&gt;* Rüzgar çiftlikleri kurulduklarý alanýn sadece %1&quot;lik bir bölümünü kullanýrlar. Geri kalan tarýmsal faaliyetlerde rahatlýkla kullanýlabilir. &lt;br/&gt;* Rüzgar çiftlikleri, termik , hidrolik vb. santrallerle, ekonomik açýdan rekabet edecek düzeye gelmiþtir. KWh baþýna maliyet 4,5-6 cent civarýndadýr ve bun</description></item><item><title>ERÝYEN TELLÝ YÜKSEK GERÝLÝM SÝGORTALARI</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?eriyen-telli-yuksek-gerilim-sigortalari-436189.html</link><description>TÜRKÝYE ELEKTRÝK DAÐITIM A.Þ.&lt;br/&gt;MALZEME YÖNETÝMÝ VE SATINALMA DAÝRE BAÞKANLIÐI&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;ERÝYEN TELLÝ YÜKSEK GERÝLÝM&lt;br/&gt;SÝGORTALARI &lt;br/&gt;TEKNÝK ÞARTNAMESÝ&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;NÝSAN-1999&lt;br/&gt;REVÝZE MART 2002&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;ERÝYEN TELLÝ YÜKSEK GERÝLÝM&lt;br/&gt;SÝGORTALARI TEKNÝK ÞARTNAMESÝ&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;ÝÇÝNDEKÝLER&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;1.GENEL&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;1.1. Konu ve Kapsam&lt;br/&gt;1.2. Standartlar&lt;br/&gt;1.3. Çalýþma Koþullarý&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;2.   TEKNÝK ÖZELLÝKLER&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;2.1. Elektriksel Özellikler&lt;br/&gt;     2.1.1. Anma Deðerleri&lt;br/&gt;     2.1.2. Sýcaklýk Yükselmesi Sýnýrlarý&lt;br/&gt;     2.1.3. Çalýþma Aþýrý Gerilimleri&lt;br/&gt;     2.1.4. Zaman-Akým Karakteristikleri&lt;br/&gt;     2.1.5. Sýnýrlandýrýlmýþ Kesilen Akýmýn Genlik Karakteristiði&lt;br/&gt;     2.1.6. I2t (Joule integrali) Karakteristikleri&lt;br/&gt;2.2. Yapýsal Özellikler&lt;br/&gt;     2.2.1. Genel&lt;br/&gt;     2.2.2. Gövde&lt;br/&gt;     2.2.3. Baþlýklar&lt;br/&gt;     2.2.4. Çalýþma Göstergesi ve Vurucu&lt;br/&gt;     2.2.5. Boyutlar&lt;br/&gt;     2.2.6. Ýþaretleme&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;3.   DENEYLER&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;3.1. Tip Deneyleri&lt;br/&gt;3.2. Rutin Deneyler&lt;br/&gt;3.3. Kabul Deneyleri &lt;br/&gt;       3.3.1. Kabul Deneyleri ve Numune Alma&lt;br/&gt;       3.3.2. Kabul Kriterleri&lt;br/&gt;       3.3.3. Kabul Deneylerine Ýliþkin Kurallar&lt;br/&gt;       3.3.4. Kabul Prosedürü&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;4.   DÝÐER KOÞULLAR&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;4.1. Ambalaj ve Taþýma&lt;br/&gt;4.2. Teklifle Birlikte Verilecek Belgeler&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;5.   TEKLÝF FÝYATLARI VE GARANTÝ&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;5.1. Teklif Fiyatlarý&lt;br/&gt;5.2. Garanti&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;EKLER&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;EK-I : MALZEME LÝSTESÝ&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;EK-II: GARANTÝLÝ ÖZELLÝKLER LÝSTESÝ&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;EK- III: SÝGORTA BOYUTLARI&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;EK-IV  : DAÐITIM TRANSFORMATÖRÜ KORUMASINDA KULLANILACAK &lt;br/&gt;               SÝGORTALARIN  KARAKTERÝSTÝKLERÝ VE DAÐITIM     &lt;br/&gt;               TRANSFORMATÖRLERÝ KARAKTERÝSTÝKLERÝ&lt;br/&gt; &lt;br/&gt;EKÝ: Transformatör Korumasý Ýçin Yg Sigortalarý, Sigorta  Deðiþtirme Elemanlarý Seçimi Ýçin &lt;br/&gt;         Uygulama Kýlavuzu   (TS IEC 60787)&lt;br/&gt;&lt;br/&gt; &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;ERÝYEN TELLÝ YÜKSEK GERÝLÝM&lt;br/&gt;SÝGORTALARI &lt;br/&gt;TEKNÝK ÞARTNAMESÝ&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;1.  GENEL&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;1.1. Konu ve Kapsam&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Bu þartname; orta gerilim daðýtým þebekelerinde kullanýlmak üzere satýn alýnacak, anma gerilimi 36 kV&quot;a kadar olan bina içi ve bina dýþý kullanýma uygun tiplerde Eriyen Telli Yüksek Gerilim Sigortalarýnýn  elektriksel özellikleri, tasarýmý, imali ve deneylerde uygulanacak teknik özellikleri kapsamaktadýr. (Sigortalý ayýrýcýlarýn ve sigortalý yük ayýrýcýlarýnýn sigorta tutucularý ile yalnýz baþýna kullanýlacak olan sigortalarýn tutucularýný kapsamaz.)&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Satýn alýnacak olan Eriyen Telli Yüksek Gerilim Sigortalarýnýn  tipleri ve teknik özellikleri, bu þartname ekinde verilen malzeme listesi ve/veya garantili özellikler listesinde belirtilmiþtir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;1.2. Standartlar &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Bu þartnamede aksi belirtilmedikçe, þartname kapsamýndaki Eriyen Telli Yüksek Gerilim Sigortalarýn  aþaðýda belirtilen Türk Standartlarý (TS) ve Uluslararasý Elektroteknik Komisyonu (IEC) standartlarýna uygun olarak tasarlanacak, imal ve test edileceklerdir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;TS  NoAdý&lt;br/&gt;(Türkçe)EN, ISO, IEC, vb.&lt;br/&gt;NoAdý&lt;br/&gt;(Ýngilizce)&lt;br/&gt;TS 60282-1Sigortalar -Yüksek Gerilim-Bölüm:1 Akým Sýnýrlayýcý Sigortalar IEC 60282-1High voltages fuses- Part 1:  Current- limiting fuses&lt;br/&gt;TS IEC 60787Uygulama Kýlavuzu-Transformatör Devre Uygulamalarýnda  YG Sigortalarýnda kullanýlan Sigorta Deðiþtirme   Elemanlarýnýn Seçimi içinIEC 60787 (1983)Application guide for high - Voltage fuses for transformer circuit application &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Eþdeðer veya daha üstün baþka standartlar kabul edilebilir. Bu durumda teklif sahibi, uygulanan standardýn Ýngilizce ya da Türkçe kopyasýný  teklifiyle birlikte verecektir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;1.3. Çalýþma Koþullarý&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Malzeme Listesinde aksi belirtilmedikçe, sipariþ konusu Eriyen Telli Yüksek Gerilim Sigortalarý aþaðýda belirtilen çalýþma koþullarýnda kullanýma uygun olacaktýr.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;KULLANMA YERÝBÝNA ÝÇÝ   (Dahili)BÝNA DIÞI  (Harici)&lt;br/&gt;- Yükselti: 1000 m1000 m&lt;br/&gt;- Ortam sýcaklýðý (Â°C)&lt;br/&gt;   . En çok: 4045&lt;br/&gt;   . 24 saat içinde ortalama : 3535&lt;br/&gt;   . En az: -5 - 25&lt;br/&gt;- Rüzgar basýncý: - 700 n/m²&lt;br/&gt;- En yüksek güneþ ýþýnýmý : -500 W/m²&lt;br/&gt;- Baðýl nem&lt;br/&gt;   . 24 saat içinde ortalama : %95-&lt;br/&gt;   . Aylýk ortalama: %90-&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;2. TEKNÝK ÖZELLÝKLER&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;2.1. Elektriksel Özellikler&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Bu þartname kapsamýndaki Eriyen Telli Yüksek Gerilim Sigortalarý bina içi veya bina dýþý ku</description></item><item><title>NÜKLEER ENERJÝ</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?nukleer-enerji-453913.html</link><description>.: NUKLEER ENERJÝ :.&lt;br/&gt;1. ENERJÝ&lt;br/&gt; &lt;br/&gt;Enerji, ekonomik ve sosyal kalkýnma için temel girdilerden birisi durumundadýr. Artan nüfus, þehirleþme, sanayileþme, teknolojinin yaygýnlaþmasý ve refah artýþýna paralel olarak enerji tüketimi kaçýnýlmaz bir þekilde büyümektedir. Günümüzde, kiþi baþýna enerji tüketimi veya daha doðru olarak, bir birim enerji tüketimi ile saðlanan üretim ve refah seviyesi, ülkelerin ve milletlerin bir geliþmiþlik göstergesi olarak kullanýlmaktadýr.&lt;br/&gt; &lt;br/&gt;2. ATOM, MOLEKÜL, TEPKÝME&lt;br/&gt; &lt;br/&gt;Atom: Bir elementin kimyasal özelliklerini taþýyan en küçük parçasýna atom denilmektedir. Evrende bilinen bütün maddeler (kozmik madde, yüksek enerjili madde ve anti madde hariç), pozitif yüklü bir çekirdek ve etrafýnda dönen negatif yüklü elektronlardan oluþan yaklaþýk 100 farklý atomdan meydana gelmektedirler. &lt;br/&gt;Atomun çekirdeði ise nükleon olarak adlandýrýlan ve yaklaþýk elektronlara göre 2000 kat daha aðýr olan, artý yüklü proton ve yüksüz nötronlardan oluþmaktadýr. Dolayýsýyla bu üç parçacýk, etrafýmýzdaki sonsuz çeþitlilikteki maddenin temel yapý taþlarýdýr. Þu andaki bilgilerimize göre elektronlar, kendilerini oluþturan alt parçacýklar olmadýðýndan temel parçacýk olarak kabul &lt;br/&gt;edilirler, nükleonlar ise, elektronun &quot;-1&quot; yüklü olduðu varsayýldýðýnda, &quot;+2/3&quot; veya &quot;-1/3&quot; elektrik yükünde olan quark adý verilen üç alt parçacýktan oluþmuþlardýr. &lt;br/&gt; &lt;br/&gt;Molekül: Doðada atomlar genellikle elektronlarýný paylaþarak daha kararlý enerji seviyelerinde bulunmak amacýyla baþka atomlarla molekülleri oluþtururlar. Bir elementte ayný cins atomlar tek olarak veya moleküller halinde bir aradadýr. &lt;br/&gt; &lt;br/&gt;Kimyasal Tepkime: Ýki veya daha fazla sayýda madde bir araya geldiðinde, moleküllerdeki atomlarýn aralarýnda yeniden düzenlenmesine kimyasal tepkime denir. Bu sýrada elektronlarýn paylaþýlmasý da deðiþir. Kimyasal tepkimelerin bir özelliði, ilgili atomlarýn çekirdeklerinde bulunan parçacýk sayýsýnýn tepkime sýrasýnda deðiþmemesidir. &lt;br/&gt; &lt;br/&gt;Çekirdek Tepkimesi: Kimyasal reaksiyonlarýn aksine, atomlarýn çekirdeklerinde bulunan parçacýlarýn kendi aralarýnda oluþan veya dýþardan gelen bir etkiyle deðiþimleri sonucunda çekirdek tepkimeleri oluþur. Çekirdek tepkimesi sonucunda eðer proton sayýsý deðiþiyorsa farklý bir elemente ait bir atom oluþmuþ olur. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;3. NÜKLEER ENERJÝ&lt;br/&gt; &lt;br/&gt;Nükleer enerji bir atomun çekirdeðinde gerçekleþen reaksiyonlar sonucu oluþan enerjidir. Çekirdek reaksiyonlarý genel olarak bir kütle kaybý ile gerçekleþir ve bu kütle kaybý da, 1905 yýlýnda Einstein tarafýndan önerilen meþhur E=mc2 eþitliðine göre(E:enerji, m:kütle, c:ýþýk hýzý) enerjiye dönüþür. Bu enerji olaðanüstü büyüklükte bir enerjidir. Mesela 1 g kütle enerjiye dönüþürse, 22x109 kcal&quot;ye eþdeðer bir enerji açýða çýkar ki, bu enerji yaklaþýk olarak 2500 ton iyi kaliteli kömürün (ýsý deðeri 8 000 kcal/kg) verebileceði enerjiye veya 20 ton TNT&quot;nin patlamasýyla açýða çýkan enerjiye eþittir.&lt;br/&gt; &lt;br/&gt;Ýlk Nükleer Gücü Kim Keþfetti?&lt;br/&gt; &lt;br/&gt;1905 yýlýnda Einstein meþhur E=mc2 formülü ile fisyon sonucu açýða çýkabilecek enerji konusunda öngörüde bulunmuþtu. Daha sonra 1930 yýlýnda bu öngörü deneysel olarak Otto Hahn, Lise Meitner ve diðerleri tarafýndan doðrulandý. Dünyanýn ilk insan yapýsý nükleer reaktörü 1942 yýlýnda Enrico Fermi&quot;nin yürüttüðü bir proje sonucunda Amerika Birleþik Devletleri&quot;nin Chicago, Illinois kentinde kuruldu.&lt;br/&gt; Elektrik üreten ilk ticari nükleer güç sanralý Shippingport, Pennsylvania&quot;da (ABD) kurulmuþ ve 1957&quot;de iþletmeye girmiþtir. Fisyon kullanýlarak üretilen ilk elektrik ise, Aralýk 1951&quot;de Arco, Idaho&quot;daki Deneysel Üretken Reaktöründe elde edilmiþtir.&lt;br/&gt; &lt;br/&gt;Kütle Kaybý Ýle Oluþan Ýki Tür Temel Çekirdek Reaksiyonu Vardýr:&lt;br/&gt; a. Çekirdek Füzyonu (çekirdek birleþmesi)&lt;br/&gt;Füzyon, hidrojen(1H) gibi hafif çekirdeklerin birleþerek daha aðýr çekirdeklere(2He) dönüþmesidir. Bu sýrada % 0,7 kadar fark kütle enerjiye dönüþür. Füzyonu henüz kontrollü ve sürekli olarak gerçekleþtirmek mümkün olamamýþtýr. Güneþ enerjisi füzyon ile üretilir ve hidrojen bombasý da kontrolsüz füzyon olayýna dayanýr.&lt;br/&gt; &lt;br/&gt;b. Çekirdek Fisyonu (çekirdek parçalanmasý)&lt;br/&gt;Fisyon, toryum(90Th), uranyum(92U) gibi aðýr çekirdeklerin, daha hafif çekirdeklere bölünmesidir. Fisyon ile elde edilen enerji, kontrollü olarak reaktörlerde yani nükleer santrallerde, kontrolsüz olarak da atom bombasýnda kullanýlmaktadýr.&lt;br/&gt;Çekirdeðinde 92 proton ve 143 nötron bulunan bir uranyum-235 çekirdeðine bir nötron girdiðinde, aslýnda çok kararsýz ve her an patlamaya hazýr</description></item><item><title>GÜNEÞ ENERJÝSÝ ÝLE ÇALIÞAN OTOMOBÝLLER</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?gunes-enerjisi-ile-calisan-otomobiller-368724.html</link><description>BÖLÜM 1: GÝRÝÞ&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Günümüzde doðal enerji kaynaklarýndan yararlanma biçimi enerji kaynaklarýnýn giderek azalmasý ve dünya politikasýndaki deðiþimler nedeniyle çok deðiþik boyutlara ulaþmýþtýr. Ülkemiz güneþten yararlanma olanaklarý açýsýndan çok elveriþli bir konumdadýr.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Hýzlý kentleþme, endüstrileþme ve nüfus artýþýnýn getirdiði enerji kullaným artýþý, artýk deðiþik enerji biçimlerini kullanmaya zorlamaktadýr. Güneþ enerjisi bu arayýþ içerisinde, ele alýnan ve üzerinde yoðun araþtýrmalar yapýlan bir enerji kaynaðý olarak ortaya çýkmaktadýr. En iyi enerji kaynaðý tükenmeyen ve ayný zamanda bedava olan güneþ enerjisidir. Artýk dünyanýn geliþmiþ ülkelerinde bu enerji kaynaðýndan nasýl faydalanýlacaðý, nasýl depo edileceði araþtýrýlmaktadýr. Bu enerji ile elektrik üretimi, ýsýtma, damýtma, kurutma, soðutma vb. gibi olaylar gerçekleþtirilmektedir. Son yýllarda güneþ enerjisi ile çalýþan otomobiller yapýlmaktadýr.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Gerçekte, bütün enerji kaynaklarý güneþten türemiþtir. Yaygýn olarak kullanýlan fosil yakýtlar, çaðlar önce güneþten aldýklarý  enerji sayesinde karakteristiklerini deðiþtirmiþler ve bugünkü kullanýlýr þekillerini almýþlardýr. Fosil yakýtlarýn bulunmasýyla birlikte kullanýmlarý öyle hýzlý bir þekilde artmýþtýr ki, çok yakýn bir gelecekte bitirilmeleri söz konusudur. Bu nedenle, enerji ihtiyaçlarýmýzýn büyük bir bölümünü, depolanmýþ enerji kaynaklarýndan deðil, güneþten elde etmeye, mümkün olduðu kadar kýsa zamanda baþlamalýyýz.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;BÖLÜM 2: GÜNEÞ&lt;br/&gt;Dünya nüfusunun artmasý, sanayileþme, þehirleþmenin yoðunluk kazanmasý, insanýn konfor ihtiyacý enerji tüketimini katlanarak arttýrmaktadýr. Bugün için Dünya, enerji gereksinmelerini fosil yakýtlardan ve hidroelektrik veya nükleer santrallerden karþýlamaktadýr.  Ancak bu yakýtlarýn kullanýmýnda karþýmýza iki sorun çýkmaktadýr. Birinci sorun bu yakýtlarýn yakýn bir gelecekte tükenme olasýlýðý, diðeri ise sanayileþmenin belirli bölgelerde yoðunlaþmasý sonucu büyük oranda fosil yakýtlarýn kullanýmýndan kaynaklanan çevre kirliliðinin artmasýdýr. Fosil yakýtlarýn yanmasý sonucu CO2, NOX ve SOX emisyonlarý önemli deðerlere ulaþmýþtýr. Özellikle CO2&quot;in neden olduðu sera etkisi sonucu dünya sýcaklýðýndaki artýþýn önümüzdeki 40 yýl içinde 1.5*C ile 4.5*C arasýnda olacaðý tahmin edilmektedir. Ayrýca SOx atmosferik olaylarla asit yaðmuru olarak yeryüzüne geri dönerek ekolojik dengeleri tümüyle etkilemektedir. &lt;br/&gt;        &lt;br/&gt; &lt;br/&gt;Þekil.1-Fabrika bacasý.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;2.1 Çevreye Zararlý Gazlar&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;2.1.1 CO2 Karbondioksit&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Fueloil, mazot, odun, kömür, doðalgaz gibi fosil enerji kaynaklarýnýn yakýlmasý ile oluþur.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;2.1.2 NOX Azot Oksitler &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Yüksek yanma sýcaklýklarýnda havadaki azot ile oksijenin yanma esnasýnda reaksiyona girmesi ile oluþur. Azot oksitler yere yakýn mesafelerde Ozon gazý oluþumuna sebep olurlar. Bu da solunum yolu ve göz rahatsýzlýklarýna sebep olur.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;2.1.3 CO Karbon monoksit &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Fosil yakýtlarýn ve biokütlenin tam yanmamasý neticesi oluþur. Havadaki CO gazýnýn artmasý kan zehirlenmelerine sebep olur ve oksijen teneffüsünü azaltýr.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;2.1.4 SO2 Kükürt dioksit &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Kükürt içeren fosil yakýtlarýn (Doðalgaz hariç) yakýlmasý neticesi oluþur. Bu gaz su buharý ile birleþtiðinde sülfürik asit oluþumuna sebep olur ve bilinen asit yaðmurlarý tehlikesini taþýr.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;2.1.5 Toz&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Kömür, odun, fueloil gibi is içeren yakýtlarýn yanmasý neticesinde oluþur ve kanser sebepleri içinde yer alýr.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt; &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Dünya genelindeki bu iki soruna ek olarak ülkemiz için bir diðer sorunda enerji tüketiminin yaklaþýk % 60&quot;ýnýn yurtdýþýndan karþýlanmasýdýr. Enerji tasarrufu konusunda ciddi önlemler alýnmasý halinde genel enerji talebinin %20-30 oranýnda düþürülmesi mümkün olabilecektir. Ancak alýnabilecek tüm önlemler artýþ eðilimini ancak frenleyebilecektir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Tüm bu nedenler alternatif enerji kaynaklarýnýn daha verimli kullanýlmasýna yönelik araþtýrmalarý yoðunlaþtýrmaktadýr. Güneþ enerjisinden yararlanma, bu araþtýrmalarýn baþlangýç noktasýný oluþturmaktadýr. Güneþ kolektörü kullanýmý ile parasal tasarrufun yaný sýra, para ile ölçülemeyen bir katký yapmýþ oluyoruz. Bu katký çevreye zararlý, atmosferi kirleten ve böylece ekolojik dengemizi tehdit eden gazlarýn önlenmesi yolu ile olmaktadýr. Zira ýsý ihtiyacýmýzýn ne kadar çoðunu güneþten saðlayabilirsek, o oranda çevreye zararlý gaz yayýnýmýný önlemiþ oluruz. &lt;br/&gt;        &lt;br/&gt;Dünyaya düþen güneþ enerjisinin günümüz enerji ihtiyacýnýn 5000 katý olduðu göz önünde tutulursa, bu enerjiden en yüksek düzeyde ya</description></item><item><title>GÜNEY DOÐU ANADOLU PROJESÝ</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?guney-dogu-anadolu-projesi-388178.html</link><description>GÜNEY DOÐU ANADOLU PROJESÝ&lt;br/&gt;                            (GAP)&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Dicle ve Fýrat ýrmaklarýnýn aþaðý kesimleriyle bunlar arasýnda kalan alaný kapsayan ve barajlar, hidroelektirik santrallarý, sulama tesisleri, her çeþit altyapý, tarýmsal tesisler, ulaþtýrma, eðitim, saðlýk vb. alanlardaki hizmetleri içeren projeler demeti.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;       Güneydoðu  Anadolu Projesi, 1960&quot;larýn baþýnda baþlayan Fýrat Havzasý çalýþmalarýnýn tamamlanmasýyla hazýrlanan Fýrat Havzasý Ýstikraz Raporuna, 1971&quot;de, Dicle havzasý projelerinin de etkilenmesiyle bölgesel bir nitelik kazandýrýlarak oluþturuldu.Bölgedeki ekonomik yaþamý büyük ölçüde etkileyici bir özellik taþýyan ve uygulamaya geçildiðinde bütün kesimler için itici bir güç oluþturucak olan GAP, yedisi Fýrat havzasýnda,altýsý Dicle havzasýnda olmak üzere toplam on üç projeden oluþmaktadýr.Fýrat havzasý için hazýrlanan projeler þunlardýr:&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;    Aþaðý Fýrat Projesi 7 ayrý birimden oluþmaktadýr:&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;        Atatürk barajý ve hidroelektirik santrali, GAP&quot; ýn en önemli ve kilit tesisidir.Türkiyenin en büyük barajýdýr.Baraj 1990 sonunda tamamlanarak 1991 yýlýndan itibaren su tutmaya baþladý.Yýlda 8,9 milyar kWh elektirik enerjisi üretecek olan 8 ünitelik türbin-jenaratör grubunun 2 ünitesi, temmuz 1992 yýlýnda barajýn açýlýþýyla birlikte üretime geçti.Dev su ulaþtýrma tünelleri tamamlandýðýnda 880 000 ha&quot;lýk alan sunabilecektir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;    Þanlýurfa tünelleri Atatürk barajýndan alacaðý sularý sulama alanlarýna aktaracak olan bu tünel sistemi,yan yana iki ana tünel ile baðlantý tünellerinden oluþmaktadýr.Toplam uzunluðu 57,8 km olacak; 327 bin 725 ha&quot;ý cazibeyle, 148 649 ha&quot;ý da pompajla olmak üzere toplam 476 374 ha alaný sulayacaktýr.Þanlýurfa tünelleri çalýþmaya baþladýktan sonra saniyede akýtacaðý 328 m3 suyla Türkiye&quot;nin Dicle ve Fýrat&quot;tan sonra üçüncü büyük ýrmaðý olacaktýr. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;   Þanlýurfa Hidroelektrik Santali: Þanlýurfa tüneli çýkýþýndan sonra akan suyu deðerlendirecek olan bu santralde yýlda 124 milyon kWh elektrik e</description></item><item><title>BÜYÜK ENERJÝ SÝSTEMLERÝNDE OPTÝMUM AKTÝFGÜÇ-FREKANS KONTROLÜ</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?buyuk-enerji-sistemlerinde-optimum-aktifgucfrekans-kontrolu-350983.html</link><description>BÜYÜK ENERJÝ SÝSTEMLERÝNDE OPTÝMUM AKTÝFGÜÇ-FREKANS KONTROLÜ&lt;br/&gt;   Bir enerji sistemi,nominal frekans, gerilim ve yük akýþý ile nitelendirilen, istenilen çalýþma seviyesinde korunmalýdýr. Bu durum,sistemdeki kontrol edilebilen kaynaklarda üretilen aktif ve reaktif güç kontrolü ile olur. Toplam aktif ve reaktif güç isteði, PD ve QD, 24 saat boyunca deðiþir. Saniye ya da dakika gibi zaman aralýklarýnda ölçülen deðerler için &amp;#61508;PD ve &amp;#61508;QD   deðerleri de hesaba katýlmalýdýr.  (Yazýnýn bundan sonraki kýsýmlarýnda &amp;#61508; birinci dereceden genliði sembole eder.*ise nominal deðeri gösterir )         &lt;br/&gt;  Eðer nominal durumlar saðlanmalýysa, yük farký üretilen güç farkýný karþýlamalýdýr. Bununla birlikte, yük dalgalanmalarýnýn istatistiklerine göre, bu hiçbir zaman oluþmaz. Bizim olmasýný istediðimiz þey ise sistemi yeterince küçük tolerans seviyesinde koruyabilmektir.&lt;br/&gt;     Bir güç sisteminin duyarlýlýk analizi ile þu önemli karakteristikleri ispat edilebilir:&lt;br/&gt;  1-Aktif güçteki ayarlamalar her þeyden önce sistem frekansýný etkiler fakat baradaki voltaj genliðini etkilemez.&lt;br/&gt;  2-Reaktif güçteki ayarlamalar ise baradaki voltaj genliðini etkiler fakat sistem frekansýný etkilemez.&lt;br/&gt;     Bu kurallarýn yalnýzca küçük yüzdelerdeki deðiþikliklere uygulandýðý belirtilmemiþtir Yukarýdaki gerçeklerden dolayý nominal süreklilik kontrol problemi iki baðýmsýz kontrol problemine bölünebilir.&lt;br/&gt;1-Aktif güç-frekans kontrolü(p-f kontrol)&lt;br/&gt;   Frekans algýlayýcýsý yardýmýyla, frekans hatasý tespit edilir. Çünkü frekansýn en hassas noktasý, aktif güç dengesinin korunamamasýdýr.&lt;br/&gt;2-Reaktif güç-frekans kontrolü(Q-V kontrol)&lt;br/&gt;   Gerilim algýlayýcýlarý vasýtasýyla baradaki gerilim deðerindeki sapmalar tespit edilir ki bunlar reaktif güç dengesizliðinin en hassas noktalarýdýr.&lt;br/&gt;     Büyük hatalarýn olduðu durumlarda, frekans ve gerilimdeki sapmalar artýk önemsizdir. P ve Q kontrol kanallarý arasýndaki etkileþmeme karakteristiði uygulanýr.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;ÞEKÝL 1 LÜTFEN BURAYA!&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;                    AKTÝF GÜÇ-FREKANS KONTROLÜ &lt;br/&gt;     Bu makaledeki p-f kontrolü problemi, kritik incelemeler için seçilmiþtir. Bu problem tabi ki , güç sistemi teknolojisi kadar eskidir. Bütün sistemdeki kararlýlýk, sistem arýzalarýnýn sonuçlandýrýlmasý ile ayarlanýr. Batý Amerika güç bloðunu,doðu bloðuyla orta batý hattý üzerinden birleþtirmek için gösterilen çabanýn sebepleri, bu titiz çalýþmayla anlaþýlmak istenmiþtir.&lt;br/&gt;Dinamik Sistem Modeli:Yapýlacak ilk iþ bir sistem modeli geliþtirmektir. Aþaðýdaki analiz þuna dayanýr:Tek kontrol sistemleri, elektriksel olarak birbirine baðlý olmak bakýmýndan çok güçlüdür fakat bütün kontrol sistemi tek frekansla kontrol edilir. Eðer sistem, sabit nominal frekansýndan saparsa, her baradaki gerilim kendi açýsal hýzýný ya da frekansýný dener. Bütün jeneratörler, ayný anda sistemi idare eder. Eðer bu durum olmazsa, bölge daha küçük alanlara ayrýlmalýdýr.&lt;br/&gt;    Net güçteki fazlalýk þu þekilde ifade edilebilir:&lt;br/&gt;&amp;#61472;&amp;#61472;&amp;#61472;&amp;#61472;&amp;#61472;&amp;#61472;&amp;#61472;&amp;#61472;&amp;#61472;&amp;#61472;&amp;#61472;&amp;#61472;&amp;#61472;&amp;#61472;&amp;#61472;&amp;#61472;&amp;#61472;&amp;#61472;&amp;#61472;&amp;#61472;&amp;#61508;PD=&amp;#61508;PG-&amp;#61472;&amp;#61508;PD&lt;br/&gt;Bu güç sistem tarafýndan 3 þekilde çekilecektir:&lt;br/&gt;1.Kinetik enerji miktarýný artýrarak: &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦.(1)&lt;br/&gt;2.Yüksek yük tüketimi:Bütün yükler yüksek D=&amp;#61514;PD/&amp;#61514;f  [MW/Hz] hýzý ya da frekansý ile denenir.Burada D parametresi denenerek bulunabilir.&lt;br/&gt;3.Kuvvetli bölgeden zayýf bölgeye baðlantý hatlarýyla yük aktarýmýyla:&lt;br/&gt;     Özetle, aþaðýdaki güç eþitliði i.bölgeye uygulanýr.&lt;br/&gt;&amp;#61508;PGi-&amp;#61508;PDi=2.(Wkin i*/f*). (d(&amp;#61508;fi)/dt)+Di&amp;#61508;fI+&amp;#61508;Ptie i    (2)&lt;br/&gt;â€¦â€¦â€¦.(3)&lt;br/&gt;Hi=Wkin i*/Pri [MWs/MW=s]    (4)&lt;br/&gt;3.formüldeki bütün güçler þimdi Pr&quot;nin birer birimidir.Atalet sabiti H, istenen bütün özelliklere sahiptir.Sayýsal deðeri,2-8 saniye arasýndadýr.3 numaralý diferansiyel denklem, sabit katsayýlý ve lineer bir diferansiyel denklemdir.Laplace Transformasyonu ile aþaðýdaki forma getirilir. &lt;br/&gt;[&amp;#61508;PGi(s)-&amp;#61508;PDi(S)-&amp;#61508;Ptie I(s)].[Kpi/(1+s.Tpi)]=&amp;#61508;Fi(s)</description></item><item><title>JEOTERMAL ENERJÝ</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?jeotermal-enerji-347082.html</link><description>Jeotermal Enerji &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Jeotermal Enerji ülkemiz için önemli bir yenilenebilir kaynaktýr. Türkiye jeotermal enerji potansiyeli açýsýndan dünyanýn yedinci ülkesidir. Muhtemel jeotermal enerji potansiyelinin kullanýmýnýn getirebileceði ekonomik kazaným yýlda 9 milyon $&quot;dýr. Yüzey sýcaklýðý 40oCnin üzerinde 140 jeotermal saha mevcuttur. Ancak, bunlardan sadece dört tanesi elektrik üretimine uygundur. Bu sahalardan Denizli-Sarayköyde 20.4 MW kurulu elektrik gücünde bir santral mevcuttur. Diðer üç sahada da elektrik santralleri kurulmalýdýr. Ayrýca, bu sahalarda elektrik üretimine entegre olarak, merkezi ýsýtma vb. jeotermal uygulamalar gerçekleþtirilmelidir. &lt;br/&gt;Geri kalan sahalarýn ýsýtma amaçlý olarak ve düþük sýcaklýkta ýsý enerjisi gerektiren uygulamalarda deðerlendirilmesi teþvik edilmelidir. Türkiye&quot;nin teorik jeotermal toplam kapasitesi 31500 MWt dir ve bunun eþdeðeri de 5 milyon konuttur. Ancak, bu muhtemel bir deðer olup, hedef olarak bir milyon konut öngörülebilir. &lt;br/&gt;Jeotermal enerjinin çevre dostu karakterde kullanýlmasý için tüm dünyada yasalarla zorunlu hale getirilmiþ olan  re enjeksiyon (akýþkaný yeraltýna geri verme) tekniðinin uygulanmasý, hem rezervuar parametrelerinin korunmasý hem de jeotermal suyun çevreye zarar vermemesi için þarttýr. &lt;br/&gt;Jeotermal kaynaklarýn geliþmiþ teknoloji ile yüksek verimli ve entegre kullanýlmalarýna yönelik Araþtýrma-geliþtirme çalýþmalarý artýrýlmalýdýr. Özellikle, jeotermal enerjinin elektrik enerjisine dönüþüm verimini artýran (çift buharlaþtýrmalý sistemler) ve düþük sýcaklýktaki jeotermal akýþkanlardan elektrik üretimine imkan saðlayan yeni teknolojiler (ikili çevrim teknolojileri) üzerinde durulmalýdýr. Bugün dünyada yaygýn olarak kullanýlan bu teknolojiler ülkemiz santrallarýnda da mutlaka uygulanmalýdýr. Ayrýca, sýcak kuru kaya (hot dry rock) jeotermal olanaklarý da araþtýrýlmalýdýr. &lt;br/&gt;Jeotermal projeler, ÇED raporu alýndýktan sonra, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlýðýndan izin alýnmak suretiyle uygulamaya sokulmalý, sektör standart altýna alýnarak disipline edilmeli ve kötü projelerin uygulanmasýna engel olunmalýdýr. Bu konuda Enerji Teknolojileri Politikasý Çalýþma Grubu tarafýndan geliþtirilen diðer bir öneri de, jeotermal projelere uygulanma izni verilmesi yetkisinin, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlýðý, Çevre Bakanlýðý ve üniversite temsilcilerinden oluþturulacak bir Jeotermal Deðerlendirme Komisyonu tarafýndan yürütülmesidir.                                       Etkileyici deðiþken olarak enerji tüketimi ile etkilenen deðiþken gayrisafi milli hasýla arasý nda güçlü bir korrelasyonla geçerli regresyon iliþkisi vardýr. Bir diðer deyiþle, enerji tüketiminin artmasý gayrisafi milli hasýlayý büyütmekte ve ekonomiyi geliþtirmektedir. Bu nedenle ülkelerin geliþmiþlik düzeylerinin belirlenmesinde kullanýlan kriterlerden biri kiþi baþýna düþen yýllýk birincil enerji (genel enerji) tüketimidir. Kiþi baþýna düþen yýllýk elektrik tüketimi de bu amaçla kullanýlabilmekte olup, ayrýca yaþam düzeyinin bir göstergesidir.&lt;br/&gt;Dünya Enerji Konseyi&quot;nin yayýnladýðý en son istatistiklere göre (1994 verileri ile) sanayileþmiþ yedi büyük ülkenin (ABD, Almanya, Fransa, Ýngiltere, Ýtalya, Japonya ve Kanada) kiþi baþýna yýllýk birincil ticari enerji tüketimleri ortalamasý 4721 kEP (207.9 GJ) düzeyinde iken, geliþmiþ ve geliþmekte olan ülkeler ayrýmýndan ötürü dünya ortalamasý 1395 kEP/kiþi.yýl (61.4 GJ/kiþi.yýl) olmuþtur. Yani dünya ortalamasý yedi geliþmiþ ülke ortalamasýnýn % 30&quot;u kadardýr. Türkiye&quot;nin düzeyine gelince, kiþi baþýna düþen yýllýk birincil enerji (ticari olan ve olmayan) tüketimi dünya ortalamasýnýn % 58&quot;i ile 809 kEP (35.6 GJ/kiþi.yýl) kadardýr. Elektrik tüketimi açýsýndan da benzer bir durum görülmektedir. Dünya ortalamasý olarak kiþi baþýna yýllýk elektrik net tüketimi 2245 kWh iken, G7 lerin ortalamasý 8885 kWh/kiþi.yýl ve Türkiye ortalamasý 1173 kWh/kiþi yýl düzeylerindedir. Avrupa Ekonomik topluluðu&quot;nun bazý ülkelerinin enerji tüketimleri ile Türkiye&quot;deki enerji tüketimleri karþýlaþtýrmalý</description></item><item><title>GÜNEÞ KOLLEKTÖRLERÝ</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?gunes-kollektorleri-453846.html</link><description>Güneþ kollektörleri&lt;br/&gt;Güneþ kollektörleri güneþ ýþýðýný ýsýya dönüþtürürler. Kollektörlerin içinden geçen solar sývý toksik maddeler içermez, donmaz ve yüksek derecede ýsýyý transfer özelliðine sahiptir.Kollektörlerden aldýðý ýsýyý borularla boylere taþýyan özel sývý, ýsýyý orada bir ýsý deðiþtiricisi aracýlýðý ile kullanma suyuna býrakarak onun ýsýnmasýný saðlar. &lt;br/&gt;Pompa istasyonu solar sývýnýn sistem içerisinde dolaþmasýný saðlar. Solar düzenleyici boyler&quot;deki ýsýyý kollektördeki ýsýyla karþýlaþtýrýr ve kollektörün ýsýsý boylerin ýsýsýndan daha yüksek olduðunda pompa istasyonunu çalýþtýrýr.Güneþ ýþýnlarýnýn kullanma suyunu istenen ýsýya getirmeye yetersiz olmasý durumunda otomatik olarak konvansiyonel ýsýtmaya geçilir.&lt;br/&gt;  Kollektörler&lt;br/&gt; Boyler&lt;br/&gt; Solar Pompa Ýstasyonu&lt;br/&gt; Diyaframlý Genleþme Kabý&lt;br/&gt; Solar Dolaþým Tesisatý&lt;br/&gt; Armatürler&lt;br/&gt;Iþýnan güneþ enerjisinin yararlý ýsýya dönüþtürülen kýsmý &quot;kollektör verimi&quot; olarak adlandýrýlýr. Her kollektör tipinin verimi kendine özgüdür. Güneþ enerjisinin % 100 oranýnda faydalý ýsýya dönüþtürülmesi 1 derecelik bir verime eþ deðerdir. Çevreye daðýlan ýsý nedeni ile bir kollektörün verimi her zaman 1&quot;den küçüktür.Aþaðýdaki faktörler &quot;Kollektör verimi&quot;ni etkiler:&lt;br/&gt;Optik Etkiler : Iþýma ýsýya dönüþtürülmeden &quot;önce&quot; ortaya çýkarlar.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Termik Etkiler : Iþýmanýn ýsýya dönüþtürülmesinden &quot;sonra&quot; ortaya çýkarlar.&lt;br/&gt;Ýyi bir güneþ kollektörü nasýl olmalýdýr ?&lt;br/&gt; &lt;br/&gt;Cam Kaplama&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Verimi yüksek kollektörler yansýmasý düþük, geçirgenliði yüksek özel bir camla kaplanmýþlardýr. Eðik gelen ýþýnlarýn tümünün emiciye ulaþmasý optimal olarak ancak böyle saðlanýr. Özel camdaki demir payý ne kadar az olursa , ýþýk geçirgenliði o denli yüksek olur. Cam yüzey ile kasa birbirleri ile toz ve su geçirmeyecek þekilde birleþmiþ olmalýdýr.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Isý Yalýtýmý &lt;br/&gt;Kollektörün içindeki yalýtým etkin olmalýdýr. Bunun için yalnýzca mineral içeren malzemelerden yapýlmýþ parçalar kullanýlmalýdýr.&lt;br/&gt;Kasa&lt;br/&gt;Güneþ kollektörü ile çatý örtüsünün baðlantýsý çatýnýn sýzdýrmazlýðýný sürekli olarak saðlayacak þekilde olmalýdýr. Kollektör çatý örtüsüne hiç bir boþluk kalmayacak þekilde monte edilmelidir.&lt;br/&gt;Emici&lt;br/&gt;Yalnýzca siyah renkte bir kaplama emicinin en üst düzeyde ýsýnabilmesine olanak verir. Emilen ýsýnýn yeniden geri ýþýmamasý için kaplamanýn yüksek seçici olmasý gereklidir.Yani bir taraftan ýþýk için yüksek bir geçirgenlik saðlarken diðer yandan ýsý ýþýnlarý geçirgenliði sýfýra yakýn olmalýdýr ki yayýnýk ýþýk da etkin bir þekilde emilebilsin. &lt;br/&gt;Maliyet&lt;br/&gt;Kollektörün çatýya montajý önemli bir maliyet faktörü olabilir. Ýyi bir güneþ kollektörü çatýya kolayca monte edilebilmelidir.&lt;br/&gt;Malzemeler&lt;br/&gt;Kollektörler uzun süre her türlü hava koþuluna maruz kalýrlar. Kasa için yalnýzca saðlam hammaddeler kullanýlmalýdýr.&lt;br/&gt;Genel Öneriler&lt;br/&gt;Güneþ tesisinizi ayrýntýlý olarak planlamadan önce aþaðýdaki koþullarýn saðlanmýþ olup olmadýðýndan emin olmanýz gerekir:&lt;br/&gt;Çatý&lt;br/&gt;Çatý, üzerine çýkýlabilecek yapýda olmalýdýr.&lt;br/&gt;Kuþlar&lt;br/&gt;Kollektörün konacaðý yerde kuþlarýn tünemesine ve pislikleri ile kollektörün kirlenmesine yol açacak anten ya da benzeri cisimlerin bulunmamasý gerekir.&lt;br/&gt;Ulaþýlabilirlik&lt;br/&gt;Kollektör alanýnýn ve boyler&quot;in ileriye dönük olarak kolayca ulaþýlabilirliði saðlanmýþ olmalýdýr.&lt;br/&gt;Boru Hattý&lt;br/&gt;Kollektör alaný ile boyler arasýndaki</description></item><item><title>GÜNEÞ ENERJÝSÝ</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?gunes-enerjisi-449200.html</link><description>Türkiye de 1995 yýlý sonu itibariyle üretilen elektrik enerjisinin, % 50 termik, % 50 hidrolik kaynaklý olmasý beklenmekteydi. 2000 ve 2010 yýllarýnda ise, termik santral kaynaklý üretimin sýra ile % 57 ve % 61 olmasý ve bu nedenle daha fazla doðal gaz ve kömürün ithal edilmesi, ayrýca 2005-2010 yýllarý arasýnda iki nükleer enerji santralinin devreye girmesi planlanmýþtýr. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Çevre sorunlarý denince hemen gündeme gelen hava kirliliðinin, temelde enerji gereksiniminin karþýlanmasý sürecinden oluþtuðu gerçeði anýmsandýðýnda, yeni termik ve nükleer santrallerin yapýmý, çevre açýsýndan daha büyük sorunlar yaratmaktan baþka birþey deðildir. Oysa Türkiye nin doðal zenginliklerinden biri de, bol güneþli günleridir. Hiçbir çevre sorunu yaratmayan, çok özel bir kaynak olarak yeterli potansiyeli ile güneþ, yararlanýlmayý bekler durumdadýr. Güneþ enerjisinin yeterince kullanýlabilmesi, uygun teknolojilerin geliþtirilmesi ile mümkün olacaktýr. Ancak, birçok ülkede yaygýnca kullanýlmakta olan sýcak su üretim sistemleri dahi, Türkiye de oldukça az ve özelde Güneydoðu Anadolu Bölgesi nde hemen hemen hiç kullanýlmamaktadýr. Güneþ santralleri için ön koþul sayýlan yýllýk en az 2000 saat güneþli olma süresi; Türkiye de yaklaþýk 2600, Güneydoðu Anadolu Bölgesi nde ise 3000 saattir. Güneþ santralleri de dahil olmak üzere, sýcak su üretim sistemleri, güneþ ocaklarý, güneþ pilleri, güneþ soðutucularý kullanýlarak güneþ enerjisinden yararlanýlabilir. Böylece her yýl 2 milyar dolarlýk yatýrým gerektiren enerji gereksinimimize küçük de olsa bir katký saðlanabilir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Güneþ enerjisinden yeterince yararlanmak; daha az yakýt (kömür, petrol, doðal gaz) kullanmak, daha az yakýt daha temiz ve saðlýklý çevre demektir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Giriþ&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Dünyanýn en görkemli ve temiz enerji kaynaðýnýn Güneþ enerjisi olduðu kuþkusuzdur. Alýþýlmamýþ ya da alternatif enerji kaynaklarý denilen yeni ve yenilenebilir yada tükenmez enerji kaynaklarýnýn baþta geleni, Güneþ enerjisidir. Ayný grupta yer alan rüzgar enerjisi, deniz dalga enerjisi, okyanus sýcaklýk-farký enerjisi, biokütle enerjisi, Güneþ enerjisinin türevleridir. Alýþýlmýþ tükenmez kaynak olan akarsu-gücü, Güneþ enerjisiyle gerçekleþen su çevriminden kaynaklanýr. Jeolojik çaðlar öncesi oluþan fosil yakýtlar bile, temelde biokütlenin dönüþümüyle ortaya çýkmýþ olduklarýndan, jeolojik olarak depolanmýþ Güneþ enerjisi varsayýlýrlar. Kýsacasý, pekçok doðal enerji kaynaðýnýn kökeni Güneþ enerjisidir.&lt;br/&gt;GÜNEÞ ENERJÝSÝ &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;SUNUÞ&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Türkiye de 1995 yýlý sonu itibariyle üretilen elektrik enerjisinin, % 50 termik, % 50 hidrolik kaynaklý olmasý beklenmekteydi. 2000 ve 2010 yýllarýnda ise, termik santral kaynaklý üretimin sýra ile % 57 ve % 61 olmasý ve bu nedenle daha fazla doðal gaz ve kömürün ithal edilmesi, ayrýca 2005-2010 yýllarý arasýnda iki nükleer enerji santralinin devreye girmesi planlanmýþtýr. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Çevre sorunlarý denince hemen gündeme gelen hava kirliliðinin, temelde enerji gereksiniminin karþýlanmasý sürecinden oluþtuðu gerçeði anýmsandýðýnda, yeni termik ve nükleer santrallerin yapýmý, çevre açýsýndan daha büyük sorunlar yaratmaktan baþka birþey deðildir. Oysa Türkiye nin doðal zenginliklerinden biri de, bol güneþli günleridir. Hiçbir çevre sorunu yaratmayan, çok özel bir kaynak olarak yeterli potansiyeli ile güneþ, yararlanýlmayý bekler durumdadýr. Güneþ enerjisinin yeterince kullanýlabilmesi, uygun teknolojilerin geliþtirilmesi ile mümkün olacaktýr. Ancak, birçok ülkede yaygýnca kullanýlmakta olan sýcak su üretim sistemleri dahi, Türkiye de oldukça az ve özelde Güneydoðu Anadolu Bölgesi nde hemen hemen hiç kullanýlmamaktadýr. Güneþ santralleri için ön koþul sayýlan yýllýk en az 2000 saat güneþli olma süresi; Türkiye de yaklaþýk 2600, Güneydoðu Anadolu Bölgesi nde ise 3000 saattir. Güneþ santralleri de dahil olmak üzere, sýcak su üretim sistemleri, güneþ ocaklarý, güneþ pilleri, güneþ soðutucularý kullanýlarak güneþ enerjisinden yararlanýlabilir. Böylece her yýl 2 milyar dolarlýk yatýrým gerektiren enerji gereksinimimize küçük de olsa bir</description></item><item><title>ENERJÝ</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?enerji-351221.html</link><description>ENERJÝ&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Enerji, iþ yapabilme yeteneðidir. Enerjinin boyutlarý iþin boyutlarý ile aynýdýr. Klasik mekanikte iþ, kütle (m) ile uzunluðun (l) karesinin çarpýmýnýn, zamanýn (t) karesine oraný (ml²/t²) olarak tanýmlanýr. Bu, kütle büyüdükçe ya da devinimin uzunluk arttýkça ya da devinimin süresi kýsaldýkça, yapýlan iþin ya da harcanan enerjinin artacaðý anlamýna gelir. Enerji çoðunlukla kilogram metre, joule, erg, BTU, kilovat saat gibi iþ birimleriyle ifade edilir.  &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Enerjinin Korunumu Yasasý, doðadaki tüm olgular için geçerlidir; buna göre, doðada gerçekleþen deðiþimler sýrasýnda, toplam enerji miktarý deðiþmez. Enerji, belirli bir sistemde, birçok deðiþik þekilde bulunabilir ve enerjinin korunumu yasasý çerçevesinde, bir biçimden ötekine dönüþtürülebilir. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Türkiye&quot;de enerjinin durumu, ne çok iyi ne de çok kötüdür. Günümüzde bir çok Avrupa Devleti, yenilenebilir enerji kaynaklarýný kullanmaya geçmiþken, Türkiye hala enerji elde etmek için termik ve hidroelektrik santrallerden yararlanmakta ve nükleer santrallere geçme çabasý göstermektedir. Ülkemizde bulunan kömür rezervleri, Türkiye&quot;nin ortalama 250-300 yýlýný garantilemiþ durumdadýr. Kurulan hidroelektrik santrallerinin de erozyon tehlikesi þimdilik yoktur. Ama 300 sene sonrasý pek parlak deðildir. Bu yüzden þimdiden yenilenebilir enerji kaynaklarýný kullanmaya baþlamalýyýz. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Aþaðýda Türkiye&quot;nin ortalama yýllýk enerji üretimi görülmektedir.&lt;br/&gt; &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt; &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Kinetik Enerji&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Bir cismin ya da parçacýðýn hareket etmekte olmasý nedeniyle sahip olduðu enerji türüdür. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Bir cisme kuvvet uygulanarak iþ yapýlýr ve böylece cisme enerji aktarýlýrsa cisim hýzlanýr ve kinetik enerji kazanýr. Kinetik enerji hareketli cisimlere özgü bir özelliktir ve yalnýzca cismin hareketine deðil, kütlesine de baðlýdýr. Hareket, ötelenme (bir yol üzerinde bir yerden baþka bir yere gitme), bir eksen çevresinde dönme, titreþim ya da bunlarýn bileþimi biçiminde olabilir. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Ötelenme hareketi yapan bir cismin kinetik enerjisi, cismin kütlesi (m) ile hýzýnýn (v) karesinin çarpýmýnýn yarýsýna (Â½mv²) eþittir. Bu eþitlik fazla yüksek olmayan hýzla için geçerlidir, çok yüksek hýzlar söz konusu olduðunda gerçek deðerden küçük deðerler verir. Cismin hýzý ýþýk hýzýna yaklaþtýðýnda kütlesi de artar. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Dönme hareketi yapan cisimlerde kütleye karþýlýk gelen büyüklük, eylemsizlik, momentidir; ötelenme hýzýna ise açýsal hýz karþýlýk gelir. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Bir cismin ya da sistemin toplam kinetik enerjisi, çeþitli hareket türlerinden ileri gelen kinetik enerjilerinin toplamýna eþittir.   &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Potansiyel Enerji &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Bir sistemi oluþturan bölümlerin birbirine göre konumlarýna baðlý olan, depolanmýþ durumdaki enerjidir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Bir sarmal yay sýkýþtýrýlmýþ ya da çekilip uzatýlmýþ durumdayken daha büyük bir potansiyel enerjiye sahiptirler. Bir top yer yüzeyinden yükseldiðinde potansiyel enerjisi artar, yüksekteyken daha çok iþ yapabilme yeteneðine sahiptir. Potansiyel enerji tek bir cisme ya da parçacýða deðil, bir sisteme özgü bir niteliktir. Örneðin; top ile Dünya&quot;dan oluþan bir sistemin potansiyel enerjisi bu iki cisim birbirlerinden uzaklaþtýkça artar. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Potansiyel enerji, yerçekimi ivmesi (g), cismin kütlesi (m) ile referans noktasýna göre yüksekliði çarpýlarak (mgh) hesaplanýr. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Potansiyel enerji kinetik enerjiye, kinetik enerji de elektrik enerjisine dönüþtürülebilir. Örneðin barajlarda biriken su, aþaðýya doðru akarken türbinleri döndürür, bunlar da elektrik üreteçleri aracýlýðýyla elektrik enerjisi üretir; bu süreçte burgaçlar ve sürtünme nedeniyle bir miktar ýsý enerjisi de ortaya çýkar.  &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Geçmiþte potansiyel enerji, kinetik enerji ile birlikte, bir mekanik enerji biçimi olarak ele alýnýyordu; böylece de kütleçekimsel sistemlerde toplam enerji sabit bir deðer olarak hesaplanabiliyordu. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;  &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Jeotermal Enerji&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Dünya&quot;nýn iç kesimlerinde ýsýnan sýcak su ya da buhardan elde edilen enerjidir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Kaynarcalar, gayzerler, kaynar çamur banyolarý ve fümeroller en yaygýn jeotermal enerji kaynaklarýdýr. Eski Romalýlar hamamlarýný ve evlerini ýsýtmak</description></item><item><title>GÜNEÞ ENERJÝSÝ SÝSTEMLERÝ</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?gunes-enerjisi-sistemleri-367254.html</link><description>GÜNEÞ ENERJÝSÝ SÝSTEMLERÝ&lt;br/&gt; &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;1-Isýl Güneþ Enerjisi Teknolojileri&lt;br/&gt; &lt;br/&gt;Güneþ enerjisi uygulamalarý ýsý ve elektrik üretimi olmak üzere ikiye; ýsý üretimi ise düþük, orta ve yüksek sýcaklýk uygulamalarý olmak üzere üçe ayrýlabilir. Düþük sýcaklýk uygulamalarýnýn bilinen en yaygýn örneði düzlemsel güneþ kollektörleridir.Orta sýcaklýk uygulamalarý çizgisel yoðunlaþma yapan sistemler (parabolik oluk sistemler), yüksek sýcaklýk uygulamalarý ise noktasal yoðunlaþtýrma yapan (parabolik  çanak ve merkezi alýcýlar) sistemlerdir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;         Dünya ve Türkiye&quot;de Isýl Güneþ Enerjisi Uygulamalarý:&lt;br/&gt; &lt;br/&gt;1.1-Güneþ Kolektörleri&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;          Güneþ enerjisinin en yaygýn ve bilinen kullaným alanlarýndan biri düzlemsel güneþ kolektörleri-dir.En çok evlerde sýcak su ýsýtma amacýyla kullanýlan bu sistemler, güneþ enerjisini toplayarak bir akýþkana ýsý olarak aktaran çeþitli tür ve biçimlerde imal edilmektedir. Bu sistemler içlerinde dolaþan akýþkaný 80Â°C sýcaklýða kadar çýkarabilmektedirler. Evlerin sýcak su ihtiyacý dýþýnda, yüzme havuzlarý ve sanayi tesisleri için de sýcak su saðlanmasýnda kullanýlmaktadýrlar.2000 yýlý verilerine göre dünyada toplam kurulu güneþ kollektörü alaný yaklaþýk olarak 35 milyon m² dir. En fazla güneþ kolektörü olan ülke 8 milyon m² ile ABD&quot;dir.Bunu 7-7,5 milyon m² ile Japonya ve Türkiye izlemektedir. Avustralya 2,8 milyon m² ile önemli güneþ kollektörü kullanýcýlarý arasýnda yer almaktadýr.Yunanistan&quot;da kurulu miktar 2 milyon m², Almanya&quot;da 1 milyon m² olup, Avusturya, Fransa ve Portekiz daha düþük rakamlarla bu sýralamada yer almaktadýr. Ýsrail&quot;de kurulu güç2,8 milyon m² dir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;1.2-Termal Güneþ Enerjisi Santralleri&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;        Isýl güneþ enerjisi uygulamalarýnýn ikinci büyük grubu da elektrik üretmekte kullanýlan santraller-dir. Parabolik olup kollektörlü, parabolik çanak kollektörlü ya da merkezi alýcýlý tipte olabilmektedirler. Bu sistemler yoðunlaþtýrma yaptýklarý için daha yüksek sýcaklýða ulaþabilirler. Parabolik oluk kontrollü santraller ticari ortama girmiþ olup, bu sistemlerin en büyük ve en tanýnmýþ olaný 350 MW gücündeki ABD LUZ International santralleridir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;2-Güneþ Pilleri (fotovoltaik)&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Güneþ pilleri, yüzeylerine gelen güneþ ýþýðýný doðrudan elektrik enerjisine dönüþtüren yarý iletken maddelerdir.Güneþ pilleri kristal silisyum ve amorf silisyum gibi maddelerden üretilmektedir. Kristal silisyum güvenilirliðinden ve yüksek veriminden (% 10-14 daha fazla) dolayý daha çok kullanýlmaktadýr. Amorf silisyumun ise verimi daha düþüktür (% 7 daha az). Bu yüzden amorf silisyumu genelde düþük sermayeli iþletmeler kullanýr. Yapýsýna baðlý olarak üzerlerine düþen güneþ enerjisini %5 ile %20 arasýnda deðiþen bir verimle elektrik enerjisine çevirebilirler. Bütün FV (fotovoltaik) sistemler iki temel öðeden oluþur: &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;1) Fotovoltaik modül &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;2) Modüle destek saðlayan ve bazý uygulamalarda güneþin görünen hareketini izleyen dayanak yapýsý.&lt;br/&gt;        Bir &quot;modül&quot;, ýþýða duyarlý hücrelerden ve hücreleri çevreden koruyan örtü malzemelerinden oluþur. Bazý modüllerde destek yapýlarýna baðlantý için katý çerçeve de vardýr. Modüllerde ýþýðý FV hücrelere odaklayan aynalar yada lensler de olabilir. Uygulamalarýn çoðunda FV hücrelerin ürettiði doðru akým yerine alternatif akým gerektiðinden, FV sistemlerin çoðunda dönüþtürme yapan çeviriciler de vardýr. Ayrýca, bir hizmet þebekesine baðlý olmayan FV sistemler, tipik olarak, geceleyin ve bulutlu zamanlarda güç sürekliðini saðlamak için depolama bataryalarý da kullanýrlar. Ancak, elektrik taleplerini gündüz maksimum olduðu bölgelerde, FV sistemler þebekeye baðlandýðýnda, elektrik depolanmasýnýn deðeri gerçekten azalýr. &lt;br/&gt; &lt;br/&gt;           Güneþ pilleri þebekeden baðýmsýz ve þebeke baðlantýlý olmak üzere ikiye ayrýlýr. Þebeke baðlantýlý sistemler daðýnýk PV sistemleri olabileceði gibi, PV santralleri biçiminde de olabilir. Þebekeden baðým-sýz olanlar, belli bir birimin elektrik gereksinimini karþýlayan güneþ pili ve PV modüllerine dayanýr. Güneþ pili bataryasý da denilen bu modüllerden üretilen DC elektrik akýmý ile tüketici beslenir. Sistemde akü ünitesi bulunur.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Güneþ Arabalarýnda Güneþ Enerjisi Nasýl Depolanýr&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;          Güneþ arabalarý, yarý iletken maddeden yapýlmýþ fotovoltaik paneller üzerinde güneþ ýþýðýný toplayýp bunu elektrik enerjisine çevirerek çalýþýr. Bu güneþ aküleri fotovoltaik hücreler ya da elektriksel olarak birbirine baðlanmýþ ve tek bir çerçeve içinde paketlenmiþ hücre gruplarýndan meydana gelen modüllerden oluþur. Foto ýþýk, voltaik de elektrik</description></item><item><title>BÝTKÝLERÝN GÜCÜ</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?bitkilerin-gucu-442104.html</link><description>Bitkilerin Gücü&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;1994 yýlý kýþýnda Finlandiyadaki Ahlstrom mühendislik firmasý ile Sydkraft adlý Ýsveç Elektrik Kurumu Ýsveçin güneyindeki Varnamo Kasabasýnda yeni bir ýsýtma tesisini devreye sokuyorlardý. Burada en son jet teknolojisi kullanýlmakla beraber enerji kaynaðý olarak yarým milyon seneden beri mevcut bir olanaktan yararlanýlmaktaydý. &lt;br/&gt;Odun ! Varnamo tesisinde odun gaz haline getirilip bir jet motorunda yakýlmakta ve böylece altý megavatlýk elektrik ve þehrin merkezi ýsýnmasý için 9 megavatlýk enerji meydana getirilmekteydi. Bu sayede odunun içindeki enerjinin yüzde sekseni binalarýn ýsýtýlmasý, aydýnlatýlmasý ve motorlarýn çalýþmasý için kullanýlmakta ve bu arada atmosfere hiç kükürt salýnmamakta ve çýkan karbondioksit, kesilen aðaçlarýn yerine ekilenlerin geri alabilecekleri kadar olmaktaydý. &lt;br/&gt;Varnamo tesisi, en eski enerji kaynaðýný yirminci yüzyýla taþýyan yeni teknoloji kuþaklarýnýn bir ürünüydü. Makine taþýyan yeni teknoloji kuþaklarýnýn bir ürünüydü. Makine Mühendisliði, biyoteknoloji ve ormancýlýk deðiþik bitkilerden sývý ve gaz yakýt olarak yararlanma olanaklarýný ekonomik bir biçimde saðlamakta ve buradan da elektrik elde edilmekteydi. &lt;br/&gt;Biyokütle enerjisi teorik bir potansiyele sahipse de, pratikte ne kadar baþarýlý sonuçlar vereceði belirsizdir. Bazý uzmanlar dünya üzerindeki tarýmsal ve ormansal kaynaklar sayesinde biyokütlenin yirmibirinci yüzyýlýn enerji ekonomisinin temelini oluþturacaðýný ileri sürmektedir. 1992 yýlýndaki Çevre ve Kalkýnma Konferansý (Conference on Environment and Development) için Birleþmiþ Milletler tarafýndan hazýrlanmýþ bir çalýþma özellikle bu amaca dönük bir þekilde yetiþtirilmiþ bitkiler sayesinde 2050 yýlý civarýnda bugünkü dünya enerji gereksiniminin %55i kadarýnýn karþýlanabileceðini ortaya koymuþtur. Buna benzer vizyonlarýn gerçekleþmesi tarým yapýlacak arazinin, suyun ve gübrelerin saðlanabilmesine baðlýdýr. Önümüzdeki senelerde ise bu konularda sýkýntýlar yaþanmasýnýn beklendiðini unutmamak gerekir. &lt;br/&gt;Biyokütle enerjisinden yararlanmak bir anlamda doðanýn güneþ enerjisi kollektörlerinden yararlanmak demektir - canlý bitkiler güneþten gelen enerjiyi fotosentez yöntemi ile karbonhidrat moleküllerine dönüþtürür. Bitki yiyen hayvanlar, bu enerjinin bir bölümünü almýþ olurlar. Bütün tarih boyunca evlerini ýsýtmak isteyen veya yemek piþiren insanlar bu enerjiden yararlanmýþlardýr. Ondokuzuncu yüzyýlýn sonlarýna doðru fosil yakýtlarýn ortaya çýkmasý ile biyokütle, enerji ile uðraþanlarýn bir kenara ter ettikleri bir kaynak halini aldý. Doðal olaraka da ticari olanaklarý izleyen ülke yönetimleri o tarihlerden sonra biyokütleyle ilgilenmediler.&lt;br/&gt;BM kaynaklarý biyokütlenin dünyada üretilmekte olan enerjinin ancak %5ini saðladýðýný göstermekteyse de, baðýmsýz uzmanlarýn daha titizlikle yaptýklarý incelemeler 1992 yýlýnda dünya enerjisinin %13ünün bu kaynaktan saðlanmýþ olduðunu ortaya koymuþtur. Geliþmekte olan ülkelerin tüketmekte olduklarý enerjinin %36sý biyokütleden saðlanmakta ve bugün kýrsal alanlarda yaþamakta olan 2.5 milyar insan- dünya nüfusunun yaklaþýk %45i - hemen bütün enerji gereksinimlerini bu kaynaktan elde etmektedir. Danimarka ve Finlandiya gibi sanayileþmiþ bazý ülkelerde bile biyokütle, tüketilen toplam enerjinin %10unu oluþturmaktadýr. Biyokütle yalnýzca yakýt amacý ile kullanýlmaz. Ýnþaat, gýda, hayvan yemi ve kaðýt gibi birçok uygulamalar biyokütleden saðlanýr. Dolayýsýyla insanlar ellerindeki biyokütleden enerji kadar bu tip uygulamalar için de yararlanmak durumundadýr. &lt;br/&gt;Biyokütle yenilenebilir bir enerji kaynaðý olmakla birlikte günümüzdeki kullaným þekli ile ne yenilenebilir, ne de sürdürülebilir ! Dünyanýn birçok yerinde nüfus artmakta ve insanlar ormanlýk alanlarý açarak besinlerini elde edecekleri tarla haline dönüþtürmekte ve ormandaki geri kalan aðaçlarý da yakacak olarak kullanmaktadýr. Bunun yarattýðý yakýt sýkýntýsýndan dolayý kadýnlar ve çocuklar zamanlarýnýn büyük bir bölümünü odun aramak ve toplamakla geçirmekte ve normal þartlar altýnda mükemmel</description></item><item><title>TÜRKÝYE ELEKTRÝK ENERJÝSÝ SEKTÖRÜ</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?turkiye-elektrik-enerjisi-sektoru-378490.html</link><description>TÜRKÝYE ELEKTRÝK ENERJÝSÝ SEKTÖRÜ&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;1- Türkiyede Elektrik Enerjisi Sektörünün Tarihsel Geliþimi&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Ülkemizde elektrik enerjisi sektörünün, faaliyetlerine yaygýn bir þekilde baþladýðý 1911 yýlýndan bugüne kadar olan geliþimi 5 bölüme ayrýlarak incelenebilir; &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;1. Ýmtiyazlý Þirketler Dönemi (1911-1939) &lt;br/&gt;2. Elektriklendirmenin Kamu Kuruluþlarý Eliyle Yürütüldüðü Dönem (1939-1953) &lt;br/&gt;3. Enterkonnekte Sistem ile Bölgesel Termik ve Hidrolik Santrallerin Kurulduðu Dönem (1953-1970) &lt;br/&gt;4. Türkiye Elektrik Kurumu (TEK) Dönemi (1970-1985) &lt;br/&gt;5. TEK&quot;in Tekelinin Kaldýrýldýðý ve Ýmtiyazlý Þirketlere Tekrar Geçildiði Dönem (1985+) &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;1938-1939&quot;lu yýllara kadar ülkemizdeki elektrik faaliyetleri, çoðunluðu yabancý þirketlerin imtiyazýnda olan küçük yerel santraller ve onlarýn beslediði birbirlerinden izole yerel daðýtým þebekelerinin iþletilmesi þeklinde olmuþtur. 1939 yýllýnda yabancý þirketlere verilmiþ olan bu imtiyazlar devletçe satýn alýnmýþ ve hizmetler belediyelere devredilmiþtir. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;1950&quot;li yýllara gelindiðinde Etibank&quot;ýn kömür havzalarýnda kurup iþlettiði küçük kapasiteli kömür santralleri, Ýller Bankasý&quot;nýn kurup iþlettiði küçük kapasiteli dizel ve hidrolik santraller ve birçok sanayi kuruluþunun ve belediyelerin iþlettiði dizel santraller ile þehirlerin elektrik gereksinimlerinin giderilmeye çalýþýldýðý görülmüþtür. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;1970 yýlý sonlarýnda 1312 sayýlý yasa ile Türkiye Elektrik Kurumu (TEK) kurularak bazý istisnalar dýþýnda üretim iletim ve daðýtým tesislerinin yapým ve iþletilmesi ile elektrik sektörünün planlanmasý tekel statüsüyle Türkiye Elektrik Kurumuna verilmiþtir. TEK&quot;in kuruluþunda  kurulu gücü 2200 MW, Elektrik Enerjisi arzý 8.6 milyar kWh dolayýnda olan Türkiye, 10 yýl içinde kurulu gücünü ve elektrik enerjisi arzýný yaklaþýk 2.5 kat artýrarak 5100 MW, 24.6 milyar kWh&quot;a yükseltmiþtir. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;1980&quot;li yýllarýn ortalarýnda ülkemizde esen özelleþtirme rüzgarýndan elektrik sektörü de etkilenmiþ, 1984 yýlýnda kabul edilen 3096 sayýlý yasa ile TEK&quot;in tekel statüsü kaldýrýlmýþ, yerli ve yabancý Sermaye Þirketlerine üretim tesisi kurmak yada mevcut üretim ve daðýtým tesislerinin mülkiyeti TEK&quot;de kalmak üzere  iþletme hakký devralmak suretiyle faaliyette bulunma imkaný verilmiþtir. Bu yasa ile kabul edilen Yap-Ýþlet Devret (YÝD) modeli ile kurulmasý öngörülen üretim tesislerinin finansmanýnýn teþebbüs sahiplerince saðlanmasý hükme baðlanmýþtýr. Bu finansmanýn, satýn alýnacak enerji bedeli olarak geri ödenmesi, bu geri ödemeye hazinenin garanti vermesi, bu santrallerde 15-20 yýllýk bir iþletme sürecinde üretilen tüm enerjinin TEK tarafýndan satýn alýnmasý öngörülmüþtür. Görüleceði üzere 3096 sayýlý Kanun&quot;un amacý; mülkiyeti kamuya ait elektrik tesislerinin iþletme haklarýnýn özel sektöre belirli bir süreyle devredilmesi veya Yap-Ýþlet-Devret modeline göre özel sektör tarafýndan elektrik enerjisi üretim tesisi kurularak belirli bir süreyle iþletilmesinin saðlanmasý olmuþtur.  Kanun&quot;un yayýmlanmasýný müteakip elektrik enerjisi sektörüne özel þirketlerin giriþi saðlanmýþtýr. Bu çerçevede; Ýstanbul Ýli Anadolu yakasýnda Aktaþ Elektrik Ticaret A.Þ., Kayseri Ýlinde Kayseri ve Civarý Elektrik T.A.Þ. görevli þirket olarak ilan edilmiþtir. Ayný kapsamda, imtiyazlý þirket statüsünde bulunan Çukurova Elektrik A.Þ. ve Kepez Elektrik T.A.Þ.&quot;de, görevli þirket statüsüne geçmiþlerdir. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Elektrik enerjisinin daha kaliteli ve ucuz olarak tüketicilere sunulmasý, Devletin kýt ekonomik kaynaklarý nedeniyle gerçekleþtirilemeyen gecikmiþ elektrik enerjisi yatýrýmlarýnýn özel sektör eliyle yapýlmasýnýn saðlanmasý v.b. nedenlerle ve 1980&quot;li yýllarda özelleþtirmeyle ilgili Dünyadaki geliþmeler sonucu, elektrik enerjisi sektöründe de yeniden yapýlanma gereksinimi doðmuþ ve bunun sonucu olarak 12 Aðustos 1993de TEK; TEDAÞ ve TEAÞ ünvanlý iki ayrý Ýktisadi Devlet Teþekkülü statüsü ile yeniden yapýlandýrýlmýþtýr. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Özel sektöre üretim, iletim, daðýtým ve ticaret yetkisi veren, Yap-iþlet-Devret (YÝD) modeline, otoprodüktör uygulamasýna ve mevcut tesislerin iþletme hakký devirlerine imkan saðlayan 3096 sayýlý yasadan sonra 1996 yýlýnda sadece yeni üretim tesislerinin yapýmý için Yap-iþlet Modeli uygulamasýna yönelik olarak 4283 sayýlý kanun ve 97/9853 sayýlý yönetmelik yayýnlanmýþtýr.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;2000li yýllara gelindiðinde ise sektördeki radikal uygulamalara devam edilmiþ, 3 Mart 2001 tarihinde yürürlüðe konulan 4628 Sayýlý Elektrik Piyasasý Kanunu ile Enerji Piyasasý Düzenleme Kurumu ve Kurulu oluþturulmuþ, piyasada faaliyet gösterecek olan katýlým</description></item><item><title>JEOTERMAL ENERJÝ</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?jeotermal-enerji-350327.html</link><description>JEOTERMAL ENERJÝ&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Yerkürenin erimiþ sývý kütlesi, büyük bir enerji deposu olarak görülebilir. Magma adýný verdiðimiz bu demir, nikel gibi erimiþ kütle, kalýn bir yer kabuðu tabakasý ile örtülüdür. Yer kabuðunun derinliðine inildikçe 30-45 metrede (normal 33 mde) sýcaklýk 1Â°C veya 1 kmde 30Â°C artar. Fakat bu enerjiden yararlanmak teknolojik ve ekonomik açýdan uygun deðildir. &lt;br/&gt;Ancak yer kabuðunun bir çok yerinde normal dýþý yüzeye yakýn sýcak bölgeler de vardýr. Bu bölgeler sýcak lavlar (yanardað), sýcak kayalýk ve taþlýklar þeklinde magma kaynaklý ýsýndýðý gibi, radyoaktif bozunmalarla da ýsýnabilir. Bu sýcak bölgelere kadar inebilen yeraltý sularý o bölgenin sýcaklýðýna göre yüksek basýncýn da etkisiyle çözebildiði mineral ve kayalarý çözerek yüksek sýcaklýkta buhar ve sýcak su kaynaðý olarak yeryüzüne ulaþýr. Ayrýca yer altý suyunun bulunmadýðý yüzeye yakýn sýcak bölge ve kayalara özel tekniklerle su ve gaz göndererek bu ýsý enerjisi yeryüzüne taþýnabilir. Her iki þekilde de yer ýsýsýndan yararlanma jeotermal enerji adý altýnda ticari enerjilere alternatif enerji olarak tanýmlanýr.&lt;br/&gt;Yenilenebilir enerji kaynaklarýndan olan Jeotermal Enerji: yerkabuðunun sahip olduðu ýsý enerjisinin yeraltýndaki akýþkanlara aktarmasý sonucu ýsýnmýþ akýþkanýn kendiliðinden ya da sondajlarla ekonomik olarak enerji açýða çýkarmasý olarak tanýmlanabilir. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Bunlarýn ve kaynak suyunun sýcaklýðýna göre elektrik üretiminde, konut ve sera ýsýtmasýnda, kaplýca sýcak su hamamlarýnda yararlanýlýr. &lt;br/&gt;Özellikle yanardað ve lavlarýn yakýnlarýndan geçen sular yüksek sýcaklýkta buhar olarak yer yüzüne ulaþýrsa doðrudan elektrik üretiminde kullanýlabilir. Su ve buharýn çözdüðü minerallerden geçen iyon ve gazlarýn çevre kirliliðine neden olmamasý için bu sular ýsý deðiþtiriciden geçirilir ve içerdikleri kükürt dioksit, hidrojen sülfür, karbon dioksit ve azot oksitleri ise enerjisinden yararlanýlan artýk su ile tekrar yeraltýna gönderilir. Böylece çevreye karþý olumsuz etkisi de önlenebilir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Jeotermal enerjinin kaynaðý &lt;br/&gt;*su, &lt;br/&gt;*buhar, &lt;br/&gt;*sýcak kayalar ve &lt;br/&gt;*yeryüzüne yakýn katmanlardaki magma olarak görülebilir. &lt;br/&gt;Isý kaynaðýnýn aþýrý derecede ýsýttýðý akýþkan, normal yer altý ve yerüstü sularýna göre daha fazla erimiþ mineral, çeþitli tuzlar ve gazlar içermektedir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Jeotermal enerji,&lt;br/&gt;1.fosil yakýtlara alternatif enerji kaynaklarý arasýnda en önemlisi durumundadýr. &lt;br/&gt;2.Yerli ve çevre dostu bir enerjidir. &lt;br/&gt;3.Üretim maliyeti, diger enerji kaynaklarýna oranla oldukça düþüktür.&lt;br/&gt;4. Söz konusu maliyet, entegre kullanýmlar söz konusu olduðunda, daha da düsmektedir.&lt;br/&gt;5.Doðal kaynaklar kullanýlýr, dýþa baðýmlý deðildir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Jeotermal enerji;&lt;br/&gt;*elektrik üretiminde&lt;br/&gt;*ýsýnma (konut ve sera ýsýtmasýnda)&lt;br/&gt;* absorsiyon ( soðutma),&lt;br/&gt;* balýk üretimi, kar eritme,&lt;br/&gt;*kaplýca sýcak su hamamlarýnda yararlanýlýr.&lt;br/&gt;* tarým ( seralarda ) gibi sahalarda çok amaçlý olarak kullanýlabilmektedir. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;     Sývý aðýrlýklý kaynaklarda, jeotermal akýþkan bazen kaplýca sularý biçiminde kendiliðinden yeryüzüne çýkabileceði gibi, çoðunlukla birkaç yüz metreden bir kaç bin metreye kadar uzanan sondajlarla kuyu açýlmasý gerekir. Akýþkanýn içerisinde sodyum, potasyum, sülfat, silikat ve borat gibi tuzlar bulunur. Türkiyedeki aktif sýcak ateþli sistemler (magma ve lav kökenli) olmadýðý gibi, sýcak kuru kaya tipi kaynaklar da bulgulanamamýþtýr.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Ekonomik önemdeki jeotermal enerji birikimi, 40Â°C-380Â°C arasýnda olup, 3000 m ye kadar olan derinliklerde geçirimsiz kayalar altýnda yer alan, geçirimli hazne kayalar içinde bulunmaktadýr. Þimdiye kadar üç çeþit jeotermal sistemin varlýðý saptanmýþtýr. Sýcak kuru kaya sistemi, sýcak su sistemi, kuru buhar sistemi.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Sýcak Su Sistemi:&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Yeryüzünde sýcak su esaslý sistemler Buhar esaslý sistemlerden yirmi kat daha fazla bulunmaktadýr. Sýcak su sisteminde, derindeki hazne kaya içerisinde, basýnç altýnda, yüksek sýcaklýkta, erimiþ kimyasal madde bakýmýndan çok zengin, farklý kimyasal özelliklerde sular bulunmaktadýr. Bu tür sistemlerden sondajlarla yeryüzüne çýkarýl</description></item><item><title>TERMÝK SANTRAL TANIMI VE ÇALIÞMASI</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?termik-santral-tanimi-ve-calismasi-344610.html</link><description>TERMÝK SANTRAL&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;TANIMI VE ÇALIÞMASI:&lt;br/&gt;    Yanmayla ortaya çýkan ýsý enerjisinden elektrik enerjisi üreten merkez.Yanma,bir kazan yada buhar ürecinde gerçekleþtirilir ve suyun buhara dönüþtürülmesini,daha sonrada bunun yüksek basýnç altýnda (160 bar),yüksek sýcaklýkta(550&quot;C)çok ýsýtýlmasýný saðlar.Buhar önce türbinin yüksek basýnçlý bölümünde ve daha sonra yeniden çok ýsýtýldýktan sonra orta ve alçak basýnçlý bölümlerde geniþler.Birbirini izleyen bu geniþlemeler sýrasýnda ýsý enerjisi mekanik enerjiye dönüþür.Kondansatörde soðutulunca su yeniden eski haline geçer;türbinden çektiði buharla çalýþan bir yeniden ýsýtma bölümüyse suyun ýsýsýný yükseltip kazana gönderir.Buhar ve su bir kapalý devre halinde dolaþtýklarý için,bu çevrim sonsuza kadar yenilenir.&lt;br/&gt;     Duman kazan çýkýþýnda büyük oranda ýsý yitirir ve havaya verilir;Böylece yanma olayý gerçekleþir.Kömürle çalýþan santrallerde dumanýn daha sonra elektrostatik düzenekler yardýmýyla tozu alýnýr ve bacadan dýþarý atýlýr.Bu arada türbinde yaratýlan mekanik enerji bir alternatöre iletilir ve burada elektrik enerjisine dönüþtürülür.Türbo-alternatör gurubunun uzunluðu 600 mega voltluk bir güç için bazen 50m&quot;aþar; verilen elektrik akýmýysa 20 000 voltluk bir gerilim altýnda 19 200 ampere ulaþýr.Modern bir termik santralýn verimi %40 dolayýndadýr.&lt;br/&gt;     Bir termik santralýn kurulacaðý yerin seçimi birçok etkene baðlýdýr.Bunlardan baþlýcalarý, enerji kaynaðýnýn yakýnlýðý (maden ocaklarý,limanlar,rafineriler,vb.),yakýtýn santrale getirilme yöntemleri (demiryolu,denizyolu,vb.) ve özellikle soðuk bir kaynaðýn varlýðýdýr.Bir termik santralýn bilançosu incelendiðinde, üretilen bir kilowatt için 4000 kilojoule&quot;dan fazla bir enerjinin soðutma suyuna harcandýðý anlaþýlmýþtýr.Su bir akarsudan alýnýrsa,bu suyun günümüzde en çok 7-10&quot;C arasýnda ýsýtýlmasýna izin verilmektedir;bu da büyük bir debi gerektirir.Sözgelimi, 600 megawattlýk bir enerji grubunda soðutma için saniyede 22 metreküp                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                          su gerekir.Bu nedenlerden ötürü,büyük santraller ancak büyük akarsularýn üzerinde ya da deniz kýyýsýnda kurulur.Bununla birlikte,termik santrallerin yol açtýðý ýsý artýþý,su bitkileri ve hayvanlarý için ciddi sorunlar yaratýr.Suyun az, santrallerin çok sayýda bulunduðu bölgelerde, genellikle hiperbol biçiminde büyük kulelerden oluþan havalý (atmosferik) soðutma sistemlerinden yararlanýlýr.&lt;br/&gt;     Termik santrallerde kullanýlan yakýtlar mazot, gaz ve kömürdür. Mazot içi gerekli olan tesisler basit tesislerdir; mazot 30000-40000mküp hacimli,silindir biçiminde metalik depolarda saklanýr.Depolardan alýnýp ýsýtýlan mazot püskürtülerek brülörlere aktarýlýr.Gaz kullanýmý için gerekli olan donanýmlar çok az sayýdadýr; Gaz brülörlere gönderilmeden önce yalnýzca geniþletilir,filtreden geçirilir ve ýsýtýlýr.&lt;br/&gt;     Termik santrallerde kömür kullanýmý;için gerekli olan tesisler gaz ya da mazota oranla çok daha önemli ve büyüktür.Burada özellikle kömürün demiryolu,akarsu ya da deniz yoluyla santrale getirilmesi, boþaltýlmasý, depolanmasý, santral alaný içinde dolaþtýrýlmasý ve kazana verilmesi için gerekli tesisler yapýlmalýdýr.Kömür önce toz haline getirildikten sonra,önceden mazotla 500&quot;C&quot;a kadar ýsýtýlmýþ olan yanma odalarýnýn brülörlerine kuvvetli bir hava akýmýyla gönderilir.Bu odalarýn birkaç yüz m küp&quot;ü bulan bir hacmi ve birkaç bin m kare büyüklüðünde bir ýsýtma alaný vardýr.Büyük bir termik santralin kömür tüketimi günde 3 000 t&quot;u aþar.&lt;br/&gt;     Bir termik santral,kapalý devre halinde dolaþan suyu buharlaþtýran bir kazan ve bir türboalternatör(bir türbinle harekete geçirilen alternatör) grubu içine girer.Bu tür klasik santrallerde buhar, kömür,</description></item><item><title>KONUTLARDA ENERJÝ EKONOMÝSÝ</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?konutlarda-enerji-ekonomisi-345914.html</link><description>1. KONUTLARDA ENERJÝ EKONOMÝSÝ&lt;br/&gt;Konutlarda enerji ekonomisinin baþlýca yolu ýsý yalýtýmýndan geçmektedir. Isý yalýtýmý, kullanýlan enerjiden tasarruf saðlanmasý nedeniyle bir parasal tasarruf ortaya çýkartmaktadýr. Isý yalýtýmýyla ortaya çýkan diðer bir sonuç, daha az yakýt ve daha az baca gazý nedeniyle çevre kirliliðini azaltýcý yönündeki etkisidir.&lt;br/&gt;Bu bölümde, binanýn; yapýsýný, konumunu ve kullaným amacýný belirleyen unsurlarý, binalarda ýsý yalýtýmýný, bina elemanlarýnda yalýtým uygulamalarý, ýsý yalýtýmýnýn çevre kirliliðine etkisini, su buharý geçiþi ve terlemenin kontrolünü, optimum yalýtým kalýnlýðýnýn hesabýna uygulamalarý, binalarda projelendirme aþamasýnda alýnabilecek enerji tasarrufu önlemlerini ve ekonomik analizi iþlenecektir.&lt;br/&gt;1.1. Isýl Konfor&lt;br/&gt;Ýnsanlarýn çalýþma verimlerini bulunduklarý ortamýn sýcaklýðý büyük oranda etkilemektedir. Çalýþma ortamýnýn ýsýl þartlarý, insanlarýn bedensel ve zihinsel üretim hýzýný etkilemektedir. Isýl konfor ve iç hava kalitesi, bireyin bir ortamdaki ýsýl þartlar içinde kendisini rahat hissetmesi ve bu þartlardan doðan saðlýk sorunlarý ile karþýlaþmayacaðý bir ortamýn özellikleridir, insan saðlýðý onun üretimini doðrudan etkileyen bir faktördür. Eðer insan bulunduðu ortamýn sýcaklýðý nedeniyle hasta oluyorsa ya iþe gidemeyecek, iþi tamamen aksayacak ya da iþte bulunduðu ortamda daha verimsiz çalýþacaktýr.&lt;br/&gt;Çalýþma veriminin sýcaklýkla deðiþimine iliþkin diyagram Þekil 3.1de verilmiþtir. Benzer çalýþmalar aktif iþ, yavaþ iþ, kýþ giysisi hafif giysi gibi faktörler göz önüne i alýnarak da yapýlmýþtýr. Ortam sýcaklýðý ve konforu iþ yerlerindeki iþ kazalarýný bile etkilediði kaydedilmektedir (TOKSOY, M., 1995).&lt;br/&gt;Ýç hacimlerin konfor durumunun belirlenmesinde, iç hacim hava sýcaklýðý, iç baðýl nem, iç hacim hava hýzý, malzemelerin ýsý depo etme yeteneði ve iç yüzey uçaklýklarý etkili olmaktadýr, iç yüzey sýcaklýðý konfor ortamýnýn belirlenmesinde bir faktör olmaktadýr,  iç yüzey sýcaklýklarýnýn konfor sýcaklýklarýnda olmasý yakýt tüketimini de azaltacaktýr, iç yüzey sýcaklýklarýnýn düþük olmasý hava akýmlarýný artýracaðýndan, iç ortam sýcaklýðý normal düzeyde olsa bile konforsuzluk ortaya çýkartacaktýr. Ýç yüzey sýcaklýðý aþaðýda verilen ifadeden hesaplanabilmektedir:&lt;br/&gt; &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Þekil  1.1. Sýcaklýðýn Çalýþma Verimine Etkisi (TOKSOY, M., 1995)&lt;br/&gt;&lt;br/&gt; (3.1)&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Denklem (3.1)deki sembollerin anlamlarý aþaðýdaki gibidir:&lt;br/&gt;TiyÝç yüzey sýcaklýðý,&lt;br/&gt;Tiçiç ortam sýcaklýðý,&lt;br/&gt;TdýþDýþ ortam sýcaklýðý,&lt;br/&gt;&amp;#61537;içiç ortamýn ýsý taþýným katsayýsý,&lt;br/&gt;&amp;#61537;dýþDýþ ortamýn ýsý taþýným katsayýsý,&lt;br/&gt;&amp;#61516;Isý geçirgenlik direnci.&lt;br/&gt;Isý geçirgenlik direnci 1/A olup, Denklem (2.2)de aþaðýdaki gibi verilmiþtir:&lt;br/&gt; &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Denklem (3.1) ve (2.2)den görüldüðü gibi iç yüzey sýcaklýðý iç ve dýþ ortam hava sýcaklýklarýna, iç ve dýþ yüzeyin ýsý taþýným katsayýlarýna ve yapý malzemesinin ýsý geçirgenlik direncine baðlý olmaktadýr.&lt;br/&gt; Ýç yüzey sýcaklýðýnýn ortam sýcaklýðýna 2-3Â°C gibi yakýn sýcaklýk farklarýnda olmasýnýn konfor hissi yarattýðý belirtilmektedir. Çeþitli konfor durumlarý için iç ortam sýcaklýðý ile iç yüzey sýcaklýðý arasýndaki iliþki Çizelge 3.1de görülmektedir.&lt;br/&gt;Çizelge 1.   Çeþitli Konfor Durumlarý Ýçin Ýç Ortam ile Ýç Yüzey Sýcaklýklarý Arasýndaki Fark (PEHLEVAN, A., 1993)&lt;br/&gt;Ti - tiy Â°C&lt;br/&gt;Konfor Durumu&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;2&lt;br/&gt;Çok konforlu&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;3&lt;br/&gt;Konforlu&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;4&lt;br/&gt;Az konforlu&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;6&lt;br/&gt;Konforsuz&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;8.5&lt;br/&gt;Soðuk&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;8.5&lt;br/&gt;Çok soðuk&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Ýç yüzey sýcaklýðýnýn konfor þartlarýnda kalmasý için, Denklem (3.1), (2.2) ve, Çizelge (3.1) göz önüne alýnarak dýþ duvar malzemesi ve kalýnlýðý tespit edilebilir.&lt;br/&gt;Konfor sýcaklýðýnýn saðlayacak ýsý geçirgenlik direnci deðerleri verilmiþ duvar kullanýldýðýnda konforlu bir ýsýnmanýn yaný sýra yoðuþmaya da engel olunabilmektedir.&lt;br/&gt;Konfor ortamýný saðlamada, odanýn sýcaklýk, nem ve hava hýzý için aþaðýdaki deðerler verilmektedir:&lt;br/&gt;sýcaklýk:18-22Â°C&lt;br/&gt;nem:35-70 %&lt;br/&gt;hava hýzý:25 m/sn&lt;br/&gt;Konforsuzluða neden olacak hava hýzlarý pencere ve kapýlarýn yeterince sýzdýrmaz olmamasýnýn yanýþýna, iç yüzey ve ortam sýcaklýðý arasýndaki farkta</description></item><item><title>NÜKLEER ENERJÝ</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?nukleer-enerji-343931.html</link><description>ATMOSFER&lt;br/&gt;         Yer kürenin etrafýný saran gaz örtüsüdür. Gaz örtüsünün dünya etrafýnda bulunmasýnýn temel nedeni de yer çekimi kuvvetidir.&lt;br/&gt;         Atmosfer renksiz, kokusuz, tatsýz, çok hýzlý hareket edebilen, akýþkan, elastik,  sýkýþtýrýlabilir, sonsuz genleþmeye sahip, ýsý geçirgenliði zayýf ve titreþimleri belli bir hýzda ileten bir yapýya sahiptir. Tam olarak yüksekliði saptanamamýþtýr. Fakat alt tabanýnýn yere olan uzaklýðý yaklaþýk 700 kmdir.  Ayrýca; Homojen atmosfer (homosfer) olarak isimlendirilen ve yoðunluðun hemen hemen ayný olduðu alt bölümün yüksekliði 5 mil civarýndadýr. &lt;br/&gt;         Bu seviyeden sonra yoðunluk yükseklikle azalýr ve seyrek gaz kütleleri þekline dönüþerek uzay boþluðuna kadar uzanýr ki, bu bölge de Heterojen atmosfer olarak isimlendirilir. Belirgin olan bir þey atmosferin,üst seviyesinin 20 000 mil civarýnda son bulduðudur. Bu seviyeden sonra da hava bulunduðunu söylemek doðrudur. Fakat bu bölümün meteoroloji ile bir iliþkisi yoktur.&lt;br/&gt;         Atmosfer kendini oluþturan gazlarýn yanýnda az da olsa su buharý ile sývý ve katý parçacýklar da içerir. Su buharý sayýlmazsa, atmosferi oluþturan gaz ve oranlarý þöyledir:&lt;br/&gt;Nitrojen:          %78.09&lt;br/&gt;Oksijen:           %20.95&lt;br/&gt;Argon:              %0.93&lt;br/&gt;Karbondioksit:  %0.03&lt;br/&gt;Neon:               %0.0018&lt;br/&gt;Kripton:            %0.0001&lt;br/&gt;Helyum:            %0.00053&lt;br/&gt;Hidrojen:          %0.00005&lt;br/&gt;Ksenon:             %0.000008&lt;br/&gt;Ozon:                %0.000001 &lt;br/&gt;         (BU ORANLAR DEÐÝÞEBÝLÝR.)&lt;br/&gt;         &lt;br/&gt;         Aþaðý atmosferde, ayný zamanda deðiþik oranlarda havada asýltý halinde kirletici gazlar (Karbondioksit, karbontetraoksit, karbonmonooksit, diazotoksit, azotmonooksit, azotdioksit, amonyum,...)  ve aerosoller (volkanik, sanayi veya meteor tozlarý, kum tanecikleri, tuz kristalleri, polenler, vb.) vardýr. 500 kmden yukarýdaki heterosfer de yerçekimi alanýndaki yayýlma süreci, karýþým sürecini zayýflatýr. 150 kmde, ana bileþen (Güneþin ýþýl ayrýþmasý sayesinde) oksijen atomu halini almýþtýr; daha yukarýlarda hala helyum vardýr. 500 kmnin ötesinde is, hidrojen atomu baþlar.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;YUKARIDA NELER OLUYOR ?&lt;br/&gt; &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Baþlayan baharýn bizi çýkmaya   zorladýðý kýr gezintilerinde yere uzanýp gökyüzünü izlemek, hemen herkesin hoþlandýðý bir iþtir. Hele havada biraz   bulut ve biraz da rüzgar varsa, aslýnda seyrine doyamadýðýmýz þey atmosferdeki sonu gelmez hareketliliðin ta kendisidir.Gezegenimize mavi önadýný kazandýran atmosferin, yaþamýmýzda fark edebildiðimiz etkisini, kuþkusuz günlük sýcaklýk ve nem durumu ya da kulaða aþina þekliyle hava durumu oluþturuyor. Belki kuþlar kadar olmasa da bütün canlýlarýn gereksindiði atmosfer kendine özgü bir yapýsý ve dinamiðiyle de bilimsel anlamda önemli bir çalýþma alanýný oluþturuyor.&lt;br/&gt; &lt;br/&gt;         ÜZERÝNDE yaþadýðýmýz küreden 1,3 milyon kat daha büyük olan Güneþ, yaklaþýk 149  milyon kilometrelik uzaklýðýyla dünyaya en yakýn yýldýz ve yeryuvarýnda biyolojik yaþamýn belki de en önemli nedenidir. Bu yýldýz, gezegenimiz için söylenmesine bile gerek olmayan yaþamsal önemini, oluþumunu etkilediði ve yerküreyi cam bir fanus gibi çevreleyen atmosferden alýyor. &lt;br/&gt;         Kütlesinin % 97si yeryüzünden itibaren 29-30 kmlik bir yükseklik içinde bulunan atmosferde, yukarýya doðru gidildikçe gaz moleküllerinin yoðunluðunun azaldýðý görülür. Gaz, su buharý ve toz taneciklerinden oluþan atmosferde molekül halde bulunan gazlarýn % 99unu azot ve oksijen, geri kalan yaklaþýk %1ini de Argon oluþturuyor. Neon, helyum, kripton, ksenon gibi diðer pasif gazlar ise atom halinde ve binde bir oranýnda atmosferin bileþimine katýlýyorlar. Atmosferin oluþumundan bu güne kadar % 10-15 oranýnda artýþ gösteren karbondioksit de %0,033lük bir orana sahip. Bitkiler için büyük önem taþýyan karbondioksit, iklim üzerindeki etkisini de, Güneþten kýzýlötesi ýþýnlarý soðurup yeryüzüne yakýn hava tabakalarýnda sýcaklýðý dengeleyerek gösteriyor. Bu arada Güneþin biyolojik açýdan zararlý, morötesi ýþýnlarýndan koruyan ve günümüzde özellikle kutup bölgelerinde inceldiði gözl</description></item><item><title>GIDA ENDÜSTRÝSÝNDE ENERJÝ GERÝ KAZANIM SÝSTEMLERÝNÝN ÝNCELENMESÝ VE UYGULANMA</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?gida-endustrisinde-enerji-geri-kazanim-sistemlerinin-incelenmesi-ve-uygulanma-439580.html</link><description>GIDA ENDÜSTRÝSÝNDE ENERJÝ GERÝ KAZANIM SÝSTEMLERÝNÝN ÝNCELENMESÝ ve UYGULANMA&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;ÖZET&lt;br/&gt;Türkiye çeþitli enerji kaynaklarýna sahip olmakla beraber tükettiði toplam enerjinin yarýdan fazlasýný ithalatla karþýlamaktadýr.Enerji tüketimimizde %34 paya sahip sanayi sektöründe gýda endüstrisinin önemli bir yeri vardýr.&lt;br/&gt;Avrupa Birliðine girme sürecinde bulunan Türkiyenin, bu pazarda rekabet gücü olabilecek önemli sektörlerden biri olan gýda endüstrisinde, enerjinin verimli kullanýlmasý, ülke çýkarlarý açýsýndan önem taþýmaktadýr. &lt;br/&gt;Bu çalýþmada, ýsý geri kazaným olanaklarýný araþtýrmak amacýyla gýda endüstrisi; süt, et ve balýk, yað, alkollü ve alkolsüz içecekler, dondurulmuþ gýda, tahýl ve unlu mamuller olmak üzere altý sektörde incelenmiþtir. Her sektör için gerekli enerji miktarlarý ve atýk enerjinin oluþtuðu yerler tespit edilmiþtir.Yerli ve yabancý uygulamalar karþýlaþtýrýlarak maliyetler ve geri ödeme imkanlarý verilmiþtir. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;1. GÝRÝÞ &lt;br/&gt;Türkiye çeþitli enerji kaynaklarýna sahip olmakla beraber ürettiði toplam enerjinin yarýdan fazlasýný ithalatla karþýlamaktadýr. 1993 yýlý toplam enerji üretimi 27 milyon TEP, tüketimi ise 61 milyon TEP olmuþtur 1. Enerji açýðý 34 milyon TEP olarak gerçekleþmiþtir. Yapýlan tahminlere göre 2010 yýlýnda enerji açýðý 96 milyon TEP olacaktýr. Giderek artan enerji açýðýnýn karþýlanabilmesi için petrol, doðalgaz ve taþkömürü gibi enerji hammaddelerinin ithalatýna da devam edilecektir.&lt;br/&gt;Enerji kaynaklarýnýn sürekli azalmasý ve enerji talebinin artmasý sonucu yükselen birim enerji fiyatlarýnýn üretim mallarýna yansýmasý, piyasa talebinde güçlükler doðurmuþ, bu durum ise enerjinin daha ekonomik olarak kullanýlmasýný zorunlu hale getirmiþtir. &lt;br/&gt;Türkiyenin enerji tüketimi sektörel bazda incelendiðinde, enerjinin %36 sýnýn konutlarda, %34 ünün sanayide, %21.4 ünün ulaþýmda, %5 inin tarýmda ve % 3.6 sýnýn enerji dýþý amaçlarda kullanýldýðý anlaþýlýr 2. Türkiyenin enerji tüketiminin %46 sý petrole dayanmaktadýr. Doðal gaz ve yabancý kömürler de göz önüne alýndýðýnda kullandýðýmýz enerjinin yarýsýndan fazlasýnýn ithalat yoluyla karþýlandýðý görülmektedir. Bu bakýmdan sanayimizin önemli bir sektörünü oluþturan gýda endüstrisinde kullanýlan enerjinin incelenmesi ve geri kazaným olanaklarýnýn araþtýrýlmasý yararlý olacaktýr. &lt;br/&gt;Gýda endüstrisinde yaralanýlan temel proseslerin hemen hemen hepsinde bazý ortak iþlemler bulunmaktadýr. Bunlar; çeþitli hammaddeleri yýkama, hazýrlama, piþirme, fýrýnlama, buharlaþtýrma, kurutma, pastörizasyon, sterilizasyon, soðutma, rafinerizasyon, damýtma ve mayalandýrmadýr. &lt;br/&gt;Prosesler için gereken sýcaklýðýn genelde 200 C ýn altýnda olmasý nedeniyle ýsý, merkezi buhar veya sýcak su sistemiyle karþýlanmaktadýr. Ancak konserve ve bisküvi üretim sektöründe piþirme iþlemlerinde ve malt üretiminde doðrudan ýsýl enerji besleyen sistemler (fýrýn v.b.) kullanýlmaktadýr. Proses ýsýsý saðlamada pek kullanýlmamakla beraber elektrik enerjisi hava ve soðutma kompresörleri, pompalar ve öðütücüler gibi çeþitli cihazlarda kullanýlmaktadýr. Gýda sektörü proseslerinde kullanýlan sýcaklýklar ve akýþkanlar Tablo.1 de verilmiþtir.&lt;br/&gt;Tablo1. Gýda Sektöründeki Proseslerde Kullanýlan Akýþkanlar ve Sýcaklýklar 3. &lt;br/&gt;Proses Akýþkan Sýcaklýk (C) &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Piþirme hava120-185 &lt;br/&gt;Kurutma hava / buhar 120-230 &lt;br/&gt;Kutulama su / buhar 80-130 &lt;br/&gt;Proses ýsýsýnýn kullaným sýcaklýðýna göre daðýlýmý ise þöyledir : 80 C ve altýnda %34.3 ,100-120 C arasý gereksinim %19 , 150-200 C arasý %4.2 ve 200-400 C arasý %1.8 4.&lt;br/&gt;Isý geri kazaným çalýþmasý yapýlýrken mahal ýsýtýlmasý ve/veya soðutulmasýndaki kayýplar (yetersiz yalýtým, hava sýzýntýsý, gereðinden büyük hacmin þartlandýrýlmasý, gereðinden fazla ýsýtma / soðutma yükü), þebeke ve sistem kayýplarý (bakýmsýz sistem, cihaz ve ölçü aletleri, yalýtýmsýz þebekeler, iyi ve doðru yanmanýn saðlanamadýðý kazan ve fýrýnlar, kullanma suyunun gereðinden sýcak olmasý, yalýtýmsýz depolar v.b.) incelenmelidir. Proses ýsýlarýnda enerji geri kazaným yollarý (baca ve eksoz gazlarýndan, atýk sýcak sudan, kaz</description></item><item><title>CUMHURÝYETTEN GÜNÜMÜZE ENERJÝ SEKTÖRÜ</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?cumhuriyetten-gunumuze-enerji-sektoru-348398.html</link><description>CUMHURÝYETTEN GÜNÜMÜZE ENERJÝ SEKTÖRÜ&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Enerji sektörünün geliþimi hakkýnda bilgi vermeden önce enerjinin kaynaðý hakkýnda bilgi vermemiz sektörün anlaþýlmasý konusunda bize yardýmcý olacaktýr. Enerji kaynaklarý birincil enerji kaynaklarý ve ikincil enerji kaynaklarý olmak üzere ikiye ayrýlýr :&lt;br/&gt;Birincil Enerji Kaynaklarý : Esas niteliði deðiþtirilmeden, tabi þekli ile yararlanýlabilecek olan enerji kaynaklarýdýr. Buna örnek olarak maden kömürünü ve yakacak odunu verebiliriz.&lt;br/&gt;Ýkincil Enerji Kaynaklarý : Tabii nitelikleri bazý iþlemlere tabi tutularak farklý nitelikte bir enerji türü yaratan enerji kaynaklarýdýr. Buna örnek olarak da termik ve hidroelektrik santrallerde kömür, petrol ve su enerjisinden elektrik üretilmesini verebiliriz.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;1923 - 1933 DÖNEMÝ&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Kurtuluþ Savaþý kazanýldýktan kýsa bir süre sonra ülkemizin karþý karþýya bulunduðu ekonomik sorunlarýn tespiti ve çözüm yollarýnýn aranmasý için 1923 yýlýnda Ýzmir Ýktisat Kongresi toplanmýþtýr. Bu toplantýda enerji ile ilgili olarak þunlar öngörülmüþtür:&lt;br/&gt;1-Ereðli - Zonguldak havzasý ile Soma ve diðer kömür yataklarýnýn içinde bulunduklarý durumu düzeltecek tedbirlerin alýnmasý,&lt;br/&gt;2-Bütün milli kuruluþlarýn, demir yollarýnýn, fabrikalarýn yerli kömür kullanmalarýnýn saðlanmasý, hatta tarým makinelerinin bu yakýtla iþletilmesi&lt;br/&gt;3-Kok ve antrasit dýþýnda ülke ihtiyacýný karþýlayan maden kömürlerimizin dýþ rekabete karþý korunmasý&lt;br/&gt;4-Ereðli- Zonguldak havzasýnýn jeolojik yapýsýnýn tespit edilmesi, haritalarýnýn iyi bir þekilde hazýrlanmasý, ayrýca bölgede mülkiyet durumunun ve sýnýrlarýn belirlenmesi ve bu konularla ile ilgili olarak görülmekte olan davalarýn kýsa zamanda kesin bir sonuca baðlanmasý kararlaþtýrýlmýþtýr.&lt;br/&gt;1923 yýlýnda ülkemizde enerji konusunda hakim olan görüþ enerji ihtiyacýný zorunlu durumlar dýþýnda yerli kaynaklardan özellikle maden kömürü ile karþýlanmasý yolunda olmuþtur.&lt;br/&gt;Sanayide motor kullanýmý bu dönemde çok düþük bir seviyede kalmýþtýr.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;1933 - 1950 DÖNEMÝ&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Ýzmir Ýktisat Kongresi&quot;nde öngörülen ve cumhuriyetin ilk yýllarýnda devletin fiilen izlediði liberal ekonomi politikasý beklenen sonuçlarý vermemiþtir. Bunun üzerine 1930&quot;larýn baþlarýnda sanayi ve madencilikte olduðu gibi enerji alanýnda da devletçilik rejimi benimsenmiþtir. &lt;br/&gt;Bu dönemde sanayi olanlarý hazýrlanýrken, kurulacak fabrikalarýn enerji ihtiyacý ve iktisadi geliþme dolayýsýyla ülkede toplam enerji talebinde meydana gelecek artýþýn hangi kaynaklardan karþýlanabileceði noktasýnýn da tespitine çalýþýlmýþtýr. Bu yýllarda sistemli ve geniþ kapsamlý bir enerji modeli hazýrlanmamakla birlikte yine de bu konumun oldukça gerçekçi bir yaklaþýmla ele alýndýðý anlaþýlmaktadýr. Bu dönemde enerji davasýnýn çeþitli cepheleri ile uðraþacak bir çok kamu müesseseleri kurulmuþtur. Bunlarýn bir kýsým ülkemizin yeraltý ve yerüstü kaynaklarýný bulmak ve ekonomik bakýmdan ne derece yararlanýlabilir olduðunu saptamakla görevlendirilmiþtir. Diðer kurumlar ise bilinen kaynaklarý iþleterek üretimde bulunmakla görevlendirilmiþtir. Bu görevleri üstlenen kurumlar arasýnda Maden Tetkik ve Arama Enstitüsü, Etibank ve Elektrik Ýþleri Etüt Ýdaresi olarak belirtilebilir. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;1950 - 1960 DÖNEMÝ&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Atatürk döneminde özellikle 1933&quot;den sonra devletçilik rejimi ile baþlatýlan fakat 1940&quot;larda bir süre aksayan kalkýnma hamlesi 1950&quot;den itibaren bu kez çok partili demokratik rejim altýnda yeni bir canlýlýk kazanmýþtýr. 1950 - 60 döneminde DP hükümetleri geçmiþe oranla liberal bir ekonomik anlayýþ içerisinde kalkýnmayý esas alarak kabul etmiþlerdir. Enerji sektöründe atýlan önemli adýmlarýn baþýnda hidroelektrik ve termik santraller kurmak ve bunlarý bir iletim sistemi içerisinde bütünleþtirmek gelmektedir. Ayrýca kömür, petrol ve linyit üretimini arttýrmak yolunda çabalar harcanmýþtýr. Enerji üretim ve tüketimi sanayileþmeye, kentleþmeye ve ekonomik büyümeye paralel olarak arttýðý gibi, tüketilen enerji içinde ticari oranlarýn payý yükselmeye baþlamýþtýr.&lt;br/&gt;1950 - 60 döneminde enerji kaynaklarý araþtýrým, yatýrým ve üretimiyle uðraþmak</description></item><item><title>GENEL ENERJÝ POLÝTÝKALARI ÝÇERÝSÝNDE KÖMÜRÜN YERÝ</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?genel-enerji-politikalari-icerisinde-komurun-yeri-439263.html</link><description>GENEL ENERJÝ POLÝTÝKALARI ÝÇERÝSÝNDE KÖMÜRÜN YERÝ&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;ÖZET&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Günümüzde, pek çok ülkede sürdürülebilir kalkýnmayý sürdürülebilir enerji yolu ile elde etmeye yönelik ulusal programlar tatbik edilmesi ve  belirlenmiþ sürdürülebilir hedeflere ulaþmak için stratejiler geliþtirilmesi yönünde çalýþmalar yapýlmaktadýr. Enerji konusunun giderek globalleþmesi, deðiþen piyasa þartlarý ile izlenen liberal ekonomik modeller; bir yanda dýþa baðýmlýlýðý asgari seviyelere çekecek, öte yanda ise ekonomik canlanmaya en üst düzeyde katkýda bulunacak  enerji politikalarýnýn uygulanmasýný gerekli hale getirmektedir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;ABnin 5.Çevresel Faaliyet Programýnda yer alan Sürdürülebilirliðe Doðru baþlýðýnda; gelecekteki en önemli hedefin ekonomik geliþmeyi saðlama, verimli ve güvenli enerji kaynaklarý ve temiz bir çevre olduðu, belirtilmektedir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Türkiye&quot;nin olasý petrol ve doðalgaz krizlerine müdahale gücünün olmamasý enerji kaynaðýnýn temininde güvenilirlik gerekliliðini ön plana çýkarmaktadýr. Bu ise,  yerli  kaynaklarýmýzýn enerji ihtiyacýný karþýlamada kullaným oranýnýn artýrýlmasý ile mümkündür. Sadece diðer fosil kaynaklara göre rezervin büyüklüðü açýsýndan deðil, kömür yataklarýnýn yurdumuzun çeþitli bölgelerine daðýlmýþ olmasý, eko-coðrafik-kültürel kalkýnmaya son derece olumlu etkide bulunmasý, iþletilmesi nedeniyle ortaya çýkan katma deðer, elektrik enerjisi üretiminde kwh baþýna ucuz hammadde olmasý ve emniyetli taþýnmasý gibi faktörler kömürü Türkiyenin en önemli fosil enerji kaynaðý haline getirmektedir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Tebliðde, Türkiye&quot;de uygulanan genel enerji politikalarý içerisinde kömürün ve özellikle yerli linyit kaynaklarýnýn yeri irdelenmekte ve sürdürülebilir bir enerji politikasý için önerilerde bulunulmaktadýr.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;1-GÝRÝÞ&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Toplumlarýn kalkýnmasýnda en önemli parametrelerden biri olan enerjinin temiz, ucuz ve güvenli bir þekilde temini, hemen tüm dünya ülkelerinin gündeminde olan bir konudur. Ülkeler, bir taraftan çevre kirliliði nedeniyle uluslararasý hukuk düzenlemeleri geliþtirirken  diðer  yandan  en   ucuz  ve  temiz  enerji  türleri  konusunda  AR-GE çalýþmalarýný sürdürmekte, diðer yandan yaratýlan yeni teknolojilerin pazarlanmasýna girmekte, ancak ne olursa olsun enerjisiz kalmamak için enerjinin kesintisiz tedariki konusunda ticari, politik ve hatta askeri çabalar göstermektedirler. Bunlarýn yaný sýra, &quot;sürdürülebilir kalkýnma&quot; kavramýnýn dünya gündeminde  yerini aldýðý görülmekte, enerji kaynaklarý arasýndaki rekabet sürerken yenilenebilir enerji kaynaklarýnýn maliyeti ve geleceði tartýþýlmakta, enerji kaynaklarý kýt olan ülkeler hangi enerji kaynaklarýna hangi oranda öncelik vermek gerektiði üzerinde politika üretmektedir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Türkiye&quot;de  ise, sürdürülebilir kalkýnma ve enerji konusunda uzun soluklu bir politika oluþturulamamýþtýr. Ancak, son dönemde ekonomiklik kavramýndan hareketle doðalgaz ithali gözden geçirilmekte ve yerli kaynaklara öncelik verileceði belirtilmektedir. Kuþkusuz konunun toplumsal boyutu da önemlidir. Açýk olan þudur ki, Türkiye&quot;de bilinen yerli kaynak olarak hidrolik potansiyel ve kömür rezervlerimizden baþka enerji kaynaðý yeterince yoktur ve var olduðu belirtilen baþka kaynaklar üzerindeki bilimsel araþtýrmalar ya yetersizdir veya henüz ticari kullanýmdan uzaktýr. Yerli kaynaklarýmýz da orta ve uzun dönemde enerji talebini karþýlamaktan uzak kalýrken, yeterince önem verilmeyen, uzak durulan ancak gerçekte ucuz ve güvenilir bir kaynak olan kömürün; hiç olmazsa üzerine düþen, ancak enerji talebinin karþýlanmasýndaki  düþürülen önemi her boyutuyla yeniden ele alýnmalýdýr.  &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;2- SÜRDÜRÜLEBÝLÝR ENERJÝ POLÝTÝKASI YAKLAÞIMLARI&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;ABnin 5. Çevresel Faaliyet Programýnda yer alan Sürdürülebilirliðe Doðru baþlýðýnda, gelecekteki en önemli hedefin ekonomik geliþmeyi saðlama, verimli ve güvenli enerji kaynaklarý ve temiz bir çevre olduðu belirtilmektedir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Günümüzde, pek çok ülkede sürdürülebilir kalkýnmayý sürdürülebilir enerji yolu ile elde etmeye yönelik ulusal programlar tatbik edilmesi ve  belirlenmiþ sürdürülebilir hedeflere</description></item><item><title>SANAYÝDE ENERJÝ TASARRUF POTANSÝYELÝ-I</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?sanayide-enerji-tasarruf-potansiyelii-376247.html</link><description>SANAYÝDE ENERJÝ TASARRUF POTANSÝYELÝ-I&lt;br/&gt;Bu çalýþmada sanayi tesislerinde tasarruf edilebilecek enerji miktarý ile bunun mali deðerinin hesabý için gerekli prosedürler açýklanmýþtýr. Her bir tasarruf potansiyeli için; Türkiyenin deðiþik illerinde ve ABDnin Arizona ve Nevada eyaletlerindeki farklý sanayi tesislerinde gerçekleþtirilmiþ enerji tasarrufu çalýþmalarýndan örnekler verilmiþtir. Bu örneklerde tasarruf miktarý, tasarrufun mali karþýlýðý, yatýrým tutarý ve geri ödeme süreleri hesaplanmýþtýr. Bu çalýþmada ele alýnan baþlýca tasarruf imkanlarý þunlardýr: (1) yüksek verimli motor kullanýmý, (2) Basýnçlý hava sistemindeki kaçaklarýn önlenmesi, (3) basýnçlý hava sistem/erinde düþük basýnçlý hava kullaným, (4) kompresör emiþ havasýnýn dýþ ortamdan alýnmasý, (5) yakma havasýnýn ýsýtýlmasý, (6) kirlenmiþ akýþkandan ýsý geri kazanýmý (7) sýcak ve soðuk yüzeylerin izolasyonu,(8) boþta çalýþma süresinin azaltýlmasý, (9) standart V-kayýþlarý yüksek verimli olanlar ile deðiþtirilmesi. Yukarýdaki tasarruf imkanlarýndan ilk dördü bu çalýþmada diðerleri ise ikinci bir makalede verilmiþtir.&lt;br/&gt;Anahtar sözcükler : Enerji tasarrufu: enerji etüdü; yüksek verimli motor, basýnçlý hava kaçaklarý, düþük basýnçlý hava, dýþ ortam havasý, yakma havasýnýn ýsýtýlmasý, izolasyon, yüksek verimli kayýþ, boþta çalýþma, ýsý geri kazanýmý.&lt;br/&gt;GÝRÝÞ&lt;br/&gt;Enerji tasarrufu enerjiyi kullanmamak anlamýna gelmez. Enerji tasarrufu, enerji arz hizmetlerinin azaltýlmasý veya kýsýtlanmasý þeklinde de düþünülmemelidir. Enerji tasarrufu, kullanýlan enerji miktarýnýn deðil ürün baþýna tüketilen enerjinin azaltýlmasýdýr. Enerji tasarrufu, enerjinin gereksiz kullaným sahalarýný belirlemek ve israfý asgari düzeye indirmek veya tamamen ortadan kaldýrmak için alýnan önlemleri içerir. Bu þekilde, üretici ayný miktardaki mal veya hizmetleri daha az enerji veya ayný miktar enerji ile daha çok mal ve hizmet üreterek, ulusal ve uluslararasý alanda rekabet gücünü arttýrabilir. Enerji tasarrufu çalýþmalarýnda en etkin ve somut sonuç alan ülkelerden birisi ABDdir. Bu ülkede son otuz yýl içerisinde enerji verimliliði yüksek teknolojiler kullanýlarak enerji verimi önemli miktarda arttýrýlmýþtýr. 1973 yýlýndan bugüne ekonomideki büyüme % 126 oranýnda gerçekleþtirilirken, ayný süre zarfýnda enerji kullaným oranýndaki artýþ yalnýzca % 30 olmuþtur. Kullanýlan enerji miktarý ekonomideki büyümeye paralel olsaydý, 2001 yýlýnda tüketilen enerji miktarý 29 trilyon kWh yerine 50 trilyon kWh olacaktý (National Energy Policy, 2001).&lt;br/&gt;Türkiye&quot;de enerji tasarruf potansiyeline iliþkin farklý rakamlar sunulmaktadýr. EÝEÝ Ulusal Enerji Tasarrufu Merkezi tarafýndan 1996 yýlýnda yapýlan bir çalýþmada, ayný yýl için enerji tasarruf potansiyelinin 4,2 milyon TEP (Ton Eþdeðeri Petrol) olarak belirtilmiþ (endüstrinin o yýl için kullandýðý enerjinin % 24ü) ve bunun nakit deðeri de yaklaþýk 1  milyar $ olarak tahmin edilmiþtir. Bu enerjinin tasarruf edilmesi için gerekli yatýrým miktarý 2,3 milyar $ yatýrýmlarýn geri ödeme süresi ise bir yýl ile üç yýl arasýnda deðiþmektedir (Energy Policies of IEA Countries, 2001). EÝEÝ Ulusal Enerji Tasarrufu Merkezi; büyüyen sanayiimizin hýzla artan enerji talebinin %20-30luk bir bölümünü enerji tasarrufu ile karþýlamayý amaçlamýþtýr (Sanayide Enerji Yönetimi,1997). Türkiyenin ortalama ekonomik büyüme hýzýnýn %5,5 olduðu kabul edilirse, bu hedefin gerçekleþmesi durumunda; önümüzdeki 5-6 yýl boyunca artan enerji talebi (herhangi bir yatýrým yapmaksýzýn) , enerji tasarrufuyla saðlanabilecektir. Türkiyenin 2015 yýlýna kadar ekonomik büyümeye karþýn, enerji talebindeki artýþý karþýlayabilmesi için, enerji alanýnda her yýl 3,5-5 milyar $ yatýrým yapmasý gerekmektedir. Dolayýsýyla, EÝEÝ Ulusal Enerji Tasarrufu Merkezin enerji tasarrufu hedefinin gerçekleþtirilmesi durumunda, yalnýzca enerji alanýndaki yatýrýmdan yaklaþýk 20 milyar $ tasarruf saðlanmýþ olacaktýr (Energy Policies of IEA Countries, 2001). Enerji tasarrufunun mali faydasýnýn yanýnda diðer önemli bir katkýsý da çevre kirliliðinin azaltýlmasýdýr. Enerji sistemlerinde yapýlacak her iyileþtirme, fosil yakýt kullanýmýnýn azaltýlmasý ve dolayýsýyla çevreye yayýlan kirliliðin azalmasýnda önemli katký saðlayacaktýr.&lt;br/&gt;Bu çalýþmanýn amacý bilinmeyen bir þeyi ortaya koymak deðil, literatürde var olan ancak iþ yoðunluðu, önemsememe, eðitimsizlik veya bilinçsizlik gibi nedenlerle kaybolan milyarlarca dolarlýk tasarruf potansiyelini nerelerde aramamýz gerektiðini vurgulamaktýr. Çalýþmada sanayi tesislerinde tasarruf ed</description></item><item><title>ENERJÝ SORUNU</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?enerji-sorunu-360716.html</link><description>BÖLÜM I&lt;br/&gt;1. GÝRÝÞ &lt;br/&gt;Enerji sorunu bu gün tüm ülkelerin bir numaralý sorunu olma yolundadýr. Baþlýca nedenleri; nüfus artýþýnda, sanayileþmeye doðru gidiþte ve hayat standardýný yükselme sürecinde aramak gerekir. &lt;br/&gt;Hýzla artmakta olan enerji talebi, tüm dünyada bir süre daha fosil yataklar ve hidro enerji ile karþýlanmak durumundadýr. Ancak yakýn bir gelecekte bilhassa fosil yakýtlarýn yerini radyoaktif enerji kaynaklarýnýn almasý yaratabileceði çevre sorunlarýna raðmen kaçýnýlmaz bir sorunluluktur. &lt;br/&gt;Fakat bu da çözüm deðildir. Yeni kaynaklara yönelmek gereði vardýr. Bu kaynaklarýn içinde en önemli yeri &quot;Jeotermal Enerji&quot; almaktadýr. Dünyada kullanýmý hýzla yaygýnlaþan jeotermal enerjide Türkiye 8. Durumdadýr. Fakat fizibilite, proje, programlanan imalatlarla gelecek 5 yýlda dünya sýralamasýnda ilk 3 veya 4. Sýraya týrmanacaktýr. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;BÖLÜM II&lt;br/&gt;2. JEOTERMAL ENERJÝ &lt;br/&gt;2.1. Taným &lt;br/&gt;Jeotermal enerji; yer kabuðunun çeþitli derinliklerinde birikmiþ ýsýnýn oluþturduðu, sýcaklýðý sürekli 20 oC&quot;den fazla olan ve çevresindeki normal yer altý ve yer üstü sulara oranla daha fazla erimiþ mineral, çeþitli buzlar ve gazlar içerebilen sýcak su ve buhar olarak tanýmlanabilir. &lt;br/&gt;2.2. Jeotermal Kaynaklarýn Oluþumu &lt;br/&gt;Yer kabuðunun derinliklerinde var olan bu ýsý kaynaðý, henüz soðumasý tamamlanmamýþ bir magma kütlesi veya genç bir volkanizma ile ilgilidir. Yer kabuðunun kýr4ýk ve çatlaklarýndan derinlere süzülen meteorik sývýlar bu ýsý kaynaðý ile ýsýtýldýktan ve mineralce zenginleþtirildikten sonra yoðunluk farký ve basýnç nedeni ile yükselirler.  Bu sýcaklýk akýþkan, yer kabuðunun sýð derinliklerinde (1100 - 4000 m) üzerine geçirimsiz örtü kayalar bulunan gözenekli ve geçirimli hazne kayalarda toplanýr. &lt;br/&gt;Hidrotermal sistem olarak bilinen bu sistemde, akýþkan, kýrýklar aracýlýðý ile yeryüzüne ulaþarak termal kaynaklarý oluþtururlar; ya da sondajlarla çýkarýlarak ekonomik kullanýma dönüþtürülür. Herhangi bir akýþkan içermemesine raðmen bazý teknik yöntemlerle ýsýsýndan yararlanýlan, yerin derinliklerindeki ???????????? da jeotermal enerji kaynaðý olarak nitelendirilebilir. &lt;br/&gt;2.3. Jeotermal Enerjinin Sýcaklýk Ýçeriðine Göre Sýnýflandýrýlmasý &lt;br/&gt;Ülkelere göre deðiþik sýnýflandýrmalar olmasýna raðmen, jeotermal enerji sýcaklýk içeriðine göre üç gruba ayrýlýr. &lt;br/&gt;1)Düþük Entalpili Sahalar (20 - 70 oC)&lt;br/&gt;2)Orta Entalpili Sahalar (70 - 180 oC)&lt;br/&gt;3)Yüksek Entalpili Sahalar (180 oC&quot;den daha yüksek sýcaklýklarda)&lt;br/&gt;BÖLÜM III&lt;br/&gt;3. Jeotermal Enerjinin Kullaným Alanlarý &lt;br/&gt;3.1. &lt;br/&gt;Düþük ve orta enkalpili sahalar bu günkü teknolojik ve ekonomik koþullar altýnda baþta ýsýtmacýlýk olmak üzere, endüstride, kimyasal madde üretiminde kullanýlmaktadýr. &lt;br/&gt;Yüksek enkalpili sahalardaki akýþkandan ise elektrik üretimi ile birlikte diðer entegre kullanýmlarda da yararlanmak mümkündür. &lt;br/&gt;3.2. Jeotermal Enerjinin Üretiminde Kullanýmý &lt;br/&gt;Hazne sýcaklýðý 200 oC ve daha fazla olan jeotermal akýþkandan elektrik üretimi gerçekleþtirilmelidir. Ancak yeni teknolojilere göre 150 oC&quot;ye kadar düþük hazne sýcaklýkla akýþkandan da elektrik üretilmektedir. &lt;br/&gt;Ayrýca son zamanlarda geliþtirilen, buharlaþma noktalarý düþük gazlar (Freon, izobüton vb.) kullanýlarak 60 - 90 oC sýcaklýktaki sulardan da elektrik üretiminde yararlanma çalýþmalarý sürdürülmektedir. &lt;br/&gt;Jeotermal enerjiden elektrik üretimi ilk olarak 1904 yýlýnda Ýtalya&quot;da olmuþtur. Baþta ABD olmak üzere Japonya, Yeni Zellanda, El Salvador, Meksika, Ýzlanda, Filipinler, Endonezya, Türkiye vb. ülkelerde de jeotermal akýþkandan elektrik üretilebilmektedir. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;3.3. Jeotermal Enerjinin Isýtmada Kullanýmý &lt;br/&gt;Düþük entalpili (düþük sýcaklýklý) jeotermal akýþkan (30-150 oC) doðrudan ýsýtmacýlýkta kullanýlmaktadýr. Ayrýca ýsý pompalarý yardýmý ile suyun sýcaklýðý 5 oC&quot;ye düþünceye kadar akýþkandan yararlanýlabilmektedir. &lt;br/&gt;Binalarý ve kentleri merkezi sistemle ýsýtmada ve sýcak kullanma suyu olarak (Ýzlanda, Fransa, Japonya,</description></item><item><title>G Ü N E Þ E N E R J Ý S Ý</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?g-u-n-e-s-e-n-e-r-j-i-s-i-369249.html</link><description>SUNUÞ&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Türkiye de 1995 yýlý sonu itibariyle üretilen elektrik enerjisinin, % 50 termik, % 50 hidrolik kaynaklý olmasý beklenmekteydi. 2000 ve 2010 yýllarýnda ise, termik santral kaynaklý üretimin sýra ile % 57 ve % 61 olmasý ve bu nedenle daha fazla doðal gaz ve kömürün ithal edilmesi, ayrýca 2005-2010 yýllarý arasýnda iki nükleer enerji santralinin devreye girmesi planlanmýþtýr. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Çevre sorunlarý denince hemen gündeme gelen hava kirliliðinin, temelde enerji gereksiniminin karþýlanmasý sürecinden oluþtuðu gerçeði anýmsandýðýnda, yeni termik ve nükleer santrallerin yapýmý, çevre açýsýndan daha büyük sorunlar yaratmaktan baþka birþey deðildir. Oysa Türkiye nin doðal zenginliklerinden biri de, bol güneþli günleridir. Hiçbir çevre sorunu yaratmayan, çok özel bir kaynak olarak yeterli potansiyeli ile güneþ, yararlanýlmayý bekler durumdadýr. Güneþ enerjisinin yeterince kullanýlabilmesi, uygun teknolojilerin geliþtirilmesi ile mümkün olacaktýr. Ancak, birçok ülkede yaygýnca kullanýlmakta olan sýcak su üretim sistemleri dahi, Türkiye de oldukça az ve özelde Güneydoðu Anadolu Bölgesi nde hemen hemen hiç kullanýlmamaktadýr. Güneþ santralleri için ön koþul sayýlan yýllýk en az 2000 saat güneþli olma süresi; Türkiye de yaklaþýk 2600, Güneydoðu Anadolu Bölgesi nde ise 3000 saattir. Güneþ santralleri de dahil olmak üzere, sýcak su üretim sistemleri, güneþ ocaklarý, güneþ pilleri, güneþ soðutucularý kullanýlarak güneþ enerjisinden yararlanýlabilir. Böylece her yýl 2 milyar dolarlýk yatýrým gerektiren enerji gereksinimimize küçük de olsa bir katký saðlanabilir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Güneþ enerjisinden yeterince yararlanmak; daha az yakýt (kömür, petrol, doðal gaz) kullanmak, daha az yakýt daha temiz ve saðlýklý çevre demektir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Giriþ&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Dünyanýn en görkemli ve temiz enerji kaynaðýnýn Güneþ enerjisi olduðu kuþkusuzdur. Alýþýlmamýþ ya da alternatif enerji kaynaklarý denilen yeni ve yenilenebilir yada tükenmez enerji kaynaklarýnýn baþta geleni, Güneþ enerjisidir. Ayný grupta yer alan rüzgar enerjisi, deniz dalga enerjisi, okyanus sýcaklýk-farký enerjisi, biokütle enerjisi, Güneþ enerjisinin türevleridir. Alýþýlmýþ tükenmez kaynak olan akarsu-gücü, Güneþ enerjisiyle gerçekleþen su çevriminden kaynaklanýr. Jeolojik çaðlar öncesi oluþan fosil yakýtlar bile, temelde biokütlenin dönüþümüyle ortaya çýkmýþ olduklarýndan, jeolojik olarak depolanmýþ Güneþ enerjisi varsayýlýrlar. Kýsacasý, pekçok doðal enerji kaynaðýnýn kökeni Güneþ enerjisidir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Güneþ nedir&amp;#61503;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Hepimizin yakýndan tanýdýðý Güneþ nedir ve enerjisi nereden kaynaklanmaktadýr?&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Yarýçapý, Dünya yarýçapýnýn 109 katý ve kütlesi dünya kütlesinin 330 000 katý olan, yüksek basýnçlý ve yüksek sýcaklýklý, çoðunluðu hidrojenden oluþan bir gaz karýþýmý küre biçimindeki Güneþ, Dünyadan 150 milyon kilometre  uzaklýktaki bir yýldýzdýr. Enerji üretim tekniði açýsýndan bir hidrojen-kaynaþým reaktörü olan bu yýldýzda, her bir saniyede 564 milyon ton hidrojen kaynaþarak 560 milyon ton helyuma dönüþmekte ve kaybolan 4 milyon ton</description></item><item><title>ENERJÝ ÇEÞÝTLERÝ</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?enerji-cesitleri-365901.html</link><description>ENERJÝ&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;       KÝNETÝK ENERJÝ&lt;br/&gt;      Hareket eden bir cismin, hareketi sebebiyle sahip olduðu bu enerjiye kinetik e- nerji ya da durum enerjisi denir.Hareket eden tüm varlýklar kinetik enerjiye sahip-tirler. Hareket eden otobüs ve uçaðýn, yuvarlanan topun, akan suyun sahip olduk- larý enerji kinetik enerjidir.&lt;br/&gt;*Kinetik enerji KE ile gösterilir.&lt;br/&gt;KE = 1 . m . V&lt;br/&gt;               2              &lt;br/&gt;     KE = m  . V&lt;br/&gt;               2 &lt;br/&gt;m     :  cismin kütlesi&lt;br/&gt;V     :  cismin hýzý&lt;br/&gt;KE   :  kinetik enerji (kg .  m  = joule)&lt;br/&gt;                                            s&lt;br/&gt;    Kütle birimi kg V = m   alýndýðýnda enerji birimi joule olur.&lt;br/&gt;Not : Cismin hýzý ve kütlesi arttýkça kinetik enerjisi artar.Yani kinetik enerji cis- min kütlesine ve hýzýna baðlýdýr.&lt;br/&gt;Not : Hareket halindeki bir cisim baþka bir cisme çarptýðýnda onu hareket ettire- rek iþ yapabilir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;POTANSÝYEL ENERJÝ&lt;br/&gt;     Cisimlerin yüksekliklerinden ve konumlarýndan dolayý sahip olduklarý enerji- ye potansiyel enerji veya durum enerjisi denir.Her an iþ yapmaya hazýr olan bir enerjidir.&lt;br/&gt;     Potansiyel enerjisi olan cisim hareket ederek iþ yapmaz. Bunun yerine üze- rinde yapýlan iþle ona aktarýlan enerjiyi depolar ve depoladýðý bu enerjiyi vere- iþ yapabilme yeteneði kazanýr. &lt;br/&gt;     Gerilmiþ  ya da sýkýþtýrýlmýþ bir yayýn , barajda birikmiþ suyun , çatýdaki pira- midin potansiyel enerjisi vardýr.&lt;br/&gt;     Bir cismin bulunduðu konum o cismin sahip olabileceði potansiyel enerjisini belirler. Cismin kütlesi ve yerden yüksekliði arttýkça potansiyel enerjisi de artar, &lt;br/&gt;Cismin kütlesi ve yerden yüksekliði azaldýkça potansiyel enerjisi de azalýr.&lt;br/&gt;         Yerden belli yükseklikteki bir cismin potansiyel enerjisi ;&lt;br/&gt;   Potansiyel enerji = kütle . yerçekimi ivmesi . yerden yükseklik&lt;br/&gt;                              = aðýrlýk . yerden yükseklik&lt;br/&gt;                        PE = m .g . h&lt;br/&gt;                        PE = G . h  olur.&lt;br/&gt;*m = kg , g =  m  , h = m alýndýðýnda potansiyel enerji birimi joule olur.&lt;br/&gt;                           s&lt;br/&gt;Not : Bir cismin potansiyel enerjisi aðýrlýðý ve yüksekliðiyle doðru orantýlýdýr.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;MEKANÝK ENERJÝ&lt;br/&gt;       Mekanik enerji birkaç farklý enerji biçimini açýklamak için kullanýlan bir terimdir.Bir cisim ya da sistemin , sahip olduðu kinetik ve potansiyel enerjisinin toplamýna mekanik enerji denir.&lt;br/&gt;*Mekanik enerjinin korunumu , sürtünmeler nedeniyle ýsý enerjisine þeklinde kayýp olmadýðý hallerde gerçekleþebilir.&lt;br/&gt;GÜNEÞ ENERJÝSÝ&lt;br/&gt;     Güneþ Dünya&quot;ya çok büyük miktarda enerji saðlar. Güneþin yapýsýndaki hid- rojen moleküllerinin helyum moleküllerine dönüþmesi sýrasýnda açýða çýkan e- nerjiye güneþ enerjisi denir.Bu enerjinin bir bölümü ýsýnmada ve elektrik üreti- minde kullanýlabilir.Güneþ enerjisi olarak bilinen bu enerji , baþlýca yenilebilir enerji kaynaklarýndan biridir.Ýnsanlarýn bir bölümü , güneþ enerjisinin uzun e- rimde ana enerji kaynaðý olacaðýna inanmaktadýrlar.&lt;br/&gt;    Güneþ enerjisi ;&lt;br/&gt;*Isý ve ýþýk enerjisine dönüþerek yer küreyi ýsýtýr ve aydýnlatýr.&lt;br/&gt;*Suyun doðadaki çevrimini saðlar.&lt;br/&gt;*Doðadaki sudan hidroelektrik santrallerde elektrik enerjisine dönüþür.&lt;br/&gt;*Bitkilerin fotosentez ile enerji depolamasýný saðlar.&lt;br/&gt;*Bitkilerde depolanmýþ kimyasal enerji bütün canlýlar tarafýndan yaþam ener- jisi olarak kullanýlýr.&lt;br/&gt;*Fosil yakýtlarda depolanmýþ kimyasal enerji de yaktýðýmýz zaman ýsý enerjisine dönüþür</description></item><item><title>GÜNEÞ ENERJÝSÝ</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?gunes-enerjisi-384585.html</link><description>Güneþ Enerjisi&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Güneþ ýþýðý ve yarý iletken silikonun etkileþimi ile artý ve eksi yükler dolayýsýyla bir voltaj farký ortaya çýkar. Metal baðlantýlarla iletilen, doðru akým özelliðine sahip, çok sayýda güneþ hücresinin tek ünite altýnda bir araya getirilmesi ile %13-17 verimle 130Wa kadar enerji saðlayabilen güneþ panelleri üretilir. &lt;br/&gt;Bu paneller, ilk kez uzay araçlarýna elektrik saðlanmasý amacýyla kullanýlmýþ, zaman içinde kapasiteleri arttýkça kullaným alanlarý yaygýnlaþmýþtýr. Güneþ panelleri, güneþ ýþýðýný direk olarak elektriðe çevirir. PV (Fotovoltaik) hücreleri, daha önce saat ve hesap makinelerinde kullanýlmýþtý. &lt;br/&gt;Güneþ ýþýðý, bu maddeler tarafýndan emildiðinde, elektronlar bulunduðu atomlardan ayrýlarak madde içinde serbest kalýr ve böylece elektrik akýmý oluþur. Iþýðýn (foton), elektriðe (voltaj) dönüþümüne fotovoltaik efekt adý verilmiþtir. Yeni paneller, gölgeli havalarda bile önemli miktarda elektrik enerjisi üretebilmektedir. Güneþ enerjisi mekan ýsýtma, su ýsýtma, arýtma amaçlý kullanýlabilir. &lt;br/&gt;Bir evin tüm elektrik ihtiyacýnýn güneþ enerjisi ile karþýlanabilmesi, temel olarak iki parametreye baðlýdýr: o bölgenin güneþ durumu ve evin günlük elektrik tüketimi. Teorik olarak, evin sadece güneþ enerjisi ile enerji ihtiyacýný saðlamasý mümkün olsa bile kalorifer, þofben, air-condition gibi yüksek miktarda akým çeken cihazlar sistem maliyetini 2-3 kat arttýrýrlar. Bu nedenle, yazýn güneþ, kýþýn doðalgaz kullanýmý en çok önerilen alternatiftir. Böyle bir sistemin ortalama maliyeti 5.000-22.000 USD arasýnda deðiþmektedir. &lt;br/&gt;Fotovoltaik sistemlerin bakým maliyeti yoktur. Yazýn uzun süre yaðmur yaðmamasý halinde yapýlmasý gereken tek bakým iþlemi, 15-20 günde bir güneþ panellerinin üzerini silmek olabilir. Sýcak su elde etmek için güneþ kolektörleri kullanýlýr. Kolektörün yapýsýnda, ince güneþ ýþýnlarýný soðuran bir tabaka bulunur. Soðurulan güneþ plakayý ýsýtýr, plakaya baðlý borulardan geçen su ýsýnýr.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;1. GÜNEÞ KOLLEKTÖRLERÝ PROJELERÝ &lt;br/&gt;G</description></item><item><title>ENERJÝ TEKNOLOJÝLERÝ POLÝTÝKASI</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?enerji-teknolojileri-politikasi-445204.html</link><description>ENERJÝ TEKNOLOJÝLERÝ POLÝTÝKASI&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;SUNUÞ &lt;br/&gt;Ülkemiz 21. yüzyýla girerken enerji ile ilgili önemli sorunlarla karþý karþýyadýr. &lt;br/&gt;Ekonomik geliþmemiz güvenilir ve sürdürülebilir enerji teminine baðlýdýr. Çevre konusunda, ülkemiz düzeyinde özellikle büyük kentlerde yaþadýðýmýz hava kirliliðinden kurtulunmasýndan, dünya ölçeðinde küresel ýsýnma riskinin azaltýlmasýna kadar tüm beklentilerimiz, bugün kullandýklarý-mýzdan daha az kirleten ve daha az sera gazý yayan enerji kaynaklarý/teknolojileri kullanýlmasýný gerektirmektedir. Ulusal çýkarlarýmýz ise, petrol vb. ithal yakýtlara olan baðýmlýlýðýmýzýn azaltýlmasý için yerel ve yenilenebilir enerji kaynaklarý arayýþlarýný hýzlandýrmamýzý iþaret etmektedir. &lt;br/&gt;Bütün bu ekonomik, çevresel ve ulusal beklentilerimizi gerçekleþtirmeye yönelik olarak, enerji politikamýzýn önemli bir unsuru olan enerji teknolojileri alanýnda ulusal bir politika oluþturulmasý gereðinden hareketle, TÜBÝTAK ve TTGV tarafýndan desteklenen Bilim-Teknoloji-Sanayi Tartýþmalarý Platformuna baðlý olarak, konu ile ilgili uzmanlardan oluþan bir Çalýþma Grubu kurulmuþtur. &lt;br/&gt;Bu çalýþma, Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulunun 25 Aðustos 1997 tarihli toplantýsýnda, gündemin 20 nolu maddesi olarak, &lt;br/&gt;Enerjinin Etkin Kullanýmýna ve Çevre Dostu, Yenilenebilir Enerji Kaynaklarýndan Yararlanmaya Yönelik Teknolojilere iliþkin Politika Araþtýrmalarý ve Ýzlenecek Ulusal Politikanýn Belirlenmesi &lt;br/&gt;adýyla yer almýþtýr. Bu gündem maddesiyle ilgili olarak Yüksek Kurulun aldýðý karar þöyledir: &lt;br/&gt;Enerjinin Etkin Kullanýlmasý ve Çevre Dostu, Yenilenebilir Enerji Kaynaklarý konusunda izlenecek ulusal teknoloji politikasýnýn bir an önce  belirlenmesi, ülkemiz açýsýndan büyük bir öneme sahiptir. Kurulumuz, bu alan ile ilgili bütün kamu kurumlarýmýzý, TÜBÝTAK ve TTGV desteðindeki Bilim-Teknoloji-Sanayi Tartýþmalarý Platformu&quot;na baðlý Çalýþma Grubu&quot;nca baþlatýlan çalýþmaya, talep edilecek uzmanlarýnýn katýlmasýný ve gerekli desteði saðlamakla görevli kýlmýþtýr. &lt;br/&gt;Enerji Teknolojileri Politikasý Çalýþma Grubu, 11 Temmuz 1997 tarihinde ilk toplantýsýný, 12 Eylül ve 27 Eylül 1997 tarihlerinde iki oturum olarak ikinci toplantýsýný gerçekleþtirmiþtir. Bu toplantýlar sonunda, enerji alanýnda sürdürülebi-lirliðin dayandýðý üç ana ilke esas alýnarak bu alanlardaki teknoloji politikalarýný belirlemek üzere üç Alt Grup oluþturulmuþtur: &lt;br/&gt;*Enerjinin Etkin Kullanýmý ve Enerji Tasarrufu ile Ýlgili Teknolojiler Alt Grubu, &lt;br/&gt;*Enerji Üretiminde Verimliliði Artýrmaya ve Çevreyi Korumaya Yönelik Ýleri Teknolojiler Alt Grubu, &lt;br/&gt;*Çevre-Dostu ve Yenilenebilir Enerji Kaynaklarý ile Ýlgili Teknolojiler Alt Grubu. &lt;br/&gt;Alt gruplar oluþturulurken, Nükleer Enerji Teknolojileri, konunun özelliði nedeniyle, bu çalýþmanýn kapsamý dýþýnda býrakýlmýþtýr. Ayrýca ele alýnmasýnda yarar vardýr. &lt;br/&gt;Alt Grup üyelerinin kendi alanlarý kapsamýndaki bilgi birikimlerinin aktarýlmasý ve deðerlendirilmesi sonucunda hazýrlanan Alt Grup Raporlarýnda, 21. yüzyýl dünya perspek-tifleri çerçevesinde ülkemizin enerji teknolojileri politikasý ve öncelikli teknoloji alanlarý belirlenmiþtir. Bu raporlarda, belirlenen teknoloji alanlarýnda söz sahibi olabilmemiz için yapýlmasý gerekenlerle ilgili öneriler de yer almaktadýr. &lt;br/&gt;Alt Grup üyelerinin gönderdikleri yazýlý görüþleri bir araya getirerek ilgili Alt Grup Koordinatör ve Raportörleri tarafýndan hazýrlanmýþ olan Alt Grup Raporlarý 1997 yýlý Aralýk ayýnda yapýlan Grup toplantýlarýnda görüþülmüþ ve bu tartýþmalarýn ýþýðýnda yeniden düzenlenmiþtir. &lt;br/&gt;Bu Alt Grup Raporlarý, Çalýþma Grubu Genel Koordinatörü  Ý. Metin Eral, Çalýþma Grubu Genel Raportörü Emine Aybar, Alt Grup Koordinatörleri Erdal Coþkun, Hayri Özsoy, M.Özcan Ültanýr, Alt Grup Raportörleri Ahmet Arýsoy, Ayþe Ergen, Adnan Kaypmaz, Tülin Keskin, Kemal Koman, Serhat Köksal, Celal Okutan, Necdet Özbalta, Ayþe Öztürk, Mustafa Týrýs, Fatih Tütünlü ve Filiz Çimenin (Platform Genel Sekreterliði) ortak çalýþmasýyla gözden geçirilerek elinizdeki Çalýþma Grubu Raporu ortaya konmuþtur. Rapor, Çalýþma Grubunun 21 M</description></item><item><title>JEOTERMAL ENERJÝ NEDÝR?</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?jeotermal-enerji-nedir-375243.html</link><description>JEOTERMAL ENERJÝ NEDÝR?&lt;br/&gt;Jeotermal enerji; yer kabuðunun çeþitli derinliklerinde birikmiþ ýsýnýn oluþturduðu, sýcaklýðý sürekli 200 den fazla olan ve çevresindeki normal yer altý ve yer üstü sularýna oranla daha fazla erimiþ mineral, çeþitli tuzlar ve gazlar içerebilen sýcaklýk su ve buhar olarak tanýmlanabilir.&lt;br/&gt;Yerkabuðunun derinliklerinde var olan bu ýsý kaynaðý, henüz soðumasýný tamamlamamýþ bir maðma kütlesi veya genç bir volkanizma ile ilgilidir. Yerkabuðunun kýrýk ve çatlaklarýndan derinlere süzülen meteorik sular bu ýsý kaynaðýyla ýsýtýldýktan ve mineralce zenginleþtikten sonra yoðunluk farký ve basýnç nedeni ile yükselirler. Bu sýcak akýþkan yerkabuðunun sýð derinliklerinde  (I100-4000m), üzerinde geçirimsiz örtü kayalar bulunan, gözenekli ve geçirimli hazne kayalarda toplanýr.&lt;br/&gt;NERDE KULLANILIR?&lt;br/&gt;Hidrotermal sistem olarak bilinen bu sistemde, akýþkan, kýrýklar aracýlýðý ile yeryüzüne ulaþarak termal kaynaklarý oluþturur; ya da sondajlarla çýkartýlarak ekonomik kullanýma dönüþtürülür. Herhangi bir akýþkan içermemesine raðmen bazý teknik yöntemlerle ýsýsýndan yararlanýlan, yerin derinliklerindeki &quot;sýcak kuru kayalar&quot; da jeotermal enerji kaynaðý olarak nitelendirile bilinir. &lt;br/&gt;Jeotermal Akýþkanýn Sýcaklýðýna Göre Kullanma Yerleri &lt;br/&gt;Â°C&lt;br/&gt;180Yüksek Konsantrasyon solüsyonun buharlaþmasý, &lt;br/&gt;Amonyum absorpsiyonu ile soðutma&lt;br/&gt;170Hidrojen sülfit yolu ile aðýrsu eldesi, diyatomitlerin kurutulmasý&lt;br/&gt;160Kerests kurutulmasý, balýk vb. Yiyeceklerin kurutulmasý&lt;br/&gt;150Bayer&quot;s yolu ile aliminyum eldesi&lt;br/&gt;140Çiftlik ürünlerinin çabuk kurutulmasý (Konservecilikte)&lt;br/&gt;130Þeker endüstrisi, tuz eldesi&lt;br/&gt;12