<?xml version="1.0" encoding="windows-1254"?><rss version="2.0"><channel><title>veribaz.com - Dökümantasyon / Enformasyon - Türkiye'nin veri bankası</title><copyright>Copyright (C) 2008 veribaz.com Tüm Hakları saklıdır.</copyright><link>http://www.veribaz.com/rss.html</link><description>veribaz.com: Türkiye'nin veri bankası - Dökümantasyon / Enformasyon</description> <language>tr</language><lastBuildDate>9/7/2010</lastBuildDate><ttl>5</ttl><image><url>http://www.veribaz.com/img/veribaz.gif</url><title>veribaz.com Logo</title><link>http://www.veribaz.com</link><width>353</width><height>69</height></image><item><title>DIŞ TİCARET ÖRGÜTÜ</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?dis-ticaret-orgutu-446729.html</link><description>GİRİŞ&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Savaş sonrası ekonomisinin IMF ve Dünya Bankası&quot;ndan sonra üçüncü ayağını teşkil etmesi düşünülen Uluslararası Ticaret Örgütü (ITO) Anlaşması, Mart 1948 de Küba&quot;nın Havana şehrinde &quot;Havana Charter&quot; adı ile 56 ülke tarafından imzalanmasına rağmen, ilgili ülke hükümetlerince benimsenmemesi sonucu henüz başlangıçta ölü olarak doğmuştur. ITO&quot;nun faaliyete geçmesine kadar olan dönemde geçici bir süre için çalışması kabul edilen GATT, ITO&quot;nun işlememesi sonucu, günümüze kadar işlevlerini sürdürmüştür.  &lt;br/&gt;Ekim 1947&quot;de  doğan ve Ocak 1948&quot;de yürürlüğe giren GATT&quot;ın faaliyetleri, dış ticaretin serbestleştirilmesini sağlamaya yönelik olmuştur. Serbest bir dış ticaret sisteminin oluşmasında engel gördüğü gümrük vergilerinin (tarifelerin) düşürülmesi, tarife dışı engellerin kaldırılması veya tarifeye dönüştürülmesi, ayrıca olabilecek diğer engellemelerin ve farklı muamelelerin kaldırılması gibi hususlar GATT&quot;ın temel hedeflerindendir. Bunun temelinde, dış ticarette rekabet sonucu mal kalitesinin artacağı, fiyatların düşeceği, dış ticaret hacminin artacağı ve aynı zamanda bu durumun üretim artışına da etki edeceği ve dolayısıyla ülkelerin refahını artıracağı düşüncesi bulunmaktadır. Uygulamada her ne kadar bu düşünceden sapmalar olmuş, özellikle gelişmiş ülkeler kendi menfaatleri nisbetinde konulara yaklaşmışlarsa da, GATT&quot;ın başlangıcında gelişmiş ülkelerde sanayi kesiminde ortalama yüzde 40&quot;larda olan koruma oranları günümüzde yüzde 5-6&quot;lar civarına düşmüştür.&lt;br/&gt;Geçici statü ile faaliyete geçen, hukuki zemine tam oturmamış ve yaptırım gücü zayıf olan GATT&quot;ın dış ticaretin serbestleşmesi ve koruma oranlarının düşmesindeki rolü küçümsenemez. Uruguay Müzakereleri sonrasında varılan anlaşma sonucu kurulan ve 1.1.1995 de yürürlüğe giren DTÖ, hukuki zemine oturmuş ve yaptırım gücü artmış olarak ve aynı zamanda sanayi ürünleri ticaretine ilaveten tarım, tekstil ve hizmet ürünleri ticareti ile birlikte fikri mülkiyet hakları&quot;nı da bünyesine katarak GATT&quot;ın yerine geçmiştir. Ülkemizin DTÖ ile olan ilişkileri giderek daha çok gündeme geleceğinden, bu dar hacimli çalışmada, çok geniş hacimli GATT-DTÖ ile bunların kapsam ve işleyişleri hakkında özet bilgiler verilmeye çalışılmıştır.      &lt;br/&gt;I- GATT&quot;tan  DTÖ&quot;ne&lt;br/&gt;İngilizce adı &quot;General  Agreement  on  Tariffs  and  Trade&quot;  kelimelerinin  baş  harflerinin  bir araya  gelmesinden  oluşan  GATT,  &quot;Gümrük  Tarifeleri  ve  Ticaret   Genel  Anlaşması&quot;  anlamına  gelmektedir.  &lt;br/&gt;GATT  çoktaraflı  bir anlaşma  olup, 1947 yılında  İsviçre&quot;nin  Cenevre  şehrinde  toplanan milletlerarası  bir konferans sonucu  23 ülkenin  imzasıyla  oluşmuş  ve anlaşmanın sonunda aynı isimle anılan bir teşkilat haline gelmiştir. 1 Ocak 1948&quot;de de fiilen yürürlüğe girmiştir.&lt;br/&gt;1947 yılından beri geçiçi statü ile çalışan GATT&quot;ın yerine, Uruguay Müzakerelerinin sonucunda, Bretton Woods kurumlarının Uluslararası Para Fonu ve Dünya Bankası ile birlikte üçüncü ayağını oluşturacak olan Dünya Ticaret Örgütü&quot;nün kurulması gerçekleştirilmiştir. 1.1.1995 tarihinden itibaren GATT&quot;ın yerine  geçen DTÖ,  GATT&quot;tan daha kapsamlıdır.&lt;br/&gt;Eski ismi ile GATT&quot;ın, yeni ismi ile DTÖ&quot;nün amacı, üye ülkelerin ticaret ve ekonomi alanındaki ilişkilerini geliştirmek, hayat standartlarını yükseltmek, tam istihdamı gerçekleştirmek, reel gelir ile gerçek talep hacmindeki istikrarlı artışı sağlamak, mal ve hizmet üretim ve ticaretini geliştirmek, aynı zamanda da dünya kaynaklarının sürdürülebilir kalkınma hedefine en uygun bir şekilde kullanımına imkan vermek ve gerek çevreyi korumak, gerekse farklı ekonomik düzeydeki ülkelerin ihtiyaç ve endişelerine cevap verecek şekilde mevcut kaynaklarını geliştirmektir.&lt;br/&gt;Bu amacına ulaşabilmesi için, üye ülkelerin, mütekabiliyet ve karşılıklı menfeat esası üzerinden hareketle , uluslararası ticarette; ticareti daraltan &quot;Her Türlü Engeli&quot; ve &quot;Farklı Muameleleri&quot; kaldırmaları, öngörülmektedir. Ticareti daraltan her türlü engelin kaldırılmasından kasıt, ithalat ve ihracatta uygulanan her türlü vergi dışı engeli önce vergi (tar</description></item><item><title>BİLGİ VE İLETİŞİM ÇAĞINDA BİLGİ TOPLUMUNA DÖNÜŞÜM BAKIMINDAN AB ÜZERİNE BİR DEĞERLENDİRME</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?bilgi-ve-iletisim-caginda-bilgi-toplumuna-donusum-bakimindan-ab-uzerine-bir-degerlendirme-443197.html</link><description>Bilgi ve iletişim çağında bilgi toplumuna dönüşüm bakımından AB üzerine bir değerlendirme&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;AB Komisyonu tarafından benimsenen tanıma göre, &quot;Bilgi Toplumu&quot;, ekonomik ve sosyal yaşamda bilginin kilit unsur olduğu bir toplumu ifade etmektedir . &lt;br/&gt;Reform ve Rönesans&quot;ın beşiği Avrupa, endüstri devriminin de gerçekleştiği coğrafi alandır. Öte yandan aynı Avrupa, 20. yy&quot;ın son çeyreğinden bu yana giderek hızlanan biçimde bilgiye dayalı ekonomiye geçiş ve bağlantılı toplumsal değişim sürecinde bu öncü rolünü devam ettirememiştir. Ekonomik yapı içindeki payını giderek daha büyük bir hızla hizmet sektörüne kaptıran endüstri sektörü, gelinen çağda özellikle istihdam yaratma potansiyeli açısından yetersiz kalmıştır. İrlanda hariç, büyümesi giderek yavaşlamış olan Avrupa, ileri teknolojiye dayalı küresel rekabet koşullarında, bu kez İskandinav ülkeleri hariç olmak üzere, yapısal dönüşümde, başta ABD olmak üzere rakiplerinden geride kalmıştır.  &lt;br/&gt;Bilgi ve iletişim teknolojilerinde sağlanan ilerlemeler neticesinde bilginin olağanüstü hızlı bir biçimde tüm dünyada dolaşımı, paylaşımı ve yeniden üretimi, diğer bir deyişle &quot;bilgiye dayalı devrim&quot; olarak nitelenebilecek gelişmeler karşısında, AB&quot;nin mevcut &quot;bilgi ve iletişim&quot; politikalarının özellikle ekonomik ve toplumsal açılardan yetersiz kalacağı anlaşılmış; rekabet, araştırma ve geliştirme, teknoloji, fikri haklar, mahremiyet, güvenlik, medya, eğitim, kamu hizmetleri, sağlık, istihdam vb.. unsurların da dikkate alınacağı çok boyutlu &quot;bilgi toplumu&quot; politikalarının geliştirilmesi ihtiyacı ortaya çıkmıştır. Bilgi toplumu olma sürecinde AB&quot;nde başlatılan kayda değer ilk girişimler, bundan 10 yıl öncesine gitmektedir. Avrupa Birliği, 1994&quot;te yayınlanan &quot;Büyüme Rekabet Edebilirlik ve İstihdam&quot; isimli beyaz kitap, &quot;Avrupa ve Küresel Bilgi Toplumu&quot; konulu meşhur Bangemann raporu, &quot;bilgi toplumunda yaşamak ve çalışmak&quot;a ilişkin yeşil kitap ve çeşitli eylem planlarına uygun olarak yapılanmasını halen sürdürmektedir. &quot;2010 yılı itibariyle dünyanın en rekabetçi ve dinamik bilgiye dayalı ekonomisi&quot; haline gelmek olarak saptanan ve benimsenen stratejik hedef ile bağlantılı olarak, büyüme, verimlilik, istihdam ve sosyal uyuşmaya odaklı düzenlenen ve 2002 e-Avrupa Eylem Planı&quot;nın devamı niteliğindeki &quot;e-Avrupa 2005: Herk&lt;br/&gt;Mart 2000&quot;de Lizbon&quot;da Konsey tarafından, es için bir Bilgi Toplumu&quot;  isimli Komisyon çalışmasında, 2005 yılı itibariyle Avrupa&quot;nın:&lt;br/&gt;1.Hizmetler, uygulamalar ve içerikle ilgili olarak,&lt;br/&gt;&amp;#61656;e-devlet, e-öğrenim ve e-sağlık hizmetleri öncelikli olmak üzere, &quot;Çevrim-içi modern kamu hizmetleri&quot;,&lt;br/&gt;&amp;#61656;&quot;Dinamik bir e-iş ortamı&quot;,&lt;br/&gt;2.Önceki şıkta belirtilenlerin gerçekleşmesine olanak sağlayacak altyapı ve güvenlik alanlarıyla ilgili olarak,&lt;br/&gt;&amp;#61656;&quot;Rekabetçi fiyatlardaki yaygın genişbant erişimi&quot;,&lt;br/&gt;&amp;#61656;&quot;Güvenli ve yaygın bir bilgi altyapısı&quot;na sahip olması gerektiği belirtilmiştir. &lt;br/&gt;21. yüzyılın ilk on yılı sonu için öngörülen iddialı hedeflerinden de anlaşılacağı üzere, AB için bilgi çağını yakalamanın, bilgi toplumuna dönüşümün anahtarı, ekonomik başarıdan ve küresel rekabet koşullarında etkinliğini sürdürebilmekten geçmektedir. 20-29 yaş aralığındaki nüfusun her 1000 kişisinden 8&quot;inin bilim ve teknoloji alanında yüksek okul mezunu olduğu AB&quot;nde  bilgi toplumuna dönüşüm sürecinde büyüme, rekabet edebilirlik ve istihdam politikaları hedeflerine, sadece büyük firmalar sayesinde erişilmesinin mümkün olmayacağı anlaşılmış durumdadır. İşte bu nedenle, 21. yüzyılda ekonomik büyüme ve gelişmenin yeni motoru olarak, çokuluslu firmaların yanısıra, % 75&quot;i hizmet sektöründe faaliyet gösteren KOBİ&quot;lere odaklanılmıştır. Bunlar arasında 10 ve daha az çalışanı ile &quot;mikro firma&quot; olarak nitelenen işyerlerinin AB&quot;ndeki toplam işyerlerine oranı % 93 iken, yarattıkları istihdam, toplamın % 42&quot;si ve iş hacmi de % 33&quot;ü civarındadır. Buna karşılık Avrupa&quot;da 500&quot;den fazla çalışanı ile faaliyet gösteren 30,000 büyük firmanın istihdam ve iş hacmindeki hissesi de % 33 tür . Bilgi toplumuna dönüşüme ilişkin</description></item><item><title>ARŞİVLERDE BİLGİSAYAR VE İNTERNET KULLANIMI HAKKINDA GÖRÜŞ VE BEKLENTİLER</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?arsivlerde-bilgisayar-ve-internet-kullanimi-hakkinda-gorus-ve-beklentiler-443212.html</link><description>Arşivlerde Bilgisayar ve İnternet Kullanımı Hakkında Görüş ve Beklentiler&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Ben sizlere bir sivil toplum örgütü olan Tüm Arşivciler Derneği adına derneğimizin arşivlerde bilgisayar ve internet kullanımı hakkındaki görüş ve beklentilerini aktarmak istiyorum.&lt;br/&gt;Şüphesiz ki arşivlerin en başta gelen görevleri bilgi ve belgelerin sağlıklı ortamlarda muhafaza edilerek tasnif edilmesi ve çağdaş tekniklerin kullanılarak özet ve indekslerinin hazırlanıp araştırıcıların hizmetine sunulmasıdır. Her alanda olduğu gibi arşivcilik hizmetlerinde de çağın getirdiği yeniliklere ayak uydurabilecek sistemleri kurmak, bilişim teknojisinin gereğini yerine getirmek amaçlanmalıdır. Bilgisayar ve iletişim teknolojileri sayesinde ülkeler arasındaki sınırlar kalkmış ortak bir dil ve kültür zeminine doğru yol alınmaktadır. Günümüz gelişmiş ülkelerinde tüm dünyaya hizmet veren digital kütüphane ve arşivler gün geçtikçe daha da yayılmakta her türlü bilgi elektronik ortama aktarılmaktadır. &lt;br/&gt;İletişim ve bilgisayar teknolojilerinin arşivlerimizde gelişmiş ülkelerde olduğu gibi istenilen seviyede ve açıklık prensibine uygun olarak kullanılması zamanı gelmiş, hatta geçmektedir. Bunun temini amacına yönelik olarak arşivlerimizin değerli idarecilerinin bir an evvel tasniflerini tamamladıkları arşiv dökümanlarını bilgisayarlara geçirme ve internete açma kararlılığını göstermeleri ve bu hususdaki adımları atmaları Türk arşivciliğinin gelişimi ve dünyaca tanınması için çok büyük bir önem taşımaktadır. &lt;br/&gt;Bu adımların başında arşivlerin en önemli sorunlarından olan bina sorunlarının halledilmesi yani arşiv malzemesinin modern bir şekilde muhafazasına, personelin sağlıklı ortamlarda çalışmasına ve bilişim teknolojilerinin rahatça uygulanabilmesine imkan veren mekanların yapılması gelmektedir. &lt;br/&gt;Bu husasda atılacak ikinci adım çok iyi ön araştırmalar yapılarak arşivlere uygun teknolojik sistemlerin kurulması, ihtiyaca cevap vermeyenlerinin yenilenmesi ve arşiv yazılımlarının hazırlattırılması olmalıdır. Bu sistemler temin edilirken mutlaka arşivin döküman sayısı, dökümanının niteliği ve arşivin yeni belge üretip üretmediğinin göz önünde bulundurulması uygun olacaktır.&lt;br/&gt;Bunlara paralel olarak arşivlerde yeterli sayıda ve yetişmiş eleman istihdam edilmesi gerekmektedir. Kurulan bilgisayar sistemlerini verimli bir şekilde işletebilmek ve bilgisayarlardan azami derecede istifadeyi sağlayabilmek için arşivcilerin hizmetiçi eğitim ve seminerlerle yeni teknolojik uygulamalar hakkında bilgilendirilmeleri de gereklidir. Zaman zaman yurt dışı arşivlere bilhassa arşivcilikde söz sahibi olmuş, gelişmiş ülkelerin arşivlerine arşivciler gönderilerek bu hususdaki bilgi ve becerilerinin artırılması yoluna gidililebilir. Gelişmiş ülke arşivlerindeki yeni teknoloji ve bilgisayar kullanımı yakından izlenebilir. Arşivlerde bilgisayar kullanımı hangi düzeydedir. Belgeler internete hangi şartlar altında ve ne kadarı açılmaktadır. Bütün bunlar yerinde görülebilirse elbette çok güzel olur. &lt;br/&gt;Bilindiği gibi arşivler belge hazineleridir. Belgeler diğer kaynaklara göre gerçeği en objektif bir şekilde yansıtan kaynaklardır. Belgelerin ortaya koyduğu gerçek karşısında her türlü iddia değersiz kalmaktadır. Bilhassa tarihçiler bu kaynağı kullanmaktan vazgeçemezler. Tarihimizin belgelere dayalı olarak yazılmasını, uydurma bilgilerden arındırılmasını istiyorsak mutlaka arşivlerimizi yerli ve yabancı araştırıcıların kolayca kullanabilecekleri bir hale getirerek araştırıcıların hizmetine sunmalıyız. Bunun temini maksadıyla biran önce, arşivlerin tasniflerinin tamamlanarak kataloglarının tamamının bilgisayar ortamına aktarılması gerekmektedir. &lt;br/&gt;Şüphesiz ki bazı arşivlerimiz bilgisayar sistemlerini kurmuşlar (Atese, Tapu Kadastro Arşivi gibi) bazılarıda kurma yolundadırlar. Ama burada bir handikap vardır. Birbirine benzer ve birbirini tamamlayan dökümanları bünyesinde bulunduran arşivler her biri ayrı birer sistem uygulamaktadırlar. Bu da araştırıcılar için bazı güçlükler oluşturmaktadır. Bunların kurumlar aras</description></item><item><title>TUSDATA SERİLERİNİN BAŞARISI</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?tusdata-serilerinin-basarisi-342174.html</link><description>2001 EYLÜL TUS SORULARI VE CEVAPLARI&lt;br/&gt;-TUSDATA- &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;TUSDATA SERİLERİNİN BAŞARISI&lt;br/&gt;Eylül 2001 TUS sınavında Tusdata serilerimizin ve size önerdiğimiz Bir Yıllık Çalışma Programının başarısı aşağıdadır. Ayrıca her sorunun altında kitaplarımızdan baskı ve sayfasını belirten referanslar mevcuttur. &lt;br/&gt;ÖNEMLİ NOT: Her sorunun altında verdiğimiz TUSDATA referanslarını gözden geçirebilir ve gerçekten cevaplayıp cevaplamadığını test edebilirsiniz. Aynı şekilde TUS&quot;a yönelik hazırlanmış olan başka kitapların cevapladıklarını iddia ettikleri soruları ve referanslarını da dikkatle test etmenizi önemle hatırlatırız. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;TUSDATA Serilerinin 200 soru içerisinden net olarak cevapladığı toplam soru sayısı: 184&lt;br/&gt;Kitabın adıYakaladığı soru sayısı&lt;br/&gt;Tüm Tus Soruları132 &lt;br/&gt;Özet Tıp Bilimleri144&lt;br/&gt;Tüm Tus Soruları veya Özet Tıp Bilimlerindien herhangi birinin cevapladığı soru sayısı160Bu iki kitabı, genel çalışırken ve son dönemde okumak çok önemli !..&lt;br/&gt;Dahili Bilimler Konu79Özellikle sayfa 311, 623, 536, 746, 144e bakınız.&lt;br/&gt;Pediatri Konu61 &lt;br/&gt;Mikrobiyoloji Konu31 &lt;br/&gt;Patoloji Konu49 &lt;br/&gt;Genel Cerrahi Konu35 &lt;br/&gt;Biyokimya Konu25 &lt;br/&gt;Küçük Stajlar Konu21 &lt;br/&gt;Kadın Doğum Konu18Özellikle Sf. 439 daki şekle ve 195. sorunun cevabı için Sf.238 e bakınız.&lt;br/&gt;Küçük Stajlar Soruları19&lt;br/&gt;Mikrobiyoloji Soruları27&lt;br/&gt;Genel Cerrahi Soruları18&lt;br/&gt;Farmakoloji Soruları19&lt;br/&gt;Biyokimya Soruları19&lt;br/&gt;Pediatri Soruları33&lt;br/&gt;Fizyoloji Histoloji Embriyo. Soruları 15Özellikle 197. sorunun cevabı için s.246ya bkz. (soru 145)&lt;br/&gt;Board Review Serisi Fizyoloji 9&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt; &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;EYLÜL 2001 TUS SORULARI&lt;br/&gt;TEMEL BİLİMLER&lt;br/&gt;1. Mimik kaslarını innerve eden sinir aşağıdakilerden hangisidir?&lt;br/&gt;a. N. vagus b. N. facialis &lt;br/&gt;c. N. oculomotorius d. N.trigeminus &lt;br/&gt;e. N. abducens &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;(Cevap B)&lt;br/&gt;Klinik nöroanatomi, Snell 4. bs. s. 410. &lt;br/&gt;TUSDATA Tüm Tus Soruları, c.1 s.80 soru 46 (aynen) &lt;br/&gt;TUSDATA Küçük Stajlar Soruları, s.120. &lt;br/&gt;TUSDATA BRS Anatomi, s.289. &lt;br/&gt;TUSDATA Özet Tıp Bilimleri, c.1 s.34 &lt;br/&gt;TUSDATA Konu Serisi Pediatri, 2. Baskı, s.19&lt;br/&gt;TUSDATA Genel Cerrahi Soruları, s.321 &lt;br/&gt;TUSDATA Fizyoloji, Histoloji, Embriyoloji Soruları, s.31 &lt;br/&gt;2. Hipofiz tümörüne bağlı bitemporal heteronim hemianopsi görülen bir hastada lezyon nerededir? &lt;br/&gt;a. Sağ nervous opticus &lt;br/&gt;b. Chiasma opticum &lt;br/&gt;c. Sağ tractus opticus &lt;br/&gt;d. Sağ tractus geniculocalcerinus &lt;br/&gt;e. Sol tractus geniculocalcarinus &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;(Cevap B) &lt;br/&gt;Snell Klinik nöroanatomi 4. baskı s. 425. &lt;br/&gt;Tusdata Konu Serisi Dahili Bilimler, 2001, c.2 s.795. &lt;br/&gt;Tusdata Konu Serisi Patoloji, 2001, s.285. &lt;br/&gt;Tusdata Konu Serisi Genel Cerrahi, 2001, s.194. &lt;br/&gt;Tusdata Konu Serisi Küçük Stajlar, 2001, s.116. &lt;br/&gt;TUSDATA Konu Serisi Pediatri, 2. Baskı, s.491&lt;br/&gt;TUSDATA Tüm Tus Soruları, c.3 s. 378. &lt;br/&gt;TUSDATA Pediatri Soruları, c.2, s.131 soru 197 (aynen)&lt;br/&gt;TUSDATA Küçük Stajlar Soruları, s.218. &lt;br/&gt;TUSDATA Özet Tıp Bilimleri, c.1 s.106 &lt;br/&gt;TUSDATA BRS, Fizyoloji, s.45 &lt;br/&gt;TUSDATA Fizyoloji, Histoloji, Embriyoloji Soruları, s.58 &lt;br/&gt;3. Rima glottisi (Mizmar aralığını) açan tek kas aşağıdakilerden hangisidir? &lt;br/&gt;a. M. cricoaritenoideus posterior &lt;br/&gt;b. M. cricoaritenoideus lateralis &lt;br/&gt;c. M. vocalis &lt;br/&gt;d. M. cricothyroideus &lt;br/&gt;e. M. aritenoideus lateralis &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;(Cevap A)&lt;br/&gt;Snell Anatomi s. 752. &lt;br/&gt;TUSDATA Tüm Tus Soruları, c.1 s. 80 45. soru (aynen) &lt;br/&gt;TUSDATA BRS Anatomi, s.3. &lt;br/&gt;TUSDATA Özet Tıp Bilimleri, c.1 s.42 &lt;br/&gt;4. Bacağa extansion yaptıramayan bir kişide aşağıdaki sinirlerden hangisinin zedelenmiş olması beklenir? &lt;br/&gt;a. N. ischiadicus b. N. tibialis &lt;br/&gt;c. N. peroneus communis d. N. femoralis &lt;br/&gt;e. N. gluteus superior &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;(Cevap D)&lt;br/&gt;Temel Anatomi (Prof. Dr. Mehmet YILDIRIM) s. 118, Nobel &lt;br/&gt;TUSDATA Tüm Tus Soruları, c.1 s. 19 (ipucu kutusu) &lt;br/&gt;TUSDATA BRS Anatomi, s.105 &lt;br/&gt;TUSDATA Özet Tıp Bilimleri, c.1 s.22 &lt;br/&gt;5. Cerebrospinal sıvı 4. ventrikülden çıktıktan sonra hangi yapıya dökülür? &lt;br/&gt;a. Cisterna lamina terminalis b. Cisterna kiazmatis &lt;br/&gt;c. Cirterna cerebellomedullaris d. Cisterna ambiens &lt;br/&gt;e. Cisterna interpedinkularis &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;(Cevap C) &lt;br/&gt;Fonksiyonel Nöro Anatomi (Şekil 3), Metu Press, (Prof. Dr. Doğan TANER), s. 18. &lt;br/&gt;TUSDATA Küçük Stajlar Soruları, s.161. &lt;br/&gt;6. Omuz ekle</description></item><item><title>EVRENSEL HİZMET</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?evrensel-hizmet-443052.html</link><description>EVRENSEL HİZMET&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;İÇİNDEKİLER ÖZET............................................................................................................................i ABSTRACT................................................................................................................ii TEŞEKKÜR...............................................................................................................iii KISALTMALAR.........................................................................................................iv GİRİŞ.........................................................................................................................1 BİRİNCİ BÖLÜM.........................................................................................................5 EVRENSEL HİZMET KAVRAMI..................................................................................5 1.1 EVRENSEL HİZMET: ÇAĞDAŞ BİR ZORUNLULUK.....................................5 1.1.1 Çağın Yönelişi: Enformasyon Toplumları................................5 1.1.2 Enformasyon Altyapısı Kavramının Gelişimi...........................6 1.1.3 Enformasyon Toplumu ve Evrensel Hizmet Kavramı.........8 1.2 TELEKOMÜNİKASYON SEKTÖRÜNDE EVRENSEL.....................................12 HİZMET..................................................................................................................12 1.2.1 Telekomünikasyon Sektörü ve Evrensel Hizmet................12 Kavramı...........................................................................................................12 1.2.2 Evrensel Hizmet Kavramının Tarihsel Gelişimi....................16 1.2.3 Ekonomik Gelişme ve Evrensel Hizmet..................................20 İKİNCİ BÖLÜM..........................................................................................................24 EVRENSEL HİZMET POLİTİKALARI.......................................................................24 2.1 EVRENSEL HİZMET POLİTİKASININ GENEL.............................................24 ÇERÇEVESİ............................................................................................................24 2.1.1 Tekelden Rekabete Geçişte Evrensel Hizmet......................24 2.1.2 Regülasyon ve Evrensel Hizmet................................................25 2.1.3 Evrensel Hizmet Politikasında İlk Adımlar............................26 2.1.4 Evrensel Hizmet Politikasının Temel İlkeleri........................29 2.1.5 Evrensel Hizmetten Evrensel Erişime.....................................32 2.2 ULUSLARARASI KURULUŞLAR VE EVRENSEL HİZMET............................34 POLİTİKALARI......................................................................................................34 2.2.1 Avrupa Birliği (AB)..........................................................................34 2.2.2 Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ).....................................................39 2.2.3 Uluslararası Telekomünikasyon Birliği (ITU).......................39 ÜÇÜNCÜ BÖLÜM......................................................................................................42 EVRENSEL HİZMET UYGULAMALARI....................................................................42 3.1 EVRENSEL HİZMET YÜKÜMLÜLÜĞÜNÜN..................................................42 UYGULANMASI: REGÜLASYON ÇERÇEVESI.....................................................42 3.1.1 Bağımsız Regülasyon Otoritelerinin Oluşması.....................42 3.1.2 Bağımsız Regülasyon Otoritelerinin Görevleri.....................44 ve Evrensel Hizmet.....................................................................................44 3.1.3 Evrensel Hizmet Yükümlülüğü...................................................48&lt;br/&gt;3.1.4 Ülkeler ve Evrensel Hizmet/Erişim Yaklaşımları................49 3.2 EVRENSEL HİZMETİN SAĞLANMASI: MALIYETLER VE..........................66 FİNANSMANA İLİŞKİN YAKLAŞIMLAR..............................................................66 3.2.1 Evrensel Hizmetin Pla</description></item><item><title>GÜNÜMÜZDE TIP VE SAĞLIK BİLİMLERİ KÜTÜPHANECİLİĞİ</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?gunumuzde-tip-ve-saglik-bilimleri-kutuphaneciligi-439343.html</link><description>Günümüzde Tıp ve Sağlık Bilimleri Kütüphaneciliği&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Giriş&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Tıpla ilgili bilginin Mezopotamya&quot;da kil tabletlere, eski Mısır&quot;da papirüslere aktarılması, insanların ilkçağdan beri hastalıkların tanı ve tedavisine verdikleri önemi ifade eder. Sağlığa verilen önemin kanıtları olan bu ilk tıp belgelerinin bulundurulduğu ortamlar, tıp kütüphanelerinin en eski biçimleri olarak değerlendirilebilir. Mezopotamya&quot;da Asur kralı Asurbanipal (M.Ö. 668-626) tarafından kurulan büyük Ninova Kütüphanesi&quot;nde, gerçek yaşları bilinmemekle beraber, M.Ö. 2000&quot;lere ait oldukları belirtilen çok sayıda kil tablet arasında tıpla ilgili olanlar da vardı. Bu kütüphane, her konuda tabletin bulunduğu genel bir kütüphane olmakla beraber, tıpla ilgili kaynaklara da erişim olanağı sağlayan ilk kütüphane olarak değer taşır. Tıp kütüphanelerinin asıl kökenini, eski Mısır&quot;da özellikle şifa/tedavi merkezleri olarak kullanılan tapınaklar içerisindeki tıp papirüslerinin bulundurulduğu mekanlara dayandırmak mümkündür. Bilinen en eski tıp papirüsleri M.Ö. 1900-1500 yılları arasında yazılmıştır (Birchette, 1973: 302-303). &lt;br/&gt;İlk örnekleri ilkçağda görülen tıp kütüphaneleri, çağlar boyunca, çeşitli kayıt ortamlarındaki tıp belgelerinin yalnızca saklanmasına değil, sağlığı tehdit eden durumlar, bilgiye acil erişimi gerektirdiği için, onların özenle düzenlenmesine de önem vermişlerdir. Eski Yunan ve Roma dönemlerinde, ortaçağ Avrupa&quot;sında ve İslam medeniyeti boyunca çeşitli şekillerde varlıklarını sürdüren, sonraki yüzyıllarda da farklı coğrafyalarda kurulan bu kütüphaneler, her zaman tıp belgelerine hızlı erişim olanakları yaratma geleneklerini devam ettirmişlerdir. Hangi dönem, toplum ya da ülkede kurulmuş olurlarsa olsunlar, tıp kütüphanelerinin bu özellikleri, onları diğer kütüphanelerden ayırmıştır. Gerçekten de, hiçbir konudaki bilgiye erişim, sağlıkla ilgili bilgiye erişim kadar aciliyeti gerektirmemiştir. &lt;br/&gt;Hızla erişilmesi gereken tıbbi bilgi, aynı zamanda sağlık sorunlarıyla ilgili bilgi gereksinimlerine yanıt verici nitelikte, yani anlamlı olmalıdır. Ayrıca güncel de olmalıdır ki, hastaların tıptaki son gelişmelerden, yeni tanı ve tedavi yöntemlerinden yararlanmaları sağlanabilsin. Tıp kütüphaneciliğinin temelini oluşturan anlamlı ve güncel bilgiye hızlı erişim ilkesi, yüzyıllarca geçerliliğini koruyarak bugüne taşınmıştır. Günün teknolojik gelişmeleri, özellikle de Internet, hekimlerin ve diğer meslekten sağlık görevlilerinin gereksinme duydukları anlamlı ve güncel bilgiye hızlı erişim için mükemmel olanaklar sağlayarak tıp ve sağlık bilimleri kütüphaneciliğine çağdaş bir kimlik kazandırmıştır.&lt;br/&gt;Teknolojik olanaklardan yararlanan tıp ve sağlık bilimleri kütüphaneleri, temelde hekim ve diğer meslekten sağlık görevlilerine, onların gereksinme duyduğu anlamlı bilgiyi, gereksinme duyduğu yer ve zamanda, istediği kapsam ve formatta, elverdiğince ekonomik bir biçimde eriştirmeyi hedefleyen kütüphanelerdir. Bu kütüphanelerde, genelde zamanı sınırlı olan, ancak anlamlı bilgiye hemen erişmesi gereken kullanıcıya kişisel yardım/destek sağlanması, gerekli bilginin anında hazırlanarak sunulması söz konusudur. Günümüz hastalarının tıptaki son gelişmelerden, yeni tanı-tedavi yöntemlerinden yararlandırılarak sağlıklarına kavuşturulmasında, tıp ve sağlık alanlarına yönelik eğitim ve araştırmaların kalitesinin artırılmasında, bu kütüphanelerin önemli katkıları vardır.&lt;br/&gt;20. yüzyılın ortalarına kadar &quot;tıp kütüphanesi&quot; olarak adlandırılan kütüphaneler, önce, araştırmaya yönelik dermeleri de barındırmaya başlayarak &quot;biyotıp kütüphanesi&quot;, sonraki yıllarda da &quot;sağlık bilimleri kütüphanesi&quot; veya &quot;tıp merkezi kütüphanesi&quot; adını almışlardır. Tıp okullarının yanı sıra, diş hekimliği, eczacılık, hemşirelik okulları vb. ile genellikle uygulama ve öğretim hastanelerini bünyelerine alan akademik nitelikteki tıp ya da sağlık bilimleri merkezlerinde kurulan bu kütüphaneler, çeşitli kullanıcı gruplarına, farklı düzeylerde hizmet veren büyük kütüphanelerdir (Darling ve Graham, 1988: 16-17). Bugün &quot;tıp</description></item><item><title>BİLGİ EDİNME YOLUYLA PLANLAMA VE DÜZENLE :DÜZGÜN İŞLEYEN BİR OFİS OLUŞTURMANIN ANAHTARI</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?bilgi-edinme-yoluyla-planlama-ve-duzenle-duzgun-isleyen-bir-ofis-olusturmanin-anahtari-389232.html</link><description>BÖLÜM 1&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;BİLGİ EDİNME YOLUYLA PLANLAMA VE DÜZENLE :&lt;br/&gt;DÜZGÜN İŞLEYEN BİR OFİS OLUŞTURMANIN ANAHTARI &lt;br/&gt;&lt;br/&gt; Çoğu şirketlerde işler yürür çünkü &quot;&quot;biz her zaman böyle yapmışızdır&quot;&quot; yaklaşımı hakimdir.Doğaldır hakimdir.Doğaldır ki bir şey işliyorsa,hele iyi işliyorsa,hiç dokunulması istenmez.Değişiklik olsun diye değişiklik yapmayın.Bununla birlikte işleri daha iyi yapmanın,etkililik ve üretkenliği artirmanın yolları varsa,onları yürürlüğe koyun.&lt;br/&gt;  Karşılacağınız en büyük sorularda biri,sizden önce o işte bir başkasının çalıştığı ve &quot;&quot;hiç sorunun bulunmadığı&quot;&quot; gerçeği olabilir.Yapılacak iiler planlanması,sorunların ortaya çıkmasını beklemeden sizin birşeyler yapmanız anlamına gelir.Ynai neyin yapılması gerektiğini öngörme,doğabilecek olası &quot;&quot;dar boğazları&quot;&quot; ve onlara en iyi şekilde nasıl baş edilebileceğini teşhiz etme demektir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Yapılacak işler planınızı uygulamaya geçirme&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;     1.Patronunuz için yapmak zorunda olduğunuzu düşündüğünüz en önemli altı görevi belirleyin ve sıralayın.&lt;br/&gt;     &lt;br/&gt;      *Tekliflerin vade tarihlerini gözle &lt;br/&gt;      *Kazanılmış/kaybedilmiş teklif raporlarını hazırla&lt;br/&gt;      *Satış müdürleri aylık toplantıları düzenle &lt;br/&gt;      *Müşteri randevularına işlerlik kazandır.&lt;br/&gt;      *Müşterilerle yazıma dosyası tut.&lt;br/&gt;      *Satış hedefleri için raporlar hazırla&lt;br/&gt;    2.Formun solundaki&quot;&quot;Yapılacak işn tanımı&quot;&quot;sütununa uygun düşen maddeleri girin.&lt;br/&gt;    3.En yüksek önem ve zorluk derecesinde 6 taneyi seçip,1&quot;den 6&quot;ya sıralama kullanarak,PATRONUNUZUN GEREKSİNİMİNE GÖRE her maddenin önem ve derecesini seçin ve &quot;&quot;Önem&quot;&quot; sütununa listeleyin.&lt;br/&gt;    4. Şimdi her maddeye bakın ve her işin alacağı zaman ve size çıaracağı güçlük açısından sıralamayı yapın.Sıralama değerini &quot;Zorluk&quot;sütuna girin.&lt;br/&gt;    5.Son olarak,eğer varsa sorunları &quot;Düşünceler&quot;sutununa yazın.&lt;br/&gt;    &lt;br/&gt;     Herşeyden önce,patronnuzun görevi yerine getirilmesi için yapmak zorunda olduğu işleri belirlediniz.Sonra bu görevlerin sizin için taşıdığı önem ve zorlu ortaya koydunuz.İki sutunu sıralamaya sokma</description></item><item><title>BİLGİ MERKEZLERİNİN YÖNETİMİNDE BİLGİ SİSTEMLERİNİN ROLÜ</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?bilgi-merkezlerinin-yonetiminde-bilgi-sistemlerinin-rolu-454572.html</link><description>Bilgi Merkezlerinin Yönetiminde Bilgi Sistemlerinin Rolü&lt;br/&gt;Hakan Anameriç &amp;#61482;&lt;br/&gt;According to the idea that information centers are information systems. Thus, scientific management approach and any improvement, and implementation of information supported by this approach is also considered &quot;of  information centers&quot;. When this approach considered as a system analysis related to scientific approach as well. Furthermore, in this sense today scientific approach is also related to some other concepts such as total quality management (TQM), public relations (PR), information systems (IS), and information management concepts, and information centers.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Giriş&lt;br/&gt;Bilgi merkezleri, Frederich W. Taylorun geliştirmiş olduğu bilimsel yönetim yaklaşımının ilkelerine göre, birer organizasyondur ve her organizasyon da bir işletme gibi yönetilebilir. Organizasyon, bir grup insanın belirlenmiş amaçlar ve hedefler doğrultusunda güç birliği yapıp, fiziksel gücünü ve elinde bulundurduğu araçları kullanarak, belirli bir yönetim anlayışı içerisinde bir sistem meydana getirir. Bilgi merkezleri, genel olarak kar amacı gütmeyen ve hizmet üreten organizasyonlardır. Herhangi bir organizasyonun işletme olabilmesi için yeterli olan özellik, gereksinim duyulan herhangi bir mal ya da hizmet üretmek üzere bir ya da birkaç üretim elemanının bir araya getirilmesidir. O halde birer organizasyon olan bilgi merkezleri de işletme olarak kabul edilebilirler ve bu yaklaşımın sonuçlarından yararlanabilirler. &lt;br/&gt;Bilgi merkezleri birer organizasyon olarak ele alındıklarına göre, bilimsel yönetim yaklaşımı ve bugüne kadar bilimsel yönetim yaklaşımını destekleyen her türlü gelişme ve uygulama da bilgi merkezleri için geçerli konumda bulunmaktadır (Baysal, 1991: 4-6). Bu yaklaşım göz önüne alındığında, günümüzde bilimsel yönetim ile yakından ilişkili olan sistem analizi, toplam kalite yönetimi, halkla ilişkiler, bilgi sistemleri ve bilgi yönetimi kavramları, bilgi merkezleri için de geçerli olan kavramlardır. &lt;br/&gt;Bilgi merkezleri türlerinden biri olan kütüphanelerin yönetimi ile ilgili olarak değişik ve ilginç bir yaklaşımla Umberto Econun ünlü &quot;Gülün Adı - The Name of the Rose&quot; romanında karşılaşılabilir. Romandaki yaklaşıma göre, kütüphane yönetiminde dikkat çekici dört nokta vardır. İlki, kütüphaneye ve onun kaynaklarına sınırlı erişim olanağı; ikincisi, kütüphanedeki kitapların karmaşık bir labirentte saklanması; üçüncüsü, kitaplar için hazırlanmış olan katalog ve indekslerin karmaşık olması ve sadece kütüphaneciler tarafından bilinmesi; dördüncü ve en önemlisi ise, toplumsal düzeni sağlayan itaat, korku, ölüm gibi etkenlerin ilk üç maddenin korunmasında etkili olmasını sağlamaktır. Bu yönetim anlayışı, romanın sonunda kütüphanenin bütünüyle yanması ile sona ermiştir. Tabii ki bu anlayış belirli bir düşünce sisteminin hakim olduğu bir dönemde gerçekleşmiştir. Günümüz, yönetim anlayışında özellikle de bilimsel yönetim anlayışında önemli değişiklikler ve gelişmeler yaşanmıştır (Anameriç, 2003: 187</description></item><item><title>ISTANBUL</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?istanbul-343053.html</link><description>The Istanbul City&lt;br/&gt;Istanbul is an old old city, you can see the remains of many ancient civilizations and their culture in harmony with Turkish culture. The old versus the new, the traditional versus the modern is a conflict a visitor often observes. The city is full of contrasts, and colorful views, &lt;br/&gt;So enjoy one of them:&lt;br/&gt;The diverse ethnicity of the city, is another point which is worth examinig. The Minorities sum up to a majority and build up an enormous population. The natives of the city are very typical, you can easily identify them from the look in their eyes. take a look at the good old days. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;ARRIVAL TO THE CITY&lt;br/&gt;Turkey demands an official entry visa from citizens of several countries. Before your departure to Turkey it is better to check with a Turkish consulate in your country to determine if you need a visa. In some cases, you can obtain a visa upon arrival at Ataturk airport for a small fee. After passing from the passport control, it is appropriate to declare your foreign currency and your valuable objects and have it recorded in your passport. As elsewhere too, there are limits on the amount of alcoholic drinks and cigarettes that can be brought in: two boxes of cigarettes, 50 cigars, 200 grams of tobacco and 2.5 liters of alcoholic drinks are allowed.&lt;br/&gt;WORK HOURS AND HOLIDAYS&lt;br/&gt;Banks are open weekdays from 8:30 AM until noon or 12:30 PM, depending on the bank, and from 1:30 PM until 5.00 PM. However, there are some banks which continue to serve during lunch breaks.&lt;br/&gt;Museums are generally open Tuesday through Sunday from 9:30 AM until 5.00 PM or 5:30 PM and closed on Monday. Palaces are open the same hours but are closed on Thursday. For specific information on museums, please visit our museums section. &lt;br/&gt;Shops and bazaars are normally open Monday through Saturday from 9:30 AM to 1.00 PM and from 2.00 PM to 7.00 PM, and closed all day on Sunday. But most stores in shopping malls and crowded streets are open seven days a week, including lunch breaks.&lt;br/&gt;You can find restaurants or cafes open virtually at any time of the day or night.&lt;br/&gt;HOLIDAYS&lt;br/&gt;January 1 (New Years Day), December 24-26, 2000 (Seker Bayram, marking the end of Ramadan), March 5-8, 2001(Kurban Bayram, another important religious holiday). Muslim religious holidays are based on the lunar calendar and will shift about 10 days backwards each year. The dates given here for the Seker and Kurban holidays are for 2000 and 2001.&lt;br/&gt;April 23 (National Independence and Childrens Day), May 19 (Ataturks Commemoration Day), August 30 (Zafer Bayram, or Victory Day), October 29 (Cumhuriyet Bayram, or Republic Day, celebrating AtatÅ¸rks proclamation of the Turkish republic in 1923).&lt;br/&gt;VISITING THE MOSQUES&lt;br/&gt;Most mosques in Istanbul are open to the public during the day. Prayer sessions, called namaz, last 30 to 40 minutes and are observed five times daily. Tourists should, however, avoid visiting mosques midday on Friday, when Muslims are required to worship. &lt;br/&gt;For women, bare arms and legs are not acceptable inside a mosque. Men should avoid wearing shorts as well. Women should not enter a mosque without first covering their heads with a scarf.  Before entering a mosque, shoes must be removed.&lt;br/&gt;MAIL&lt;br/&gt;Post offices are painted bright yellow and have PTT (Post, Telegraph, and Telephone) signs on the front. The central Post office is open Monday through Saturday from 8 AM to 9 PM, Sunday from 9 AM to 7PM. Smaller ones are open Monday through Friday between 8:30 AM and 5.00 PM. &lt;br/&gt;THE MONEY&lt;br/&gt;The monetary unit is the Turkish lira (TL), which comes in bank notes of 250.000; 500,000; 1,000,000, 5.000,000 and 10.000.000. Smaller denominations come in coins of 25,000; 50,000 and 100.000. &lt;br/&gt;In Istanbul, travelers checks are rarely accepted. ATMs can be found in even the smallest Turkish towns. Most accept international credit cards or bank cards (a strip of logos is usually displayed above the ATM). Almost all ATMs have a language key  to enable you to read the instructions in English. &lt;br/&gt;VAT&lt;br/&gt;The valu</description></item><item><title>DÜNYA BİLGİ TOPLUMU ZİRVESİ&quot;NE DOĞRU</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?dunya-bilgi-toplumu-zirvesi-ne-dogru-443090.html</link><description>DÜNYA BİLGİ TOPLUMU ZİRVESİ&quot;NE DOĞRU&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;1.GİRİŞ&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;İnsanlık tarihi esas itibariyle değişimlerin ve gelişmelerin tarihidir. Tarih boyu insanoğlu pek çok büyük değişim yaşamışsa da sosyo-ekonomik olarak ele alındığında üç temel evrenin varlığını müşahede etmekteyiz: Tarım çağı, Sanayi çağı ve Bilgi çağı.  Tarım çağında, tüm dünyada insanlar benzer hayat standardına sahipti ve aralarında ciddi sayılabilecek farklılıklar yoktu. Sanayi çağına geçildikten sonraki ilk dönemlerde ülkelerin ve toplumların bazıları bu süreci iyi değerlendirip diğerleriyle mesafeyi açtılar. Kapitalin esas olduğu bu süreçte dünyanın bir kısmı fakir kalırken diğer kısmı son derece zengin hale geldi. Arada ciddi uçurumlar oluştu. 2. Dünya savaşından sonraki dönemde uygulamaya konulan bazı ekonomik düzenlemeler fakir toplumlarda zengin grupların ortaya çıkmasına sebep olurken öte yandan zengin toplumlarda da fakir gruplar oluştu. Dünyada hem ülkeler arası hem de aynı ülke sınırları içinde zengin - fakir ayrımı ortaya çıktı. Bu durum tüm dünya çapında toplumsal huzursuzluklara ve sosyal patlamalara neden oldu. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Bilgi çağının 20.yy&quot;ın son çeyreğinde başladığı ve bu çağda sermayenin yerini bilgi ve iletişim teknolojilerine erişimin aldığı  kabul edilmektedir. Bilgi toplumuna geçtiğimiz bu dönemde sanayi toplumu döneminde  yapılan hataların tekrar edilmemesi gerekmektedir. Bu noktada, Sanayi çağında ekonomik zenginliğin eşit dağıtılamamasından kaynaklanan büyük toplumsal sorunların Bilgi çağında  yaşanmaması için tüm dünya halklarının bilgi ve iletişim teknolojilerine eşit erişiminin sağlanması gerekmektedir. Aksi taktirde tıpkı sanayi toplumlarında olduğu gibi toplumlar arası ve aynı toplumda değişik gruplar arası farklılıklar ortaya çıkacak, bu durum düşmanlıkları körükleyecek ve böylelikle küresel ve yerel barış, sağlanamayacak ve tüm dünya çapında insanların bir kısmı bilgi toplumuna adapte olurken diğer kısmı sanayi toplumunun ve belki de tarım toplumunun öngördüğü bir hayat standardını yaşamak zorunda kalacaklardır. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;20. yy&quot;ın son çeyreğine baktığımızda  korkulanın  ne yazıkki gerçekleşmekte olduğunu görmekteyiz. Örneğin,  2001 yılında toplam internet kullanıcı sayısı 500 milyon civarında olup bunun bölgelere dağılımı, Afrika  %1.4, Okyanus bölgesi % 1.7, Avrupa % 29, Asya %31.9 ve Amerika % 36.6 şeklindedir. Sabit telefon hatlarına bakıldığında  ise bölgesel dağılım  Afrika %2.0,  Okyanus bölgesi % 1.2, Amerika %28.3, Avrupa %31.0 ve Asya %37.5  şeklindedir. İstatistiklere ülkeler ve ülke içi bölgeler noktasında bakıldığında   daha vahim sonuçlar  ortaya çıkmakta ve  &quot;Sayısal Uçurum&quot; olarak ifade edilen  sorunun giderek önem kazandığı  görülmektedir. İşte bu noktada  Bilgi çağının en iyi şekilde anlaşılması, Sayısal Uçurum başta olmak üzere ortaya çıkmakta olan  sorunların  çözümü için küresel çapta ilgili  tüm  tarafların etkin olarak katılacakları  bir Dünya Zirvesi yapılması ihtiyacı hasıl olmuştur. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;2.KÜRESEL HAZIRLIK ÇALIŞMALARI&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Bu çerçevede, Uluslararası Telekomünikasyon Birliği(ITU)  1998 yılında Birleşmiş Milletler&quot;in desteğiyle çalışmalara başlamış ve yapılan çalışmalar sonucunda Dünya Bilgi Toplumu Zirvesi&quot;nin (World Summit on Information Society), ilki 10 - 12 Aralık 2003 tarihleri arasında Cenevre&quot;de ve ikincisi 2005 yılında Tunus&quot;ta olmak üzere iki aşamada yapılması kararlaştırılmıştır. Ayrıca, ilk zirve için üç hazırlık komitesi toplantısı(PrepCom) ve bölgesel toplantılar yapılması kararlaştırılmıştır. Cenevre&quot;de yapılacak ilk toplantı ile ilgili olarak &quot;altyapının kurulması&quot;, &quot;bilgi toplumuna eşit erişim için engellerin kaldırılması&quot;, &quot;hizmetler ve uygulamalar&quot;, &quot;kullanıcı ihtiyaçları&quot;, &quot;genel çerçevenin geliştirilmesi&quot;, &quot;bilgi-iletişim teknolojileri ve eğitim&quot; konuları üst başlıklar olarak belirlenmiş olup, bu başlıklar altında yer alan bilgi toplumu altyapısının kurulması, sayısal uçurumun azaltılması, kırsal iletişim, dijital medya, fikri mülkiyet hakları, bilgi toplumu anlayışını geliştirme, basın ve ifade özgürlüğü, kültürel ve dilse</description></item><item><title>TIBBİ BİR YAZI NASIL YAZILIR</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?tibbi-bir-yazi-nasil-yazilir-438305.html</link><description>Tıbbi konuşmak ve yazmak, hekimin çalışmasına yaratıcı ve doyurucu bir boyut kazandırır.&lt;br/&gt;İster akademik, isterse özel çalışsın bu tür uğraşılar, hekimin ününü arttırır. Ayrıca tıbbi iletişim ile bilgi alış verişinde bulunulması hasta bakımının gelişmesine de katkı sağlar.&lt;br/&gt;Tıbbi yazı yazma ve sunu yapma konusunda geçerli bir yöntem geliştirildikten sonra, tıbbi yazma ve konuşma sadece bir zorunluluk değil, aynı zamanda da bir eğlence olacaktır.&lt;br/&gt;Tıbbi iletişimin en can alıcı ve yaratıcı bölümü yazmaktır. Yazma, bir derginin editörüne olgu sunumu şeklinde kısa bir yazı yazmaktan tutun da; derleme makaleler araştırma yazıları ve hatta ders kitabı yazmaya kadar varan değşik şekillerde olabilir.&lt;br/&gt;Böyle bir yazı yazmak, sadece edebi bir çabayı gerektiren bir olgu değildir. Anlatımda açıklık, düzenlemede deneyim de gereklidir. Eğer temel kurallar izlenirse, bunları başarmak hiç de zor değildir.&lt;br/&gt;     &lt;br/&gt;Herhangi bir türdeki tıbbi iletişimin başlama noktası şu olmalıdır:&lt;br/&gt;Elimde sunulmaya değecek bir bilgi var mı ?&lt;br/&gt;İdeal olanı tüm iletişimlerde, bilgilerin De BAKEY tarafından ortaya konan şu 4 noktayı içermesidir:&lt;br/&gt;1.YENİ OLMAK &lt;br/&gt;2.GERÇEK OLMAK &lt;br/&gt;3.ÖNEMLİ OLMAK &lt;br/&gt;4.ANLAŞILIR OLMAK &lt;br/&gt;     &lt;br/&gt;Yeni Olmak:&lt;br/&gt;Özgün fikirlerin ve materyalin tıbba katkıları çok fazladır. Yenilikler, laboratuar ve klinik deneyimlerden çıkabileceği gibi, tamamen rasgele olarak da belirebilir.&lt;br/&gt;İnsanlar ve hayvanları ilgilendiren veriler, tek düze veya sadece teknik yönden yeni olduğu için, anlamlı görüşler veya yenilikler, ne yazık ki azdır. Tıbbi yazıların çoğu aşağıdaki şekillere uymaktadır:&lt;br/&gt;1.YENİDEN DOĞRULAMA (Reafirmasyon) &lt;br/&gt;2.YENİDEN YALANLAMA (Refutasyon) &lt;br/&gt;3.SENTEZLEME (Yeni bilgilerin birleştirilmesiyle olayın daha açık hale getirilmesi) &lt;br/&gt;4.AYRINTILI SUNMA (Ek bilgilerle görüşlerin genişletilmesi) &lt;br/&gt;5.YENİDEN YAYINLAMA&lt;br/&gt;Gerçek Olmak:&lt;br/&gt;Tıbbi bilgilerin doğru olmaları gerekir. Bilgilerin toplandığı ve sunulduğu her aşamada doğruluk testi yapılmış olmalıdır.&lt;br/&gt;Çalışmanın her aşamasında hatalar olabilir. Çalışmanın planı hatalıdır, gözlemler hatalıdır, analiz veya tartışma doğru değildir.&lt;br/&gt;Çalışma saptanan ölçütlere göre yapılmamışsa hatalar oluşur ve yazıların red edilmesinin en büyük nedeni, verilerin sonuç bölümünü desteklememesidir.&lt;br/&gt;  &lt;br/&gt;Önemli Olmak:&lt;br/&gt;Bir yazı veya çalışmanın önemini saptamak zor ve soyut bir olaydır. Yazar ve eleştirmenin kişisel deneyimlerine bağlı olarak görüşler farklı olabilir.&lt;br/&gt;  &lt;br/&gt;Anlaşılır Olmak:&lt;br/&gt;Kötü yazılmış bir yazı için hekimlerin zamanı ve sabrı kısıtlıdır.&lt;br/&gt;Kötü yazılmış bir yazının içeriği eğer yeterince önemli değilse, bunu okuyanlar yazara çok kızarlar.&lt;br/&gt;Yazı anlaşılamıyorsa, tıbba herhangi bir katkısı da olamaz.&lt;br/&gt;Yazıda verilmek istenilen mesaj, en az kelimeyle ve en basit biçimde verilmelidir. Abartılı ve süslü yazıların tıpta yeri yoktur. Tıbbi yazı, açık, direkt ve doğru olmalıdır.&lt;br/&gt;     &lt;br/&gt;TIBBİ YAZI YAZMANIN AŞAMALARI  &lt;br/&gt;1.Hazırlık Aşamaları: &lt;br/&gt; İlk basamak literatürün gözden geçirilmesidir.&lt;br/&gt;Daha önce neler yapılmıştır ?&lt;br/&gt;Bu çalışmalar nasıl yapılmıştır ?&lt;br/&gt;Bu çalışmaların yazarları kimlerdir ?&lt;br/&gt;Önerilen çalışmalar gerekli midir ?&lt;br/&gt;Kaynaklar gözden geçirilerek ilgili makaleler toplanmalıdır. Bazı araştırıcılar, çalışmaya başlamadan önce kısa bir literatür taraması yaparlar, yazıyı yazarken daha geniş tarama yapmayı düşünürler. Bu bir hatadır. Çünkü, önemli makaleler gözden kaçabilir veya daha önemlisi şu anda yaptıkları çalışmanın aynısının daha önce yapılmış olduğunu görebilirler.&lt;br/&gt;Daha işin başındayken kapsamlı bir literatür taramasının yapılması zorunludur.&lt;br/&gt;Tıbbi bilgileri toplamanın çeşitli yolları vardır. Bunların içinde en yaygın olarak kullanılan, ABDdeki National Library of Medicine in kayıtlarının taranmasıdır.&lt;br/&gt;Bu amaçla İndex Medicus ve Medline taramaları yapılabilir. İnternet teknolojisi sayesinde bu iş günümüzde oldukça kolay bir biçimde gerçekleşmektedir.&lt;br/&gt;İnternette Medline taraması ücretsizdir ve bu tarama sonucunda istenilen makalelerin özetlerini de elde etmek mümkündür. Yapılacak tek şey; MEDLİNE üzerine tıklamak ve anahtar ke</description></item><item><title>BİLİMSEL ARAŞATIRMALARDA KAYNAĞA ULAŞMA</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?bilimsel-arasatirmalarda-kaynaga-ulasma-443277.html</link><description>BİLİMSEL ARAŞATIRMALARDA KAYNAĞA ULAŞMA &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;BİLGİ TOPLAMA TEKNİKLERİ&lt;br/&gt;Yazılı kaynaklardan veri toplama &lt;br/&gt;Deneklerden veri toplama&lt;br/&gt;Bilgisayar bazlı kaynaklardan veri toplama.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;YAZILI KAYNAKLARDAN VERİ TOPLAMA&lt;br/&gt;Ansiklopediler&lt;br/&gt;Sözlükler&lt;br/&gt;Almanaklar&lt;br/&gt;Atlaslar&lt;br/&gt;Yıllıklar&lt;br/&gt;YAZILI KAYNAK TÜRLERİ&lt;br/&gt;Dergi ve Gazeteler&lt;br/&gt;Konu ile ilgili kitaplar&lt;br/&gt;Tüzük ve yönetmelikler&lt;br/&gt;Afişler&lt;br/&gt;Kanunlar&lt;br/&gt;Broşürler&lt;br/&gt;Bilgi Kartları&lt;br/&gt;ALINTI ÖRNEĞİ&lt;br/&gt;&quot;Romalıların bilimle ilk temasları, Güney İtalya ve Sicilya&quot;da yerleşmiş Yunan düşünürleri yoluyla olmuştur.&quot;1&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;1 Yıldırım, Cemal. Bilim Tarihi.7.bs. İstanbul :Remzi, 2001.&lt;br/&gt;Kütüphane Çeşitleri&lt;br/&gt;Halk ve Çocuk Kütüphaneleri&lt;br/&gt;Okul Kütüphaneleri&lt;br/&gt;Üniversite Kütüphaneleri&lt;br/&gt;Özel Araştırma Kütüphaneleri&lt;br/&gt;Arşivler ve Dokümantasyon Merkezleri&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;KÜTÜPHANE KATALOĞU&lt;br/&gt;Bir kütüphanede bulunan kitap süreli yayın vb. Belgelerin belirli sınıflandırma ve kataloglama ilkelerine göre düzenlenmiş kaydına &quot;kütüphane kataloğu&quot; denir.&lt;br/&gt;Katalog Kartı&lt;br/&gt;SINIFLAMA ÇEŞİTLERİ&lt;br/&gt;Kongre Kütüphanesi Sınıflandırma Sistemi&lt;br/&gt;Dewey Onlu Snıflandırma Sistemi&lt;br/&gt;Deneklerden Veri Tolama Teknikleri&lt;br/&gt;Anket&lt;br/&gt;Görüşme&lt;br/&gt;Gözlem&lt;br/&gt;Bilgisayar Bazlı Veri Toplama Teknikleri&lt;br/&gt;Internet&lt;br/&gt;CD-ROM&lt;br/&gt;On-line/Çevrimiçi veri tabanları&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Yukarıda sözünü ettiğimiz tüm kaynaklar, kaynağa ulaşma ve bilgi toplama işinde araştırmacıya yarar sağlayacak olan veri kaynaklarıdır. Araştırmacı en yeni ve en doğru bilgiye ulaşmak için her türlü kaynağa erişebilmeli ve bulunan her türlü bigiyi farklı farklı kaynaklardan kontrol etmelidir. Çağımız bilgi ve teknoloji çağı, bizler öğretmenler olarak öğrencilerimizi bu bilgi çağında başarılı olmaları için hazırlamak zorundayız. &lt;br/&gt;İlginize teşekkür ederim&lt;br/&gt;Şebnem Yalçın</description></item><item><title>ECONOMIC GLOBALIZATION AND THE INFORMATION TECHNOLOG REVOLUTION</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?economic-globalization-and-the-information-technolog-revolution-446014.html</link><description>Economic Globalization and the Information Technology Revolution&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;1.The Information Technology (IT)&lt;br/&gt;Revolution&lt;br/&gt;u The widespread access to, sharing of, and use of information&lt;br/&gt;(knowledge) in economic activities through technology&lt;br/&gt;u It is greatly facilitated by the &quot;Internet&quot;&lt;br/&gt;u The communication, transmission and distribution of information are no longer&lt;br/&gt;limited by space and time&lt;br/&gt;u Information is accessed and transmitted in real time and at low marginal cost&lt;br/&gt;u Information flow can be targeted to specific individuals and audiences&lt;br/&gt;u Complementarity of information with tangible and intangible capital&lt;br/&gt;u The increased flow of information greatly enhances and multiplies the benefits&lt;br/&gt;of tangible as well as intangible capital, such as human capital, R&amp;D capital,&lt;br/&gt;and knowledge capital, and vice versa--complementarity&lt;br/&gt;u Example: the installation of new software or new database on existing&lt;br/&gt;computers&lt;br/&gt;Lawrence J. Lau, Stanford University 3&lt;br/&gt;2.Implications of the IT Revolution&lt;br/&gt;u &quot;Internet&quot; time&lt;br/&gt;u Real time information transmission and retrieval&lt;br/&gt;u What used to take days and weeks of research is now available with a few clicks of&lt;br/&gt;the &quot;mouse&quot;&lt;br/&gt;u Real time monitoring and communication&lt;br/&gt;u Capacity for real time response&lt;br/&gt;u &quot;Internet&quot; distance&lt;br/&gt;u Proximity and geographical location are no longer as important&lt;br/&gt;Lawrence J. Lau, Stanford University 4&lt;br/&gt;3.Impacts on the Microeconomy&lt;br/&gt;u The shortening of the &quot;Product Cycle&quot;--reduction in &quot;time to&lt;br/&gt;market&quot;--mandates a reduction in fixed costs as well as timely&lt;br/&gt;responses, and hence de-verticalization and out-sourcing&lt;br/&gt;u The average product cycle has shortened from 5 years to between 12 and 18&lt;br/&gt;months&lt;br/&gt;u Significant reductions in transactions costs&lt;br/&gt;u The costs of internal management, monitoring and control&lt;br/&gt;u The costs of inter-firm coordination&lt;br/&gt;u The IT revolution enhances predictability and reliability of division of labor across&lt;br/&gt;firms and thus shifts the advantage to &quot;De-verticalization&quot;, &quot;Out-sourcing&quot;, and&lt;br/&gt;&quot;Globalization&quot; of supply chains&lt;br/&gt;u Reduction in transactions costs enables the exploitation of efficiencies in specific&lt;br/&gt;segments of the design, manufacturing, marketing and distribution process&lt;br/&gt;u Many services have become highly tradable or potentially highly tradable&lt;br/&gt;u e.g., software, back-office paper work, design, quality assurance, entertainment&lt;br/&gt;u The reductions in transactions costs more than offset the increased costs of&lt;br/&gt;transportation and communication due to globalization&lt;br/&gt;Lawrence J. Lau, Stanford University 5&lt;br/&gt;Impacts on the Microeconomy&lt;br/&gt;u De-verticalization and out-sourcing permit efficient sharing of&lt;br/&gt;resources and thus enable the realization of economies of scale and&lt;br/&gt;learning-by-doing effects in particular tasks&lt;br/&gt;u e.g., firms do not typically generate their own electricity; the semiconductor&lt;br/&gt;foundry business; delivery services such as United Parcel Post (UPS) and&lt;br/&gt;Federal Express&lt;br/&gt;u Realization of the benefits of targeted incentives in specific tasks or&lt;br/&gt;segments of the traditional business&lt;br/&gt;u Significant reductions in the costs of market creation, expansion&lt;br/&gt;differentiation, and segmentation --a market without geographical&lt;br/&gt;boundaries&lt;br/&gt;u Aggregation of users/consumers to create new and diverse markets consisting&lt;br/&gt;of consumers who may be geogrpahically dispersed&lt;br/&gt;u e.g. vegemite; vegetarians; exceptionally large and small sizes of clothing&lt;br/&gt;Lawrence J. Lau, Stanford University 6&lt;br/&gt;The Product Cycle under the IT&lt;br/&gt;Revolution&lt;br/&gt;u The product cycle will continue to shrink (time to market) because&lt;br/&gt;u More and more timely information is available&lt;br/&gt;u There is less vested interest (e.g., fixed costs, inventory, labor contracts) in&lt;br/&gt;prolonging a product&quot;s life time and because of competition; these fixed and&lt;br/&gt;quasi-fixed costs are reduced by de-verticalization and out-sourcing&lt;br/&gt;u The ease of customization&lt;br/&gt;u Product cycle as substitutions and rearrangements of the supply chain, e.g.,&lt;br/&gt;shifting from metal to plastics&lt;br/&gt;u Strategic alliances of the moment made possible by timely and accurate&lt;br/&gt;exchange of information&lt;br/&gt;u Traditional life-tim</description></item><item><title>ENFORMASON TEKNOLOJİSİ</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?enformason-teknolojisi-342601.html</link><description>BİLGİSAYAR ÇAĞINDA KÜTÜPHANE HİZMETLERİ VE ENFORMASYON MESLEĞİ&lt;br/&gt;                                   &lt;br/&gt;                             &lt;br/&gt;                                                                          SUNUM PLANI &lt;br/&gt;Konuyla ilgili enformasyon bilimcileri ve enformasyon profesyonellerince  karşılıklı dayanışmaya bağımsızlık,bilgi devrimi nde bir sonraki evre olarak kabul edilmektedir.Şüphesiz bildiri başlığının kapsamı çok geniştir.&lt;br/&gt;Bu başlık enformasyon teknolojisinin güçlü etkisinde bulunan enformasyon meslek alanının(kütüphaneler,arşivler,bilgi-belge merkezleri) içinde bulunduğumuz zaman dilimindeki rolü, sorumluluğu ve fırsatları açılarından ele alınarak irdelenecektir.&lt;br/&gt;Bu çıkış noktasından hareketle enformasyon teknolojisinin,özellikle internetin güçlü etkisinde bulunan enformasyon meslek alanının rolü,sorumluluğu ve fırsatları:&lt;br/&gt; * 21.yüzyıl okur yazarlığı,&lt;br/&gt; * Entellektüel özgürlük,  &lt;br/&gt; * Eiğtim ve sürekli/yaşam boyu öğrenme,&lt;br/&gt; * Çeşitlilik&lt;br/&gt; * Erişimde adalet&lt;br/&gt;alt başlıkları altında bilgisayar çağı ve onun en etkili ürünü olan internet ve karşılıklı dayanışmaya bağımsızlık kavramı ve onun altında yatan fikirlerle ilişkilendirilerek sunulacaktır. &lt;br/&gt;                                      21.YÜZYIL OKUR YAZARLIĞI           &lt;br/&gt;   -Okur yazar olmayı&lt;br/&gt;   -Enformasyon teknolojisi okur yazarı olmayı ve&lt;br/&gt;   -Enformasyon okur yazarı olmayı hedefler.         &lt;br/&gt;Basılı kaynaklardan,bilgisayardan ve diğer ortamlardan enformasyon sağlama,yorumlama(sentez ve analiz yapma)ve kullanma yetenek ve bilgisini &lt;br/&gt;    gerektirir.&lt;br/&gt;   -Bu geniş tanım bilgi otoyoluna rampa görevinden daha fazlasını yerine getirecek enformasyon mesleğini ve kurumlarını (kütüphaneleri,arşivleri,bilgi-belge merkezleri...) gerektirir.&lt;br/&gt;   -Enformasyon mesleği ve iyi enformasyon profesyonelleri 21.yüzyıl okur yazarı toplumunu yaratmaya katkıda bulunur.&lt;br/&gt;   -21.yüzyıl okur yazarı olan toplum ise iyi enformasyon kurumlarını ve iyi enformasyon profesyonellerini ister.&lt;br/&gt;   -21.yüzyıl oklur yazarlığı programlarına yatırım yapan enformasyon kurumları,kullanıcı sayı ve kalitesinde, mali kaynakları erttırmada kayda değer karlar elde etmişlerdir.&lt;br/&gt;   -Her türdeki enformasyon kurumları enformasyon okur yazarı kitleyi besleyen ve destekleyen hizmetleri oluşturmak ve daha da desteklemek için enformasyon teknolojisine yatırım yapmaktadırlar.&lt;br/&gt;   -Bu kaynakların öneminin farkında olan kişiler ise(halk,kitle) saptanan programları gerçekleştirme fırsatı sağlar ve enformasyon çağında büyüyen ve genişleyen enformasyon kurumlarına desteği savunur.&lt;br/&gt;       21.YÜZYOL OKUR YAZARLIĞI: NİÇİN ENFORNASYON MESLEĞİ&lt;br/&gt;  21.yüzyıl okur yazarlığının amacı olan enformasyon okur yazarlığını gerçekleştirmede&lt;br/&gt;   -Enformasyon mesleğinin,kurumlarının ve profesyonellerinin sorumluluğu vardır.&lt;br/&gt;   -Bu sorumluluğunu gerçekleştirmek için fırsatları da vardır.&lt;br/&gt;                                               ENTELLEKTÜEL ÖZGÜRLÜK&lt;br/&gt;  Fikirlerin özgür ifadesi temel insanlık hakkıdır.&lt;br/&gt;  Enformasyon toplumunda vatandaşlar okumak istediğini okumak,işitmek istediğini işitmek, seyretmek istediğini seyretmek,düşünmek istediğini düşünmek hakkına sahiptir.&lt;br/&gt;  Entellektüel özgürlük, başkalarına son derece tartışmalı gelen veya itici olabilen fikirleri bile kısıtlamaksızın tüm bakış açılarından enformasyon arama ve alma hakkıdır.&lt;br/&gt;  Demokrasinin temelini biçimlendirir ve oluşturur.&lt;br/&gt;  Enformasyon teknolojisinin gelişi ve yaygınlaşmasıyla enformasyona artan talep entelllektüel özgürlüğe hatta daha da fazlası olan eleştirelliğe hak kazandırır. &lt;br/&gt;                      ENTELLEKTÜEL ÖZGÜRLÜK: NİÇİN ENFORMASYON MESLEĞİ&lt;br/&gt;   Ulusların enformasyon kurumlarının büyüklüğü ve gelişmişliği onların entellektüel özgürlüğe &lt;br/&gt;  -kısıtlamasız enformasyon arama ve sağlama her bireyin hakkıdır- taahhütlerinde yatar.&lt;br/&gt;  Enformayon mesleği, kurumları ve özgürlüğü korumada eşsiz bir konumdadır.&lt;br/&gt;  Çünkü,onlar:&lt;br/&gt;  Geleneksel olarak tüm zamanların tüm soruları ve meseleleri üzerine tüm bakış açılarını onları isteyenlere sunmayı yerleşmiş gelenekleri aracılığıyla yalnızca kitap de</description></item><item><title>DEĞİŞİM MÜHENDİSLİĞİ</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?degisim-muhendisligi-360167.html</link><description>1. İNTERBANK GENEL MÜDÜRÜ2&lt;br/&gt;2. GENEL GİRİŞ3&lt;br/&gt;3. DEĞİŞİM MÜHENDİSLİĞİNDEN ÖNCE NELER YANLIŞTI ??5&lt;br/&gt;3.1. ÖRNEK:5&lt;br/&gt;4. ŞİRKETLERİ DEĞİŞİM MÜHENDİSLİĞİNE SÜRÜKLEYEN NEDENLER7&lt;br/&gt;4.1. MÜŞTERİ8&lt;br/&gt;4.2. REKABET8&lt;br/&gt;4.3. DEĞİŞİM8&lt;br/&gt;5. YÖNETİM YANLIŞLIKLARI9&lt;br/&gt;6. DEĞİŞİM MÜHENDİSİLİĞİ TANIMI:10&lt;br/&gt;6.1. ANAHTAR SÖZCÜK: TEMEL11&lt;br/&gt;6.2. ANAHTAR SÖZCÜK: RADİKAL11&lt;br/&gt;6.3. ANAHTAR SÖZCÜK: ÇARPICI11&lt;br/&gt;6.4. ANAHTAR SÖZCÜK: SÜREÇ12&lt;br/&gt;6.5. ÖRNEK: IBM Credit12&lt;br/&gt;6.6. ÖRNEK: Kodak14&lt;br/&gt;7. DEĞİŞİM MÜHENDİSLİĞİNDE İŞ SÜREÇLERİNİN ORTAK ÖZELLİKLERİ17&lt;br/&gt;7.1.Pek çok iş , tek iş halinde birleştirilir.17&lt;br/&gt;7.2.Kararları elemanlar verir.18&lt;br/&gt;7.3.Sürecin içindeki adımlar doğal bir sıra içinde gerçekleştirilir.18&lt;br/&gt;7.4.Süreçlerin pek çok versiyonu vardır.18&lt;br/&gt;7.5.Kontrol ve denetimler azaltılır.19&lt;br/&gt;7.6.Mutabakat en aza indirilmiştir.19&lt;br/&gt;7.7.Tek temas noktasını bir vaka yöneticisi oluşturur.19&lt;br/&gt;8.SÜREÇLERE DEĞİŞİM MÜHENDİSLİĞİ UYGULANMASININ ETKİLERİ20&lt;br/&gt;8.1.İş birimleri işlevsel bölümlerden süreç ekiplerine doğru değişir.20&lt;br/&gt;8.2.İşe hazırlanma değişir - Yetiştirmeden eğitime21&lt;br/&gt;8.3.Performans ölçüm ve ücret politikalarında odak noktası değişir - Faaliyetten sonuçlara21&lt;br/&gt;8.4.İlerleme kriterleri değişir - Performanstan yeteneğe22&lt;br/&gt;8.5.Değerler değişir - Koruyucudan üretkene23&lt;br/&gt;8.6.Yöneticiler değişir - Amirden antrenöre24&lt;br/&gt;8.7.Organizasyon yapıları değişir - Hiyerarşiden sadeliğe24&lt;br/&gt;8.8.Üst düzey yöneticiler değişir - Skor tutucudan lidere25&lt;br/&gt;9.DEĞİŞİM MÜHENDİSLİĞİNİ KİM GERÇEKLEŞTİRECEK26&lt;br/&gt;9.1.LİDER27&lt;br/&gt;9.2.SÜREÇ SAHİBİ29&lt;br/&gt;9.3.DEĞİŞİM MÜHENDİSLİĞİ EKİBİ29&lt;br/&gt;9.4.İDARE KOMİTESİ32&lt;br/&gt;9.5.DEĞİŞİM MÜHENDİSLİĞİ ÇARI33&lt;br/&gt;10.DEĞİŞİM MÜHENDİSLİĞİ İÇİN FIRSAT ARAYIŞLARI33&lt;br/&gt;11.DEĞİŞİM MÜHENDİSLİĞİNİN UYGULANACAĞI SÜREÇLERİN SEÇİLMESİ34&lt;br/&gt;11.1.GÖREVİN YERİNE GETİRİLEMEMESİ:34&lt;br/&gt;11.2.ÖNEMLİ SÜREÇLER:37&lt;br/&gt;11.3.UYGULANABİLİR SÜREÇLER:37&lt;br/&gt;12.SÜRECİN YENİDEN TASARLANMASI DENEYİMİ37&lt;br/&gt;13. DEĞİŞİM MÜHENDİSLİĞİNİ UYGULAMAYA BAŞLAMAK38&lt;br/&gt;13.1.EYLEM SAVUNUSU:39&lt;br/&gt;13.2.VİZYON BİLDİRİSİ:39&lt;br/&gt;14.SONUÇ:40&lt;br/&gt;15.KAYNAKLAR:41&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;1. İNTERBANK GENEL MÜDÜRÜ&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Değişim mühendisliği, Adam Smith ile başlayıp günümüze dek gelişmiş ve kabullenilmiş tüm yönetim kavram ve yöntemlerini temelinden değiştirmeye yönelik  yepyeni bir yaklaşım getirmektedir.&lt;br/&gt;18. yüzyılda, sanayi devriminin ilk aşamalarında, üretim sürecini basit görevlere bölerek verimliliği arttırma çabalarının tohumlarını eken Adam Smith&quot;in felsefeleri, ileriki dönemlerde Henry Ford tarafından üretim sürecine, Alfred Sloan tarafından yönetim sürecine uygulanarak, pekiştirildi. Kütle  üretimi, ölçek ekonomileri, uzmanlaşma... gibi kavramlar hep bu tohumlardan yeşererek, çok yakın zamanda herkes tarafından kabullenilen genel yönetim prensiplerini oluşturdu.&lt;br/&gt;Hammer ve Champy, günümüz dünyasında bu geleneksel yaklaşımları artık kesinlikle terk etmemizi, alışageldiğimiz operasyonel ve organizasyonel prensipleri tamamen yenilememiz gerektiğini vurgulamaktadır.&lt;br/&gt;&amp;#61656;Çünkü, bugün herşey son derece büyük bir hızla gelişmekte&lt;br/&gt;&amp;#61656;Çünkü, hiçbir şey sabit,öngürelebilir değil. Normal olan her şeyin çok çabuk değişeceği&lt;br/&gt;&amp;#61656;Çünkü, bugün tüketicilerin çok geniş seçme hakları var...&lt;br/&gt;&amp;#61656;Çünkü, bügun rekabet eskisi kadar basit değil. Ticaretin liberalizasyonu sonucu herkesin pazarı tehdit altında.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Bu çerçeve altında günümüz kurumlarının,organizasyonlarının ana hedefi MÜŞTERİLER İÇİN DEĞER YARATMAK olmalıdır. Ürünlerin ömürleri sınırlıdır. Kurumları uzun vadede başarılı kılan ürünler değil, üretim ve yönetim süreçlerinin başarısı, üstünlüğüdür. Değişim mühendisliği temiz bir sayfayla sıfırdan işe başlamayı gerektirmektedir. Son yıllarda sık sık duyulan, moda olan bazı yönetim kavramlarından farklı bir yaklaşım vurgulanmaktadır. Yeniden yapılanma , küçülme yaklaşımlarında amaç daha az kaynakla daha az iş yapmaktır. Değişim mühendisliğinde ise amaç DAHA AZ KAYNAKLA DAHA ÇOK İŞİ BAŞARMAKTIR.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;2. GENEL GİRİŞ&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Değişim Mühendisliği, ilk önce anlamak için ne olduğundan değil de ne olmadığından bahsedersek;  &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&amp;#61692;Ja</description></item><item><title>AVRUPA BİRLİĞİNE ADA ÜLKELERDEN HER BİRİNİN KATILIM YÖNÜNDE İLERLEMESİ ÜZERİNE RAPORLAR</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?avrupa-birligine-ada-ulkelerden-her-birinin-katilim-yonunde-ilerlemesi-uzerine-raporlar-436468.html</link><description>İÇİNDEKİLER TABLOSU&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;KARMA BELGE&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Aday ülkelerden her birinin katılım&lt;br/&gt;yönünde ilerlemesi üzerine raporlar&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;I.GİRİŞ2&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;II.ORTA VE DOĞU AVRUPALI ÜLKELERİN &lt;br/&gt;ÜYELİK KRİTERLERİNİ YERİNE GETİRME&lt;br/&gt;YÖNÜNDE SAĞLADIKLARI İLERLEME3&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;1. Siyasi Kriterler4&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;2. Ekonomik kriterler6&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;a)İşleyen bir piyasa ekonomisinin varlığı7&lt;br/&gt;b)Birlik içinde rekabet baskısına ve piyasa&lt;br/&gt;güçlerine dayanma kapasitesi9&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;3. Diğer üyelik yükümlülükleri11&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;a)Politik, ekonomik ve parasal birlik hedefleri11&lt;br/&gt;b)Müktesebatın benimsenmesi14&lt;br/&gt;c)Müktesebatı uygulamak için idari ve adli kapasite19&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;III.KIBRIS22&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;IV.TÜRKİYE22&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;V.MALTA23&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;VI.GENİŞLEME SÜRECİ24&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;1. Avrupa Konferansı24&lt;br/&gt;2. Katılım Süreci24&lt;br/&gt;a)Orta ve Doğu Avrupalı adaylar için katılım öncesi strateji25&lt;br/&gt;b)İzleme işlemi (&quot;screening&quot;)29&lt;br/&gt; i) Kendileriyle müzakereler başlatılmış olan ülkelerin&lt;br/&gt;    izlenmesi29&lt;br/&gt;ii) Kendileriyle henüz müzakereler başlatılmamış olan&lt;br/&gt;    ülkelerin izlenmesi30&lt;br/&gt;c)Katılım müzakerelerinde sağlanan ilerleme30&lt;br/&gt;d)Kıbrıs için özel strateji31&lt;br/&gt;e)Türkiye için Avrupa stratejisi31&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;VII.TAVSİYELER32&lt;br/&gt; &lt;br/&gt;KARMA BELGE&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Aday ülkelerden her birinin katılım&lt;br/&gt;yönünde ilerlemesi üzerine raporlar&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;I.GİRİŞ&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;1.Lüksemburg&quot;da 1997 yılında yapılan Avrupa Birliği Konseyi toplantısı, Komisyon&quot;u, aday ülkelerden her biri tarafından katılım yönünde sağlanan ilerleme üzerine düzenli raporlar hazırlamaya davet etti:&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&quot;Komisyon, Kopenhag kriterlerinin ışığında, her bir Orta ve Doğu Avrupalı başvuru sahibi devletin katılım yönünde sağladığı ilerlemeyi, özellikle de Birlik müktesebatını benimseme temposunu değerlendiren düzenli raporlar hazırlayacak ve, iki taraflı hükümetlerarası konferanslar başlatılması için gerekli herhangi bir tavsiye ile birlikte, bu raporları Konsey&quot;e sunacaktır. Bu raporlardan önce, Katılım Ortaklıkları&quot;nın uygulanması ve müktesebatın benimsenmesinde sağlanan ilerleme, Avrupa Anlaşması organlarında her bir başvuran devlet ile incelenecektir. Komisyon&quot;un raporları, Konsey çerçevesinde, katılım müzakerelerinin yürütülmesi ve diğer başvuru sahiplerine teşmil edilmesi üzerine gerekli kararların alınması için bir temel olarak hizmet edecektir. Bu bağlamda, Komisyon, başvuran devletlerin ekonomik kriterleri ve katılımdan doğan tüm yükümlülükleri karşılama yeteneklerinin değerlendirilmesinde Gündem 2000&quot;de benimsenen yöntemi izleyecektir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Komisyon&quot;un Konsey&quot;e sunacağı düzenli raporlarda başvuran devletlerce sağlanan ilerlemenin değerlendirilmesinde dinamik bir yaklaşım sürdürülmelidir.&quot;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Cardiff&quot;te yapılan AB Konseyi, 1998 sonuna ait raporların Kıbrıs&quot;ı da kapsamasını istedi.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Türkiye ile ilgili olarak, Cardiff Konseyi, &quot;Ortaklık Anlaşması&quot;nın 28nci maddesine ve Lüksemburg Konseyi&quot;nin sonuçlarına dayanan&quot; bir rapor istedi.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Gündem 2000&quot;deki Görüşler için kullanılan yöntemleri izleyen Komisyon, Konsey için düzenli raporlarda yer alan analizlerin bir sentezini ve ayrıca bir dizi tavsiye içeren bir &quot;karma belge&quot; hazırladı. Bu belge, müzakerelerdeki en son durumu ve katılım öncesi stratejinin güçlendirilmesini de ortaya koymaktadır.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;2.Orta ve Doğu Avrupalı aday ülkeler için düzenli  raporların derlenmesinde, Komisyon, ilan edilmiş veya belirtilmiş olan reformların Temmuz 1997&quot;den bu yana gerçekten uygulanmış olup olmadığını Kopenhag kriterlerinin ışığında analiz etmeye girişti. Bu reformlar ve özellikle müktesebatın aktarılması için gerekli olanlar ile ilgili olarak, Komisyon, hazırlanmakta olan veya benimsenme yolunda olan düzenlemelerden ziyade benimsenmiş olan düzenlemeler üzerinde durmuştur. Bu yöntem, katılım yolunda gerçekten sağlanan ilerlemenin objektif bir temelde karşılaştırılmasına ve ölçülmesine izin veren tek yöntemdir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Düzenli raporlarda, Komisyon, her bir adayın müktesebatı uygulama kapasitesindeki ilerlemeyi de incelemiştir. Komisyon, Madrid Avrupa Konseyi tarafından talep edildiği üzere, idari yapıların bir an önce müktesebatın gereklerine uyarlanması için atılan adımların üzerinde durmuştur.&lt;br/&gt;Aday ülkelerin tam üy</description></item><item><title>INGILIZCE</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?ingilizce-342899.html</link><description>:                     CULTURE MEANS UNITY                           &lt;br/&gt;               &lt;br/&gt;        The previous generation of Turkish people lived in small towns. They were doing agriculture and they raised different kinds of animals. They produced grains, eggs etc. for themselves. They had a simple life and basic culture. However, after rapid developments of some different countries such as, the European countries and America, a lot of things have changed around the world. These developing countries have made strong ties with other countries. After new inventions such as televisions, cars, fast ships, phones etc. every country is affected by other countries. Big and powerful countries tried every way to be the number one. A way of being powerful country is through imperialism, especially cultural imperialism which is the most important way of superiority. Cultural imperialism is defined as the domination of one culture over another. This domination is very dangerous for the submissive country because culture is a main part of life. If the culture will be affected by something, this will produce plenty of   problems in main institutions of life of a country such as economy, language, education. Big and powerful countries want and try to change other countries cultures for their benefit to get some advantages from this situation. With the globalized world imperialism is extended to different kinds. One of these ways is language imperialism. Language is a living creature that regulates a countrys social life and cultural institutions. If a countrys language change, its culture can change easily by external forces. As mentioned above a similar situation occurs in Turkey. Cultural imperialism can be seen in Turkish culture. Because cultural imperialism comes from America, it is called Americanization. There is some evidence about this subject. For example in some Turkish universities they educate their students in English and the other universities that cant afford to educate their students in English, want to do this. Also many products in restaurants and markets promote American culture such as Mc Donalds hamburgers and noel trees etc. In addition most of the Turkish channels names are in English. For example Star, Show, Flash. By this way little by little Turkish culture will disappear. Instead of real Turkish culture there will be a mixed and deformed culture in the future. &lt;br/&gt;If somebody says that nothing has changed in Turkish culture, this is wrong because it is obvious that  a lot of things have changed in Turkish culture. For example, Turkish peoples clothes, foods, entertainment styles and language have changed. For example, in a book that is published by Turkey Culture Ministry the change in clothes can be seen. In this book in different centuries Turkish clothes are shown and 100 years ago the clothes in Turkey were completely different from todays clothes that can be seen in Aktuel(December, 2001). In addition,  the Turkish language has been affected and changed by English. For example, hamburger, jeans, automobile, internet are new words for Turkish language. Therefore, there are a lot of things that have changed in Turkish culture. &lt;br/&gt;Some can say that the changes into the American culture are good for Turkish culture. However, the changes are bad for culture because they dont  help Turkish culture for being a global country. Turkish culture doesnt have to change into the American culture. For example instead of wearing jeans Turkish people can wear trousers or something like that. This is not an obstacle for globalization. For example in Japan there are a lot of people still wearing their traditional clothes but they are developed now. They developed by doing this, by making strong ties with their own culture. &lt;br/&gt;Turkish culture is an old, rooted culture so if one wants to change it there will be big responses in Turkey. In fact the Turkish government wasnt concerned with Americanization of the Turkish culture at the beginn</description></item><item><title>MODELLEME VE SİMÜLASYON</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?modelleme-ve-simulasyon-356438.html</link><description>MODELLEME VE SİMÜLASYON&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;İnsan yaşamında her şeyi uygulamaya dökemez. Çünkü uygulamada istenilen sonuçlara ulaşılabilmesi için uygun ortam bulunması gerçek hayatta pek mümkün olmamaktadır. Bu sorundan ötürü insanoğlu yapacağı uygulamalarda gerçek hayatla paralel olarak benzer işlemler sanal ortamda yapmaya ve programlar vasıtası ile simüle ederek uygulamadan doğan sonuçları görme fırsatı elde etmeye başladı.&lt;br/&gt;İşte bunlardan bir tanesi de DUFFİNG denklemleri yardımı ile simülasyondur.Duffing denklemi doğrusal olmayan sistemlerin analizinde kullanılan bir yöntemdir.Daha sonra bu Duffing denkleminde sonra simülink modeli çıkarılarak ve Matlab&quot;da programı yazılarak analiz edilmektedir.&lt;br/&gt; &lt;br/&gt; Duffing denklemine ait simülink modeli&lt;br/&gt;Simülasyon:&lt;br/&gt; c1 +k1y(t)+k2 =u(t)&lt;br/&gt;verilen böyle Duffing denkleminde başlangıç değerlerini de göz önüne alarak bir Matlab programı yazıyoruz. Örneğin yukarıdaki Duffing denkleminde belli bir Cve K değerleri girilerek aşağıdaki gibi bir Matlab programı yazılabilir.&lt;br/&gt;a=2.5;phi=0;w=2;&lt;br/&gt;c1=0.2;k1=1;k2=0.3;&lt;br/&gt;tstart=0;tfinal=50;&lt;br/&gt;xinc=0;xdic=0;&lt;br/&gt;[t,x,y]=sim(duff1,[tstart tfinal]);&lt;br/&gt;figure(1);&lt;br/&gt;plot(t,x(:,1));grid on&lt;br/&gt;xlabel(zaman(saniye))&lt;br/&gt;ylabel(yer değişimiy(t))&lt;br/&gt;figure(2);plot(t,x(:,2));grid on&lt;br/&gt;xlabel(zaman(saniye))&lt;br/&gt;ylabel(hız değişimiy(t))&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;  &lt;br/&gt;Matlab&quot;da olusan grafikler&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Yukarıda oluşan grafiklerden frekans cevabını oluşturmak istiyorsak sistemin kararlı olduğu yerlerden yararlanmalıyız.&lt;br/&gt;DUFFİNG DENKLEMİNE AİT FREKANS CEVABININ BULUNMASI&lt;br/&gt;Duffing denklemi, bilindiği üzere zaman boyutundaki elde edilen değerlerin frekans boyutundaki maksimum genlik değerleridir.Dolayısı ile maksimum genlik değerlerinin birleştirilmesinden oluşmuş bir duffing modeli ile oluşmuş bir frekans grafiği aşağıdaki gibidir. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt; &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;ÖRNEK:&lt;br/&gt; &lt;br/&gt;Bu verilen modele ait Matlab programı ise;&lt;br/&gt;a=2.5;phi=0;                                  //genlik değerleri giriliyor&lt;br/&gt;ww=0.05:0.01:4;                           //frekans değeri&lt;br/&gt;c1=0.2;k1=1;k2=0.3;                    //c,k değerleri giriliyor&lt;br/&gt;G=[];&lt;br/&gt;for im=1:length(ww);&lt;br/&gt;    w=ww(im);&lt;br/&gt;    tol=1e-5;maxstep=0.1;&lt;br/&gt;    tstart=0;&lt;br/&gt;    tfinal=250*(2*pi/w);&lt;br/&gt;    if im==1&lt;br/&gt;        xinc=0;xdic=0;&lt;br/&gt;        [t,x,y]=sim(sibelmor,[tstart tfinal]);&lt;br/&gt;        m=max(x(length(x(:,1))-round(500/w):length(x(:,1)),1));&lt;br/&gt;        G=[G m];&lt;br/&gt;        xic1=x(length(x),2);xdic1=x(length(x),1);&lt;br/&gt;    else&lt;br/&gt;        xinc=xinc1;xdic=xdic1;&lt;br/&gt;        [t,x,y]=sim(sibelmor,[tstart tfinal]);&lt;br/&gt;        xinc1=x(length(x),2);xdic1=x(length(x),1);&lt;br/&gt;        m=max(x(length(x(:,1))-round(500/w):length(x(:,1)),1));&lt;br/&gt;        G=[G m];&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;    end&lt;br/&gt;end&lt;br/&gt;plot(ww,G,-r)&lt;br/&gt;grid on&lt;br/&gt;xlabel(temel frekans(Normallestirilmis))&lt;br/&gt;ylabel(Maxsimum y(t))&lt;br/&gt; &lt;br/&gt;bu programın Matlab&quot;da çalıştırılması ile aşağıdaki frekans cevabı oluşmaktadır.&lt;br/&gt; &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;oluşan temel freakans&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Örnek 2:Aşağıda simülink modeli verilen şeklin Matlab&quot;da programını yazalım ve oluşan frekans cevabını inceleyelim.&lt;br/&gt; &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Matlab programı ise;&lt;br/&gt;a=2.5;phi=0;&lt;br/&gt;ww=0.05:0.01:4;&lt;br/&gt;G=[];&lt;br/&gt;for im=1:length(ww);&lt;br/&gt;    w=ww(im);&lt;br/&gt;    tol=1e-5;maxstep=0.1;&lt;br/&gt;    tstart=0;tfinal=250*(2*pi/w);&lt;br/&gt;    if im==1&lt;br/&gt;        xinc=0;xdic=0;&lt;br/&gt;        [t,x,y]=sim(odevimiz,[tstart tfinal]);&lt;br/&gt;        m=max(x(length(x(:,1))-round(500/w):length(x(:,1)),1));&lt;br/&gt;        G=[G m];&lt;br/&gt;        xinc1=x(length(x),2);xdic1=x(length(x),1);&lt;br/&gt;    else&lt;br/&gt;        xinc=xinc1;xdic=xdic1;&lt;br/&gt;        [t,x,y]=sim(odevimiz,[tstart tfinal]);&lt;br/&gt;        xinc1=x(length(x),2);xdic1=x(length(x),1);&lt;br/&gt;        m=max(x(length(x(:,1))-round(500/w):length(x(:,1)),1));&lt;br/&gt;        G=[G m];&lt;br/&gt;    end&lt;br/&gt;end&lt;br/&gt;plot(ww,G,-b)&lt;br/&gt;grid on&lt;br/&gt;xlabel(Temel Frekans(Normallestirilmis))&lt;br/&gt;ylabel(Maxsimum y(t))&lt;br/&gt;hold on&lt;br/&gt; Oluşan frekans cevabı:</description></item><item><title>KAMU PERSONEL SEÇME SINAVI (KPSS)</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?kamu-personel-secme-sinavi-(kpss)-353543.html</link><description>Kamu Personel Seçme Sınavı (KPSS)&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;1. GENEL BİLGİLER, TEMEL İLKE&lt;br/&gt;VE KURALLAR&lt;br/&gt;1.1 Kamu Personel Seçme Sınavı (KPSS), 18.03.2002&lt;br/&gt;tarihli ve 2002/3975 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile&lt;br/&gt;(Resmi Gazete: 03.05.2002 tarihli ve 24744 sayılı)&lt;br/&gt;yürürlüğe konulan &amp;#148;Kamu Görevlerine İlk Defa Atanacaklar&lt;br/&gt;İçin Yapılacak Sınavlar Hakkında Genel Yönetmelik&amp;#148;&lt;br/&gt;(Bundan sonra Yönetmelik olarak anılacaktır.) ve bu&lt;br/&gt;Yönetmelik uyarınca Devlet Personel Başkanlığı ve&lt;br/&gt;Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığı&lt;br/&gt;tarafından hazırlanan 03.05.2002 tarihli &amp;#147;Kamu&lt;br/&gt;Görevlerine İlk Defa Atanacaklar İçin Yapılacak Sınavlar&lt;br/&gt;ile İlgili Usul ve Esaslar&amp;#148; hükümlerine göre düzenlenmiştir.&lt;br/&gt;1.2 Yukarıda sözü edilen Yönetmeliğin 2. maddesinde,&lt;br/&gt;kamu görevlerine ilk defa atama yapılacak kadrolar&lt;br/&gt;A Grubu Kadrolar ve B Grubu Kadrolar olmak üzere ikiye&lt;br/&gt;ayrılmıştır.&lt;br/&gt;a) A Grubu Kadrolar; Başbakanlık, Bakanlıklar, bunların&lt;br/&gt;müsteşarlık, başkanlık ve bağımsız genel müdürlük&lt;br/&gt;düzeyindeki bağlı ve ilgili kuruluşları ile bağlı&lt;br/&gt;ortaklıklarındaki, özel yarışma sınavına tabi tutulmak&lt;br/&gt;suretiyle girilen ve belirli bir yetişme programı sonrası&lt;br/&gt;yeterlik sınavına tabi tutulan mesleklere ilişkin kadro&lt;br/&gt;ve görevler ile il özel idareleri ve belediyelerin teftiş&lt;br/&gt;kurullarına,&lt;br/&gt;b) B Grubu Kadrolar; kadroları 190 sayılı Kanun&lt;br/&gt;Hükmünde Kararnamenin eki listelerde yer alan,&lt;br/&gt;genel ve katma bütçeli kurumlarla bunlara bağlı&lt;br/&gt;döner sermayeli kuruluşlar, kanunlar ile kurulan&lt;br/&gt;fonlar ve kefalet sandıkları, il özel idareleri ve&lt;br/&gt;belediyeler, il özel idareleri ve belediyelerin kurdukları&lt;br/&gt;birlikler ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlar&lt;br/&gt;ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarında yukarıda&lt;br/&gt;(a) bendinde belirtilmiş olan meslekler dışında, ilk&lt;br/&gt;defa kamu hizmeti ve görevlerine&lt;br/&gt;atama yapılacak kadro ve görevlere atanacaklar içindir.&lt;br/&gt;1.3 Adalet Bakanlığı, Milli Savunma Bakanlığı ve Milli&lt;br/&gt;İstihbarat Teşkilatı Müsteşarlığı ile İçişleri ve Dışişleri&lt;br/&gt;Bakanlıklarının Bakanlık Teftiş Kurulları, Jandarma Genel&lt;br/&gt;Komutanlığı ve Askeri Adalet Teftiş Kurulları ve 657&lt;br/&gt;sayılı Devlet Memurları Kanununun değişik 1. maddesinin&lt;br/&gt;3. fıkrasında sayılanlar ile Devlet Senfoni Orkestraları ve&lt;br/&gt;Devlet Klasik Türk Müziği Korosu Sanatçıları bu&lt;br/&gt;Yönetmeliğin kapsamı dışındadır.&lt;br/&gt;1.4 2002-KPSS&quot;ye gireceklerin belirlenmesinde kamu&lt;br/&gt;kurum ve kuruluşlarının 2002 ve 2003 yıllarında&lt;br/&gt;gereksinme duyacağı personel göz önünde tutulmuştur.&lt;br/&gt;2002-KPSS&quot;ye,&lt;br/&gt;a) lisans programlarından,&lt;br/&gt;b) meslek yüksekokullarının adalet ve teknik&lt;br/&gt;programlarından,&lt;br/&gt;c) mesleki ve teknik ortaöğretim kurumlarının adalet ve&lt;br/&gt;teknik alanlarından&lt;br/&gt;mezun olanlar ile mezun olabilecek durumda bulunanlar&lt;br/&gt;girebileceklerdir.&lt;br/&gt;Meslek yüksekokullarının sağlık programlarından ve&lt;br/&gt;meslek liselerinin sağlık alanlarından mezun olanların&lt;br/&gt;kamu kurum ve kuruluşlarına ilk defa atanmaları ile ilgili&lt;br/&gt;sınavları ve yerleştirme işlemleri Öğrenci Seçme ve&lt;br/&gt;Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) tarafından daha sonraki bir&lt;br/&gt;tarihte yapılacak; başvuru, sınav ve yerleştirme&lt;br/&gt;işlemlerine ilişkin bilgiler adaylara ayrıca duyurulacaktır.&lt;br/&gt;1.5 Yukarıda 1.3 üncü maddede sözü edilen istisnalar&lt;br/&gt;dışında kamu kurum ve kuruluşlarının A Grubu Kadrolarına&lt;br/&gt;ilk defa atanacak olanlar, 2001 yılında yapılmış olan&lt;br/&gt;Kurumlar İçin Merkezi Eleme Sınavına (KMS)&lt;br/&gt;girmemişlerse bu kılavuzda esasları belirlenmiş olan&lt;br/&gt;2002-KPSS&quot;ye girmek zorundadırlar. 2001-KMS&quot;ye&lt;br/&gt;girenler, 2002-KPSS&quot;ye de girmişlerse aynı ağırlıklar ile&lt;br/&gt;hesaplanmış puan türlerinden yüksek olanının A veya B&lt;br/&gt;Grubu Kadrolar için kullanılmasını 2001-KMS&quot;nin geçerlik&lt;br/&gt;süresi içinde, isteyebilirler. 2001-KMS&quot;ye girenler&lt;br/&gt;2001-KMS puanları ile doğrudan A Grubu Kadrolar için&lt;br/&gt;kamu kurum ve kuruluşlarının yapacakları giriş sınavına&lt;br/&gt;başvurabileceklerdir. 2001-KMS&quot;ye giren adaylar,&lt;br/&gt;istedikleri takdirde, puanlarını yükseltmek için&lt;br/&gt;2002-KPSS&quot;ye de girebilirler.&lt;br/&gt;1.6 17.10.1999 ve 12.12.1999 tarihlerinde devlet&lt;br/&gt;memurluğuna ilk defa atanacaklar için yapılmış olan&lt;br/&gt;merkezi sınavlarda (DMS) 70 ve daha yukarı puan&lt;br/&gt;alarak başarılı olmuş adayların hakları, B Grubu&lt;br/&gt;Kadrolara yapılacak yerleştirmeler içi</description></item><item><title>ENFORMASYON TOPLUMU VE EĞİTİM</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?enformasyon-toplumu-ve-egitim-444801.html</link><description>ENFORMASYON TOPLUMU VE EĞİTİM&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;1.1.     GİRİŞ&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;             Çağlar boyunca eğitim süreci, toplumsal yapı açısından şekillendirilerek,  bireyin  topluma kazandırılmasını hedef  alan,  genel  anlamda  onda  meydana  gelmesi  istenen  değişikliklerin  hal,hareket  ve  tavırlarına  da   yansımasını  isteyen  bir  yönelimle  biçimlenmiştir .Eğitim  çok  yönlü işlevsel bir süreç olarak toplumun beklentilerini de  karşılama  sorumluluğunu  üstlenmiştir.Öyle ki bu sorumluluk, eğitimin hem  kendi  iç dinamiklerini oluşturacak kadar örgütlenmiş bir sistem hem de hedeflere uygun  bireyler yetiştirmeyi sağlayan bir disiplin olmasını gerektirmiştir.(Eren,s.83) &lt;br/&gt;  &lt;br/&gt;             Birçok  düşünür  eğitimi  bireysel  açıdan ele  almıştır. Durkheim&quot;a   göre  eğitim  fizik  ve toplumsal  çevrenin  insan  üzerinde  meydana  getirdiği etkilerdir.Kant&quot;a göre  insanın mükemmelleştirilmesidir.J.S. Mill&quot;e  göre  bireyin  kendisi  ve başkaları için bir mutluluk  aracıdır. H.Spencer ve  Herbart&quot;a  göre de iyi yaşama olanakları sağlayan  etkinliklerin  tümüdür.  (Tezcan,s.5)  Alman düşünür Heinenmann ise eğitimi insanın başarıyı  , başarısızlığı, çirkini  ,güzeli ,savaşımı karmaşıklığı , acıyı  abartmadan  fakat  dürüstçe  karşılayan  yaşantılar  geçirmesini  sağlayan  etkinliklerdir şeklinde tanımlamıştır.(Eren,s.83)&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;              Hedefler   doğrultusunda  davranışlarının  değiştirilmesi beklenen  öğrencinin  bilgi  toplumundaki  yeni  yüzünün  belirlenmesi ancak toplumun, çağın ve ülkenin gereklerinin  bütüncül  bir yaklaşımla  ele alınarak öğrenci kavramının geçmiş ,bugün ve gelecek zaman  boyutuyla  değerlendirilerek işlevsel bir zemine oturtulmasıyla gerçekleşebilir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;2.   ÇAĞLAR BOYUNCA EĞİTİM&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;              İlkel  toplumlarda  eğitim  ayrı bir faaliyet  dalı  olarak  örgütlenmemiş,  bu  görev  aileye,akraba gurubuna ve gündelik hayatta bireyin yer aldığı, genel olarak topluma bırakılmıştır.(Oskay,s.291)&lt;br/&gt; &lt;br/&gt;              Yazının  bulunması  ve   toprağa   yerleşme  eğitimin  örgütlenmesi  ve  kurumsallaşması  açısından bir başlangıç  noktası  oluşturmuştur. Ortaçağ Avrupa&quot;sında eğitim  dinsel  nitelikte  idi.  İlkçağlardaki  hümanist  eğitim, yerini teosankrit ve skolastik bir  eğitime  bırakmıştır. Felsefe  teoloji kaynaşmıştır.Ortaçağ dinsel eğitim idealinin kaynağı manastır okulları olmuştur.(Tezcan,s.6)&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;               Yeniçağ &quot;da  Rönesans   ve  Reform  hareketleri  eğitime  yeni   boyutlar   kazandırmıştır. Rönesans&quot;ın hümanist eğitimi ,çok yönlü aristokrat ve seçkin ğitimidir.(Tezcan,s.6).  17. yüzyılda   rasyonel  ve  emprik   akımlarla  doğa   bilimleri  ve   akıl  ön  plana  geçer.   Öğrenme ve öğretme devriminin en önemli kişisi,&quot;modern  okulun babası&quot;diye bilinen John Amos Comenius&quot;tur.(1592-1670)Basılı kitabı öğrenmenin ve  öğretmenin etkin  bir  taşıyıcısı  durumuna getirmiştir.1500 -1650 yılları arasında Batı  bütün  dünyada liderliğe doğru yönelmişti ,bunun  ana nedeni  okulların  yeni  teknoloji  ve  basılı  kitapların  çerçevesinde  yeniden  düzenlenmesidir.   (Drucker,s.275)&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;               18.yüzyıl  ise  bir aydınlanma çağıdır .Rasyonalizm ve naturalizm gibi akımlar ön plana çıkmıştır. İnsan  beyni  boş  bir levhadır,önemli olan,eğitimin buna yazdıklarıdır.İnsan doğadan iyi olarak  gelir  ,eğer  bozulmuşsa  bunun nedeni içinde  yaşadığı  kültür  ve  toplumdur. Aydınlanma çağı  eğitimi   kısaca  akılcı ,  realist  , yararcı  ve  mesleksel  yetiştirme  esaslarına  dayanmaktadır.18.yüzyılın son  çeyreği  ile 19 .yüzyılın ilk yarısında  Alman klasik ve idealistlerinde eğitim,farklı şekilde  görülür. Kişi  maddi  doğa üzerinde egemenlik kurmalı ve otonom bir  kişiliğe  erişmelidir. Bunun için çocuklar  görev  ve  disipline  alıştırılmalıdır. Kant&quot;a  göre  bireysel  eğitimin  amaçları disiplinleştirme ,uygarlaştırma ,kültürleştirme ve ahlakileştirmedir.(Tezcan,s.8)&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;       18. yüzyılın  ikinci  yarısı  ile  19.yüzyıl , Sanayi Çağı&quot;dır.Bu çağdaki  eğitim  akımları Batı &quot;da ki  sanayi  devriminin  yarattığı  toplumsal  yapı ve  onun</description></item><item><title>İNDEKSLİ DOSYALAR</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?indeksli-dosyalar-342815.html</link><description>İNDEKSLİ DOSYALAR&lt;br/&gt;İndeksi Niçin Kullanırız?&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;İstenilen bilgilerin yerini hızlı bir şekilde belirlemek için kullanılır.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Dosya İndeksleri&lt;br/&gt;İndeks her zaman anahtar simgesine bağlı olarak sıralanmış durumdadır böylece hızlı bir şekilde arama yapılabilir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;İndekslerin Biçimi&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Statik ve Dinamik Treeler&lt;br/&gt;İndeksli sıralı bir dosyanın indeksi yeniden yapılandırma esnasında oluşturulur ve başka bir yenileme olmadan değişmezler.Bu statik tree  yapısına örnektir.&lt;br/&gt;Çoklu indeksli dosyalarda kayıtlar indeksler yolu üzerinden yerleştirilmek zorundadır bu yüzden indeks treeleri dinamik bir yapıya sahiptir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;İndeksli Sıralı Dosyalar&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Sıralı Dosya Organizasyonuna Eklenmiş İki Özellik &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Kayıtlara Daha Hızlı Erişim İçin Dosyayı İndeksleme&lt;br/&gt;Dosyaya Eklenilenleri Kontrol İçin Overflow Bölgesi&lt;br/&gt;Kayıtların dağınık olarak yerleştirildiği dosya alanlarına overflow alanları denir &lt;br/&gt;İndeksli Sıralı Dosya İçin İndeks&lt;br/&gt;Blok Anchorları&lt;br/&gt;        Bir indeksin faydası bir dosya bloğuna hızlı erişim sağlamasıdır.Bir bloktaki kişisel kayıtlar blok içerisinde yapılan arama ile bulunabilir bundan dolayı her kayıt için TID saklamak önemli değildir, her kayıtta bir blok için referans kaydı yeterlidir.Referans kaydı bir anchor noktası çağırır ve anchor anahtar değeri ve blok pointerı indeks içinde tutulur.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt; Bütün blok gerektiği zaman hafızanın içine   gönderilebildiğinden ve bir tampon içerisinde tutulabilmesinden dolayı blok içerisinde kayıt arama işlemi çok kısa sürer.&lt;br/&gt;İndeksin Şeklinin Belirlenmesi&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Bir indeks tree&quot;nin şekli iki ilgili değerle belirlenir:&lt;br/&gt;Fanout(yelpaze) oranı y&lt;br/&gt;Yükseklik &lt;br/&gt;          &lt;br/&gt;      Dallanma oranını bulmak için formül&lt;br/&gt;  y = [B/V+P]&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Overflow(Taşma)&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Overflow Dosyasına Kayıt Yapabilmek İçin&lt;br/&gt;Ayrık dosya kullanmak&lt;br/&gt;Her kayıt bölgesindeki alanların yerini tespit etmek&lt;br/&gt;Dosyadaki kayıtların yerlerini tespit etmek&lt;br/&gt;Overflow Kayıtlarının Birbirine Bağlanması &lt;br/&gt;        Çoklu overflowlar yerleştirmek için bir linked list oluşturulur.Link oluşturucu pointerlar aynı şekilde overflow alanları içinde kayıtların içinde yer alırlar bundan dolayı bütün overflow kayıtları bir kaynaktan başlayarak bir zincire linklidirler böylece sıralı düzen sürer.Zincir overflow alanlarının birçok bloğu boyunca devam eder.&lt;br/&gt;Push-Through&lt;br/&gt;        Veri dosyasında her kayıt için bir overflow pointerına sahip olmak yerine her blok için sadece bir pointer kullanmak daha uygundur.&lt;br/&gt;Overflow Zincirlerini İşleme&lt;br/&gt;Var olmayan kayıtlar için arama.&lt;br/&gt;Sık istenen kayıtları getirme.&lt;br/&gt;Zincir uzunluklarının dağılımını hesaplama.&lt;br/&gt;Overflow Alanlarının Büyüklüğü&lt;br/&gt;        Silindir overflow alanları dikkatli olarak boyutlanmak zorundadır.Eğer girişler belli bölgelerde kümelenirse süregelen silindirler geniş overflow alanlarına ihtiyaç duyar.Eğer sistem boşluk paylaşımı sağlıyorsa bundan dolayı bütün silindir overflow alanları eşit büyüklüktedir,çok giriş yapmayan silindirlerde çok fazla boşluk harcanabilir.İkincil overflow alanlarında eşit boşluk dağılımı silindir overflow alanları dolmadan yapılmalıdır.&lt;br/&gt;Reorganization(Yeniden Yapılandırma)&lt;br/&gt;       Overflow alanları dolmadan, bir dosya organizasyonu gereklidir.Yeniden organizasyona, uzun zincirlerin oluşturulması, kayıtların getirilmesi, veya seri işleme  zamanları arttığında gerek duyulur.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;İndeksli sıralı dosyayı yeniden organize etmek için adımlar &lt;br/&gt;Seri işlem yaparken sıralı ve aşırı yükleme alanlarını kullanırken, kullanılan yöntem dahilinde dosya okunur.&lt;br/&gt;Silinmiş işaretli olan bütün kayıtlar atlanır.()&lt;br/&gt;Yeni dosyanın sıralı alanlarına eski ve yeni kayıtlar sıralı bir şekilde yazılır.&lt;br/&gt;Hafıza alanının içine her bloğu sıralı alana yerleştirilmiş olan bir indeks girişi oluşturulur ve yerleştirilir.&lt;br/&gt;Dolduklarında indeks blokları dışarı yazılır.&lt;br/&gt;Dışarı yazılan her indeks bloğu için daha yüksek seviye indeks girişi oluşturulur ve yerleştirilir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;   &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;7. Bütün veri blokları yazıldığında bunların geçici indeks alanları dışarı yazılır.&lt;br/&gt;8. Eski indeks alanları boşaltılır.</description></item></channel></rss>