<?xml version="1.0" encoding="windows-1254"?><rss version="2.0"><channel><title>veribaz.com - Eðitim / Öðretim - Türkiye'nin veri bankasý</title><copyright>Copyright (C) 2008 veribaz.com Tüm Haklarý saklýdýr.</copyright><link>http://www.veribaz.com/rss.html</link><description>veribaz.com: Türkiye'nin veri bankasý - Eðitim / Öðretim</description> <language>tr</language><lastBuildDate>9/7/2010</lastBuildDate><ttl>5</ttl><image><url>http://www.veribaz.com/img/veribaz.gif</url><title>veribaz.com Logo</title><link>http://www.veribaz.com</link><width>353</width><height>69</height></image><item><title>ETKÝLÝ ÖÐRENME STRATEJÝLERÝ</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?etkili-ogrenme-stratejileri-372530.html</link><description>Etkili Öðrenme Stratejileri&lt;br/&gt;Etkili öðrenme nasýl öðrenileceðinin, nasýl hatýrlanacaðýnýn, nasýl düþünüleceðinin ve kendilerini nasýl güdüleyeceklerinin öðretilmesini içerir. Öðrenme stratejileri, öðrenenin kendinin ve öðrenme süreçlerinin farkýna varýlmasýný gerektirir. Öðrenenin nerede hata yaptýðýnýn, öðrenebilmek için ne yapmasý gerektiðinin farkýnda olmasý gerekir.&lt;br/&gt;Weinstein ve Mayer (1986) geniþ bir sýnýflama içinde, etkili öðrenme stratejilerini &quot;devir&quot;, &quot;iþleme&quot;, &quot;örgütleme&quot;, &quot;gözleme&quot;, &quot;duyuþsal&quot; stratejiler olarak, farklý dereceleri ile birlikte sekiz kategori içinde toplamýþlardýr.                    &lt;br/&gt;        (1)Â Temel &quot;Devir&quot; Stratejileri: Öðrenenler verilen bilgiyi ezberlerler ve bu ezberlenen bilgiler çalýþan belleðe aktarýlýr.&lt;br/&gt;        (2)Â Karmaþýk Devir Stratejileri: Önemli yerleri not etme, tekrarlama. Bu stratejilerin iki amacý vardýr. Seçme ve tanýma.&lt;br/&gt;        (3)Â Temel &quot;iþleme&quot; Stratejileri: Bu stratejilerin amacý, öðrenme sýrasýnda iki ya da daha fazla madde arasýnda bað kurmaktýr.&lt;br/&gt;        (4)Â Karmaþýk iþleme Stratejileri: Özetleme, anlamlar çýkarma, yeni bilgilerle önceki bilgiler arasýnda bað kurulur.&lt;br/&gt;        (5)Â Temel &quot;Örgütleme&quot; Stratejileri: Bu stratejiler 10-12 yaþlarýnda kullanýlmaya baþlanýr ve kullanýlma sýklýðý giderek artar, sýnýflama, gruplama yapýlýr.&lt;br/&gt;        (6)Â Karmaþýk Örgütleme Stratejileri: iki amacý vardýr, a) Çalýþan belleðe iletilecek bilgiler seçilir,   b) Bellekte düþünceler arasý iliþkiler kurulur.&lt;br/&gt;        (7)Â Kavramayý &quot;Gözleme&quot; Stratejileri: Öðrenenin öðretim etkinliði için amaçlar koymasý, amaçlara ulaþýlýp ulaþýlmadýðýma saptanmasýný kapsar.&lt;br/&gt;        (8) &quot;Duyuþsal&quot; ve &quot;Güdüsel&quot; Stratejiler: Öðrenmenin gerçekleþeceði çevreyi oluþturmakla ilgilidir. Öðrenenlerin düþünce süreçleri üzerinde durulmaya baþlanýr.</description></item><item><title>ETKÝLÝ ÖÐRETMEN OLABÝLME VE  ETKÝLÝ ÖÐRETMENLÝK EÐÝTÝMÝ</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?etkili-ogretmen-olabilme-ve--etkili-ogretmenlik-egitimi-450599.html</link><description>ETKÝLÝ ÖÐRETMEN OLABÝLME ve  ETKÝLÝ ÖÐRETMENLÝK EÐÝTÝMÝ&lt;br/&gt;Þükrü AKKAYA&lt;br/&gt;Psikolojik Danýþman&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;SEMÝNERÝN VERÝLME AMACI ( NÝÇÝN BU KONU)&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Günümüzde toplumumuza baktýðýmýzda eðitim sistemimizde ciddi sýkýntýlar  görülmektedir. Tabi bu sýkýntýlarýn hepsini bir kesime atmak yanlýþtýr. Hepsinin de birçok sorunu vardýr; Kendine düþen vazifeyi tam yapmama, sorumluluk almama, bildiðini uygulayamama, suçu hep baþkalarýnda arama, herkesi ve her þeyi bir kalýba uydurma, fedakarlýðý hep baþkasýndan bekleme, imkanlarý iyi deðerlendirememe yada hep yetersiz görüp (bu kadar maaþa yada bu imkanlarla ancak bu iþ yapýlýr) diye düþünme, geliþmeleri takip etmeme,  araþtýrmalara uzak kalma,  rol yapma gibi sorunlarý olduðu ortadadýr. Bu tür yaygýn düþünceler aþýldýðýnda (her kesim tarafýndan) herhalde eðitim sistemimizin yanýnda birçok sorunumuzun çözüme kavuþacaðý kanaatindeyiz. Kesinlikle bizim eðitim sistemimizdeki en büyük sorunumuz yukarýdaki ve benzer davranýþlardýr. Onun için bizi çok yakýndan ilgilendiren bir konudur. Çoðumuzun eðitimci olacaðýný düþünürsek bunlarý öðrenmek bir elzem , eðitimci olmayanlar içinse mutlaka hayatlarýnda az çok karþýlaþacaðý sorunlar olduðu için çok gereklidir. Seminerimizde  bu sorunlarla nasýl baþ edebilecekleri dile getirilmektedir. Seminerde öðretmenlerin öðrencilerle etkili iletiþim kurabilmesi, özel bir iliþkinin oluþturulmasý, etkili öðretmenliðin nasýl yapýlacaðý, öðrencilerinin kendilerini geliþtirmeleri ve topluma yararlý bir birey haline gelmeleri konusunda neler yapýlmalý, etkili yöntemler ve bu  etkili yöntemlerin nasýl kullanýlacaðý, öðrencilerin her davranýþýna nasýl ve hangi yöntemle cevap verileceði öðretilmektedir.&lt;br/&gt;Unutulmamalýdýr ki mükemmel bir öðretmen, iyi bir eðitim sisteminin anahtarýdýr. Ayrýca çözümün büyük bir kýsmýdýr.&lt;br/&gt;1-ÖÐRETMEN-ÖÐRENCÝ ÝLÝÞKÝSÝNDE EKSÝK HALKA&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Öðretme evrensel bir uðraþtýr. Öðretmen olmak kolay bir iþ deðildir idealist olmanýn yanýnda büyük fedakarlýklarda gerektirir. Herkes birbirine bir þeyler öðretir. Bu seminer , &quot;öðretme&quot;nin nasýl daha etkili yapýlacaðýný, öðrencilerin bilgilendirilip, olgunlaþtýrýlýrken çatýþmalarý azaltýp sistemin süresinin nasýl artýrýlacaðýný anlatýyor. Öðretme-Öðrenme sürecinin etkili olabilmesi için öðreten ve öðrenen arasýnda çok özel bir iliþkinin kurulmasý gerekir. Ýþte bu seminerde öðretmenin söz konusu baðlantýlarý saðlayabilmesine yarayacak iletiþim becerilerini ele alýr. Amaç, öðrencilerin büyümesi ve geliþmesidir, fakat birçok öðretmen tarafýndan kullanýlan ve okul idaresi tarafýndan salýk verilen öðretme yöntemleri öðrencilerin baðýmlý, geliþmemiþ ve çocuksu kalmalarýný saðlamaktan ileri gitmez. Seminerde bütün bunlarýn çözümünü bulacaksýnýz. Ayrýca etkili bir öðretmen olabilmek için neler yapmalý neler yapmamalý sýkýntýlarla baþ etme yöntemleri yapýlan yanlýþlýklar. Empati ve etkin dinleme gibi yöntemleri kullanarak baþarýlý bir öðretmen olma imkaný kazanacaðýz.&lt;br/&gt;2-ÖÐRETMEN-ÖÐRENCÝ ÝLÝÞKÝSÝ ÝÇÝN ETKÝLÝ BÝR MODEL &lt;br/&gt;Öðretmenler okuldaki ve öðrencilerdeki problemlerden dolayý hayal kýrýklýðýna uðrayabilir ya da problemin çözümünde baþarýsýz görülebilir. Yapýlan araþtýrmalara göre, onlarýn baþarýsýz olmadýðýný, tersine çoðunun öðretmenlik hakkýnda çok þey bildiði fakat bunu uygulamak için yeterli fýrsatlarý bulamadýðýný göstermektedir. Ýyi öðretmen tanýmlarý genelde çok kiþi tarafýndan kabul edilmiþ yaygýn inançlara dayanýr.&lt;br/&gt;Mesela: &lt;br/&gt;1.Ýyi öðretmen sakindir, telaþlanmaz, sinirlenmez, soðuk kanlýdýr, duygularýný göstermez.&lt;br/&gt;2.Ýyi öðretmen önyargýlý ve yanlý deðildir, öðrencilere eþit davranýr. &lt;br/&gt;3.Ýyi öðretmen gerçek duygularýný denetler ve öðrencilere göstermez.&lt;br/&gt;4.etkili öðretmen her öðrenciye eþit davranýr.&lt;br/&gt;5.Öðretmenler birbirlerine destek olur kendi duygularý ve inançlarýndan etkilenmeden öðrencilere karþý cephe oluþtururlar.&lt;br/&gt;6.Ýyi öðretmen her þeyden önce tutarlýdýr. Deðiþmez, unutulmaz, hata yapmaz coþkulu ve özgür bir eðitim ortamý oluþturur bu ortamý hep düzenli tutmayý baþarýr.&lt;br/&gt;7.Ýyi öðretmen her sorunun cevabýný bilir. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Ýþte bir öðretmen kendisini bu yaygýn inanç modellerine göre deðerlendirir ve kendisini baþarýsýz kabul eder. Halbuki öðretmenler iyi iliþkiler kurduklarýnda rolden role geçmelerine sert davranmalarýna, insanüstü ve erdemli kiþiliklere bürünmelerine gerek yoktur. Aksi durumlarda en iyi öðretim tekniklerinin bile öðrencilere etki etmediði görülecektir. Sonucunda hep kendini farklý gösterme ikilem ve iç çatýþma vardýr. Öðrencinin gözünde de konuþmasý ve davranýþý birbirine</description></item><item><title>ÜSTÜN YETENEKLÝ ÇOCUKLAR</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?ustun-yetenekli-cocuklar-371346.html</link><description>T.C.OSMANGAZÝ ÜNÝVERSÝTESÝSOSYAL BÝLÝMLER ENSTÝTÜSÜORTAÖÐRETÝM ALAN ÖÐRETMENLÝÐÝTÜRK DÝLÝ VE EDEBÝYATI ÖÐRETMENLÝÐÝTEZSÝZ YÜKSEK LÝSANS PROGRAMI II. ÖÐRETÝMÜSTÜN YETENEKLÝ ÇOCUKLARDANIÞMANYrd. Doç. Nilüfer ÖZABACIHAZIRLAYANLARTuba KILIÇARSLAN235152003013Birsel GÜNGÖR2351520030232004 ESKÝÞEHÝRZeka Nedir?Bireyin gerek sorunlarý çözerken gerek çevreye uyum saðlarken var olan tüm yetenek ve becerilerini kullanmasý ile ortaya çýkan düzeydir.Üstün Zekalý Çocuk Nedir?Günümüzde üstün zekalý çocuklarýn birçok tanýmý yapýlmýþtýr. Bunlar içinde en yaygýn kabul gören tanýma göre &quot;Zihinsel yeteneklerinin yada zekalarýnýn birden çoðunda akranlarýna göre üst performans gösteren yada gizilgüce sahip olan, yaratýcýlýk yaný güçlü olan ve baþladýðý iþi tamamlamaya kendini adayana üstün zekalý çocuk denmektedir. Bu çocuklar kendi akran gruplarýndan rastgele seçilmiþ bir kümenin %98inden üstün olan çocuklardýr.Bir baþka tanýma göre üstün zekalýlar, geçerli ve güvenilir zeka testlerinde 130 ve daha yukarý zeka bölümü (ZB) saðlayanlara verilen addýr. Ele alýnan bu ZB tabanýný genellikle araþtýrmacýlar, kendi amaç ve araçlarýna göre düzenlenmektedir. Üstün yeteneði belli bir ZB ile tanýmlanan çeþitli sakýncalarý olduðu artýk ortaya çýkmýþtýr.Üstün Zekalý Çocuðun ÖzellikleriÜstün zekalý çocuðun kesin bir tanýmlamasýnýn güç olmasýna karþýn, gösterdikleri belirgin bazý özellikler bu çocuklarý yaþdaþlarýndan ayýrýr.1.Ýleri Sözcük Daðarcýðýnýn çok erken yaþta kullanýlmaya baþlanmasý: Üstün zekalý çocuklarýn çoðunluðunun göstermiþ olduðu en belirgin özelliklerden birisidir. Örneðin; Çocuklarýn çoðu, iki yaþ dolaylarýnda iki sözcüklü tümceler kurar &quot;Köpek var&quot; gibi. Ayný yaþlarda üstün zekalý bir çocuk ise &quot;Arka bahçede çiçeklerimizi koklayan kahverengi bir köpek var&quot; türünde tümce kurar.2.Dikkatli Gözlem ve Merak: Üstün zekalý çocuklarda, olay ve nesneleri ayrýntýlarýna kadar gözleme ve nedenlere iliþkin merak çok küçük yaþlarda geliþmeye baþlar. Örneðin; Þeffaf bantlarýn yapýmýna iliþkin bir dizi soruyla  ayrýntýlý  yanýtlar elde etmeye çalýþabilir.  Þeffaf  bandýn  bir tarafýnýn yapýþkan diðer tarafýný düz yapan nedir? Nasýl bir makineyle bandýn yapýþkan yeri makineye bulaþmadan çýkmaktadýr? Bant rulosunu açtýðýmýz zaman niçin yapýþkan kýsým diðer kýsma yapýlýr? vb. sorularla yanýtlar bulmaya çalýþýr.3.Bilginin Çeþitliliðini Anýmsama: Üstün zekalý çocuk, ana-baba ve  öðretmenlerini  geçmiþ  yaþantýlarýnýn  ayrýntýlarýný  anýmsayarak  þaþýrtýrlar. Örneðin; Altý yaþýndaki bir üstün zekalý çocuk, bir müzeyi gezip döndükten sonra, orada görmüþ olduðu bir aracý gerçeðine uygun olarak çizebilir.4.Dikkati Belli Bir Süre Yoðun Biçimde Odaklama:  Bir yaþýndaki üstün zekalý çocuk beþ dakika ya da daha uzun bir süre kendisine okunan bir masalý dikkatini daðýtmadan dinleyebilir. Daha büyük yaþtakiler ise bir kitap ya da kendisine anlatýlan bir konuyu tümüyle anlatabilir.5.Soyut Düþünmeyi Gere</description></item><item><title>HAYATBOYU EÐÝTÝM VEYA ÖRGÜN OLMAYAN EÐÝTÝM</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?hayatboyu-egitim-veya-orgun-olmayan-egitim-446389.html</link><description>HAYATBOYU EÐÝTÝM VEYA ÖRGÜN OLMAYAN EÐÝTÝM&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;1. GÝRÝÞ&lt;br/&gt;Hayat boyu eðitim çerçevesinde ülkemizce amaçlanan; problem çözme beceri ve&lt;br/&gt;davranÃµþlarÃµ ile bilimsel düþünme alÃµþkanlÃµðÃµ kazanmÃµþ, Cumhuriyetçi, Atatürk ilke ve&lt;br/&gt;inkÃµlaplarÃµna baðlÃµ, milli ve manevi deðerleri koruyan ve geliþmesine yardÃµmcÃµ olan, laik,&lt;br/&gt;eleþtirel düþünme, yaratÃµcÃµ düþünme, bilimsel düþünme, iliþkisel düþünme ve akÃµl yürütme&lt;br/&gt;becerilerini kazanmÃµþ, bilgili, insan haklarÃµna saygÃµlÃµ, toplumsal sorunlara duyarlÃµ çað&lt;br/&gt;insanÃµnÃµn içinde yaþadÃµðÃµ bir toplumun ihtiyacÃµ olan eðitimi karþÃµlamaktÃµr. Bilimsel, teknik,&lt;br/&gt;ekonomik ve sosyal deðiþmenin hÃµzÃµ karþÃµsÃµnda insan kiþiliðinin tam olarak geliþmesi için&lt;br/&gt;eðitimin dünya ölçüsünde ve hayat boyu devam eden bir süreç olmasÃµ gerektiði anlayÃµþÃµndan&lt;br/&gt;hareket eden hayat boyu eðitim; bireyleri toplum hayatÃµnda meydana gelen ekonomik,&lt;br/&gt;kültürel, siyasi deðiþimlerle baþ edecek düzeye getirmeyi de amaçlar.&lt;br/&gt;DünyamÃµzda ekonomik, kültürel, sosyal ve politik alanlarda yaþanan hÃµzlÃµ deðiþim ve&lt;br/&gt;geliþim, ülkeleri eðitim alanÃµnda ciddi önlemler almaya zorlamaktadÃµr. Ülkelerin bir çoðu&lt;br/&gt;eðitim sistemlerini sorgulayarak herkesin hayat boyu öðrenmesini saðlayacak þekilde&lt;br/&gt;sistemlerini yeniden yapÃµlandÃµrmaktadÃµr. Bizim de bu yeniden yapÃµlanmada Avrupa&lt;br/&gt;ülkelerindeki, Türk Cumhuriyetlerindeki ve Türk nüfusunun olduðu ülkelerdeki&lt;br/&gt;vatandaþlarÃµmÃµzÃµ da bu sürece dahil etmemiz gerekmektedir.&lt;br/&gt;Dünyada ve ülkemizde bilim ve teknolojide meydana gelen geliþmelere paralel olarak&lt;br/&gt;eðitim sistemimiz de geliþtirilmekte ve ülke genelinde yaygÃµnlaþtÃµrÃµlmasÃµ çalÃµþmalarÃµ hÃµzla&lt;br/&gt;devam etmektedir. PlanlÃµ dönemlerde alÃµnan kararlar ve belirlenen politikalar doðrultusunda&lt;br/&gt;istenilen hedeflere ulaþÃµlmÃµþtÃµr. Ancak çaðÃµ yakalayabilmek ve geliþmelerin gerisinde&lt;br/&gt;kalmamak için eðitim sistemimizde yeniden yapÃµlanma çalÃµþmalarÃµnÃµ çaðÃµn gereklerini de&lt;br/&gt;dikkate alarak planlÃµ bir þekilde yürütme zorunluluðu kabul edilen bir gerçektir. Hayat boyu&lt;br/&gt;eðitim kavram ve uygulamasÃµ yenilenecek eðitim sistemimizin temel unsurlarÃµndan biri&lt;br/&gt;olacaktÃµr. Komisyonumuz, öncelikle dünyada ve ülkemizde eðitim uygulamalarÃµnÃµn mevcut&lt;br/&gt;durum tespitini yaparak, geliþmiþ dünya ülkelerinin de gündemini büyük ölçüde iþgal etmekte&lt;br/&gt;olan Hayat Boyu Eðitim uygulamasÃµnÃµn hedef, ilke ve uygulama politikalarÃµnÃµ belirlemeye&lt;br/&gt;çalÃµþmÃµþtÃµr.&lt;br/&gt;2. MEVCUT DURUM ve SORUNLAR&lt;br/&gt;2.1 MEVCUT DURUM&lt;br/&gt;2.1.1 DÜNYADA MEVCUT DURUM&lt;br/&gt;1960&amp;#146;lÃµ yÃµllarda geliþmiþ ülkelerde eðitim sistemleri tartÃµþÃµlmaya ve sisteme ciddi&lt;br/&gt;eleþtiriler yöneltilmeye baþlanmÃµþtÃµr. Eleþtiriler, örgün eðitimin tek baþÃµna bireylerin temel&lt;br/&gt;Sekizinci Beþ YÃµllÃµk KalkÃµnma PlanÃµ Hayatboyu Eðitim veya Örgün Olmayan Eðitim ÖÝK Raporu&lt;br/&gt;http://ekutup.dpt.gov.tr/egitim/oik584.pdf&amp;#133; 2&lt;br/&gt;öðrenme ihtiyaçlarÃµna cevap verememesi ve örgün eðitim fÃµrsatÃµndan yararlanamayanlarÃµn&lt;br/&gt;eðitimsiz kalmaya mahkum edilmesi noktalarÃµnda yoðunlaþmÃµþtÃµr.&lt;br/&gt;Bu eleþtiriler sonucunda eðitim anlayÃµþÃµnda önemli deðiþimler yaþanmÃµþ, 1960&amp;#146;lÃµ yÃµllarÃµn&lt;br/&gt;sonunda eðitimde radikal deðiþim ihtiyacÃµ, deðiþimin merkezinde de eðitimin kendisini&lt;br/&gt;yeniden tanÃµmlama ilkesi yer almÃµþtÃµr. Yinelenen eðitim kavramÃµ ortaya atÃµlmÃµþ, kavram&lt;br/&gt;zorunlu eðitim sonrasÃµnÃµn tümünü kapsayacak kapsamlÃµ bir eðitim stratejisi olarak&lt;br/&gt;tanÃµmlanmÃµþtÃµr. Bu kavramÃµn getirdiði yenilik, eðitimin yinelenen bir biçimde bireyin tüm&lt;br/&gt;yaþamÃµna yayÃµlmasÃµdÃµr. Yinelenen eðitimin temel ilkeleri;&lt;br/&gt;* örgün ve yaygÃµn eðitim birbirini tamamlamalÃµ,&lt;br/&gt;* kurumsal eðitim fÃµrsatlarÃµ geniþ kitlelere yaygÃµnlaþtÃµrÃµlmalÃµ,&lt;br/&gt;* örgün eðitimde son kademe anlayÃµþÃµndan kurtulmalÃµ,&lt;br/&gt;* lise ve yüksek öðrenimde eðitim ve iþ hayatÃµ birbirini tamamlayacak biçimde&lt;br/&gt;sürdürülmeli,&lt;br/&gt;þeklinde sÃµralanabilir.&lt;br/&gt;Seksenli yÃµllarda geliþmiþ ülkelerde eðitime ayrÃµlan kaynaklarÃµn azaldÃµðÃµ ve çeþitli&lt;br/&gt;sorunlar yaþandÃµðÃµ görülmektedir. Eðitimde yeniden bir sorgulama sürecine girilmiþ ve bu&lt;br/&gt;süreç sonunda herkes için hayat boyu öðrenme kavramÃµ ortaya atÃµlmÃµþtÃµr. Bu kavramÃµn 1960&amp;#146;lÃµ&lt;br/&gt;yÃµllarda ortaya atÃµlan yinelenen eðitim kavramÃµndan farkÃµ, bireyi merkez alan bir yaklaþÃµmÃµn&lt;br/&gt;benimsenmesi, okul dÃµþÃµ öðre</description></item><item><title>EÐÝTÝM - WORD STRESS</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?egitim-word-stress-415393.html</link><description>word stress</description></item><item><title>EÐÝTÝM - TEVHÝD-Ý TEDRÝSAT</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?egitim-tevhidi-tedrisat-415161.html</link><description>tevhid-i tedrisat</description></item><item><title>ETKÝN ÖÐRENME</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?etkin-ogrenme-381329.html</link><description>ETKÝN ÖÐRENME&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Etkin öðrenme, bireyin öðrenme sürecine etkin olarak katýlýmýný saðlama yaklaþýmýdýr.bu katýlýmý saðlayabilmek için öðrenenlere okuma, yazma, konuþma, tartýþma, geçmiþ yaþantýlarla bað kurma, edindiði bilgileri günlük yaþamda uygulama ve problem çözme iþlemlerini kendi kendilerine yapma olanaðýnýn verilmesi gerekir. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Bu yaklaþýmla öðrenciler pasif alacý olmaktan kurtulur ve kendileri öðrenerek yaþamlarýný þekillendirmeye çalýþýrlar. Bu yolla öðrenciler, etkin öðrenme sürecinde karar verme, sorumluluklar alma ve özellikle öðrenmeyi öðrenme olanaðýna kavuþmaktadýrlar. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Öðretmenler, etkin öðrenmenin yararlarýný þu þekilde belirtmektedirler : &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;*Yavaþ öðrenen ve üstün yetenekli öðrencilere daha çok zaman ayýrmak, &lt;br/&gt;*Öðrencilerin öz denetim geliþtirme yollarýný iyileþtirmek, &lt;br/&gt;*Farklý öðrenme stilleri için farklý programlar oluþturmak, &lt;br/&gt;*Yeni öðretmenlere sýnýf yönetiminde yardýmcý olmak, &lt;br/&gt;*Yaþam boyu öðrenmeyi saðlamak. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Etkin öðrenme, öðrenciler için olduðu kadar öðretmenler için de gerekli olmaktadýr, öðrencilerin güdülenme düzeyini arttýrdýðý, sýnýfta disiplin problemlerini azalttýðý öne sürülmektedir. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Etkin öðretmenin özelliklerini aþaðýdaki gibi sýralayabiliriz : &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;1.Öðrenciler, araþtýrma çalýþmalarýnda kaynaklara kendileri ulaþýr, deðiþik kaynaklardan bilgiye ulaþmanýn yollarýný öðrenirler,&lt;br/&gt;2.Öðrencilerin elde ettikleri bilgiyi örgütlemelerine ve sunmalarýna olanak saðlanýr, &lt;br/&gt;3.Öðrenciler, bireysel ve grup projelerinde sorumluluk alýrlar ve bunu paylaþýrlar,&lt;br/&gt;4.Öðrenciler, bilgileri paylaþýr, etkileþimde bulunur ve ortak bilgi üretimi için iþbirliði yaparlar. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Çeþitli deneysel araþtýrmalar etkin öðrenme yoluyla öðrenmeyi ve düþünmeyi öðrenmenin az baþarýlý öðrencileri etkilediðini ortaya koymuþtur. Okullarda genellikle en iyi öðrencilerin etkin olmasý beklenmektedir. Ancak etkin öðrenme bu bakýþ açýsýný deðiþtirmiþtir. Geleneksel eðitimde baskýn olan ezbercilik, bu sistemde yerini merak duyma, kuþku duyma, deneyerek öðrenme, araþtýrma ve uygulama yapmaya býrakmýþtýr. Öðrenenler, bir ekip içinde nasýl çalýþacaðýný, yardýmlaþmayý, iþ bölümü yapmayý ve tartýþarak ortak görüþ oluþturma yollarýný öðrenmiþ olurlar. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Türkiye&quot;de çoklu zeka kuramýnýn uygulanmasýna iliþkin ilk çalýþmalar Demirel ve arkadaþlarý tarafýndan yürütülmüþtür. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Etkin Öðrenmede Öðrenci Etkinlikleri&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Olasý hedef ve etkinlikleri düþünür. &lt;br/&gt;Bireysel öðrenme hedeflerini seçer. &lt;br/&gt;Kendine güvenir ve güvenini artýrýr. &lt;br/&gt;Öðrenme etkinliklerini seçer ve planlar.&lt;br/&gt;Kendisini güdüler.&lt;br/&gt;Uygun bir baþlama stratejisi ile dikkatini toplar.&lt;br/&gt;Önceki öðrenmelerini kullanýr. &lt;br/&gt;Okur, dinler, analiz eder. &lt;br/&gt;Ýliþkiler kurar, bir þema oluþturur.&lt;br/&gt;Yeni bir durum için olasý uygulamalarý düþünür, uygular. &lt;br/&gt;Kendi cümleleri ile ifade eder. &lt;br/&gt;Yeni bir strateji dener. &lt;br/&gt;Bu kez baþarmak için olasý durumlarý düþünür. &lt;br/&gt;Öðrenme sürecinin deðerlendirir. &lt;br/&gt;Kendi performansý hakkýnda karar verir. &lt;br/&gt;Gelecekteki ödülleri düþünür. &lt;br/&gt;Çalýþma aralarý verir. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Etkin öðrenmenin kullanýldýðý bir sýnýfta beþ nitelik göze çarpmaktadýr; bunlar, güven, enerji, öz-denetim, gruba ait olma ve duyarlý olmalýdýr. &lt;br/&gt;Güven : Kendine güvenen ve öðrenmeye hazýr olan öðrencilerin kendilerine saygý duyduklarý görülmektedir, kendilerini sýnýfta güvende hissederler, rahattýrlar. Ýnsan olarak deðerleri baþarý ya da ödüle baðlý deðilmiþ gibi, her yarýþý kazanma ya da herkesi memnun etme endiþesini taþýmazlar. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Enerji : Öðrenciler bir þeylerle meþguldür, katýlýmcýdýr. Sýnýfta harýl harýl çalýþýrlar. Bekleyen, sýkýlan ya da zamanýný boþa geçiren kimseye rastlanmaz. Öðrenciler saate bakmazlar, dersin bitmesini beklemezler. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Öz denetim : Öðrenciler kendi öðrenmelerinden sorumludur. Kendilerini yönetirler ve güdülerler. Kendi seçimlerini yaparlar, çalýþmalarýný baþlatýp, bitirir ve mümkünse çalýþmalarýný kendileri düzeltirler. Öðrenciler kendi hýzlarýný kontrol etmekte ve çalýþmalarýný yönetmektedirler. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Gruba ait olma : Öðrenciler yönetici personel ile ve diðer öðrencilerle olumlu iliþkiler kurmuþlardýr. Birbirlerini dinlerler. Kabul ederler ve edilirler. Saygý görürler ve saygý duyarlar. Reddedilme ya da uzaklaþtýrýlma hissetmezler. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Duyarlý olma : Öðrenciler düþünceli ve uyanýktýr. Sýnýfta neler olduðunu bilirler. Dikkatli, meraklý, yaratýcý ve gayretli öðrenciler göze çarparlar. Diðer insanlarýn duygu ve düþüncelerine karþý duyarlýdýrlar. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Karar : Karýncalar yüzemez ( bu kararý deðiþtirebilmek içi</description></item><item><title>EÐÝTÝM - ISPARTA VE EÐÝTÝM</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?egitim-isparta-ve-egitim-414727.html</link><description>ýsparta ve eðitim</description></item><item><title>EÐÝTÝM - TOPLAM KALÝTE</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?egitim-toplam-kalite-414566.html</link><description>toplam kalite</description></item><item><title>SINIFTA ZAMAN YÖNETÝMÝ</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?sinifta-zaman-yonetimi-354709.html</link><description>SINIFTA ZAMAN YÖNETÝMÝ&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;ÝÇÝNDEKÝLER&lt;br/&gt;GÝRÝÞ1&lt;br/&gt;1. ZAMAN YÖNETÝMÝ3&lt;br/&gt;1.1. Coveyin Zaman Yönetimi Yaklaþýmý3&lt;br/&gt;1.2. Derste Zaman Yönetimi4&lt;br/&gt;1.2.1. Kouninin Yaklaþýmý4&lt;br/&gt;1.2.2. Jonesin Yaklaþýmý6&lt;br/&gt;1.2.3. Dreikursun Yaklaþýmý7&lt;br/&gt;1.2.4. Ginottun Yaklaþýmý7&lt;br/&gt;1.2.5. Glasserin Yaklaþýmý8&lt;br/&gt;1.2.6. Lee Ve Canterin Yaklaþýmý9&lt;br/&gt;2. ÖÐRETÝM ZAMANININ VERÝMLÝ KULLANILMASINI GÜÇLEÞTÝREN DÝÐER ETKENLER9&lt;br/&gt;3. SINIF ÝÇÝNDE ZAMAN KULLANIMI11&lt;br/&gt;3.1. Yönetsel Duyuru Ve Yoklama12&lt;br/&gt;3.2. Konunun Belirtilmesi Ve Konuya Giriþ12&lt;br/&gt;3.3. Konuya Ait Temel Yeni Bilgilerin Kazandýrýlmasý12&lt;br/&gt;3.4. Konunun Bitirilmesi Ve Sonuç Aþamasý:13&lt;br/&gt;3.5. Sýnýfta Zaman Kazandýrýcý Yollar14&lt;br/&gt;3.4. Sýnýfta Zaman Hýrsýzlarý14&lt;br/&gt;SONUÇ16&lt;br/&gt;KAYNAKÇA17&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;GÝRÝÞ&lt;br/&gt; Aþaðýdaki gerçek hikaye Kellog Business Schoolda ( Northwestern Üniversitesi ) Ýþ Ýdaresi master öðrencileri ile Zaman Yönetimi dersi profesörü arasýnda geçer:Profesör sýnýfa girip karþýsýnda duran dünyanýn en seçilmiþ öðrencilerine kýsa bir süre baktýktan sonra,Bu gün Zaman Yönetimi konusunda deneyle karýþýk bir sýnav yapacaðýz dedi.Kürsüye yürüdü,kürsünün altýndan bir düzine yumruk büyüklüðünde taþ aldý ve taþlarý büyük bir dikkatle kavanozun içine yerleþtirmeye baþladý. Kavanozun daha baþka taþ almayacaðýna emin olduktan sonra öðrencilerine döndü ve  Bu kavanoz doldu mu?  diye sordu. Öðrenciler hep bir aðýzdan doldu diye cevapladýlar.Profesör  Öyle mi? dedi ve kürsünün altýna eðilerek bir kova mýsýr çýkarttý. Mýsýrý kavanozun aðzýndan yavaþ yavaþ döktü. Sonra kavanozu sallayarak mýsýrýn taþlarýn arasýna yerleþmesini saðladý.Sonra öðrencilerine dönerek bir kez daha Bu kavanoz doldu mu?  diye sordu. Bir öðrenci  Dolmadý herhalde diye cevap verdi. Doðru dedi profesör ve yine kürsünün altýna eðilerek bir kova kum aldý ve yavaþ yavaþ tüm kum taneleri taþlarla mýsýrlarýn arasýna nüfus edene kadar döktü. Gene öðrencilerine döndü ve Bu kavanoz doldu mu? diye sordu.Tüm sýnýftakiler bir aðýzdan  Hayýr  diye baðýrdýlar. Güzel dedi profesör ve kürsünün altýna eðilerek bir sürahi su aldý ve kavanoz aðzýna kadar doluncaya dek suyu boþalttý.Sonra öðrencilerine dönerek Bu deneyin amacý neydi  diye sordu. Uyanýk bir öðrenci hemen  Zamanýmýz ne kadar dolu görünürse görünsün, daha ayýrabileceðimiz zamanýmýz mutlaka vardýr  diye atladý.&quot;&quot;Hayýr&quot;&quot; dedi profesörBu deneyin esas anlatmak istediði eðer büyük taþlarý baþtan yerleþtirmezsen küçükler girdikten sonra büyükler hiçbir zaman kavanozun içine koyamazsýn  gerçeðidir. Öðrenciler þaþkýnlýk içinde bir birilerine bakarken profesör devam etti:Nedir hayatýnýzdaki büyük taþlar?   Çocuklarýnýz, eþiniz, sevdikleriniz, arkadaþlarýnýz, eðitiminiz, hayalleriniz, saðlýðýnýz,bir eser yaratmak, baþkalarýna faydalý olmak, onlara bir þey öðretmek! Büyük taþlarýnýz belki bunlardan birisi, belki bir kaçý, belki hepsi. Bu akþam uykuya yatmadan önce iyice düþünün ve sizin büyük taþlarýnýz hangileridir iyi karar verin. Bilin ki büyük taþlarýnýzý kavanoza ilk olarak yerleþtirmezseniz hiçbir zaman bir daha koyamazsýnýz, o zamanda ne kendinize, ne de çalýþtýðýnýz kuruma, ne de ülkenize faydalý olursunuz. Bu da iyi bir iþ adamý, gerçekte de iyi bir adam olamayacaðýnýz gösterir. Profesör, ders bittiði halde konuþmadan oturan öðrencileri sýnýfta býrakarak çýktý. &lt;br/&gt; Sýnýfta zaman yönetimi konusuna geçmeden önce zamanýn tanýmýný yapmakta yarar vardýr.Zaman arka arkaya dizilmiþ olaylarýn ve olgularýn algýlanmasýdýr veya yaþantýmýzýn akýþýný etkileyen sayýsýz karar zinciri olarak düþünebiliriz. Zaman olaylarý ölçebildiðimiz bir süreçtir. Ýnsanoðlunun asýrlar boyunca azlýðýndan en çok yakýndýðý kaynak zamandýr.Zaman asla tutulamayan,  yavaþlatýlamayan, baþtan baþlatýlamayan ve herkes için eþit olan tek kaynaktýr.Zamanýn ölçülebilir olmasý insanlarýn bu kaynaðý planlamasýný kolaylaþtýrýr.Zaman hayattýr, onun yerini hiçbir þey tutamaz, zamanýmýzý harcamak hayatýmýzý harcamaktýr.Zamaný iyi kullanmak hayatý doðru kullanmak ve verimli sonuçlar alabilmektir. Baþarýlý insan zamaný iyi kullanan insandýr. Þunu çýkarabiliriz ki zaman</description></item><item><title>HÝZMET ÖNCESÝÖÐRETMENLÝÐÝN DEÐERLENDÝRÝLMESÝ</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?hizmet-oncesiogretmenligin-degerlendirilmesi-377175.html</link><description>HÝZMET ÖNCESÝÖÐRETMENLÝÐÝN DEÐERLENDÝRÝLMESÝ&lt;br/&gt;GÝRÝÞ&lt;br/&gt;Öðretmen olacak kiþiler, öðretmenlik mesleðine gerçek anlamda adým atmadan önce nasýl deðerlendirilirler? Bu ünitenin temel konusunu bu soru oluþturmaktadýr. &lt;br/&gt;Hizmet öncesi öðretmenliðin deðerlendirilmesi ile ilgili olan bu bölümde, özellikle bireylerin öðretmen yetiþtirme, kurum ve programlarýna kabulü, bu programlara devamlarý ve mezun olmalarý için gerekli olan koþullarýn neler olduðu ele alýnmaktadýr. Özel öðretmen sýnavlarý (sözde öðretmen yeterlilik testleri) yolu ile yapýlan öðretmenlerin deðerlendirilmeleri konusuna bu ciltte baþka bir ünitede deðinildiðinden bu bölümde yer verilmemiþtir. Konuya geçmeden önce, öðretmen olacak kiþilerin hizmet öncesi deðerlendirilmeleri ve kontrol edilmelerinin nitelik ve önemine açýklýk getirecek giriþ bölümüne ait birkaç hatýrlatma unutulmamalýdýr. &lt;br/&gt;2. Hizmet Öncesi Öðretmenliðin Deðerlendirilmesinin Nitelik ve Önemi&lt;br/&gt;A.B.D.&quot;de öðretmenlik mesleðine giriþ için gerekli olan en evrensel gerekçe en azýndan bu yüzyýlýn ortalarýndan beri, belki de yüksek okul (kolej) diplomasýna sahip olmaktýr. Bu sebeple, kolej diplomasýný hak etmekle baðdaþtýrýlan koþullar -örneðin koleje kabul edilmek, kolej derslerinde geçme notunu hak etmek ve diploma alma þartlarýna uygun olmak- hizmet önceci öðretmenliðin deðerlendirilmesi ile yakýndan baðlantýlýdýr. Bu konularý bu ünitede daha sonra deðinilecektir ama giriþ bölümü yolu ile, öðretmenlerin dört yýllýk bir kolejden mezun olmalarý mecbur kýlýnarak A.B.D.&quot;nin toplumsal tarihinde oldukça yeni bir geliþme olduðunu fark etmemiz saðlanmaktadýr. &lt;br/&gt;Geçmiþte, 1917&quot;lerde kabaca ülkenin yarýsýnýn ilkokul ve öðretmenlik fakültelerinin sekizinci sýnýf eðitim ötesine geçemediði ve dört yýllýk eðitimden daha fazla olmayan öðretmenlik mesleðini icra etmek için hiçbir özel çalýþmanýn yapýlmadýðý bilinmekte idi. Ancak son elli yýldan beri kolej tahsili ile A.B.D.&quot;de öðretmenleri seçimi ve deðerlendirilmeleri ciddi anlamda bir bütün oluþturmaktadýr. &lt;br/&gt;Bir diðer belirtilmeye deðer husus ise, 20.yüzyýl Amerikasýnda var olan öðretmen açýðý krizidir. Tarih açýkça göstermektedir ki, ticari ve sosyal kuvvetler öðretmen alýmýnda öðretmenlerin seçme ve deðerlendirilmesi ile ilgilenen resmi makamlarý ciddi bir biçimde etkilemektedir. Kiþileri yüksek okullara hazýrlayan bu yüzyýlýn ilk yirmi yýlýnda hýzlý bir þekilde fazlalaþtýðýndan, 1.Dünya savaþý esnasýnda ve hemen sonrasýnda ülke ciddi þekilde öðretmen sýkýntýsý ile karþý karþýya kaldý. Bu esnada öðretmen adaylarý sayýsýnda aþýrý bir artýþ oldu fakat daha sonra patlak veren II.Dünya savaþýnýn insan gücünde azalmaya sebebiyet vermesi yüzünden öðretmen adaylarýnýn sayýsýnda yine belirgin þekilde azalma oldu. &lt;br/&gt;Sedlak ve Schlossmann (1987)&quot;e göre öðretmen sýkýntýsý günümüz eðitimcilerinin zannettiklerinin aksine zaten 20.yüzyýl boyunca olaðan þekilde yaþanmaktaydý. Weaver (1983, 1984)&quot;da öðretmen yetiþtirme kurumlarýnýn ticari ve siyasi ekonomi düzeninde etkinleþtirilmeleri durumunda, öðretmen olmak için gerekli olan niteliklerin artmasýnýn kiþilerin teþviklerine ve eðitim fakültelerinin misyonlarýnýn belirlenmesine baðlý olduðunu, bu sözü edilen önerilerin uygulanmamasý durumunda ise öðretmen kalitesini yükseltmenin çok az umut vaat ettiðini ileri sürmüþtür. &lt;br/&gt;Burada söylenilmek istenen þey tabii ki, resmi makamlarýn öðretmen adaylarýný deðerlendirmede yeni öðretmenler için ayrýlan açýktan çok daha az sayýda öðretmen adayý bulunulmasý durumunda çalýþanlarý etkilemede nerede ise yok denecek kadar az etkisinin olduðudur. Bu nedenle öðretmenliðe olan raðbetin öðretmen olacak kiþilerin temini ile ilgili olan talebe göre bir hayli az olduðu unutulmamalýdýr. Öðrencilerin okula gitmesini zorunlu kýlan hükümetlerin yükümlülükleri içinde öðrencilere personel saðlamak gibi yükümlülükleri de olduðu unutulmamalýdýr. Bu nedenle öðretmen sýkýntýsýnýn yaþandýðý dönemlerde geçici bir süre öðretmen olarak birçok kiþinin görevlendirilmiþ olmasý da hiç þaþýrtýcý olmasa gerek. Bu yüzden öðretmen açýðýnýn yaþandýðý dönemlerle ilgili olan bu eleþtirinin baþlangýcýna dönmek þu sebeple önem kazanmaktadýr: Gerek hizmet öncesi gerek hizmet içi deðerlendirme düzeyinde öðretmen temini konusunda sosyal ve ticari kuvvetlerin öðretmenleri deðerlendiren resmi makamlara oranla bir hayli etkisinin olabileceðinin gözardý edilmemesi gerekir. Ancak öðretmen olacak kiþilerin elenmeleri yani seçilmeleri hala bir hayli önemlidir. Yalnýzca henüz 17-19 yaþ grubu öðrencilerin % 7-80&quot;i liseden mezun olmakta</description></item><item><title>ÖÐRENME PSÝKOLOJÝSÝ</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?ogrenme-psikolojisi-419166.html</link><description>öðrenme: yaþantý sonucu kazanýlan nispeten kalýcý izleri olanlar davranýþ deðiþikliðidir...</description></item><item><title>EÐÝTÝM - OKUL DENEYÝMÝ</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?egitim-okul-deneyimi-414365.html</link><description>okul deneyimi</description></item><item><title>KÖY ENSTÝTÜLERÝ YÖNTEMÝNÝN TÜRK EÐÝTÝMÝNE KATKILARI</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?koy-enstituleri-yonteminin-turk-egitimine-katkilari-377255.html</link><description>KÖY ENSTÝTÜLERÝ YÖNTEMÝNÝN TÜRK EÐÝTÝMÝNE KATKILARI&lt;br/&gt;Köy Enstitüleri uygulamasýnýn 1946 sonrasý Türk eðitimini yakýndan etkilediði, çok yanlý katkýlarý olduðu gözden kaçmamaktadýr. Ancak, eðitim dizgemize olumlu bir yapý saðladýðýný savunmak da güçtür. Enstitülerin güçlü görülen ve toplum dokumuza uygunluðu anlaþýlan yöntemleri ya düzeysel olarak ele alýnýp, bugünkü eðitim akýþýna sokulmuþ; yada aktarýlan ilkeler günümüz tüketici eðitim anlayýþýna uymamýþtýr. Böylelikle, belirgin bir bocalamaya; yaz-boz, çýkar-tekrar koy edegenliðine düþülmüþtür. Anlaþýlmaktadýr ki, Enstitülerin eðitim yönteminin parçalarýnýn alýnmasý düþünülmüþ, ama bu yöntemin bir bütün olduðu unutulmuþtur. &lt;br/&gt;Söz konusu etkilerin özellikle þu alanlarda aðýr bastýðý anlaþýlmaktadýr:&lt;br/&gt;Çoðu eðitim kurumlarýmýzdaki her izlence deðiþiminde Köy Enstitüleri bilgi izlencesinin örnek ve kaynak tutulduðu izlenimi vardýr. Ýzlencelerin çevreye görelik ve doðaya uygunluk ilkesinde direnebilmiþtir. Ancak, böylesi, bir uygulamada yöntemsel esneklik saðlanamadýðýndan ve dizgenin yerlilik-yabancýlýk arasýnda bocalamasýndan, beklenilen sonuca ulaþýlamamýþtýr. Bununla birlikte, katý öðretbilim (didaktizm) gevþemiþ; yeniliðe açýlým ve geliþme özlemi geniþleyebilmiþtir.&lt;br/&gt;Enstitülerin en etkin olduðu alan ilköðretimimiz olmuþtur. Ýlköðretimin bilgi izlencelerinden köy eðitimine dek tüm çalýþmalarýnda Enstitü düþüncesinin aðýrlýkta olduðu görülmektedir. 1948 Ýlkokul Bilgi Ýzlencesinin, 1943 enstitü Ýzlencesinden yakýndan esinlendiði açýktýr.&lt;br/&gt;Hem Enstitü çýkýþlý öðretmenlerin köylere daðýlmasý, hem de Enstitülerin köye dönük iþ eðitim  anlayýþýnýn benimsenmesi ile; köy ilkokullarýnýn yalnýzca okuma-yazma öðretimine dayalý dar bir çembere sýkýþmamasý gerekliliði, eðitimimizde yaygýnlýk kazanmýþtýr. &lt;br/&gt;Köy okullarýnýn, köyün canlandýrýlmasý yolundaki görev ve yeri üzerinde yeni bir anlayýþ doðmuþtur. Demokrasinin geniþliðine ve derinliðine kök salmasý için tutuþ biçimindeki deðiþim zorunluluðu benimsenmeye baþlamýþtýr.&lt;br/&gt;Enstitü yönetiminin diðer bir etkinlik alaný da Öðretmen Okullarý olmuþtur. &quot;Bu etki önce eðitim izlencelerinin deðiþtirilmesinde ve iþleniþinde, daha sonra yeni öðretmen okullarýndan bazýlarýnýn þehir ve kasaba kenarýnda açýlmasýnda görülmektedir. Köy Enstitülerinin öðretmen okullarýyla birleþtirilmesi olayý, bu etkiyi daha da artýrmýþ; öðretmen okullarýna tarým, iþ dersleri, serbest çalýþma saatleri konmuþtur. Ayrýca öðretmen okullarýnýn amaçlarýnda, ilkelerinde Köy Enstitülerine göre deðiþiklikler yapýlmýþ; ders uygulamalarýnýn yalnýz þehir ve kasabalarda deðil, iki ay süreyle KÖY STAJ OKULLARInda yapýlmasý kabul edilmiþtir.&quot;&lt;br/&gt;Ayný doðrultuda ortaokullarýmýz da Enstitü çalýþmalarýndan etkilenmiþ durumdadýr. Ortaokul bilgi izlencesinin 1949 deðiþiminde, Enstitü uygulamasýna bazý deðiþimler getirilerek ortaokula aktarýldýðýna tanýklýk edilmektedir. Örneðin; ilk kez, ÝÞ BÝLGÝSÝ dersi yürürlüðe sokulmuþ; bu ders içinde Tarým iþleri, Ticaret, El iþleri (erkek öðrenciler için) ve Ev iþleri (Biçki-dikiþ, Ev idaresi, Çocuk bakýmý) (kýzlar için) izlenceye alýnmýþtýr.&lt;br/&gt;Böylesi uygulamalarýn hangi koþullarda, nasýl  uygulanabileceði belirli bir araþtýrma konusu yapýlmadýðýndan, doðrudan ve tepeden inme bir kararla izlenceye katýlan bu derslerin yürütümünde amaca yaklaþýldýðýný savunabilecek güçtür. Çünkü hem ders saatlerinin çok yetersiz olmasý (haftada 1 ders saati); hem gerekli ortam araç ve gereç yokluðu; hem bu iþi bilen öðretmen tipinin bulunamamasý; hem de tüketici ailelerinden bu derse karþý gelen direniþ, tutulan iþi savsatmýþ, göstermelik duruma düþürmüþ, sonra da bütünüyle ortadan kaldýrýlmasýna neden olmuþtur. &lt;br/&gt;Bugün hala, çoðu yerleþme merkezlerimizde kýz ortaokullarý, kýz liseleri, kýz sanat okullarý, kýz öðretmen okullarý vb. yalnýzca kýzlarýmýzýn okuduðu kuruluþlara yer verilmesine önderlik yapýp, ýþýk tuttuðu bilinmektedir. Özellikle karma yatýlý okul olarak.&lt;br/&gt;Mevcut ortaöðretim okullarýmýzýn büyük çoðunluðunun karma eðitim yaptýðý düþünülürse, Enstitülerin bu doðrultuda attýðý ilk adýmýn anlamý ortaya çýkmaktadýr.&lt;br/&gt;Bugünkü ortaöðretim kurumlarýmýzda yer alan SINIF ÖÐRETMENLÝÐÝ kuruluþlarýnýn, Köy Enstitülerinde uygulanan eðitim ve öðretim yöntemlerinin can damarý olan KÜME BAÞI kavramýndan aktarýldýðý söylenebilir. &lt;br/&gt;Köyün canlandýrýlmasýný amaç tutan Köy Enstitüleri iki ana noktayý dayanak olarak tutmuþtu :&lt;br/&gt;a)Yaygýn eðitimi gerçekleþtirip, eðitimde olanak eþitliðine yaklaþým saðlamak&lt;br/&gt;b)Köyün diriliðine el atan bir eðitim uygulamasý</description></item><item><title>TÜRKÝYE&quot;DE ÜNÝVERSÝTELERDE ÝNTERNET KULLANIMI</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?turkiye-de-universitelerde-internet-kullanimi-362283.html</link><description>TÜRKÝYE&quot;DE ÜNÝVERSÝTELERDE ÝNTERNET KULLANIMI&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;1.GÝRÝÞ&lt;br/&gt;Yirminci yüzyýlýn ikinci yarýsýndan itibaren bilgisayar ve son on yýlýnda da internet günlük&lt;br/&gt;yaþantýmýzý tümden deðiþtiren birer teknoloji ürünü olarak yaþantýmýzda önemli bir yer edinmiþtir. Bilgisayar ve internetin günlük yaþantýmýzdaki yeri bilgi teknolojileri ya da eðlence ile sýnýrlý olmaktan çýkmýþ, bunun ötesinde ev iþyerimizdeki davranýþlarýmýzý ve yaþam biçimimizi derinden etkileyen bir konuma gelmiþtir. Alýþ veriþten bankacýlýða; en son çýkan müzik parçalarý ve sinema filmlerini izlemekten; mekansal olarak içinde bulunduðumuz mekandan, çok uzaklarda bulunan mekanlara iliþkin haber ve bilgilerin en ayrýntýsýna kadar izlenmesine; mekansal olarak çok uzaklarda yer alan en kritik operasyonlarýn eþ anlý olarak izlenmesine hatta inter-aktif olarak bu operasyonlar içinde uygulayýcý olarak yer almaya ve en önemlisi en son bilgilerin son hýzla kullanýcýlara ulaþtýrýlmasýna kadar bir iþlem internet ve bilgisayar ile mümkün olabilmiþtir.&lt;br/&gt;Ancak bilgisayar ve internetin baþka bir deyiþle iletiþim teknolojilerinin yaþantýda bu kadar etkili bir konuma gelmesi ya da bu teknolojilerin etkili olarak kullanýmý, toplumsal olarak bu teknolojilerin kullanýmýna ne kadar hazýr olunduðu ile ilgilidir. Doðal olarak ekonomik ve toplumsal olarak daha &quot;ileri&quot; düzeyde olan toplumlar bilgi teknolojilerinin uygulanmasý ve kullanýlmasýnda da daha ileri düzeydedirler. Sosyo-ekonomik olarak ileri düzeyde olan ülkelerin ve toplumlarýn üniversiteleri bilgi teknolojilerinin üreticileri, uygulayýcýlarý ve kullanýcýlarý iken; sosyo ekonomik yönden ileri düzeyde olamayan ülkelerin ve toplumlarýn üniversiteleri bilgi teknolojilerinin sadece sýnýrlý ölçüde uygulayýcýlarý ve kullanýcýlarý durumundadýrlar. Bu baðlamda, çok az sayýda Türkiye üniversitesi bilgi teknolojilerinin uygulayýcý ve kullanýcýsý, büyük bir çoðunluðu ise henüz yeterince kullanýcýsý bile deðildir. &lt;br/&gt;Bu tebliðde Türkiye&quot;deki devlet ve vakýf üniversitelerinin internetten yararlanma düzeyleri incelenecektir. Söz konusu inceleme, 55 vakýf ve devlet üniversitesinin web sayfalarý üzerinde yapýlan analitik bir araþtýrmaya dayanmaktadýr. Üniversitelerin web sayfalarý incelenirken, web sayfalarýnýn kapsamlarý ve içerikleri en zengin olan üniversitelerin web sayfalarý dikkate alýnarak 10 maddeden oluþan bir ölçüt (kriter) belirlenmiþtir. Daha sonra araþtýrma kapsamý içine giren her üniversitenin web sayfasýnýn söz konusu kriterlere uyup uymadýðý tespit edilmeye çalýþýlmýþtýr. Bundan ayrý olarak üniversitelerin interneti interaktif iþlemler için kullaným kapasiteleri ve  uzaktan öðretim için kullaným kapasiteleri incelenmiþtir. &lt;br/&gt;Bu tebliðin dayandýðý araþtýrma, bir teorik modele dayalý olarak oluþturulmuþ bir hipotetik modelin test edilmesi araþtýrmasý deðil, salt durum tespitine dayalý (descriptive) bir araþtýrmaya dayanmaktadýr. Bu tebliðde öncelikle bilgisayar ve internetin ortaya çýkýþý ve geliþimi incelenecek, daha sonra Türkiye&quot;deki üniversitelerde internet kullanýmý, üniversitelerin internet sayfalarý üzerinden yapýlan bir araþtýrma ile tespit edilecektir. En sonun da ise internet kullanýmý konusunda genel bir deðerlendirme yapýlacaktýr.  &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;2.TARÝHSEL TEMELLENDÝRME&lt;br/&gt;Ýnternetin ortaya çýkýþýný incelemeden önce, genel olarak bilgisayarýn ortaya çýkýþý ve geliþimi&lt;br/&gt;incelenecektir. Bilgisayar kendine daha önce verilmiþ programlar gereðince bilgileri elektronik bir hýzla iþleyen, giriþ çýkýþ ünitelerini çalýþtýran, bilgileri birleþtiren ve çeþitli karþýlaþtýrmalarý otomatik olarak yapabilen bir makinedir (1). &lt;br/&gt;Bu tanýmdan da anlaþýlabileceði gibi bilgisayarýn bir iþlemi yapabilmesi için önceden programlanmýþ olmasý gerekmektedir. Eðer bilgisayara önceden bir program yüklenmez ise, bilgisayar tek baþýna hiçbir iþlem yapamaz. Bilgisayarýn kendini yönlendirecek bir operatöre ihtiyacý vardýr. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;2.1. BÝLGÝSAYARIN TARÝHSEL GELÝÞÝMÝ&lt;br/&gt;Bilgisayarýn tarihi geliþimine bakýldýðýnda ise, ilk elektronik-dijital bilgisayarýn 1930&quot;lu yýllarýn sonunda Dr. John</description></item><item><title>ANNE-BABA EÐÝTÝMÝ - AÝLE KONFERANSLARI</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?annebaba-egitimi-aile-konferanslari-413128.html</link><description>aile konferanslarý</description></item><item><title>ÖÐRENMEÝ ÖÐRENME</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?ogrenmei-ogrenme-448785.html</link><description>ÝÇÝNDEKÝLER&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;     1.  GÝRÝÞâ€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦...3&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;2. PROBLEM ANALÝZÝ.........................................................â€¦6&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;3. GÖREV VE ÖÐRETÝM ANALÝZÝ.........................................13&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;4.HEDEF VE ÖLÇÜTLERÝN BELÝRLENMESÝ.......................15&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;5.ÖÐRETÝM STRATEJÝLERÝ....................................................20&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;6.MEDYA SEÇÝMÝ.....................................................................26&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;7.MATERYAL GELÝÞTÝRME...................................................29&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;8. BÝÇÝMLENDÝRÝCÝ DEÐERLENDÝRME................................32&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;     9. UYGULAMA BAKIM VE KONTROL..................................36&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;   10. ERÝÞÝ DEÐERLENDÝRME.....................................................36&lt;br/&gt;   &lt;br/&gt;   11. UYGULAMA VE YAYILIM..................................................44&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;   12. KAYNAKÇAâ€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦â€¦..â€¦â€¦â€¦.45&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;GÝRÝÞ&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Eðitim sisteminde öðrencilere, öðrenme-öðretme yöntemleri ve eðitim teknolojileri kullanýlarak yeni davranýþlar kazandýrýlmaya çalýþýlýr.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Eðitim-öðretim ortamlarýnýn yani sýnýflarýn daha çok canlý, dinamik, etkili ve kaliteli olarak düzenlenmesi için yapýlmasý gereken, bütün faaliyetlerin daha önceden planlanmasý, organize edilmesi ve uygulamalarýnýn nasýl olacaðý konusunda hedeflerin belirlenmesidir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Bu aþamada tasarým, eðitim sistemi içinde eðitimciler tarafýndan devreye sokulmalýdýr. Tasarýmýn eðitim içinde kullanýlmasýnýn nedeni, öðrenme-öðretme faaliyetlerinde öðrencilerin güdülenmesini saðlamaktýr.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Yapýlan araþtýrmalara göre bulunan öðretim tasarýmlarýndan bazýlarý þunlardýr;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;1)Dick ve Carey Modeli&lt;br/&gt;2)Hannafin ve Peck Modeli&lt;br/&gt;3)Knirk ve Gustafson Modeli&lt;br/&gt;4)Jerrold Kemp Modeli&lt;br/&gt;5)Gerleach ve Ely Modeli&lt;br/&gt;6)Hýzlý Esas Modeli&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Bu çalýþmada, B.Seels ve Z.Glasgow&quot;un (Seels and Glasgow 1997) öðretim tasarýmý modeli uygulanacaktýr.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt; &lt;br/&gt; &lt;br/&gt;Þekil1:Seels ve Glasgow Modeli &lt;br/&gt;B. Seels ve Z. Glasgowun öðretim tasarýmý modeli; problem, tasarým, geliþtirme ve uygulama, deðerlendirme aþamalarýndan oluþan on  basamaklý bir süreçtir. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Problem aþamasýnda öðretim analizi yapýlacaktýr.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Tasarým aþamasýnda öðretim analizi, hedef ve ölçütlerin belirlenmesi, öðretim stratejilerinin belirlenmesi ve medya seçimi yapýlacaktýr. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Geliþtirme aþamasýnda materyal geliþtirme ve þekillendirici deðerlendirme yapýlacaktýr.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Uygulama ve deðerlendirme aþamasýnda ise uygulama ve kontrol, eriþi deðerlendirmesi ve uygulama, yayýlým ve daðýtým yapýlacaktýr.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Yukarýdaki aþamalarda yer alan basamaklarda ise sýrasýyla yapýlan iþlemler þunlardýr;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Problem aþamasýnda yer alan birinci basamak yani  problem analizi kýsmý, bilgi toplama,  ideal-reel karþýlaþtýrma, performans analizi, kaynaklarýn ve sýnýrlýlýklarýn belirlenmesi, öðrenme karakterinin belirlenmesi, hedef ve önceliklerinin belirlenmesi, problem cümlesi yazýmý bölümlerini içerir. Tasarým aþamasýnda bulunan  ikinci basamakta yer alan görev ve öðretim analizi kýsmý,  giriþ ve hedef davranýþlarýnýn belirlendiði bölümleri, üçüncü basamak yani hedeflerin ve ölçütlerin belirlenmesi kýsmý, öðrenim hedeflerinin belirlendiði, dördüncü basamakta olan öðretim stratejileri kýsmý konunun içeriðinden bahsedilen beþinci basamakta yer alan medya seçimi bölümü ise ortam ve öðrenciler incelendikten sonra uygun olan eðitim materyalin seçildiði basamaklardýr. Geliþme aþamasýnýn basamaklarýndan altýncý basamakta materyal geliþtirme kýsmý bulunur ve bu basamakta eðitim materyallerinin geliþtirilmesi çalýþmasý yapýlýr. Yedinci basamak yani þekillendirici deðerlendirmede geliþtirilen öðretim materyalinin deðerlendirilmesi yapýlýr. Son olarak uygulama ve deðerlendirme aþamasýnda ise sekizinci basamakta tasarlanan model uygulanýr, bakýmý yapýlýr ve kontrol edilirken dokuzuncu basamakta sonuç deðerlendirmesi yapýlýr. Onuncu basamakta uygulama, yayýnlama ve daðýtým süreçleri uygulanmaktadýr.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Bu incelemede Seels ve Galsgow&quot;un tasarým modelleri tanýtýlarak workshop&lt;br/&gt;dersinde  &quot;öðrenmeyi öðrenme&quot; konusu iþlenecektir. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;I. PROBLEM ANALÝZÝ</description></item><item><title>ETKÝLÝ DÝNLEME</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?etkili-dinleme-350208.html</link><description>ETKÝLÝ DÝNLEME&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Dinleme konuþmanýn algýlanma boyutunu oluþturmaktadýr. Birey söylenenleri algýlayýp anlamlandýrmasýdýr. Birey, okul öncesine ait bütün bilgi, duygu ve düþünce evrenini dinleme yoluyla oluþturur.&lt;br/&gt;Yapýlan araþtýrmalar, bir kiþinin insanlarla birlikte olduðu sürenin %42&quot;sini dinlemekle geçirdiðini, öðrencilerin okulda öðretmen ve arkadaþlarýný günde 2,5-4 saat dinlediklerini, okul baþarýsýnýn da öðrencinin dinleme yeteneðine sýký sýkýya baðlý olduðunu göstermektedir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Dinleme Neden Önemli?&lt;br/&gt;Ýnsan iletiþiminin yaklaþýk yüzde 90&quot;ý sözeldir ve bu iletiþimin ancak yarýsý kýsa bir süre sonra hatýrlanabilir. Birkaç saat sonra ise dinlenilen konunun sadece yüzde 20-25&quot;i hatýrlanýr. Ancak etkili dinleme teknikleri kullanýldýðý zaman bu oran önemli ölçüde artýrýlabilir. Etkili dinleme sadece söylenenleri duymak deðildir. Söylenenleri önemli bulmak, kavramak ve deðerlendirmek için gerekli çabanýn gösterilmesine yönelik aktif bir süreçtir.&lt;br/&gt;Etkili dinlemenin birçok avantajlarý vardýr;&lt;br/&gt;1)Derse daha iyi adapte olmak&lt;br/&gt;2)Önemli noktalarý kaçýrmamak&lt;br/&gt;3)Not almak&lt;br/&gt;4)Derse katýlmak&lt;br/&gt;5)Sýnav zamaný ders çalýþýrken daha az güçlükle karþýlaþmak&lt;br/&gt;6)Sonuça ders konularýný daha iyi öðrenmek ve baþarýlý olmak.&lt;br/&gt;Bunlara ilaveten etkili dinlemenin öðrenci ile öðretmen arasýndaki iliþkiyi olumlu yönde etkileyen bir boyutu vardýr. Öðretmen genellikle kendini dinleyen ve dinlediðini belli eden öðrencilere dönük olarak konuþur.&lt;br/&gt;Sonuç olarak dinleme, öðrenci baþarýsýný önemli ölçüde etkileyen ve geliþtirilmesi gereken bir ders çalýþma becerisi olarak karþýmýza çýkmaktadýr. Öðrenciler bu beceriyi geliþtirebilmek için, dinleme sürecini etkileyen olumlu ve olumsuz etkenleri iyi anlamak ve buna göre gerekli önlemleri almak zorundadýr.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Neden Dinleriz?&lt;br/&gt;Birini dinlemek için birden fazla neden olabilir:&lt;br/&gt;*Bilgilenmek&lt;br/&gt;*Eleþtiri almak&lt;br/&gt;*Bir baþkasýnýn öyküsüne katýlmak&lt;br/&gt;*Diðerlerinin deneyimlerinden ve anlayýþlarýndan faydalanmak&lt;br/&gt;*Bir konuya hakim olmak&lt;br/&gt;*Ufkumuzu geniþletmek&lt;br/&gt;*Bir iliþki oluþturmak&lt;br/&gt;*Diðerlerini deðerlendirmek ve saygý göstermek&lt;br/&gt;Diðer bir deyiþle dinlemek, pasif bir biçimde oturup seslerin etrafýmýzdan akýp gitmesine izin vermekten farklýdýr.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Etkili Dinlemeyi Engelleyen Etmenler Nelerdir?&lt;br/&gt;Dinlemeyi engelleyen etmenler çevresel ve kiþisel olmak üzere ikiye ayrýlýr. Çevremizdeki her olay dinleme sürecinde bir bölünmeye yol açabilir.&lt;br/&gt;Sýnýf içinde öðrencilerin fýsýldaþmasý, sözel olmayan hareketleri, sýnýf fiziksel ortamýn özellikleri, pencereden gözlenebilen dýþ ortam gibi algýlanan her türlü dýþsal mesaj dinlemeyi engelleyici yada bölücü bir neden olabilir. Bu tür çevresel etmenler yanýnda, algýlama kapasitesi ve olumsuz dinleme alýþkanlýklarý olarak iki ayrý bölümde inceleyeceðimiz kiþisel etkenler dinleme sürecini olumsuz etkileyebilir.&lt;br/&gt;Çevresel etkenler üzerindeki kontrolümüz sýnýrlý olabilir; ancak kiþisel etkenleri daha rahat ve bilinçli kontrol etmek imkanýmýz vardýr. Etkili bir þekilde dinleyebilen öðrenci çevresinde olup biten birçok hareketi fark etmez; çünkü dikkati tümüyle konuya yönelmiþtir. Ancak dinleme güçlüðü çeken öðrenciler en ufak bir çevresel hareketten dahi etkilenirler.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Algýlama Kapasitesi&lt;br/&gt;Bir kiþi dakikada ortalama 600-800 kelimeyi algýlayabilir. Halbuki bir kiþi dakikada 125 kelime konuþabilir, konuþma kapasitemizden çok algýlama kapasitemizin olmasý bizim için oldukça önemli bir yetenektir; çünkü anlatýlaný dinleme yanýnda, o konu üzerinde düþünmek için bu kapasiteye ihtiyaç duyarýz. Yani, konuyla ilgili bilgileri hatýrlama ve yeni bilgilerle iliþkilendirme, anlatýlanlarý analiz etme ve baþka konulara uygulama gibi zihinsel etkinlikleri gerçekleþtirmek için anlatýlaný algýlayabilmenin ötesinde bir düþünme kapasitesi gereklidir. Bu kapasite hem etkili dinlemeye, hem de kötü bir dinleyici olmaya dönük olarak kullanýlabilir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Olumsuz Dinleme Alýþkanlýklarý&lt;br/&gt;1)Anlatýlan konuya ilgi göstermeme ve önemsememe&lt;br/&gt;2)Öðretmene karþý olumsuz tutum&lt;br/&gt;3)Yarým dinleme yada dinliyormuþ gibi gösterme&lt;br/&gt;4)Anlatýlan her þeyi ayn</description></item><item><title>ÖYKÜLER VE ÞEHRAZAT (NECDET NEYDÝM)</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?oykuler-ve-sehrazat-(necdet-neydim)-372143.html</link><description>1. KAPAK: Eserin Kapaðý 13-14 yaþ okuyucu kitlesi için uygun olarak hazýrlanmýþtýr. Kapaðýn üzerinde eserin içeriðini oluþturan &quot;Tut elimi sýkýca, Ben de buradayým, Bir babanýn gözyaþlarý, Tahta bisiklet ve dedem, Beklenen konuk geldi, Adýný bilmediðimiz öðretmen, Benim oðlum büyümüþ olamaz ve iki adam&quot; adlý öykülerin ismi, &quot;öyküler&quot; isimli bir yazý, yazarýn adý ve yayýnlandýðý Bu Yayýnevi&quot;nin amblemi bulunmaktadýr. Kapakta eserdeki öykü isimlerinin verilmiþ olmasý okuyucunun ilgisini çekebilecek, merak uyandýracak ve eserle ilgili fikir verebilecek niteliktedir. Kapak renginin ve üzerindeki yazý renklerinin pastel tonlarda olmasý da kitaba farklý bir sýcaklýk ve çekicilik katmýþtýr. Kapaktaki öykü isimlerinin Arasýna Küçük Beyaz yýldýzlar konmasý kapakta farklý bir efekt yaratarak ilgi çekiciliði artýrmýþtýr. Kitabýn arka yüzünde ise &quot;Öyküler&quot; yazýsý ve &quot;Ben de buradayým&quot; adlý öyküden alýnýmý alýnmýþ kýsa bir alýntý bulunmaktadýr. Kitabýn arka yüzü de kitabýn ön kapaðýyla ayný renkte olup ayný desenlemeye sahiptir.&lt;br/&gt;2. ÝÇERÝK: Eserin içeriði sekiz ayrý öyküden oluþmaktadýr. Öykülerin yedi tanesi yazarýn kendisine ait, bir tanesi ise çeviridir (Ýki Adam Öyküsü). Her öykü yaþamýn farklý kýyýlarýndan farklý gerçeklikler sunmakta, okuyucuya bazen yaþadýklarýný duyumsatmakta, bazen de yaþamadýklarýný yaþatmakta, hissettirmektedir. Yaþamýn gerçekliðini tüm çýplaklýðýyla gözler önüne sermekte okuyucunun yaþamla bað kurmasýný saðlamaktadýr.&lt;br/&gt;a) Eserin Adý: Öyküler (Ýncelenen Öykü: Tut Elimi Sýkýca)&lt;br/&gt;b) Eserin Yazarý: Necdet Neydim&lt;br/&gt;c) Eserin Basým Yýlý ve Yeri: Ýstanbul, 2001.&lt;br/&gt;d) Eserin Özeti: Çok Sýcak ve farklý bir Aðustos akþamýdýr. Yerden yükselen yakýcýlýk her yeri kaplamýþtýr. Küçük çocuðun polis olan babasý da sýcaklýðýn verdiði bir yorgunlukla körfezin kýyýsýndan gelmektedir. Babasýný gören çocuk onu karþýlamak için hýzla sokaða doðru fýrlar ve babasýnýn kucaðýna atlar. Çocuk polis olan babasýna hayrandýr. Üniformasý ve belindeki silahýyla onu ulaþýlmaz bir güç gibi görmektedir. Babasýyla dördüncü kattaki evlerine çýkarken, ona oynadýðý oyunlar, yediði yemekleri anlatýr. Akþam yemeklerini yerler. Gündüzün sýcaklýðý hafiflemesine raðmen devam etmektedir. Deniz sessiz, toprak ise altýnda oluþan sýcaklýkla öfkeli bir suskunluk içindedir. Artýk yatma zamaný gelmiþtir. Baba salonda yerde yatacaðýný söyler. Annesinin bütün ýsrarlarýna raðmen çocukta babasýyla yatar. Her yer suskunluða bürünmüþtür. Gecenin sessizliðini yarasalarýn çýðlýklarý ve köpeklerin havlamalarý bozar. Diplerden bir uðultu gelir. Sonrasý ise titreme, sarsýntý ve bir anda alt üst oluþtur. Baba sarsýntýyý duyar duymaz çocuðunu korumak için onun üzerine kapanýr. Kendine sýkýca sarýlan çocuðuyla birlikte bir çýkýþ aramaya baþlar. Enkazdan çýkarýlýrlar. Her yer yerle bir olmuþtur. Ýki gün hastanede kalýrlar. Çocuk babasýna annesine ve evlerine gitmek istediðini söyler. Baba çocuðunun elini sýkýca tutar, cevap veremez. Çocukta her þeyi anlamýþ gibidir. Çocukla babasý aldýklarý çad</description></item><item><title>DÝNLEME ÖÐRETÝMÝ</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?dinleme-ogretimi-394769.html</link><description>DÝNLEME ÖÐRETÝMÝ&lt;br/&gt;Dinleme, konuþan kiþinin vermek istediði mesajý, pürüzsüz olarak anlayabilme ve söz konusu uyarana karþý tepkide bulunabilme etkinliðidir.&lt;br/&gt;Dinleme, ayný zamanda öðrenme ve zevk alma yollarýndan biridir. Ýþitmek ile dinlemek birbirinden çok farklýdýr. Ýþitme, isteðimiz dýþý gerçekleþirken dinleme, belli bir amaç doðrultusunda yapýlmaktadýr.&lt;br/&gt;Dinlemenin önemi bugün artýk bilinen bir gerçektir. Haberleþmeyi hareket haline getiren her ne kadar konuþmacý ise de, dinlemeyi iyi bilmeyen bir dinleyici kusurludur. Konuþulan sözleri anlamak için gerekli beceri düzeyi, diðer bazý unsurlarýn yaný sýra konuþma hýzý ve aksana da baðlýdýr. En alt düzeyde (Eþik düzeyde) bir kiþi tarafýndan, bir zamanda ve normal ya da normalin altýnda bir konuþma hýzý ve heceleri dikkatle belirtilen standart bir aksanda konuþulan sözleri anlamaktan öteye birþey beklememek mantýklý olacaktýr. Bu, hece baþýna x yüzde bir saniyeden fazla ve y yüzde bir saniyeden az olarak belirtilmektedir.&lt;br/&gt;Dinleme Eðitimin Amaçlan&lt;br/&gt;1. Söylenen sözü, konu, zaman, yer, ad vb. kavramlarý tam anlamak için dinleyebilme,&lt;br/&gt;2. Konuþulaný, okunaný anlamak için dinleyebilme,&lt;br/&gt;3. Arkadaþlýk, iþ ve diðer insan iliþkilerinde nezaketle dinleyebilme,&lt;br/&gt;4. Bilgi, düþünce, haber almak için dinleyebilme,&lt;br/&gt;5. Boþ zamanlarýnda müzik dinlemeye alýþma, tiyatro ve sinemadan, radyo ve televizyondan yararlanmak için kesintisiz dinleyebilme,&lt;br/&gt;6. Dinledikleri arasýnda sýra ya da neden sonuç iliþkisi kurabilme,&lt;br/&gt;7. Dinlediði konuþmanýn ana düþüncesini kavrayabilme,&lt;br/&gt;8. Dinlediðini deðerlendirirken ön yargýlardan, kiþisel sevgi ve karþýtlýk duygusundan sýyrýlabilmek için tarafsýz olabilme,&lt;br/&gt;9. Dinlediðinin eksik, yanlýþ, abartýlý, gerçek, yararlý yönlerini seçebilme,&lt;br/&gt;10. Dinlediklerini çabucak deðerlendirebilme,&lt;br/&gt;11. Dinlediklerine karþý hoþgörü duygusu geliþtirebilme.&lt;br/&gt;Öðrenmede Dinlemenin Yeri&lt;br/&gt;Dinlemenin öðrenme sürecindeki yeri ve önemi büyüktür, öðrencinin bir ders süresi içinde dinleyerek ve izleyerek öðrenebileceði bir</description></item><item><title>APA ZEKA</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?apa-zeka-362898.html</link><description>GÝRÝÞ:  &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Günümüzde salt bilgisayar destekli öðretim yerini zeki öðretim sistemlerine býrakmaktadýr. Bugüne deðin bu alanda pek çok çalýþma yapýlmýþ olmasýna karþýn, günün deðiþen gereksinimleri yeni çalýþmalarýn ve bu çalýþmalarýn günlük hayata aktarýlmasýný zorunlu kýlmaktadýr. Temel ZÖS mimarileri de söz konusu deðiþimlerden payýný almakla beraber genel esaslarý itibariyle þu an için belirgindir. Uzman sistemlerin yaygýnlaþmasý ZÖS&quot;nin geliþiminde yararlý olacaktýr.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Bilgisayarlar, 20 yýlý aþkýn bir süredir dersliklerin bir parçasý olmuþtur. 1976 da mikrobilgisayarlarýn hayatýmýza girmesiyle etkili olmaya baþlamýþlardýr. Bilgisayar,   bireylerle hýzla etkileþime girmeyi, çeþitli biçimlerdeki çok sayýda  bilgiyi saklayýp iþlemeyi ve geniþ bir dizi görsel-iþitsel girdiyi göstermek için diðer medya araçlarýyla birlikte kullanmayý saðlayabilmektedir. Bilgisayar bu özellikleriyle öðretimde potansiyelini de ortaya koymaktadýr. Çeþitli öðretim etkinliklerinde bilgisayarýn kullanýlmasý giderek yaygýnlaþmaktadýr[1]. Bilgisayarlar bir eðitim unsuru olarak hayatýmýzdaki yerini almaktadýrlar çünkü:&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;*Çocuklar tarafýndan kontrol edilebilen grafiksel sunular saðlayarak onlarý motive edebilirler,&lt;br/&gt;*Hýzlý bir þekilde doküman sunabilirler,&lt;br/&gt;*Bireysel eðitim saðlayabilirler,&lt;br/&gt;*Anýnda hata tespiti ve geri besleme imkaný sunabilirler,&lt;br/&gt;*Öðretmene, öðrenciyle fert bazýnda veya küçük gruplar halinde çalýþma serbestisi verirler,&lt;br/&gt;*Öðretmeni, hazýrlayacaðý raporlar için öðrenciler hakkýnda bilgi edinmek, sýnav sonuçlarýný deðerlendirmek ve her öðrencinin geliþimini takip etmek gibi idari ve eðitsel faaliyetlerden kurtarabilirler.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Amaç:&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Bilgisayarýn eðitimdeki baþlýca kullaným alaný pratik yapýlmasý yoluyla destek vermektir ve genellikle Bilgisayar Destekli Öðretim (BDÖ) olarak tanýmlanýr. Bu tür yazýlýmlarýn hazýrlanmasý öðrenci-bilgisayar diyalogu içeren konu anlatýmý veya simülasyon yazýlýmlarýndan daha kolaydýr. Bu yazýlýmlar matematik ve yabancý dil kelime ve dilbilgisi konularýnda etkili olmuþsa da ayný metot daha karmaþýk konularýn sunulmasýnda baþarýsýz olmuþtur. Öðrenciler sunularýn sýkýcý olmalarý nedeniyle tatmin olmamýþlardýr. &quot;Alýþtýrma ve Uygulama&quot; terimleri tekrar ve esnek olmamakla ayný anlama gelmeye baþlamýþtýr. Üstelik alýþtýrma ve uygulama olarak sýnýflandýrýldýðý zaman, eðitim materyallerinin þüpheyle karþýlandýðý bir gerçektir. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Oyun ve simulasyonlara dýþarýdan bakýldýðýnda eðitimi yapýlacak olan konunun yarýþmanýn bir parçasý haline geldiði görülür. Esnekliði olmayan yordamlar öðrencilerin görecekleri konuya iliþkin yapabilecekleri seçimlere dönüþür. &quot;Tekrar&quot; geniþ bir veri tabanýndan elde edilen muhteviyat sayesinde gizlenmiþ olur (Tekrar edilmesine raðmen farklý seçenekler öðrenciye tekrar deðilmiþ gibi gelir). Tekrar edilecek olmasýna raðmen ana konular, onlarý daha çekici yapan yeni ve farklý bölümlerde yer alacaklardýr.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Geliþmekte olan ülkelerde, eðitsel yazýlým daha fazla yaygýn olduðuna göre sözlü geleneklerden, yazýlý kayýtlarýn zorunlu olduðu çaðdaþ kültürlere bir deðiþim önerdiðinden alýþtýrma ve uygulamalara canlandýrýlmýþ bir ilgi olacaktýr.  Sonuçta okuma yazma oraný artan geliþmiþ ülkelerde bu metodolojiyi incelemede canlandýrýlmýþ bir ilgi vardýr. Bireyselleþmiþ eðitimi saðlamak için bilgisayarýn kullanýmý okuma yazma bilmeyen yetiþkinleri motive edebilir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Bununla birlikte eðitimde bilgisayarýn kullanýmýný yaygýnlaþtýrmak için daha yenilikçi ve &quot;zeki&quot; yazýlýmlara ihtiyacýmýz vardýr. &quot;Zeki&quot; demekle þu tip yazýlýmý kastediyoruz (diðer olanaklarý dahil):&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;*Alan bilgisini, kontrol (pedagojik) bilgisinden ayýran böylece sistemin tasarýmcý tarafýndan ön-kodlanmasýna deðil özel akýþlar sunmasýna izin veren,&lt;br/&gt;*Öðrencilere, programýn kendilerine gösterdiði materyaller üzerinde daha fazla kontrol saðlayan,&lt;br/&gt;*Öðrencilere, yaptýklarý hatalara göre acil geribesleme saðlayan (isteðe baðlý),&lt;br/&gt;*Öðrencilere içinden çýkamayacaklarý durumlarda, öðretmenlik ya da çalýþtýrýcýlýk saðlayan,&lt;br/&gt;*Öðrencilere, aksiliklerle karþýla</description></item><item><title>ETKÝLÝ ÖÐRETMEN OLABÝLMEK</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?etkili-ogretmen-olabilmek-440788.html</link><description>ETKÝLÝ ÖÐRETMEN OLABÝLMEK&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;ÝÇÝNDEKÝLER SUNUÞ..............................................................................................................5 ÖNSÖZ..............................................................................................................6 GÝRÝÞ.................................................................................................................8 1. BÖLÜM.........................................................................................................9 ÖÐRENME KURAMLARI..............................................................................9 Giriþ...................................................................................................................9 1. Öðrenme Nedir?.......................................................................................9 2. Öðrenmeyi Etkileyen Faktörler................................................................9 3. Öðrenme Kuramlarý...............................................................................12 3.1. Davranýþçý yaklaþýma göre öðrenme................................................12 3.2. Biliþsel yaklaþýma göre öðrenme.....................................................13 3.3. Güdülenme ve kiþilik kuramlarýna göre öðrenme...........................15 4. Eðitimde farklý yaklaþýmlar ve kavramlar..............................................16 2. BÖLÜM.......................................................................................................19 GELÝÞÝM DÖNEMLERÝ................................................................................19 Giriþ.................................................................................................................19 1. Piaget ve Biliþsel Geliþim Dönemleri....................................................19 2. Freud ve Psiko-Seksüel Geliþim Dönemleri..........................................20 3. Erikson ve Psiko-Sosyal Geliþim Dönemleri.........................................20 4. Kohlberg ve Ahlaki Geliþim Kuramý...................................................22 5. Geliþim Dönemlerine göre öðretmenlere Öneriler.................................22 3. BÖLÜM.......................................................................................................25 ETKÝLÝ ÝLETÝÞÝM..........................................................................................25 1. Ýletiþim Nedir?.......................................................................................25 2. Saðlýklý Ýletiþimin Ön Koþullarý.............................................................25 2.1. Doðallýk...........................................................................................25 2.2. Kabul Etme / Saygý..........................................................................25 2.3. Empati..............................................................................................25 3. Kiþilerarasý Ýletiþimin Öðeleri...............................................................25 3.1. Sözel Ýletiþim...................................................................................25 3.2. Sözsüz Ýletiþim.................................................................................26 4. Ýletiþimi Etkileyen Faktörler..................................................................27 4.1. Çevresel Faktörler............................................................................27 4.2. Kiþisel Faktörler..............................................................................27 4.3.Toplumsal Faktörler.........................................................................28 5. Ýletiþim Engelleri....................................................................................28 6. Ýletiþimin Dili.........................................................................................29 6.1. Savunucu Ýletiþim- Açýk Ýletiþim.....................................................29 6.2. Ben Dili- Sen Dili..........................................</description></item><item><title>ATATÜRKÇÜ EÐÝTÝM</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?ataturkcu-egitim-387282.html</link><description>ATATÜRKÇÜ EÐÝTÝM&lt;br/&gt;Eðitim,kalkýnmanýn en etkili araçlarýndan birisidir.Ayrýca eðitim kiþilere, çevrelerini tanýma,bilinçli hareket etme imkanýný veren,refah ve mutluluklarýný artýran önemli bir sosyal hizmettir.Eðitim ayný zamanda kalkýnma çabasýnýn gerçekleþmesi için gerekli nitelik ve sayýdaki elemanýn yetiþtirilmesinde de baþlýca yoldur.&lt;br/&gt;Eðitimin gayesi,vatandaþlara çevresini tanýma,þuurlu davranma,toplum yapýsýndaki deðiþmelere uyabilmenin refah ve mutluluðun,moral deðerlerini artýrma kabiliyetini veren sosyal bir hizmet saðlamasýdýr.&lt;br/&gt;Ýnsan,hayatý boyunca eðitim sürecinin içindedir.Ýnsanlarýn davranýþlarýný kalkýnmaya yönelik olarak deðerlendirmeyi amaçlayan eðitim:&lt;br/&gt;1-Yurttaþlara eþit eðitim imkanlarýný saðlamak,&lt;br/&gt;2-Ekonomik kalkýnmanýn gerektirdiði insan gücünü yetiþtirmek,&lt;br/&gt;3-Yurttaþlarýn, siyasal katýlmalarýnda yeterli olmalarýný saðlamak,&lt;br/&gt;4-Kendisini sürekli yenileþme içinde bulundurmak zorundadýr.&lt;br/&gt;Türkiye,1961 Anayasasý ile planlý kalkýnma politikasýný benimsemiþtir.Ýlki l963 yýlýnda uygulamaya konulan kalkýnma planlarýnda eðitimin hedefleri ve sosyal strateji denince,eðitim hizmetinin,bu hizmetten en az yararlananlara öncelikle sunulmasý veya daha çok sunulmasý anlaþýlmalýdýr.Baþka bir deyiþle eðitimdeki fýrsat ve imkan eþitsizliðinin ortadan kaldýrýlmasý,hiç deðilse eþitsizliklerin en aza indirilmesi anlaþýlmalýdýr.Genel olarak eðitimde eþitsizlikten:&lt;br/&gt;-Eðitim sürecine kabul ve katýlmada&lt;br/&gt;-Öðrenim sýrasýnda&lt;br/&gt;-Bir üst öðrenime geçiþteki eþitsizlik kastedilmektedir.&lt;br/&gt;Ýnsan davranýþýný kalkýnmaya yönelik olarak deðiþtirmeye çalýþan eðitimin,yukarýda sayýlan görevlerini gerçekleþtirme yükü Türkiye&quot;de kiþilerin içinde bulunduklarý toplumun sorunlarýný kavrayabilmeler,yurttaþlýk haklarýný kullanmak için gerekli asgari kabiliyeti kazanmalarý amacý ile verilen temel eðitimin önemi büyüktür.&lt;br/&gt;Kemal Atatürk,Türk Devletinin ve Milletinin &quot;çaðdaþ medeniyet seviyesine&quot; ancak eðitim ile ulaþacaðýna inanýyordu.Her vesile ile de milletine bu gerçeði anlatýyordu.26.01.1923 tarihinde Alaþehir&quot;de vatandaþlarýna verdiði nutukta þöyle diyordu.&quot;Bundan sonra pek önemli zaferler süngü zaferi deðil,ekonomik,kültür ve eðitim zaferi olacaktýr.Ordularýmýzýn þimdiye kadar elde ettikleri zaferler,memleketimizi hakiki kurtuluþa ulaþtýrmýþ sayýlmaz.Bu zaferler ancak gelecekteki  baþarýlarýmýz için kýymetli</description></item><item><title>EÐÝTÝM TEKNOLOJÝSÝ</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?egitim-teknolojisi-359613.html</link><description>EÐÝTÝM TEKNOLOJÝSÝ&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Eðitim teknolojisi; eðitimde kuramlarla uygulamalar arasýndaki boþluðu dolduran,&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;1- Kuramsal esaslar &lt;br/&gt;2- Hedef&lt;br/&gt;3- Ortam &lt;br/&gt;4- Yöntem-Teknik   &lt;br/&gt;5- Ýnsan gücü&lt;br/&gt;6- Öðrenci&lt;br/&gt;7- Öðrenme durumlarý &lt;br/&gt;8- Deðerlendirme &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;gibi  öðelerden oluþan bir bilim (disiplin) alaný ve  eðitimin içerik ve hedefleri belirlendikten sonra nasýl öðretelim sorusuna cevap veren  bir bilimdir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Eðitim teknolojisi; eðitilecek bireylerin kapsamý daha önce belirlenmiþ eðitimin amaçlarýna saðlýklý bir þekilde ulaþmasýný saðlamak üzere, ortam düzenleme iþi olarak tanýmlanýr. Bir baþka açýdan, Eðitim Teknolojisi; eðitimi meydana getiren öðelerin en verimli ve de en etken olarak hizmete verilmesi iþidir (Þimþek &amp; Doðdu , 1993).  &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Eðitim teknolojisinin önemini anlamamýza yarayan üç deðiþik kavramý vardýr. Bu kavramlar:&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;1-Fizik Bilim Kavramý (1940-1950):&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Bu kavram fizik bilimlerinin eðitim ve öðretim sistemine uygulanmasýna dayanmakta ve yardýmcý öðretim araçlarýnýn önemini vurgulamaktadýr. Bu kavramda öðretim gereksinimlerini karþýlamak için geliþtirilmiþ tek araç öðretme makineleridir, yani araç kullanma önemlidir.  &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;2-   Davranýþsal Bilim Kavramý (1960-1970):&lt;br/&gt;   &lt;br/&gt;Kavram esas itibariyle davranýþý oluþturmada öðrenme ilkelerinin uygulanmasý anlamýndadýr. Görüþ davranýþ bilimi yaklaþýmýnýn öðrenme - öðretme süreçleri için esas alýnmasý gereðini vurgulamaktadýr. Diðer bir anlatýmla  pratik öðrenme - öðretme etkinliklerini geliþtirme ve verimli hale getirmek için davranýþ bilimleri kuram ve araþtýrmalarý ile diðer ilgili bilgiler iþe koþulmalýdýr.&lt;br/&gt;                 &lt;br/&gt; Bu kavramýn baþlangýcý davranýþ bilimlerinin öðrenme ve güdüleme problemlerine uygulanmasýna dayanmaktadýr. Bu açýdan kavram, programlý öðretim ilkeleriyle yakýndan ilgilidir. Görev analizi (bir iþin yapýlýþ sýrasýný, iþlem basamaklarýný bulmak için yapýlan analiz), özel hedeflerin yazýmý, uygun öðrenme stratejilerinin seçimi, doðru cevaplarýn pekiþtirilmesi ve sürekli deðerlendirme bu kavramý karakterize eden baþlýca hususlardýr. Kavramýn oluþumunu etkileyen geliþmeler baþarý testleri, davranýþ analizi, yakýnlýk kuramý ve deðiþik takdim formlarýdýr.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Bu eðitim teknolojisi kavramýnýn en önemli yönü bilimsel bilginin öðrenme ve öðretmeyi geliþtirmede, desenleme ve deðerlendirmede, süreçleri etkenleþtirme yolunda kavramsal bir temel oluþturmasý ve bu maksatla bir metodoloji (yöntembilimi) temin etmiþ olmasýdýr.&lt;br/&gt;  &lt;br/&gt;3-Sistem Kavramý (1980-...): &lt;br/&gt;&lt;br/&gt; Sistem kavramý eðitim - öðretimi  öðrenci, araç, okul, öðretmen ve program gibi öðelerin uzlaþtýrýldýðý sosyal ve teknik bir sistem olarak görmektedir. Sistem yaklaþýmý eðitimde ilgililere problemleri ayýrt etme ve belirleme, optimal stratejiler (uygun  yaklaþým) seçme ve genel olarak öðrenme öðretme sistemi üzerinde bunlarýn etkisini ve baþarýsýný deðerlendirme yeteneði kazandýrmaktadýr.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt; Önceki iki yaklaþým ile modern yaklaþým arasýndaki önemli fark, modern yaklaþýmda tüm problemlerin faklý olabileceði, ortak bir çözüm ya da düzeltmenin mümkün olmayacaðý görüþünün benimsenmesidir (Alkan, 1987, s.3-8).&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;EÐÝTÝM TEKNOLOJÝSÝNÝN YARARLARI&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;EÐÝTÝM TEKNOLOJÝSÝNÝN DOLAYLI YARARLARI&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;1-Yaratýcýlýða sevk eder&lt;br/&gt;2-Fýrsat eþitliði saðlar&lt;br/&gt;3-Öðretmenin rolünü geniþletir&lt;br/&gt;4-Motivasyon (güdüleme) yaratýr&lt;br/&gt;5-Eðitimi bireyselleþtirir&lt;br/&gt;6-Serbest eðitim saðlar&lt;br/&gt;7-Birinci kaynaktan bilgiyi saðlar&lt;br/&gt;8-Kopya edilebilen bir sistem oluþturur&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;EÐÝTÝM TEKNOLOJÝSÝNÝN DOLAYSIZ YARARLARI&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;1-Öðrenmeyi kolaylaþtýrýr&lt;br/&gt;2-Aktif öðrenme saðlar&lt;br/&gt;3-Somut öðrenmeyi gerçekleþtirir&lt;br/&gt;4-Düþüncede sürekliliði saðlar&lt;br/&gt;5-Aþamalý öðrenmenin temelini kurar&lt;br/&gt;6-Üretimi arttýrýr&lt;br/&gt;7-Deðiþik sýnýf ve düzeylerden özel hedefleri gerçekleþtirir (Bilgi - Beceri - Tutum)&lt;br/&gt; &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;ÖÐRETÝM TEKNOLOJÝSÝ&lt;br/&gt;&lt;br/&gt; Öðretim teknolojisi; araç kullanýlsýn ya da kullanýlmasýn, bireylerin davranýþlarýnda ve&lt;br/&gt;öðrenme çýktýsýnda meydana gelecek deðiþikliði saðlamak için öðrenme ortamýnda yapýlan düzenlemelerdir. Ayný zamanda öðretim teknolojisi belirli disiplinlerin kendine özgü yönlerini dikkate alarak geliþtirilen</description></item><item><title>KOLAY VE ÝYÝ ÖÐRENME TEKNÝKLERÝ</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?kolay-ve-iyi-ogrenme-teknikleri-383393.html</link><description>KOLAY VE IYI ÖGRENME TEKNIKLERI&lt;br/&gt;AYRICA: ÇOK HIZLI OKUMA, YABANCI DIL ÖGRENMENIN, EN PRATIK VE HIZLI TEKNIKLERI&lt;br/&gt;Kitabin Yazari: Reha Oguz TÜRKKAN &lt;br/&gt;Kitabi Özetleyen: Fevzi Köksal&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;KITAP HAKKINDA YORUM&lt;br/&gt;*Kitabin eksik kalan tarafi: Kitap, kolay ögrenme, çok hizli okuma ve yabanci dil ögrenmenin pratik yollari teorik olarak anlatilmis olmasina ragmen, bunu pratige dökme yönünden biraz zayif kaliyor. Ayrica bazi fazla ayrintilar mevcuttur. &lt;br/&gt;*Kitabin yazilistaki güzel yani ayrinti kisimlarinin bazi kisimlari kitabin sonuna konulmus ve yazar bu sekilde konulari önem sirasina göre yerlestirmis.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;KITABIN IÇERIGI: &lt;br/&gt;Kitap 3 bölümden olusmaktadir. &lt;br/&gt;1-Kolay ögrenme (Çabuk kavrama, saglam anlama, iyi hatirlama konulariyla birlikte)&lt;br/&gt;2-Yabanci dil ögrenimi (yabanci dil ögrenmenin en kisa yollari, en son teknikler)&lt;br/&gt;3-Çok hizli okuma (Göz gezdirme, atlamali, çapraz,çok hizli okuma.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;KOLAY ÖGRENME TEKNIKLERI&lt;br/&gt;I.BÖLÜM&lt;br/&gt;*Hem &quot;kolay&quot; ögrenebilir, hem de &quot;yine, yine, yine çalisirsaniz&quot;, muazzam basarilar elde edersiniz. Hatta geceleri ikiye, bire indirebilir arta kalan zamanlarda baska konulari ele alma firsati bulursunuz. &lt;br/&gt;*&quot;Alin teriyle kazanma&quot; ilkesine önem verenler, &quot;kolay&quot; denen her seye süpheyle bakarlar. &lt;br/&gt;*&quot;Zorlanarak ögrenilen bir sey daha çok akilda kalir&quot; bu, pek az durumlarda, geçerli olabilir ama, eski bir metoddur. Ezber çagindan kalmadir. Ama agir bir yükü ikina ikina kaldirmak yerine kaldiraç kullanip kaldirivermek daha iyi degil mi?&lt;br/&gt;*&quot;Kolay ve iyi anlama&quot; seklinde birlestirecegimiz hedefin, &quot;üstünkörülükle&quot; ve &quot;yüzeysellikle&quot; ilgisi yoktur. &lt;br/&gt;*&quot;Bilgi Çagi&quot; ve &quot;Bilgi Toplumu&quot; sloganlari, bazi egitimcilere egitimin amacinin bilgi vermek, bilgi aktarmak ve beynini bilgi deposu seklinde geliyor. Bilgi bir araçtir. Su halde mühim olan bilgiyi kullanmayi ögrenmek ve ögretmektir. &lt;br/&gt;*Egitim psikolojisinde, akla hitab eden ögrenime &quot;Entellektüel/Cognitive&quot;, hislere yönelene ise &quot;Affective&quot; deniyor. Bu iki yönü bir arada kucaklayan egitim en etkili olandir. &lt;br/&gt;*Bati kültürü, bilgiyi bir parçadan baslayarak, tüme dogru verir, Dogu Kültürü ise tümden baslayip, parçalara inerek verir. &lt;br/&gt;*Egitimde ilk uyarilacak psikolojik hal merak ondan sonra, gayret, biraz kaygi ve dikkat. &lt;br/&gt;*Egitim amaçlari, ders konulari degisebilir ama ögretmenin rolü hep üç esas olarak kalacaktir. &lt;br/&gt;1-Ögrenilecek konuyu sunmak, &lt;br/&gt;2-Ögrencinin konuya ilgisini çekmek, merakini uyandirmak, sevdirmek,&lt;br/&gt;3-Takviye etmek&lt;br/&gt;*Ögrencinin ülküsü su olmali: Geçmisimiz ona anlamli gözüksün, bu güne güven duysun ve gelecege dönük ümit ve ülküsünün birgün gelip gerçeklesecegine inanabilsin. &lt;br/&gt;*Ilk duvarsiz okul uygulamasini Sokrates yapti. Burada asil devrimci olan husus, dersini veris tarziydi: Tek basina konusmaz, sual sorardi. Küçük küçük sorular ögrencinin bilgisizligini ortaya çikarmak için degil, ögrencinin zihnini gidiklamak içindir. &lt;br/&gt;*Bazi yöntemleri: SPÖ&lt;br/&gt;1-bir konu binlerce ufak dilimlere bölünmeli, öyle ki tek bir dilimin anlasilmasi kolay olsun. &lt;br/&gt;2-Bu adimlar ögrenciye eski siralarina göre verilmemeli. &lt;br/&gt;3-Her adimdan sonra ögrenci verdigi cevabin dogru olup olmadigini hemen aninda ögrenmeli. &lt;br/&gt;*Yazar daha sonra SPÖ&quot;yü bilgisayar, kapali devre televizyonu ve video ile destekliyor.&lt;br/&gt;*Bilgisayar mühis hizli, yanlissiz ve budaladir. Insan beyni ise bir çok hallerde, fevkalade yavas, yanlis dolu ve zekidir. Bu iki farkli beyin evlenirse akil almaz bir güç dogar. &lt;br/&gt;*Kimine göre bilgisayar egitim esitsizligi doguracaktir. &lt;br/&gt;*Bilgisayari iyi kullanan egitim yerlerinde normal egitim süresinden üç ay tasarruf ediliyor.&lt;br/&gt;Bilgisayar ile egitimde ögretmenin fonksiyonu yol göstericiliktir. &lt;br/&gt;Egitimde bilgisayarin yeri muhakkak olmali. Fakat ifrattan (asiri lakaytliktan) tefrite (sorgulamasiz sarilisa) gitmemeliyiz. Bilgisayarin da kendine göre sorunlari vardir. Bu Amerika&quot;daki okullarda kendini göstermistir. Biz kullanirken ancak bu eksiklikleri ve zararlarini göz önünde bulundurarak kullanmaliyiz. &lt;br/&gt;Arastirma görevlileri Derin Orhon&quot;la Erdem Gürgün, &quot;2000&quot;li yillarda Türk Üniversitesi Sorunlari ve Gelecegi&quot; adli bildirilerinde, üniversitelerin bir ülkenin aynasi oldugunu belirttikten sonra &quot;Aynadaki görüntü giderek bozulmaktadir&quot; tesbitini yapmistir. &lt;br/&gt;*I.Q. testleri Bati&quot;da uzun yillar kullanildi fakat su anda az da olsa eksikliginin oldugunu farkettiler. Ayni zeka</description></item><item><title>EÐÝTÝM - ÞIIR INCELEMESI</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?egitim-siir-incelemesi-415308.html</link><description>þýýr ýncelemesý</description></item><item><title>MÝLLÝ EÐÝTÝM ÞURALARININ TARÝHÇESÝ VE EÐÝTÝM POLÝTÝKALARINA ETKÝLERÝ</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?milli-egitim-suralarinin-tarihcesi-ve-egitim-politikalarina-etkileri-440199.html</link><description>MÝLLÃŽ EÐÝTÝM ÞURALARININ TARÝHÇESÝ VE EÐÝTÝM POLÝTÝKALARINA ETKÝLERÝ&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;ÝÇÝNDEKÝLER&lt;br/&gt;ÖNSÖZ............................................................................................................................2&lt;br/&gt;3&lt;br/&gt;ÝÇÝNDEKÝLER................................................................................................................. 3&lt;br/&gt;KISALTMALAR.............................................................................................................. 7&lt;br/&gt;GÝRÝÞ ............................................................................................................................... 8&lt;br/&gt;BÝRÝNCÝ BÖLÜM&lt;br/&gt;MÝLLÃŽ EÐÝTÝM ÞURALARININ TARÝHÇESÝ&lt;br/&gt;A) MÝLLÝ EÐÝTÝM ÞURALARININ TARÝHÇESÝ ....................................................... 11&lt;br/&gt;B) ÞURALARI HAZIRLAYAN ETKENLER............................................................... 14&lt;br/&gt;C) TEK PARTÝLÝ DÖNEMDE ÞURALAR................................................................... 21&lt;br/&gt;Birinci Milli Eðitim Þurasý (1939) ........................................................................... 21&lt;br/&gt;a-Amaç .....................................................................................................................21&lt;br/&gt;b-Gündem................................................................................................................. 22&lt;br/&gt;c-Alýnan Kararlar .................................................................................................... 22&lt;br/&gt;d-Sonuç-Uygulama .................................................................................................. 23&lt;br/&gt;Ýkinci Milli Eðitim Þurasý (1943)............................................................................. 23&lt;br/&gt;a-Amaç ..................................................................................................................... 23&lt;br/&gt;b-Gündem................................................................................................................. 24&lt;br/&gt;c-Alýnan Kararlar ..................................................................................................... 24&lt;br/&gt;d-Sonuç-Uygulama .................................................................................................. 25&lt;br/&gt;Ç) ÇOK PARTÝLÝ DÖNEME GEÇÝÞ SÜRECÝNDE ÞURALAR................................. 26&lt;br/&gt;Üçüncü Milli Eðitim Þurasý (1946).......................................................................... 26&lt;br/&gt;a-Amaç ..................................................................................................................... 26&lt;br/&gt;b-Gündem................................................................................................................. 26&lt;br/&gt;c-Alýnan Kararlar ..................................................................................................... 26&lt;br/&gt;d-Sonuç-Uygulama .................................................................................................. 27&lt;br/&gt;Dördüncü Milli Eðitim Þurasý (1949)....................................................................... 28&lt;br/&gt;a-Amaç ..................................................................................................................... 28&lt;br/&gt;b-Gündem................................................................................................................. 29&lt;br/&gt;c-Alýnan Kararlar ..................................................................................................... 29&lt;br/&gt;d-Sonuç-Uygulama .................................................................................................. 30&lt;br/&gt;D) ÇOK PARTÝLÝ DÖNEMDE ÞURALAR................................................................. 31&lt;br/&gt;Beþinci Milli Eðitim Þurasý (1953)........................................................................... 31&lt;br/&gt;a-Amaç ..................................................................................................................... 31&lt;br/&gt;b-Gündem................................................................................................................. 32&lt;br/&gt;c-Alýnan Kararlar .............................................................</description></item><item><title>JOHN DEWE VE EGÝTÝM SÝSTEMÝMÝZÝN MÝMARLARÝ</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?john-dewe-ve-egitim-sistemimizin-mimarlari-367442.html</link><description>JOHN DEWEY ve EÐÝTÝM SÝSTEMÝMÝZÝN MÝMARLARI</description></item><item><title>ANALÝTÝK DÜÞÜNCE</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?analitik-dusunce-398079.html</link><description>ANALÝTÝK DÜÞÜNCE&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Hadamard, yaratýcý süreci açýklarken dört aþamadan bahseder. Problemi tanýmaya ve öðrenmeye baþlayan bir &quot;hazýrlýk safhasýndan&quot; söz eder. Kiþi çözmek durumunda olduðu problemi, çeþitli çözüm yollarýný inceler. Ýkinci aþama &quot;Kuluçka dönemi&quot; olarak tanýmlanýr. Bilinçli bir kontrol yoktur. Yeni çözüm yollarý, problemin unsurlarý arasýnda yeni sentezlemelere gidilir. Üçüncü aþama &quot;Aydýnlanma&quot; dönemidir. Sonuca götürecek çözüm kiþinin zihninde aniden belirlenir. Eldeki bilgiler arasýnda çeþitli sentezlemeler yapan kiþinin birdenbire çözümü bulduðu gözlenir.&lt;br/&gt;Son aþama &quot;sonuçlarýn doðrulanmasý&quot; aþamasýdýr. Bilinçli ve akýlcý bir dönemdir. Bir önceki dönemdeki çözümlerin aksaklýklarý giderilir. Doðruluklarý tekrar gözden geçirilir.&lt;br/&gt;Çözüme ve problem çözmeye yönelik  bireyler ile diðerlerini ayýran özellik analitik düþünmeye sahip olmasýdýr. Çözüme yönelik düþünmeye sahip bireyler, hayal güçlerini de zenginleþtirmesi ile ayný konuda pek çok çözüm üretmeyi hedeflerler, tek ve en doðru yanýta götüren cevabýn arayýþý içindedirler.&lt;br/&gt; Bir satýþ elemanýndan bir mimarýn sanatýna kadar uzanan geniþ bir alanda ortaya çýkan analitik düþünme bu açýdan deðerlendirilir.&lt;br/&gt;Çocuðunuzu yetiþtirirken &quot;farklý konulara&quot; ilgi duymasýný saðlamanýz gerekir. Her þey hakkýnda derinlemesine bilgi sahibi olmaya olanak olmasa bile çocuklarýmýz bilgiye ulaþabilme yollarýný öðrenmelidirler. Öðretmen teorik bilgiyi güncelleþtirebilmeli ve pratikle birleþtirebilmelidir. Okulun tüm bu becerileri desteklemesi ve öðrenmeyi öðretmesi konusunda takipçi olmanýz görevlerinden biri olabilir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Eðer çocuðunuzun kitaplara olan ilgisini, okumaya öðrenmeye olan merakýný geliþtirebiliyorsanýz önemli bir yol kat etmiþsiniz demektir. Eðitimin altýn kurallarýndan birisi de çocuðunuzun bir þeyi yapmasýný saðlamak için kendinizin model olmasýdýr. Ne yapýlacaðýný söylemek deðil, görmesini saðlamak gerekir. Böylece analitik düþünebilen bireyler yetiþmesi için uygun zemin oluþturulabilir.</description></item><item><title>ALTERNATÝF DERS MATERYALÝ GELÝÞTÝRME ÖRNEKLERÝ</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?alternatif-ders-materyali-gelistirme-ornekleri-357771.html</link><description>BASÝT MAKÝNELER HAKKINDA DERS PLANI</description></item><item><title>ÖÐRETÝMDE PLANLAMA VE DEÐERLEN</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?ogretimde-planlama-ve-degerlen-457002.html</link><description>ÖÐRETÝMDE PLANLAMA VE DEÐERLEN</description></item><item><title>ANKARA UNÝVERSÝTY</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?ankara-university-420295.html</link><description>ankara university is a comprehensive public university located in the capital of the nation. being the first higher education institute of the republic, it has established a reputable image both within the country and in the international arena, with its vast experience for 50 years, its highly qualified academic staff and students, and its well established teaching, learning and research facilities. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;during the past fifty years, ankara university has achieved great progress in the field of education-training and research. whilst increasing its physical capacity, the university managed to improve its academic quality as well. at present the university offers top quality education and training in nearly 40 vocational, 114 undergraduate and 110 graduate programs, including basic and applied sciences such as; agriculture, dentistry, medicine, pharmacy, science, veterinary medicine and social sciences including communications, divinity, education, law, letters and political science...</description></item><item><title>DEÐÝÞÝM YÖNETÝMÝ VE BÝR KAMUSAL MODEL DENEMESÝ</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?degisim-yonetimi-ve-bir-kamusal-model-denemesi-440236.html</link><description>DEÐÝÞÝM YÖNETÝMÝ VE BÝR KAMUSAL MODEL DENEMESÝ&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;ÝÇÝNDEKÝLER.......................................................................................................I&lt;br/&gt;TABLOLAR.........................................................................................................IV&lt;br/&gt;ÞEKÝLLER............................................................................................................V&lt;br/&gt;1. GÝRÝÞ..................................................................................................................1&lt;br/&gt;2.YÖNETÝM VE ORGANÝZASYONUN DOÐASI............................................5&lt;br/&gt;2. 1. YÖNETÝMÝN TANIMI VE YAÞAM SEYRÝ...........................................5&lt;br/&gt;2. 2. ORGANÝZASYONUN TANIMI VE YAÞAM SEYRÝ..........................15&lt;br/&gt;3. DEÐÝÞÝM..........................................................................................................20&lt;br/&gt;3. 1. KAVRAMIN TANIMLANMASI............................................................20&lt;br/&gt;3. 2. DEÐÝÞÝMÝN FELSEFÝ BOYUTU...........................................................22&lt;br/&gt;3. 2. 1. Herakleitos&quot;un Yaklaþýmý.................................................................22&lt;br/&gt;3. 2. 2. Parmenides&quot;in Yaklaþýmý..................................................................24&lt;br/&gt;3. 2. 3. Demokritos&quot;un Yaklaþýmý.................................................................25&lt;br/&gt;3. 2. 4. Sokrates&quot;in Yaklaþýmý.......................................................................25&lt;br/&gt;3. 2. 5. Platon&quot;un Yaklaþýmý .........................................................................25&lt;br/&gt;3. 2. 6. Aristo&quot;nun Yaklaþýmý........................................................................26&lt;br/&gt;3. 2. 7. Ýbni Haldun&quot;un Yaklaþýmý................................................................28&lt;br/&gt;3. 2. 8. Kavramlarýn Soyutlaþmasý...............................................................28&lt;br/&gt;3. 3. DEÐÝÞÝMLE ÝLGÝLÝ KAVRAMLAR....................................................29&lt;br/&gt;3. 4. DEÐÝÞÝMLE ÝLGÝLÝ TEORÝLER VE MODELLER...........................35&lt;br/&gt;3. 4. 1. Genel Tanýmlama..............................................................................35&lt;br/&gt;3. 4. 2. Teoriler ve Modeller.........................................................................39&lt;br/&gt;3. 4. 2. 1. Genel Süreç Teorileri................................................................39&lt;br/&gt;3. 4. 2. 1. 1. Yaþam Seyri Teorisi..........................................................42&lt;br/&gt;3. 4. 2. 1. 2. Erekbilimsel(Teleolojik) Teori.........................................43&lt;br/&gt;3. 4. 2. 1. 3. Diyalektik Teori.................................................................44&lt;br/&gt;3. 4. 2. 1. 4. Evrim Teorisi.....................................................................46&lt;br/&gt;3. 4. 3. Deðiþim Süreç Teorilerinin Deðerlendirilmesi...............................47&lt;br/&gt;3. 5. DEÐÝÞÝM DÝNAMÝKLERÝNE GENEL YAKLAÞIM&lt;br/&gt;MODELÝ......................................................................................................50&lt;br/&gt;II&lt;br/&gt;3. 5. 1. Deðiþim Dinamiklerinin Doðasý ve Temel Anahtar Kavramlarý....51&lt;br/&gt;3. 5. 1. 1. Direkt Deðiþim, Direkt Olmayan Deðiþim&lt;br/&gt;ve Bütünsel Deðiþim....................................................................53&lt;br/&gt;3. 5. 1. 2. Deðiþimin Karakterleri(Genleri)...............................................59&lt;br/&gt;3. 5. 1. 3. Bir Deðiþim Oryantasyonun Geliþimi.......................................60&lt;br/&gt;3. 5. 2. Modelin Unsurlarý ............................................................................65&lt;br/&gt;3. 5. 2. 1. Deðiþim Ajaný ve Deðiþim Tasarýmýna(Dizaynýna)&lt;br/&gt;Yaklaþým......................................................................................65&lt;br/&gt;3. 5. 2. 2. Seçeneklerin Tasarýmý...............................................................71&lt;br/&gt;3. 5. 2. 2. 1. Deðiþim Patikasý.................................................................71&lt;br/&gt;3. 5. 2. 2. 2. Deðiþimin Baþlangýç Noktasý.............................................72&lt;br/&gt;3. 5. 2. 2. 3. Deðiþim Tekniði(Stili)...................................................</description></item><item><title>EZBERSÝZ EÐÝTÝM</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?ezbersiz-egitim-347811.html</link><description>EZBERSÝZ EÐÝTÝM&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;A.SORUNLARA GELENEKSEL YAKLAÞIM BÝÇÝMÝMÝZÝ TERKETMELÝYÝZ!&lt;br/&gt;Hem taný hem çözüm yetersizliði!&lt;br/&gt;Eðer çoðu sorunlarýmýz çözülemiyorsa, bunun çeþitli nedenleri olabilir. Ama bunlardan birisinin, sorunlara yaklaþým biçimimizdeki yetersizlik olduðu da bilinmelidir. Bu yetersizlik, sorunlarýn hem tanýlama (teþhis) hem de giderilme aþamalarý için geçerlidir.&lt;br/&gt;Tanýlama evresindeki en önemli yetmezlik, problemin ortaya çýkýþ neden(ler)i yani kaynaklarý ile, sorunun yarattýðý sýkýntý(lar)ý (görüntüler) birbirine karýþtýrmaktýr. &lt;br/&gt;Sorunun giderilmesi evresindeki yetersizlik ise, bir önceki yetersizlikle doðrudan baðlantýlýdýr. Sorun, sýkýntý yaratan durum olarak algýlandýðýna göre çözüm de sýkýntýlarýn giderilmesidir. Sorun, semptom(görüntü) olarak algýlandýðýna göre, görüntünün ortadan kaldýrýlmasýnýn amaç olarak ele alýnmasýný doðal karþýlamak gerekir. &lt;br/&gt;Ancak, bunun daima tatminkar sonuç vermeyen bir yaklaþým olduðu, geniþ alanda sýkýntýlar yaratan sorunlar halinde semptomlarýn ortadan kaldýrýlmasýnýn bile imkansýz olduðu kolayca görülebilir. Sorundan etkilenenler bu tatminsizlik dolayýsýyla sorunun çözümü konusunda arayýþlara girmekte, ve böylece ortaya çeþitli yaklaþýmlar atýlmaktadýr.&lt;br/&gt;Bir sorunun &quot;görüntü&quot; mü yoksa &quot;kaynak&quot; mý olduðu konusunda en pratik ölçüt, giderildikten sonra, yol açtýðý çeþitli sýkýntýlarýn tekrarlayýp tekrarlamadýðýdýr. Kaynak Sorunlar giderildikten sonra, yol açtýðý sýkýntýlar tekrar ortaya çýkmazlar. Görüntü Sorunlar -ki aslýnda sýkýntýlardýr- ise tekrarlar ve de daha aðýr olarak tekrarlarlar.&lt;br/&gt;Sanal çözüm: &quot;tersleme&quot;!&lt;br/&gt;Ýþte bu &quot;sorun giderme&quot; yaklaþýmlarýnýn baþlýcasý, sorunun yarattýðý sýkýntýlarýn &quot;terslenmesi&quot; (negation) dir. Örneðin eðitim alanýndaki, &quot;üniversite giriþindeki yýðýlmalar&quot;, &quot;eðitimin iþe yarar beceriler kazandýramamasý&quot; ya da &quot;okullaþma oranýnýn düþüklüðü&quot; gibi sýkýntýlara karþý, &quot;üniversite giriþindeki yýðýlmalar giderilmelidir&quot;, &quot;eðitim, iþe yarar beceriler kazandýrmalýdýr&quot; ya da &quot;okullaþma oraný yükseltilmelidir&quot; gibisinden çözümler(!), sýk önerilen çözümlerdir.&lt;br/&gt;Bu yaklaþýmýn doðrudan sonuçlarýndan birisi, toplumun, sorunlarýn çözülebileceði, daha iyi bir gelecek tasarýmlanýp bu yoldaki engellerin (sorunlar) kaldýrýlabileceðine iliþkin inançlarýnýn giderek zayýflamasýdýr. Sorunlar çözülemeyeceðine göre, &quot;sorunlarla birlikte yaþama&quot;, &quot;kurtarýcýlar arama&quot;, &quot;yasa ve/ya ahlak dýþý yollardan sorunlarýn çevresinden dolaþma&quot; gibi motiflerden oluþan yeni bir yaþam biçimi ortaya çýkmaktadýr.&lt;br/&gt;Ýþte, çoðu sorunumuzun çözülemeyiþinin altýnda yatan gerçek, sorunun gerçek kaynaklarýna eðilmeyi imkansýz kýlan bu &quot;yanlýþ yere bakýþ&quot; olgusudur.Yýllardýr eðitimin sorunlarý olarak konuþulan &quot;görüntüler&quot;, kaynak sorunlar nelerdir? sorusunun sorulabilmesini engellemiþtir.&lt;br/&gt;&quot;Eðitimin sorunlarý&quot; ile &quot;eðitim sektöründe çalýþanlarýn sorunlarý&quot; arasýnda kuþkusuz bazý iliþkiler vardýr. Ama, bunlarýn arasýndaki derin fark artýk farkedilebilmeli, &quot;eðitim sorunlarý&quot;nýn kaynaklarýna yönelik &quot;soyut&quot; bakýþlar üretebilmeliydi. Eðitim felsefecilerimizin yetersizliði -eðer varsa- bir kere daha acý biçimde görülmektedir.&lt;br/&gt;Bu yaklaþýmý deðiþtirebilmeliyiz!&lt;br/&gt;Sorunlarýn görüntüleri ile kaynaklarýný kolayca ayýrdedebilmek için, bir &quot;moda&quot; kadar hýzlý yayýlabilen bir akýma gerek vardýr. Herkes, her konuda &quot;bu sorunun kaynaklarý nelerdir?&quot; sorusunu sorabilmeli, hayaletlerle -diðer dillerde görüntü sorunlara phantomproblem denilmektedir- uðraþmayý bir yana býrakýp, hangi düzeydeki kaynak sorunlarý nasýl giderebileceðine, hatta istediði bir geleceði tasarýmlamak yolundaki sorunlarý nasýl çözeceðini tartýþmaya baþlamalýdýr.&lt;br/&gt;B.NE HEDEFLENDÝ, NE OLDU?&lt;br/&gt;Bugün yürürlükte bulunan ve kýsmen bilinçli tasarýma, büyük ölçüde de zaman içinde kendiliðinden oluþuma dayanan &quot;eðitim sistemi&quot;nin acaba hedefleri nelerdi? Þimdi nelerdir? Bunlara ne ölçüde eriþilmiþtir? Eriþilmiþse nasýl, eriþilmemiþse neden?&lt;br/&gt;Üç &quot;tasarým amacý&quot;: Cumhuriyet, eðitim birliði ve özgür birey!&lt;br/&gt;Parçalanmýþ bir imparatorluðun enkazý üzerinde, bin türlü yokluk ve uzlaþma</description></item><item><title>OKUL DENEÐÝMÝ OKUL GÖZLEMÝ</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?okul-denegimi-okul-gozlemi-385153.html</link><description>PROJE &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&quot; Gazi Maðusa Ticaret Lisesi&quot;ne yapýlan gözlem&quot;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;TESLÝM ALAN : Kürþat KÖSEOÐLU&lt;br/&gt;TESLÝM EDEN : Evrim NESÝP&lt;br/&gt;ÖÐRENCÝ NO. : 015143&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Þubat 2002&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;SINIFTA ZAMAN YÖNETÝMÝ&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Genellikle öðrenciler derse çalýþmak için yeterli zamaný bulamamaktan, öðretmenler ise eðitim programýný yetiþtirmek için yeterli zamanlarý olmadýðýndan söz ederler.&lt;br/&gt; &lt;br/&gt;Öðretmenler sýnýflarýný yöneterek eðitim programýný yetiþtirmekten, öðrencilerinin bilgi ve becerilerini geliþtirip baþarýlarýný arttýrmaktan sorumlu kiþiler olarak aslýnda zamana karþý yarýþýrlar. Bu nedenle sýnýfý etkili yönetmek için gerekli olan unsurlardan birisi de sahip olduðumuz öðretim süresini israf etmeden zamaný iyi yönetmektir. Okullarda eðitim programýný yürütmek için verilen süre sýnýrlýdýr, ve aniden ortaya çýkan beklenmedik bir durum varolan sürenin daha da kýsalmasýna yol açar. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Bunlarýn dýþýnda sýnýfta öðretim sürerken de öðretmenler çok deðerli ve sýnýrlý olan ders saatinden zaman ayýrmalara yol açan, çalýþmayan bir araç, birbirleriyle konuþan ya da baþka bir iþle uðraþan bir kaç öðrenci, kitabýný unutmuþ ya da kalemini kaybetmiþ aranan bir öðrenci gibi bir çok durumla karþýlaþabilirler.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Bir öðretmenin bu gibi sorunlarla zaman kaybetmeden baþa çýkabilmesi ve zamaný daha etkili kullanabilmesi için yapmasý gerekenlere iliþkin açýklama, örnek ve önerilere yer verilebilir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Zaman Yönetiminin Önemi&lt;br/&gt;Öðretmenin zamaný dikkatlice kullanmasý hem öðrencilerin baþarýsýný hem de disiplin problemlerini ortadan kaldýrmak açýsýndan oldukça önemlidir. Öðrenciler öðrenme fýrsatý bulduklarýnda doðal olarak baþarýlarý artar. Baþarýlý olan öðrencilerin ise motivasyonlarý artar. Zamaný etkili kullanmak sadece öðrenci için deðil, öðretmen açýsýndan da fayda saðlar. Zamanýn etkili kullanýmý öðretmeni daðýnýklýktan kurtarýr, zihinsel ve fiziksel yorgunluðu azaltýr. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Etkili Zaman Yönetimine Nereden Baþlamalýyýz?&lt;br/&gt;Etkili zaman yöntemi için kabul etmemiz gereken bazý gerçekler vardýr. Bunlard</description></item><item><title>EÐÝTÝM - ARAÞTIRMA YÖNTEMLERÝ</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?egitim-arastirma-yontemleri-415292.html</link><description>araþtýrma yöntemleri</description></item><item><title>EÐÝTÝM - EÐITIMDE GÖRSEL VE IÞITSEL ARAÇLAR</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?egitim-egitimde-gorsel-ve-isitsel-araclar-415268.html</link><description>eðýtýmde görsel ve ýþýtsel araçlar</description></item><item><title>EÐÝTÝCÝ KOL ÇALIÞMALARI YÖNETMELÝÐÝ</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?egitici-kol-calismalari-yonetmeligi-389779.html</link><description>EÐÝTÝCÝ KOL ÇALIÞMALARI YÖNETMELÝÐÝ&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Kapsam : Sosyal, kültürel, sportif vb. eðitici çalýþmalarla tören ve toplantýlarý düzenlenip yürütülmesini saðlar.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Kavramlar : &lt;br/&gt;Eðitici Kol Rehber Öðretmeni : Kol faaliyetlerini yürüten öðretmen.&lt;br/&gt;Eðitici Kol : Ders dýþý faaliyet olarak nitelendirilen ve ortak eðilimi bulunan öðrencilerin oluþturduðu, rehber öðretmenin yönetimi altýnda yürütülen, öðrenciler tarafýndan hayata geçirilen faaliyetler.&lt;br/&gt;Eðitici Kol Genel Kurulu : Her sýnýftan ayný kolu seçen öðrencilerin oluþturduðu kurul.&lt;br/&gt;Rehber Öðretmenler Kurulu : Eðitici kollara rehberlik yapmak üzere seçilen öðretmenlerin oluþturduðu kurul.&lt;br/&gt;Eðitici Kol Baþkanlarý Kurulu : Eðitici kol baþkanlarýndan oluþan kurul.&lt;br/&gt;Denetleme Kurulu : Bütün eðitici kol yönetim kurulu üyelerinin aralarýnda seçtikleri 2 asýl, 2 yedek üyeden seçtikleri kurul anlaþýlmalýdýr. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;EÐÝTÝCÝ KOL FAALÝYETLERÝNÝN AÞAMALARI&lt;br/&gt;1. Öðretim yýlý baþýnda yapýlacak öðretmenler kurulunda oluþturulacak kollar tespit edileceði için rehber öðretmen sene baþý öðretmenler kurulundan en az dört ay önce yeni öðretim yýlýnda hangi kol faaliyetlerinin seçilmesinin uygun olacaðý çok iyi araþtýrmalý ve sene baþý öðretmenler kuruluna bir raporla gelmelidir.&lt;br/&gt;Bu raporda; öðrenci eðilimlerinin neler olduðu, hangi eðitici kolda hangi kol görevlisi öðretmenin görevlendirilmesinin uygun olacaðý, okulun maddi durumu ve fiziki alt yapýsýný hangi kollarý uygulamaya yeteceði, okul müdürü ve rehberlik iþlerinden sorumlu müdür yardýmcýsýnýn görüþlerinin ne olduðu, öðrencilerin talep ettiði ancak eðitici kol faaliyetleri içerisinde bulunmayan sosyal, kültürel veya bilimsel etkinliklerin tespit edilerek eyitici kol faaliyetlerine entegre edilmesi gibi meseleler ayrýntýlý bir þekilde yer almalýdýr. Bu rapor ýþýðýnda öðretmenler kurulunda eðitici kol seçimi ve düþünülüyorsa ilave faaliyet alanlarý belirlenir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;2. Eðitici kol rehber öðretmenleri de yine sene baþý öðretmenler kurulunda yukarýda bahsedilen rapor ýþýðýnda belirlenir. Eðer</description></item><item><title>BÝR DÖNEMÝN AYNASI - KÖY ENSTÝTÜLERÝ</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?bir-donemin-aynasi--koy-enstituleri-448153.html</link><description>BÝR DÖNEMÝN AYNASI -  KÖY ENSTÝTÜLERÝ&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Eðitim ve öðretimin yaygýnlaþtýrýlmasý, okulsuz köy, öðretmensiz okul býrakmama hedefine, yeni bir asra girmeye hazýrlanýlan günümüzde bile, ulaþýlabilmiþ deðildir. Çok sayýda okulsuz köyümüz mevcut olduðu gibi, öðretmeni olmayan, tek derslikli ve birleþtirilmiþ sýnýflarda eðitim veren okullarýmýzýn sayýsý da az deðildir. &lt;br/&gt;Harf inkýlabýyla birlikte okuma-yazma oranýnýn sýfýra düþmesine paralel olarak öðretmen ve okul ihtiyacý had safhaya ulaþmýþtýr. 1930lu yýllarda þehir ve kasabalarda açýlan okullara öðretmen bulamama, çeþitli sebeplerle meslekten ayrýlanlarýn yerinin doldurulamamasý gibi problemler halledilemediði gibi köylere okul da götürülememiþtir. &lt;br/&gt;CHPnin olaðan kongrelerinde eðitimin yaygýnlaþtýrýlmasý talepleri dile geti-rilmiþ, bu konuda nelerin yapýlabileceði konusunda bazý görüþler ileri sürülmüþtür. Hasan Ali Yücelin Eðitim Bakaný (1938) olmasýndan sonra Köy Enstitüleri projesi hayata geçirilmiþtir ve bu proje ile çok büyük hedefler tespit edilmiþtir, çok büyük iddialarla yola çýkýlmýþtýr. &lt;br/&gt;Hasan Ali Yücelin Bakanlýðý boyunca uygulanan Köy Enstitüleri ile ilgili tartýþmalar, kapanmalarýnýn üzerinden uzun yýllar geçmesine raðmen hala devam etmektedir. Biz bu çalýþmamýzda bir dönemin aynasý niteliðindeki bu eðitim kurumlarýnýn iþleyiþi ve fonksiyonlarý üzerinde duracaðýz. &lt;br/&gt;Kuruluþ Amaçlarý &lt;br/&gt;Cumhuriyetin kuruluþundan günümüze kadar köylerde eðitim ve öðretim yaygýnlaþtýrýlamadý. Okulsuz ve öðretmensiz köyün býrakýlmamasý hedefine henüz ulaþýlamadý. Özellikle son yýllarda okul çaðýna gelmiþ ancak eðitim imkanýndan mahrum kalan çocuklarýn sayýsý hýzla artmaktadýr. Temel eðitimin sekiz yýlla çýkarýlmasý genel olmakla birlikte, beþ yýllýk eðitimden mahrum kalanlara bunu uygulamak adeta imkansýzdýr. &lt;br/&gt;Özellikle 1930lu yýllarda okulsuz-öðretmensiz köylerin üzerinde durularak hal çareleri aranmýþtýr. Maaþlarýn yetersizliði, ve düzenli alamayýþlarý birçok öðretmenin meslekten ayrýlmasýna sebep olmuþ ve bunlarýn yerine yeterli sayýda öðretmen atanamamýþtýr.1928-33 yýllarý arasýnda çeþitli sebeplerden dolayý mesleklerinden ayrýlanlarýn sayýsý 4565i (Sakaoðlu, 1991,s. 90) bulmuþ ancak, yeni atamalar bu sayýya ulaþmamýþtýr. Köye zorla öðretmen yollanmýþ ancak, bu uygulamadan da netice alýnamamýþtýr. &lt;br/&gt;Devletin, eðitime ayýrdýðý bütçenin yeterli olmamasýndan dolayý köye yönelik projelerde devlete en asgari yükün yüklenmesi prensibi esas alýnarak yola koyulmuþtur. 1935 nüfus sayýmý sonrasýnda 31 bin köyün okulsuz olduðu görülmüþ ve bu durumu ortadan kaldýrmak için sebep ve hal çareleri ortaya atýlmýþtýr. Þayet bu duruma çare bulunamazsa söz konusu durumun yüzyýl daha devam edeceði belirtilmiþtir. &lt;br/&gt;Köye gönderilen þehirli öðretmenler uyum saðlayamadýðýndan, köy kökenli öðretmenlerin yetiþtirilmesini esas alan ve 17 Nisan 1940 yýlýnda yürürlüðe konan Köy Enstitüleri Yasasýnýn ihtiva ettiði görüþ ve tespitler þunlardýr: &lt;br/&gt;1-) Köye uyum saðlama problemine karþýlýk köyün þartlarýna uygun öðretmenlerin yetiþmesine imkan saðlayacak ortam ve program gerekmektedir. Hem öðretmenin köyden uzaklaþmasý engellenmeli, hem de yeterli bilgi ile donatýlarak baþarýlý ve iyi bir pratik tecrübeye sahip çiftçi olarak yetiþmesi saðlanmalýdýr. &lt;br/&gt;2-) Erkek öðretmenler köy hayatý için lazým olan demircilik, yapýcýlýk, dülgerlik, kooperatifçilik dallarýnda; bayan öðretmenler de çocuk bakýmý, dikiþ, ev idaresi, tarým iþleri, hasta bakýmý gibi alanlarda öðretici olacaklardý. &lt;br/&gt;3-) Öðretmen olamayanlar ise edindikleri bilgilerle köylerine dönecekler ve diðer iþlerde çalýþacaklar. &lt;br/&gt;4-) Bu okullar köyün ihtiyaç duyduðu üretimi gerçekleþtirirken, öðrencilerin ihtiyaçlarýný karþýlamak amacýyla üretim yapan, arazisi olan ve devlete fazla yük olan okullar olmayacaklardý (Sakaoðlu, 1991, s. 91). &lt;br/&gt;Nitekim dönemin ilköðretim genel müdürü olan Ý. Hakký Tonguç, teþkilatýna gönderdiði genelgede köylerin kültürel ve genel hayatlarýnda ilerlemenin saðla-nabilmesinin klasik öðretmen anlayýþýyla mümkün olmadýðýný, köy hayatýnýn bir bütün ola</description></item><item><title>HÝZMET ÝÇÝ EÐÝTÝM</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?hizmet-ici-egitim-436024.html</link><description>Hizmet Ýçi Eðitim Kavramý ve Uygulamada Karþýlaþýlan Sorunlar&lt;br/&gt; &lt;br/&gt;GÝRÝÞ &lt;br/&gt;Bilim ve teknolojideki geliþmeler, her meslekte yeni bilgi ve teknolojileri öðrenmeyi ve çalýþanlarýn bu konularda yetiþtirilmesini zorunlu kýlmaktadýr. Bilgi toplumunda örgütler artýk çalýþanlarýnda çok yönlü beceri sahibi, karmaþýk örgüt içi ve dýþý iliþkileri kavrayabilen yeterlilikler ve etkili takým çalýþmasýna uyma yeteneði aramaktadýr.  &lt;br/&gt;Günümüzde yeni teknolojilerin kullanýlmasý ve yayýlmasýnda, insan kaynaklarýnýn çok önemli bir rolü olduðu kabul edilmektedir (1).  &lt;br/&gt;Türkiye&quot;yi çok yakýndan ilgilendiren Avrupa Birliðinin özgürlük, istikrar, özelleþtirme ve yoksullara yardým ilkeleri canlý pazar ekonomisini geliþtirmek için yeterli deðildir. Global ekonomi içinde tecrübeli þartlara uyarlanabilen çok yönlü iþ gücüne ihtiyaç vardýr(2).  &lt;br/&gt;Bu makalede, hizmet içi eðitim kavramýnýn genel hatlarý ve yaþanan sorunlar ortaya konulmak amaçlanmaktadýr.  &lt;br/&gt;I.Hizmet Ýçi Eðitimin Taným ve Türleri &lt;br/&gt;Hizmetiçi eðitim (In-Service Training) kavramýnýn çok deðiþik tanýmlarý yapýlmaktadýr. Farklý tanýmlarýn olmasý konunun çok boyutlu olmasýndan kaynaklanmaktadýr.  &lt;br/&gt;Hizmet içi eðitim; özel ve tüzel kiþilere ait iþ yerlerinde, belirli bir maaþ veya ücret karþýlýðýnda iþe alýnmýþ ve çalýþmakta olan bireylere görevleri ile ilgili gerekli bilgi, beceri ve tutumlarý kazanmalarýný saðlamak üzere yapýlan eðitimdir(3).  &lt;br/&gt;Hizmet içi eðitim; istihdam edilmiþ iþ gücünün mesleðe uyum, meslekte ilerleme ve geliþme ihtiyaçlarýný karþýlayan her türlü eðitim-öðretim faaliyetidir.  &lt;br/&gt;Hizmet içi eðitim; üretim ve hizmette etkililiðin, verimin, kalitenin yükseltilmesi, ürünün üretimi ve tüketimi sürecinde meydana gelebilecek hatalarýn ve kazalarýn azaltýlmasý, maliyetlerin düþürülmesi, satýþ ve hizmet sunumunda nitel ve nicel yönden geliþmenin saðlanmasý, karlarýn yükseltilmesi, vergi gelirlerinin ve tasarruflarýnýn artýrýlmasý amacýyla iþ gücüne verilen temel meslek ve beceri eðitimi yanýnda iþ görene çalýþma hayatý süresince de bilgi, beceri ve davranýþ ve verim düzeyini yükseltici planlý eðitim etkinlikleridir.  &lt;br/&gt;Teknolojinin hýzla geliþtiði sosyal ve ekonomik alanlarda yeniliklerin ve dolayýsýyla bilginin arttýðý, kurumlarda personel yönetimi kavramýnýn yerini insan kaynaklarý yönetimine býrakmaya baþladýðý, toplam kalite yönetimi uygulamalarýnýn hýz kazandýðý bu dönemde, personelde aranan yeterliliklerde deðiþmektedir. Böyle bir ortamda kurumlarda çalýþan personele gerekli yeterlilikleri kazandýrmak için yapýlan hizmet içi eðitimin önemi her geçen gün biraz daha artmaktadýr (4).  &lt;br/&gt;Hizmetiçi eðitim faaliyetlerini dört baþlýk altýnda toplayabiliriz;  &lt;br/&gt;1.Ýþe yeni baþlayacak olanlara yönelik eðitim;  &lt;br/&gt;Hizmet öncesi eðitim Pre-service training) &lt;br/&gt;Ýþi tanýtma ve uyum eðitimi (Job Definition andAdaptationTraining) &lt;br/&gt;Ýþ baþýnda yetiþtirme (On the Job Training) &lt;br/&gt;2. Meslek kazandýrma eðitimi;  &lt;br/&gt;Meslek becerileri kazandýrma (Acquiring Vocational Skills) &lt;br/&gt;Temel meslek eðitimi (Basic VocationalTraining) &lt;br/&gt;3. Meslekli olarak çalýþmakta olanlara yönelik eðitim;  &lt;br/&gt;Teknolojiye uyum eðitimi (AdaptationTraining to Technology) &lt;br/&gt;Meslekte ilerleme ve geliþtirme eðitimi (Further and Upgrade Training in Vocational) &lt;br/&gt;Ýleri meslek eðitimi (FurtherVocationalTraining) &lt;br/&gt;4. Yöneticilerin eðitimine yönelik faaliyetler;  &lt;br/&gt;Yönetim bilim ve teknolojisi eðitimi &lt;br/&gt;Ar-ge, sorun çözme vb. konularda eðitim &lt;br/&gt;Teknolojiyi izleme, deðerlendirme ve uyarlama eðitimi &lt;br/&gt;Toplam Kalite Yönetimi &lt;br/&gt;Deðiþim Yönetimi &lt;br/&gt;Kriz Yönetimi &lt;br/&gt;Örgüt Geliþtirme &lt;br/&gt;Amaçlara Göre Yönetim &lt;br/&gt;Sinerji Yönetimi &lt;br/&gt;Zaman Yönetimi &lt;br/&gt;Stres Yönetimi &lt;br/&gt;Çatýþma Yönetimi &lt;br/&gt;Proje Yönetimi &lt;br/&gt;II. Hizmet Ýçi Eðitimin Amaç ve Ýlkeleri &lt;br/&gt;Hizmet içi eðitimde temel amaç; öðretmen ve yöneticileri deðiþen ve geliþen eðitim anlayýþý konusunda bilgilendirmek ve bu süreçte etkili ve verimli olabilmeleri için gerekli bilgi, beceri ve davranýþlarý kazandýrmaktýr.  &lt;br/&gt;1.Hizmet içi eðitimin amaçlarýný þöyle sýralayabiliriz;  &lt;br/&gt;1.Ýþe yeni baþlayan iþgörenin kuruma uyumunu saðlamak,  &lt;br/&gt;2. Ýþgörene kuru</description></item><item><title>ETKÝLÝ ÖÐRETMENLÝK EÐÝTÝMÝ</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?etkili-ogretmenlik-egitimi-345363.html</link><description>ETKÝLÝ ÖÐRETMENLÝK EÐÝTÝMÝ&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Genel Deðerlendirme: &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Öðretmen olabilmek için gerekli bilgiler anlatýlýyor. Öðretmen-öðrenci iliþkileri, ortaya çýkabilecek sorunlar, çözüm yöntemleri, sorunlarý çýkmadan önlemek, etkin dinleme ve yararlarý, sýnýfta tartýþma, öðrenci-veli, veli-öðretmen iliþkileri kapsamlý olarak inceleniyor. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;1- ÖÐRETMEN-ÖÐRENCÝ ÝLÝÞKÝSÝ&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Öðretme evrensel bir uðraþtýr. Herkes birbirine bir þeyler öðretir. Bu kitap, öðretmenin nasýl daha etkili yapýlacaðýný, öðrencilerin bilgilendirilip, olgunlaþtýrýlýrken çatýþmalarý azaltýp sistemin süresinin nasýl artýrýlacaðýný anlatýyor. Etnik öðretmenlik eðitimi kýsaca EÖE profesyoneller için hazýrlanmýþtýr, ama öðreten herkesin etkisini arttýracak niteliktedir. Öðretme-Öðrenme sürecinin etkili olabilmesi için öðreten ve öðrenen arasýnda çok özel bir iliþkinin kurulmasý gerekir. Ýþte bu kitapta öðretmenin söz konusu baðlantýlarý saðlayabilmesine yarayacak iletiþim becerilerini ele alýr. Amaç, öðrencilerin büyümesi ve geliþmesidir, fakat birçok öðretmen tarafýndan kullanýlan ve okul idaresi tarafýndan salýk verilen öðretme yöntemleri öðrencilerin baðýmlý, geliþmemiþ ve çocuksu kalmalarýný saðlamaktan ileri gitmez. EÖE&quot; de bütün bunlarýn çözümünü bulacaksýnýz. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;2- ÖÐRETMEN-ÖÐRENCÝ ÝLÝÞKÝSÝ ÝÇÝN ETKÝLÝ BÝR MODEL &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Öðretmenler okuldaki v öðrencilerdeki problemlerden dolayý hayal kýrýklýðýna uðrayabilir ya da problemin çözümünde baþarýsýz görülebilir. Yapýlan araþtýrmalara göre, onlarýn baþarýsýz olmadýðýný, tersine çoðunun öðretmenlik hakkýnda çok þey bildiði fakat bunu uygulamak için yeterli fýrsatlarý bulamadýðýný göstermektedir. Ýyi öðretmen tanýmlarý genelde çok kiþi tarafýndan kabul edilmiþ yaygýn inançlara dayanýr. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Misaller:&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;1.Ýyi öðretmen sakindir, telaþlanmaz, sinirlenmez, soðuk kanlýdýr. &lt;br/&gt;2.Ýyi öðretmen önyargýlý ve yanlý deðildir, öðrencilere eþit davranýr. &lt;br/&gt;3.Ýyi öðretmen her þeyden önce tutarlýdýr. Deðiþmez, unutulmaz, hata yapmaz. &lt;br/&gt;4.Ýyi öðretmen her sorunun cevabýný bilir. Ýþte bir öðretmen kendisini bu yaygýn inanç modellerine göre deðerlendirir ve kendisini baþarýsýz kabul eder. EÖEnde tuzaklardan kurtulup, durum ne olursa olsun gerçek bir kiþi olarak davranmayý ve gerçek kendiniz olmayý göreceksiniz&lt;br/&gt;5.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt; Öðretmen ve öðrenci arasýndaki iliþki:&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;1.Açýklýk &lt;br/&gt;2.Önemsenmek &lt;br/&gt;3.Birbirine ihtiyaç duymak &lt;br/&gt;4.Birbirinden ayrý olmak &lt;br/&gt;5.Ýhtiyaçlarýný karþýlýklý olarak giderebilmek Özelliklerini içerirse, iyi bir öðretmen-öðrenci iliþkisi kurulmuþ demektir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;KABUL EDÝLEBÝLÝRLÝK &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Öðretmen-öðrenci iliþkilerinde, öðretmenlerin öðrencilerin davranýþlarýný kabul edip etmemeleri çok önemlidir. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Kabul çizgisi deðiþkendir ve üç sebebi vardýr bunlar;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;1.Öðretmendeki deðiþiklikler, &lt;br/&gt;2.Öðrencideki deðiþiklikler &lt;br/&gt;3.Durum ve çevredeki deðiþiklikler, Öðrenci davranýþlarýn kabul edilebilir ve edilemez davranýþlar arasýndaki ayrým, iliþkilerde ortaya çýkacak meselelerin, öðretmenler tarafýndan halledilmesine yardýmcý olacaktýr. Fakat burada öðretmen-öðrenci iliþkisine ortaya çýkan sorun kime ait olduðunun çözülmesi gerekir. Öðretmenler kendilerini doðrudan ilgilendirmeyen, öðrencinin özel sorunlarý ile; doðrudan ilgilendiren sorunlarý ayýrt etmelidir. Çünkü öðretmen sorun kendisine þu sorularý sorabilir;&lt;br/&gt;Bu davranýþ benim üzerimde gerçek müþahhas bir etki yapmýyor mu? &lt;br/&gt;Olumsuz etkilendiðim için mi bu davranýþý kabul edemiyorum? &lt;br/&gt;Yoksa yalnýzca öðrencinin deðiþik davranmasýný benim düþündüðüm þekilde hissetmesini istediðim için mi kabul edemiyorum? &lt;br/&gt;Son soruya cevap evet ise sorun öðrencinindir; eðer bir önce ki cevap evet ise sorun öðretmenindir. Öðrencilerin okuldan kaynaklanan ya da kaynaklanmayan birçok sorunlarý da vardýr ve bu sorunlarla baþ etmeye çalýþýrlar. Çünkü, öðretme-öðrenme yalnýz iliþkinin sorun-yok bölgesinde etkili olabilir. Öðrencinin sorunu Öðretme-öðrenme alaný (sorun yok) Öðretmenin sorunu.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;3- ÖÐRENCÝLERÝN SORUNLARI OLDUÐUNDA ÖÐRETMENLER NE YAPABÝLÝR?&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Birçok öðretmenin iki ortak þikayeti vardýr; yardýmcý olmakta yetersiz kalýþlarý ve yardým için</description></item><item><title>ÜNÝVERSÝTELÝ GENÇLERDE MESLEKÝ TERCÝHLER VE GÝRÝÞÝMCÝLÝK EÐÝLÝMLERÝ</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?universiteli-genclerde-mesleki-tercihler-ve-girisimcilik-egilimleri-443342.html</link><description>ÜNÝVERSÝTELÝ GENÇLERDE MESLEKÝ TERCÝHLER VE GÝRÝÞÝMCÝLÝK EÐÝLÝMLERÝ&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;ÖZET : Çaðdaþ uygarlÃµðÃµn geliþmesinde giriþimcilik unsuru hemen her dönemde&lt;br/&gt;çok önemli bir iþleve ve yere sahip olmuþtur. AdÃµna bilgi toplumu veya iletiþim&lt;br/&gt;toplumu denilen 2000&amp;#146;li yÃµllarda ise giriþimci ve giriþimciliðin öneminin bugüne&lt;br/&gt;kadar olduðundan çok daha fazla artacaðÃµ anlaþÃµlmaktadÃµr.&lt;br/&gt;Geliþmiþ toplumlarda yüksek öðrenim görmüþ gençlere &amp;#147;eðitilmeye hazÃµr hale&lt;br/&gt;gelmiþ kiþiler&amp;#148; olarak bakÃµlmaktadÃµr. Diðer toplumlara nazaran daha giriþimci&lt;br/&gt;olduðu kabul edilen Türk insanÃµna da, özellikle üniversiteye adÃµmÃµnÃµ atan bir&lt;br/&gt;öðrenciye de &amp;#147;giriþimci adayÃµ&amp;#148; gözü ile bakmak gerekmektedir.&lt;br/&gt;Giriþimcilik ruhu genetik olarak varolabileceði gibi aile, çevre, eðitim, gelir vs. gibi&lt;br/&gt;çeþitli unsurlarÃµn da giriþimcilik ruhunun geliþmesinde çok önemli etkenler olduðu&lt;br/&gt;kabul edilmektedir. Bu çalÃµþmada, Haliç Üniversitesi öðrencilerinin giriþimcilik&lt;br/&gt;eðilimlerinin oluþmasÃµnda ve mesleki tercihlerinde fiziksel, sosyal ve ekonomik&lt;br/&gt;çevrenin rolü incelenmeye çalÃµþÃµlmÃµþ ve bu amaçla kapsamlÃµ bir anket yapÃµlarak&lt;br/&gt;deðerlendirilmiþtir.&lt;br/&gt;Anahtar kelimeler : Giriþimcilik, Eðitim, Meslek&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;1. GÝRÝÞ&lt;br/&gt;Çaðdaþ uygarlÃµðÃµn geliþmesinde giriþimcilik unsuru hemen her dönemde çok önemli&lt;br/&gt;bir iþleve ve yere sahip olmuþtur. Son yÃµllarda ise daha da önem kazanmÃµþ ve&lt;br/&gt;ekonomik kalkÃµnma, istihdam yaratma ve sosyal geliþmenin temel faktörü olarak&lt;br/&gt;deðerlendirilmeye baþlanmÃµþtÃµr. ÝnsanlÃµk 21. yüzyÃµlda yepyeni bir dünyaya adÃµmÃµnÃµ&lt;br/&gt;Kahraman ARSLAN 2&lt;br/&gt;atacaktÃµr. AdÃµna &amp;#147;bilgi toplumu&amp;#148; veya &amp;#147;iletiþim toplumu&amp;#148; denilen bu yeni dünyada&lt;br/&gt;insanoðlunun ekonomik deðerler yaratma kaynaðÃµ ve yeteneði, fiziki gücünden çÃµkÃµp&lt;br/&gt;tamamen beyninde toplanmÃµþtÃµr (Erkan, 1993 : 111).&lt;br/&gt;Bu yeni dönemde bilim ve teknolojide yaþanan hÃµzlÃµ geliþmeler, toplumlarÃµn yapÃµsÃµnÃµ&lt;br/&gt;da hÃµzla deðiþtirirken, bunun bir parçasÃµ olarak giriþimcinin ve giriþimciliðin&lt;br/&gt;ekonomik deðerini ve toplumdaki önemini de artÃµrmÃµþtÃµr. Bunun bir yansÃµmasÃµ&lt;br/&gt;olarak bireye ve bireysel yeteneðe dayalÃµ giriþimcilik ön plana çÃµkmÃµþ ve insanÃµn&lt;br/&gt;entelektüel üretkenlik kabiliyeti önem kazanmÃµþtÃµr. Bu kabiliyetin ürünleri olan&lt;br/&gt;sanat, bilim ve ekonomik uygulamalar açÃµsÃµndan büyük önem arzeden giriþimciliðin,&lt;br/&gt;bilgi toplumunda altÃµn çaðÃµnÃµ yaþamasÃµ beklenmektedir.&lt;br/&gt;Klasik anlamda giriþimci, daha çok kendi iþini kuran, çeþitli üretim faktörlerini bir&lt;br/&gt;araya getirerek ve risk üstlenerek üretim sürecinde bulunan ve bunun sonucunda da&lt;br/&gt;kar elde etmeyi amaçlayan kiþi olarak tanÃµmlanmaktaydÃµ. (Emsen, 1996 : 154).&lt;br/&gt;Günümüzde ise giriþimcilik, yüksek düzeyde yaratÃµcÃµlÃµk kullanÃµlarak ortaya&lt;br/&gt;çÃµkarÃµlabilecek daha üstün durumlara varmak için bir &amp;#147;yöntem&amp;#148; olarak&lt;br/&gt;algÃµlanmaktadÃµr (Titiz, 1999 : 11).&lt;br/&gt;Bir diðer tanÃµma göre giriþimcilik; yaþadÃµðÃµmÃµz çevrenin yarattÃµðÃµ fÃµrsatlarÃµ sezme, o&lt;br/&gt;sezgilerden düþler üretme, düþleri projelere dönüþtürme, projeleri yaþama taþÃµma ve&lt;br/&gt;zenginlik üreterek insan yaþamÃµnÃµ kolaylaþtÃµrma becerisine sahip olmaktÃµr (Bozkurt,&lt;br/&gt;1996 : 5).&lt;br/&gt;AyrÃµca giriþimci, bir ekonomik faaliyeti gerçekleþtirip yönetirken, rakiplerine&lt;br/&gt;üstünlük saðlayabilmek için sürekli olarak daha akÃµlcÃµ ve verimli yeniliklere&lt;br/&gt;yönelmek zorundadÃµr ve bunun sonucu olarak;&lt;br/&gt;-  Üretim ve ticari iliþkilerde rasyonelliði saðlama,&lt;br/&gt;-  Yeni örgütlenme biçimleri ve yeni teknolojileri uygulama,&lt;br/&gt;-  Yeni ürünleri geliþtirme ve piyasaya sürme,&lt;br/&gt;-  Yeni pazarlara yönelme ve&lt;br/&gt;-  Daha büyük sermayeyi harekete geçirme,&lt;br/&gt;gibi önemli ve zor görevleri üstlenebilen kiþidir (Þenocak, 1992 : 181).&lt;br/&gt;YakÃµn zamana kadar, giriþimcilikte eðitimin ve bilginin önemi kabul edilmekle&lt;br/&gt;birlikte bir iþletme yönetimini belirleyen unsurlarÃµn aðÃµrlÃµðÃµ þu þekilde sÃµralanÃµyordu :&lt;br/&gt;-  Akademik ve teknik bilgi : %30&lt;br/&gt;-  Pratik bilgi : %34&lt;br/&gt;-  Doðuþtan ve sonradan kazanÃµlan&lt;br/&gt;kiþisel özellikler : %36&lt;br/&gt;Bilgi toplumuna geçiþ, bu oranlarÃµ birincisi lehine deðiþtirmiþtir. Bu yüzden, bilgi&lt;br/&gt;toplumundaki geliþmelerden etkilenen 21. yüzyÃµl giriþimciliði &amp;#147;biliþimci&lt;br/&gt;giriþimcilik&amp;#148; olarak tanÃµmlanmaktadÃµr (Þenocak, 1992 : 18</description></item><item><title>EÐÝTSEL OYUNLAR</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?egitsel-oyunlar-383196.html</link><description>Top Sürme &lt;br/&gt;Oyunun Yeri: Bahçe &lt;br/&gt;Oyunun Süresi: 20 dakika&lt;br/&gt;Oyunun Araç Gereçleri: Basketbol topu,&lt;br/&gt;Oyuncu Seviyesi: 10-12 yaþ &lt;br/&gt;Oyuncu Sayýsý: Sýnýf mevcudu &lt;br/&gt;Oyunun Eðitsel Deðeri ve Amacý: Dikkat, çabukluk, dayanýklýlýk, kas koordinasyonu, basketbol oyununa hazýrlayýcý beceri geliþtirme ve dayanýþma duygularýný geliþtirme. &lt;br/&gt;Oyunun Açýklanmasý: Bahçeye iki tane ayný uzunlukta sayý çizilir. Daha sonra öðrenciler sýnýf mevcuduna göre 2 gruba ayrýlýr. her grup bu çizgilerin baþýnda derin kol sýraya geçerler. Her grubun önündeki çizginin sonuna 2 öðrenci yerleþtirilir. Öðretmenin baþla komutuyla birlikte grup baþýndaki oyuncu karþýsýndaki öðrenciye baþ üzerinde pas atar. Topu alan öðrencide ayný þekilde baþ üzerinden pasý grup baþýndaki öðrenciye atar. Grubun baþýndaki öðrenci topu sürerek karþýdaki öðrenciye götürür. Öðrenci topu alýr, koþarak topu grup baþýndaki öðrenciye verir ve grubun en arkasýna geçer. Oyun bu þekilde oyuncularýn hepsi bitene kadar devam eder. Ýlk önce hangi grup bitirirse o grup 1. olur. Oyunu kazanan kaybedeni cezalandýrýr.  Kaybeden kazananý alkýþlar.  Topu düþüren oyuna tekrar baþlar. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Oyunun Adý: Kurtlarla Kuzular&lt;br/&gt;Oyunun Yeri: Bahçe &lt;br/&gt;Oyunun Süresi: 20 dakika  &lt;br/&gt;Oyunun Araç Gereçleri: Düdük, tebeþir.&lt;br/&gt;Oyuncu Seviyesi: 3.-4. sýnýf &lt;br/&gt;Oyuncu Sayýsý: 15-20 kiþi&lt;br/&gt;Oyunun Eðitsel Deðeri ve Amacý: Çabukluk, dikkat, dayanýþma.&lt;br/&gt;Oyunun Açýklanmasý: Öðrenciler 2 gruba ayrýlýr. 1. grup kurtlar olur. Diðer grupta kuzu olur. Kurtlar ve kuzularýn birbirini tanýmasý için belli bir süre verilir. Bahçede uygun bir yere büyükçe bir daire çizilir. Bu dairenin yanýna kurtlardan iki oyuncu seçilerek bekçilik yapmasý söylenir. Öðretmen düdüðü çaldýðýnda kuzular kaçmaya baþlar. Ýkinci düdük çalýndýðýnda kurtlar kuzularý yakalamaya çalýþýrlar. Yakalanan kuzular çizilen daireye konulur. Eðer özgür kuzulardan biri dairenin içindeki kuzuya dokunursa o kuzuda serbest kalýr. Bekçi kurtlar bunu engellemeye çalýþýr. Amaç kurtlarýn tüm kuzularý yakalayabilmesi kuzularýnda yakalanmamasýdýr. Eðer süre sonunda hangi takýmda fazla oyuncu varsa o takým kazanýr. Kazanana ödül, kaybedene ceza verilir. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Top Sürme &lt;br/&gt;Oyunun Yeri: Bahçe &lt;br/&gt;Oyunun Süresi: 20 dakika&lt;br/&gt;Oyunun Araç Gereçleri: Basketbol topu,&lt;br/&gt;Oyuncu Seviyesi: 10-12 yaþ &lt;br/&gt;Oyuncu Sayýsý: Sýnýf mevcudu &lt;br/&gt;Oyunun Eðitsel Deðeri ve Amacý: Dikkat, çabukluk, dayanýklýlýk, kas koordinasyonu, basketbol oyununa hazýrlayýcý beceri geliþtirme ve dayanýþma duygularýný geliþtirme. &lt;br/&gt;Oyunun Açýklanmasý: Bahçeye iki tane ayný uzunlukta sayý çizilir. Daha sonra öðrenciler sýnýf mevcuduna göre 2 gruba ayrýlýr. her grup bu çizgilerin baþýnda derin kol sýraya geçerler. Her grubun önündeki çizginin sonuna 2 öðrenci yerleþtirilir. Öðretmenin baþla komutuyla birlikte grup baþýndaki oyuncu karþýsýndaki öðrenciye baþ üzerinde pas atar. Topu alan öðrencide ayný þekilde baþ üzerinden pasý grup baþýndaki öðrenciye atar. Grubun baþýndaki öðrenci topu sürerek karþýdaki öðrenciye götürür. Öðrenci topu alýr, koþarak topu grup baþýndaki öðrenciye verir ve grubun en arkasýna geçer. Oyun bu þekilde oyuncularýn hepsi bitene kadar devam eder. Ýlk önce hangi grup bitirirse o grup 1. olur. Oyunu kazanan kaybedeni cezalandýrýr.  Kaybeden kazananý alkýþlar.  Topu düþüren oyuna tekrar baþlar. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Oyunun Adý: Kurtlarla Kuzular&lt;br/&gt;Oyunun Yeri: Bahçe &lt;br/&gt;Oyunun Süresi: 20 dakika  &lt;br/&gt;Oyunun Araç Gereçleri: Düdük, tebeþir.&lt;br/&gt;Oyuncu Seviyesi: 3.-4. sýnýf &lt;br/&gt;Oyuncu Sayýsý: 15-20 kiþi&lt;br/&gt;Oyunun Eðitsel Deðeri ve Amacý: Çabukluk, dikkat, dayanýþma.&lt;br/&gt;Oyunun Açýklanmasý: Öðrenciler 2 gruba ayrýlýr. 1. grup kurtlar olur. Diðer grupta kuzu olur. Kurtlar ve kuzularýn birbirini tanýmasý için belli bir süre verilir. Bahçede uygun bir yere büyükçe bir daire çizilir. Bu dairenin yanýna kurtlardan iki oyuncu seçilerek bekçilik yapmasý söylenir. Öðretmen düdüðü çaldýðýnda kuzular kaçmaya baþlar. Ýkinci düdük çalýndýðýnda kurtlar kuzularý yakalamaya çalýþýrlar. Yakalanan kuzular çizilen daireye konulur. Eðer özgür kuzulardan biri dairenin içindeki kuzuya dokunursa o kuzuda serbest kalýr. Bekçi kurtlar bunu engellemeye çalýþýr. Amaç kurtlarýn tüm kuzularý yakalayabilmesi kuzularýnda yakalanmamasýdýr. Eðer süre sonunda hangi takýmda fazla oyuncu varsa o takým kazanýr. Kazanana ödül, kaybedene ceza verilir.</description></item><item><title>SINIF ÝÇÝNDE ZAMAN KULLANIMI</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?sinif-icinde-zaman-kullanimi-437512.html</link><description>SINIF ÝÇÝNDE ZAMAN KULLANIMI&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Amaçlarýmýza kýsa yoldan ve verimli bir þekilde ulaþmamýz için, çalýþmalarýmýzý dikkatle planlamamýz gerekir. Eðitim ve öðretim iþinin de verimli olabilmesi için planlamanýn önemi oldukça büyüktür. Göreve yeni baþlayan öðretmenler için bu husus oldukça zordur. Dersin iþleniþi için gereken sürenin belirlenmesi, dersin daðýlmasýna ve amaçtan uzaklaþmasýna engel olur. Bu nedenle öðretmen zamaný planlamasýna yardýmcý olmasý için plana gereken önemi vermelidir.&lt;br/&gt;     Ders saatiyle, yapýlan plan uyumlu olmalýdýr. Plan yapýlýrken ,öðrencilerin yapabileceði çalýþmalar ana hatlarýyla tespit edilmelidir. Bu çalýþmalar birçok þekiller alýr: Araþtýrma, inceleme,deney,not alma ,yapýlan deneylerin deðerlendirilmesi vb. Bu çeþit etkinlikler ,yeni ihtiyaçlara uygun  yeni planlar ister. Bu planlar için belli bir örnek yoktur. En iyi plan,her öðretmenin bu esaslara göre öðrenciye uygun olarak geliþtireceði plandýr. Bu bakýmdan uygulama ile yakýndan ilgisi bulunan plan,ayrýntýlý olmalýdýr. Öðretmen ,öðrencilere neleri, niçin öðreteceðini ,ne gibi etkinliklere yer vereceðini ve hangi kaynaklardan yararlanacaðýný, izleyeceði yol ve teknikleri ,kullanacaðý deðerlendirme þekillerini planýnda göstermelidir. Ancak öðretmen ne yaparsa yapsýn; sýnýftaki çalýþmalara ne zaman ve nasýl dikkat edeceðine ve öðrenme için ne kadar zaman harcayacaðýna öðrenci kendisi karar verir. Bir sýnýfta on dakika alan bir etkinlik, baþka sýnýfta daha uzun yada daha kýsa devam edebilir. Bu nedenle öðretmen zamaný ölçülü kullanmalý öðrencinin hangi durumlarda harekete geçeceðini bilip, ona göre uyarýcý durumlarý ve ortamlarý yaratmalýdýr.&lt;br/&gt; &lt;br/&gt;1)Yönetsel duyuru ve yoklama;&lt;br/&gt; Dersin baþýnda birkaç dakika yoklama ve duyurulara ayrýlýr. Yoklama yapmak için  herkesin adýný okumak gerekmez, mevcut öðrenci sayýsýna bakarak öðrencileri tanýyor olmanýn da yardýmý ile kimlerin gelmediði hemen bulunabilir. Öðretmen, zaman yitirici yönetsel iþlerle de sýnýfta fazla uðraþmamalýdýr. Yönetsel duyurularda fazla zaman almamalýdýr.&lt;br/&gt; &lt;br/&gt;2)Konunun belirtilmesi ve konuya giriþ;&lt;br/&gt;Derse baþlamak ,bitirmek kadar önemlidir. Baþlangýcýn öðrenci üzerindeki büyük etkisi dikkate alýnarak nükteli bir fýkra veya gündemdeki bir olay anlatýlarak derse baþlanýlmalýdýr. Yani her günkü olaylardan gerektiði gibi yararlanmaya  çalýþýlýr. Bu suretle öðrenciye günlük hayatta karþýlaþýlan ve yaþanan durumlarýn esaslarý ve sebepleri kavratýlýr. Burada konuya girmek için bir hazýrlýk söz konusudur. Yeni bilgilerin daha iyi anlaþýlmasý için öðrenciler ruhen ve bedenen hazýrlanmaktadýr. Buna bugünkü anlamda &quot;güdüleme&quot; diyebiliriz.&lt;br/&gt; &lt;br/&gt;3)Konuya ait temel yeni bilgilerin kazandýrýlmasý;&lt;br/&gt;Bu aþamada öðrencilerin ilgi ve ihtiyaçlarý ,düþünce ve istekleri dikkate alýnarak yeni bilgiler  parça parça ,düzenli ve sistemli bir þekilde verilmelidir. Bu bölüm, ders zamanýnýn uzun ve önemli kýsmýdýr. Burada yeni konunun parçalarý arasýnda ilgi kurulmasý yanýnda ,yeni bilgilerle eski bilgiler arasýnda çaðrýþým yoluyla ilgi kurulmasý önemlidir. Birbiriyle iliþkisi olmayan konular yerine ,birbirine dayalý ve birbiriyle iliþkili olarak ele alýnmasý sonucu eðitim,öðretim çalýþmalarýnda süreklilik saðlanýr. Konu iþlenirken önemli noktalar üzerinde daha derin ve daha uzun süre bilgi verilir. &lt;br/&gt;Ancak, konunun iþleniþi sonucunda önemli noktalar dýþýndakilerde öðrencilerin seviyeleri ve ferdi farklarý dikkate alýnarak gereði kadar bilgi kazandýrýlmýþ olmalýdýr. Bu nedenle önemli noktalar tekrar tekrar belirtilmelidir. Zeki öðrencilerden birinin soruyu bir anda anlamasý herkesin anladýðý anlamýna gelmez. Emin olmak için ayný soruyu baþka biçimde diðer öðrencilere sormak için zaman ayrýlýr. Bu aþamada eski bilgiler ve yaþantýlar yeni bilgilere temel görevi görürler ve yeni bilgilerin öðrenilmesi kolaylaþýr. Kýsacasý bu aþama ,öðretimin esas etkinliðini oluþturur. &lt;br/&gt; &lt;br/&gt;4)Konunun bitirilmesi ve sonuç aþamasý;&lt;br/&gt; Ders erken bitmiþse paniðe kapýlýnmaz. O ana kadar neler üzerinde durulduðu gözden geçirilir ya da öðrencilerin gözetim</description></item><item><title>ÖÐRENCÝNÝN DERS ÇALIÞMA ALIÞKANLIKLARI</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?ogrencinin-ders-calisma-aliskanliklari-447036.html</link><description>ÖÐRENCÝNÝN DERS ÇALIÞMA ALIÞKANLIKLARI&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Ýnsanlarýn, öðrencilerin ders çalýþma yöntemleri kiþiden kiþiye farklýlýk gösterir. Öðrenciler genel de ders çalýþmayý sevmezler.  Ders çalýþmak için çeþitli yöntemler denemektedirler. Bazý öðrenciler sesli yani müzikli bir ortamda baþý öðrenciler ise sessiz bir ortamda gürültüsüz bir yerde ders motive olmaya çalýþýrlar. &lt;br/&gt;Ders çalýþmada bazý uyulmasý gereken kurallar vardýr. Eðer öðrenci sesli bir ortamda ders çalýþmak istiyorsa hafif müzik olmalý, sessiz ortamda ders çalýþmak istemiyorsa sessizlik öncelikle saðlanmalýdýr. Ders çalýþýlacak masada çalýþýlacak ders dýþýndaki materyaller kaldýrýlmalý, öðrencinin dikkatini çekecek bütün unsurlar kaldýrýlmalý ve böylece derse motivasyon saðlanmalýdýr. Derse yeterince motive olmayan veya motivasyonu çeþitli nedenlere engellenen öðrenciler konuyu yetirince kavrayamamakta ve o derste yetersiz kalmaktadýrlar.&lt;br/&gt;Öðrencilerin bazýlarý herhangi bir derse çalýþýrken, not tutarken, bazýlarý ise soru çýkarma yöntemiyle ders çalýþmaktadýr.&lt;br/&gt;2.ÖÐRENME BÝÇÝMÝ (LEARNÝNG STYLE)&lt;br/&gt;Öðrenme biçimi, hangi nedenlerle kazanýlmýþ olursa olsun, öðrencinin baþarýsýnda önemli bir etkendir.&lt;br/&gt;2.1.Öðrenme Biçiminin Tanýmý&lt;br/&gt;Bilme biçimi, bireyin bilgiyi iþleme yoluyla ilgilidir. Öðrenme biçimi ise, bireyin öðrenme koþullarý ve sürecindeki tercihleriyle ilgilidir. Öðrenme biçiminin tanýmlanmasýnda çeþitli yaklaþýmlar vardýr. Dunn, öðrenme biçiÂ¬mini, bireyin duygusal özeliklerinin de etkisinde, çevresine gösterdiði tepÂ¬kilerle iliþkili olarak (1978);. Honey ve Mumford, bireyin öðrenme faaliyeÂ¬tinin türündeki tercihleriyle açýklar; Kolb ise, tecrübesel (experiential learning) öðrenmede bireyin yeteneklerini kullanmadaki tercihi ile açýklar.&lt;br/&gt;2.2.Dunna Göre Öðrenme Biçimi&lt;br/&gt;Dunna göre, öðrencilerin, iyi bir öðrenme için, öðrenme etkinliði sýraÂ¬sýnda çevrelerindeki uyarýcýlarla ilgili tercihleri vardýr. Bu tercihlerde birÂ¬birlerinden ayrýlýrlar. Bazý öðrenciler sessiz bir ortamda, bazý öðrenciler ise müzik eþliðinde ders çalýþmayý tercih edebilirler. Öðrenme biçimi, etkili bir öðrenme için, bilme biçimi gibi zeka kadar önemli bir etkendir. Öðretmen birlikte çalýþtýðý öðrencilerin öðrenme biçimlerini, ihtiyaç ve tercihlerini tanýmlarsa öðrencinin etkili biçimde öðrenmesi için, ona yardýmcý olabilir. Ýkinci bir görüþe göre (Spiegel &amp; Wright, 1984), öðrenme biçimi öðrencinin ders kitaplarýndaki bilgileri anlamak için geliþtirdiði okuma yaklaþýmlarýna iþaret eder. Ders kitabý ne kadar mükemmel yazýlmýþ olursa olsun, öðrencinin kavranýlan ve ilkeleri anlamak için, kitabý nasýl okuduðunun önemli olduðunu vurgular. Wandersee (1988), üniversite düzeyindeki öðrencilerin ders kitabý okuma yaklaþýmlarý ile akademik baþarý düzeyleri arasýnda anÂ¬lamlý iliþki bulmuþtur. Anlayarak okuma becerisinin, özellikle bilim eðitiÂ¬minde, öðrencinin baþarý düzeyini olumlu yönde etkilediðini gözlemiþtir.&lt;br/&gt;Çevresel koþullar:   Ses, ýþýk, ýsý, düzenleme. &lt;br/&gt;Duygusal koþullar: Motivasyon, devamlýlýk, sorumluluk, yapýsallýk. &lt;br/&gt;Sosyal koþullar: Arkadaþlarla, yalnýz-kendi kendine, iki arkadaþ, bir grup olarak, yetiþkinlerle, karma bir grupla. &lt;br/&gt;Fiziksel durum: Algýsal durum, yiyecek, zaman ve hareketlilik.&lt;br/&gt;Dunn &amp; Dunn (1978), öðrencilerin öðrenme sýrasýndaki tercihlerini dört alanda inceler. Bunlar, öðrencinin çevresi, duygusal durumu, sosyal durumu ve algýsal durumudur. Öðrenme biçimiyle ilgili ihtiyaçlar ve tercihler öðrencilerin geçmiþ yaþantýlarý sonucu oluþan alýþkanlýklar, orgaÂ¬nizmanýn yapýsý ve eðilimlerine dayalý olarak geliþmiþ olabilir, iþiterek, baÂ¬zýlarýnýn dokunarak, bazýlarýnýn da soyutlayarak daha iyi öðrenmelerinin nedeni, ilk Uç ayda beyin hücrelerinin bölünme sýrasýnda bebeðin çevresinde karþýlaþtýðý uyarýcýlardýr. Yukarda iþaret edildiði gibi, ilk yýlda renkli deðiþik þekillerle karþýlaþan bebeklerin, daha sonraki yýllarda sorunlarýný çözmede ipuçlarýný etkili biçimde kullanabildiklerine iþaret eden araþtýrmalar, bu görüþü destekler görülmektedir.&lt;br/&gt;2.3.Çevresel Koþullarla Ýlgili Kontrol Listesi Çevre</description></item><item><title>AKTÝF ÖÐRENME</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?aktif-ogrenme-389711.html</link><description>AKTÝF ÖÐRENME&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Öðrenme, bilgiyi otomatik olarak sýralý bir þekilde öðrencilerin kafasýna boþaltmak deðildir. &lt;br/&gt;Öðrenme; öðrencilerin fikri katýlýmý ve uygulamasýný gerektirir. &lt;br/&gt;Kendi baþýna açýklama ve gösterim uzun süreli öðrenmeyi saðlamaz. &lt;br/&gt;Yalnýzca aktif öðrenme bunu saðlayacaktýr.&lt;br/&gt;Ne yapýlýrsa aktif öðrenme gerçekleþir ? &lt;br/&gt;Öðrenme etkin olduðunda, Ýþin çoðunu öðrenciler yapar. &lt;br/&gt;Beyinlerini kullanýrlar, fikirleri dönüþtürürler, problemleri çözerler ve ne öðrendiler ise uygularlar. &lt;br/&gt;Aktif Öðrenme hýzlýdýr, eðlencelidir, destekleyicidir ve çekicidir. &lt;br/&gt;Öðrenci sýklýkla sýrasýndan uzakta, hareketli ve yüksek sesle düþünür.&lt;br/&gt;Öðrenme neden aktif olmalýdýr? &lt;br/&gt;Bir þeyi iyi öðrenmek için; Onu Duymak, Görmek, Onunla ilgili sorular sormak, &lt;br/&gt;Onunla ilgili olarak baþkalarý ile görüþ alýþ veriþinde bulunmak gerekir. &lt;br/&gt;Bütün bu eylemler yapmak demektir. Biliyoruz ki, öðrenciler en iyi yaparak öðrenirler. &lt;br/&gt;O halde; sýnýfýnýzý canlandýrarak, öðrencilerinizi neþelendirerek, ferahlatarak, öðrenmeyi aktif duruma getirmemiz gerekmektedir. &lt;br/&gt;Bu amaçla ilk olarak öðrenmenin nasýl gerçekleþtiðini anlamamýz gerekmektedir.&lt;br/&gt;NASIL ÖÐRENÝYORUZ?&lt;br/&gt;Yaklaþýk 2400 yýl önce Konfiçyus söylemiþtir ki; &lt;br/&gt;Ne duyduysam, unuttum. &lt;br/&gt;Ne görürsem, hatýrlarým. &lt;br/&gt;Ne yaparsam, anlarým. &lt;br/&gt;Konfiçyusun bu söylemini aktif öðrenmeye uyarlayacak olursak diyebiliriz ki; &lt;br/&gt;Ne duyduysam unuttum. &lt;br/&gt;Ne duyar ve görürsem, birazcýk hatýrlarým. &lt;br/&gt;Ne duyar, görür ve onunla ilgili soru sorar veya birisi ile tartýþýrsam, anlamaya baþlarým. &lt;br/&gt;Ne duyar, görür, tartýþýr ve yaparsam, bilgi ve beceri kazanýrým. &lt;br/&gt;Baþkasýna ne öðretirsem, iyice öðrenirim. &lt;br/&gt;Ýnsanlarýn duyduklarýný unutmalarýnýn birçok nedeni vardýr. Bunlardan en önemlisi, öðretmenin konuþma hýzý ile öðrencilerin dinleme hýzý arasýndaki farklýlýktýr. &lt;br/&gt;Çoðu öðretmen dakikada yaklaþýk olarak l00-200 kelime kullanarak konuþmaktadýr. Öðrenciler bu kelimelerin ne kadarýný duymaktadýrlar? Bu onlarýn nasýl dinlediklerine baðlýdýr. Öðrenciler, bütün dikkatleri</description></item><item><title>REHBER  ÖÐRETMEN NELERE DÝKKAT ETMELÝDÝR?</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?rehber--ogretmen-nelere-dikkat-etmelidir-455481.html</link><description>REHBER  ÖÐRETMEN NELERE DÝKKAT ETMELÝDÝR?&lt;br/&gt;1 - Öðretmen öðrencmin beden, zeka ve sosyal yönden iyi tammalý, iyi bir gözlemci olmalý.&lt;br/&gt;2 - Öðüt vermede;&lt;br/&gt;-Yumuþak söz,-Nezaketli davranýþ,-Hoþgörülü olmalý&lt;br/&gt;3 - Öðrencinin hem okul içi hem de okul dýþý(ev-toplum)&lt;br/&gt;- Davranýþlanyla( Ahlaký ile)- Ders geliþim durumuyla- Çocuðun ilgi alanýyla(yetenekleriyle ve istekleriyle) ilgilenmeli ve yol gösterip seviyeye uygun yönlendirilmeli.&lt;br/&gt;4 - Öðretmen yaklaþýlabilir olmalý, olumlu tutum ve davranýþý sergilemeli, ifrat ve tefritten kaçmalý.&lt;br/&gt;5 - Öðretmen sýnýfta tarafsýz olmalý.&lt;br/&gt;7 - Öðretmen her zaman dersine planlý girmeli, sürekli planlý olmalý öðrenciyi bir plan dahilinde , çocuklarýn özelliklerini göz önünde tutarak geliþtirmeli, not tutmalý.&lt;br/&gt;6 Yaþ Grubu Çocuklarýnýn Psikolojik özellikleri&lt;br/&gt;Bu yaþlarda çocuklar oyun çaðýnýn birçok özelliklerini gösterir, 6 yaþ zihni ve duygusal geliþmeleri bakýmýndan okula devam edebilecek kadar olgun olunan bir yaþtýr.&lt;br/&gt;Zihni geliþimi&lt;br/&gt;* Bu çaðda çocuðun zihin gücü ve belleði bir hayli geliþir. Çocukta somut düþünce tarzý hakimdir.&lt;br/&gt;* Duygulan ile düþünür. Gözlemler ve deneyler sonucu bir takým hükümler verebilir.&lt;br/&gt;* Çocuk çevresmi toptan algýlar. Soyut ve mantýklý düþünenýezlen Tophý öðretim e uygun öðretme sistemidir.&lt;br/&gt;* His ve heyecanlannm etkismde Jcalarak yargýlara vanr. OJaylan objektif olarak eleþtiremez.&lt;br/&gt;* Sýk kendini över .Bu döneýmn Jsonýmda kendi Jcusurlarmý ^önneye baþlar Ve eleþtirir.&lt;br/&gt;* Zaman ayarlayamaz. ilersi için plan yapamaz.&lt;br/&gt;* Sayýlan kavramaya baþlar. Basit toplama, çýkarma hesaplan yapar.&lt;br/&gt;Dil Geliþimi&lt;br/&gt;* Dil çok zenginleþir. Çocuk çok fazlaJcelime öðrenir.&lt;br/&gt;* &quot;Toptan görüþ&quot; hakimdir, Býmun için okuroay^Jýarflerden baþlamak yerine, çocuk için anlamlý olan^ümle veJcelunelerden baþlamak daha uygundur.&lt;br/&gt;* Sezsiz okumasý, sesli okýýma.sýna nazaran daba Juzlýdýr.&lt;br/&gt;* Bu çaðýn sonuna doðru yabancý dil öðremneye bazýr hale geür.&lt;br/&gt;Ilgiler&lt;br/&gt;* Temsil oyýmlarma ilgi, hayvaýýlarla ilgili ternsillgr, þarkýlý temsillere ilgi devam eder.&lt;br/&gt;* Kýzlar; büyükler gibi giyimneye, evcilik oynamaya&lt;br/&gt;Erkekler; Þöförlük, Pilotluk, Askerlik gihi oyýmlar oynamaya yönelirler.&lt;br/&gt;* Böceklere ve diðer hayvaýdara ilgi -görülür.&lt;br/&gt;Moral Geliþinü&lt;br/&gt;* iyilik ve kötülük kavramlan, ana-babanm beðendiði ve beðemnediði davramþlan ile ilgili olarak deðiþir.&lt;br/&gt;* Davranýþlanmn büyükler t^rafýndan beðenýlmesine jaem verirler, Kýýsýýrlýý görimmek onlan endiþelendirir. * &quot;Baþkalarma zarar vermek kötüdür&quot; ^ibi ^genel &lt;ieðer yargýlarma varabilirler. Bu dönemde çocuklara hangi davranýþlarm iyi veyakötü olduðumý tamtmak faydalýdýr.&lt;br/&gt;Duygusal Geliþim&lt;br/&gt;* En önemli duygusal ihtiyaçlan sevilmek, beðenilmek, deðer verilmektir. Anne, baba, öðretmen tarafindan nekadar ügi ve þefkatle muamele görürlerse, ruh saðlýklan o kadar yerinde olur.&lt;br/&gt;* ilgi merkezi olma isteði kuvvetlidir.&lt;br/&gt;* Baþanlý olma ihtiyacý kuvvetlidir. Gerçek baþanlar elde edemezlerse hayali baþanlarla övündükleri görülür.&lt;br/&gt;* Bu dönemde korku, öfke, kýskançlýk, neþe, sevgi gibi duygular bir çocuðun gününü birbiri ardýna doldurabilir. Duygusal halleri çabuk deð4ir.&lt;br/&gt;Arkadaþlarla iliþkiler&lt;br/&gt;* Bu yaþta gmp halinde oyun oynayabilirler.&lt;br/&gt;* Arkadaþlýk kýsa sürelidir.&lt;br/&gt;* Genellikle yakm arkadaþlanm kendi cinslerindeü seçerler.&lt;br/&gt;* Fakir-zengin aynlýðý gözetmezler. Eakat haþka smýf, okul ve çocuklarma karþý cephe alýrlar.&lt;br/&gt;* Giyim, Konuþma, zevk bakýrmndan çocuk, arkadaþlanný taklit eder. Rekabete girer. Sosyal yönden prestij kazanmak amacýyla^üçfflsterilerme girerler. Eþya ve aileleriyle övündükleri ^örülür.&lt;br/&gt;Aile iliþkileri&lt;br/&gt;* Aile büyüklerme karþý tavýr takýmr, yaramazlýk ^der. Bazen xÝe Jsaygýü olur.&lt;br/&gt;* Çoðu zaman kiþiliðini gösterme, baðýmsýz olahüme çabasýyla inatçýlýk, dik baþlýlýk, itaatsýzlýk olabilir.&lt;br/&gt;* Büyüklerinin her þeyi daha iyi bildikleri ve yaptýklarmý düþýmürier. Ana-babasmý kendine ömek seçer.&lt;br/&gt;* Okulda gýmün önemli bir kýsmýný ^eçimýesine raðmen ana-baba sevgi ve ilgisine ihtiyacý çok kuvvetlidir.&lt;br/&gt;öðretmen ile ilgili bölüm&lt;br/&gt;* Çocuk öðretmenme büyük ilgi v6 lýayrarýhk duyar. Kendim beðendinnek için elinden geleni yapar.&lt;br/&gt;* Çok görülen þikayet olayý, çokJcere nðretmenin ýlgiþini çekmek içiýý yapýlýr.&lt;br/&gt;* Tenkitler çocuklarda çok büyük etki yapar. Alay ve ^þýn þakalarda alýnýr&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Kazandýnlmasý geren davramþlar,&lt;br/&gt;1- Eþyarmý temiz ve düzenli kullanma,&lt;br/&gt;2- Y</description></item><item><title>CLASSROOM OBJECTS</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?classroom-objects-356788.html</link><description>CLASSROOM OBJECTS&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;What Ýs this?&lt;br/&gt;What Ýs that?&lt;br/&gt;What Ýs Ýt?&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;What is this?&lt;br/&gt;This is a chair.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;What is this?&lt;br/&gt;It is a chair.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;What is that?&lt;br/&gt;That is a board.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Is this a chair?&lt;br/&gt;No, it isn&quot;t.&lt;br/&gt;What is this?&lt;br/&gt;It&quot;s a chair.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;What &quot;s that?&lt;br/&gt;It&quot;s a computer.&lt;br/&gt;Is that a radio?&lt;br/&gt;No, that isn&quot;t.&lt;br/&gt;That is a computer.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;What &quot;s this?&lt;br/&gt;This is a book.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;What are these?&lt;br/&gt;These are books&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;What&quot;s that?&lt;br/&gt;It&quot;s an egg.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;What &quot;s this?&lt;br/&gt;It&quot;s an orange.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;What is this?&lt;br/&gt;.........................&lt;br/&gt;What &quot;s this.&lt;br/&gt;.........................&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;What&quot;s this?&lt;br/&gt;.........................&lt;br/&gt;Is this a pen or a pencil?&lt;br/&gt;...........................&lt;br/&gt;Is this a table?&lt;br/&gt;No, .................&lt;br/&gt;It&quot;s ..................</description></item><item><title>VERIMLI DERS ÇALISMA YÖNTEMLERI</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?verimli-ders-calisma-yontemleri-383265.html</link><description>VERIMLI DERS ÇALISMA YÖNTEMLERI&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Ana, baba ve ögretmenlerin ögrenciden genel beklentisi, onlarin &quot;derslerine çok çalisip, basarili olmalari&quot; yönündedir. Beklenti böyle olunca basarisizligin nedeni, &quot;yeterince çalismamak&quot; olarak görülmekte ve ögrenciden sürekli daha çok çalismasi istenmektedir. Oysa gerekli olan &quot;Bilinçsizce çok çalismak&quot; degil; verimli ders çalisma yollarini iyi bilerek ve bunlardan geregince yararlanarak etkili çalismaktir.&lt;br/&gt;Verimli ders çalisma yollarini ögrenmek isteyen ögrencinin, önce bu yönde olumlu aliskanliklar kazanmaya kararli ve niyetli olmasi gerekir. Buna karar verdikten sonra ders çalismasini aksatan ya da kolaylastiran aliskanliklarinin bir listesini yapmalidir. Bir yandan listede yer alan olumsuz aliskanliklarini birakmaya çalisirken öbür yandan da olumlu aliskanliklarini pekistirmek için çaba göstermelidir. Çalisma ve denemeler, olumsuz aliskanliklar atilincaya, olumlu aliskanliklar iyice yerlesinceye kadar sürdürülmelidir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;VERIMLI DERS ÇALISMA YOLLARI NELERDIR?&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;I- AMAÇLARINIZI BELIRLEYINIZ&lt;br/&gt;Her çalisma bir amaca yönelik olmalidir. Bu amaçlar, bir problemin çözümünü ögrenmek, bir yazidaki ana düsünceyi bulabilmek vs. olabilir. Bunlari iyi belirleyerek çalismaya baslayan kisiler, bu yakin amaçlara ulasa ulasa sinifini geçmek, okulunu bitirmek ve sinavi kazanmak biçiminde özetlenen uzaktaki amaçlarina da ulasmaktadirlar.&lt;br/&gt;II- PLANLI ÇALISINIZ&lt;br/&gt;Birden çok is ya da ders üzerinde ayni günde çalismaniz gerektiginde hangisinden ise baslayacaginizi bilemediginiz ya da çalismaya baslamak için karar veremediginiz anlar oluyor mu? Bu soruya yanitiniz &quot;evet&quot; ise, sizin planli çalismayi bilmediginizi kolayca söyleyebiliriz. Bu tür bir durumla, yani ayni zamanda birden çok dersi çalismayla yüz yüze geldiginizde, dersler-den her birinin üzerinizde yarattigi ruhsal baski, bunlardan herhangi birine kendinizi tümüyle vermenizi engelleyerek ve verimsiz biçimde islerden birini birakip ötekine atilmaniza neden olacaktir.&lt;br/&gt;Bu tür kararsizlik ve karisiklik ancak hangi dersi ne zaman yapacaginizi belirli bir siraya koymakla yani &quot;Karar Vermekle&quot; ortadan kalkar. Iste çalismada plan; &quot;nasil&quot;, &quot;ne zaman&quot; ve &quot;nerede&quot; çalisacaginiza karar vermek demektir.&lt;br/&gt;Ögrenciler günlük ve haftalik bölümleri de olan aylik çalisma planlarinda;&lt;br/&gt;1- Hangi derslere, haftanin hangi günleri çalisacaklarini,&lt;br/&gt;2- Geçmis konularin tekrarina ne zaman yer vereceklerini,&lt;br/&gt;3- Sinav tarihlerini,&lt;br/&gt;4- Hazirlayacaklari ödevlerin neler oldugunu ve zamanini,&lt;br/&gt;5- Planlarina aldiklari, ancak çesitli nedenlerden ötürü zamaninda yapamadiklari çalismalarini ne zaman tamamlayacaklarini,&lt;br/&gt;6- Dinlenme, müzik dinleme, televizyon izleme, spor yapma sinema ve tiyatroya gitme gibi ders disi etkinliklere ne zaman yer vereceklerini göstermelidirler.&lt;br/&gt;Günlük çalisma çizelgelerinde; okulda geçen saatler, ders çalisma, eglenme, dinlenme, ev islerine yardim ve uyku saatleri gösterilmis olmalidir.&lt;br/&gt;Çalismaya baslayacagi zaman kendini yorgun ve isteksiz hisseden ögrenci çalisma saatlerini yanlis seçmis demektir. Beklemeden günlük çalisma çizelgesinde gerekli degisikligi yap-malidir.&lt;br/&gt;III- ZAMANI VERIMLI KULLANINIZ&lt;br/&gt;Ögrenciler bedensel, zihinsel, duygusal yapilari, ilgileri ve yetenekleri bakimindan birbirlerinden farklidirlar. Bir ögrencinin isteyerek çalistigi ve hemen ögrendigi bir dersi bir baska ögrenci zor ögrenebilir. Bir baska ögrenciyse çabuk yorulabilir ya da çalismak istemeyebilir. Bu nedenle bir ders ya da konu içinde ayrilacak süre ögrenciden ögrenciye degisir. Her ögrenci zamani kendine göre ayarlamalidir.&lt;br/&gt;Bir saat çalistiktan sonra araya 5-10 dakikalik dinlenme koymak yararli olur. Bu sayede bir saatlik çalisma sonunda dagilan dikkat ve azalan verim tekrar kazanilir.&lt;br/&gt;Ders çalismak için gerekli gücün toplanabilmesi bakimindan eglenmeye ve spora da zaman ayrilmalidir. Ancak bu süre gereginden fazla olmamalidir.&lt;br/&gt;IV- VERIMI AZALTICI ETKENLERI ORTADAN KALDIRINIZ&lt;br/&gt;Çalismaya baslamadan önce, yorgunluk, uykusuzluk, agri, sizi, elem duygusu, korku, öfke, asiri kaygi, fazla heyecan, endise, açlik, asiri tokluk, aile dertleri, normalin altinda ve üs-tündeki fiziki sartlar (çok sicak, çok soguk gibi) acelecilik, telas, araç ve gereç noksanligi gibi etkenlerin elden geldigince giderilmesi gerekir.&lt;br/&gt;V- UYGUN BIR ÇALISMA ORTAMI SEÇINIZ&lt;br/&gt;Çalisma yerinin seçimi çok önemlidir. Çalisma yeri derli toplu, yalin elden geldigince sabit ve sakin olmali, ayrica isik, isi gibi fiziksel sorunlari da çözümlenmis olmalidir. Ayri bir yerin saglanamamasi çalismadan k</description></item><item><title>BÝR EÐÝTMENÝN MESLEKÝ MEZÝYETLERÝ</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?bir-egitmenin-mesleki-meziyetleri-389741.html</link><description>BÝR EÐÝTMENÝN MESLEKÝ MEZÝYETLERÝ&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&amp;#61558;Konusunu iyi bilmesi&lt;br/&gt;&amp;#61558;Ses ve beden dilini iyi kullanabilmesi&lt;br/&gt;&amp;#61558;Eðitim araç-gereçlerini iyi kullanabilmesi&lt;br/&gt;&amp;#61558;Tüm öðrencilerin katýlýmýný saðlamasý&lt;br/&gt;&amp;#61558;Deðiþik kiþilikler ve öðrenme tarzlarýna göre çeþitli öðretim teknikleri uygulayabilmesi&lt;br/&gt;&amp;#61558;Eðitimde yeni geliþmelerden haberdar olmasý&lt;br/&gt;&amp;#61558;Sürekli kendisini mesleki olarak geliþtirmesi&lt;br/&gt;&amp;#61558;Deneyim sahibi ve yetkili&lt;br/&gt;&amp;#61558;Öðrencilerin konuyu kavrayýp kavramadýðýný kontrol etmesi ve tekrar yapmasý&lt;br/&gt;&amp;#61558;Öðrencileri, meslektaþlarý, veliler ve üstleriyle iyi iletiþim kurabilmesi&lt;br/&gt;&amp;#61558;Derslerini mantýk sýrasýna göre iþlemesi&lt;br/&gt;&amp;#61558;Dersini öðrencilerinin düzeyine inerek iþlemesi&lt;br/&gt;&amp;#61558;Müfredatý yetiþtirmesi&lt;br/&gt;&amp;#61558;Ölçme deðerlendirme yapmasý&lt;br/&gt;&amp;#61558;Verdiði derslerin baþarýsýný ölçmek için öðrencilerinden dönüt almasý&lt;br/&gt;&amp;#61558;Yenilikçi olmasý vs..&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;BÝR EÐÝTMENÝN MESLEKÝ MEZÝYETLERÝ&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&amp;#61558;Konusunu iyi bilmesi&lt;br/&gt;&amp;#61558;Ses ve beden dilini iyi kullanabilmesi&lt;br/&gt;&amp;#61558;Eðitim araç-gereçlerini iyi kullanabilmesi&lt;br/&gt;&amp;#61558;Tüm öðrencilerin katýlýmýný saðlamasý&lt;br/&gt;&amp;#61558;Deðiþik kiþilikler ve öðrenme tarzlarýna göre çeþitli öðretim teknikleri uygulayabilmesi&lt;br/&gt;&amp;#61558;Eðitimde yeni geliþmelerden haberdar olmasý&lt;br/&gt;&amp;#61558;Sürekli kendisini mesleki olarak geliþtirmesi&lt;br/&gt;&amp;#61558;Deneyim sahibi ve yetkili&lt;br/&gt;&amp;#61558;Öðrencilerin konuyu kavrayýp kavramadýðýný kontrol etmesi ve tekrar yapmasý&lt;br/&gt;&amp;#61558;Öðrencileri, meslektaþlarý, veliler ve üstleriyle iyi iletiþim kurabilmesi&lt;br/&gt;&amp;#61558;Derslerini mantýk sýrasýna göre iþlemesi&lt;br/&gt;&amp;#61558;Dersini öðrencilerinin düzeyine inerek iþlemesi&lt;br/&gt;&amp;#61558;Müfredatý yetiþtirmesi&lt;br/&gt;&amp;#61558;Ölçme deðerlendirme yapmasý&lt;br/&gt;&amp;#61558;Verdiði derslerin baþarýsýný ölçmek için öðrencilerinden dönüt almasý&lt;br/&gt;&amp;#61558;Yenilikçi olmasý vs..&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;BÝR EÐÝTMENÝN MESLEKÝ MEZÝYETLERÝ&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&amp;#61558;Konusunu iyi bilmesi&lt;br/&gt;&amp;#61558;Ses ve beden dilini iyi kullanabilmesi&lt;br/&gt;&amp;#61558;Eðitim araç-gereçlerini iyi kullanabilmesi&lt;br/&gt;&amp;#61558;Tüm öðrencilerin katýlýmýný saðlamasý&lt;br/&gt;&amp;#61558;Deðiþik kiþilikler ve öðrenme tarzlarýna göre çeþitli öðretim teknikleri uygulayabilmesi&lt;br/&gt;&amp;#61558;Eðitimde yeni geliþmelerden haberdar olmasý&lt;br/&gt;&amp;#61558;Sürekli kendisini mesleki olarak geli</description></item><item><title>EÐÝTÝM - ÜLKEMIZDE KOOPERATIFÇILIK</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?egitim-ulkemizde-kooperatifcilik-415548.html</link><description>ülkemýzde kooperatýfçýlýk</description></item><item><title>ÇEVREMÝZÝ TANIYALIM</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?cevremizi-taniyalim-384662.html</link><description>HAVASIZ YAÞANMAZ:&lt;br/&gt;&lt;br/&gt; &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Ayrýca havanýn canlýlar için önemini aþaðýdaki deneyde açýklayabiliriz.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;     SU YAÞAMDIR&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Canlýlar için su, hava kadar önemlidir. Bitkiler topraktaki madensel tuzlarý &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;kökleri ile suda erimiþ olarak alýrlar. Ayrýca hayvanlarda sindirim için su gereklidir. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Suyun canlýlar için önemini aþaðýdaki deneyde de görebiliriz.&lt;br/&gt; &lt;br/&gt;                                &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;                                     Suyun Doðada Bulunduðu Yerler&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Yer altý      Artezyen    Dere          Çay         Irmak      Göl         Deniz      Okyanus      Buzul&lt;br/&gt;      sularý&lt;br/&gt;Kaynaklar,kaplýca,ýlýca              Tatlý su kaynaklarýdýr&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;                  Suyun Doðada Dolanýmý&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;                                                                                                                                                                 &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt; Okyanuslarýn,denizlerin,göllerin ve akarsularýn suyu,güneþ ýsýsýnýn etkisi ile&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;ýsýnarak buharlaþýr. Su buharý hava akýmlarýyla atmosferin üst katmanlarýna yükselir. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Soðuk hava ile karþýlaþýnca damlacýklar halinde yoðunlaþýr ve bulutlarý oluþturur.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Yoðunlaþma artarsa,damlalar büyür ve hava tarafýndan tutulamayacak  kadar aðýrlaþýr. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Yaðmur,kar ya da dolu biçiminde yer yüzüne düþer. Yer yüzüne inen yaðýþýn bir kýsmý, &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;akarsular tarafýndan taþýnarak göl,deniz ve okyanuslarda birikir. Bir kýsmý ise toprak &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;tarafýndan emilir ve yer altý sularýný oluþturur. Sularýn tekrar buharlaþmasý ile yeniden bulutlar &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;oluþur. Bu olay böyle devam eder. Buna suyun doðada dolanýmý denir.  &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Suyun Doðada Bulunma Þekilleri&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&amp;#61558;Sularý boþ yere akýtmayalým.&lt;br/&gt;&amp;#61558;Su kaynaklarýna ve yakýnlarýna çöp atmayalým.&lt;br/&gt;&amp;#61558;Fabrikalarý su kaynaklarýndan uzak yerlere kuralým. &lt;br/&gt;&amp;#61558;Çamaþýr ve bulaþýk makinelerini dolmadan çalýþtýrmayalým.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;                                      DEÐERLENDÝRME SORULARI&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;                    1-Hayvanlar besinlerini yakmak için havadan ne alýrlar?</description></item><item><title>GÖSTERÝ DERS PLANI</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?gosteri-ders-plani-372148.html</link><description>GÖSTERÝ DERS PLANI&lt;br/&gt;Ders: Osmanlý Tarihi&lt;br/&gt;Konu: Osmanlý Devleti&quot;nin Toplumsal Yapýsý &lt;br/&gt;Sýnýf: 10.A&lt;br/&gt;Süre: 40 dk. &lt;br/&gt;Hedef: &quot;Osmanlý Devleti&quot;nin toplumsal yapýsý ile ilgili temel olgularý açýklayabilme&quot; &lt;br/&gt;Davranýþlar: &lt;br/&gt;1.&quot;Askeri sýnýf&quot; ve &quot;reaya&quot; kavramlarýnýn ne olduðunu açýklayarak yazma-söyleme. &lt;br/&gt;2.Osmanlýlarda yönetenler ve yönetilenlerin kimler olduðunu açýklayarak yazma söyleme. &lt;br/&gt;3.Þehirlilerin geçim kaynaklarýný açýklayarak yazma söyleme. &lt;br/&gt;4.Köylülerin geçim kaynaklarýný açýklayarak yazma söyleme. &lt;br/&gt;5.Konar-göçerlerin yaþam tarzlarýný açýklayarak yazma söyleme. &lt;br/&gt;6.Osmanlý toplum yapýsý ile Avrupa toplumu arasýnda ne gibi farklar olduðunu açýklayarak yazma söyleme. &lt;br/&gt;Yöntem ve Teknikler: Sunuþ yolu &amp;#8211; Düz anlatým &amp;#8211; Gösteri&lt;br/&gt;Araç-gereç ve donaným: Ders Kitabý, Yusuf Halaçoðlu&quot;nun :&quot;XIV-XVII Yüzyýllarda Osmanlýlarda Devlet Teþkilatý ve Sosyal Yapý&quot; kitabý. Tepegöz, Osmanlý Toplum Yapýsýný anlatan film. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;HAZIRLIK&lt;br/&gt;Dikkat Çekme: &quot;Geçenlerde bir belgesel izledim. Bu belgeselde Hindistan&quot;da yaþayan insanlarýn hayatlarý anlatýlýyordu. Bir genç kýz ve delikanlý birbirlerine aþýk oluyorlar. Genç kýz çok fakir bir aileden geliyordu. Delikanlý ise çok zengin. Bu yüzden evlenemediler. Sizce zenginlik bu kadar önemli mi? Yoksa bunun baþka bir nedeni de olabilir mi?&quot; denildi ve öðrencilerden cevaplarý dinlendi. &lt;br/&gt;Motive Etme: Arkadaþlar, biliyorsunuz ki Osmanlýlar 600 yýl ayakta kalabilen güçlü bir devlettir. Ve bu devleti sadece seferleriyle, savaþlarýyla ve yaptýðý anlaþmalarla tanýmak yanlýþ olur. Bu devletin içinde yaþayan insanlarýn durumlarý, sosyal yapýlarý, geçim kaynaklarý da en az savaþlarý barýþlar kadar önemlidir. Bunlarý anlamanýz; diðer olaylarý anlamanýz açýsýndan size yol gösterecektir. &lt;br/&gt;Gözden Geçirme: Bugünkü derste Osmanlý&quot;nýn toplumsal yapýsýndan bahsedileceði söylendi. &lt;br/&gt;Sunu ve Uygulama&lt;br/&gt;1.Osmanlýlar&quot;da toplum iki ana grup altýnda toplanýr. Bunlar yönetenler ve yönetilenlerdir. Bunlardan birincisi &quot;Askeri&quot; adý altýnda toplanan ve görevleri icabý vergilerden muaf olan kýsým; ikincisi ise þehirliler, köylüler ve göçebe aþiretlerin meydana getirdiði &quot;reaya&quot; denilen vergi mükellefi grubudur&amp;#8230; denilerek ders anlatýlmaya baþlandý. &lt;br/&gt;2.Daha sonra Osmanlý&quot;nýn toplum yapýsýný anlatan film açýldý. Burada askeri sýnýfýn, reayanýn, Müslimlerin-gayri müslimlerin, þehirlilerin, köylülerin, konar-göçerlerin yaþamlarýný anlatan bir film izletildi. Köylülerin yaþamlarýný gösterirken film durduruldu ve öðrencilere: &lt;br/&gt;-Sizce köylülerin geçim kaynaklarý nelerdir? denildi ve cevaplar alýndý. &lt;br/&gt;3.Daha sonra film izlemeye devam edildi. &lt;br/&gt;-Osmanlýlar&quot;da halk, hukuki açýdan kaça ayrýlýyordu? denildi. (Müslim ve gayr-i Müslim olmak üzere ikiye ayrýlýyordu) öðrencilerden cevaplar alýndý. &lt;br/&gt;-Osmanlýlar&quot;da askeri sýnýftan kim kastedilmiþtir? denildi ve öðrencilerden cevap alýndý. (Osmanlý Devleti&quot;nde idari sisteme baðlý olarak bugünkü manada hem askerlik hizmeti yapanlar, hem de memur statüsünde bulunanlar askeri sýnýfý teþkil etmekteyd</description></item><item><title>ÝLKOKUMA YAZMA ÖÐRETÝMÝ DEVRELERÝ</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?ilkokuma-yazma-ogretimi-devreleri-377210.html</link><description>ÝLKOKUMA YAZMA ÖÐRETÝMÝ DEVRELERÝ&lt;br/&gt;Ýlköðretim programýnda ilkokuma yazma etkinliklerine &quot;hazýrlýk çalýþmalarý&quot; ile baþlanacaðý belirtilmiþtir. Hazýrlýk devresi tamamlandýktan sonra, cümle verme, kelime tanýma, hece tanýma, harf seslerinin adlarýný duyma devreleri gelir. Ýlkokuma yazma çalýþmalarý, serbest okumaya geçiþle tamamlanmýþ olur. Bu bölümde, belirtilmiþ olan okuma - yazma devreleri anlatýlacaktýr.&lt;br/&gt;I- OKUMA YAZMAYA HAZIRLIK DEVRESÝ&lt;br/&gt;A- AÇIKLAMALAR&lt;br/&gt;Altý yaþýný bitirerek okula baþlayan öðrencilerin, genel olarak, okuma yazma becerisini öðrenebilecek bir olgunluk seviyesinde olduklarý kabul edilir. Bununla birlikte, okuma yazmaya hazýrlýk bakýmýndan öðrenciler arasýnda bireysel farklar bulunduðu da bir gerçektir. Bu farklarýn fizyolojik, sosyal ve psikolojik nedenleri vardýr. Ancak uygulama açýsýndan önemli olan, sýnýfýn bir bütün olarak okuma yazma çalýþmalarýna hazýr olmasýdýr. Bu amaçla yapýlacak iþlerden biri, sýnýftaki öðrencilerin hepsine, ilkokuma  yazma  çalýþmalarýna birlikte baþlayabilmeleri için gerekli olan ortak bazý alýþkanlýklarý, ilk günlerde kazandýrmaya çalýþmaktýr.&lt;br/&gt;Hazýrlýk çalýþmalarý için, birinci sýnýf öðretmenleri, genellikle bir süre ayýrmaktadýrlar. Bu süre bir hafta ile üç hafta arasýnda deðiþmektedir. Hazýrlýk döneminde, öðrencilerin okula ve sýnýfa uyumu saðlanýr; öðretmen, öðrencilerini tanýma fýrsatý bulur, sýnýfta birlikte çalýþma ortamý yaratýlýr, okuma ve yazma öðretimi için gerekli sözlü anlatým çalýþmalarý, el ve göz alýþtýrmalarý yaptýrýlýr. Bu çalýþmalarýn planlý olarak yürütülmesi önem taþýr. Hazýrlýk süresinde de nelerin, niçin ve nasýl yapýlacaðý belirlenmeli, planlamalar ve çalýþmalar buna göre yapýlmalýdýr.&lt;br/&gt;II- CÜMLE VERME DEVRESÝ&lt;br/&gt;A- AÇIKLAMALAR&lt;br/&gt;Cümle verme devresi ile ilkokuma yazmaya baþlanmaktadýr. Ýlkokuma ve yazma öðretimin amacý, birinci sýnýf öðrencisinin psikolojisine uygun yollarla ve modern öðretim yöntem, teknik ve materyallerini kullanarak temel okuma yazmayý öðretmektir.&lt;br/&gt;Okuma yazma öðretmek için çeþitli yollar denenmiþ, kullanýlan yöntem ve materyaller de uzun bir tarihi geliþme devri geçirmiþtir. Bunun için bazý ülkelerde olduðu gibi Türkiyede de bugünkü çocuklar, anne ve babalarýndan daha baþka yollarla okuma yazma öðrenmektedirler. Bu geliþmenin ve deðiþikliðin anlamýný bilmeyen bazý yetiþkinler, çocuklarýný da kendi bildikleri yöntemlerle öðrenmeye zorlamaktadýrlar.&lt;br/&gt;Bugün dünya üzerinde, okuma yazma öðretmek için çeþitli yöntemler çeþitli materyaller kullanýlmaktadýr. Yapýlan uzun araþtýrmalara göre okuma yazma öðretiminde, çocuklarýn psikolojisine en uygun düþen yöntemin çözümleme (cümle) yöntemi olduðu anlaþýlmýþtýr.&lt;br/&gt;Cümle yöntemiyle ilkokuma yazma öðretiminin tercih edilmesinin baþlýca nedenleri þunlardýr:&lt;br/&gt;1. Çocuklar þekilleri ilk önce bütün olarak görürler, sonralarý parçalarý fark etmeye baþlarlar. Bu nedenle ilk önce cümleyi bütün olarak görür; daha sonra kelimeleri, heceleri ve harfleri görmeye baþlarlar. Bu görüþ, ilkokuma yazmaya cümle ile baþlamayý gerektirmekt</description></item><item><title>POZÝTÝF EÐÝTÝM</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?pozitif-egitim-343704.html</link><description>POZÝTÝF &lt;br/&gt;EÐÝTÝM&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Derleyen&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Avni Alanyalý&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Eðitim kendinizde baþlar&lt;br/&gt;Armut dibine düþer. Bu atasözü ile çocuklarýn, genellikle anne ve babalarýna benzedikleri ifade edilir; sadece fiziksel olarak deðil, ayný zamanda davranýþ-larýyla da. Çocuklar, anne ve babalarýnýn davranýþlarýný örnek alarak neyin yapýlýp yapýlmamasý gerektiðini öðrenirler. Onlar sizi gözlemler ve davranýþ-larýnýzý taklit ederler. Kendi davranýþýnýzý görmek için, çocuklarýnýzýn davranýþ-larýný izlemeniz yeterlidir.&lt;br/&gt; &lt;br/&gt;Ýleriki sayfalarý okuyarak þunlarý araþtýrabilirsiniz:&lt;br/&gt;*sizin davranýþlarýnýz, çocuðunuzun davranýþlarýný nasýl etkiliyor,&lt;br/&gt;*eðitimde güçlü ve zayýf yanlarýnýz,&lt;br/&gt;*çocuðunuzda arzu edilen davranýþý nasýl geliþtirebilirsiniz, ve&lt;br/&gt;*çocuðunuzun davranýþýný, kendiniz örnek olarak etkileme gücünüz. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;1.Kendi yetiþtiriliþiniz&lt;br/&gt;2.Ýðneyi önce kendinize...&lt;br/&gt;3.Birlikte eðitim&lt;br/&gt;4.Pozitif eðitimde on ilke&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Kendi yetiþtiriliþinize bir bakýþ&lt;br/&gt;Ýnsanlarýn sýkça þöyle dediðini duyarýz: Ben kendi çocuðumu farklý yetiþtire-ceðim!. Ama önemli olan bazý þeylerde neyi ve niye farklý yapmak istediðinizin bilincinde olmanýzdýr. Siz, zaten kendi yaþadýðýnýz deneyden yola çýkarak kendi anne ve babanýzýn kullandýðý eðitim tarzýnýn sizin geliþiminizde ne kadar teþvik edici ya da tam tersi engelleyici rol oynadýðýný bilirsiniz.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Aþaðýdaki deðerlendirme listesi size, anne ve babanýzdan devralmak veya tamamen istemediðiniz çýkýþ noktalarýný ve özelliklerini ayrýþtýrmanýz için yar-dýmcý olacaktýr.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt; çok iyiiyiyeterliortakötü&lt;br/&gt;Anne ve Babam þunlarda iyi idi :     &lt;br/&gt;güvenli bir ortam yaratmak     &lt;br/&gt;iltifat etme, öpme ve dokunma     &lt;br/&gt;makul kurallar/açýk normlar ve deðerler     &lt;br/&gt;duygular üzerine konuþma, kendini baþkasýnýn yerine koyma/ duygularý paylaþabilme     &lt;br/&gt;saygý ve eþitlik gösterme     &lt;br/&gt;görüþ bildirilmesine ve müzakereye, izaha açýk olmak     &lt;br/&gt;sorumluluðu verebilmek ve boþ býrakabilmek     &lt;br/&gt;düzeltmek ve cezalandýrmak&lt;br/&gt;     &lt;br/&gt;çekimser tavýr, yanlýþlarý kabul etmek     &lt;br/&gt;Pozitif ve iyimser düþünmeyi öðretmek     &lt;br/&gt;takdir gösterme     &lt;br/&gt;problemlerle baþa çýkabilme (okul,yemek )     &lt;br/&gt;özgüvenimi geliþtirme     &lt;br/&gt;affetme     &lt;br/&gt;güven verme     &lt;br/&gt;dinleme     &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Elbette ki sonuçlarýn, sizin büyüme ve özgüveninizde (pozitif ve negatif) ne kadar belirleyici rol oynadýðýný bilmekte yarar var. Anne ve babanýzýn amaç-sýz davranýþlarýnýn size ne kadar zarar verdiðini. en iyi kendiniz deðerlendirir-siniz. Bunun tam tersi de söz konusu olabilir, yani anne ve babanýn güven verici açýk davranýþlarýna saygý ve hayranlýk duyuyorsunuzdur.&lt;br/&gt;Aþaðýdaki sorular, anne ve babanýzýn davranýþlarýnýn, sizin kiþisel iþleyiþinize nasýl etki ettiðini anlamanýza yardýmcý olacaktýr. Bu deneyimler ýþýðýnda, bir yetiþtirici olarak hangisini kopya etmek istiyor, hangisini kullanmak istemi-yorsunuz?   &lt;br/&gt;1.En çok hangi sorunlarý yaþadým ve o zamanlardan kalma hangi sorun-larým var? &lt;br/&gt;2.Beni ne güçlü yaptý? &lt;br/&gt;Bu alýþtýrma, anne ve babanýzýn bütün kötülüklerini sergilemek amacýný deðil, öðrenme amacýný taþýyor.&lt;br/&gt;Siz þimdi, kendi çocuðunuzun eðitiminde hangilerini kullanacaðýnýzý, hangile-rinden kaçýnacaðýnýzý daha iyi biliyor durumundasýnýz. Eðitimi nasýl gerçekleþ-tirseniz gerçekleþtirin, çocuk yetiþtirirken yanlýþlar yapýlacaðýnýn bilincinde olmak gerçekçi bir yaklaþým olur. Bu fazla önemli deðil. Yeter ki bu yanlýþ-lardan ders çýkarmasýný bilelim ve eleþtiriye açýk olalým. Kendi çocuklarý-mýzdan da! &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Ýðneyi önce kendimize...&lt;br/&gt;Her ebeveyn gibi siz de çocuklarýnýzýn eðitimi konusunda kendi yönteminizi bulma çabasýndasýnýz. Bu konuda öncelikle kendi davranýþýnýzý irdelerseniz, çocuðunuzun eðitimi konusunda önemli bir adým atmýþ olursunuz. Çocukla-rýmýzýn eðitimi sýrasýnda bir çok davranýþýmýzý farkýnda olmadan ve sezgileri-mizle yaparýz.&lt;br/&gt;Aþaðýdaki sorularý bir gözden geçiriniz. Mümkünse bunu eþinizle yapýnýz. Hangi noktalarda çakýþýyorsunuz, þimdiki davranýþlarýnýzý ilerde deðiþtirmeniz gerekiyor mu?&lt;br/&gt;Bunlarý gözden geçirirken,</description></item><item><title>EÐÝTÝM - ÖÐRETMENÝN OKULDA BÝR GÜNÜ</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?egitim-ogretmenin-okulda-bir-gunu-414612.html</link><description>öðretmenin okulda bir günü</description></item><item><title>ÖÐRENME GEREKSÝNÝMÝ VE ÖÐRENEN ORGANÝZASYONLARIN ORTAYA ÇIKIÞI</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?ogrenme-gereksinimi-ve-ogrenen-organizasyonlarin-ortaya-cikisi-344407.html</link><description>1.Öðrenme Gereksinimi ve Öðrenen Organizasyonlarýn Ortaya Çýkýþý&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Serbest ticaretin geliþmesiyle dünyamýzda rekabet bütün zamanlarýn en yüksek seviyesine doðru yükselmektedir. Artýk rekabet ederken baþarýlý olmak için her türlü yöntem biliþim toplumlarýndaki her þirketçe uygulanmaktadýr. Þirketler yeni rekabet üstünlüklerini öðrenen organizasyonlar sayesinde saðlayacaktýr.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Günümüzde, organizasyonlarýn hayatta kalabilmek için, deðiþen çevre koþullarýna en kýsa zamanda uyum saðlamalarý gerekmektedir. Sürekli deðiþen bir çevrenin bulunduðu bir ortamda yaþamýný sürdürebilme çabasý, organizasyonlarýn büyük problemlerle karþý karþýya kalmalarýna neden olmaktadýr. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Deðiþime uyum saðlamak için deðiþik ve çok çeþitli çalýþmalar yürütülür. Ama aslýnda deðiþime uyum saðlamanýn anahtarý, bilgiye sahip olmaktan geçmektedir. Ýþte bu bilgi de ancak öðrenmeyle elde edilebilir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Global dünyadaki deðiþim döngüsünde dýþ etkiler baðlý olarak yeniden yapýlanma zorunluluðu ve buna baðlý olarak rekabetçi ortamda iþletme içinde deðiþim yaþanmasý kaçýnýlmazdýr. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Deðiþimlere ayak uyduramayan iþletmeler bir süre sonra küçülmüþ yada doðru boya gelmiþ olabilirler. Global dünya pazarý ile uyum içinde deðiþim yaþamayan bir iþletmenin geleceði olduðu söylenemez. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&quot; Öðrenme algýlama ile baþlar. Ne herhangi bir insan, ne de herhangi bir organizasyon, çevresinde ilgisini çeken herhangi bir þey görmediði sürece öðrenmeye baþlamaz bile. Ýþte bu yüzden, deðiþken bir dünyada varlýðýný sürdürmek ve geliþmek, her þeyden önce, þirketin içinde yaþadýðý çevreye karþý duyarlý bir yönetim gerektirir. Öyleyse, deðiþen bir dünyada varlýðýný sürdürebilmek için, hangi varlýk olursa olsun, deðiþebilme, yeni beceriler ve tutumlar edinme yeteneðini geliþtirebilmelidir: Kýsaca, öðrenme yeteneðini geliþtirebilmelidir. Öðrenmenin özü, kendisini deðiþtirerek deðiþimle baþ etme yeteneðidir; bu, büyümekte olan insanlar kadar, çalkantýlý dönemlerden geçen þirketler için de geçerlidir. Baþarýlý bir þirket, etkili bir biçimde öðrenebilen þirkettir. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Arie de Geus&quot;un yukarýdaki sözlerinden da anlaþýlacaðý gibi, öðrenme uzun dönem rekabet baþarýsýnda bir zorunluluktur.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Öðrenmenin amacý yararlý çýktýlar elde etmektir. Öðrenme, belirsiz teknoloji ve pazar koþullarýnda rekabetçiliði, üretkenliði ve yenilikçiliði koruma ve geliþtirme yollarýný aramak olarak tanýmlanýr. Baþka bir ifade ile ne kadar çok belirsizlik varsa, öðrenmeye de o kadar ihtiyaç vardýr.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;2.Öðrenme Kavramý&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Psikolojik anlamda öðrenme, en basit anlamýyla, insanýn kendi dýþ çevresindeki varlýklarla iletiþim kurmasý demektir. Ýnsan canlý veya cansýz varlýklarla etkileþim içerisine girerek onlarý tanýmaya, onlarýn yapýsýný anlamaya çalýþýr. Özellikle canlý varlýklarla bir iliþki içine girerek onlarla anlaþma imkanýný arar. Bu baðlamda, genel öðrenme süreci, temel olarak iletiþim mekanizmasýnýn elemanlarý, bu mekanizmanýn iþleyiþi ve bu mekanizma içinde yer alan bazý süreçler aracýlýðýyla açýklanabilir&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Öðrenmenin en basit tanýmý, kiþinin etkili olabilmesi için kapasitesini arttýrýþýdýr. Öðrenme iþi bireylerde baþlar, sonra adým adým takým öðrenmesine, sonra sistem öðrenmesine ve sonra da organizasyon öðrenmesine gider.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Peter Sengeye göre öðrenme, insanýn özünde varolan bir þeydir ve öðrenme sayesinde daha önce yapamadýðýmýz þeyleri yapabilmeye baþlarýz. Öðrenmenin oluþabilmesi için öncelikle, elde bilginin olmasý gerekir. Öðrenmenin gerçekleþebilmesi için katýlým ve tekrar bunun yanýnda konunun anlamý, iþ ortamý ile baðdaþýk olmasý ve kolay uygulanabilirliði ve son olarak da geri bildirim önem taþýr. Ýliþkilendirme yetersizliði, bilginin paylaþýlmamasý ya da bilgi fazlalýðý öðrenmeyi olumsuz etkileyen unsurlardýr.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;2.1 Bireysel Öðrenme&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Organizasyonun öðrenebilmesi en küçük ünitelerinin öðrenebilmesine dayanýr ki en küçük birim de kiþidir. Bireysel öðrenimi düþünürken yeni bir terimle karþýlaþýyoruz. Zihni model. Zihni model kiþinin reaksiyonlarýný etkileyen gerçek dünyadaki sistematik yapýlý kavramlardýr. Zihni modelle</description></item><item><title>EÐÝTÝM - EÐÝTSEL YAZILIM TASARLAMA ÝLKELERÝ</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?egitim-egitsel-yazilim-tasarlama-ilkeleri-415397.html</link><description>eðitsel yazýlým tasarlama ilkeleri</description></item><item><title>SERÜVEN HÝKAYE VE ROMANLARI</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?seruven-hikaye-ve-romanlari-377020.html</link><description>SERÜVEN HÝKAYE VE ROMANLARI&lt;br/&gt;Çocuklarýn hemen hemen her yaþta merakla okuduklarý eserler arasýnda serüven hikaye ve romanlarý baþta gelir. Çocuklarýn hareket ve heyecan ihtiyacýný karþýlayan bu tür eserlerde hayale,entrikaya,tehlikeli ve esrarlý olaylara ruhsal gerilimleri yansýtan durumlara ve beklenmedik sonuçlara geniþ yer verilir. &lt;br/&gt;Ruhsal gerilimlere neden olan karmaþýk olaylarda,beklenmedik sürprizlere yer verilir. Çocuklar serüven çaðlarýnda,yani dokuz on yaþlarýndan on iki on üç yaþlarýna kadar süren devrede özellikle erkek çocuklarý serüven,gezi,tarih ve kahramanlýk konularýnda yazýlmýþ eserleri okumaktan hoþlanýrlar. Bu tür romanlarýn konusu,an fikri ve kiþilerinin davranýþlarý çocuklarý olumlu yönde etkilemeli okuma hýzýný arttýrýcý hayal ve düþünce ufkunu geniþletici olmalýdýr. &lt;br/&gt;Merak öðesi,çocuklarýn her zaman ilgisini çeker. Özellikle deniz yaþamý,define aracýlýðýyla uzun yolculuklar ve yaþanan maceralar ilgiyle izlenir. Mesela Afrikanýn vahþi kabilelerinin bulunduklarý bölgeleri merak ederler. Orada geçen mücadelelerden hoþlanýrlar. Denizlere açýlan kutuplarda dolaþan canavarlarla savaþan anlatýlardan baþka bir tat alýrlar. Bu bölgelerde yaþanan aþk serüvenlerini ilgiyle okurlar. Serüvenin kahramanlarýyla bütünleþir,kendilerini roman kahramaný sayarlar. Düþledikleri dünyanýn baþ oyuncusu olurlar. Yabancý güç karþýsýnda yenilmez kuvvet olurlar. Deðiþik iklim ve coðrafyada geliþen olaylar çocuklar tarafýndan yadýrganmaz. Onlar için esas olan insan öðesinin üstünlüðü ve yenilmezliðidir. Bu tür romanlarda konular genellikle imgeseldir. Buna karþýn çocuklar olgularýn geçtiði yerleri gerçekmiþ gibi algýlarlar. Kuþkusuz serüven romanlarýnda olumlu davranýþlar çocuklar için yararlý,olumsuz davranýþlar ise zararlý olmaktadýr. Çocuklar güçlükler içinde yetiþen ve baþarýlý olan çocuklarýn hayatlarýný okumaktan zevk alýrlar. Ünlü kiþilerin yaþamlarýný örnek alýrlar.&lt;br/&gt;Serüven hikaye ve romanlarýnýn baþlangýcý mitlere,halk hikayelerine ve destanlara kadar uzanýr. Ancak bugün gerek hikaye ve roman anlayýþý gerekse bu tür eserlere özellik veren serüvenin niteliði deðiþmiþtir. Çocuklar da yetiþkinler gibi anlatýlan serüvenlerin artýk inandýrýcý hiç olmazsa gerçeklere yakýn olmasýný isterler. Bu türün en güzel örnekleri Daniel Defoe &quot;nun Robinson Crusoe,Robert Louis Stevenson &quot;nun  Define adasý,Jules Verne &quot;nin Aya Seyehat ,Seksen günde Devrialem gibi eserlerdir.Bu eserler dünya çapýnda birer baþ yapýt örneði teþkil ederler.Bizim edebiyatýmýzda bu türün baþlýca eserleri þunlardýr: Huriye Öniz&quot;in Köprü Altý Çocuklarý ve Peyami Safa&quot;nýn Cingöz Recai&quot;nin Maceralarý.&lt;br/&gt;Define adasý korsanlarýn eline geçen bir genç ile gözü pek arkadaþlarýnýn define ararlarken karþýlaþtýklarý tehlikeler ve gösterdikleri kahramanlýklarý anlatýr. &lt;br/&gt;Kaçýrýlan çocuk&quot;ta öksüz bir delikanlýnýn çalýnan bir miras nedeniyle baþýna gelenler,özellikle bir gemide geçen heyecan dolu günleri anlatýr. &lt;br/&gt;Aya seyehat adlý romanýn konusu geçen yüzyýlýn sonunda A.B.D&quot;de geçtiði varsayýlan ilginç bir eserdir.&lt;br/&gt;Bu giriþim topçular derneðince düzenlenen ay yolculuðudur. Kitapta bu yolculuðun hazýrlýklarý,füzenin yapýmý,donatýmý ve aya gideceklerin tespiti gibi canlý ve sürükleyici olaylar anlatýlýr.&lt;br/&gt;Seksen günde devri alem &quot;de ise Londralý bir zenginin,arkadaþlarýyla tutuþtuðu bir iddia üzerine Fransýz uþaðýyla birlikte yaptýðý 80 günlük dünya turu hikaye edilir. Fransa,hindistan,Japonya ve amerika gibi ülkeleri kapsayan bu serüvenli deniz ve kara yolculuðu anlatýlýrken okurlara toplumlarla ilgili bilgilerde verilir. Her iki eser yazarýn geniþ hayal gücü yanýnda,genel kültürünün zenginliðini ve bilimsel görüþlerinin zenginliðini de yansýtýr.&lt;br/&gt;Ama çocuk edebiyatýnda macera denince akla Robenson gelir. Konusu gemicilik yaþamý sýrasýndaki bir fýrtýnayla ýssýz adaya düþen tek insanýn hem doðayla çatýþmasýný hem ondan yararlanmasýný hem de tek baþýna var olma çabasýný sürdürürken toplumsal deðerlere göre sýnýf deðiþtirmesini konu edinir.Bu eser ingiliz edebiyatýnýn olduðu kadar dünya edebiyatýnýn da en yaygýn klasikleri arasýnda yer alýr. Yazar romanýnda karmaþýk kiþiler çizmemiþ felsefi hesaplaþmalara yönelmemiþ edebiyat ve söz oyunlarýndan uzak durarak pragmatik(yararcý)gerçekliði yakalamýþtýr. Yazar bu romanýn konusunu tesadüfen bir denizciden dinlemiþ ve kaleme almýþtýr. Bir çok edebiyatçý bu romaný on beþ yaþýndan küçük çocuklara verilebilecek tek yararlý eser diye niteler. Çocuk klasiði gibi öne sürü</description></item><item><title>TÜRKÝYEDE HALK EÐÝTÝMÝN GELÝÞÝMÝ</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?turkiyede-halk-egitimin-gelisimi-381469.html</link><description>Türkiyede Halk Eðitimin Geliþimi &lt;br/&gt;Bir ülkenin eðitim sistemini ekonomik, siyasi, toplumsal ve kültürel yapýsýndan soyutlamak olasý deðildir. Bugünkü eðitim sistemimiz, bir yandan tarihi geliþim süreci içerisindeki deðiþkenlerin, bir yandan da toplumsal, ekonomik, kültürel ve siyasi yapýlarla ilgili deðiþkenlerin bir sonucudur. Halk eðitimi etkinliklerinin tarihsel geliþimi örgün eðitime paralel bir geliþme göstermiþtir.&lt;br/&gt;Türkiyedeki halk eðitimin tarihsel geliþimi, cumhuriyet öncesi ve cumhuriyet sonrasý olmak üzere iki ana baþlýk altýnda ele almadan önce ülkemizde halk eðitimi gerektiren nedenleri açýklamakta yarar vardýr.&lt;br/&gt;Türkiyede Halk Eðitimi Gerektiren Nedenler&lt;br/&gt;Türkiyede halk eðitimin gerekliliðini ortaya koyan koþullan ekonomik, toplumsal ve siyasal geliþmelerden soyutlamak olasý deðildir. Ancak, örgün eðitim kurumlarýnýn bu geliþmelere uygun olarak bireylerin eðitim gereksinmelerini tek baþýna karþýlamasý olanaklý olmadýðý gibi, bu örgün eðitimin ilkelerine ve yapýlanmasýna da ters düþmektedir.&lt;br/&gt;Türkiyede halk eðitimin gerekliliðini ortaya koyan koþullar þunlardýr (MEB, 1992, s. 61-62):&lt;br/&gt;1.Nüfusun %41ini meydana getiren küçük köy toplumlarý, ekonomik ve sosyal yönlerden yeterince geliþmemiþlerdir. Bu toplumlar ilerlemek ve durumlarýný iyileþtirmek için gereken bilgi ve beceriden yoksundur.&lt;br/&gt;2.1985-1990 nüfus sayýmlarýna göre 6 ve daha yukarý yaþlardaki nüfusun %22.5i okuma-yazma bilmemektedir. Bunlarýn çoðu zorunlu öðretim çaðý sýnýrýnýn dýþýnda kalmaktadýr.&lt;br/&gt;3.Bir bölüm yurttaþlarýmýzýn yalnýz okuma-yazma bilmelerine karþýn, bir mesleki ve teknik öðretimden geçmemiþlerdir. Bunlarýn deli giþen ve geliþen yaþam koþullarýna kolayca uyum saðlamalarýný olanaklý kýlacak bir eðitim sistemine gereksinme vardýr.&lt;br/&gt;4.Ýnsana yaþamý boyunca gerekli bütün bilgi, beceri ve alýþkanlýklarýn okul yýllarýnda ve yalnýz okul eðitimiyle kazandýrýlmasý olanaklý deðildir. Birey ve topluluklara, gerekli bilgi ve becerilerin iþ içinde, gereksinme duyuldukça, sürekli olarak verilmesi daha etkin ve verimli bir yoldur.&lt;br/&gt;5.Yaþamda geçerli bütün sanat ve mesleklerin ayrý birer okulu yoktur ve bunlar için mutlaka okul açmak gerekmez. Ancak, bütün iþ ve sanatlarda çalýþacak insanlara ve bunlarýn yetiþtirilmesine gereksinme vardýr.&lt;br/&gt;6.Küçük toplum birimleri, bilimsel ve teknolojik geliþmeleri yakýndan izleyememektedir. Buralara henüz modern teknolojinin gerektirdiði örgütlenme ve iþ bölümü girememiþtir. Halk geri ve ilkel yöntemlerle çalýþmaktadýr. Halk saðlýðýný koruyacak ve ulusal gücü saðlam tutacak önlemler yeterince alýnamamýþtýr. Her yeni doðan çocuðun %0.120si ayný yýl içinde ölmekte, nüfusun yaklaþýk %3ü sürekli hastalýklardan rahatsýz bulunmaktadýr. Beslenme þekli bozuk, saðlýk bilgileri yetersizdir.&lt;br/&gt;7.Halkýmýz genellikle kadercilik anlayýþýna göre yaþamýný sürdürmektedir. Çeþitli olaylar onlarda güvensizlik uyandýrmýþtýr, þüpheciliði geliþtirmiþtir. Halký DÖÞ ve yanlýþ inançlardan kurtarmak, toplumun doðru düþünme ve iyiyi, güzeli bulma, ayýrma yeteneklerini beslemek ve geliþtirmek gerekmektedir.&lt;br/&gt;8.Bütün vatandaþlar güzel sanatlardan, spor etkinliklerinden ve eðitsel eðlencelerden gereði gibi yararlanamamaktadýr.&lt;br/&gt;9.Vatandaþlar toplumsal sorunlardan çok, kiþisel mesleklere yönelmekte, kendi aralarýnda ve devletle sýký bir iþbirliði yapmamakta ve toplumsal dayanýþmayý geliþtirememektedir.&lt;br/&gt;10.Devlet kavramýný, hukuk düzenini, Atatürk devrimlerini ve demokratik yönetimin ana ilkelerini vatandaþlara anlatmak, benimsetmek, ulusal birlik ve dayanýþmayý güçlendirmek, bireyleri birbirlerine saygýlý hoþgörülü bir düzeye ulaþtýrmak zorunludur.&lt;br/&gt;11.Toplumun yapýsýný ve deðer yargýlarýný kalkýnma amaçlarýna uygun bir ortam yaratacak þekilde yönlendirmek, özellikle köy ve kasabalarda yaþayan bireyleri; kendi güçleriyle devletin olanaklarýný birleþtirmek suretiyle sorunlarýna çözüm yolu bulabilen ve kendi kendilerine karar verebilen insanlar haline getirmek gerekir.&lt;br/&gt;CUMHURÝYET ÖNCESÝNDE HALK EÐÝTÝMÝ&lt;br/&gt;Selçuklu ve Osmanlý dönemlerinde Medreseler ile Fatih zamanýnda kurulan Enderun Okullarý en eski örgün eðitim kurumlan olmakla birlikte, halk eðitimi alanýnda sýnýrlý da olsa etkinlik göstermiþlerdir. Bunlarýn yanýsýra esnaf kuruluþlarý, ordu ve gönüllü kuruluþlar tarafýndan bugünkü anlamda olmamakla birlikte yetiþkinlere yönelik eðitim verilmekteydi. Cumhuriyet öncesinde halk eðitimi etkinliklerini yürüten kurum ve kuruluþlar aþaðýda kýsaca açýklanmýþtýr.&lt;br/&gt;Medreseler&lt;br/&gt;Medreseler, Selçuklu döneminden baþlayarak toplumun</description></item><item><title>ÝTALAN EÐÝTÝM SÝSTEMÝ</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?italan-egitim-sistemi-360667.html</link><description>A. KISA TARÝHÇE&lt;br/&gt;Ýtalya, Milattan binlerce yýl öncesine dayanan yerleþim merkezleri kalýntýlarý ile dolu bir ülkedir. Milattan önce 1000 yýlýnda yerli kabileler organize yerleþim bölgelerinde kendilerini göstermiþtir. Bu kabileler arasýnda bugünkü Calabria yöresinde yaþayan Ýtali kabilesi ülkeye adýný vererek önem kazanmýþtýr.&lt;br/&gt;Ülkenin Yunan ve Etrüks kontrolüne girdiði M.Ö. 8. Yüzyýlda Latini kabilesi, Roma þehrini ve Latini Krallýðýný kurmuþ ve bu þehir hýzla geliþmeye baþlamýþtýr. M.Ö.510 yýlýnda Cumhuriyet kurulmuþ ve Roma egemenliðini Akdenize yaymaya baþlamýþtýr.&lt;br/&gt;M.Ö.27 - M.S.14 yýllarý arasýnda, Augustus döneminde Roma imparatorluk idaresine geçmiþ, 395 yýlýnda ülke ikiye bölünmüþ ve Batý Roma M.S. 476 yýlýna kadar bu idare altýnda yaþamýþtýr. 4. Yüzyýlda ülke &quot;barbar&quot; kabilelerin iþgaline uðramýþ, nüfus azalmaya, idari mekanizma çökmeye baþlamýþtýr. Bu yýllarda Hýristiyan Kilisesi, Benediktin tarikatý öncülüðünde, siyasi ve ekonomik gücü ele geçirmiþtir.&lt;br/&gt;13. Yüzyýla kadar ülke Fransýzlarýn, Arap ve Normanlarýn etkisi ve iþgalinde kalmýþ ve þehir devletleri oluþmaya baþlamýþtýr. 1200 yýlýndan itibaren gevþek bir merkezi idare altýnda feodal sistemle þehirler geliþmeye baþlamýþ, ticaret önem kazanmýþ ve Rönesans hareketi baþlamýþtýr. 15. ve 16. Yüzyýllarda Papalýk, Venedik-Cenova gibi þehir devletlerle, Ýspanya ve Fransa gibi yabancý devletlerin iþgali ve 1796 -1814 yýllarý arasýnda Napolyon yönetiminden sonra Ýtalya&quot;da milliyetçilik hareketleri hýz kazanmýþ ve Piemonte Kontu Cavour öncülüðünde baþlayan birleþme çabalarý, 1870 yýlýnda Ýtalya Birleþik Krallýðýnýn kurulmasýyla sonuçlanmýþtýr.Birleþmeyle birlikte Ýtalya, sömürgecilik hareketine giriþmiþ, Eritre, Somali, Libya ve bazý Ege adalarý, Çin&quot;de Tie-Sin bölgesi ele geçirilmiþtir. (Uçarol, 1995: 231-238) &lt;br/&gt;Birinci Dünya Savaþý sonrasýnda, ülkede Mussolini yönetimindeki Faþist Parti aðýrlýk kazanmaya baþlamýþ, Katolik Kilisesinin de desteðiyle 1924 yýlýnda bu partinin kapatýlmasý üzerine Mussolini&quot;nin kiþisel diktasý baþlamýþtýr.&lt;br/&gt;Ýkinci Dünya Savaþý&quot;nda çeþitli cephelerde uðranýlan baþarýsýzlýklar üzerine, Partisi Mussolini&quot;yi görevden almýþ ve yeni hükümet baþkaný Mareþal Bodoglio, baðlaþýk güçlerle barýþ anlaþmasý imzalamýþtýr. Kuzey Ýtalya&quot;ya kaçan Mussolini Alman desteðiyle ve ülkenin güneyindeki Krallýk taraftarlarýyla birleþerek kendi cumhuriyetini (Salo Cumhuriyeti) ilan etmiþ, sivil savaþý baþlatmýþ, ancak, baðlaþýk güçlerin de müdahalesiyle 2 Mayýs 1945&quot;te yenilmiþtir. &lt;br/&gt;Ülkede Savoy Ailesinden Umberto II önderliðinde kurulan geçici idare, halkoylamasýný takiben 2 Haziran 1946&quot;da yerini Cumhuriyete terketmiþ ve 1 Ocak 1948&quot;de yeni bir Anayasa yürürlüðe girmiþtir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;B. GENEL SÝYASÝ VE ÝDARÝ GÖRÜNÜM&lt;br/&gt;1- Siyasi Yapý Hakkýnda Özet Bilgi&lt;br/&gt;Resmi adý : Ýtalyan Cumhuriyeti&lt;br/&gt;Hukuki Sistem : 1948 Anayasasý&lt;br/&gt;Milli Yasama : Ýkili sistem; 315 üyeden oluþan Senato ve 630 üyeden oluþan Temsilciler Meclisi&lt;br/&gt;Ulusal Seçimler : 21 Nisan 1996, gelecek seçimler 2001 yýlý Nisan ayýnda yapýlacaktýr.&lt;br/&gt;Devlet Baþkaný : Cumhurbaþkaný Oscar Luigi Scalfaro. Cumhurbaþkaný yedi yýllýk bir dönem için Senato, Temsilciler Meclisi ve bölgesel konseylerin temsilcileri tarafýndan seçilir. Baþbakan ile Yüksek Hakimler Konseyi üyelerini atama yetkisine sahiptir. Yürütme ile ilgili bir gücü bulunmamaktadýr.&lt;br/&gt;Ulusal Hükümet : Cumhurbaþkaný tarafýndan atanan Baþbakan, Parlamento desteði çerçevesinde, Bakanlar Kurulu üyelerini atama yetkisine sahiptir. Halihazýrda Baþbakan, Kasým 1998de görevlendirilen ve Partito Democratico della Sinistra-PDS (Demokratik Sol Parti)&quot;nin lideri olan Massimo D&quot;Alema&quot;dýr. Sekiz partiden oluþan hükümette, 6sý kadýn olmak üzere 25 bakan bulunmaktadýr.&lt;br/&gt;Politik Partiler :Ülkede iki önemli koalisyon bulunmaktadýr. Bunlar deðiþik Partilerden oluþan; &quot;Ulivo&quot; koalisyonu ile &quot;Polo per la Liberta&quot; koalisyonudur. &quot;Ulivo&quot; koalisyonu Rifondazione Comunista partisinin de desteði ile Parlamento çoðunluðuna sahiptir. Kuzey Ligi Partisi&quot;nin (LEGA NORD), her iki koalisyon ile bir baðlantýsý bulunmam</description></item><item><title>EÐÝTÝM - OLUMLU ÖÐRENME ORTAMI OLUÞTURMA</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?egitim-olumlu-ogrenme-ortami-olusturma-414412.html</link><description>olumlu öðrenme ortamý oluþturma</description></item><item><title>BÝREYSEL VE ÖRGÜTSEL ÖÐRENME</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?bireysel-ve-orgutsel-ogrenme-349088.html</link><description>BÝREYSEL VE ÖRGÜTSEL ÖÐRENME&lt;br/&gt;I.BÝREYSEL ÖÐRENME&lt;br/&gt;A)Öðrenmenin Tanýmý&lt;br/&gt; Bir deneyim yada denemenin/bilginin sonucunda davranýþlarda meydana gelen sürdürülebilir ve kalýcý deðiþikliklerdir. Öðrenme insan yeteneklerinde büyüme sürecinin bir sonucu olmayan nispeten sürekli bir deðiþmedir. Öðrenme, bir ürün (öðrenilen þey) ya da ürünü ortaya koyan süreçtir.&lt;br/&gt;Günümüzde öðrenme stratejisi önem kazanmakta, anlamý deðiþim, yenilik, yaratýcýlýk, büyüme ve kendini gerçekleþtirme gibi kavramlarý da kapsamaktadýr. Herþeyin çok hýzlý deðiþtiði zamanýmýzda, hýza ayak uydurmak çok güçleþti. Hýzlý deðiþikliklerin olduðu dünyamýzda en iyi çözüm öðrenmedir. Gerçek öðrenme insanýn özünde varolan birþeydir. Öðrenme sayesinde daha önceleri hiç yapamadýðýmýz þeyleri yapabilmeye baþlarýz. Öðrenme yoluyla dünyayý ve yaþamýn yaratýcý sürecin bir parçasý olan kapasitemizi geniþletiriz. Her insanýn içinde böyle bir öðrenmeye büyük bir açlýk vardýr. &lt;br/&gt; Ýnsan hayatýnýn baþlangýcýndan itibaren sürekli olarak bir þeyler öðrenir. Örneði: bir çocuða kimsenin öðrenmeyi öðretmesine gerek yoktur. Çocuklar yürümeyi, konuþmayý, kendi iþlerini büyük ölçüde görmeyi kendileri öðrenir. &lt;br/&gt;B)Öðrenme ve Bireysel Öðrenmenin Önemi&lt;br/&gt; Global bilgi dünyasý giderek daha karmaþýk daha çok içiçe geçmeye baþlayan ve daha dinamik bir görünüm kazanmaktadýr. Bu geliþim süreci, iþi ve çalýþmayý, baþkalarýnýn deneyimlerinden daha çok ilham alýnmasý gereken öðrenmeci hale getirmektedir. Artýk birinin tepeden Ã”düþünüp bulmasý ve organizasyonda geri kalan herkesin Ã”büyük stratejist in emirlerini izliyor olmasý mümkün deðildir. Gelecekte, gerçekten diðerlerinin önüne geçecek organizasyonlar, kiþilerin bir örgütün tüm seviyelerinde öðrenme yükümlülük ve kapasitesinin nasýl deðerlendirilebileceðini keþfederler olacaktýr. &lt;br/&gt; Günümüzde yaþanýlan deðiþimlerle iþletmeler için insan kaynaklarýnýn yaratýcý boyutu ve öðrenme yoluyla kazanýlan yetenekler daha bir önem kazanmýþtýr. Ýþletme performansý, beþeri niteliklerin arttýrýlmasýna baðlý hale gelmektedir. &lt;br/&gt; Bireysel öðrenme olmadan ne organizasyonel öðrenme ne de öðrenen organizasyon olabilir. Fakat, bütün organizasyondaki bireylerin, bireysel öðrenme azminde olmasý da yeterli deðildir. Ayrýca bireylerin bir takým oluþturmalarý gerekmektedir. Takýmýn üyeleri çalýþma ortamýný farketmeli, problemleri teþhiþ etmeli ve çözüm için iþbirliði içinde olmalarý gerekmektedir.Ancak bu þekilde öðrenen organizasyona ulaþýlabilir. &lt;br/&gt; Ýþletmelerde insanlarýn çalýþtýðý birimler olduðuna göre, kiþisel öðrenmenin önemi açýktýr. Ýþletmelerde öðrenem, kiþilerin öðrenmesine baðlý deðildir. Ama ilk aþama da tek tek kiþilein bilinçli öðrenmeleri gerekmektedir. Kiþisel öðrenmenin sonuçlarý baþkalarýna iletildiðinde organizasonel öðrenme haline dönüþür. &lt;br/&gt;Kiþisel düzeyde öðrenme iþletmenin yapýsýný etkilemektedir. Ýþletmelerin örgüt yapýsýna baðlý olarak öðrenilenlerin çeþitli kademelere iletilmesi de önemlidir. Ýþletmelerde iletiþimin çok iyi olmasýyla öðrenilenler iþletme içinde yayýlabilmektedir. Ayrýca öðrenmenin sonuçlarýný da þeffaf ve anlaþýlýr bir biçimde iletilmesi gerekir.&lt;br/&gt;Bireysel öðrenmeyi arttýrmak için iþletmeler kiþilerin motivasyonunu arttýrarak doðal öðrenme isteklerini harekete geçirmelidirler. Bu doðal öðrenme istekleri, merak, kendni koruma, bir amacý yerine getirme, ödül yada kazanç, olumsuz deneyimler, eðlence, beklentileri karþýlandýðýnda, gelecek için, zorunluluk keyfi v.b.dir.&lt;br/&gt;C)Bireysel Öðrenmeyi Artýran Güdüleyiciler &lt;br/&gt;Öðrenen organizasyonlarda bireylerin sahip olduklarý belirli özellikler vardýr. Bu özellikleri þöyle sýralayabiliriz:&lt;br/&gt;a. Yeni düþünceler geliþtirmek&lt;br/&gt;b. Kollektif çalýþmaya istekli olmak&lt;br/&gt;c. Bulunduðu kurumu tanýmaya istekli olmak&lt;br/&gt;d.   Çevreyi tanýmaya istekli olmak&lt;br/&gt;e.   Bireysel becerilerini geliþtirme arzusunda olmak&lt;br/&gt;f. Öðrenmeyi istemek ve teþvik etmek&lt;br/&gt;g. Bireyin kendisini sürekli geliþtirmesi ve emri altýndakileri bu &lt;br/&gt;             konuda teþvik etmesi&lt;br/&gt;h. Açýk bir organizasyonel haberleþme aðýna sahip olmak&lt;br/&gt;i. Bilgiy</description></item><item><title>KÝTAP ÝNCELEME RAPORU</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?kitap-inceleme-raporu-371073.html</link><description>1-BÝÇÝMSEL GÖRÜNÜM&lt;br/&gt;1.1Kapak&lt;br/&gt;Kitabýn kapaðýnda karton kullanýlmýþtýr. Ama bu karton kalitesizdir. Kapak kartonu resimleri iyi yansýtýyor ama, uzun süreli kullaným için ,iyi deðildir. Kapaðýn kartonun kalitesinin iyi olmamasý kitabýn albenisi düþürüyor.&lt;br/&gt;Ön kapakta; kitabýn adý, yayýnevi amblemi yayýnevi adý, kullanýlacaðý okul türü, hangi sýnýfa ait olduðu yer almaktadýr. Ayrýca ön kapakta yazarlarýn adlarýna da yer verilmiþtir. Kitap rengi olarak ön kapakta sarý ve mavi renkleri kullanýlmýþ. Bu renkler öðrenciler için çekici olan renklerdir.Bu da öðrencilerin kitaba ilgisini ve öðrenme isteðini arttýrýyor. Ayrýca ön kapaðýn renkleri fotoðraflarý öðrenciyi rahatlatýyor ve öðrenmesini teþvik ediyor.&lt;br/&gt;Arka kapakta kitabýn fiyatý, ISBN numarasý, yayýnevinin adý,amblemi ve kitabýn basýldýðý yýl yer almýþtýr. Sadece baský adedine yer verilmiþtir. &lt;br/&gt;Kitabýn sýrtýnda, kitabýn adý, sýnýfý, yayýnevi adýna rastlanmaktadýr ama; yazarýn adýna yer verilmemiþtir&lt;br/&gt;Ciltlemede, yapýþtýrma tekniði kullanýlmýþtýr. Gayet saðlam, kullanýlýr þekilde yapýlmýþtýr.&lt;br/&gt;Forma sayýsý olarak, kitap 158 sayfadýr. Bu on tane formaya denk geliyor. Oysa, Sosyal Bilgiler 4.sýnýfýn A4 boyutunda, M.E.B. ders programlarýnda belirtilen forma sayýsý 6-7 tanedir. Forma sayýsý M.E.B. ders kitaplarý yönetmenliði&quot;ne göre uymamaktadýr. &lt;br/&gt;Kitapta kullanýlan kaðýt; beyaz pürüzsüzdür. Ayrýca kullanýlan kaðýt baskýnýn arka yüze geçmesini engellemektedir. Bu da kitapta kullanýlan kaðýt kalitesinin 1. hamur kalitede olduðunu gösterir.&lt;br/&gt;Kitabýn ilk sayfasýnda yer almasý gereken, kitabýn kullanýlacaðý okul türü, sýnýf düzeyi, adý,yazarlarýn adý, yayýnevi adý ve Talim Terbiye Kurulu kararý eksiksiz þekilde vardýr. Ýkinci sayfada kitaba katkýda bulunan kiþi adlarý, ISBN numarasý, telif hakký ile ilgili bilgiler, baskýyý yapan þirketin amblemi bulunmaktadýr. Ama bu sayfada bulunmasý gereken baskýyý yapan þirketin adresi ve baský adedi bulunmamaktadýr. Üçüncü sayfada Türk Bayraðý ve Ýstiklal Marþý (on kýta), dört ve beþinci sayfada Atatürk&quot;ün Gençliðe Hitabesi ve Atatürk portresi bulunmaktadýr. Atatürk portresinin altýnda Mustafa Kemal Atatürk yazýsý vardýr. Gazi unvanýnýn olmasý gerekirdi.Kitabýn son sayfasýnda Türkiye Haritasý ve Türk Dünya Haritasý vardýr.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;1.2. Kitabýn Boyutlarý &lt;br/&gt;Kitap 13Ã-17 cm boyutlarýndadýr. 4. ve 5. sýnýf ders kitaplarýnýn boyutu 13Ã-17 cm yani küçük ebatlarda olmalýdýr. (Demirel,1999) Çünkü geliþim özellikleri önemlidir. Daha alt sýnýflarda kitap boyutlarý daha büyükken, 4.,5. sýnýflarda ders kitaplarý boyutlarý daha küçük olmaktadýr. Bunun nedeni, sýný9f düzeyi yükseldikçe yazý puntosu ve resimler küçük olarak verilebileceði esasýdýr.( Kýlýç ve seven, 2002,s.148) &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;1.3. Yazý Karakteri ve Büyüklüðü&lt;br/&gt;Yazý karakteri olarak &quot;Ari al Font&quot; tipi kullanýlmýþtýr. Dördüncü sýnýfta Arial Font yada Tim es New Roman yazý tipi kullanýlmalýdýr.( Demirel, 1999) Yazý karakterinin büyüklüðü 14 puntodur. 4.sýnýfta 12 punto olmasý gerekirken 14 punto kullanýlmýþ. Ama bazý kaynaklara göre 12 punto=4.sýnýf olarak belirtildiðinde yazý puntosu 14 puntodur.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;1.4. Sayfa Boyutlarý&lt;br/&gt;Sayfa boyutlarý 13Ã-17 cm ebatlarýndadýr. Kitabýn sayfa boþluklarý (alt, üst,sað,sol boþluklarý) gayet düzenli, eþittir. Sayfa boþluklarý her yönde aynýdýr (1,5 cm). Buda kitabýn estetiðini arttýrmaktadýr.&lt;br/&gt;Sayfa boþluklarý kimi kaynaklar gerekli görürken, kimi kaynaklar da öneminin olmadýðýný savunmuþtur. Sayfa boþluklarýnýn düzenli olmasý hem okuyucunun alýþkanlýklarýný sürdürmesine hem de yazý ve görsellerin okunabilirliðini artmasýný saðlayacaktýr. Ýncelenen kitapta sayfa boþluklarýnýn düzenli olmasý daha düzenli okumayý da beraberinde getirecektir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;1.5. Satýr Aralýðý &lt;br/&gt;Satýr aralýðý, okunabilirlik ve öðrencilerin geliþim düzeyleri dikkate alýndýðýnda göz yormayacak þekilde tasarlanmýþtýr. Boþluklar 1,5 satýr aralýðý ile oluþturulmuþtur. Harfleri, sözcükleri,cümleleri,paragraflarý, baþlýklarý ve alt baþlýklarý birbirinden ayýrmakta yardýmcý olan boþluklar metni anlamada destek olmaktadýrlar( Ünal ve þimþek,2000,s.219).&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;1.6. Ýçindekiler&lt;br/&gt;Dersin genel yapýsýna iliþkin bilgilerin edinildiði bölümdür, içindekiler. Dil sade ve anlaþýlýr olmalýdýr. Dersin ana yapýsýnýn anlaþýlmasýnýn zorlaþacaðý, genellikle kabul edilen bir görüþtür. Her üniteye ait ana konular ve bu konularýn alt baþlýklarýnýn sunulmasý yeterli olabilir. Konular arasýndaki hiyerarþi, farklý renklerle, numaralandýrmayla veya deðiþik yazý boyutlarýyla gösterilebilir. Ýçindekiler bölümünün hazýrlanmasýnda am</description></item><item><title>MONTESSORÝ SÝSTEMÝ</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?montessori-sistemi-455471.html</link><description>MONTESSORÝ SÝSTEMÝ&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&quot;Çocuk için önemli olan kendilik geliþimidir. Kendi öz kaynaklarýný ve yabancý, karmaþýk dünya ile baþa çýkma becerisini geliþtirmeye gereksinimi vardýr. Duyularý yoluyla, kendisi için öðrenmek, görmek ve yapmak ister, bir yetiþkin gözleri ile deðil. Çocuk bunlarý dünya ile uyum içinde baþardýðýnda, tam bir kiþi olmaya baþlar. O zaman eðitilmiþtir.&quot; &lt;br/&gt;Maria Montessori &lt;br/&gt;Anakucaðý  Çocuk Evi, eðitim açýsýndan çaðdaþ ve ilerici bir yaklaþým hedefleyerek, yaþamda bilinmesi gereken her þeyin öðrenilebileceði, eðitimde çocuðu ve bir bütün olarak çocuðun geliþimini merkez alan bir yöntem olan Montessori sistemini temel almýþtýr. Bu sistemde çocuklarýn en önemli becerinin kendi kapasite ve yeteneklerini geliþtirmek olduðunu kavramalarý hedeflenir. Bu amaçla geliþimlerine yönelik çok sayýda araç gerecin bulunduðu; zihinsel, fiziksel, sosyal ve ruhsal olarak geliþebilecekleri; dikkatli biçimde düzenlenmiþ bir çevrede özgürlükleri ve yaratýcýlýklarý desteklenir&lt;br/&gt;Montessori Felsefesi&lt;br/&gt;Montessori eðitim sistemi hem çocuðun geliþimi ile ilgili bir felsefe, hem de bu geliþmeye rehberlik eden bir gerçekliktir. Çocuðun geliþimsel olarak çok sayýda materyalin bulunduðu ve bir çok deneyim yaþayacaðý, fiziksel ye sosyal olarak geliþebileceði, dikkatli biçimde düzenlemiþ bir çevrede ve belli sýnýrlar içinde özgürlüðe gereksinimi olduðu düþüncesini temel almýþtýr. &lt;br/&gt;Montessori eðitimi, öðrenmede en önemli güdünün, çocuðun kendi motivasyonu olduðunu vurgular. Montessori sýnýflarý, çocuklarýn en önemli becerinin kendi kapasite ve yeterliliklerini geliþtirmek olduðunu kavramalarýna yönelik olarak düzenlenmiþtir. Öðretmen çevreyi, programlarý, etkinlikleri, iþlevleri kaynak kiþi olarak hazýrlar; çocuðun uyarýlmasýný ve yönlendirilmesini saðlar. Ancak öðrenen ve güdülenme yoluyla seçtiði görevleri sürdüren çocuktur. &lt;br/&gt;Montessori çevresi, çocuðu tüm yaþamý boyunca yaratýcý bir öðrenme becerisi oluþturabilmesi amacýyla , erken yaþlarda öðrenmeyi sevmeye teþvik eder. Montessori, hem eðitim açýsýndan çaðdaþ ve ilericidir, hem de yaþamda bilinmesi gereken her þeyin öðrenileceði bir yöntemdir. &lt;br/&gt;Amaçlar&lt;br/&gt;Montessori geleneðinde, okullar erken çocukluk eðitiminde en iyiyi vermeyi taahhüt eder. Amaç, okula gelen her çocuðun þu özelliklerinin geliþmesidir: &lt;br/&gt;*baðýmsýzlýk &lt;br/&gt;*içsel denetim &lt;br/&gt;*kendini onaylama &lt;br/&gt;*bir sosyal grubun üyesi olduðunu ve sorumluluklarýný bilme &lt;br/&gt;*öðrenme ve yaþamayla ilgili duyma ve keyif alma &lt;br/&gt;Evrensel Özellikler&lt;br/&gt;Çocuklar öðrenmek isterler. Doðuþtan var olan öðrenme gereksinimleri engellenip baskýlanmadýkça da öðrenirler. Amaç, bu gereksinimlerini uyarýp, ön plana çýkarmaktýr. &lt;br/&gt;Çocuklarýn emen bir zihinleri vardýr. Çocuðunuzu yürüme ve konuþmayý öðrenirken gözlemlemiþsinizdir. Bunlarý ona öðrettiniz mi, yoksa doðal olarak mý bu davranýþlar ortaya çýktý? Nasýl yardýmcý olabildiniz? Çocuðunuzun ilk yürüme giriþimini destekleyerek mi, yoksa konuþarak mý? Çocuðunuzun kendi kendine öðrenebilmesine yardýmcý olmak için çevreyi dü</description></item><item><title>DÝL NEDÝR?</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?dil-nedir-383500.html</link><description>DÝL NEDÝR?&lt;br/&gt;   Çok geniþ anlamýyla dil, düþünce, duygu ve güdüleri, doðrudan doðruya  ya da dolaylý olarak bildirmeye yarayan herhangi bir anlatým aracýdýr. Bu taným bütün canlýlarýn kendi aralarýndaki bildiriþimlerle ilgili iþaret sistemlerini olduðu kadar, insanlar tarafýndan doðanýn ve eþyanýn ortak kalýplar halinde manalandýrýlmasý olgularýný da kapsamaktadýr .(Gökhan Evliyaoðlu)&lt;br/&gt; Dil,insanlar arasýnda anlaþmayý saðlayan tabi  bir vasýta kendisine mahsus konularý olan ve ancak bu kanunlar çerçevesinde geliþen canlý bir varlýk, temeli bilinmeyen zamanlarda atýlmýþ bir gizli antlaþmalar sistemi, seslerden örülmüþ içtimai bir müesesedir.(Muharrem Ergin)&lt;br/&gt; Ýnsanlar duygularýný düþüncelerini hükümlerini birbirine nakletmek meramlarýný birbirine anlatmak için dil denilen vasýtaya baþ vururlar. Fakat dil insanlarýn kullandýðý vasýtaya benzemez .&lt;br/&gt; Dil, insanlar arasýnda iletiþimi saðlayan sesli ya da yazýlý simgeler sistemi. Dil simgelerine &quot;gösterge&quot; adý verilir. Bu göstergeler, saymaca bir nitelik taþýr; anlamlan doðal bir baðlantýdan kaynaklanmayýp toplumsal bir anlaþmadan, bireyler arasýnda üstü kapalý bir uzlaþmadan doðar. Bu tanýma göre dil, yalnýzca insan toplumlarýnda bulunan bir yetenektir. Hayvan türleri de sesler ve beden hareketlerinin yardýmýyla birbirleriyle iletiþim kurar, hatta birçoklarý bir noktaya kadar insan dilini anlamayý da öðrenebilir. Ama insanýn dýþýnda hiçbir tür, çýkardýðý sesleri, insan dilinde olduðu gibi açýk ve iç tutarlýlýðý olan, saymaca bir sistem durumuna getirememiþtir .&lt;br/&gt; Ýnsan düþünen bir varlýktýr ve düþünme dil ile olur.&lt;br/&gt; Aristo, düþünme için, &quot;Konuþma, zihni hayatýn þekillendirilmesidir.&quot; demiþti. Usçu felsefe ise dili, daha önceden varolan düþünceleri ifade etmek için bir araç olarak görmüþtür. Alman filozofu Heidegger, &quot;Dil,düþüncenin evidir.&quot;der. Descartes, &quot;Düþünüyorum, o halde varým.&quot; demiþtir. Çünkü, insan varoluþunu ancak diliyle anlar .&lt;br/&gt;DÝL NASIL DOÐDU VE NASIL GELÝÞTÝ? &lt;br/&gt;   Ýlkel insan, baþlangýçta herhalde hayvanlar arasýndaki bildiriþim biçimlerine uygun bir dil kullanýyordu.&lt;br/&gt; Bu sebeple insan dilinin farklýlýklarýný, özelliklerini iyi anlayabilmek için hayvanlar arasý bildiriþim sistemini kavramakta yarar vardýr.&lt;br/&gt; Hayvan psikofizyolojistleri bütün sosyal hayvanlarýn kendi aralarýnda düzenli iþaretler yardýmý ile bilgi alýþveriþi yaptýklarýný, heyecanlarýný hareketler, tavýrlar, mimikler, sesler vb. ile belirttiklerini ve bir bildiriþim sistemi geliþtirdiklerini saptamýþlardýr.&lt;br/&gt;Önce basit bir bildiriþim modellinin hayvanlarda nasýl belirdiðini açýklayalým:&lt;br/&gt; Bildiriþim, ortak kalýplara sahip iki birey arasýnda (kaynak) ve (alýcý), aktarýlan iþaretler (mesaj ), aracýlýðý ile kurulan ikili iliþkileri (etki-tepki) kapsar.&lt;br/&gt;Bu iþaretler, vericiden çýkan dýþ uyarýcý unsurun alýcýda yol açtýðý davranýþlarla belirlenen duygusal, çok yakýn geçmiþe ait hatýralar ya da yakýn geleceðe ait uyarýlardýr.&lt;br/&gt;Hayvanlarda bildiriþim iþaretleri, çok deðiþik nitelikler gösteren optik, akustik, elektrik, vb. fiziksel ve kimyasal karakter gösterirler. Çoðunlukla, bu iþaretler, ortak kalýplar halinde kalýtýmla devam ederler ve doðuþta mevcutturlar.&lt;br/&gt;      Hayati iliþkilerin tüm görevlerini kapsayan bu iþaretler beyin merkezlerinin kontrolü altýndadýrlar. Yemeðe çaðrý, tehlike iþareti, ana-baba ve aile iliþkilerini tanzim gibi görevlere dayalý bu bildiriþim sistemi objektif kalýplar ve bölgesel nüanslar (lehçe farklarý) göstererek iþlemektedir.&lt;br/&gt; Bazý üstün hayvan türlerinde, ses bildiriþim sistemi bakýmýndan insanlarýnki ile ortak mekanizmalar bulunmuþtur. Hele arýlanýn ve yunus balýklarýnýn bildiriþim sistemleri adeta gerçekten bir dil denilebilecek kadar ilginç modeller vermektedir.&lt;br/&gt; Arýlarýn kimsayal bildirimler ve sesli iþaretler eþliðinde danslardan meydana gelen bildiriþim sistemi oldukça karmaþýk, anlamlý mesajlar örgütü halindedir.&lt;br/&gt;Yunus balýklarýnýn çok çeþitli sesler ve ýslýklarla haberleþtikleri, gruplara kumanda ettikleri, belli vaziyet alýþlara hakim olduklarý, arýlar gibi, onlarýn da, eðitim ve öðrenim temellerinin insanýnkine yakýn olduðu bugün bilinen gerçekler arasýndadýr.&lt;br/&gt; Ýlkel insanda da hayvanlarla ortak, doðuþtan mevcut, kalýtým yolu ile kuþaktan kuþaða geçen. hareket, ses ve öteki iþaretlerle baþlayýp geliþen ilkel bir bildiriþim sistemi vardý. Fakat taklit, öðrenim ve tasvir ile çok geliþen ve orijini kalýtýma dayanmayan ço</description></item><item><title>YABANCI OKULLAR MESELESÝ</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?yabanci-okullar-meselesi-419355.html</link><description>içindekiler&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;ý.giriþ&lt;br/&gt;ýý.osmanlý toplum yapýsýnda önemli kavramlar&lt;br/&gt;a. müslim ve gayr-i müslim&lt;br/&gt;b. azýnlýk&lt;br/&gt;c. yabancý kavramý&lt;br/&gt;d. misyonerlik&lt;br/&gt;ýýý.cumhuriyet öncesi yabancý okullar&lt;br/&gt;a. yabancý okullarýn açýlmasý ve geliþmesindeki etkenler&lt;br/&gt;1. azýnlýk haklarý&lt;br/&gt;2. kapitülasyonlar&lt;br/&gt;3. misyonerlerin faaliyetleri&lt;br/&gt;b. yabancý okullar ve azýnlýklar iliþkisi&lt;br/&gt;c. hukuki düzenlemeler&lt;br/&gt;1. 1869 maarif-i umumiye nizamnamesi&lt;br/&gt;2. 1915 mekatib-i hususiye talimatnamesi&lt;br/&gt;d. milli mücadele döneminde yabancý okullar&lt;br/&gt;ýv.lozan antlaþmasý&quot;nda yabancý okullar sorununun ele alýnmasý ve çözümlenmesi&lt;br/&gt;v.cumhuriyet döneminde yabancý okullar &lt;br/&gt;a. milli eðitim politikasý&lt;br/&gt;b. hukuki düzenlemeler&lt;br/&gt;1. kanunsal düzenlemeler&lt;br/&gt;2. talimatnameler&lt;br/&gt;c. düzenlemelerin uygulanmasý ve karþýlaþýlan sorunlar&lt;br/&gt;vý.baþlýca yabancý okullar&lt;br/&gt;a. amerikan okullarý&lt;br/&gt;b. fransýz okullarý&lt;br/&gt;c. ingiliz okullarý&lt;br/&gt;d. italyan okullarý&lt;br/&gt;e. alman okullarý&lt;br/&gt;f. avusturya okullarý&lt;br/&gt;g. bulgar okullarý&lt;br/&gt;h. rus okullarý&lt;br/&gt;ý.  iran okullarý&lt;br/&gt;j. yugoslav okulu&lt;br/&gt;výý.yabancý okullarýn türk toplumuna etkileri&lt;br/&gt;a. benimsetmeci davranýþ açýsýndan&lt;br/&gt;b. eðitim sistemi açýsýndan&lt;br/&gt;výýý.sonuç&lt;br/&gt;ýx.kaynakça&lt;br/&gt;x.konuyla ilgili istatistikler&lt;br/&gt;a. 1923-1938 arasý yabancý okullarýn geliþimi&lt;br/&gt;b. 1939-1940 arasý türkiye&quot;deki yabancý okullar ve öðrenci sayýlarý</description></item><item><title>TEKNOLOJÝ VE MATERYALLERÝN SANAT ÖÐRETÝMÝNDE KULLANILMASININ ÖNEMÝ</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?teknoloji-ve-materyallerin-sanat-ogretiminde-kullanilmasinin-onemi-374717.html</link><description>TEKNOLOJÝ VE MATERYALLERÝN SANAT ÖÐRETÝMÝNDE KULLANILMASININ ÖNEMÝ&lt;br/&gt;A. GÖRSEL MATERYALLER &lt;br/&gt;Görsel materyaller duyu organlarýnýn tamamý ya da bir bölümünü harekete geçirirler. Bu yöntem son derece etkili olup, sergiler, slaytlar, (sesli, sessiz, hareketli) gösteri, sembol ve posterlerin kullanýlmasý ile anlamlý sonuçlar elde edilebilir. Bu yöntem ile yapýlacak etkinliklerde öðretmen, gösterilecek örnekleri planlayarak hangi iþi nasýl, nerede hangi araç gereçler kullanarak ne kadar sürede bitireceðini saptamalý, gerektiðinde iþlem basamaklarýný gösterir iþ yapraklarý oluþturmalýdýr. Ayrýca öðretmen yaptýracaðý çalýþmanýn uygulamasýný da (deneme) önceden kendisinin yapmasýnda yarar vardýr. &lt;br/&gt;Bu yöntem özellikle plastik sanatlarda son derece önemli ve etkilidir. Gösteri, düþüncelerin, tanýmlarýn, anlatýmýn yetersiz olduðu durumlarda etkilidir. Öðrenciler bu yöntemle hem görerek, hem iþiterek hem de yaþayarak öðrenirler. Ayrýca dönüt saðlamak için gösteri anýnda soru, yanýt ve açýklamalara yer verilmeli, gerektiðinde öðretmen gösteri yönetimini öðrencilere verebilmelidir. &lt;br/&gt;1. Kitaplar : Öðrencinin sanat kitaplarýnýn içeriðinin algýlamasýnda yazýlý anlatýmýn yaný sýra görsel dil de çok önemlidir. Kitapta resmin de yer almasý öðrencinin anlatýlaný daha rahat kavramasýný saðlar. Kitabýn resimleri öðrencilerin meraklarýný gidermeye, bilgilerini görsel yönden zenginleþtirmeye yardýmcý olur. Kitaplardaki önemli sanatçýlarýn resimlerini gören öðrenciye kompozisyon, perspektif, ýþýk-gölge, renk, armoni, doku, tekrar, çizgi v.b. sanat kavramlarýný öðretmek daha kolay olur. Resmin amacý, düþüncesi, kavramlar arasý baðlantýlarýný görsel algý yoluyla öðrenciye rahat bir þekilde aktarýlabilir. &lt;br/&gt;Seçilen sanat kitaplarý öðrencinin geliþim ve öðrenme özelliklerine uygun olmalýdýr. &lt;br/&gt;Televizyondaki sürekli deðiþen görüntünün aksine kitaplardaki görüntü, öðrenci ilgisini çektiði sürece önünde durur. Her öðrencinin görüntüyü algýlama süresi farklý olacaðýndan, öðrenci kitaptaki resme bakma süresini kendisi belirler. Ýstediðinde de tekrar tekrar bakabilir. Her öðrenci ayný yolla algýlamaz. Görsel algýnýn yaný sýra bazý çocuklar uygulama yaparak daha rahat algýlarlar. Bu nedenle sanat kitabý resimlerinde çocuklara, görüntüyü tamamlama, nesneler ve olaylar arasýnda iliþki kurma, yorumlama gibi yönergeler verilerek uygulama olanaðý yaratýlabilir. Belki, verilen nesneleri teker teker kesip olayýn geçtiði mekanda bunlarý doðru yerlerine yapýþtýrmalarý istenerek, öykünün tümünü parçalardan bütüne giderek kendi oluþturabilir. Bu uygulamalar öðrencilerin parçalardan anlamlý bir bütünü kurmasý ve bütünün parçalarýný ayýrt edebilme yetilerini kuvvetlendirir. Ayrýca öðrencileri yaþantýnýn içine çeker, bir þeylerin oluþumuna katký saðlamanýn verdiði öz güveni tattýrýr. Ayný zamanda öðrencide resim yapma isteði de yaratabilir. Dolayýsýyla kitapta, öðrencinin yorum yapabilmesi ve resim üzerinde düþünerek onu tamamlayabilmesi için ne kadar boþluk býrakýlýrsa, o kadar biçimlendirme yeteneði harekete geçecektir. &lt;br/&gt;Resim, kitapta dekor olarak düþünülmemeli, anlatýmý kuvvetlendiren belirgin bir öðe olarak yazýnýn yanýnda yer almalýdýr. Ancak bu belirginlik aþýrý ayrýntýya dönüþmemeli, öðrencinin düþünerek resmi geliþtirmesine engel olmamalýdýr. &lt;br/&gt;2. Yazý ve Gösterim Tahtalarý : &lt;br/&gt;*Kara tahta ve çok amaçlý tahtalar : Öðretmenin verdiði sözel mesajlarýn görsel hale gelmesini saðlayan araçlardýr. Çizilen þekiller, resimler ve diyagramlar öðrenmeyi somut halde görselleþtirir. (Örneðin portre çiziminde öðretmen, yüzde bulunan oranlarý tahtaya çizebilir. Ya da perspektifi öðretirken, bir sandalyenin perspektif kurallarýna uygun olarak nasýl çizileceðini, aþama aþama, basamaklar halinde tahtaya çizerek gösterebilir.)&lt;br/&gt;*Bülten tahtasý : Duyurular için kullanýlan tahtalardýr. (Buraya Ýnternet&quot;te bulunan bir sanat sayfasýnýn adresi, gazetede sanatla ilgili çýkan bir yazý ya da bir sergi afiþi vs. yapýþtýrýlabilir. Böylelikle öðrencinin dikkati çekilerek güdülenme ve sanata yönelme saðlanýr.)&lt;br/&gt;3. Resimler : Öðrencinin sanatla ilgili anlatýlanlarý daha rahat kavramasýný saðlar. Öðrenciler bildiklerini görerek pekiþtirmiþ ve resim yapmaya güdülenmiþ olurlar. &lt;br/&gt;4. Gerçek Eþyalar : Görsellik gerçek eþyalarla daha etkili bir biçimde saðlanýr. Gerçek eþyalara dokunulabilir, istenilen yakýnlýkta incelenebilen ve gerektiði zamanlarda kullanarak (örneðin þovale (resim sehpasý)) öðrencinin eþyadan amacýna dönük olarak faydalanmasý saðlanabilir. Resim kaðýdý, kurþun kalem, sil</description></item><item><title>BULUÞ YOLUYLA ÖÐRENME</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?bulus-yoluyla-ogrenme-377549.html</link><description>BULUÞ YOLUYLA ÖÐRENME&lt;br/&gt;Buluþ yoluyla öðrenme yaklaþýmý, Jerome Bruner tarafýndan 1960lý yýllarda geliþtirilmiþtir (Akman ve Erden, 1997). &quot;Bilmek bir ürün deðil, bk süreçtir&quot; diyen Bruner (Senemoðlu, 2001, s. 471); öðretmenin rolünün, hazýr bilgiyi öðrenene sunmak yerine; bunu kendi kendine öðrenebileceði ortamý oluþturarak, bilgiyi keþfetmesinde rehberlik etmek olduðunu savunmuþtur (Senemoðlu, 2001; Aydýn, 2001). Bruner, bütün çocuklarýn içinde öðrenme isteðinin olduðu; fakat bu isteðin ortaya çýkmasý için öðretim ortamýnda, öðrencide merak ve baþarma isteði uyandýracak, onlarý birlikte çalýþmaya teþvik edecek ve bilginin &quot;keþfini&quot; saðlayacak etkinliklere yer verilmesi gerektiði görüþündedir (Bruner, 1962; Ersoy ve diðerleri, 1991). Böyle bk ortam saðlandýðýnda, öðrencinin öðrenme sürecine aktif olarak katýlacaðý ve kalýcý öðrenmenin gerçekleþeceði beklenmektedir.&lt;br/&gt;Bruner, biliþsel geliþimi &quot;Eylemsel dönem&quot;, &quot;imgesel dönem&quot; ve &quot;Sembolik dönem&quot; olmak üzere üç aþamada incelemiþtir. Eylemsel dönemde çocuk, duyu organlarýnýn tümünü kullanarak; yaparak ve yaþayarak öðrenir ve en kolay anlaþýlan mesajlar eylemlerdir (Akman ve Erden, 1997; Bruner, 1968; Senemoðlu, 2001). Çocuðun, algýlarýnýn etkisi altýnda olduðu imgesel dönemde ise görsel bellek ön plandadýr. Bu dönemde çocuk, nesneyi nasýl algýlarsa, zihninde o þekilde canlandýrdýðýndan; öðretimde resim ve fotoðraflardan faydalanýlabilir (Senemoðlu, 2001; Akman ve Erden, 1997). Bireyin, sembollerin dilinden anlayabildiði ve onlarý kullanarak bilgi edinebildiði sembolik dönemde ise, öðretimde yazýk ve sözel semboller kullanýlabilir. Brunere göre, bilgi, geliþim dönem özelliklerine uygun olarak, eylemselden semboliðe doðru düzenlenerek sunulursa, öðrenciler her yaþta, her türlü bilgiyi öðrenebilirler (Akman ve Erden, 1997). Tümevarým yöntemini esas alan bu yaklaþým, öðretim sürecinin merkezine öðrenciyi yerleþtirir ve öðrencinin örnekler üzerinden kurala varmasýný bekler (Altun, 2001).&lt;br/&gt;Buluþ yoluyla öðrenme kuramýný sýnýfta uygulamak için, derse, öðrencilerde merak uyandýracak, öðrenme ihtiyacý duymalarýný saðlayacak bir problemle (belli bir düzeyde belirsizlikle) baþlanýr (Demirci, 2002). Öðrencileri, problemi kendi kendilerine veya küçük gruplarla çözerek, buluþlar yapmaya ve merakýný gidermeye teþvik etmek gerekir. Bunun için de, öðrenciye problemi çözmesi için yeterli zaman verilmeli; gerekli durumlarda araç - gereç saðlanmak, öðrenci soru ve ipuçlarýyla yönlendirilmek, mutlaka öðrencinin problemi kendi kendine çözmesine fýrsat tanýmaktýr (Senemoðlu, 2001). Kalýçý ve baþka alanlara aktarýmý en kolay öðrenme, bizzat kendi kendine yaparak ve yaþayarak öðrenmedir. Öðretmen her zaman bir dizi soru, örnekler ve örnek olmayan durumlar içeren ders planý ile hareket etmektir (Ersoy ve diðerleri, 1991). Bu süreçte, öðretmenin öðrencilere desteði ve rehberliði önemlidir; baþarýsýzlýk riskinin en aza indirilmesi ve öðrencilerin motive edilmeleri þarttýr (Senemoðlu, 2001). Bu nedenle öðrenciye sorularýn kol</description></item><item><title>ÖÐRENME ÝLE ÝLGÝLÝ TEORÝLER</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?ogrenme-ile-ilgili-teoriler-353707.html</link><description>ÖÐRENME ÝLE ÝLGÝLÝ TEORÝLER&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Geçmiþten günümüze kadar yabancý dil öðrenimi ve öðretimi ile ilgili pek çok teori ortaya atýlmýþtýr. Bu teorilerin bir kýsmý kanýtlanmýþ, bir kýsmý ise kanýtlanamamýþtýr. Ortaya atýlan her yeni teori, kendinden öncekilerin kuvvetli yönlerini temel alýp, eksik yanlarýný geliþtirme yoluyla iyileþme çabasýnda bulunmuþtur. Yabancý dil öðretimi ile ilgili tüm bu teorilerin temelinde ise insanlarýn nasýl öðrendiðini anlama çabasý bulunmaktadýr.&lt;br/&gt;ÖÐRENME ÝLE ÝLGÝLÝ TEORÝLER&lt;br/&gt;Elbetteki bir yabancý dilin öðrenilmesi veya öðretilmesi çok uzun, zahmetli ve emek isteyen bir süreçtir ve bu süreç pek çok iç ve dýþ faktörden etkilenir. Öðrenci ve öðretmenin tutumu, sýnýf-okul gibi çevresel etmenler, yaþ, cinsiyet, geçmiþ tecrübeler, kültür, vb. pek çok faktör bunlardan yalnýzca bir kaçýdýr.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Yabancý dil öðrenimi, ancak insan beyninin düþünme süreçlerinin keþfedilmesiyle tam olarak anlaþýlabilir. Çünkü dil yalnýzca beynin dili algýlamasý, biçimlendirmesi ve bilgiyi saklamasý sonucunda öðrenilebilir. Kýsacasý, iyi bir yabancý dil öðrenimi ve öðretimi için incelenmesi gereken tek nokta sadece dilin yapýsý deðil, ayný zamanda beynin yapýsý ve süreçleridir. Ama, ne yazýk ki, insanlarýn nasýl öðrendikleriyle ilgili çok az  þey bilinmektedir. &lt;br/&gt;ÖÐRENME ÝLE ÝLGÝLÝ TEORÝLER&lt;br/&gt;Bu yüzden, yabancý dil eðitimini, yöntemlerimizi ve ders içeriðimizi geliþtirmek için, sýnýfta yaptýðýmýz her þeyi öðrenme kuramlarý üzerine oturtmamýz gerekir. Bu nedenle öncelikle yabancý dil öðretiminde temel yapý taþlarý olan ve günümüzde kullanýlan yöntemlerin temelini oluþturan tanýmlarý, yöntemleri kýsaca tekrarlamanýn yararlý olacaðýna inanýyoruz.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;1. ÖÐRENME NEDÝR ?&lt;br/&gt;ÖÐRENME NEDÝR ?&lt;br/&gt;Bir konu veya beceri hakkýnda çalýþarak, tecrübe edinerek veya eðitim alarak bilgi alma&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Bireyin davranýþlarýnda bilgi edinme ve bu bilgiyi tekrarlama sonucunda meydana gelen sürekli deðiþim&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;2. DÝL NEDÝR ?&lt;br/&gt;DÝL NEDÝR ?&lt;br/&gt;Ýletiþim kurmak ve mesajýmýzý karþýya iletmek amacýyla kullanýlan, genellikle sözlü ama bazen yazýlý olan sesler bütünü&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;3. ÖÐRETÝM NEDÝR ?&lt;br/&gt;ÖÐRETÝM NEDÝR ?&lt;br/&gt;Öðrenimi þekillendirme ve kolaylaþtýrma, öðrenciye öðrenmesi için yol gösterme ve bunlar için uygun koþullarý yaratmadýr.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;4. ÖÐRENME ÝLE ÝLGÝLÝ TEORÝLER NELERDÝR?&lt;br/&gt;ÖÐRENME ÝLE ÝLGÝLÝ TEORÝLER NELERDÝR?&lt;br/&gt;Aslýnda 20. yüzyýlýn baþlarýna kadar yabancý dil öðretmenleri için uygun, tutarlý teoriler bulunmamaktaydý. Elbette ki, bu zamana kadar bazý çalýþma ve gözlemler yapýlmýþtý. Örneðin 16. yüzyýlda Comenius&quot;un çalýþmalarý veya 19. yüzyýlýn sonlarýnda ortaya atýlan Dolaysýz Yöntem (Direct Method) bunlardan yalnýzca birkaçýdýr. Ancak 20. yüzyýlýn baþlarýnda psikolojinin de öðrenme kuramlarý üzerinde çalýþmaya baþlamasýna kadar yeterli bir teori ortaya atýlmamýþtý. Bu süreçten itibaren yaþanan geliþmeleri de beþ ana baþlýkta toplayabiliriz.&lt;br/&gt;A- DAVRANIÞÇILIK&lt;br/&gt;DAVRANIÞÇILIK&lt;br/&gt;Alýþkanlýklar düzeni (Habit Formation)&lt;br/&gt;Öðrenme üzerine ortaya atýlan ilk tutarlý teoridir. Temelde Pavlov ve Skinner adlý dilbilimcilerin çalýþmalarýný esas alan, basit ama güçlü bir teoridir.&lt;br/&gt;Bu teoriye göre, öðrenci &quot;duyu organlarý, sinir sistemi ve kaslarý olan bir varlýk&quot;; öðrenme ise &quot;büyüme ve çevresel deneyimler sonucunda organizmanýn davranýþlarýndaki deðiþme&quot; dir.&lt;br/&gt;DAVRANIÞÇILIK&lt;br/&gt;Bir uyarýcýya karþý gösterilmesi istenen tepkinin yinelenmesini saðlamak için bu tepkinin &quot;ödüllendirilmesi&quot;, &quot;pekiþtirilmesi&quot;, bir uyarýcý-tepki iliþkisinin bellekte yerleþmesi için onun belli sayýda &quot;yinelenmesi&quot;, bu yinelemeyi saðlamak içinse &quot;alýþtýrma&quot; yapýlmasý zorunludur.&lt;br/&gt;Bu teorinin yalýnlýðý ve dolaysýz anlatýmý, öðrenim psikolojisi ve yabancý dil öðretiminde çok büyük bir etki yaratmýþ ve Ýþitsel-Dilsel Yöntemin temelini oluþturmuþtur. Bu yöntemi biçimlendiren temel ilkeler þunlardýr:&lt;br/&gt;DAVRANIÞÇILIK&lt;br/&gt;Dil, yazma deðil; konuþmadýr. Bu nedenle dil becerileri dinleme, konuþma, okuma ve yazma sýrasýyla öðretilmelidir. &lt;br/&gt;Dil, &quot;bir alýþkanlýklar düzeni&quot; olduðuna göre, dil öðretiminde alýþkanlýk oluþturan alýþtýrmalarýn, etkinliklerin kullanýlmasý gerekir</description></item><item><title>LÝDERLÝÐÝN TANIMLARI VE ANLAMLARI</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?liderligin-tanimlari-ve-anlamlari-351080.html</link><description>LÝDERLÝÐÝN TANIMLARI VE ANLAMLARI&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;     Çok sayýda ve deðiþik hareket noktalarýndan kaynaklanan araþtýrmalar farklý liderlik tanýmlarýnýn oluþmasýna yol açmýþtýr.Liderlik, belirli þartlar altýnda, belirli kiþisel amaç veya grup amaçlarýný gerçekleþtirmek üzere, bir kimsenin baþkalarýnýn faaliyetlerini etkilemesi ve yönlendirmesi süreci olarak tanýmlanabilir.Diðer bir tanýmda ise liderlik, &quot;astlarýn görevlerini gayret ve güvenle yapmaya yöneltme sanatý&quot; dýr. Baumgarten, &quot;Liderlik, her amaca yönelik iletiþim süreci yardýmý ile kiþiler arasý davranýþý etkilemelidir.&quot; Diyerek iletiþimin rolünü belirlemektedir.Bavelas&quot;a göre liderlik, &quot;belirsizliklerin azaltýlmasý&quot; anlamýnda örgüt içi bir davranýþtýr.Hellriegel ve Sloam ise liderliðin bir etkileme süreci, bir iliþki olduðunu vurgulamaktadýr.&lt;br/&gt;     Liderlik etkileme süreci olarak ele alýndýðý takdirde, liderin davranýþlarý belirleme yeteneðine ve gücüne neden sahip olduðu üzerinde de durmak gerekir.Etkileme olanaðýnýn dayandýðý etmenleri 5 grupta toplamak mümkündür:&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;     a) Meþru Güç: Liderin örgüt içindeki pozisyonuna baðlý olarak elde ettiði güç.&lt;br/&gt;     b) Ödül ve Ceza Üzerinde Denetim: Liderin izleyicileri ödüllendirme ve cezalandýrma olanaklarýna sahip olmasý.&lt;br/&gt;     c) Zorlama Gücü: Ýzleyicileri, belirlediklerine uymadýklarý takdirde cezalandýrma olanaklarýna sahip olabilmesi.&lt;br/&gt;     d) Uzmanlýk: Uzman olduðu alanlarda bilgi veya beceri nedeniyle etkileyebilme yeteneði.&lt;br/&gt;     e) Bireysel Nitelikler: Liderin özellikleri, izleyicilerin ona benzemek isteme nedeniyle sahip olduðu etkileme olanaðý.&lt;br/&gt;     &lt;br/&gt;     Böylece özetlemek gerekirse liderlik, &quot;belirlenmiþ amaçlara ulaþmak yolunda iletiþim süreçleri aracýlýðý ile ortaya konan bireyler arasý etkileme&quot; dir. Diðer bir deyiþle, liderlik süreci liderin belli bir durumda,izleyicilerin davranýþlarýný etkileme çabalarýný içerir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;LÝDERLÝÐÝN ORTAYA ÇIKIÞI&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;     Liderliðin ortaya çýkabilmesi için mutlaka bir sosyal örgüt gereklidir.Liderler ya dýþarýdan zorla gruba benimsetilebilirler ki bu resmi bir atamadýr; ya da örgüt içinde karþýlýklý iliþkilerin bir ürünü olarak uygun þartlarda ortaya çýkar.Bu þartlar :&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;1-Örgütsel Tasarým Eksikliði : Örgütsel tasarýmda eksiklik varsa, gerçek örgüt davranýþlarý ile karþýlaþtýrýldýðýnda bu açýkça görülür.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;2-Örgütün Ýçsel Hareketliliði : Açýk sistemdeki örgütler, dýþ dünyanýn sýnýrladýðý engelleri aþarak varlýklarýný sürdürmek isterler.Böylece teni iþlevler ve yapýlar oluþur.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;3-Dinamik Çevre Koþullarý : Örgüt çevreden etkilenir.Çevre deðiþtikçe, örgüt de deðiþim talepleriyle karþý   &lt;br/&gt;                  karþýya kalabilir.Örgüt, çevre ile bir denge düzeyi oluþturur.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;4-Örgütlerin Sosyolojik Yapýsý : Örgüt üyeliði, kiþinin yalnýzca bir tarafýný kaplar.Diðer iliþkiler ise kiþinin bir &lt;br/&gt;baþka yönüdür.Bu iki yön birbirini etkiler ve birbirlerine ters düþerse, ödüllendirme, cezalandýrma gibi deðiþimler gerekir. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;1&lt;br/&gt;LÝDERÝN ÖZELLÝKLERÝ&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;FÝZÝKSEL ETMENLER : Liderin boy ve aðýrlýk gibi özellikleri incelenmiþ ve basmakalýp bir yargýyla liderin uzun boylu olmasý gerektiði savunulmuþtur.Stodgill&quot;in araþtýrmalarýnda on iki çalýþmanýn dokuzunda liderlerin daha uzun boylu olduðu saptanmýþtýr.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;ZÝHÝNSEL YETENEK : Çoðu çalýþma liderlerin zeka bakýmýndan lider olmayanlara göre daha üstün olduðunu göstermiþtir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;SÖZEL YETENEK : Konuþma yeteneðinin, görevin sözel olduðu durumlarda liderlerin özelliklerini belirlemede önemli bir etken olduðu ve bu yeteneðin liderlerde fazlasýyla mevcut olduðu ortaya çýkmýþtýr.&lt;br/&gt;                   &lt;br/&gt;KÝÞÝLÝK ÖZELLÝKLERÝ : Çoðu incelemede liderlik ve özgüven      arasýnda yakýn iliþki bulunmuþtur.Ancak aþýrý egemenlik duygusu da reddedilmeye yol açabilmiþtir.Örneðin egemen ve saldýrgan liderlerin grup tarafýndan reddedildiði görülmüþtür.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;EVRENSEL LÝDERLÝK KURAMLARI&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;A)ÖZELLÝKLER YAKLAÞIMI&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;     Bu yaklaþým,liderlik denklemindeki lider deðiþkenine önem vermekte ve lider üzerinde durmaktadýr.Lider özellikleri süreci etkileyen en önemli faktör olarak kabul edilmektedir.&lt;br/&gt;     Kiþinin lider ola</description></item><item><title>ÖÐRENCÝ MERKEZLÝ EÐÝTÝM</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?ogrenci-merkezli-egitim-456667.html</link><description>Öðrenci merkezli eðitimTürk eðitim sisteminin yenileþme arayýþlarýna cevap vermek ve Öðrenci baþarýsýnýn nitelik olarak artýrýlmasý hedefini gerçekleþtirmek üzere; MEGEP çerçevesinde geliþtirilen müfredat Laboratuar okullarý modelinde, &quot;Öðrenci merkezli eðitim&quot; öngörülmektedir. Okul ve eðitim sisteminin merkezine öðrenciyi yerleþtiren bu yaklaþým eðitimin hedeflerini öðrencilerin bireysel geliþmeleri ve ihtiyaçlarý doðrultusunda yapýlandýrmaktýr. 18.Yüzyýl sonlarýnda, kitlesel okul eðitiminin ortaya çýkmasýndan bu yana bütün toplumlarda eðitim ve okul olgusu eðitimde kullanýlan yöntemler ve okulun rolü açýsýndan çok az geliþme göstermiþtir. Klasik eðitim tanýmlarýna bakýldýðýnda bu duraðanlýk belirgin olarak farkedilecektir. Klasik Eðitim TanýmlarýEðitim, bireylerin davranýþýnda kendi yaþantýsý yoluyla ve kasýtlý olarak istendik deðiþme meydana getirme sürecidir.(Demirel,1993. S: 36)Eðitim, bireyin davranýþlarýnda kendi yaþantýsý yolu ile istenilen deðiþiklikleri meydana getirme veya yeni davranýþlar kazandýrma sürecidir(Ertürk,1972. S: 12).Bu eðitim tanýmlarýnýn okul kavramýna yansýmasý da,&quot;Okul, önceden belirlenmiþ eðitim amaçlarýna uygun olarak,eðitmek istediði öðrencilere, yeni davranýþlar kazandýracak ya da istenmeyen davranýþlarýný kaldýracak yaþantýlar hazýrlayýp sunan bir sistemdir.&quot; þeklinde olmuþtur.Eðitim ve okul kavramlarýnýn ortaya çýkýþý, radikal eleþtirileri de birlikte getirmiþtir. Bu eleþtirilerin en önemlisi devletin buyruklarýna körü körüne boyun eðecek vatandaþlar üretmeye yönelik giriþimlere yol açtýðý yönünde idi. Üç büyük eðitim eleþtirmeni William Godwin, Francisco Ferer ve Ivan Illich bu türden eleþtirilerin öncüleridir. Bu karþý tezleri tartýþan joel Spring temelde iki eðitim modelinin varlýðýndan söz etmektedir. Birincisi öncelikle ekonomik üretkenliðin artmasý ve toplumsal istikrarla ilgilenir. Ýkinci model ise, bireysel özerkliðin artmasýdýr. 1. Modelde, toplum verimli iþleyiþ hedefine sahip makine olarak görülür. Ýnsanlar, deðerleri toplumsal makinenin pürüzsüz iþleyiþine katkýlarýyla belirlenen &quot;insani kaynaklar&quot; haline gelirler.2. ve springin önerdiði model de ise, ilgilenilen þey düzen ve verimlilik deðil bireysel özerkliðin artmasýdýr. 2.Model, insanlarýn kiþisel tatmin olmadan, çalýþmayý ve özgürlüðü sýnýrlayan toplumsal otoriteyi, neden kabul etmeye istekli olduðu sorusuyla ilgilenir. Bu kabul koþulu öncelikle çocuðun zihnindeki ; Ýdeallerin, Ýnançlarýn ve Ýdeolojilerin sonucudur. Yani, birey kendisinin ihtiyaçlarý ve arzularý ile hiçbir ilgisi olmasa da bazý faydalar için çalýþmanýn görevi olduðuna inanýr. Dolayýsýyla bu özgürlükçü model; Otoriteye boyun eðmeyi istemeyen ve Kendilerine maksimum düzeyde bireysel denetim ve özgürlük saðlayan,Toplumsal bir örgütlenme talep eden,Otoriter olmayan, Bireyleri teþvik eden ve destekleyen bir eðitim yöntemidir. (Spring,1975. S:109-110).Klasik eðitim tanýmlarýna yönelik eleþtirilerden birsi de kazandýrma sözcüðü ile ilgilidir. Titize göre bu sözcük, &quot;eðitimin bir yaptýrým olduðuna istendik bilgi, beceri, tutum ve davranýþlarýn kazandýrýlmasý konumunda olan kiþilerin, bu konuda her hangi bir itiraz ve/veya seçim haklarýnýn bulunmadýðýna&quot; iþaret etmektedir. Titiz, insanoðlunun binlerce yýldýr kendisine uygun gelen bilgi, beceri, tutum ve davranýþlarý, çocuk ve gençlere yaptýrýmlý biçimde öðretmekte olduðunu, son 30 yýlda bu tutuma karþý seslerin yükselmeye baþladýðýný belirterek, gelecekte insanýn en temel haklarýndan &quot;yaþama hakkýnýn&quot; yanýna, &quot;þartlanmama hakký&quot; nýn geleceðini vurgulamaktadýr. &quot;Ýstediðini öðrenme hakký&quot;, &quot;istediðini istediði zaman öðrenme hakký&quot;, &quot;öðrenmeme hakký&quot; ve benzeri ifadelerle de dile getirilen bu yeni hak, insana saygýnýn çok yalýn, ama o derecede güçlü bir ifadesidir. &quot;( Titiz, 1997, s:56) demektedir. Günümüz dünyasýnda radikal olarak nitelendirilebilecek bu görüþler, belkide yakýn bir gelecekte benimsenerek uygulanacaktýr. Fakat bu günkü toplumsal yapý gereði ne geçmiþteki kadar katý, dayatmacý ve ezberci, ne de henüz kabul görmeyecek kadar radikal olmayan eðitim tanýmlarýna ve yapýlanmalarýna ihtiyaç vardýr. &quot;Eðitim, çocuðun kendi imkanlarýnýn, yeteneklerinin sýnýrlarý içinde geliþmesini saðlýyacak amaçlý, bilinçli, planlý bir yaþantýdýr.&quot; (Ercan, 1995, s:3). Ya da, &quot;Eðitim, kiþilerin kendi karar verecekleri maddi ve manevi ihtiyaçlarýný oluþturan bilgi, beceri, tutum ve davranýþ modüllerine eriþme, onlarý öðrenme ve onlarý öðrenebi</description></item><item><title>ÖÐRENCÝ TOPLU DOSYASI</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?ogrenci-toplu-dosyasi-371113.html</link><description>ÖÐRENCÝ TOPLU DOSYASI&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;A-Toplu Dosya Nedir?&lt;br/&gt;Kiþiyi tanýmak için devamlý ve sistemli bir emek sonucu olarak toplanan bilgiler eðer bir yere kaydedilmezse zamanla kaybolup gider veya yanlýþ þekillerde hatýrda kalýr. Dolayýsýyla her problem ortaya çýkýþýnda ayný emeklerin yeni baþtan harcanmasý gerekir. Hatta bazý hallerde eðer bilgi, zamanýnda toplanýp kaydedilmezse ileriki yýllarda bunu elde etmeye imkan olmayabilir. Bu nedenle kiþi hakkýnda bilgi toplamakla beraber, bu bilgilerin elde edilmesi, sýnýflandýrýlmasý ve kiþinin dikkate deðer büyüme ve geliþmesinin bir silsile içinde kaydedilmesi gerekir. &quot;Öðrenciye daha iyi yardým edebilmek için çeþitli tekniklerle öðrenciler hakkýnda toplanan bütün bilgilerin sistemli bir þekilde özetlenip kaydedildiði dosyaya TOPLU DOSYA denir.&quot; Toplu dosya öðrenci ve onun geliþme seyri ve seviyesi hakkýnda somut bilgiye ihtiyaç gösteren rehberlik programý için temel þarttýr. &lt;br/&gt;Toplu dosya, öðrenci hakkýnda toplanan her türlü bilginin aynen toplandýðý dosya anlamýnda deðildir. Ancak deðerli bilgilerin sistemli bir þekilde özetlenmiþ þekli ile dosyada yer almasý konusudur. &lt;br/&gt;Bir veya iki çeþit deðerlendirme tekniði ile toplanan bilgilerin yorumlanmalarýnda bir yanýlma payý her zaman için mevcuttur. Bu nedenle, diðer deðerlendirme ve bilgi toplama teknikleriyle elde edilen bilgilere göre bu bilgiler karþýlaþtýrýlýp doðruluk ve uygunluk dereceleri kontrol edilmelidir. &lt;br/&gt;Ayný tekniði evvelki ve bugünkü ile ve gelecekteki sonuçlarýnýn deðerlendirmelerinde benzerlik ve aykýrýlýk bakýmýndan kontrol edilmeleri gerekir. Böylece deðerlendirilecek ve yorumlanacak bilgiler bizi bir açýklýða kavuþturur. Zira kiþi  durmadan geliþmekte, kiþiliðini, bilgi ve becerilerini geliþtirmektedir. O halde kiþi hakkýnda çeþitli teknik ve yöntemlerle toplanacak bilgiler de &quot;devamlý&quot; olmalýdýr. Ancak böylece kiþi hakkýnda güvenilebilecek bilgiler elde edilebilir ve bilgiler uzun süreli bir geçerlilik kazanabilir. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;B-Toplu Dosyanýn Yararlarý:&lt;br/&gt;Sýhhatli ve sistemli bir þekilde toplanýp kaydedilmiþ bilgiler bir çok yönlerden kullanýlabilir. Toplu dosya hem rehberlik hem yönetim amaçlarý için yararlýdýr. Öðrencinin her türlü kiþisel geliþimine ait bilgileri içinde toplayan toplu dosya, öðrenciye yardým etme durumunda olan her kes tarafýndan türlü þekillerde kullanýlabilir. Ýdarecilere, öðretmenlere, velilere, rehberlik personeline ve kiþinin kendisine faydalar saðlamaktadýr. Ýdareciler okul ve okul eðitim etkinliklerinde gerekli geliþmeleri yapabilmek için okuldaki öðrenci nüfusunun özelliklerini, geliþme durumlarýný, deðiþen özelliklerini bu kayýtlardan saptayabilirler. Özel sýnýflarýn oluþturulmasýnda bunlardan yararlanýla bilinir. Öðretmenler bu bilgilere dayanarak belli bir öðrencinin özellik ve güçlüklerini daha iyi tanýyabilir ve ona göre yardýmda bulunabilir. Öðrencinin okul çalýþmalarýndaki geliþmesini daha iyi görebilir. Öðrencilerin geliþme þekli hakkýnda somut bir fikir edinebilir. Veliler ile konuþmada ferden ve grup olarak çocuklar hakkýnda daha somut bilgilere dayanýlýr. Öðretmen gerçekçi ölçülere göre ayarlanabilir. Veliler de eldeki somut bilgiler sayesinde çocuklarýný daha iyi anlayabilir. Onlarýn eðitsel, mesleki ve psiko-sosyal geliþimlerini de somut olarak görebilir ve dolayýsýyla okula daha çok yardýmcý olabilirler. Sistematik ve objektif bilgiler çocuðun kendini daha iyi tanýmasýna, geliþmesini daha somut olarak görebilmesine, yetenekleri ile çalýþmalarý arasýndaki denge ve dengesizlikleri daha açýk görebilmesine ve daha iyi planlar yapabilmesine yarayacaktýr. Ayrýca üst derece okullar ve piyasadaki iþyerleri de bu bilgilerden yararlanabilirler. &lt;br/&gt;Bu bilgiler rehberlik hizmetleri için esas eksendir. Zira her hangi bir rehberlik etkinliði objektif ve sistemli bilgiler olmadan yürütülemez. &lt;br/&gt;Toplu dosyasý yöneticilere, öðretmenlere, velilere, öðrencilere ve danýþmanlara saðladýðý yararlarý þu þekilde sýralayabiliriz:&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Okul yöneticilerine:&lt;br/&gt;      Öðrencilerin kolaylýkla tanýnmasýna yardýmcý olur.&lt;br/&gt;1.Okul-aile birliði, öðretmen ve öðrencilerle yapýlan toplantýlarda ihtiyaç duyulan verileri saðlar.&lt;br/&gt;2.Öðrencilerin geliþimini incelemek için gerekli vereyi saðlar.&lt;br/&gt;3.Öðrenci niteliklerini inceleme imkaný verir.&lt;br/&gt;4.Araþtýrma verileri saðlar.&lt;br/&gt;5.Okulun eðitim politikasýný, öðretim tekniklerinin geliþtirilmesi için gerekli veriyi saðlar.&lt;br/&gt;6.Öðrencileri sýnýflama veya gruplama iþlemleri için gerekli bilgiyi saðlar.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Öðretmenlere:&lt;br/&gt;1.Öðrencilerin geliþim örüntülerini belirlemede gere</description></item><item><title>EÐÝTÝM - BAÞARI TESTLERÝ</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?egitim-basari-testleri-414716.html</link><description>baþarý testleri</description></item><item><title>EÐÝTÝM - VERÝMLÝ DERS ÇALIÞMA YÖNTEMLERÝ</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?egitim-verimli-ders-calisma-yontemleri-414944.html</link><description>verimli ders çalýþma yöntemleri</description></item><item><title>ÖÐRETÝM ÝLKE VE YÖNTEMLERÝ</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?ogretim-ilke-ve-yontemleri-355706.html</link><description>ÖÐRETÝM ÝLKE VE YÖNTEMLERÝ&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;ANLATIM YÖNTEMÝ&lt;br/&gt; Anlatým öðretmenin bilgilerini ,pasif bir þekilde oturarak dinleyen öðrencilere otakratik bir biçimde ilettiði geleneksel bir yöntemdir.&lt;br/&gt; Anlatým en eski öðretim yöntemidir.Çok sýk kullanýmý ,kötü ve yanlýþ kullanýmý nedeniyle en etkisiz yöntem olarak da bilinmektedir.Gerçekde de,öðrenciler pasif bir durumda oturduklarý ve genellikle öðretim sýrasýnda soru sorma ve düþüncelerini açýklama olanaklarýna sahip olmadýklarý için etkin bir yöntem sayýlmaz.Hatta bazen etkinlik eksikliðinden dolayý sýkýntýlara ve disiplin sorunlarýna neden olmaktadýr.&lt;br/&gt; Modern bir öðretim anlatýma pek fazla yer vermemekle birlikte öðretmen hemen her konuda bu yöntemden belli bir ölçüde yararlanma gereðini duymaktadýr. Önemli olan anlatýmýn yerinin ve süresinin iyi seçimidir.Anlatýmýn kýsa ve ilginç olmasýný saðlama ve herkesini dikkatini çekme öðretmenin görevidir.Öðretmenin konuþmasýnýn ,hareketlerinin ,görünümünün anlatýmdaki açýklýðýnýn ve öðrencilerle göz göze iliþkisinin bu yöntemde son derece önemli olduðu bilinmelidir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;GÖZLEM GEZÝSÝ YÖNTEMÝ&lt;br/&gt; Eðitsel amaçlarý gerçekleþtirmek için okul tarafýndan organize edilen geziye iliþkin faaliyetlerin tümü gözlem gezisi yönteminin kapsamýna girmektedir. &lt;br/&gt; Eðitime yapýlan en eski eleþtirilerden biri, kapalý kapýlar arkasýnda gerçek öðrenmeye yer vermemesidir.Gözlem gezisi yöntemi bu eleþtirileri bir öiçüde karþýlamaktadýr.Çünkü bu yöntemde öðrencilere Gerçek dünyayý görme imkaný saðlanmaktadýr.Öðrenciler öðretim metaryelinin olduðu yere giderek, gözlem yapma ve bu metaryellerin doðal yerleþiminde çalýþma imkanýna sahip olurlar. &lt;br/&gt; Gözlem gezisi eðitim açýsýndan ilginç yerlere, örneðin fabrika, müze, kütüphane, sanat galerisi , kamu kuruluþlarý vb. düzenlenebileceði gibi öðrencinin üzerinde çalýþmakta olduðu ya da yakýn gelecekte çalýþacaðý konulara iliþkin örnekler toplayabileceði ya da örneklerini görebileceði yerler de akýntý, gölcük, daðlýk, ormanlýk gibi düzenlenebilir.Böylece öðrencilerin akademik ,sosyal ve davranýþsal ufuklarýnýn geliþimi saðlanýr. &lt;br/&gt; Gözlem gezisi yöntem olarak ele alýndýðýnda, basit bir ziyaretten ibaret deðildir.Burada edinilecek tecrübenin öðrenci açýsýndan yararlý ve deðerli olmasý için en önemli husus öðrencinin hazýrlýðý ve ön incelemesidir.Ön hazýrlýðýn yetersizliði nedeniyle binlerce gözlem gezisinin boþa gittiði ve öðrencilerin hiç bir tecrübe edinemediði bilinmektedir. &lt;br/&gt; Gezi öncesi öðrencilere, gezinin amacý, gezi yerine nasýl gidileceði, gezinin planý, nelerin gözleneceði gibi konularda ayrýntýlý bilgi verilmelidir.Yine gezi sonrasý, tartýþmalar, geziye iliþkin bir kompozisyon yazma, resmini yapma, modelini çizme gibi etkinlikler yöntemin bir gereði olarak yerine getirilmelidir.Ancak bu yolla gerçekleþmiþ amaçlarýn sürekliliði saðlanacaktýr. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;GRUP TARTIÞMASI YÖNTEMÝ&lt;br/&gt; Grup tartýþmasý yöntemi özde, öðrencilerin bir konu ya da sorun üzerinde birlikte konuþarak mümkün olan çözüm yollarýný aramalarýna dayanýr.Yöntemin esasý tüm grubun etkinliðe katýlmasýdýr. Bu yöntemde iki önemli husustan birincisi açýk bir amacýnýn olmasý, ikincisi ön hazýrlýðý gerektirmesidir.Bu iki husus gerçekleþmediði durumlarda öðrencilerin bu yöntemden yararlanmalarý söz konusu olamaz. &lt;br/&gt; Bilgilerini, fikirlerini ve düþüncelerini açýkça ortaya koyma imkanýna kavuþtuklarý bu yöntemde öðrenciler, sorunlarý daha iyi anlar,tanýmlar ve çözüm yollarý önerirler.Ancak anlamlý bir tartýþma için gerekli bilgi ve olgunluða sahip olmayan öðrencilerle bu yöntem uygulanamaz.Ayrýca grup tartýþmasý yöntemi genellikle küçük gruplarda daha etkin olarak kullanýlabilen bir yöntemdir.Eðer öðrencilerin bazýlarý dinleyici olarak yer almayacaksa 20-25den fazla öðrencinin olduðu sýnýflarda uygulanmasý önerilmemektedir. &lt;br/&gt;Grupla tartýþma yönteminin çok deðiþik þekilleri vardýr.Bunlardan en yaygýn olarak kullanýlanlarý, büyük grup tartýþmasý münazara, panel, výzýltý gruplarý, fikir taramasý, form ve seminerdir. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;GÖSTERÝ ( DEMONSTRRASYON )YÖNTEMÝ&lt;br/&gt;&lt;br/&gt; Gösteri, öðretmenin öðrencile</description></item><item><title>IÞBÝRLÝKLÝ ÖÐRENME GRUPLARI</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?isbirlikli-ogrenme-gruplari-419542.html</link><description>ýþbirlikli öðrenme baþta abd olmak üzere dünyanýn bir çok ülkesinde giderek artan bir ilgi görmektedir. bu konuda bugüne kadar yapýlan araþtýrma sayýsýnýn 1500&quot;ü aþmasý, iþbirlikli öðrenme konusundaki yetiþtirme etkinliklerinin yoðunluðu, bu etkinliklere katýlanlarýn sayýsý ve bu konudaki yayýnlarýn çokluðu bu ilginin baþlýca göstergelerindendir. þaþýrtýcý olan bir baþka nokta, literatürde rastlanan ilk makalelerin (deutsh,1924) 20 yýl kadar pek dikkati çekmemesine karþýn son 25 yýl içinde klasikleþmesi ve bu konuya olan ilginin bir çýð gibi büyümesidir.</description></item><item><title>PROBLEM KURMA VE ÇÖZME STRATEJÝSÝ</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?problem-kurma-ve-cozme-stratejisi-359095.html</link><description>&amp;#61607;PROBLEM KURMA VE ÇÖZME STRATEJÝSÝ&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Verilen bir problemin matematik sembolüyle ifade edilmesine matematik diline çevirme denir. Bir problemi kurarken soru kökü içindeki sözlü verileri, matematik diline dönüþtürüp, daha sonra da çözmek gerekir. Bir problemi çözmek demek, problemin bilinmeyenleriyle verilenler arasýnda ki baðýntýlarý denklemlerle ifade edip bilinmeyeni bulmak demektir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Bir problemi çözmek için genellikle;&lt;br/&gt;     &lt;br/&gt;&amp;#61656;Bilinmeyenler x,y,z,a,b,c... gibi bir harf seçilir,&lt;br/&gt;&amp;#61656;Problem çok iyi okunmalý ve anlaþýlmalýdýr,&lt;br/&gt;&amp;#61656;Mümkün olduðu kadar az bilinmeyen seçilmelidir,&lt;br/&gt;&amp;#61656;Problemi tanýmlayan denklem kurulup, çözüme gidilmeli,&lt;br/&gt;&amp;#61656;Bulunan sonuç kontrol edilmelidir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Bazý ifadelerin matematiksel baðýntýya çevrilmesi&lt;br/&gt;&amp;#61656;  Herhangi bir sayý x olsun.&lt;br/&gt;&amp;#61692;  Sayýnýn 2 fazlasý:&lt;br/&gt;&amp;#61692;  Sayýnýn 2 eksiði:&lt;br/&gt;&amp;#61692;  Sayýnýn 2 katý:&lt;br/&gt;&amp;#61692;  Sayýnýn 2 katýnýn 5 fazlasý:&lt;br/&gt;&amp;#61692;  Sayýnýn 2 fazlasýnýn 5 katý:&lt;br/&gt;&amp;#61692;  Sayýnýn 5 fazlasýnýn 2 katý:&lt;br/&gt;&amp;#61692;  Sayýnýn 3 katýnýn 4 fazlasý:&lt;br/&gt;&amp;#61692;  Sayýnýn yarýsý:&lt;br/&gt;&amp;#61692;  Sayýnýn üçte biri:&lt;br/&gt;&amp;#61692;  Sayýnýn 1 bölü 3&quot; ü:&lt;br/&gt;&amp;#61692;  Sayýnýn   ü:&lt;br/&gt;&amp;#61692;  Sayýnýn   i:&lt;br/&gt;&amp;#61692;  Sayýnýn  &quot;ünün 2 fazlasý:&lt;br/&gt;&amp;#61692; Sayýnýn 2 fazlasýnýn   i:&lt;br/&gt;&amp;#61692; Sayýnýn karesi:&lt;br/&gt;&amp;#61692; Sayýnýn küpü:&lt;br/&gt;&amp;#61692; Sayýnýn karekökü:&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&amp;#61656;  Herhangi iki sayý x ve y olsun.&lt;br/&gt;&amp;#61692;  Ýki sayýnýn toplamý:&lt;br/&gt;&amp;#61692;  Ýki sayýnýn farký:&lt;br/&gt;&amp;#61692;  Ýki sayýnýn kareleri toplamý:&lt;br/&gt;&amp;#61692;  Ýki sayýnýn toplamlarýnýn karesi:&lt;br/&gt;&amp;#61692;  Ýki sayýnýn farkýnýn karesi:&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&amp;#61656;  Ardýþýk tamsayýlardan küçüðü x olsun.&lt;br/&gt;&amp;#61692; Ardýþýk iki tamsayýnýn toplamý:&lt;br/&gt;&amp;#61692; Ardýþýk üç tamsayýnýn toplamý:&lt;br/&gt;&amp;#61692; Ardýþýk iki çift tamsayýnýn toplamý: &lt;br/&gt;&amp;#61692; Ardýþýk iki tek tamsayýnýn toplamý:&lt;br/&gt;&amp;#61692;  Ardýþýk üç tek tamsayýnýn toplamý:&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&amp;#61558; Toplamlarý 10 eden iki sayýdan biri x ise diðeri 10-x olur.&lt;br/&gt;&amp;#61558; Toplamlarý A eden iki sayýdan biri x ise diðeri A-x olur.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;PROBLEMLER&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;1)Hangi sayýnýn 3 katýnýn 2 eksiði 43 eder?&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;2)Hangi sayýnýn 5 katýnýn 3 eksiðinin yarýsý, ayný sayýnýn 2 katýnýn 10 eksiðine eþit ise bu sayý kaçtýr?&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;3)Ardýþýk iki pozitif sayýnýn toplamýnýn yarýsý, bu sayýlardan küçük olanýndan kaç fazladýr?&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;4)Hangi sayýnýn 6 katýnýn 18 fazlasý, ayný sayýnýn 3 fazlasýnýn kaç katýdýr?&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;5)Ardýþýk iki pozitif tek sayýdan büyük sayýnýn 2 katý ile küçük sayýnýn 4 katýnýn toplamý 88 ise bu sayýlardan büyük olaný kaçtýr?&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;6)Toplamlarý 12, çarpýmlarý 27 olan iki sayýnýn kareleri toplamý kaçtýr?&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;7)Ardýþýk 10 pozitif sayýnýn toplamý 165 olduðuna göre bu sayýlardan en küçüðü kaçtýr?&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;8)Ardýþýk 11 pozitif sayýnýn toplamý 286 olduðuna göre bu sayýlardan 2. en küçük sayý ile 2. en büyük sayýnýn toplamý kaçtýr?&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;9)Bir kumbarada 1 YTL ve 25 YKR dan oluþan 50 tane madeni para vardýr. Toplam para 20  YTL olduðuna göre, kaç tane 25 YKR luk madeni para vardýr?&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;10)Bir sýnýftaki öðrenciler sýralara 3 er 3 er otururlarsa 5 öðrenci ayakta kalýyor. Eðer 5 er 5 er otururlarsa 5 sýra açýkta kalýyor.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;11)Can parasýyla 2 defter 3 kalem alýrsa 21 milyon lira ödüyor. Eðer Can 3 defter 2 kalem alsaydý 19 milyon lira ödeyecekti. Buna göre 1 defter 1 kalemden kaç milyon fazladýr?&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;12)Bir kutuya 12 defter ve 4 kitap veya 8 defter ve 8 kitap konulabiliyor. Buna göre bu kutuya sadece defter konulacak olsaydý kutu kaç tane defter alýrdý?&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;13)Yaþken 1 kg ý 600,000 liradan alýnan 30 kg yaþ üzüm kurutulunca 1 kg ý 750,000 liraya gelmiþtir. Buna göre yaþ üzüm kuruyunca aðýrlýðýndan kaç kg kaybetmiþtir?&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;14)Bir sýnýftaki öðrenciler sýralara 2 þer 2 þer oturunca 3 öðrenci ayakta kalýyor.3 er 3 er oturunca 3 sýra boþ kalýyor. Buna göre sýnýfta kaç öðrenci vardýr?&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;15)Selçuk bir yolu 120 adýmda gidiyor. Eðer adýmlarýný 15 cm kýsaltsaydý ayný yolu 150 adýmda gidecekti. Buna göre yol kaç cm dir?&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;16)Emre bir merdivenin basamaklarýný 2 þe</description></item><item><title>SINIFTA LÝDERLÝK</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?sinifta-liderlik-354713.html</link><description>SINIFTA LÝDERLÝK&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Unutmayýn ki öðrenciler sizin düþmanýnýz deðildir. Ýþiniz, okulda onlarla mücadele etmek deðil, onlar için, onlarla beraber mücadele etmektir. Öðrencilerin sürekli zayýf yönlerini veya hatalarýný belirtmekten çok, onlarýn güçlü yönlerini vurgulayýn ve onlarý bu güçlü yönlerini geliþtirmeleri için teþvik edin. Öðrencilerinize öðüt vermek yerine onlara model olmaya çalýþýn ve onlarla iki yetiþkin gibi konuþun. Öðrencilerinizle konuþurken, gözerlinizin onun gözeleriyle yaklaþýk olarak ayný hizada olmasýna özen gösterin. 7 yaþýndaki bir öðrenci  sizinle konuþurken, burun deliklerinizi görmek zorunda olmadýðý gibi, 17 yaþýnda uzun boylu bir öðrenci de sizin baþýnýzýn üstünü görmek zorunda deðildir. Bütün öðrencilere saygýlý davranýn. Koridorda, bahçede, kütüphanede veya yolda görünce onlarla selamlaþýn, hatýrlarýný sorun. Asla küçümseyici olmayýn. Öðrencilerinizi isimlerini öðrenin. Onlara isimleriyle hitap edin. Unutmayýn ki öðrencilere isimleriyle hitap etmek etkili bir iltifattýr ve öðretmen tarafýndan isimlerinin öðrenilmesi öðrencinin &quot;ben varým, ben deðerliyim&quot; duygusunu geliþtirir. Sýnýfta asla argo sözcükler kullanmayýn. Çünkü argo kelimelerin kullanýlmasý sýnýfta size olan saygýyý yok eder. Okulda Ýngilizce, matematik veya müzik öðretiyor olabilirsiniz fakat ayný zamanda nasýl bir yetiþkin olduðunuzu da gösteriyorsunuz. Nasýl davrandýðýnýz ne öðrettiðiniz kadar önemlidir. Öðretimde cezayý bir uyarýcý olarak kullanmayýn. Çünkü cezalar hiçbir zaman öðrencilerin istenmeyen türdeki davranýþlarýný deðiþtirip, istenen türdeki davranýþ geliþtirmelerine yardýmcý olamaz, sadece istenmeyen davranýþlarýn geçici olarak bastýrýlmasýna enden olabilir. Ancak istenmeyen bu davranýþlar sonradan daha þiddetli bir þekilde ortaya çýkabilir. Ayrýca cezalar  öðrencide öðrenmeye karþý direnci, tepkiyi ve saldýrganlýðý teþvik edebilir ve hatta bunlarýn nedeni bile olabilir. Eðer çok zorda kalýrsanýz fiziksel ceza dýþýnda bir cezayý (Örneðin çocukla öðretmenler odasýnda özel olarak konuþmak ta bir tür cezadýr.) onu on bir kez daha uyardýktan sonra kullanabilirsiniz. Ýstenmeyen davranýþlar gösteren bir öðrencinin kendisinden deðil, davranýþlarýndan hoþlanmadýðýnýzý anlamasýný saðlayýn ve onun bu davranýþý deðiþtirebileceðini kendisine bu konuda yardýmcý olmaya hazýr olduðunuzu belirtin. Öðrenci davranýþlarýný eleþtirirken, sinir krizine tutulmayýn. Kendinizi kontrol edin. Çünkü kendinin kontrol edemeyen, çevresini kontrol edemez. Daha sonra açýk ve net bir þekilde o davranýþý ortadan kaldýracak bir öneride bulunun. Örneðin derste arkadaþlarýyla konuþmaya çalýþan bir öðrenciye &quot;Konuþma !&quot; diye baðýrmak yerine &quot;Eðer konuþursan hem sen hem de arkadaþlarýn öðrenemez, üstelik bende dersi gerektiði gibi anlatamam&quot; demek daha etkili olacaktýr. Ýstenmeyen davranýþlarla uðraþmayý ertelemeyin ve bu konuda diðer öðretmenle iþbirliði yapmaya çalýþýn. Öðrencilerinize her zaman deðil, daha çok size danýþtýklarý zamanlarda yol göstermeyi tercih edin.  Derste öðrencileriniz karþýsýnda sanki onlara meydan okurmuþçasýna kollarýnýzý baðlayýp durmayýn. Bu onlara kendileri ile iletiþim kurmak istemediðinizi ifade eden bir mesaj olarak algýlanabilir. Sýnýfta öðrencilerin bazý davranýþlarýna sinirlenmeniz çok normaldir. Ancak bunu mümkün odluðu kadar belli etmemeye çalýþmalýsýnýz. Eðer öðrencileriniz sizin sinirlendiklerini anlarlarsa bu oyunda sizi yendiklerini düþüneceklerdir. Hata bulmak konusunda çok fazla zaman harcamayýn. Suçlamak geriye bakmaktýr. Çözümler ise ileri gitmeyi gerektirir. Disiplinsiz davranýþlar yapan öðrencilerinizi okul idaresine göndermekle tehdit etmeyin. Böyle bir yaklaþým  sizi hem öðrencilerin, hem de yöneticilerin gözünden düþürür, ancak mecbur kalýrsanýz son bir uyarýdan sonra bunu yapmaktan çekinmeyin, kim ne düþünürse düþünsünâ€¦ &lt;br/&gt;Disiplinsiz davranýþlar gösteren bir öðrenciyi cezalandýrmak ve itaate zorlamak yerine sýnýf disiplinin saðlanmasý konusunda bazý sorumluluklar vererek onu kazanabilirsiniz. Çünkü otoriteye körü</description></item><item><title>DERS KÝTABININ YARDIMCI MATERYALLERÝ</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?ders-kitabinin-yardimci-materyalleri-379877.html</link><description>DERS KÝTABININ YARDIMCI MATERYALLERÝ &lt;br/&gt;ÖÐRETMEN KILAVUZU &lt;br/&gt;Öðretmen kýlavuzu, ilgili öðretim programýnda yer alan amaç ve açýklamalar doðrultusunda öðrencilere kazandýrýlacak davranýþlarý gerçekletirmede öðretmenlere yardýmcý olmasý amacýyla hazýrlanan basýlý materyallerdir. Bazý batý ülkelerinde, öðretmen kýlavuzlarý öðretime yön veren kaynaklar olarak kabul görürken; ülkemizde henüz yaygýn olarak kullanýlmamalýdýr. &lt;br/&gt;Ýyi hazýrlanmýþ öðretmen kýlavuzunun, öðretmenlere pek çok faydasý vardýr: &lt;br/&gt;1. Öðretmene planlamada rehberlik ederler. Konularýn ne kadar süre de nasýl iþleneceði belirtildiði için; öðretmen ayrýca konularýn ne kadar sürece iþlenebileceðini, hangi etkinliklere yer verileceðini düþünmek zorunda kalmaz. &lt;br/&gt;2. Dersin amaçlarýný hatýrlatýr. &lt;br/&gt;3. Konuda geçen önemli noktalarý hatýrlatarak planýn aksamasýný önler. &lt;br/&gt;4. Ders kitabýnýn öðrencilere nasýl daha verimli þekilde kullandýrýlacaðýna dair bilgiler verir. &lt;br/&gt;5. Öðrencileri derse hazýrlanmaya teþvik etmesi için öðretmene yol gösterir. &lt;br/&gt;6. Derste kullanýlabilecek alternatif etkinlikler sunar. Öðretmen þartla baðlý olarak istediði etkinliði seçebilir. &lt;br/&gt;7. Dersin iþleniþinde etkinliklerin planlamasýyla ilgili rehberlik eder. &lt;br/&gt;8. Öðrencileri derse çekmekte kullanýlabilecek çeþitli hikaye, fýkra ve sorular sunar. &lt;br/&gt;9. Kaynaklar göstererek konularýn daha etkili iþlenmesine imkan verir. &lt;br/&gt;10. Öðrenci baþarýlarýnýn deðerlendirilmesinde öðretmene hazýr sorular sunar. &lt;br/&gt;11. Derste kullanýlabilecek araç-gereçler ve bunlarýn nasýl kullanýlacaðýna dair bilgiler verir. &lt;br/&gt;12. Ýyi bir planlama yapýldýðýnda; sýnýf ortamýnda disiplinin korunmasýna katký saðlar. &lt;br/&gt;Öðretmen kýlavuzlarý hazýrlanýrken dikkat edilecek en önemli husus, programa uygunluktur. Bunun dýþýnda, dersin özelliðine göre kýlavuzun ebadýnda, forma sayýsýnda deðiþiklikler yapýlabilir. &lt;br/&gt;ÖÐRENCÝ ÇALIÞMA KÝTABI &lt;br/&gt;Öðrenci çalýþma kitabý günümüzde ders sonrasý öðrenilenlerin tekrarýný saðlayan bir kaynak olarak görülmektedir. Oysa çalýþma kitabýnýn ayný zamanda öðretim süreci içerisinde öðrenciye çalýþmalarýyla ilgili rehberlik etmek gerekir. Çünkü öðrenciler ne öðreneceklerini, ne zaman ve nasýl öðreneceklerini, nasýl pekiþtireceklerini öðrenmek isterler. &lt;br/&gt;Öðrenci çalýþma kitabý hazýrlarken þunlara dikkat edilmelidir: &lt;br/&gt;1. Ders kitabýyla tutarlý olmalý, ders kitabýnýn etkili kullanýma ve öðretim süreci içinde öðrenciye rehberlik etmelidir. &lt;br/&gt;2. Gösterilen konularýn dýþýnda, öðrencilerin düzeylerinin üstündeki çalýþmalara veya alýþtýrmalara yer verilmemelidir. &lt;br/&gt;3. Verilen sorular, basitten zora doðru olmalýdýr. &lt;br/&gt;4. Gereðinden fazla soru veya çalýþmaya yer verilmemelidir. Oyun çaðýnda olan çocuklar için bu durum geliþim bozukluklarýna yol açabilir. &lt;br/&gt;5. Farklý türde soru stilleri kullanýlmalýdýr. &lt;br/&gt;6. Sorular sadece bilgi basamaðý ile sýnýrlý kalmamalý; deðiþik düzeydeki sorularada yer verilmelidir. &lt;br/&gt;7. Çalýþma kitabýnda sýrf sorular yer almamalý, oyunlar, bulmacalar vb. eðlendirici aktivitelere de yer verilmelidir. &lt;br/&gt;8. Sorular ve aktiviteler, öðrencilerin kendi kendilerini deðerlendirilmesine imkan verecek þekilde düzenlenmelidir. Böylece kendini tanýma becerilerinin geliþmesi saðlanacaktýr. &lt;br/&gt;9. Renkli ve çekici olmalýdýr. &lt;br/&gt;BECERÝ KÝTAPLARI &lt;br/&gt;Beceri kitaplarý, isminden de anlaþýldýðý gibi, yabancý dil becerilerine ve dile has bölümlere daha fazla uygundur. Çalýþma kitabý veya ders kitabý olarak kullanýlabilmektedir. Beceri kitaplarý, öðretmen kýlavuzlarýyla birlikte kullanýlacak þekilde üretilmektedirler. &lt;br/&gt;Beceri kitaplarý, kiþisel geliþim açýsýndan da önemlidir. Deðiþik geliþim alanlarý arasýnda yakýn baðlantýlarak kurarak öðrencilerin yeteneklerini tamamlayabilir. Örneðin bir konuþma kitabý; okuma, dinleme ve yazmayý geliþtiren konularý içerebilir. &lt;br/&gt;ELEKTRONÝK GEREÇLER &lt;br/&gt;Slayt: Ders kitabý ile birlikte kullanýldýðýnda faydalý olacak materyallerden biri de slayttýr. Slaytlar, 35 mm fotoðraf makinesiyle çekilmiþ pozitif filmin banyo edilerek teker teker yatsýtmak üzere kesilip plastik veya karton çerçevelere yerleþtirilmesiyle elde edilen küçük saydam fotoðraflardýr. &lt;br/&gt;Ders kitaplarýyla birlikte sunulan slaytlarý öðretimdeki avantajlarý þunlardýr. &lt;br/&gt;1. Ders kitabýnda geçen bir görüntü yansýtýlarak daha kolay dikkat çekilebilir. &lt;br/&gt;2. Ders kitaplarýna ek olarak kitapta bulunmayan alternatif görsellerin de gösterilebilmesine imkan verir. &lt;br/&gt;3. Kitapta baský hatasý olma ihtimaline karþýlýk, daha net ve canlý görüntüye sahip olarak çekicilik saðlayabilir.</description></item><item><title>ÇOCUK VE EÐÝTÝM</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?cocuk-ve-egitim-348374.html</link><description>Problem&lt;br/&gt;Günümüzde çocuklarýn, ruh saðlýklarý yerinde ve insani vasýflara sahip olarak yetiþmeleri için daha fazla çaba sarfedilmektedir. Artýk çocuðun dünyasýna girilmiþ, onun ruhunun gerçek zenginliði anlaþýlmaya baþlanmýþtýr. Günümüzde çocuðun geçirdiði evreler bilinmekte ve eðitim bu evrelerin özelliðine göre düzenlenmektedir. Eðitim yöntemleri, araç, gereç ve malzemeleri de yeniden ele alýnmakta, deðiþtirilmekte ve geliþtirilmektedir. Çocuk sanki yeniden keþfedilmektedir. &lt;br/&gt; Dünyada yapýlan bilimsel araþtýrmalarýn sonuçlarý, çocukluk yýllarýnda kazanýlan davranýþlarýn büyük bir kýsmýnýn yetiþkinlikte bireyin kiþilik yapýsýný, alýþkanlýk, inanç ve deðer yargýlarýný biçimlendirdiðini ve saðlam bir kiþiliðin temelinin ilk çocukluk yýllarýnda atýlabileceðini göstermiþtir. Çocuðun Antropolojisi ve Pedagojik Antropoloji gibi bilimler de eðitim ve öðretimi daha güçlü kýlacak görüþ ve tecrübeleri belirlemeye çalýþmaktadýr. Böylece çocuklara verilecek bilgilerin içinde bulunduklarý yaþ grubunun özelliklerine, ihtiyaçlarýna ve kapasitelerine uygun düþmesi saðlanmaktadýr. Çocuklarýn dini geliþimi, bu geliþimi etkileyen faktörler zihinlerinin, ruhlarýnýn  ne tür bir eðitimi kabulleneceði vb. konularda kuramlar yöntemler geliþtirilmekte , eðitici durumunda olanlarýn, küçüklerin dini geliþiminden haberdar olmasý, hangi yöntemin din eðitiminde yararlý, hangi yöntemin dini geliþimi tahrip edici olduðu ortaya konmaya çalýþýlmaktadýr.            &lt;br/&gt;Memleketimizde ise din eðitimi ve öðretimi alanýnda bu türden çalýþmalarýn epeyce gecikmiþ olduðunu söyleyebiliriz. Din eðitimi, çoðu zaman yön verici öðütler, amir ve yasaklar, söyletilmesi ve ezberlenmesi gereken kurallar bütünü olarak ele alýndýðýndan karakter geliþimine beklenen olumlu tesiri yapamamaktadýr. &lt;br/&gt;Günümüzde çocuðun din eðitimi ve öðretimi ile ilgili olarak geliþtirilen teorilerde þu fikir üzerinde önemle durulmaktadýr. &quot;çocuklara erken yaþta din hakkýnda bilgi verilmez gerekçesiyle din öðretiminin ileriki yaþlara tehir edilmesi doðru deðildir. Din farklý motiflerine ayrýlmalý, din öðretimi öðrencilerin kavrayýþýný göz önünde bulundurarak, yýllar göre programlanmalýdýr. Böylece öðrenciler her geçen yýl, dinin bütünü hakkýnda biraz daha doðru sahibi olacaklardýr. &lt;br/&gt;Din olgusunun, iman, ibadet ve ahlak esaslarýna  ait malzemesi belli geliþim basamaðýnda iþlendiðinde, çocuklar için daha etkili olur.&lt;br/&gt;Çocuðun geliþim düzeyine uygun olmayan, ilgi ve ihtiyaçlarýna cevap vermeyen bir program yalnýzca öðretimi baþarýsýz kýlmakla kalmaz ayný zamanda çocuðun geliþimini de büyük ölçüde etkiler. &lt;br/&gt;Yazar  araþtýrmanýn üzerinde durduðu problemi þöyle ifade etmektedir. Geliþim özellikleri, ilgi ve ihtiyaçlarý göz önünde bulundurularak, okul öncesi ve okul çaðý çocuðunun eðitiminde yer alabilecek dini motifler  neler olabilir? Çocuk, geliþiminin hangi evrelerinde hangi dini muhtevaya hazýrdýr. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Araþtýrmanýn Amacý Ve Önemi&lt;br/&gt;Araþtýrmanýn temel amacý, okul öncesi ve okul çaðý çocuklarýnýn geliþim özelliklerini, dini duygu ve düþüncelerinin uyanmasýný, geliþmesini saðlayan sosyal, zihinsel ve duygusal faktörleri ortaya koyarak bu yaþ grubuna verilecek din eðitim ve öðretiminin planlanmasýna yardýmcý olacak bilgi birikimini saðlamak ve bu yönde çözüm öneriler getirmektir. &lt;br/&gt;Yazar ayrýca çalýþmaný nasýl hazýrlanacaðýna, hangi kaynaklardan yararlanýldýðýna, hangi metotlardan faydalanacaðýna ve hangi konularý iþleyeceðine dair bilgiler de sunmaktadýr. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;DÝN EÐÝTÝM VE ÖÐRETÝMÝNÝN PSÝKOLOJÝK TEMELLERÝ&lt;br/&gt;Bu bölümde din eðitim ve öðretimi açýsýndan çocuðun geliþmesine ve tanýnmasýna iliþkin kavramlarý açýklanmaktadýr. Zaman zaman çocuðun geliþimine uygun din eðitim ve öðretiminin þekline kýsaca temas edilmiþtir.  &lt;br/&gt;Geliþim ve geliþim evrelerine yer verilmiþtir. Kiþiyi geliþimini geliþim çaðlarýna göre ya da duygu, zihin gibi geliþim alanlarýna göre ayýrmak, onun daha iyi tanýnmasýný kolaylaþtýrmak içindir. Çocukluk döneminin daha iyi deðerlendirilmesi ile yetiþkin insanýn karakteri de bir bakýma daha iyi anlama kavuþac</description></item><item><title>ÝLKÖÐRETÝMDE YÖNELTME YÖNERGESÝ</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?ilkogretimde-yoneltme-yonergesi-419925.html</link><description>amaç&lt;br/&gt;madde 1- bu yönergenin amacý, millî eðitim bakanlýðýna baðlý ilköðretim okullarý öðrencilerinin ilgi, istek, yetenek ve kiþilik özelliklerinin belirlenmesi ve uygun programlara yöneltilmelerine iliþkin usul ve esaslarý düzenlemektir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;kapsam &lt;br/&gt;madde 2- bu yönerge, millî eðitim bakanlýðýna baðlý resmî ve özel ilköðretim okullarýndaki öðrencileri yöneltmede yönetici, öðretmen, rehberlik ve araþtýrma merkezlerince yapýlacak iþlere iliþkin usul ve esaslarý kapsar.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;dayanak &lt;br/&gt;madde 3- bu yönerge; 1739 sayýlý millî eðitim temel kanunu, 222 sayýlý ilköðretim ve eðitim kanunu, kalkýnma plânlarý, millî eðitim bakanlýðý ilköðretim kurumlarý yönetmeliði, millî eðitim bakanlýðý rehberlik ve psikolojik danýþma hizmetleri yönetmeliði, millî eðitim bakanlýðý özel eðitim hizmetleri yönetmeliði ve millî eðitim bakanlýðý sûra kararlarýna dayanýlarak hazýrlanmýþtýr.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;tanýmlar &lt;br/&gt;madde 4- bu yönergede geçen;&lt;br/&gt;a) rehberlik: bireyin kendini tanýmasý ve kabul etmesi, problemlerini çözmesi, gerçekçi kararlar almasý, kapasitesini geliþtirmesi, çevresine dengeli ve saðlýklý biçimde uyum saðlamasý </description></item><item><title>EÐÝTÝM - PROGRAMLI ÖÐRETÝM</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?egitim-programli-ogretim-415227.html</link><description>programlý öðretim</description></item><item><title>EÐÝTÝM&quot;ÝN EKONOMÝK BÜYÜMEYE ETKÝSÝ</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?egitim-in-ekonomik-buyumeye-etkisi-379819.html</link><description>1.GÝRÝÞ&lt;br/&gt;Son yýllarda dünyada bilgi ve iletiþim teknolojilerindeki hýzlý deðiþim ve geliþim ile hakim olmaya baþlayan küreselleþme süreci sadece ekonomik alanda belirleyici olmakla kalmayýp, sosyal ve kültürel alanlarda da öne çýkmaya baþlamýþtýr. Öne çýkan bu küreselleþme süreci ekonomik ve sosyal hayata iliþkin bir çok yeni geliþmelere neden olmuþtur. Bu geliþmelerde bilgi toplumu oluþumu sürecini baþlatmýþtýr. Bilgi toplumunun ekonomik büyümeyi hýzlandýrýcý, sosyal altyapý hizmetlerinin sunumunu iyileþtirici, kültürel etkileþimi artýrýcý etkileri olacaðý açýktýr. Ancak bilgi toplumuna geçiþin en önemli þartlarýndan birisi bilgiye yapýlacak olan yatýrýmdýr. Bu sebeple geliþmekte olan ülkelerin geliþmesine en büyük katkýyý insan kaynaklarýna yapýlan yatýrým ve altyapýnýn iyileþtirilmesi olacaktýr. Bu yatýrýmlarý yapabilen ülkeler, yeni alanlarda istihdam ve üretim yaratabilmiþ, sürdürülebilir bir ekonomik büyüme kaydeden, vatandaþlarýna kaliteli bir eðitim, saðlýk ve diðer sosyal alanlarda hizmet sunabilen ülkeler olacaktýr. Bilgi toplumuna geçiþin önemli aþamalarýndan birisi olan nitelikli iþgücünün oluþturulmasýnýn temel þartý kiþilere örgün ve yaygýn eðitim kurumlarýnda hayat boyu öðrenmeyi esas alan bir yaklaþýmla, uluslar arasý piyasalardaki rekabet ortamýnda uyum saðlayabilecekleri bir eðitimin verilmesiyle mümkün olacaktýr.  Türkiye 21. yy&quot;ýn baþlangýcýnda stratejisini bu doðrultuda belirlemiþtir. Bu husus 8. BYKP&quot;nda þu þekilde ifade edilmektedir: &quot;Eðitim sistemimizin geliþtirilmesi genç nüfusa sahip ülkemizin ekonomik geliþmesinin gerektirdiði nitelikli iþgücü ihtiyacýnýn karþýlanmasýna ve rekabet gücü kazanmasýna olanak saðlayacaktýr&quot; Yirminci yüzyýlýn ilk bölümlerinde fiziksel yatýrýmlar kalkýnma için anahtar konumda iken, özellikle ikinci Dünya Savaþý&quot;ndan itibaren yavaþ yavaþ bu düþünce yerini insana yapýlan yatýrýma býrakmaya baþlamýþtýr. Bu çerçevede, 1960larýn ilk yýllarýndan baþlayarak iktisat literatürü &quot;iktisadi düþüncede insana yatýrým devrimi&quot;ne þahitlik yapmýþtýr. Bugün ABD&quot;de beþeri sermaye kaynaklarýnýn deðerleri toplamýnýn 24.4 trilyon Dolar, buna karþýlýk ise fiziki varlýklar toplamýnýn 18.8 trilyon Dolar olduðu tahmin edilmektedir. Bunun yaný sýra eðitim yatýrýmlarýnýn geri dönüþ oranlarý da (yüzde 12), konut sektörü (yüzde 4) gibi diðer fiziki yatýrýmlara oranla çok&lt;br/&gt;daha yüksektir. Birçok eðitim iktisatçýna göre ekonomik kalkýnmanýn temel noktasý eðitimdir. Uzak Doðu ülkelerinin insan kaynaklarýnýn geliþtirilmesi için eðitim harcamalarýnda yaptýklarý artýþla, kaydettikleri ekonomik geliþme bu konuda sýkça kullanýlan bir örnektir.   Wheeler(1980) tarafýndan geliþtirilerek seksen-sekiz geliþmekte olan ülkeye uygulanan insan kaynaklarýnýn geliþtirilmesi ile büyüme arasýndaki iliþkiyi inceleyen bir modelin sonuçlarýna göre  okuma yazma oranýndaki yüzde 20&quot;den yüzde 30 oranýna bir artýþ GSYÝH&quot;da yüzde 8&quot;den yüzde 16&quot;ya kadar bir artýþa yol açmaktadýr.  Eðitim yatýrýmlarýnýn geri dönüþ oranlarýnýn güzel örneklerinden biri de tarým sektöründeki verimlilik artýþýdýr. Jamison ve Lau(1982) yaptýklarý alýþmada, diðer deðiþkenler ayný olduðunda, çiftçilerin dört yýllýk ilave eðitimlerinin fiziki tarýmsal çýktýlarý yaklaþýk yüzde 10 artýrdýðýný tespit etmiþlerdir. Yine benzer bir çalýþma sonucu, bir yýllýk ilave bir eðitim süresinin GSYÝH&quot;ya yüzde 3&quot;lük bir katký yaptýðý sonucuna varmýþlardýr. Yukarýda sayýlan ilkelerden ve örneklerden hareketle, ekonomik büyümenin temelinde fiziksel yatýrýmlardan ziyade, teknolojik yatýrýmlar, ARGE faaliyetleri için ayrýlan kaynaklar gibi insan kaynaklarýnýn&lt;br/&gt;geliþtirilmesine yönelik yatýrýmlarýn olduðunu varsayan ve 1990lý yýllardan itibaren gittikçe daha çok kabul görmeye baþlayan &quot;içsel büyüme&quot; (endogenous growth) modellerinin hareket noktasý da: &quot;beþeri sermaye ve bir kez üretildikten sonra kullanýlýrken ek bir maliyete katlanýlmasý gerekmeyen bilgidir.&quot;  Bu modeller; eðitimin, bilginin üretilmesi ve yayýlmasý yoluyla daha büyük bir ekonomik kalkýnma hýzýnýn yakalanmasýndaki rolünü daha somut ortaya koymaya baþlamýþlardýr.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;2.EÐÝTÝM ÝLE ÝLGÝLÝ TEMEL GÖSTERGELER&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;2.1. Öðrenci Sayýlarý ve Okullaþma Oranlarý&lt;br/&gt;Eðitim ile temel göstergelerin birincisi örgün ve yaygýn eðitim kurumlarýndaki öðrenci sayýlarý ve okullaþma oranlarýna iliþkin verilerdir. Bu göstergeler okul çaðýndaki nüfusun ne kadarýna eðitim hizmeti sunulabildiðini gösterdiði gibi, eðitim kademeleri itibariyla önceliklerin belirlenmesi amacýyla da kullanýlabilir. Bu sebeplerle ilköðretim, ortaöðretim</description></item><item><title>FEN BÝLÝMLERÝ ÖÐRETÝMÝ</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?fen-bilimleri-ogretimi-453315.html</link><description>FEN BÝLÝMLERÝ ÖÐRETÝMÝ&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Hazýrlayan&lt;br/&gt;TEMEL KAVRAMLAR&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Eðitim&lt;br/&gt;Günümüzde eðitimin çeþitli tanýmlarý yapýlmaktadýr. Bunlar arasýnda en yaygýn olarak kullanýlaný &quot;bireyin davranýþlarýnda kendi yaþantýsý yoluyla kasýtlý olarak istendik deðiþme meydana getirme süreci&quot; ifadesiyle bilinendir. Yapýlan tanýmlarda eðitimin süreç ve ürün boyutu vurgulanmaktadýr.&lt;br/&gt;Ertürk&quot;ün tanýmý incelendiðinde eðitim sürecine girecek bireyde davranýþ deðiþikliðinin meydana getirileceði, bunun da kasýtlý olarak ve istenilir yani hedefler doðrultusunda olmasý gerektiði; bu davranýþ deðiþikliðinin de bireyin bizzat kendi edineceði tecrübelerle meydana gelmesinin esas olduðu anlaþýlmaktadýr. Fen bilimleri eðitiminde de öðrencilerin kavramlarý kendi tecrübeleriyle kazanmalarý esastýr. Bunu saðlamak için de öðrencilere durumlar verip bunlardan sonuç çýkarmalarý ve genellemeleri kendilerinin bulmalarý, öðretimin bu temel ilkeye göre düzenlenmesi esas olmalýdýr.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Bir sistem olarak eðitim&lt;br/&gt;Eðitim amaçlarýna ulaþmasý bir dizi etkinliklerle olabilir. Ancak bu etkinlikleri etkileyen, bazen davranýþlara yardýmcý, kolaylaþtýrýcý bazen de deðiþmeye direnen, zorlaþtýrýcý; bazen ise etkinliklerin yürütülmesi için gerekli olan etmenler vardýr. Bunlarýn hepsi eðitimin bir öðesini oluþturur. Eðitim sonunda bireyler eðitim baþýndaki durumlarýna göre farklýdýrlar. Bazý yeni davranýþlar kazanmýþ, önceden sahip olduðu da deðiþtirmiþtir. Eðitim etkinlikleri sonunda hedeften bazý davranýþlar istenen düzeyde kazanýlmýþ, bazýlarý da beklenen düzeyde kazanýlamamýþ, hatta bazý istenmeyen davranýþlar dahi meydana gelmiþ olabilir. Bu durumda eðitimin sürecindeki etkinliklerin kontrol ihtiyacýný doðurur.&lt;br/&gt;&quot;Bir dizi amacý yerine getirmek için birbiriyle iliþkili parçalardan oluþan yapýya sistem&quot; denir. Eðitim ise bireylerde var olan bazý davranýþlarý belli hedefler doðrultusunda deðiþtiren ve bazý yeni davranýþlar kazandýrýlmasýný saðlayan bir sistemdir. Bir sistemde girdiler, süreç, çýktýlar ve kontrol olmak üzere dört öðe vardýr.&lt;br/&gt;Eðitim sürecinin girdileri hedef davranýþlar, ön koþul davranýþlar, toplumun örf ve adetleri, para, araç-gereç, eðitim sürecine katýlan bireylerin nitelikleri, öðretmen ve yöneticilerin nitelikleri, toplumun insan gücü ihtiyacý ve bununla iliþkili planlar, anayasa, tüzük, yönetmelik ve genelgeler olabilir. Süreç boyutu ise tüm etkinlikleri kapsar. Yeni veya deðiþikliðe uðramýþ tüm davranýþlar bu boyutta düþünülür. Deðerlendirme ise ürünün hedefle tutarlýlýðýna bakýlýr. &lt;br/&gt;Her sistemde olduðu gibi eðitim sistemi de alt sistemlere ayrýlabilir. Örneðin bireyde oluþturulacak davranýþlar konu alanlarýna ayrýlabilir. Bunlar fizik, kimya, sosyal bilgiler, fen bilgisi, biyoloji vb. alanlarda öbekleþebilir. Örneðin kimya dersinin hedeflerinin gerçekleþmesi milli eðitimin amaçlarýnýn bir kýsmýnýn gerçekleþmesi demektir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Öðrenme: &quot;Yaþantý ürünü ve nispeten kalýcý izli davranýþ deðiþmesi&quot;dir. Bir davranýþýn öðrenme ürünü olabilmesi için yaþantý ürünü ve bireyin çevresiyle etkileþimi sonucu meydana gelmesi ve bir derece kalýcý olmasý gerekmektedir. Bir davranýþ a)sonradan kazanýlmýþ ve b) belli bir kararlýlýkla gösterildiðinde öðrenme ürünü satýlabilir. Örneðin, iki basamaklý iki doðal sayýyý toplama davranýþýný kazandýktan sonra belli bir süre ve belli bir sýklýkla tekrarlamýyorsak davranýþ öðrenilmiþ sayýlamaz. Ayný þekilde okuma-yazma öðrenen birey bunu kullanamýyorsa okuma-yazmayý öðrenmiþ sayýlmaz ve &quot;gizli okumaz-yazmazlar&quot; kavramý içinde deðerlendirilebilir. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Öðretme: &quot;Öðrenmeyi kýlavuzlama veya saðlama etkinliði&quot;dir. Okullarda yapýlan planlý, kontrollü ve örgütlenmiþ öðretme faaliyetleri ise öðretim olarak adlandýrýlýr.&lt;br/&gt;Öðretim etkinlikleri, eðitim sisteminin süreç boyutunda deðerlendirilir. Bunlar, sistemin girdiler kýsmýnda hedeflenen davranýþlarý öðrencilerde oluþturmayý amaçlayan planlý, örgütlenmiþ ve kontrollü etkinliklerdir. Öðretim faaliyetleri öðrenmenin gerçekleþmesinde etkili olur. Öðrenme ise bizzat öðrencinin kendisi tarafýndan gerçekleþtirilir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Davranýþ: &quot;Öðretim sonunda bireyde gözlenmesi kararlaþtýrýlan bilinçli tepki&quot; olarak tanýmlanabilir. O halde öðrenme-öðretme sürecindeki her bilgi ve beceri bir davranýþtýr. Bir hedef davranýþlardan oluþur ve gözlenebilir niteliktedir. Eðitimde ölçmede bu davranýþýlar tek tek yoklanýr. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt; &lt;br/&gt;Ünite 2&lt;br/&gt;FEN BÝLÝMLERÝ ÖÐRETMENÝ&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Etkili bir fen öðretmeninin nitelikleri:&lt;br/&gt;Öðretmen eðitimcilerinin ve öðretmen eðitimi programlarýn nihai hedefleri etkili öðretmenler yetiþtirmektir. yapýl</description></item><item><title>EÐÝTÝM YÖNETÝCÝSÝNÝN NÝTELÝKLERÝ VE ÖZELLÝKLERÝ</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?egitim-yoneticisinin-nitelikleri-ve-ozellikleri-440272.html</link><description>EÐÝTÝM YÖNETÝCÝSÝNÝN NÝTELÝKLERÝ VE ÖZELLÝKLERÝ&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;I.BÖLÜM&lt;br/&gt;Mevzuata  hakim olmak.&lt;br/&gt;Okumadan bir yazýyý imzalamamak.&lt;br/&gt;Yazýþmalarda, dosyalamada tertip, &lt;br/&gt;düzen,temizliðe dikkat etmek.&lt;br/&gt;Evrak biriktirmemek, kapatýlan evraký &lt;br/&gt;her hafta sonunda dosyasýna kaldýrmak.&lt;br/&gt;Yapýlacak iþlerin ajandaya yazýlmasý.&lt;br/&gt;Sabýrlý olmak.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;II.BÖLÜM  1/2&lt;br/&gt;Ýþlerin danýþarak yapýlmasý.&lt;br/&gt;Müdür nasýlsa okulu da odur.&lt;br/&gt;Ýdareci daima bir rehberdir.&lt;br/&gt;Ýdareci okulunu muhite tanýtýr ve sevdirir.&lt;br/&gt;Ýdareci, terbiyenin deðerini ve okulunun &lt;br/&gt;çalýþmalarýný velilere anlatmak mecburiyetindedir.&lt;br/&gt;Ýdareci öðretmenleri yetiþtirir.&lt;br/&gt;Ýdareci, öðretmenlerinin ruhsal inceliklerini bilmelidir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;II.BÖLÜM  2/2&lt;br/&gt;Ýdareci, iþlerinde muvaffak olabilmesi için okulunda &lt;br/&gt;manevi birlik ve beraberlik kurabilmelidir.&lt;br/&gt;Ýdareci, her þeyden önce okulda çalýþan fert ve gruplar &lt;br/&gt;arasýndaki geçimsizliði, haksýz þikayeti, kiþisel &lt;br/&gt;mücadeleleri gidermelidir.&lt;br/&gt;Ýdareci okulunda kiþisel husumetlerin doðmasýna imkan &lt;br/&gt;vermeyecek bir çalýþma ortamý saðlamalýdýr.&lt;br/&gt;Her öðretmenin okulun baþarýsýndan zevk duymasý, &lt;br/&gt;okulun baþarýsýnýn kendi baþarýsý ve baþarýsýzlýðýný da &lt;br/&gt;kendi baþarýsýzlýðý sayacak bir görev ve sorumluluk anlayýþý &lt;br/&gt;kazanmasýna çalýþýlmalýdýr.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;III.BÖLÜM  1/2&lt;br/&gt;Ýdarecinin öðretmenlerle temasýnýn azlýðý çok defa onlar &lt;br/&gt;arasýnda birçok önüne geçilmez huzursuzluk &lt;br/&gt;ve memnuniyetsizlikler doðurmaktadýr.&lt;br/&gt;Ýdareci bütün öðretmenlerinin ruhsal durumunu daima iyi &lt;br/&gt;vaziyette bulundurmaya çalýþmalýdýr.&lt;br/&gt;Her okulda verimli çalýþmanýn baþ þartý huzur ve emniyettir.&lt;br/&gt;Ýdareci öðretmenlerini okulun menfaatine kullanmayý bilmelidir.&lt;br/&gt;Öðretmenleri idarede muvaffak olan müdürler, onlarda bir &lt;br/&gt;iman ve itimat yaratan müdürlerdir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;III.BÖLÜM  2/2&lt;br/&gt;Ýdareci öðretmenlerine olduðu kadar kendi nefsine de &lt;br/&gt;güvenmelidir.&lt;br/&gt;Her müdür idare etmek üzere baþýna geçtiði okula kendi &lt;br/&gt;benliðinden bir þeyler katmalýdýr.&lt;br/&gt;Müdür her öðretmenin mesleki olduðu kadar þahsen de bir &lt;br/&gt;arkadaþ olmakla beraber daima arada bir ihtiyat mesafesi &lt;br/&gt;býrakmalýdýr.&lt;br/&gt;Ýdareci kendi öðretmenlerinin ayrý ayrý alaka ve baþarýlarýný &lt;br/&gt;öðrenmeye onlarý layýk olduðu þekilde takdir etmeye çalýþmalýdýr.&lt;br/&gt;Ýdarecinin kulaðý saðlam bir emniyet sandýðý gibi içine atýlan her &lt;br/&gt;þeyi muhafaza etmelidir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;IV.BÖLÜM  1/2&lt;br/&gt;Müdür, yeni öðretmenlerin daima bir koruyucusu olmalý ve onlarýn &lt;br/&gt;þahýslarýna ve iþlerine karþý itimatlarýný artýrmalýdýr.&lt;br/&gt;Ýdareci çok dinleyen az söyleyen kiþidir.&lt;br/&gt;Sormaktan utanan, öðrenmekten utanan kimsedir.&lt;br/&gt;Bizi hayattan þikayete sevk eden  þey karþýlaþtýðýmýz &lt;br/&gt;zorluklarýn büyüklüðü deðil, kuvvetimizin azlýðýdýr.&lt;br/&gt;Bir insanýn terbiyesi, baþkalarýnýn terbiyesizliðine karþý en &lt;br/&gt;emin silahtýr.</description></item><item><title>AD TAMLAMALARI</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?ad-tamlamalari-394572.html</link><description>AD TAMLAMALARI&lt;br/&gt;Bir adýn karþýladýðý kavramý daha açýk, daha ayrýntýlý verebilmek için, o adýn baþka bir ad, adýl ya da sýfatla oluþturduðu söz öbeðine tamlama denir. &lt;br/&gt;Tamlamalarda iki öðe vardýr: Tamlanan (belirtilen), tamlayan (belirten) Örnek: Okuma tutkusu  tamlayan tamlanan&lt;br/&gt;AD TAMLAMASI TÜRLERÝ&lt;br/&gt;Kuruluþ ve anlam özelliklerine göre ad tamlamalarý 3&quot;e ayrýlýr.&lt;br/&gt;Belirtili ad tamlamasý&lt;br/&gt;Belirtisiz ad tamlamasý&lt;br/&gt;Geniþlemiþ ad tamlamalarý&lt;br/&gt;Belirtili Ad Tamlamasý&lt;br/&gt;Hem tamlayanýn hem tamlananýn tamlama eki aldýðý tamlamalara belirtili ad tamlamasý denir.  Örnekler: Ýneðin boynuzu &quot;Ve burada biz, birbirimizin dilini anlayabiliyorduk&amp;#8230;&quot;&lt;br/&gt;Belirtili Ad Tamlamalarýnda Anlamsal Özellikler&lt;br/&gt;Belirtili ad tamlamalarýnda tamlayanýn ana iþlevi, ana öðe (tamlanan) olarak seçilen ada belirli bir iyelik kazandýrmaktýr. Örnek: Oðuz&quot;un evi&lt;br/&gt;Tamlayan kiþiler toplumsal ilgilerini belirtir. Örnek: Benim annem.&lt;br/&gt;Tamlayan, kiþilerin yersel ilgilerini belirtir. Örnek: Türklerin yurdu&lt;br/&gt;Tamlayan, özgülük anlatýr. Örnek: Babamýn anlatýþý&lt;br/&gt;Tamlayan, kiþilerle onlarýn içsel özellikleri arasýnda baðýntý kurar. Örnek: Öðretmenimin duyarlýlýðý&lt;br/&gt;Belirtili Ad Tamlamalarýnda Biçimsel Özellikler:&lt;br/&gt;Belirtili ad tamlamalarýnýn belirleyici biçimsel özelliði, her iki öðesinin de tamlama eki almasýdýr. Örnek: Çocuðun düþü&lt;br/&gt;Tamlayan ya da tamlananýn biri ya da her ikisi, sýfat tamlamasý olabilir. Örnek: Bir gece sonra, imamýn küçük oðlu onu kahveden çaðýrdý.&lt;br/&gt;Tamlayan ile tamlanan arasýna baþka bir öðe girebilir. Örnek: Türkülerin yanýktýr yüzü.&lt;br/&gt;Devrik tümcelerde ya da þiir dilinde tamlayanla tamlanan yer deðiþtirebilir. Örnek: Çekilmez bir bencillikleri vardýr onlarýn&amp;#8230;&lt;br/&gt;Tamlayan da tamlanan da birden çok olabilir. Örnek: Ýnsanlarýn haklarý, duygularý olduðunu&amp;#8230; biliyor artýk.&lt;br/&gt;Adeylemler, adlaþmýþ ortaçlar hem tamlayan hem de tamlanan olabilir. Örnek: Gülüþünün yersizliðini&amp;#8230; anlamýyor olmalýydý.  Belirtisiz Ad Tamlamasý &lt;br/&gt;Yalnýz tamlananýn tamlama eki aldýðý tamlamalara belirtisiz ad tamlamasý denir. Örnek</description></item><item><title>EÐÝTÝMÝN KALÝTESÝ</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?egitimin-kalitesi-450425.html</link><description>EÐÝTÝMÝN ÜRÜNÜ&lt;br/&gt;Herhangi bir durumda kaliteyi anlayabilmek için iki temel sorunun sorulmasý gereklidir. Bunlardan birincisi,ürünün ne olduðuna iliþkindir;ikincisi de müþterilerin kimler olduðudur. Bu sorunlar eðitimde kalite tartýþmasýnda da geçerlidir. &lt;br/&gt;Eðitimin ürünü nedir? Öðrencinin eðitimin ürünü olup olmadýðý üzerine çok tartýþma vardýr. Öðrencilerin,eðitim kurumlarýnýn özellikle disiplin ve davranýþlardaki performans  düzeyleri itibariyle çýktýsý olduklarýndan çok sýk söz edilmektedir. &lt;br/&gt;Bir ürünün kalite güvencesi sürecine konu alabilmesi için üreticinin onun kaynaðýný belirlemesi ve kontrol altýnda bulundurulmasý gerek vardýr. Ýkinci olarak da &quot;hammadde&quot;,standart  süreç ya da süreçler serisinden geçmeli ve çýktý,önceden belirlenmiþ     ve tanýmlanmýþ spesifikasyonlarý karþýlamalýdýr. Böylece bir modelin eðitime kolaylýkla uygulanabileceðini söylemek pek olasý deðildir. Böyle bir modelin ilk gereksinmesi,öðrencilerin baþlangýçta bir seçime tabi tutulmalarý gereðidir.&lt;br/&gt;Bazý eðitim kurumlarýnda böyle bir uygulama yapýlmaktadýr;ancak bir çoðunda,eþitlik ilkesi gereði böyle bir uygulama yoktur. Ýþte bu noktadan itibaren benzetme giderek olanaksýzlaþmaktadýr.&lt;br/&gt;Öðrencilerin herhangi bir biçimde garanti edilmiþ bir standarda göre üretmek olasý deðildir. Öðrenciyi ürün olarak niteleyen görüþ,öðrenim sürecinin karmaþýklýðý ile herhangi bir öðrencinin bireysel birtekliðini dikkate almalýdýr. &lt;br/&gt;Bu durumda ürünü tanýmlamak nasýl mümkün olacaktýr? Bu soruya doðrudan cevap yerine,eðitimi bir üretim hattý olarak deðil bir hizmet olarak deðerlendirmek daha yararlý olacaktýr. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;HÝZMET KALÝTESÝ&lt;br/&gt;Hizmet kalitesine iliþkin özellikleri tanýmlamak fiziki ürünlelerinkileri tanýmlamaktan daha güçtür. Bunun nedeni hizmet kalitesinin özelliklerinin bir çok önemli subjektif unsurlarý içermesiidir. Düþük kalite ile kalite hatalarýnýn nedenleri hizmetler ve ürünler için birbirinden farklýdýr. &lt;br/&gt;Bir hizmetin yerine getirilmesi ile ürünün üretilmesi arasýndaki önemli farklýlýklardan birincisi,hizmette,hizmeti veren ile son kullanýcý arasýndaki iliþkinin doðrudaün olmasýdýr. Hizmetler kiþilerden kiþilere doðrudan verilir. Müþteri ile hizmeti veren arasýnda çok yakýn bir iliþki vardýr. Hizmetin,onu verenden ya da alandan soyutlanmasý olasý deðildir. Her iliþki bir diðerinden farklýdýr ve o iliþkinin kalitesini söz konuzu hizmeti alan ve veren beraberce oluþtururlar. Hizmet iletiminde,üretimde olduðu gibi kesin uyumluluk ve homojenlik olamaz. Hizmetin uyumluluðundan ancak kýsýtlýlýkla söz edilebilir.&lt;br/&gt;Hizmetin kalitesini belirleyen ikinci önemli öðe;zamandýr. Hizmetin zamanýnda verilmesi gereklidir,hizmetin bu özelliði en az fiziksel içeriði kadar önemlidir.  Bunun yanýsýra,hizmet verildiði anda alýndýðýndan ve kullanýldýðýndan,onun kalitesini muayene yolu ile kontrol edilmesi durumunda daime geç kalýnmýþ olur. Hizmette söz konusu olabilecek yakýn iliþkiler,müþterinin tatmin olup olmadýðýnýn belirlenmesine yardýmcý olacak çok önemli geri beslenme olanaklarý yaratýrlar. &lt;br/&gt;Ürüne göre üçüncü farklýlýðý hizmetin tamir ya da servis olanaðýnýn bulunmamasýdýr. Kötü bir yemek kötüdür. Onarýmý olasý deðildir. Bu nedenle hizmetin standartlarýnýn,ilk keresinde ve her seferinde doðru olmasý çok önemlidir. Buna karþýlýk,insan hatasý veaya aksaklýðýna iliþkin yüksek olasýlýk,ilk keresinde doðru standardýnýn baþarýlmasý olanaksýz kýlmasa da güçleþtirir. Ancak,amaç yine de bu olmamalýdýr.&lt;br/&gt;Dördüncü farklýlýk,hizmetin tanýmlama güçlüðüdür. Çoðu kez potansiyel müþteriye tam olarak neyin sunulduðunu açýklamak güçtür. Müþterilerin de hizmetten ne beklediklerini tanýmlayabilmek ayný derecede zordur. Hizmet,genelde bir üründen çok bir süreçtir. Hizmette genellikle sonuçtan çok sonuca nasýl ulaþýldýðý önemlidir.</description></item><item><title>EÐÝTÝM - EÐÝTÝMDE BÝLGÝSAYARIN KULLANILMASI</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?egitim-egitimde-bilgisayarin-kullanilmasi-414501.html</link><description>eðitimde bilgisayarýn kullanýlmasý</description></item><item><title>AHLAK GELÝSÝMÝ</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?ahlak-gelisimi-453143.html</link><description>1.-AHLAK GELÝÞÝMÝ&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Ahlak&quot;ýn yabancý dillerdeki karþýlýðý olan &quot;moral&quot; sözcüðü ,Latinceki &quot;moralis&quot; sözcüðünden gelmektedir. Bu da bizde öteden beri kullanýlmakta olan &quot;adet&quot; veya &quot;edep&quot; tir. Adet; görenek, alýþkanlýk ,edep; de iyi eðitim ,uslu, nazik, saygýlý, zarif gibi anlamlara gelir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Her insanda &quot;doðru yada yanlýþ&quot;,&quot;iyi yada kötü&quot; &quot;yapýlmasý hoþ karþýlanabilen yada hiçbir þekilde kabul edilmeyen&quot; davranýþlarýn neler olduðuna iliþkin yargýlar bulunmaktadýr. Bu yargýlar; bireyin kendi davranýþlarýný ve eylemlerini belirleyen ,neleri yapýp neleri yapmamasý gerektiði konusundaki ,bireye özgü inançlar ve deðerler sisteminden kaynaklanmaktadýr.(Þiþman,2000,s;77)&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Ýçinde yaþanýlan toplumun bireyden uymasýný beklediði bazý kurallar vardýr. Bu kurallar, bireyin baþkalarý ile olan iliþkilerinin biçim ve düzeyini belirler. Birey bu kurallarý içselleþtirerek toplumla uyumlu ve barýþýk bir yaþam sürer. Ýþte ahlak geliþimi bireyin yaþamýnda deðer verdiði kurallarý geliþtirmesi, içselleþtirmesi süreci olmaktadýr. Ahlak geliþimi, birey açýsýnda toplumun tüm deðerlerine körü körüne uymanýn ötesinde topluma etkin bir uyum saðlamak için  bir deðerler sistemi oluþturma süreci olarak tanýmlanmaktadýr.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Ahlak konusunu inceleyen A. Robertson , bu konuda þu görüþleri ileri sürmüþtür&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Ahlak ,birlikte yaþayan toplum halindeki insanlarýn varlýðýna baðlýdýr. Ýnsanoðlu insan olalý , þu yada bu biçimde toplum içinde yaþamýþ ve içinde bulunduðu toplumun istediði hareketleri yineleye yineleye ahlaklý olmayý öðrenmiþtir. Uygarlýðýn kararsýz ve karýþýk olmasý,ahlakla ilgili düþüncelerde belirsizliðe ve çatýþmaya yol açmaktadýr. Örneðin doðruluk bir erdemdir. Yani bireylerin birbirlerine karþý iyi niyetli olmalarý , doðru söylemeleri , toplumsal bütünün yararýnadýr. Fakat ,öldüreceði adamý arayan bir hayduda gerçeði söylemenin bir erdem olduðunu kimse öne süremez. Yada adam öldürmek bir cinayettir; ama beni öldürmeye gelen birisini öldürmeme izin verilmemektedir. Yani ahlak deðerleri nesnel deðil görelidir. Bunlar bizim nesnel dediðimiz deðerlerden ayrýdýr.( Binbaþýoðlu,1978,s;201) &lt;br/&gt;Bireyde var olan deðerler sistemi , geliþimsel bir içinde ortaya çýkmaktadýr. Ahlak geliþimi de denilebilecek bu süreç , bir çok psikologun ilgi alaný içine girmiþtir. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;2.-PSÝKANALÝTÝK TEORÝ&lt;br/&gt;Bu teoriye göre vicdan ve ahlak deðerlerinin geliþimi ödipal çalýþmanýn çözülmesiyle gerçekleþir. &lt;br/&gt;Freud ahlak geliþimini,id ego ve süper ego diye ayrýþtýrdýðý kiþilik kýsýmlarýnýn iliþiklerindeki denge kavramýna baðlamaktadýr.Ýd kiþiliðin enerji deposu olarak çevreyle etkileþimi sonucunda ortaya çýkan gerçekçi ve akýlcý kýsamdýr.En basit tabiriyle id isteklerinin karþýlamasý için egoya sürekli baský yapar ve ego bilinçli olduðundan sadece toplum tarafýndan kabul gören isteklerinin bilinç yüzeyine çýkmasýna izin verir.Süper-ego kiþinin çocukluk devresinde büyükleri ile olan etkileþimi sonucu geliþir. Süper-ego vicdan ve olmasý gereken ideal egoyu temsil eder.Freud bu kuram ýþýðýnda kiþilik ve ahlak geliþiminin ana hatlarýnýn ilk beþ yýlýnda tamamladýðýný ve altý yaþýndan sonra kurumsal olarak baþka önemli geliþme olmadýðýný öne sürmüþtür.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Psikanalatik teoriye göre çocuktaki ahlak geliþimi ebeveynin disiplin önemli ölçüde temel olan bir süreçtir&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Çocuk  yasaklarý  ihlal  ettiðinde  suçluluk  duygusunda  geliþmeye  baþlar.Çocuk ebeveyninin disiplini altýndayken bir yandan da özdeþim kurma durumdadýr Bu suçluluk duygusunu üzerinden atabilmek için özdeþleþme esnasýnda içselleþtirdiði ahlaki ve sosyal deðerler doðrultusunda davranmaya çalýþarak bu suçluluk duygusundan kaçýnma yolunu bulur&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Bu þekilde davrandýðýnda da iftihar etmeye baþlar.Suçtan uzaklaþmaya oluþan hoþnutluk ve gurur duygusu çocuðu pekiþtirerek benzer durumlarda da kurallara uygun davranmasýný saðlar&lt;br/&gt;Erken çocukluk döneminde çocuklarýn davranýþlarý ana-babalarýnýn kendilerini yönlendirmesiyle gerçekleþir, iþte bu noktada cezalandýrma korkusu belirleyici deðildir.Çocuðun davranýþlarýndaki kontrol mekanizmasýnýn temelini oluþturur.Zaman içinde eriþkinlerin deðerleri ve standartlarý çocuðun içselleþmesi sonucu çocuðun deðer ve standarttan haline dönüþür.&lt;br/&gt;Ebeveynin disiplin þekli ile ahlak geliþimi arasýnda Basýl bir iliþki olabileceði konusuna ýþýk tutan bir araþtýrmacý fiziksel cezalandýrma,sevgi yoksunluðu ve açýklamada bulunma disiplin deðiþkenleri esas alýnarak gerçekleþtirilmiþtir&lt;br/&gt;Orta ikinci sýnýf öðr</description></item><item><title>ÇAÐDAÞ EÐÝTÝM SÝSTEMÝNDE ÖÐRENCÝ KÝÞÝLÝK HÝZMETLERÝ VE REHBERLÝK</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?cagdas-egitim-sisteminde-ogrenci-kisilik-hizmetleri-ve-rehberlik-384058.html</link><description>ÇAÐDAÞ EÐÝTÝM SÝSTEMÝNDE ÖÐRENCÝ KÝÞÝLÝK HÝZMETLERÝ VE REHBERLÝK&lt;br/&gt;Giriþ:&lt;br/&gt;Eðitim insanlýk tarihi boyunca statik ve dinamik yapýsýyla daima toplumlarýn ilgi odaðýnda olmuþtur. 1960&quot;lý yýllardan itibaren insanlýk tarihi boyunca üretilen bilgi Rümilatif bir artýþla 6-7 kez katlanmýþtýr. Bu durum sadece bireylerin deðil, kurumlarýn, hatta toplumlarýn öðrenmesini zorunlu kýlmýþtýr.&lt;br/&gt;Her bireyin topluma maksimum katký saðlamasý için bireyde kendini tanýma ve deðerlerini oluþturma bilincini geliþtirmek esastýr. Çaðdaþ eðitim anlayýþýnda, öðrencileri bilgi yüklenen deðil, merkeze alan, öðrenmeyi öðrenen, yeteneklerini kullanan, akýlcý, yaratýcý, yapýcý, evrensel deðerlere saygýlý olarak geliþmelerini saðlamak için öðrenci kiþilik hizmetlerine ihtiyaç vardýr. &lt;br/&gt;ÖÐRENCÝ KÝÞÝLÝK HÝZMETLERÝ&lt;br/&gt;Çaðdaþ eðitim sistemine öðrenci kiþilik hizmetleri de eklenmiþtir. Çaðdaþ eðitimin üç boyutu þekil I de gösterilmiþtir. &lt;br/&gt;Öðrenci kiþilik hizmetleri, çaðdaþ eðitimin ayrýlmaz bir boyutudur. Öðretim ve yönetim hizmetlerinden farklý, kendine özgü bir hizmettir. Öðrenci kiþilik hizmetlerinin kapsamýnda, sosyal ve eðitsel etkinlikler, sosyal yardýmlar, özel eðitim ve özel geliþtirme saðlýk hizmetleri, rehberlik ve psikolojik danýþma bulunur. Bu etkinlikler, öðrencilerin optimum derecede geliþmesi için ortam hazýrlamaya dönüktür. Hedef, bireyin bir büütn olarak, özgün bir biçimde geliþmesidir.&lt;br/&gt;Rehberlik kýlavuzluktan farklýdýr. Rehberlik bilimsel bir kavram olarak baþkalarý için bir iþi yapmaktan çok, bireyi tanýmak ve onu kendisine tanýtmak, büyümesine, geliþmesine, olgunlaþmasýna sistematik yardým etmek anlamýný içerir.&lt;br/&gt;Rehberlik ve psikolojik danýþma birbirlerini bütünleyen kavramlardýr.&lt;br/&gt;Þekilde görüldüðü gibi, psikolojik danýþma rehberlik hizmetlerinin özünü oluþturmaktadýr. Rehberlik içinde bulunan psikolojik danýþma alanýný gün geçtikçe geniþletmektedir. Hatta son zamanlarda rehberlik sözcüðünün baþlýktan kaldýrýlmasý da önerilmektedir.&lt;br/&gt;Rehberliðin Tanýmý:&lt;br/&gt;&quot;Rehberlik sorunlarýný çözmesi ve yaþadýðý toplumun özgür ve sorumlu üyesi olabilmesi için bireye yardýmcý olarak deneyimler kazandýrma programýdýr&quot;.&lt;br/&gt;&quot;Rehberlik bireyin kendisini ve çevresini tanýmasýna yardým sürecidir&quot;.&lt;br/&gt;&quot;Rehberlik bireyin en verimli bir þekilde geliþmesini ve doyum verici uyumlar saðlamasýnda gerekli olan tercihleri, yorumlarý, planlarý yapmasýna ve karar vermesine yarayacak bilgi ve becerileri kazanmasý ve bu tercih ve kararlarý yürütmesi için bireye yapýlan sistemli ve profesyonel bir yardýmdýr&quot;.&lt;br/&gt;&quot;Rehberlik kendini anlamasý, problemlerini çözmesi, gerçekçi kararlar almasý, kapasitelerini kendine uygun düzeyde geliþtirmesi, çevresine dengeli ve saðlýklý bir uyum yapmasý ve böylece kendini gerçekleþtirmesi için uzman kiþilerce bireye yapýlan psikolojik yardýmlardýr&quot;. &lt;br/&gt;Rehberliðin Amacý:&lt;br/&gt;Psikolojik danýþma ve rehberlik faaliyetlerinin amacý &quot;kendini gerçekleþtirme&quot; (selfactualizing) dir. Ýnsancý psikolojinin gerçekleþtirdiði kavramdýr. Kendini gerçekleþtirme insaný bir bütün ol</description></item><item><title>PSÝKOMOTOR ALAN</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?psikomotor-alan-376654.html</link><description>PSÝKOMOTOR ALAN &lt;br/&gt;Hedef 1- Bendensel koordinasyon gerektiren hareketleri yapabilme&lt;br/&gt;KAZANILMASI BEKLENEN DAVRANIÞLAR&lt;br/&gt;1. Belirli bir mesafeye sürünerek gitme&lt;br/&gt;Örnek: Timsah yürüyüþü (çeþitli hayvan yürüyüþleri)&lt;br/&gt;Her çocuk dizlerini büker ve elleriyle yürümeye çalýþýr. Önündeki arkadaþýnýn ayak bileklerinden tutar ve ilerler.&lt;br/&gt;2. Deðiþik yönlere yuvarlanma&lt;br/&gt;Örnek: Hamur açalým&lt;br/&gt;Hedef: Büyük &amp;#8211; küçük kaslarý kullanabilme&lt;br/&gt; Gereç: minder&lt;br/&gt;Düzey: 3 &amp;#8211; 4 yaþ&lt;br/&gt;Çocuk sayýsý: 8 &amp;#8211; 10&lt;br/&gt;Uygulama; Çocuklar bir minder etrafýnda halka olurlar. Öðretmen oyunculara siz birer oklava olacaksýnýz (oklavalarýn ve olduðu bilinmiyorsa açýklanýr) Bende oklava ile hamur açacaðým der. Uzunluðuna konulmuþ minder üzerine bir çocuk sýrt üstü yatýrýlýr. Öðretmen hamur açarmýþ gibi çocuðu elleriyle yuvarlamaya baþlar. Oklava olan çocuk omuz ve ellerinin yardýmýyla minderin sonuna kadar yuvarlanýr. Bütün oyunculara yardýmcý olarak bu çalýþma yapýlýr. Daha sonra her oyuncu yalnýz omuzlarý ile minder üzerinde yuvarlanýr. Bu hareketi en doðru ve güzel yapan çocuk birinci seçilir. &lt;br/&gt;3. Sözel yönergelere uygun olarak yürüme&lt;br/&gt;Örnek: Deva Adam ve Cüce Öykülemesi &lt;br/&gt;Uygulama; Öðretmen çocuklara &quot;Dev adam gibi yürüyelim&quot; der. Kendisi gösterir ve çocuklarda bu hareketleri yaparlar. (ayak uçlarýnda yükselirler, ellerini havaya kaldýrýrlar, göðüslerini ve yanaklarýný þiþirirler, olabildiðince irileþmeye çalýþýrlar ve büyük adam gibi yürürler) Dev adam olurlar. Cüce; öðretmen çocuklara &quot;cüce gibi yürüyelim&quot; der. Kendisi gösterir çocuklarda öðretmenin dediklerini yaparlar. (çömelirler, ellerini yere deðdirirler, Baþlarýný omuzlarýný içlerine çekerler, olabildiðince küçülerek, küçük adýmlarda yürümeye çalýþýrlar.&lt;br/&gt;4. Belirli bir yüksekliðe týrmanma&lt;br/&gt;5. Týrmanýlan yükseklikten uygun þekilde inme&lt;br/&gt;örnek: Bahçedeki oyuncaklarda týrmanma yarýþý yapýlabilir. Bunun için bahçe oyuncaklarýndan olmasý gerekir.&lt;br/&gt;6. Belirli bir yükseklikten atlama&lt;br/&gt;Örnek: Birdirbir. Çocuklarla basit bir þekilde oynanabilinir.&lt;br/&gt;7.  Belli bir engel üzerinden sýçrayarak atlama&lt;br/&gt;Örnek: Patates kýzartmasý sever misiniz?&lt;br/&gt;Hedef; Büyük -  küçük kaslarý kullanabilme&lt;br/&gt;Araç &amp;#8211; gereç : Çatal, patates kýzartmasý, bloklar&lt;br/&gt;Çocuk Sayýsý; 14 &amp;#8211; 16&lt;br/&gt;Uygulama; Sýnýf iki takýma ayrýlýr. Her takýmýn ön kýsmýna bloklarla üç engel oluþturulur. Engellerin sonundaki bir masada patates kýzartmasý bulunmaktadýr. Çocuklara &quot;her takým oyuncusu sýrasýyla üç engelli atlayarak aþýp elindeki çatallara patates kýzartmasýndan iki tane yedikten sonra önde olan arkadaþýnýn eline vurup arka sýraya geçecek&quot; yönergesi verilir. Eline vurulan diðer öðrenci ayný þekilde engelleri aþýp, patates kýzartmasýndan yer ve oyun böyle devam eder. Patatesleri ilk bitiren takým birinci gelir.&lt;br/&gt;8.  Sözel yönergelere uygun koþma&lt;br/&gt;Örnek: Düdüklü hareket&lt;br/&gt;Yaþ Düzeyi; 5 &amp;#8211; 6&lt;br/&gt;Çocuk sayýsý; 12&lt;br/&gt;Araç &amp;#8211; gereç ; düdük&lt;br/&gt;Uygulama;  Bu oyunda aþaðýdaki kurallar önceden belirlenir. Kurallara uymayan ve þaþýran oyundan çýkartýlýr. En sona kalan oyuncu kazanýr.&lt;br/&gt;a)Ýki düdük sesi; normal yürüyüþ&lt;br/&gt;b)Üç düdük sesi; koþma&lt;br/&gt;c)Bir düdük sesi; durma&lt;br/&gt;d)Ard arda düdük sesi; atlayarak ilerleme&lt;br/&gt;9. Pedal çevirme hareketini koordineli olarak yap</description></item><item><title>OLÝGAPOL PÝYASASI (COURNOT MODELÝ)</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?oligapol-piyasasi-(cournot-modeli)-343322.html</link><description>Cournot Modeli&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Oligopol piyasasý diðer piyasalarýn tümünden bir yönüyle farklýdýr. Oligopolde bir firmanýn satýþ fiyatý, üretim hacmi, ürün kalitesi, reklam harcamalarý vsâ€¦ diðer firmalarý etkilemekte, onlarýn tepkilerine yol açmaktadýr. Bu yüzden bir firma herhangi bir karara varabilmek için rakiplerinin beklenebilecek davranýþlarýný hesaba katmak zorundadýr. Yani firmanýn karþý karþýya olduðu taleple ilgili olarak &quot;belirsizlik&quot; söz konusudur. Bunun bir sonucu olarak da bugün oligopolün genel teorisi mevcut deðildir. Özel durumlarla ilgili özel oligopol teorileri veya modelleri vardýr.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Oligopol tiplerinden biri ve tahlil bakýmýndan en elveriþlisi düopoldür. Düopol teorilerinin tarihi geliþim bakýmýndan ilki ve bugün en tanýnmýþý 19. yüzyýlýn ilk yarýsýnda (1838) bir Fransýz iktisatçýsý, Augustin Cournot, tarafýndan ortaya atýlan, dolayýsý ile de Cournot Modeli diye bilinen basit modeldir. A. Cournot, birbirinin komþusu iki maden suyu kaynaðýnýn farklý firmalar tarafýndan iþletildiði varsayýmýndan hareket ederek, sözkonusu  piyasada her firmanýn ne kadar mal satacaðýný araþtýrmýþtýr.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Cournot Modelini analize geçmeden önce sözkonusu modelin temel varsayýmlarýný gözden geçirelim:&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;1.Modelde birbirinin komþusu iki maden suyu kaynaðýnýn farklý firmalar tarafýndan iþletildiði varsayýmýndan hareket edilmiþtir.&lt;br/&gt;2.Firmalarýn satýþ maliyetleri sýfýrdýr. Çünkü alýcýlar suyu kaynakta kendi kaplarýna doldurup gitmektedirler.&lt;br/&gt;3.Piyasa talep eðrisi doðrusal ve bellidir. Her iki firma toplam talebin durumunu kesin olarak bilmektedir.&lt;br/&gt;4.Her iki firmanýn da amacý kar maximizasyonudur.&lt;br/&gt;5.Firmalar birbirlerinin kararlarýndan etkilendiklerini bilmekle birlikte baðýmsýz hareket etmektedirler, anlaþma yoluna gitmemektedirler.&lt;br/&gt;6.Modelin son ve çok önemli bir varsayýmý, firmalarýn her birinin rakip firmanýn satýþ miktarýný veri olarak kabul ettiði ve kendi satýþ seviyesini bu veriye dayanarak kararlaþtýrdýðýdýr. Yani iki firma arasýndaki rekabet, fiyat deðil, satýþ miktarý alanýnda olmaktadýr.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt; Düopol, homojen veya bir dereceye kadar farklýlaþtýrýlmýþ bir malýn sadece iki satýcýsý olmasý durumudur.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Þimdi Cournot&quot;un düopol modelinde dengenin nasýl gerçekleþeceðini bir þekil yardýmýyla açýklayalým:&lt;br/&gt; &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Baþlangýçta piyasada tek firma vardýr. Bu firma dengede iken ikinci firma piyasaya girmektedir. Durumu Þekil 1 üzerinde görelim. Þekildeki D eðrisi piyasa talep eðrisidir, doðrusaldýr. MH marjinal hasýlat eðrisidir. MH eðrisi, bilindiði gibi, 0  mesafesinin tam yarý noktasýnda X eksenini kesmektedir. Karýný azami kýlmak isteyen birinci firma MM = MH eþitliðinin saðlandýðý üretim hacminde dengede olacaktýr. MM sýfýr olduðuna göre bu üretim hacmi 0 &quot;dir. Alýcýlar bu miktardaki arza 0  fiyatýný ödeyeceklerdir. Firmanýn toplam satýþ hasýlatý toplam karýna eþittir, çünkü toplam maliyet sýfýrdýr. Bu noktada ikinci firmanýn sahneye çýktýðýný kabul edelim. Ýkinci firma birinci firmanýn üretim seviyesini veri olarak almaktadýr. Birinci firmanýn üretim seviyesi 0  olduðuna göre ikinci firma kendisinin karþý karþýya olduðu talebin D eðrisinin A  parçasý olduðunu görmektedir. Birinci firma için söylediklerimizi ikinci firma için aynen tekrarlayarak ikinci firmanýn    mesafesinin tam yarýsýna eþit miktarda su satarak karýný azami kýlacaðýný gösterebiliriz. Demek ki ikinci firmanýn arz miktarý   &quot;dir. Ýki firmanýn toplam &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;arzý 0 &quot;ye çýktýðý için suyun piyasadaki fiyatý 0 &quot;ye düþmüþtür. Ýkinci firma  .C  kadar kar elde ederken birinci firmanýn karý azalmýþ, 0 .M    haline gelmiþtir. Þimdi durumunu ayarlamak sýrasý birinci firmadadýr. Çünkü modelin varsayýmlarýnýn biri bir firmanýn, öteki firmanýn üretim hacmini veri kabul edeceði, kendi durumunu buna göre ayarlayacaðý varsayýmý idi. Ýkinci firma    veya    kadar arzda bulunmaktadýr. Þu halde birinci firma 0  miktarýnýn tam yarýsý kadar arzda bulunacak, yani baþlangýçtaki arz miktarýný kýsacaktýr. Böylece &lt;br/&gt;fiyat 0  seviyesinin üstüne çýkacaktýr. Birinci firmanýn bu kararýndan sonra ikinci fi</description></item><item><title>ÇALIÞMA GRUPLARI NIN KURULMASI</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?calisma-gruplari-nin-kurulmasi-388547.html</link><description>ÇALIÞMA GRUPLARI NIN KURULMASI&lt;br/&gt;ÝÇÝNDEKÝLER&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&quot;Ýhtiyaç Analiz Basamaðý&quot; sonunda ortaya çýkan ve okul geliþimi için geliþtirilmesine ihtiyaç duyulan alanlarýn tamamýnýn ayný zamanda planlamaya alýnýp gerçekleþtirilmesi sýnýrlý kaynaklar nedeniyle mümkün olmayabilir. Bu nedenle, her okulun kendi fiziki kaynaklarým ve insan kaynaklarýný dikkate alarak belirlenen ihtiyaçlar arasýndan öncelik taþýyanlarý seçmesi ve herbiri için ayrý bir &quot;Çalýþma Grubu&quot; kurmasý gerekmektedir. Her çalýþma grubunun kaç kiþi olacaðý ve kimlerden oluþacaðý çalýþma konusunun özelliðine göre OGYE tarafýndan belirlenecektir. OGYE üyeleri eðer çalýþmanýn özelliðine ve okulun ihtiyaçlarýna göre gerekiyor ise Çalýþma Gruplannda da yer alabilirler.&lt;br/&gt;Bir örnek üzerinde bir çalýþma grubunun kuruluþunu inceleyelim. Ýhtiyaç analizi sonunda okulumuzda 1. derecede geliþtirilmesi gerekli beþ alan. 2. derecede geliþtirilmesi gerekli iki alan. 3. derecede geliþtirilmesi gerekli iki alan ve 4. derecede geliþtirilmesi gerekli üç alan bulunsun.&lt;br/&gt;Ýlk olarak OGYE bu alanlar içerisinden okulun fiziki ve insan kaynaklarýný dikkate alarak bir veya birkaç tanesini seçecektir. Seçilen herbir ihtiyaç alaný için ayrý bir çalýþma grubu kuracaktýr. Aldýðýmýz örneðe göre bu okulda 1. derecede geliþtirilmesi gerekli olan beþ alanlardan 3 tanesi öncelikli olarak seçilmiþ olsun. Bu durumda 3 ayrý çalýþma grubu kurulacaktýr.&lt;br/&gt;Varsayalým ki bu çalýþma gruplarýndan bir tanesi de &quot;Öðrencilerde Okuma Alýþkanlýðýný Geliþtirme&quot; olsun. Çalýþma konusunun özelliðine baðlý olarak bu grupta Türkçe, edebiyat öðretmenleri, kütüphane memuru, Okul Koruma Derneðinden bir temsilci, birkaç öðrenci temsilcisi (bunlar okuldaki Kültür Edebiyat ve Kütüphanecilik Eðitsel Kollarýndan seçilen öðrenciler olabilir), velilerden bu çalýþmalara katýlmak isteyenler olabilir. Bu çalýþma grubu öðretim yýlý içerisinde öðrencilerde okuma alýþkanlýðýný geliþtirmek için yapacaðý çalýþmalarý planlayýp hazýrladýklarý &quot;Çalýþma Plan&quot;larýný OGYEye &quot;Yýllýk Okul Geliþim Planý&quot;ný hazýrlayabilmesi için verecektir. Yýllýk Okul Geliþim Planýnýn Uygulama Basamaðýnda ise her çalýþma grubu planladýðý çalýþmayý uygulayacaklardýr. (Bkz. Tablo: 3)&lt;br/&gt;Çalýþma Gruplarý, Okul Geliþim Sürecinin V. Basamaðýnda planlama fonksiyonunu, VII. Basamaðýnda ise uygulama fonksiyonunu gerçekleþtirecektir.&lt;br/&gt;Çalýþma Gruplarýnda Etkin Ekip Çalýþmasý&lt;br/&gt;Çalýþma Gruplarý; MLOlarda, okulun geliþim amaçlarýný gerçekleþtirmek amacýyla kurulan, düzenli çalýþma ve rol iliþkilerine sahip aralarýnda etkili bir iletiþim bulunan ikiden fazla bireyin oluþturduðu ekiplerdir.&lt;br/&gt;Ekip; gruptaki bireyler tarafýndan benimsenen ortak hedefler doðrultusunda iþbirliðine dayalý bir çalýþma sistemi içinde çalýþan, bireysel geliþim gibi grubun bir bütün olarak da sürekli geliþimini ilke edinmiþ bireylerden oluþan çalýþma gruplarýdýr.&lt;br/&gt;Buna göre, grup ve ekip arasýnda ilkeler ve çalýþma esaslarý açýsýndan büyük farklar bulunmaktadýr. Ekip olabilmek için mutlaka bir grubun bulunmasý gereklidir, ancak her grup ekip deðildir. Bir grubun ekip olabilmesi için belirlenen amaçlarý gerçekleþtirmek üzere bir araya gelmiþ bireyler olmasý ve aralarýnda etkili bir etkileþim olmasý gereklidir.&lt;br/&gt;Ekip çalýþmasýnda bireyler birer birer deðil bir bütün olarak yapýlacak çalýþmalarý görürler. Kararlara katýlým oraný çok yüksektir ve sorumluluklar paylaþýlýr. Ekip içindeki bireylerin kendi geliþimlerini güvenceye almalarý ve potansiyellerini maksimum düzeye çýkarmalarýnýn tek yolu olarak baþkalarýnýn geliþimine azar azar gün be gün katkýda bulunmak görülür. Etkili ekip çalýþmalarýnda bu ilke sürekli geliþimi saðlar.&lt;br/&gt;Ekip çalýþmasý: &quot;Görev baþarýmýna sorumluluk ve þevkle katkýda bulunan ve sürekli iliþki halindeki bireylerden oluþan küçük iþbirliði grubunun sürekli eylemi&quot; olarak tanýmlanmaktadýr. Kýlýç T. (1994)&lt;br/&gt;Ekip çalýþmasýnda bireyler arasýnda etkili bir iletiþim vardýr ve bir ortak hedef çevresinde iþbirliðine dayalý çalýþma esastýr. Ekip üyeleri bilirler ki ortak amaçlara ulaþmada kendi baþarýlarý gruptaki diðer arkadaþlarýnýn baþarýsýna baðlýdýr. Diðer grup arkadaþlarý baþarýlý olmadan onlar da baþarýlý olamaz. Bu özellik ekip çalýþmasýnda pozitif baðýmlýlýk olarak görülür. Ekiptekiler birbirlerinin geliþimine yardýmcý olurlar, problem çözümü ve yeni fikirlerin ortaya konmasý sýrasýnda birbirleri ile uyum içerisinde çalýþýrlar. Her ekip üyesi hem kendisine hem de gruptaki arkadaþlarýna karþý üstüne düþen çalýþmalarý yerine getirmekle yükümlüdür. Ekip üyeleri, amaçladýklarý hedeflere nasý</description></item><item><title>ULUSAL VE ULUSLAR ARASI KURULUÞLAR (DERS KÝTABI HAZIRLAMA)</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?ulusal-ve-uluslar-arasi-kuruluslar-(ders-kitabi-hazirlama)-378669.html</link><description>ULUSAL VE ULUSLAR ARASI KURULUÞLAR&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;HAZIRLIK ÇALIÞMALARI&lt;br/&gt;1.Türk Hava Kurumu ne zaman kurulmuþtur?  Görev ve çalýþmalarýnýn neler olduðunu araþtýrýnýz.&lt;br/&gt;2.TEMA&quot;ya üye olmak  ve çalýþmalarý hakkýnda bilgi edininiz.&lt;br/&gt;3.Birleþmiþ Milletler ve Yardýmcý Organlarýnýn  görev ve çalýþmalarýnýn neler olduðunu araþtýrýnýz.&lt;br/&gt;4.Türkiye&quot;nin üyesi olduðu  kuruluþlarýn  hangileri olduðunu araþtýrýnýz.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;I. BÖLÜM: ULUSAL KURULUÞLAR&lt;br/&gt;1.1. Yurdumuzdaki Sosyal Yardým Kuruluþlarý&lt;br/&gt;1.1.1. Kýzýlay&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Kýzýlay, savaþ alanýnda yaralanan yada hastalanan askerlere hiçbir ayrým gözetmeksizin yardým etmek arzusundan doðmuþtur. 11 Haziran 1868 tarihinde &quot;Osmanlý Yaralý ve Hasta Askerlere Yardým  Cemiyeti&quot; adýyla kurulan Kýzýlay; 1877de &quot;Osmanlý &lt;br/&gt;Hilali Ahmer Cemiyeti&quot;,  1923de &quot;Türkiye Hilal- i Ahmer Cemiyeti&quot;, 1935te &quot;Türkiye Kýzýlay Cemiyeti&quot; ve  1947de &quot;Türkiye Kýzýlay Derneði&quot; adýný almýþtýr. Kuruluþa &quot;KIZILAY&quot; adýný büyük önder Atatürk vermiþtir .&lt;br/&gt;Kýzýlayýn alameti, beyaz zemin üzerinde karþýdan bakarken sola doðru açýk kýrmýzý &quot;ay&quot; dýr. Yalnýz Kýzýlay bayraðýnda &quot;ay&quot;ýn açýk yüzü bayrak direðinin tersine doðrudur.&lt;br/&gt;Kýzýlay alameti, Devletler Hukukunun ilgi hükümleri gereðince, savaþ zamanýnda silahlý kuvvetlerin saðlýk servisleri ile o hükümlerin belirlediði kiþi ve kuruluþlar için &quot;koruyucu ve belirtici iþaret&quot; olarak kabul edilmiþtir. Bunlar dýþýnda kalan hiçbir kiþi, kurul ve kurum, savaþta tarafsýzlýk ve dokunulmazlýk timsali olan bu iþareti kullanamaz.&lt;br/&gt;Kýzýlay, 1876 Osmanlý- Rus Savaþýndan 1974 Kýbrýs Barýþ Harekatýna kadar geçen süre içinde, Türkiyenin taraf olduðu tüm savaþlarda, cephe gerisinde kurduðu seyyar ve sabit hastaneler,hasta taþýma servisleri,donattýðý hastane gemileri, yetiþtirdiði hemþireler ve gönüllü hasta bakýcýlar aracýlýðýyla savaþ alanýnda yaralanan yada hastalanan on binlerce Mehmetçikin dost ve düþman askerinin bakým ve tedavisine yardýmcý olmuþtur.&lt;br/&gt; Kýzýlayýn amacý, her nerede görülür ise , hiçbir ayrým yapmaksýzýn insanýn acýsýný önlemeye veya hafifletmeye çalýþmak, insanýn hayatýný ve saðlýðýný korumak, onun kiþiliðine saygý gösterilmesini saðlamak ve insanlar arasýndaki karþýlýklý anlayýþý, dostluðu saygýyý, iþbirliðini ve sürekli barýþý getirmeye uðraþmaktýr. Kýzýlay ihtiyaç anýnda dayanýþmanýn,ýstýrap anýnda eþitliðin, savaþýn en kýzgýn anýnda insancýllýðýn, tarafsýzlýðýn ve barýþýn simgesidir.&lt;br/&gt;Kýzýlay, Uluslararasý Kýzýlay-Kýzýlhaç Topluluðunun temel ilkelerini paylaþýr. Bunlar; insaniyetçilik,ayrým gözetmemek, tarafsýzlýk, baðýmsýzlýk,hayýr kurumu niteliði, birlik ve evrensellik ilkeleridir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;                          &lt;br/&gt;Resim 1: Felakete  uðramýþ vatandaþlara                Resim 2: Kýzýlay Çadýrý&lt;br/&gt;yapýlan Kýzýlay yardýmýndan bir görünüm&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Kýzýlay&quot;ýn baþlýca gelir kaynaklarý þunlardýr: Üyelerden alýnan aidatlar, pul ve rozet satýþlarý ile  dernek yayýnlarýnýn satýþýndan elde edilen  gelirler, vatandaþlar tarafýndan yapýlan baðýþlar, derneðin kendi  mallarýnýn satýþýndan ve kiralarýndan el</description></item><item><title>YÜKSEK ÖÐRETÝM KURUMLARI</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?yuksek-ogretim-kurumlari-357051.html</link><description>ÝÇÝNDEKÝLER&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;KONUSAYFA&lt;br/&gt;Yükseköðretim2&lt;br/&gt;Yükseköðretimde Sorumluluk4&lt;br/&gt;Görevler5&lt;br/&gt;Yüksek Öðretim Kurumlarý7&lt;br/&gt;Yükseköðretim Üst Kuruluþlarý8&lt;br/&gt;Yüksek Öðretimdeki Geliþmelerin Kýsa Tarihçesi11&lt;br/&gt;Yüksek Öðretimde Verim20&lt;br/&gt;Yükseköðretim ve kalkýnma planlarýnýn insan gücü gereksinimi24&lt;br/&gt;Öðretim Kadrosu25&lt;br/&gt;Yüksek Öðrenimin Baþlýca Sorunlarý26&lt;br/&gt;Geleceðe yönelik hedef, ilke ve politikalar46&lt;br/&gt;Türkiyede yükseköðretimin finansmaný baðlamýnda ikili yük-sek öðretim uygulamasýnýn deðerlendirilmesi47&lt;br/&gt;Paralý Yükseköðretimi zorunlu kýlan nedenler48&lt;br/&gt;Sonuç51&lt;br/&gt;Üniversiteye giriþ sorunu52&lt;br/&gt;Yükseköðretim hakkýnda son söz53&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt; &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;YÜKSEK ÖÐRETÝM&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Günümüzde eðitim, ülkelerin geliþmiþlik düzeyinin tek ölçütü durumundadýr. Çünkü, demokratik, siyasal ve toplumsal yaþamý saðlýklý biçimde gerçekleþtirmenin temel yolu, çaðdaþ bir eðitim sistemi ile insan-larýn davranýþlarýný deðiþtirmek, bir baþka deyiþle onlarý eðitmektir. De-mokrasi ile eðitim ayrýlmaz bir bütündür. Biri diðerinin varlýk nedeni, iz dü-þümüdür.&lt;br/&gt;Eðitim sisteminin en üst kademesini oluþturan yüksek öðreti-min ise, sistem içinde ayrý bir önemi vardýr. Çünkü yükseköðretim, siste-min ürününü verdiði en son aþamadýk. Bu nedenle yükseköðretimin niteli-ði, o ülkedeki eðitimin niteliðinin de en doðru göstergesidir. Öyle ki  içinde bulunduðumuz bilgi ve yüksek teknoloji çaðý, onu üreten üniversite ile eþ anlamlý hale gelmiþ; üniversitenin önemi de doruk noktasýna ulaþmýþtýr. Bunun için toplum olarak hedeflediðimiz çaðdaþ uygarlýðýn seçkin ve say-gýn bir ortaðý olmak, çaðdaþ bir yükseköðretim düzeyine sahip olmak de-mektir. Devlet olarak öncelikli politikamýz bunu gerçekleþtirmektir. &lt;br/&gt;Özetle, bir ülkenin geliþmiþlik ve kalkýnmýþlýk düzeyi ile yük-seköðretim düzeyi ayný yönde birbirinin göstergesi olmuþtur. Bir anlamda bir ülkenin varlýðý, yükseköðretimin niteliðine ve gücünü baðlýdýr. Bunun farkýnda olan geliþmiþ ülkeler de, bilim ve teknolojinin kaynaðý olan üni-versitelerini geliþtirmek ve bu kurumlara üstün beyin gücünü çekip yetiþ-tirmek için hiçbir özveriden kaçýnmamakta ve olumsuzluða neden olacak hiçbir ödün vermemektedir. &lt;br/&gt;Yükseköðretim; Milli Eðitim Temel Kanunu ve 2547 sayýlý Yükseköðretim Kanununda &quot; Ortaöðretime dayalý, en az dört yarý yýlý kap-sayan her kademedeki eðitim-öðretimin tümüdür&quot; þeklinde tanýmlanmýþ ve kapsamý belirlenmiþtir.&lt;br/&gt; Üniversitelerimiz, Milli Eðitim Temel Kanunu ve Hükümet programýna dayalý icra planlarýnda belirtilen hükümleri yerine getirmek ve bilimsel araþtýrma, yayýn ve danýþmanlýk yapmakla görevli bulunan bilim-sel özerkliðe ve tüzel kiþiliðe sahip kuruluþlardýr.&lt;br/&gt;2547 sayýlý Yükseköðretim Kanununda yükseköðretimin ama-cý; &quot; Yüksek düzeyde bilimsel çalýþma ve araþtýrma yapmak  bilgi ve tek-noloji üretmek, bilim verilerini yaymak, geliþme ve kalkýnmaya destek ol-mak, yurt içi ve yurt dýþý kurumlarla iþbirliði yapmak suretiyle bilim dünya-sýnýn seçkin bir üyesi haline gelmek, evrensel ve çaðdaþ geliþmeye katký-da bulunmaktýr&quot; þeklinde ifade edilmiþtir.&lt;br/&gt;Yükseköðretimin üç temel görevi vardýr. Bunlar,&lt;br/&gt;1. Bilimsel araþtýrma yapmak, bilgi ve teknolojiyi üretmek ve yaymak.&lt;br/&gt;2. Eðitim-öðretim yapmak, toplumun gereksinim duyduðu üs-tün nitelikli insan gücünü yetiþtirmek.&lt;br/&gt;3. Toplumun ekonomik, sosyal, kültürel ve siyasal kalkýnma-sýnda öncülük etmek. Örnek davranýþlarla ülkede demokrasinin geliþme-sine ve yerleþmesine katkýda bulunmak.&lt;br/&gt;Görüldüðü gibi üniversitelerin eðitim-öðretim, bilim üretme ve yayma fonksiyonlarýna günümüzde sanayi ile bütünleþme ve çevreye hiz-met görevleri de eklenmiþtir. &lt;br/&gt;Yaþadýðýmýz bilim ve teknoloji çaðýnda, özellikle geliþmiþ ül-kelerde bilimsel araþtýrmalarýn ülkelerin birinci derecede öncelikleri ara-sýnda yer aldýðý eðitimin insan sermayesi oluþumunu saðlayan bir yatýrým þekli olduðu ve ülkelerin kalkýnmasýnda yüksek nitelikli insan gücü sayýsý-nýn stratejik önem taþýdýðý bilinmektedir. &lt;br/&gt;Geliþmiþ ülkelerin bütçelerinin en büyük payýný eðitime ve eðitim yatýrýmlarýna ayýrmalarý, bu düþüncenin sonucudur. Ülkemizde de eðitime öz</description></item><item><title>ÇATIÞMA ÇÖZME</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?catisma-cozme-376173.html</link><description>ÇATIÞMA ÇÖZME&quot;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;ÖÐRETÝM GÖREVLÝSÝ&lt;br/&gt;YRD. DOÇ. DR. GÜNSELÝ GÝRGÝN&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;HAZIRLAYAN&lt;br/&gt;BÝLGEN UÞAK&lt;br/&gt;2000209048&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;ÝZMÝR-2003&lt;br/&gt; &lt;br/&gt;ETKÝNLÝK 1&lt;br/&gt;Etkinliðin Adý: Ailem ve Ben&lt;br/&gt;Amaç: Çocuðun aile içi çatýþmalarý dramatizasyon yöntemiyle daha iyi görerek anlamasýný saðlamak.&lt;br/&gt;Hedef 5: Canlýlara ve farklý özellikte olan kiþilere karþý olumlu tavýr gösterebilme.&lt;br/&gt;Kazanýlmasý Beklenen Davranýþlar:&lt;br/&gt;1)Canlýlarýn yaþama hakkýna özen gösterme&lt;br/&gt;2)Ýnsanlarýn farklý özelliklerini kabul etme&lt;br/&gt;Hedef 6: Baþkalarýyla iliþkilerini yönetebilme.&lt;br/&gt;Kazanýlmasý Beklenen Davranýþlar&lt;br/&gt;1)Grup etkinliklerine kendi isteði ile katýlma&lt;br/&gt;2)Grupta sorumluluk almaya istekli olma&lt;br/&gt;3)Aldýðý sorumluluðu  yerine getirme.&lt;br/&gt;Alan: Sosyal-Duygusal Alan&lt;br/&gt;Yaþ: 6&lt;br/&gt;Materyal: Drama için uygun hazýrlanmýþ bir ev ortamý, kostüm ve aksesuarlar.&lt;br/&gt;Yöntem: Yaratýcý Dramatizasyon&lt;br/&gt;Uygulama: Öðretmen konuyu çocuklara sunmak için öncelikle yaþ grubunun büyük olduðu bir tiyatroya götürebilir.&lt;br/&gt;Daha sonra olumsuzluklar ve yapýlan davranýþlar üzerinde sohbet edilebilir.&lt;br/&gt;Konu çocuklarýn kendisini olayýn içerisinde deðerlendirmesi açýsýndan hayattan örnekler sunularak devam eder. Çocuklar kendilerini daha iyi görme fýrsatý bulurlar.&lt;br/&gt;Öðretmen uygulamanýn sonunda çocuklarýn rol aldýðý bir dramatizasyon ile canlandýrmalarýna rehberlik eder.&lt;br/&gt;Yaþanan olaylar daha iyi özümsenir ve gözlem insanýn aynasý olmalýdýr.&lt;br/&gt;Yapýlan hatalar tekrarlanmamalý ve çocuklarýn yanlýþlarý yüzlerine vurulmamalýdýr. &lt;br/&gt; &lt;br/&gt;ETKÝNLÝK 2&lt;br/&gt;Etkinliðin Adý: Hatalýysam affet&lt;br/&gt;Alan 1: Sosyal Duygusal Alan&lt;br/&gt;Hedef 9: Çevresindeki olgu ve olaylarýn estetik özelliklerini fark edebilme&lt;br/&gt;Kazanýlmasý Beklenen Davranýþlar&lt;br/&gt;1)Algýladýðý olay ve olgularýn estetik özelliklerini kendi sözcükleri ile anlatma&lt;br/&gt;2)Çevresindeki olgu ve olaylarýn estetik özellikleriyle ilgili özgün düþüncelerini etkinliklerinde söyleme&lt;br/&gt;3)Baþkalarýnýn olgu ve olaylarla ilgili düþünceleri hakkýndaki görüþlerini söyleme&lt;br/&gt;Alan 2: Biliþsel Alan ve Dil Alaný&lt;br/&gt;Kazanýlmasý Beklenen Davranýþlar&lt;br/&gt;1)Nesne, durum ya da olayý anlaþýlýr þekilde açýklama&lt;br/&gt;2)Ayný anlama gelebilecek düþünceleri farklý sözcüklerle açýklama&lt;br/&gt;3)Sözcükleri farklý yapýda sözel ürünler oluþturacak þekilde kullanma (bilmece, þiir, öykü vb.)&lt;br/&gt;Yaþ: 5-6&lt;br/&gt;Materyal: Boya kalemleri, fon kartonu, yapýþtýrýcý, makas&lt;br/&gt;Yöntem: Öykü tamamlama ve öykü resimleme&lt;br/&gt;Uygulama: Öðretmen, çocuklara öykünün giriþ kýsmýný verir. Daha sonra geliþme ve sonuç kýsmýný onlarýn anlatmasýný ve resimlemesini ister. Böylece çocuklarýn duygu ve düþünceleri açýða çýkarken olayý resimlemeleri de desteklenmiþ olur.&lt;br/&gt;Deðerlendirme: Öðretmen, çocuktan bir giriþ paragrafý oluþturmasýný ister ve istediði bir arkadaþýnýn tamamlamasýný isterken diðer bir arkadaþýna da baþlýðýný buldurabilir. &lt;br/&gt;O gün bulutun yaðmur günüydü. Bulut gökyüzüne süzüldü ve çok mutluydu.&lt;br/&gt;Birden güneþ gökyüzüne ýþýl ýþýl parlayarak geldi.&lt;br/&gt;Güneþ: Merhaba bulut&lt;br/&gt;Bulut: Merhaba güneþ bugün yine güzelliðin göz kamaþtýrýyor.&lt;br/&gt;Güneþ: Teþekkür ederim.&lt;br/&gt;Bulut: Bugün çok mutluyum yaðmur yaðdýracaðým.&lt;br/&gt;Güneþ: Hayýr, ben bugün dünyayý ýsýtýp aydýnlatmak istiyorum, hem ben çok güzelim.&lt;br/&gt;Bulut: Olmaz güneþ bugün benim yaðmur günüm....&lt;br/&gt;ETKÝNLÝK 3&lt;br/&gt;Etkinliðin Adý: Duygularým Þarkýlarda&lt;br/&gt;Amaç: Duygularýný yansýtmasýna rehberlik etme&lt;br/&gt;Alan 1: Sosyal Duygusal Alan&lt;br/&gt;Hedef 1: Duygularýný fark edebilme&lt;br/&gt;Kazanýlmasý Beklenen Davranýþlar&lt;br/&gt;1)Duygularýný söyleme&lt;br/&gt;2)Duygularýnýn nedenlerini söyleme&lt;br/&gt;3)Duygularýnýn sonuçlarýný söyleme&lt;br/&gt;4)Duygularýný müzik, dans vb. yollarla ifade etme.&lt;br/&gt;Alan 2: Biliþsel Alan ve Dil Alaný&lt;br/&gt;Hedef 2: Verilen bir problem durumunu çözebilme&lt;br/&gt;Kazanýlmasý Beklenen Davranýþlar:&lt;br/&gt;1)Problemin ne olduðunu söyleme&lt;br/&gt;2)Probleme çeþitli çözüm yollarý önerme&lt;br/&gt;3)Çözüm yollarý içinden en uygun olaný seçme&lt;br/&gt;4)Seçilen çözüm yollarýný deneme &lt;br/&gt;Yaþ: 6&lt;br/&gt;Materyal: Kuklalar ve kukla sahnesi&lt;br/&gt;Yöntem: Kuklalar&lt;br/&gt;Uygulama: Öðretmen, çocuklara arkadaþlar arasý çýkmýþ bir çatýþma örneði verir ve kuklalarýn dilinden buna bir çözüm yolu bulmalarýna rehberlik eder. Çocuk ister öykü ister bir þarký ile bunu ifade eder. Böylece çocuðun bulacaðý çözüm yolu izlenmiþ olur. Kendini ifade etmesi için ona iyi bir fýrsat sunulur.&lt;br/&gt;Deðerlendirme: Öðretmen, düþüncelerini yansýtmasý için kuklalarý ve canlandýrdýklarý konuþmalarý bütünleþtirip resimlemelerine rehberlik eder. Resimler panoya asýlýr ve üzerinde sohbet edilir. &lt;br/&gt;Aile Katýlýmý: Çocuða kasetten hikaye dinletilir ya da çizgi film izletilir. Daha sonra bununla ilgili aile çocuða sorular yöneltir. &lt;br/&gt;ETKÝ</description></item><item><title>ÖÐRETÝM TEKNOLOJÝSÝ</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?ogretim-teknolojisi-371370.html</link><description>GÝRÝÞ&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Öðretimde özellikle konumuz olan biyoloji öðretiminde teknolojilerin kullanýmý öðrenme oranýnýn artmasýnda ve insanlarýn yeni teknolojileri kullanmasýnda önemli bir etken olacaktýr.&lt;br/&gt;Ýletiþim teknolojilerindeki altyapý ihtiyaçlarýnýn karþýlanmasýyla; etkileþimli eðitim imkanlarý daha da artacaktýr. Bu sayede bir merkezde bulunan biyoloji öðretmeni dünyanýn birçok yerinde bulunan öðrenci kitlesine ayný anda ulaþabilecek ve interaktif eðitim yapabilecektir.&lt;br/&gt;Öðretim teknolojisi öðrenme ortamýnda, öðrencilerin öðrenmeye güdülenmelerine; öðrenmelerini kolaylaþtýrmaya ve saðlamaya yardým eden; öðretmeye iliþkin tüm kuramsal, teknik ve sanatsal bilgileri, araçlarý, gereçleri yöntemleri kapsamýna alýr. Öðrencilerin öðrenme sürecini baþlatacak, sürdürecek, sonuçlandýracak ve deðerlendirecek her türden eylem, iþlem ve araçlar öðretim teknolojisini oluþturur.&lt;br/&gt;Yapýlan araþtýrmalar göstermiþtir ki gerek biyoloji öðretiminde yada diðer derslerin öðretiminde metne dayalý bir öðretim yani teknolojinin kullanýlmadýðý bir öðretim gerçekleþtirildiðinde, öðrenme oranýnýn çok düþük olduðu görülmüþtür. Tüm duyu organlarýmýzý harekete geçiren teknolojik araç-gereçler kullanýldýðý taktirde tam öðrenme gerçekleþtiði görülmüþtür.&lt;br/&gt;Bu konuda öðretim teknolojisinin ne olduðu, öðretim materyallerinin öðretim ortamýndaki iþlevleri, biyoloji öðretiminde verimlilik ve teknoloji kullanýmýnýn önemini belirten bir araþtýrma, biyoloji öðretiminde kullanýlan araçlar, biyoloji öðretiminde yeni teknolojiler ve eðitsel özellikleri, öðretimde bilgi teknolojilerinin kullanýlma nedeni ve öðretim teknolojisi alanýndaki sorunlardan bahsedilmektedir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;ÖÐRETÝM TEKNOLOJÝSÝ NEDÝR?&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Öðretim teknolojisi ve eðitim teknolojisi kavramlarý birbirinin yerini alacak þekilde kullanýlsa da, öðretim teknolojilerini eðitim teknolojilerinden farklý düþünmek ve uygulamak zorunluluðu vardýr. kavram olarak öðretim, öðrenme-öðretme ortamýnýn içerdiði etkinlikleri tanýmlamaktadýr. Eðitim kavramý ise, öðretimin yaný sýra, yönetim ve rehberlik gibi diðer eðitimsel etkinlikleri de içermektedir. Dolayýsýyla, öðretim teknolojisi, öðrenme-öðretme ortamýnýn en etkin þekilde düzenlenmesi için gösterilen sistematik ve planlý etkinlikler bütünü olarak tanýmlanabilir.&lt;br/&gt;Alkan&quot;a göre &quot;Öðretim teknolojisi, öðretimin eðitimin bir alt kavramý olduðu anlayýþýna dayalý olarak ve belirli öðretim disiplinlerinin kendine özgü yönlerini dikkate alarak düzenlenmiþ teknoloji ile ilgili bir terimdir.&quot; Örneðin, &quot;biyoloji öðretim teknolojisi&quot; gibi. Bu terim ilgili disiplin alanlarýna özgü olarak etkili öðrenme düzenlemeleri oluþturmak üzere amaçlý ve kontrollü durumlarda insangücü ve insangücü dýþý kaynaklarý birlikte iþe koþarak belirli özel hedefler doðrultusunda, öðrenme-öðretme süreçleri tasarlama, iþe koþma, deðerlendirme ve geliþtirme eylemlerinin bütününü içeren sistematik bir yaklaþýmdýr (Alkan, 1997: 15-16).&lt;br/&gt;Sistematik bir süreç olarak düþü</description></item><item><title>SINIFTA ÖÐRETMEN-ÖÐRENCÝ ÝLETÝÞÝMÝNÝ ETKÝLEYEN FAKTÖRLER</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?sinifta-ogretmenogrenci-iletisimini-etkileyen-faktorler-374944.html</link><description>SINIFTA ÖÐRETMEN-ÖÐRENCÝ ÝLETÝÞÝMÝNÝ ETKÝLEYEN FAKTÖRLER&lt;br/&gt;Ýletiþim birey ve gruplarýn birbirlerini sözlü ya da sözsüz olarak etkilemesi sürecidir. &lt;br/&gt;Öðretmen ve öðrenci okulda öðretim sürecinin iki önemli öðesidir. Sýnýf içinde en yoðun iletiþim öðretmen ile öðrenci arasýnda yaþanmaktadýr. Öðrencilerin olumlu istendik davranýþlar kazanmalarý ancak onlarla etkili iletiþim kurmakla olanaklýdýr. Öðrencilerin ilgi ve beklentilerinin tanýnmasý onlarla etkili bir iletiþim kurabilmenin yollarýndan birisidir. &lt;br/&gt;Öðrencilerin kendilerine öðretilmek istenenleri doðru ve yeterli bir biçimde algýlamalarýný saðlamak sýnýfta öðretmenin iþidir. Öðretmenin etkili bir sýnýf yönetimi gerçekleþtirebilmesinin temelinde de sýnýftaki etkili iletiþimin önemi vardýr. Öðretmenin sýnýfta öðrenciler ile etkili iletiþim kurabilmesinde, öðrencileri tanýmasý, iletiþim kurma becerisi ile iletiþim yol ve yöntemlerini çok iyi bilmesi kadar, öðretmen-yönetici, öðrenci-öðrenci, öðretmen-veli ve hatta okulda görev yapan öðretmenlerin aralarýnda oluþturduklarý iletiþimin de rolü vardýr. &lt;br/&gt;Öðretmen sýnýfta etkili bir iletiþim kurmak için bazý ipuçlarýný unutmamalýdýr. &lt;br/&gt;-Öðretmen, öðrencilerine içten davranmalýdýr. &lt;br/&gt;-Öðretmen, kendini öðrencilerinin yerine koyabilmeli, olaylara onlarýn gözüyle bakabilmelidir (empatik yaklaþým).&lt;br/&gt;-Öðretmen dilini iyi kullanabilmelidir. &lt;br/&gt;-Öðretmen, jest ve mimiklerini (beden dili) etkili bir þekilde kullanmalýdýr. &lt;br/&gt;-Öðretmen, öðrencilerin etkinliklerine gönülden katýlmalarýný saðlamalýdýr. &lt;br/&gt;Öðretmen-öðrenci iliþkisinin niteliði, akademik baþarýyý ve öðrenci davranýþýný etkilemektedir. Öðrenciler cana yakýn ve arkadaþ olan öðretmenleri yeðlemektedir. Öðretmenlerin daha sempatik olmalarý ve öðrenciler için daha olumlu roller üstlenmeleri halinde; öðrencilerin okula ve öðretmenlere karþý daha olumlu yargýlar taþýyor olmalarý da kuþkusuz çok önemlidir. &lt;br/&gt;Öðretme evrensel bir uðraþtýr. Ana-babalar çocuklarýna, iþverenler iþçilerine, antrenörler sporcularýna, eþler birbirlerine ve öðretmenler öðrencilerine hep bir þeyler öðretir. &lt;br/&gt;Hiç kuþkusuz insanýn bir baþkasýna bir þeyler öðretme çabasýný etkileyen deðiþik etmenler vardýr. Bu etmenlerden biri de, öðretmen-öðrenci iliþkisinde öðretmenin etkili olma derecesidir. &lt;br/&gt;Öðretmenin ne öðrettiði, nasýl öðrettiði, ne zaman ve kime öðretmeye çalýþtýðý öðretmen-öðrenci iletiþimini etkileyen önemli faktörler arasýndadýr. &lt;br/&gt;Gençlere yeni beceriler öðretmek ve onlara yeni ufuklar kazandýrmak çok zevkli bir uðraþtýr. Bununla birlikte gençlere bir þeyler öðretmek oldukça sýkýntýlý ve çoðunlukla da hayal kýrýklýðý yaratan bir uðraþtýr. Öðretmeye çalýþan herkes öðretme heyecanýnýn gençlerde yeterli bir öðrenme isteði uyandýrmadýðýný görebilir. Öðrenme yerine inatçý bir karþý koyuþ, motivasyonsuzluk, dikkat süresinin azlýðý, açýklanamayan bir ilgisizlik ve çoðu zaman da açýk bir düþmanlýkla karþýlaþýlýr. Gençler, yetiþkinlerin bencillikten uzak ve büyük bir özveriyle kendilerine bir þeyler öðretme çabalarýný nedensiz yere geri çevirirlerse, onlarýn öðretme coþkularýný söndürürler. O zaman öðretme, yetersizlik, ümitsizlik ve býkkýnlýk doðuran sevimsiz bir süreç olur. Ýsteksiz ve iyilik bilmez öðrenciye karþý büyük bir öfke duyulur. Bütün bunlar öðretmen-öðrenci iletiþimini olumsuz yönde etkiler. &lt;br/&gt;Etkili iletiþim iyi bir sýnýf yönetiminin temelini oluþturur. Ýyi bir sýnýf yönetimi, sýnýfta etkili bir iletiþim ortamýnýn oluþturulmasýyla gerçekleþtirilebilir. Öðretmenler oluþturduklarý iletiþim ortamýyla ve bir model olarak, öðrencilerin kendilerini ifade etmelerinde ve kendilerini deðerli görmelerinde önemli bir role sahiptir. Etkili öðretmen ve öðrenci iletiþiminin kurulmasýnda öðretmenin sahip olduðu iletiþim becerileri önemli yer tutar. &lt;br/&gt;1.&quot;Açýk ve saydam&quot; iliþki kurma becerisi&lt;br/&gt;2.Gönderme ya da konuþma becerileri&lt;br/&gt;3.Alma ya da dinleme becerileri&lt;br/&gt;Öðretmenin öðrencilerle beraberken &quot;ne derece rahat&quot; olduðu önemlidir. Öðrenciler öðretmenlerinin rahat ve mutlu olduklarý veya sýkýntýlý ve mutsuz olduklarý zamanlarý kolaylýkla fark ederler. Öðretmen sýnýfýn karþýsýnda gerçekten rahat deðilse, yalnýzca rahat gözükmeye çalýþýyorsa veya içten samimi olmadýðý halde içten görünmeye çabalýyorsa öðrenciler bu durumu anlamakta pek de gecikmezler. Öðrenciler, bu durumdaki öðretmelerin dersinde olmaktan hoþnut olmazlar ve olumsuz tepkiler verirler. &lt;br/&gt;Öðretmenlerin öðrencilerle iletiþiminde bazý temel hususlara dikkat etmesi iletiþimi daha etkili hale getirmesini saðlayabilmektedir. Bunlar: &lt;br/&gt;*Ö</description></item><item><title>KESÝRLER</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?kesirler-377566.html</link><description>KESÝRLER</description></item><item><title>ANNE-BABA EÐÝTÝMÝ - AÝLE TOPLANTISI</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?annebaba-egitimi-aile-toplantisi-412968.html</link><description>aile toplantýsý</description></item><item><title>ETKÝNLÝÐÝN ADI: DOÐA GEZÝSÝ</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?etkinligin-adi-doga-gezisi-376096.html</link><description>Etkinliðin Adý: Doða Gezisi&lt;br/&gt;Yaþ grubu: 5 yaþ&lt;br/&gt;Konu: Diðer insanlarýn haklarýna saygý gösterme&lt;br/&gt;Uygulama: Çocuklarla bir doða gezisi yapýlýr. Doðadaki canlýlarýn yaþayýþ þekilleriyle ilgili bilgiler edinilir. Ýnsanlarýn yaþama hakký olduðu gibi canlýlarýn da yaþama, özgürlük hakký vardýr. bu haklar öncelikle hayvanlar ve bitkiler yardýmýyla çocuklara öðretilmeye çalýþýlýr. Örneðin karýncalarý öldürürsek yaþama haklarýný ellerinden almýþ oluruz. Ya da herhangi bir hayvaný kafese, bir kutuya kapatýrsak özgürlük hakkýný elinden almýþ oluruz. Çocuklara þöyle bir örnek verilir. Düþünün ki bir kediniz ya da kuþunuz var, onu eve kapatýp sürekli zarar verirsek, yem vermezsek ne olur. O hayvan acý çeker, aç kalýr. Özgürlüðü gider. Bu bir müddet böyle devam ederse açlýktan ölür. Kendinizi ayný durumda düþünün neler yaþadýðýnýzý, ne kadar acý çektiðinizi düþünün. Öyleyse kendimize yapýlmasýný istemediðimiz olaylarý, olgularý ve þiddeti baþkasýna yapmaya hakkýmýz yoktur. Doðadaki canlýlardan yola çýkarak insan haklarýný çocuklara vermeye çalýþýrýz.&lt;br/&gt;Deðerlendirme (Çalýþma sayfasý): Seni bu odaya kapattýlar, bütün haklarýný elinden aldýlar. O odadan çýktýðýnda neler yapmak istersin.&lt;br/&gt;Aile katýlýmý: Çocuðun bir bitkiyi ya da hayvaný beslemesi istenir. Ona nasýl bakmasý gerektiði konusunda aileler çocuklarý yönlendirir. &lt;br/&gt;2.Etkinlik&lt;br/&gt;Etkinliðin Adý: Doðruyu Bul&lt;br/&gt;Yaþ grubu: 6 yaþ&lt;br/&gt;Konu: Diðer insanlarýn haklarýna saygý gösterme&lt;br/&gt;Materyal: Kaset çalar, kaset, 2 büyük pano ve kartlar&lt;br/&gt;Materyallerin Hazýrlanýþý:&lt;br/&gt;Büyük bir mukavva alýnýr, üzerine bir fon kartonu yapýþtýrýlýr. Daha sonra kalýn bir çizgiyle 2&quot;ye bölünür. 1. bölümün üst kýsmýna gülen yüz diðerine aðlayan yüz çizilir. Küçük kartlar hazýrlanýr. Bu kartlarýn üzerine insan haklarýna duyulan saygý ve yapýlan saygýsýzlýklarý simgeleyen ve ikisine de kartlar hazýrlanýr.&lt;br/&gt;Uygulama: Sýnýf 2&quot;ye ayrýlýr. Her grubun kendine ait bir panosu ve buraya yapýþtýrýlmasý gereken kartlarý vardýr. komut verilir ve oyun müzik eþliðinde baþlar. Burada amaç; Çocuklarýn kartlardaki doðru hareketleri gülen yüz resminin altýna, yanlýþ hareketleri aðlayan yüzü resminin altýna yapýþtýrmadýr. Doðru ve ilk bitiren grup 1. olur. &lt;br/&gt;Kartlarda; Otobüse girerken sýraya girme, sinemada gürültü yapma, gece gürültü çýkarma, gece gürültü yapma, çevreyi temiz tutma, denize çöp atma, sýnýfta gürültü yapma, baþkalarý konuþurken sözünü kesme, bilet alýrken sýraya girme, otobüste yaþlýlara ve hamilelere yer verme, kavga etme gibi yanlýþ ve doðru davranýþlar bulunur. Tabi bu etkinlikten önce insan haklarý konusu iþlenir. Çocuklarýn kafasýna insan haklarý bilinci yerleþtirilir. &lt;br/&gt;Deðerlendirme (Çalýþma sayfasý): Kaðýda bak yanlýþ davranýþlarý göster, iþaretle ve resimleri boya.&lt;br/&gt;Aile Katýlýmý: Aileler çocuklarýna insan haklarýyla ilgili bilgi verir. Çocuðun haklarýna saygý göstermeliler. Ayrýca baþkalarýnýn haklarýna saygý konusunda çocuklarý yönlendirirler.&lt;br/&gt;3.Etkinlik&lt;br/&gt;Etkinliðin Adý: Çocuklarý aðlatmayalým&lt;br/&gt;Yaþ grubu: 6 yaþ&lt;br/&gt;Konu: Diðer insanlarýn haklarýna saygý gösterme&lt;br/&gt;Materyal: Asetat, Kostüm&lt;br/&gt;Materyalin hazýrlanýþý: Savaþ resimleri, aç olan insanlarýn resimleri, hasta insanlarýn resimleri asetata çekilir. Ayrýca savaþ ortamýný, aç insanlarýn yaþadýklarý sýkýntýlarý simgeleyen kýyafetler, dekorlar, materyaller hazýrlanýr.&lt;br/&gt;Uygulama: Asetata çekilen resimler çocuklara gösterilir. Ýyice incelemeleri saðlanýr. Resimlerle ilgili konuþulur. Sýnýf gruplara ayrýlýr. Gruplar istedikleri sorunlarý dramalaþtýrýr. Bunun için kostümler, dekorlar kullanýlýr. Daha sonra ne anlatmak istedikleri ve sorunun nasýl çözülebileceði konusunda çocuklarýn fikirleri alýnýr.&lt;br/&gt;Deðerlendirme: (Çalýþma sayfasý): Nasýl bir dünyada yaþamak istersiniz. Bunu artýk materyalleri kullanarak yapýn.&lt;br/&gt;Aile katýlýmý: Aileler çocuklarýný yönlendirerek çevresindeki insanlarýn haklarýna saygý göstermelerini desteklerler. Resimlerle, CD&quot;lerle haklarý çiðnenen dünya insanlarýnýn çektikleri sýkýntýlar gösterilir. &lt;br/&gt;4.Etkinlik&lt;br/&gt;Etkinliðin Adý:&lt;br/&gt;Yaþ grubu: 6 yaþ&lt;br/&gt;Konu: Diðer insanlarýn haklarýna saygý gösterme&lt;br/&gt;Materyal: Savaþ sonrasý oluþan ortamýn dekoru, asker kýyafetleri, yaralý insan kýyafetleri.&lt;br/&gt;Materyalin hazýrlanýþý: Yýkýlmýþ ev resimleri hazýrlanýr. Asker kýyafetleri kumaþla dikilmeye ve varsa var olan kýyafetleri kullanýlmaya çalýþýlýr. Sargý bezleri gibi materyaller kullanýlýr.&lt;br/&gt;Uygulama: Çocuklarla savaþlar hakkýnda konuþulur. Savaþlarda masum insanlarýn haklarýnýn çiðnenmesi ile ilgili konuþulur. Savaþ sonrasý insanlarýn öz</description></item><item><title>BÝLGÝSAYAR DESTEKLÝ ÖÐRETÝM</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?bilgisayar-destekli-ogretim-378548.html</link><description>&quot;BÝLGÝSAYAR DESTEKLÝ ÖÐRETÝM&quot;</description></item><item><title>EÐÝTÝM - ENDERUN MEKTEBÝ</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?egitim-enderun-mektebi-414464.html</link><description>enderun mektebi</description></item><item><title>EÞ DURUMU ÖZRÜNE ÝLÝÞKÝN GÖREV YERÝ BELGESÝ</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?es-durumu-ozrune-iliskin-gorev-yeri-belgesi-457154.html</link><description>EÞ DURUMU ÖZRÜNE ÝLÝÞKÝN GÖREV YERÝ BELGESÝ                              EK-7/A&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;MEBSÝS NO :2501906 &lt;br/&gt;T.C NO: 14288174308GÖREV YERÝ :Ahurlu Ýlköðretim Okulu&lt;br/&gt;ADI SOYADI :Abdullah MADALIÝLÝ :GiresunÝLÇESÝ :Bulancak  &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;BU KISIM ÝÞ YERÝKURUM TARAFINDAN DOLDURULACAKTIR.&lt;br/&gt;                                                 Giresun Ýl Milli Eðitim Müdürlüðü&quot;ne                                  07/04/2006&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;              Aþaðýda gerekli bilgileri bulunan Abdullah MADALI kurumumuzda görev yapmaktadýr.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;ADI SOYADI                 :Abdullah MADALI&lt;br/&gt;KURUM/KURULUÞ     :M.E.B                                                     ONAYLAYANIN&lt;br/&gt;GÖREV YERÝ                :Ahurlu Ý.Ö.O.                                ADI SOYADI        :Rahmi KOLOÐLU&lt;br/&gt;EMEKLÝ SÝCÝL NO       : 73743089                                      ÜNVANI                :Okul Müdür V.&lt;br/&gt;SÝCÝL NO                       : 13101                                            ÝMZASI                  :  &lt;br/&gt;SÝGORTA  NO               : -                                                    MÜHÜR                 :&lt;br/&gt;&lt;br/&gt; &lt;br/&gt;Bu bölüm Yönetmeliðin 42/II-a-b maddelerine göre yer deðiþtirme isteðinde bulunanlar tarafýndan doldurulacaktýr.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Bu kýsým Vergi dairesi tarafýndan doldurulacaktýr.                     T.C.&lt;br/&gt;....................DEFTERDARLIÐI&lt;br/&gt;....................VERGÝ DAÝRESÝ                                                                              ..../..../20....&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;                                           ......................Ýl Milli Eðitim Müdürlüðüne&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;                  .........................    ....../....../........  tarihinden itibaren gerçek/götürü usulde gelir vergisi mükellefidir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;MÜKELLEFÝN ÜNVANI   :                                             ONAYLAYANIN&lt;br/&gt;VERGÝ HESAP NO             :                                              ADI SOYADI    :&lt;br/&gt;                                                                                             ÜNVANI           :&lt;br/&gt;                                                                                             ÝMZASI             :&lt;br/&gt;                                                                                             MÜHÜR            :&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Bu bölüm Yönetmeliðin 42/II-b-c maddesine göre yer deðiþtirme isteðinde bulunanlar tarafýndan doldurulacaktýr.     &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Bu Kýsým  Ticaret OdasýMeslek Teþekkülü tarafýndan doldurulacaktýr.                       TC&lt;br/&gt;................................ODASI&lt;br/&gt;............................MEMURLUÐU                                                                           ..../..../20....&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;                                            ........................Ýl Milli Eðitim Müdürlüðüne&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;               .......................sicil numaralý.................................................&quot;ýn üyeliði devam etmektedir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;                                                                                            ONAYLAYANIN&lt;br/&gt;                                                                                             ADI SOYADI     :&lt;br/&gt;                                                                                             ÜNVANI             :&lt;br/&gt;                                                                                             ÝMZASI               :&lt;br/&gt;                                                                                             MÜHÜR              :&lt;br/&gt;Bu bölüm Yönetmeliðin 42/II-b-c maddesine göre yer deðiþtirme isteðinde bulunanlar tarafýndan doldurulacaktýr.</description></item><item><title>MEGEP NEDÝR</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?megep-nedir-453389.html</link><description>Türkiye uzun süredir is gücünün niteligini yükseltmek ve ekonominin tüm sektörlerinde istihdam imkanlarini artirabilmek için mesleki egitim sistemini gelistirmeye çalismaktadir. Bu çaba, Türkiyenin dünyanin önde gelen ekonomileri arasinda rekabet edebilirligi ve Avrupa Birligine giris baglaminda daha da anlamli hale gelmektedir. &lt;br/&gt;Türkiyenin bu alandaki çabalarini desteklemek amaciyla 1999 AB Helsinki Zirvesinde Türkiyenin MEDA fonlarindan yararlandirilmasi kararlastirilmistir. Bunun sonucunda Türkiye, ekonomisinin is gücü ihtiyaciyla, mesleki ve teknik okullarinin çiktilari arasindaki boþlugu kapatabilmek amaciyla bazi proje fikirleri gelistirmistir. Bu yöndeki ilk adim olarak, 4 Temmuz 2000 tarihinde, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Avrupa Birligi arasinda Türkiyedeki Mesleki Egitim ve Ögretim Sisteminin Güçlendirilmesi Projesinin (MEGEP) anlasmasi (DG1A-D/MEDTQ/04-98) imzalanmistir. &lt;br/&gt;Projenin Teknik Yardim Ekibi 30 Eylül 2002 tarihinde çalismalarina baslamistir. MEGEPin süresi bes yildir; ilk alti ayi baslangiç dönemi, geri kalan 4,5 yillik süre ise uygulama dönemi olarak ayrilmistir. Projenin toplam bütçesi 58,2 milyon eurodur; bunun 51 milyon euroluk kismi AB tarafindan saglanan hibe, geri kalan 7,2 milyon euroluk kismi ise Türkiye Cumhuriyeti Hükümetinin yerel katkýsýdýr.</description></item><item><title>OSMANLI ÝMPATORLUÐU NDA YAVUZ</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?osmanli-impatorlugu-nda-yavuz-457018.html</link><description>OSMANLI ÝMPATORLUÐU NDA YAVUZ&lt;</description></item><item><title>ETKÝLÝ ÖÐRETMENLÝK EÐÝTÝMÝ</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?etkili-ogretmenlik-egitimi-377923.html</link><description>ETKÝLÝ ÖÐRETMENLÝK EÐÝTÝMÝ&lt;br/&gt;Yazar : DR. Thomas GORDON&lt;br/&gt;Yayýnevi : Sistem Yayýncýlýk&lt;br/&gt;Baský : Ýstanbul / 1993 / 238 shf.&lt;br/&gt;1- ÖÐRETMEN-ÖÐRENCÝ ÝLÝÞKÝSÝ&lt;br/&gt;Öðretme evrensel bir uðraþtýr. Herkes birbirine birþeyler öðretir. Bu kitap, &quot;öðretme&quot;nin nasýl daha etkili yapýlacaðýný, öðrencilerin bilgilendirilip, olgunlaþtýrýlýrken çatýþmalarý azaltýp sistemin süresinin nasýl artýrýlacaðýný anlatýyor. &quot;Etnik öðretmenlik eðitimi&quot; kýsaca EÖE profesyoneller için hazýrlanmýþtýr, ama öðreten herkesin etkisini arttýracak niteliktedir.&lt;br/&gt;Öðretme-Öðrenme sürecinin etkili olabilmesi için öðreten ve öðrenen arasýnda çok özel bir iliþkinin kurulmasý gerekir. Ýþte bu kitapta öðretmenin söz konusu baðlantýlarý saðlayabilmesine yarayacak iletiþim becerilerini ele alýr.&lt;br/&gt;Amaç, öðrencilerin büyümesi ve geliþmesidir, fakat birçok öðretmen tarafýndan kullanýlan ve okul idaresi tarafýndan salýk verilen öðretme yöntemleri öðrencilerin baðýmlý, geliþmemiþ ve çocuksu kalmalarýný saðlamaktan ileri gitmez. EÖEde bütün bunlarýn çözümünü bulacaksýnýz.&lt;br/&gt;2- ÖÐRETMEN-ÖÐRENCÝ ÝLÝÞKÝSÝ ÝÇÝN ETKÝLÝ BÝR MODEL&lt;br/&gt;Öðretmenler okuldaki ve öðrencilerdeki problemlerden dolayý hayal kýrýklýðýna uðrayabilir ya da problemin çözümünde baþarýsýz görülebilir. Yapýlan araþtýrmalara göre, onlarýn baþarýsýz olmadýðýný, tersine çoðunun öðretmenlik hakkýnda çok þey bildiði fakat bunu uygulamak için yeterli fýrsatlarý bulamadýðýný göstermektedir.&lt;br/&gt;Ýyi öðretmen tanýmlarý genelde çok kiþi tarafýndan kabul edilmiþ yaygýn inançlara dayanýr. Misaller:&lt;br/&gt;1. Ýyi öðretmen sakindir, telaþlanmaz, sinirlenmez, soðuk kanlýdýr.&lt;br/&gt;2. Ýyi öðretmen önyargýlý ve yanlý deðildir, öðrencilere eþit davranýr.&lt;br/&gt;3. Ýyi öðretmen her þeyden önce tutarlýdýr. Deðiþmez, unutulmaz, hata yapmaz.&lt;br/&gt;4. Ýyi öðretmen her sorunun cevabýný bilir.&lt;br/&gt;Ýþte bir öðretmen kendisini bu yaygýn inanç modellerine göre deðerlendirir ve kendisini baþarýsýz kabul eder. EÖEnde tuzaklardan kurtulup, durum ne olursa olsun gerçek bir kiþi olarak davranmayý ve gerçek kendiniz olmayý göreceksiniz.&lt;br/&gt;Öðretmen ve öðrenci arasýndaki iliþki,&lt;br/&gt;1. Açýklýk 2. Önemsenmek3. Birbirine ihtiyaç duymak4. Birbirinden ayrý olmak5. Ýhtiyaçlarýný karþýlýklý olarak giderebilmek&lt;br/&gt;Özelliklerini içerirse, iyi bir öðretmen-öðrenci iliþkisi kurulmuþ demektir.&lt;br/&gt;KABUL EDÝLEBÝLÝRLÝK&lt;br/&gt;Öðretmen-öðrenci iliþkilerinde, öðretmenlerin öðrencilerin davranýþlarýný kabul edip etmemeleri çok önemlidir. Kabul çizgisi deðiþkendir ve üç sebebi vardýr.&lt;br/&gt;1. Öðretmendeki deðiþiklikler,2. Öðrencideki deðiþiklikler3. Durum ve çevredeki deðiþiklikler,&lt;br/&gt;Öðrenci davranýþlarýn kabul edilebilir ve edilemez davranýþlar arasýndaki ayrým, iliþkilerde ortaya çýkacak meselelerin, öðretmenler tarafýndan halledilmesine yardýmcý olacaktýr. &lt;br/&gt;Fakat burada öðretmen-öðrenci iliþkisine ortaya çýkan sorun kime ait olduðunun çözülmesi gerekir. Öðretmenler kendilerini doðrudan ilgilendirmeyen, öðrencinin özel sorunlarý ile; doðrudan ilgilendiren sorunlarý ayýrt etmelidir. Çünkü öðretmen sorun kendisine þu sorularý sorabilir;&lt;br/&gt;- Bu davranýþ benim üzerimde gerçek müþahhas bir etki yapmýyor mu?&lt;br/&gt;- Olumsuz etkilendiðim için mi bu davranýþý kabul edemiyorum?&lt;br/&gt;- Yoksa yalnýzca öðrencinin deðiþik davranmasýný benim düþündüðüm þekilde hissetmesini istediðim için mi kabul edemiyorum?&lt;br/&gt;Son soruya cevap evet ise sorun öðrencinindir; eðer bir önce ki cevap evet ise sorun öðretmenindir.&lt;br/&gt;Öðrencilerin okuldan kaynaklanan ya da kaynaklanmayan birçok sorunlarý da vardýr ve bu sorunlarla baþetmeye çalýþýrlar. Çünkü, öðretme-öðrenme yalnýz iliþkinin sorun-yok bölgesinde etkili olabilir.&lt;br/&gt;Öðrencinin sorunu&lt;br/&gt;Öðretme-öðrenme alaný (sorun yok)&lt;br/&gt;Öðretmenin sorunu&lt;br/&gt;3.ÖÐRENCÝLERÝN SORUNLARI OLDUÐUNDA &lt;br/&gt;ÖÐRETMENLER NE YAPABÝLÝR?&lt;br/&gt;Birçok öðretmenin iki ortak þikayeti vardýr; yardýmcý olmakta yetersiz kalýþlarý ve yardým için el uzattýklarýnda geri çevrilmeleri.&lt;br/&gt;Öðretmenler, sorun ortaya çýkýnca, sorunlarý nasýl etkili bir biçimde tepki göstereceklerini bilemediklerinden yardýmcý olamazlar. Öðretmen, öðrencinin davranýþýnýn kabul edilemez olduðu mesajýný verir, onun deðiþmesini, sanki sorunu yokmuþ gibi davranmasýn ve sorunu ne olursa olsun onu bir kenara býrakmasýný ister. Öðretmen bu yaklaþým diline EÖEde &quot;Kabul etmeme dili&quot; denir.&lt;br/&gt;Kabul Etmeme Dili = Ýletiþimin On Ýki Engeli&lt;br/&gt;Bunlar öðrencinin öðrenmesini engelleyen sorunlarý çözmesinde gerekli olan iki yönlü iletiþimi yavaþlatýr, engeller ya da bütünüyle yok eder.&lt;br/&gt;1. Emir vermek yönlendirmek,2. Uyarmak gözdaðý vermek,3. Ahlak dersi vermek,4. Öðüt vermek, çözüm ve öneri</description></item><item><title>ÖÐRENCÝ MERKEZLÝ EÐÝTÝM</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?ogrenci-merkezli-egitim-345572.html</link><description>ÖÐRENCÝ MERKEZLÝ EÐÝTÝM&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Türk eðitim sisteminin yenileþme arayýþlarýna cevap vermek ve Öðrenci baþarýsýnýn nitelik olarak artýrýlmasý hedefini gerçekleþtirmek üzere; &lt;br/&gt;MEGEP çerçevesinde geliþtirilen müfredat Laboratuar okullarý modelinde, Öðrenci merkezli eðitim öngörülmektedir. &lt;br/&gt;Okul ve eðitim sisteminin merkezine öðrenciyi yerleþtiren bu yaklaþým eðitimin hedeflerini öðrencilerin bireysel geliþmeleri ve ihtiyaçlarý doðrultusunda yapýlandýrmaktýr. &lt;br/&gt;18.Yüzyýl sonlarýnda, kitlesel okul eðitiminin ortaya çýkmasýndan bu yana bütün toplumlarda eðitim ve okul olgusu eðitimde kullanýlan yöntemler ve okulun rolü açýsýndan çok az geliþme göstermiþtir. Klasik eðitim tanýmlarýna bakýldýðýnda bu duraðanlýk belirgin olarak farkedilecektir. &lt;br/&gt;Klasik Eðitim Tanýmlarý&lt;br/&gt;Eðitim, bireylerin davranýþýnda kendi yaþantýsý yoluyla ve kasýtlý olarak istendik deðiþme meydana getirme sürecidir.(Demirel,1993. S: 36)&lt;br/&gt;Eðitim, bireyin davranýþlarýnda kendi yaþantýsý yolu ile istenilen deðiþiklikleri meydana getirme veya yeni davranýþlar kazandýrma sürecidir(Ertürk,1972. S: 12).&lt;br/&gt;Bu eðitim tanýmlarýnýn okul kavramýna yansýmasý da,&lt;br/&gt;Okul, önceden belirlenmiþ eðitim amaçlarýna uygun olarak,eðitmek istediði öðrencilere, yeni davranýþlar kazandýracak ya da istenmeyen davranýþlarýný kaldýracak yaþantýlar hazýrlayýp sunan bir sistemdir. þeklinde olmuþtur.&lt;br/&gt;Eðitim ve okul kavramlarýnýn ortaya çýkýþý, radikal eleþtirileri de birlikte getirmiþtir. &lt;br/&gt;Bu eleþtirilerin en önemlisi devletin buyruklarýna körü körüne boyun eðecek vatandaþlar üretmeye yönelik giriþimlere yol açtýðý yönünde idi. &lt;br/&gt;Üç büyük eðitim eleþtirmeni William Godwin, Francisco Ferer ve Ivan Illich bu türden eleþtirilerin öncüleridir. &lt;br/&gt;Bu karþý tezleri tartýþan joel Spring temelde iki eðitim modelinin varlýðýndan söz etmektedir. &lt;br/&gt;Birincisi öncelikle ekonomik üretkenliðin artmasý ve toplumsal istikrarla ilgilenir. &lt;br/&gt;Ýkinci model ise, bireysel özerkliðin artmasýdýr. &lt;br/&gt;1. Modelde, &lt;br/&gt;toplum verimli iþleyiþ hedefine sahip makine olarak görülür. Ýnsanlar, deðerleri toplumsal makinenin pürüzsüz iþleyiþine katkýlarýyla belirlenen insani kaynaklar haline gelirler.&lt;br/&gt;2. ve springin önerdiði model de ise, &lt;br/&gt;ilgilenilen þey düzen ve verimlilik deðil bireysel özerkliðin artmasýdýr. &lt;br/&gt;2.Model, insanlarýn kiþisel tatmin olmadan, çalýþmayý ve özgürlüðü sýnýrlayan toplumsal otoriteyi, neden kabul etmeye istekli olduðu sorusuyla ilgilenir. Bu kabul koþulu öncelikle çocuðun zihnindeki ; &lt;br/&gt;Ýdeallerin, &lt;br/&gt;Ýnançlarýn ve &lt;br/&gt;Ýdeolojilerin sonucudur. &lt;br/&gt;Yani, birey kendisinin ihtiyaçlarý ve arzularý ile hiçbir ilgisi olmasa da bazý faydalar için çalýþmanýn görevi olduðuna inanýr. &lt;br/&gt;Dolayýsýyla bu özgürlükçü model; &lt;br/&gt;Otoriteye boyun eðmeyi istemeyen ve &lt;br/&gt;Kendilerine maksimum düzeyde bireysel denetim ve özgürlük saðlayan,&lt;br/&gt;Toplumsal bir örgütlenme talep eden,&lt;br/&gt;Otoriter olmayan, &lt;br/&gt;Bireyleri teþvik eden ve destekleyen bir eðitim yöntemidir. (Spring,1975. S:109-110).&lt;br/&gt;Klasik eðitim tanýmlarýna yönelik eleþtirilerden birsi de kazandýrma sözcüðü ile ilgilidir. &lt;br/&gt;Titize göre bu sözcük, eðitimin bir yaptýrým olduðuna istendik bilgi, beceri, tutum ve davranýþlarýn kazandýrýlmasý konumunda olan kiþilerin, bu konuda her hangi bir itiraz ve/veya seçim haklarýnýn bulunmadýðýna iþaret etmektedir. &lt;br/&gt;Titiz, insanoðlunun binlerce yýldýr kendisine uygun gelen bilgi, beceri, tutum ve davranýþlarý, çocuk ve gençlere yaptýrýmlý biçimde öðretmekte olduðunu, son 30 yýlda bu tutuma karþý seslerin yükselmeye baþladýðýný belirterek, gelecekte insanýn en temel haklarýndan yaþama hakkýnýn yanýna, þartlanmama hakký nýn geleceðini vurgulamaktadýr. &lt;br/&gt;Ýstediðini öðrenme hakký, &lt;br/&gt;istediðini istediði zaman öðrenme hakký, &lt;br/&gt;öðrenmeme hakký &lt;br/&gt;ve benzeri ifadelerle de dile getirilen bu yeni hak, insana saygýnýn çok yalýn, ama o derecede güçlü bir ifadesidir. ( Titiz, 1997, s:56) demektedir. &lt;br/&gt;Günümüz dünyasýnda radikal olarak nitelendirilebilecek bu görüþler, belkide yakýn bir gelecekte benimsenerek uygulanacaktýr. &lt;br/&gt;Fakat bu günkü toplumsal yapý gereði ne geçmiþteki kadar katý, dayatmacý ve ezber</description></item><item><title>STAJER ÖÐRENCÝ GÖZLEM RAPORU</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?stajer-ogrenci-gozlem-raporu-391217.html</link><description>STAJER ÖÐRENCÝ GÖZLEM RAPORU&lt;br/&gt;DERSÝN YÖNETÝMÝ ve SINIFIN KONTROLÜ&lt;br/&gt;Öðrencideki istenmeyen davranýþlar:&lt;br/&gt;-Sýnýfta çok konuma&lt;br/&gt;-Öðretmeni dinlememe&lt;br/&gt;-Ders çalýþmama&lt;br/&gt;-Ev ödevlerini yapmama&lt;br/&gt;Öðretmen derse girmeden önce öðrenciler yerlerine oturmuþ oluyorlar. Ancak sýnýf sessiz olmuyor. Arkadaþlarýyla sürekli konuþuyorlar. Öðretmen sýnýfa  geldiðinde de  konuþmalar devam etti. Burada  öðretmenin sessizliði saðlamasý  için bir sýnýf baþkaný seçerek teneffüste konuþanlarý yazmasý öðrencileri susturmasý gerekirdi. Ayrýca ders sýrasýndaki konuþmalarý önlemek için öðretmen sýnýfýn tamamýný kontrol altýnda tutmalý ve öðrencilerle ðöz temasýný iyi saðlamalýdýr. Konuþan öðrenciyi anýnda tespit etmeli göz hareketleriyle onu susturmalý gerekirse öðrenciye soru sorarak derse katmalýdýr. &lt;br/&gt;Sosyal Bilgiler dersinde &quot;Kurtuluþ Savaþý&quot; konusu iþleniyordu, Öðretmen bütün öðrencilerin ders çalýþmasý ve sýnýfta aktifrol oynamalarýný saðlamak için sýnýfý gruplara ayýrmýþ. Bu gruplarýn birlikte çalýþmalarý için sýralar üçerli þekilde birleþtirilmiþ öðretmen bir hafta   önce konularý gruplara göre paylaþtýrmýþtý. Bu derste ise sýrasý  gelen grup kendi konusunu anlatýyor ve sorular diðer  öðrencilere soruluyor. Ödevini yapmayan yada çalýþmayan öðrenci öðretmen tarafýndan azarlanýyor. Öðretmen azarlamak yerine ödevlerini yapmayanlarý önceden belirleyerek derse aktif katýlýmlarýný saðlamalýdýr. Ayrýca onlarý konu hakkýnda ipuçlarý vererek yönlendirmelidir. Ödevlerini yapmalarý için hergün kontrol etmeli.&lt;br/&gt;Öðrenciler tarafýndan cevaplanan sorularýn cevaplarý tahtaya yazýlýyor. Ödevlerini yapmayanlar da defterlerine cevaplarý yazýyorlar. Öðretmen  sýnýftaki herkese soru sormaya çalýþýyor. Alýnan cevaplar yanlýþsa bir baþka  öðrenciye doðru mu yanlýþ mý diye soruyor. Yanlýþsa doðrusunu söylemesini istiyor. Öðretmenin ders kontrolü &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;STAJER ÖÐRENCÝ GÖZLEM RAPORU&lt;br/&gt;DERSÝN YÖNETÝMÝ ve SINIFIN KONTROLÜ&lt;br/&gt;Öðrencideki istenmeyen davranýþlar:&lt;br/&gt;-Sýnýfta çok konuma&lt;br/&gt;-Öðretmeni dinlememe&lt;br/&gt;-Ders ça</description></item><item><title>UZUNLUK ÖLÇÜLERÝ (MATERYAL)</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?uzunluk-olculeri-(materyal)-376767.html</link><description>BÝLGÝ KAÐIDI&lt;br/&gt;Tepegöz&lt;br/&gt;Hareketsiz ve saydam,gereç kullanan projektörlerden birisi de tepegözdür.Ýngilizce de üstten kafalý anlamýna gelen &quot;overhead&quot; kelimesinden adapte edilmiþtir.&lt;br/&gt;Bir yönüyle de ýþýklý yazý tahtasý olarak kullanýlmaktadýr.Sýnýfa getirilmeyen veya bilinmeyen objeleri çizim,resim,sembol,fotoðraf ve grafikler vb. gibi görsel örnekler olarak perdeye aksettirilmek suretiyle tanýtmakta,karþýlaþtýrma ve kýyaslama imkaný vermektedir.&lt;br/&gt;Tepegözün Bölümleri&lt;br/&gt;A.Iþýk Kaynaðý&lt;br/&gt;B.Yansýtýcý&lt;br/&gt;C.Toplayýcý Mercek&lt;br/&gt;D.Tabla&lt;br/&gt;E.Daðýtýcý Mercek &lt;br/&gt;F.Oynar kafa ve Ayna&lt;br/&gt;G.Görüntü&lt;br/&gt;H.Netlik Ayar Düðmesi&lt;br/&gt;Ý.Açma-Kapama Düðmesi&lt;br/&gt;Tepegözün Yerleþimi ve Çalýþma Þekilleri&lt;br/&gt;*Tepegözü sýnýfýn sað ön kýsmýna yerleþtiriniz.&lt;br/&gt;*Tepegözün yanýnda dururken perdeyi saðýnýza alýnýz.&lt;br/&gt;*Tepegözü açmadan oynar kafayý açýnýz.&lt;br/&gt;*Sürekli izleyici gruba doðru konuþmaya dikkat ediniz.&lt;br/&gt;*Perde ile tepegöz arasýnda engelleyici bir þey olmamasýna dikkat ediniz.&lt;br/&gt;*Tepegöz yansýtýcýsýný ekran perdesine göre ayarlayýnýz.&lt;br/&gt;*Saydamý tepegöze doðru yerleþtirdiðinizden emin olunuz.&lt;br/&gt;*Konuþurken projektöre bakmayýnýz.&lt;br/&gt;*Sýrtýnýzý yansýyan ýþýðý engelleyecek þekilde perdeye dönmeyiniz.&lt;br/&gt;*Bir iþaret aletini gerektiðinde kullanýnýz.&lt;br/&gt;*Makineyi kullanmadýðýnýzda,özellikle tepegöz dýþýnda çalýþma yapýlýrken ya da bir baþkasý konuþmasýný yaparken kapatýnýz.&lt;br/&gt;Tepegöz Kullanýmý Ýle Ýlgili Notlar&lt;br/&gt;1)SINIFTA TEPEGÖZ NEREYE KONMALI?&lt;br/&gt;A. Sýnýfýn ön sað kýsmýna konmalý.&lt;br/&gt;B.Aracýn kendisi görüntüyü engellememeli.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;2)SINIFTA TEPEGÖZ&quot;ÜN GÖRÜNTÜSÜ NEREYE YANSITILMALI?&lt;br/&gt;A.Hareketli,taþýnabilir perdeye,&lt;br/&gt;B.Tavana asýlan sabit perdeye,&lt;br/&gt;C.Beyaz duvara(Dolap,çerçeve,tahta kenarý görüntüyü bozmamalý),&lt;br/&gt;D.Beyaz tahtaya(Parlamýyorsa).&lt;br/&gt;       3)AÇMADAN ÖNCE NELER YAPILMALI?&lt;br/&gt;A.Fiþi prize takýlmalý&lt;br/&gt;B.Aynasý açýlmalý&lt;br/&gt;C.Açma düðmesine basmalý&lt;br/&gt;D.Aydýnlatma lambasý açýlmalý&lt;br/&gt; 4)NETLÝK ÝÇÝN NELER YAPILMALI?&lt;br/&gt;A.Kaba ayar vidasý ile&lt;br/&gt;B.Ýnce ayar vidasý ile&lt;br/&gt;C.Ýleri geri hareket ile&lt;br/&gt;D.Görüntü perde</description></item><item><title>EÐÝTÝM - EÐÝTÝMÝN KONUMUNA GÖRE ÝHTÝYAÇ BELÝRLEME</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?egitim-egitimin-konumuna-gore-ihtiyac-belirleme-414721.html</link><description>eðitimin konumuna göre ihtiyaç belirleme</description></item><item><title>MESLEK SEÇÝMÝ VE ÖNEMÝ</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?meslek-secimi-ve-onemi-443330.html</link><description>MESLEK SEÇÝMÝ VE ÖNEMÝ&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;MESLEK NEDÝR?&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Kiþinin belli bir eði-timle edindiði ve geçimini saðlamak için sürdürdüðü etkinlikler bütündür.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;MESLEK SEÇÝMÝYLE NELERÝ BELÝRLERÝZ?&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&amp;#61608;  Hayatýmýzý nasýl bir ortamda sürdüreceðimizi,&lt;br/&gt;&amp;#61608;  Hayat boyu birlikte iþ yapacaðýmýz arkadaþ çevremizi,&lt;br/&gt;&amp;#61608;  Çalýþýrken zevkle iþ yapýp yapamayacaðýmýzý,&lt;br/&gt;&amp;#61608;  Mesleðimizden tatmin olup olamayacaðýmýzý,&lt;br/&gt;&amp;#61608;   Ýþ bulma zorluk veya kolaylýðýný,&lt;br/&gt;&amp;#61608;  Ailemizin nasýl bir ortamda yaþayacaðýný,&lt;br/&gt;&amp;#61608;  Tatil sürelerimizi,&lt;br/&gt;&amp;#61608;  Genel yaþam biçimimizi,&lt;br/&gt;&amp;#61608;  Toplumda hangi konumda olacaðýmýzý,&lt;br/&gt;&amp;#61608;  Nelerden ödün verip vermeyeceðimizi.</description></item><item><title>HÝZMET ÝÇÝ EÐÝTÝM KAVRAMI</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?hizmet-ici-egitim-kavrami-347024.html</link><description>I. HÝZMET ÝÇÝ EÐÝTÝM KAVRAMI&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;HÝZMET ÝÇÝ EÐÝTÝMÝN TANIMI&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Hizmet içi eðitim, özel ve tüzel kiþilere ait iþyerlerinde, belirli bir maaþ veya ücret karþýlýðýnda iþe alýnmýþ ve çalýþmakta olan bireylere görevleri ile ilgili gerekli bilgi, beceri ve tutumlarý kazanmalarýný saðlamak üzere yapýlan eðitimdir. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Hizmet içi eðitim, kiþilerin hizmetteki verim ve etkinliklerinin arttýrýlmasýný, geliþmeye yol açan bilgi, beceri ve tutumlarýn zenginleþtirilmesini amaç edinen ve kurumlarýn genel çalýþma düzenini sürekli olarak etkileyen eðitimdir. (Türk Dil Kurumu, 1974, s.86).&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Hizmet içi eðitim, sektör ayrýmý yapýlmaksýzýn, tüzel ve özel kiþilere ait iþyerlerinde, belirli bir maaþ ve ücret karþýlýðý görevlendirilmiþ ve çalýþmakta olan kiþilere yapýlan eðitimdir. Hizmet içi eðitimin genel amacý, üretilen mal veya hizmette emek faktörüne düþen payýn verimliliðini arttýrmak üzere insanlarýn gerekli bilgi, beceri ve tutumlarý kazanmalarýdýr (Tanyeli, 1970, s.9).&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Hizmet içi eðitim yolu ile bireye özellikle iþinin gerektirdiði mesleki bilgi, beceri ve tutumlar kazandýrýlýr. Mesleki eðitimin temel görüþü, çoðunlukla bireyi faydalý bir iþe hazýrlamak sözü ile ifade edilebilir. Bu görüþ, mesleki eðitimden yararlanmýþ olan bireyin, yararlanmamýþ olana kýyasla daha iyi bir ekonomik geleceðe ulaþabileceðinin dolaylý bir ifadesidir. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;HÝZMET ÝÇÝ EÐÝTÝMÝN GENEL AMAÇLARI&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Bir eðitim programý için amaçlarýnýn saptanmasý, daha sonra yapýlacak çalýþmalara yön vereceðinden, baþlangýç ve çýkýþý belirleyeceðinden önem taþýmaktadýr. Amaçlar genel olarak, eðitim programýnýn yapýsýný, iþlenecek konularý, iþleme yöntemlerini, eðitim teknolojisini ve sonunda yapýlacak deðerlendirmeyi saptamaya yardým eder. amaç, ulaþýlmasý istenilen hedef, gaye veya sonuç olarak tanýmlanabilir. Eðitim sürecinde amaç, bireyin davranýþýnda meydana getirilmesi istenilen deðiþikliktir. Bu nedenle amaç bir bakýma elde edilebilecek, saðlanabilecek, sonuç olarak görülür. Amaçlarýn özellikleri aþaðýda yazýlý þekilde özetlenebilir (Mager, 1967, s.24).&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;1.Eðitimin amacý, kapsamýn tanýmlanmasý veya özetinden çok, kastedilen sonucu tanýtýr. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;2.Eðitim programlarýnýn tümüne iliþkin amaçlar, çeþitli özel ifadelerden oluþur.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;3.En yararlý þekilde tanýmlanan amaç, bunu seçen kimsenin öðretim maksadýný iletir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;4.Amaç, öðrencinin ne yapacaðýný tanýmlayan davranýþ terimleri ile ifade edilir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Planlý yapýlacak her etkinlik için amaçlarýn önceden saptanmýþ olmasý zorunludur. Amaç belirlenmeden, ulaþýlmasý istenilen hedef, elde edilmesi arzulanan sonuç belli olmadan yapýlacak çalýþmalar hakkýnda karar verilmesi ve sonunda da bir deðerlendirme yapýlmasý olanaksýzdýr. Hizmet içi eðitimin genel amaçlarý saptanýrken aþaðýdaki hususlar göz önünde bulundurulmalýdýr. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;1.Hizmet içi eðitimin amaçlarý, kurumun amaçlarý içinde yer almalý ve sistem amaçlarýný bütünleþtirmelidir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;2.Saptanan hizmet içi eðitim amaçlarý kendi içinde tutarlý olmalýdýr. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;3.Amaçlar, hizmet içi eðitim yolu ile saðlanacak davranýþlarý tanýmlamalýdýr.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;4.Hizmet içi eðitim amaçlarý, var olan olanaklarla ulaþýlabilecek nitelikte olmalýdýr. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;5.Amaçlar, hizmet içi eðitiminin sonuç ve ürününü ortaya koymalýdýr.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;6.Amaçlar tanýmladýðý davranýþlar bakýmýndan ölçülebilecek nitelikte olmalý, elde edilen sonucu karþýlaþtýrmaya olanak vermelidir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;7.Hizmet içi eðitimin amaçlarý, bireylerin yeteneklerine uygun ve ilginç olmalýdýr.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;8.Hizmet içi eðitimin amaçlarý, bireylerin gereksinmelerini de kapsamalý ve karþýlamalýdýr.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;9.Hizmet içi eðitimin amaçlarý, birey gereksinmeleri ve sistem hedefleri ile tutarlý olmalýdýr.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;10.Hizmet içi eðitimin amaçlarý geliþtirilebilecek nitelikte olmalýdýr.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Hizmet için eðitimin planlamasýna baþlamadan önce genel amaçlarýn saptanmasý gerekir. Genel amaçlar, hizmet içi eðitimin yapýlacaðý kurumun politikasýna ve amaçlarýna uygun olarak bir sistem bütünlüðünü koruyacak, kendi içinde tutarlý ve temel gereksinmeleri karþýlayacak þekilde saptanýr. Hizmet içi eðitimin genel amaçlarý sýnýrlý olmamakla bir</description></item><item><title>TÜRKÇE ÖÐRETÝMÝ</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?turkce-ogretimi-384293.html</link><description>1. GÝRÝÞ&lt;br/&gt;Ýlkokul, bir ilköðretim kurumu olarak, yapýsýna aldýðý çocuklarý insanlýk iliþkileri, ekonomik yaþam ve toplum yaþamý bakýmýndan her Türk yurttaþýný gerekli bilgi ve becerilerle donatýp yetiþtirmeye çalýþýr. Bu yetiþtirme sürecinde anadili öðretimi büyük önem taþýr.&lt;br/&gt;Ýlkokul, canlý bir topluluk yaþamýnýn sürdüðü bir eðitim ve öðretim merkezidir. Çocuk, burada bir bütün olarak geliþir. Öðretim, genellikle etkileþime, yaþantýlara ve uygulamaya dayanýr. Ayrýca, öðretimin her evresinde çocuktan ve onun yakýn çevresinden hareket edilir. Konularýn iþleniþinde de toplulaþtýrma ilkesine uyulur. Bu tutum, doðal olarak, Türkçe öðretimi için de söz konusudur.&lt;br/&gt;Türkçe dersinin kendine özgü amaçlarý, yöntem ve teknikleri, araç ve gereçleriyle gerek ilköðretim gerek ilkokul için belirlenen amaçlarýn gerçekleþmesinde önemli bir rolü vardýr.&lt;br/&gt;Bu ünitede ilkokulda yapýlan Türkçe öðretiminin amaç ve ilkeleri üzerinde duracaðýz.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;2. TÜRKÇE ÖÐRETÝMÝNÝN AMAÇLARI&lt;br/&gt;Ýlkokul Programýnda (1968) Türkçe öðretiminin amaçlarý altý madde, Temel eðitim Programýnda da (1982) sekiz madde olarak belirtilmiþtir. Bu iki programda yer alan amaçlar temelde birbirinden ayrý deðildir. Buna göre, ilkokullarda Türkçe öðretiminin amacý, Milli Eðitimimizin genel amaçlarýna ve temel ilkelerine uygun olarak, öðrencileri,&lt;br/&gt;*anlama gücünün geliþtirilmesi&lt;br/&gt;*anlatým beceri ve alýþkanlýðýnýn kazandýrýlmasý&lt;br/&gt;*dinleme ve okuma alýþkanlýk ve zevkinin verilmesi &lt;br/&gt;*sözcük daðarcýðýnýn zenginleþtirilmesi&lt;br/&gt;*temel dilbilgisi kurallarýnýn kavratýlmasý &lt;br/&gt;*dil sevgi ve bilincinin uyandýrýlmasý&lt;br/&gt;yönlerinden yetiþtirmek, onlara yardýmcý olmak ve yol göstermektir.&lt;br/&gt;Ýlkokul.öðrencileri, Türkçe dersinde edinecekleri bilgi, beceri, güç ve alýþkanlýklar ile anadilimizi belirli bir düzeyde anlar, konuþur, okur ve yazar duruma geleceklerdir. Þimdi gelin, Türkçe öðretiminin bu genel amaçlarýný biraz daha ayrýntýlý olarak inceleyelim.&lt;br/&gt;2.1. ANLAMA GÜCÜNÜN GELÝÞTÝRÝLMESÝ&lt;br/&gt;Türkçe dersinin temel amaçlarýndan</description></item><item><title>ANNE-BABA EÐÝTÝMÝ - ÇOCUKLUK PSÝKOZLARI YAYGIN GELÝÞÝMSEL BOZUKLUKLAR</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?annebaba-egitimi-cocukluk-psikozlari-yaygin-gelisimsel-bozukluklar-413098.html</link><description>çocukluk psikozlarý yaygýn geliþimsel bozukluklar</description></item><item><title>LGS SINAVINDA BAÞARILI OLMANIN YOLLARI</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?lgs-sinavinda-basarili-olmanin-yollari-360632.html</link><description>- Fen liseleri&lt;br/&gt;- Anadolu liseleri- A. Teknik Liseleri- A. Meslek Liseleri- A. Öðretmen Liseleri- A. Ýmam Hatip Liseleri&lt;br/&gt;- Özel Fen Liseleri- Özel Meslek Liseleri&lt;br/&gt;- MEB&quot;e Baðlý SML&lt;br/&gt;- K. B. Meslek Liseleri&lt;br/&gt;LÝSELERE GÝRÝÞ SINAVI&lt;br/&gt; ÖZEL OKULLAR SINAVI&lt;br/&gt; ASKERÝ OKUL SINAVLARI&lt;br/&gt; POLÝS KOLEJÝ SINAVI&lt;br/&gt; DPY&lt;br/&gt;&quot;Kaderiniz karar anlarýnýzda þekillenir.&quot; Anthony Robbins&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;BAÞARIYA EKÝP ÇALIÞMASI ÝLE ULAÞILIR&lt;br/&gt;Adam parkta oturmuþ, temiz hava alýyor, etrafý seyrediyor. Biraz ilerde, ellerinde kazma kürek çalýþan iki kiþi dikkatini çekiyor. Öndekinin elinde kazma, çukur açýyor... Arkadakinin elinde kürek, açýlan çukuru dolduruyor... Bu arada elinde kazma olaný, az ilerde yeni bir çukur açýyor, arkadaki gelip çukuru dolduruyor... Bir, üç, beþ... Adam, bu manzara karþýsýnda bir süre kafa yormuþ, ne yapýyorlar diye... Ama mümkünü yok, çýkaramamýþ. Meraktan da ölecek. Kalkmýþ, yanlarýna gitmiþ:- Yahu arkadaþlar, sabahtan beri sizi seyrediyorum. Ne yaptýðýnýzý bir türlü anlayamadým. Neden biriniz çukur açýyor, sonra diðeriniz o çukuru kapatýyor? &lt;br/&gt;Adamlardan biri cevap vermiþ: - Aslýnda biz üç kiþilik bir fidan dikme ekibiyiz. Fidaný çukura koyan arkadaþ bugün izinli de... &lt;br/&gt;BAÞARININ YOLU BÝLÝNMELÝDÝR!&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;HEDEF BELÝRLEME&lt;br/&gt; PLAN YAPMA&lt;br/&gt; ÝYÝ BÝR ORTAMDAN YARARLANMA&lt;br/&gt; MOTÝVASYONU SAÐLAMA&lt;br/&gt; KONSANTRASYONU SAÐLAMA&lt;br/&gt; VERÝMLÝ ÇALIÞMAYI BÝLME&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;4. MOTÝVASYON &lt;br/&gt;&quot;Kaderiniz karar anlarýnýzda þekillenir.&quot; Anthony Robbins&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;BAÞARIYA EKÝP ÇALIÞMASI ÝLE ULAÞILIR&lt;br/&gt;Adam parkta oturmuþ, temiz hava alýyor, etrafý seyrediyor. Biraz ilerde, ellerinde kazma kürek çalýþan iki kiþi dikkatini çekiyor. Öndekinin elinde kazma, çukur açýyor... Arkadakinin elinde kürek, açýlan çukuru dolduruyor... Bu arada elinde kazma olaný, az ilerde yeni bir çukur açýyor, arkadaki gelip çukuru dolduruyor... Bir, üç, beþ... Adam, bu manzara karþýsýnda bir süre kafa yormuþ, ne yapýyorlar diye... Ama mümkünü yok, çýkaramamýþ. Meraktan da ölecek. Kalkmýþ, yanlarýna gitmiþ:- Yahu arkadaþlar, sabahtan beri sizi seyrediyorum. Ne yaptýðýnýzý bir türlü anlayamadým. Neden biriniz çukur açýyor, sonra diðeriniz o çukuru kapatýyor? &lt;br/&gt;Adamlardan biri cevap vermiþ: - Aslýnda biz üç kiþilik bir fidan dikme ekibiyiz. Fidaný çukura koyan arkadaþ bugün izinli de... &lt;br/&gt;BAÞARININ YOLU BÝLÝNMELÝDÝR!&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;HEDEF BELÝRLEME&lt;br/&gt; PLAN YAPMA&lt;br/&gt; ÝYÝ BÝR ORTAMDAN YARARLANMA&lt;br/&gt; MOTÝVASYONU SAÐLAMA&lt;br/&gt; KONSANTRASYONU SAÐLAMA&lt;br/&gt; VERÝMLÝ ÇALIÞMAYI BÝLME&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;4. MOTÝVASYON</description></item><item><title>MAKALE EGÝTÝM</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?makale-egitim-449996.html</link><description>Bahar alerjisine dikkat!..&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Bahar aylarinin alerjik hastaliklari da beraberinde getirdigini vurgulayan uzmanlar, özellikle polen alerjisi konusunda uyariyorlar...&lt;br/&gt;Havalarin isinmasiyla birlikte birçok kisinin korkulu rüyasi olan polen alerjisi, saglik gündeminin ilk sirasindaki yerini aldi. &lt;br/&gt;Istanbul Üniversitesi (IÜ) Cerrahpasa Tip Fakültesi Gögüs Hastaliklari Anabilim Dali Ögretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta, Bahar alerjilerinin nedeni çiçek tozlari, yani polenler diyerek, polenlerin ilkbaharda atmosfere yayilmaya basladigini ve bu durumun Nisan ile Haziran aylarinda en yüksek seviyeye çiktigini, sicak iklimlerde ise polen mevsiminin 8-9 ay sürdügünü belirtti.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Prof. Dr. Küçükusta, sunlari kaydetti: Polenlerin alerjik hastaliklara neden olma potansiyelleri farklidir. Polenler astima degil, daha çok alerjik nezleye neden olur. Bir polenin alerjiye neden olabilmesi için, 1 metreküp havada 25-50 polen olmasi gerekir. Gösterisli ve renkli bitkilerin daha çok alerjiye neden oldugunun sanildigini, gül nezlesi olarak bilinen hastaliga da gül polenlerinin degil, agaç ve çayir polenlerinin yol açtigini anlatan Prof. Dr. Küçükusta, sözlerini söyle sürdürdü:&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Kavak, hus agaci, kizil mese, kizil agaç, findik, selvi, kayin, sögüt, ihlamur, zeytin, karaagaç, çinar gibi agaç polenleri ile Ingiliz çimi, domuz ayrigi, çayir kelp kuyrugu, çayir salkim otu, tatli ilkbaharotu benzeri çayir, pelin, yapiskanotu, sinirotu, akkazayagi, kuzukulagi gibi yabani ot ve arpa, bugday, yulaf, çavdar ve misir gibi hububat polenlerinin alerji yaratma potansiyelleri yüksektir. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Atmosferdeki polen miktarlarinin hava kosullarina bagli olarak degistigini, sicak, kuru ve rüzgarli günlerde havada daha çok polen bulundugunu kaydeden Prof. Dr. Küçükusta, Polenler, rüzgarin etkisiyle kilometrelerce uzaklara tasinabilir. Yüksek binalarla çevrili sokaklarda binalarin yüzeyi, statik elektrik nedeniyle polen çeker. Buna karsilik deniz kenarinda çok az polen bulunur diye konustu.&lt;br/&gt;Hava kirliliginin polenlere duyarliligi artirdigini da dile getiren Prof. Dr. Küçükusta, Özellikle yogun trafik olan bölgelerde yasayanlarda, polen duyarliligi daha kolay olusur dedi.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;BURÇ VE POLEN&lt;br/&gt;Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta, yapilan arastirmalarin, polen mevsiminde dogan çocuklarda, yani Koç ve Boga burcunda olanlarda polen alerjisinin daha sik görüldügünü bildirdi.&lt;br/&gt;I.Ü. Ögretim Üyesi Küçükusta, polenlerden korunma yollarini da söyle siraladi:&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Her seyden önce hangi polenlere alerjik olundugu bilinmeli&lt;br/&gt;Polenlerine alerjik olunan bitkilerden uzaklasilmali&lt;br/&gt;Radyo, televizyon, gazete gibi yayin organlarinda, günlük hava durumu raporlarinda o günkü polen durumu hakkinda da bilgi verilerek alerjisi olanlar uyarilmali&lt;br/&gt;Evlerin ve arabalarin kapi ve pencereleri siki kapatilmali&lt;br/&gt;Evlerde ve arabalarda polen filtreli klima kullanilmali&lt;br/&gt;Sicak, kuru ve rüzgarli havalarda ve sabahin erken saatlerinde disariya çikilmamali&lt;br/&gt;Polenlerin çok yogun oldugu dönemlerde agzi ve burnu kapatan maskelerden yararlanilmali&lt;br/&gt;Polen zamani açik havada egzersiz ve spordan kaçinilmali&lt;br/&gt;Tatil için deniz kenarlari tercih edilmeli&lt;br/&gt;Disarida gözlük ve sapka kullanilmali, saçlar yatmadan önce mutlaka yikanmali&lt;br/&gt;Üzerlerine polenler yapisabilecegi için günlük kiyafetler yatak odasinda çikarilmamali&lt;br/&gt;sýnýflamaya gidecektir. Az önce belirttiðim cazibe merkezi sizin doðrularýnýzý geçersiz hale getirirse bu kez uygulayacaðýnýz yöntem ise dayatmadýr. Yani TV&quot;de þu saatlerde ancak þu programlarý izleyebilirsin, ancak þu radyolarý izlemen senin için iyidir. Ýnternet&quot;te þu sitelere asla girmemelisin. Bunlar ve bunlara benzer bir sürü kýsýtlamalar iletiþim araçlarýný kiþi için zararsýz düzeye getirebilme çabasý olacaktýr. Burada sizi biraz daha zorlayalým. Bu tarz dayatmalarla özellikle biraz daha yetiþkin hale gelmiþ insanlar özgürlük sorunu yaþamayacaklar mýdýr? Yani zarar görebilme tehlikesine karþýlýk dayatma ve özgür tercih arasýndaki öncelik nasýl olacaktýr? Bireyi eðitirken kiþilik geliþtirme uðruna baðýmlý bir kiþilik yapýsý oluþturmak ne derece doðru olacaktýr. Lütfen bu soruyu tek bir cümleyle cevaplamayýn! Yani &quot;kötüye düþmesindense elbette kýsýtlarým&quot; cevabý her zaman için olumlu sonuçlar doðurmayabilir. &lt;br/&gt;Geriye dönüp baktýðýmda yazý, iletiþim teknolojileri hakkýnda bilgi vermekten ziyade,eðitimde iletiþim teknolojisinin kullanýlýp kullanýlmamasý ve nasýl kullanýlmasý hakkýnda bir düþünüþ metnine dönmüþ. Benden yazmam istenen yazýnýn bu olup olmadýðýný da galiba hatýrlamýyorum!.. Neys</description></item><item><title>ANNE-BABA EÐÝTÝMÝ - ÇOCUKLARDA DAVRANIÞ BOZUKLUKLARI</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?annebaba-egitimi-cocuklarda-davranis-bozukluklari-413057.html</link><description>çocuklarda davranýþ bozukluklarý</description></item><item><title>ALIÞ YOLUYLA ÖÐRENME SUNUÞ YOLUYLA ÖÐRETME</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?alis-yoluyla-ogrenme-sunus-yoluyla-ogretme-348291.html</link><description>ALIÞ YOLUYLA ÖÐRENME / SUNUÞ YOLUYLA ÖÐRETME&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Alýþ yoluyla öðrenme ya da sunuþ yoluyla öðretim modelinde öðretmenin görevi öðrencilerin öðrenebilmesi için,konuyu en uygun bir þekilde organize ederek yapýlandýrma;uygun materyalleri seçme;daha sonra da konuyu genelden özele doðru sistemli ve anlamlý bir þekilde öðrencilerin öðrenmelerini saðlamaktýr. Ýlk bakýþta takrir (düz anlatým)yöntemi gibi gözükse de sunuþ yoluyla öðretim hiç bir zaman takrir yöntemi deðildir.&lt;br/&gt;Buluþ yoluyla ve sunuþ yoluyla öðrenme yaklaþýmlarýnda öðretmenin rolü büyük ölçüde farklýlýk göstermekle birlikte iki yaklaþýmýn bir çok ortak özellikleri vardýr. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;1-) Her þeyden önce iki yaklaþýmýn da öðrencinin aktif olarak öðrenme sürecine katýlmasýný gerektirir.&lt;br/&gt;2-) Her iki yaklaþýmda da öðrencilerin ön öðrenmelerinin harekete geçirilmesi ve yeni öðrenmelerle iliþkilerinin kurulmasý önemlidir.&lt;br/&gt;3-) Her iki yaklaþýmda da her yeni öðrenme sonucunda zihinde bir takým deðiþmelerin oluþtuðunu ve öðrenmelerin anlamlý olmasý gerektiði görüþünü savunmaktadýr.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Alýþ Yoluyla Öðrenme / Sunuþ Yoluyla Öðretme Yaklaþýmýnýn Dört Temel Özelliði&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;a-) Öðretmen ve öðrenci arasýnda yoðun bir etkileþim gerektirir. Öðretmen öðrencilerin aktif katýlýmýný saðlamaya çalýþýr. Baþlangýç sunuþlarýný öðretmen yapmakla birlikte (1-2 dakika ya da en fazla 5 dakika) hemen arkasýndan öðrenciler fikirlerini, örneklerini, tepkilerini açýklar, tartýþýrlar. Bu durum,ders boyunca sürer.&lt;br/&gt;b-) Sunuþ yoluyla öðretme, somut kavramlarýn anlamlý hale getirilmesi için bol örnek vermeyi, resimlerle, þemalarla somutlaþtýrmayý; kýsacasý tüm duyu organlarýna hitap eden uyarýcýlarýn kullanýlmasýný gerektirir. Diðer bir deyiþle; kavramlarýn, ilkelerin somut yollarla ve anlamlý bir biçimde öðrenilmesine yardým eder.&lt;br/&gt;c-) Daha önce de ifade edildiði gibi, sunuþ yoluyla öðretme genelden özele doðru hiyerarþik bir sýra izler. Önce konunun temel çerçevesi verilir. Daha sonra, ayrýntý bu temel çerçevenin içine yerleþtirilir.&lt;br/&gt;d-) Öðrencilerin önce ve yeni öðrendikleri arasýnda yatay ve dikey iliþkiler kurmasý saðlanarak anlamlý öðrenmeleri gerçekleþtirilir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Alýþ Yoluyla Öðrenme / Sunuþ Yoluyla Öðretim stratejilerini de kapsayan tüm doðrudan öðretim-aþamalý öðretim modellerinde, bir dersin iþlenmesi sýrasýnda yer almasý gereken etkinlikler büyük ölçüde benzerlik göstermektedir.&lt;br/&gt;Hemen tüm bu modellerde dersin baþlangýç aþamasýnda; öðrenciyi öðrenmeye hazýrlamak üzere öðrencilerin dikkatini öðrenme konusu üstüne çekme,ne öðrenecekleri ve öðrendiklerini nerelerde kullanacaklarý hakkýnda bilgi verme ve öðrenmeye güdülemeye dönük etkinlikler yer alýr. Böylece öðrencilerin, öðrenme konusu üstünde odaklaþmasý saðlanýr. Ayrýca yeni öðrenilecek davranýþlarla ilgili önceki öðrenmeler gözden geçirilerek kullanýma hazýr hale getirilir. Yeni ve eski öðrenmeler arasýnda iliþki kurularak anlamlý öðrenme saðlanýr. Bu etkinlikler genellikle dersin baþlangýç aþamasýnda yer alýr.&lt;br/&gt;Dersin baþlangýç aþamasýndan sonra, geliþme aþamasýnda yeni öðrenilecek konuyla ilgili uyarýcý materyaller verilir. Yani öðrenciye hedef davranýþlarýn kazandýrýlmasýný saðlayacak açýklamalar, örnekler, dramatizasyonlar, demonstrasyonlar çeþitli araç - gereçlerle yapýlýr.&lt;br/&gt;Öðrencilerin konuyu anlayýp anlamadýklarý sýk ve kýsa cevaplý sorular vb. yollarla kontrol edilir. Daha sonra öðretmen rehberliðinde, kazandýrýlmak istenen davranýþý öðrencinin yapmasý saðlanýr; öðrenciye öðrenme sonuçlarý hakkýnda bilgi verilir. Eksik ve yanlýþ öðrenmelerini düzeltmesi, tamamlamasý için ek öðrenme materyalleri verilir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Dersin sonuç alma aþamasýnda ise,öðrencilerin ne derecede öðrendiðini belirleme ve öðrenilenlerin kalýcýlýðýný artýrma, yeni durumlarda kullanmalarýný saðlama, yani transferi gerçekleþtirmek üzere etkinliklere yer verilir.&lt;br/&gt;Yukarýda kýsaca verilen bir dersin iþleniþi sýrasýnda yapýlmasý gereken etkinlikler öðrenmenin oluþum sürecine göre,kýsa bir sýralamasý yapýlmýþtýr. Ancak bu deðiþmez bir sýra deðildir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;ÖÐRETÝM ETKÝNLÝKLERÝ&lt;br/&gt;Dikkat Çekme : &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Bu etkinliðin amacý;</description></item><item><title>MÝLLÝYETÇÝLÝÐÝN EKONOMÝK KALKINMA ÜZERÝNDEKÝ ETKÝLERÝ VE MÝLLÝYETÇÝ EKONOMÝ POLÝTÝKASI(MEP) PROJESÝ</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?milliyetciligin-ekonomik-kalkinma-uzerindeki-etkileri-ve-milliyetci-ekonomi-politikasi(mep)-projesi-368110.html</link><description>ÝÇÝNDEKÝLER&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;ÝÇÝNDEKÝLER ...........................................................................................1&lt;br/&gt;ÖZET ............................................................................................................2&lt;br/&gt;SUMMARY .................................................................................................3&lt;br/&gt;GÝRÝÞ ...........................................................................................................                                                                                                       4&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;1.MÝLLÝYETÇÝ EKONOMÝ DOKTRÝNÝ6&lt;br/&gt;1. 1.Milli Dayanýþma Vergisi7&lt;br/&gt;1. 2.Milli Bütçe8         &lt;br/&gt;1. 3.Milli Ahrar Fýrkasý8&lt;br/&gt;1. 4.Milli Hasýla ve Milli Gelir9&lt;br/&gt;1. 5.Millileþtirme9&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;2.MÝLLÝ ÜCRET POLÝTÝKASI10&lt;br/&gt;2. 1.Milli Korunma Kanunu12&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;3.MÝLLÝYETÇÝLÝK KAVRAMI  ve MÝLLÝYETÇÝ EKONOMÝ DOKTRÝNÝ&lt;br/&gt;13&lt;br/&gt;3. 1.Türk Milliyetçiliði Çerçevesinde Türkiye AB Ýliþkilerinin Deðerlendirilmesi&lt;br/&gt;14&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;4.MÝLLÝYETÇÝ EKONOMÝ POLÝTÝKASININ MANEVÝ DEÐERLERÝ&lt;br/&gt;17&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;5.KAPÝTALÝZM ÝLE MÝLLÝYETÇÝ EKONOMÝ POLÝTÝKASININ MUKAYESESÝ&lt;br/&gt;18&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;6.MÝLLÝYETÇÝLÝK HAKKINDA ÖNE SÜRÜLEN FÝKÝRLER20&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;SONUÇ ve ÖNERÝLER27&lt;br/&gt;KAYNAKÇA28&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;ÖZET&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Bu çalýþma Türkiye&quot;de neredeyse üzerinde hiçbir akademik araþtýrma yapýlmamýþ ve ayný zamanda son derece önemli bir konu olan Milliyetçi Ekonomi Politikasýný irdelemektedir. Çalýþmada pratik düzeyde de bu ekonomi politikasýnýn uygulandýðý halde ülke ekonomisi üzerindeki pozitif etkileri araþtýrýlmýþtýr.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Milliyetçi Ekonomi Politikasý, temel olarak milli bazý esas alan bir üretim modelini, ithalat ve ihracat arasýndaki dengeyi sabit tutmak ve yabancý mal özentisi yerine yerli malý tüketimi ilkelerini esas almýþ ve benimsemektedir. Bu ekonomi politikasýný ülke ekonomilerine uygulayan devlet örnekleri olarak Almanya, Japonya ve Ýsrail devletleri incelenmiþ ve bazý varsayýmsal tezler önerilmektedir. Bu önerilerin uzun vadede ekonomik istikrarýn saðlanmasý ve kalkýnmanýn elde edilmesi amaçlý Türkiye&quot;de denenmesi tavsiye edilmektedir. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Anahtar Kelimeler: Ekonomik Ýstikrar, Ekonomik Kalkýnma, Milliyetçi Ekonomi Politikasý&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;SUMMARY&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;This study investigates the National Economics Politics, which is very important subject for Turkeys today and this theme has been never studied in an academic level at Turkey example. This study has been also researched positive affects of this model when it will be applied to the countries economics.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;The National Economics Politics mainly considered on the following principal elements of the normal economics. They are followed as a production model which founded by the national resources, balanced stability between export and import relations, consume local products instead of foreign and imported products.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Keywords: An Economical Progress, An Economical Stability, The National Economics Politics</description></item><item><title>3. SINIF HAYAT BÝLGÝSÝ DERS KÝTABI ÝNCELEMESÝ</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?3.-sinif-hayat-bilgisi-ders-kitabi-incelemesi-376806.html</link><description>PROGRAM OLARAK ÝNCELEME&lt;br/&gt;Eðitim programý; herhangi düzeydeki bir eðitimin kuruluþunun amaçlarýný, Türk Milli Eðitiminin amaçlarýn, bu amaçlara ulaþmak için düzenlenmiþ öðretim programlarý ders içi ve ders dýþý etkinlikleri olarak belirli gün ve haftalarýn kutlanmasý, öðretim yaþantýlarýnýn düzenlenmesinde kullanýlan strateji, yöntem ve teknikleri amaçlarýn gerçekleþme derecesini belirlemek için yapýlan deðerlendirme çalýþmalarýnýn tümüdür.&lt;br/&gt;Ýncelediðimiz kitabýn programa uygunluðu açýsýndan incelersek;&lt;br/&gt;1.ÜNÝTENÝN ÝÇERDÝÐÝ HEDEFLER AÇISINDAN ÝNCELENMESÝ&lt;br/&gt;&amp;#61656;Biliþsel alanýn bilgi basamaðýna ait bilgiler;&lt;br/&gt;*Dershanenin okul içindeki yerini tanýyabilme.&lt;br/&gt;*Eðitici kollar bilgisi&lt;br/&gt;*Ýlköðretim haftasýnýn anlam bilgisi&lt;br/&gt;Bu basamaða ait hedefler kitapta öðrencilerin geliþim düzeyleri göz önüne alýnarak uygun bir þekilde verilmiþtir.&lt;br/&gt;Ýlköðretim haftasýyla ilgili konu belirli gün ve haftalar iþlenirken ele alýnmamýþtýr. Bu da bir eksiklik olarak göze çarpmaktadýr.&lt;br/&gt;&amp;#61656;Biliþsel alanýn kavrama basamaðýna ait hedefleri;&lt;br/&gt;*Tatilin önemini kavrayabilme.&lt;br/&gt;Tatilin önemi; verimli geçirmesiyle ilgili öðrenci seviyesine uygun bir içerik ve anlatým söz konusudur.&lt;br/&gt;&amp;#61656;Biliþsel alanýn uygulama basamaðýna ait hedefler;&lt;br/&gt;*Sýnýfta yapýlan seçimlerde demokratik yaþayýþýn koþullarýna uyabilme.&lt;br/&gt;*Dershaneyi temiz tutabilme.&lt;br/&gt;*Okulda iyi araç &amp;#8211; gereçleri düzenli kullanabilme.&lt;br/&gt;*Okulda iyi iliþkiler kurabilme.&lt;br/&gt;*Okul düzeni ile ilgili kurallara uyabilme.&lt;br/&gt;Bu hedeflerde kitapta çocuðun düzeyine uygun biçimde anlatýlmýþtýr.&lt;br/&gt;Duyuþsal alana ait hedefler ünitenin içine sindirilmiþ bir þekilde verilmiþtir.&lt;br/&gt;2.ÜNÝTENÝN ÝÇERDÝÐÝ HEDEFLER AÇISINDAN ÝNCELNMESÝ&lt;br/&gt;&amp;#61656;Biliþsel alanýn bilgi basamaðýna ait hedefler&lt;br/&gt;*Ýhtiyaçlarýmýzý belirleyebilme.&lt;br/&gt;Bu hedef yeterli þekilde verilmiþtir.&lt;br/&gt;&amp;#61656;Kavrama basamaðýna ait hedefler;&lt;br/&gt;*Tüketimde planlý olmanýn önemini kavrayabilme.&lt;br/&gt;*Alýþ &amp;#8211; veriþte bilinçli olmanýn önemini kavrayabilme.&lt;br/&gt;*Tüketici davranýþlarýnda reklamlarýn etkisini kavrayabilme.&lt;br/&gt;*Tüketicinin korunmasýnýn önemini kavrayabilme.&lt;br/&gt;*Tutumlu olmanýn önemini kavrayabilme.&lt;br/&gt;*Verimli olmanýn önemini kavrayabilme.&lt;br/&gt;&amp;#61656;Biliþsel alanýn uygulama basamaðýna ait hedefler&lt;br/&gt;*Bilinçli bir alýþ &amp;#8211; veriþ için gerekli kurallara uyabilme.&lt;br/&gt;Bu hedeflere ulaþmak için gerekli olan içerik örneklerle iyi bir þekilde verilmiþtir.&lt;br/&gt;3.ÜNÝTENÝN ÝÇERDÝÐÝ HEDEFLER AÇISINDAN ÝNCELENMESÝ&lt;br/&gt;&amp;#61656;Biliþsel alanýn bilgi basamaðýna ait hedefler&lt;br/&gt;*Cumhuriyet yönetimi ile ilgili olaylar bilgisi&lt;br/&gt;*Atatürk&quot;ün hayatý ile olgular bilgisi &lt;br/&gt;*Atatürk&quot;ün öðrenim hayatý bilgisi&lt;br/&gt;*Cumhuriyet yönetimine kavuþmamýzý saðlayan belli baþlý olgular bilgisi&lt;br/&gt;&amp;#61656;Biliþsel alanýn kavrama basamaðýna ait hedefler;&lt;br/&gt;*Bayraðýmýzýn ve istiklal marþýmýzýn önemini kavrayabilme.&lt;br/&gt;*Cumhuriyetin getirdiði yenilikleri kavrayabilme.&lt;br/&gt;Bu hedeflere ulaþmak için kavramadan çok anýmsama ve söylemeye dönük bir iþleniþ göze çarpmaktadýr.&lt;br/&gt;&amp;#61656;Duyuþsal alana ait hedefleri;&lt;br/&gt;*Bayram sevincini duyuþ&lt;br/&gt;*Atatürk&quot;ün güçlükler karþýsýnda yýlmadýðýnýn farkýnda oluþ.&lt;br/&gt;*Atatürk&quot;ün kiþilik özelliklerini tanýmaya ilgi duyuþ.&lt;br/&gt;Bu hedefler uygun bir þekilde verilmiþtir.&lt;br/&gt;4.ÜNÝTENÝN ÝÇERDÝÐÝ HEDEFLER AÇISINDAN ÝNCELENMESÝ&lt;br/&gt;&amp;#61656;Biliþsel alanýn bilgi basamaðýna ait hedefler;&lt;br/&gt;*Yön bilgisi &lt;br/&gt;*Yönleri bulma bilgisi&lt;br/&gt;*Okulumuzun çevre içindeki yerini tanýyabilme&lt;br/&gt;*Kroki bilgisi&lt;br/&gt;*Mahallemizi tanýyabilme&lt;br/&gt;*Köyün özellikleri bilgisi&lt;br/&gt;*Ýlçemizin özelliklerini tanýyabilme&lt;br/&gt;*Çevremizde bizim için çalýþanlarý tanýyabilme&lt;br/&gt;Bu ünitede yine hedeflere ulaþýlmasý için gerekli bilgiler görsel imge ve þemalarla desteklenerek aktarýlmýþtýr.&lt;br/&gt;&amp;#61656;Biliþsel alanýn kavrama basamaðýna ait hedefler;&lt;br/&gt;*Çevremizde doðal güzellikleri ve turistik yerleri korumanýn önemini kavrayabilme.&lt;br/&gt;Bu hedeflerle kavramanýn önemini belirtecek geniþ bilgiler bulunmamaktadýr.&lt;br/&gt;&amp;#61656;Biliþsel alanýn uygulama basamaðýna ait bilgiler&lt;br/&gt;*Kroki çizebilme.&lt;br/&gt;Bu hedefte kitabýmýzda iyi bir þekilde iþlenmiþtir.&lt;br/&gt;5.ÜNÝTENÝN ÝÇERDÝÐÝ HEDEFLER AÇISINDAN ÝNCELENMESÝ&lt;br/&gt;&amp;#61656;Biliþsel alanýn bilgi basamaðýna ait hedefler;&lt;br/&gt;*Ýnsan hak ve hürriyetleri bilgisi&lt;br/&gt;*Cumhuriyet yönetimi ile kavuþtuðumuz insan hak ve hürriyetleri bilgisi&lt;br/&gt;&amp;#82</description></item><item><title>ÖÐRENME VE ÖÐRENME TÜRLERÝ</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?ogrenme-ve-ogrenme-turleri-355703.html</link><description>ÖÐRENME VE ÖÐRENME TÜRLERÝ&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Öðrenme, bireyin yaþantýsý sonucunda meydana gelen deðiþikliktir. Bu anlamda öðrenme bir bilgi edinme, bir bilme sürecidir. &lt;br/&gt;&amp;#61558;Büyüme, olgunlaþma veya sakatlanma sonucu ortaya çýkan davranýþ deðiþiklikleri öðrenme deðildir. Ýç güdü ve refleks davranýþlarý da bir öðrenme deðildir. &lt;br/&gt;&amp;#61558;Davranýþ deðiþmelerine öðrenme diyebilmemiz için, bu deðiþliklerin kalýcý olmasý, tecrübe eðitim ve öðretin yoluyla meydana gelmesi gerekir. &lt;br/&gt;Öðrenme Türleri &lt;br/&gt;1.Klasik Þartlanma&lt;br/&gt;Þartlanma: Organizmanýn önceden tepkide bulunmadýðý uyarýcýlara tepkide bulunmayý öðrenmesidir.  Bu konuya ilk deney yapan Ivan  Pavlov&quot;dur. &lt;br/&gt;Klasik Þartlanma ise; organizmanýn doðal uyarýlar karþýsýnda yaptýðý bir davranýþý yapay bir uyarýcýnýn karþýsýnda yapmasýdýr.&lt;br/&gt;Þartlanmadan önce: Doðal uyarýcý (ET) &amp;#61672; Doðal tepki (salya)&lt;br/&gt;Þartlanma sýrasýnda: Nötr uyarýcý (zil sesi) &amp;#61672; doðal uyarýcý (ET) &amp;#61672; Doðal tepki (salya) &lt;br/&gt;Þartlanmadan sonra: Þartlý uyarýcý (zil sesi) &amp;#61672;  Þartlý tepki (salya)&lt;br/&gt;Klasik koþullanmada nötr uyarýcý (zil sesi) , belli bir davranýþý meydana getiren doðal uyarýcýyla eþleþtirilir. Bu eþleþtirme defalarca tekrarlanýr. Bu tekrarlardan sonra þartlý uyarýcý, doðal tepkiye (salya) benzer bir davranýþ meydana getirir. Bu davranýþa koþullu davranýþ denir. Bu tür öðrenmeye klasik þartlanma yoluyla öðrenme denir. &lt;br/&gt;Örn: Limon sözcüðü duyduðumuzda aðzýmýzýn sulanmasý þartlý reflekstir.  &lt;br/&gt;2.Edimsel Þartlanma (Operant Koþullanma) &lt;br/&gt;Edimsel þartlanma, organizmayý ödüle götüren veya cezadan kurtaran bir davranýþýn yapýlmasýný öðretmektir. Bu tür koþullanmada organizma baþlangýçta bir takým davranýþlar ortaya koyar. Bu davranýþlar bir sorunu çözmeye yönelik deðil, sadece rastlantýsaldýr. Klasik koþullanmada olduðu gibi bunlar belirli uyarýlmýþ davranýþlar deðildir. Rastlantýsal davranýþlardan biri, organizmanýn ödüllendirilmesini ya da cezadan kurtulmasýný saðlar. Böylelikle ödüllendirildiði davranýþýn ortaya çýkma olasýlýðý artar. &lt;br/&gt;&amp;#61558;Bu öðrenme yolunda organizma aktif durumdadýr. &lt;br/&gt;Edimsel þartlanmada öðrenmenin derecesi ve hýzý için þu noktalara dikkat etmek gerekir.  &lt;br/&gt;1)Verilecek ödül veya ceza organizmaya uygun olmalýdýr. (Ata et, köpeðe ot verilmez)&lt;br/&gt;2)Verilecek ödül veya cezanýn miktarý organizmayý harekete geçirecek kadar olmalýdýr. (Bebeðe bir yudum süt)&lt;br/&gt;3)Organizmanýn davranýþý ile verilecek ceza veya ödül arasýnda geçen süre çok kýsa olmalýdýr. (Saatler sonra verilen ödül ve cezada ilgili bað kurulamaz) &lt;br/&gt;Klasik ve edimsel þartlanma süresindeki farklar:&lt;br/&gt;&amp;#61558;Klasik þartlanmada ses, ýþýk, ýsý gibi fiziksel durumlardýr. Kýsa süreli verilir. Operant þartlanmada ise uyarýcý belli bir durum deðildi ve uzun süreli verilir.&lt;br/&gt;&amp;#61558;Klasik þartlanmada tepki bellidir. Organizmanýn yapacaðý davranýþ bellidir. Edimsel þartlanmada ise pekiþtirme organizmanýn davranýþýna baðlýdýr. Ýstenilen davranýþ gerçekleþtirilirse pekiþtirme yapýlýr. &lt;br/&gt;Klasik ve Edimsel þartlanma ile ilgili kavramlar: &lt;br/&gt;1)Pekiþtirme ve Pekiþtireçler: Bir uyarýcý karþýsýnda gösterilen davranýþý ödül veya ceza gibi bir baþka uyartýcý yardýmýyla güçlendirmektir. (Çalýþma, iyi not alma vb) Ödül olumlu pekiþtirici, ceza ise olumsuz pekiþtiricidir. &lt;br/&gt;2)Uyarýcý Genellemesi: Organizmanýn koþullanmada kullanýlan ve uyarýcýlara benzer uyarýcýlara da tepki göstermenin de denir. Örn: Zil sesi yerine çan sesine de tepki verme.&lt;br/&gt;3)Uyarýcýyý ayýrt etme: Organizmanýn, uyarýcýlardan olumlu kabul edileni seçip, diðerlerine tepki göstermemeyi öðrenmesidir. Bir bebeðin aðlarken annesinin sesine susmasý baþka bir kadýnýn sesine susmamasý gibi. &lt;br/&gt;4)Sönme: Daha önce þartlanmýþ bir organizmaya; &lt;br/&gt;oKlasik koþullanma yoluyla öðrenme de ;sadece þartlý uyarýcýnýn (zil sesi) verilip, doðal uyarýcýnýn (et) verilmemesi durumunda, &lt;br/&gt;oEdimsel koþullanmada ise, öðrenilmiþ davranýþýn ardýndan pekiþtireç verilmediðinde, þartlanmýþ davranýþlar giderek zamanla zayýflar ve ortadan kalkar. &lt;br/&gt;Bu durumu da Sönme Davranýþý denir.  &lt;br/&gt;5)Kendiliðinden Geri Gelme: söndürülmü</description></item><item><title>PROGRAMIN DEÐERLENDÝRÝLMESÝ</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?programin-degerlendirilmesi-381518.html</link><description>PROGRAMIN DEÐERLENDÝRÝLMESÝ              &lt;br/&gt;   &lt;br/&gt;   Bu bölümde program deðerlendirme  çeþitleri yaklaþým ve modelleri üzerinde durulmuþtur.  &lt;br/&gt;   Program deðerlendirme,programýn etkinliði hakkýnda  karar verme sürecidir. Ertürk, deðerlendirmeyi, yetiþek geliþtirmenin son ve tamamlayýcý halkasý olarak eðitim hedeflerinin gerçekleþme derecesini tayin etme süreci olarak tanýmlamaktadýr.&lt;br/&gt;   Program deðerlendirme,genelde programa dayalý egitim kaynaklarýný kabul etme, deðiþtirme yada ortadan kaldýrma kararýný verebileceði bilgileri içermektedir.Deðerlendirme sonuçlarý program geliþtirme uzmanlarýna programa devam,gözden geçirme yada yeni bir aþamaya geçme konusunda bilgi vermektedir. Bunun yaný sýra  karar vermede, sonuç çýkarmada ve programla ilgili kararlarý bilgiye dayandýrmada program geliþtirme uzmanlarýna yetki verir.&lt;br/&gt;Program deðerlendirme, temelde öðretimin deðerlendirilmesini içermektedir. Bloom ve arkadaþlarý öðretim ve deðerlendirmenin istendik davranýþýn oluþmasýnda eðitim sürecinin ayrýlmaz iki öðesi oldugunu belirtmektedir. Deðerlendirme olmadan ögretim durumu hakkýnda karar vermenin olanaksýz oldugunu ortaya koymakta ve degerlendirmenin iþgörüsünü, hedeflerle belirlene deðiþmelerin olup olmadýgýmý,olmuþsa gerceklesme derecesini belirleyen kanýtlarýn toplanmasý olarak belirlemektedir.&lt;br/&gt;Bir egitim programýnýn basarýlý olabilmesi içintüm ögrencilerin programda amaclanan hedeflere ulasmýs olmasý gerekir,ancak bu her zaman gerceklesmeyebilir. Bu nedenle,programýn uygulanmasý sonucunda, yetersiz kalan yada ters iþleyen öðelerin olup olmadýgýný; varsa aksaklýklarýn programýn hangi öðelerinden kaynaklandýgýný belirlemek ve gerekli düzeltmeleri yapmak amacýyla programýn degerlendirilmesi gerekmektedir. Bu baðlamda degerlendirmenin, egitim programýnýn etkinliði hakkýnda;&lt;br/&gt;1-Veri toplama&lt;br/&gt;2-Verileri ölçütlerle karsýlastýrýp yorumlama &lt;br/&gt;3-Etkinlik hakkýnda karar verme             basamaklarýndan olustugu söylenebilir.Egitim programý degerlendirilirken programýn tüm öðelerini tek tek bakmak gereðide ortaya çýkmaktadýr.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;PROGRAM DEÐERLENDÝRME YAKLAÞIM  &lt;br/&gt;                      VE  MODELLERÝ&lt;br/&gt;Eðitim programlarýný degerlendirilmesine iliþkin farklý yaklasýmlar öne sürülmektedir.  Ertürk, bu yaklasýmlarý 6 grupta toplamýstýr. Bunlar ;&lt;br/&gt;1-Yetiþek tasarýsýna bakarak&lt;br/&gt;2-Ortama bakarak&lt;br/&gt;3-Baþarýya bakarak&lt;br/&gt;4-Eriþiye bakarak&lt;br/&gt;5-Öðrenmeye bakarak&lt;br/&gt;6-Ürüne bakarak      yapýlan deðerlendirmedir.&lt;br/&gt;Bu deðerlendirme yaklaþýmlarý içinde genelde en çok tercih edileni hem sürece hemde ürüne aðýrlýk veren degerlendirme yaklasýmlarýdýr.(Demirel 1979:24) &lt;br/&gt;Program degerlendirmedeki bu farklý yaklasýmlarýn yaný sýra son yýllarda ortaya atýlan farklý program deðerlendirme modelleride bulunmaktadýr. Bu modellerden belli baslý olanlarý asagýda acýklanmýstýr;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;HEDEFE DAYALI DEÐERLENDÝRME MODELÝ&lt;br/&gt;    R.Tyler tarafýndan 1933-1941 yýllarý arasýnda geliþtirilen bu                         model günümüzde halen gecerliliðini korumaktadýr. Tyler&quot;in modeli daha sonra geliþtir</description></item><item><title>ÝLGÝ VE YETENEKLERÝ ORTAYA ÇIKARMADA ETKÝLÝ OLABÝLECEK ÖÐRETÝM YÖNTEM VE TEKNÝKLERÝ</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?ilgi-ve-yetenekleri-ortaya-cikarmada-etkili-olabilecek-ogretim-yontem-ve-teknikleri-448858.html</link><description>Okuldaki öðretim genellikle bilginin öðrenciye aktarýlmasý ve ezberlenmesi ile sýnýrlý kalmaktadýr. Öðretim programlarýmýz öðrencilerin okur-yazarlýk, kelime hazinesi, ezberleme, kalýp algýlama yeteneklerini geliþtirmeye odaklanmýþken, bireysel yetenekler, iletiþim becerileri, problem çözme, eleþtirel düþünme, yaratýcýlýk ve hayal gücü yetenekleri daha geri planda kalmaktadýr. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Okulun öðrenciye çoðunlukla bilgi aktardýðý, yeteneklerini geliþtirmediði konusu Milli Eðitim Þurasý ve benzeri platformlarda sýk sýk dile getirilmektedir. On beþinci Milli Eðitim Þurasý sonuç raporunda ders konusu ve öðretim yöntemlerinin &quot;... bilgi aktarmak yerine öðrenmeyi öðretecek temel kavramlarý anlama, yorumlama ve uygulayabilme olanaðý verecek, problem çözme beceri ve davranýþlarý ile bilimsel düþünme alýþkanlýðý kazandýracak&quot; þekilde düzenlenmesi önerilmektedir (MEB, 1996:107).&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Ýlköðretimi bitiren öðrenciler okuduklarýndan ve dinlediklerinden mantýksal çýkarýmlarda bulunmayý, satýr aralarýný okumayý, deðiþik imalarý görebilmeyi ve sonuç çýkarmayý alýþkanlýk haline getirmiþ olmalýdýr. Konular, seçilen bir yönü ile deðil, zýt ve alternatif yanlarýyla birlikte verilmelidir. Böylece çocuk her konuda farklý görüþler olabileceðini daha küçük yaþlardan itibaren öðrenecektir. Öðrenciler bu sayede alternatif bakýþ açýlarýný deðerlendirme yeteneði kazanacaklardýr (Özden, 1997:79-80).&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Geleneksel öðretme yöntemlerinde bütün etkinlikler öðretmenin merkezde olduðu görüþüne göre biçimlendirilmiþtir. Öðretmen aktif, öðrenci pasif alýcý durumundadýr. Bütün roller öðretmende toplanmýþtýr. Sýnýfta sözel etkileþim büyük aðýrlýk taþýr. Çaðdaþ öðretme sistemlerinde ise, öðretmen öðrencinin öðrenmesini kolaylaþtýrma, öðrencilere rehberlik etme, öðrenme sürecine katýlýmýný ve katkýsýný saðlama ve öðrenciyi sürekli güdüleme ile yükümlüdür. Bugün, öðrencinin kendi kendine öðrenmesini, zamanýný kendine göre ayarlamasýný, öðrenme kaynaðý ile doðrudan doðruya etkileþimde bulunmasýný saðlayacak þekilde öðrenme ortamlarý hazýrlanmaktadýr. Öðrenmenin, &quot;öðrenciye ne sunulduðu&quot;ndan çok &quot;öðrencinin ne yaptýðý&quot; ile oluþtuðu görüþü, yöntemlerin kullanýlýþ biçimini deðiþtirmiþtir. Öðretme iþinde kullanýlacak yöntem ve araçlarýn öðrencinin dikkatini sürekli tutma, hatýrlamasýný uyarma, ipuçlarýný kolayca yakalamasýný saðlama ve öðrenme iþine bizzat katýlma gibi iþlevleri olmalýdýr (Fidan, 1996:169).&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Yöneltme sürecinin temelini öðrencilerde var olan ilgi ve yeteneklerin ortaya çýkarýlmasý ve geliþtirmek oluþturmaktadýr. Bu amaç doðrultusunda öðrencilere uygun öðrenme ortamlarý saðlanmalýdýr. Öðrencilerin düzeylerine, yaþlarýna, yeteneklerine uygun yöntem ve tekniklerini seçebilmeleri için  öðretmenlerimizin zengin yöntem ve teknik bilgisine sahip olmalarý gerekmektedir. Öðretmenlerin bu konuda seçici olmalarý farklý yöntem ve teknikleri tanýmalarý ve kullanabilmeleri ile mümkündür.  Bu yolla öðrencilerin kendilerini ifade edebilecekleri, potansiyellerini ortaya çýkarabilecekleri fýrsatlar yaratýlmýþ olacaktýr. Öðretmenler mevcut programlarýný takip ederken öðrencilerin ilgi ve yetenekleri hakkýnda fikir sahibi olabilmek için seçecekleri öðretim yöntem ve tekniklerinin çoklukla öðrenci merkezli olmasýna özen göstermelidirler. Aþaðýda bu amaca hizmet edecek öðretim yöntem ve tekniklerinden bazýlarýna iliþkin açýklamalara yer verilmiþtir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Öðretim Yöntemleri&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;PROBLEM ÇÖZME&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Problem çözme, öðrencilerin karar verme ve çözüm üretme yeteneklerini geliþtirmek için kullanýlan bir öðretim yöntemidir. Daha çok araþtýrma yoluyla öðretme yaklaþýmýnda, biliþsel alanýn uygulanma düzeyindeki davranýþlarýn kazandýrýlmasýnda ve duyuþsal alanýn analiz ve sentez özelliklerini geliþtirmede kullanýlýr (Demirel, 2000:88). Öðrenci merkezlidir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Aydýn (2000), problem çözmenin temel basamaklarýný sýralamýþ ve sýnýfta bu yöntemin kullanýmýna iliþkin bazý açýklamalar getirmiþtir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;1.Güçlüðün sezilmesi&lt;br/&gt;2.Güçlüðü problem olarak tanýmlanmasý&lt;br/&gt;3.Problemin çözümüne katký saðlayabilecek olasý neden-sonuç i</description></item><item><title>EÐÝTÝM - YÖNETIM DERSI/LIDERLIK</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?egitim-yonetim-dersi-liderlik-415114.html</link><description>yönetým dersý/lýderlýk</description></item><item><title>LÝSE 3 BÝYOLOJÝ KÝTABI ÝNCELEME</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?lise-3-biyoloji-kitabi-inceleme-377059.html</link><description>. DERS KÝTABININ ÖÐRETÝM PROÐRAMLARI ÝLE ÝLÝÞKÝSÝ&lt;br/&gt;*Hedef Davranýþ&lt;br/&gt;II. Bölüm: Deðiþik canlý gruplarýnda bazý embriyonik zarlarýn körelme sebebini açýklama.&lt;br/&gt;Sayfa:40 bu Zarlar açýklanmýþ. Ama mesela amniyon zarý balýk ve kurbaðalarda bulunmaz, bunun sebebi açýklanmamýþ.&lt;br/&gt;III Bölüm: Canlýlýðýn devamýnda fotosentezin gerekliliðini açýklama.  &lt;br/&gt;Bu davranýþ üzerin de kitapta gerektiði kadar durulmamýþ. &lt;br/&gt;Bölüm 7&quot; deki &quot;Biyoteknoloji bilgisi &quot; hedefinin davranýþý olan &quot;Biyolojinin teknolojiye uygulanmasýnýn biyoteknoloji olduðunu söyleme&quot; öðrenciye tam kazandýrýlmaz. Çünkü kitapta biyoteknolojinin anlaþýlmasý güç bir tanýmý yapýlmýþtýr.&lt;br/&gt;&amp;#61656;Ýçerik: &lt;br/&gt;Bölüm 8 de konularýn basitten karmaþýða sýralanmasý ilkesine uyulmamýþtýr. Önce &quot;Hayvanlarda doðal davranýþlar&quot; verilmiþ daha sonra bunun alt baþlýðý olarak  &quot;Bir hücrelilerde ve Bitkilerde Doðal davranýþlar&quot; diye bir alt baþlýk verilmiþ.&lt;br/&gt;I.Bir hücrelilerde ve Bitkilerde Doðal Davranýþlar&lt;br/&gt;II.Hayvanlarda Doðal davranýþlar&lt;br/&gt;Þeklinde baþlýk numaralamasý ve konu sýralamasý yapýlmalýydý. &lt;br/&gt;&amp;#61656;Öðrenme ve öðretme:&lt;br/&gt;Bölüm 7 deki okuma parçasý Tebliðler Dergisinde önerilen &quot;Bakteri Klonlamasý ve Yeni Biyolojik silahlar&quot; gibi bir okuma parçasý olsaydý öðrencinin dikkatini daha çok çekerdi.&lt;br/&gt;Bölüm 9&quot;da konuyla ilgili okuma parçasýna yer verilmemiþtir. Kitabýn genelinde düz anlatým hakimdir. Ara sorularla öðrencinin zihinsel aktivasyonu saðlanmýþtýr.&lt;br/&gt;2) DERS KÝTABININ BÝLÝMSEL ÝÇERÝÐÝ:&lt;br/&gt;&amp;#61656;Bilgi türünün ifade edilmesi:&lt;br/&gt;14. sayfa: Vejetatif üremeyi açýklýyor. &quot;Vejetatif üreme çeþitlerinden yararlanýlarak...&quot; diye baþlayan bir cümle var. Ama vejetatif üreme çeþitleri þunlardýr diye bir açýklama yok. Karýþýk olarak örnekler verilmiþ.&lt;br/&gt;15. sayfa: &quot;Mayoz bölünmede krosing-over (Parça Deðiþimi) olayý ile homolog kromozomlar arasýnda gen alýþ veriþi olduðundan eþeyli üremeye üstünlük saðlar.&quot; Bu þekilde bir cümle var. Eþeyli üreme iki temel olaya dayanýr.: Moyoz bölünme ve döllenme. Yani moyoz bölünme eþeyli üreme þeklidir.&lt;br/&gt;96. sayfa: &quot; Bunlardan sitozin ve timin DNA yapýsýnda yer alýrken, urasil RNA da bulunur.&quot; Þeklinde bir cümle var.&lt;br/&gt;115. sayfa:  &quot;Bir özellik iki alel gen tarafýndan kontrol edilir.&quot; Alel zaten bir özelliði kontrol eden homolog kromozomlarda yer alan iki gen anlamýndadýr.&lt;br/&gt;135. sayaf: &quot;Kretenizm hastalýðýnýn belirtileri görülen çocuklar tiroit bezinin özütüyle beslenince, yaþamlarýný normal olarak sürdürürler.&quot; Ne söylemek istediði açýkca belli deðil.&lt;br/&gt;151. sayfa: &quot;Üstün özellikler taþýyan farklý bitki ve hayvan ýrklarýný çaprazlayýp elde ettikleri döller arasýnda...&quot; diye bir cümle var. Bitki ve hayvan ýrklarýný kendi arlarýnda çaprazlayýp, þeklinde söylenmeliydi.&lt;br/&gt;151. sayfa:&quot;Eðer iki ýrkýn çaprazlanmasýyla yeni bir çeþit elde edilirse buna dihibrit, üç ise trihibrit vs. denir.&quot; bu cümlede anlatým bozukluðu var.&lt;br/&gt;152. sayfa:&quot;Ýnsan ýrklarý sürekli ama belirli ölçülerde birbirleriyle etkileþimde bulunduðu için, aralarýnda gen akýmý tümüyle kesilmemiþtir. Böylece ayrý tür özellikleri kazanamamýþtýr olmasý gerekiyordu. Sanki olumsuz bir þey gibi söylenmiþ.&lt;br/&gt;102. sayfa: DNA ve RNA arsýndaki farklarý gösteren tabloda RNA protein sentezini yapar diyor. Ama RNA protein sentezinde görev alýr olmasý gerekiyordu.&lt;br/&gt;162. sayfa: Biyoteknolojinin tanýmý daha anlaþýlýr bir þekilde verilebilirdi.&lt;br/&gt;170. sayfa: PCR yönteminin ne olduðu ve jele yüklemeyle ne kastedildiði daha açýklayýcý bir ifadeyle anlatýlabilirdi.&lt;br/&gt;176. sayfa: &quot;örneðin, bal arýsý mor ötesi ýþýnlarý görebilir, fakat insan göremez. Özelleþmesinden dolayý, arý, mor ötesi içeren beyaz ýþýðý ve mor ötesi içermeyen beyaz ýþýðý birbirlerinden ayýrt edebilir.&quot; Cümlesinin ifade ediliþi anlamayý güçleþtirecek þekildedir.&lt;br/&gt;179. sayfa: üstünlük hiyerarþisi diye bir þey den bahsediliyor. Bunun yerine &quot;hiyerarþide üst basamaklara ulaþabilmek için&quot; gibi bir ifadeye yer verilebilirdi.&lt;br/&gt;&amp;#61656;Neden-Sonuç:&lt;br/&gt;25. sayfa: &quot;üreme sistemini bulaþýcý hastalýklardan korumak için enfeksiyon zinciri adý verilen kaynak, bulaþma yolu ve saðlam kiþi öðelerinden en az birisi etkisiz hale getirilmelidir.&quot; Cümle anlamayý zorlaþtýrýyor. Neden-Sonuç iliþkisi iyi kullanýlmamýþ. &lt;br/&gt;39. sayfa: &quot; Biyotik faktörler: Ýnsan, hayvan ve bazý tek hücreli canlýlar bitki geliþmesinde etkilidir.&quot; Sadece bu cümle var. yeterince açýklanmamýþ, neden-sonuç iliþkisi kurulmamýþ.&lt;br/&gt;118. sayfa: &quot; ..., F1 dölü Ss Kk genetiðinde; siyah ve kýllý fenotipindedir.&quot; Kýsa kýllý fenotipindedir demesi gerekirdi. Neden-sonuç iliþkisi yanlýþ kurul</description></item><item><title>DOÐAL SAYILAR DERS PLANI (MATERYAL)</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?dogal-sayilar-ders-plani-(materyal)-377407.html</link><description>DERSÝN ADI  : Matematik&lt;br/&gt;SINIFI  : 6&lt;br/&gt;KONU  : DOÐAL SAYILAR&lt;br/&gt;ALT BAÞLIKLAR : 1. Doðal Sayýlar Kümesinde Çarpma Ýþlemi&lt;br/&gt;  2. Doðal Sayýlar Kümesinde Çarpma Ýþleminin özellikleri&lt;br/&gt;ÖÐRETME YÖNTEMLERÝ : Düz anlatým , keþfetme, soru - cevap , grup çalýþmasý&lt;br/&gt;SÜRE: 40 + 40 + 40 = 120&lt;br/&gt;HEDEF: Doðal sayýlarla çarpma iþlemini yapabilme&lt;br/&gt;Davranýþlar  :&lt;br/&gt;1.Ýki doðal sayýnýn çarpýmýný, toplama iþleminden yararlanarak bulup yazma.&lt;br/&gt;2.Ýki doðal sayýnýn alt alta veya yan yana çarpma iþlemini yapýp sonucu yazma.&lt;br/&gt;3.Ara basamaklarýnda &quot;0&quot; bulunan iki doðal sayýnýn çarpma iþlemini yapýp, sonucu yazma.&lt;br/&gt;4.Bir doðal sayýyý, 10&quot; un verilen bir kuvvetiyle kýsa yoldan çarpýp sonucu yazma.&lt;br/&gt;5.Son basamaklarýnda sýfýr olan sayýlarý kýsa yoldan çarpýp sonucu yazma.&lt;br/&gt;6.Ýkiden fazla doðal sayýnýn çarpma iþlemini yapýp sonucu yazma.&lt;br/&gt;7.Ýki doðal sayýnýn çarpýmýnýn yapýldýðý bir iþlemde, belirtilen basamaklardaki verilmeyen rakamlarý bulup yazma.&lt;br/&gt;8.Herhangi iki doðal sayýnýn çarpýmýnýn yine bir doðal sayý olduðunu örneklerle gösterme&lt;br/&gt;9.Doðal sayýlar kümesinde çarpma iþleminin deðiþme özelliði olduðunu örneklerle gösterme.&lt;br/&gt;10.Doðal sayýlar kümesinde çarpma iþleminin birleþme özelliði olduðunu örneklerle gösterme.&lt;br/&gt;11.Doðal  sayýlar kümesinde çarpma iþlemine göre yutan elemaný örneklerle gösterme.&lt;br/&gt;12.Doðal  sayýlar kümesinde çarpma iþlemine göre etkisiz elemaný örneklerle gösterme.&lt;br/&gt;13.Doðal  sayýlar kümesinde çarpma iþleminin toplama iþlemi üzerinde daðýlma özelliðini örneklerle gösterme.&lt;br/&gt;14.Doðal  sayýlar kümesinde çarpma iþleminin çýkarma iþlemi üzerinde daðýlma özelliðini örneklerle gösterme.&lt;br/&gt;15.Yapýlan bir çarpma iþlemlerini, hesap makinesinde de yaparak sonuçlarý karþýlaþtýrma.&lt;br/&gt;GÝRÝÞ&lt;br/&gt;Dikkat Çekme : Üç baba ve üç oðul bir balýk lokantasýna gidiyorlar ve birer tane balýk yiyorlar. Çýkýþta kasa görevlisine 4 balýk parasý ödüyorlar. Hesapta bir yanlýþlýk olmadýðýna göre durumu nasýl yorumlarsýnýz?&lt;br/&gt;Güdüleme : Bugün doðal sayýlarla çarpma iþlemini iþleyeceðiz. Bundan sonra iþleyeceðimiz bölme iþlemini iyi anlayabilmeniz için bu konuyu iyi bilmeniz gerekiyor.&lt;br/&gt;GELÝÞTÝRME&lt;br/&gt;-Asetat üzerine çizilmiþ olan yandaki þekil sýnýfa gösterilir. Ve þu sorular öðrencilere yöneltilerek cevaplar alýnýr:&lt;br/&gt;*Her sýrada kaç boncuk vardýr?&lt;br/&gt;*Kaç sýra vardýr?&lt;br/&gt;*Toplam kaç boncuk vardýr?&lt;br/&gt; &lt;br/&gt;5 tane 2 var . 5 tane 2, 10 eder.&lt;br/&gt;Kýsacasý 5 x 2 = 10 (Yani 5 kere 2 eþit 10) biçiminde yazýlýr.&lt;br/&gt;-Diðer þekil öðrencilere gösterilir.&lt;br/&gt;*Þemada kaç küme var?&lt;br/&gt;*Her kümede kaç tane top var?&lt;br/&gt;*Þemada toplam kaç top var?&lt;br/&gt;Þemada her birinde 3 top bulunan 4 küme var.&lt;br/&gt;Toplam top sayýsý :   &lt;br/&gt; 4 tane 3 , 12 eder.&lt;br/&gt;Kýsacasý 4 x 3 = 12 (4 kere 3 eþit 12) biçiminde yazýlýr.&lt;br/&gt;-Son þekilde öðrencilere gösterilir:&lt;br/&gt;Bu þekilde de 3&quot; ün 4 kez toplandýðýný görüyoruz.&lt;br/&gt;  &lt;br/&gt;   4 tane 3 , 12 eder.&lt;br/&gt;Kýsacasý 4 x 3 = 12 (4 kere 3 eþit 12) biçiminde yazýlýr.&lt;br/&gt;Ara Özet :&lt;br/&gt;-Toplananlarý ayný olan toplama iþlemlerini kýsa yoldan çarpma iþlemi ile yapabiliriz. Bir çarpma iþleminde ; çarp</description></item><item><title>DERS PROGRAMI</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?ders-programi-440444.html</link><description>1.DERSÝN KODU VE ADI: BTU 4613 Tahýl, Baklagil ve Yem Bitkileri &lt;br/&gt;                                            Zararlýlarý&lt;br/&gt;2.DERSÝN TÜRÜ: Mesleki Seçmeli&lt;br/&gt;3. DERSÝN ÖNKOÞULU: Yok &lt;br/&gt;4. DERSÝN VERÝLDÝÐÝ DÖNEM: 7. Yarýyýl, Göz Dönemi, henüz verilmedi           &lt;br/&gt;5. DERSÝN KREDÝSÝ: 2+2+0=3          &lt;br/&gt;6.DERSÝN PLANLAMA ve&lt;br/&gt;   GELÝÞTÝRME KOORDÝNATÖRÜ: Prof. Dr.Bahattin KOVANCI&lt;br/&gt;7.DERSÝ VEREN/PROGRAM/&lt;br/&gt;   BÖLÜM/ANABÝLÝM DALI : Bitkisel Üretim/Bitki Koruma/Entomoloji            &lt;br/&gt;8.DERSÝ VEREN ÖÐRETÝM ELEMANI:&lt;br/&gt;   Adý, Soyadý                                      : Bahattin KOVANCI&lt;br/&gt;    Ünvaný                                             : Prof. Dr.&lt;br/&gt;    Fakültesi/Bölümü/Anabilim Dalý    : Ziraat Fakültesi/Bitki Koruma/Entomoloji         &lt;br/&gt;    Ders Saatleri  :   -&lt;br/&gt;    Görüþme Saatleri  :   -&lt;br/&gt;    Görüþme Odasý  :   -&lt;br/&gt;     Dersin web Sayfasý, Adresi            : www 20.uludag.edu.tr/~bitkik/dersler.html&lt;br/&gt;     Posta adresi  :bkovanci@uludag.edu.tr.&lt;br/&gt;9. ÞUBELER (gruplar/sýnýflar)            :&lt;br/&gt;10. DERSÝN AMAÇ, HEDEF VE &lt;br/&gt;      ÖÐRENCÝ KAZANIMLARI   :&lt;br/&gt; Dersin Amacý:  Tahýl, Baklagil ve Yem Bitkilerinde zarar yapan böcek türlerini teþhis edebilmek ve bu türlere karþý en uygun savaþým yöntemlerini uygulayabilme bilgi ve becerilerini kazandýrmak             &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Dersin Hedefleri:         &lt;br/&gt;1.Türkiye&quot;deki tahýl, baklagil ve yem bitkileri zararlýlarýnýn adlarýný ve tanýmlarýný &lt;br/&gt;Öðrenmesi,&lt;br/&gt;2.Türlerin yaþayýþlarý ve davranýþlarý konusunda bilgiler edinmesi,             &lt;br/&gt;3.Zararlý olduklarý konukçu bitkileri kavramasý,&lt;br/&gt;4.Tahýl, baklagil ve yem bitkileri zararlýlarýnýn doðal düþmanlarýný ve bunlarýn etkinliklerini bilmesi,&lt;br/&gt;5.Tahýl, baklagil ve yem bitkileri zararlýlarýna karþý uygulanabilecek savaþým yöntemlerini bilmesi,              &lt;br/&gt;6.Kimyasal savaþýmda kullanýlabilecek ilaçlar ve kullanýlma dozlarý konusunda bilgiler edinmesi.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Dersin Öðrenci Kazanýmlarý&lt;br/&gt;1.Tahýl, baklagil ve yem bitkilerinde zarar yapan türlerin Türkçe ve Latince adlarýný bilir.  &lt;br/&gt;2.Türkiye&quot;de tahýl, baklagil ve yem bitkilerinde zarar yapan türleri teþhis edebilir.&lt;br/&gt;3.Zararlýlarýn yaþayýþlarý ve davranýþlarý konusunda ayrýntýlý bilgilere sahip olur.&lt;br/&gt;4.Türlerin hangi konukçu bitki veya bitkiler üzerinde beslendiklerini ve zarar meydana getirdiklerini bilir.&lt;br/&gt;5.Zararlý türlerin doðal düþmanlarýný ve bunlarýn biyolojik savaþýmda kullanýlma potansiyelini bilir.        &lt;br/&gt;6.Tahýl, baklagil ve yem bitkilerinde zarar yapan herhangi bir türe karþý hangi mücadele yöntemi veya yöntemlerinin kullanýlabileceðini bilir ve bu yöntemi uygulayabilir.           &lt;br/&gt;7.Kimyasal savaþýmda kullanýlabilecek ilaçlarý ve kullanýlma dozlarýný bilir.&lt;br/&gt;8.Zararlý türlere karþý kullanýlacak ilaçlarýn uygulama zamanlarýný bilir.&lt;br/&gt;9.Doðaya ve çevreye en az zarar verecek ya da hiç zarar vermeyecek ilaçlarý seçebilir ve uygulayabilir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Öðretim Stratejileri ve Etkinlikleri&lt;br/&gt;l. Derslerde slayt ve asetat gösterilmesi ile hem görsel ve hem de iþitsel duyudan    yararlanýlacaktýr.&lt;br/&gt;2. Uygulamalarda asetat, slayt, kuru böcek, CD veya video film&quot;den yararlanýlacaktýr.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;ll. DERSÝN ÖLÇÜM VE DEÐERLENDÝRME YÖNTEMÝ&lt;br/&gt;(1)Yapýlacak 2 adet quiz ile Tahýl, Baklagil ve Yem Bitkileri Zararlýlarý ile ilgili derslerde öðrencinin derse olan ilgili ve hýzlý öðrenme yeteneði ölçülür. Her quiz&quot;in baþarý notuna etkisi %5 olmak üzere toplam %10&quot;dur.             &lt;br/&gt;(2) Yapýlacak bir adet arasýnav ile bu tarihe kadar iþlenen konularýn öðrenciler tarafýndan öðrenilmesi hedeflenir. Arasýnavýn baþarý notuna katkýsý %40&quot;dýr.        &lt;br/&gt;(3) Dönem sonu teorik sýnavýn baþarý notuna katkýsý %50&quot;dir.              &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;B) DERS PLANI VE ÝÇERÝÐÝ&lt;br/&gt;i. Dersin içeriðini oluþturan konu baþlýklarý    &lt;br/&gt;l. Giriþ, Nematodlar, Kýrmýzýbacaklý hububat akarý (l. Hafta l. ve 2. Saat)&lt;br/&gt;2. Tarla fareleri, Gelengi, körfare, (2. Hafta, 1.ve 2. Saat)&lt;br/&gt;3. Salyangoz ve Sümüklüböcekler, Zararlý kuþlar, Çekirgeler (3. Hafta, 1.ve 2. Saat)&lt;br/&gt;4. Danaburnu, Ekin koþnili, Süne (4. Hafta, 1. ve2. Saat)&lt;br/&gt;5.Kýmýl, Ekin bambul böcekleri, Ekin Kambur böcekleri (5. Hafta, 1. ve 2.Saat)&lt;br/&gt;6.</description></item><item><title>TAÞIMALI ÝLKÖÐRETÝM UYGULAMASI VE SORUNLARI</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?tasimali-ilkogretim-uygulamasi-ve-sorunlari-455987.html</link><description>TAÞIMALI ÝLKÖÐRETÝM UYGULAMASI VE SORUNLARI&lt;br/&gt;(Þuhut Ýlçesi Örneði)&lt;br/&gt;Serap KÖLEMEN&amp;#61482;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;GÝRÝÞ&lt;br/&gt;Milli Eðitim Bakanlýðý tarafýndan  1989-1990  öðretim yýlýndan itibaren  Taþýmalý Ýlköðretim Uygulamasý  baþlatýlmýþtýr. Bu uygulama ile  nüfusu az olan küçük yerleþim birimlerindeki öðrencilerin  en yakýn ve merkezi konumdaki  bir ilköðretim okuluna   günübirlik taþýnmasý  amaçlanmaktadýr.  &lt;br/&gt;Afyon iline baðlý Þuhut ilçesi de  arazi yapýsý ve mevcut  okullardaki  bazý yetersizliklerden dolayý  ülkemizde  taþýmalý öðretim uygulamasý yapýlan merkezlerden biridir. &lt;br/&gt;Coðrafi bölge olarak Ýç Ege Bölgesinin en doðu kýsmýnda yer alan Þuhut, Afyonun güneyinde bulunan bir Ýlçe merkezidir. Ýl merkezine uzaklýðý 28 km.dir. Batý Anadoluyu Ýç Anadoluya baðlayan eþik arazi üzerinde yer alan Þuhutun yüzölçümü 1158 Km² olup, 1200 metrelik rakýmýyla Afyondan daha yüksektedir. &lt;br/&gt; Ýlçeyi kuzeyde Afyon merkezi ile doðuda Çay, güneyde Yalvaç ve Senirkent, batýda Dinar, Sandýklý ve Sincanlý Ýlçeleri çevreler, Þuhut Ýlçesi Afyon dýþýnda Dinar, Çay ve Senirkent Ýlçeleriyle asfalt yol baðlantýsýna sahiptir. Ýlçe sýnýrlarý dahilinde Þuhut ve Karaadilli Ovalarý olmak üzere iki ova mevcuttur.(Harita 1) &lt;br/&gt;Bu araþtýrma ile  Afyon iline baðlý  Þuhut ilçesinde  uygulanmakta olan  taþýmalý ilköðretim uygulamasýný  ve sorunlarýný ortaya koymak  ve çözüm önerileri geliþtirmek amaçlanmýþtýr. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;1. TÜRKÝYE&quot;DE TAÞIMALI ÝLKÖÐRETÝM UYGULAMALARI&lt;br/&gt;a) Ýlköðretim Okullarý&lt;br/&gt;Ýnsanlarýn belli bir çaðda , belli bir sürede  eðitim almasýný öngören zorunlu eðitim,  sekiz yýllýk  ilköðretim okullarýnda verilir. Ýlköðretim 6-14 yaþlarýndaki çocuklarýn  eðitim ve öðretimini kapsar. Bu çað  çocuðun 5 yaþýný bitirdiði yýlýn Eylül ayý sonunda baþlar. 14 yaþýný bitirip 15 yaþýna girdiði yýlýn sonunda biter . &lt;br/&gt;Ýlköðretimin amaç ve görevleri  Milli Eðitimin genel amaç ve temel ilkelerine uygun olarak  her çocuða  iyi bir vatandaþ olmak için  gerekli temel bilgi, beceri , davranýþ ve alýþkanlýklarý kazandýrmak;  onu milli ahlak anlayýþýna uygun olarak yetiþtirmek;  her çocuðu  ilgi, istidat ve kabiliyet yönünden yetiþtirerek  hayata ve üst öðrenime hazýrlamaktýr . &lt;br/&gt;&lt;br/&gt; &lt;br/&gt;Harita 1: Þuhut Ýlçesi&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;b) Sekiz Yýllýk Eðitime Geçiþ&lt;br/&gt;Ülkemizde sekiz yýllýk kesintisiz zorunlu eðitim 10. Milli Eðitim Þurasý&quot;nda  baþlayýp, 15. Milli Eðitim Þurasý&quot;na dek uzanan bir süreçte  akademik olarak tartýþýlmýþ ve ilk olarak 1971-1972 öðretim yýlýnda  pilot uygulamalar baþlatýlmýþtýr .&lt;br/&gt;Pilot uygulamalar sonucu  sekiz yýllýk kesintisiz ve zorunlu eðitime geçiþ için  gerekli koþullar ve kanunlar hazýrlanmýþ;  1997-1998 öðretim yýlýndan itibaren  45649  ilköðretim okulunda  5016622&quot;si erkek, 4085452&quot;si kýz  toplam; 9102074 öðrenciyle sekiz yýllýk eðitime geçiþ gerçekleþtirilmiþtir.  Bu geliþmelerin ardýndan  devletin  beþ yýllýk zorunlu eðitim için yapacaðý çabalar  sekiz yýllýk eðitim için yapacaðý  çalýþmalara dönüþmüþtür. Ülkemizde  ilköðretimi geliþtirme politikalarý ve uygulamalarý þunlardýr :&lt;br/&gt;&amp;#61607;Sekiz Yýllýk Eðitime Geçiþ  Ve Ýlköðretim Okullarýnýn Yaygýnlaþtýrýlmasý&lt;br/&gt;&amp;#61607;Milli Eðitimi Geliþtirme Projesi&lt;br/&gt;&amp;#61607;Temel Eðitim Projesi&lt;br/&gt;&amp;#61607;Temel Eðitim Pilot Projesi&lt;br/&gt;&amp;#61607;Kýzlarýn Eðitimi Projesi&lt;br/&gt;&amp;#61607;Gezici Tarým Ýþçi Çocuklarýnýn  Eðitimi Projesi ve &lt;br/&gt;&amp;#61607;Taþýmalý Ýlköðretim Uygulamasý.&lt;br/&gt; Taþýmalý sistemle  zorunlu eðitim verme çabalarýna  devletin  vatandaþlarýna karþý yüklendiði sosyal bir  görevi yerine getirme düþüncesinin  gereði olarak bakýlabilir. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;c) Taþýmalý Ýlköðretim Uygulamasý&lt;br/&gt;Taþýmalý ilköðretim; ilköðretim okulu bulunmayan veya eðitim öðretime kapalý olanlar ile birleþtirilmiþ  sýnýf uygulamasý yapýlan  ilköðretim okullarýndaki öðrencilerin  seçilen merkezlerdeki  ilköðretim okullarýna  günübirlik taþýnarak eðitim öðretim görmelerini saðlamak amacýyla yapýlan uygulamadýr . &lt;br/&gt;Ýlköðretimde sekiz yýllýk zorunlu eðitime geçilmesiyle birlikte okullarda öðretmen,  sýnýf,  araç-gereç ve kaynak yetersizliði gibi  sorunlarla karþýlaþýldý. Özellikle kýrsal alanda  okullaþmanýn tam saðlanamamýþ olmasý, bina sýkýntýsý, öðretmen tedariki ve  devamýnýn gerçekleþtirilememesi  öðrencilerin eðitimleri konusunda sýkýntýlar yaþanmasýna  yol açtý. Milli Eðitim Bakanlýðý&quot;nca  &quot;Taþýmalý Ýlköðretim Uygulamasý&quot;  projesi hazýrlandý. 1989-1990 öðretim yýlýnýn ikinci yarýsýndan itibaren Kýrýkkale ilinde üç, Koceeli ilinde iki merkezde olmak üzere  deneme mahiyetinde pilot uygulamalar baþlatýldý.</description></item><item><title>ZÝHÝN ENGELLÝLERE OKUMA-YAZMA ÖÐRETÝMÝ</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?zihin-engellilere-okumayazma-ogretimi-455411.html</link><description>AMAÇ:&lt;br/&gt;Okuma-Yazmanýn temel becerilerini kazandýrmak.&lt;br/&gt;Bunun için;&lt;br/&gt;a) okuma-yazma öðretimine yeterince hazýrlamak,&lt;br/&gt;b) okuma ve yazma için gerekli doðru alýþkanlýk ve becerileri kazandýrmak,&lt;br/&gt;c) okuma ve yazma zevkini kazandýrmak gerekir.</description></item><item><title>EÐÝTÝM ÖÐRETÝM FAALÝYETLERÝNDE FÝZÝKSEL MEKAN</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?egitim-ogretim-faaliyetlerinde-fiziksel-mekan-445957.html</link><description>GÝRÝÞ&lt;br/&gt;Ýnsanlýk tarihi insanýn eðitsel tarihidir. Böylesi önemli bir süreç, daima insani mekanlarla birleþerek deðer kazanmýþtýr. Medeniyetler tarihe inþa ettikleri eðitim yuvalarýyla damgalarýný vurmuþlar ve bu faaliyet alanlarýyla kendilerine övünç kaynaklarý yaratmýþlardýr.&lt;br/&gt;Her dönem kendine özgü eðitim özellikleri ve eðitim mekanlarý ile yeni sistemler oluþturmuþtur. Tarihsel veriler toplumlarýn belirli dönemlerde felsefi, dini ve bilimsel geliþmelerin sonucunda eðitim sistemlerinin amacýna uygun olarak ideal eðitim mekanlarý düþünmüþ ve gerçekleþtirmiþ olduklarýný göstermektedir.&lt;br/&gt;Ýster geleneksel ister modern dönemler dikkate alýnsýn insanlýk, ihtiyaçlarýný karþýlamak üzere kurumlar oluþturmuþtur. Toplumsal ve beþeri ihtiyaçlarý karþýlamak üzere oluþturulan kurumlarýn en geliþmiþ, dinamik ve faal olanlarý arasýnda okulu saymak mümkündür. Okul güven uyandýran konumu ile her zaman kendine olan talebi karþýlamak için çaba sarf etmektedir1.&lt;br/&gt;Bu konumunu dikkate alanlardan bir kýsmý okulu, hayat karþýsýndaki ideal mekan hatta &quot;mabed&quot; olarak nitelendirirken onu içinde görev yapan &quot;ruh mimarý&quot; öðretmeni ile birlikte &quot;mana alemine&quot; götüren yol olarak kabul etmektedirler2. Buna karþýlýk okulu bir efsane haline dönüþtürmeden &quot;geleneklerin girift, toplum birikimlerinin karmaþýk olduðu ve bunlarýn simgeler halinde amaçlandýrýlarak öðretilmesi gerektiði zaman ortaya çýktýðýný&quot;3 ifade eden, onu hayatýn bizzat kendisi yaparak içindekilere &quot;kararlýlýk ve güven&quot; vermeye çalýþan bir kurum olarak kabul eden görüþlere de rastlamak mümkündür. &lt;br/&gt;Her ne kadar zaman zaman eðitim karþýtý görüþler ile son zamanlardaki postmodern &quot;antipedagoglar&quot; eðitim için ideal mekan düþüncesine karþý çýkmakta ve bunu, Batý medeniyetinin temel çýkýþ noktasý olan &quot;Aydýnlanma&quot; fikrinden bir kopuþ4 olarak nitelendirmekteyseler de modern eðitim, ulus devlet ve üniter yapýlar vasýtasýyla yönetilip yönlendirildiði sürece -eleþtirel yaklaþýmlara raðmen- rasyonalite ve bilim ýþýðýnda eðitim için ideal mekaný daima düþünecek ve onunla insan ve çevre arasýndaki uyumu ele alacaktýr.&lt;br/&gt;Bu itibarla &quot;bir sistemin yer aldýðý mekanýn özellikleri ile, sistemin araç, süreç ve hedeflerinin uyuþum içinde olmasý gerekir. Mekan, sistemin bir parçasý olarak, onun diðer parçalarýyla uyumlu olmak durumundadýr&quot;5. Herhangi bir uyumsuzluk durumunda eðitim sisteminde aksaklýklarýn oluþabileceði söylenebilir. &quot;Fiziksel ortam, eðitim etkinlikleri için ayrýlan mekanýn özelliklerini belirtir. Sýra, masa, dolap vb. araçlarla, boþ alanlar, mekanýn ýsý, ýþýk ve renk düzeni gibi bir dizi etken, ortamýn fiziksel deðiþkenlerini oluþturur. Öðretmen-öðrenci iliþkileri, büyük ölçüde bu fiziksel deðiþkenler tarafýndan etkilenir&quot;6. Bu yüzden eðitim ve öðretim faaliyetlerinde ortam (mekan) düzeninin önemi çok büyüktür. Sýnýf içi nesneler insanla birleþtiðinde deðer kazanýrken öðretime katký saðladýðý sürece fonksiyonel olacaktýr. Hathaway &quot;Eðitsel Binalar&quot; adlý makalesinin giriþinde þöyle diyor: &quot;Bizler ilk önce binalarý þekillendiririz sonra onlar bizleri þekillendirir. Okullar için bu çok önemlidir, çünkü gerek öðrenmeye ve insan becerisine yardýmda ya da  her ikisini de engellemek için eðitsel binalarýn birçok özelliðinin gizil güçleri vardýr&quot;7. &lt;br/&gt;Bu açýdan bakýldýðýnda fiziki mekan öðretmen-öðrenci arasýndaki iliþkide insanileþerek, hem öðretmen için hem de öðrenci için yaþanýlýr bir çevre oluþturmaktadýr. Cohen, Manion ve Morrison da fiziksel çevrenin öðrenmenin bir iskeletini oluþturduðunu ve öðrenmeyi ilerletmede katkýda bulunabileceði gibi öðrenmeyi engelleyebileceðini belirtiyorlar ve bu durumu öðretmenin mümkün olduðunca kontrol altýnda tutmasý gerektiðini, aslýnda fiziksel çevrenin öðretim için en iyi þekilde düzenlenmesinin öðretmen becerisine baðlý olduðunu ve bunun da sýnýftaki kiþisel gücüne katký saðlayacaðýný önemle vurgulamaktadýrlar8. &lt;br/&gt;Tüm bunlardan yola çýkarak mekan düzenleme konusunda en büyük görevin öðretmene düþtüðünü ve amaca göre düzenlenmiþ bir eðitim ortamýnýn eðitim ve öðretim faali</description></item><item><title>MERKEZDEN EÐÝTÝM</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?merkezden-egitim-365898.html</link><description>GÝRÝÞ&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Eðitim, her ülke için temel kamu hizmetleri içinde en üst sýralarda yer alan ya da yer almasý gereken en önemli hizmet türüdür. Eðitim Yönetiminin de ne olduðunu anlamak için yönetim konusunda yapýlan tanýmlardan yola çýkmak gerekir. Yönetim, kýsaca &quot;elde bulunan kaynaklarý amaçlar doðrultusunda en iyi biçimde kullanmaktýr&quot; þeklinde tanýmlanýr. Buradan hareketle Eðitim Yönetimi&quot;ni de eðitim sitemini, mevcut kaynaklarý en etkili bir þekilde kullanarak, önceden belirlenen temel amaçlara ulaþabilmek için yapýlan etkinlikler olarak tanýmlayabiliriz. Eðitim Yönetimi daha çok sistemle ilgilenen bir alandýr. Bu çerçevede Eðitim Yönetimi dendiðinde akla Milli Eðitim Bakanlýðý, Milli Eðitim Müdürlükleri, Halk Eðitim Müdürlükleri, Ders Araçlarý Merkezi, Ýlçe Milli Eðitim Müdürlükleri gibi birimlerin yönetilmesi gelir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt; &quot;Eðitim Yönetimi&quot;ni merkezden ve yerinden yönetim olmak üzere iki ana otorite tarafýndan paylaþýlmaktadýr. Türkiyede, merkezi eðitim yönetimi, düzenlenmesi ve yürütülmesi Milli Eðitim Bakanlýðýnýn görev alaný içinde yer almaktadýr. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Bu ödevde eðitimde iki yönetim þeklinden biri olan &quot;merkezden yönetim&quot; þekli, yapýsý, iþleyiþi ve temel nitelikleri açýsýndan kapsamlý bir þekilde incelenmiþtir:&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Ýlk bölümde; Merkezi Yönetim Þekli taným olarak ele alýnmýþ olup, devamýnda Türkiye&quot;deki merkezi yönetimi oluþturan Milli Eðitim Bakanlýðý, onu oluþturan temel kavram, kanun, ilke, yönetmelik ve hiyerarþik yapýsý, ikinci bölümde ise ; günümüz eðitim sistemini daha baþarýlý bir þekilde uygulama açýsýndan Yerel Yönetim Þekli&quot;nin önemi ve Merkezi Yönetim ile olan iliþkileri ele alýnmýþtýr. Son bölümde; Yerel ve Merkezi Yönetimlere verilen haklarýn doðurduðu sonuçlar açýsýndan avantaj ve dezavantajlara yer verilmiþtir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;1.MÝLLÝ EÐÝTÝM SÝTEMLERÝNÝN YÖNETÝLMESÝNDE ROL OYNAYAN UNSURLAR&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Her ülkede olduðu gibi Türkiye&quot;de de merkezden yönetim biriminin oluþmasýnda ve uygulamalarýnda etki eden faktörler aþaðýdaki þekildedir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;1.1.EÐÝTÝM VE REFORM&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Eðitim Reformlarý bir ülkenin eðitim siteminde yapýlan deðiþikliklerdir. Bir ülkede eðitim sisteminde yaptýðý yenilikleri; okullaþma oranlarý, eðitim kurumlarýnýn deðiþtirilmesi ve eðitimin amaçlarýndaki deðiþme gibi alanlar da arayabiliriz. Eðitim sisteminin incelenmesinde hem eðitim sisteminde hem de siyasal, ekonomik, kültürel ve bunun gibi alanlarda yapýlan reformlarýn göz önünde bulundurulmasý gerekmektedir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;1.2.SÝYASAL SÝSTEMLERÝN EÐÝTÝME ETKÝSÝ&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Siyasal sistem ile eðitim sistemi arasýnda sýký bir etkileþim vardýr.Örneðin ABD deki eðitim sistemi rekabete dayalý kapitalist sistemin taleplerine cevap verecek þekilde yapýlanmaktadýr. Diðer taraftan kolektif , rekabetçi bir siyasal düzene sahip olmayan eski SSCBD de eðitim uygulamalarý daha az rekabetçi kolektif bir sistemin ihtiyaçlarýna cevap verecek þekilde yapýlanmaktaydý. Bu örnekler, eðitim sistemlerinin anlaþýlabilmesi için siyasal sistemlerin de incelenmesi gerektiðini göstermektedir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;1.3.EÐÝTÝMÝM KONTROLÜ VE YÖNETÝMÝ&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Eðitimi kimlerin denetlemesi ve yönetmesi, eðitim için kimlerin vergi ödemesi gerektiði her ülkenin kendi tarihi ve felsefesine göre cevaplandýrmaya çalýþtýðý sorular olmuþtur. Ana- babalar ve çocuklar, ana-babalar ve kilse-cami, aileler ve bölgesel topluluklar, siyasal partiler ve devlet, yerel ve merkezi birimler arasýndaki iliþkiler, eðitim kurumlarý için düþünülen organizasyon biçimi tayin etmede önemli rol oynarlar. Ülkenin benimsediði düþünsel temeller de eðitimin nasýl yönetileceði konusunda etkilidir.</description></item><item><title>ÞÝDDET</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?siddet-455884.html</link><description>ÖNSÖZ&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Tez baþlýðýmý aldýðým sýralarda bir süre çevremdeki insanlarý gözlemledim. Günde kaç saat televizyon izliyorlar? Ne tür programlarý takip ediyorlar? Kitle iletiþim araçlarý ile baðlantý içinde olduklarý sürelerde ve sonrasýnda ne gibi davranýþ özellikleri gösterdiler? Bu gibi konular arasýnda baðýntýlar kurmaya ve çýkarýmlarda bulunmaya çalýþtým. Karþýma çok önemli ama gözden kaçmýþ bir olgu olan þiddet çýktý. Daha geride ise cinsellik, gözetleme gibi sorunlar da vardý. Bu bana, þiddetin bir baþka yüzünü, yani dolaylý (görünmeyen/gizli) þiddeti gösterdi. Asýl iþlevi bilgilendirme ve eðitme olan kitle iletiþim araçlarý, zamanla bu iþlevlerinin dýþýna çýkmaya baþlamýþlardýr. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Yaþamýn gerçekleri adý altýnda, yapay ihtiyaçlar oluþturarak insanlarý yönlendirme eðilimlerine girmiþlerdir. Özellikle þiddet ve cinsellik içerikli programlar, günlük yayýnlarýn vazgeçilmez öðelerinden biri olmuþ durumdadýr. Kitle iletiþim araçlarý, yakýn geçmiþte yaþanan Irak Savaþýný, canlý yayýnda kesintisiz ve günlerce yayýnladýlar. Ýnsanlar savaþý ellerinde içkileri ile izlediler. Oysa onlarca yaþam, milyonlarca göz önünde son buldu. Günümüz sivil toplum örgütleri þiddetle ilgili bildiriler sunarlarken, açýklamalar yaparlarken evimizde her gün izlediðimiz, hatta canlandýrmalar ile içine çekildiðimiz þiddet içerikli programlarýn her geçen gün artmasý, ilginç bir durumdur.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Gerçek ve sanal olaný tam olarak birbirinden ayýramayan  çocuklar, kitle iletiþim araçlarýnda þiddet içeren programlarý izlediklerinde, bunu gerçek gibi algýlayýp, davranýþ bozukluklarý dahil birçok  sorun ile karþý karþýya kalýrlar. Bu tür programlar yetiþkinlerde de tepkisizlik ve umutsuzluk gibi olumsuz davranýþ biçimleri doðurmaktadýr ve insanlar bu edinimleri ile yýllarca yaþamaktadýrlar. Bu tür, önemli ama gözden kaçmýþ noktalar, &quot;Þiddetin Kitle Ýletiþim Araçlarý Aracýlýðý Ýle Çocuklardaki Yansýmasý&quot; baþlýklý  lisans tezimi almamý saðladý.    &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Tezimde emeði geçen danýþman hocam Eylem YAMAN&quot;a, yaþamým boyunca maddi ve manevi yardýmlarýný esirgemeyen sevgili aileme, yaþamýma farklý anlamlar katan M. Ýpek ÇALIÞAN, Emrah SARICA ve S. Akif KOYUNCU&quot;ya, desteðini esirgemeyen ve dost kelimesinin yok olmasýný engelleyen baþta Metin KUNDAKÇI olmak üzere, Bülent AKTAN, M. Özgür ÖZDAÐ ve Hakan ÖZGÜNER&quot;e, Tiyatro ve Yazarlýk sanatýný öðreten hocalarým, Yrd.Doç.Dr. Önder PAKER, Doç.Dr. Nurhan TEKEREK, Araþ.Gör. Nil ÜNLÜ AYCIL&quot;a ve eðitim hayatým boyunca bana emek harcayan tüm hocalarýma teþekkür ederim.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Bülent KOYUNCU&lt;br/&gt;                                                       Isparta 2003     &lt;br/&gt; &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;     &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;ÝÇÝNDEKÝLER&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;ÖNSÖZi&lt;br/&gt;GÝRÝÞ1&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;I. BÖLÜM15&lt;br/&gt;A- ÞÝDDET OLGUSU15&lt;br/&gt;1) ÞÝDDETÝ OLUÞTURAN NEDENLER15&lt;br/&gt;a) Doðal Nedenler15&lt;br/&gt;b) Psikolojik Nedenler17&lt;br/&gt;c) Sosyolojik Nedenler26 &lt;br/&gt;d) Fizyolojik NedenlerÖNSÖZ&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Tez baþlýðýmý aldýðým sýralarda bir süre çevremdeki insanlarý gözlemledim. Günde kaç saat televizyon izliyorlar? Ne tür programlarý takip ediy</description></item><item><title>VATAN SEVGÝSÝ VE ÞEHÝTLÝK</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?vatan-sevgisi-ve-sehitlik-396217.html</link><description>VATAN SEVGÝSÝ VE ÞEHÝTLÝK&lt;br/&gt;Nevzat ERDAÐ                                            &lt;br/&gt;Mali müþavir,Eðitimci,yazar&lt;br/&gt;                                  &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Ýnsanlarýn yuvasý fert olarak ev, millet olarak da vatandýr. Huzur ve emniyet bakýmýndan evsiz yaþamak mümkün olmadýðý gibi, vatansýz yaþamak da mümkün deðildir.&lt;br/&gt;Vatan olmadan bir milletin ayakta durmasý mümkün deðildir. Bir milletin varolmasý, hayatiyetini devam ettirebilmesi ancak vatanýna sahip olmasýyla mümkündür. Bizi þefkatli bir ana kucaðý gibi baðrýna basan bu topraklarý yabancýlara çiðnetmemek, ay yýldýzlý bayraðýmýzý ebediyyen göklerde dalgalandýrmak, semayý çýnlatan ezaný, gönülleri yeþerten Kuran seslerini susturmamak, topraðýn altýndakileri rahatsýz etmemek, üstündekileri de zillete ve esarete düþürmemek için canla baþla çalýþmak her Türkün görevidir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Milli þairimiz merhum Mehmet Akif Ersoy diyor ki:&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&quot;Arkadaþ, yurduma alçaklarý uðratma sakýn,&lt;br/&gt;Siper et gövdeni dursun bu hayasýzca akýn&lt;br/&gt;Bastýðýn yerleri &quot;toprak&quot; diyerek geçme taný&lt;br/&gt;Düþün altýnda binlerce kefensiz yataný,&lt;br/&gt;Sen þehit oðlusun incitme yazýktýr ataný,&lt;br/&gt;Verme dünyalarý alsan da bu cennet vataný.&quot;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Vatan sevgisi, sevgilerin en güzeli ve kutsalýdýr. Vatan sevgisi imandan sayýlýr. Ancak bu sevgi laf ile olmaz. Vatanýný seven, onun uðrunda canýný, malýný feda etmekten çekinmez. Þair ne güzel söylemiþ:&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&quot;Bayraklarý bayrak yapan üstündeki kandýr,&lt;br/&gt;Toprak, eðer uðrunda ölen varsa vatandýr.&quot; &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Vatan sevgisi, en asil, en yüce sevgilerden biridir. Gerektiðinde vatan için savaþmakta vatan sevgisinin bir tezahürüdür.Bizler vatan uðrunda kanlarýyla destanlar yazan, þehitler ve gazilerle dolu bir milletin çocuklarýyýz. Ecdadýmýzýn bu vatan topraklarýný bizlere nasýl emanet ettiðinin bilinci içerisindeyiz. Vatan, uðrunda her fedakarlýðý göstereceðimiz en deðerli varlýðýmýzdýr. &lt;br/&gt;Merhum Akifin ifadesiyle: &lt;br/&gt;&quot;Kim bu cennet vatanýn uðruna olmaz ki feda,&lt;br/&gt;Þüheda fýþkýracak topraðý sýksan þüheda,&lt;br/&gt;Caný, cananý, bütün varýmý alsýn da Hüda,&lt;br/&gt;Etm</description></item><item><title>ANNE-BABA EÐÝTÝMÝ - BÝR OLGU SUNUMU ÝLE BÝRLÝKTE ÇOCUK VE ERGENLERDE OBSESÝF KOMPULSÝF BOZUKLUÐA BÝR BAKIÞ ÖZET</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?annebaba-egitimi-bir-olgu-sunumu-ile-birlikte-cocuk-ve-ergenlerde-obsesif-kompulsif-bozukluga-bir-bakis-ozet-413051.html</link><description>bir olgu sunumu ile birlikte çocuk ve ergenlerde obsesif kompulsif bozukluða bir bakýþ özet</description></item><item><title>ANNE-BABA EÐÝTÝMÝ - EÞÝNÝZLE ARANIZ NASIL?</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?annebaba-egitimi-esinizle-araniz-nasil-413031.html</link><description>eþinizle aranýz nasýl?</description></item><item><title>EÐÝTÝM - TÜRK MÝLLÝ EÐÝTÝM SÝSTEMÝNÝN YÖNETÝM YAPISI</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?egitim-turk-milli-egitim-sisteminin-yonetim-yapisi-414836.html</link><description>türk milli eðitim sisteminin yönetim yapýsý</description></item><item><title>BÝR PROFESÖRÜN DÜÞÜNDÜREN DÜÞÜNCELERÝ.</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?bir-profesorun-dusunduren-dusunceleri.-454135.html</link><description>BÝR PROFESÖRÜN DÜÞÜNDÜREN DÜÞÜNCELERÝ.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Dünyanýn, bölgemizin ve Türkiyenin içinde bulunduðu durumu açýklayan ve&lt;br/&gt;sonunda bazý önerilerimi içeren satýrlarý aþaðýda bulacaksýnýz. Fikirlerimiz&lt;br/&gt;ayný paralelde olmayabilir, bu durumda beni ya da fikrini söyleyen&lt;br/&gt;baþkalarýný eleþtirmek yerine siz de kendi fikirlerinizi belirten birer yazý&lt;br/&gt;yazmayý deneyin.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Olaný biteni yalnýzca seyretmek, kendi köþesinde oturup baþkalarýnýn&lt;br/&gt;hazýrladýðý senaryolarýn figüraný olmayý kabullenmek; baþkalarýnýn sizin&lt;br/&gt;adýnýza konuþmasýný beklemek, sessiz kalmak, bir üniversite öðretim üyesinin&lt;br/&gt;ülkesine yapabileceði en büyük kötülüktür düþüncesindeyim.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;HALÝHAZIR DURUM ANALÝZÝ&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Dünyada her devletin milli menfaat ve hedefleri vardýr. Milli güvenlik&lt;br/&gt;siyaset belgelerinde bunlar açýklanýr.Bu hedefler bir baþka ülkenin&lt;br/&gt;çýkarlarýna uygun olmayabilir, gerginlikler ve çatýþmalara neden&lt;br/&gt;olabilir.Baþka ülkelerin menfaat ve hedefleri bizim aleyhimize olduðunda&lt;br/&gt;onlara kýzmak yerine, bu hedeflerinden vazgeçmelerine yol açacak kadar&lt;br/&gt;caydýrýcý milli güç unsurlarýna sahip olmak esastýr.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Amerika Bileþik Devletlerinin 21. Yüzyýl milli güvenlik siyaset belgesinde&lt;br/&gt;temel iki unsur göze çarpmaktadýr.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;1.      21. Yüzyýlda hiçbir ülke ya da ülkeler topluluðunun stratejik güç&lt;br/&gt;olmasýna izin verilmeyecektir.&lt;br/&gt;2.      Bu hedefin saðlanmasý için önleyici güç kullanýmý dahil her yola&lt;br/&gt;baþvurulacaktýr.&lt;br/&gt;ABDnin Türkiye topraklarýnýn da içinde bulunduðu bölge için 3ü temel, 3ü&lt;br/&gt;de mümkünse ulaþýlabilir nitelikte hedefleri bulunmaktadýr.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;TEMEL HEDEFLER&lt;br/&gt;a.      Büyük Ýsrailin oluþturulmasý&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;b.      Büyük Ermenistanýn oluþturulmasý&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;c.      Büyük Kürdistanýn kurulmasýdýr.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Daha uzun vadeli mümkünse ulaþýlabilir hedefler&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;a.    &amp;n! bsp; Ýstanbul merkezli Ortodoks devletinin kurulmasý&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;b.      Pontus Rum ve Ege Yunan devletlerinin kurulmasý&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;c.      Konya merkezli hilafet devleti kurulmasýdýr.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;ABD bugünün tek kutuplu dengesini devam ettirebilmek amacýyla Avrupa&lt;br/&gt;Birliðinin önünü kesmeye çalýþmaktadýr.&lt;br/&gt;Bu maksatla aþaðýdaki operasyonlarý uygulamýþ ve sürdürmektedir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;a.      1 Euro = 1.6 USD olana kadar dolarýn deðeri düþürülecektir. Amaç&lt;br/&gt;ABnin ihracatýnýn azaltýlmasýdýr.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;b.      Petrol fiyatý 60 dolar ve gerekirse daha da yukarý çekilecektir.&lt;br/&gt;Böylece hem ABnin hem de Çinin petrole baðýmlý ekonomileri büyük darbe&lt;br/&gt;alacaktýr. Bu arada yeni geliþtirilen sýfýr CO2 emisyonlu muhtemelen&lt;br/&gt;hidrojen yakýtý tüketen motor piyasada daha kolaylýkla satýlabilecektir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;c.      Polonya, Macaristan, Romanya ve Bulgaristana yapýlan yatýrýmlar ile&lt;br/&gt;ve ikili anlaþmalarla Rusya ile ABnin arasý fiziki olarak açýlacaktýr.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;d.      Petrol bölgelerine yaklaþmak için sürekli olarak çaba gösteren&lt;br/&gt;Almanyanýn Gürcistanda saðladýðý zayýf destek, ABD yanlýsý yönetimin iþ&lt;br/&gt;baþýna gelmesi ile sona erdirilmiþtir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;ABD dünyanýn deðiþik bölgelerinde milli siyaset belgelerine uygun&lt;br/&gt;faaliyetlerini devam ettirmektedir. Terör bahanesi ile Afganistan iþgal&lt;br/&gt;edilmiþ, böylece uzun vadede Çine karþý atlama tahtasý saðlanmýþtýr.&lt;br/&gt;Kýrgýzistanda ABD üssü açýlmýþtýr. Bu tür faaliyetler giderek artacaktýr.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Avrupa Birliði yaþayabilmek için bugünün enerji yataklarý olan Ortadoðu ve&lt;br/&gt;Orta Asyaya yakýn olmak, burada egemenliði tek baþýna ABDye terk etmemek&lt;br/&gt;durumundadýr.&lt;br/&gt;Bu bölgelere en yakýn konumda olan ve akrabalýk iliþkileri ile Türk&lt;br/&gt;Cumhuriyetlerinde etkin olabilecek Türkiyeyi Avrupa Birliðine almamak, AB&lt;br/&gt;için yapýlabilecek en büyük hatadýr.&lt;br/&gt;Ancak, baðnaz Hris! tiyan liderlerin yönetiminde ve geçmiþin aþaðýlýk duygusu&lt;br/&gt;içindeki Avrupa, büyük güçlü Türkiye görmek istememektedir. Bunun yerine&lt;br/&gt;Avrupa birliðine girmek için vereceði tavizlerle zayýflamýþ ve Kürt-Türk&lt;br/&gt;federasyonuna gitmiþ bir Türkiye onlara daha uygun gelmektedir.&lt;br/&gt;Kendileri sayesinde federatif devlet kurabilmiþ Kürtlerin Avrupaya,  büyük&lt;br/&gt;Türkiyeden daha fazla yarar saðlayacaðýný düþünmektedirler. Geleceðe ait&lt;br/&gt;stratejisi henüz tam olarak bulunmayan Avrupa, bugünlerdeki siyasi&lt;br/&gt;geliþimlere hazýrlýksýz yakalanmýþtýr ve ne yapacaðýný bilememektedir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Dünyanýn bugünkü stratejik durumunun ülkemizdeki yansýmalarý&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Hem ABD, hem de AB tarafýndan yukarýdaki sebeplerle zayýflatýlmak istenen&lt;br/&gt;Türkiye Cumhuriyeti þu anda tarihinin en büyük psikolojik harekatý ile karþý&lt;br/&gt;karþýyadýr.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Özel harp yöntemleri, ilgili ülkelerin istihbarat örgütlerince baðýmsýz&lt;br/&gt;olarak yürütülmektedir. Elde ettikleri baþarýlý sonuçlar ise her ikisine de&lt;br/&gt;yaramaktadýr.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Toplum bilincinin oluþmasýnda en ö</description></item><item><title>OKUMA BARAMI</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?okuma-barami-355337.html</link><description>Okuma Bayramý</description></item><item><title>EÐÝTÝM VE EÐÝTÝMLE ÝLGÝLÝ TEMEL KAVRAMLAR</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?egitim-ve-egitimle-ilgili-temel-kavramlar-372267.html</link><description>EÐÝTÝM VE EÐÝTÝMLE ÝLGÝLÝ TEMEL KAVRAMLAR&lt;br/&gt;Eðitim:&lt;br/&gt;Eðitim, genel anlamda, bireyde davranýþ deðiþtirme sürecidir. Yani bu süreç içerisinde kiþinin davranýþlarýnda bir deðiþme olmasý beklenir.&lt;br/&gt;Varýþ (1981), eðitim yoluyla kiþinin amaçlarý, bilgileri, davranýþlarý, tavýrlarý ve ahlak ölçülerinin deðiþtiðini ifade etmektedir. Eðitim sürecine giren kiþilerde bu deðiþimin istenilen yönde olmasý beklenir. Ertürk (1972) ise eðitimi, bireyin davranýþýnda kendi yaþantýsý yoluyla ve kasýtlý olarak istendik deðiþme meydana getirme süreci olarak tanýmlar.&lt;br/&gt;Bu tanýmlardan yola çýkarak diyebiliriz ki; eðitim, bireyde kendi yaþantýsý ve kasýtlý kültürleme yoluyla istenilen davranýþ deðiþikliðini meydana getirme sürecidir. Bu tanýmda kullanýlan anahtar sözcükler eðitimin temel kavramlarýný oluþturmaktadýr. O halde eðitimin temel kavramlarýný þöyle sýralayabiliriz;&lt;br/&gt;-Birey&lt;br/&gt;-Yaþantý&lt;br/&gt;-Kültürleme&lt;br/&gt;-Davranýþ&lt;br/&gt;-Süreç&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Eðitimin Temel Kavramlarý&lt;br/&gt;Birey (Ýnsan):&lt;br/&gt;Ertürk, bireyi yani insaný biyokültürel ve sosyal yönden üç boyutlu bir varlýk olarak tanýmlar. Bunlardan ilki insanýn biyolojik boyutu, ikincisi kültürel boyutu ve üçüncüsü sosyal boyutudur.&lt;br/&gt;Ýnsanýn biyolojik boyutu, insanýn insan olabilmesi için temel yada zorunlu bir nedendir. Ýnsanýn biyolojik bir varlýk olmasý 23 çift kromozomda oluþan bir canlý olmasýndan çok, düþünebilme yeteneðine sahip olmasýndan kaynaklanýr. Bu özellik insaný diðer varlýklardan ayýrmasý nedeniyle de önemlidir.&lt;br/&gt;Ýnsanýn kültür boyutu, doða ile etkileþimi sonucu ortaya çýkar. Ýnsanýn kültür boyutu da insanýn insan olabilmesi için yeter neden olarak kabul edilmektedir.&lt;br/&gt;Ýnsanýn sosyal boyutu ise, insanýn diðer insanlarla etkileþimi sonucu toplumsallaþmasý süreciyle baþlar. Ýnsanýn sosyal boyutunun geliþebilmesi için mutlaka diðer bir insanlar etkileþim içinde olmasý gerekir. Birey kültürel ve toplumsal çevresiyle etkileþim sürecinde yeni davranýþlar kazanýr. Birey açýsýndan toplumsallaþma-kültürleþme, toplum açýsýndan kültürleme diye nitelendirilen bu süreç esasýnda kapsamlý bir öðrenme yada öðretme sürecidir.&lt;br/&gt;Ýnsanýn sosyal boyutu geliþirken kültürel boyutu da beraberinde geliþmiþ olur. Bu baðlamda toplumsallaþma yada sosyalleþme bireyin toplum üyeliðine hazýrlanma süreci olarak görülmektedir. Bu süreç yaþam boyu devam eder.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Yaþantý:&lt;br/&gt;Yaþantý, bireyin diðer bireylerle  ve çevresiyle etkileþiminin bireyde býraktýðý izlenim olarak ifade edilir. Yaþantý, eðitim açýsýndan, kazanýlmýþ ve yaþanýlmýþ yaþantý olarak iki þekilde ele alýnýr.&lt;br/&gt;Kazanýlmýþ yaþantý, bireylerin birbirleriyle etkileþimi sonucunda yer alan etkinliklerin tümünü içermektedir. (Ertürk, 1972)&lt;br/&gt;Yaþanýlmýþ yaþantý ise, söz konusu etkileþim içinde yer alan etkinliklerden sadece bireyde kalýcý iz býrakan ve bireyin davranýþýnda deðiþim oluþturan etkinliklerdir. (Ertürk, 1972)&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Kültürleme:&lt;br/&gt;Kültürleme kavramýna geçmeden önce kültür kavramýna deðinecek olursak; genel anlamda kültür, doðanýn yarattýklarýna karþýlýk insanoðlunun ortaya koyduðu maddi,</description></item><item><title>OKUL DENEYÝMÝ RAPORU</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?okul-deneyimi-raporu-366779.html</link><description>AD:  Mustafa   SOYAD:  Azizoðlu   NO:  020567003&lt;br/&gt;UYGULAMA OKULU:  Kalaba Lisesi&lt;br/&gt;UYGULAMA ÖÐRETMENÝ:  Ali Demir&lt;br/&gt;UYGULAMA ÖÐRETÝM ELEMANI:  Kerime Yýlmaz&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;ETKÝNLÝK 1.2 &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;ÖÐRETMENÝN OKULDAKÝ BÝR GÜNÜ&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Okul deneyimi dersi için Kalaba Lisesi Fransýzca öðretmeni Ali Demir beyle birlikte okulda bir gün geçirdim.Okulda dersler saat 8:00 de baþlýyor.Ali bey nöbetçi olduðu günlerde saat 7:30 da okulda olmak zorunda.Nöbet defterini imzaladýktan sonra sýnýflarý kontrol ediyor eðer dersi boþ olan sýnýf varsa o sýnýftan yoklama alýyor.Dersi yok ise o sýnýfýn dersine giriyor ama eðer dersi varsa yoklamadan sonra kendi dersine giriyor.Nöbetçi olduðu günler Ali bey okuldan yarým saat geç çýkmak zorunda.&lt;br/&gt;Ali bey nöbetçi olmadýðý günlerde ise branþ öðretmeni olduðu için okulda genellikle sadece ders saatleri sýrasýnda bulunuyor.Ders aralarýnda ise genellikle öðretmenler odasýnda yada okulun kantininde oturuyor.Haftada 1 gün nöbet yapýyor nöbeti sýrasýnda çok acil bir durum olmadýkça nöbet yerini terk etmemeye çalýþýyor ve buna çok önem veriyor.Kendisi branþ öðretmeni olduðu için sýnýf öðretmenliði,rehberlik veya herhangi bir eðitsel kol çalýþmasýnda bulunmuyor.&lt;br/&gt;Ali bey derslerini Milli Eðitim Bakanlýðýnýn Fransýzca kitabýndan iþliyor.Ama sýnýftaki Öðrenciler gözlemlendiðinde çoðunun bu kitabý bulmakta zorlandýðý anlaþýlýyor.Çoðunun kitabý yok.Ali beyde bu konuyu bizimle konuþtu ve bu sorunu kitabý fotokopi ile çoðaltarak halledeceklerini söyledi.Ayrýca bu kitabýn aslýnda öðrencilerin seviyesinden düþük olduðunu ve buna bir çözüm aradýðýný söyledi.Ali bey bugün dersinin olduðu sýnýflardan 9/A da kitaptan karýþýk cümlelerden diyalog oluþturdu.Bunun sayesinde sýnýftaki öðrencilere hangi sorunun nerde sorulmasý ve Fransýzca konuþan birisiyle en basit seviyede nasýl diyalog kurulacaðýný öðrenmelerini saðladý.Ayrýca &quot;connaitre&quot; ve &quot;aller&quot; fiillerinin çekimlerini öðretti.9/C sýnýfýnda ise &quot;Le journal du village&quot; konusu kitaptan iþlendi.Ali bey genellikle derslerinde sýnýfýn sürekli onu takip etmesini saðlamaya çalýþýyor.Bunun sayesinde öðrencinin konuyu daha iyi anlayacaðýna inananýyor.Bunun baþarabilmek için ise sýnýfýn kontrolünü fazla kaybetmeden öðrencilerle þakalaþarak ve onlarý sürekli tahtaya kaldýrarak,sýnýf içerisinde eðlenceli bir ders ortamý yaratmaya çalýþýyor.Yanlýz derste bazý öðrencilerin bu güzel ders ortamýna raðmen genelde dersle ilgilenmediklerini fark ettik.Bu öðrencilere d varsa yoklamadan sonra kendi dersine giriyor.Nöbetçi olduðu günler Ali bey okuldan yarým saat geç çýkmak zorunda.&lt;br/&gt;Ali bey nöbetçi olmadýðý günlerde ise branþ öðretmeni olduðu için okulda genellikle sadece ders saatleri sýrasýnda bulunuyor.Ders aralarýnda ise genellikle öðretmenler odasýnda yada okulun kantininde oturuyor.Haftada 1 gün nöbet yapýyor nöbeti sýrasýnda çok acil bir durum olmadýkça nöbet yerini terk etmemeye çalýþýyor ve buna çok önem veriyor.Kendisi branþ öðretmeni olduðu için sýnýf öðretmenliði,rehberlik veya herhangi bir eðitsel kol çalýþmasýnda bulunmuyor.&lt;br/&gt;Ali bey derslerini Milli Eðitim Bakanlýðýnýn Fransýzca kitabýndan iþliyor.Ama sýnýftaki Öðrenciler gözlemlendiðinde çoðunun bu kitabý bulmakta zorlandýðý anlaþýlýyor.Çoðunun kitabý yok.Ali beyde bu konuyu bizimle konuþtu ve bu sorunu kitabý fotokopi ile çoðaltarak halledeceklerini söyledi.Ayrýca bu kitabýn aslýnda öðrencilerin seviyesinden düþük olduðunu ve buna bir çözüm aradýðýný söyledi.Ali bey bugün dersinin olduðu sýnýflardan 9/A da kitaptan karýþýk cümlelerden diyalog oluþturdu.Bunun sayesinde sýnýftaki öðrencilere hangi sorunun nerde sorulmasý ve Fransýzca konuþan birisiyle en basit seviyede nasýl diyalog kurulacaðýný öðrenmelerini saðladý.Ayrýca &quot;connaitre&quot; ve &quot;aller&quot; fiillerinin çekimlerini öðretti.9/C sýnýfýnda ise &quot;Le journal du village&quot; konusu kitaptan iþlendi.Ali bey genellikle derslerinde sýnýfýn sürekli onu takip etmesini saðlamaya çalýþýyor.Bunun sayesinde öðrencinin konuyu daha iyi anlayacaðýna inananýyor.Bunun baþarabilmek için ise sýnýfýn kontrolünü fazla kaybetmeden öðrencilerle þakalaþarak ve onlarý sürekli tahtaya kaldýrarak,sýnýf içerisinde eðlenceli bir ders ortamý yaratmaya çalýþýyor.Yanlýz derste bazý öðrencilerin bu güzel ders ortamýna raðmen genelde dersle ilgilenmediklerini fark ettik.Bu öðrencilere dersi ersi</description></item><item><title>ELEÞTÝRÝ, EÐÝTÝM:BÝR TOPLUMUN TEMELÝNÝ OLUÞTURUR</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?elestiri,-egitim-bir-toplumun-temelini-olusturur-377803.html</link><description>ELEÞTÝRÝ&lt;br/&gt;   Eðitim:bir toplumun temelini oluþturur.Kültür her þey demektir.Toplumun huzuru ,&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Kültürü,kalkýnmasý ,ve her yönden felaha ulaþmasý eðitim ile olur.Ýnsanlarýn eðitilmesi ile bir &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;çok þey halledilebilir.Bu yüzden eðitimin en güzel þekilde uygulanmasý gerekir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;       Eðitim teknolojisi; deðiþik bilimlerin verilerini ,özel hedef,yöntem ,araç ve&lt;br/&gt;&lt;br/&gt; gereç ,ölçme ve deðerlendirme gibi eðitimin geniþ alanlarýnda uygulamaya koyan&lt;br/&gt;&lt;br/&gt; ,uygun maddi  ve manevi ortamlarda insan gücünün en iyi þekilde kullanýlmasýný &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;,eðitim sorunlarýnýn çözülmesini ,kalitenin  yükseltilmesini ,verimliliðin&lt;br/&gt;&lt;br/&gt; arttýrýlmasýný saðlayan bir sistemler bütünüdür.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;         Eðitim için eðitim teknolojileri þarttýr.Yukarýda yaptýðýmýz tanýmlara&lt;br/&gt;&lt;br/&gt; dayanarak eðitime uygun ,yani kaliteli bir eðitim için eðitim araçlarýnýn da &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;dikkatli seçilmesi gerekir.Yanlýþ seçimi bir insaný ,bir insan da toplumu etkiler.Ve&lt;br/&gt;&lt;br/&gt; bu da her açýdan toplumun çöküþü demektir.Bu yüzden eðitimde her yaþ için ayrý&lt;br/&gt;&lt;br/&gt; eðitim düzenlemeleri yapýlmalýdýr.Her yaþýn eðitimi ayrýdýr.Önemli olan bunu&lt;br/&gt;&lt;br/&gt; tespit edip  en güzel þekilde sunabilmektir.Toplumumuzda nice kabiliyetli ,farklý&lt;br/&gt;&lt;br/&gt; konuda üstün meziyetleri bulunan insanlar vardýr.Bunlarýn keþfedilip daha da &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;yüceltilmesi ,topluma  kazandýrýlmasý gerekir.Eðer yanlýþ eðitim verilecek&lt;br/&gt;&lt;br/&gt; olunursa bu meziyetler daha çok köreltilip ,toplumda saðlýksýz ,ruhsal yönden&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;problemi olan insanlar varolacaktýr.Böyle insanlarýn varlýðý demek ,bütün&lt;br/&gt;&lt;br/&gt; toplumun huzursuzluðu demektir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;           Böyle bir anlayýþla bakýldýðýnda Türk eðitim sisteminde eðitim &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;teknolojisine gerekli önemin verilmediði görülmektedir.Eðitim teknolojisini göz&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;ardý etmekle çaða ayak uydurmak mümkün deðildir.Çünkü teknoloji ile eðitimde &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;büyük geliþmeler  kaydedilmektedir.Bu geliþmeleri gerçekleþtirmek için  de &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;eðitim ve öðretim alanlarýnda  yapýlacak iþlerde öncelikler belirlenmelidir.Bu&lt;br/&gt;&lt;br/&gt; öncelikler arasýnda  eðitim fakültelerine yer verilmelidir. Çünkü eðitim&lt;br/&gt;&lt;br/&gt; fakülteleri geleceðin öðretmenlerini yetiþtirmektedir.Gelecek kuþaklarýn iyi&lt;br/&gt;&lt;br/&gt; yetiþtirilmesi ancak öðretmenlerin iyi bir þekilde yetiþtirilmesi ile mümkün&lt;br/&gt;&lt;br/&gt; olacaktýr. Bu yetiþtirmede de  eðitim teknolojisine çok önemli roller düþmektedir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;            Baþtan dediðimiz gibi önce eðitim fakültelerine  yani orada yetiþen&lt;br/&gt;&lt;br/&gt; öðretmen adaylarýna en iyi eðitimin  verilmesi gerekir.Çünkü bütün meslekler&lt;br/&gt;&lt;br/&gt; öðretmenlikten geçer.Öðretmen sadece sýnýfta deðil ; ailesinde anne olarak&lt;br/&gt;&lt;br/&gt; öðretir,dýþarýda bir vatandaþ olarak öðretici konumundadýr.Bu yüzden her insana&lt;br/&gt;&lt;br/&gt; okullarda en uygun þekilde eðitimin verilmesi gerekir.Eðitim sadece okulda mý&lt;br/&gt;&lt;br/&gt; olur ?    Hayýr. Evimizdeki televizyonlarda  bir eðitim aracýdýr.Tabi ki amacýna&lt;br/&gt;&lt;br/&gt; uygun olarak kullanýldýðý takdirde ..Televizyonlarýmýza koyduðumuz programlarý&lt;br/&gt;&lt;br/&gt; özenle seçmemiz gerekir.Toplumun her türlü yaþ seviyesine  yerli yerince hitap&lt;br/&gt;&lt;br/&gt; etmelidir.Bunu yanýnda insanlarýn ahlakýný çalmak yerine onun kültürüne bir þey&lt;br/&gt;&lt;br/&gt; ka</description></item><item><title>ÖSS 2003 SORU KÝTAPÇIÐI - COÐRAFYA BÖLÜMÜ</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?oss-2003-soru-kitapcigi-cografya-bolumu-419153.html</link><description>bu soru kitapçýðý 2003 öss soru kitapçýklarýnda bulunan sorularý içermektedir.</description></item><item><title>ANNE-BABA EÐÝTÝMÝ - ÇOCUÐUNUZU TANIYARAK EÐÝTÝMÝNE BAÞLAYINIZ</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?annebaba-egitimi-cocugunuzu-taniyarak-egitimine-baslayiniz-413202.html</link><description>çocuðunuzu tanýyarak eðitimine baþlayýnýz</description></item><item><title>EÐÝTÝM - ÖÐRETMENLER GÜNÜ VE HAFTASININ AMACI ÝLE TARÝHÇESÝ</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?egitim-ogretmenler-gunu-ve-haftasinin-amaci-ile-tarihcesi-414852.html</link><description>öðretmenler günü ve haftasýnýn amacý ile tarihçesi</description></item><item><title>KÖY ENSTÝTÜLERÝ VE BUGÜN</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?koy-enstituleri-ve-bugun-377371.html</link><description>KÖY ENSTÝTÜLERÝ VE BUGÜNGiriþ1940 -1953 yýllarý arasýnda 13 yýl gibi kýsa bir sürede kendine özgü bir yöntemle  köy eðitiminde büyük iþler gerçekleþtirmiþ olan köy enstitüleri neydi? Öðretim programlarý nasýldý? Niye en çok tartýþýlan bir eðitim kurumu olmuþlardýr? Eðitim ilke ve yöntemlerine yapýlan eleþtiriler neler ve bunlar nasýl karþýlanmaktadýr? Köy enstitüsü felsefesi günümüz eðitim sistemi- eðitimin bütün kademelerinde ve özellikle eðitim fakülteleri -için de bir model olabilir mi? Nasýl? KÖY ENSTÝTÜLERÝNÝN TEORÝK TEMELLERÝKöy enstitülerine geçmeden önce köy öðretmeni yetiþtirme konusundaki görüþlerin belirlenmesi köy enstitüsü modelini anlamamýzý kolaylaþtýracaktýr.Meþrutiyet döneminde eðitim sorunlarý ilk kez geniþ biçimde tartýþýlmýþ, ilginç fikirler, öneriler ileri sürülmüþtür. Bunlarýn çoðu o dönemde uygulamaya konulamamýþ olmakla beraber, bazýlarý Cumhuriyet dönemindeki geliþme ve uygulamalarýn tohumunu teþkil etmiþtir: Köy eðitimi için ileri sürülen görüþler þöyledir.(Akyüz,2001:270)*Mutlakiyet dönemi sonlarýnda 1902-1906 arasýnda bazý Ýdadilerde Ziraat þubeleri açýlmasý yoluna gidildiði görülmüþtü.Meþrutiyet döneminde, köye göre bir eðitim sistemi ihtiyacýný derli toplu ilk dile getirenlerden biri Ahmet Tevfik adýnda bir öðretmendir. Ocak 1912de Üsküp Darülmualliminin çýkardýðý Yeni Mektep dergisinde &quot;Darülmualliminler-Çiftlik Mektepleri&quot; baþlýklý bir yazý yayýnlamýþtýr. Ahmet Tevfik, &quot;Osmanlý hayat ve mevcudiyetinin (varlýðýnýn) bütün süratiyle sürüklenmekte olan inkýraz (çöküþ) seli önüne çekilebilecek yegane set, kuvvetini maariften, ziraat ve sanattan almadýkça kalýcý olamaz; ülkemizin yegane zenginlik kaynaðý ziraattýr ve gelecekte yine o olacaktýr&quot; diyordu. Ona göre Darülmualliminlerde   ziraat dersleri bulunmakla beraber, muallimler yeterli ziraat bilgileriyle çýkmýyor. Darülmualliminler köylerde ve köyler civarýnda kurulacak Çiftlik Mektepleri içinde açýlmalýdýr. Çiftlik Mektepleri, Darülmualliminler için gerçek bir uygulama okulu olacaktýr. Böylelikle, ziraat yöntemlerini uygulama ile iyice öðrenmiþ muallimler, daha doðrusu &quot;çiftçi muallimler&quot; yetiþtirileceði gibi, çiftlik mektebi öðrencileri de öðretim yöntemleri hakkýnda bilgili çiftçiler, baþka deyiþle öðretmenlik yeteneðini kazanmýþ, &quot;muallim çiftçiler&quot; olarak yetiþmiþ olacaklardýr. (Akyüz,2001:270)*Þubat 1912de Tedrisat-ý Ziraiye Nizamnamesi çýkarýlmýþtýr. Burada zirai öðretim dörde ayrýlmýþtýr ve her birinin amacý þöyledir:Amele Mektepleri: &quot;Mükemmel çiftlik amele baþý yetiþtirmek.&quot;Çiftlik Mektepleri: Tarlasýný idareye yetenekli çiftçi, yarýcý, vs. yetiþtirmek.Ziraat Ameliyat Mektepleri: Çiftlik yönetebilecek çiftçi ve çiftlik kahyasý yetiþtirmek.Mýntýka Ziraat Mekatib-i Aliyesi(Bölge Ziraat Yüksekokulu): Büyük çiftlikleri yönetebilecek ziraat uzman ve memuru yetiþtirmek, ziraat okullarýna öðretmen yetiþtirmek.Ancak, bu Nizamnamenin hükümleri uygulanmadan kalmýþtýr.Bu tarihlerde Rumelide Darülmualliminlerin müdür ve öðretmenlerinin köy eðitimi konularýný iþledikleri görülür. Bunlarýn baþlýcalarý Ýsmail Mahir Efendi, Ethem Nejat, Mustafa Þekip, Sabri Cemildir. (Akyüz,2001:270)Mutlakýyet döneminde Selanik Darülmuallimininde müdürlük yapan, Atatürkün kurduðu Vatan ve Hürriyet Cemiyetinin Selanikteki yöneticileri arasýnda bulunan (1906), Meþrutiyetten sonra Ýstanbul Darülmuallimat müdürlüðüne getirilen ve yetim çocuklar için Darüleytamlarýn kurulmasýnda etkinlik gösteren Ýsmail Mahir Efendi, Kastamonu mebusu olarak girdiði Meclis te köy eðitimi fikirlerini þöyle açýklamýþtýr (Temmuz 1914): &quot;Aþaðý yukarý yetmiþ tane sancaðýmýz var. Bunlarýn çiftlik olan bir yerinde, yahut arazi-i emirýye (Devlet topraðý) den bir yere, bir erkeklere bir kýzlara mahsus gayet geniþ leyli iptidai mektepler (yatýlý ilkokullar) yaparýz. O sancakta kaç köy varsa hesaplarsýnýz. Nerelerde mektep (okul) yapacaksak oralardan bir kýz çocuðu bir erkek çocuðu alýp mektebe koruz. Kýz mektebinin bir çok tertibatý olacak: Dokumacýlýk, aþçýlýk, dikiþçilik, kadýnlarýn ziraattan yapabilecekleri tavukçuluk vs. Erkek mekteplerinde de tamamiyle ziraat iþleri. Bunlara dört sene tahsil-i iptidai (ilkokul öðrenimi) gösterelim, Türk çocuklarý gayet zeki olur. Üç sene de Darülmuallimin-i iptidaiyenin(ilkokul öðretmeni programý) programýný bunlara gösteririm. Bir sene de mükemmel tatbikat görürler. Sekiz sene oldu mu? Sekiz seneye kadar o köylüleri mecbur edersiniz, muallimevlerini ve mekteplerini yapsýnlar. Sonra o erkek ve kýzý evlendirirsiniz.</description></item><item><title>EÐÝTÝM DÝSÝPLÝN</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?egitim-disiplin-349467.html</link><description>1.  GÝRÝÞ&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Eðitim, belirli amaçlar doðrultusunda bireylerin davranýþ þekillerini deðiþtirme süreci veya faaliyetleridir.  Disiplin ise belirlenen dýþ amaçlara en kýsa yoldan verimli bir þekilde ulaþmak için en uygun ortamýn saðlanmasý olarak tanýmlanabilir.  &lt;br/&gt;O halde eðitim, öðrenci, okul ve öðretici (öðretmen veya öðretim elemaný), çevre gibi temel öðeleri kapsadýðýndan disiplinin de bu temel öðeler göz önünde tutularak bir sistem bütünlüðü içerisinde incelenmesi gerekir.&lt;br/&gt;Disiplin, yalnýzca uyulmasý gereken kurallardan çok daha geniþ bir anlam ifade etmektedir.  Amaçlý etkinlikler, uygun çevre, birlikte çalýþma alýþkanlýðý, kendi kendini kontrol etmek gibi kavramlar disiplinin tanýmý içerisinde önemli yer tutmaktadýr.  Eðitsel ortamlarda disiplini yalnýzca öðrencinin uymasý gereken kurallar olarak ele almak oldukça yanlýþ bir davranýþtýr.  &lt;br/&gt;Amacýný açýkça bilmeyen, o etkinlik için uygun bir çevrede bulunmayan öðrencileri istenilen davranýþý ve baþarýyý gösteremedikleri için suçlamamak gerekir.  Eðitsel anlamlarda etkinliklerin tümü öðrencinin yalnýzca bilgi ve becerisini arttýrmaya deðil, ayný zamanda kiþiliðini geliþtirmesine yönelik olmalýdýr.  Öðrenci bu ortamlarda pek çok iyi tutum ve davranýþ göstererek kendi kendisini disipline etmesini de öðrenmektedir.  &lt;br/&gt;Bu çalýþmada disiplin kavramý ve buna baðlý olarak disiplinsizlik nedenleri, disiplin dýþý davranýþlar, disiplin çeþitleri, sýnýf yönetimi yaklaþýmlarý, istenmeyen davranýþlarýn yönetimi, okulda ve sýnýfta disiplin konularý ayrýntýlý bir þekilde incelenmiþtir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;2.  DÝSÝPLÝN KAVRAMI&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Disiplin, eðitimde kullanýlan en karmaþýk terimlerden birisidir.  Çünkü, disiplinin bir çok anlamý vardýr.  &quot;Eðitim Sözlüðü&quot;nde disiplin için altý taným gösterilmiþtir. Eðitimde bunlarýn hepsi zaman zaman kullanýlmaktadýr.  Bunlar þunlardýr: &lt;br/&gt;(1) Ýstek, içtepi(ilca, impulsa) ve ilgilerin bir ideal ya da etkili ve güvenilir bir etkinlik saðlamak için belli bir yöne doðru götürülmesi ya da denetim altýna alýnmasý süreci; &lt;br/&gt;(2) Düzensizlik, karýþýklýk ya da güçlükler karþýsýnda; o etkinliðin, ýsrarlý ve etkin biçimde izlenmesi; &lt;br/&gt;(3) Öðrenci davranýþlarýnýn, ceza ve ödül aracýlýðýyla yetkisel (oteriter) bir biçimde doðrudan denetimi; &lt;br/&gt;(4) Olumsuz anlamýyla : Etkilerin, çoðu kez, hoþ olmayan ve acý veren bir biçimde engellenmesi; &lt;br/&gt;(5)Bir bilgi dalý; &lt;br/&gt;(6) Zihinsel ya da fiziksel yeteneklerin, tutumlarýn geliþtirilmesi amacý ile tasarlanan bir derstir.  Disiplinin yukarýdakilerden baþka anlamlarý da vardýr.  &lt;br/&gt;Birinci anlama göre disiplin; ilgi, içtepi (itici kuvvet) ve istekleri etkili ve ideal duruma getirmek için, kiþide geliþtirilen içsel bir denetim sürecidir.  Eðitimde disiplin denildiði zaman, en çok anýmsanan, disiplinin bu anlamýdýr.  Daha doðrusu, disiplinin eðitsel bir nitelik taþýyaný budur, çocuðun, kendi kendine çeki düzen vererek, amacýna göre, daha etkili ya da daha ideal çalýþabilir hale gelmesidir.  Disiplinde böyle içsel bir denetim yok ise ona disiplin demek doðru deðildir.  Bu, ayný zamanda, çaðdaþ disiplin görüþünü yansýtmaktadýr.  Bu anlamdaki bir disiplini saðlamak için, çocuða öyle bir etkide bulunulacak ki, çocuk bunun etkisi ile kendi davranýþýný, en ideal ya da etkin bir biçimde düzenleyecektir.  Yani kiþinin fizyolojik ve psikolojik etkilerle ortaya çýkan kendi davranýþlarýna, yine kendisinin egemen olmasýdýr.  Bu tanýmý sýnýf disiplinine uyguladýðýmýz zaman, sýnýfýn gerek kendi çalýþmalarý, gerekse öðretmen rehberliðinde ortaya çýkan kiþilik ile kendi kendisini sessizce yönetmesi anlamýný taþýr.  Bu da, sýnýf yönetiminin, disiplin konusu ile ne kadar ilgili olduðunu gösterir.  &lt;br/&gt;Ýkinci tanýmda, disiplin bir karýþýklýðýnýn giderilmesi amacýyla alýnan bütün ödül ve cezadan yararlanma dýþýndaki etkin ve ýsrarlý önlemleri kapsýyor.  Bu anlamdaki disiplinde, karýþýklýðý giderici önlemler söz konusudur.  Öðretmenin, sýnýf disiplinin bozulmasýna fýrsat vermemesi buna örnek olarak verilebilir.  Öðretmenin bir sözü, bir bakýþý bu tür bir disiplini saðlamaya yeter.  Normal h</description></item><item><title>OKUL ÖNCESÝ VE ÝLKÖÐRETÝM SÜRECÝNDEKÝ EÐÝTÝMDE BÝLÝÞÝM TEKNOLOJÝLERÝNÝN ÖNEMÝ</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?okul-oncesi-ve-ilkogretim-surecindeki-egitimde-bilisim-teknolojilerinin-onemi-454822.html</link><description>OKUL ÖNCESÝ VE ÝLKÖÐRETÝM SÜRECÝNDEKÝ EÐÝTÝMDE BÝLÝÞÝM TEKNOLOJÝLERÝNÝN ÖNEMÝ&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Aslý (Yürütücü) Öztopçu  &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;ÖZET &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Okul öncesi ve ilköðretim sürecindeki eðitim tüm eðitim bilimcilerinin önem verdiði bir süreçtir. Ancak bu sürecin amaçlarýnýn gerçekleþtirilebilmesi için iyi planlanmýþ eðitim programlarýna ihtiyaç duyulmaktadýr. Okul öncesi aile, kreþ ve anaokullarý etkinlik saðlarken ilköðretim döneminde yerini okula ve öðretmenlere býrakmaktadýr. Her yýl eðitim teknolojilerindeki deðiþimlerden dolayý bu alanda da farklýlýklar görülmektedir. Günümüzde biliþim toplumunda eðitimin hýzlanmasý ve verimliliði için yapýlmasý gerekenler vardýr. Bilgi günümüzde en pahalý ürün yapýsýný kazanmaktadýr. Bilgisayarlý eðitim ile diðer teknolojik deðiþimlerin eðitimdeki boyutlarý, neler vermesi gerektiði varsa zarar verebilecek yönleri belirlenerek gerekli etkin alt yapýnýn oluþturulmasý saðlanmalýdýr.&lt;br/&gt;Anahtar Kelimeler: Çocukluktaki eðitim, teknolojik destekli eðitim&lt;br/&gt; &lt;br/&gt;ABSTRACT&lt;br/&gt;In the preschool and primary school process, education all of the education analistes to consider process. However a need for process of achieve one&quot;s goal, true planned. It must be education to speed and productivity for informatics society with each passing day. Computer education with other technology changes dimesions must gives damages and benefits to determined.&lt;br/&gt;Key words: Childhoods education, education of technology.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;1. GÝRÝÞ&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Eðitim ve teknoloji, bireylerin yaþamlarýný uluslarýn arasýndaki siyasal-ekonomik-kültürel iliþkileri ve toplumlarýn sosyal refah düzeylerini belirlemede en önemli faktörler arasýndadýr. Özellikle teknolojide yaþanan deðiþim ve geliþmeler eðitim, baðlý olarak da toplumu etkilemektedir. Bu nedenle teknoloji ve eðitim birbirleriyle ilintili kavramlardýr.(Özkul,Girginer,2001)&lt;br/&gt;Teknolojide yaþanan herhangi bir geliþme eðitimi þu yönlerden etkilemektedir(Alkan, 1997):&lt;br/&gt;*Teknolojik ortamda yaþayacak bireylere gerekli genel yetenekleri kazandýrma,&lt;br/&gt;*Teknolojik ortamýn gerektirdiði niteliklere sahip insan gücünü yetiþtirme,&lt;br/&gt;*Teknolojik olanaklardan yararlanma.&lt;br/&gt;Eðitim ve öðretimde teknoloji kullanma nedenleri ise þunlardýr(Yürütücü,2002):&lt;br/&gt;*Eðitim ve öðretime eriþimi artýrmak,&lt;br/&gt;*Öðrenimin kalitesini yükseltmek,&lt;br/&gt;*Eðitim maliyetlerini azaltmak,&lt;br/&gt;*Eðitimde maliyet etkinliði saðlamak,&lt;br/&gt;*Teknolojik deðiþim zorunluluðuna karþýlýk vermek,&lt;br/&gt;*Öðrencilere çalýþma ve özel hayatlarýnda ihtiyaç duyacaklarý becerileri teknoloji ile saðlamak.&lt;br/&gt;Eðitim kalitesinin bu hizmeti yerine getirilmesi sýrasýnda kullanýlan girdilerce belirlendiði söylenebilir. Bu girdiler öðretim elemanlarý, yöneticiler, hizmetliler, eðitim araç ve gereçleri, öðretim programlarý ve öðrencilerdir. Eðitim kalitesinin en iyi göstergesi, eðitim sürecinden geçirilen öðrencilerin nitelik ve nicelikleridir. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;2.EÐÝTÝMDEKÝ TEKNOLOJÝ&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Eðitim teknolojisinin çaðdaþ geliþim boyutlarýný oluþturan temel olgular: bilimsel, sosyal, ekonomik, kültürel ve teknolojik boyutlarý içermektedir. Teknolojik boyut kapsamlý, iþlevsel, kültürel boyutu olan bir disiplindir. Bu disiplin eðitimde teknolojik ürünlerden yararlanmayý saðlamaktadýr. Bu yeni teknolojik boyutlarýn tümünün incelenmesi gerekir.(Alkan,2001) Örneðin; &lt;br/&gt;*Televizyonla öðretim,&lt;br/&gt;*Bilgisayarla öðretim, &lt;br/&gt;*Programlý öðretim, &lt;br/&gt;*Modüler öðretim, &lt;br/&gt;*Ünite kredi sistemi ve diðerleri &lt;br/&gt;Bu yazýlanlardan bilgisayarla öðretim biliþim toplumu sürecinde eðitim teknolojilerinin temel yapýsýný oluþturmaktadýr. Okul öncesi ve ilköðretim çaðýndaki çocuklarýn günlük hayatlarýna girmiþ olan bilgisayarlarýn aklýmýza gelemeyecek kadar çok etkileri vardýr.&lt;br/&gt;Çaðdaþ eðitim anlayýþýnda, &quot;eðitim&quot; ve &quot;yönetim ve denetim&quot; olmak üzere iki temel boyutu vardýr. yöneticiler gerekli eðitim araç ve gereçlerini temin ederek, öðretmen-öðrenci-veli arasýndaki iþbirliði düzeyinin artýrýlmasýna ortam hazýrlayarak, eðitim sürecini denetim altýnda tutarak sunulan eðitim hizmetinin kalitesini yükseltme imkanýna sahiptirler.&lt;br/&gt;Eðitim kalitesinin artýrýlmasýnda etkili olan bir diðer unsur da araç ve gereçlerdir. Eðitim hizmetinin sunumunda kullanýlan araçlarýn çaðýn teknolojisine uygun olmalarý ve tüm öðrencilerin bu araçlardan eþit  þekilde yararlandýrýlmasý gerekir. Ýletiþim saðlama, motive etme, davranýþ geliþtirme ve öðrenci seviyesine uygunluk özelliklerine sahip olmalarýna baðlýdýr.&lt;br/&gt;Eðitimin önemi; demografik yapýlanmalar gözönüne</description></item><item><title>EÐÝTÝM - ÇOKLU ZEKA VE ÖÐRENME</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?egitim-coklu-zeka-ve-ogrenme-414649.html</link><description>çoklu zeka ve öðrenme</description></item><item><title>ÝLETÝÞÝM SORUNLARI VE ETKÝLÝ SINIF YÖNETÝMÝ</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?iletisim-sorunlari-ve-etkili-sinif-yonetimi-440540.html</link><description>ÝLETÝÞÝM SORUNLARI ve ETKÝLÝ SINIF YÖNETÝMÝ&lt;br/&gt;&lt;br/&gt; Ýletiþim &lt;br/&gt; Ýletiþim, iletilmek istenen mesajýn ilgili herkes tarafýndan anlaþýlmasý amacýyla yargý  ya da düþüncenin, yazý, konuþma ve görsel araçlarla veya bunlarýn bir arada kullanýlmasýyla iletilmesi, alýnmasý veya deðiþtirilmesi olarak tanýmlanabilir   Genel olarak iletiþim, insanlar arasýndaki düþünce ve duygu alýþveriþi olarak da ele alýnmaktadýr.   Ýletiþimin amacý, alan ve veren arasýnda düþünce ve tutum ortaklýðý yaratmaktýr. Karþýmýzdaki kiþiye aktarýlan bilgi deðil, bilginin aktarýlýþ þeklidir iletiþim.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt; Ýletiþim Süreci&lt;br/&gt;            &lt;br/&gt;  Verici      Mesaj              Kanal                                      Alýcý&lt;br/&gt;Â &lt;br/&gt; Öðretmen               Ýçerik                 Yöntem                                   Öðrenci&lt;br/&gt;                                                               ve&lt;br/&gt;                                                           Teknikler&lt;br/&gt;                                                                 &lt;br/&gt;Â                                                   Geri bildirim&lt;br/&gt;Â &lt;br/&gt;                                               Ýletiþim Süreci / Eðitim Süreci&lt;br/&gt;&lt;br/&gt; Ýletiþimi zayýflatan  12 öðretmen davranýþý &lt;br/&gt;1-  Emir vermek- Yönlendirmek,&lt;br/&gt;2-  Uyarmak, Gözdaðý vermek&lt;br/&gt;3-Â Â Ahlak dersi vermek,&lt;br/&gt;4- Â Öðüt vermek, Çözüm  ve öneri getirmek,&lt;br/&gt;5-Â  Öðretmek, Nutuk çekmek, Mantýklý düþünceler önermek,&lt;br/&gt;6-Â Â Yargýlamak, Eleþtirmek, Suçlamak,&lt;br/&gt;7-Â  Ad takmak, Alay etmek,&lt;br/&gt;8-Â Â Yorumlamak, Analiz etmek,&lt;br/&gt;9-Â Â Övmek, Ayný düþüncede olmak, Olumlu deðerlendirme yapmak,&lt;br/&gt;10-Â  Güven vermek, Desteklemek, Avutmak, Duygularýný paylaþmak,&lt;br/&gt;11-Â  Soru sormak, Sýnamak, Sorguya çekmek, Çapraz sorgulamak,&lt;br/&gt;12- Sözünden dönmek, Oyalamak, Alay etmek, Þakacý davranmak, Konuyu saptýrmak.</description></item><item><title>EÐÝTÝMDE GÖRSEL VE ÝÞÝTSEL ARAÇLAR</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?egitimde-gorsel-ve-isitsel-araclar-341996.html</link><description>Eðitimde görsel ve iþitsel araçlar öðrenmenin kalýcý izli olmasýný saðlama açýsýndan çok önemli görülmektedir.Bir öðrenme etkinliði ne kadar çok duyu organýna hitap ederse öðrenme olayý da o kadar iyi ve kalýcý izli olur.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;A.B.D. Texas Üniversitesinde Philips tarafýndan yapýlan araþtýrma sonuçlarýna göre, zaman faktörü sabit tutulduðunda hatýrlama þu yüzdelerle olmaktadýr. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Ýnsanlar Okuduklarýnýn %10&quot; unu&lt;br/&gt;Ýþittiklerinin %20&quot; sini&lt;br/&gt;Gördüklerinin %30&quot;unu&lt;br/&gt;Görüp iþittiklerinin %50&quot; sini&lt;br/&gt;Söylediklerinin%70&quot; ini&lt;br/&gt;Yapýp söylediklerinin%90&quot; ýný hatýrlamaktadýrlar.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Görüldüðü gibi ne kadar çok duyu organý devreye girerse hatýrlama artýyor. Öðrencilerin öðrendiklerini daha çok hatýrlayabilmeleri için sýnýf içinde çok ortamlý (multi media) öðretme durumunun düzenlenmesi önemli görülmektedir. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Sýnýflarda en çok kullanan görsel ve iþitsel araçlarý 3 ana grupta toplayýp aþaðýdaki gibi sýralamak olasýdýr. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;A.GÖRSEL ARAÇLAR&lt;br/&gt;1.Kitaplar&lt;br/&gt;a.Ders Kitabý&lt;br/&gt;b.Öðretmen Kitabý&lt;br/&gt;c.Alýþtýrma Kitabý&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Ders Kitabý: Öðretimde en çok kullanýlan görsel araçtýr.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Öðretmen Kitabý: Öðretmene dersi nasýl iþleyeceði konusunda bilgi verir. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Alýþtýrma Kitabý: Öðrencilerin hem sýnýfta hem de evde kullanabileceði kaynak kitaptýr.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;2.Yazý Tahtalarý&lt;br/&gt;a.Kara Tahta&lt;br/&gt;b.Pazen Tahta&lt;br/&gt;c.Manyetik Tahta&lt;br/&gt;d.Bülten Tahtasý&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Kara Tahta: Geleneksel sýnýf ortamýnda en çok kullanýlan araçtýr.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Pazen Tahta: Bir tahta üzerine tüylü kumaþ geçirilerek oluþturulur.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Manyetik Tahta: Kullanýlacak resimlerin arkasýna mýknatýs takýlýr ve bunlar düþmeden tahta üzerinde durur.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Bülten Tahtasý: Genel duyuru için kullanýlan tahtadýr.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;3.Resimler&lt;br/&gt;a.Düz Resimler&lt;br/&gt;b.Çizgi Resimler&lt;br/&gt;c.Þimþek Kartlar&lt;br/&gt;d.Figürinler&lt;br/&gt;e.Duvar Resimleri&lt;br/&gt;f.Levhalar&lt;br/&gt;g.Afiþler&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Düz Resimler: Fotoðraf makinesiyle çekilmiþ resimler, gazete, kitap gibi basýlý materyallerdeki resimler.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Çizgi Resimler: Basit çizgilerle bir olayý anlatan resimlerdir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Þimþek Kartlar: Bir olayý sýrayla gösteren basit kartlardýr.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Figürinler: Bir kiþi yada objenin kenarlarýndan kesilmesiyle elde edilen resimler.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Duvar Kaðýtlarý: Duvara sýlan büyük tablo þeklindeki resimler.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Levhalar: Yazý ve resimlerin kalýn bir karton üzerinde görüntülenmesidir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Afiþler: Reklam amacýyla kullanýlan Levhalardýr.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;4.Gerçek Eþyalar ve Modeller&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;5.Projektörler ve Grafikler&lt;br/&gt;a.Opak Projektörü&lt;br/&gt;b.Tepegöz&lt;br/&gt;c.Slayt Projektörü&lt;br/&gt;d.Film Þeritleri&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Opak Projektörü: Fotoðraf, resim kitap sayfasý gibi þeffaf olmayan materyalleri ekrana yansýtmaya yarayan araçtýr.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Tepegöz: Tepegöz saydamý olarak bilinen þeffaf levhalarý ekrana yansýtmaya yarar. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Slayt Projektörü: Slaytlarýn ekrana yansýtýlmasýna yarayan araçtýr.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Film Þeritleri: Film Þeritlerinin ekrana yansýtýlmasýna yarayan araçtýr.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;B.Ýþitsel Araçlar&lt;br/&gt;1.Radyo&lt;br/&gt;2.Pikap ve Plaklar&lt;br/&gt;3.Teyp ve Ses Bantlarý&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Radyo: Radyo, kulaða hitap eden ve büyük insan kitlelerini etkileyen bir iletiþim aracýdýr. Radyo sýnýf içinde pek yaygýn kullanýlmamaktadýr.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Pikap ve Plaklar:  Bu iþitsel cihazlar son yýllarda teyp ve kaset çalarlarýn yaygýnlaþmasý ile önemini kaybetmiþtir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;C.Görsel Ýþitsel Araçlar&lt;br/&gt;1.Film makinesi ve Hareketli Filmler&lt;br/&gt;2.Kapalý Devre Televizyon&lt;br/&gt;3.Video&lt;br/&gt;4.Etkileþimli Video&lt;br/&gt;5.Bilgisayarlý Video&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Film makinesi ve Hareketli Filmler: Hareketli ve sesli filmleri yansýtan makinelerdir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Kapalý Devre Televizyon: Kablo yada mikrodalga baðlantýsý yoluyla bir video veya bir stüdyodan doðrudan doðruya sýnýftaki izleyiciye gönderilen yayýndýr. En büyük avantajý ayný anda birçok sýnýfa yayýn tapýlabilmesidir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Video: Ses ve görüntüyü manyetik bir bant üzerine kayýt etmeye ve bu görüntüleri yayýnlamaya yarayan cihazlardýr. Video ile yapýlan eðitim hem göze hem de kulaða hitap eder. Gerçek hayatýn sýnýfta en iyi þekilde sergilenmesini saðlar. 3-5 dakika süren bir programa bir saatlik ders sýðdýrýlabilir. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Etkileþimli Video: Video ve Bilgisayarýn bir araya getirilmesi ile oluþturulmuþtur.Özelikle öðrencilerin kendi baþlarýna yabancý dil öðrenmelerini öðretmen olmadan yanlýþlarýnýn kontrol e</description></item><item><title>BÝLÝÞSEL ALANDA BÝLGÝ, KAVRAMA VE UYGULAMA BASAMAKLARI</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?bilissel-alanda-bilgi,-kavrama-ve-uygulama-basamaklari-371500.html</link><description>BÝLÝÞSEL ALANDA BÝLGÝ, KAVRAMA VE UYGULAMA BASAMAKLARI&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;BÝLGÝ BASAMAÐI&lt;br/&gt;Bilgi basamaðý, kiþinin yeni bilgi aldýðý basamaktýr. Bu basamakta kiþiye bilgi yada kavram öðretilmeden, kavramla ilgili soru sormak yanlýþ olur. Ancak öðrencilerin ön bilgisini almak amacýyla yapýlýrsa daha saðlýklý bir yaklaþým olur. Öncelikle bu basamakta bir öðreten tarafýndan bir temel oluþturulmasý gerekir. Bu temel oluþturulduktan sonra, soru-cevap kýsmýna geçilebilinir. Bilgi basamaðýndaki süreç, bilgi ve hatýrlama aðýrlýklýdýr. Öðreten (öðretmen) aktif, öðrenen (öðrenci) pasif durumdadýr. Öðrenci bilgileri aldýktan sonraki süreçte, anlamýný ve mantýðýný bilerek tanýma, söyleme ve ezberden söyleme vardýr. Örneðin, öðretmen coðrafya dersinde &quot;plato&quot; kavramýný açýkladýktan sonra, bu terimi öðrencilerden istemesi ve öðretenin bunu almasýyla, bilgi basamaðýndaki istenen amaç ve davranýþlar gerçekleþmiþ olur. bu basamak ölçülmesi en kolay, basit davranýþlarý içerir. Bu basamakla ilgili aþaðýda verilen örnekleri inceleyelim:&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;DERS: Atatürkçülük ve Ýnkýlap Tarihi&lt;br/&gt;SINIF: 8&lt;br/&gt;AMAÇ: Atatürk ilkelerinin temel bilgisi&lt;br/&gt;DAVRANIÞSAL AMAÇ&lt;br/&gt;1)Atatürk&quot;ün altý temel ilkesini bilme&lt;br/&gt;2)Ýlkelerin akla ve bilme dayandýðýný bilme&lt;br/&gt;3)Ýlkelerin yurt, millet, milli kültür esaslarýný içerdiðini bilme&lt;br/&gt;4)Ýlkelerin Türkiye&quot;nin çaðdaþlaþma ve batýlýlaþma alanýnda temel çerçeveyi oluþturduðunu bilme&lt;br/&gt;5)Atatürk ilkelerinin demokratik ve özgür ortamý oluþturmasýndaki önemi bilme&lt;br/&gt;6)Cumhuriyetçiliðin, Türk milleti için en uygun yönetim þeklini içerdiðini söyleme/yazma&lt;br/&gt;7)Atatürk Milliyetçiliðinin ýrkçýlýða dayanmadýðýný söyleme/yazma&lt;br/&gt;8)Laiklik ilkesinin özgür dinsel ortamýn temeli olduðunu söyleme/yazma&lt;br/&gt;9)Devletçilik ilkesinin Türkiye&quot;nin o günkü koþullarýnda þekillendiðini söyleme/yazma&lt;br/&gt;10)Halkçýlýk ilkesinin toplumdaki ayrýcalýk kavramýný kaldýrdýðýný söyleme/yazma&lt;br/&gt;DERS: Vatandaþlýk ve Ýnsan Haklarý Eðitimi&lt;br/&gt;SINIF: 7&lt;br/&gt;AMAÇ: Temel haklar ve özgürlükler ile ilgili temel ilkeler bilgisi&lt;br/&gt;DAVRANIÞSAL AMAÇ&lt;br/&gt;1)Yaþam, saðlýk, eðitim, kiþi dokunulmazlýðý gibi haklarýn insanlarýn en temel haklarý olduðunu bilme&lt;br/&gt;2)Temel hak ve özgürlüklerin hiçbir þekilde kýsýtlanamaz olduðunu söyleme/yazma&lt;br/&gt;3)Yaþama hakkýnýn en temel hak olduðunu söyleme/yazma&lt;br/&gt;4)Yaþama hakkýnýn hiçbir þekilde kýsýtlanamaz olduðunu söyleme/yazma&lt;br/&gt;5)Kiþilerin saðlýk hakkýndan yoksun býrakýlamayacaðýný söyleme/yazma&lt;br/&gt;6)Bireylerin özgür ortama geliþebileceðinin altýný çizme&lt;br/&gt;7)Her insanýn saðlýklý bir çevrede yaþama hakkýna sahip olduðunu bilme&lt;br/&gt;8)Bireylerin seçme seçilmekte özgür olduðunun altýný çizme&lt;br/&gt;9)Kiþilerin eðitim hakkýnýn ne sebep olursa olsun ellerinden alýnamayacaðýný söyleme/yazma&lt;br/&gt;10)Düþünce, kanaat, ifade özgürlüðünün her yerde korunmasý gerektiðini söyleme/yazma&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;KAVRAMA BASAMAÐI&lt;br/&gt;Kavrama basamaðý, bilgi basamaðýnda öðrenilmiþ bilgilerin kiþisel hale getirildiði basamaktýr. Burada öðrencinin öðrendiði bilgiyi kendi cümleleriyle ifade etmesi, özetlemesi, kendine mal etmesi söz konusudur. Bilgi basamaðýnda öðrenci daha sýnýrlýdýr, öðreten kiþinin bu bilgiyi aktarmasý beklenir, pasif haldedir. Kavrama basamaðý ise bir üst seviyedir. Öðrenci bilgiyi kendi süzgecinden geçirir, kendi anlayabileceði simgesel düzene sokar. Bilgiler simgesel hale getirildiði zaman, zihinde kalma süresi uzar. Örneðin, bir Türkçe dersini düþünelim. Bu dersin konusu hikayedir. Öðrencinin bu hikayeyi okuduktan sonra kendi cümleleriyle özet bir þekilde anlatmasý istenen amaç ve hedeflere ulaþýldýðýný belirtir. kavrama basamaðý ile ilgili aþaðýda verilen örnekleri inceleyelim:&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;DERS: Sosyal Bilgiler&lt;br/&gt;SINIF: 8&lt;br/&gt;AMAÇ: Türkiye&quot;nin uluslararasý yapýya verdiði önemi kavrayabilme&lt;br/&gt;DAVRANIÞSAL AMAÇ</description></item><item><title>ZÝHNÝ ÖÐRENMEYE YOÐUNLAÞTIRMAK ÝÇÝN NE YAPMALIYIZ</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?zihni-ogrenmeye-yogunlastirmak-icin-ne-yapmaliyiz-371138.html</link><description>ZÝHNÝ, ÖÐRENMEYE YOÐUNLAÞTIRMAK ÝÇÝN NE YAPMALIYIZ?&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Dinlerken not tutmalýyýz, öðretmenin anlattýklarýnýn arkasýndaki anlamlarý kavramaya çalýþarak ön tahminlerde bulunmalýyýz.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Bilgilerin anlamý ne kadar açýksa, zihinde kalma ve hatýrlama olasýlýðý da o kadar yüksektir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Özellikle ilgi duyulan þeyler daha çok hatýrlanýr. Belleðimizin bilinçli bir zorlama olmadan, neyi alýp saklayacaðýný bizim özel ilgimiz belirliyor. Birbirine baðlý, çaðrýþým yaptýran ve istisna olan þeyleri hala iyi hatýrlýyoruz.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;O halde, bir þeyi yeniden hatýrlamak istiyorsak, her þeyden önce onu doðru biçimde yerine yerleþtirmeyi öðrenmeliyiz.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Öðrenme sürecinin baþýnda ve sonunda daha çok þey hatýrlarýz. Fakat öðrenme sürecinin ortasýnda, hatýrlama konusunda bir düþme her zaman söz konusudur. Dinleme arasý verilmediðinde bu düþüþ daha da fazla olmaktadýr.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Bir þeyin bellekte kalmasý, anlamýyla doðru orantýlýdýr. Zihnimizde tutmak istediðimiz bir þey ( ne olursa olsun ) eðer anlamlýysa daha kolay ve daha çabuk kavranacaktýr. Zihnimizde tutmak zorunda olduðumuz ne varsa, bunlarýn hepsine bir anlam kazandýrabilirsiniz. Bu anlam verme olayý kiþiden kiþiye farklýlýk gösterebilir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;VERÝMLÝ ÇALIÞMAYI ENGELLEYEN TUZAKLAR&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;( LÜTFEN AZALTMAYA ÇALIÞIN! )&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;1. Gözlerinizi yapamadýklarýnýza çevirmek&lt;br/&gt;2. Müzik eþliðinde çalýþmak&lt;br/&gt;3. Zorlanýlan derslerin dýþlanmasý&lt;br/&gt;4. Aþýrý kaygý ( güvensizlik )&lt;br/&gt;5. Yatarak ( uzanarak ) çalýþmak&lt;br/&gt;6. Çalýþma anýnda hayallere dalmak&lt;br/&gt;7. Uzayýp giden telefon konuþmalarý yapmak&lt;br/&gt;8. Motivasyon noksanlýðý, isteksizlik&lt;br/&gt;9. Günlük ayrýntýlara boðulmak&lt;br/&gt;10. Çalýþmayý tamamlamadan býrakmak&lt;br/&gt;11. Amaçlarýn, önceliklerin belirlenmemesi&lt;br/&gt;12. Arkadaþlara &quot;hayýr&quot; diyememek&lt;br/&gt;13. Televizyona takýlýp kalmak&lt;br/&gt;14. Dersler, konular hakkýnda yetersiz bilgi sahibi olmak&lt;br/&gt;15. Düzenli tekrarlar yapmamak&lt;br/&gt;16. Programsýz, plansýz çalýþmak&lt;br/&gt;17. Kendinizi baþkalarýyla kýyaslamak&lt;br/&gt;18. Zamaný denetleyememek&lt;br/&gt;19. Çevrenizin sizden beklentilerinin yüksek olmasý&lt;br/&gt;20. Sýnav bilgi ve tekniklerini yeterince bilmemek&lt;br/&gt;21. Çalýþma anýnda uygun dinlenme aralýklarý vermemek&lt;br/&gt;22. Yanlýþlardan ders almamak, noksanlarý gidermemek&lt;br/&gt;23. Çözümlenemeyen ailevi veya kiþisel sorunlar içinde boðulmak&lt;br/&gt;24. Fazla dýþa açýk olmak&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;BAÞARININ PROGRAMI&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Ýnsan hangi limana gideceðini bilmezse hiçbir rüzgar onun için yararlý olmaz.&lt;br/&gt;SENACA&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Esen rüzgarlara kendini býrakarak istediði limana ulaþmak isteyenleri bekleyen son, tam bir hayal kýrýklýðýdýr.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Üniversite sýnavlarýnda, þans faktörünün oraný % 0&quot;a yakýndýr. Çünkü arkadaþlarýnýz iþi þansa býrakmýyor. Planlý, Programlý bir çalýþma yürütüyor. Planlý çalýþma yürüten arkadaþlarýnýz varken, sizin iþi þansa býrakmanýz, erkenden havlu atmak olacaktýr.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Planlý çalýþma, nereye ve nasýl gideceðinizi mantýklý bir biçimde, önceden karþýlaþtýrmanýzdýr. Öðrencinin geçerli ve verimli bir program hazýrlamayý bilmesi için öncelikle, günlük yaþantýsýnda yer alan olaylarý ve zaman kaybýna yol açan nedenleri belirlemesi zorunludur.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;ÖÐRENMENÝN GESTALT MODELÝ&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Fakir bir adama balýk verirsen, o gün için doyar. Ona balýk tutmayý öðretirsen, her gün doyar.&lt;br/&gt;ÇÝN ATASÖZÜ&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Herhangi bir bilgiyi, zihne kazandýrmanýn en iyi yolu; bunu bütünüyle kavramaya çalýþmaktýr. Böylece eldeki metin veya konu bir bakýþta kavranýr. Öðrenilecek bilgi malzemesi akýlda tutulmayacak kadar büyükse ve zorsa, bu durumda öncelikle, bilgi malzemesiyle ( Konuyla ) ilgili genel bir görüþ edinmeye çalýþýn. Böylece baðlayýcý &quot;ana çizgileri&quot; kolayca fark ederek ve metnin olabildiðince az parçalar halinde bulunmasýna dikkat ederek anlamlý bir bölümleme yapabilirsiniz.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;GÜMÜÞ GÜNLER, ALTIN SAATLER BOÞ GEÇMEMELÝ&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Baþlangýçta hepimizin eþit olarak sahip olduðu tek þey, zamandýr.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Sorun; ne kadar zamanýmýzýn olduðunda deðil, sahip olduðumuz zamaný nasýl kullandýðýmýzdadýr.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Zaman; eþsiz bir kaynak&amp;#8230; biriktiremeyiz; harcamak zorundayýz. Onu istediðimiz zaman durduramayýz.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Zaman; tekrar ele geçmeyen tek þey!&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;ÇALIÞMA PROGRAMI HAZIRLAYIN&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Eðer bugün hiçbir þey yapmadým demek istemiyorsan, yarýn için plan yap! ve uygula.&lt;br/&gt;NÝHAT ATEÞ&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Haftalýk ders çalýþma programý hazýrlarken günlük faaliyetlerinizi, haftanýn her günü için ayrý ayrý gözden geçirmelisiniz. Okula gidiþ &amp;#8211; dönüþ saatleri, çalýþmak için ayrýlacak süre, yemek arasý, dinlenme, gezme, Tv ve diðer iþler için ayrýlacak zamaný önceden belirlemelisiniz. Uygulanabilir bir programýn hazýrlanabilmesi için tüm bu etkinlikleri gerçekçi bir biçimde planla</description></item><item><title>ÖÐRETMENLÝK</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?ogretmenlik-346522.html</link><description>Öðretmenlik&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Öðretmenlik; bir dersle ilgili amaç, ilke ve teknikleri veren bir derstir. &lt;br/&gt;Dersin amacý ve ilkelerini gösteren hangi araç ve gereçlerden faydalanacaðýný bildiren bir derstir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Türk Milli Eðitimi&quot;nin Amacý (Özel Amaçlar)&lt;br/&gt;1.Ýlköðretim milli bir eðitim bir kurumudur.&lt;br/&gt;2.Okulda her ders milli milli hedeflere ulaþtýrýlacak bir araç olarak bakýlmalýdýr.&lt;br/&gt;3.Ýlköðretimde her derste milli hayatýn arasýnda ilgi saðlanmasýna ve milli hayata baðlanmasýna geniþ ölçüde yer verilmelidir.&lt;br/&gt;4.Okul kültürel geliþme ve eðitim merkezidir.&lt;br/&gt;5.Çeþitli eðitsel kollar, el iþleri, toplantýlar, kurslar, el sanatlarý, çocuk saðlýðý, anne saðlýðý gibi bazý eðitim faaliyetlerinde bulunurlar.&lt;br/&gt;6.Okul öðrencilerinin temel ihtiyaçlarýna cevap veren bir kurumdur.&lt;br/&gt;a)Her çocuk birbirinden farklýdýr. Ýhtiyaçlarýn da ayný olduðu beklenemez. Ferdi farklýlýklarý anlayýp buna göre eðitim-öðretim faaliyetleri düzenlenmelidir.&lt;br/&gt;b)Eðitim ve öðretimde hayatilik görünüþtür. Öðrencinin kazanacaðý bilgi, beceri gibi durumlarda alýþkanlýk hayatilik derecesine baðlýk olarak faydalýdýr.&lt;br/&gt;c)Çocuklar baþkalarýnýn istediklerini deðil, kendi istekleri doðrultusunda deðerlendirilmelidir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Amaç: Çocuklardan istenilen davranýþ deðiþikliði çocuðuna çocuk olduðu unutulmamalýdýr. Sýnýfa girince çocuklarla hoþ bir diyalog kurulup derse yavaþ yavaþ hazýrlanmalýyýz. Ders anlatmaya özen göstermeliyiz. Çocuklarýn anlayabilecekleri seviyede anlatýlmalý, çocuða ödev verilmelidir. Çalýþmaya sevk etmek için çocuðun kavramada iliþkisini zeka seviyesine, olaylar karþýsýnda tutumu ve davranýþlarý iyi bilinmelidir. Çocuðun problemlerine eðilmelidir. Ödev verildiðinde niçin yapýlmadýðýný araþtýrmayan, hemen kýzan bir öðretmen olunmamadýr. Sebepler araþtýrmalý çocukla tek tek  ilgilenilmelidir. Okul sadece eðitim veren bir kurum deðildir. Okul, aile ve çevre ile iliþkiler kurulmalýdýr.&lt;br/&gt;Ýnsan, altýn madeni gibidir. Ýþlenirse kendine, ailesine fayda saðlar ve çok iyi dersler kazanacaktýr. Çocuklarýn temel ihtiyaçlarý vardýr. Eðitim buna göre düzenlenmelidir. Derslerde amaçlarda ilkeler arasýnda denge bulunmalýdýr. Davranýþ deðiþikliðine yönelinmelidir. Öðrencinin davranýþlarý gün geçtikçe deðiþecektir. Öðrenme her zaman doðru olmayabilir. Konularýn seçiminde bulunulan zamandan ve yerden baþlanmasý amacýyla Türkiye geneli için bir program yapýlmýþtýr. Biz çevreye göre okulun kendi ihtiyaç ve ilgisine göre deðiþtirilebilir.&lt;br/&gt;Mihver dersler; fen bilgisi, sosyal bilgiler ve hayat bilgisi dersleridir ve bu dersler, beceri derslerinin hareket noktasýdýr.&lt;br/&gt;Ayrý yerlerde yaþayan çocuklarýn ihtiyaçlarý birbirinden farklýdýr. Öðretmenler çocuklarýn anlayabileceði kavrayabileceði þekle getirmelidirler. Derslerin hazýrlýk aþamasýnda çocuklar konuya motive edilmelidir. Ünitenin konularý belirtilip ve nelere dikkat edileceði de açýklanmalýdýr. Üniteler iþlenirken her zaman yakýn çevreyi ve zamaný hareket noktasý olarak düþünmeliyiz. Yakýn çevre eðitimin hareket noktasýdýr.&lt;br/&gt;Çocuklar, konu ve ünitelere ilgi duymuyorsa;&lt;br/&gt;-O konuyu iþlemek için yoluyla birlikte plan ve deðerlendirmeler yapýlmalýdýr.&lt;br/&gt;-Hazýrlýk planlama iþleri deðerlendirme olarak yapýlmalýdýr.&lt;br/&gt;Öðretmen o yýl okutacaðý sýnýfýn dersleriyle ilgili plan ve araþtýrmalar yapar. Ünite konularýný tespit eder, öðretmen sýnýfa gelir ve biz bu yýl þu konularý iþleyeceðiz diye sýnýfa bilgi aktarýr. Hangi öðrenciler, hangi üniteye ilgi duyuyor, hangisine ilgi duymuyor?.. Öðrencilerin yapýlacak üniteler ve katýlýmda bulunmalarýný saðlar. Ýlgi ve alakanýn derecesini tespit edere. Hangi metotlardan, tekniklerden faydalanacaðýný hangi gözlemi yapacaðýný açýklar. Bunlar önceden tespit edilir. Böylece konu ve ünitelerin katýlýmýyla çeþitli araç ve gereçlerle öðrencilerin de ilgisiyle iþlenecek. Çocuk ilgi duymuyor diye üniteyi iþlemekten vazgeçilmemelidir. Çocuklarýn ilgi duyacaðý þekilde iþlenecektir. Eðitim-öðretim planlý ve programlý çalýþmalýdýr. Bazý amaçlardan ve hedeflerden uzaklaþtýrmamasý için plan ve program yapýlmalýdýr. Konular çocuða hangi davra</description></item><item><title>KAYNAÞTIRMA EÐÝTÝMÝ</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?kaynastirma-egitimi-456801.html</link><description>KAYNAÞTIRMA EÐÝTÝMÝÖ N S Ö Z2916 sayýlý Özel Eðitime Muhtaç Çocuklar Kanunu; özel eðitimin genel eðitimin ayrýlmaz bir parçasý olduðu, özel eðitim hizmetlerinin çocuklarýn özür ve özellikleri dikkate alýnarak mümkün olduðu kadar çocuðun yakýnýna götürülecek þekilde planlanacaðýný, durumlarý ve özellikleri uygun olan özel eðitime muhtaç çocuklarýn, normal çocuklarýn eðitimleri için açýlmýþ olan okul ve eðitim kurumlarýnda normal akranlarý arasýnda eðitim görmeleri için gerekli tedbirlerin alýnacaðýný belirtmektedir.Eðitim-öðretim hizmetlerinin bizzat yapýldýðý birimler okullardýr. Ýlköðretim okullarý; mecburi ilköðretim çaðýnda bulunduklarý halde zihnen, bedenen, ruhen ve sosyal bakýmdan özürlü olan çocuklarýn özel eðitim ve öðretim görmelerini saðlar.Ayrý eðitim ortamlarýnda eðitilen özürlü öðrencilerin toplumdan uzak kalmalarý, normal akranlarý ile beraberliklerinde uyum güçlüðü çekmeleri, bu çocuklarýn normal akranlarý ile birlikte ama bazý teknikler alýnarak eðitim görmeleri gerektiði fikrini ortaya çýkarmýþtýr. Böylece bu çocuklarýn eðitimlerinde &quot;Kaynaþtýrma Eðitimi&quot; uygulamasý gündeme gelmiþtir.Ýþte 1988 yýlýnda Milli Eðitim Bakanlýðý Özel Eðitim ve Rehberlik Dairesi Baþkanlýðý tarafýndan yayýmlanan bir genelgeyle okullarýmýzda kaynaþtýrma eðitimi uygulamasýna geçilmesi bildirilmiþ ve kaynaþtýrma eðitiminin esaslarý belirlenmiþtir. Ýlimizde bu öðretim yýlýndan baþlamak üzere 2916 sayýlý Özel Eðitime Muhtaç Çocuklar Kanunu ve Özel Eðitim ve Danýþma Hizmetleri Genel Müdürlüðünün 11.8.1999 tarih ve 2237 sayýlý genelgesindeki deðiþiklikler de dikkate alýnarak daha planlý ve programlý olarak &quot;Kaynaþtýrma Eðitimi&quot; uygulamasýna aðýrlýk verilecektir. Özel eðitime muhtaç çocuklarýn toplum dýþýna itilmek yerine toplumla daha kolay kaynaþmalarý, bütün eðitim imkanlarýndan azami ölçüde faydalanmalarýna baðlýdýr. Bu noktadan hareketle okul idarecilerimiz ve öðretmenlerimizin bizzat eðitim-öðretim hizmetleri uygulayýcýlarý olarak konuya gereken hassasiyeti göstereceklerine samimi olarak inanýyorum.Ýlimiz Rehberlik ve Araþtýrma Merkezi Müdürlüðü tarafýndan hazýrlanan ve kaynaþtýrma eðitiminde temel ilke ve teknikleri içermekte olan bu kitapçýðýn okul idarecileri ve öðretmenlerime yardýmcý olacaðý düþüncesiyle bütün eðitim camiasýna baþarýlar diliyor, emeði geçenlere teþekkür ediyorum.SUNARKEN2916 sayýlý Özel Eðitime Muhtaç Çocuklar Kanunu ve Özel Eðitim Ve Danýþma Hizmetleri Genel Müdürlüðünün 11.08.1999 tarih ve 2237 sayýlý genelgesi ile özürlü çocuklarý eðitimlerinde yeni bir yaklaþým ve bu yaklaþýmýn yararlarý anlatýlmaktadýr. Özürlü çocuklarýn normal akranlarý arasýnda ilave bazý tedbirlerle eðitimlerini sürdürmelerini konu alan bu genelge doðrultusunda, 1999 &amp;#8211; 2000 öðretim yýlýnda kaynaþtýrma eðitimi ile ilgili yeni düzenlemeleri de kapsayan bir çalýþma yapýlmasý planlanmaktadýr.Kaynaþtýrma eðitiminin esas amaçlarý doðrultusunda, bu çocuklara eðitim verecek idareci ve öðretmenlerimize yardýmcý olabilmek için ilimiz Rehberlik ve Araþtýrma Merkezi olarak &quot;Kaynaþtýrma Eðitimi&quot; adlý kitapçýðý hazýrlanmýþtýr. Kaynaþtýrma eðitiminin mevcut kanunlarýmýzýn bir gereði olduðu, kaynaþtýrma eðitiminin mahiyetinin ne olduðu, amaçlarý, ilkeleri, teknikleri ve hitap ettiði özür gruplarýnýn hangileri olduðu, sýnýf öðretmenine öðretim sýrasýnda yardýmcý olacak bazý ipuçlarý gibi konular kitapçýkta incelenmeye çalýþýlmýþtýr.Çalýþmalarýndan dolayý Rehberlik ve Araþtýrma Merkezi personeline teþekkür ederek, bu çalýþmanýn tüm idareci ve öðretmenlerimize yardýmcý olmasýný diliyorum..&quot;NOT: Bu çalýþma, sitemizi ziyaret edecek deðerli eðitmenlerimize ve kaynaþtýrma eðitimi bilgilerine ihtiyaç duyabilecek kiþilerin faydalanmasý düþüncesiyle sitemizde araþtýrma amaçlý yayýnlanmýþtýr. Tüm haklarý yukarýda belirtilen kuruma aittir. Kopyalanmamasý önemle rica olunur. Bu konularda geniþ bilgi almak isteyenler yukarýda belirtilen ilgili kurumla ve yöneticileriyle baðlantý kurmalarý tavsiye olunur.&quot; Ý Ç Ý N D E K Ý L E RSayfa NoÖnsöz ..........................................................</description></item><item><title>ÇOKLU ZEKA KURAMININ KULLANILDIÐI DERSÝN PLANI</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?coklu-zeka-kuraminin-kullanildigi-dersin-plani-383257.html</link><description>ÇOKLU ZEKA KURAMININ KULLANILDIÐI DERSÝN PLANIOKUL: Süleyman Çakýr LisesiSINIF: 10 / RDERS: Tarih IIÜNÝTE: Selçuklu TarihiKONU: Malazgirt Savaþý.SÜRE: 40 dk.HEDEF: Malazgirt Savaþýyla ilgili önemli olgularý kavrayabilme.DAVRANIÞLAR :1-Malazgirt Savaþýnýn Türk ve dünya tarihindeki önemini açýklayarak yazma ve söyleme. 2-Malazgirt Savaþýnýn Anadolunun Türkleþmesindeki rolünü açýklayarak yazma ve söyleme.3-Malazgirt Savaþýndan sonra Bizans Ýmparatorluðunun durumunu açýklayarak yazma ve söyleme.YÖNTEM VE TEKNÝKLER : Çoklu zeka kuramý, soru-cevap.ARAÇ VE GEREÇLER : Malazgirt Savaþýndan bir sahneyi içeren asetat, tepegöz, harita, Alpaslanýn minyatürleri.A)HAZIRLIK1-DÝKKAT ÇEKME:Dersin baþlangýcýnda öðrencilerin dikkatini çekmek için onlara soru sorarým &quot;Malazgirt Savaþý bir Türk olarak size ne anlam ifade ediyor ?&quot;Öðrencilerin cevaplarýný dinledikten sonra sessiz kalýr, cevabýmý dersin sonuna saklarým.2-GÜDÜLEME: Öðrencilere Malazgirt Savaþýndan bir sahne alan resmi gösteririm. &quot;Bu sahne, Türklerin Anadoluyu bu sefer kazanmak için deðil ama korumak için giriþtikleri mücadelelerde pek çok kez karþýnýza çýkacak. Özellikle inkýlap derslerimizde göreceðiz. O olaylarý daha iyi anlamanýz için bir altyapý ihtiyacýnýz var. Bu yüzden bugünkü dersimiz çok önemli.Pek çok sýnavda da bununla ilgili sorularla karþýlaþacaksýnýz. O yüzden dersi yalnýzca dinlemeyin, anlamaya çalýþýn.3-HEDEFTEN HABERDAR ETME:Öðrencilere &quot;Sizden bir Türk genci olarak Malazgirt Savaþýnýn bizim için ne demek olduðunu kavramanýzý bekliyorum&quot; derim.4-ESKÝ BÝLGÝLERÝ HATIRLATMA:Öðrencilere, eski bilgilerini hatýrlatmaya yönelik sorular sorarým; &quot;Alpaslan Anadoluya ilk akýnlarýný baþlatmýþtýr öncesi yok mu ?&quot;  &quot;Anadolu o dönemlerde Bizansýn hakimiyetinde. Türk akýnlarýndan rahatsýz ama bir þey yapamýyor. Neden ?&quot;B) GELÝÞTÝRMEÖðrencilerin görsel-uzamsal zekalarýný geliþtirmek için haritada Malazgirtin, Rahva ovasýnýn ve konuyla ilgili diðer coðrafi mekanlarýn yerini gösteririm. Daha sonra konuyu anlatmaya geçerim. Öðrencilerin Mantýksal-Matematiksel zekasýný kullanmak için, iki ordunun içerikleri ve sayýlarý hakkýnda bilgi verdikten sonra, &quot;Ýki ordu arasýndaki kuvvet farký muazzam. Doðal þartlar altýnda adil bir mücadele deðil ve Bizansýn lehine. Ama sonuç tam tersi oluyor. Bunda ne etkili olabilir ?&quot; sorusunu sorarým.Öðrencilerin sosyal zekasýný geliþtirmek için, onlardan üçerli gruplar kurmalarýný, savaþýn sonunda Selçuklular ile Bizans arasýnda imzalanan anlaþmanýn esaslarýný ve iki devlete getirilerini araþtýrmalarýný ve haftaya ortak bir ödev metni hazýrlamalarýný isterim.Öðrencilerin görsel uzamsal zekalarýna yöneli Alpaslanýn birkaç minyatürünü onlara gösteririm.C-SONUÇ:1-Özet:Dersin sonunda Malazgirt Savaþýnýn Türk tarihindeki önemini belirten bir özet yapar ve dersin baþýnda sorduðum soruya kendi yorumumu belirtirim 2-Deðerlendirme:Ve son olarak hem dilsel hem de içsel zekalarýný geliþtirmeye yönelik, &quot;iþlenen konudan kendinizce ne çýkarýmlarda bulundunuz, neleri önemli gördünüz yazýn bakalým&quot;  derim.</description></item><item><title>ÇOKLU ZEKA KURAMI</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?coklu-zeka-kurami-452735.html</link><description>ÇOKLU ZEKA KURAMI  ( MI THEORY )&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Hazýrlayan: BARIÞ ÇÝFTÇÝ(Türkçe Öðretmeni)&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Eðitime yeni bir yaklaþým getiren çoklu zeka kuramý ( Multiple Intellegence &amp;#8211; &lt;br/&gt;MI Theory ), Harward Üniversitesi öðretim üyelerinden Howard Gardner tarafýndan 1983 yýlýnda geliþtirilmiþtir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt; Günümüzde eðitim ve psikoloji alanýndaki geliþmelerle birlikte bireylerin neler yapabildiðinden çok, neler yapabileceði düþünülmelidir. Çoklu zeka kuramý da bu amaçla yeni pedagojik yöntemlerin düþünülmesi için ortaya atýlmýþtýr. Gardner, zekayý &quot;problem çözme kapasitesi ya da deðerli bir veya birden çok kültürel yapý ürününe þekil vermek&quot; olarak tanýmlamaktadýr. Gardner&quot;a göre çoklu zeka kuramýnýn temelinde biyolojik ve kültürel boyutlar yer almaktadýr.&lt;br/&gt;Zekanýn geliþmesinde avantaj ve dezavantaj yaratan çevresel etkenler vardýr. Bunlar aþaðýdaki gibi sýralanabilir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt; 1-    Kaynaklara ulaþým þansý :  Aile çok fakirse çocuk keman, piyano gibi müzikal zekayý geliþtirebilecek enstrümanlara ulaþamadýðýndan bu zekanýn güçlenmesi, geliþmesi zorlaþabilir. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;2-    Tarihsel, kültürel faktörler : Okulda matematik ve fene dayalý programlar önemseniyorsa, öðrencinin mantýk, matematik zekasý geliþebilir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;3-    Coðrafi faktörler : Köyde yetiþmiþ bir çocuk apartmanda büyümüþ bir çocuða oranla bedensel zekasýný daha çok geliþtirebilir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;4-    Ailesel faktörler : Ressam olmak isteyen bir çocuðun ailesi avukat olmasýný istiyorsa çocuðun dil zekasý desteklenecektir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;5-    Durumsal faktörler : Kalabalýk bir ailede büyümüþ ve kalabalýk bir ailede yaþayan bireyler doðalarýnda sosyallik olmadýkça kendilerini geliþtirmek için daha az zamana sahip olurlar.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt; &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Buradan da görüldüðü gibi, bu etkileþimler ve bunlara baðlý olarak zekanýn deðiþik boyutlarý artýrýlabilir.  Zekanýn farklý boyutlarý olmakla birlikte bu boyutlar birbirlerinden çok ayrý yapýlar ya da özellikler deðildir. Örneðin bir futbol oyuncusu bedensel zekayý koþarken, yakalarken ve vururken; uzamsal (þekil-uzay) zekayý, sahayý, diðer oyuncularýn pozisyonlarýný düþünürken; dil ve sosyal zekayý oyun kurallarýný öðrenirken ve takým arkadaþlarýyla paylaþýrken; özedönük (kiþisel) zekayý kendini deðerlendirirken kullanmaktadýr. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt; &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Çoklu zeka kuramýnda 8 çeþit zeka belirlenmiþtir. Bunlar :&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;1-  Sözel &amp;#8211; Dil&lt;br/&gt;2-  Mantýk &amp;#8211; Matematiksel&lt;br/&gt;3- Þekil (Görsel) &amp;#8211; Uzay (Uzamsal; Alansal)&lt;br/&gt;4-  Müziksel &amp;#8211; Ritmik      &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;5- Bedensel &amp;#8211; Kinestetik &lt;br/&gt;6- Kiþilerarasý - Sosyal&lt;br/&gt;7- Kiþiye dönük (Ýçsel ; Özedönük)&lt;br/&gt;8- Doða&lt;br/&gt;&lt;br/&gt; &lt;br/&gt;ÇOKLU ZEKA TEORÝSÝ HANGÝ TEMELLERE DAYANIR ?&lt;br/&gt; &lt;br/&gt;Çoklu zeka teorisi aþaðýdaki temelleri esas alýr   (Armstrong, 1994)&lt;br/&gt;&lt;br/&gt; &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;1-    Her insan, çeþitli zeka alanlarýnýn tümüne sahiptir. Çoklu zeka teorisi, insanda yalnýzca tek bir zekanýn geçerliliðini belirlemek yerine, her insanýn bütün zeka alanlarýnda yeteneðinin olduðu görüþünü benimsemektedir. Ancak, her insanda söz konusu olan bu zeka alanlarý deðiþik düzeylerde bulunabilmektedir. &lt;br/&gt;2-    Her insan, çeþitli zeka alanlarýndan her birini yeterli düzeyde geliþtirebilir. Çoklu zeka teorisi, yeterli ve uygun destek , imkan ve eðitim saðlandýðýnda, gerçekte her bireyin zeka alanlarýnýn hepsini oldukça yüksek bir düzeyde geliþtirebilme kabiliyetine sahip olduðunu ileri sürmektedir.&lt;br/&gt; 3-    Çeþitli zeka alanlarý, genellikle, bir arada karmaþýk bir yapýda çalýþýrlar. Genellikle, gerçek hayatta hiçbir zeka alaný tek baþýna var olmaz. Çeþitli zeka alanlarý birbirleri ile sürekli olarak etkileþim içindedirler. Örneðin, bir yemeði piþirecek bir kiþinin önce tarifi okumasý ve anlamasý (sözel-dil zeka alaný), yemek tarifini oluþturan elementleri tasniflemesi ve yemeðe karýþým oranlarýný hesaplayabilmesi (mantýksal-matematiksel zeka alaný) ve yemeðin kendi damak zevkine uygunluðu (kiþisel zeka alaný) yanýnda, ailedeki bütün fertlerin memnuniyetini de saðlayabilmesi (kiþilerarasý zeka alaný) gerekir. Yine, benzer bir þekilde, basketbol oynamakta olan bir kiþinin koþmak, topu baþkasýna atmak ve topu yakalamak gibi özellikleri içeren bedensel-kinestetik zekaya sahip olmasýnýn yanýnda, bu kiþinin kendisini oyun sahasýna adapte edebilmesi için görsel-uzaysal zekaya ve oyunda ortaya çýkabilecek muhtemel anlaþmazlýklarýn çözümü için kiþilerarasý zekaya sahip olmasý gerekmektedir.&lt;br/&gt; 4-    Bir kiþinin her alanda zeki olabilmesinin bir çok yolu bulunmaktadýr. Bir kiþinin belli bir zeka alanýnda zeki sayýlabilmesi için eðitimcilerce benimsenmiþ standart sayýlabilecek birtakým nitelikler söz konusu deði</description></item><item><title>CANLILAR VE HAYAT (MATERYAL)</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?canlilar-ve-hayat-(materyal)-376744.html</link><description>SÖZCÜKTE   ANLAM &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;1.Gerçek anlam : Kelimelerin herkesçe bilinen ilk anlamýna denir.&lt;br/&gt;    Örnek :  &quot;Ateþ&quot; sözcüðünü düþündüðümüzde aklýmýza gelen ilk anlamý ; yanýcý cisimlerin tutuþmasýyla beliren ýsý ve ýþýktýr.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;2.Mecaz anlam : Bir sözcüðün gerçek anlam dýþýnda yeni bir anlam kullanýlmasýna denir.&lt;br/&gt;    Örnek : Ali bana çok kýrýcý davrandý.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;3.Eþ anlam : Yazýlýþlarý ve okunuþlarý farklý olduðu halde anlamlarý ayný olan kelimelere denir.&lt;br/&gt;Örnek : Baþ - kafa, Beyaz- ak&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;4.Zýt anlam : Nesne, durum, nitelik bakýmýndan birbirine karþýt kavramlarý karþýlayan kelimelere denir.&lt;br/&gt;Örnek : Uzun- kýsa&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;5.Sesteþlik : Yazýlýþlarý ve okunuþlarý ayný olduðu halde karþýladýklarý anlamlarý farklý olan kelimelere denir.&lt;br/&gt;Örnek : Yüz lira param var &amp;  Koyunun derisini yüz&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;GÜNLÜK DERS PLANI ÖRNEÐÝ&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;HAZIRLIK&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Dersin adý : Türkçe&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Konunun Adý : Kelime Anlamý&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Süre : 2/ 45 DAKÝKA&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Yöntem ve Teknikler: Gösterip yaptýrma,  Soru-Cevap, Anlatma&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Genel hedefler  : Kelimelerin anlam özelliklerini kavrayabilme&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Özel hedefler: Gerçek ve mecaz anlamlý kelimeleri ayýrabilme, &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Eþ anlamlý ve zýt anlamlý  kelimeleri kavrayabilme   &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Somut ve soyut kelimeleri öðrenme&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;DERSÝN ÝÞLENÝÞÝ&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;1.MOTÝVASYON: Yüksek sesle anlatacaðýmýz konu ile ilgili örnekler geçen cümleler okuma&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;2   GÝRÝÞ: Kelime bilgisi konusunu anlatma&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;3.  ÝÞLENÝÞ: Tepegözle kelime bilgisi ile ilgili bilgileri öðrencilere izletme&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Güdüleme: örneklerle konunun önemini çocuklara kavratma&lt;br/&gt;Bir parçadaki anlam özelliklerinin bulunmasý &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;5.  DEÐERLENDÝRME:Mecaz anlamlý bir kelimenin kullanýldýðý bir cümle söyleyiniz&lt;br/&gt;Üç tane eþ anlamlý kelime örneði veriniz.&lt;br/&gt;Verilen örneklerden somut adlarý bulunuz.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;6 .  PEKÝÞTÝRME: çeþitli kelime anlamlarýnýn bir arada kullanýldýðý örnek  parçalar verip, burada kullanýlanlarý buldurma.  &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;v                                          ÇALIÞMA KAÐIDI&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;1.    1. Doktora boþ gözlerle bakýyordu.&lt;br/&gt;       2. Adamda yüz yok ki !     &lt;br/&gt;       3.  Ocaðýn baþýndakilere yaklaþtý. &lt;br/&gt;       4.  Hangi sýnýfta ders çalýþýyordu ?&lt;br/&gt;Hangi cümlelerdeki altý çizili sözcükler ,gerçek anlamýyla kullanýlmýþtýr ?&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;A) 1. Ve 2.                     B)  1. Ve 3.        C ) 2. Ve 4.      D) 3. Ve 4&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;2.   Aþaðýlardakilerden hangisinde &quot; dirilmek&quot; sözcüðü mecaz anlamýyla kullanýlmýþtýr ?&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;A)Masal kahramaný büyü bozulunca dirilmiþ.&lt;br/&gt;B)Aruz ölçüsü belki bir gün dirilecek&lt;br/&gt;C)Hasta sýhhatine kavuþmuþ , dirilmiþ&lt;br/&gt;D)Zavallý adam , karnýný doyurunca dirildi.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;3.Aþaðýdakilerden hangisinde zýt kavramlar bir arada kullanýlmýþtýr ?&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;A)Ömrümde zararsýz günümü bilmem&lt;br/&gt;       Her senede yüz milyonluk karým var   &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;B)Sen bir ceylan olsan olsan ben bir avcý &lt;br/&gt;       Avlasam çöllerde saz ile seni&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;C)Ben kapýnda kulun kölen olayým&lt;br/&gt;       Hep sana ettiðim naz kara gözlüm&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;D)Gelsin nazar etsin gözü yaþýna&lt;br/&gt;        Bahar suyu gibi çaðlarým demiþ&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;4.&quot;Aðýr&quot; sözcüðü , aþaðýdakilerden hangisinde &quot;hafif&quot; sözcüðünün karþýt anlamýyla kullanýlmýþtýr ?&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;A)Bu ödev çok aðýr , istersen deðiþtirelim.&lt;br/&gt;B)Çok aðýr bir hastalýða yakalandýðýný biliyordu.                                              &lt;br/&gt;C)Aðýr yaralýyý hemen ameliyathaneye aldýlar.&lt;br/&gt;D)Atalarýmýz , taþ yerinde aðýrdýr , demiþler.</description></item><item><title>EÐÝTÝMDE TOPLAM KALÝTE YÖNETÝMÝ</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?egitimde-toplam-kalite-yonetimi-455472.html</link><description>EÐÝTÝMDE TOPLAM KALÝTE YÖNETÝMÝ&lt;br/&gt;Eðitimin, ekonomik ve toplumsal kalkýnmanýn gerçekleþtirilmesi için gerekli nitelik ve sayýda insan gücünü yetiþtirme süreci olduðu kabul edilmektedir. Ýnsan gücü kaynaklarýyla kalkýnma arasýndaki iliþkinin özelliði çift yönlü bir etkileþimin varlýðýný ortaya koymaktadýr. Çünkü ekonomik ve sosyal geliþmenin ancak insan gücünün iyi yetiþtirilmesi ve eðitilmesi ile saðlanabileceðini de unutmamak gerekir. Kalkýnma insan için yapýlmakla beraber, kalkýnmayý gerçekleþtirecek insana da oldukça önemli görevler yüklenmektedir. Bunun sonucunda insan gücü planlamasýnýn amacý, her kademede, ekonominin ihtiyaç duyduðu insan gücünün, nicelik ve nitelik olarak uzun dönemde arz ve ihtiyaç açýsýndan dengeli bir biçimde saðlanmasýdýr. Þu halde, kalkýnma planlarýnda insan gücü planlamasý, gerekli iþgücünün belirlenmesi amacýyla eðitim sistemine hedef göstermek olarak ele alýnmýþtýr (Üçcan, 1992).&lt;br/&gt;TKY&quot;ni eðitim alanýnda uygulamaya koyduðumuzda bazý güçlüklerle karþý karþýya kalmaktayýz. Sanayi sektöründe üretimde kabul edilen ham maddenin deðiþmesi üretim þeklinin, makinenin, teknolojinin, iþ gücünün, yönetim anlayýþýnýn, pazarýn deðiþmesi söz konusu olabilir. Ayrýca bu deðiþiklikleri sayýsal verilerle ölçebiliriz. Ancak eðitimde davranýþ deðiþiklikleri sayýsal olarak ölçmek zordur, bazý durumlarda imkansýzdýr.&lt;br/&gt;Eðitimde öðrencinin eðitim kurumlarýndan kazandýðý bilgi, yetenek ve davranýþlar deðerlendirilmeye tabii tutulurlar.&lt;br/&gt;Ancak bunlarýn kime göre deðerlendirileceðini ölçmek zordur. Bu da eðitim kurumlarýnýn hizmetler sektöründe yer almasýndan kendine özgü özelliklerin bulunmasýndan kaynaklanmaktadýr. Eðitim hizmetinin kendine özgü özellikleri ise þunlardýr:&lt;br/&gt;*Hizmet doðrudan doðruya insandan insanadýr.&lt;br/&gt;*Müþteri ile hizmeti veren arasýnda doðrudan bir iliþki vardýr.&lt;br/&gt;*Hizmetin zamanýnda yapýlmasý esastýr.&lt;br/&gt;*Hizmet kusursuz ve mükemmel olmalýdýr.&lt;br/&gt;*Hizmette verimliliði ve baþarýyý ölçmek çok zordur.&lt;br/&gt;*Hizmeti gerçekleþtirirken dýþ etkenler nedeniyle sosyal problemler fazladýr. (Salli, 1993).&lt;br/&gt;Ýþletmelerde olduðu gibi eðitimde de hedef kitlenin iyi tanýmlanmasý hizmetten kimlerin yararlanacaðýnýn iyi belirlenmesi gereklidir.&lt;br/&gt;Eðitim sisteminin hedefleri belirlenirken öncelikle iyi bir planlamanýn yapýlmasý gereklidir. Planlamanýn temelinde amaçlý hareket etme eylemi yatmaktadýr. Planlama sadece ekonomik bir olgu deðil ayný zamanda toplumsal bir olgudur. Bu yüzden planlama, hedeflerin gerçekleþtirilmesinin ilk basamaðýný oluþturmaktadýr. &lt;br/&gt;Deming döngüsü&lt;br/&gt;Deming döngüsü, klasik yönetimden de iyi bildiðimiz ve her iþletmeye kolaylýkla uygulanabilecek faaliyetlerden oluþur. Yapýlacak iþler önce planlanýr, sonra uygulanýr ve sonra kontrol edilir. &lt;br/&gt;Kontrol faaliyetleri ile elde edilen sapmalar düzeltilir ve bu düzeltme tedbirleri bir sonraki faaliyetin hedeflerini oluþturur. Deming döngüsü amaçlara göre yönetim tekniðinden yararlanan bir faaliyettir. Bu faaliyetler, bir çember içerisinde gösterilerek daha iyi anlaþýlmasý saðlanmýþtýr. Çemberin her dönüþünde iþlerin daha kaliteli olmasýný saðlayan bir sistemdir.Hedefe ulaþmayý saðlamada temel yaklaþým PUKÖ çevrimi diye adlandýrýlan Planla-Uygula-Kontrol Et-Önlem al dýr.Burada:&lt;br/&gt;Planla; sözcüðü hedefin saptanmasý, bu hedefin nasýl, kim veya kimler tarafýndan gerçekleþtirileceði sorularýna cevap vermektedir. &lt;br/&gt;Uygula; planýn uygulanmasý, &lt;br/&gt;Kontrol et; istenen sonuca ulaþýp ulaþmadýðýnýn belirlenmesi, Önlem al; ise eksik veya yanlýþ yapýlanlarýn belirlenmesi ve revize edilmesi manasýna gelmektedir. Bu çevrimi ilk defa ortaya atan Dr. Shewart&quot;týr. Ancak bunu özümseyerek Japonlara aktaran ise Dr.Deming olmuþtur. Dolayýsýyla bu çevrime Deming döngüsü denmektedir. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt; &lt;br/&gt;PUKÖ veya Deming döngüsünün eðitim sisteminde kullanýmý TKY kavramýný gündeme getirmektedir. Eðitim sisteminde politika ve hedefleri belirlemek, birimler arasýnda hedef iþbirliði saðlamak nitelikli insan gücünü yetiþtirmede en önemli basamaðý aþmak demektir. &lt;br/&gt;Eðitimde hedeflerin tespitinde ulaþýlmak istenilen genel sonuçlar neler olmalýdýr?&lt;br/&gt;Genel amaçlar, programýn doðrultusunu ve yönelik olduðu sonuçlarý gösterir. Ancak genel amaçlarla tutarlý daha ayrýntýlý ve ölçülebilir nitelikte özel amaçlarýn tespiti þarttýr. (Varýþ, 1987).&lt;br/&gt;Hedeflerin hiyerarþik yapýsý&lt;br/&gt;Milli kalkýnma hedefleri&lt;br/&gt;      Endüstriyel kalkýnma hedefleri&lt;br/&gt;            Belli bir sanayi dalýnýn hedefleri&lt;br/&gt;                  Bu dala insan gücü yetiþtiren eðitimin hedefleri</description></item><item><title>DERS ÇALISMA TEKNIKERI VE ÖGRENME VERIMINI GELISTIRME</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?ders-calisma-teknikeri-ve-ogrenme-verimini-gelistirme-383754.html</link><description>DERS ÇALISMA TEKNIKERI VE ÖGRENME VERIMINI GELISTIRME&lt;br/&gt;Okulda ögrencilere verilen bilgileri siniflandirirsak sunlar aklimiza gelir. Iki öge, sözcük, olay yada eylem arasindaki iliskiler, (2x2 = 4 , Marmara Bölgesi&quot;nin en yüksek dagi Uludag&quot;dir. Bir yilda on iki ay vardir, Türkiye&quot;nin ilk Cumhurbaskani Atatürk&quot;tür. Mayis, Ulaabat, Iznik, Sapanca, B.Çekmece Marmara Bölgesi&quot;nin gölleridir. Vb. Kavramlar, kavramlar arasindaki iliskileri belirleyen ilke ve kurallar, problem çözme, duyu organlarinin zihin ve kaslarin birlikte çalismasini gerektiren davranislar (yürüme, konusma, spor yapma, yazma, model uçak yapma vb.) ve duygular (dogayi koruma, derslere karsi olumlu tutumlar gelistirme, bilinci insan sevgisi vb.)&lt;br/&gt;Bu bilgiler , beceriler verilirken analiz yapma, yorumlama anlama, parçadan bütünü, bütünden parçayi, görebilme çikarim yapma, dikkat becerisi kazanma, metinlerdeki gizli anlamlari yakalayabilme, verilen bilgileri baska durumlara uyarlayabilme, karsilastirma gibi özelliklerde kazandirilmalidir. Bir deögrencinin gelisim süreci var. Insanin dogustan getirdigi özellikler, yasadigi deneyimler , ailenin , okul arkadaslari ve diger etkilesimde bulundugu ortamlari, iletisim araçlari vb. Gelisim sürecinde etkilidir. Okulun amaci hayata hazirlamaktir. Bir ögrencinin hayatta kendime güvenen, ayaklari üstünde durabilen, diger insanlarla iyi iliskiler kurabilen, sosyal ve kültürel yönden gelismis, olumlu davranis özelliklerine sahip, katilimciligi benimsemis, zamanini kullanmasini bilen, sistemli, üretici, sorumluluk duygusuna sahip, saglikli bireyler olmasi arzu edilir.&lt;br/&gt;Okul yönetimleri, ögretmenler, veliler, ögrenciler ögretimden en yüksek verimi almayi arzu ederler. Biz de ögrenme verimini arttirmak üzere 1999, 2000 Bursa Özel Nilüfer Anadolu Lisesi 7-B sinifinda bir model gelistirdik. Bu modelde ögrenciler zamanlarini planladilar. Günlük 80-90 dakika arasi ders çalisma süresi hedeflediler. Bunu 45+45 veya 30+30+30 gibi sürelere böldüler. Yapmak istedikleri seyleri ödül olarak belirlediler. Belirledikleri saatte yapmaya özen gösterdiler. Yaptiklari çalismalari bir çizelgeye kaydettiler. Ders çalisma ve ögrenme verimini arttirma yöntem ve tekniklerini ögrendiler kendilerine uygun olanlari kullandilar. Basarili bir uygulama oldu. Bugüne kadar ögretmenler, anne ve babalar hatta üst kat komsularimiz, kösedeki bakkal, sehirlerarasi yokculuklarda yanimiza oturanlar, TV&quot;lere çikan uzmanlar hep bize &quot;oglum/kizim çalis&quot; dediler.&lt;br/&gt;Biz de dersleri pek ciddiye almadik, ödevlerimizi arkadaslarimizdan aldik ya da kaba tabirle uyduruk karalamalarla göstermelik ödevler yaptik. Bunlari yapmadigimizi velimiz sorunca ödevim yok yada bitti dedik. Bunlari yapmadigimiz gibi kültürel, sosyal ve sportif etkinliklerde de bulunmadik. Ama sinavlar yaklastimi panige kapildik agresif tavirlar sergiledik. Çevremizi de huzursuz ettik. Ya da bir baskasi saatlerce çalismasina ragmen istedigi verimi elde edemedi.&lt;br/&gt;Ama ögrenmeyi ögrenme, stress yönetimi, zamani planlama, metodik ders çalisma teknikleri vb. Kavramlarla yakinlasanlar birazcik da irade ile daha emin adimlarla yurüyorlar, velileri daha metin ve rahat, ögretmenleri ise onlarin basarisinin manevi hazzini tadiyor.&lt;br/&gt;Ögrenme bizim farkinda olmadigimiz bir süreç. Ruh halimiz, istegimiz, bilginin sunulus biçimi yeterli oksijen vb. Almamiz yeterli oksjen almamiz, ögrenme sürecinde etkili.&lt;br/&gt;Ögrenmenin en büyük engeli stresstir. O yüzden ögrenci stressten ve kaygilarda uzak durmali. Beynine gönderecegi mesajlarla kendini rahatlatmalidir. Bu orada dengeli beslenmede beynin çalismasinda önemlidir. Uyku düzeni de unutulmamalidir. Beden ve ruh sagligi ögrenme sürecinde çok önemli. Ne kadar çok duyu organimizla bilginin girisi yapilirsa o kadar çok ögrenme artar. Ilgimizi çeken bir konuysa beynimizin alicilari daha çok açik olur. Ögrenilen konunun önemli oldugu düsünülmelidir. Aldigi bilgiyi eski bilgilerle birlestirirse beyinde daha kolay hafizaya aktarir. Bir iblgi ne kadar çok tekrar edilirse, çok degisik kanallardan beyne kaydedilirse bu yigilma etkisi yapar ve performansi arttirir.&lt;br/&gt;Bir de söyle ögrenciler vardir, derslerinde basarilidirlar, ödevlerini yaparlar, düzenli kitap okuma aliskanliklari vardir, bir müzik aleti çalarlar, güzel sanatlarla ilgilidirler, sporla ilgilidirler, bazilari spor kluplerine devam etmistir, örnek davranislar sergilerler.&lt;br/&gt;Bu ögrencilerin 3-4-5 yaslarinda bu özellikleri önemli oranda olusmustur. Insanin zihinsel ve sosyal ge</description></item><item><title>ÇOCUK YETÝÞTÝRMEDE ANA BABALARA ÖÐÜTLER</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?cocuk-yetistirmede-ana-babalara-ogutler-398054.html</link><description>ÇOCUK YETÝÞTÝRMEDE  ANA BABALARA ÖÐÜTLER&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;ANNE-BABA DAVRANIÞLARININ ÇOCUK ÜZERÝNDEKÝ ETKÝLERÝ&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Çocuðun zeka ve kiþilik geliþiminin temelinde annenin ve babanýn davranýþlarýný buluyoruz. Onlarýn tek tek kiþilikleri, birbirlerine olan davranýþ ve tutumlarý ve çocuklarýna gösterdikleri ilgi ve davranýþ biçimleri gerçekten çok önemlidir. Çocuðun zeka ve kiþilik geliþiminde, özellikle anne ve baba davranýþlarýnýn büyük rolü vardýr. &lt;br/&gt;Bazý çocuk ileriki yaþamýnda týpký anne ve babasý gibi davranýr.&lt;br/&gt;Bazý çocuk öyle zorlanmýþtýr ki, reaksiyon olarak, kendisine yöneltilen davranýþ ve eðitim tarzýnýn tam tersini seçer. Doðru ya da yanlýþ olduðunu gözetmeden... Ýçinde birikmiþ acý ve sorunlar nedeni ile... &lt;br/&gt;Bazýlarý da, kendi anne ve baba davranýþlarýný bilinçli bir yorum süzgecinden geçirir ve en iyisini, en doðrusunu uygulamaya çalýþýr.&lt;br/&gt;*&quot;Benim doktor olmamý isterdi, annem... Olamadým... Bari oðlum doktor olsun. Bunu saðlamak zorundayým...&quot;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;YA DA&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;*&quot;Okutmak için boþuna zorladýlar beni... Zamaným boþ yere harcandý. Ben çocuðumu okutmayacaðým. Bir an önce hayata atýlsýn ve para kazansýn.&quot;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;YA DA&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;*&quot;Onun annesi ve babasý olarak görevimizi seve seve yapacaðýz. Neye yeteneði varsa ve ne olmak isterse öyle olsun. Eðitmek, yetiþtirmek, mutlu ve verimli olmasýna yardým etmek en büyük görevimiz bizim...&quot;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Bu ve benzeri davranýþlara çok sýk rastlamaktayýz. Genellikle çocuklarýn öðrenim ve eðitimlerinde anne ve babanýn, idealleri büyük rol oynamaktadýr. Çocuklarýnda adeta kendilerini gerçekleþtirmek istemektedirler. &lt;br/&gt;Kiþilik özellikleri tam geliþmemiþ olan &quot;BÜYÜK ÇOCUKLAR&quot; dýr bunlar... Kendi geçmiþlerinden , kendi çocukluk sorunlarýndan sýyrýlamamýþ olan büyük çocuklardýr.&lt;br/&gt;Çocuk hep inceler; bilir misiniz? Belli ederek ya da etmeyerek çocuk hep inceler. Ve zamaný gelince öyle bir konuþur ki þaþýrýr büyükler.&lt;br/&gt;ÇOCUÐUN KÝÞÝLÝK GELÝÞÝMÝ ve KARDEÞLÝK SIRASI&lt;br/&gt;Çocuðun benlik geliþimi iki yaþýndan itibaren geliþmeye baþlar. Çocuk ailesinin de yardýmýyla kendi</description></item><item><title>OYUN EÐÝTÝMÝ - ÖNCE KAP SONRA OLUR</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?oyun-egitimi-once-kap-sonra-olur-383261.html</link><description>Önce kap sonra olur&lt;br/&gt;Oyunu yeri                                  : Okul bahçesi&lt;br/&gt;Oyunun araç gereci                    : Plastik Top&lt;br/&gt;Oyunun süresi                            : Bütün oyuncular oynayana kadar&lt;br/&gt;Oyuncu Seviyesi                         : 8-10 yaþ&lt;br/&gt;Oyuncu Sayýsý                             : 20 ve üzeri&lt;br/&gt;Oyunun amacý ve eðitici deðeri : Dikkati, çabukluðu ve beceriyi geliþtirir.&lt;br/&gt;Oynama þekli : &lt;br/&gt;Eþit sayýda iki oyuncu grubu ortadan 15-10 metre uzaklýktaki çizgilere geniþ koldan yerleþirler. Gruplarýn ortasýndaki yüksekliðe bir top konur. Öðretmen komut verdiðinde gruplarýn 1. üyeleri topu önce alabilmek için ortadaki topa doðru koþarlar. Topu önce alan kiþi ebe konumuna gelir ve rakibini vurmaya çalýþýr. Rakibini vurursa takýmýna 10 puan kazandýrýr. Ebe rakibini vuramaz ve rakibe topu havada, yere düþmeden yakalarsa ebeyi vurma hakký kazanýr. Ebe rakibini vuramaz ve rakibi de topu havada yakalayamazsa iki grupta puan alamazlar. Her grubun kendi bölgesinde bulunmasý gerekir. Bu durum karþýlýklý grup üyelerinin yarýþý bitene kadar sürer. Sonunda en çok kimin puan aldýðýna bakýlýr. En yüksek puan alan yarýþmanýn birincisidir. Yarýþmayý kaybeden takýma oyun baþýnda beraberce kararlaþtýrýlmýþ olan ceza verilir. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;               ------------15-20 m-------------                         ------------15-20 m-------------&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Fatma SELEK-020413053 - 3/A&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Oyunun Adý         : Hýzlý yap kazan&lt;br/&gt;Oyunun Yeri                                 : Okul bahçesi&lt;br/&gt;Oyunun Süresi                              : Bütün oyuncular oynayana kadar &lt;br/&gt;Oyuncu Sayýsý                               : 20 ve üzeri &lt;br/&gt;Oyuncu Seviyesi                            : 8-10 yaþ&lt;br/&gt;Oyunun Araç ve Gereci               : -&lt;br/&gt;Oyunun Amacý ve Eðitici Deðeri : Dikkati, çabukluðu ve beceriyi geliþtirir.&lt;br/&gt;Oynama Þekli: &lt;br/&gt;Eþit sayýda iki grup derin koldan yan yana sýralanýrlar.Her grubun önüne geometrik þekiller çizilmiþtir. Þekildeki gibi geometrik þekillerin bitimi</description></item><item><title>BÝLÝM MÜFREDATI VE PROBLEM ÇÖZME</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?bilim-mufredati-ve-problem-cozme-377087.html</link><description>BÝLÝM MÜFREDATI VE PROBLEM ÇÖZME &lt;br/&gt;Bir müfredat amacý olarak problem çözmenin tarihi geliþimini izlerken Whit (1978) Deway okulunun 1986 &quot;dan  1970 kadar uyguladýðý ana müfredatýn geçici olduðunu belirtti. Hala devam eden geliþmeler problem  çözme ile ilgili olarak bilim müferadatýndaki geliþmelerin 1990 larda da devam ettiði görülmektedir. &lt;br/&gt;1960 &quot;lardaki gençlat yüksek okul bilim müfredatý geliþmeleri geleneksel amaçlarda olduðu gibi geleneksel medotlardan &quot;da ayýrdý. Yeni amaçlar mantýki bir þekilde problem çözme kabiliyetinin geliþtirilmesine yöneldi. Sonradan yeni geliþen bilim müfredatýýn iþaretli olarak belirten araþtýrma eðitimi ile entelektüel geliþme arasýndaki friot (1971) tarafýndan incelendi . Plaget ve Ihleda tarafýndan tanýmlanan görevler inter propooltianal matrgn geliþimini deðerlendirmek için kullanýldý . Çalýþma mantýki düþünme ilerlemesinin Piaget&quot;in görevleri  ile deðerlendirilebileceði ve bazý müfredatlarýn  bazý sýnýflar için etkili olmakla beraber diðerleri için etkili olmadýðýný gösterdi. Zaman uzay ve madde (Time, Space, and Motlar TSM) müfredatý kurallý eylemlerin geliþmelerini arttýrmada Fiziksel bilim (Introdoctory Phyokal, Seince, PS) ve Dünya bilim müfredatý Proðeoi ( Troth Sclence Curriculum Project ESPC)&quot;den beligin bir þekilde daha etkili olduðu IPS müfredatý ise ESCP müfredatýnda daha iyidi. Dokuzuncu sýnýflarda ESCP ve IPS kontroldan daha iyiydi ve PS, ESCP&quot;den daha iyidi. Ayrýca cinsiyet ve zekanýn mantýki düþünme kabiliyetinin kazanýlmasý ile belirgin bir ilgisi olmadýðý bulundu. Schlenkar (1971) Ýllinoia Üniversitesi&quot;nde geliþtirilen malzemelere dayanan bir fiziksel bilim araþtýrma geliþtirme programýnýn geleneksel düþünme proðramý ile karþýlaþtýrýlmasýný yapmak üzere 5 ve 8&quot;inci sýnflar arasýndaki öðrencilerle (n=582) bir çalýþma yaptý. Schlankar  sunucu araþtýrma geliþtirem proðramýnda çalýþma öðrencilerin bilim ve bilim adamý anlayýþlarýnýn geliþtiði ve kritik düþünme araþtýrma kabiliyetlerinin kullanýmýndaki kolaylýk ve verimililiðin arttýðý þekilde özetlendi. &lt;br/&gt;Buzzow ve Swell (1971) 92 - 8&quot;nci sýnýf öðrencilerine IPS malzemelerinin ilk beþ bölümünü kullanarak öðrenme ilerlemesinin geliþip ilerlemesinin deðiþip deðiþmediðini belirtmek maksadýyla ilk ve ileri teootlar olarak bilimsel görüþme tarihi uygulandý. Öðrenciler zeka, Öðretmen tersiyeri karþýlýklý görüþme, ingilizce ve Metematik olarak baþarý derecelerine göre 4 homojen guruba ayrýldý. Kurs süresince öðrencilerin gözlem., karþýlaþtýrma , sýnýflandýrma ölçüm, deney, ve sonuç açýkalama kabileyetlerinde belirgin bir geliþme görülmesine raðmen, tahmin kabiliyetindeki bir geliþme gözlendi. Ayrýca zeka ve ilerleme seviyelerine sahip öðrencilerin yer aldýðý sýnýflara IPS öðretimi süresince, ilerlemesinde büyük deðiþimler gösterdi. Deney grubu ve kontrol grubunun herikiside 48 erkek ve 48 kýzdan oluþuyordu. Bilim üzerine davranýþlar konusundaki ilk kotlardan son testlere kadar deney grubundaki öðrenciler herhangi belirgin bir davranýþ deðiþikliði göstermedi. Kontrol grubu ise belirgin bir düþüþ gösterdi. Ýki girup arasýnda alýnan hatlar arasýnda büyük bir farklýlýk bulunmuyordu. Bilim ilerleme yetenekleri için, heriki grubun notlarýndada yükselme görülmesine karþýn iki grup notlarý arasýnda pek bir fark yoktu, kritik düþünme yenetekleri için heriki gruptaki öðrencilerin notlarýda ükseldi ve deney grubundaki öðrenciler için not yükselmesi daha fazlaydý &lt;br/&gt;Hill (1982) insan Bilum proðramý müdeli ile geleneksel bilim sýnýflarýnýn öðrencilerin bilim kurslarý boyunca mantýki düþünme yetenekleri ve davranýþarýna etkilerini karþýlaþtýrdý.. öðrencilerin mantýki düþünme notlarý davranýþ gruplarý arasýnda belirgin bir farklýlýk gözlenmedi. Buna raðmen öðretmen grup etkileþimi dikkat çekiciydi. Toplam davranýþ ölçümünde davarýnýþ gruplarý arasýnda hiçbir fark bulunmad buna raðmen faaliyet alt S kasbasýnda insan bilimlerinin  desteklenmesinde belirgin deðiþiklikler görüldü. Ayrýca grup cinsiyet etkileþimi göze battý. Ýnsan bilimleri proðramýnýn geleneksel bilim sýnýflarýna göre pozitif davranýþlarýn geliþtirilmesinde daha baþaralý olduðu ortaya çýktý. Buna raðmen mantýki düþünme yeteneklerinin geliþtirilmesinde geleneksel bilim sýnýflarýna göre bir artýsý bulunmadý. 1973&quot;te Stallings ve 1977&quot;de Stallings ve Snydar ISCA&quot;ye dahil olan ve olmayan öðrencilerin etiket bilim testiyle ölçülen araþtýrma davranýþlarýný araþtýrma 178 yedinci sýnýf 164 sekizinci sýnýf 104 ve dokuzuncu sýnýf 15CS öðrencisi ile olmayan 165 sýnýf 113 sekizinci sýnýf v</description></item><item><title>ANNE-BABA EÐÝTÝMÝ - TELEVÝZYONUN ETKÝLERÝ</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?annebaba-egitimi-televizyonun-etkileri-413124.html</link><description>televizyonun etkileri</description></item><item><title>ETKÝLÝ ÖÐRETMENLÝK EÐÝTÝMÝ</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?etkili-ogretmenlik-egitimi-382495.html</link><description>ETKÝLÝ ÖÐRETMENLÝK EÐÝTÝMÝ&lt;br/&gt; &lt;br/&gt;Thomas Gordon&lt;br/&gt;Sistem Yayýnlarý&lt;br/&gt;1- ÖÐRETMEN-ÖÐRENCÝ ÝLÝÞKÝSÝ&lt;br/&gt;Öðretme evrensel bir uðraþtýr. Herkes birbirine birþeyler öðretir. Bu kitap, &quot;öðretme&quot;nin nasýl daha etkili yapýlacaðýný, öðrencilerin bilgilendirilip, olgunlaþtýrýlýrken çatýþmalarý azaltýp sistemin süresinin nasýl artýrýlacaðýný anlatýyor. &quot;Etnik öðretmenlik eðitimi&quot; kýsaca EÖE profesyoneller için hazýrlanmýþtýr, ama öðreten herkesin etkisini arttýracak niteliktedir.&lt;br/&gt;Öðretme-Öðrenme sürecinin etkili olabilmesi için öðreten ve öðrenen arasýnda çok özel bir iliþkinin kurulmasý gerekir. Ýþte bu kitapta öðretmenin söz konusu baðlantýlarý saðlayabilmesine yarayacak iletiþim becerilerini ele alýr.&lt;br/&gt;Amaç, öðrencilerin büyümesi ve geliþmesidir, fakat birçok öðretmen tarafýndan kullanýlan ve okul idaresi tarafýndan salýk verilen öðretme yöntemleri öðrencilerin baðýmlý, geliþmemiþ ve çocuksu kalmalarýný saðlamaktan ileri gitmez. EÖEde bütün bunlarýn çözümünü bulacaksýnýz.&lt;br/&gt;2- ÖÐRETMEN-ÖÐRENCÝ ÝLÝÞKÝSÝ ÝÇÝN ETKÝLÝ BÝR MODEL&lt;br/&gt;Öðretmenler okuldaki ve öðrencilerdeki sorunlardan dolayý hayal kýrýklýðýna uðrayabilir ya da sorunun çözümünde baþarýsýz görülebilir. Yapýlan araþtýrmalara göre, onlarýn baþarýsýz olmadýðýný, tersine çoðunun öðretmenlik hakkýnda çok þey bildiði fakat bunu uygulamak için yeterli fýrsatlarý bulamadýðýný göstermektedir.&lt;br/&gt;Ýyi öðretmen tanýmlarý genelde çok kiþi tarafýndan kabul edilmiþ yaygýn inançlara dayanýr. Örnekler:&lt;br/&gt;1. Ýyi öðretmen sakindir, telaþlanmaz, sinirlenmez, soðuk kanlýdýr.&lt;br/&gt;2. Ýyi öðretmen önyargýlý ve yanlý deðildir, öðrencilere eþit davranýr.&lt;br/&gt;3. Ýyi öðretmen her þeyden önce tutarlýdýr. Deðiþmez, unutulmaz, hata yapmaz.&lt;br/&gt;4. Ýyi öðretmen her sorunun cevabýný bilir.&lt;br/&gt;Ýþte bir öðretmen kendisini bu yaygýn inanç modellerine göre deðerlendirir ve kendisini baþarýsýz kabul eder. EÖEnde tuzaklardan kurtulup, durum ne olursa olsun gerçek bir kiþi olarak davranmayý ve gerçek kendiniz olmayý göreceksiniz.&lt;br/&gt;Öðretmen ve öðrenci arasýndaki iliþki,&lt;br/&gt;1. Açýkl</description></item><item><title>EÐÝTÝM - HEDEFLER</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?egitim-hedefler-415098.html</link><description>hedefler</description></item><item><title>ÖÐRETÝM MATERYALLERÝNÝN ÖÐRETÝM ORTAMINDAKÝ YERÝ VE ÖNEMÝ</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?ogretim-materyallerinin-ogretim-ortamindaki-yeri-ve-onemi-385849.html</link><description>Öðretim materyallerinin öðretim &lt;br/&gt;Öncelikle öðretimin ve öðretim kelimesinin ne ve nasýl maksatla kullanýldýðýný iyi bilmek gerekir. Bu kelimenin   üzerinde durmamýzýn sebebi öðretimden ne anladýðýmýz ve bir adayý olarak öðretimi nasýl gerçekleþtireceðimizi  ve bu zaman içerisinde öðretimsel materyalleri nasýl geliþtirdiðimizi ve kullandýðýmýzý etkilemektedir. Öðretimi kýsaca þu þekilde açýklayabiliriz;bireyin davranýþlarýnda yada kapasitesinde zaman içerisinde ve bireyin yaþantýlarýnýn sonucunda meydana gelen deðiþiklikler bütünüdür. Öðretime daha deðiþik yaklaþýmlarda söz konusudur bunlar aþaðýda açýklanacaktýr. Öðrenme teorilerini incelediðimizde karþýmýza iki temel öðrenme anlayýþý çýkar davranýþsal ve biliþsel.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Davranýþçý Yaklaþým:&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Davranýþsal öðrenme anlayýþýna göre öðrenme bireyle bilginin arasýndaki etkileþimin sonucu olarak kiþinin davranýþlarýndaki deðiþikliklerdir. Davranýþsal eðitim anlayýþýna göre deneysel araþtýrma yöntemlerini kullanarak bütünün parçalarý üzerinde elde edilen bilgiler sayesinde bütünle ilgili genel bir sonuca ulaþýlmasý gerekir. Davranýþçý eðitim anlayýþý eðitim camiasýnda büyük kabul görmüþtür. Ancak bu anlayýþta ihmal edilen en önemli gerçek,insanýn karmaþýk  bir canlý olduðu gerçeðidir yani etkileþimlidir. Bu durumda bir deðiþim süreci içerisinde olduðundan bu kuram insanýn bu yönünü ihmal eder buda büyük sorunlar ve hatalar neden olabilir. Davranýþçý kuramcýlar öðrenmeyi uyarýcý ile davranýþ arasýnda bað kurma iþi olarak görürler. Uyarý canlýyý harekete geçiren bazý olaylar bütünüdür. Duyulan bir ses, kaðýt,d,bilgisayar bunlar bazý uyarýcýlardýr. Uyarýcýlar canlýlarý etkilerler. Bir uyarý karþýsýnda canlýda meydana gelen deðiþime davraným veya tepki denir.  Tepkilerin oluþturduðu eylem davranýþtýr.  Davranýþçý kuramcýlara göre davranýþ deðiþmesine neden olan 3 temel öðrenme süreci vardýr. Bunlar klasik koþullama,edimsel koþullama birde gözlem yoluyla öðrenmedir. Ýstenilen davranýþlarý oluþturmanýn yolu organizmaya dýþardan g</description></item><item><title>VERÝMLÝ DERS ÇALIÞMA YOLLARI</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?verimli-ders-calisma-yollari-353347.html</link><description>VERÝMLÝ DERS ÇALIÞMA YOLLARI&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;BÖLÜM 1&lt;br/&gt;ÇALIÞMAYA BAÞLAMAK&lt;br/&gt;ÇALIÞMAYI SÜRDÜRMEK&lt;br/&gt;BÖLÜM 2&lt;br/&gt;AMAÇLARIN VE ÖNCELÝKLERÝN BELÝRLENMESÝ&lt;br/&gt;ALÝ&quot;YÝ TANIYOR MUSUNUZ?&lt;br/&gt;ZAMANI DÜZENLEMEK VE PROGRAM YAPMAK&lt;br/&gt;BÖLÜM 3&lt;br/&gt;HAFIZANIN ÖZELLÝKLERÝ&lt;br/&gt;ÇALIÞMA VE TEKRAR  PROGRAMI&lt;br/&gt;HAFIZAYI NASIL GELÝÞTÝREBÝLSÝNÝZ&lt;br/&gt;BÖLÜM 4&lt;br/&gt;ETKÝN DÝNLEME&lt;br/&gt;DAHA HIZLI VE ETKÝLÝ OKUMA&lt;br/&gt;ETKÝN OKUMA&lt;br/&gt;BÖLÜM 5&lt;br/&gt;SINAVA HAZIRLIK VE GEREKLERÝNÝ YERÝNE GETÝRME&lt;br/&gt;PROGRAMIN BÝR BÜTÜN OLARAK DEÐERLENDÝRÝLMESÝ&lt;br/&gt;BÖLÜM 1&lt;br/&gt;ÇALIÞMA ORTAMINA ÝLÝÞKÝN DÜZENLEMELER&lt;br/&gt;ZÝHNÝN DAÐILMASINI ÖNLEME&lt;br/&gt;ÇALIÞMA ORTAMINA ÝLÝÞKÝN DÜZENLEMELER&lt;br/&gt;ZÝHNÝN DAÐILMASINI ÖNLEMEK&lt;br/&gt;BÖLÜM 2&lt;br/&gt;AMAÇLARIN VE ÖNCELÝKLERÝN BELÝRLENMESÝ&lt;br/&gt;ZAMANI DÜZENLEMEK VE PROGRAM YAPMAK&lt;br/&gt;AMAÇLARIN VE ÖNCELÝKLERÝN BELÝRLENMESÝ&lt;br/&gt;ÇALIÞMAK ÝSTEYÝP DE ÇALIÞAMAYANLAR VE YA ÇALIÞMAK YERÝNE BAÞKA ÞEYLER YAPMAK ÝSTEYENLER,&lt;br/&gt;BÝR AYLIK,BÝR YILLIK VE                      YAÞAM AMAÇLARI PLANLA-                      RINI ÇIKARIP LÝSTELEMEK                             VE LÝSTELER ÜZERÝNDE                 YORUMDA  BULUNMA,&lt;br/&gt;ALÝ&quot;YÝ TANIYOR MUSUNUZ ?&lt;br/&gt;ZAMANI DÜZENLEMEK VE PROGRAM YAPMAK&lt;br/&gt;BÖLÜM 3&lt;br/&gt;HAFIZANIN ÖZELLÝKLERÝ&lt;br/&gt;ÇALIÞMA VE TEKRAR  PROGRAMI&lt;br/&gt;HAFIZANIZI NASIL GELÝÞTÝREBÝLÝRSÝNÝZ?&lt;br/&gt;HAFIZANIN ÖZELLÝKLERÝ&lt;br/&gt;HAFIZANIN ÝÞLEYÝÞÝ VE UNUTMA EÐRÝSÝ,&lt;br/&gt;KIRK KELÝMELÝK HAFIZA TESTÝNÝN UYGULANMASI VE YORUMU,&lt;br/&gt;UZUN BÝR LÝSTEYÝ ÖÐRENME YERÝNE, ONU KÜÇÜK LÝSTELERLE ÖÐRENMEK DAHA KOLAYDIR.&lt;br/&gt;ÇALIÞACAK ÇOK DERSÝNÝZ OLDUÐUNDA NE YAPARSINIZ?&lt;br/&gt;ARA VERÝLDÝÐÝNDE VE VERÝLMEDÝÐÝNDE ORTAYA ÇIKAN HATIRLAMA EÐRÝLERÝ  ÝLE BUNLARIN  YORUMU,&lt;br/&gt;ÇALIÞMA VE TEKRAR PROGRAMI&lt;br/&gt;Baþta ve Sonda Öðrenilenler Daha Çok Hatýrda Kalýr.&lt;br/&gt;Uzun Bir Liste Yerine Küçük Parçalar Daha Kolay Hatýrlanýr.&lt;br/&gt;Canlý Tasvirler, Deðiþik Tanýmlamalar Daha Ýyi Hatýrlanýr.&lt;br/&gt;Verimli Bir Çalýþma 20-40 Dk. Arasýnda Olmalýdýr.&lt;br/&gt;Problem Çözerken, Çözüme Ulaþýncaya Kadar Ara Verilmemelidir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt; *20-40 Dk. Çalýþtýktan Sonra 10 Dk. Tekrar Yapmak Gerekir.&lt;br/&gt;Her Çalýþma Seansýndan Sonra 10 Dk. Dinlenmek Gerekir.&lt;br/&gt;Eðer Tekrar Yapýlmazsa Öðrenilenlerin %80&quot; i Unutulur.&lt;br/&gt;Notlarýn Tekrar Yazýlmasý veya Tekrarlanmasý Hafýzayý Güçlendirir.&lt;br/&gt;Düzenli Aralýklarla Tekrar Yapýlmasý Hafýzayý Güçlendirir.&lt;br/&gt;Yatmadan Önce ve Sabah, Gün Ýçinde Öðrenilenlerin Basit Tekrarý Unutmayý Engeller.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;HAFIZANIZI NASIL GELÝÞTÝREBÝLÝRSÝNÝZ ?&lt;br/&gt;Belirli Bir Ölçüde Gevþemek.&lt;br/&gt;Konuya Derin ve Sürekli Bir Ýlginin Geliþtirilmesi.&lt;br/&gt;Dikkati Engelleyen Duygusal Problemin Yatýþtýrýlmasý&lt;br/&gt;Dikkat Daðýldýðý Zaman Konu Üzerine Yoðunlaþma Alýþkanlýðýnýn Kazanýlmasý.&lt;br/&gt;HAFIZAYA YARDIMCI OLACAK ÝPUÇLARI&lt;br/&gt;Küçük Notlar Yazýp Göreceðiniz Yere Asýn.&lt;br/&gt;Ýhtiyacýnýz Olan Eþyayý Göreceðiniz Yere Koyun.&lt;br/&gt;Günlük Programlarýnýz Ýçin Defter Tutun ve Listeleyin.&lt;br/&gt;Herhangi Bir Þeyi Hatýrlamak Ýçin Elinize Not Yazýn ve ya Saatinizi Ters Kolunuza Takýn.&lt;br/&gt;BÖLÜM 4&lt;br/&gt;ETKÝN DÝNLEME&lt;br/&gt;DAHA HIZLI VE ETKÝLÝ OKUMA&lt;br/&gt;ETKÝN DÝNLEME&lt;br/&gt;Konuyla Ýlgili Ön Okuma Yapýn.&lt;br/&gt;Sorular Çýkarýn, Fikirleri Düþünün.&lt;br/&gt;Önemli Fikirleri Yazýn.&lt;br/&gt;Anafikir, Sebep ve Sonuç Bildiren Bölümlere Dikkat Edin.&lt;br/&gt;Dersi Sorular Sorarak, Fikirler Üreterek Dinleyin.&lt;br/&gt;Not Tutarken Kýsaltýlmýþ Kelimeler Kullanýn.&lt;br/&gt;Not Tutarken Yetiþemediðiniz Yerleri Boþ Býrakýp Daha Sonra Tamamlayýn.&lt;br/&gt;Renkli Kalemlerle Ýþaretlemeler Yapýn.&lt;br/&gt;Ana Baþlýk ve Alt Baþlýklarý Numaralama Sistemi Geliþtirerek Yazýn.</description></item><item><title>ÇALIÞMA DAVRANIÞINI DEÐERLENDÝRME ÖLÇEÐÝ</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?calisma-davranisini-degerlendirme-olcegi-371678.html</link><description>ÇALIÞMA DAVRANIÞINI&lt;br/&gt;DEÐERLENDÝRME ÖLÇEÐÝ&lt;