<?xml version="1.0" encoding="windows-1254"?><rss version="2.0"><channel><title>veribaz.com - Demografi - Türkiye'nin veri bankasý</title><copyright>Copyright (C) 2008 veribaz.com Tüm Haklarý saklýdýr.</copyright><link>http://www.veribaz.com/rss.html</link><description>veribaz.com: Türkiye'nin veri bankasý - Demografi</description> <language>tr</language><lastBuildDate>9/7/2010</lastBuildDate><ttl>5</ttl><image><url>http://www.veribaz.com/img/veribaz.gif</url><title>veribaz.com Logo</title><link>http://www.veribaz.com</link><width>353</width><height>69</height></image><item><title>BOLU ÝL GELÝÞME PLANI GELÝR DAÐILIMI VE ÝSTÝHDAM</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?bolu-il-gelisme-plani-gelir-dagilimi-ve-istihdam-440919.html</link><description>BOLU ÝL GELÝÞME PLANI GELÝR DAÐILIMI VE ÝSTÝHDAM&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;ÝÇÝNDEKÝLER&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;TABLOLARÝÝÝ&lt;br/&gt;ÞEKÝLLERV&lt;br/&gt;1.GELÝR DAÐILIMININ TANIMI VE ÖNEMÝ1&lt;br/&gt;2.BOLU ÝLÝ ÝÇÝN GELÝR DAÐILIMININ TESPÝTÝ2&lt;br/&gt;2.1.Giriþ2&lt;br/&gt;2.2.Verilerin Elde Edilmesi3&lt;br/&gt;2.3.Gelir Daðýlýmý ile Ýlgili Bulgular5&lt;br/&gt;2.3.1.Fert Sayýsý Ýtibariyle Hane Gruplarýnýn Ortalama ve Kiþi Baþýna  Düþen Gelirleri5&lt;br/&gt;2.3.2.Toplam, Ortalama ve Kiþi Baþýna  Düþen Gelir7&lt;br/&gt;2.3.3.Gelir Getiren Fertler9&lt;br/&gt;2.3.4.Kiþisel Gelir Daðýlýmý11&lt;br/&gt;2.3.5.Fonksiyonel Gelir Daðýlýmý14&lt;br/&gt;2.3.6.Ýþteki Duruma Göre Gelir Daðýlýmý16&lt;br/&gt;2.4.Gelir Daðýlýmý ve Yerleþim Yeri16&lt;br/&gt;2.5.Gelir Daðýlýmý ve Eðitim18&lt;br/&gt;2.6.Gelir Daðýlýmý ve Yaþ21&lt;br/&gt;2.7.Gelir Daðýlýmý ve Cinsiyet22&lt;br/&gt;2.8.Kamu ve Özel Sektörde Gelir Daðýlýmý23&lt;br/&gt;3.ÝSTÝHDAM25&lt;br/&gt;3.1.Ýþgücünün Durumu25&lt;br/&gt;3.1.1.Genel Olarak ve Cinsiyet Ýtibariyle Ýstihdam Durumu25&lt;br/&gt;3.1.2.Yerleþim Yerine ve Cinsiyete Göre Ýstihdam Durumu26&lt;br/&gt;3.2.Ýþgücüne Dahil Olmayanlar26&lt;br/&gt;3.3.Ayný Ýþte Çalýþmama Nedenleri28&lt;br/&gt;4.TASARRUF ARAÇLARI30&lt;br/&gt;4.1.Tasarruf Yapma Oranlarý30&lt;br/&gt;4.2.Tasarruflarýn Deðerlendirilmesi30&lt;br/&gt;5.YOKSULLUK32&lt;br/&gt;5.1.Taným32&lt;br/&gt;5.2.Hane Ýtibariyle Yoksulluk32&lt;br/&gt;5.3.Fert Ýtibariyle Yoksulluk34&lt;br/&gt;5.4.Yerleþim Yeri Ýtibariyle Yoksulluk35&lt;br/&gt;5.5.Ýþteki Durum Ýtibariyle Yoksulluk36&lt;br/&gt;5.6.Eðitim Durumu Ýtibariyle Yoksulluk37&lt;br/&gt;5.7.Medeni Hal Ýtibariyle Yoksulluk38&lt;br/&gt;5.8.Yaþ Aralýklarý Ýtibariyle Yoksulluk39&lt;br/&gt;6.BOLU ÝLÝNDE GELÝR DAÐILIMINI ve YOKSULLUÐU BELÝRLEYEN FAKTÖRLER................................................................................................................................................41&lt;br/&gt;7.BOLU ÝLÝNDE GELÝR DAÐILIMINI ÝYÝLEÞTÝRMEYE YÖNELÝK ÖNERÝLER42&lt;br/&gt;7.1.Hedef ve Politikalar42&lt;br/&gt;7.2.Verilerin Toplanmasý ile Ýlgili Öneriler44&lt;br/&gt;8.FÝYAT VE FÝYAT HAREKETLERÝ46&lt;br/&gt;8.1.Verinin Kaynaðý ve Elde Ediliþ Yöntemi46&lt;br/&gt;8.2.Enflasyon Oranlarý46&lt;br/&gt;9.BÜYÜME HEDEFLERÝ50&lt;br/&gt;EK1: GELÝR EÞÝTSÝZLÝÐÝ TEORÝLERÝ54&lt;br/&gt;Yetenek Teorisi54&lt;br/&gt;Stokastik Teorisi54&lt;br/&gt;Bireysel Tercih Teorisi55&lt;br/&gt;Beþeri Sermaye Teorisi55&lt;br/&gt;Eðitim Eþitsizliði Teorisi55&lt;br/&gt;Miras Teorisi56&lt;br/&gt;Ömür Dönüþüm Teorisi56&lt;br/&gt;EK2: GELÝR DAÐILIMI EÞÝTSÝZLÝÐÝNÝN TESPÝTÝNDE KULLANILAN ÝNDEKS ve YÖNTEMLER57&lt;br/&gt;Gini Katsayýsý57&lt;br/&gt;Yüzde Paylar Analizi57&lt;br/&gt;Quantile Oraný57&lt;br/&gt;Varyasyon Katsayýsý58&lt;br/&gt;Ayrýþtýrma58&lt;br/&gt;Diðer58&lt;br/&gt;EK3: TABLOLAR59&lt;br/&gt;KAYNAKÇA65&lt;br/&gt;&lt;br/&gt; &lt;br/&gt;TABLOLAR&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Tablo 01. Fert Sayýsý Ýtibariyle Gruplanmýþ Hanelerin Yýllýk Ortalama Geliri(Milyon TL)6&lt;br/&gt;Tablo 02. Fert Sayýsýna Göre Gruplanmýþ Hanelerde Kiþi Baþýna Düþen Yýllýk Ortalama Gelir (Tüm fertler, Milyon TL)7&lt;br/&gt;Tablo 03. Hanelerdeki Ortalama Kiþi Sayýsý ve Kiþi Baþýna Düþen Ortalama Gelir (Milyon TL)8&lt;br/&gt;Tablo 04. Hanelerdeki Ortalama Kiþi Sayýsý ve Kiþi Baþýna Düþen Ortalama Gelir (Milyon TL)8&lt;br/&gt;Tablo 05. Gelir Getiren Fertlerin Daðýlýmý ve Ortalama Gelirleri (12+ Yaþ)9&lt;br/&gt;Tablo 06. Bolu Hanehalklarýnýn yüzde 20&quot;lik Gelir Dilimlerine Göre Gelir Daðýlýmý11&lt;br/&gt;Tablo 07. Hanehalklarýnýn yüzde 20&quot;lik Gelir Dilimlerine Göre Gelir Daðýlýmý (Kent)12&lt;br/&gt;Tablo 08. Hanehalklarýnýn yüzde 20&quot;lik Gelir Dilimlerine Göre Gelir Daðýlýmý (Kýr)13&lt;br/&gt;Tablo 09. Faktörel Gelir Daðýlýmý (%)14&lt;br/&gt;Tablo 10. Faktörel Gelir Daðýlýmý (%)15&lt;br/&gt;Tablo 11. Ücretli, Maaþlý ve Yevmiyeli Ýþgücünün Toplam Ýstihdam ve Gelirdeki Paylarý15&lt;br/&gt;Tablo 12. Hanehalklarýnýn Ýþteki Durumlarýna Göre Gelir Daðýlýmý16&lt;br/&gt;Tablo 13. Yerleþim Yerlerinde Hanehalklarýnýn Ýþteki Durumlarýna Göre Gelir Daðýlýmý17&lt;br/&gt;Tablo 14. Yerleþim Yerlerine Göre Hanehalklarýnýn Ortalama Geliri ve Gini Katsayýlarý17&lt;br/&gt;Tablo 15. Fertlerin Öðrenim Durumlarý (15+ yaþ)18&lt;br/&gt;Tablo 16. Öðrenim Durumlarýna Göre Gelir Getiren Fertler (12+ yaþ)19&lt;br/&gt;Tablo 17. Öðrenim Durumlarýna Göre Gelir Getiren Fertlerin Toplam Gelirden Aldýklarý Pay (12+ yaþ)20&lt;br/&gt;Tablo 18. Öðrenim Durumlarýna Göre 12 Ay Boyunca Gelir Getiren Fertlerin Ortalama Gelirleri (Milyon TL)21&lt;br/&gt;Tablo 19. Yaþ Aralýklarýna Göre Yýllýk Ortalama Gelir ve Genel Ortalama Gelirden Sapma (Milyon TL)22&lt;br/&gt;Tablo 20. Cinsiyete Göre Fert Sayýsý ve Gelir Daðýlýmlarý22&lt;br/&gt;Tablo 21. 12 Ay Boyunca Çalýþan Ücretli, Maaþlý ve Yevmiyeli Fertlerin Daðýlým</description></item><item><title>DEMOGRAFÝ</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?demografi-366048.html</link><description>Son nüfus sayýmýna göre;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Kadýn nüfusu: 34 021 921&lt;br/&gt;Erkek nüfusu: 33 796 735&lt;br/&gt;Toplam nüfus : 67 818 656&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Genel cinsiyet oraný = (Toplam erkek  nüfusu /  Toplam kadýn nüfusu) * 1000&lt;br/&gt;Genel cinsiyet oraný = (33 796 735 / 34 021 921) * 1000&lt;br/&gt;Genel cinsiyet oraný = 993,38&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Doðumdaki kadýn nüfusu : 603915&lt;br/&gt;Doðumdaki erkek nüfusu : 640760&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Doðumdaki cinsiyet oraný = &lt;br/&gt;(Doðumdaki toplam erkek  nüfusu / Doðumdaki toplam kadýn nüfusu) *1000&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Doðumdaki cinsiyet oraný = (640760 / 603915 )&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Doðumdaki cinsiyet oraný =1061&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Türkiyede son nüfus sayýmýna göre kadýn nüfusun daha fazla olduðunu 1000 kadýna 993 erkek karþýlýk geliyor ayný þekilde doðumda da 1000 erkeðe 1061 kadýn karþýlýk geliyor. Bu farklýlýk gelecektede devam ederse savaþ , aðýr iþ yükü gibi konularda Türkiyedeki erkek nüfusu yetersiz kalabilir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;2. Son nüfus sayýmýnda Türkiye için ;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;15-19 yaþ grubu özel cinsiyet oraný = (tNe / tNk) * 1000&lt;br/&gt;=(3691218 / 3518257) * 1000&lt;br/&gt;= 1049&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;20-29 yaþ grubu özel cinsiyet oraný = (tNe / tNk) * 1000&lt;br/&gt;=(6403144 / 6182257) * 1000&lt;br/&gt;= 1035&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;30-39 yaþ grubu özel cinsiyet oraný = (tNe / tNk) * 1000&lt;br/&gt;=(5005949 /4858093) * 1000&lt;br/&gt;= 1030&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;40-49 yaþ grubu özel cinsiyet oraný = (tNe / tNk) * 1000&lt;br/&gt;=(3794288 /3643237) * 1000&lt;br/&gt;= 1041&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Ýncelediðimiz bütün grublarda  kadýn sayýsýnýn erkek sayýsýna oranla daha fazla olduðunu görüyoruz.&lt;br/&gt;Türkiyenin genel nüfus yapýsýnda kadýn nüfusu sayýca erkeklerden fazla ve doðum cinsiyet oranlarýna bakarak bunun devam edebileceðini söyleyebiliriz.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;3. Nüfus piramidi ;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt; &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Nüfus piramidinde yaþ grublarýna göre kadýn erkek nüfusunun oranlarýný inceleme olanaðýmýz vardýr. Piramitten 60 yaþýn üzerindeki grubta kadýn nüfusunun daha fazla olduðu buna karþýn genç nüfusta (0-25 yaþ grubu) erkek nüfusun kadýn nüfusundan fazla olduðu görülmektedir. Bu bize aðýr iþ gücü gerektiren sektörlerde Türkiyenin önündeki dönemde sýkýntý çekmiyeceðinin göstergesidir. Ancak genç nüfustaki yoðunluðun diðer yaþ grublarýna göre fazla olmasýndan dolayý yeni istihdam alanlarýnýn oluþturulmasý gerektiði açýktýr. Ayný zamanda yeni doðan bebeklerin nüfusundaki büyüklük diðer grublardan fazla olmasý nüfusun 5 yýllýk dönem için artýþ eðilimde olduðu fikrini vermektedir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;4. Türkiye için Ortalama yaþam beklentisi, 2000 yýlý için kadýnda 71.5 yýl, erkekte 66.9 yýldýr. 2005 yýlý için&lt;br/&gt;kadýnda 72.7 yýl, erkekte 68.0 yýl; 2010 yýlý için ise kadýnda 73.8 yýl erkekte 69.0 yýldýr.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;5. Türkiye genç ve dinamik bir nüfus yapýsýna sahiptir. Nüfus artýþ hýzý yýllar&lt;br/&gt;itibariyle azalmaktadýr. Ancak 2000 yýlý nüfus sayýmýný göz önünde bulundurursak doðum oranlarýndaki artýþ sebebi ile artan nüfus tipi görülmektedir. Ülkenin yýllýk nüfus artýþ hýzý %1.83 olarak görülmektedir. Bu oran, geliþmiþ ve geliþmekte olan ülkelerin nüfus artýþ hýzlarýna göre yüksektir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;6. 65-70 yaþ aralýðýndaki nüfus sayým sonuçlarýna göre yaþayan kiþi sayýsý yaklaþýk 1 645 000  kiþi olarak alýrsak Mortalite tablosu için;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;dx : Hayat tablosunda 65-70 yaþ aralýðýnda ölenler&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;x=65&lt;br/&gt;dx =  4203 &lt;br/&gt;x=66&lt;br/&gt;dx =  5035 &lt;br/&gt;x=67&lt;br/&gt;dx =  4552 &lt;br/&gt;x=68&lt;br/&gt;dx =  4185 &lt;br/&gt;x=69&lt;br/&gt;dx =  4557 &lt;br/&gt;x=70&lt;br/&gt;dx =  4905 &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;lx : Hayat tablosunda 65-70 yaþ aralýðýnda yaþayanlar&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;x=65&lt;br/&gt;lx =  95744&lt;br/&gt;x=66&lt;br/&gt;lx =  91541 &lt;br/&gt;x=67&lt;br/&gt;lx =  86506 &lt;br/&gt;x=68&lt;br/&gt;lx =  81954 &lt;br/&gt;x=69&lt;br/&gt;lx =  77769 &lt;br/&gt;x=70&lt;br/&gt;lx =  73212 &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;qx : 65-70 yaþ aralýðýndakilerin ölüm olasýlýðý&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;qx =  dx / lx&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;x=65&lt;br/&gt;qx =  4203 / 95744 = 0.04&lt;br/&gt;x=66&lt;br/&gt;qx =  5035 /  91541 = 0.05&lt;br/&gt;x=67&lt;br/&gt;qx =  4552  /  86506 = 0.05&lt;br/&gt;x=68&lt;br/&gt;qx = 4185 /  81954 = 0.05&lt;br/&gt;x=69&lt;br/&gt;qx =  4557 /  77769 = 0.05&lt;br/&gt;x=70&lt;br/&gt;qx =  4905 / 73212 = 0.06&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;px : 65-70 yaþ aralýðýndakilerin hayatta kalma olasýlýðý&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;px = 1 - qx&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;x=65&lt;br/&gt;px =  1 - 0.04 = 0.06&lt;br/&gt;x=66&lt;br/&gt;px =  1 -  0.05 = 0.05&lt;br/&gt;x=67&lt;br/&gt;px =  1 -  0.05 = 0.05&lt;br/&gt;x=68&lt;br/&gt;px = 1 -  0.05 = 0.05&lt;br/&gt;x=69&lt;br/&gt;px =  1 -  0.05 = 0.05&lt;br/&gt;x=70&lt;br/&gt;px =  1 -  0.06 = 0.04&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Tx : Hayat tablosunda 65-70 yaþ aralýðýndakilerden itibaren bütün yaþlarda yaþayan kiþi-yýl sayýsýnýn toplamý&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;x=65&lt;br/&gt;Tx =  1191182&lt;br/&gt;x=66&lt;br/&gt;Tx =  1095438 &lt;br/&gt;x=67&lt;br/&gt;Tx = 1008932 &lt;br/&gt;x=68&lt;br/&gt;Tx =  926978 &lt;br/&gt;x=69&lt;br/&gt;Tx =  849209 &lt;br/&gt;x=70&lt;br/&gt;Tx = 775997 &lt;br/&gt; &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;ex : Hayat tablosunda 65-70 yaþ aralýðýndaki fertlerin ortalama daha kaç sene yaþayabilceklerini gösteren deðer&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;ex = Tx / lx&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;x=65&lt;br/&gt;ex =  1191182 / 95744 = 12.44&lt;br/&gt;x=66&lt;br/&gt;ex =  1095438 / 91541 = 11.97&lt;br/&gt;x=67&lt;br/&gt;ex = 1008932 /  86506 = 11.66&lt;br/&gt;x=68&lt;br/&gt;ex =  926978 / 81954 = 11.31&lt;br/&gt;x=69&lt;br/&gt;ex =  849209 / 77769 = 10.91&lt;br/&gt;x=70&lt;br/&gt;ex = 775997 /  73212 = 10.59&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;7.  65 - 70 yaþ aralýðýndaki bireylerin ort</description></item><item><title>AÝLE MONOGRAFÝLERÝNÝN KARÞILAÞTIRILMASI</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?aile-monografilerinin-karsilastirilmasi-388813.html</link><description>AÝLE MONOGRAFÝLERÝNÝN KARÞILAÞTIRILMASI&lt;br/&gt;1.Geleneksel Geniþ Aile&lt;br/&gt;2.Çekirdek Aile&lt;br/&gt;Birinci ailenin özelliklerin þu þekilde tanýmlayabiliriz:&lt;br/&gt;1.Ekonomik olarak bir bütün olan bu ailede gelir tek elde toplanmýþtýr ve masrafý tek elden yapýlmaktadýr.&lt;br/&gt;2.Üyeler toplumdaki statülerini ailelerden alýrlar.&lt;br/&gt;3.Ailenin üyelerinin her türlü eðitimden (mesleki, dini vb.) aile reisi sorumludur.&lt;br/&gt;4.Aile, üyelerini korumaktadýr. Bu koruma maddi yada manevi þekillerde olabilir.&lt;br/&gt;5.Aile, üyelerinin dinlenme ve eðlenmelerinin en iyi þekilde saðladýðý yerdir.&lt;br/&gt;Ýkinci ailenin özelliklerini ise þu þekilde tanýmlayabiliriz:&lt;br/&gt;1.Aile, yardým için akrabalarýna güvenmez. Akrabalar da aileden yardým beklemez.&lt;br/&gt;2.Aile ve akrabalarýn birbirleri üzerindeki deðer ve ahlak denetimi oldukça azdýr.&lt;br/&gt;3.Akrabalar ailenin konut ve yerleþme yerini seçmezler.&lt;br/&gt;4.Eþler, birbirlerini, akrabalarýn haklarýna yada çýkarlarýna baðlý olmadan sadece kendi kararlarýyla seçerler.&lt;br/&gt;5.Çekirdek aide evlenme yaþý da geleneksel aileden farklýdýr. Evlenen çiftler genelde ekonomik özgürlüklerini  saðlamýþ ve kendilerine bakabilecek yaþa gelmiþlerdir.&lt;br/&gt;6.Doðurganlýk oraný eþlerin ihtiyaçlarýna göre kendi kararlarýyla tespit edilir.&lt;br/&gt;7.Dünyaya getirilen çocuk sayýsý bir yada iki tanedir. Bu bakýmdan aile içi nüfus sayýsý oldukça azdýr.&lt;br/&gt;Sonuç olarak; geleneksel aile tipinde, aile kalabalýktýr. Oturulan konut genelde 2 katlý müstakil bir evdir. Ve bu evin her katýnda aile üyeleri yaþamaktadýr.  Aile, ekonomisini çiftçilikten saðlamaktadýr. Evlilik biçiminde çekirdek aileye benzer þekilde tek eþlidir. Aile içi iletiþim, ailenin en yaþlý üyesi veya aile reisi tarafýndan saðlanmaktadýr. Ailenin yaþadýðý çeþitli problemler ise hukuk kurallarý yerine örf ve adetlere göre çözülmektedir. Bu aile çekirdek aileye göre saðlýk problemlerinde geleneksel yollarla da çözümlenmektedir.&lt;br/&gt;Çekirdek aile tipinde ise, ailenin büyüklüðü küçülmektedir. Oturulan konut biçimi ise apartman dairesidir ve mutfak ve tuvalet eve dahildi</description></item><item><title>DÝSCUSS THE RESULTS OF THE &quot;DEMOGRAPHÝC AND CULTURAL CHANGES&quot; ÝN TURKEY.</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?discuss-the-results-of-the-demographic-and-cultural-changes-in-turkey.-387121.html</link><description>SUBJECT: Discuss the results of the &quot;demographic and cultural changes&quot; in Turkey. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;What are the changes the firms are facing as a result of these changes?&lt;br/&gt;                    &lt;br/&gt;                       DEMOGRAPHIC AND CULTURAL CHANGES&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Any society can not keep its stability. There are always some demographic changes that cause cultural changes. Like some other countries Turkey has faced that kind of changes, too. Therefore, like the social life in that country; its economy and lots of firms are influenced from these essential changes. The result of the demographic and cultural changes in Turkey and the changes that are the firms are facing will be discussed in this paper.&lt;br/&gt;Firstly, there is a general truth that the population has increased very rapidly in Turkey especially in the big cities and the eastern regions where the contraception is not enough. In addition to this there is a continuous migration from eastern parts of Turkey, where are undeveloped and are not been invested, to more developed modern regions that have lots of job opportunities. Therefore, this immigration causes not only demographic and cultural changes but also unbalance between the poles; East and West. &lt;br/&gt;             THE CAUSE OF MIGRATION TO THE CITIES&lt;br/&gt;The time of staying in the cities (year)Economical causesEducational  causesMedical causesAppointmentOthers Total &lt;br/&gt;         1-9      64.35     14.85   6.43       4.46   9.91100.0&lt;br/&gt;        10-19      73.08      7.69   9.61       5.77   3.85100.0&lt;br/&gt;     Above 20      74.28     10.00   8.57       4.28   2.86100.0&lt;br/&gt;Total average      67.90     12.65   7.41       4.63   7.41100.0&lt;br/&gt;As it is given above the causes of migration to the big cities is economical, educational, medical, appointment and others. However, the most important one is economical cause (total average: 67.90). Therefore it can be said that especially the economical institutions, firms are facing the results of these changes. For example, while th</description></item><item><title>KAYSERÝ&quot;DE, GELÝR DÜZEYLERÝ ÇOK DÜÞÜK OLAN GECEKONDU MAHALLELERÝNDE YAÞAYANLAR ÝLE GELÝR DÜZEYLERÝ ÇOK YÜKSEK OLAN KESÝMLERÝN TOPLUMSAL NORMLARA BAKIÞININ ÝNCELENMESÝ</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?kayseri-de,-gelir-duzeyleri-cok-dusuk-olan-gecekondu-mahallelerinde-yasayanlar-ile-gelir-duzeyleri-cok-yuksek-olan-kesimlerin-toplumsal-normlara-bakisinin-incelenmesi-392290.html</link><description>Kayseri&quot;de, Gelir Düzeyleri Çok Düþük Olan Gecekondu Mahallelerinde Yaþayanlar ile Gelir Düzeyleri Çok Yüksek Olan Kesimlerin Toplumsal Normlara Bakýþýnýn Ýncelenmesi&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;ÖZET&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Bu çalýþmanýn konusu, Kayseri&quot;de, gelir düzeyleri çok düþük olan gecekondu mahallelerinde yaþayanlar ile gelir düzeyleri çok yüksek olan kesimlerin toplumsal normlara bakýþýnýn incelenmesidir. Bu amaçla 16 sorudan oluþan üçlü Likert ölçeðini kullanan, Ek-A&quot;da verilen anket hazýrlanmýþtýr. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Bu anket, iki kesimde de 100&quot;er kiþiye yaptýrýlmýþtýr. Bu iki kesim de kendi içinde bayan ve erkek olmak üzere iki grupta incelenmiþtir. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Örnek büyüklüðü daha önceden her iki kesim için de sabittir ve 100 olarak belirlenmiþtir. Tesadüfi olmayan örnekleme yapýlmýþtýr. Bayan veya erkek ayrýmý yapmadan, her iki kesimde de ayrý ayrý anketler yapýlmýþtýr. Zümrelere göre anakütleler bayan ve erkek olarak iki gruba bölündükten sonra tesadüfi olarak 50 þer bayan ve erkek katýlýmcýnýn anketi seçilmiþtir ve bu araþtýrmada deðerlendirilmiþtir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Bu çalýþma sonucunda, yüksek gelire sahip bayanlarýn, erkeklerin veya düþük gelire sahip bayanlarýn, erkeklerin, bazý sorulara birbirinden farklý cevaplar verdiði görülmektedir. Bayanlarla ilgili sorularda ise, iki gelir seviyeli kesim için de, bayanlarýn verdikleri cevaplar birbirlerine paraleldir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Veri analizinden sonra elde edilen bazý bulgular þöyledir:&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;*Yüksek gelire sahip ve düþük gelire sahip katýlýmcýlarýn çoðunluðu sýrasýyla %48&quot;i ve %76&quot;sý bayramlarda tatile gidilmemelidir sorusuna katýlmamaktadýrlar.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;*Yüksek gelirli kesimin %78&quot;i, düþük gelirli kesimin %35&quot;i her yaþta doðum günleri kutlanmalýdýr diye düþünmektedirler. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;*Yüksek gelirli katýlýmcýlarýn ve düþük gelire sahip katýlýmcýlarýn çoðunluðu, evlilik yýldönümünün anlamlý bir gün olduðunu düþünmektedirler. Yüksek gelirli katýlýmcýlarýn %4&quot;ü  ve düþük gelirli katýlýmcýlarýn %23&quot;ü bu günü anlamsýz bulmaktadýrlar.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;*Yüksek gelire sahip bayan ve erkek katýlýmcýlar ile düþük gelire sahi</description></item><item><title>KÝLÝS ÝLÝNÝN SOSYO EKONOMÝK YAPISI</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?kilis-ilinin-sosyo-ekonomik-yapisi-356964.html</link><description>1.KÝLÝS ÝLÝNÝN SOSYAL VE EKONOMÝK GÖSTERGELERÝ &lt;br/&gt;1.1.Sosyal Göstergeler&lt;br/&gt;Kilis Ýlinin, merkez ilçe dahil, 4 ilçesi, 137 köyü ve 4 beldesi bulunmaktadýr. &lt;br/&gt;1990 yýlý genel nüfus sayýmýna göre 130.198 olan il nüfusunun yýllýk artýþ hýzý binde 35,7&quot;dir.&lt;br/&gt;1995 yýlýnda il olan (6 Haziran 1995 tarih ve 550 Sayýlý Kanun Hükmünde Kararname ile) Kilis&quot;in 1990 yýlý Genel Nüfus sayýmýna göre nüfus yapýsý incelendiðinde,  þehir nüfusunun 87.219, köy nüfusunun ise 42.979 olduðu ve toplam Ýl nüfusunun da 130.198 düzeyine ulaþtýðý dikkati çekmektedir.  Bu nüfus durumuna göre Kilis nüfusunun yüzde 67&quot;sinin þehir merkezinde, yüzde 33&quot;ünün de bucak ve köylerde yaþadýðý ortaya çýkmaktadýr.&lt;br/&gt;Tablo 1.Ýl Nüfusunun Yerleþim Merkezlerine Göre Daðýlýmý ve Nüfus Yoðunluðu&lt;br/&gt;ÝLÇE ADIÞEHÝR NÜFUSUKÖY NÜFUSUTOPLAM NÜFUSYÜZÖLÇÜMÜ (KM²)(*)NÜFUS YOÐUNLUÐU (KÝÞÝ/KM²)&lt;br/&gt;MERKEZ84077&lt;br/&gt;17729101806596171&lt;br/&gt;ELBEYLÝ20016445844627231&lt;br/&gt;MUSABEYLÝ668136961436439836&lt;br/&gt;POLATELÝ4735109558225422&lt;br/&gt;TOPLAM8721942979130198152086&lt;br/&gt;Kaynak : DÝE&lt;br/&gt;Ýl genelinde kilometrekareye 86 kiþi düþmektedir. Nüfusun en yoðun olduðu ilçe ise, kilometrekareye 171 kiþi düþen merkez ilçedir. &lt;br/&gt;1.2.Ýstihdam &lt;br/&gt;Kilis Ýlinde, çalýþma çaðý olan 12-64 yaþ grubunda 47.852 kiþi bulunmaktadýr. Ýktisaden faal nüfus il nüfusunun yüzde 36,7&quot;sini oluþturmaktadýr.&lt;br/&gt;Ýl&quot;de 47.852 olan iktisaden faal nüfusun iþ kollarýna göre daðýlýmýna bakýldýðýnda, tarým ve hayvancýlýk iþlerinde çalýþan nüfusun payýnýn yüzde 66,7 düzeyinde olduðu görülmektedir. Bu durum tarým ve hayvancýlýðýn yöredeki en önemli ekonomik faaliyet kollarýný oluþturduðunu göstermektedir. (Ek Tablo : 6)&lt;br/&gt;Ýktisaden faal nüfusun yüzde 68&quot;ini (32.605) erkek, yüzde 32&quot;sini (15.247) kadýn nüfus oluþturmaktadýr.&lt;br/&gt;1.3.Eðitim              &lt;br/&gt;1990 Genel Nüfus Sayýmý sonuçlarýna göre 6 yaþ ve üzeri nüfus içinde okuma-yazma bilenlerin sayýsý 75.833 olup, çað nüfusu içindeki oraný yüzde 72,3&quot;dür.&lt;br/&gt;Ýl&quot;de okuma yazma bilenlerin yüzde 58&quot;i ilkokul, yüzde 9&quot;u ortaokul ve dengi meslek okulu, yüzde 7&quot;si lise ve dengi meslek okulu, yüzde 2&quot;si ise yüksek okul mezunudur. &lt;br/&gt;Gaziantep Üniversitesi&quot;ne baðlý bir yüksekokul 1987- 88 öðretim yýlýnda Ýl&quot;de faaliyete geçmiþ bulunmaktadýr. Yüksek okul inþaat, makine, elektrik, muhasebe ve gümrük iþletmeciliði konularýnda beþ dalda eðitim ve öðretim vermektedir. 1995 - 96 öðretim yýlýnda il&quot;de Kredi ve Yurtlar Kurumu Genel Müdürlüðü&quot;ne  baðlý  240  yatak   kapasiteli   öðrenci   yurdu   bulunmaktadýr. 175 öðrencisi bulunan yüksek okulun öðretim elemaný ihtiyacý Gaziantep Üniversitesi&quot;nden karþýlanmaktadýr.&lt;br/&gt;1.4.Saðlýk&lt;br/&gt;Kilis ilinde 155 yataklý devlet hastanesi, üçü merkezde olmak üzere ilçe ve köylerde toplam dokuz saðlýk ocaðý, bir verem savaþ dispanseri ve bir ana çocuk saðlýðý ve aile planlamasý merkezi bulunmaktadýr. Bu saðlýk birimlerinde, 1994 yýlý verilerine göre 7 uzman hekim, 30 pratisyen hekim, 2 diþ hekimi, 25 hemþire, 24 ebe, 14 saðlýk memuru görev yapmaktadýr. Ýl&quot;deki Eczane sayýsý 26&quot;dýr. &lt;br/&gt;Kilis&quot;te 1993 yýlý verilerine göre hekim baþýna 3364 kiþi düþmekte olup, Türkiye ortalamasýnýn (1.148 kiþi) altýndadýr.&lt;br/&gt;Tablo 2.Hasta Yatak Ýþgal Oraný ve Hekim Baþýna Düþen Nüfus (1990)&lt;br/&gt;1990 NÜFUSUYATAK ÝÞGAL ORANI (%)HEKÝM SAYISIHEKÝM BAÞINA DÜÞEN NÜFUS&lt;br/&gt;KÝLÝS13619849,1393364&lt;br/&gt;TÜRKÝYE5647303556,9492041148&lt;br/&gt;Kaynak : Ýl Saðlýk Müdürlüðü&lt;br/&gt;1.5.Ulaþtýrma ve Teknik Altyapý&lt;br/&gt;1.5.1Ulaþtýrma&lt;br/&gt;Ýl&quot;de Karayollarý Genel Müdürlüðü&quot;nün hizmet aðýna dahil olan toplam 147 km asfalt yol bulunmaktadýr. Buna karþýlýk 816 kilometreye ulaþan köy yollarýnýn 5 km.si asfalt, 702 km.si stabilize, 14 km.si tesviye ve 67 km.si de ham yoldur.&lt;br/&gt;1.5.2Enerji&lt;br/&gt;Kilis ili elektrik enerjisi ihtiyacýný Gaziantep&quot;e 60 km.&quot;lik mesafede bulunan 30 kv.&quot;lýk trafo merkezinden karþýlamaktadýr.&lt;br/&gt;Elektiriksiz köy bulunmamaktadýr.&lt;br/&gt;1.5.3Telefon&lt;br/&gt;Kilis&quot;in bütün yerleþim birimleri, þehirlerarasý ve milletlerarasý tam otomatik telefon görüþmelerine açýk bulunmaktadýr. Kilis ilinde bütün köylerin telefon þebekesi tamamlanmýþtýr. &lt;br/&gt;1.6.Ekonomik Göstergeler&lt;br/&gt;1.6.1Tarým, H</description></item><item><title>TÜRKÝYE ÞEHÝR VE KÖY NÜFUSUNUN YAÞ VE CÝNSÝYET YAPISI (1980-1985)</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?turkiye-sehir-ve-koy-nufusunun-yas-ve-cinsiyet-yapisi-(19801985)-455692.html</link><description>ÝÇÝNDEKÝLER&lt;br/&gt;SAYFA NO&lt;br/&gt;Tablolar&lt;br/&gt;Kýsaltmalar&lt;br/&gt;Giriþ&lt;br/&gt;I. Türkiye Nüfusunun Cinsiyet ve Üç Ana Yaþ Grubu Yapýsý 1&lt;br/&gt;II. Bölgelere Göre Nüfusun Cinsiyet ve üç Ana Yaþ Grubu Yapýsý 7&lt;br/&gt;2.1. Marmara Bölgesi 7&lt;br/&gt;2.2. Ege Bölgesi 10&lt;br/&gt;2.3. Ýç Anadolu Bölgesi 14&lt;br/&gt;2.4. Doðu Anadolu Bölgesi 17&lt;br/&gt;2.5. Güneydoðu Anadolu Bölgesi 21&lt;br/&gt;2.4. Karadeniz Bölgesi 26&lt;br/&gt;2.5. Akdeniz Bölgesi 29&lt;br/&gt;III. Genel Deðerlendirme ve Sonuç 32&lt;br/&gt;IV. Ekler 43&lt;br/&gt;GÃŽRlÞ :&lt;br/&gt;Bu araþtýrmanýn amacý; esas itibariyle, 1980 ve 1985 yýlý nüfus sayýmý&lt;br/&gt;sonuçlarýna göre, Türkiye köy nüfusunun sayýsal deðiþiminin yaþ ve cinsiyet&lt;br/&gt;yapýsýnýn ortaya konulmasýdýr. Köyden kente göç olgusunun yoðun olarak&lt;br/&gt;yaþandýðý ülkemizde, bu çalýþmanýn ülkemizin sosyal ve ekonomik yapýsýna yön&lt;br/&gt;vermek isteyen araþtýrmacýlar ile konuyla ilgili kamu ve özel kesim birimlerine yararlý&lt;br/&gt;bir yol gösterici olacaðýna inanmaktayýz.&lt;br/&gt;Araþtýrmada; DiE tarafýndan yayýnlanan, 1980 ve 1985 yýlý nüfus sayýmlarýna&lt;br/&gt;ait illerin Genel Nüfus Sayým Sonuçlarý esas alýnmýþtýr.&lt;br/&gt;illere ait genel nüfus sayýmý sonuçlarýnda bucak + köy nüfuslarý yaþ gruplarý&lt;br/&gt;ve cinsiyete göre yer almakla birlikte sadece köy  nüfusuna ait yaþ ve cinsiyet&lt;br/&gt;daðýlýmý yer almamaktadýr. Oysa bu çalýþmada sadece köy nüfuslarýnýn yaþ ve&lt;br/&gt;cinsiyet yapýsýnýn bulunmasý amaçlandýðýndan, bucak + köy nüfusundan bucak&lt;br/&gt;nüfusunun düþülmesi gerekmiþtir. Bu amaçla illerin tek tek bucak merkezleri ve&lt;br/&gt;bunlarýn nüfuslarý toplanmýþ ve ile ait bucak nüfusu toplamýna ulaþýlmýþtýr. Fakat þu&lt;br/&gt;halde de bucak nüfuslarý yaþ gruplarýna göre tasnifli olmadýðýndan köy nüfuslarýnýn&lt;br/&gt;yaþ gruplarýnýn bulunmasýnda tahmin yöntemi kullanýlmýþtýr. Þöyle ki; bucak + köy&lt;br/&gt;toplam nüfusundan bucak toplam nüfusu düþülmüþ ve köy toplam nüfusuna&lt;br/&gt;ulaþýlmýþtýr. Bucak + köy toplam nüfusundaki bu azalýþýn bucak + köy nüfusunun yaþ&lt;br/&gt;gruplarýnda da ayrý oranda olduðu varsayýlmýþtýr. Böylece köy nüfusu yaþ ve cinsiyet&lt;br/&gt;açýsýndan gruplanmýþtýr.&lt;br/&gt;Çetik Türkiye Þehir ve Köy Nüfusunun Yaþ ve Cinsiyet Yapýsý (1980 - 1985)&lt;br/&gt;http://ekutup</description></item><item><title>DEMOKRÝTOS</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?demokritos-375392.html</link><description>DEMOKRÝTOS&lt;br/&gt; &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;GÝRÝÞ&lt;br/&gt;Demokritos&quot;un dogdugu yer Ionia&quot;da Teos ( Urla&quot;nin güneyinde) olmali. Kendisine &quot;Abderali filozof&quot; deniyorsa da, belki de sonradan buraya gelip yerlesmistir.Uzun yolculuklara çikmis, bütün Yunanistan&quot;dan baska, Misir&quot;i, Anadolu&quot;yu, Iran&quot;i dolasmis. Yurdunda siyaset islerine hiç karismamis, kösesine çekilmis bir bilgin hayati yasamis. &quot;Bir taniti bulmayi, Pers krali olmaktan üstün tutarim&quot; dermis. Ilkçagin en büyük doga arastiricisi sayilir. &quot;Varolan&quot; ona göre de, meydana gelmemistir, yok olmayacaktir, degismezdir, hep kendi kendisiyle ayni kalir. Ama &quot;varolan&quot;in disinda bir de &quot;varolmayan&quot;, yani &quot;bosluk&quot; da, uzay da vardir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;ÝÇÝNDEKÝLER&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Demokritosun  doðumu                          ...........................1&lt;br/&gt;Demokritosa göre  atom                           ..........................2&lt;br/&gt;Demokritos matematiði ve  bilimselliði  ...........................3,4&lt;br/&gt;Akýl ve  evren                                           ...............................5&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt; &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;DEMOKRÝTOS&lt;br/&gt;Demokritos Ýonia&quot;da Teos&quot;ta doðmuþ. Mekanizm anlayýþýna en kesin biçimini kazandýrmýþtýr.Demokritos için  kaynaklar kesin  bir  bulgu  olmamakla beraber, M.Ö (460-370)yýllarý  arasýnda yaþadýðýný belirtmektedirler.Çok gezmiþtir, Babile ve matematik öðrenmek üzere Mýsýra gitmiþ ve orada 5 yýl kalmýþtýr. Hatta bu seyahatleri sýrasýnda Hindistana kadar uzanmýþ olduðu sanýlmaktadýr. Ancak Demokritos bir gezgin deðil, bir bilgi arayýcýsýdýr.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Demokritosa göre evren, doluluk ve boþluktan oluþmuþtur. Dolu kýsým, bölünemez küçük parçacýklar, yani atomlar tarafýndan doldurulmuþtur; bunlar ölümsüz ve yalýndýrlar. Nitelikleri ayný ama biçimleri ayrýdýr. Varlýklar, bu atomlarýn bir araya gelmelerinden oluþmuþlardýr ve bir arada bulunduklarý sürece vardýrlar; þayet bunlarý oluþturan atomlar bir nedenle daðýlýrsa yok olur giderler.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Evrende gözlemlenen deðiþim, atomlarýn birleþmesi ve daðýlmasýndan ibarettir. Atomcu kuram, özünde mekanist ve deterministtir, ama bu dönemde atomlarýn nasýl hareket ettiklerine iliþkin güçlü bir yaklaþýmýn eksikliði duyulmaktadýr.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Demokritos, ruhu maddeden ayýrmaz; ruhu oluþturan atomlar daha ince, daha hafif ve daha hareketlidir; hepsi o kadar. Bu tür ince atomlarýn birleþimine ruh dediði gibi akýl da der. Bunlar, evrenin her yerine daðýlmýþtýr; öyleyse evren canlý ve akýllýdýr. Ancak Tanrý yoktur; Anaksagorasýn belirttiði anlamda bir nous da bulunmaz demiþtir  ve Anaksagorasa  karþý gelmiþtir&lt;br/&gt;Hindistanda da atomcu görüþlerle karþýlaþýlmaktadýr; ancak tarihini saptamak olanaksýzdýr. Eðer daha önce ise, Yunanlýlarýn bundan haberdar olup olmadýklarý düþünülebilir. Haberdar olmalarý olanaksýz deðildir; çünkü Demokritos Ýranda bulunduðu sýralarda doðrudan veya dolaylý olarak bu görüþleri öðrenmiþ olabilir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Gerek Yunanda ve gerekse Hintte birbirlerinden baðýmsýz olarak düþünülmüþ olmasý da mümkündür; ancak atomcu görüþün Doðu kökenli olduðuna iliþkin baþka bulgular da vardýr. Mesela Poseidonius (M.Ö. 1. yüzyýl) bu kuramý, bir Fenikeli olan Sidonlu Mochosa, yine Byblioslu Filon ise Beyrutlu Sanchuniatona atfetmektedir. Filon, bu adamýn kitaplarýný Yunancaya çevirmiþtir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Onun için mutluluk, ruhun dinginligidir. Demokritos ruhun bu durumuna euthymia (ruhun iyi durumda olmasi) diyor. Euthymia&quot;yi insan eylemlerinin son eregi yaptigi için, Demokritos, bundan sonra Yunan ethiginde baslica bir anlayis olacak olan eudaiminizm&quot;in ( mutçulugun) kurucusu sayilabilir.&lt;br/&gt; Demokritos&quot;un eudaimonizmi çok temiz ve soylu. Mutluluga erismek isteyen, yararina olanla olmayani ayirt etmeyi bilmelidir. Bunun ölçüsünü de insan, haz ve aci duygularinda bulabilir, yalniz, göreli olarak iyi olanla, mutlak olarak iyi olani ayirmayi da bilmelidir. Göreceli olarak iyi olanla, mutlak olarak iyi olani ayirmayi da bilmelidir. Göreli olarak iyi olanlar: maddi-duyusal sevinçler, güzellik, seref ve zenginlik gibi seylerdir. Mutlak iyi ise, ruhun iyi bir durumda bulunmasidir (euthymia). &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Ruh böyle bir durumda olunca, insan yalniz iyi olandan sevinç duyar, kötüyü yapmak söyle dursun, istemez bile. Insanin ahlakça degerinin ölçüsü, düsünüsüdür. Insan disaridan bagimsiz olarak, sevinçlerini kendisinden devsirebilecek durumda olmalidir. Mutlu olmak için yapilacak sey, ruh dinginligine erismek, bunun için de her türlü sarsici tutkulardan, duygulanimlardan kaçinmaktir. D</description></item><item><title>GENÇ ÝÞSÝZLÝÐÝ SORUNU</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?genc-issizligi-sorunu-344546.html</link><description>Birinci Bölüm&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Genç Ýþsizliði Sorunu&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;I- GENÇLER VE ÇALIÞMA HAYATI&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Genç ve gençlik kavramlarý üzerinde evrensel olarak kabul edilen bir taným henüz yapýlmamýþtýr. Bunda, gençlik çaðýnýn güç tanýmlanabilir, soyut bir kavram olmasýnýn büyük rolü bulunmaktadýr. Gençliðin sosyolojik, psikolojik ve demografik açýdan farklý tanýmlarý yapýlabilir. Bazý yazarlar, gençliði bir yaþ deðil, bir hal olarak tanýmlamýþlardýr:  &quot;Gençlik, bir akýl, algý durumu, irade derecesi, bir hayal gücü yeteneði, heyecanlarýn, kuvvetin, dinçliðin, cesaretin; korkaklýða, macera isteðinin; rahat ve sakin yaþama sevdasýna üstünlüðüdür.hiç kimse yalnýz birkaç yýl yaþamakla ihtiyarlamaz. Ýnsanlarý yaþlandýran ideallerinin gömülmesidir.&lt;br/&gt;Aristo bundan 2300 yýl önce gençliðin özelliklerini þöyle sýralar: &quot;Gençlerin istekleri pek çoktur ve bunlarý hemen eyleme dönüþtürmek isterler. Tutkulu, huysuz ve öfkelidirler. Tutkularýnýn kölesi olurlar. Ýsteklerinin önüne dikilen en küçük engele bile katlanamazlar. Onura ve baþarýya paradan çok deðer verirler. Çünkü paraya gereksinimleri olmamýþtýr. Eli açýk ve iyilikseverdirler. Çünkü kötülükleri tanýmamýþlardýr. Çabuk güvenir, çabuk baðlanýrlar. Çünkü aldatýlmamýþlardýr. Yüksek amaçlarý ve idealleri vardýr. Çünkü daha yaþamýn sillesini yememiþler, koþullarýn sýnýrlayýcý etkisini öðrenmemiþtirler.&lt;br/&gt;Uygulamada gençliðin demografik tanýmý kültürel, geleneksel ve siyasal faktörlere baðlý olarak ülkeden ülkeye farklýlýklar göstermektedir. Sanayileþmiþ ülkelerde bu çaðýn üst sýnýrý sýkça deðiþmesine raðmen, alt sýnýr genellikle zorunlu eðitim çaðýnýn sona erdiði yaþa isabet etmektedir. Baþta Birleþmiþ Milletler ve Avrupa Ülkelerinin çoðunda gençlik çaðý, 15-24 yaþ grubu olarak tanýmlanýrken, Amerika Birleþik Devletleri ve Ýngiltere&quot;deki resmi istatistiklerde 16-24 olarak kabul edilmektedir. Biz de bu çalýþmamýzda, demografik tanýmdan hareketle, gençliði bir yaþ grubu olarak ele alacaðýz ve 15-24  yaþ grubunu genç nüfus olarak tanýmlayacaðýz. &lt;br/&gt;Birleþmiþ Milletler verilerine göre, 6 milyara ulaþan dünya nüfusunun yaklaþýk olarak 1.1 milyarýný 15-24 yaþ grubunda bulunan gençler oluþturmaktadýr. Dünyadaki genç nüfusun %60&quot;a yakýný yalnýzca geliþmekte olan Asya ülkelerinde yaþarken, %23&quot;ü Afrika ve Latin Amerika&quot;da ve sadece %16&quot;sý geliþmiþ ülkelerde yaþamaktadýr. 1980-1995 döneminde 15-24 yaþ grubunda bulunan gençlerin toplam dünya nüfusu içindeki payý, küçük bir düþüþle %19&quot;dan %18&quot;e gerilemiþtir. Bu düþüþ, toplam nüfus içinde gençlerin sayýsýnýn sürekli olarak arttýðý Afrika dýþýnda kalan bütün bölgelerde gerçekleþmiþtir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Tablo1- Ekonomik Olarak Aktif Nüfusun Ýçinde Gençlerin Payý(%)&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;1970198519902000&lt;br/&gt;Dünya32.131.127.527.3&lt;br/&gt;Geliþmiþ Ülkeler26.324.022.320.0&lt;br/&gt;Geliþmekte Olan Ülkeler34.135.134.129.5&lt;br/&gt;Azgeliþmiþ Ülkeler34.737.037.136.3&lt;br/&gt;Afrika36.736.537.036.4&lt;br/&gt;Amerika&lt;br/&gt;Latin Amerika35.135.233.730.4&lt;br/&gt;Kuzey Amerika28.925.021,820.1&lt;br/&gt;Asya1&lt;br/&gt;Doðu Asya33.131.621.622.6&lt;br/&gt;Güney Asya                           33.435.034,232.1&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;AVRUPA23,822,413&lt;br/&gt;Okyanusya28.127.223.922.8&lt;br/&gt;Geçiþ Ekonomileri24.522.524.022.7&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Gençlerin iþgücüne katýlma oranýna bakýldýðýnda, genel olarak bir düþüþün olduðu görülmektedir. Bu düþüþ özellikle, 15-19 yaþ grubunda bulunan gençler arasýnda daha yüksek oranda gerçekleþirken, 20-24 yaþ grubunda yer alan genç kadýnlarýn iþgücüne katýlma oranlarýnda ise, bir çok ülkede göreli bir artýþ gözlenmektedir. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Gençlerin iþgücüne katýlma oranlarýndaki bu düþüþün en temel nedenlerinden birisi, eðitime devam etme oranlarýnýn yükselmesidir. Dünyada 12-17 yaþ gurubunun orta öðrenime devam etme oraný, 1970&quot;de %76 iken, bu oran 1990 yýlýnda %88.3&quot;e yükselmiþtir. Ayný þekilde yükseköðrenime devam etme oranlarý da dünyanýn bütün bölgelerinde hýzla artmýþ ve bu artýþ kadýnlarda erkeklere göre daha büyük oranda gerçekleþmiþtir. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Gençlerin iþ gücüne katýlma oranlarýnda, yýllar itibarýyla yaþanan düþüþün nedenlerinden biriside yasal düzenlemelerdir. Çoðu Avrupa ülkesinde, gençleri korumaya yöne</description></item><item><title>GÜNES SÝSTEMÝ</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?gunes-sistemi-346378.html</link><description>Günes Sistemi&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Günes Sistemi, Günes adini vermis oldugumuz bir yildiz , bu yildizin çevresindeki belirli yörüngelerde bulunan 9 gezegen ve çok sayida küçük gökcisminden olusmaktadir. Günes Sisteminde yer alan gezegenlerin isimleri sirasi ile Merkür, Venüs, Dünya, Mars, Jüpiter, Satürn, Uranüs, Neptün ve Plüton dur. Evrende sayisiz yildiz oldugu tahmin edilmektedir. Bu yildizlar belli galaksilerde yer alir. Günes Sistemi de Samanyolu Galaksisinin bir elemanidir. Samanyolu Galaksisi içinde %90ninin büyüklügü günes kadar olan 100 milyar yildiz oldugu tahmin edilmektedir. Bu yildizlardan her birinin çevresinde 9 gezegen oldugunu düsünürsek (bazi yildiz sistemlerinde çok daha fazla gezegen vardir.) sadece Samanyolu Galaksisinde 1 trilyona yakin gezegen oldugu sonucuna ulasiriz. Tüm evreni ele alirsak sayilarla ifade edemeyecegimiz bir sonuç ortaya çikar. Evrende kesif bekleyen sayisiz gezegen olmasina ragmen insan oglunun henüz Günes Sisteminde ki gezegenler hakkindaki bilgileri bile çok yetersizdir. Insan oglunun evren ve gezegenler hakkindaki arastirmalari çok eskilere dayansa da ancak günümüzde bu arastirmalar bilimsel boyut kazana bilmistir. Son yillarda uzaya yollanan uzay araçlari ve sondalar sayesinde çok degerli bilgiler edinilmisse de bu güne kadar uzay bilimi konusunda yapilabilen en büyük gelisme Aya ayak basmak olmustur.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt; &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Günes&lt;br/&gt; &lt;br/&gt;Evrendeki sayisiz yildizdan sadece biri olan Günes, Samanyolu Galaksisinde yer almaktadir. Günes, üzerinde yasadigimiz gezegenin de içinde bulundugu Günes Sisteminin merkezini olusturur. 4,65 milyar yasimda oldugu tahmin edilen bu dev enerji kaynaginin yari çapi 7x105 km yani dünya yariçapinin 100 katidir. Ekliptik düzlem normaliyle 75Â° 15 açi yapan Günes, ekseni etrafindaki dönüsünü yaklasik 27 günde tamamlar. Günesin merkez sicakligi 10 milyon derece, dis sicakligi ise 5700 KÂ° dir. Baslangiçta 2x1030 kglik kütlesinin %73 lük kisminin hidrojenden, geri kalan kismini ise helyumdan olustugu tahmin edilmektedir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;MERKÜR&lt;br/&gt;&lt;br/&gt; &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Merkür günes sistemindeki en küçük ikinci gezegendir ve günese en yakin olan gezegen olma unvanini tasir. Günese olan ortalama uzakligi 57.9 milyon kilometredir. Çapi çok küçük olmasina ragmen(4878 kilometre), çapina göre büyük bir çekirdegi vardir. Bu çekirdegin %65i demirden olusmustur. Fakat çekim gücü çok yüksek degildir, olusturdugu manyetik alan yaklasik olarak dünyadakinin 100/1i kadardir. Günese en yakin gezegen olmasindan dolayi gündüz sicakligi 427 CÂ° ye kadar ulasir. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;VENÜS&lt;br/&gt;&lt;br/&gt; &lt;br/&gt;Venüs, Merkürden sonra günese en yakin 2. gezegendir. Kütlece dünyaya yakin bir büyüklüktedir. Ve kendisine ait bir atmosfere sahiptir. Gün dogumunda ve gün batiminda günese yakin olarak, dünyadan çiplak gözle rahatlikla görülebilir (Halk tarafindan Çoban Yildizi olarak ta bilinir). Günes ve aydan sonraki en parlak gök cismidir. Venüsün diger gezegenlerden farkli ve ilginç yanlari vardir, bunlardan en ilginci 1 yilinin 1 gününden daha uzun olmasidir. Yani günes etrafindaki dönme hizi kendi ekseni etrafindaki dönme hizindan daha fazladir. Günes etrafindaki dönme süresi 224 gün, kendi ekseni etrafinda dönme süresi ise 243 gündür. Ayrica Venüs diger gezegenlerin tam tersi yönde dönmektedir. Diger gezegenlerin hepsi saat yönünde dönerken Venüs saatin tersi yönünde ve çok yavas bir sekilde dönmektedir. Bu farkliliklarin nedeni hala anlasilabilmis degildir. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;DÜNYA&lt;br/&gt; &lt;br/&gt;Üzerinde yasadigimiz gezen, dünyanin yariçapi 6400 km ve yogunlugu 5,52 kg/m3dür. Günese yakinlik bakimindan üçüncü sirada yer alan dünya ile günes arasindaki uzaklik 1.5 x 10 8 kmdir. Ve bu uzaklik 1 AB. (Astronomik Birim) olarak kabul edilmistir. Günes sistemindeki diger gök cisimleri arasindaki mesafeler de genellikle bu birim kullanilarak belirtilir. Yapay uydularin kullanilmaya baslamasi ile dünyanin tam sekli belirlenmis ve bu sekle Geoit adi verilmistir. Dünyanin konumu, atmosferi ve iç yapisi üzerinde yasam barindirabilmesi için en uygun sekildedir. Günes sisteminde ve bilinen tüm gezeg</description></item><item><title>POPULATION</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?population-342098.html</link><description>Populatýon&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;We all a group or organisms of the same species living together in given region a population. People in Antalya, trees in Bolu may be given as examples of different populations. In a population, in spite of there are individuals relating to only one species, individuals which are relating to one species, can make up populations more than one at different living spaces. Population is a biologic unit that has continuity. Because individuals of population are born, grow, make up new individuals and die. All the populations of different organisms within a given area make up a community. There are lots of species in a community. For example all frogs, fish, plants in around a see make up a pond community.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Factors Affecting Population Growth&lt;br/&gt;In each community, the populations normally consist of producers, consumers and decomposers. The organisms in a community interact with one another as they compete for food and living space.&lt;br/&gt;Populations can change in many ways. Catastrophic events, such as fire, floods, and drought can change population sizes dramatically. Many other events might cause the increase or decrease of the areas that populations occupy. Still other factors can vary population densities, distributions and male/female rations.&lt;br/&gt;Population density is the number of individuals of a population living in a unit volume, or in unit area. The number of trees in a 1000 km² area is the tree population density the number of carps in 1mÂ³ of water shows the density of polulation of the carps. The density of a population depends on many conditions such as the danger of predators, the availability of food, water, light, heat, and nesting places.&lt;br/&gt;While population density tells us how many individuals live in an area, distribution tells us how those individuals are arranged in that area. Individuals of a population can be distributed in a random, uniform or clumped fashion.&lt;br/&gt;Under ideal conditions, the size of a population of organisms would continue to increase. Ideal conditions are those in which nothing limits the growth of population. There is plenty of food, space, and other needed things for all organisms. The highest rate of reproduction of a population under ideal conditions is called the biotic potential.&lt;br/&gt;A population that reaches its biotic potential can have devastating effects on itself, other members of the community, and perhaps the entire biosphere. For example, some bacteria divide about every 20 minutes. At this rate, the biotic potential is 72 generations every day. If this biotic potential were reached the bacteria would cover the entire surface of the earth to a depth of 20 cm in just one day.&lt;br/&gt;To reach its biotic potential a population must have all food, water, and space to survive. It must also have an ideal climate and be free of predators, competitors, and disease. Of course no population finds such ideal conditions and therefore, a population never grows enough to reach its biotic potential. The biotic and abiotic factors that hold the biotic potential in check are called environmental resistance or limiting factors.&lt;br/&gt;The size of a population is determined by birth rate and death rate. If the birth rate, the rate at which new organisms are born is greater than the death rate, the population will increase. If the death rate is greater than the birth rate, the population will decrease. If the rates of birth and death are equal, the population remains fairly stable. The age of a population is important for the ratio of birth to death in the population. In young populations generally the birth rate is high, but in old populations the death rate exceeds the birth rate.&lt;br/&gt;Migration in population also affects its size. Immigration increases the size of population, but emigration decreases its size. For example, the migration of people from rural regions to the urban regions, increases the population size of humans in urban areas.&lt;br/&gt;Thus the size of a population is determined by two factors: the &lt;br/&gt;birt</description></item><item><title>DEMOKRASÝ VE ÝNSAN HAKLARINA KISA BÝR BAKIÞ</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?demokrasi-ve-insan-haklarina-kisa-bir-bakis-397638.html</link><description>DEMOKRASÝ ve ÝNSAN HAKLARINA KISA BÝR BAKIÞ &lt;br/&gt;A. DÜNYADA&lt;br/&gt;Organize suçlar ve terörizmin demokrasiye etkileri ile demokratik düzen ve hukuk devleti içeriþinde terörizm ve organize suçlarla mücadele konusu çalýþmamýzýn odaðýný oluþturacaðý için, demokrasinin tarihi sürecinden kýsaca bahsetmek yerinde olacaktýr. Demokrasi teriminin kullanýlmasý, bilindiði gibi Eski Yunandaki þehir devletlerinden baþlamaktadýr. &lt;br/&gt;Demokrasi, &quot;Demos-Halk&quot; ve &quot;Kratos-Yönetim&quot; kelimelerinin birleþmesinden oluþmaktadýr. Demokrasinin beþiði, Anadolu ve Yunanistan yarýmadalarýdýr. Atina ve Isparta þehir devletlerinde köle olmayan bütün erkekler, sitenin yönetimine katýlabiliyordu.(1)&lt;br/&gt;Farklý sosyo-ekonomik süreçlerde geliþmiþ olsalar da, site demokrasilerinde bugünkü demokrasi anlayýþýmýzýn bazý izlerine rastlamak mümkündür.(2)&lt;br/&gt;Eski Yunandan çaðdaþ demokrasi anlayýþýna ulaþýlmasý sürecinde Ortaçaðda, sýnýrlý da olsa, bazý geliþmeler gözlendi. &lt;br/&gt;Ortaçaðýn feodal sosyal ve ekonomik yapýsý, sanayi devrimini hazýrladýðý gibi; düþünsel ortamý da, Rönesans ve Reform hareketleri öncesinde düþünsel alt-yapýsýnýn geliþmesine katkýda bulundu. Feodal düzene karþý halk tabakalarýnýn yükselen sesi ise, demokratik sürecin toplumsal tabanýný oluþturdu. Ticaretin geliþmesiyle birlikte yükselen orta sýnýflar, yönetimde söz sahibi olma taleplerini ortaya koymaya baþladýlar. &quot;Kararlarýn alýnmasýna katýlma hakký verilmeyenler, bu kararlara uymak zorunda deðildir&quot; görüþü güç kazanmaya ve tepkide bulunma, doðal bir hak olarak görülmeye baþlandý. Bu nedenle modern demokrasinin köklerinin Ortaçaða kadar uzandýðý belirtilmektedir. (3)&lt;br/&gt;Ortaçaðdaki demokrasi süreci açýsýndan ilk önemli tarihsel adým, 13. Yüzyýlda (1215) &quot;Magna Carta Libertatum&quot; ile atýldý. Bu belge, birey hak ve özgürlükleri ile adalet anlayýþýnýn geliþmesinde önemli bir rol oynadý. Rönesans ve Reform hareketleriyle baþlayan Yeniçaðda mutlak monarþi anlayýþý gittikçe zemin kaybederken, demokrasinin nüvesi niteliðindeki fikirler toplumsal tabaka</description></item><item><title>NÜFUS VE KALKINMA</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?nufus-ve-kalkinma-357004.html</link><description>GÝRÝÞ&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Nüfusun büyüklüðü ve yapýsý, kalkýnma planlarýnýn üzerine bina edildiði temel yapýyý teþkil etmektedir. Nüfus, gelir ile birlikte bir ekonomide mal ve hizmetlere olan talebin kompozisyonunu ve miktarýný belirler. Nüfusun büyüklüðü, yapýsý, bilgi ve beceri düzeyi, üretim sisteminin temel girdisini oluþturur.&lt;br/&gt;Geliþen bir ekonomide nüfus ve nüfusun özellikleri, kaynaklarýn sosyal ve ekonomik sektörler arasýndaki daðýlýmýný büyük ölçüde etkiler; kaynaklarýn bu þekilde daðýlýmý da ekonominin büyüme hýzýný, istihdam düzeyim, sektörsel üretim artýþ oranlarý ile ihracat ve ithalat oranlarýný etkiler.&lt;br/&gt;Nüfusu ekzojen bir faktör olarak alma eðilimi, özellikle 1950 ve 1960&quot;larda gündeme gelen kalkýnma stratejilerindeki yaklaþýmda görülmeye baþlanmýþtýr. Bu yaklaþýmlar, çoðunlukla kalkýnmanýn hýzlanmasý Ýçin sanayi ye daha çok yatýrým yapýlmasýný ve sadece kiþi baþýna toplam gelir artýþýný hedeflemekte, gelirin bölgeler ve kiþiler arasýndaki daðýlým özellikleri göz ardý etmektedirler. Kuþkusuz bu yaklaþýmlarda uluslararasý kuruluþlarýn o dönemdeki geliþmekte olan ülkelerde gözlenen hýzlý nüfus artýþýndan ürkmelerinin ve ne pahasýna olursa olsun bu hýzlarý aþaðý çekme gayreti Ýçine girmelerinin payý da vardýr. Bu durum, nüfusla kalkýnma arasýndaki karþýlýklý iliþkinin anlaþýlmasýný geciktirmiþ ve konunun yalnýzca aile planlamasý olarak ele alýnmasýna yol açmýþtýr.&lt;br/&gt;Bu konudaki kavramlar ve yaklaþýmlar 1974&quot;te Bükreþ&quot;te toplanan Dünya Nüfus Konferansýndan sonra deðiþmiþtir. Hükümetler düzeyindeki bu ilk önemli toplantýdaki tartýþmalarda ve kabul edilen Dünya Nüfus Hareket Planý&quot;nda çok açýk olarak nüfus dinamikleri ile kalkýnma faktörleri arasýndaki karþýlýklý iliþkilere ve etkileþimlere dikkat çekilmiþtir. Bükreþ Konferansý, nüfus politikalarýnýn, özellikle doðurganlýðý azaltýcý ve nüfus artýþ hýzýný yavaþlatýcý politikalarýn, ancak yoðun kalkýnma çabalan ile birlikte uygulanabilirse baþarýlý olabileceðini ortaya koymuþtur ve bu durum 1984 Meksika Dünya Nüfus Konferansý&quot;nda artýk tartýþýlmadan kabul edilen bir gerçek haline gelmiþtir.&lt;br/&gt;Nüfus politika ve programlarýnýn kalkýnma stratejileri ile bütünleþmesi ancak nüfusun planlama süreci Ýçinde herhangi diðer bir ekonomik sektör gibi, ayrý bir sektör olarak ele alýnmasý ile mümkün olacaktýr. Baþka bir ifade ile nüfus, kalkýnma planlarýnýn endojen bir sektörü olabildiði ölçüde kalkýnma stratejisi ile tutarlýlýðý saðlanmýþ olur. Bazý ülkelerde düþük doðurganlýk bir problem olabilirken, bazýlarýnda yüksek doðurganlýk mevcut kaynaklarý zorlayabilmektedir. Bazý ülkelerde ise kiþi baþýna milli gelir ne ölçüde yüksek olursa olsun, bu gelirin hakkaniyetle daðýlmadýðý sýk olarak görülmektedir.&lt;br/&gt;Ancak, kalkýnma stratejilerinin, önceden olduðu gibi sadece kiþi baþýna gelir artýþýný hedeflemek yerine, nüfusun genel refah düzeyini artýrma hedefine dönüþtürülmesinin kaçýnýlmaz gereði artýk kabul edilmektedir.&lt;br/&gt;Türkiye, kalkýnma ile iliþkili uluslar arasý etkinliklere katýlmýþ ve uluslararasý eylem planlarýný imzalamýþtýr. Bunlar arasýnda:&lt;br/&gt;Birleþmiþ Milletler Kadýn 10 Yýlý: Eþitlik, Kalkýnma ve Barýþ baþlýklý projenin gözden geçirilmesi ve Baþarýlarýn Deðerlendirilmesi Dünya Konferansý, Nairobi 1985;&lt;br/&gt;Dünya Çocuk Zirvesi, New York 1990;&lt;br/&gt;Birleþmiþ Milletler Çevre ve Kalkýnma Konferansý, Rio de Janiero 1992;&lt;br/&gt;Uluslararasý Beslenme Konferansý, Roma 1992;&lt;br/&gt;Uluslararasý Nüfus ve Kalkýnma Konferansý, Kahire 1994;&lt;br/&gt;Dördüncü Dünya Kadýn Konferansý: Eþitlik, Kalkýnma ve Barýþ Ýçin Eylem, Beijing 1995;&lt;br/&gt;Birleþmiþ Milletler Ýkinci Ýnsan Yerleþimleri (Habitat II) Konferansý, Ýstanbul 1998.&lt;br/&gt;Tüm bu etkinlikler kalkýnmanýn temelinde insan olduðunu ve insana daha fazla yatýrým yapýlmasý ve kiþilerin kendi toplumlarýnýn sosyal, ekonomik ve politik yaþamýna her düzeyde tam katýlýmlarýnýn saðlayacak þekilde güçlendirilmesi gereðini ortaya koymaktadýr.&lt;br/&gt;Özellikle 1994 Kahire Nüfus ve Kalkýnma Konferansý nüfusa iliþkin amaç ve politikalarý, temel hedefi bütün insanlarýn yaþam kalitesini artýrmak olan kültürel, ekonomik ve sosyal k</description></item><item><title>SÜRDÜRÜLEBÝLÝR KENTSEL GELÝÞME</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?surdurulebilir-kentsel-gelisme-366261.html</link><description>GÝRÝÞ..........................................................................................................................................1&lt;br/&gt;1. Nüfus Hareketleri....................................................................................................................2&lt;br/&gt;2. Kent ve Kentleþme..................................................................................................................3&lt;br/&gt;3. Çevre, Ekoloji ve Sürdürülebilirlik.........................................................................................5&lt;br/&gt;     3.1. Çevre...............................................................................................................................5&lt;br/&gt;     - Nitelik Açýsýndan Çevre......................................................................................................6&lt;br/&gt;     a. Fiziksel Çevre.................................................................................................................... 6&lt;br/&gt;     a.1. Doðal Çevre.....................................................................................................................7&lt;br/&gt;     a.2. Yapay Çevre....................................................................................................................7&lt;br/&gt;     b. Toplumsal Çevre................................................................................................................7&lt;br/&gt;     - Mekan Açýsýndan Çevre......................................................................................................7&lt;br/&gt;     3.2. Ekoloji.............................................................................................................................8&lt;br/&gt;     3.3. Sürdürülebilirlik............................................................................................................10&lt;br/&gt;SÜRDÜRÜLEBÝLÝR KENTSEL GELÝÞME...........................................................................11&lt;br/&gt;1. Sürdürülebilirlik Kavramýna Yaklaþým.................................................................................11&lt;br/&gt;     1.1. Sürdürülebilir Kalkýnma...............................................................................................11&lt;br/&gt;     1.2. Sürdürülebilir Sanayi....................................................................................................13&lt;br/&gt;     1.3. Sürdürülebilir Enerji.....................................................................................................14&lt;br/&gt;2. Sürdürülebilir Kentsel Geliþme.............................................................................................17&lt;br/&gt; Ulusal Kent Stratejileri.............................................................................................................19&lt;br/&gt;     2.2. Yerel Yönetimleri Güçlendirmek..................................................................................20&lt;br/&gt;     2.3. Kendi Kendine Yeterli Olma ve Vatandaþ Katýlýmý.....................................................20&lt;br/&gt;     2.4. Yoksullar Ýçin Konut ve Hizmetler...............................................................................20&lt;br/&gt;     2.5. Kaynaklarýn Daha Çoðundan Yararlanmak..................................................................21&lt;br/&gt;SONUÇ.....................................................................................................................................23&lt;br/&gt;KAYNAKÇA............................................................................................................................24&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;GÝRÝÞ&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Son yýllarda çevre olgusu uluslararasý kamuoyunu en çok meþgul eden olaylarýn basýnda yer almaktadýr. Aþýrý nüfus artýþý, açlýk, nükleer felaketler, kentlerin kontrolsüz büyümesi, yaðmur ormanlarýnýn giderek yok olmasý, asit yaðmurlarý, sera etkisi, ozon tabakasýnýn delinmesi, þurup giden savaþlar gibi konular tüm insanlýðýn ortak kaygýlarý haline gelmiþtir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Uluslararasý ölçekte yaþanan bu sorunlardan, ülkemizi soyutlamak olanaksýzdýr. Bugün çevre sorunlarý, hiçbir sýnýr tanýmaksýzýn yayýlmaktadýr. Örneðin, Çernobilde yaþanan nükleer kaza sonucu tüm Rusya ve komþu ülkeler giderek dünya ülkeleri tehlike altýna girmiþtir. Ülkemiz de bu kazadan etkilenmiþtir. Yine, Karadenize býrakýlan zehir yüklü varilleri, Ýstanbul Boðazýnda yaþanan tanker kazalarýnýn, sadece bir bölgenin deðil, gezegenimizin ortak sorunlarý olarak görmek gerekir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Bu çalýþma yukarýda sýralanan sorunlardan;nüfus artýþý, kentleþme ve çevre sorunlarýna fiziki planlama açýsýndan nasýl bakýlabileceðini ortaya koymaya çalýþ</description></item><item><title>YOZGAT ÝLÝ DEMOGRAFÝK, COÐRAFÝK, EKONOMÝK DURUMLARI</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?yozgat-ili-demografik,-cografik,-ekonomik-durumlari-395072.html</link><description>ÖZET&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Güncel ve güvenilir veri ihtiyaçlarýnýn giderek attýðý günümüzde, ülkelerin ve içinde bulunduðumuz çevrenin toplum, ekonomi ve kültür yapýsýna uygun istatistiki bilgilere gereksinim giderek artmaktadýr.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Saðlýklý, güvenilir, güncel veri deðerleme ve sunmanýn bilincinde olarak, talebe yönelik arz yaratan bilgiler araþtýrýlmýþtýr. Bu hedefler doðrultusunda, Ýç Anadolu Bölgesinde bulunan Yozgat ilimizin demografik, coðrafik, ekonomik durumlarý araþtýrýlarak, ortaya konulmuþtur.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Tarýma dayalý ekonomik yapý, köyden kente göç nedeniyle, kimlik deðiþtirilerek sanayi, üretim ve hizmet sektörü alanýnda odaklanmýþtýr. Topraklarýn miras hukuku nedeniyle parçalanarak küçülmesi, hýzla geliþen nüfusa baðlý olarak konut ihtiyacýnýn artmasý, tarým alanlarýnýn yerleþim yerleri olarak kullanýlýyor olmasý ile birlikte, tarýma dayalý endüstrinin geliþimi ve üretim kalitesi üzerinde olumsuz etki meydana getirmiþtir. Modernize edilmiþ tarýmýn, teknolojik üstünlüklerinden yeterince yararlanýlmasý, birim alanýndan, dünya standardýnda verim alýnmasýný engellemektedir. Bölgede, köyden þehre ve þehirden metropollere göç olduðu görülmektedir. Göç alma ve göç vermenin, en büyük zararlarýndan bir tanesi, köyden göç eden insanlarýn, büyük kýsmýnýn þehir merkezlerinin etrafýnda yerleþerek, varoþlar dediðimiz büyük köyleri oluþturmalarýdýr. Bu durum, plansýz yapýlaþmanýn yanýnda, saðlýk, eðitim, altyapý vs. gibi sosyal sorunlarý ortaya çýkarmaktadýr&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;GÝRÝÞ&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Ýçinde bulunduðumuz bölge ve çevreyi tanýmak, araþtýrmak, insan için vazgeçilmez bir olgudur. Bulunduðumuz çevrenin, coðrafik, demografik ve ekonomik durumu bilmemiz gelecekteki konumumuzu gösterir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Yeryüzünün karþý karþýya bulunduðu çevre sorunlarý, insanlýðýn en büyük ortak endiþesidir. Ýþte bu endiþeyi, daha iyi bir bölgede yaþama ümidini hareket noktasý yaparak, yaþadýðýmýz ve paylaþtýðýmýz çevreyi, daha fazla tahrip etmemenin, daha iyi bir hayatýn, düzenli ve saðlýklý bir yaþama ortamýnýn, gerçekleþebileceði konusunda ne</description></item><item><title>1990 CENSUS OF POPULATION AND HOUSING</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?1990-census-of-population-and-housing-348850.html</link><description>1990 Census of Population and Housing                             Page 1&lt;br/&gt;Alabama&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;      Total population.......................................  4,040,587&lt;br/&gt;SEX&lt;br/&gt;   Male......................................................  1,936,162&lt;br/&gt;   Female....................................................  2,104,425&lt;br/&gt;AGE&lt;br/&gt;   Under 5 years.............................................    283,295&lt;br/&gt;   5 to 17 years.............................................    775,493&lt;br/&gt;   18 to 20 years............................................    205,557&lt;br/&gt;   21 to 24 years............................................    237,778&lt;br/&gt;   25 to 44 years............................................  1,232,067&lt;br/&gt;   45 to 54 years............................................    419,421&lt;br/&gt;   55 to 59 years............................................    183,677&lt;br/&gt;   60 to 64 years............................................    180,310&lt;br/&gt;   65 to 74 years............................................    301,218&lt;br/&gt;   75 to 84 years............................................    173,264&lt;br/&gt;   85 years and over.........................................     48,507&lt;br/&gt;   Median age................................................       33.0&lt;br/&gt;Under 18 years...............................................  1,058,788&lt;br/&gt;   Percent of total population...............................       26.2&lt;br/&gt;65 years and over............................................    522,989&lt;br/&gt;   Percent of total population...............................       12.9&lt;br/&gt;HOUSEHOLDS BY TYPE&lt;br/&gt;Total households.............................................  1,506,790&lt;br/&gt;   Family households (families)..............................  1,103,835&lt;br/&gt;      Married-couple families................................    858,327&lt;br/&gt;         Percent of total households.........................       57.0&lt;br/&gt;      Other family, male householder.........................     44,288&lt;br/&gt;      Other family, female householder.......................    201,220&lt;br/&gt;   Nonfamily households......................................    402,955&lt;br/&gt;         Percent of total households.........................       26.7&lt;br/&gt;      Householder living alone...............................    358,078&lt;br/&gt;         Householder 65 years and over.......................    154,191&lt;br/&gt;   Persons living in households..............................  3,948,185&lt;br/&gt;   Persons per household.....................................       2.62&lt;br/&gt;GROUP QUARTERS&lt;br/&gt;   Persons living in group quarters..........................     92,402&lt;br/&gt;      Institutionalized persons..............................     51,583&lt;br/&gt;      Other persons in group quarters........................     40,819&lt;br/&gt;RACE AND HISPANIC ORIGIN&lt;br/&gt;   White.....................................................  2,975,797&lt;br/&gt;   Black.....................................................  1,020,705&lt;br/&gt;      Percent of total population............................       25.3&lt;br/&gt;   American Indian, Eskimo, or Aleut.........................     16,506&lt;br/&gt;      Percent of total population............................        0.4&lt;br/&gt;   Asian or Pacific Islander.................................     21,797&lt;br/&gt;      Percent of total population............................        0.5&lt;br/&gt;   Other race................................................      5,782&lt;br/&gt;   Hispanic origin (of any race).............................     24,629&lt;br/&gt;      Percent of total population............................        0.6&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;1990 Census of Population and Housing                             Page 2&lt;br/&gt;Alabama&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;      Total housing units....................................  1,670,379&lt;br/&gt;OCCUPANCY AND TENURE&lt;br/&gt;   Occupied housing units....................................  1,506,790&lt;br/&gt;      Owner occupied.........................................  1,061,897&lt;br/&gt;         Percent owner occupied..............................       70.5&lt;br/&gt;      Renter occupied........................................    444,893&lt;br/&gt;   Vacant housing units......................................    163,589&lt;br/&gt;      For seasonal, recreational, or occasional use..........     35,609&lt;br/&gt;  Homeowner vacancy rat</description></item><item><title>TÜRK DÝL BÝLGÝSÝ</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?turk-dil-bilgisi-395668.html</link><description>MEBHASÜ&quot;L - KELÝMATÝ&quot;T -TÜRKÝYYE&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Ez- müntahabat&lt;br/&gt;Mehmet Hilmi&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Ma&quot;arif-i umumiyye nezaret celilesinin 119 numaralý ve 30 nisan sene 317 tarihli ruhsatnamesiyle tab&quot; olunmuþtur. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Ýstanbul&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;/Asýr/ Matbaasý- Bab-ý  Ali Caddesinde Numara 4 &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;1901&lt;br/&gt;sene&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;MUKADDÝM&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Muskýt re&quot;sim Ýstanbul olup tarih-i veladetim (1276) sene-i hicriyyesi receb-i þerifenin on ikisinde müsadif olduðu halde (1291) senesinde  dahi der- saadette  Çenberlitaþ civarýnda kain (Cennetmekan Bezmi Alem Valide sultan tab-ý Süraha hazretlerinin)  cümle-i müberrat  hayriyyelerinden  te&quot;sis ve bina &amp;#8211; gerdeleri olan                   &quot; Valide Mektebi&quot; namý diðer &quot;Dar-ül maarif &quot;   rüþdiyesinden  ba &amp;#8211; þahadet- name neþ&quot;et eyledikden  sonra  dahi tahsile olan hevesim mülabesiyle þu risalede muharrir bulunan  (Edevat-ý Türkiyye) de  ayrýca  ve hususi olarak bir muallimden gördüðüm ders üzerine ol  tarihde ma&quot;lum mezkurun takrir ve ifadesinden iktibasen  sürat mümkine ile tahriren ahz ü zabt eylediðim cümlelerden olub binaen aleyh bunlarýn cümlesini bu kere bir araya getirecek bir  risale þeklini aldýrdým. Mamafih iþ bu risale zeki  bulunan bir  þakird için muallime  bile ihtiyaç olmaksýzýn  okuyup derhal  anlayabileceði  derecede açýk  ibareler  ile  yazýlmýþ olduðundan mübtediyane bir rehber tahsil olmakla bitevfikihi  taali saye-i maarif- vaye-i hazret-i padiþahýda   tab&quot; ve neþrine ibtidar  kalýnmýþtýr. &lt;br/&gt;Heman cenab Haliku&quot;l Levhu&quot;l-kalem veliyy-ül- nimet mekarmýþým Padiþahýmýz  el- Gazi  Sultan (Abdulhamid) Han  Sani Efendimiz hazretlerini dünyalar durdukça ferman fermayý akvam   ve ümmin ve memalik-i  mahrusa-i þahanelerini dar &amp;#8211; ül &amp;#8211; ilm-i alem eylesin  amin bihürmete seyyüd-ül mürselin&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Mehmet  Hilmi Bin Osman&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Ýstanbul&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;BÝSMÝLLAHÝRRAHMANÝRRAHÝM&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;MEBHASÜ&quot;L &amp;#8211; KELÝMATÝ&quot;T - TÜRKÝYYE&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&quot;Beþikten mezara kadar ilim tahsil ediniz.&quot;&lt;br/&gt;                                &quot; Ýlim bitmeyen bir hazinedir.&quot;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Ma&quot;lum olduðu üzere lisandan sadýr olan her</description></item><item><title>DEMOKRASÝ NEDÝR NE DEÐÝLDÝR</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?demokrasi-nedir-ne-degildir-451086.html</link><description>DEMOKRASÝ NEDÝR? NE DEÐÝLDÝR?&lt;br/&gt;Demokrasi genellikle eksik ve eksik olduðu için de yanlýþ olarak &quot;çoðunluk yönetimi&quot; olarak tanýmlanýr. Demokrasi, mevcut yönetimle, ülke çözümleri hakkýnda ayný düþüncede olmayanlarýn, bu düþüncelerini açýklama ve yayma haklarýnýn bulunduðu bir çoðunluk yönetimidir. Bu anlayýþýn altýnda ise, bireyin temel hak ve özgürlükleri yatmaktadýr.&lt;br/&gt;Demokrasi her þeyden önce, çoðunluðun baskýsý deðildir. azýnlýkta kalan düþüncelerin baskýsý, hiç deðildir. þiddet ögesinin, demokrasiler içinde kesinlikle yeri yoktur. demokrasi, rejimler arasýnda kötülerin en iyisidir, demokrasi erdemdir. Türkiye&quot;deki duruma baktýðýmýzda demokrasi ile iki tür yanlýþ yapýlabilir: Birinci yanlýþ, iktidara gelen güçten baþka düþünlere sahip olanlarýn varlýklarýný yok saymaktýr. Ýkinci yanlýþ ise, demokratik mekanizmalarý yok edici çözümlere karþý kendini koruyamamasýdýr. Özellikle 1960-1980 arasý demokrasi kendini korumasýný bilemedi.&lt;br/&gt;HÝTLER&quot;ÝN KÜLTÜR VE SANAT ALANINDA ÖÐRETTÝKLERÝ&lt;br/&gt;Diktatörler; bilimi, yargýyý, kültür ve sanatý sevmezler. Politikayý severler. Çünkü bunlarý kolay denetleyemezler. Politikayý denetlerler. Hitler de bir diktatördür. Onlar da bilime, sanata düþmandý. Edebiyat diktatörlerin kabusudur. Hitler iktidara geliþinde üç ay geçer geçmez, kitaplarý yakmaya baþladý. Hitler&quot;in bize verdiði dersler, ne yazýk ki sanat, edebiyat ve kültür alanýyla sýnýrlý deðil. Hitler&quot;in bize öðrettiði en önemli gerçek, insanlarý öldürerek bir toplumun kurtarýlamayacaðý.&lt;br/&gt;Kültür Yozlaþmasý Açýsýndan Görsel - Ýþitsel Araçlar&lt;br/&gt;Ýletiþim, insanoðlunun en temel gereksinmelerinden biridir. Türkiye&quot;deki &quot;yazýlý&quot; kültür araçlarýnýn yani kitap, dergi, gazete gibi ürünlerinin geliþmiþ ülkelere göre zararlý durumu ortadadýr. Bunun sebebi ise düþük okuma - yazma oranýnda yatan teknolojik deðiþime ve geliþmelere karþý durulamaz. Tehlike burada deðildir. tehlike þurada yatar: bugün televizyon, yarýn video ve baþka geliþmeler, bu araç ve gerçekten kitlelerin kullanýmýna sunacak, fakat, kitleler tarafýndan denetleneceklerine tersine onlarý denetimlerine alacaklardýr. Hedef teknolojik geliþmelere sýrt çevirmek deðil, bu araç ve gereçleri bilinçli bir biçimde insanlýk ve toplum yararýna kullanmaktýr.&lt;br/&gt;Ceza ve Ýnfaz Kurumlarýnda Kültür ve Eðitim&lt;br/&gt;Suç iþleyen insanýn &quot;cezalandýrýlmasýndan&quot; çok &quot;eðitilmesi&quot; gerektiði, çok eskiden beri savunulan görüþlerden biridir. Türkiye&quot;deki cezaevlerinin ve ýslahevlerinin durumu hiç iç açýcý deðildir. özellikle ýslahevleri bakýmýndan, resmi ve örgün eðitime koþut eðitim olanaklarýnýn, bu kurumlarda saðlanmasý çok gereklidir. tüm ýslah ve ceza evleri ciddi kitaplýklara kavuþturulmalý. Pek çok gencin cezalarýný çektikten sonra topluma &quot;yararlý&quot; bir vatandaþ olarak dönmeleri saðlanmalýdýr. Sinema gösterileri, þiir matineleri, tiyatro oyunu seyretmeleri ve bizzat sahnelemeleri her ceza ve ýslahevinin normal günlük programlarý arasýnda düþünülmelidir. Bu tür programlar uygulamaya konulursa topluma yeni ve yararlý kiþiler kazandýracaktýr. Cezasýný çekmiþ olan kiþi, topluma borcu ödemiþ olarak yepyeni, tertemiz bir baþlangýç yapabilmelidir.&lt;br/&gt;Ödüllerin Toplumsal Ýþlevi Üzerine&lt;br/&gt;Bireye toplumun deðerlerini, inançlarýný ve kurallarýný aktarýrken, pek çok araç kullanýlýr. Toplumsallaþma yolunda kullanýlan en önemli araçlardan biri &quot;cezalandýrma&quot;dýr. Bir diðeri de &quot;ödüllendirme&quot;dir. Bu þüphesiz cezalandýrmadan çok daha saðlýk ve etkili bir yoldur. Kiþilerin &quot;toplumsallaþtýrýlma&quot; süreçlerinden çok etkin olan &quot;ödüllendirme&quot;, þüphesiz sanat ve edebiyat alanýnda da önemli bir iþleve sahiptir. Baþta basýnýmýz olmak üzere, gönüllü çabalarla desteklenen bu ödüllendirme eðilimleri, devletçe de benimsenirse, bunda kimseye zarar gelmez. Ülkemizin kültürü büyük yarar saðlar.&lt;br/&gt;Dil ve Toplumsal Yapý&lt;br/&gt;Dil, bir toplumun eriþtiði uygarlýk düzeyinin tam bir aynasýdýr. Uygarlýk ne denli güçlü ve eski ise, dil de o denli zengin ve güçlüdür. Bir de Türkiye&quot;ye özgü niteliði var dil sorununun: toplumbilimsel bir nitelik bu. Dilin ulusallýk boyutu, tarihsel olarak dil tartýþmalarýnýn temelinde yatýyor. Türkiye çaðýmýzýn en hýzlý deðiþen ve geliþen toplumlarýndan biridir. Bu deðiþme ve geliþme, hýzlý olduðu oranda, sarsýntýlý ve acýlý oluyor. &quot;herkes benim düþündüðüm gibi düþünmelidir&quot; anlayýþý nasýl demokrasiyi yok ederse &quot;herkes benim kullandýðým sözcükleri kullanmalýdýr&quot; anlayýþý da dilde sýkýrlaþmaya yol açar.&lt;br/&gt;1982&quot;de Kültür ve Sanatýmýzý Bekleyen Sorunlar&lt;br/&gt;Köleleþme ve Düzeysizleþme&lt;br/&gt;Dünya kabuk deðiþtiriyor. Dünyadaki kabuk deðiþt</description></item><item><title>GELECEKTEKÝ NÜFUS HESABI</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?gelecekteki-nufus-hesabi-374953.html</link><description></description></item><item><title>GÜNEÞ SÝSTEMÝ</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?gunes-sistemi-344342.html</link><description>Güneþ Sistemi&lt;br/&gt;        Güneþ Sistemi, Güneþ adýný vermiþ olduðumuz bir yýldýz , bu yýldýzýn çevresindeki belirli yörüngelerde bulunan 9 gezegen ve çok sayýda küçük gökcisminden oluþmaktadýr. Güneþ Sisteminde yer alan gezegenlerin  isimleri sýrasý ile Merkür, Venüs, Dünya, Mars, Jüpiter, Satürn, Uranüs, Neptün ve Plüton dur. Evrende sayýsýz yýldýz olduðu tahmin edilmektedir. Bu yýldýzlar belli galaksilerde yer alýr. Güneþ Sistemi de  Samanyolu Galaksisinin bir elemanýdýr. Samanyolu Galaksisi içinde %90nýnýn  büyüklüðü güneþ kadar olan 100 milyar yýldýz olduðu tahmin edilmektedir. Bu yýldýzlardan her birinin çevresinde 9 gezegen olduðunu düþünürsek (bazý yýldýz sistemlerinde çok daha fazla gezegen vardýr.) sadece Samanyolu Galaksisinde 1 trilyona yakýn gezegen olduðu sonucuna ulaþýrýz. Tüm evreni ele alýrsak sayýlarla ifade edemeyeceðimiz bir sonuç ortaya çýkar. Evrende keþif bekleyen sayýsýz gezegen olmasýna raðmen insan oðlunun henüz Güneþ Sisteminde ki gezegenler hakkýndaki bilgileri bile çok yetersizdir. Ýnsan oðlunun evren ve gezegenler hakkýndaki araþtýrmalarý çok eskilere dayansa da ancak günümüzde bu araþtýrmalar bilimsel boyut kazana bilmiþtir. Son yýllarda uzaya yollanan uzay araçlarý  ve sondalar sayesinde çok deðerli bilgiler edinilmiþse de bu güne kadar uzay bilimi konusunda yapýlabilen en büyük geliþme Aya ayak basmak olmuþtur.&lt;br/&gt; &lt;br/&gt;      Güneþ sisteminde, diðer tüm galaksi ve sistemlerde de olduðu gibi belli bir düzen vardýr. Her gezegen kendisine ait yörüngesinde hiç bir sapma yapmadan dönmektedir. Ayný zamanda yörüngesi yada ekseni etrafýndaki dönme süresi hiç deðiþmeden sabit kalmaktadýr. Bu yörüngeler ve periyotlarýn hepsi matematiksel bir düzen içerisindedir. Bu düzeni  ilk olarak keþfedin kiþi Keplerdir. Kepler çalýþmalarý sonucunda Güneþ Sistemindeki tüm gezegenlerin periyotlarýnýn bir formüle baðlý olduðunu bulmuþtur. Bu formül deki orantý BodeYasasý olarak bilinir. &lt;br/&gt;      Bilim adamlarý evrenin yaradýlýþýný, evrenin yoktan var edildiðini kabul eden Big Bang teorisi ile açýklamaktadýrlar. Bu teoriye göre; Evren, yaklaþýk 15 milyon yýl önce sýfýr hacim ve sonsuz yoðunluða sahip olan bir yokluðun þiddetle patlamasý sonucunda oluþmuþtur. Big Bang teorisi evrenin yaradýlýþý ile ilgili teoriler arsýnda en çok kanýtý bulunan ve en çok kabul edilenidir. Güneþ Sisteminin oluþumu hakkýnda ise hiç biri tam olarak kabul görememiþ bir çok teori bulunmaktadýr. Güneþ Sisteminin oluþumuyla ilgili bilinen ilk teori Decartese aittir. En çok destek toplayan teoriye ise, Samanyolu Galaksisinde yer alan büyük bir gaz toz bulutunun bir kýsmý zamanla yoðunlaþarak Güneþi ve diðer gezegenleri oluþtuðunu iddia etmektedir. Bu teori en mantýklý teori olarak kabul edilse de cevaplayamadýðý bir çok soru vardýr.&lt;br/&gt;     Günümüzde uzay araþtýrmalarýnýn devam ettiðini söylemiþtik. Þimdilik bu araþtýrma ve çalýþmalar  yetersizmiþ gibi görünse de muhakkak  insan oðlunun içinde var olan araþtýrma ve bilinmeyeni öðrenme isteði, bu çalýþmalarýn artarak devam etmesini saðlayacaktýr. Kim bilir belki bir gün evren hakkýndaki tüm sorulara cevap buluna bilinir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Güneþ&lt;br/&gt;     Evrendeki sayýsýz yýldýzdan sadece biri olan Güneþ, Samanyolu Galaksisinde yer almaktadýr. Güneþ, üzerinde yaþadýðýmýz gezegenin de içinde bulunduðu Güneþ Sisteminin merkezini oluþturur. 4,65 milyar yaþýmda olduðu tahmin edilen bu dev enerji kaynaðýnýn yarý çapý 7x105 km yani dünya yarýçapýnýn 100 katýdýr. Ekliptik düzlem normaliyle 75Â° 15 açý yapan Güneþ, ekseni etrafýndaki dönüþünü yaklaþýk 27 günde tamamlar. Güneþin merkez sýcaklýðý 10 milyon derece, dýþ sýcaklýðý ise 5700 KÂ° dir. Baþlangýçta 2x1030 kglýk kütlesinin %73 lük kýsmýnýn hidrojenden, geri kalan kýsmýný ise helyumdan oluþtuðu tahmin edilmektedir.&lt;br/&gt;     Güneþin bu bitmez tükenmez ýsýyý nasýl ürettiði sorusu, ilk zamanlar insanlarýn kafasýný en çok meþgul eden soru olmuþtur. Fakat günümüzde güneþin bu ýsý enerjisini içindeki hidrojeni çekirdek füzyonu ile helyuma çevirerek elde ettiði anlaþýlmýþtýr. Ve Güneþ çekirdek füzyonu</description></item><item><title>YERLEÞÝM MERKEZÝNÝN GEÇMÝÞ YILLARA GÖRE NÜFUS SAYIMLARI</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?yerlesim-merkezinin-gecmis-yillara-gore-nufus-sayimlari-363452.html</link><description>-YERLEÞÝM MERKEZÝNÝN GEÇMÝÞ YILLARA GÖRE NÜFUS SAYIMLARI-&lt;br/&gt;YILNÜFUS&lt;br/&gt;19459770&lt;br/&gt;195011045&lt;br/&gt;195512875&lt;br/&gt;196013900&lt;br/&gt;196515460&lt;br/&gt;197017290&lt;br/&gt;197518885&lt;br/&gt;198020405&lt;br/&gt;198521800&lt;br/&gt;199022760&lt;br/&gt;199524125&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;HAYVAN SAYISI&lt;br/&gt;Küçükbaþ hayvan sayýsý: NKB = 2400 adet&lt;br/&gt;Büyükbaþ hayvan sayýsý: NBB = 26400 adet&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;SANAYÝ ÝHTÝYACI&lt;br/&gt;Ýnsan su ihtiyacýnýn %10&quot;u olarak alýnacaktýr.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;2. GELECEK HER 5 YILDAKÝ NÜFUSLAR VE SU ÝHTÝYACI&lt;br/&gt;2.1. X ÝLLER BANKASI METODU&lt;br/&gt;2.1.1. ÇOÐALMA KATSAYILARININ HESABI&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Ny&lt;br/&gt;Ç:[a&amp;#61654; &amp;#61630;&amp;#61630;&amp;#61630; -1]* 100 &amp;#61614; an = Nyn - 1945&lt;br/&gt;Ne&lt;br/&gt;  11045   &lt;br/&gt;Ny1 = 1950Ç= ( 5&amp;#61654; &amp;#61630;&amp;#61630;&amp;#61630; -1) * 100 = 2,484&lt;br/&gt;q1   = 5      =      9770&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;  12875&lt;br/&gt;Ny2 = 1955  = Ç= (10&amp;#61654; &amp;#61630;&amp;#61630;&amp;#61630; -1) *100 =2,798&lt;br/&gt;q2 = 10    9770&lt;br/&gt; 13900&lt;br/&gt;Ny3 =1960= Ç= (15&amp;#61654; &amp;#61630;&amp;#61630;&amp;#61630; -1) *100 = 2,378&lt;br/&gt;q3 = 15    9770&lt;br/&gt; 15460&lt;br/&gt;Ny4 = 15460= Ç= (20&amp;#61654; &amp;#61630;&amp;#61630;&amp;#61630; -1) *100 = 2,321&lt;br/&gt;q4 = 20              9770&lt;br/&gt;  17290&lt;br/&gt;Ny5 = 17290= Ç= (25&amp;#61654; &amp;#61630;&amp;#61630;&amp;#61630; -1) *100 = 2,310&lt;br/&gt;q5 =25   9770&lt;br/&gt;  18885&lt;br/&gt;Ny6 = 18885= Ç= (30&amp;#61654; &amp;#61630;&amp;#61630;&amp;#61630; -1) *100 = 2,221&lt;br/&gt;q6  = 30    9770&lt;br/&gt;  20405&lt;br/&gt;Ny7 = 20405= Ç= (35&amp;#61654; &amp;#61630;&amp;#61630;&amp;#61630; -1) *100 = 2,126&lt;br/&gt;q7 = 35               9770&lt;br/&gt;  21800&lt;br/&gt;Ny8 = 21800= Ç= (40&amp;#61654; &amp;#61630;&amp;#61630;&amp;#61630; -1) *100 = 2,027&lt;br/&gt;q8 = 40    9770&lt;br/&gt;   22760&lt;br/&gt;Ny9 = 22760= Ç= (45&amp;#61654; &amp;#61630;&amp;#61630;&amp;#61630; -1) *100 = 1,897&lt;br/&gt;q9 = 45     9770&lt;br/&gt;   24125&lt;br/&gt;N10 = 24125= Ç= (50&amp;#61654; &amp;#61630;&amp;#61630;&amp;#61630; -1) *100 = 1,824&lt;br/&gt;q10 = 50     9770&lt;br/&gt;Ç*  3= Ç = 3 alýnýr&lt;br/&gt;1 Ç*  3= Ç* alýnýr&lt;br/&gt;Ç*  1= Ç = 1 alýnýr&lt;br/&gt;Ç* = 2,798 ve 1  Çmax = 2,798  3 olduðundan&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Çmax = 2,798 alýndý  &lt;br/&gt;2.2. GELECEK HER 5 YILDAKÝ NÜFUSLARIN HESAPLANMASI&lt;br/&gt;Çmax&lt;br/&gt;Ng = Ny * (1+ &amp;#61630;&amp;#61630; )i+5+n  Ny = 1995 yýlý nüfusu&lt;br/&gt;100n = 1999-1995 = 4&lt;br/&gt;i = 5, 10, 15, 20, 25, 30&lt;br/&gt;         2,798&lt;br/&gt;N2009  = 24125 * (1+ &amp;#61630;&amp;#61630; )5+5+4 =35502 kiþi&lt;br/&gt;          100&lt;br/&gt;         2,798&lt;br/&gt;N2014  = 24125 * (1+ &amp;#61630;&amp;#61630; )10+5+4 =40755 kiþi&lt;br/&gt;          100&lt;br/&gt;         2,798&lt;br/&gt;N2019  = 24125 * (1+ &amp;#61630;&amp;#61630; )15+5+4 =46785 kiþi&lt;br/&gt;          100&lt;br/&gt;         2,798&lt;br/&gt;N2024  = 24125 * (1+ &amp;#61630;&amp;#61630; )20+5+4 =53706 kiþi&lt;br/&gt;          100&lt;br/&gt;         2,798&lt;br/&gt;N2029  = 24125 * (1+ &amp;#61630;&amp;#61630; )25+5+4 =61652 kiþi&lt;br/&gt;          100&lt;br/&gt;         2,798&lt;br/&gt;N2034  = 24125 * (1+ &amp;#61630;&amp;#61630; )30+5+4 =70774 kiþi&lt;br/&gt;          100&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;2.3. GELECEK HER 5 YILDAKÝ NÜFUSLARA GÖRE SU ÝHTÝYAÇLARININ HESAPLANMASI&lt;br/&gt;Gelecekteki Nüfus (kiþi)Q (lt/N-G)&lt;br/&gt;              N 300060&lt;br/&gt;3001   N   500070&lt;br/&gt;5001   N   1000080&lt;br/&gt;10001  N   30000100&lt;br/&gt;30001  N   50000120&lt;br/&gt;50001  N   100000170&lt;br/&gt;100001  N   200000200&lt;br/&gt;200001  N   300000225&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Gelecekteki nüfus (kiþi)Q (lt/N-G)Qinsan=(q*N)/86400(lt/m)&lt;br/&gt;N2009 = 3550212049,309&lt;br/&gt;N2014= 4075512056,604&lt;br/&gt;N2019 = 4678512064,979&lt;br/&gt;N2024 = 53706170105,672&lt;br/&gt;N2029 = 61652170121,306&lt;br/&gt;N2034 = 70774170139,254</description></item><item><title>HAKKARÝNÝN KULTUREL YAPISI</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?hakkarinin-kulturel-yapisi-367101.html</link><description>HAKKARÝ&quot;NÝN KÜLTÜREL YAPISI &lt;br/&gt;     Kültür,bir milletin,bir toplumun sahip olduðu ve kökeni bilinmeyen çaðlara uzanan,tarihin seyri içerisinde teþekkül etmiþ kendisine has yaþam tarzý ve deðerler&lt;br/&gt;  &lt;br/&gt;     Bir baþka deyiþle kültür,yazýlý ve sözlü halk edebiyatýnýn,halk müziðinin halk oyunlarýnýn,geleneksel tiyatronun,halk sanatlarýnýn,inançlarýnýn,giyim kuþam geleneðinin,törenlerinin belirli olaylar ve durumlar karþýsýndaki tavýrlarýný belirleyen maddi ve manevi deðerler bütünüdür.Kýsaca ifade etmek gerekirse kültür bir millettin hafýzasýdýr.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;     Konuya bu perspektiften bakýnca Hakkari bölgesinin coðrafi yapýsý,tarihi geçmiþi halkýn ekonomik yaþam tarzý ve üretim þekli kültürel dokunun belirlenmesinde en önemli etken olarak görülmektedir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;     Hakkari yöresi ilk çaðlara kadar uzanan tarihi geçmiþi boyunca çeþitli milletlerin ve topluluklarýnýn yerleþim yeri olduðundan günümüze kadar varlýðý devam eden deðiþik kültür ve medeniyet izlerini görmek mümkündür.Aþýlmasý güç,sarp ve yalçýn daðlarla çevrili bulunan bölgeye devamlý olarak muhkem bir kale gözü ile bakýlmýþtýr.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;    Hakkari yöresi zengin ve renkli bir folklora sahiptir Bu zenginliðin en can alýcý,en gözde ve en önemli kaynaðý el sanatlarýdýr.El sanatlarý doðal yaþamýn vazgeçilmez bir parçasý,yaþama tarzýnýn en canlý unsurlarýdýr.Doðanýn renkli mozaðini,halýda,kilimde,çantada ve çorapta nakýþ nakýþ görmek mümkündür.Koyunlardan elde edilen yün ve yapaðýlar yöre genç kýz ve kadýnlarýnýn maharetli ellerinde,kilime,çantaya,çoraba,parzuna ve diðer nadide el sanatlarýna dönüþür.Hünerle üretilen,yaþatýlan eserlerin tümünde dokuyucusunun zeka seviyesi,ruh incelikleri,yaþam tarzý ve anlayýþý,dünya görüþü,geleneði,göreneði,sevinçleri,&lt;br/&gt;Hüzünleri ve daha nice duygularý ilmek ilmek iþlenir. Bunlar kimi zamanda bir çizgide kimi zaman da bir motifte gizlenmektedir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;   Düðünler, bayramlar ve þenlikler bir baþka hareketli ve renkli yaþamý gözler önüne serer. Hakkari yöresinde bayramlarda ve özel günlerde giyilen kendine özgü kadýn ve erkek giysileri, halay türü, halk oyunlarý, türküleri ve ezgileri milli kültür mozayiðine apayrý bir canlýlýk katar. Þairin dediði gibi.&lt;br/&gt;HAKKARÝ&quot;NÝN KÜLTÜREL YAPISI &lt;br/&gt;     Kültür,bir milletin,bir toplumun sahip olduðu ve kökeni bilinmeyen çaðlara uzanan,tarihin seyri içerisinde teþekkül etmiþ kendisine has yaþam tarzý ve deðerler&lt;br/&gt;  &lt;br/&gt;     Bir baþka deyiþle kültür,yazýlý ve sözlü halk edebiyatýnýn,halk müziðinin halk oyunlarýnýn,geleneksel tiyatronun,halk sanatlarýnýn,inançlarýnýn,giyim kuþam geleneðinin,törenlerinin belirli olaylar ve durumlar karþýsýndaki tavýrlarýný belirleyen maddi ve manevi deðerler bütünüdür.Kýsaca ifade etmek gerekirse kültür bir millettin hafýzasýdýr.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;     Konuya bu perspektiften bakýnca Hakkari bölgesinin coðrafi yapýsý,tarihi geçmiþi halkýn ekonomik yaþam tarzý ve üretim þekli kültürel dokunun belirlenmesinde en önemli etken olarak görülmektedir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;     Hakkari yöresi ilk çaðlara kadar uzanan tarihi geçmiþi boyunca çeþitli milletlerin ve topluluklarýnýn yerleþim yeri olduðundan günümüze kadar varlýðý devam eden deðiþik kültür ve medeniyet izlerini görmek mümkündür.Aþýlmasý güç,sarp ve yalçýn daðlarla çevrili bulunan bölgeye devamlý olarak muhkem bir kale gözü ile bakýlmýþtýr.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;    Hakkari yöresi zengin ve renkli bir folklora sahiptir Bu zenginliðin en can alýcý,en gözde ve en önemli kaynaðý el sanatlarýdýr.El sanatlarý doðal yaþamýn vazgeçilmez bir parçasý,yaþama tarzýnýn en canlý unsurlarýdýr.Doðanýn renkli mozaðini,halýda,kilimde,çantada ve çorapta nakýþ nakýþ görmek mümkündür.Koyunlardan elde edilen yün ve yapaðýlar yöre genç kýz ve kadýnlarýnýn maharetli ellerinde,kilime,çantaya,çoraba,parzuna ve diðer nadide el sanatlarýna dönüþür.Hünerle üretilen,yaþatýlan eserlerin tümünde dokuyucusunun zeka seviyesi,ruh incelikleri,yaþam tarzý ve anlayýþý,dünya görüþü,geleneði,göreneði,sevinçleri,&lt;br/&gt;Hüzünleri ve daha nice duygularý ilmek ilmek iþlenir. Bunlar kimi zamanda bir çizgide kimi zaman da bir motifte gizlenmektedir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;   Düðünler, bayramla</description></item><item><title>AVRUPA TOPLULUÐUNUN OLUÞMASI</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?avrupa-toplulugunun-olusmasi-350420.html</link><description>Avrupa Topluluðunun oluþmasý&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;1. ADIM&lt;br/&gt;9 Mayýs 1950 tarihinde Fransýz Dýþiþleri Bakaný Robert Schuman Avrupa ülkelerine bir çaðrý yaparak, savaþ sanayinin ana maddeleri olan kömür ve çeliðin üretim ve kullanýmýnýn uluslarüstü bir organýn sorumluluðunda yönetilmesi gerektiðini belirtmiþ ve böylece Avrupa Kömür ve Çelik Topluluðu kurulmasý için ilk adým atýlmýþtýr.&lt;br/&gt;Schuman Planý esas alýnarak yapýlan görüþmeler sonunda AKÇT&quot;yi kuran ve ayný zamanda bugünkü Avrupa Birliði&quot;nin temelini oluþturan Paris Antlaþmasý, Almanya, Belçika, Fransa, Hollanda, Ýtalya ve Lüksemburg arasýnda 18 Nisan 1951 tarihinde Paris&quot;te imzalanmýþ ve 25 Temmuz 1952 tarihinde yürürlüðe girmiþtir. AKÇT&quot;ye Ýngiltere, Ýrlanda ve Danimarka 1.1.1973, Yunanistan 1.1.1981, Portekiz ve Ýspanya 1.1.1986, Finlandiya, Ýsveç ve Avusturya ise 1.1.1995 tarihinde katýlmýþlardýr. Montanunion olarak da anýlan bu anlaþma ile, üye ülkeler arasýnda bir ortak kömür ve çelik pazarý oluþturulmasý, ekonominin geliþtirilmesi ve istihdam ile hayat seviyesinin yükselmesinin saðlanmasý hedeflenmiþtir.&lt;br/&gt;2. ADIM&lt;br/&gt;1957 yýlýnda altý Batý Avrupa Devleti (Almanya, Fransa, Belçika, Hollanda, Lüksemburg ve Ýtalya) arasýnda imzalanan Roma Antlaþmasý ile Avrupa ekonomik Topluluðu, kurulmuþtur. AET&quot;ye hukuken ve fiilen uluslararasý bir kuruluþ olma niteliðini kazandýran Antlaþma, 1 Ocak 1958 tarihinde yürürlüðe girmiþtir. Roma Antlaþmasý, 248 madde, ekler ve protokollerden oluþmaktadýr.&lt;br/&gt;AET&quot;nin nihai hedefi Avrupa&quot;nýn siyasal bütünlüðe ulaþmasýdýr. Bu hedefe varmak için öngörülen ekonomik dengeyi saðlamak üzere, ilk araç olarak üye ülkeler arasýnda mallarýn, hizmetlerin, sermayenin ve emeðin serbestçe dolaþtýðý bir ortak pazar ve gümrük birliði kurulmasý öngörülmüþtür. Roma Antlaþmasý&quot;nýn 2 nci maddesinde AET&quot;nin hedefi Topluluðun görevi, ortak pazarýn kurulmasý ve üye ülkelerin ekonomik politikalarýnýn giderek yaklaþtýrýlmasý suretiyle, Topluluðun bütünü içinde ekonomik etkinliklerin uyumlu olarak geliþmesini, sürekli ve dengeli bir yayýlmayý, artan bir istikrarý, yaþam düzeyinin hýzla yükseltilmesini ve birleþtirdiði devletler arasýnda daha sýký iliþkileri gerçekleþtirmektir þeklinde özetlenmiþtir.&lt;br/&gt;3. ADIM&lt;br/&gt;Paris Antlaþmasý&quot;ný imzalayan altý ülke arasýnda AKÇT ile sýnýrlý bir alanda baþlatýlan bütünleþme çabalarýný çeþitli alanlara yaygýnlaþtýrma giriþimleri kapsamýnda, öncelikle, Avrupa genelinde siyasi alanda bir bütünleþme gerçekleþtirme yoluna gidilmiþtir. Ancak, 1952 yýlýnda Avrupa Savunma Topluluðu ve 1953 yýlýnda Avrupa Siyasal Topluluðu (European Political Economy) olarak somutlaþan dýþ politika ve savunma politikasý alanlarýndaki bütünleþme giriþimlerinin baþarýsýzlýkla sonuçlanmasý neticesinde, ekonomik entegrasyon gerçekleþtirilmeksizin siyasi entegrasyona ulaþýlamayacaðý þeklindeki görüþ ortaya çýkmýþ ve bu doðrultuda ekonomik entegrasyon çabalarý yoðunluk kazanmýþtýr. &lt;br/&gt;Bunun üzerine, Messina&quot;da, 1-2 Haziran 1955 tarihinde düzenlenen konferansta iki yeni Avrupa Topluluðu&quot;nun daha kurulmasý kararlaþtýrýlmýþtýr. uzun süren görüþmeler ve teknik çalýþmalardan sonra 25 Mart 1957&quot;de, bu kez Roma&quot;da imzalanan Antlaþmalar ile AET ve EURATOM kurulmuþtur. EURATOM&quot;un amacý, atom enerjisinin barýþçý amaçlarla kullanýmýný geliþtirmektir. Antlaþma&quot;nýn 1 inci maddesi çerçevesinde EURATOM&quot;un temel hedefi, nükleer endüstirinin süratle kurulmasý ve geliþmesi için gerekli þartlarýn gerçekleþtirilmesi yolu ile üye ülkelerin hayat seviyelerinin yükseltilmesi ve diðer ülkelerle iliþkilerin geliþtirilmesi olarak özetlenmektedir.&lt;br/&gt;Avrupa Topluluklarý&quot;nýn Geliþimi ve Geniþleme Süreci&lt;br/&gt;Roma Antlaþmasý&quot;nýn 1958 yýlý baþýnda yürürlüðe girmesinden sonra, her üç Topluluk (AKÇT, EURATOM, AET) bakýmýndan, özellikle de Roma Antlaþmasý&quot;nýn uygulanmasý açýsýndan baþarýlý olarak nitelendirilebilecek bir dönem baþlamýþtýr. &lt;br/&gt;Üye devletler arasýndaki gümrük birliði, Roma Antlaþmasý&quot;nda öngörülen tarihten bir buçuk yýl önce, 1 Temmuz 1968&quot;de gerçekleþmiþ, ulaþtýrma ve enerji alanlarýndaki gecikmelere raðmen AET, geçiþ dönemi ad</description></item><item><title>TÜRKÝYE COÐRAFASI BÖLGELER</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?turkiye-cografasi-bolgeler-363080.html</link><description>Türkiye&quot;nin Coðrafi Bölgeleri &lt;br/&gt;Ülkemiz 1941 yýlýnda toplanan Birinci Coðrafya Kongresi&quot;nde 7 coðrafi bölgeye ve 21 bölüme ayrýlmýþtýr. Bunlar,&lt;br/&gt;1.Karadeniz Bölgesi &lt;br/&gt;2.Marmara Bölgesi &lt;br/&gt;3.Ege Bölgesi &lt;br/&gt;4.Akdeniz Bölgesi &lt;br/&gt;5.Ýç Anadolu Bölgesi &lt;br/&gt;6.Doðu Anadolu Bölgesi &lt;br/&gt;7.Güneydoðu Anadolu Bölgesi &lt;br/&gt;KARADENÝZ BÖLGESÝ&lt;br/&gt;Bölge adýný  komþu olduðu  Karadeniz&quot;den almýþtýr. Bölgenin tümü doðal, ekonomik ve beþeri özellikler bakýmýndan benzer özellikler gösterir. Ancak yer þekilleri, iklim, tarým, yerleþme ve ekonomik etkinliklere baðlý olarak 3 bölüme ayrýlmýþtýr. Bunlar Batý, Orta ve Doðu Karadeniz&quot;dir.&lt;br/&gt;Yer þekilleri &lt;br/&gt;Daðlar : Batý Karadeniz&quot;de birbirine paralel 3 sýra halinde uzanan daðlar, Orta Karadeniz&quot;de kýyýdan uzaklaþýp, tek sýra halinde uzanýr. Ortalama yükselti azalmýþtýr. Doðu Karadeniz&quot;de ise  daðlar iki sýra halinde uzanýr. Bölgenin en yüksek daðlarý bu bölümdedir. Dað sýralarý arasýnda batý-doðu yönlü uzanan çöküntü ovalarý ile Çoruh-Kelkit, Gökýrmak ve Devres vadiler yer alýr.&lt;br/&gt;Ovalar :  Bölgenin en geniþ kýyý ovalarý Çarþamba ve Bafra delta ovalarýdýr. Ýç kesimlerde Suluova, Taþova, Turhal, Merzifon, Tosya, Boyabat gibi çöküntü ovalarý yer alýr. Bu çöküntü ovalarý Türkiye&quot;nin en aktif deprem bölgeleridir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Akarsular ve Göller&lt;br/&gt;Akarsular :  Yenice, Bartýn, Kýzýlýrmak, Yeþilýrmak ve Çoruh bölgenin önemli akarsularýdýr. Yatak eðimleri fazla, rejimleri düzensiz akarsulardýr. Kar erimelerine baðlý olarak ilkbahar aylarýnda akým yüksektir.&lt;br/&gt;Göller : Bölgede buzul gölleri ve heyelan set gölleri fazladýr. Özellikle Doðu Karadeniz Daðlarý&quot;nda buzul etkisiyle oluþmuþ buzul gölleri yaygýndýr. Sera (Uzungöl), Tortum, Borabay, Abant ve Yedigöller baþlýca heyelan set gölleridir. Ayrýca bölgede çok sayýda baraj gölü bulunmaktadýr.&lt;br/&gt;Ýklim&lt;br/&gt;Bölgenin kýyý þeridinde her mevsim yaðýþlý, yazlarý serin, kýþlarý ýlýk geçen Karadeniz iklimi etkilidir.  Bu iklimi etkileri Orta Karadeniz&quot;de yer þekillerine baðlý olarak iç kesimlere kadar ulaþýr. Batý ve Doðu Karadeniz&quot;in iç kesimlerinde iklim karasallaþýr, yaðýþ miktarý azalýr. &lt;br/&gt;Doðal Bitki Örtüsü&lt;br/&gt;Ýklim koþullarýnýn orman yetiþmesine uygun olduðu Karadeniz Bölgesi&quot;nde özellikle denize dönük dað yamaçlarýnda sýk orman örtüsü görülür. Ormanlar deniz seviyesinden baþlar ve 2200 metrelere kadar ulaþýr.&lt;br/&gt;Nüfus ve Yerleþme&lt;br/&gt;Bölge, nüfus sayýsý bakýmýndan 3. sýrada yer alýr. Nüfusun büyük bölümü Doðu Karadeniz kýyýlarý , Orta Karadeniz&quot;deki ovalar ve Batý Karadeniz&quot;de Zonguldak Yöresi&quot;nde toplanmýþtýr. Bölgede iklimin nemli olmasý ve tarýmsal koþullar, kýrsal nüfusun fazlalýðýna yol açmýþtýr. Arazinin engebeli olmasý, su kaynaklarýnýn bolluðu daðýnýk yerleþmeyi yaygýnlaþtýrmýþtýr. Konut tipi olarak ahþap evler yaygýndýr.&lt;br/&gt;Ýller&lt;br/&gt;Amasya, Artvin, Bartýn, Bayburt, Bolu, Çorum, Giresun, Gümüþhane,  Karabük, Kastamonu, Ordu, Rize, Samsun, Sinop, Tokat, Trabzon, Zonguldak.&lt;br/&gt;Ekonomik Özellikler&lt;br/&gt;Tarým &lt;br/&gt;Bölge ikliminin nemli olmasý, kýyýda yaz mevsiminin yaðýþlý geçmesi, buðday arpa gibi tahýl tarýmýný engellemiþtir. Bol neme gereksinim duyan tarým ürünlerini yaygýnlaþtýrmýþtýr. Tarým arazileri parçalý ve dar olup, genellikle eðimli arazilerdir. Bu durum tarýmda makine kullanýmýný engellemiþtir. Doðu  Karadeniz kýyýlarýnda bahçe tarýmý yaygýndýr. &lt;br/&gt;Tarým Ürünleri&lt;br/&gt;Mýsýr : Kýyý kesiminde buðdayýn yerini almýþtýr. Halkýn temel besin maddesidir. Bölge mýsýr üretiminde 1. sýrada yer alýr. Ancak üretilen mýsýrýn tümü bölge içinde tüketildiðinden ticari deðeri yoktur.&lt;br/&gt;Tütün : Karadeniz Bölgesi, üretimde Ege Bölgesi&quot;nden sonra 2. sýrada yer alýr. Bafra Ovasý (Samsun) en yoðun ekim yapýlan alandýr. Ayrýca Tokat, Amasya, Düzce Ovasý (Bolu) ve Rize Yöresi&quot;nde yetiþtirilir.&lt;br/&gt;Fýndýk : Kýþ ýlýklýðýna gereksinim duyan fýndýk Karadeniz iklimine en uyumlu üründür. Türkiye üretiminin %84&quot;ü Karadeniz Bölgesi tarafýndan karþýlanýr. Bütün Karadeniz kýyýlarýnda, yer yer iç kesimlerde yetiþmesine karþýn, en yoðun olarak Ordu ve Giresun&quot;da üretilir.&lt;br/&gt;Çay : Muson iklimine uyumlu bir tarým ürünüdür. Bol nem ve kýþ ýlýklýðýna gereksinim duyar. Trabzo</description></item><item><title>CUMHURÝYET DÖNEMÝ NÜFUS  POLÝTÝKASÝ</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?cumhuriyet-donemi-nufus--politikasi-452454.html</link><description>CUMHURÝYET DÖNEMÝ NÜFUS POLÝTÝKASI&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Günümüzde, bir memleketin nüfusu denildiði zaman, belirli bir nüfus sayýmý gününde orada bulunan insan sayýsý anlaþýlýr. Bir ülkenin bütün yönleriyle yaþantýsýnda, geçim durumunda, ilerlemesinde nüfus üzerine olan kesin bilgilerin büyük deðeri vardýr. Bir memlekette nüfus artmasý, nüfusun aþýrý çoðalýþý, nüfus azalmasý, nüfus hareketleri, nüfus yoðunluðu gibi kavramlarýn çok önemi bulunmaktadýr. Çünkü, bir ülkenin her çeþit ekonomik olaylarý bunlara dayanýr. Bunun için, bütün bu nüfus olaylarýnýn konular olarak toplandýðý bir bilim kolu doðmuþtur ki, buna Demografi (nüfus bilgisi) denir. Demografi, nüfusun doðal ve içtimai hareketlerini, nüfusun durgun durumdaki deðiþmelerini sayý olarak ele alan, nüfusun geliþmesini idare eden, genel ilkeleri inceleyen bir bilimdir. Böylece, nüfus bilgisinde nüfusun durgun (statik) durumu ele alýnarak incelendiði gibi, nüfusun hareketli (dinamik) durumu da araþtýrýlýr. Bu arada, savaþlardan önce ve sonraki durumlar da göz önüne alýnýr. Buna göre doðum, ölüm, evlenme ve bunlara baðlý olarak nüfusun tabii artýþý yanýnda, baþka yerlere göç etme ve baþka yerlerden göçmen gelmesi, memleket içindeki nüfusun yer deðiþtirmesi gibi olaylar memleketin nüfus durumunu kavrayabilmek için bilinmesi gereken pek önemli temel bilgilerdir.&lt;br/&gt;Memleketimizin nüfusu üzerine olan kesin ve doðru sayýlarý, ilk önce, 1927 birinci nüfus sayýmý ile öðrendik. Daha önce nüfus sayýlarý üzerine olan bilgiler, ya nüfus dairelerindeki kayýtlara dayanýlarak tahmin edilir, ya hane sayýsýna göre bir yerdeki nüfus sayýsýnýn ne kadar olduðu ileri sürülür, ya da yabancý bazý araþtýrýcýlarýn kiþisel kestirmelerine ve görüþlerine dayanan bilgiler halinde verilirdi ki, bunlar çoðunca birbirini tutmayan sayýlar olurdu. Bu arada memleketimizdeki nüfusun pek az olduðu, nüfus sayýsýnýn beþ on milyon kadar bile olduðu ileri sürülür, böylece memleketin bazý yerlerinin pek seyrek nüfuslu ve adeta boþ olduðu düþüncesi bile verilmek istenirdi. Geçmiþ tarih çaðlarýnda da, o zamanýn ihtiyaçlarýna ve imkanlarýna göre nüfus, arazi ve tarým niteliðinde sayýmlar yapýlmýþ (16. yüzyýlda ve daha sonra) ise de, bunlar günümüzdeki nüfus sayýmlarý gibi düzenli ve kýsa aralýklarla, kýyaslamalara yeterince imkan verecek derecede olmamýþtýr.&lt;br/&gt;Cumhuriyetin ilanýndan sonraki memleket kalkýnmasýnda Türkiye nüfusunun miktarý, bölgelere göre daðýlýþý, þehir ve köy nüfuslarý ve nüfusla ilgili daha birçok sorunlar önemli yer tuttuðundan, resmi istatistikler&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;halinde yayýnlanabilecek deðerde sayýlarý elde etmek için kanunla 1926 da Türkiyede istatistik (cskilalý kurulmuþ ve bu iþler &quot;Merkezi Ýstatistik Müdüriyet-i Umumiyesi&quot; adý altýnda toplanmýþtýr.&lt;br/&gt;Bir yýldan fazla bir süre sayýný hazýrlýklarý yapýlmýþ, bu arada Camille jacquart adlý Belçikalý bir uzman da getirilmiþ ve &quot;Merkezi Ýstatistik Müdür-i Umumisi&quot; olarak görevlendirilmiþ, bu hazýrlýklar arasýnda istatistik Memurlarý Eðitim Kurslarý açýlarak eleman yetiþtirilmiþ ve Türkiyenin ilk düzenli nüfus sayýmý 28 Ekim 1927 günü büyük bir titizlikle yapýlmýþtýr. Bu sayýným sonuçlarý &quot;28 Teþrinievvel 1927 Umumi Nüfus Tahriri&quot; olarak ve Türkiye nüfusu adý ile bir broþürde (24 x 32 cm. ve 35 sahife, 1928 de eski harflerle basýlmýþ olarak) yayýnlanmýþtýr. Bunda türlü bölgelerimizdeki vilayetlerin nüfuslarý ile km2 ye düþen nüfus, þehir nüfusu vs. verilmiþtir. &quot;Tahrir günü her mevkide bilfiil mevcut bulunan nüfus esas ittihaz edilmiþ&quot;, sayým için Ekim ayýnýn sonuna doðru olan günlerin seçilmesi yayla, bað ve bahçelerde bulunan ve türlü tarým iþlerinde çalýþmak üzere yerlerinden ayrýlmýþ olan bir kýsým nüfusun devamlý oturduklarý yerde toplanmýþ olmalarý içindir. Bu ilk nüfus sayýmýnda Türkiye nüfusunun 13.660.275 olduðu, km- ye 18 kiþi düþtüðü kesin olarak anlaþýlmýþtýr. Aradan 8 yýl geçtikten sonra, 1935 de, ikinci nüfus sayýmý yapýlmýþ bundan sonra da her 5 yýlda bir nüfus sayýmlarý tekrarlanmýþtýr.&lt;br/&gt;Her sayým arasýndaki yýllar için &quot;birleþik faiz formülü&quot; ile bulunan tahmini sayýlar da gereði nisbetinde verilmiþtir. Türkiyede nüfus sayýmlarý, her defa geliþtirilmiþ. 1927nin küçük broþürü yerine sözgeliþi 1965 genel nüfus sayýmý sonuçlarý 700 sayfalýk büyük bir ciltte toplanmýþtýr. 1970 nüfus sayýmý için 400.000 görevli ile elektronik beyinlerden yararlanýlmýþ, Türk yurttaþlarýnýn konut olarak kullandýklarý her yere girilerek nüfus sayýmý yapýlmýþtýr. Baþlangýçta nisbeten küçük ölçüde bir kuruluþ olan ve geliþmiþ haliyle bile uzun süre &quot;Ýstatistik Umum Müdürlüðü&quot; adý il</description></item><item><title>BULANIK MANTIÐIN NÜFUS TOPLAMININ TAHMÝNÝNDE UYGULANMASI</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?bulanik-mantigin-nufus-toplaminin-tahmininde-uygulanmasi-440685.html</link><description>BULANIK MANTIÐIN NÜFUS TOPLAMININ TAHMÝNÝNDE UYGULANMASI&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Özet&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;ÇalýÃºmada  demografik  analizde  bulanýk  mantýk  yöntemlerinin  uygulama  olanaklarý araÃºtýrýlmýÃº,     demografik     süreclerin     özellikleri     gözden     geçirilmiÃº,     onlarýn modellenmesinde bulanýk zaman sýralarý önerilmiÃº ve bu model ile toplam nüfusun tahmin  edilebilmesi  amaçlanmýÃºtýr.  Bulanýk  zaman  sýralarýnýn  uygulanmasý  ile  elde edilen sonuçlarýn perfomansý retrospektif modelleme, PROST ve SPSS  modellerinin uygun verilenleriyle karÃºýlaÃºtýrýlmýÃºtýr.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Anahtar kelimeler:  Demografik Analiz, Bulanýk Zaman Sýralarý, Nüfus Projeksiyonu&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;1.   GÝRÝÞ&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Nüfus  büyüklüðünde    meydana  gelen  deðiÃºmeler,  demografide  en  çok  ilgi  çeken konularýn baÃºýnda gelmektedir.  Ã¹imdiki zamandaki nüfusun gelecekte ne olabileceyi, nüfüs artýÃºýnýn toplumu nasýl etkileyebileceyi gelecekteki nüfuslarýn tahmini konusuna önemli    bir  taleb  bulundurmaktadýr.  Bunun  temel  nedenleri  planlama  kararlarýnýn verilmesi,  ekonomik,  sosial  ve  politika  programlarýnýn  planlamasý,  yürütülmesi  ve deðerlendirilmesi sürecinde insan sayýsýndaki  olasý demografik deðiÃºikliklerin önceden tahmin edilebilmesine ihtiyac duyulmasýdýr.&lt;br/&gt;Günümüzde  nüfus  toplamýna  iliÃºkin  projeksiyonlarýn  (tahminlerin)  yapýlmasý  türlü modelleme   yöntemleriyle   gerçekleÃºmektedir.   Örnek   olarak   istatistiksel,   adaptif, imitasyon  modelleri,  avtoregresyonlarý,  dinamik  sýralari  vb.  gösterebiliriz.    Nüfus projeksiyonlarýnda  kullanýlan  pratik  matematiksel  yöntemler    gözden  geçirilerken bulunan   geleneksel   tahmin   yöntemlerinin   avantajlarý   ve   kusurlarý   incelenmiÃº, demografik     süreçlerin     modellenmesinde     bulanýk     mantýðýn     uygulamasýnýn perspektifliliði gerekçelendirilmiÃºdir.&lt;br/&gt;Öyle ki, nüfus belirli yapýsal özelliklerden (coðrafi daðýlýmý, yaÃº ve cinsiyet yapýsý, eðitim  yapýsý,  etnik  bileÃºimi  vb.)  baðýmsýz  olarak,  büyük  dinamik    sistem  gibi düÃºünülebilir (sosial, ekonomik, ekolojik vb.sistemlere benzer). Sistem olarak nüfusun ayýrdedici  özelliði  onun  belirsizlik  koÃºullarý  altýnda  çalýÃºmasýdýr.  Bu    aÃºaðýdaki nedenlerle baðlýdýr: a)insan nüfusunun deðiÃºimini belirleyen tüm faktörlerin meydana çýkarýlmasýnýn olanaksýzlýðý, b)demografik analizde kullanýlan göstergelerýn sýnýrlarýnýn dalgalanmasý  ve kimi göstergelerin deðerlerinin çok geniÃº sýnýrlar dahilinde deðiÃºmesi, c)tüm  demografik  olaylarýn  ve  bilgi  kaynaklarýnýn  kayýt  olunmasý  olanaksýzlýðý nedeniyle  demografik  süreçler  hakkýnda  tam  aprior  (önsel)  bilgilerin  bulunmamasý, d)   gerçek   (fiili)   verilenlerin   tam   olmamasý,   çeÃºitli   kaynaklardan   alýnan   bazý&lt;br/&gt; &lt;br/&gt;International XII. Turkish Symposium on Artificial Intelligence and Neural Networks - TAINN 2003&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;göstergelerin  (nüfus  sayýmlarýnýn  sonuçlarý,  örnekleme  demografik    incelemeler, nüfusun güncel deðiÃºimi vb.) yýðýmýnda ortaya çýkan belirsizlikler, e)resmi ve resmi olmayan verilenler ve uzman deðerlendirmeleri  arasýndaki çeliÃºiklik.&lt;br/&gt;Nüfus artýÃºý süreci üzerinde kontrol edilebilemeyen dýÃº olgularý (savaÃºlar, milletlerarasý&lt;br/&gt;çatýÃºmalar, doðal afetler, ekolojik faktörler vb.) etki yapmaktadýr.&lt;br/&gt;Bu nedenlerle demografik analizde bulanýk mantýðýn [1] kullanýlmasý, bulanýk mantýk yöntemlerinin uygulama olanaklarýnýn araÃºtýrýlmasý ve incelenmesi önem  taÃºýmaktadýr. Bulanýk mantýðýn uygulama alanlarý çok geniÃºtir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;2. BULANIK  MANTIK VE TAHMÝNLER&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Bulanýk  mantýðýn  tahmin  problemlerin  çözümünde  uygulanmasý  bulanýk  girdilerin iÃºlenilmesi   amaciyla   zaman   sýrasýnýn   matematiksel   modelinin   bulanýk   biçÃºmde tasvirinin verilmesi araÃºtýrmalarýnýn yapýlmasý ile baÃºlanmýÃºtýr [2,3]. Daha sonra bu istikamet  ayný  sorunlarýn  çözümüyle  uðraÃºan  uzmanlar  tarafýndan  geliÃºtirilmiÃºtir. Önerilen araÃºtýrmalarda  model üzerine belirli deðiÃºiklikler yapmakla tahminin ortalama hatasýnýn azaltýlmasý hedeflemiÃºtir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Bu   çalýÃºmada   bulanýk   zaman   sýralarýnýn   demografik      tahminlerin</description></item><item><title>DEMOGRAPHY AND EPIDEMIOLOGY</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?demography-and-epidemiology-355869.html</link><description>DEMOGRAPHY AND EPIDEMIOLOGY &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;The highest incidence is among neonates, who are usually infected by bacteria found in the birth canal at the time of parturition. &lt;br/&gt;Group B streptococci (Streptococcus agalactiae) account for the majority of cases; other causes include Listeria monocytogenes, E.coli, other Gram-negative bacilli, and enterococci.&lt;br/&gt;From age 1 to 23 months, the most common organisms are Streptococcus pneumoniae and Neisseria meningitidis&lt;br/&gt;    &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Children from the second to the fifth year used to have a high rate of infection caused by Haemophilus influenzae type b. However the wide use of protein-polysaccharide conjugated vaccines has dramatically reduced the incidence of this infection&lt;br/&gt;From age 2 through 18, N. meningitidis is the most common cause, accounting for more than one-half of cases, followed by S. pneumoniae&lt;br/&gt;In adults up to age 60, S. pneumoniae is most common followed by N. meningitis &lt;br/&gt;Over age 60, most cases are due to S. pneumoniae and less often L. monocytogenes&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Predisposing factors&lt;br/&gt;Most cases of meningitis occur when colonization by potential pathogens is followed by mucosal invasion of the nasopharynx&lt;br/&gt;However, some patients develop disease by direct extension of bacteria across a skull fracture in the area of the cribriform plate&lt;br/&gt;Other patients develop meningitis following systemic bacteremia as with endocarditis or a urinary tract infection or pneumonia&lt;br/&gt;Other predisposing conditions include asplenia, complement deficiency, corticosteroid excess, and HIV infection&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;CLINICAL FEATURES &lt;br/&gt;The overwhelming majority of patients with bacterial meningitis have fever and headache &lt;br/&gt;Most patients have high fevers, but a small percentage have hypothermia&lt;br/&gt;CNS symptoms &lt;br/&gt;Some patients will have significant photophobia and/or clouding of the sensorium &lt;br/&gt;Changes in mentation and level of consciousness, seizures, and focal neurologic signs tend to appear later in the course of disease&lt;br/&gt;CLINICAL FEATURES&lt;br/&gt;Nuchal rigidity &lt;br/&gt;Passive or active flexion of the neck will usually result in an inability to touch the chin to the chest&lt;br/&gt;Tests to illustrate nuchal rigidity&lt;br/&gt;The Brudzinski sign refers to spontaneous flexion of the hips during attempted passive flexion of the neck &lt;br/&gt;The Kernig sign refers to the inability or reluctance to allow full extension of the knee when the hip is flexed 90 degrees&lt;br/&gt;CLINICAL FEATURES&lt;br/&gt;Other findings &lt;br/&gt;Some infectious agents, particularly N. meningitidis, can also cause characteristic skin manifestations, petechiae and palpable purpura&lt;br/&gt;If meningitis is the sequela of an infection elsewhere in the body, there may be features of that infection still present at the time of diagnosis of meningitis eg, otitis or sinusitis&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;LABORATORY FEATURES &lt;br/&gt;Most often the WBC count is elevated with a shift toward immature forms &lt;br/&gt;Platelets may be reduced if disseminated intravascular coagulation is present or in the face of meningococcal bacteremia&lt;br/&gt;Blood cultures are often positive, and can be very useful in the event that CSF cannot be obtained before the administration of antimicrobials&lt;br/&gt;At least one-half of patients with bacterial meningitis have positive blood cultures, with the lowest yield being obtained with meningococcus&lt;br/&gt;LABORATORY FEATURES&lt;br/&gt;CSF analysis - The CSF can be diagnostic, and every patient with meningitis should have CSF obtained unless the procedure is contraindicated &lt;br/&gt;Chemistry and cytologic findings highly suggestive of bacterial meningitis include a CSF glucose concentration below 45 mg/dL, a protein concentration above 500 mg/dL, and a white blood cell count above 1000/mm3 &lt;br/&gt;A Gram stain should also be obtained &lt;br/&gt;The Gram stain is positive in up to 10 percent of patients with negative CSF cultures and in up to 80 percent of those with positive cultures&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Treatment and prevention of bacterial meningitis &lt;br/&gt;Suspected bacterial meningitis is a medical emergency and immediate diagnostic steps must be taken to establish the specific cause&lt;br/&gt;The mortality rate of untreated bacterial meningitis approaches 100 percent</description></item><item><title>ALMAN AÝLE YAPISI</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?alman-aile-yapisi-373226.html</link><description>Almanya her zaman savaþlara açýk oldu.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Ortaçað da Almanya bölündü.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;1517 Martin Luther, Reformu baþlattý.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;1871 Almanya Bismarck tarafýndan birleþtirildi.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;1914 te 1.Dünya Savaþýný çýkarýp yenildiler.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;1930 bunalýmý Nazileri iktidar yaptý. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;1939 da 2.Dünya Savaþýný baþlattýlar 1945 te savaþ sona erdi.</description></item><item><title>MOÐOLLARIN ETNÝK YAPISI</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?mogollarin-etnik-yapisi-357447.html</link><description>MOÐOLLARIN ETNÝK YAPISI&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;      Moðollar  Türklere en yakýn olan kavramdýr.  Ural - Altay (Turan) ýrklarýnýn topluluðunu meydana getiren  3 (üç) ýrk vardýr. Bunlar; Türkler, Moðollar ve Tunguzlardýr. Bu gün dünya coðrafyasýnda önemli bir yeri olmayan Moðollar tarihte büyük bir rol oynamýþlardýr. Yalnýz ; Türkler gibi milli bir kültürleri olmadýðý için kurduklarý devletler bir-iki kuþak sonra dil ve kültür bakýmýndan deðiþime uðramýþ, bazýlarý ise milli kimliklerini kaybetmiþlerdir. &lt;br/&gt;      Bu gün takriben  4 (dört)  Milyon sayýlan  Moðollar;  Türkler ve Monçuler gibi Altay  kavimlerinin Altay zümresine mensupturlar. Moðollar, bu Altay zümresinin Türklere en yakýn bilhassa  ictima teþkilatý itibarýyla tamamýyla kardeþ bir  kavim teþkil ederler.  Fakat Bozkurt Güveniç&quot;in Türk Kimliði adlý yayýnýnda; &quot;Hunlarýn Moðol mu yoksa Türk mü&quot; olduklarýnýn henüz  kesinleþmediðini  görüyoruz. &lt;br/&gt;      Coðrafya ve kültür açýsýndan Türklere çok sýký baðlarý olan Moðollar, Avrasya&quot;yý fethetmek için ortaya çýktýlar ve XII. yy&quot; da Çin denizi&quot;nden Moskova&quot;ya kadar olan yerleri hakimiyetleri altýna aldýlar. Müslüman dünyanýn Moðollar tarafýndan istila edilmesi Ýslamiyet için ölümcül bir darbe olmamýþtýr. &lt;br/&gt;       Moðollarda devlet teþkilatlanmasý ve bir çok müesseseler Türk Devlet geleneklerine göre kurulmuþtur. Askeri ve Sosyal teþkilatlanmalar da geleneksel Türk yapýsýnýn devamýdýr.    &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;B.  DOÐU TÜRKÝSTAN&quot; IN DURUMU&lt;br/&gt;     Cengiz Han tarih sahnesine çýktýðý sýrada D.Türkistan&quot;ýn etnik ve siyasi yapýsýný oluþturan boylar ve siyasi teþekküller arasýnda Kora- Ýrtiþ ve Zayson  Noro&quot;den Selanga ýrmaðýna kadar uzanan batýdaki topraklarda W.Borthold&quot;un Moðollaþmýþ Türk olarak adlandýrdýðý Naymonlar&lt;br/&gt;Bulunuyordu. Naymonlarýn doðusunda Kereyitler, Kereyitlerin kuzeyinde ise Merkitler yaþýyordu.  Bunlarýn dýþýnda uygurlar, Hiteyler,Tongutlar,Tibetliler,Kýrgýzlar,Korluklar vardý. Bu tabloya bakarak Cengiz döneminde D.Türkistan&quot;da siyasi istikrarýn olduðu söylenemez. Cengiz Han önce bu daðýnýk ve birbiriyle mücadele halindeki topraklarý idaresi altýna alarak 1206&quot;da devletini kurdu. &lt;br/&gt;C.ÇÝN&quot;ÝN DURUMU&lt;br/&gt;Cengiz Han; D.Türkistan&quot;da  Devletini kurduðu sýrada Çin siyasi bakýmdan parçalanmýþ&lt;br/&gt; ve birbiriyle mücadele eden  3 (üç) ayrý devlet halinde idi. Pekin merkezli KIN Ýmparatorluðu, milli sülale olan SONG hanedanlýðý, B.Çinde TANGUT sülalesi vardý. Cengiz Han; ilk önce Tangutlarý sonra Kýn&quot;ý  itaat altýna almýþlardýr. &lt;br/&gt;D.BATI TÜRKÝSTAN DURUMU&lt;br/&gt;       Ýmparatorluðun batýsýndaki topraklar üzerinde merkezi Baðdad olan Abbass halifeliði siyasi hüviyeti yanýnda hemen bütün Müslümanlarýn dini yönden baðlý bulunduðu bir teþekküldü.  Harezm, ile B.Türkistan&quot;ýn bir çok yerine Harzemþah Devleti hakimdir. Harezmi Aral gölünün güneyinde bir ülkedir.  &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Harzemþah  topraklardan  halife sýnýrýna kadar uzanan topraklarda bir çok beylik, devlet ve atabeylik vardý. Muavil, Halep, Þam atabeyliði gibi. Daha batýda ise Türkiye Selçuklularý duraklama devrine girmiþti. Ýran Azerbaycan taraflarýnda Ýldenizoðullarý, G.Ýran ve Fas&quot;da Salgurlular, Hindistan da Delhi, Afganistan da Gurlular, Bengolde ise Kalaç Türkleri vardý. Bu daðýnýklýlýða karþý Müslüman ülkeler arasýnda kýsmi bir kültür baðýnýn mevcut olduðunu görüyoruz. Batýda Moðollara karþý kayabilecek tek devlet harzemþahlardý. &lt;br/&gt;E.MOÐOL - HARZEMÞAH MÜNASEBETLERÝ&lt;br/&gt;       Harezm, Ceyhun Nehrinin döküldüðü Aral Gölünün güneyinde ve bu nehrin her iki tarafýnda uzanan arazinin adýdýr.  B.Selçuklu Devletinin verisi olarak ortaya çýkan Harzemþahlar merkez Urgenç olamk üzere 13. yy&quot; ýn baþlarýnda Ýslam aleminin en güçlü siyasi teþekkülü haline gelmiþti.  Bu þehrin  harabeleri þimdi Küne-Urgenç ismiyle Mauf  kasabasýnda ve civarýnda bulunmaktadýr. Devletin sýnýrlarý Siderya Nehrinden Azerbaycana kadar uzanýyordu. &lt;br/&gt;       Baþlangýçta Harzemþahlar ile Moðollar iyi geçinmiþlerdir, aralarýnda bir ticaret anlaþmasý bile yapmýþlardý. Fakat Tekan Hatun&quot;un yeðeni Otrar valisi Ýnalcýk Han, Otrar&quot;a gelen bir Moðol kervanýndaki elçi ve tüccarla</description></item><item><title>OSMANÝYE ÝLÝ RAPORU</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?osmaniye-ili-raporu-445535.html</link><description>OSMANÝYE ÝLÝ RAPORU&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;ÝÇÝNDEKÝLER&lt;br/&gt;Sayfa No&lt;br/&gt;ÖNSÖZ .......................................................................................................................&lt;br/&gt;Ý&lt;br/&gt;ÇÝNDEKÝLER&lt;br/&gt;TABLO LÝSTESÝ&lt;br/&gt;1. GÝRÝÞ: DÜNYA VE TÜRKÝYE EKONOMÝSÝNDE GELÝÞMELER VE OSMANÝYE&lt;br/&gt;EKONOMÝSÝ ........................................................................................................1&lt;br/&gt;2. OSMANÝYE ÝLÝNÝN SOSYAL VE EKONOMÝK YAPISININ&lt;br/&gt;DEÐERLENDÝRÝLMESÝ.......................................................................................8&lt;br/&gt;2.1. Sosyal Sektörler&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;.&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;....8&lt;br/&gt;2.1.1. Nüfus YapÃµsÃµ&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;.&amp;#133;&amp;#133;.... 8&lt;br/&gt;.&lt;br/&gt;2.1.2. Ýnsan KaynaklarÃµ ve Ýstihdam&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;.&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;..9&lt;br/&gt;2.1.3. Eðitim&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;....11&lt;br/&gt;2.1.4. SaðlÃµk&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;... 12&lt;br/&gt;2.1.5. Teknik AltyapÃµ: UlaþÃµm, Haberleþme ve Enerji&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;..... 13&lt;br/&gt;2.2. Ekonomik Sektörler&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;... 15&lt;br/&gt;2.2.1. TarÃµm&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;... 18&lt;br/&gt;2.2.2. Sanayi&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;.... 20&lt;br/&gt;2.2.3. Hizmetler&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;... 21&lt;br/&gt;2.2.3.1. Banka MevduatÃµ ve Krediler&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;... 21&lt;br/&gt;2.2.3.2. Turizm&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;... 22&lt;br/&gt;3. DEVAM EDEN KAMU VE TEÞVÝK BELGELÝ ÖZEL SEKTÖR&lt;br/&gt;YATIRIMLARI&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;.............&amp;#133;.. 24&lt;br/&gt;3.1. Kamu YatÃµrÃµmlarÃµ&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;..... 24&lt;br/&gt;3.2. Teþvik Belgeli Özel Sektör YatÃµrÃµmlarÃµ&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;...26&lt;br/&gt;Osmaniye Ýli Raporu&lt;br/&gt;http://ekutup.dpt.gov.tr/iller/osmaniye/2000.pdf&lt;br/&gt;4. OSMANÝYE&quot;NÝN SEKTÖREL SORUNLARI VE ÇÖZÜM ÖNERÝLERÝ ...............28&lt;br/&gt;4.1. TarÃµm Sektörü&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;.&amp;#133; 30&lt;br/&gt;4.2. Sanayi Sektörü&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;..&amp;#133;. 32&lt;br/&gt;4.3. Kamu Yönetimi ve Hizmet AltyapÃµsÃµnÃµn Güçlendirilmesi&amp;#133;.... 36&lt;br/&gt;4.4. Eðitim ve Kültür Sektörü&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;..&amp;#133;39&lt;br/&gt;4.5. SaðlÃµk Sektörü&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;.&amp;#133;....40&lt;br/&gt;4.6. Turizm Sektörü&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;..&amp;#133;.&amp;#133; 41&lt;br/&gt;.&lt;br/&gt;4.7. UlaþÃµm Sektörü&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;...&amp;#133; 43&lt;br/&gt;4.8. Enerji Sektörü&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;&amp;#133;.&amp;#133;.... 43&lt;br/&gt;5. OSMANÝYE ÝLÝ ÝÇÝN UYGUN YAT</description></item><item><title>BÝLECÝK NÜFUS YAPISI</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?bilecik-nufus-yapisi-369671.html</link><description>NÜFUS YAPISI&lt;br/&gt;            Bilecik Ýli nüfus yapýsý, Ýlin sayým dönemlerine göre nüfus artýþ oranlarý, kentsel ve kýrsal nüfus yapýsý, yaþ gruplarý, yaþ baðýmlýlýk oranlarý nüfus hareketleri, istihdam yapýsý baþlýklarý altýnda ele alýnmýþtýr.  &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;           1. Nüfusun Geliþimi&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;1927 yýlýnda Bilecik Ýlinin nüfusu 114 043 iken,  2000 yýlý genel nüfus sayýmýnda Ýl&quot;in toplam nüfusu 194 326 olarak belirlenmiþtir. 1927 yýlýnda Bilecik ili Ülke nüfusu içinde binde 8.4&quot;lük bir paya sahip iken, 2000 yýlýnda binde 2.9&quot;luk bir paya sahiptir.Bu da, Bilecik Ýlinin nüfus artýþ hýzýnýn Ülke nüfus artýþ hýzýndan daha düþük olduðunu göstermektedir. Nitekim 1927-1935 döneminde Bilecik Ýlinin yýllýk nüfus artýþ hýzý binde 11.89 iken, 1990-2000 döneminde binde 10.02&quot;dir. 1927-2000 yýllarý arasýnda Türkiye&quot;nin nüfusu yaklaþýk beþ kat artýþ göstermiþtir. Ayný dönemde, Bilecik Ýlinin nüfusu sadece yüzde 70 artmýþtýr. 1927-2000 döneminde Bilecik ilinin nüfus artýþý incelendiðinde, üç farklý dönem gözlenmektedir. 1960&quot;lý yýllara kadar nüfus artmýþ, 1960-1975 döneminde nüfus azalmýþ ve 1975 yýlýndan sonra nüfus tekrar artma eðilimine girmiþtir(Tablo 1).&lt;br/&gt;Tablo 1: Türkiye ve Bilecik Ýli&quot;nde Nüfusun Geliþimi&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;YýllarNüfusYýllarNüfus Artýþ Hýzý&lt;br/&gt;(Binde)Bilecik Ýli nüfusunun Türkiye nüfusuna oraný  ( yüzde)&lt;br/&gt;BilecikTürkiyeBilecikTürkiye&lt;br/&gt;1927114 04313 648 270___          0.84&lt;br/&gt;1935125 42116 158 0181927-193511.8921,10.78&lt;br/&gt;1940127 97717 820 9501935-19404.0319,60.72&lt;br/&gt;1945136 05318 790 1741940-194512.2410,60.72&lt;br/&gt;1950137 03020 947 1881945-19501.4321,70.65&lt;br/&gt;1955139 23324 064 7631950-19553.1927,80.59&lt;br/&gt;1960145 69927 754 8201955-19609.0828,50.52&lt;br/&gt;1965139 04131 391 4211960-1965-9.3524,60.44&lt;br/&gt;1970138 85635 605 1761965-1970-0.2725,20.39&lt;br/&gt;1975137 12040 347 7191970-1975-2.5225,00.34&lt;br/&gt;1980147 00144 736 9571975-198013.9220,70.33&lt;br/&gt;1985160 90950 664 4581980-198518.0824,90.32&lt;br/&gt;1990175 52656 473 0351985-199017.3921,70.31&lt;br/&gt;2000194 32667 803 9271990-200010.0218.280.29&lt;br/&gt;Kaynak: DÝE Genel Nüfus Sayýmý Sonuçlarý&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Bilecik Ýli nüfusunun Türkiye  nüfusuna oraný 1927 yýlýnda yüzde 0.84 olmasýna karþýn sürekli düþüþ eðilimindedir. 2000 yýlýnda yüzde 0.29 oranýna düþmüþtür. Bilecik Ýlinin yýllýk nüfus artýþ hýzý, 1940-1945 dönemi hariç, bütün dönemlerde Türkiye nüfus artýþ hýzýnýn altýnda bir seyir izlemiþtir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;2. Kýrsal ve Kentsel Nüfus &lt;br/&gt; &lt;br/&gt;1950 yýlýna kadar Bilecik Ýlinde þehirde yaþayan nüfusun payý yaklaþýk yüzde 15 ile sabit bir düzeyde iken, 1950 yýlýndan sonra kýrdan kente göç ve yeni ilçelerin kurulmasý  sonucu bu pay sürekli artmýþtýr.  Bugün nüfusun 124 380&quot;i (% 64,01) il ve ilçe merkezlerinde, 69 946&quot;sý (% 35,99) kasaba ve köylerde yaþamaktadýr. Ýl genelinde nüfus yoðunluðu 45 kiþi/km2&quot;dir. Yüzölçümü büyüklüðüne göre ilk sýrada yer alan Bozüyük ilçesinde nüfus yoðunluðu 72, yüzölçümü en küçük olan Yenipazar ilçesinde nüfus yoðunluðu 16 kiþidir. Merkez ilçenin nüfus yoðunluðu ise 63 kiþidir (Tabl</description></item><item><title>TÜRK DENÝZCÝLÝÐÝ</title><pubDate>9/7/2010</pubDate><link>http://www.veribaz.com/viewdoc.html?turk-denizciligi-364307.html</link><description>1.TÜRK DENÝZCÝLÝK SEKTÖRÜNÜN TARÝHÇESÝ&lt;br/&gt;1.1. GÝRÝÞ&lt;br/&gt;  Denizyolu ulaþtýrmasýnýn, tarihin çok eski devirlerine kadar uzandýðý bilinmektedir. M.Ö.IV.yüzyýlýn öncesinden kalan, denizciliðin var olduðunu kanýtlayan eserler vardýr. Bu devirlerde denizcilik, doðal olarak iç denizlerde yapýlabiliyordu. Nitekim ilk çaðlarda denizcilik, ticaretin beþiði olarak gösterilen ve çevresi karalarla çevrili olan Akdenizde baþlayýp geliþmiþtir.&lt;br/&gt;  Dicle ve Fýrat nehirleri ile zenginleþen Mezopotamya ile Nil sayesinde hayat kazanan Mýsýr, ilk tarýmýn yapýldýðý ve ilk þehirleþme olayýna rastlandýðý yöredir. Denizde seyredebilen gemi þeklindeki ilk aracýn M.Ö. yaklaþýk 3000 yýllarýnda Mýsýrlýlar tarafýndan yapýldýðý söylenir. Bununla birlikte bazý yazarlar, ilk denizyolu araçlarýna Çin medeniyetlerinde rastlanýldýðýný ve Asyanýn güneydoðu sahillerinin veya Pasifik kýyýlarýnýn ilk denizcilik olaylarýna, sahne olduðunu savunurlar. Ancak, büyük bir olasýlýkla Nil, Dicle ve Fýrat nehirleri üzerinde sularýn akýþý ve sýrýklarla hareket ettirilen veya karadan çekilen saz veya bambudan yapýlmýþ sallar, kütükten oyma kürekli kayýklarla ulaþýma baþlandýðý, bu akarsular aracýlýðý ile denize ulaþýlýnca, yol alabilmek için yelken gereksiniminin doðmasýyla papirüs elyafýndan yelken yapýlarak, o zamanki denizcilikte büyük bir aþama olan yelken kullanýmýnýn yayýlmaya baþladýðý anlaþýlmaktadýr. Bu þekilde deniz ulaþýmý hýzlanmýþ, denizlerde balýkçýlýk yapma imkaný da ortaya çýkmýþtýr.&lt;br/&gt;  Günümüzde Denizcilik ve denizlerimiz ülkemiz ve halkýmýz için olanaklar ile doludur.Kimbilir belki bunun içindir ki Mustafa Kemal Atatürk TBMM&quot; nin 1937 tarihindeki açýlýþýna gönderdiði konuþmasýnda yer verdiði &quot; Denizciliði Türk&quot;ün Büyük Milli Ülkesi Olarak Düþünmeli ve Onu Az zamanda Baþarmalýyýz&quot; özdeyiþi ile bu alanda ülkemiz açýsýndan ifade ettiði genel kapsamlý büyük önemi &quot;Milli&quot; sözcüðünü kullanarak ortaya koymuþtur.&lt;br/&gt;  Dünya denizciliði kararlý bir bir deðiþim içindedir.Can ve mal emniyeti ve çevrenin korunmasý alanlarýnda her geçen gün daha da etkili ve ayrýntýlý standartlara ulaþan sektörde teknik ve bilgi gereksinimi gitgide aðýrlýk kazanmaktadýr.Öte yandan, bu geliþmelere koþut olarak, ticari alanda rekabet, daha doðrusu ekonomisi güçlü ülkelerin ortaya koymaya çalýþtýðý gizli kormacýlýk, bu alandaki uluslararadý mücadeleyi her geçen gün zorlaþtýrmaktadýr.&lt;br/&gt;  Þurasý bir gerçektir ki, ülkemizde denizcilik alanýnda önemli birikimler vardýr ve bir sektör olarak gelenekler ve kurumsallaþmalar belirginleþmeye baþlamýþtýr.Ancak alýnmasý gereken ciddi mesafeler olduðu gereklilliði de bir gerçek olarak ortadadýr.Ekonomik geliþmiþlik ve kalkýnma gayretleri içinde olan ülkemiz açýsýndan denizcilik alanýnda da kapsamlý ve orta vadeli planlarýn ve politikalarýn yapýlmasýnýn ve bunlarý uygulamaya almanýn zamaný çoktan gelmiþtir. Örneðin son yýllarda önemli gerilemelere tanýk olunan tankercilik için hangi destek politikalarý uygulanmalýdýr? Türkiye kendi ihtiyaçlarý ve uluslararasý taþýmalar için fil</description></item></channel></rss>