<?xml version="1.0" encoding="windows-1254"?><rss version="2.0"><channel><title>veribaz.com - Deri Teknolojisi / Kürk Teknolojisi - Türkiye'nin veri bankası</title><copyright>Copyright (C) 2008 veribaz.com Tüm Hakları saklıdır.</copyright><link>http://www.veribaz.com/rss.html</link><description>veribaz.com: Türkiye'nin veri bankası - Deri Teknolojisi / Kürk Teknolojisi</description> <language>tr</language><lastBuildDate>9/7/2010</lastBuildDate><ttl>5</ttl><image><url>http://www.veribaz.com/img/veribaz.gif</url><title>veribaz.com Logo</title><link>http://www.veribaz.com</link><width>353</width><height>69</height></image><item><title>TÜRKİYEDE DERİ SEKTÖRÜ VE TİCARETİ</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?turkiyede-deri-sektoru-ve-ticareti-446852.html</link><description>Türkiyede Üretim&lt;br/&gt;Türk deri sanayi gerek üretim değeri, gerekse ihracat potansiyeli açısından ülkemizin sürükleyici sektörlerinden biridir. Sahip olduğu deneyim, rekabet gücü ve yüksek üretim kapasitesi ile sektör dünya devleri ile yarışmaktadır. Diğer taraftan Türk deri sektörü teknolojik açıdan da gelişmiş, teknik bilgi ve donanım da ihraç edebilecek düzeye erişmiştir. &lt;br/&gt;Türkiye&quot;de deri ve deri mamulleri sanayi son 15 yılda hızla gelişmesini sürdürmüş ve yurtiçi geniş hamderi kaynaklarının yanısıra önemli ölçüde ithal hammadde kaynaklarını da kullanarak önemli tutarda deri ürünleri ihracatı gerçekleştirmek suretiyle uluslararası pazarlarla bütünleşmeyi büyük oranda başarmıştır. 1990&quot;lı yıllarda ihracatın gelişmesindeki en büyük etken,  Rusya Federasyonu ve Doğu Avrupa ülkelerine gerçekleştirilen ihracattaki artış ve bu ülkelerden gelen turistlere yönelik satışlardır. Talepteki yüksek oranlı artışlar sebebiyle de deri sektöründe büyük yatırımlar gerçekleştirilmiş ve üretim kapasitesi önemli oranda artmıştır. &lt;br/&gt;Avrupa&quot;da yayılan çevre baskısı nedeniyle Fransa, İtalya ve İspanya gibi ülkeler tabakhane işlentisinden kaçarken, Türkiye bir yandan bu boşluğu doldurmuş, bir yandan da yoğun bir çevre baskısı ile karşılaşmıştır. Bu nedenle hem çevreye uygun arıtmalı dünyada örnek olarak gösterilen deri sanayi bölgeleri oluşturulmuş (Tuzla, Menemen, Çorlu Deri Sanayi Bölgeleri) hem de teknoloji yenilenerek talebe cevap verilmeye çalışılmıştır. &lt;br/&gt;Türk Deri Sanayi, dünya deri işleme kapasitesindeki % 22&quot;lik payı ile bu alanda dünyanın 2. ülkesi konumundadır. Deri ve deri mamulleri sektörü imalat sanayindeki %3.3, toplam sanayi istihdamındaki % 1,52&quot;lik payları ile Türkiye&quot;nin 10. büyük sanayi koludur. Türkiye, Avrupa&quot;nın yanısıra Rusya Federasyonu, BDT ülkeleri ve Eski Doğu Bloku ülkelerinden gelen deri ürünleri talebini de karşılamaktadır. &lt;br/&gt;Deri ve deri mamulleri üretimi ile ilgili verileri incelediğimizde, küçükbaş mamul deri üretiminin 1998 yılı itibariyle 3.81 milyar dm2  olduğu görülmektedir. Büyükbaş mamul deride ise yüzlük deri üretimi 1.66 milyar dm2, kösele üretimi 7.8 bin ton olarak gerçekleşmiştir.. &lt;br/&gt;Deri giyim eşyası üretimi ise, 1998 yılında %55.1&quot;lik bir düşüş yaşamış ve 4.3 milyon adet olarak gerçekleşmiştir. Bunda 1998 yılı ortalarında Rusya Federasyonu&quot;nde yaşanan ekonomik kriz sonucu bu ülkelere yönelik ihracatın ve bavul ticaretinin azalmasının büyük etkisi olmuştur. &lt;br/&gt;Ayakkabı üretimi 1998 yılı itibariyle 96 milyon çift olarak gerçekleşmiştir.1998 yılında deri ayakkabı&quot;da %36,2&quot;lik, plastik ayakkabı&quot;da %85&quot;lik, tekstil ayakkabı&quot;da ise %6.25&quot;lik  bir azalma olduğu  görülmektedir. &lt;br/&gt;Ülkemizde ayakkabıcılık sektörünün en önemli özelliği ise çoğunlukla işgücüne dayalı küçük işletmelerden oluşmasıdır. Işletmelerde, kalite ve optimum kapasite açısından olumlu gelişmeler yaşanırken, küçük işletme tarzı üretimin egemen olması çeşitli olumsuzluklara neden açmaktadır. &lt;br/&gt;Genelde, Türk Deri Sanayi alt yapı, teknoloji ve ihracata yönelik performansı dikkate alındığında belirli bir rekabet gücüne sahiptir. Ancak deri sektörünün temel girdisi olan ham derinin ülke içi üretiminin yeterli olmaması  nedeniyle, ham ve yarı işlenmiş deri talebi ithalat yoluyla karşılanmaktadır. Ham deri ve yarı işlenmiş deri ithalatının önemli bölümü AB ülkelerinden gerçekleştirilmektedir. Bunun yanısıra özellikle organize deri sanayi bölgelerinde yeni tesislerin devreye girmesi ile ham deri işleme kapasitesinde önemli artış olmuştur. &lt;br/&gt;Türkiyede Deri ve Deri Mamulleri Sanayi Üretimi &lt;br/&gt;  1995 1996 1997 1998 1999* &lt;br/&gt;Küçükbaş Mamul Deri (min.dm2)37254627388638112840&lt;br/&gt;Yüzlük (min.dm2)12741482147116641389&lt;br/&gt;Kösele (bin ton)88726878078686885&lt;br/&gt;Deri Giyim Eşyası(bin adet)836610835968343412938&lt;br/&gt;Ayakkabı (min.çift)**10514816696102&lt;br/&gt;Deri Ayakkabı5050583740&lt;br/&gt;Plastik Ayakkabı17243457&lt;br/&gt;Tekstil Ayakkabı1415161516&lt;br/&gt;Terlik4952583939</description></item><item><title>KAUÇUK ÜRÜNLERİ (KARBON SİYAHI VE SENTETİK KAUÇUK)</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?kaucuk-urunleri-(karbon-siyahi-ve-sentetik-kaucuk)-445169.html</link><description>KAUÇUK ÜRÜNLERİ (KARBON SİYAHI VE SENTETİK KAUÇUK)&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;ÖZEL İHTİSAS KOMİSYONU RAPORU&lt;br/&gt;KARBON SİYAHI VE SENTETİK KAUÇUK&lt;br/&gt;ALT KOMİSYONU RAPORU&lt;br/&gt;ANKARA 2001&lt;br/&gt;SEKİZİNCİ BEÂª YILLIK&lt;br/&gt;KALKINMA PLANI&lt;br/&gt;Sekizinci Be* Y&amp;#253;ll&amp;#253;k Kalk&amp;#253;nma Plan&amp;#253; Kauçuk Ürünleri ÖİK Raporu Karbon Siyah&amp;#253; ve Sentetik Kauçuk Alt Komisyonu Raporu&lt;br/&gt;http://ekutup.dpt.gov.tr/imalatsa/kaucuk/oik612.pdf&lt;br/&gt;ISBN 975 - 19 - 2809 - 5 (bas&amp;#253;l&amp;#253; nüsha)&lt;br/&gt;Bu Çal&amp;#253;*ma Devlet Planlama Te*kilat&amp;#253;n&amp;#253;n görü*lerini yans&amp;#253;tmaz. Sorumluluğu yazar&amp;#253;na aittir.&lt;br/&gt;Yay&amp;#253;n ve referans olarak kullan&amp;#253;lmas&amp;#253; Devlet Planlama Te*kilat&amp;#253;n&amp;#253;n iznini gerektirmez; İnternet&lt;br/&gt;adresi belirtilerek yay&amp;#253;n ve referans olarak kullan&amp;#253;labilir. Bu e-kitap, http://ekutup.dpt.gov.tr/&lt;br/&gt;adresindedir.&lt;br/&gt;Bu yay&amp;#253;n 600 adet bas&amp;#253;lm&amp;#253;*t&amp;#253;r. Elektronik olarak, 1 adet pdf dosyas&amp;#253; üretilmi*tir&lt;br/&gt;Ö N S Ö Z&lt;br/&gt;Devlet Planlama Te*kilat&amp;#253;&quot;n&amp;#253;n Kurulu* ve Görevleri Hakk&amp;#253;nda 540 Say&amp;#253;l&amp;#253; Kanun&lt;br/&gt;Hükmünde Kararname, &quot;İktisadi ve sosyal sektörlerde uzmanl&amp;#253;k alanlar&amp;#253; ile ilgili konularda&lt;br/&gt;bilgi toplamak, ara*t&amp;#253;rma yapmak, tedbirler geli*tirmek ve önerilerde bulunmak amac&amp;#253;yla&lt;br/&gt;Devlet Planlama Te*kilat&amp;#253;&quot;na, Kalk&amp;#253;nma Plan&amp;#253; çal&amp;#253;*malar&amp;#253;nda yard&amp;#253;mc&amp;#253; olmak, Plan&lt;br/&gt;haz&amp;#253;rl&amp;#253;klar&amp;#253;na daha geni* kesimlerin katk&amp;#253;s&amp;#253;n&amp;#253; sağlamak ve ülkemizin bütün imkan ve&lt;br/&gt;kaynaklar&amp;#253;n&amp;#253; değerlendirmek&quot; üzere sürekli ve geçici Özel İhtisas Komisyonlar&amp;#253;n&amp;#253;n kurulacağ&amp;#253;&lt;br/&gt;hükmünü getirmektedir.&lt;br/&gt;Ba*bakanl&amp;#253;ğ&amp;#253;n 14 Ağustos 1999 tarih ve 1999/7 say&amp;#253;l&amp;#253; Genelgesi uyar&amp;#253;nca kurulan Özel&lt;br/&gt;İhtisas Komisyonlar&amp;#253;n&amp;#253;n haz&amp;#253;rlad&amp;#253;ğ&amp;#253; raporlar, 8. Be* Y&amp;#253;ll&amp;#253;k Kalk&amp;#253;nma Plan&amp;#253; haz&amp;#253;rl&amp;#253;k&lt;br/&gt;çal&amp;#253;*malar&amp;#253;na &amp;#253;*&amp;#253;k tutacak ve toplumun çe*itli kesimlerinin görü*lerini Plan&quot;a yans&amp;#253;tacakt&amp;#253;r.&lt;br/&gt;Özel İhtisas Komisyonlar&amp;#253; çal&amp;#253;*malar&amp;#253;n&amp;#253;, 1999/7 say&amp;#253;l&amp;#253; Ba*bakanl&amp;#253;k Genelgesi, 29.9.1961 tarih&lt;br/&gt;ve 5/1722 say&amp;#253;l&amp;#253; Bakanlar Kurulu Karar&amp;#253; ile yürürlüğe konulmu* olan tüzük ve&lt;br/&gt;Müste*arl&amp;#253;ğ&amp;#253;m&amp;#253;zca belirlenen Sekizinci Be* Y&amp;#253;ll&amp;#253;k Kalk&amp;#253;nma Plan&amp;#253; Özel İhtisas Komisyonu&lt;br/&gt;Raporu genel çerçeveleri dikkate al&amp;#253;narak tamamlam&amp;#253;*lard&amp;#253;r.&lt;br/&gt;Sekizinci Be* Y&amp;#253;ll&amp;#253;k Kalk&amp;#253;nma Plan&amp;#253; ile istikrar içinde büyümenin sağlanmas&amp;#253;,&lt;br/&gt;sanayile*menin ba*ar&amp;#253;lmas&amp;#253;, uluslararas&amp;#253; ticaretteki pay&amp;#253;m&amp;#253;z&amp;#253;n yükseltilmesi, piyasa&lt;br/&gt;ekonomisinin geli*tirilmesi, ekonomide toplam verimliliğin artt&amp;#253;r&amp;#253;lmas&amp;#253;, sanayi ve hizmetler&lt;br/&gt;ağ&amp;#253;rl&amp;#253;kl&amp;#253; bir istihdam yap&amp;#253;s&amp;#253;na ula*&amp;#253;lmas&amp;#253;, i*sizliğin azalt&amp;#253;lmas&amp;#253;, sağl&amp;#253;k hizmetlerinde kalitenin&lt;br/&gt;yükseltilmesi, sosyal güvenliğin yayg&amp;#253;nla*t&amp;#253;r&amp;#253;lmas&amp;#253;, sonuç olarak refah düzeyinin yükseltilmesi&lt;br/&gt;ve yayg&amp;#253;nla*t&amp;#253;r&amp;#253;lmas&amp;#253; hedeflenmekte, ülkemizin hedefleri ile uyumlu olarak yeni bin y&amp;#253;lda&lt;br/&gt;Avrupa Topluluğu ve dünya ile bütünle*me amaçlanmaktad&amp;#253;r.&lt;br/&gt;8. Be* Y&amp;#253;ll&amp;#253;k Kalk&amp;#253;nma Plan&amp;#253; çal&amp;#253;*malar&amp;#253;na toplumun tüm kesimlerinin katk&amp;#253;s&amp;#253;, her&lt;br/&gt;sektörde toplam 98 Özel İhtisas Komisyonu kurularak sağlanmaya çal&amp;#253;*&amp;#253;lm&amp;#253;*t&amp;#253;r. Planlar&amp;#253;n&lt;br/&gt;demokratik kat&amp;#253;l&amp;#253;mc&amp;#253; niteliğini güçlendiren Özel İhtisas Komisyonlar&amp;#253; çal&amp;#253;*malar&amp;#253;n&amp;#253;n dünya ile&lt;br/&gt;bütünle*en bir Türkiye hedefini gerçekle*tireceğine olan inanc&amp;#253;m&amp;#253;zla, konular&amp;#253;nda ülkemizin&lt;br/&gt;en yeti*kin ki*ileri olan Komisyon Ba*kan ve Üyelerine, çal&amp;#253;*malara yapt&amp;#253;klar&amp;#253; katk&amp;#253;lar&amp;#253;&lt;br/&gt;nedeniyle te*ekkür eder, Sekizinci Be* Y&amp;#253;ll&amp;#253;k Kalk&amp;#253;nma Plan&amp;#253;&quot;n&amp;#253;n ülkemize hay&amp;#253;rl&amp;#253; olmas&amp;#253;n&amp;#253;&lt;br/&gt;dilerim.&lt;br/&gt;Sekizinci Be* Y&amp;#253;ll&amp;#253;k Kalk&amp;#253;nma Plan&amp;#253; Kauçuk Ürünleri ÖİK Raporu Karbon Siyah&amp;#253; ve Sentetik Kauçuk Alt Komis</description></item><item><title>DERİ İŞLEME TESİSİ SANAYİ PROFİLİ</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?deri-isleme-tesisi-sanayi-profili-383801.html</link><description>DERİ   İŞLEME     TESİSİ SANAYİ PROFİLi&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Hazırlayan&lt;br/&gt;Oğuz     KÜÇÜKYAVUZ&lt;br/&gt;Kimya Mühendisi&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;ŞUBAT-1997&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;1.BÖLÜM&lt;br/&gt;1.EKONOMİK DEĞERLENDİRME&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;1.1.Yatırımın konusu:&lt;br/&gt;Piyasadan yaş, salamura veya tuzlu kuru olarak  toplanan derilerinin işlenmesi ve her türlü deri konfeksiyon mamüllerinin yapımında kullanılmaya hazır hale getirilmesi amacıyla bir tesis kurulması.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;1.2.Pazar Durumu:&lt;br/&gt;Türk Deri  Sanayi A:B&quot; ne girmekle en az zarar görecek sektörlerden biridir. Çünkü,üretilen mal genelde ihracata yöneliktir ve bazı kriterler yakalamıştır. Bunlar kalite ,üretimde yenilik,araştırma ,geliştirme ,profesyonel yönetim,müşteriye ilgi, servis,verimlilik,temiz çevre konularını halletme yoluna giren Türk Deri Sanayi A.B.&quot;ne &lt;br/&gt;hazır sektörlerden biridir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Deri işleme sanayi ,makine ve teçhizatın  %90 oranında Türkiye&quot;de üretilebilmektedir. Son 5-6 yıldan beri  Türk Deri  Makinası yapımcıları önemli ölçüde ihracat yapma gücüne  ulaşmışlardır.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Türkiye&quot;de bir yandan deri işleme sektöründe  fazlaca bir artış bulunurken bir yandan da ithalatında bir artış görülmektedir. Bu durum ,globalleşmenin doğal bir sonucudur. Türkiye,konumu itibariyle bir yandan mamul deri ithal ederken ,bir yandan da  mamul deri ihraç edebilmektedir. Ancak  mamul deri ihracatı, konusunda özendirici tedbirler alınmalıdır. Yurt içi talepte de her yıl bir artış gözlenmektedir. Aşağıdaki  çizelgenin incelenmesinde de bu durum çok  açık görülmektedir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Çizelge 1:Yurt içi Talep Prejeksiyonu  ((Milyon ayakları)&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Mamül Cinsi199419951996199719981999&lt;br/&gt;Küçükbaş. Mam.Deri&lt;br/&gt;Koyun.cin.mam.deri207, 6220, 1233, 3247,3262.1277, 9&lt;br/&gt;Kuzu.cin.mam.deri           61, 2      64, 9   68, 8     72,9  77,3  81, 9&lt;br/&gt;Keçi.cin.mam.deri  39, 2  41, 6  41, 1  46,1  49, 5  52, 5&lt;br/&gt;Oğlak.cin.mam.deri    5, 8   6, 2   6, 6    7,0   7, 4    7, 8&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Büyükbaş Mamül Deriler;&lt;br/&gt;                                   1994          1995         1996         1997         1998          1999&lt;br/&gt;Vidala98,9104,8111,0117,8124,8132,3&lt;br/&gt;Yarma14,7  15,6  16,5  17,5  18,6  19,7&lt;br/&gt;Kösele (bin ton)  7,1    7,5    8,0    8,5     9,0    9,5&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Çizelge 3: İşlenmiş Deri İmalatı&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Büyükbaş199019911992199319941995&lt;br/&gt;Yarı Mamul ( Ton)   573   206  3631.253&lt;br/&gt;Mamul Deri ( Bin m²)   9691.3642.6172.693&lt;br/&gt;Kösele (Ton)3.7062.8003.3533.729&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Küçükbaş&lt;br/&gt;Koyun Kuzu Yarı Mam.&lt;br/&gt;(Ton)&lt;br/&gt; 2.419&lt;br/&gt;2.607&lt;br/&gt;2.754&lt;br/&gt;4.136&lt;br/&gt;Koyun &amp;#8211;Kuzu Mam.Deri&lt;br/&gt;( Bin m²)&lt;br/&gt;      3.3&lt;br/&gt;3.548&lt;br/&gt;Keçi-Oğlak Yarı. Deri&lt;br/&gt;( Ton )&lt;br/&gt;   228&lt;br/&gt;   127&lt;br/&gt;   605&lt;br/&gt;1.190&lt;br/&gt;Keçi-Oğlak Mam.Deri&lt;br/&gt;( Bin m²)&lt;br/&gt;     97&lt;br/&gt;   115&lt;br/&gt;   167&lt;br/&gt;   194&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Diğer Hayvanlar&lt;br/&gt;Yarı Mamul (Ton) 34111 50    79&lt;br/&gt;Mamul ( Bin m²)5703567201.071&lt;br/&gt;Toplam Olarak ( Ton)(1994 Yılı   Ve 1995 Yılı İçin) 9901.539&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Tablo 4: İşlenmiş Deri İhracatı&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Büyükbaş1990199119921993&lt;br/&gt;Yarı Mamul ( Ton)  51  13  44  141&lt;br/&gt;Mamu</description></item><item><title>DERİ VE KÖSELE ENDÜSTRİSİ</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?deri-ve-kosele-endustrisi-372569.html</link><description>DERİ VE KÖSELE ENDÜSTRİSİ&lt;br/&gt;DERİ VE KÖSELE&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Tarihçe. deri ve kösele,günümüz dünya pazarlarının en eski mallarından biridir.Yararlı maddelerin en tarihsel olanı diye adlandırılır. Ufak ve büyük baş hayvanlar derilerinden deri ve kösele üretim sanatı, kimya konusunda bilimsel hiçbir şeyin var olmadığı, yüzyıllar öncesine dayanır. Eski mısırlılara ait deri örnekleri, en azından 6000 yaşındadır. Bu derilerin renk ve dayanıklıkları, son derece mükemmeldir. Çok iyi korunmuş bu deri ürünlerinden görüldüğü gibi, tekniğin kaynağı günümüzden yüzyıllar öncesine uzanmaktadır. Derilerin korunmaları konusunda başvurulan orijinal ve basit yöntemler, derinin havada ve güneşte basit bir şekilde kurutulması şeklindedir. Sonraları çeşitli yağların koruyucu etkisi dikkati çekmiştir. Daha sonraları ise, bir kısım ağaçların, su ile ıslatılmış yaprak,ince dal ve kabuklarının da bağlama etkisi gözlenmiştir. &lt;br/&gt;Ekonomisi ve Kullandığı Alanlar. Kösele üreticileri satış fiyatlarının %50&quot;sini, büyük baş hayvan derisi ve %40&quot;nı da, de bağat maddeleri ve işçilik oluşturur. Bu nedenle deri ve kösele endüstrisi sürekli bir şekilde, daha düşük bir fiyatla daha iyi bir deri üretmek için, yeni kimyasal maddeler araştırmaktadır. Deri ve kösele endüstrisinde belki de en büyük ve tek ilerleme, daha 1893&quot;de ortaya atılan krom prosesi ile tabaklamanın, pratik alanda uygulanması olmuştur. Bu prosesin bir sonucu olarak, bugün dünya kösele üretiminin %90&quot;ından fazlası kromla tabaklanmaktadır. Bu proses tabaklama işlemini büyük oranda hızlandırmakta ve köseleye, artan bir dayanıklılık vermektedir. Bitkisel tabaklama 2-4 aylık bir zaman alırken, krom ile tabaklama bu süreyi 1-3 haftaya indirmektedir. Günümüzde bitkisel tabaklamanın başlıca kullanıldığı alan, ayakkabı tabanında ve kasnak kayışı yapımında kullanılan köselelerdir; bunun bir sonucu olarak, bu tarihsel proses bugün de yaygın bir şekilde yapılmaktadır.ayrıca bugün ayakkabıların büyük çoğunluğu, ikinci bir defa bir miktar bitkisel tabaklanmış deri ve köselerden yapılmaktadır.  &lt;br/&gt;Sentetik deri ve kösele. Sun&quot;i deri ve üzeri kaplanmış dokumalar, alışılmış deri v e  kösele pazarında önemli bir yer almışlardır. Örneğin, neolite ayakkabı tabanları (sentetik lastik, özel bir stiren- butadien reçinesi), geniş bir kullanım alanına sahiptir ve fiyatları da daha ucuzdur.parlak derinin (rugan)yerini, giderek artan bir şekilde, üstün özellikleri olan vinil plastikleri almaktadır. Çünkü plastikleri, hem kesme kaybına ortadan kaldıracak ve hem de otomasyona ayak uyduracak şekilde, uzun ve geniş levhalar halinde üretmek mümkündür. Çok sayıda plastik karışım, deri ile rekabete devam etmektedir. Fakat, iş ayakkabıları ve çizmeler gibi zor şartlar altında kullanılanlar dışında, rekabet başarılı olmamaktadır.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;HAYVAN DERİLERİ&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Deri ve kösele fabrikalarınca satın alınan deriler, üç tabakaya ayrılır:epidermis, derma, veya korium ve et. Epidermis, tüm derinin yaklaşık%1&quot;ini oluşturur,dıştaki tabakadır ve başlıca, keratin proteininden ibarettir kıl,hem derma ve  hem de epidermisden çıkar ve bu da, daha çok keratinden oluşmuştur. Bu tabaka yoğun ve kimyasal yönden dirençlidir ve bu nedenle epidermis, kimyasal yollarla kolayca uzaklaştırılabilir. Fakat sıcak su, kollagenin jelatin üretmek üzere hidrolizlenmesi yoluyla, yavaş bir şekilde çözünürleşmesine neden olur. Elastin bu işlemden etkilenmez. Et, daha çok yağ dokularından oluşan istek dışı bir tabakadır; tabaklama maddesinin, korium tabakasının her iki yüzünü etkileyebilmesi için, uzaklaştırılmalıdır.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;ÜRETİM&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Ham deriler açılır, inceler,fazlalıklar kesilip düzeltilir ve derecelendirilir. Deri,3 ila 24 saat süreyle suda ıslatılır(kurutulmuş derilerde bu süre daha uzun olabilir) ve etler ,spiral bıçaklı bir silindir yardımıyla, bir makine tarafından uzaklaştırılır.ıslatma işleminde,1/5 ila 2/5 oranında % 1&quot;lik sodyum tetrasülfür çözeltisi katılması, derinin su almasını hızlandırır ve daha düzgün bir su alma (hidrasyon) oluşturur.&lt;br/&gt;Bundan sonra deriler, doymuş bir kireç çözeltisi ve sodyum sülfür veya sulfhidrat ve dimetilamin gibi bir kısım hızlandırıcılar ile, 3 ila 7 günlük bir süre için, işleme sokulur. İnce ve ufak derilerde kireçleme süresi 24 saate indirilebilir.&lt;br/&gt;Geride kalmış kıllar, makine veya el yolması ile uzaklaştırılır.&lt;br/&gt;Temiz, kıllardan kurtarılmış deriler, deriyi yumuşatmak ve kireci uzaklaştırmak için, saatlerce belirli bazı enzimatik  preperatlarla (hazırlanmış kimyasal maddeler), işlem görür.&lt;br/&gt;Yıkama işleminden sonra deri, tabaklanmay</description></item><item><title>KIŞ KEÇİ DERİLERİNDE BOYAMA SORUNLARININ GİDERİLMESİ</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?kis-keci-derilerinde-boyama-sorunlarinin-giderilmesi-352788.html</link><description>KIŞ KEÇİ DERİLERİNDE BOYAMA SORUNLARININ GİDERİLMESİ&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;İÇİNDEKİLER&lt;br/&gt;İÇİNDEKİLER ........................................................................................................... İİ&lt;br/&gt;ÖZET ......................................................................................................................... İİİ&lt;br/&gt;ABSTRACT...............................................................................................................İV&lt;br/&gt;TEŞEKKÜR................................................................................................................ V&lt;br/&gt;ŞEKİLLER DİZİNİ....................................................................................................Vİ&lt;br/&gt;ÇİZELGELER DİZİNİ .............................................................................................Vİİ&lt;br/&gt;1.GİRİŞ ........................................................................................................................ 1&lt;br/&gt;1.1.Ham Derinin Tanımı Ve İşlevi............................................................................... 1&lt;br/&gt;2.KAYNAK BİLGİSİ .................................................................................................. 2&lt;br/&gt;2.1.Dünya Hayvan Varlığı ve Ham Deri Üretimi ........................................................ 2&lt;br/&gt;2.2.Türkiye&quot;nin Hayvan Varlığı Ve Ham Deri Üretimi............................................... 5&lt;br/&gt;2.3.Ham Derinin Histolojik Yapısı .............................................................................. 7&lt;br/&gt;2.4.Hayvan Ham Derilerinin Kimyasal Yapısı .......................................................... 13&lt;br/&gt;2.5.Deriye Bağlı Oluşumlar ....................................................................................... 16&lt;br/&gt;2.6.Ham Deri Kalitesini Etkileyen Faktörler ............................................................. 18&lt;br/&gt;2.6.1.Hayvanın Doğasına Bağlı Etkenler................................................................... 18&lt;br/&gt;2.6.2.Doğaya Bağlı Olan Etkenler ............................................................................. 19&lt;br/&gt;2.6.3.Deri Hastalık ve Zararlılarının Etkileri ............................................................. 20&lt;br/&gt;2.7.Keçi Derilerinin Yapısal Özellikleri .................................................................... 20&lt;br/&gt;3.MATERYAL VE METOT ..................................................................................... 24&lt;br/&gt;3.1.Birinci Parti Deneme İşlentileri. .......................................................................... 24&lt;br/&gt;3.2.İkinci Parti Deneme İşlentileri ............................................................................. 26&lt;br/&gt;3.3.Üçüncü Parti İşlentileri ........................................................................................ 27&lt;br/&gt;3.4.Yaz Derilerinin İşlenmesi: ................................................................................... 29&lt;br/&gt;4.DENEYSEL BULGULAR VE SONUÇ ................................................................ 31&lt;br/&gt;4.1.Birinci Parti Derilerin Gözlem Sonuçları............................................................. 31&lt;br/&gt;4.2.İkinci Parti Derilerin Gözlem Sonuçları .............................................................. 31&lt;br/&gt;4.3.Üçüncü Parti Derilerin Gözlem Sonuçları ........................................................... 31&lt;br/&gt;4.4.Yaz derilerinin gözlem sonuçları ......................................................................... 31&lt;br/&gt;EKLER....................................................................................................................... 44&lt;br/&gt;EK.1............................................................................................................................ 44&lt;br/&gt;EK.2............................................................................................................................ 45&lt;br/&gt;KAYNAKLAR .......................................................................................................... 35&lt;br/&gt;iii&lt;br/&gt;ÖZET&lt;br/&gt;Bu tezde deri sanayinde üretilen keçi derilerinin özellikle kışın elde edilenlerde&lt;br/&gt;boyama sorunları o</description></item><item><title>JELATİN İÇEREN APA DERİ ÇALIŞMALARI</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?jelatin-iceren-apa-deri-calismalari-356973.html</link><description>JELATİN İÇEREN YAPAY DERİ ÇALIŞMALARI: JELATİN-ALGİNAT SÜNGERYAPISININ KARAKTERİSTİĞİ VE HAZIRLANIŞI&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;1) İÇERİK:&lt;br/&gt;Jelatin deri, kemik, ve bağ dokularında temel olarak bulunan eriyebilir bir protein olan fibrözün kontrollü hidrolizi ile elde edilir. Jelatin, tek sıra aminoasit dizisinden oluşur(protein gibi). Jelatinin karakteristik özelliği, glisin, prolin ve hidroksiprolin a.a ları yapısında çok bulundurmasıdır. Yapısı genel olarak tekrarlayan glisin-X-Y triplet yapısını içerir ve genel olarak X prolin Y ise hidroksiprolindir. Bu yapı jelatini üç boyutlu heliks yapısının oluşmasından sorumludur.&lt;br/&gt;Denatüre tip kolojen ve jelatin tıpta plazma arttırıcı, yara iyileştirici ve cerrahi parçaların vücutta tutulmasını sağlamak için kullanılır. Kolojenin biyomedikal uygulamalarda antijenik olduğu bilinir fakat jelatin antijenik değildir. Son zamanlarda jelatinin makrofaj aktivasyonu sergilediği ve yüksek homostatik etki gösterdiği gösterilmiştir. Sonuçta jelatinin kolojene oranla pratikte daha kullanışlı olduğuna karar verilmiştir. Çünkü kolojen solusyonunun doğal kolojenden hazırlanması çok zordur ve jelatin kolojenden daha ekonomiktir.&lt;br/&gt;Alginat kahverengi deniz alglerinden türetilir. Alginat türetilirken,  1,4-linked &amp;#61538;-D mannuronates artığı ve 1,4-linked &amp;#61537;-L-gulunorates oranları değiştirilerek aniyonik lineer polisakkaritler meydana getirilir. Alginat hidrofilik, biyouygunluk ve ekonomik yönü bulunduğu sürece tercih edilir. Alginat yara kapama, hepotoksit kültür iskeleti oluşturma ve cerrahi müdahale gibi tıbbi uygulamalarda kullanılır. Ayrıca alginatlar basit glikoz artığı ile bozulabilir ve tamamen absorblanabilir.&lt;br/&gt;Biyomateryaller, doku mühendisliğinde yara kapama ve yapı iskeleti oluşturmada gözenekli yapılarından dolayı kullanılır fakat doku yenilenmesinden sonra vücuttan atılması, kaybolması istenir. Biyolojik polimer sınıfına jelatin gibi yapıya sahip olan poliglikolid, poliaktid ve kopolimerleri, kolojen, chitin ve hiyaluronat girer.&lt;br/&gt;Jelatin eğer biyomateryal olarak kullanılmak isteniyorsa çapraz bağlı olmak zorundadır. Son zamanlarda jelatin filminin çapraz bağları fiziksel olarak termal ısı ve ultraviole ışınlar yardımıyla oluşturulmaktadır. Jelatinin çapraz bağları kimyasal olarak ise formaldehit, gluteraldehit, suda çözünen karbodrimid, diepoksi bileşenleri, diizosinatlar gibi çapraz bağlayıcı ajanlar kullanılarak elde edilir. Fakat bu ajanların toksisitesi biyomateryal geliştirilmesi sırasında göz ardı edilmemelidir. En iyi çapraz bağlayıcı ajan olarak bilinen gluteraldehit 3 ppm konsantrasyondan sonra toksik etki göstermektedir. Suda çözülebilir olan 1-etil-3-karbodrimid (3-dimetil aminopropil)  (EDC) toksik değildir ve biyouygunluk gösterir, çünkü çapraz bağ süngerimsi yapısına bağlanmadığı için kolayca suda çözünebilen üreye dönüştürülebilir. Ürenin sitotoksitesi oldukça düşük olduğu için göz ardı edilmektedir.&lt;br/&gt;Şimdiye kadar çapraz bağlı Alginat-jelatin süngerimsi yapısının hazırlanması hakkında hiçbir bilgi verilmemiştir. Doku mühendisliği için, süngerimsi yapı oluşturmadaki optimum koşulların bulunması en önemli araştırmadır. Biyomedikal gereksinimlerde sünger yapısının uygulanabilirliği için sünger yapısının morfolojisi üzerine yapılan çalışmalar ve ilaçların biyolojik uygunlukları hakkındaki araştırmalar yol göstericidir. Farklı boyuttaki gözenekli yapıların makrofaj aktivasyonunun sinerjistik etkilerini göstermesi, hücrelerin çabuk çoğalabilmesi ve ekonomik yönden uygulanabilir olması beklenmektedir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;2)MATERYAL VE METODLAR&lt;br/&gt;2-1)MATERYALLER&lt;br/&gt;Jelatin Kyung-gi Jelatin Co. dan satın alınabilir. Bu jel alkali proses jelatinidir ve izoelektrik noktası pH 4,6 dır teorik moleküler ağırlığı 100.000 dir. Bu jelatin %27 glisin, %25 prolin ve hidroksiprolin, %10 glutamik asit, %9 alanin, %8 arginin, %6 aspartik asit ve %15 diğer aminoasitlerden meydana gelir. Sodyum Alginat Aldrich Co. dan alınabilir. EDC ve TNBS (trinitro benzenesülfonik asit)&quot;te Sigma Co. dan alınabilir. Gentamisin sülfat (GS) ve gümüş s</description></item><item><title>DERİ VE YAPISI</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?deri-ve-yapisi-382342.html</link><description>Deri ve Yapısı&lt;br/&gt;Simge Demiral&lt;br/&gt;İsmet Yorgancılar İlköğretim Okulu&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;DERİ&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Dokunma duyusu organı olan deri vücudun üstünü kaplar. Doğal deliklerin içi, sindirim ve solunum organlarının iç ve dış yüzeyleri de mukoza denilen yalınkat bir deriyle kaplıdır Derinin üstünde kıllar ve gözenek adı verilen çok küçük delikler bulunur.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Derinin Yapısı&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Deri üstderi ve altderi diye iki kısma ayrılır. Altderinin altında da derialtı dokusu denilen yağlı bir tabaka yer alır. Bu tabaka derinin kaslar ve kemikler üstünde kalmasını sağlar. Bundan yararlanılarak hayvanların derisi kolayca yüzülebilir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Üstderi&quot;nin kalınlığı bir milimetrenin onda biri kadardır. Üst kısmı cansız (boynuzsu tabaka), alt kısmı canlıdır. Üstteki ölü hücreler aşınıp döküldükçe alttan yeri doldurulur. Malpigi tabakası da denen canlı kısımda deriye rengini veren boya maddeleri bulunur.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Altderi esnek ve dirençlidir. Kılcal kan damarları, sinir uçları, kıl kökleri, ter ve yağ bezleri bu kısımda bulunur. Kıl&quot;ın gövdesi cansız, fakat kökü canlıdır. Kıl günde ortalama 0,2 mm kadar uzar. Kan dolaşımı arttıkça kılın büyümesi de hızlanır. Kötü beslenme ve kötü kan dolaşımı kılların dökülmesine yol açar. Bazı hastalıklar da kılların dökülmesine sebep olur (kellik, saçkıran v.b.). Kılların beyazlaşması ise kıl soğanındaki boya maddelerini akyuvarların yok etmesinden ve mikroskopik hava kabarcıklarının kıla yerleşmesinden ileri gelir. Her kılın dibinde bir irkilme kası vardır. Soğuk ve korku gibi etkiler bu kasın kasılmasına ve kılın dikleşmesine sebep olur. Kılların dibinde bulunan salkım biçimindeki bir yağ bezi durmadan yağlı bir sıvı salgılar. Bu yağ deriyi ve kılları yağlayarak sudan korur.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Derinin Duyarlığı&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Deri dokunma organıdır. Dokunma, basınç, sıcak, soğuk ve acıyı algılar. Altderide bulunan sinir uçlarına bağlı duyu cisimciklerinin kimi dokunmayı, kimi basıncı, kimi sıcağı, kimi soğuğu, kimi acıyı alır. Geniş yüzeyi ve büyük duyarlığıyla deri vücudumuzun dış etkilerden korunmasını sağlar. Bu n</description></item><item><title>GEREDE - BOLU DEPREMİ</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?gerede--bolu-depremi-446995.html</link><description>Gerede - Bolu Depremi&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;l Şubat 1944 sabahı saat 6:21 de vukua gelen yer sarsıntısı Çerkeş, Mengen, Gerede ve&lt;br/&gt;Boluda büyük ve mücavir Ankara, Zonguldak vilayetlerinde de dikkate değer hasarlara sebep&lt;br/&gt;olmuştur. Bu sahalarda tesbit edilen ölü sayısı yedi bine yakın, yıkılan ve harab olan evler de&lt;br/&gt;yirmi üç binden fazla olmuştur.&lt;br/&gt;Memleketimiz tarihin kaydettiği çağdanberi zaman zaman yer sarsıntılarına sahne olmuştur.&lt;br/&gt;Bununla beraber 1938 deki Yerköy depremine kadar bir çok seneler sükunla geçmiş ve son&lt;br/&gt;seneler zarfında olduğu kadar sık ve tahripkar zelzeleler olmamıştı. Filhakika 1938 martından&lt;br/&gt;beri geçen altı sene zarfında sekiz defa afet halini alan depremler büyük can ve mal zararlarına&lt;br/&gt;sebep olmuştur. Yerköy (1938), Dikili (1939), Erzincan (1939), Çorum (1942), Erbaa (1942),&lt;br/&gt;Tosya (1943), Gerede (1944) hep ayrı ayrı şümullü tahribat icra etmişlerdir. Bunlardan altısı&lt;br/&gt;Erzincan â€” izmit kırıklığı üzerinde olması bu hat üzerindeki şehir ve köylerimizdeki inşaattan&lt;br/&gt;deprem düşüncesinin başta gelmesini amirdir.&lt;br/&gt;Gerede â€” Bolu depremi ismini verdiğimiz bu son sarsıntının tahribatı doğuda Çerkeş, şimalde&lt;br/&gt;Devrek, cenupta Beypazarı, batıda Düzce ile çevrelenen sahada hissedilmiş, en büyük&lt;br/&gt;zararı işaret edilen fay hattı üzerinde olmuştur.&lt;br/&gt;Deprem sabahleyin daha ortalık karanlık iken yaz saatile 6:21 (hakikatte 5:21) de olmuştur.&lt;br/&gt;Uyanık olan müşahitler korkunç bir uğultu ile beraber evvela şarktan garbe, ve gaipten&lt;br/&gt;şarka şiddetli bir sarsılmayı müteakip aşağıdan yukarı itilme ve dönme (rotation) duyduklarını&lt;br/&gt;bildirmektedirler. Bazıları bu esnada bir ışık gördüklerini de iddia etmişlerdir. Bu müşahede&lt;br/&gt;Geredede olduğu gibi Boluda ve Düzcede de müstakil olarak teyit edildiğine göre kayde&lt;br/&gt;değer görülmüştür. Tayyare, gök gürlemesi, top seslerini andıran uğultunun sarsıntıya tekaddüm&lt;br/&gt;ettiği anlaşılmaktadır. Bu gürülü Geredede yer altından ve şimalden, Boluda gene yer altından&lt;br/&gt;ve cenuptan, Düzcede yeraltından geldiği hissedilmiştir. Geredede fay hattının şehir içinden&lt;br/&gt;ve şimalde Mengenden, Boluda cenupta Ilıca yolundan geçtiğine göre fay hatti ile bu gürlemeler&lt;br/&gt;arasında bir münasebet düşünmek yerinde olur. l Şubat sarsıntısından sonra Boluda 2&lt;br/&gt;Şubat sabahı şiddetli ikinci bir sarsıntı olduğu gibi bunu takip eden günlerde de, bazan günde&lt;br/&gt;bir kaç defa deprem hissedilmiştir. 23 Marttan l Nisana kadar bu mıntakada bulunduğum esnada,&lt;br/&gt;yani büyük depremden yedi sekiz hafta sonra hafif yer sarsıntıları devam etmekte idi.&lt;br/&gt;Gök gürültüsü gibi çıkan sesler bilhassa gece sükunetinde iyice işitilmektedir. Halk bu gürültüyü&lt;br/&gt;işittikten sonra yer sarsıntısını beklediklerini ifade etmişlerdir. Bu vakıayı bariz surette&lt;br/&gt;bir Adapazarlının müşahedesi tekit etmektedir. 20 Haziran 1943 günü bağda otururken ailece&lt;br/&gt;ya bir tayyare filosu veyahut bir kamyon kafilesi geçiyor zehabile dışarı çıkıp bakmışlar. Gürültü&lt;br/&gt;kendilerine doğru yaklaşınca yer de sallanmağa başlamıştır.&lt;br/&gt;Çerkeşten Geredeye â€” Boluya uzanan fay hattı Abant Gölünden de geçmiştir, l Şubat&lt;br/&gt;sabahı göl donmuş bulunuyordu. Depremle beraber bir çatırdı ile buzların kırıldığını ve bazı&lt;br/&gt;parçaların havaya fırladığını revir bekçisi ifade etmiştir.&lt;br/&gt;Geredede deprem üzerindeki bazı binalar iki metre kadar şark-garp istikametinde sürüklendiği&lt;br/&gt;gibi, büyük çatlağın şimal tarafına isabet edenler 30â€”40 santimetreden l metreye kadar&lt;br/&gt;aşağı kaymıştır. Çongarlı oğlu Şeref ve İbrahim Urgancı evleri zikredilebilecek misaller arasındadır.&lt;br/&gt;Burada kaymanın garbden şarka olduğu binaların yolu kaparcasına sokak içine kaymalarından&lt;br/&gt;anlaşılır. Bazı evler yalnız şark-garp istikametinde kaymakla kalmamış, bir mihver&lt;br/&gt;134&lt;br/&gt;etrafında da dönmüşlerdir. Bu suretle birbirleriyle çatışmış müteaddit evler görülmüştür.&lt;br/&gt;Boluda büyük fay Bolu â€” Ilıca yolu üzerinde Ilıcadan l kilometre şimalde şimal 75, şark&lt;br/&gt;istikametinde olarak şoseyi kesmiş ve yolun cenup kısmını üç metre batıya itmiştir. Burada da&lt;br/&gt;Geredede olduğu gibi fayın şimal tarafı bir metre kadar çökmüştür. Yer sarsıntısı tahribatı Geredede&lt;br/&gt;% 73 kadar olduğu halde Boluda % 27 kadar olması fayın G</description></item><item><title>ANKARA&quot;DA DERİ MAMULLERİ İMALATININ GELİŞTİRİLMESİ İÇİN MODEL ÖNERİSİ</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?ankara-da-deri-mamulleri-imalatinin-gelistirilmesi-icin-model-onerisi-354172.html</link><description>ANKARA&quot;DA DERİ MAMULLERİ İMALATININ  GELİŞTİRİLMESİ İÇİN MODEL ÖNERİSİ&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;GENEL YAKLAŞIM&lt;br/&gt;Ankarada deri mamulleri imalatında alt sektörlerin tümünü içine alacak şekilde önerilecek optimal bir gelişme modeli, bu sektörlerin sorunlarına ve ihtiyaçlarına genelde cevap verecek bir model olmalıdır.&lt;br/&gt; Yapılan araştırma sonuçlarına göre Ankaradaki ayakkabı imalatçısı müteşebbislerin ve firmaların genel hatlarıyla anket sonuçlarına göre sorun ve beklentilerini aşağıdaki başlıklarda toplayabiliriz.&lt;br/&gt;&amp;#61607;Eğitim seviyesi düşüktür,&lt;br/&gt;&amp;#61607;Sermaye türü şirketleşme çok alt seviyededir,&lt;br/&gt;&amp;#61607;Üretimi sağlayacak meslek elemanı ihtiyacı büyüktür,&lt;br/&gt;&amp;#61607;Mevcut çalışanlarda mesleki eğitimsizlik yüksektir,&lt;br/&gt;&amp;#61607;Hammadde  finansman   sıkıntısı   nedeniyle   ikinci,   üçüncü elden alınmaktadır,&lt;br/&gt;&amp;#61607;Hammaddenin toplu üretim için kalite ve standart sorunu vardır,&lt;br/&gt;&amp;#61607;Üretimde kullanılan makina parkının modeli eskidir,&lt;br/&gt;&amp;#61607;Yan sanayi potansiyeli ve hizmetleri yetersizdir,&lt;br/&gt;&amp;#61607;Ankarada bu iş kolunun gelişmesine güven azalmıştır,&lt;br/&gt;&amp;#61607;Finans ihtiyacı çok, kredi pahalı gelmektedir,&lt;br/&gt;&amp;#61607;Üretimi artırmak için çözüm olarak ihracat düşünülürken dış fuarlara katılım ve marka alma alışkanlığı yoktur,&lt;br/&gt;&amp;#61607;Pazar sıkıntısından bahsedilirken, pazarlamacı faktörü akla getirilmemektedir,&lt;br/&gt;&amp;#61607;Sağlıklı bir üretim için işyerleri yetersizdir,&lt;br/&gt;&amp;#61607;Üretimde kalite kontrol beklentisi vardır,&lt;br/&gt;&amp;#61607;Yeni bir yatırım için siyasi istikrarsızlık güven kırmaktadır,&lt;br/&gt;&amp;#61607;Ürünlerin ve hammaddenin satış ve alımlarındaki sekiz aya&lt;br/&gt;varan vade durumu firmaların finansman ve talep darboğazını göstermektedir,&lt;br/&gt;&amp;#61607;işletmelerin üretim kapasitesinin ekseriyeti % 50nin altındadır,&lt;br/&gt;&amp;#61607;Çalışanların sorumluluklarının azlığı, işe kendini vermeme ve işten sık ayrılmalar ciddi darboğaz oluşturmaktadır,&lt;br/&gt;&amp;#61607;Meslek odalarından şikayet ve beklenti fazladır,&lt;br/&gt;&amp;#61607;Meslek    Odalarından    sektörel    özel    çalışma    yapılması beklenmektedir,&lt;br/&gt;&amp;#61607;Ayakkabı imalatçıları sorunlarının çözümünü çok ortaklı bir&lt;br/&gt;şirketleşmede görenler çoğunluktadır,&lt;br/&gt;&amp;#61607;Yeni  organizasyonlar için  insanların  bir araya  gelmesinin önemini   ifade   etmelerine   rağmen,   finansman   güçleri   ve birbirlerine güvenleri yeterli değildir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Kuvvetler (K)&lt;br/&gt;1.Ayakkabı insanların vazgeçemeyeceği ürün olması,&lt;br/&gt;2.Emek ve sermaye birleştirmesi sonucu krizlere dayanıklı bir işletme&lt;br/&gt;kurma arzusu,&lt;br/&gt;3.Etkili üretim süreci ile patent ve marka avantajıyla lisans anlaşmaları&lt;br/&gt;yapılması,&lt;br/&gt;4.KOSGEB ayakkabıcılık enstitüsünün Ankarada kurulması ile moda,&lt;br/&gt;model ve sürekli yenilenmenin sağlanması,&lt;br/&gt;5.Tecrübeli beşeri kaynakların kuvvetlerini birleştirmesi sonucu üretim&lt;br/&gt;için avantaj yakalanması.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Zayıflık (Z)&lt;br/&gt;1.Toplu üretimde kaliteli ucuz hammadde temini zorluğu,&lt;br/&gt;2.Mesleki eğitimli eleman yetersizliği,&lt;br/&gt;3.Yeterince fabrikasyona ve makinalı üretime geçilememesi,&lt;br/&gt;4.Finansman yetersizliği ve kredi pahalılığı,&lt;br/&gt;5.Sektörde AR-GE&quot;nin çok az yapılması&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Fırsatlar (F)&lt;br/&gt;1.Türkiyede ve gelişmiş  ülkelerde kişi başına  ayakkabı  kullanım&lt;br/&gt;oranının yükselmesi,&lt;br/&gt;2.Küçük işletmelerin çevik ve esnek üretim sistemine kavuşturulması,&lt;br/&gt;3.Birlikte güçlü üretimle marka ve imaj oluşturulması,&lt;br/&gt;4.Toplu hammadde temini ile mamul maliyetinin düşürülmesi, üretim&lt;br/&gt;miktarının artırılması ve ihracat potansiyelinin yakalanması,&lt;br/&gt;5.Yeni pazarlar kazanma ve ihracat yapılması için AR-GEye daha çok&lt;br/&gt;kaynak ayrılma imkanının doğması.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Tehditler (T)&lt;br/&gt;1.Asya ve Uzakdoğu ülkelerinde ucuz maliyetle üretim yapılması,&lt;br/&gt;2.Avrupa Birliği gümrük standartlarını artırması,&lt;br/&gt;3.Bazı ülkelerde ithalat için kota uygulanması,&lt;br/&gt;4.Grup çalışma ve toplu üretim yapma alışkanlığının yetersizliği,&lt;br/&gt;5.Dış dünyadaki rakip pazarların üretim ve ticari gelişmelerin yeterince&lt;br/&gt;takip edilememesi.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;SDŞlerden amaç; Devletin sağladığı teşviklerden faydalanmak,&lt;br/&gt;firmaların ihracat arayışlarını ayrı ayrı yapmak yerine bir organizatör firma çatısı artında yürütmek, dünya pazarlarına açılmak ve dış ticarette uzmanlaşmaktır.</description></item><item><title>ULUBEY MESLEK YÜKSEKOKULU TANITIMI</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?ulubey-meslek-yuksekokulu-tanitimi-394941.html</link><description>Genel Tanıtım&lt;br/&gt;Ulubey Meslek Yüksekokulu 1995-1996 akademik yılında açılmıştır.&lt;br/&gt;2 bin 800 m2 kapalı alana sahip yüksekokulu binasında derslikler çizim ve dikim atölyesi tam donanımlı bilgisayar laboratuar, kırk kişilik kütüphane, kafeterya, konferans salonu, tenis kortu, masa tenisi salonu mevcuttur.&lt;br/&gt;Ulubey Meslek Yüksekokulu, işletme, deri konfeksiyon bölümlerinde eğitim araştırma, öğrenme, kültürel, entelektüel faaliyetleri planlamakta ve bu planları gerçekleştirmektedir&lt;br/&gt;Yönetimi&lt;br/&gt;Temel yönetim ilkemiz olan &quot;katılımcılık&quot;a bağlı olarak genç, idealist akademik kadromuzun dinamizmini yenilikçi bilgi teknolojisine entegredir.&lt;br/&gt;Öğrencilerin yani bizlerin hiperaktif davranışımızın verimliliğinden, demokrasisinden, iş birliğinden yararlanmayı planlamaktadır.&lt;br/&gt;Bizlerin her türlü taleplerini acil vurgumuzla karşılamayı tasarlamaktadır.&lt;br/&gt;BÖLÜMLER&lt;br/&gt;İşletme&lt;br/&gt;Deri&lt;br/&gt;Konfeksiyon&lt;br/&gt;İşletme Bölümünün Amacı&lt;br/&gt;Mükemmel arayışı benimseyen işletme bölümü öğrencilerini Türkiye ve uluslararası piyasadaki zorlu koşullarla karşılaşmaya hazırlar.&lt;br/&gt;Deri Konfeksiyonun Amacı&lt;br/&gt;Deri konfeksiyonda vücut ölçülerine göre model çizme, kalıp hazırlama ve dikim uzmanlığı kazandırılması amaçlanmıştır.&lt;br/&gt;Konferans Salonumuz&lt;br/&gt;Konferans salonumuz 200 kişilik oturma kapasitesine sahiptir.&lt;br/&gt;Salonda bilimsel ve kültürel toplantıların yanı sıra konser gibi müzik etkinlikleri, şiir dinletileri, müzik dinletileri de düzenlemektedir.&lt;br/&gt;Ses düzenimiz mevcuttur.&lt;br/&gt;Okulda 10 adet pc bulunan bir temel bilgisayar laboratuarı ayrıca bilgisayar ortamında çeşitli programlara yönelik eğitim verilmektedir.&lt;br/&gt;Küresel rekabetin artması, geleceğin yönetici ve işletmecilerinin profesyonelce bilgilenmiş ve donatılmış, girişimci kişiler olmasını gerektirmektedir.&lt;br/&gt;Bu nedenle çağdaş bir işletme eğitim programı ulusal ve uluslararası piyasadaki değişen koşulları dikkate alarak hazırlanmaktadır.&lt;br/&gt;Üniversitemiz sportif faaliyetler konusunda gelişimini hızla sürdürmektedir.&lt;br/&gt;Gerçekleştirilen kültürel ve sanatsal faaliyetler geçtiğimi</description></item><item><title>DERİ İŞLENTİSİNDE BAZI ESANSİYEL YAĞLARIN FUNGİSİD OLARAK KULLANIM ÖZELLİKLERİNİN ARAŞTIRILMASI</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?deri-islentisinde-bazi-esansiyel-yaglarin-fungisid-olarak-kullanim-ozelliklerinin-arastirilmasi-394912.html</link><description>ÖZET&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Bu çalışmada, Origanum minutiflorum (kekik), Laurus nobilis (defne), Foeniculum vulgare (rezene) ve Schinus molle (yalancı karabiber) uçucu yağlarının deri işlentileri sırasında gelişen funguslara karşı fungisid olarak kullanılabilirlikleri incelenmiştir. Çalışmada kontrol maksadıyla deri ağırlığı üzerinden %0.04 2-Thiocyanomethylthiobenzotiazole (TCMTB) ve % 0.02 N-octyl-isothiazolinone (NOITZ) içerikli ticari fungisidler de kullanılmıştır. Mikrobiyolojik testler sırasında deri endüstrisinde problem teşkil eden küf türlerinden Aspergillus niger, Alternaria alternata, Penicillium rubrum ve Trichoderma viride&quot;nin bu uçucu yağlar ve fungisidler karşısındaki gelişimleri incelenmiştir. Yapılan çalışmalar sonucunda kekik uçucu yağının diğer uçucu yağlara nazaran daha kuvvetli bir antifungal etkiye sahip olduğu ve bu etkinin konsantrasyon arttıkça daha da fazlalaştığı gözlenmiştir. Yapılan tüm çalışmalar karşılaştırılınca, %2 oranında kekik uçucu yağı ile muamele gören derilerin bazı deney funguslarına karşı ticari fungisid içeren deri numunelerinden bile daha fazla dayanım kazandıkları tespit edilmiştir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Anahtar sözcükler: Wet Blue, Pikle, Uçucu yağ, Funguslar, Fungisid, Origano.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;ABSTRACT&lt;br/&gt;STUDIES ON SOME ESSENTIAL OILS USING AS FUNGICIDES DURING LEATHER PRODUCTION&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;In this study the applicability of Origanum minutiflorum (origano), Laurus nobilis (laurel leaf), Foeniculum vulgare (fennel) and Schinus molle essential oils as fungicide versus fungus which grows on leather during pickling and tanning processes are studied. In order to control the study, 0.04% 2-Thiocyano-methylthiobenzotiazole (TCMTB) and 0.02% N-octyl-isothiazolinone (N-OITZ) containing commercial fungicides are also used on pelt and shaved weight of leather. During the microbiologic tests the growth of mold species that cause problems in leather industry like Aspergillus niger, Alternaria alternata, Penicillium rubrum and Trichoderma viride are investigated over against these essential oi</description></item><item><title>DERİCİLİK TERİMLERİ</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?dericilik-terimleri-354256.html</link><description>DERİCİLİK TERİMLERİ&lt;br/&gt; &lt;br/&gt;-A-&lt;br/&gt;Abraj: (Abre&quot;ger-Fr.Kısaltmak) Boyanmış zig derinin  aynı rengi tutması durumudur.&lt;br/&gt;Antik: (Antique-Fr. Eski) Boyandığı zaman alaca olan giysilik deri.&lt;br/&gt;Apre: (Apre-Fr. Sert) Finisajda ciltte kullanılan boya ve dolgu katlarının en dışına denir.&lt;br/&gt;Ardiye (Ar-depo) Ham derilerin satılmak üzere getirildiği depo.&lt;br/&gt;Arıtma: (Arı-Tr./t-Tr/ma-Tr.)Derinin işlenmesi sırasında ve üzerine uygulanan bütün işlemlerin sonunda ortaya çıkan atık, işe yaramayan maddelerin çevreye zarar vermeden kanal yoluyla uzaklaştırılmasıdır.&lt;br/&gt;Asortçu: (Assorti-Fr.-Uygun düşmek/çu-Tr.) Derileri kalitesine, cinsine, büyüklüğüne göre ayırıp kontrolünü yapan kişilere denir. &lt;br/&gt;Asortlama: (Assorti-Fr./la-Tr./ma-Tr.) Derileri kalitesine, cinsine, büyüklüğüne göre ayrılmasına denir.&lt;br/&gt;Astar;(Far)  Zig derinin boyanmaya hazır haline denir.&lt;br/&gt;Astragan: (Fr.kuzu kürkü) Yüzeysel, açık bukleli Kırgız kuzusunun işlenmiş, boyanmış kürküne denir.&lt;br/&gt;Ayak: (Tr.)Derilerin büyüklüğünü belirten 10 desimetre karelik ölçü birimi.&lt;br/&gt;Ayak Verme: (Ayak-Tr./ver-Tr./me-Tr.)Ham derinin işlendikten sonra tahmin edilenden fazla ölçü vermesidir.&lt;br/&gt;-B-&lt;br/&gt;Badana: (badigeon-Fr)Dam derinin üzerindeki kılları, tüyleri çıkarmak için yapılan uygulamadır.&lt;br/&gt;Biye: (Bilet-Fr.-Kısa)Konfeksiyon veya ayakkabı imalatında kullanılan parça derilerdir.&lt;br/&gt;Böve: Derinin yağını alan makinedir.&lt;br/&gt;Budama: (Buda-Tr/ma-Tr)Derinin işlenmeye başlaması için derinin kullanılmayan parçalarını keserek ayıklamaktır.&lt;br/&gt;-C-&lt;br/&gt;Cilt Verme: (Cilt-Ar/ver-Tr./me-Tr.)İşlenmiş derinin istenilen özelliklere  sahip olması durumudur.&lt;br/&gt;Corium: Deri tabakası da denir. Vücudu çarpma, vurma, yaralamaya karşı koruyan vücut ısısını  dengeleyen tabakadır.&lt;br/&gt;-Ç-&lt;br/&gt;Çakma: (Çak-Tr./ma-Tr.)Sanayi dilinde çakma olarak kullanılan gergi, işlenmiş derilerin kırışıklıklarını düzeltmeye yarayan makinedir.&lt;br/&gt;Çiçek: (Tr.)Ham derinin üzerine bakteriler tarafından yapılan, nokta nokta oluşan deri hastalığıdır.&lt;br/&gt;-D-&lt;br/&gt;Damarlılık: (Damar-Tr./lı-Tr./lık-Tr.) İşlenmiş, bitmiş deride kan damarlarının görünür hale gelmesi, belli olması durumudur. Bu durum derinin kalitesini önemli ölçüde olumsuz etkiler.&lt;br/&gt;Desi: (DÃ©cimÃ©tre-Fr.-Metrenin onda biri) Derinin boyutlarını ölçmeye yarayan makine.&lt;br/&gt;Difüzyon: (Diffision-Fr.-yayma dağıtma) Tabaklama maddelerinin deriye  bağlanma yerlerine işlenmesidir.&lt;br/&gt;Dolapçı: (Dolap-Ar. /çı-Tr.)Deri dolabına derileri atan, kimyasal madde veren, durumuna bakan kişidir.&lt;br/&gt;Döş:(Tr) Ham deride hayvanın göğüs kısmına denir.&lt;br/&gt;Dermis: (Dermiqke-Fr.-Deri ile ilgili) Derilerin kalınlığının %98&quot;ini  teşkil eden ham derinin asıl tabakasıdır.&lt;br/&gt;-E-&lt;br/&gt;Etek:(Tr) Hayvanın karın bölgesinde  bulunan ve boylamasına kesilen sağ ve sol tarafındaki ince kısmıdır.&lt;br/&gt;Etleme: (Et-Tr./le-Tr/me-Tr.) Ham derinin et yüzeyinde kalmış olan yağ parçalarının kavaleta denilen makine ile alınmasıdır.&lt;br/&gt;-F-&lt;br/&gt;Fikse: (Fixer-Fr. Tespit etmek) Tabaklama maddelerinin moleküllerini büyüterek suda çözünürlüğünü azaltmak için yapılan işlemdir.&lt;br/&gt;Finisaj: (Finissage-Fr.-Son olarak gözden geçirme.) Deri işlemenin son aşamasıdır. Derinin parlaklığının, cildinin, esnekliğinin, yırtılma direncinin ve kalitesinin  belirlenmesinde önemli payı olan son rütujdur. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;-G-&lt;br/&gt;Glase (Şevra):(Glace-Fr-Yumuşak deri) Keçi ve oğlaktan elde edilen yüzlük (ayakkabılık) deridir.&lt;br/&gt;-H-&lt;br/&gt;Hipodermis: (Hipo?/dermis-Fr)Deri hayvanının  sırtı yüzülürken yüzücü tarafından deride bırakılan et ve yağ artıklarından oluşur.&lt;br/&gt;-I-&lt;br/&gt;Isınık: Deri cildinin tuzlama hatasından dolayı kısmen kalmaması durumudur.&lt;br/&gt;Iskarta: (Scarto-İta.-Değerini yitirmiş mal) İşe yaramayan, ayrılıp atılacak olan deri. &lt;br/&gt;-İ-&lt;br/&gt;İspire: .Derinin yüzülmesi sırasında sivri ve keskin aletlerin kullanılmasıyla oluşan  ciltteki kesiklere verilen addır.&lt;br/&gt;İstifleme: (Stiva-İta.-Stok/le-Tr./me-Tr.) Ham derinin bozulmadan üst üste konarak depolanmasıdır.&lt;br/&gt;-K-&lt;br/&gt;Kenar Alma: Bitmiş zig derinin işe yaramayan yerlerinin kesilip ayıklanması işidir.&lt;br/&gt;Krek: Cildi alınarak yapılan deri.&lt;br/&gt;Krast: Yarı mamül deri için kullanılan terim.&lt;br/&gt;Kromlu Deri: (chrome-Fr/lu-Tr/deri-Tr)Yarı mamül kromlanmış deri.</description></item><item><title>MODİFİYE EDİLMİŞ VE EDİLMEMİŞ KOLLAGEN HİDROLİZATLARININ YAŞ BİTİM İŞLEMLERİNDE KULLANILABİLİRLİĞİ ÜZERİNE ARAŞTIRMALAR</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?modifiye-edilmis-ve-edilmemis-kollagen-hidrolizatlarinin-yas-bitim-islemlerinde-kullanilabilirligi-uzerine-arastirmalar-394876.html</link><description>MATERYAL&lt;br/&gt;Kromlu Tıraş Atığı&lt;br/&gt;Kimyasal Maddeler&lt;br/&gt;Alkali Proteaz Enzimi&lt;br/&gt;Deri Materyali&lt;br/&gt;Ekipmanlar&lt;br/&gt;YÖNTEM&lt;br/&gt;Kollagen Hidrolizatların Eldesi&lt;br/&gt;Kollagen Hidrolizatların Modifikasyonu&lt;br/&gt;Deri Materyallerinin İşlenmesi&lt;br/&gt;Ön Tabaklamada Kullanılan Derilerin İşlenmesi&lt;br/&gt;Mamul Derilerden Örnek Alma ve Örneklerin&lt;br/&gt;Testlere Hazırlanması&lt;br/&gt;Fiziksel Testler&lt;br/&gt;Kalınlık Tayini&lt;br/&gt;Büzülme Sıcaklığı Tayini&lt;br/&gt;Yumuşaklık Tayini&lt;br/&gt;Renk Ölçümü&lt;br/&gt;Kopma Dayanımı ve Uzama Tayini&lt;br/&gt;Yırtılma Dayanımı Tayini&lt;br/&gt;Dikiş Yırtılma Dayanımı Tayini&lt;br/&gt;Sırça Dayanımı ve Gerilebilirlik Tayini&lt;br/&gt;Kimyasal Analizler&lt;br/&gt;pH Tayini&lt;br/&gt;Giysilik Derilerde Rutubet Tayini&lt;br/&gt;Deride Kromoksit Tayini&lt;br/&gt;Kullanılmış Krom Çözeltisinde Kromoksit&lt;br/&gt;Deri Maddesi Tayini&lt;br/&gt;Toplam Sülfat Külü Tayini&lt;br/&gt;Giysilik Derilerde Diklormetanda Çözünen&lt;br/&gt;Maddeler Miktarı&lt;br/&gt;İstatistiksel Yöntemler&lt;br/&gt;BULGULAR&lt;br/&gt;KROMLU TIRAŞ ATIKLARI İLE İLGILI BULGULAR&lt;br/&gt;Kromlu Tıraş Atıklarına Ait Kimyasal Analizler İle İlgili Bulgular&lt;br/&gt;pH&lt;br/&gt;Rutubet&lt;br/&gt;Kromoksit&lt;br/&gt;Deri Maddesi&lt;br/&gt;Toplam Sülfat Külü&lt;br/&gt;Diklormetanda Çözünen Maddeler&lt;br/&gt;KROM KEKİ İLE İLGİLİ BULGULAR&lt;br/&gt;Krom Kekine Ait Kimyasal Analizler İle İlgili Bulgular&lt;br/&gt;pH&lt;br/&gt;Rutubet&lt;br/&gt;Kromoksit&lt;br/&gt;Deri Maddesi&lt;br/&gt;Toplam Sülfat Külü&lt;br/&gt;Diklormetanda Çözünen Maddeler&lt;br/&gt;KOLLAGEN HİDROLİZATI İLE İLGİLİ BULGULAR&lt;br/&gt;Kollagen Hidrolizatına Ait Kimyasal Analizler&lt;br/&gt;İle İlgili Bulgular&lt;br/&gt;pH&lt;br/&gt;Rutubet&lt;br/&gt;Krom&lt;br/&gt;Deri Maddesi&lt;br/&gt;Aminoasit Kompozisyonu&lt;br/&gt;Toplam Sülfat Külü&lt;br/&gt;Diklormetanda Çözünen Maddeler&lt;br/&gt;KOLLAGEN HIDROLIZATLARININ ÖN TABAKLAMA MADDESI OLARAK KULLANIMI İLE İLGILI BULGULAR&lt;br/&gt;Kollagen Hidrolizatlarının Ön Tabaklama Maddesi Olarak Kullanımına Ait Kimyasal Analizler İle İlgili Bulgular&lt;br/&gt;Rutubet&lt;br/&gt;Kromoksit&lt;br/&gt;Kullanılmış Krom Çözeltisinde Kromoksit&lt;br/&gt;Deri Maddesi&lt;br/&gt;Toplam Sülfat Külü&lt;br/&gt;Kollagen Hidrolizatlarının Ön Tabaklama Maddesi Olarak Kullanımına Ait Fiziksel Testler İle İlgili Bulgular&lt;br/&gt;Büzülme Sıcaklığı&lt;br/&gt;Yumuşaklık&lt;br/&gt;Renk&lt;br/&gt;Kopma Dayanımı ve Uzama&lt;br/&gt;Kopma Dayanımı&lt;br/&gt;Kopma Anındaki Uzama&lt;br/&gt;Yırtılma Dayanımı&lt;br/&gt;Dikiş Yırtılma Dayanımı&lt;br/&gt;Sırça Dayanımı ve Gerilebilirlik</description></item><item><title>BİYOMATERYAL AMAÇLI  KOLLAGEN VE POLİMER FİLMLERİN ELDE EDİLMESİ ÜZERİNDE BİR ARAŞTIRMA</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?biyomateryal-amacli--kollagen-ve-polimer-filmlerin-elde-edilmesi-uzerinde-bir-arastirma-455768.html</link><description>BİYOMATERYAL AMAÇLI  KOLLAGEN VE POLİMER FİLMLERİN ELDE EDİLMESİ ÜZERİNDE BİR ARAŞTIRMA&lt;br/&gt;Büyük ve küçükbaş derilerin histolojik yapısında yer alan en önemli protein grubu&lt;br/&gt;Bağ dokunun ana bileşeni&lt;br/&gt;Vücuttaki dağılımında, %74 ile DERİ  en yüksek orana sahiptir. &lt;br/&gt;Deri yapısında yer alan proteinler arasındaki oranı ise % 98</description></item><item><title>DERİ ENDÜSTRİSİNDE BAT</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?deri-endustrisinde-bat-361099.html</link><description>BÖLÜM XI&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;ARITMA ALTERNATİFLERİ&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Deri işleme edüstrisi atıksularının giderimi için 7 tane arıtma düzeyi belirlenmiştir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;1.Düzey: Tesis içi kirlenme denetimi&lt;br/&gt;2.Düzey: Ayrılmış atıksu akımlarında hazırlık arıtımı&lt;br/&gt;3.Düzey: Dengeleme ve Birleşik atıksu akımının pıhtılaştırma-yumaklaştırma ile birincil arıtımı&lt;br/&gt;4.Düzey: Bileşik atıksu akımının ikincil (biyolojik) arıtımı&lt;br/&gt;5.Düzey: Biyolojik arıtma veriminin aktif karbon kullanılarak arttırılması&lt;br/&gt;6.Düzey: Çok ortamlı filtrasyon&lt;br/&gt;7.Düzey: Granüler aktif karbon kolonları&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Burada bahsi geçen 1. ve 2. düzeyler ön arıtmaya tekabül etmekte olup 5. ve daha yüksek düzeyler ise organik madde, ağır metal ve askıda maddelerin kalıntılarının azaltılarak, çok az kirletici içeren ve saydam çıkış sularının eldesine olanak sağlayan ileri arıtma düzeyleridir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;11.1. ARITMA DÜZEYLERİ&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;11.1.1 Hazırlık Arıtımı&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Hazırlık arıtımı şu maksatlarla yapılır.&lt;br/&gt;1.arıtma tesisinden yeterince arıtılmadan geçebilen ve biyolojik arıtmaya zarar verebilecek toksik kirleticilerin giderilmesi&lt;br/&gt;2.arıtma sisteminde tıkanmalara, mekanik arızalara ve diğer zaralara neden olabilecek kirleticilerin giderilmesi &lt;br/&gt;3.sonraki arıtma birimlerinin yükünün hafifletilmesi&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Hazırlık arıtması aşağıdaki işlem ve proseslerin bir veya birkaçından oluşabilmektedir&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;1.ızgara ve eleklerden geçirme&lt;br/&gt;2.sülfür oksidasyonu&lt;br/&gt;3.kireçleme-kıl sökme atıksuyunun karbonasyonu&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Izgara Ve Elekler&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Izgara ve eleklerin başlıca işlevi, tesisteki donanıma zarar verebilecek ve pompalarla kanalların tıkanmasına yol açabilecek kıl, yapağı, leş, deri kırpıntısı ve diğer tanecikli maddelerin giderilmesidir. Elekler sabit olabileceği gibi otomatik temizleme mekanizmalı ve döner tipte de olabilirler.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Kireçleme Atıksularının Karbonasyonu&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Bu proseste kireçleme atıksuları içine bir kazandan gelen baca gazının üflenmesi suretiyle kireç, kalsiyum karbonat halinde çöktürülür. Bu yolla sağlanan alkalinite giderimi sayesinde aktif çamur havalandırma sisteminde karıştırma ihtiyacı da azaltılmış olur ve çamurda su giderme kolaylaşır. Karbonasyon için, herhangi yakıtın yakılması sonucu elde edilen ve     %8-12 karbondioksit içeren baca gazları kullanılabilir. Karbonasyon sonucu elde edilen kirletici giderimleri ortalama olarak BOİ5 için %60, KOİ için %60, yağ ve gres için %70, TKA için de %65 tir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Sülfür Oksidasyonu&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Kireçleme atıksularındaki sülfürler asidik atıksularla karşılaştırldıklarında toksik hidrojen sülfür gazı çıkışı meydana gelir. Bu gaz, kanallarda ve arıtma sistemlerinde çalışanlar için hayati tehlike oluşturmakla kalmayıp sülfürik aside hidroliz olarak kanallarda, arıtma sistemi donanımında şiddetli korozyon sorunları doğurabilir. Bu tehlike ve zararlardan kaçınmak amacıyla sülfür, ayırılmış kireçleme atıksuyunun kimyasal oksidasyonu yoluyla giderilir. Ayrılmış kireç suyundaki sülfür ;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;1.Hava ile oksidasyon&lt;br/&gt;2.doğrudan kimyasal oksidasyon&lt;br/&gt;3.hava ile katalitik oksidasyon&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;yöntemlerinden birisi kullanarak giderilebilmektedir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Difüzörler kullanarak hava ile sülfür oksidasyonu bir miktar giderim sağlamakla birlikte, çok uzun havalandırma süreleri gerektirir. Doğrudan kimyasal oksidasyonda yeterli oksidasyon verimi sağlamak için ozon kullanmak gerekmekte ancak ozon üretiminin ve atıksuuyun ozonla yeterli temasını sağlayacak donanımların maliyetlerinin yüksek olması sebebiyle doğrudan kimyasal oksidasyon çekici bir alternatif olmaktan çıkmaktadır. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Sülfür gidermede en doyurucu sonuçlar katalitik hava oksidasyonu ile alınmaktadır. Bu metot, atıksuya sülfürün havanın oksijeni ile reaksiyona girmesini kolaylaştıracak bir katalizörün eklenmesi ve atıksuyun havalandırılmasından ibarettir. Demir (III) sülfat, demir (III) klorür, aktif karbon, karbon karası, amonyum peroksidisülfat ve hidrokinon gibi maddelerin de sonuç vermesinin yanında en çok kullanılan katalizörler mangan (II) sülfat ve potasyum permanganattır. Katalitik hava oksidasyonu ile sülfür ölçülemeyecek seviyelere düşürülür.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;11.1.2. Dengeleme ve Birincil Arıtma&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Dengeleme&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Deri işleme proses ve işlemlerinin kesikli karekterde olması nedeniyle atıksu debisinde ve kirletici içeriğinde herhangi bir arıtma tesisinin çalışmasını imkansız hale getirebilcek kadar büyük dalgalanmalar meydana gelir. Bu nedenle dengeleme prosesi deri atıksularının arıtılmasında kaçınılmaz bir prosestir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Ön Çöktürme&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Ön çöktürme prosesini basit çökelme ve kimyasal çökeltme olarak iki aşamada ele alabiliriz.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;a.Basit Çökeltme :&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Basit çökeltme ile atı</description></item><item><title>DERİ ÜRETİM SANAYİNDE BİRİM MALİYETLERİN HESAPLAMASI ÜZERİNE BİR ARAŞTIRMA</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?deri-uretim-sanayinde-birim-maliyetlerin-hesaplamasi-uzerine-bir-arastirma-394917.html</link><description>ÖZET&lt;br/&gt;Bu araştırmada; üretim maliyetlerinin ortaya konması ve birim maliyetin saptanması amacıyla Menemen Organize Deri Sanayi Bölgesinde faaliyet gösteren ve küçükbaş giysilik deri üreten bir firmanın yıllık fiili üretim rakamları takip edilmiştir. Öncelikle, firmadan elde edilen fiili rakamlarla gider dağıtım tablosu oluşturulmuştur. Ardından, sipariş ve safha maliyet sistemleri kullanılarak birim maliyetler tespit edilmiştir. Sipariş maliyet sistemine göre; 1 adet giysilik koyun derisinin üretim maliyeti 9,5 $, 1 ayakkare derinin maliyeti 1,39 $, safha maliyet sistemine göre; 1 adet giysilik koyun derisinin üretim maliyeti 9,38 $, 1 ayakkare derinin maliyeti 1,38 $ olarak saptanmıştır.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Anahtar sözcükler: Giysilik Deri, Sipariş Maliyet Sistemi, Safha Maliyet Sistemi&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;ABSTRACT&lt;br/&gt;A RESEARCH ON CALCULATION OF UNIT COSTS IN LEATHER PRODUCTION INDUSTRY&lt;br/&gt;In this research, actual annual production numbers of a firm, which is producing sheep leather and activating in Menemen Leather Industry Area, have been followed in order to define production costs and determine the unit costs. Firstly, expense distribution chart that is based on actual numbers, has been constituted. Next, unit costs have been set by using order and phase cost systems. According to order cost system, 1 per sheep clothing leather production cost is $ 9.5, 1 ft leather&quot;s cost is $ 1.39-on the other hand- according to the phase cost system, 1 per sheep cloth leather production cost is $ 9.38, 1 ft2 leather&quot;s cost is $ 1.38&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Keywords: Clothing Leather, Order Cost System, Phase Cost System.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;GİRİŞ VE LİTERATÜR ÖZETİ&lt;br/&gt;Türk Deri Sanayi gerek istihdam kapasitesi gerekse ülkemiz ihracatındaki payıyla her zaman gündemde kalan en önemli sektörlerden biri olmuştur. Hammadde olarak et üretim sanayinin yan ürünü olan ham deriyi kullanan bu sanayi kolu, sulu ortamda ham deriyi bir takım kimyasal ve mekanik işlemlerle modifiye ederek mamul hale dönüştürmektedir. Bu dönüşümün gerçekleştirilmesi sırasında; ısl</description></item><item><title>DERİ KONFEKSİYON ÜRETİMİ SANAYİ PROFİLİ</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?deri-konfeksiyon-uretimi-sanayi-profili-383822.html</link><description>DERİ KONFEKSİYON ÜRETİMİ SANAYİ PROFİLİ&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Hazırlayan&lt;br/&gt;Salim Öksüzoğlu&lt;br/&gt;Endüstri Mühendisi&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;ANKARA &lt;br/&gt;1998&lt;br/&gt; &lt;br/&gt;1.BÖLÜM&lt;br/&gt;EKONOMİK DEĞERLENDİRME&lt;br/&gt;l.l. Yatırım Konusu &lt;br/&gt;Yatırım, iktisadi faaliyetlerin uluslararası standart sanayi sınıflamasına göre imalat sanayi sektörünün Dokuma, Giyim Eşyası ve Deri Sanayi Bölümünde yer almaktadır.&lt;br/&gt;I.2. Hammadde ve Özellikleri:&lt;br/&gt;Büyükbaş ve küçükbaş hayvanlardan elde edilen ham deriler çeşitli kimyasal maddeler kullanılarak belirli işlemlerden geçirilmekte ve bu işlemler sonucu mamül deri haline gelmektedir. Bu deri tesiste hammadde olarak kullanılacaktır. Hammadde ile ilgili standartlar TS 214-234 arasında yer almaktadır.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Yardımcı Maddeler&lt;br/&gt;Tesiste üretim esnasında Astar, Ekstrafor, Yapıştırıcı bant, dikiş ipliği, omuz vatkası, kordonet, düğme, çıt-çıt, fermuar, toka, kemer kapsülü, kanca ve klips, ile yapıştırıcı yardımcı madde olarak kullanılmaktadır.&lt;br/&gt;1.3. Mamül Maddeler&lt;br/&gt;Tesiste ceket, mont, truvakar, uzun ceket, etek, pantolon, palto, manto, pardesü gibi giyim eşyaları deriden imal edilecektir.&lt;br/&gt;1.4. Pazar Durumu&lt;br/&gt;Deri konfeksiyonla ilgili olarak yurt içi üretim bilgileri yıllar itibariyle şöyledir.&lt;br/&gt;AdetAdetAdetAdetAdet&lt;br/&gt;199319941995*19961997*&lt;br/&gt;Deri Ceket, Mont, Truvakar, Uzun Ceket1.094.8351.231.9761.132.7591.413.4961.101.306&lt;br/&gt;Deri Etek29.83440.78456.67635ç69145.982&lt;br/&gt;Deri Pantolon74.77460.98255.82234.72268.901&lt;br/&gt;Deri Palto, Manto, Pardesü60.608120.46075.749176.7791.366.569&lt;br/&gt;Çeşitli Deri Giyim Eşyası154.316188.590137.306155.431171.648&lt;br/&gt;* 1995 ve 1997 bilgileri dokuz aylıktır.&lt;br/&gt;Kaynak : DİE, Dönemler itibariyle İmalat Sanayi, İsdihdam, Ödemeler, Üretim, Eğilim Geçici Sonuçları, 1993-1997 Kitapları, DİE Matbaası.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Tablo incelendiğinde görüleceği üzere deri konfeksiyon mamülleri üretimi giderek artış göstermektedir. 1997 rakamlarının 9 aylık olduğu düşünüldüğünde yaklaşık % 33 oranında artırılarak kıyaslama yapıldığında 1993 yılına göre % 40-50 oranında artış olduğu görülmektedir.&lt;br/&gt;1.5. İstihdam Durumu&lt;br/&gt;Tesis işletmeye açıldığı zaman tam kapasitede idari, vasıflı ve düz işçi olmak üzere 75 kişi istihdam edecektir. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;1.4.Teşvik Tedbirleri&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;1.4.1.  Hazine Müsteşarlığı&quot;nca Yatırımlara Uygulanan Genel Teşvik Tedbirleri&lt;br/&gt; Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı&quot;nın 23 Haziran 1999 tarih ve 23734 sayılı Resmi Gazete&quot;de yayımlanan &quot;Yatırımlarda Devlet Yardımları ve Yatırımları Teşvik Fonu Esasları Hakkında Bakanlar Kurulu Kararlarının Uygulanmasına ilişkin tebliğde (98/1) Değişiklik Yapılmasına İlişkin 99/1 Sayılı Tebliğine&quot;ine göre; yatırımın, teşvikbelgesine bağlanabilmesi için asgari sabit yatırım tutarının; kalkınmada önceli,kli yörelerde 50 milyar TL, diğer yörelerde 100 Milyar TL Türk Lirası olması gerekmektedir.  Finansal Kiralama şirketleri aracılığıyla yapılacak yatırımlarda aranacak asgari sabit yarırım tutarı, bu miktarların %25&quot;i kadardır. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Bu projeler için öz kaynak oranları aşağıda belirtilmiştir. &lt;br/&gt;                           &lt;br/&gt;          - Kalkınmada Öncelikli Yörelerde yapılacak yatırımlarda         : % 20&lt;br/&gt;          - Normal ve Gelişmiş yörelerde yapılacak yatırımlarda                    : % 40&lt;br/&gt;          - Ro-Ro taşımacılığı, havayolu kargo taşımacılığı yatırımları            : % 25&lt;br/&gt;          -Tersane, Gemi inşa, yat inşa, gemi ithali ve uçak ithali yatırımlar    : % 15&lt;br/&gt;          - Finansal kiralama şirketlerinin yapacağı kiralama yatırımları          : % 10 &lt;br/&gt;  &lt;br/&gt;Yatırım projelerine uygulanan destek unsurları ise aşağıda verilmiştir:&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;1-Gümrük vergisi ve toplu konut fonu istisnası&lt;br/&gt;2-Yatırım indirimi&lt;br/&gt;3-Katma değer vergisi istisnası&lt;br/&gt;4-Vergi, resim ve harç istisnası&lt;br/&gt;5-Enerji desteği&lt;br/&gt;6-Arsa desteği&lt;br/&gt;7-Fondan kredi tahsisi&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Ayrıca, 23 Ocak 1998 tarih ve 23239 sayılı Resmi Gazete&quot;de yayımlanan &quot;Olağanüstü Hal Bölgesinde ve Kalkınmada Öncelikli Yörelerde İstihdam Yaratılması ve Yatırımların Teşvik Edilmesi&quot; ile &quot;193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunda Değişiklik Yapılması Hakkında 4325 Sayılı Kanun&quot; gereğince aşağıda belirtilen teşvik tedbirleri uygulanacaktır:&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;*Kalkınmada Öncelikli Yörelerde; organize sanayi bölgelerine öncelik verilmek üzere, en az 10 kişilik istihdam öngören teşvik belgeli yatırımlar için, gerçek ve tüzel kişilere, mülkiyeti Hazineye ait arazi ve arsaların bedelsiz olarak devredilmesi,&lt;br/&gt;*Olağanüstü Hal Bölgesi kapsamındaki illerde yeni işe başlayan gelir ve kurumlar vergisi müke</description></item><item><title>DERİ VE DERİ ÜRÜNLERİ SANAYİİ</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?deri-ve-deri-urunleri-sanayii-445182.html</link><description>DERİ VE DERİ ÜRÜNLERİ SANAYİİ&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;I- GENEL BİLGİLER&lt;br/&gt; &lt;br/&gt;Emek yoğun branşların en önemlilerinden biri olan deri sektörü gerek üretim değeri gerekse ihracat potansiyeli açısından ülkemizin sürükleyici sektörlerinden biridir. Sektörde; deri tabaklama ve sepileme, çanta, bavul, saraciye ürünleri, terlik, ayakkabı üreten firmalar yer almaktadır.     Deri sanayii son senelerde gerçekleştirdiği ihracat ve yurtiçinde yapılan dövizli satışlarda büyük bir potansiyel görünümündedir. Sektörün öncülerinden olan gelişmiş ülkelerin, yarattığı çevre kirliliği ve işgücü maliyetlerinin yüksek olması gibi olumsuzluklar nedeniyle yatırımlarını teknoloji yoğun sektörlere kaydırarak bu alandan çekilmeleri gelişmekte olan bazı ülkelerin bu sektörde dünyada önemli bir yer edinmelerinin yolunu açmıştır.&lt;br/&gt;Ülkemiz sahip olduğu deneyim, rekabet gücü ve yüksek üretim kapasitesi ile dünya devleri ile yarışmaktadır. Türkiye deri üretiminde belli başlı ilk on ülke içinde sayılmaktadır. &lt;br/&gt;Türk deri sektörü teknolojik açıdan da gelişmiş olup, teknik bilgi ve donanımı da ihraç edebilecek düzeye erişmiştir. Günümüzde Türkiye komşu ülkelere ve bilhassa Türk Cumhuriyetleri&quot;ne deri işleme konusunda teknoloji ve uzmanlık hizmeti ihraç eder hale gelmiştir. &lt;br/&gt;Sektör önemli ölçüde ihracata ve yurtiçindeki turistlere yönelik faaliyet gösterdiği için bu kesimlerin talebindeki değişmeler sektörün üretiminde büyük rol oynamaktadır. 1996 yılında ihracatta artış ve Doğu Avrupa ülkelerinden gelen turistlere yapılan satışlarda olağanüstü artış nedeniyle  sektör  üretimi  yüzde 19 oranında artmıştır. 1997 yılında ihracatta yüksek oranlı artışa rağmen bu turistlerin başka ülkelere yönelmesi sonucu bavul ticaretindeki ve yurt içi talepte görülen azalmaya bağlı olarak  deri giyim ve deri işleme sektörlerinde üretimin azalması, sektör üretiminin yüzde 3 oranında azalmasına neden olmuştur. &lt;br/&gt;Deri sektörü büyük bir atılım içerisine girerek dış ticaretimizde önemli bir pay elde etmiş  ve net döviz girdisi getiren sektörler arasında tekstil sektöründen sonra ikinci sıraya yerleşmiştir. Aynı zamanda ülkemiz ithalatçı bir ülkedir. Deri ithalatı sektörün ana üretim girdisi durumundaki ham deri ve postlarda yoğunlaşmaktadır. Ham deri ithalatının  yüksekliği ülkemizde deri arzında yaşanan miktar ve kalite yetersizliği problemlerinden kaynaklanmaktadır. Ülkemizde son 20 yıl içinde hayvan varlığında bir azalış trendi göze çarpmaktadır. Ham derinin istenildiği zaman yeterli düzeyde, kalite  ve fiyat olarak uygun koşullarda temin edilmesi  deri sektörü açısından hayatiyet teşkil edecek düzeyde önem arz etmektedir.&lt;br/&gt;Avrupa Birliği (AB) ile 1996 yılında gerçekleştirilen Gümrük Birliği, ülkemizden AB&quot;ne yapılan deri ihracatında doğrudan etki yaratacak bir değişiklik içermediği halde, Türk deri sanayiini hem AB kaynaklı hem de üçüncü ülkeler kaynaklı ithalata daha fazla açık hale getirmiştir.&lt;br/&gt;Son yıllarda deri giyim eşyası ihracatımızda, en önemli pazarımız olan AB ülkelerinde pazarın doyuma ulaşmış olması ve rakip ülkelerin yoğun  &lt;br/&gt;rekabetinden dolayı güçlüklerle karşılaşılmaktadır. Rusya Federasyonu  ise son yıllarda deri giyim eşyası ihraç ettiğimiz önemli pazarlardan biri olmuştur.  &lt;br/&gt;Sektörün dış ticaret verileri Tablo I.1&quot;de gösterilmiştir.&lt;br/&gt; &lt;br/&gt;TABLO I.1&lt;br/&gt;DIŞ TİCARET&lt;br/&gt;(ISIC, Rev.3) &lt;br/&gt;Milyon ABD doları Yüzde Değişme&lt;br/&gt;19951996199719961997&lt;br/&gt;İhracat180.4220.8299.222.335.5&lt;br/&gt;İthalat250.1348.3358.739.33.0&lt;br/&gt;Kaynak: DİE&lt;br/&gt; &lt;br/&gt;Deri ürünleri ihracatı, 1995 yılında dış piyasalarda yavaşlama eğiliminin başlaması ve bavul ticaretindeki yüksek oranlı artışa bağlı olarak iç talepteki canlanmanın etkisiyle yüzde 16 oranında azalmıştır. 1996 yılında, yurtdışı tüketici fiyatları ve yurtiçi toptan eşya fiyatları kullanılarak hesaplanan  ihracat reel kuru yükselirken, ihracat yeniden canlanmış ve yüzde 22 oranında artmıştır. Bu yılda, yurtdışı toptan eşya fiyatları ve yurtiçi tüketici fiyatları kullanılarak hesaplanan ithalat reel kuru yaklaşık olarak 1995 seviyesini korurken, sektör üretiminin yüksek düzeyde artması</description></item><item><title>DERİ ENDÜSTRİSİ</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?deri-endustrisi-368198.html</link><description>DERİ ENDÜSTRİSİ&lt;br/&gt;Derinin Türkiye ve Dünyadaki Tarihi ve Gelişimi&lt;br/&gt;Deri insanoğlunun giyinme ihtiyacını karşılamak için kullandığı ilk malzemelerdendir. Giyinme amaçlı kullanılmasına ilave olarak, çadırlarda barınma ve avcılıkta okları koyacak sadakların yapımında ve su taşımak için kullanılmıştır. Türklerin dericiliğe başlamalarının 2000 yıl öncesine dayanmaktadır. Osmanlı Devletinde deri işlemede ulaşılan yüksek seviye, Avrupalıların ilgisini çekmiştir. Örneğin, &quot;sahtiyan&quot; adıyla anılan kırmızı keçi derisi imalinin Türklere ait bir buluş olduğu kabul edilmektedir.&lt;br/&gt;Türkiye Cumhuriyetinin ilk yıllarında mevcut olan deri sektöründeki içine kapanıklık, Sümerbankın kurulması ile aşılmaya başlanmıştır. Sümerbank bünyesinde tabaklama çalışmaları ve ayakkabı üretimi yapılmaya başlanmıştır. Tekstil ve deri sektörlerinin okulu olan Sümerbankın sayesinde 1950 den itibaren özel sektördede deri sektörü önemli ölçüde kalkınmaya başlamıştır. Deri sanayinin dış ticarette yer alması ise 1980 li yıllardan sonra olmuş ve ülkemiz dünya pazarlarında tekstilden sonra ikinci bir sektörde de söz sahibi olmaya başlamıştır. &lt;br/&gt;Üretimde çevre kirleticiliğinin de oluşması önemli bir yönü olması nedeniyle deri üretimi, 1980 lerden sonra gözaltına alınmış ve yeni kurulan organize deri bölgelerinde gelişerek üretime devam edilmiştir. İstanbulda Kazlıçeşmeden Tuzla Organize Deri Sanayi  Bölgesine 1992 de taşınılmıştır. Bunu, İzmir (Menemen) ve Tekirdağ (Çorlu) gibi şehirlerdeki organize deri sanayi bölgeleri izlemiştir. Bunları takip eden organize sanayi bölgesi inşaa etmiş ve etmekte olan şehirler ise, Balıkesir (Gönen), Bolu (Gerede), Bursa, Denizli, Isparta, Niğde (Bor) ve Uşak olmuştur. &lt;br/&gt;Gelişmiş ülkeler, 1970 li yıllardan itibaren yüksek çevre kirliliği potansiyeli, yüksek su tüketimi ihtiyacı ve işçilik maliyetleri gibi nedenlerle deri üretimini terk etmeye başlamışlar ve bu üretim alanı gelişmekte ve gelişmemiş ülkelere kaymaya başlamıştır. Özellikle AB üyesi olan ve dünya deri işleme sektöründe en önde yer alan Ştalya, İspanya ve Fransa da çevre endişeleri nedeniyle ham derilerin işlenmesi azalmaya başlamıştır. &lt;br/&gt;Ülkemiz deri işleme sektörünün gelişmesinde özellikle 1990 lı yıllardan itibaren soğuk iklime sahip Rusya ile bavul ticareti olarak anılan akyıt dışı biçimde yürütülen ticaretin çok büyük etkisi olmuştur. Hali hazırda ülkemiz kurulu firmalarının yılda toplam 400.000 ton ham deri işleme kapasitesine sahip olduğu bilinmektedir. Deri işleme sektörü ülkemizde onuncu büyük sanayi kolu konumundadır. 2002 yılında ülke genel ihracatının % 2.1 ini deri ürünleri oluşturmuştur. 2002 yılı ihracatında deri ürünlerinin dağılımı giyim % 69, ayakkabı % 18 ve diğer % 5 şeklinde gerçekleşmiştir. Deri işleme sektörü ülke genel istihdamı açısından da yine onuncu sırada yer almaktadır. Ülkemiz deri sektörü, çevre ile uygun üretimi önemli oranda başarmış durumdadır.&lt;br/&gt;DERİ İŞLEME ENDÜSTRİSİ İŞLEMLERİ&lt;br/&gt;Deri işleme sektörünün yaptığı iş, kolay bozulmaya yatkın olan ham deriyi işleye</description></item><item><title>DERİ FİNİSAJ REÇETELERİNİN BİLGİSAYAR VE SPEKTROFOTOMETRİK YÖNTEMLER YARDIMI İLE HAZIRLANMASI VE OPTİMİZASYONU ÜZERİNE ARAŞTIRMALAR</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?deri-finisaj-recetelerinin-bilgisayar-ve-spektrofotometrik-yontemler-yardimi-ile-hazirlanmasi-ve-optimizasyonu-uzerine-arastirmalar-394949.html</link><description>STUDIES ON OPTIMISATION AND PREPARATION OF LEATHER FINISHING RECEPIES WITH THE HELP OF SPECTROPHOTOMETRIC METHODS AND COMPUTERS&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;METOD  &lt;br/&gt;Araştırma materyaline finisajın uygulanma tekniği&lt;br/&gt;Bilgisayar ile renk tutturma işleminin temel ilkeleri&lt;br/&gt;Bilgisayar ile renk tutturma işleminde kullanılacak verilerin&lt;br/&gt;oluşturulması&lt;br/&gt;Refleksiyon değerlerinin geliştirilen bilgisayar yazılımı&lt;br/&gt;ile ölçülmesi&lt;br/&gt;Refleksiyon değerlerinin CIE değerlerine dönüştürülmesi&lt;br/&gt;Refleksiyon verilerinden K/S değerlerinin hesaplanması&lt;br/&gt;Veritabanında kullanılan pigmentlerin K/S grafiklerinin&lt;br/&gt;hazırlanması ve kontrolü&lt;br/&gt;Bilgisayar ile renk tutturma yazılımının teorisi&lt;br/&gt;Bilgisayar yardımı ile renk tutturma işlemi için geliştirilen&lt;br/&gt;bilgisayar yazılımı&lt;br/&gt;Finisaj reçetelerinin bilgisayar ile hazırlanması ve kontrolü&lt;br/&gt;SONUÇ VE ÖNERİLER&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;ÖZET&lt;br/&gt;Bu tezde; mamül deriye kullanım amacına uygun görünüm, renk ve çeşitli haslıklar kazandırmak amacıyla önceden tasarlanan deri rengi için uygulanacak finisaj reçetesinin spektrofotometre ve bilgisayar yardımı hazırlanması, ölçülmesi ve değerlendirilmesi hedeflenmiştir. Renk tutturma ve finisaj reçetesinin hazırlanması pratikte deneme yanılma yöntemiyle gerçekleştirilmekte ve finisaj reçetesi ile deride oluşan rengin değerlendirilmesi genellikle subjektif olarak yapılmaktadır. Mamül deriye nihai rengin kazandırıldığı finisaj işleminin az sayıda deneme ile başarısı ise tamamen finisajı yapan kişinin yeteneği ve tecrübesine bağımlı kalmaktadır. Çalışmada, Kubelka Munk teorisinden yararlanılmıştır. Bu teorinin aditif özelliğine göre bir maddenin renginin K/S değeri, substrat ve kullanılan boyaların K/S değerlerinin toplamıdır. Substratın ve ana renk olarak kullanılacak pigmentlerin farklı konsantrasyonlardaki K/S değerleri hesaplanmış ve bir veri tabanı oluşturulmuştur. Bu veri tabanına dayalı oluşturulan ve geliştirilen bir bilgisayar programı yardımıyla karışım renklerin hangi renklerden meydana geldiği tahmin edilmeye ve renk tutturma işlemi optimize edilmeye çalışı</description></item><item><title>DEPREM</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?deprem-350498.html</link><description>Deprem; yerkabuğunun derin katmanlarının kırılıp yer değiştirmesi yada yanar dağların püskürmesi sırasında olan sarsıntı, yersarsıntısına denir. Diğer bir adı da zelzeledir. Depremin olduğu yerde yer titreşim yapar ve sallanır. Deprem bir doğa olayıdır ve yapay olarak oluşturulan sarsıntılara deprem denmez. Yapay olarak oluşturulan sarsıntılara &quot;yerin salınışı&quot; adı verilir. Deprem titreşimleri, yer salınımlarından genel olarak; doğal nedenlerinden oluşmaları; ani başlamaları ve bitmeleri, titreşim süresince bazı fayların bulunmasıyla ayırt edilirler. Depremler yer kabuğunun yeni kıvrılmış veya kırılmış yerinde, a)Çok engebeli bölgelerde, b)Genç kıvrımlarla, vadilerin birleştiği, c) Dağ yamaçlarının denizin derinliklerine kadar indiği alanlarda meydana gelir. &lt;br/&gt;Depremlerin nedenlerinden birisi volkanik bölgelerde yerkabuğunun altındaki erimiş kayaçların hareket etmesidir. Ancak bu tür depremler yerkabuğundaki kırıklıkların oluşturduğu kırık kuşakları boyunca görülürler. Büyük kütleler halindeki yerkabuğu katmanlarının birbirinden farklı hareketleri kırık kuşağı boyunca büyük bir gerilim oluşturur: kırık kuşağının her iki yanındaki kayaçlar bir yay gibi gerilir. Sonra birdenbire kayaçların direnci kırılır ve büyük kütleler halindeki yerkabuğu katmanları harekete geçer; gergin kayalar serbest bırakılmış bir yay gibi titreşir. Aslında yerkabuğunun kırık kuşağı boyunca hareketi en şiddetli depremlerde bile yalnızca birkaç metredir. Ama bu hareket bir dakika kadar bir süreyle yerkabuğunu ileri-geri, aşağı-yukarı şiddetle sarsar. Yer altında iç merkez /ocak/odak/hiposantr denen depremin başlangıç noktasında meydana gelen sarsıntı dalgalar halinde yayılarak yer yüzünde üst merkez/episantr denen bir noktada deprem şoku olarak ortaya çıkar Burası depremin merkezidir ve buradan uzaklaştıkça şiddet azalır.      &lt;br/&gt;Deprem merkezinden çevreye doğru muntazaman dalgalar halinde yayılır. Bunlara deprem dalgaları denir. Başlıca üç dalga çeşidi vardır:&lt;br/&gt;1)Boylamasına Dalgalar:P dalgaları da denir Sismografların ilk kaydettikleri dalgalardır. Bu dalgalar katı, sıvı ve gaz halindeki bütün maddeler içinde yayılır. Bu dalgaların hızı saniyede 8 km kadardır. İnsanın kulağına ulaştığında boğuk bir gürleme halindedir.&lt;br/&gt;2)Enlemesine Dalgalar:S dalgaları da denir. Hızı 4,8 km kadardır. Katı maddeler içinde yayılan bu tip dalgalar daha yavaş hareket ederler. Yayılma yönüne dik titreşimler meydana getirirler. &lt;br/&gt;3)Uzun Dalgalar:L dalgaları da denilen bu tip dalgalar sismografların en son kaydettikleri dalgalardır. Yıkıcı sarsıntıları meydana getirirler. Bu dalgaların yayılma şekli, suya atılan bir taşın meydana getirdiği dalgaların yayılma şekli gibidir.  &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Depremler çeşitli derecede olur;özel gözlemevlerindeki sismograflarla  tespit edilebilecek zayıf depremler bulunduğu gibi, yerin yarılmasına ve kalabalık bölgelerde büyük felaketlere yol açabilecek derecede şiddetli depremler görülür. Aynı şiddetteki depremler her yerde aynı etkiyi göstermez. Depremlerin yaptıkları hasarların derecesi o yerin coğrafi özelliğine ve toprağın yapısına bağlıdır. Kırık bölgelerde, alüvyonlu ovalarda ve kum, çakıl gibi gevşek topraklı yerlerde meydana gelen depremler daha çok zarar verir. Kayalık alanlarda ve eski kütlelerin bulunduğu sahalarda meydana gelen sarsıntılar ise daha az hasar meydana getirir. Bu durumda, depremin meydana getirdiği zararları asgari seviyeye indirmek mümkündür. Sert kayalık alanlar üzerine depreme dayanıklı evler yapmak bu tedbirlerin başlıcasıdır. Depremin zararlarını en aza indirmek için alınacak diğer tedbirler:&lt;br/&gt;&amp;#61656;İlk 2-3 saniye içinde depremin şiddetlenip şiddetlenmemesine göre tedbir almalıyız. Eğer şoklar hafif ise deprem uzaktadır ve asıl şok gelmeden tehlikeli yerden uzaklaşmalıyız.&lt;br/&gt;&amp;#61656;Kaçarken yanan ocak gibi şeyleri bırakmamaya dikkat etmeliyiz. Deprem sonrası su ve elektrik sistemlerini kontrol edip, tedbir almalıyız.&lt;br/&gt;&amp;#61656;İki, üç katlı evlerin üst katları daha emniyetlidir. Merdivenler en tehlikeli yerleri teşkil e</description></item><item><title>DERİ VE DERİ MAMULLERİ SANAYİİ</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?deri-ve-deri-mamulleri-sanayii-446534.html</link><description>DERİ VE DERİ MAMULLERİ SANAYİİ&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;İÇİNDEKİLER&lt;br/&gt;ÖZEL İHTİSAS KOMİSYONU ÜYELERİ ............................................................................xÃµ&lt;br/&gt;ALT KOMİSYONLAR VE ÜYELERİ ..................................................................................xÃµv&lt;br/&gt;HAM DERİ VE KÜRK&lt;br/&gt;1. GİRİŞ ................................................................................................................................... 1&lt;br/&gt;2. MEVCUT DURUM VE SORUNLAR ............................................................................&amp;#133;. 3&lt;br/&gt;2.1. Mevcut Durum: ........................................................................................................&amp;#133;.&lt;br/&gt;2.1.1. Ham Deri Üretimi: ...........................................................................................&amp;#133;&amp;#133;... 6&lt;br/&gt;2.1.2. Sektördeki Kuruluşlar: ....................................................................................&amp;#133;. 8&lt;br/&gt;2.1.3. Üretim:&lt;br/&gt;a) Üretim Yöntemi-Teknoloji: .........................................................................&amp;#133; 9&lt;br/&gt;b)Ürün StandartlarÃµ: ........................................................................................... 10&lt;br/&gt;c) Üretim MiktarÃµ ve Değeri: ............................................................................. 10&lt;br/&gt;d) Maliyetler: ..................................................................................................... 12&lt;br/&gt;2.1.4. DÃµş Ticaret Durumu: ......................................................................................... 12&lt;br/&gt;a)İthalat: ............................................................................................................. 13&lt;br/&gt;b) İhracat: ........................................................................................................... 15&lt;br/&gt;2.1.5. Fiyatlar: ..............................................................................................................15&lt;br/&gt;2.1.6. İstihdam: ............................................................................................................ 18&lt;br/&gt;2.1.7. Sektörün Rekabet Gücü: ....................................................................................19&lt;br/&gt;2.1.8. Diğer Sektörler ve Yan Sanayi ile İlişkiler: ...................................................... 19&lt;br/&gt;2.1.9. Mevcut Durumun Değerlendirilmesi: ................................................................19&lt;br/&gt;2.2. Dünyadaki Durum ve AB, Diğer Önemli Ülkeler İtibariyle Mukayese: .....................19&lt;br/&gt;2.3. Sektörün SorunlarÃµ .......................................................................................................20&lt;br/&gt;3. YAPILMASI GEREKLİ YASAL VE KURUMSAL DÜZENLEMELER VE&lt;br/&gt;UYGULANACAK POLİTİKALAR .................................................................................. 24&lt;br/&gt;3.1. KÃµsa Dönemde YapÃµlmasÃµ Gereken Yasal ve Kurumsal Düzenlemeler: ...................... 24&lt;br/&gt;3.2. Uzun Dönemde YapÃµlmasÃµ Gereken Yasal ve Kurumsal Düzenlemeler: ..................... 24&lt;br/&gt;3.3. KÃµsa ve Uzun Dönemde İzlenmesi Gereken Politikalar: .............................................. 25&lt;br/&gt;3.4. Öngörülen Düzenlemelerin, YatÃµrÃµmlarÃµn ve Uygulanacak PolitikalarÃµn Ekonomik ve&lt;br/&gt;Sosyal Getirileri: .......................................................................................................... 26&lt;br/&gt;KAYNAKLAR ........................................................................................................................ 27&lt;br/&gt;DERİ VE KÜRK İŞLEME&lt;br/&gt;1. GİRİŞ ................................................................................................................................. 31&lt;br/&gt;2.YAKIN GEÇMİŞTEKİ GELİŞMELER VE MEVCUT DURUM ......................................31&lt;br/&gt;2.1. Sektördeki Kuruluşlar: .................................................................................................32&lt;br/&gt;2.1.1. Mevcut Kapasite ve KullanÃµmÃµ: .........................................................................33&lt;br/&gt;2.1.2. Üretim: .....................................................................................................</description></item><item><title>DERİCİLİK</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?dericilik-356986.html</link><description>GİRİŞ03&lt;br/&gt;1. DERİCİLİĞİN TARİHSEL GELİŞİMİ03&lt;br/&gt;1.1. Dericiliğin Dünyadaki Durumu 03&lt;br/&gt;1.2. Dericiliğin Türkiye&quot;deki Durumu04&lt;br/&gt;1.3. Dereciliğin Türkiye&quot;deki Bugünkü Durumu 07&lt;br/&gt;2. Dericiliğin Ham Derileri ve bunların &lt;br/&gt; Türkiye&quot;deki Durumu 08&lt;br/&gt;2.1  Ham derilerin Türkiye&quot;deki Durumu 09&lt;br/&gt;2.1.1 Ufak Baş Ham Deriler10&lt;br/&gt;2.1.2 Büyük Baş Deriler15&lt;br/&gt;2.1.3 Kürklük Deriler20&lt;br/&gt;3. Dericiliğin Ziraatla Olan İlişkisi  23&lt;br/&gt;4. Dünya Pazarlarında Muamele Gören Ham Deriler23&lt;br/&gt;4.1. Sığır Ham Derileri23&lt;br/&gt;4.2. Manda Ham Derileri29&lt;br/&gt;4.3. Dana Ham Derileri29&lt;br/&gt;4.4. At Ham Derileri30&lt;br/&gt;4.5. Koyun ve Kuzu Ham Derileri31&lt;br/&gt;4.6. Keçi ve Oğlak Ham Derileri33&lt;br/&gt;4.7. Diğer Hayvanlardan Elde Edilen Ham Deriler35&lt;br/&gt;5. Dericilikte Kullanılan Su 35&lt;br/&gt;5.1. Teknikte Kullanılan Sular ve Özellikleri35&lt;br/&gt;5.1.1. Yağmur Suları35&lt;br/&gt;5.1.2. Yeraltı Suları36&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;G İ R İ Ş&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;1.   Dericiliğin Tarihsel Gelişimi&lt;br/&gt;1.1. Dericiliğin Dünyadaki Durumu&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Hiç şüphe yoktur ki ilk insanlar yaşamak için evvela besin madde-lerine v fakat aynı zamanda vücutlarını dış tesirlerden,soğuk ve sıcaklardan ko-ruyabilmek için etini ye dikleri veya avladıkları bu hayvanların post ve derilerine ihtiyaç duymuşlardır. &lt;br/&gt;Böylece insanların muhtaç oldukları maddelerin ba şında deri  ve postların gelmesi sebebiyledir ki; dericilik sanatı da en eski sanatlardan biri ol-muştur.&lt;br/&gt;İlk insanlar,öncelikle ham deri ve postlara çeşit li maksatlarla kul-lanılmaya elverişli özellik verebilmek için uygun metotlar aramışlardır. Bu se-beple ham derileri yi ne çevrelerinde elde ettikleri hayvansal yağlarla yoğurarak netice itibarıyla ham deri ile yağların birleşmesini sağlayarak istedikleri özellikte deri yapmasını başarmışlardır. Yağla sepileme metodunun uygulanmasını Mi-lat Önce si 8000 yılına kadar götürmek kabildir. Bu metodu daha sonraları du-manlama, şaplama ve bazı bitkilerin ağaç, kabuk ve yaprak gibi kısımları ile pa-tolojik organlardan ibaret bulunan mazılardan faydalanmak sureti ile bitkisel sepileme metotları takip etmiştir. &lt;br/&gt;Nihayet 19. Yüzyılın ikinci yarısında Krom sepilemesi  geniş  öl-çüde bütün  dünyada  yayılmıştır. Birinci Dünya Savaşında sentetik sepi maddelerinin uygulanması ile teknikte büyük kolaylıklar sağlanmıştır. Yirminci yüzyılda deri endüstrisi bilimsel araştırmalar sonucu olarak çeşitli kimyasal maddeler ve makinelerden faydalanmak sayesinde  olağanüstü  bir gelişme göstermiş bulunmaktadır. &lt;br/&gt;Derinin ve  deriden yapılma eşyanın bugün eskiden olduğundan daha çeşitli yerlerde ve geniş ölçüde kullanıldığını görüyoruz; mesela, Ameri-ka&quot;da son yapılan araştırmalara göre, derinin sadece askeri maksatlarla olma-mak üzere 700 türlü işte kullanıldığı meydana konmuştur. &lt;br/&gt;Gerçekten türlü ihtiyaçlarımızın karşılanmasında deri ve deriden eşyanın ne büyük bir rol oynadığı üzerinde fazla durmaya lüzum görmüyorum. Başta kundura ve çizme gelmek üzere çeşitli giyim eşyasının, çanta ve bavulla-rın ve diğer birçok önemli ihtiyaç maddelerimizin hep deriden yapıldığı malum-dur. Kişisel ihtiyaçlarımızın karşılanmasında olduğundan daha önemli olarak türlü sariciye işlerinde, koşum, eğer ve semer takımlarının imalinde ve endüst-ride kullanılan birçok vasıtaların yapılmasında deriye ihtiyaç vardır.  &lt;br/&gt;Bu münasebetle bir milletin yaşayış ve refah seviyesi o millet fert-lerinin giydikleri ayakkabılarıyla ve kullandıkları  deri eşya ile ölçülebilir. Her-hangi bir yabancı memlekete gidildiğinde bu ölçü göz önünde tutularak o mille tin  medeni ve teknik seviyesi hakkında hataya düşmeden bir hüküm vermek kabildir. Bir memlekette üstün kaliteli,bol ve  çeşitli  deri imalatının mümkün ola-bilmesi, ancak orada evvela gelişmiş,verimli bir ziraat sisteminin tatbik edilmesi ne ve sonra deri imali için mutlaka lüzumlu diğer birçok ziraat mahsullerinin is-tenilen kalite ve miktarda istihsal olunmalarına ve nihayet ileri ve organize bir insan topluluğunun mevcudiyetine bağlıdır. &lt;br/&gt;1.2 Dericiliğin Türkiye&quot;deki Durumu &lt;br/&gt;Buraya kadar açıkladığı</description></item><item><title>KAYSERİ&quot;DE SAHTİYAN ÜRETİMİ</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?kayseri-de-sahtiyan-uretimi-447756.html</link><description>GİRİŞ&lt;br/&gt;Kayseri&quot;de dericilik ve deri ticareti konusu esasen müstakil bir çalışmayı&lt;br/&gt;gerektirmektedir. Aşağıdaki araştırmada bu konu bir makale çerçevesi&lt;br/&gt;ve belirli bir tarih süreci içersinde incelenmeye çalışılmıştır.&lt;br/&gt;Derinin tabaklanarak günlük hayatta kullanılması ilk insanla başlamıştır&lt;br/&gt;denebilir. Ancak oldukça eski bir zanaat olan dericilik farklı zamanlarda&lt;br/&gt;farklı değer yargılarına muhatap olmuştur. Örneğin derinin tabaklanması&lt;br/&gt;işi ile uğraşanlar, yani debbağlar, Yahudi şeriat kitabı Talmut&quot;ta toplumun&lt;br/&gt;en aşağı seviyesinde bulunan kimseler olarak görülmüş, tabakhanelerin&lt;br/&gt;pis kokusu dolayısıyla eski Yunan ve Roma&quot;da olduğu gibi ancak yerleşim&lt;br/&gt;merkezlerinin dışında kurulmalarına izin verilmiş; debbağların daha&lt;br/&gt;yüksek resmi görevlere getirilmesine müsaade edilmemiş; kadına, eğer kocası&lt;br/&gt;bu işle uğraşıyorsa ondan boşanma hakkı tanınmış ve yine Talmut&quot;a&lt;br/&gt;göre debbağlık acınacak bir zanaat olarak kabul edilmiştir1.&lt;br/&gt;İşlenmiş derinin Türk tarih ve sosyal hayatındaki yeri ise oldukça eskilere&lt;br/&gt;uzanmaktadır. Hemen hemen bütün Türk toplumlarında dibağat işi&lt;br/&gt;gelişmiş bir sanayi dalı olmuştur. Dericiliğin Türk toplumlarında gelişmesinde:&lt;br/&gt;Türklerin sahip olduğu göçebe hayatının; hayvancılıkla uğraşmış bulunmalarının&lt;br/&gt;ve İslam&quot;ın kitaba atfettiği önem dolayısıyla ciltçiliğin önem&lt;br/&gt;kazanmasının büyük rolü olmuş gözükmektedir.&lt;br/&gt;Yapılan araştırmalar debbağlık ve deri işçiliğinin Anadolu&quot;da ilk gelişen&lt;br/&gt;meslek olduğunu ve bu mesleği başlatan kişinin de Ahi teşkilatını kurucusu&lt;br/&gt;Ahi Evran olduğunu ortaya koymuştur. Selçuklular zamanında Diyarbakır&lt;br/&gt;ve Kastamonu, Anadolu&quot;daki deri sanayiinin merkezi durumunda olmuştur.&lt;br/&gt;Beylikler döneminde önemini koruduğunu gördüğümüz dericilik&lt;br/&gt;mesleği Osmanlı döneminde de canlılığını muhafaza etmiştir. XV. ve XVI.&lt;br/&gt;asırlarda kasabalara kadar yayılarak diğer meslekler arasında önemli bir yer&lt;br/&gt;tutan dericilik özellikle İstanbul, Edirne, Kayseri, Ankara, Bursa, Manisa,&lt;br/&gt;Tokat ve Konya, Diyarbakır, Urfa gibi şehirlerin ticari hayatında etkili olmuştur.&lt;br/&gt;XVI. asırdan itibaren Türk derilerinin Avrupa pazarlarında itibar&lt;br/&gt;görmesi debbağlık sanatının yeniden önem kazanmasını sağlamıştır.&lt;br/&gt;Osmanlı döneminde deri savaş malzemesi olarak kabul edilmiş olduğundan&lt;br/&gt;devletin izni olmadan ihraç edilmesi yasaklanmıştır. Bu nedenle&lt;br/&gt;debbağlar tarafından işlenen derilerin öncelikle tersane, cebehane, tophane&lt;br/&gt;ve mehterhane gibi askeri kurumların ihtiyacının karşılanmasında kullanılmıştır.&lt;br/&gt;Bu ve benzeri askeri kurumların ihtiyacını karşılamak üzere&lt;br/&gt;debbağların her yıl işlemiş oldukları muayyen miktardaki deriyi piyasa&lt;br/&gt;şartlarına göre daha düşük bir fiyat ile devlete satmaları zorunluluğu getiSosyal&lt;br/&gt;Bilimler Enstitüsü Dergisi Sayı : 13 Yıl : 2002 (1-18 s.)&lt;br/&gt;3&lt;br/&gt;rilmiştir. Dolayısıyla debbağlar ellerindeki derileri işledikten sonra resmi&lt;br/&gt;esnafına2 satmışlar, ancak devlete karşı vermeyi taahhüt ettiklerinin dışında&lt;br/&gt;kalan derileri piyasaya sürebilmişlerdir3.&lt;br/&gt;Şehir pazarlarındaki ham ve yarı ham mamul derinin alım satımı &quot;ehl-i&lt;br/&gt;hibre&quot; denilen bir komisyon tarafından belirlenen narh üzerinden yapılmıştır.&lt;br/&gt;Bu sebeple deri fiyatlarında genel olarak bir sabitlikten söz etmek mümkünse&lt;br/&gt;de yıllara göre mevsimlerin değişmesi; ulaşım zorlukları; muhtekirlerin&lt;br/&gt;türemesi ve benzeri nedenlerle zaman zaman bu durum muhafaza edilememiştir.&lt;br/&gt;Debbağların devletin koymuş olduğu esaslar dahilinde hareket etmemesi&lt;br/&gt;veya hile yoluna kaçmaları durumunda esnaf yöneticileri ile devlet&lt;br/&gt;temsilcileri bir araya gelerek ilgili şahısları ikaz, tekdir veya tedip&lt;br/&gt;4etmişlerdir. Suçun işlenmesinde tekrar ve ısrar edilmesi halinde ise suçlu&lt;br/&gt;kimse Müslüman ise hapsedilmiş, gayri Müslim ise kürek cezasına çarptırılmış&lt;br/&gt;ve meslekten el çektirilme yoluna gidilmiştir. Debbağlar XVIII. asrın&lt;br/&gt;ikinci yarısında gerek sanatlarını icra açısından ve gerekse zenginlik bakımından&lt;br/&gt;belirgin bir hale gelmişlerdir. Ancak Tanzimat&quot;tan sonra debbağlık&lt;br/&gt;sisteminde yapılan değişiklikler, Avrupa&quot;da gelişen sanayi ve derinin ihracı&lt;br/&gt;gibi nedenlerden dolayı Osmanlı dericiliğinde aynı parlaklığı görmek mümkün&lt;br/&gt;olmamıştır5</description></item></channel></rss>